<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>olumlu | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/olumlu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olumlu</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Mar 2026 09:43:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>olumlu | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olumlu</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Osmangazi Belediyesi&#8217;nden &#8220;Duygulara Dokunan Atölye&#8221; Çalışması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-duygulara-dokunan-atolye-calismasi-623043</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 09:43:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atölye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[dokunan]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[duygulara]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Kimyasal]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[Oksitosin]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuz]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623043</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen “Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”nde, Osmangazililere vücut ve beyinde salgılanan kimyasalların duygu, davranış ve düşünceler üzerindeki güçlü etkileri anlatıldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-duygulara-dokunan-atolye-calismasi-623043">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden &#8220;Duygulara Dokunan Atölye&#8221; Çalışması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen “Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”nde, Osmangazililere vücut ve beyinde salgılanan kimyasalların duygu, davranış ve düşünceler üzerindeki güçlü etkileri anlatıldı. Atölyede, insan vücudunda salgılanan bu kimyasalların duygu, düşünce ve davranışlar üzerindeki belirleyici rolü bilimsel veriler ışığında ele alındı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Osmangazi’de yaşayan vatandaşların farklı alanlarda bilinçlenerek kendilerini geliştirmelerine katkı sunan Osmangazi Belediyesi, düzenlediği çeşitli atölye çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen “Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”nde katılımcılara, duygu durumunu olumsuzdan olumluya çevirebilecek kelime ve ifade biçimleri öğretildi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen atölyeye konuşmacı olarak katılan İnsan Kaynakları Danışmanı ve Eğitmen Sezgin Akgün Hacızade, sunumunda beyin kimyasallarının insan davranışları üzerindeki etkilerini örneklerle anlattı. Hacızade, özellikle mutluluk, motivasyon ve bağ kurma süreçlerinde rol oynayan hormonlara dikkat çekerek katılımcılara önemli bilgiler aktardı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Eğitimde ayrıca, karşılıksız yapılan iyiliklerin insan vücudunda oksitosin hormonunun salgılanmasını artırdığı vurgulandı. Bu hormonun, bireyin hem kendisine hem de çevresine karşı daha şefkatli, anlayışlı ve merhametli olmasını desteklediği ifade edildi. Katılımcılar, küçük iyiliklerin yalnızca bireysel mutluluğu değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da güçlendirdiği konusunda farkındalık kazandı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>“Olumsuz Kurulan Cümleler İnsan İlişkilerini Olumsuz Anlamda Etkiliyor”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Vücut ve beynimizde salgıladığımız kimyasalların duygularımız, davranışlarımız ve düşüncelerimiz üzerine çok büyük etkileri olduğunu belirten İnsan Kaynakları Danışmanı ve Eğitmen Hacızade, “Kullandığımız kelimeler ve beden dilimizle duygularımıza müdahale edebilir, onları dönüştürebiliriz. Bugün katılımcılarımıza, hangi kelimelerle oksitosin ve serotonin gibi hormonların salgılanmasını destekleyebileceğimizi ve duygu durumumuzu olumsuzdan olumluya nasıl çevirebileceğimizi anlatmaya çalıştık. Özellikle ‘ama’ kelimesi çok kritik. Bir kişiyi överken ya da eleştirirken ‘ama’ kelimesini kullandığımızda, öncesinde söylediğimiz tüm olumlu ifadeleri adeta yok saymış oluyoruz. Bu da iletişimi zayıflatıyor. Olumsuz ifadelerle kurulan cümleler, insan ilişkilerini de olumsuz etkiliyor. Örneğin, ‘Ben filanca kişiyle anlaşamıyorum’ dediğimizde, beynimiz bu durumu kesin bir yargı olarak kabul ediyor ve çözüm üretme sürecini durduruyor. Oysa ‘Filanca kişiyle henüz anlaşma yolunu bulamadım’ dediğimizde, beynimiz iletişime açık kalıyor ve çözüm aramaya devam ediyor.” şeklinde konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span> “Karşılıksız İyilik Yaptığımızda Oksitosin Salgılıyoruz”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Omuzları çökük biçimde bilgisayar başında uzun süre durulduğunda vücudun beyine olumsuz anılar komutu gönderdiğini söyleyen Hacızade, “Bu konu, bilimsel araştırmalarla da destekleniyor. Dik durduğumuzda ve daha aktif hareket ettiğimizde, beynimize daha olumlu düşünceler gelmeye başlıyor. İnsanların sizi dinlemesi için öncelikle kişinin kendini dinlemesi gerekiyor. Kendini dinlemeyen ve fark etmeyen birini, başkalarının fark etmesi de mümkün değildir. Çünkü iletişim, her şeyden önce kişinin kendi içinde başlar. Bu noktada kendimize karşı şefkatli ve merhametli olmamız büyük önem taşıyor. Herkes hata yapabilir ve yapılan hataların büyük bir kısmı telafi edilebilir. İyi bir iletişim kurabilmek ise insanın hayatına çok önemli katkılar sağlar. Oksitosin, beyin ve kalpte salgılanan önemli bir kimyasaldır. İyi niyetli, yapıcı ve olumlu davranışlar sergilediğimizde bu hormonun salgılanmasını artırırız. Oksitosin, öncelikle kişinin kendisine karşı daha şefkatli ve anlayışlı olmasını destekler. Bu kimyasal en kolay, karşılıksız iyilik yaptığımızda salgılanır. Herhangi bir beklenti olmadan birine yardım ettiğimizde, hem kendimiz hem de çevremiz için olumlu bir etki oluştururuz. Bugünkü atölye çalışmasını özetleyecek olursak; ‘Duruşunu değiştir, duygun değişsin’ diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”ne katılan vatandaşlar çok önemli bilgiler öğrendiklerini söyleyerek Bu güzel etkinliği düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti. </span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-duygulara-dokunan-atolye-calismasi-623043">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden &#8220;Duygulara Dokunan Atölye&#8221; Çalışması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer&#8217;da Ketojenik Diyet Beyin Fonksiyonlarını Olumlu Etkiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimerda-ketojenik-diyet-beyin-fonksiyonlarini-olumlu-etkiliyor-599692</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 09:24:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[beynin]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[fonksiyonlarını]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığın]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik]]></category>
		<category><![CDATA[Ketojenik Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599692</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alzheimer hastalığı, hem dünyada hem de Türkiye’de giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimerda-ketojenik-diyet-beyin-fonksiyonlarini-olumlu-etkiliyor-599692">Alzheimer&#8217;da Ketojenik Diyet Beyin Fonksiyonlarını Olumlu Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Alzheimer hastalığı, hem dünyada hem de Türkiye’de giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Son yıllarda ise beslenmenin, özellikle beynin enerji metabolizmasını hedef alan yaklaşımların, Alzheimer tedavisinde destekleyici bir rol oynayabileceği tartışılıyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, Alzheimer ve beslenme ilişkisini ele alan güncel bilimsel çalışmalara dikkat çekerek, ketojenik diyetin beyin enerji kullanımı üzerindeki potansiyel etkilerinin araştırıldığını vurguluyor. Prof. Dr. Murat Baş’a göre keton cisimlerinin beyin için alternatif bir enerji kaynağı oluşturması, Alzheimer’da görülen glukoz kullanımındaki bozulmalar açısından umut verici bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Bilimsel çalışmalar, ketojenik diyetin Alzheimer hastalığında beyin fonksiyonlarını ve bilişsel işlevlerin korunmasını destekleyebileceğine işaret ediyor; bu alandaki bulgular ise giderek artıyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Dünya genelinde yaklaşık 55 milyon kişiyi etkileyen Alzheimer, demansın en yaygın nedeni olarak kabul ediliyor. Türkiye’de ise 700 binin üzerinde hastayı ilgilendiren bu hastalığın günümüzde kesin bir tedavisi bulunmuyor. Mevcut yaklaşımlar daha çok semptomların kontrol altına alınmasına ve hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılmasına odaklanıyor. Prof. Dr. Murat Baş, bu noktada beslenme temelli stratejilerin, özellikle de ketojenik diyetin, destekleyici bir seçenek olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor…</strong></em></p>
<p>Ketojenik diyet, vücudu alıştığı enerji düzeninden çıkarıp farklı bir “yakıt sistemine” geçiren özel bir beslenme modeli olarak biliniyor. Yani ketojenik diyette karbonhidrat çok ciddi şekilde kısıtlanıyor, yağ oranı artırılıyor, protein ise kontrollü tutuluyor. “Burada amaç, vücudu ketozis denen metabolik duruma sokmak. Bu durumda vücut enerji için glukoz yerine yağdan üretilen ketonları kullanmaya başlıyor” diyen Prof. Dr. Murat Baş, Alzheimer hastalığında beynin enerji kullanımında ciddi bir sorun yaşandığına dikkat çekiyor: “Sağlıklı bir beyinde temel enerji kaynağı glukozdur. Ancak Alzheimer hastalığında beynin glukozu kullanma kapasitesi azalır. Nöronlar adeta aç kalır. Bu noktada keton cisimcikleri, beyin için alternatif ve daha kolay kullanılabilen bir yakıt haline gelir”… </p>
<p>Araştırmalara göre ketojenik diyetin Alzheimer hastalarında tedaviye olumlu etki ettiğine dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, “Ketojenik diyet karbonhidratı ciddi biçimde kısıtlayıp yağdan zengin bir beslenme modeli sunarak vücudu keton üretimine yönlendiriyor. Böylece beyin, glukoz yerine ketonları enerji kaynağı olarak kullanabiliyor. Yani beynin aç kalan hücrelerine alternatif bir enerji kapısı açılıyor” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><strong>10 Klinik Çalışma, 691 Hastada Dikkat Çeken Sonuçlar</strong></p>
<p>2024 yılında <em>The Journal of Nutrition, Health &#038; Aging</em> dergisinde yayımlanan kapsamlı bir derleme, Alzheimer hastalarında ketojenik diyet ve orta zincirli trigliserit (MCT) bazlı beslenme yaklaşımlarını inceleyen 10 farklı klinik çalışmayı analiz etti. Toplam 691 Alzheimer hastasının yer aldığı bu çalışmalarda, ketojenik veya MCT yağdan zengin diyet uygulanan bireylerde bilişsel işlevlerde anlamlı iyileşmeler saptandı.</p>
<p>Prof. Dr. Murat Baş, bu bulguları şöyle değerlendiriyor:</p>
<p>“Mini Mental Durum Testi (MMSE) ve ADAS-Cog gibi bilişsel değerlendirme testlerinde belirgin puan artışları görülmesi son derece önemli. Bu, diyetin yalnızca teorik değil, klinik olarak da ölçülebilir bir etki yaratabildiğini gösteriyor.”</p>
<p><strong>Ketojenik Diyet Herkese Uygun Değil </strong></p>
<p>Ketojenik diyetin Alzheimer üzerindeki etkileri yalnızca tek bir çalışmaya dayanmıyor. <em>Experimental Gerontology</em>, <em>Progress in Neurobiology</em> ve <em>Frontiers in Nutrition</em> gibi saygın dergilerde yayımlanan araştırmalar, ketonların beyin hücrelerinde enerji üretimini artırabildiğini, oksidatif stresi azaltabileceğini ve bazı hastalarda hafıza performansını destekleyebileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Literatürdeki ortak noktaya dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, “Bu çalışmaların büyük bölümü, ketojenik yaklaşımın Alzheimer’da bozulan enerji dengesini kısmen de olsa yeniden kurabildiğini söylüyor. Ancak bilim insanları bu etkiyi ‘umut verici ama sınırlı’ olarak tanımlıyor” diyor. </p>
<p>Her bilimsel bulguda olduğu gibi, ketojenik diyetin de riskleri bulunuyor. İncelenen çalışmalarda bazı katılımcılarda trigliserit ve LDL kolesterol düzeylerinde artış gözlendi. Ayrıca diyetin katı yapısı nedeniyle bazı hastaların uzun süre uyum sağlayamadığı bildirildi. Ketojenik diyetin herkese uygun olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, “Özellikle kalp-damar hastalığı, lipid metabolizma bozuklukları olan bireylerde mutlaka hekim ve diyetisyen kontrolünde planlanmalıdır” şeklinde uyarıda bulunuyor. </p>
<p><strong>Alzheimer’da Beslenme Yaşam Kalitesini Yükseltiyor </strong></p>
<p>Mevcut çalışmaların önemli bir kısıtlılığı, sürenin genellikle 8–12 hafta ile sınırlı olması. Uzun yıllar süren bir hastalık olan Alzheimer’da, ketojenik diyetin uzun vadeli etkileri ve güvenliği henüz net değil.</p>
<p>Prof. Dr. Murat Baş, bu noktada temkinli iyimserlik çağrısı yapıyor:</p>
<p>“Bugün için şunu söyleyebiliriz: Ketojenik diyet Alzheimer’da bazı ilaçların etkisini taklit edebilir, hatta destekleyebilir. Ancak ilacın yerini alacak mucizevi bir çözüm olarak görülmemelidir.”</p>
<p>Alzheimer hastalığıyla mücadelede beslenme, giderek daha güçlü bir tamamlayıcı unsur haline geliyor. Ketojenik diyet, beynin enerji krizine alternatif bir yol sunarak umut verici bir pencere açıyor. Ancak uzmanlar, bu yaklaşımın kişiye özel, kontrollü ve bilimsel veriler ışığında uygulanması gerektiği konusunda hemfikir.</p>
<p>Prof. Dr. Murat Baş, “Beslenme, Alzheimer’da tek başına bir tedavi değil; ama doğru planlandığında hastaların yaşam kalitesine anlamlı katkılar sunabilecek güçlü bir araçtır. Önümüzdeki yıllarda daha büyük ve uzun süreli çalışmalarla bu tablonun çok daha netleşeceğine inanıyoruz” şeklinde sözlerini tamamlıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimerda-ketojenik-diyet-beyin-fonksiyonlarini-olumlu-etkiliyor-599692">Alzheimer&#8217;da Ketojenik Diyet Beyin Fonksiyonlarını Olumlu Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Körfezi için modifiye kil uygulaması devrede</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezi-icin-modifiye-kil-uygulamasi-devrede-569630</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 08:55:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alg]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569630</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Körfezi’nde geçen yıl yaşanan alg patlamaları ve balık ölümlerine karşı acil eylem planı devreye girdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezi-icin-modifiye-kil-uygulamasi-devrede-569630">İzmir Körfezi için modifiye kil uygulaması devrede</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Körfezi’nde geçen yıl yaşanan alg patlamaları ve balık ölümlerine karşı acil eylem planı devreye girdi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 20 Ağustos’ta verdiği onayın modifiye kil yöntemi Bayraklı sahilinde pilot uygulama şeklinde devreye alındı.<br />
İZSU Körfez Ekoloji Danışma Kurulu Üyesi ve İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, “Modifiye kil uygulamasının olumlu sonuçlarını görüyoruz. Geçen seneki olayların daha azını göreceğiz. Hep birlikte bunu başaracağız ve İzmir Körfezi’ni kurtaracağız” dedi.</p>
<p>İzmir’in kalbi Körfez, geçen yıl yaşanan çevre felaketiyle hafızalara kazınmıştı. Alg patlamaları ve balık ölümlerinin tekrarlanmaması için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı acil eylem planı doğrultusunda çalışmalar yapıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayıyla modifiye kil uygulaması Bayraklı sahilinde başlatıldı. İlk sonuçlara göre koku azaldı, balık ölümleri durma noktasına geldi. Eylül ayından itibaren ise üniversitelerin gözetiminde bilimsel izleme süreci başlayacak.</p>
<p><strong>Bilimsel dayanaklı acil eylem planı</strong><br />
İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak Körfez’in sorunlarına sürdürülebilir ve kalıcı çözümler üretmek için çalıştıklarını kaydeden İZSU Körfez Ekoloji Danışma Kurulu Üyesi ve İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, “2024 yılı Kasım ayında ‘Körfez’in geleceği İzmir’in geleceği’ başlıklı çalıştay düzenledik. Ulusal ve uluslararası bilim insanlarının katıldığı çalıştayda kısa, orta ve uzun vadeli çözümleri masaya yatırdık. Üç aşamalı bir eylem planı oluşturduk. Kısa vadede yangına ilk müdahale gibi alg patlamasının yayılmasını engelleyecek önlemleri, orta vadede Körfez’in kendi ekosistemini güçlendirecek çözümleri, uzun vadede ise kalıcı yöntemleri belirledik. Bu süreçte UNESCO ve Avrupa Çevre Ajansı (EPA) gibi kuruluşlarla temas kurduk. Dünyadaki uygulamaları inceledik. Özellikle Çin’de kullanılan ‘modifiye kil’ yönteminin doğayla uyumlu ve etkili olduğunu gördük. Ayrıca alg patlamasına yönelik literatür araştırmalarında UNESCO’nun zararlı “Alg Patlaması” el kitabında da kil uygulamasından bahsedilmektedir. Amerikan Çevre Ajansı (EPA) dokümanlarında da kil uygulaması yapılabileceği bilgisi bulunmaktadır. Bizim için önemli olan, bu balık ölümleri olduğunda acil eylem planlaması nedir; biz onun üzerinde daha çok yoğunlaşmaya çalıştık. Bununla ilgili de dünyada nerelerde, ne şekilde uygulama yapılmış, çalıştay öncesi bir ön çalışma yaparak bu konularla ilgili bilgi sahibi olmaya çalıştık. Kil yöntemiyle ilgili bir takım ön çalışmalarda bulunduk. Üniversitelerimizin birinde deneyler yaptırdık, çökme deneyleri çok olumlu sonuçlar verdi. Ayrıca tabandaki etkiler ve canlı yaşamı üzerinde de kısa vadeli deneyler yaptırdık, onlardan da olumlu sonuçlar aldık” dedi.</p>
<p><strong>“Geçen yılki balık ölümlerini yaşamamak için hızlı davranmak gerekiyordu”</strong><br />
Acil Eylem Planı uygulaması ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ocak ayında yazı yazdıklarını belirten Dr. Güler, “Kil uygulaması ve bununla birlikte iki yöntem daha var, onların uygulanması konusunda yazı yazdık. O yazıya şubat ayında cevap geldi. Ancak burada sıkıntı şu: zaman çok hızlı geçiyor. Körfezdeki kirlilik ve geçen yılki balık ölümlerini yaşamamak için hızlı davranmak gerekiyordu” diye konuştu.</p>
<p><strong>Geçici bir çözüm</strong><br />
İzmir’de geçen yıla oranla deniz suyu sıcaklığında bir artış olduğuna dikkat çeken Dr. Işıkhan Güler, “Nisan ayında sıcaklıklar artmaya başladı. Biz küçük ölçekli uygulamalar yaparak kil kullandık. Haziran’a kadar uyguladık. Ancak hazirandan sonra durduk çünkü Çevre Bakanlığı bu konuda beklememizi istedi. Bu zaten geçici bir çözüm. Daha önce de çalıştayda anlatıldığı gibi bu bir yangın söndürme. Çok miktarda balık ve canlının ölümünü minimize etmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Pilot bölge Bayraklı</strong><br />
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın modifiye kil uygulanması konusunda yazılan yazıya geçen hafta olumlu yanıt verdiğinin altını önemle çizen Dr. Güler, “Bakanlık, ‘Evet olabilir, bir pilot bölgede uygulanabilir, izleme çalışması yürütülmesi gerekir’ dedi. Bu yazı 20 Ağustos’ta elimize ulaştı. Dolayısıyla biz de bu doğrultuda planlarımızı yapmaya başladık. Bayraklı bölgesini pilot bölge olarak belirledik. Bayraklı dinamik olarak daha hassas, akıntılar az, dalga hareketi sınırlı. O yüzden Bayraklı bölgesi pilot bölge olarak seçildi. Biz de orayı önerdik ve şimdi Bayraklı’da modifiye kil uygulamasına başladık. Bu bir süreç ama görece olumlu sonuçları görüyoruz. Geçen seneki olayların daha azını göreceğiz. Daha önce başlasaydık bu sene daha da olumlu olurdu. Ama umutluyuz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Bilimsel izleme eylülde başlıyor</strong><br />
Uydu ve dron görüntüleriyle alg patlamalarını günlük olarak takip ettiklerini aktaran Dr. Güler şunları söyledi:<br />
“Bundan sonra yerinde ölçümlerle süreci daha bilimsel bir zemine oturtacağız. Eylül ayından itibaren üniversitelerin gözetiminde gözlem istasyonları kurulacak. Bütün kurumların iş birliğiyle bir çözüme ulaşmak mümkün. Hem yerel yönetim hem merkezi yönetim el ele bu işi çözebilir. Hep birlikte, yerel halk, belediye ve merkezi hükümet olarak İzmir Körfezi’ni kurtaracağız. İnsanların kenarında vakit geçirdiği, temiz, sağlıklı bir deniz olacak. Hep birlikte başaracağız.”</p>
<p><strong>Alg patlaması nedir?</strong><br />
Alg patlaması, deniz suyunda mikroskobik yosunların (alglerin) olağanüstü hızla çoğalmasıyla oluşuyor. Bu durum; sıcaklık artışı, kirlilik ve özellikle tarımsal atıklardan denize karışan azot–fosfor gibi besin tuzlarının fazlalığı ile tetikleniyor. Algler çoğaldığında geceleri yoğun oksijen tüketiyor ve sudaki oksijen hızla tükeniyor. Sonuç olarak balık ölümleri, kötü koku, suyun renginde değişim ve ekosistemde ciddi bozulmalar görülüyor. Uzun vadede deniz yaşamının çeşitliliğini azaltarak kıyı ekosistemlerini tehdit ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezi-icin-modifiye-kil-uygulamasi-devrede-569630">İzmir Körfezi için modifiye kil uygulaması devrede</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAGEM&#8217;den olumlu ebeveynlik becerileri semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sagemden-olumlu-ebeveynlik-becerileri-semineri-560550</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Aug 2025 11:57:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[becerileri]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynlik]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[sagemden]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560550</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aile yapısının güçlenmesine katkı sağlayan Selçuklu Aile Gelişim Merkezi’nde (SAGEM) ailelere yönelik “Olumlu Ebeveynlik Becerileri” semineri düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sagemden-olumlu-ebeveynlik-becerileri-semineri-560550">SAGEM&#8217;den olumlu ebeveynlik becerileri semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Aile yapısının güçlenmesine katkı sağlayan Selçuklu Aile Gelişim Merkezi’nde (SAGEM) ailelere yönelik “Olumlu Ebeveynlik Becerileri” semineri düzenlendi.</b></p>
<p>Selçuklu Belediyesi’nin toplumun temel taşı olan aile kurumunun yapısını güçlendirmeyi hedefleyerek hizmete kazandırdığı ve Türkiye’de ilk özelliği taşıyan Selçuklu Aile Gelişim Merkezi (SAGEM), sürdürdüğü faaliyetlerle mutlu aile ve huzurlu bir toplumun oluşmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Merkez, ücretsiz olarak verilen terapi ve danışmanlık hizmetleri ve aile içi ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik eğitim programlarıyla örnek çalışmalara imza atıyor. Bu kapsamda çok sayıda vatandaşın faydalandığı SAGEM’de 2025 Aile Yılı ile hız kazanan ailelerin gelişimini desteklemeye yönelik çalışmalara bir yenisi daha eklendi. Çocuklar ve ailelerin daha sağlıklı, güvene dayalı ve destekleyici ilişkiler kurmalarını sağlamak amacıyla ailelere yönelik “Olumlu Ebevenlik Becerileri” konulu seminer düzenlendi.</p>
<p>SAGEM Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminere çok sayıda ebeveyn katılım gösterdi. Alanında uzman konuşmacı tarafından gerçekleştirilen programda olumlu ebeveynlik nedir?, Olumlu iletişim teknikleri, empati kurma ve etkin dinleme becerileri, duyguları tanıma ve sağlıklı ifade etme, sınır koyma ve rehberlik etme yolları, güvenli bağlanma ve çocuğa güven aşılamak, davranışları olumlu pekiştirme yöntemleri, günlük hayatta karşılaşılan ebeveynlik zorluklarıyla baş etme stratejileri konuları anlatıldı. Seminere katılan ailelere aile içi iletişimi güçlendirmeye yönelik önerilerde bulunularak, çocukların duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimlerinin daha sağlıklı bir şekilde desteklenmesi için rehberlik yapıldı.</p>
<p><b>Başkan Pekyatırmacı: “SAGEM, geleceğimizin aydınlık olması için önemli bir adım niteliği taşıyor”</b></p>
<p>Selçuklu Belediyesi olarak hayata geçirdikleri SAGEM’in sosyal hayata değer katan önemli bir proje olduğunu belirten Selçuklu Belediye Başkanı Pekyatırmacı, “Toplumda huzuru sağlamanın temeli, mutlu ve güçlü bir aile yapısından geçiyor. Bu doğrultuda hedefimiz; ‘Güçlü Aile, Güçlü Toplum’ vizyonuyla uyumlu projeler hayata geçirmek ve aile yapısını koruyup güçlendirmek. Bu noktada SAGEM, yalnızca bugünün değil, geleceğimizin de aydınlık olması için önemli bir adım niteliği taşıyor. Merkezimizde alanında uzman danışmanlarımız aracılığıyla aile yapısını tehdit eden unsurların ve aile içi iletişim problemlerinin önüne geçmek için çeşitli programlar yürütüyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını Aile Yılı olarak ilan etmesiyle burada yürüttüğümüz çalışmalar ivme kazandı. Düzenlediğimiz bu seminerler, aile bütünlüğü ve bağlarının güçlenmesine önemli katkılar sunuyor. Bu noktada SAGEM’in hemşehrilerimizin sosyal hayatına katkı sağlamak adına kilit rol oynadığını düşünüyorum. Buradaki faaliyetlerde özverili çalışmalarından dolayı danışmanlarımıza ve yoğun katılımlarıyla bizleri mutlu eden hemşehrilerimize teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p>Seminere yoğun ilgi gösteren aileler de, seminerden duydukları memnuniyeti ifade ederek,  Selçuklu Belediyesi ve SAGEM’e desteklerinden dolayı teşekkür etti.   </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sagemden-olumlu-ebeveynlik-becerileri-semineri-560550">SAGEM&#8217;den olumlu ebeveynlik becerileri semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin Sağlığı İçin 3 Altın Kural: Olumlu Düşün, Sağlıklı Beslen, Korun!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beyin-sagligi-icin-3-altin-kural-olumlu-dusun-saglikli-beslen-korun-556407</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2025 12:14:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[beslen]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[düşün]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[korun]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556407</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Dünya Beyin Sağlığı Günü kapsamında beyin sağlığının önemine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beyin-sagligi-icin-3-altin-kural-olumlu-dusun-saglikli-beslen-korun-556407">Beyin Sağlığı İçin 3 Altın Kural: Olumlu Düşün, Sağlıklı Beslen, Korun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Dünya Beyin Sağlığı Günü kapsamında beyin sağlığının önemine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Beyin sağlığı, ruhsal, bedensel ve sosyal iyilik halinin bütünüdür…</strong></p>
<p>Bütün bedenimizin tıbbi sağlığının önemli olduğunu, fakat yönetici merkezimiz olan beyin sağlığının bunların ötesine geçtiğini belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, cildimize nasıl iyi bakıyorsak, içimizdeki beynimizin de sağlığına iyi bakmamız gerektiğini söyledi.</p>
<p>Öncelikle sağlığın ne olduğundan bahsetmek gerektiğini dile getiren Tarlacı, “Sağlıklı olmak, bir insanın ruhsal bedensel ve sosyal olarak iyilik hali demek. Bu yönüyle bakıldığı zaman aslında iyi bir beyin sağlığı demek, ruhsal, bedensel ve sosyal olarak iyi olmak demek. Bu üçü bir araya geldiği zaman bir insanın sağlıklı olduğundan bahsedebiliyoruz. Beyin için de bunlar geçerli.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Beslenmek demek beyni beslemek demek!</strong></p>
<p>Bedensel olarak beynimize nasıl iyi bakacağımızı açıklayan Tarlacı, “Öncelikle beslenirken sadece bedenimizi beslediğimizi düşünmememiz gerekiyor. Beslenmek demek beyni beslemek demektir. Çünkü aldığımızın neredeyse 5’te 1’ini beynimiz kullanıyor. Beslenme konusunda özellikle Ege, Akdeniz diyeti beyin ve kalp damar sağlığı açısından da en ideal beslenme şekli. Ağırlıklı olarak yeşil sebzeler, otlar, meyveler ve deniz ürünlerinden oluşuyor. Beyin sağlığı açısından yapılması gereken en önemli şeylerden bir tanesi sağlıklı beslenmek. Sağlıklı beslenirken de bedene zarar vermemek, alkol ve benzeri bağımlılık yapan maddeleri olabildiğince azaltmak, kısmak ya da kesmek bu işin diğer tarafını oluşturuyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Hayata pozitif ve şükrederek bakmak gerekir!</strong></p>
<p>Beyin sağlığının önemli bir diğer parçasının ruhsal iyilik hali olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Ruhsal iyilik halini sağlayan pek çok parametre var. Aile ilişkileri, toplumun ekonomik durumu, iyi uyku düzeni gibi birçok faktörün etkisi bulunuyor. Ancak olabildiği kadar hayata daha pozitif, daha mutlu, daha şükrederek bakmak ve olumlu kısımları görmek lazım. Elbette ki negatif olumsuz şeyler daha büyük etkiler oluşturuyor ama farkındalığımızı arttırmalıyız. Yaşamdaki bütün sıkıntıların bir şekilde geçeceğini ve geçmek zorunda olduğunu, bunun için sabredilmesi gerektiğini bilmeliyiz. Nefes almak, yürümek, bağımsız hareket etmek, havayı koklamak, görmek gibi dış dünyanın bizi beslediği konulara şükrederek farkındalık oluşturmamız gerekiyor.” dedi.</p>
<p>Böyle düşünüldüğü zaman hayatın derin sıkıntıları karşısında daha dirençli hale gelebileceğimizi belirten Tarlacı, bardağın boş tarafını değil, dibinde bir damla su varsa dolu tarafını da görebilmeye bir şekilde kendimizi alıştırmamız gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>Sosyal etkileşimleri güçlü ve canlı tutmak gerekir!</strong></p>
<p>İnsanın tek başına var olabilen bir canlı olmadığına değinen Tarlacı, “Çocuklukta konuşmayı öğrenirken bile başkasının varlığına, konuşmasına ihtiyaç duyarız. Doğuştan dil yeteneğimiz olsa da başkası hayatımızda yoksa konuşmayı asla öğrenemiyoruz ve konuşamıyoruz. Bize öteki gerekiyor. Öteki bazen hayatta sıkıntı yaratabiliyor. Diğer insanların varlıkları bizi sinir edebiliyor ama insan sosyal bir canlı ve diğerlerinin varlığıyla anlam kazanıyor. Diğerlerinin gözünde kendimizi görerek anlamımızı çıkartıyoruz ya da kim olduğumuzu anlıyoruz. Beyin sağlığı açısından özellikle sosyal ilişkileri arttırmak insanlara zaman ayırmak gerekiyor. Aile ve akrabalar sonra arkadaşlar şeklinde bu zincir genişletilebilir. Buradaki önemli nokta şu yalnızlık insana iyi gelmez, beyne hiç iyi gelmez. Beynin çabuk yaşlanmasına, büzüşmesine, pörsümesine neden olur. Dolayısıyla sosyal etkileşimlerimizi olabildiğince güçlü, canlı tutmak ve hayatın bütün renklerini görebilmek gerekiyor. ” dedi.</p>
<p><strong>Beyin sağlığı için farkındalık oluşturulmalı!</strong></p>
<p>Sadece beyin sağlığı gününde değil 365 gün beynimizi dikkate almamız gerektiğine dikkat çeken Tarlacı, “Beyin sağlığınız için farkındalık oluşturmanız gerekiyor. Yaşam boyu sizi yöneten, kararlarınızı vermeyi sağlayan, duygularınızı değerlendiren, problem çözmenizi sağlayan, yaşamdaki sorunlarla başa çıkmanızı duygusal, düşünsel ve davranışsal olarak sağlayan beyin, yönetici ve en değerli organımız. Dolayısıyla sadece bir gün değil tüm yıl hatta yaşamınız boyunca beyninizi dinleyin, ona dikkatinizi verin ve beyin sağlığınıza dikkat edin.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sağlıklı ve dengeli beslenmek beyin sağlığını da koruyor!</strong></p>
<p>Beyin sağlığını korumaya yardımcı öneriler de paylaşan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen gösterin. Omega-3 yağ asitleri, B vitamini ve antioksidan içeren besinler tercih edin. Meyve, sebze, tam tahıllar, yağsız proteinler ve sağlıklı yağlarla zenginleştirilmiş bir diyet benimseyin. Trans yağ ve doymuş yağ tüketimini sıfırlayın, fast food ve işlenmiş gıdalardan uzak durun. Düzenli olarak egzersiz yapın. Yürüyüş, yüzme, dans, bisiklete binme gibi beyin sağlığını destekleyen egzersizleri tercih edin. Bulmaca çözme, kitap okuma, müzik dinleme, yeni şeyler öğrenme gibi zihinsel aktiviteleri de unutmayın. Stresten uzak durmaya özen gösterin. Yeni hobiler edinmek, sosyal etkinliklere katılmak, doğayla zaman geçirmek, meditasyon, yoga ve nefes egzersizleri stresinizi yönetmede yardımcı olabilir. Uyku düzeninize dikkat edin ve kaliteli uyumanızı sağlayacak önlemler alın. Sağlık kontrollerinizi düzenli yaptırın. Kullandığınız ilaçlar varsa reçetenize ve doktorunuzun önerilerine sadık kalın. Beyin yaralanmalarına karşı güvenlik önlemleri almayı ihmal etmeyin.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beyin-sagligi-icin-3-altin-kural-olumlu-dusun-saglikli-beslen-korun-556407">Beyin Sağlığı İçin 3 Altın Kural: Olumlu Düşün, Sağlıklı Beslen, Korun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’den İsrail-İran Ateşkesine Olumlu Tepki</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyeden-israil-iran-ateskesine-olumlu-tepki-548438</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2025 17:57:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ateşkesine]]></category>
		<category><![CDATA[israiliran]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[tepki]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyeden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548438</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı, İsrail-İran arasındaki ateşkes ilanını memnuniyetle karşıladı; Gazze’de kalıcı ateşkes ve bağımsız Filistin Devleti’nin kurulmasının bölge istikrarı için zorunlu olduğunu belirtti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyeden-israil-iran-ateskesine-olumlu-tepki-548438">Türkiye’den İsrail-İran Ateşkesine Olumlu Tepki</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı, haftalık basın toplantısında, İsrail ile İran arasında ilan edilen ateşkese ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Mill&icirc; Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, ateşkesi memnuniyetle karşıladığını belirtirken, anlaşmanın eksiksiz uygulanması ve kalıcı bir ateşkesin sağlanması gerektiğini ifade etti.</p>
<p><strong>DİPLOMASİ VE BARIŞÇIL ÇÖZÜM VURGUSU</strong></p>
<p>Bakanlık, bölgede gerçek barış ve istikrarın tesisi için barışçıl yöntemler ile diplomatik çözüm arayışlarının esas alınması gerektiğini vurguladı. Bu doğrultuda her türlü yapıcı diyalog ve girişimi desteklediklerini belirten Bakanlık, &ldquo;Bölgesel istikrar ancak yapıcı diplomasi ve barışçıl çözümlerle mümkündür&rdquo; mesajını verdi.</p>
</p>
<blockquote class="twitter-tweet">
<p>İsrail ile İran arasında ateşkes ilan edilmesini memnuniyetle karşılıyor, varılan ateşkesin eksiksiz uygulanmasını ve kalıcı ateşkesin sağlanmasını bekliyoruz. Gazze’de de bir an önce kalıcı ateşkesin sağlanması ve insani yardımların kesintisiz şekilde ulaştırılması&hellip; pic.twitter.com/liXIXLpx1h</p>
<p>&mdash; T.C. Mill&icirc; Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) June 26, 2025</p></blockquote>
<p>Gazze’deki duruma özellikle dikkat çeken Bakanlık, bölgede bir an önce kalıcı bir ateşkesin sağlanmasının ve insani yardımların kesintisiz şekilde ulaştırılmasının sürdürülebilir bir barış süreci için elzem olduğunu ifade eden Tuğamiral Aktürk, açıklamasında, Gazze’de kalıcı ateşkes, insani yardımların engelsiz bir şekilde ulaştırılması ve bölgede sürdürülebilir bir barış sürecinin başlatılması için kritik önemde olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>BA&#286;IMSIZ FİLİSTİN DEVLETİ ŞART</strong></p>
<p>Bölgede istikrarın sağlanması için bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulmasının şart olduğunu vurgulayan Bakanlık, &ldquo;Bölgesel barış ve istikrar ancak kalıcı bir ateşkes ve bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasıyla mümkündür&rdquo; ifadeleriyle Türkiye’nin bu konudaki net duruşunu bir kez daha ortaya koydu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyeden-israil-iran-ateskesine-olumlu-tepki-548438">Türkiye’den İsrail-İran Ateşkesine Olumlu Tepki</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Modifiye kil yöntemi olumlu sonuç verdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/modifiye-kil-yontemi-olumlu-sonuc-verdi-546881</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Jun 2025 08:06:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[kil]]></category>
		<category><![CDATA[modifiye]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[sonuç]]></category>
		<category><![CDATA[verdi]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546881</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Körfezi'nin temizlenmesi için belirlediği acil eylem planı kapsamında çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/modifiye-kil-yontemi-olumlu-sonuc-verdi-546881">Modifiye kil yöntemi olumlu sonuç verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Körfezi&#8217;nin temizlenmesi için belirlediği acil eylem planı kapsamında çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nin dördüncü fazını hizmete alan ve kent tarihindeki en kapsamlı dip tarama çalışmasını yürüten İzmir Büyükşehir Belediyesi, bilim insanlarının önerileri doğrultusunda yeni bir uygulamayı daha hayata geçirecek.</p>
<p><strong>Uluslararası işbirlikleri </strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından geçen Kasım ayında düzenlenen “Körfezin Geleceği, İzmir’in Geleceği” başlıklı çalıştay öncesi UNESCO, EPA gibi uluslararası kuruluşlardan destek talep edildi. UESCO Uluslararası Oşinografi Komisyonu Zararlı Alg Patlaması (UNESCO’s International Oceanographic Commission (IOC) Harmful Algal Bloom) birimi ile görüşmeler sağlandı. UNESCO’nun önerisi ile çalıştay kapsamında modifiye kil uygulamasını aktaran Çin Bilimler Akademisi Oşinoloji Enstitüsü (IOCAS) ile çalıştay sonrası İyi Niyet Anlaşması imzalandı. Bunun yanı sıra Berlin Üniversitesi Su Kalitesi Kontrol Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ferdinand Leberecht’e sunulan rapor sonrası en iyi uygulamanın kil olacağı yönünde görüş alındı. Alg patlamalarının neden olduğu balık ölümlerine karşı acil çözüm yöntemi olarak “modifiye kil” yönteminin Körfez’de belirli noktalarda uygulanması kararlaştırıldı. </p>
<p><strong>Uydudan tespit ediliyor</strong><br />İzmir Körfezi’nde düzenli olarak alınan uydu görüntüleriyle sorunlu alanları tespit eden Büyükşehir ekipleri bu yöntemi pilot bölgelerde uygulayarak olumlu sonuçlar elde etti. Uydu görüntüleriyle kil uygulaması öncesinde görüntülenen noktaların kil uygulaması sonrasında iyileşme gösterdiği ortaya konuldu. Nisan ayından bu yana uydu takip sistemi yardımı ile görüntülenen İzmir Körfezi’nde modifiye kil uygulamasının oldukça etkili olduğu tespit edildi. </p>
<p>Aynı gün farklı saatlerde alınan İzmir Körfezi uydu sistemi görüntüleri uygulama öncesi ve uygulama yapıldıktan sonraki farkı açıkça ortaya koydu. Geminin sefer izlerini bile gösteren iki görüntü arasındaki fark kil uygulamasının başarılı olduğunu kanıtladı. Laboratuvar sonuçları da uygulama sonrası alg çöktürme başarısının yüzde 80’e ulaştığını gösterdi. Uygulamanın hiçbir deniz canlısına zarar vermediği de bilimsel olarak tespit edildi.</p>
<p><strong>“Deniz suyu sıcaklıklarının artması bekleniyor”</strong><br />Körfezin Geleceği, İzmir’in Geleceği Çalıştayı’nda ciddi bir süreç yaşandığını ve bu çalıştayın sonuçlarını uygulamaya başladıklarını ifade eden İZSU Genel Müdürlüğü Körfez Ekoloji Danışma Kurulu Üyesi Dr. Işıkhan Güler “Körfez Ekolojisi’nin daha iyi yapılandırılması ile ilgili 3 aşamalı bir projeksiyon çizildi. Acil Eylem Planı nedir, bu doğrultuda neler yapılmalıdır, Körfez’de su kalitesinin iyileştirilmesi için, karasal etkilerin azaltılması için kısa ve uzun vadede neler yapılmalıdır gibi sorularımızın cevapları Körfez Çalıştayı’nda ortaya çıktı. Balık ölümlerini minimize etmek için dünyada uygulanan birkaç yöntem var. Bunlardan biri modifiye kil uygulaması. İzmir Büyükşehir Belediyesi Körfez’de çok yönlü bir çalışma yürütüyor. Körfez’i izleyerek eldeki bilimsel verilerle ölçerek süreci işletiyor. Karasal etkenleri yöneterek birçok farklı adım atıldı. Çalıştayda çıkan sonuçlar da adım adım uygulanmaya çalışılıyor. İklim değişikliği etkileri de kendini göstermeye devam ediyor. Bu durum da Körfez’de alg patlaması tehdidini artırıyor” dedi. </p>
<p><strong>“Olumlu sonuçlar aldık”</strong><br />Orta ve uzun vadeli eylem planının yanı sıra bu yaz acil eylem planı hazırlıklarını da tamamladıklarının altını önemle çizen Dr. Işıkhan Güler, “Balıkların ölümünü engellemek için yöntemlerimizi belirledik. Kimler bu yöntemleri kullanıyor onları tespit ettik ve uzman kişilerle iletişime geçtik. Körfez’de algların patlamasını önleyecek ve diğer canlıları olumsuz etkilemeyen modifiye kil uygulaması çalışmalarını hazırladık. Bu yöntem aslında herkesin bildiği gibi bir kil. Doğrudan denize uygulanmıyor. Suyun içerisinde seyreltilerek alglerin olduğu kısma nüfuz ediliyor. Bizler bunu her gün görüntülediğimiz uydu görüntüleriyle tespit ediyoruz. Hocalarımız ve akademisyenlerimizin katkısıyla kilin deniz canlılarına zararı var mı, etkileri nelerdir… Bunları laboratuvarlarda araştırdık. Kil yönteminin kısa, orta ve uzun vadedeki etkilerini görmek istedik. Pilot bölge seçerek kil yöntemi uygulanan ve uygulanmayan bölgelerdeki malzemelerdeki etkilerine bakmaya çalıştık. Laboratuvardaki deneyler ve uyguladığımız örneklerde kil yönteminin Körfez’e olumlu bir etki sağladığını gördük. Bu konuyla ilgili çalışmalara hazırız. Çevre,  Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na gerekli izinleri almak için yazı yazdık eğer onlar onay verirse bu yıl yaşanabilecek balık ölümlerini minimize etmiş olacağız” diye konuştu.<br />Işıkhan Güler, bir diğer mücadele yöntemi ultrasonik ses uygulaması üzerinde de çalıştıklarını belirterek, ‘Modifiye Kil Uygulaması’ uzun vadede sonuç gösteren bir uygulama değildir. Tıpkı yangına müdahale olarak düşünebilirsiniz bu durumu. Acil olarak yapabileceğimiz çevreyi ve canlıları olumsuz etkilemeyen yöntem olarak ortaya çıkmıştır.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Modifiye kil uygulaması hakkında:</strong><br />Modifiye kil uygulaması zararlı alg patlamalarına karşı kullanılan yöntemler arasında yer alıyor. Uygulamada modifiye kil su ile seyreltilip denize dökülüyor ve alglerin etkileri azaltılıyor. Modifiye kil uygulamasında normal kil uygulamasından farklı olarak modifiye kil ile kullanılan kil miktarı düşürülüyor. 1 ton su için 23,2 kg modifiye kil karıştırılarak uygulanıyor. Modifiye kil Çin&#8217;de bu alanda en yaygın kullanılan yöntem olarak dikkat çekiyor. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri ve Şili gibi ülkelerde de kullanılıyor. Hem laboratuvar hem de saha sonuçları, modifiye edilmiş kilin, su kalitesini önemli ölçüde iyileştirebildiğini ve denizel ekosistemler üzerinde olumsuz bir etki yaratmadığını gösteriyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/modifiye-kil-yontemi-olumlu-sonuc-verdi-546881">Modifiye kil yöntemi olumlu sonuç verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekâya olumlu bakan hayata da olumlu bakıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zekaya-olumlu-bakan-hayata-da-olumlu-bakiyor-524085</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 May 2025 12:07:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[bakıyor]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zekya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=524085</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapılan yeni bir araştırma, yapay zekâya olumlu yaklaşanların depresyon, anksiyete ve stres düzeylerinin daha düşük olduğunu ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekaya-olumlu-bakan-hayata-da-olumlu-bakiyor-524085">Yapay zekâya olumlu bakan hayata da olumlu bakıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan yeni bir araştırma, yapay zekâya olumlu yaklaşanların depresyon, anksiyete ve stres düzeylerinin daha düşük olduğunu ortaya koydu. İstinye Üniversitesi Psikoloji Bölümü Arş. Gör. Fatma Betül Yılmaz, Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seydi Ahmet Satıcı, Milli Savunma Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Sinan Okur ile Norveç Bergen Üniversitesi’nden Dr. Simone Grassini’nin de yer aldığı araştırma kapsamında bireylerin yapay zekâ tutumu ile psikolojik durumları analiz edildi. Buna göre yapay zekâya olumlu yaklaşan yetişkinlerin genel yaşam memnuniyetinin daha yüksek olduğu tespit edilirken, bu kişilerde depresyon gibi ruhsal rahatsızlıkları yaşama ihtimalinin de azaldığı saptandı.</p>
<p><strong>“TÜRKÇE’YE UYARLAYARAK TÜRKİYE’DEKİ TUTUMA BAKTIK”</strong></p>
<p>İstinye Üniversitesi Psikoloji Bölümü Ar. Gör. Fatma Betül Yılmaz araştırmanın ilk aşamasında Norveç Bergen Üniversitesi’nden Dr. Simone Grassini’nin geliştirdiği “Artificial Intelligence AttitudeScale-4 (AIAS-4”) ölçeğinin Türkçe’ye uyarlamasının yapıldığını söylüyor:</p>
<p>“Araştırmamızda kullandığımız ölçek Norveç Bergen Üniversitesi’nden Dr. Simone Grassini tarafından geliştirildi. Türkçe’deki geçerlilik ve güvenirlik testlerinin ardından bu testi Türkiye’deki yetişkinler üzerinde uyguladık. Sonuçta yapay zekâya yönelik tutum ile kişilik özellikleri ve psikolojik durum arasında bağlantı keşfettik.”</p>
<p><strong>“OLUMLU YAPAY ZEKÂ TUTUMU PSİKOLOJİK SIKINTIYI AZALTIYOR”</strong></p>
<p>Arş. Gör. Yılmaz, ikinci aşamadaysa yapay zekâ tutumunun ruh sağlığı ve kişilik özellikleri ile ilişkisine odaklanıldığını ifade ediyor. Yapay zekâya olumlu yaklaşanların depresyon, stres ve anksiyete düzeylerinin daha düşük çıktığını ifade eden bilim insanı, “Yapay zekâya karşı olumlu bir tutum içinde olanların depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri daha düşük bulundu. Psikolojik sıkıntının; yapay zekâ tutumu ve ruh sağlığı arasındaki ilişkide aracı rolü olduğu görüldü. Yani olumlu yapay zekâ tutumu psikolojik sıkıntıyı azaltıyor ve bunun sonucunda da mental sağlığımız güçleniyor”<strong> </strong>diye konuşuyor.</p>
<p>Çalışma kapsamında kişilik özellikleri ve yapay zekâ tutumu arasındaki ilişki de araştırıldı. Dışadönüklük, sorumluluk ve deneyime açıklık gibi kişilik özellikleri ile olumlu yapay zekâ tutumu arasında ilişki olduğu görüldü. Bununla birlikte nörotizm (duygusal dengesizlik) ile olumsuz yapay zekâ tutumu arasında da bağlantı var.</p>
<p>İstinye Üniversitesi Psikoloji Bölümü Ar. Gör. Fatma Betül Yılmaz bu yönde araştırmaların devam edeceği bilgisini de paylaşıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekaya-olumlu-bakan-hayata-da-olumlu-bakiyor-524085">Yapay zekâya olumlu bakan hayata da olumlu bakıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüik: Türkiye&#8217;de 235 bin 71 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası meydana geldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tuik-turkiyede-235-bin-71-adet-olumlu-yaralanmali-trafik-kazasi-meydana-geldi-459924</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 May 2024 15:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[adet]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[geldi]]></category>
		<category><![CDATA[kazası]]></category>
		<category><![CDATA[meydana]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[tüik]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yaralanmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=459924</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemiz karayolu ağında 2023 yılında toplam 1 milyon 314 bin 136 adet trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 1 milyon 79 bin 65 adedi maddi hasarlı, 235 bin 71 adedi ise ölümlü yaralanmalı trafik kazasıdır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuik-turkiyede-235-bin-71-adet-olumlu-yaralanmali-trafik-kazasi-meydana-geldi-459924">Tüik: Türkiye&#8217;de 235 bin 71 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası meydana geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıl içerisinde meydana gelen ölümlü yaralanmalı trafik kazalarının %83,1&#8217;i yerleşim yeri içinde %16,9&#8217;u ise yerleşim yeri dışında meydana geldi.</p>
<p><strong>Trafik kazalarında 6 bin 548 kişi hayatını kaybederken 350 bin 855 kişi yaralandı</strong><br /> </p>
<p>Türkiye&#8217;de 2023 yılında meydana gelen 235 bin 71 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası sonucunda 2 bin 984 kişi kaza yerinde, 3 bin 564 kişi ise yaralanıp sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra kazanın sebep ve tesiriyle 30 gün içinde hayatını kaybetti. Karayolu trafik kazalarında 2023 yılında bir günde ortalama 644 ölümlü yaralanmalı kaza, 18 ölüm ve 961 yaralanma meydana geldi.</p>
<p><strong>Trafik kazalarındaki toplam ölü sayısı bir önceki yıla göre %25,2 arttı</strong><br /> </p>
<p>Türkiye&#8217;de 2023 yılında bir önceki yıla göre trafikteki motorlu kara taşıtı sayısı %8,5 artarken, toplam kaza sayısı %6,6, ölümlü yaralanmalı kaza sayısı %19,2, maddi hasarlı kaza sayısı %4,2, toplam ölü sayısı %25,2 ve yaralı sayısı %21,5 arttı.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de 2023 yılında bin taşıt başına 8,2 ölümlü yaralanmalı trafik kazası meydana geldi</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıt sayısı 2012 yılında 17 milyon 33 bin 413 adet iken 2023 yılında 28 milyon 740 bin 492 adede yükseldi. Ölümlü yaralanmalı karayolu trafik kaza sayısı ise 2012 yılında 153 bin 552 iken 2023 yılında 235 bin 71 oldu. Böylece bin taşıt başına düşen ölümlü yaralanmalı trafik kazası oranı 2012 yılında 9,0 iken 2023 yılında 8,2 oldu.  </p>
<p>İllere göre en fazla ölü ve yaralı sayısı 347 ölüm ve 32 bin 452 yaralı ile İstanbul&#8217;da görülürken; en az ölüm beş ölü ile Tunceli&#8217;de, en az yaralanma ise 304 yaralı ile Ardahan&#8217;da gerçekleşti. </p>
<p><strong>Ölümlerin %55,3&#8217;ü yerleşim yeri içinde meydana gelen kazalar sonucunda oluştu</strong></p>
<p>Yerleşim yeri durumuna göre trafik kazaları incelendiğinde, toplam 235 bin 71 ölümlü yaralanmalı kazanın 195 bin 321&#8217;i yerleşim yeri içinde, 39 bin 750&#8217;si ise yerleşim yeri dışında meydana geldi. Trafik kazası ölümlerinin %55,3&#8217;ü, yaralanmaların %77,3&#8217;ü yerleşim yeri içinde gerçekleşen kazalar sonucunda, ölümlerin %44,7&#8217;si yaralanmaların ise %22,7&#8217;si yerleşim yeri dışında gerçekleşen kazalar sonucunda oluştu.   </p>
<p><strong>Trafik kazalarında ölenlerin %45,5&#8217;ini sürücüler oluşturdu</strong></p>
<p>Ülkemiz karayolu ağında 2023 yılında gerçekleşen trafik kazalarında ölen kişilerin %45,5&#8217;i sürücü, %32,3&#8217;ü yolcu, %22,2&#8217;si ise yayadır. Trafik kazalarında ölenler ve yaralananlar cinsiyetlerine göre incelendiğinde ise ölenlerin %75,1&#8217;inin erkek, %24,9&#8217;unun kadın, yaralananların ise %68,7&#8217;sinin erkek, %31,3&#8217;ünün kadın olduğu görüldü.</p>
<p><strong>İncinebilir yol kullanıcıları toplam ölümlerin %39,9&#8217;unu oluşturdu</strong></p>
<p>İncinebilir yol kullanıcıları(1) olarak nitelendirilen yayalar, motosiklet, bisiklet ve elektrikli skuter sürücüleri için 2023 yılındaki ölü sayısı 2 bin 610, yaralı sayısı ise 130 bin 909 oldu. Böylece incinebilir yol kullanıcıları, 2023 yılındaki trafik kazalarındaki toplam 6 bin 548 ölümün %39,9&#8217;unu, toplam 350 bin 855 yaralanmanın ise %37,3&#8217;ünü oluşturdu.</p>
<p>Yayalar bin 453 ölü sayısı ile toplam 6 bin 548 ölümün %22,2&#8217;sini oluştururken, incinebilir yol kullanıcıları arasındaki toplam 2 bin 610 ölümün %55,7&#8217;sini oluşturdu. Motosiklet sürücüleri bin 14 ölü sayısı ile toplam kaza ölümlerinin %15,5&#8217;ini oluştururken, incinebilir yol kullanıcıları arasındaki ölü sayısının %38,9&#8217;unu oluşturdu.</p>
<p>Motosiklet sürücüleri 79 bin 902 yaralı sayısı ile 2023 yılındaki toplam 350 bin 855 yaralının %22,8&#8217;ini oluştururken, incinebilir yol kullanıcıları arasındaki yaralı sayısının %61,0&#8217;ını oluşturdu. Yayalar ise 40 bin 774 yaralı sayısı ile toplam yaralıların %11,6&#8217;sını oluştururken, incinebilir yol kullanıcıları arasındaki toplam 130 bin 909 yaralının %31,1&#8217;ini oluşturdu.</p>
<p><strong>Toplam ölümlerin %10,1&#8217;ini 0-17 yaş grubundaki ölümler oluşturdu</strong></p>
<p>Ölümler yaş gruplarına göre incelendiğinde, 0-17 yaş grubu toplam ölümlerin %10,1&#8217;ini, 18-24 yaş grubu %13,6&#8217;sını, 25-64 yaş grubu %56,3&#8217;ünü, 65 yaş ve üzeri ise %20,0&#8217;ını oluşturdu.</p>
<p>Yaralılar yaş gruplarına göre incelendiğinde, 0-17 yaş grubu toplam yaralıların %17,8&#8217;ini, 18-24 yaş grubu %21,5&#8217;ini, 25-64 yaş grubu % 53,9&#8217;unu, 65 yaş ve üzeri ise %6,8&#8217;ini oluşturdu.</p>
<p><strong>Ölümlerin %52,4&#8217;ü tek araçlı kazalarda oluştu</strong></p>
<p>Kazaya karışan taşıt sayısına göre kazaların sonuçları değerlendirildiğinde, kaza sonucundaki ölümlerin %52,4&#8217;ü tek araçlı, %40,4&#8217;ü iki araçlı ve %7,2&#8217;si çok araçlı kazalarda meydana geldi. Yaralanmaların ise %53,3&#8217;ü iki araçlı, %39,2&#8217;si tek araçlı ve %7,5&#8217;i çok araçlı kazalarda oluştu. Ölümlü yaralanmalı kazaların %51,8&#8217;i iki araçlı, %42,2&#8217;si tek araçlı ve %6,0&#8217;ı ise çok araçlı kazalardan oluştu.</p>
<p><strong>Ölümlü yaralanmalı trafik kazasına 389 bin 362 taşıt karıştı</strong><br />                                           <br />Ülkemiz karayolu ağında 2023 yılında ölümlü yaralanmalı trafik kazasına karışan toplam 389 bin 362 taşıtın %48,5&#8217;i otomobil, %23,8&#8217;i motosiklet, %14,0&#8217;ı kamyonet, %2,4&#8217;ü minibüs, %2,3&#8217;ü bisiklet, %2,3&#8217;ü çekici, %1,9&#8217;u kamyon, %1,7&#8217;si otobüs, %0,8&#8217;i traktör ve %2,4&#8217;ü diğer taşıtlardan oluştu.</p>
<p><strong>Kazaya neden olan kusurlar içinde sürücü kusurları %89,0 ile ilk sıradadır</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de 2023 yılında ölümlü yaralanmalı trafik kazasına neden olan toplam 317 bin 510 kusura bakıldığında kusurların %89,0&#8217;ının sürücü, %8,3&#8217;ünün yaya, %1,5&#8217;inin taşıt, %0,7&#8217;sinin yolcu ve %0,4&#8217;ünün yol kaynaklı olduğu görüldü.</p>
<p><strong>Ölümlü yaralanmalı kazaların %65,9&#8217;u gündüz meydana geldi</strong></p>
<p>Ülkemiz karayolu ağında 2023 yılında meydana gelen 235 bin 71 ölümlü yaralanmalı kazanın %65,9&#8217;u gündüz, %31,8&#8217;i gece ve %2,3&#8217;ü alacakaranlıkta oldu.</p>
<p><strong>Ölümlü yaralanmalı kazalar en fazla Temmuz ayında oldu</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de 2023 yılında meydana gelen 235 bin 71 ölümlü yaralanmalı kazanın aylara göre dağılımına bakıldığında Temmuz ayı %10,3 pay ile en fazla kazanın meydana geldiği ay olurken, Şubat ayı %5,0 pay ile en az kazanın meydana geldiği ay oldu. Haftanın günlerine göre ölümlü yaralanmalı kazalar %15,0 pay ile en fazla Cuma günleri ve %13,8 pay ile en az Çarşamba günleri gerçekleşti.</p>
<p><strong>Bu konu ile ilgili bir sonraki haber bülteninin yayımlanma tarihi Mayıs 2025&#8217;tir.</strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuik-turkiyede-235-bin-71-adet-olumlu-yaralanmali-trafik-kazasi-meydana-geldi-459924">Tüik: Türkiye&#8217;de 235 bin 71 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası meydana geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Besinlerin olumlu etkisini arttıracak 25 öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/besinlerin-olumlu-etkisini-arttiracak-25-oneri-444656</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Feb 2024 08:54:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttıracak]]></category>
		<category><![CDATA[besinlerin]]></category>
		<category><![CDATA[etkisini]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444656</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüketilen her bir besinin sağlığa büyük katkısı var. Ancak besinlerden en yüksek faydayı almanın yolunun onları doğru yöntemlerle tüketmekten geçtiğini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Besinlerin faydalarını bilmek kadar, onların en doğru şekilde nasıl tüketilmesi gerektiğini bilmek de önemli” dedi. Tuba Örnek, besinlerin olumlu etkilerini arttıracak 25 bilimsel öneri paylaştı:</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/besinlerin-olumlu-etkisini-arttiracak-25-oneri-444656">Besinlerin olumlu etkisini arttıracak 25 öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüketilen her bir besinin sağlığa büyük katkısı var. Ancak besinlerden en yüksek faydayı almanın yolunun onları doğru yöntemlerle tüketmekten geçtiğini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Besinlerin faydalarını bilmek kadar, onların en doğru şekilde nasıl tüketilmesi gerektiğini bilmek de önemli” dedi. Tuba Örnek, besinlerin olumlu etkilerini arttıracak 25 bilimsel öneri paylaştı:</strong></p>
<p><strong>Çiğneyin ya da dövün!</strong></p>
<p>Sarımsağı çiğneyerek ya da havanda dövülmüş olarak tüketin. </p>
<p><strong>5 dakika yeterli!</strong></p>
<p>Brokoliyi uzun süre pişirmeyin, 5 dakika yeterli!</p>
<p><strong>Demir onsuz yapamaz </strong></p>
<p>Demir emilimi için yanında C vitamini zengin besin tüketin. Örneğin etin yanında bol limonlu yeşil ve kırmızı biberden zengin bir salata tüketin.</p>
<p><strong>Bu ikiliyi ayırmayın</strong></p>
<p>Zerdeçalı karabiber ile birlikte sıcak yemeklerde kullanın.</p>
<p><strong>Çayınızı güçlendirin! </strong></p>
<p>Demlediğiniz yeşil çaya 1 tatlı kaşığı doğal bal ekleyin, antioksidan değeri artsın. </p>
<p><strong>Ezin ya da öğütün</strong></p>
<p>Karanfili havanda ezerek veya öğüterek çaylarınıza ekleyin. </p>
<p><strong>K2 desteği var mı? </strong></p>
<p>D vitamini takviyelerinizin K2 destekli olmasına dikkat edin.</p>
<p><strong>Pişirmeyin, çiğ tüketin</strong></p>
<p>Ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumları çiğ olarak tüketin.</p>
<p><strong>Saklayın ama öğütmeden!</strong></p>
<p>Keten tohumunu öğütmeden saklayın. Tüketeceğiniz zaman 1-2 tatlı kaşığı öğütüp bekletmeden kullanın.</p>
<p><strong>Meyveleri kabuklarıyla yiyin</strong></p>
<p>Elma, armut gibi meyveleri karbonatlı suda bekleterek tarım ilaçlarından arındırdıktan sonra vitaminlerinden daha fazla faydalanmak için kabuklarını soymadan tüketin.</p>
<p><strong>Kızartmayın, fırınlayın! </strong></p>
<p>Balık kızartıldığında omega 3 azalır. Fırın veya ızgara şeklinde pişirin. </p>
<p><strong>Filizlendirip pişirin</strong></p>
<p>Kurubaklagilleri bir gece önceden ıslatın, hatta filizlendirdikten sonra pişirin.</p>
<p><strong>Pişmiş olarak tüketin</strong></p>
<p>Domatesi pişirdiğinizde likopenden daha fazla faydalanırsınız.</p>
<p><strong>Probiyotik kazanın </strong></p>
<p>Süt yerine yoğurt veya kefir tüketin. Sindirimi daha kolaydır ve probiyotik kazanmış olursunuz.</p>
<p><strong>Rafineden uzak durun</strong></p>
<p>Rafine değil, kabuklu, lifli olan tam tahılları tercih edin.</p>
<p><strong>Sızmadan vazgeçmeyin</strong></p>
<p>Zeytinyağını sızma olarak kullanın, ışıksız ortamda saklayın. Sebze yemeklerinizde ve salatalarınızda zeytinyağı kullanırsanız vitamin mineral emilimi artar. </p>
<p><strong>Tuzunuzu karanlıkta saklayın</strong></p>
<p>Tuzunuzu iyot kaybı olmaması için ışıksız ortamda saklayın. </p>
<p><strong>Olgunları seçmeyin!</strong></p>
<p>Muz, elma ve kiviyi olgunlaşmamış olarak tercih edin. </p>
<p><strong>Bitki çaylarını kısa süre demleyin </strong></p>
<p>Yaprak ve çiçeklerinden yararlandığımız bitki çaylarını uzun süre kaynatmayın, 5 dakika demleyin.</p>
<p><strong>Bıçak kullanmayın </strong></p>
<p>Yeşil sebzeleri bıçakla keserek değil elinizle bölerek hazırlayın. Sebze ve meyveleri kesip doğradıktan sonra bekletmeden tüketin. </p>
<p><strong>O kadar da bekletmeyin!</strong></p>
<p>Pişmiş yemeğinizi 2 saatten fazla oda sıcaklığında bekletmeyin, buzdolabında ise 2 günden fazla kalmamalı. </p>
<p><strong>Stresinizi yönetin</strong></p>
<p>Stres sindirimi olumsuz etkiler, besin öğeleri işe yaramaz hale gelir. </p>
<p><strong>Tütün kullanmayın </strong></p>
<p>Sigara besin emilimini azaltır. </p>
<p><strong>Acele yok! Bir saat bekleyin</strong></p>
<p>Çay ve kahvenizi yemekten 1 saat sonra tüketin. </p>
<p><strong>Hemen pişirin</strong></p>
<p>Dondurulmuş sebzelerinizi, çözülmesini beklemeden pişirin.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/besinlerin-olumlu-etkisini-arttiracak-25-oneri-444656">Besinlerin olumlu etkisini arttıracak 25 öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Erken Teşhis Edildiğinde Hastalar Tedaviye Yüzde 99 Olumlu Yanıt Veriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-erken-teshis-edildiginde-hastalar-tedaviye-yuzde-99-olumlu-yanit-veriyor-414938</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Oct 2023 22:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[edildiğinde]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviye]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[yanıt]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414938</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koç Healthcare’in Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hayata geçirdiği Meme Kanseri Farkındalığı Bisiklet Turu Etkinliği 3. yılında da yoğun bir katılımla gerçekleşti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-erken-teshis-edildiginde-hastalar-tedaviye-yuzde-99-olumlu-yanit-veriyor-414938">Meme Kanseri Erken Teşhis Edildiğinde Hastalar Tedaviye Yüzde 99 Olumlu Yanıt Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Koç Healthcare’in Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hayata geçirdiği Meme Kanseri Farkındalığı Bisiklet Turu Etkinliği 3. yılında da yoğun bir katılımla gerçekleşti. Katılımcıların toplamda 7 kilometre pedal çevirdiği etkinlikte meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekildi. 15 Ekim Pazar günü gerçekleştirilen farkındalık etkinliğine Koç Healthcare çalışanları bisiklet grubu ve yürüyüşlerle destek verdi.</strong></p>
<p> </p>
<p>Koç Healthcare, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yürüttüğü çalışmalarına bu yıl 3’üncü kez düzenlediği Meme Kanseri Farkındalığı Bisiklet Turu ile devam etti. Meme kanseri konusunda toplum nezdinde farkındalık yaratmak amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor İstanbul destekleriyle 15 Ekim Pazar günü düzenlenen etkinliğe Koç Healthcare çalışanları bisiklet grubu ve yürüyüşlerle destek verdi. Sabah saat 10:00’da Bostancı İsbike önünden hareket eden bisikletliler, Fenerbahçe Orduevi’ne kadar pedal çevirdi. Turun finali Şaşkınbakkal Paten Pisti oldu. Katılımcılar pembe tişörtleri ve bisikletlerine bağladıkları pembe balonları ile çevredekilerin dikkatini çekerken, dağıtılan broşürlerde meme kanserine yönelik bilgiler paylaşıldı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Memelerinizde farklılık olup olmadığını düzenli olarak kontrol edin</strong></p>
<p>Meme kanserinde erken teşhis için, kendi kendine meme muayenesi, düzenli doktor muayenesi, 40 yaş üzeri için mamografi çektirilmesi öneriliyor. Kendi kendine muayene için ayna karşısında kollarınızı farklı pozisyonlara getirip memelerinizde farklılık olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. Parmak uçlarınızla yukarıdan aşağı, aşağıdan yukarı hareketle; meme başlarından çevreye doğru ışınsal hareketle ve dairesel şekilde, meme başından başlayıp çevreye doğru ya da tersi hareketle kendinizi muayene edebilirsiniz. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-erken-teshis-edildiginde-hastalar-tedaviye-yuzde-99-olumlu-yanit-veriyor-414938">Meme Kanseri Erken Teşhis Edildiğinde Hastalar Tedaviye Yüzde 99 Olumlu Yanıt Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Endometriozis ve İnfertilite Tedavisinde Elektromanyetik Stimülasyon Yöntemiyle Olumlu Sonuçlar Elde Edilebiliyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/endometriozis-ve-infertilite-tedavisinde-elektromanyetik-stimulasyon-yontemiyle-olumlu-sonuclar-elde-edilebiliyor-389718</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jul 2023 14:24:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edilebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[elde]]></category>
		<category><![CDATA[elektromanyetik]]></category>
		<category><![CDATA[endometriozis]]></category>
		<category><![CDATA[infertilite]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlar]]></category>
		<category><![CDATA[stimülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemiyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=389718</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada yaklaşık 190 milyon kadının endometriozis ve buna bağlı olarak pelvik ağrıyla yaşamak durumunda kaldığını söyleyen Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, bu grup hasta için kullanılmaya başlanan Elektromanyetik Stimülasyon yöntemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/endometriozis-ve-infertilite-tedavisinde-elektromanyetik-stimulasyon-yontemiyle-olumlu-sonuclar-elde-edilebiliyor-389718">&#8220;Endometriozis ve İnfertilite Tedavisinde Elektromanyetik Stimülasyon Yöntemiyle Olumlu Sonuçlar Elde Edilebiliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünyada yaklaşık 190 milyon kadının endometriozis ve buna bağlı olarak pelvik ağrıyla yaşamak durumunda kaldığını söyleyen Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, bu grup hasta için kullanılmaya başlanan Elektromanyetik Stimülasyon yöntemi hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Attar, dünyada yaklaşık 10 kadından birinde görülebilen endometriozisin kronik pelvik ağrı ve adet ağrılarıyla ortaya çıktığını ancak hastalıkla ilgili toplumsal farkındalığın az olması nedeniyle tanı sürecinde zaman kaybedildiğini anlattı.  </em></p>
<p><em> </em>Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, endometriozis ve pelvik ağrı tedavisinde ‘Elektromanyetik Stimülasyon’ yöntemiyle ağrı tedavisinde olumlu sonuçlar elde ettiklerini söyledi. Farklı branşlarda kullanılan yöntemin endometriozis tedavisinde kullanımının çok yeni olduğunu söyleyen Prof. Dr. Attar, “Endometriozis odaklarına uygun frekanslarla verilen titreşimle” ağrının giderilmesinin amaçlandığını belirtti. Girişimsel bir yöntem olmadığı için de bu yöntemin kolay ve güvenilir olduğunu da ayrıca vurguladı. </p>
<p>Elektromanyetik stimülasyon tedavisinin infertilite olgularında da yarar sağlayabileceğini söyleyen Prof. Dr. Erkut Attar, “Hastalara belirli oranlarda elektromanyetik uyarı verildiğinde rahim kalınlaşmasında artışlar oldu. Elektromanyetik Stimülasyon tedavisinin bu konudaki ve yumurtalık yetmezliği olgularındaki etkisine yönelik çalışmalar devam ediyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“KADINLAR HAYAT KALİTESİNİ DÜŞÜREN CİDDİ AĞRILARLA YAŞAMAK DURUMUNDA KALIYOR”</strong></p>
<p>Endometriozin, sıklıkla üreme çağındaki kadınlarda olmakla birlikte menopozda da dahil olmak üzere her dönemde görülebildiğini vurgulayan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, sözlerine şöyle devam etti: “Bu kadınlar karın-kasık, vajina- vulva, kas-iskelet sisteminde ve idrar torbasında ciddi ağrılar yaşıyor. Hatta bu yaygın ağrı ile çeşitli mide ve bağırsak sorunları da ortaya çıkabiliyor. Kadınların yüzde 30’u kısırlıkla boğuşurken cinsel ilişki sırasında ciddi ağrılar yaşayabiliyor. Bu da doğal olarak sosyal yaşamı hatta evlilik hayatını önemli ölçüde etkiliyor. Hastalıkla beraber anksiyete, depresyon ve uyku bozuklukları da görülebiliyor. Endometriozis hastalarında ağrı tedavisinde aldığımız sonuca göre ilerliyoruz.”</p>
<p><strong>“HASTANIN HEDEF DOKULARINA TİTREŞİM VERME ESASINA DAYANIYOR”</strong></p>
<p>Endometriozis hastalarının ilaçla veya cerrahi olarak tedavi edilse dahi ağrının tekrar geri gelme riskinin yüksek olduğunu ve bu nedenle farklı dönemlerde, farklı tedavi yöntemlerinin kullanılmasının gerekebildiğini belirten Prof. Dr. Erkut Attar, bu alanda yeni kullanılmaya başlayan Elektromanyetik Stimülasyon tedavisinin de güncel tedavi yaklaşımlarından biri olduğunu anlattı. </p>
<p>Bu yöntemin, hastayı da çok fazla uğraştırmayan daha “basit” ama hızlı sonuç alınabilen bir tedavi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Atar, uygulama konusunda şu bilgileri verdi: “Elektromanyetik Stimülasyon tedavisi hastanın hedef dokularına belirli aralıklarla ve belirli bir süre titreşim verme esasına dayanıyor. Bizim kullandığımız elektromanyetik stimülasyon cihazı Seul Üniversitesi’nde yapılan mühendislik ve tıp araştırmalarının bir ürünü. Akupunktur tedavisinde olduğu gibi, doğrudan doğruya hasta üzerinde yapılan bir ameliyat ya da girişimsel uygulama bulunmuyor. Sadece belirli zaman içerisinde, belirli güç aralıklarıyla hastaya elektromanyetik frekans uygulaması yapılıyor. Hasta birçok farklı yakınmayla kliniğe geldiğinde belki de başka branşlara ihtiyaç duymadan bunu uygulayabiliyoruz.”</p>
<p><strong>“HASTANIN ÇOK ZAMANINI ALMADAN UYGULANIYOR” </strong></p>
<p>İstenilen sonuçlara ulaşılabilmesi ve hastanın yaşam kalitesinin artırılması için ilk bir ay içinde 6 ya da 10 seans düzenli olarak uygulama yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Erkut Attar, “Bu tedavide de hastanın zaman ayırması ve düzenli olarak gelmesi önemli. İlk ay sonrasında olumlu sonuç alırsak tedaviyi kesebiliyor ve bir süre sonra tekrarlayabiliyoruz. Zamana yayılan bir tedavi olduğu için de ihtiyaç duyulduğunda tekrarlanabiliyor.”</p>
<p><strong> “ENDOMETRİOZİS İNFERTİLİTEYE NEDEN OLAN EN ÖNEMLİ HASTALIKLARDAN BİRİ” </strong></p>
<p>Türkiye’deki kadınlarda endometriozis tanısının daha çok infertilite yakınması ile beraber konulduğunu vurgulayan Prof. Dr. Attar, sözlerine şöyle devam etti: “Çünkü Türkiye’de kadınlar ağrıya karşı duyarlı değildir ve genellikle çektikleri ağrıların üzerinde durmuyor. ‘Evlenince düzelir, çocuk doğurunca düzelir’ şeklinde yanlış yaklaşımlar var. Ancak endometriozise erkenden tanı konulmaz ve ilerlerse hem sosyal hem de iş gücü yönünden kadını etkiler. Bu da psikolojik sorunlara neden olur. Yaşam kalitesini ciddi oranda düşürür. Kısırlığa neden olan en önemli hastalıklardan biridir. Ancak kronik bir hastalık olduğu için kadının bu durumla yaşamayı öğrenmesi önemlidir.” </p>
<p><strong> “TÜP BEBEK TEDAVİSİ VE YUMURTA YETMEZLİĞİNDE KULLANIMINA YÖNELİK ARAŞTIRMALARIMIZ VAR” </strong></p>
<p> “Bazı endometriozis hastalarında; embriyonun rahim içine yapışmasında ya da yuvalanmasında sıkıntı olabiliyor. Bu  olgularda veya rahim duvarının yeterince kalınlaşamadığı tüp bebek hastalıklarında Elektromanyetik Stimülasyon yöntemiyle yarar sağlayabileceğimizi düşünüyoruz” diye konuşan Prof. Dr. Attar, sözlerine şöyle devam etti: “Bunun dışında, erken yumurtalık yetmezliği olgularında da bu tedavinin başarılı olabileceği yönünde gözlemlerimiz var. Eğer bu hastalar bize tüp bebek amacıyla gelirse önce 3-6 seanslık bir tedavi ile başlıyoruz. Ağrı tedavisi için dünya genelinde yeni yeni kullanılmaya başlanan bu yöntem. Özellikle kısırlık (infertilite) alanında kullanımına yönelik araştırmalarımız devam ediyor.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/endometriozis-ve-infertilite-tedavisinde-elektromanyetik-stimulasyon-yontemiyle-olumlu-sonuclar-elde-edilebiliyor-389718">&#8220;Endometriozis ve İnfertilite Tedavisinde Elektromanyetik Stimülasyon Yöntemiyle Olumlu Sonuçlar Elde Edilebiliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğan Holding ve UNICEF, çok sayıda çocuğun değerlerini keşfederek hayatında olumlu etki yaratmayı amaçlayan Değer Çarkı oyununu tanıttı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogan-holding-ve-unicef-cok-sayida-cocugun-degerlerini-kesfederek-hayatinda-olumlu-etki-yaratmayi-amaclayan-deger-carki-oyununu-tanitti-385613</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jun 2023 09:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[amaçlayan]]></category>
		<category><![CDATA[çarkı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[değerlerini]]></category>
		<category><![CDATA[doğan]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hayatında]]></category>
		<category><![CDATA[holding]]></category>
		<category><![CDATA[keşfederek]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[oyununu]]></category>
		<category><![CDATA[sayıda]]></category>
		<category><![CDATA[tanıttı]]></category>
		<category><![CDATA[unicef]]></category>
		<category><![CDATA[yaratmayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385613</guid>

					<description><![CDATA[<p>İSTANBUL, 19 Haziran 2023 - Doğan Holding ve UNICEF’in iş birliğinde hayata geçirilen ve çocuklara sevgi, topluma katkı ve saygı gibi evrensel değerlerin önemini kavratmayı amaçlayan yeni oyunun tanıtımı yapıldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogan-holding-ve-unicef-cok-sayida-cocugun-degerlerini-kesfederek-hayatinda-olumlu-etki-yaratmayi-amaclayan-deger-carki-oyununu-tanitti-385613">Doğan Holding ve UNICEF, çok sayıda çocuğun değerlerini keşfederek hayatında olumlu etki yaratmayı amaçlayan Değer Çarkı oyununu tanıttı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL, 19 Haziran 2023 &#8211;</strong> Doğan Holding ve UNICEF’in iş birliğinde hayata geçirilen ve çocuklara sevgi, topluma katkı ve saygı gibi evrensel değerlerin önemini kavratmayı amaçlayan yeni oyunun tanıtımı yapıldı. </p>
<p>‘Değer Çarkı’ oyunu, önümüzdeki üç yılda sosyal beceri gelişimlerine katkıda bulunarak en az 5 milyon çocuğa fayda sağlayacak. <strong>Değer Çarkı,</strong> 7-10 ve 11-14 olmak üzere iki farklı yaş grubuna hitap eden; okulda, gençlik ve toplum merkezlerinde, arkadaşlar ve aile üyeleri ile oynanabilen interaktif bir grup oyunu. </p>
<p>Çocuklar oynayarak öğrenirken; öğretmenler, ebeveynler ve faaliyet kolaylaştırıcıları Değer Çarkı’nı bir eğitim aracı olarak kullanabiliyor. Dürüstlük, nezaket, etik ve eşitlik gibi değerleri öne çıkaran Değer Çarkı, kapsayıcı, sürdürülebilir ve değer odaklı bir toplum inşa etme ihtiyacının anlaşılmasına katkıda bulunuyor.  </p>
<p>Değer Çarkı birçok dilde oynanabilir olacak ve Doğan Holding, çatışma ve diğer krizlerden etkilenen bölgelerde dağıtılmak üzere 150.000 oyun seti bağışlayacak. UNICEF, oyunu, çocukların sosyal becerilerini güçlendirmek için yenilikçi bir araca dönüştürme hedefiyle farklı bağlamlara uyarlayacak.</p>
<p>Doğan Holding, bireysel değerlerin evrensel değerlerle bağını keşfederek toplumdaki ayrışma ve kutuplaşma eğilimlerini ortadan kaldırmak amacıyla 2016 yılında <strong>Ortak Değerler Hareketi</strong>’ni başlattı ve bu hareket, değer odaklı ve kolektif gelişim projeleri geliştirmeye devam ediyor. Bu projelerden ilki olan “Değer Taşı” oyun projesi, ortak değerleri ve hayalleri birlikte konuşmanın herkes için iyi olacağı düşüncesinden hareketle 16 üzeri yaş grubu için tasarlandı ve liselerde, üniversitelerde, iş dünyasında ve sivil toplum kuruluşlarında 25.000 kişiye ulaştı. Hareketin bir diğer önemli kilometre taşı olarak da ‘Değer Çarkı’ ve Doğan Holding bu kez dünyanın farklı yerlerindeki çocuklara ulaşmak için UNICEF ile ortaklık kuruyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begüm Doğan Faralyalı</strong> ve <strong>UNICEF Türkiye Temsilcisi Regina De Dominicis</strong> ev sahipliğinde düzenlenen protokol imza töreninde konuşan Faralyalı, değerlerin insanın özü olduğunu ve bu değerlerin çocukluktan itibaren yol göstericimiz olması gerektiğini söyledi. Faralyalı şöyle konuştu: “Bugün benim için çok kıymetli bir gün. Değerler uzun süredir üzerine çalıştığım bir konu. En önemli özdenetim mekanizmamız olan değerlerimizle ne kadar uyum içinde yaşarsak o kadar mutluyuz. Kendinden kopuk bireyler, birbirinden kopuk toplumlara dönüşüyor ve birbirinden kopuk toplumlar mutsuz toplumlar oluyorlar. Değer odaklı bireyler, değer odaklı şirketler ve değer odaklı bir toplum olursak daha mutlu bir toplum oluruz. Ortak Değerler Hareketi’ni bu inançla başlatmıştık. Ama ‘değer’ zor bir kavram. Bunu toplumda konuşabilmek için de Değer Taşı diye bir oyun geliştirdik ve Türkiye’nin 7 bölgesinde 25.000’den fazla kişiyle oynadık. Değerlerin birleştirici gücünü her defasında hissettik. Fark ettik ki, ne kadar erken yaşta, yani çocuklarla değerleri konuşmaya başlarsak o kadar iyi. UNICEF ile beraber, iki farklı yaş grubu çocuklar için kendi değerlerini keşfedecekleri “Değer Çarkı” oyununu geliştirdik. <strong>Önümüzdeki 3 yıl içerisinde UNICEF ve Doğan Holding iş birliğiyle 5 milyon çocuk ortak değerlerini Değer Çarkı oynayarak keşfedecek.</strong> Bu anlamda Doğan Holding olarak UNICEF ile güçlerimizi birleştirdiğimiz için çok mutluyum. Sayın Regina De Dominicis ve tüm ekibe çok teşekkür ediyorum.”<br /> </p>
<p><strong>UNICEF Türkiye Temsilcisi Regina De Dominicis, </strong>bu oyununun çocukların ortak değerleri anlamalarına yardımcı olarak sosyal-duygusal öğrenmelerini ve yaşam becerilerini geliştirmelerini hızlandırmaya da yardımcı olacağı söyledi.<strong> </strong>De Dominicis, sözlerine şöyle devam etti: “Oyunları çocukların öğrenmesine yardımcı olacak bir araç olarak sıklıkla kullanıyoruz; bu da, eğlenceli ve ilgi çekici yöntemlerle önemli beceriler edinmenin ve değerleri anlamanın başka bir yaratıcı örneğini teşkil ediyor. Değer Çarkı oyununun pek çok çocuğun insan haklarına, çeşitliliğe ve empatiye saygı duymasını sağlayarak sosyal uyumu ve barış inşasını teşvik edeceğine yürekten inanıyoruz. Doğan Holding ile yaptığımız bu iş birliğini memnuniyetle karşılıyoruz; özel sektör ortakları, tüm çocukların tam potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olmak için yalnızca kaynaklarını değil, uzmanlıklarını ve yenilikçi bakış açılarını da getirerek çalışmalarımızda kritik rol oynuyor.”  </p>
<p><strong> </strong>Doğan Holding ve UNICEF, çocukların her yönüyle toplumda bireysel bir yaşam sürmeye hazırlanması ve başta barış, değerler, hoşgörü, özgürlük, eşitlik ve dayanışma olmak üzere Birleşmiş Milletler Antlaşması’nda belirtilen ideallerle yetiştirilmesinin gerekliliğini dikkate alan bir ortak değerler zemininde anlaşmaya varmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiler.</p>
<p><strong>Doğan Holding Hakkında:</strong></p>
<p><strong>64 yıldır Türkiye ekonomisine değer katan Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş., iş dünyasına, Onursal Başkan Aydın Doğan’ın 1959 yılında Mecidiyeköy Vergi Dairesi’ne kaydolması ve 1961’de otomotiv alanında ilk şirketini kurması ile girmiştir. Bugün Doğan Grubu Şirketleri faaliyette bulundukları elektrik üretimi, sanayi &#038; ticaret, otomotiv ticareti &#038; pazarlama, finansman &#038; yatırım, internet &#038; eğlence ve gayrimenkul alanlarında yenilikçi vizyonları ile öncü rol üstlenmektedir. Doğan Grubu’nun, bünyesinde yer alan tüm şirketleriyle birlikte uyguladığı kurumsal ve etik değerler, iş dünyasındaki diğer kurumlara da örnek teşkil etmektedir. Üretim faaliyetleri ve ticari faaliyetlerinde küresel başarıyı hedefleyen Doğan Grubu, yurt içindeki ve yurt dışındaki gelişmeleri yakından takip etmekte, uluslararası gruplarla kurduğu stratejik iş birlikleri sayesinde faaliyetlerini verimli bir şekilde yürütmektedir.</strong> <strong>www.doganholding.com.tr</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>UNICEF Hakkında:</strong></p>
<p><strong>UNICEF, dünya genelinde en dezavantajlı çocuklara ulaşmak için dünyanın en zorlu yerlerinde faaliyetlerini yürütüyor. 190’dan fazla ülke ve bölgede, herkes için daha iyi bir dünya inşa etmek için her yerde, tüm çocuklar için çalışıyoruz.</strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogan-holding-ve-unicef-cok-sayida-cocugun-degerlerini-kesfederek-hayatinda-olumlu-etki-yaratmayi-amaclayan-deger-carki-oyununu-tanitti-385613">Doğan Holding ve UNICEF, çok sayıda çocuğun değerlerini keşfederek hayatında olumlu etki yaratmayı amaçlayan Değer Çarkı oyununu tanıttı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de Ölümlü / Yaralanmalı Kazaların Dikkat Çeken İstatislikleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-olumlu-yaralanmali-kazalarin-dikkat-ceken-istatislikleri-370190</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Apr 2023 13:42:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çeken]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[istatislikleri]]></category>
		<category><![CDATA[izmirde]]></category>
		<category><![CDATA[kazaların]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[yaralanmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=370190</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Emniyet Müdürlüğü Trafikten Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Şamil Özsagulu, İzmir'de meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı kazalara ilişkin Radyo Trafik İzmir'e önemli bilgiler verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-olumlu-yaralanmali-kazalarin-dikkat-ceken-istatislikleri-370190">İzmir&#8217;de Ölümlü / Yaralanmalı Kazaların Dikkat Çeken İstatislikleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Emniyet Müdürlüğü Trafikten Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Şamil Özsagulu, İzmir&#8217;de meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı kazalara ilişkin Radyo Trafik İzmir&#8217;e önemli bilgiler verdi.</p>
<p>Trafik kazaları her yıl onbinlerce cana mal olurken, yüzbinlerce kişinin de yaralanmasına, hatta engelli kalmasına sebebiyet veriyor. Radyo Trafik İzmir&#8217;e konuşan İzmir Emniyet Müdürlüğü Trafikten Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Şamil Özsagulu, İzmir&#8217;de meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarının oluş şekillerine dair önemli bilgiler verdi, vatandaşların dikkat etmesi gereken hususları sıraladı.</p>
<p><strong>EN FAZLA ÖLÜMLÜ VE YARALANMALI KAZA YANDAN ÇARPMA SONUCU MEYDANA GELİYOR</strong></p>
<p>İl genelinde oluşan ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarının yüzde 35’inin yandan çarpma suretiyle olduğunu aktaran Şamil Özsagulu, yayaya çarpma neticesinde oluşan kazaların oranının yüzde 23, devrilme, savrulma ve takla atma sonucu oluşan kazaların oranının yüzde 13, arkadan çarpma suretiyle oluşan kazaların oranının ise yüzde 11 olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>ÖLÜMLÜ VE YARALANMALI KAZALARIN YARISINDAN FAZLASINA MOTOSİKLET SÜRÜCÜLERİ KARIŞIYOR</strong></p>
<p>Özsagulu, oluş şekilleri dışında, ölümlü ve yaralanmalı kazaların yüzde 55’ine motosiklet sürücülerinin karıştığına vurgu yaptı. Bu nedenle motosiklet sürücülerini ikaz eden Trafikten Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı, &#8220;İzmir, Türkiye’de motosiklet kullanım oranının en fazla olduğu şehir. Bunu da değerlendirdiğimizde motosiklet sürücülerinin tüm kurallara uymasını, kullandıkları araçların bir trafik unsuru olduğunu unutmamalarını rica ediyorum.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>YAYA GEÇİŞ ÜSTÜNLÜĞÜ, YÜKSEK HIZ, TAKİP MESAFESİ&#8230;</strong></p>
<p>&#8220;Kuralları dikkate almayan vatandaşlarımız kazalara neden oluyor.&#8221; diyen Şamil Özsagulu, &#8220;Ölümlü ve yaralanmalı kazaların oluş şekilleri göz önüne alındığında vatandaşlarımızın yayaların geçiş üstünlüğüne dikkat etmeleri gerekiyor. Vatandaşların da yaya geçitlerini ve üst-alt geçitleri kullanmaları da çok önemli. Yandan çarpma suretiyle oluşan kazalar kavşaklarda, geçiş önceliğine dikkat etmeyen sürücüler nedeniyle meydana geliyor. Kavşaklarda geçiş önceliğine, işaret ve işaretçilere dikkat etmek gerekiyor. Devrilme, savrulma ve takla atma sonucu oluşan kazalara genelde şehirlerarası yollarda rastlıyoruz. Bu kazalara ise yüksek hız sebebiyet veriyor. Arkadan çarpma suretiyle oluşan kazalar için de takip mesafesine dikkat etmek lazım. Vatandaşlarımızın tüm trafik kurallarına uyması, bu kazaların önlenmesine yardımcı olacaktır.&#8221; uyarısında bulundu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-olumlu-yaralanmali-kazalarin-dikkat-ceken-istatislikleri-370190">İzmir&#8217;de Ölümlü / Yaralanmalı Kazaların Dikkat Çeken İstatislikleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otizmde erken başlayan eğitim bireyin yaşamına olumlu yansıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/otizmde-erken-baslayan-egitim-bireyin-yasamina-olumlu-yansiyor-368864</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Apr 2023 09:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başlayan]]></category>
		<category><![CDATA[bireyin]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[otizmde]]></category>
		<category><![CDATA[yansıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=368864</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otizmli bireylerin akranlarıyla çeşitli aktivitelere katılmaları teşvik edilmeli</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmde-erken-baslayan-egitim-bireyin-yasamina-olumlu-yansiyor-368864">Otizmde erken başlayan eğitim bireyin yaşamına olumlu yansıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Otizmli bireylerin akranlarıyla çeşitli aktivitelere katılmaları teşvik edilmeli</strong></p>
<p><strong>Otizmde erken yaşta tanının bir an evvel eğitime başlanması için önemli olduğunu vurgulayan uzmanlar öncelikle anne-babaların bilinçlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Ailelerin her otizmli bireyin kendine özgü farklılıkları olduğunu unutmadan buna tutum ve davranış sergilemeleri gerektiğini belirten Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, “Otizmli bireylerin yetkili kişiler tarafından desteklenerek çeşitli etkinlik ve aktivitelerle akranlarıyla iletişime geçmesi gerekir. Örneğin özel eğitim sürecine hâkim bir gölge öğretmen ile oyun gruplarına katılması otizmli bireyin bu programdan üst düzey verim almasına katkı sağlar.” önerisinde bulundu.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, otizmli çocukların sosyal hayata uyum sağlayabilmeleri için erken tanı ve eğitimin önemine dikkat çekti. Atahan, ailelere ve bakım verenlere de tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><strong>Erken tanı eğitimin etkilerini arttırabilir</strong></p>
<p>Otizm spektrum bozukluğunun, doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan, yaşam boyu süren, dil, sosyal ilişkiler, davranış ve bilişsel gelişmede gecikme ve sapma gibi özellikler gösteren nöro-gelişimsel bir bozukluk olduğunu belirten Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, “Otizmde erken yaşta tanı konması, bir an evvel eğitime başlanması ve etkilerinin yaşamlarına olumlu şekilde yansıması açısından önemli. Erken tanı sonrasında otizmli bireylerin sahip olduğu gelişimsel geriliklerine yönelik öncelikle anne-babalarının bilinçlendirilmesi ve dikkat edecekleri noktalar konusunda bilgilendirilmesi gerekiyor.” dedi.</p>
<p><strong>Eğitimin verimli olabilmesi için olumsuz etkiler minimum seviyeye indirilmeli</strong></p>
<p>Özel eğitim programının, tanıyı koyan ekibin aileyi gerekli kurum ve kişilere yönlendirmesi ile başladığını belirten İrem Atahan, “Otizmli bireylerin gelişimi açısından bakım verenlerinin süreç içerisinde bilinçlenmesi önemli. Anne ve babaların her otizmli bireyin kendine özgü farklılıkları olduğunu unutmadan buna göre tutum ve davranış sergilemeleri gerekir. Tanı alan otizmli bireyin; sosyal hayata adaptasyonu ve nöro-gelişimi için aldığı eğitimlerden üst düzeyde verim alınabilmesi ve alınan eğitimde sonuçların sürdürülebilir olması için toplum içinde sosyalleşmesini engelleyen etkileri minimum seviyeye indirmek gerekir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ailelerin eğitime dahil olması çok önemli</strong></p>
<p>Otizmli bireylerin birbirlerinden farklı gelişim gösterdikleri için kişiye özel ‘Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı’ (BEP) hazırlanması gerektiğini aktaran Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, “BEP, bireyin, ailenin, öğretmenin gereksinimleri doğrultusunda hazırlanan destek eğitim hizmetlerini içerir. Bu aşamada ailenin de program sürecine dahil olması, eğitimde kullanılan yöntemleri öğrenmeleri ve bu programı bireyin gündelik hayatında da aktif bir şekilde kullanmalarını sağlaması gelişim döngüsü açısından çok önemli.” dedi.</p>
<p><strong>Kişiye özel eğitim programları gelişimlerine katkı sağlayabilir</strong></p>
<p>Otizmli bireylerin sınırlı ve yineleyici davranışlar gösterme, genellikle yalnız kalmayı tercih etme, göz teması kurmada güçlük çekme, bazı ses ve durumlara aşırı tepki gösterme, bir nesneye karşı aşırı bağlanma, konuşma ve iletişim kurma noktasında sıkıntılar yaşadıklarına dikkat çeken Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Kişiye özel oluşturulmuş özel eğitim programları, ergoterapi ve duyu bütünleme çalışmaları, dil ve konuşma terapisi desteği bu durumların aşılması ve ilerleme gösterilmesi açından önemli. Bunların yanı sıra otizmli bireyler kaba motor ve ince motor becerilerinde de güçlük yaşayabilmekte, sıra dışı beden hareketleri gösterebilmekteler.  Motor becerilerinde ve beden hareketlerindeki bu güçlükler sebebiyle bireylerin sportif faaliyetlere yönlendirilmesi bireyin gelişimine katkı sağlayabilir.”</p>
<p><strong>Sosyal davranışlarını geliştirmek için spor yapabilirler</strong></p>
<p>Otizmli bireyler için yüzme, atletizm, bowling, bisiklete binmek gibi sportif faaliyetlerin uygun olabildiğini belirten Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, “Bisiklet denge ve koordinasyon becerisini geliştirir, yüzme tüm vücut koordinasyonunu kullanabilme ve rahatlatıcı özelliğinden dolayı fayda sağlar. Bireylerin sosyal becerileri ezbere ve mekanik olarak yaptığı da göz önünde bulundurulduğunda, sosyal hayata adaptasyonlarının daha rahat olması amacıyla ezber davranışların minimumda bulunduğu sportif faaliyetler, sosyal durumlara uygun şekilde davranışlarını uyarlayabilme becerilerinin de geliştirilmesinde bir araç olabiliyor.” önerilerinde bulundu.</p>
<p><strong>Otizmli bireyler akranlarıyla iletişime geçmesi için teşvik edilmeli</strong></p>
<p>Bireyin sosyal becerilerinin gelişiminde normal gelişim gösteren akranlarıyla bir arada oyunlar oynamasının önemine vurgu yapan Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, “Otizmli bireyler çeşitli etkinlik ve aktiviteler esnasında akranlarıyla iletişime geçmesi için yetkili kişiler tarafından desteklenmeli ve teşvik edilmeli.” dedi.</p>
<p>Bireyin, akranlarıyla iletişime geçmesine ve modelleyerek sosyal becerileri öğrenmesine destek sağlayacak eğitimler bulunduğunu da belirten Atahan sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tersine kaynaştırma metodu uygulanan oyun gruplarına bireyi tanıyan ve onun özel eğitim sürecine hâkim bir gölge öğretmeni ile katılması otizmli bireyin bu programdan üst düzey verim almasına katkı sağlar. Gölge öğretmeni ile bireyin dışarıda da sosyal işlevselliğini arttırmak amacıyla çalışmalar yapması da mümkündür.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmde-erken-baslayan-egitim-bireyin-yasamina-olumlu-yansiyor-368864">Otizmde erken başlayan eğitim bireyin yaşamına olumlu yansıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzman Diyetisyen Taylan Kümeli, Kalp Sağlığı Haftası&#8217;nda ton balığının olumlu etkisine dikkat çekiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzman-diyetisyen-taylan-kumeli-kalp-sagligi-haftasinda-ton-baliginin-olumlu-etkisine-dikkat-cekiyor-365315</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 15:14:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[balığının]]></category>
		<category><![CDATA[çekiyor]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[etkisine]]></category>
		<category><![CDATA[haftasında]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kümeli]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[taylan]]></category>
		<category><![CDATA[ton]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365315</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp sağlığı hakkında farkındalık yaratmanın hedeflendiği, 10-16 Nisan tarihlerinde düzenlenen Kalp Sağlığı Haftası boyunca uzmanlar, beslenmenin ve kalp dostu besinler tüketmenin önemine dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzman-diyetisyen-taylan-kumeli-kalp-sagligi-haftasinda-ton-baliginin-olumlu-etkisine-dikkat-cekiyor-365315">Uzman Diyetisyen Taylan Kümeli, Kalp Sağlığı Haftası&#8217;nda ton balığının olumlu etkisine dikkat çekiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kalp sağlığı hakkında farkındalık yaratmanın hedeflendiği, 10-16 Nisan tarihlerinde düzenlenen Kalp Sağlığı Haftası boyunca uzmanlar, beslenmenin ve kalp dostu besinler tüketmenin önemine dikkat çekiyor. Yüksek Omega-3, selenyum ve protein kaynağı olan ton balığına sofralarda daha fazla yer açmayı öneren Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli, balık tüketmenin kalbi korumaya yardımcı olduğunu ve bağışıklığı desteklediğini vurguluyor.</strong></p>
<p>Her yıl nisan ayının ikinci haftası, ülkemizde kalp hastalıklarının önlenmesi ve topluma sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırılması amacıyla Kalp Sağlığı Haftası olarak kutlanıyor. Dengeli beslenme ile fiziksel aktiviteden zengin bir yaşam tarzı, insan hayatı boyunca vücudun iş yükü en fazla organı olan kalbi korumaya yardımcı oluyor. Kalbi korumada bir kalkan görevi gören Omega-3 yağ ise sağlıklı beslenmenin vazgeçilmezi olan balıkta yüksek oranda bulunuyor. Omega 3 açısından çok zengin bir balık türü olan ton balığı, düşük kalorisi ve insan sağlığı için en yararlı doğal protein kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Potasyum, magnezyum, çinko, selenyum, fosfor, demir gibi mineraller ve vitaminler içeren ton balığı; bu özellikleri sayesinde bağışıklığı destekliyor ve birçok hastalığa karşı koruyucu etki sağlıyor.</p>
<p><strong>“Yüksek Omega-3, selenyum ve protein kaynağı ton balığına sofralarda daha fazla yer açın”</strong></p>
<p>Uzman Diyetisyen Taylan Kümeli, kalp sağlığınıza dikkat ediyorsanız size ilk sorulan ne kadar sıklıkla balık tükettiğiniz olacaktır. Balık sadece bir protein kaynağı olmakla kalmıyor, içerdiği Omega-3 sayesinde kalp ve damar sistemi için yararlı etkilerde bulunuyor. Eskimolar ile yapılan araştırmalar; vücut için faydalı yağları sıklıkla tüketen kişilerde kalp krizi oranının çok düşük olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Öte yandan Omega-3 açısından zengin yağlı balıklardan bir tanesi olan ton balığı; kandaki yağ seviyesini düşürüyor, damar sertliğinden koruyarak, damar içinde pıhtı oluşumu riskini azaltıyor ve tansiyonumuzun dengelenmesine kadar birçok sağlık sorununun önlenmesine destekliyor. Kalp sağlığınızı korumak istiyorsanız yüksek oranda Omega-3‘ün yanı sıra sadece okyanusların tertemiz sularında yetişen ve doğal avcılık ile yakalanan balıklarda bulunan selenyum mineralini içeren ve protein kaynağı olan ton balığını hayatınızın en önemli yerinde tutarak haftada en az iki kez tüketin.”</p>
<p>Ton balığı 100 gramlık bir kutuda tüketildiğinde günlük protein ihtiyacının %47’sini karşılıyor. Özellikle zeytinyağlı ton balığını haftada en az iki kez tüketmek, vücudun Omega 3 ihtiyacını karşılıyor.</p>
<p><strong>Dardanel’in tarifleriyle ton balığı sofralarda daha fazla yer alıyor</strong></p>
<p>Türkiye’yi ton balığı ile tanıştıran ilk marka olan Dardanel, Kalp Sağlığı Haftası içerisinde 16 Nisan’da doğum gününü de kutluyor. 39 yılı geride bırakan marka, kurulduğu günden bu yana tüketicileri Atlantik ve Hint okyanuslarının tertemiz sularında yetişen balıklardan seçtiği, güvenilir ve kolay açılabilir kutudaki ürünleriyle buluşturuyor. Dardanel, ton balığının etkilerinden en iyi şekilde yararlanmak için ürün seçiminde dikkatli olmak gerektiğini iletiyor ve tüketicilere doğal, katkısız ve koruyucusuz ton balıklarını tercih etmelerini öneriyor. Dardanel aynı zamanda ton balığının farklı kullanımlarla daha fazla çeşitlendirilerek sofralarda daha çok yer alması için de birbirinden lezzetli tariflerini Türkiye&#8217;nin Balık Uzmanı | Dardanel web sitesinde sunuyor.</p>
<p><strong>Her tercihe uygun alternatifler</strong></p>
<p>Dardanel tüketicilerini cam kavanozda Dardanel Gurme Ton Fileto ya da pratik kullanıma uygun poşet ton balığı gibi farklı kullanım alışkanlıklarına uygun seçeneklerle de buluşturuyor. Gün içinde yemek yapacak vakti olmayanlar ya da hızlı ve pratik bir lezzet arayanlar için besleyici tonlu “Aç Ye” lezzetleri ise kolay açılabilir kapağı ve dahili çatalı ile evde, ofiste, sporda, seyahatte kısacası her yerde pratik bir şekilde tüketilebilen bir alternatif oluyor. Dardanel’in kullanım kolaylığı sağlayan kolay açılan kapağı aynı zamanda ülkemizde konserve kategorisinin bir ilki olma özelliği taşıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzman-diyetisyen-taylan-kumeli-kalp-sagligi-haftasinda-ton-baliginin-olumlu-etkisine-dikkat-cekiyor-365315">Uzman Diyetisyen Taylan Kümeli, Kalp Sağlığı Haftası&#8217;nda ton balığının olumlu etkisine dikkat çekiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de İlk 3 Ayın Kaza Raporu: 25&#8217;i Ölümlü 2 Biz 450 Kaza</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-ilk-3-ayin-kaza-raporu-25i-olumlu-2-biz-450-kaza-364751</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 10:17:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayın]]></category>
		<category><![CDATA[biz]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[izmirde]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[raporu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364751</guid>

					<description><![CDATA[<p>Radyo Trafik İzmir haber merkezine ulaşan bilgilere göre; yılın ilk 3 ayında İzmir’de ana yollarda trafiği etkileyen 2 bin 450 trafik kazası meydana geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-ilk-3-ayin-kaza-raporu-25i-olumlu-2-biz-450-kaza-364751">İzmir&#8217;de İlk 3 Ayın Kaza Raporu: 25&#8217;i Ölümlü 2 Biz 450 Kaza</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Radyo Trafik İzmir haber merkezine ulaşan bilgilere göre; yılın ilk 3 ayında İzmir’de ana yollarda trafiği etkileyen 2 bin 450 trafik kazası meydana geldi. Çevre yolları dışında en çok kazanın yaşandığı arter Akçay Caddesi oldu. Hilal Köprüsü ve DGM Köprüsü ile 2 köprünün arasında yer alan Mürselpaşa Bulvarı ise en kara nokta olarak kayıtlara geçti.</p>
<p><strong>RADYO TRAFİK İZMİR ÖZEL HABER /</strong> Radyo Trafik İzmir haber merkezine ulaşan bilgiler ve Radyo Trafik Yolda verilerine göre İzmir’de, 2023 yılında geride kalan Ocak, Şubat ve Mart aylarında kent genelindeki ana yollarda trafiği etkileyen 2 bin 450 trafik kazası meydana geldi. Çevre yolları yine en çok kazanın yaşandığı bölgeydi. İlk çeyrekte Akçay Caddesi’nde 189 kaza olurken, DGM Köprüsü ile Hilal Köprüsü arasında kalan kısım 59 kaza ile son 3 ayda İzmir’in en kara noktası oldu.</p>
<p><strong>25 ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI OLDU</strong></p>
<p>Radyo Trafik Yolda uygulaması istatistiklerine göre Nisan ayına kadar meydana gelen 2 bin 450 kazadan 25’i ölümlü, 330’u yaralanmalı, 2 bin 95’i hasarlı olarak raporlara geçti. 25 ölümlü kazadan 7’sinde motosiklet sürücüsü hayatını kaybederken, yüz yaralanmalı kazada yine motosikletliler vardı. Ölümlü trafik kazalarının 3’ünde yayalar, 3’ünde de bisikletliler yaşamını yitirdi.</p>
<p><strong>TRAFİK KAZALARININ ARTERLERE GÖRE DAĞILIMI…</strong></p>
<p>Son 3 ayda meydana gelen 2 bin 500’e yakın trafik kazasının en çok görüldüğü arter Akçay Caddesi oldu. Her gün on binlerce aracın geçtiği Akçay Caddesi’nde 189 kaza meydana geldi. Akçay Caddesi’nin ardından 179 kaza ile Anadolu Caddesi, 166 kaza ile Mürselpaşa Bulvarı, 150 kaza ile Ankara Caddesi, 148 kaza ile Yeşildere Caddesi sıralandı.</p>
<p><strong>EN ÇOK KAZA ÇEVRE YOLLARI’NDA MEYDANA GELİYOR</strong></p>
<p>Çevre yolları ve otoyollar, geçen yıl olduğu gibi yılın ilk 3 ayında da kazaların en sık yaşandığı bölgelerdi. 2022 yılının ilk çeyreğinde 249 kazanın meydana geldiği çevre yolları ve otoyollarda bu sene 314 kaza rapor edildi. Çevre yollarının en kara noktası ise 34 kaza ile Bayrak Tünelleri oldu. Pınarbaşı Kavşağı 26, Otoyol Kavşağı ise 22 kaza ile çevre yolları üzerinde en fazla kazanın yaşandığı bölgelerdendi.</p>
<p><strong>KAZA “KARA” NOKTALARI</strong></p>
<p>Radyo Trafik İzmir, haber merkezine ulaşan bilgilere göre aylık ve yıllık olarak İzmir’de en fazla kazanın yaşandığı noktaları da belirliyor. En dikkat edilmesi gereken “kara noktalar” bu yıl da değişmedi. İlk 3 ayda Mürselpaşa Bulvarı’nın Hilal Köprüsü ile DGM Köprüsü arasında kalan kısmında 59 trafik kazası meydana geldi. DGM Köprüsü’nde 58, Hilal Köprüsü’nde ise 55 kaza olurken, yaklaşık 2 kilometrelik bu hat üzerinde 172 olumsuz durum yaşandı. Ocak, Şubat ve Mart aylarında ESBAŞ Alt Geçidi’nde 51, Gaziemir Alt Geçidi ile Tepecik Köprüsü ile Su Kemerleri arasında 47’şer, Halkapınar Köprüsü’nde 32, Tarihi Su Kemerleri bölgesinde 31, EGEMAK Köprüsü üzerinde 29 trafik kazası meydana geldi.</p>
<p><strong>ZİNCİRLEME VE KÖR NOKTA KAZALARI EN ÇOK NERELERDE OLUYOR?</strong></p>
<p>Diğer yandan Radyo Trafik haber merkezine son 3 ayda ulaşan kaza bilgilerinden 303’ü zincirleme kazalardı, 27’sinde yaralananlar oldu. Kavşak noktaları başta olmak üzere 59 kazanın kör nokta kazası olarak rapor edilmesi dikkat çekiciydi. 76 kaza ise tek aracın karıştığı kazalardı ve bu kazalarda 3 kişi yaşamını yitirdi.</p>
<p>Zincirleme trafik kazalarının en çok görüldüğü bölgeler ise 12’şer zincirleme kazayla DGM Köprüsü ve Gaziemir Alt Geçidi oldu. DGM Köprüsü ile Hilal Köprüsü arasında 11, ESBAŞ Alt Geçidi ile Tepecik Köprüsü-Su Kemerleri arasında 10’ar, Hilal Köprüsü ile Tepecik Köprüsü üstünde ise 9’ar zincirleme trafik kazası meydana geldi.</p>
<p>Kör nokta kazasının en fazla yaşandığı bölge ise Osman Kibar Tüneli çıkışı oldu. İstanbul Caddesi ile Ankara Caddesi’nin kesiştiği nokta 3 aylık dilimde 9 kör nokta kazasına sahne oldu.</p>
<p><strong>YEŞİLLİK CADDESİ’NE DİKKAT!</strong></p>
<p>Yeşillik Caddesi, yaralanmalı kazaların sıkça görüldüğü arterdi. Kaymakkuyu Kavşağı ve Karabağlar Belediyesi hizasında 7’şer yaralanmalı trafik kazası görüldü. Çevre Yolu üzerinde yer alan Örnekköy Kavşağı, Bayraklı Tünelleri ve İstihkam Viyadüğü’nde ise Ocak, Şubat ve Mart aylarında 6’şar yaralanmalı kaza meydana geldi.</p>
<p>Yeşillik Caddesi ayrıca motosiklet sürücülerinin en fazla kazaya karıştığı arterdi. Karabağlar Belediyesi hizasında 5, Kaymakkuyu Kavşağı’nda 4 kazaya motosiklet sürücüleri karıştı.</p>
<p><strong>ARAÇ ARIZALARI DA TRAFİK YOĞUNLUĞUNA NEDEN OLUYOR</strong></p>
<p>Son 3 aylık verilere göre ise İzmir’deki arterlerde trafiği etkileyen Ocak ayında 800, Şubat ayında 552, Mart ayında ise 798, toplamda 2 bin 150 araç arızası oluştu. Arızalanan araçlardan 111’ini belediye otobüsleri oluştururken, belediye otobüsleri ilk 3 ayda 120 trafik kazasına karıştı.</p>
<p><strong>EGM’YE GÖRE KAZA SAYISI 10 BİNİN ÜZERİNDE</strong></p>
<p>Öte yandan Radyo Trafik Yolda uygulaması verileri ana yollarda trafiği etkileyen trafik kazalarını kapsarken, Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre İzmir genelinde yılın ilk 3 ayında 11 bin 509 trafik kazası meydana geldi.</p>
<p><strong>GEÇEN YILIN İSTATİSTİKLERİ NE DİYOR?</strong></p>
<p>Bu arada Radyo Trafik İzmir haber merkezine ulaşan bilgilere göre, İzmir’de geçen yılın ilk 3 ayında ana yollarda trafiği etkileyen 2 bin 467 trafik kazası meydana gelmiş, bu kazalardan 2 bin 103’ü hasarlı, 348’i yaralanmalı, 16’sı ise ölümlü olarak kayıtlara geçmişti. Yine geçen yılın ilk çeyreğinin en kara noktası DGM Köprüsü’nde 81 trafik kazası olmuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-ilk-3-ayin-kaza-raporu-25i-olumlu-2-biz-450-kaza-364751">İzmir&#8217;de İlk 3 Ayın Kaza Raporu: 25&#8217;i Ölümlü 2 Biz 450 Kaza</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
