<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ölüm | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/olum/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olum</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Mar 2026 07:33:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ölüm | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olum</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ölüm sebepleri arasında ilk 10&#8217;da yer alıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/olum-sebepleri-arasinda-ilk-10da-yer-aliyor-622438</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 07:33:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[10]]></category>
		<category><![CDATA[alıyor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hepatit]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Otoimmün]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622438</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karaciğer hastalıkları dünya genelinde en sık görülen sağlık sorunları arasında yer almaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olum-sebepleri-arasinda-ilk-10da-yer-aliyor-622438">Ölüm sebepleri arasında ilk 10&#8217;da yer alıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karaciğer hastalıkları dünya genelinde en sık görülen sağlık sorunları arasında yer almaya devam ediyor.  Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, özellikle siroz ve kronik karaciğer hastalıkları her yıl yaklaşık 2 milyon kişinin ölümüne neden olurken, küresel ölüm sebepleri arasında ilk 10’da yer alıyor. Vücudumuzun adeta bir kimya laboratuvarı olan karaciğer; yaşamsal öneme sahip maddelerin üretimi, besinlerin enerjiye dönüştürülmesi ve toksinlerin vücuttan temizlenmesi gibi son derece önemli  görevler üstleniyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız, </strong>bu nedenle karaciğerin sorunsuz çalışmasının sağlıklı bir yaşam için kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, “Ancak bazı etkenler karaciğerde hücre ölümüne yol açabilmektedir.  Üstelik karaciğerde oluşan hasar uzun yıllar belirti vermeden sessizce ilerleyebilmekte ve uzun vadede iltihaplanma, fibrozis ile karaciğer nakli gerektirebilen siroza neden olabilmektedir. Karaciğer sağlığını korumak için alınması gereken en önemli önlem ise sağlıklı bir kiloda  olmaktır” diyor.  <strong>Gastroenteroloji Uzmanı</strong> <strong>Prof. Dr. Hakan Yıldız</strong>,  karaciğerde en sık hasar oluşturan 6 etkeni anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!</p>
<p><strong>Hepatit B </strong></p>
<p>Hepatit B, dünya genelinde en sık görülen viral hepatit olarak karşımıza çıkıyor. Çoğunlukla anneden bebeğe bulaşarak karaciğerde kronik inflamasyona, yani kronik karaciğer hastalığına  yol açabiliyor. Bu inflamasyon yıllar içinde karaciğer hücrelerinin ölümüyle  ve bunun sonucunda siroz ve/veya karaciğer kanseriyle sonuçlanabiliyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> Hepatit B aşısı çoğunlukla bizi yaşam boyunca bu enfeksiyondan koruyor.</p>
<p><strong>Obezite</strong></p>
<p>Dünya genelinde en sık görülen karaciğer hastalığının “karaciğer yağlanması” olduğu belirtiliyor. Çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri olan<strong> </strong>obezite, karaciğerde özellikle “metabolik disfonksiyonla ilişkili yağlı karaciğer” olarak adlandırılan hastalığa yol açabiliyor. Karaciğerde yağlanma uzun vadede ciddi hasarlar oluşturabiliyor ve karaciğer nakli gerektiren hastalarda en sık görülen nedeni oluşturuyor.  Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız,<strong>  </strong>son yıllarda obezite ve sağlıksız beslenme sebebiyle karaciğer yağlanmasının giderek arttığını vurgulayarak, “Araştırmalar, obezite sorunu  yaşayan kişilerin yaklaşık yüzde 80’inde karaciğerde yağ birikimi olduğunu göstermektedir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> Sağlıklı beslenmek, günde 30 dakika hafif tempolu yürüyüş yapmak, ideal kiloya ulaşmak veya mevcut kilonun yüzde 8-10’unu vermek, günde 2-3 fincan filtre kahve tüketmek, karaciğer yağlanmasının hafiflemesine destek oluyor. </p>
<p><strong>İlaçlar ve bitkisel ürünler</strong></p>
<p>Zararsız gibi görünen bazı ağrı kesiciler ve bitkisel ürünler, bilinçsizce kullanıldığında karaciğerde ani iltihaplanma başlatabiliyor ve toksik hepatite neden olabiliyor. Bunun sonucunda halsizlik, sarılık ve ilerleyen dönemde karaciğer yetmezliği tablosu  gelişebiliyor.  </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> İlaçları ve bitkisel ürünleri ‘masum’ görmemek; doktor önerisi olmadan hiçbir ürünü kullanmamak, toksik hepatiti önlemenin en basit yolunu oluşturuyor. </p>
<p><strong>Aşırı alkol tüketimi </strong></p>
<p>Alkol, karaciğerde parçalanırken ortaya çıkan toksik ara ürünlerle hücreleri yıpratıyor. Bunun sonucunda zamanla yağlanma, iltihaplanma ve nihayetinde siroza uzanan sessiz bir hasar süreci başlıyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> Alkolü güvenli sınırların altında ve seyrek tüketmek (haftada 2-3 kadehi geçmemek) karaciğer sağlığımız için çok önemli. </p>
<p><strong>Genetik hastalıklar</strong></p>
<p>Bazı karaciğer hastalıkları genetik nedenlerle ortaya çıkıyor. Genler normalde karaciğer hücrelerinde görev yapan enzimlerin, reseptörlerin (alıcıların) ve taşıyıcı proteinlerin üretimini sağlıyor. Bu genlerde bir bozukluk olduğunda karaciğer bazı görevlerini tam olarak yerine getiremiyor. Örneğin, safra üretimi ve kullanımı bozulabiliyor veya bakır ile demir gibi minerallerin dengesi etkilenebiliyor.  Ayrıca, bazı zararlı maddelerin vücuttan atılması zorlaşabiliyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı? </strong>Bu tür hastalıklar erken dönemde fark edildiğinde çoğu zaman ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabiliyor. Erken tanı için düzenli sağlık kontrolleri ve gerekli laboratuvar testlerinin yapılması büyük önem taşıyor. </p>
<p><strong>Otoimmün hastalıklar</strong></p>
<p>Karaciğer otoimmün hastalıkları  (otoimmün hepatit, primer biliyer kolanjit gibi) çoğunlukla genetik yatkınlığı olan kişilerde; enfeksiyonlar, ilaçlar ve karaciğerde inflamasyonun tetiklenmesi sonucu oluşuyor.  </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı? </strong>Erken dönemde tanı konulduğunda<strong> </strong>otoimmün hastalıkların tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Hakan Yıldız, aile bireylerinde otoimmün karaciğer hastalığı bulunan kişilerin düzenli olarak takip edilmeleri gerektiğine vurgu yapıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olum-sebepleri-arasinda-ilk-10da-yer-aliyor-622438">Ölüm sebepleri arasında ilk 10&#8217;da yer alıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya YALNIZLIK SALGINI ile Karşı Karşıya</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunya-yalnizlik-salgini-ile-karsi-karsiya-618832</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 08:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[karşıya]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[salgını]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618832</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalabalık şehirler, yoğun bir hayat temposu, hiç susmayan telefonlar… Ancak günün sonunda milyonlarca insan, kimseye anlatamadığı bir duyguyla baş başa kalıyor: Yalnızlık…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-yalnizlik-salgini-ile-karsi-karsiya-618832">Dünya YALNIZLIK SALGINI ile Karşı Karşıya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalabalık şehirler, yoğun bir hayat temposu, hiç susmayan telefonlar… Ancak günün sonunda milyonlarca insan, kimseye anlatamadığı bir duyguyla baş başa kalıyor: Yalnızlık…</p>
<p>Uzmanlara göre bu tablo artık bireysel bir ruh haliyle açıklanamaz durumda. Dünya, bilimsel literatürde “Yalnızlık Salgını” <em>(Loneliness Epidemic)</em> olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya.</p>
<p>2025 ve 2026 yıllarında yayımlanan uluslararası araştırmalar, yalnızlığın kişisel bir mesele olmaktan çıkıp küresel bir halk sağlığı krizine dönüştüğünü ortaya koyuyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre bugün dünya genelinde her altı kişiden biri kronik yalnızlık yaşıyor.</p>
<p>Uzmanlar, yalnızlığın sigara kullanımı, obezite ve hareketsizlik kadar ciddi bir ölüm riski taşıdığı konusunda uyarıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 tarihli raporuna göre yalnızlık ve sosyal izolasyon, dünya genelinde yılda yaklaşık 871 bin ölüme katkıda bulunuyor. Bu da saatte ortalama 100 ölümün, doğrudan ya da dolaylı olarak yalnızlıkla ilişkili olduğu anlamına geliyor.</p>
<p><strong>Yalnızlık Sadece Ruhu Değil, Bedeni de Hasta Ediyor</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, yalnızlığın klinik etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu vurguluyor:</p>
<p>“Son iki yılda yayımlanan geniş kapsamlı bilimsel araştırmalar, yalnızlığın yalnızca ruhsal bir durum olmadığını açıkça gösteriyor. Kalp hastalıkları, diyabet, demans ve erken ölüm riskini ciddi biçimde artırıyor. Yalnızlık beyinde sürekli bir tehdit algısı yaratıyor; kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor.”</p>
<p>2025–2026 döneminde yayımlanan bilimsel araştırmalara göre yalnız bireylerde demans riski yaklaşık yüzde 50, kalp hastalığı riski yüzde 29, inme riski yüzde 32 oranında artıyor. Erken ölüm riski de yalnız yaşayan ve kendini yalnız hisseden bireylerde belirgin biçimde yükseliyor.</p>
<p><strong>Gençler Kalabalıklar İçinde Yalnız</strong></p>
<p>Yalnızlık denince akla genellikle yaşlılar gelse de, son veriler asıl risk grubunun gençler olduğunu gösteriyor. Yeditepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, bu tabloyu “Modern Yalnızlık Paradoksu” olarak tanımlıyor:</p>
<p>“Gençler sürekli çevrim içi, sürekli bağlantıda. Ama bu bağlantılar derinlik taşımıyor. Araştırmalar, 18–25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60’a ulaştığını gösteriyor. Bu, ‘kimsem yok’ yalnızlığı değil; kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik.”</p>
<p>Sosyal medyanın yoğun kullanımı ve yüz yüze temasın azalması gibi nedenler, bu duygunun gençler arasında daha da derinleşmesine yol açıyor.</p>
<p><strong>Türkiye’de Tablo Farklı Değil</strong></p>
<p>TÜİK’in 2026 verilerine göre, tek kişilik hane sayısı 5,5 milyonu aşmış durumda. Son on yılda yalnız yaşayanların sayısındaki artış yüzde 60’ın üzerinde. En yüksek oranlar İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde görülüyor.</p>
<p>Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu’na göre bu artış, toplumsal dönüşümün kaçınılmaz bir sonucu:</p>
<p>“Bireyselleşme sosyal bağları zayıflatıyor. Yalnızlık artık istisna değil, gündelik hayatın bir parçası haline geliyor.”</p>
<p><strong>Yapay Zeka ve Sosyal Medyanın Etkisi</strong></p>
<p>2025 ve 2026 yıllarında yalnızlıkla mücadelede yapay zeka destekli sohbet uygulamaları ve dijital yoldaşlar hızla yaygınlaştı. Bazı çalışmalar bu araçların kısa vadede yalnızlık hissini azalttığını gösterse de, uzmanlar temkinli.</p>
<p>Doç. Dr. Berke Kırıkkanat bu noktada uyarıyor: “Yapay zeka kişiye ‘duyulma’ hissi verebiliyor. Ancak bu, gerçek ilişkilerin yerini tutmuyor. Aşırı kullanımda sosyal beceriler körelebiliyor ve kişi gerçek hayattan daha da kopabiliyor. Sosyal medya ise insanları birbirine bağlamak yerine çoğu zaman karşılaştırma, yetersizlik ve dışlanmışlık duygusunu besliyor.”</p>
<p><strong>Yalnızlık Duygusu Kişisel Zayıflık Değil</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü ve OECD raporları, yalnızlıkla mücadelenin yalnızca bireysel terapi ya da kişisel çabayla çözülemeyeceğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre sorun, bireylerin değil, modern yaşamın yapısında yatıyor. Bu nedenle çözümün sağlık sistemlerinden şehir planlamasına, eğitim politikalarından sosyal yaşama kadar geniş bir toplumsal çerçevede ele alınması gerekiyor.</p>
<p>Son yıllarda bazı ülkelerde hayata geçirilen “sosyal reçeteleme” modelleri bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer alıyor. Bu modeller, bireyleri topluluk etkinliklerine ve sosyal alanlara yönlendirerek yalnızlık hissini azaltmayı hedefliyor. İlk sonuçlar umut verici olsa da, bu adımların kalıcı ve yaygın hale getirilmesinin kritik olduğu vurgulanıyor.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ABD Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, yalnızlığın yapısal boyutuna dikkat çekiyor: “Yalnızlık bir karakter kusuru değil, modern yaşamın ürettiği yapısal bir sorun.”</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Berke Kırıkkanat ise çözümün yönünü şu sözlerle özetliyor: “Toplum olarak daha fazla bağlantıya değil, daha fazla anlamlı bağa ihtiyacımız var.”</p>
<p>Özetle araştırmalar şunu gösteriyor: Bireylerin yalnızlık duygusu görmezden gelindiğinde, en kalabalık toplumlar bile zamanla içten içe yalnızlaşıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-yalnizlik-salgini-ile-karsi-karsiya-618832">Dünya YALNIZLIK SALGINI ile Karşı Karşıya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Görünmeyen sessiz salgın: Toplumsal cinsiyet eşitsizliği sağlığı tehdit ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gorunmeyen-sessiz-salgin-toplumsal-cinsiyet-esitsizligi-sagligi-tehdit-ediyor-612273</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 08:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[görünmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612273</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi Sağlık Yönetimi doktora programı mezunu Dr. Elif Akdemirel’in“Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğinin Sağlık Sonuçları ile İlişkisi” başlıklı araştırması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yalnızca bir hak ihlali değil, aynı zamanda küresel ölçekte etkili bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gorunmeyen-sessiz-salgin-toplumsal-cinsiyet-esitsizligi-sagligi-tehdit-ediyor-612273">Görünmeyen sessiz salgın: Toplumsal cinsiyet eşitsizliği sağlığı tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi Sağlık Yönetimi doktora programı mezunu Dr. Elif Akdemirel’in“Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğinin Sağlık Sonuçları ile İlişkisi” başlıklı araştırması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yalnızca bir hak ihlali değil, aynı zamanda küresel ölçekte etkili bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Akdemirel, eşitsizliğin yaygınlığı, sürekliliği ve önlenebilir sağlık sonuçlarına yol açması nedeniyle “görünmeyen, sessiz bir salgın” olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>Araştırmaya göre, kadınların cinsiyetleri nedeniyle maruz kaldıkları ayrımcılık, sağlıklarını hem doğrudan hem de dolaylı biçimde olumsuz etkiliyor. Sağlık bilgisine ve hizmetlerine erişimdeki engeller, düşük eğitim ve gelir düzeyi, karar alma mekanizmalarından dışlanma gibi faktörler; istenmeyen gebelikler, anne ölümleri, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve şiddet gibi riskleri artırıyor. Birleşmiş Milletler verileri, her beş kız çocuğundan birinin 18 yaşından önce evlendirildiğini ve dünya genelinde 230 milyon kız çocuğu ve kadının kadın sünnetine maruz kaldığını ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Toplumsal cinsiyet eşitsizliği erkekleri de etkiliyor</strong></p>
<p>Toplumsal cinsiyet eşitsizliği yalnızca kadınları değil, erkekleri de etkiliyor. Akdemirel’e göre erkeklere yüklenen riskli davranış kalıpları; sigara, alkol ve madde kullanımını artırırken, sağlık hizmetlerinden yararlanma isteksizliği erken ölümlere yol açabiliyor. Bu durum, önlenebilir hastalıklar nedeniyle yaşam süresinin kısalmasına neden oluyor.</p>
<p>Araştırma, eşitsizliğin kuşaklar arası sağlık sorunlarını da derinleştirdiğini gösteriyor. Anne eğitiminin düşüklüğü, yetersiz beslenme ve sağlık hizmetlerine erişimdeki sorunlar; düşük doğum ağırlıklı bebeklerin dünyaya gelmesine ve bebek-çocuk ölümlerinin artmasına yol açıyor. Akdemirel, bu tablonun çocuk ölümlerinin yalnızca yoksullukla değil, eğitim, sağlık ve gelir gibi temel kaynakların adaletsiz dağılımıyla ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>
<p><strong>Bütüncül politikalar gerekiyor</strong></p>
<p>Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın 2025 raporuna göre, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülkeler arasında Yemen, Nijerya, Somali, Çad ve Afganistan yer alıyor. Bu ülkelerde anne ölüm oranları ve adölesan doğurganlık hızları son derece yüksekken, Danimarka ve Norveç gibi eşitlikte iyi performans gösteren ülkelerde hem yaşam süresi daha uzun hem de anne ve çocuk ölümleri çok daha düşük seviyelerde.</p>
<p>Akdemirel, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının kısa vadede anne ölümleri ve adölesan gebeliklerde, uzun vadede ise kuşaklar arası sağlık eşitsizliklerinde belirgin iyileşmeler yaratacağını belirtiyor. Ancak bunun yalnızca sağlık politikalarıyla değil; eğitim, istihdam, sosyal güvence ve karar alma süreçlerinde eşitliği hedefleyen bütüncül politikalarla mümkün olabileceğinin altını çiziyor.</p>
<p>Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri ise toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin doğumda beklenen yaşam süresini kısaltması. Bu sonuç, “eşitsizlik öldürür” ifadesinin bilimsel karşılığını ortaya koyarken, politika yapıcılara da net bir uyarı sunuyor: Sağlıkta kalıcı ve sürdürülebilir iyileşme, ancak toplumsal cinsiyet eşitliğini merkeze alan önleyici ve sektörler arası politikalarla mümkün.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gorunmeyen-sessiz-salgin-toplumsal-cinsiyet-esitsizligi-sagligi-tehdit-ediyor-612273">Görünmeyen sessiz salgın: Toplumsal cinsiyet eşitsizliği sağlığı tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölümün Sesi Sinemalarda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/olumun-sesi-sinemalarda-612132</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 11:43:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[ölümün]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[sesi]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalarda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Korku sinemasına mitolojik bir damar açan Ölümün Sesi, Wild Atlantic Pictures ve No Trace Camping ortak yapımcılığında hayata geçirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olumun-sesi-sinemalarda-612132">Ölümün Sesi Sinemalarda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Korku sinemasına mitolojik bir damar açan Ölümün Sesi, Wild Atlantic Pictures ve No Trace Camping ortak yapımcılığında hayata geçirildi. Yönetmen koltuğunda <em>Dehşetin Yüzü</em> filminin yönetmeni Corin Hardy’nin oturduğu film, karanlık atmosferiyle korku sinemasını yeniden şekillendiriyor. Binlerce yıllık bir efsaneyi modern bir lise kabusuna dönüştüren film, kadim bir laneti günümüz gençliğiyle buluşturuyor.</p>
<p>Başrolde yer alan Dafne Keen, babasının ölümüyle sarsılmış, yas ve suçluluk duygusuyla mücadele eden Chrys karakteriyle hikâyenin duygusal merkezini oluşturuyor. Chrys ve arkadaşları, Aztek kökenli olduğu ortaya çıkan gizemli bir “Ölüm Düdüğü”nü çaldıklarında, geri dönüşü olmayan bir laneti de serbest bırakıyorlar.</p>
<p><strong>BİNLERCE YILLIK BİR NESNE, MODERN BİR KABUS</strong></p>
<p>Aztek medeniyetine dayanan ve savaş alanlarında psikolojik korku yaratmak için kullanıldığı düşünülen ölüm düdükleri, tarih boyunca sesin bir silah olarak kullanılabileceğini gösteren çarpıcı örneklerden biri.</p>
<p>Film, bu kadim nesneyi bir Amerikan lisesinin ortasına yerleştirerek kültürel ve zamansal bir çarpışma yaratıyor.</p>
<p><strong>TARİH BOYUNCA SESİN GÜCÜ</strong></p>
<p>Azteklerin Ölüm Düdüğü varsa, Anadolu&#8217;nun da ruhları çağıran davulları, savaş başlatan boruları vardı. Orta Asya’dan Osmanlı’ya uzanan tarihsel çizgide ses; yalnızca müzik değil, bir çağrı, bir uyarı, bir güç sembolüydü. Şaman davulları ritüellerde ruhlarla iletişim kurarken, savaş boruları ordulara hücum emri verirdi.</p>
<p>Ölümün Sesi, tam da bu tarihsel bağlamı hatırlatıyor: Ses, bazen bir inançtır, bazen bir korku, bazen de kaderi başlatan ilk nefes. Film, kadim kültürlerdeki “sesin kudreti” temasını modern korku anlatısıyla birleştirerek evrensel bir ürperti yaratıyor.</p>
<p><strong>EKSİ 15 DERECEDE ÇEKİLEN KABUS</strong></p>
<p>Filmdeki havuz sahnesi ve açık hava sekansları, Kanada&#8217;nın Toronto kentinde, eksi 15 derecede çekildi. Kasım ayında gerçekleştirilen çekimlerde ekip ve oyuncular fiziksel olarak zorlayıcı koşullarla mücadele etti. Yönetmen Hardy, sahnelerin doğal görünmesi için gerçek atmosferden ödün vermemeyi tercih etti. Bu karar, filme hem görsel gerçekçilik hem de karakterlerin savunmasızlığını artıran bir etki kattı.</p>
<p><strong>KORKU, MİTOLOJİ VE GENÇLİĞİN ÇARPIŞMASI</strong></p>
<p>Ölümün Sesi, bir lise korku filmi gibi başlayıp mitolojik bir kabusa dönüşen yapısıyla hem nostaljik hem çağdaş bir deneyim sunuyor. Kadim bir sesin yankısı, modern gençliğin korkularıyla birleştiğinde ortaya çıkan şey yalnızca bir korku filmi değil; kültürlerarası bir ürperti hikâyesi.</p>
<p><strong>Gerçek Korku, Gerçek Efekt</strong></p>
<p>Filmde korku atmosferini güçlendirmek adına yoğun biçimde plastik makyaj ve pratik özel efekt teknikleri kullanıldı. Ölüm sahnelerinde dijital müdahalenin ötesine geçilerek protez uygulamalar, animatronikler ve el yapımı efektler tercih edildi. Amaç; seyirciye bilgisayar üretimi bir görüntü değil, fiziksel ve hissedilebilir bir dehşet deneyimi sunmak.</p>
<p><strong>Hikayenin merkezinde ‘Umut’ var</strong></p>
<p>Dehşetin Yüzü ile korku sinemasında derin bir iz bırakan Corin Hardy verdiği röportajda, ölüm temasıyla örülü bu korku filmini yönetmeyi kabul etmesindeki en önemli etkenlerden birinin, hikâyenin merkezinde yer alan umut duygusu olduğunu vurguladı</p>
<p><strong>Künye</strong></p>
<p>Yapım Yılı: 2026</p>
<p>Yapımcı: Wild Atlantic Pictures, No Trace Camping</p>
<p>Yönetmen: Corin Hardy</p>
<p>Senaryo: Owen Egerton</p>
<p>Dağıtım: CJ ENM Türkiye</p>
<p>Türkiye İthalatçısı: FilmMedya</p>
<p>Tür: Korku</p>
<p>Süre: 97 dakika</p>
<p>Oyuncular: Dafne Keen, Sophie Nélisse, Sky Yang, Percy Hynes White, Nick Frost, Ali Skovbye, Michelle Fairley</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olumun-sesi-sinemalarda-612132">Ölümün Sesi Sinemalarda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Whistle – Ölümün Sesi&#8217; tüm dünya ile aynı anda Türkiye&#8217;de!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/whistle-olumun-sesi-tum-dunya-ile-ayni-anda-turkiyede-608385</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 10:59:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[anda]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[ölümün]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[sesi]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[whistle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608385</guid>

					<description><![CDATA[<p>Korku ve gerilim sinemasının merakla beklenen yapımlarından “Whistle – Ölümün Sesi”, 6 Şubat 2026’da dünya ile aynı anda Türkiye’de sinemaseverlerle buluşuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/whistle-olumun-sesi-tum-dunya-ile-ayni-anda-turkiyede-608385">&#8216;Whistle – Ölümün Sesi&#8217; tüm dünya ile aynı anda Türkiye&#8217;de!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Korku ve gerilim sinemasının merakla beklenen yapımlarından “Whistle – Ölümün Sesi”, <b>6 Şubat 2026’da</b> dünya ile aynı anda Türkiye’de sinemaseverlerle buluşuyor.</p>
<p>Film, CJ ENM Türkiye dağıtımı ve FilmMedya ithalatıyla ülkemizde vizyona girecek. Karanlık atmosferi ve sürükleyici hikâyesiyle korku türü hayranlarına unutulmaz bir deneyim vadediyor.</p>
<p>Yapımcılığını The Pope’s Exorcist ve Evil Dead Rise gibi ses getiren filmlerin arkasındaki Wild Atlantic Pictures ile No Trace Camping’in üstlendiği filmin yönetmen koltuğunda, The Nun ile korku sinemasına damga vuran Corin Hardy oturuyor. Senaryosu ise Owen Egerton imzası taşıyor.</p>
<p><b>Game of Thrones ve Marvel evreni korkuda birleşti</b></p>
<p>“Whistle – Ölümün Sesi”, yıldızlarla dolu oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. Filmin başrolünde, Logan filmindeki X-23 performansıyla dünya çapında tanınan ve son olarak Deadpool &#038; Wolverine ile Marvel evrenine geri dönen Dafne Keen yer alıyor. Keen’e, The Book Thief ve Yellowjackets ile tanınan Sophie Nélisse eşlik ediyor.</p>
<p>Kadrodaki diğer isimler arasında Netflix’in fenomen dizisi Wednesday ile geniş bir hayran kitlesine ulaşan Percy Hynes White, Game of Thrones’ta Catelyn Stark karakteriyle hafızalara kazınan Michelle Fairley ve Shaun of the Dead ile Hot Fuzz gibi yapımlarla bilinen İngiliz sinemasının deneyimli oyuncusu Nick Frost bulunuyor.</p>
<p><b>Lanetli Bir Ses, Kaçınılmaz Bir Son</b></p>
<p>Film, bir grup lise öğrencisinin tesadüfen bulduğu eski bir Aztek Ölüm Düdüğü ile başlıyor. Düdüğün çıkardığı korkunç sesin, onları gelecekteki ölümleriyle yüz yüze getirdiğini fark eden gençler, art arda gelen kayıplar sonrası bu lanetli nesnenin kökenini araştırmaya başlıyor. Ancak başlattıkları olaylar zinciri, sandıklarından çok daha karanlık bir gerçeği ortaya çıkarıyor.</p>
<p><b>“Whistle – Ölümün Sesi” 6 Şubat&#8217;ta sinemalarda!</b></p>
<p> </p>
<p><b>Künye</b></p>
<p>Yapım Yılı: 2026</p>
<p>Yapımcı: Wild Atlantic Pictures, No Trace Camping</p>
<p>Yönetmen: Corin Hardy</p>
<p>Senaryo: Owen Egerton</p>
<p>Dağıtım: CJ ENM Türkiye</p>
<p>Türkiye İthalatçısı: FilmMedya</p>
<p>Tür: Korku</p>
<p>Süre: 97 dakika</p>
<p><b>Oyuncular:</b> Dafne Keen, Sophie Nélisse, Sky Yang, Percy Hynes White, Nick Frost, Ali Skovbye, Michelle Fairley</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/whistle-olumun-sesi-tum-dunya-ile-ayni-anda-turkiyede-608385">&#8216;Whistle – Ölümün Sesi&#8217; tüm dünya ile aynı anda Türkiye&#8217;de!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uğur Mumcu 33&#8217;üncü Ölüm Yıl Dönümünde Osmangazi&#8217;de Anıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ugur-mumcu-33uncu-olum-yil-donumunde-osmangazide-anildi-607820</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Jan 2026 11:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[33]]></category>
		<category><![CDATA[anma]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkçü]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[dönümünde]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[işık]]></category>
		<category><![CDATA[mumcu]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Osmangazi Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[uğur]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Mumcu]]></category>
		<category><![CDATA[üncü]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607820</guid>

					<description><![CDATA[<p>Demokrasi şehidi Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33’üncü yıl dönümünde Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen söyleşi ve fotoğraf sergisiyle anıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ugur-mumcu-33uncu-olum-yil-donumunde-osmangazide-anildi-607820">Uğur Mumcu 33&#8217;üncü Ölüm Yıl Dönümünde Osmangazi&#8217;de Anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Demokrasi şehidi Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33’üncü yıl dönümünde Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen söyleşi ve fotoğraf sergisiyle anıldı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bugün Uğur Mumcu’nun 35-40 yıl önce yazdığı ne varsa sanki bugünleri tarif etmiş gibi birer birer yaşıyoruz” dedi.</p>
<p>Türkiye’nin en cesur kalemlerinden biri olan araştırmacı gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun, karanlık odaklarca katledilişinin 33’üncü yıl dönümünde Osmangazi Belediyesi tarafından Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde anma programı düzenlendi. İlk olarak Gazeteci Gürsel Gökçe’nin, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında öldürülmesinin ardından cenaze töreni ve sonraki yıllarda evinin önünde düzenlenen anma etkinliklerini takip ederek bugüne kadar çektiği fotoğraflardan oluşan “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” adlı fotoğraf sergisinin açılışı yapıldı. Sergi açılışının ardından Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Gazeteci Gürsel Gökçe ve protokol üyeleri Uğur Mumcu’nun fotoğrafının önüne karanfil bıraktı.</p>
<p>“Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” fotoğraf sergisinin hemen ardından, Uğur Mumcu’nun hayatını anlatan “Bir Kalem Bir Direniş” söyleşisi düzenlendi. Moderatörlüğünü Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi Başkanı Tayfun Çavuşoğlu’nun yaptığı söyleşiye Gazeteci-Yazar Işık Kansu ve Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan konuşmacı olarak katıldı.</p>
<p><b>“Uğur Mumcu Ölümsüz Olmuş Bir Yazarımızdır”</b></p>
<p>Düşünce özgürlüğü, aydınlanma ve demokrasi mücadelesinin simge isimlerinden biri olan Uğur Mumcu’nun anısını yaşatmak için düzenlenen anma etkinliğinde konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Uğur Mumcu’nun katledilişinin 33’üncü yıl dönümünde kendisini saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Gürsel Gökçe beyefendiye bu fotoğrafları bizimle paylaştığı için çok teşekkür ediyoruz. Bugün Uğur Mumcu’nun 35-40 yıl önce yazdığı ne varsa sanki bugünleri tarif etmiş gibi birer birer yaşıyoruz. Emperyalizmin tek dişi kalmış canavarının ülkemizi dört bir yandan nasıl istila etmeye çalıştığını, hemen komşularımızda yaşanan acı olayları ve dramları o gün güçlü kalemiyle ifade etmiş ve maalesef bunun bedelini de hayatıyla ödemiştir. Uğur Mumcu, ölümsüz olmuş bir yazarımızdır. Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve diğer katledilen tüm yazarlar ve gazeteciler gibi onu da asla unutmayacağız. Sadece 24 Ocak’ta değil, 365 gün ve ilelebet anmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p><b>“Ocak Ayı Biz Gazeteciler İçin Yas Ayıdır”</b></p>
<p>Sergilenen fotoğrafların uzun emekler sonucu ortaya çıktığını ifade eden Gazeteci Gürsel Gökçe, “Basın şehitlerini saygıyla anıyorum. Ocak ayı biz gazeteciler için yas ayıdır. 24 Ocak 1993 günü Uğur Mumcu’yu kaybettik. Evinin önüne park ettiği aracına yerleştirilen bombanın patlamasıyla usta gazeteci aramızdan alındı. Uğur Mumcu bizden alınalı 33 yıl oldu. Bu 33 yıllık süreçte toplumsal belleği taze tutmak, hafızalarımızı yeniden canlandırmak adına bu sergiyi oluşturdum” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>“Osmangazi Belediyesi’ne Vefalı Toplantı Nedeniyle Teşekkür Ediyorum”</b></p>
<p>Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamayacağını söyleyen Gazeteci-Yazar Işık Kansu, “Osmangazi Belediyesi’ne vefalı toplantısı nedeniyle Cumhuriyet Gazetesi ve şahsım adına çok teşekkür ediyorum. Uğur Mumcu’nun gazeteciliğinin önemini ve 39 yıl önce yazılmış bir kitabın günümüzde nasıl hâlâ ışık tuttuğunu anlatmaya çalıştım. 1992 yılında dönemin MİT Müsteşarı Teoman Koman, Ankara’daki gazete temsilcilerini çağırarak bir brifing vermişti. Uğur Mumcu da o toplantıya katılanlardan biriydi. Toplantıdan döndükten sonra biraz canı sıkkındı. Çocuklarına, Teoman Koman’ın yakında Türkiye’de karışıklıklar çıkabileceğini, bu süreçte bazı suikastların olabileceğini ve bu suikastlara gazetecilerin de hedef olabileceğini söylediğini aktardı. Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Çetin Emeç ve Ahmet Taner Kışlalı cinayetlerini aynı ekip yapmıştır. Bu saldırılar Kudüs Ordusu tarafından gerçekleştirilmiştir. Bunlar İran’da yetişmiş olabilir; ancak başka egemen emperyalist güçler tarafından da kullanılmış olabilirler” diye konuştu.</p>
<p><b>“Uğur Mumcu Tam Bağımsız ve Bölünmez Türkiye’den Yanaydı”</b></p>
<p>Uğur Mumcu’yu yalnızca anmanın yeterli olmadığını belirten Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, “Bu mücadele Mustafa Kemal Atatürk ilkeleri çerçevesinde geçerlidir. Uğur Mumcu’nun Atatürkçülüğü sloganik bir Atatürkçülük değildi; sorgulayıcı ve tarihsel bir bağlama sahipti. Bağımsızlık, ulusal egemenlik, laiklik ve antiemperyalizm eksenindeydi. Bu görüşleri savunduğu için katledildi. Uğur Mumcu teröre karşıydı. ‘Ben Atatürkçüyüm, laikim, antiemperyalistim, terörün karşısındayım ve tam bağımsız, bölünmez Türkiye’den yanayım’ diyordu” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, günün anısına Gazeteci Gürsel Gökçe’ye hediye takdim etti. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ugur-mumcu-33uncu-olum-yil-donumunde-osmangazide-anildi-607820">Uğur Mumcu 33&#8217;üncü Ölüm Yıl Dönümünde Osmangazi&#8217;de Anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rahim ağzı (serviks) kanserinden ölüm oranı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rahim-agzi-serviks-kanserinden-olum-orani-605256</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 10:51:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağzı]]></category>
		<category><![CDATA[hpv]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolojik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinden]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[oranı]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim Ağzı]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim Ağzı Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[serviks]]></category>
		<category><![CDATA[Smear]]></category>
		<category><![CDATA[testi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605256</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanserlerden biri olan rahim ağzı (serviks) kanserini önlemek mümkün.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rahim-agzi-serviks-kanserinden-olum-orani-605256">Rahim ağzı (serviks) kanserinden ölüm oranı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanserlerden biri olan rahim ağzı (serviks) kanserini önlemek mümkün.  <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen</strong> “Meme kanserinden sonra en sık karşılaşılan rahim ağzı kanseri dünyada her yıl 500 binden fazla kadını tehdit ediyor ve yaklaşık yarısı hayatını kaybediyor. Oysa rahim ağzı kanserini<strong> önlemek mümkündür. Ülkemizde de KETEM’de (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) ‘Ulusal Serviks Kanseri Trama Programı’ kapsamında 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir HPV taraması yapılmaktadır” diyor. </strong>Rahim ağzı kanserinden ölüm oranının gelişmiş ülkelerde yüzde 50-70 azaldığını vurgulayan Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen <strong>Ocak Ayı Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı</strong> kapsamında yaptığı açıklamada, bu kanser türünden korunmanın basit ama etkili yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Son yıllarda dünya genelinde görülme sıklığı artan rahim ağzı kanseri, ileri evreye kadar hiçbir belirti vermeden, sinsice gelişebiliyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen </strong>“Rahim ağzı kanserinin gelişmesi uzun yıllar içinde olmaktadır. Bu sürede rahim ağzındaki hücreler birtakım faktörlerle karşılaşarak (yüksek riskli HPV enfeksiyonu gibi) değişime uğramakta ve hücrelerde anormallikler saptanmaktadır. Düzenli yapılacak jinekolojik muayene ve smear testi ile rahim ağzındaki bu hücresel değişiklikler erken evrede saptanmaktadır. Böylece daha henüz kanser gelişmeden lezyonlar saptanarak kolayca ve hastaya zarar vermeden tedavide tam başarı sağlanabilmektedir” diyor. </p>
<p>Pap smear testi ve HPV testi sayesinde, rahim ağzındaki yüksek riskli HPV türlerinin tespit edilebildiğini, buna karşın her anormal hücrenin ya da her HPV pozitif testin kanser anlamına gelmediğini ekleyen Prof. Dr. Görgen sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu anormal hücrelerin ileride kansere dönüşebilme ihtimaline karşı hastanın takibi gerekir. Ayrıca rahim ağzı kanserine karşı koruyucu olarak HPV aşısının yapılması da kanser riskini azaltmaktadır.<strong> Pap smear testi ve HPV aşısı ile </strong>rahim ağzı kanserlerinin yüzde 90’ı erken dönemlerinde, hatta henüz hücre değişimlerinin olduğu süreçte yakalanabilmekte ve böylece tam başarı sağlanabilmektedir.”</p>
<p><strong>Gelişmiş ülkelerde serviks kanserinden ölüm oranı yüzde 50-70 azaldı!</strong></p>
<p>2030 yılında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) rahim ağzı kanserinin ortadan kaldırılabilmesi için, tüm ülkelerde 100 bin kadında 4’ün altına düşürmeyi hedefliyor. Bu kapsamda; kız çocuklarının yüzde 90’ının, 15 yaşına kadar HPV aşısını tam olarak yaptırması, kadınların yüzde 70’inin rahim ağzı tarama testlerinin (smear ve HPV testi) yapılması ve prekanseröz lezyonu olan kadınların yüzde 90’ının tedavi edilmesi planlanıyor. Gelişmiş ülkelerde cinsel aktif kadınların yılda bir kez smear testi yaptırması zorunlu hale getirildikten sonra serviks kanserlerinden ölüm oranının yüzde<strong> 50-70 </strong>azaldığını vurgulayan Prof. Dr. Görgen şöyle konuşuyor: “Cinsel aktif kadınların smear ve HPV testi yaptırmaları serviks kanserinin erken tanısı açısından hayati önem taşımaktadır. Rahim ağzı (serviks) kanserinde tedavinin başarısı, tespit edildiği evreye göre değişir. Son yıllarda teknolojideki ve tıptaki gelişmeler sayesinde erken tanının artması ile daha minimal tedaviler uygulanmaya başlamıştır. Böylece genç ve çocuk isteyen hastalarda rahim korunarak çocuk sahibi olabilme imkanı sağlanabilmektedir.”</p>
<p><strong>Aşı ile önlenebilen kanser türü!</strong></p>
<p>Genellikle aşırı vajinal kanama ile kendini gösteren bu kansere, cinsel yolla bulaşan Human Papiloma Virüs’ün (HPV) neden olduğunu belirten Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen “Virüsün bulaşmasındaki temel yol cinsel ilişki olduğundan tek eşlilik korunmada çok önemli bir rol oynar. Virüsün bulaşmasını HPV aşısı sayesinde yüzde 90 oranında önlemek mümkündür. Pap smear ve HPV taramalarıyla da ikincil korunma sağlanmaktadır. Rahim ağzı kanserinden korunmak için HPV aşısı 9-15 yaşlarında iki doz, 15 yaşından itibaren üç doz uygulanmaktadır” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rahim-agzi-serviks-kanserinden-olum-orani-605256">Rahim ağzı (serviks) kanserinden ölüm oranı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yürüyüş, erken ölüm riskini yüzde 30 civarında azaltıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuruyus-erken-olum-riskini-yuzde-30-civarinda-azaltiyor-596475</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2025 08:51:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[30]]></category>
		<category><![CDATA[aktivite]]></category>
		<category><![CDATA[civarında]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüş]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596475</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük koşturmanın içinde kısa bir yürüyüş ya da basit bir esneme hareketi bile kendimizi daha zinde hissetmemizi sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuruyus-erken-olum-riskini-yuzde-30-civarinda-azaltiyor-596475">Yürüyüş, erken ölüm riskini yüzde 30 civarında azaltıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Günlük koşturmanın içinde kısa bir yürüyüş ya da basit bir esneme hareketi bile kendimizi daha zinde hissetmemizi sağlıyor. Üstelik günde 20–30 dakikalık bu küçük adımlar sadece iyi hissettirmekle kalmıyor, bedenin doğal ritmini güçlendirerek birçok biyolojik sürecin daha dengeli işlemesine de katkı sunuyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, “Haftada 150 dakikalık tempolu yürüyüşün erken ölüm riskini yüzde 30–40 azalttığı biliniyor. Dünya genelinde fiziksel hareketsizlik, yılda yaklaşık 3,2 milyon kişinin ölümüne neden olan dördüncü en büyük risk faktörü olarak kabul ediliyor” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Haftada 1000–2000 kcal enerji harcamasına denk gelen 3–5 saatlik tempolu egzersizin ölüm oranlarını belirgin ölçüde azalttığı biliniyor. Buna rağmen birçok kişinin hâlâ yeterli düzeyde hareket etmediğini belirterek bu tabloya dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, “Küresel verilere göre yetişkinlerin yüzde 27,5’i haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite ihtiyacını karşılamıyor. İstanbul özelinde yapılan bir araştırma ise 2023’te haftada 150 dakikadan fazla fiziksel aktivite yapanların oranının yalnızca yüzde 38,7 olduğunu, dolayısıyla yaklaşık yüzde 61,3’ün önerilen düzeyin altında kaldığını gözler önüne seriyor” dedi.</p>
<p><strong>Kadınlarda boyun ağrısı riski daha fazla</strong></p>
<p>Ofis çalışanlarının yüzde 42–63’ünün yılda en az bir kez boyun ağrısı yaşadığını dile getiren Akı, “Bir çalışmada bu oran kadınlarda yüzde 45,5 olarak saptanmış. Bazı olumsuz etkenlere bağlı olarak kadınların boyun ağrısı geliştirme olasılığı erkeklerden iki kat daha yüksek görülüyor ancak düzenli fiziksel aktiviteyle bu riski azaltmak mümkün. Uzun süre aynı pozisyonda oturmanın boyun bölgesine binen yükü artırarak ağrı olasılığını yükselttiği, buna karşılık kısa kırılma molaları ve basit egzersizlerin bu tehlikeyi belirgin şekilde düşürdüğüne dair veriler mevcut” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Tempolu yürüyüşler saatte 360 kalori yakabilir</strong></p>
<p>Evde uygulanabilecek basit önlemlerin, hareketsizliğin etkilerini azaltmak için iyi bir başlangıç olduğunu belirten Akı, “Gün içinde kısa esneme hareketleri yapmak, ara ara ayağa kalkmak veya merdiven kullanmak bu küçük adımlardan bazıları. Aktivite düzeyini anlamak için kullanılan MET kavramı dinlenme hâlindeki enerji tüketimini ifade ediyor ve orta yoğunluklu aktiviteler genellikle 3–6 MET aralığında yer alıyor. Bu kapsamda tempolu yürüyüş saatte yaklaşık 3–6 MET’e (180–360 kcal) denk gelirken, merdiven çıkma ve bahçe işleri de benzer bir enerji harcaması oluşturuyor. Kas grubu çalışmalarını içeren kuvvetlendirme egzersizlerinde MET değeri değişken olsa da haftada en az iki gün bu çalışmaların yapılması öneriliyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuruyus-erken-olum-riskini-yuzde-30-civarinda-azaltiyor-596475">Yürüyüş, erken ölüm riskini yüzde 30 civarında azaltıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Influenza son günlerde hızla artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/influenza-son-gunlerde-hizla-artiyor-592758</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 08:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[günlerde]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Her Yıl]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde görülme sıklığı artan hızla influenza (grip), her yıl dünya genelinde binlerce kişinin ölümüne neden oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influenza-son-gunlerde-hizla-artiyor-592758">Influenza son günlerde hızla artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde görülme sıklığı artan hızla influenza (grip), her yıl dünya genelinde binlerce kişinin ölümüne neden oluyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cemal Üstün</strong>, influenzanın yüksek ateş, boğaz ve baş ağrısı, burun akıntısı, kas-eklem ağrısı, halsizlik ve öksürükle seyreden bir solunum yolu hastalığı olduğunu belirterek “Oysa influenza başta olmak üzere enfeksiyon hastalıklarının önemli bir kısmı aşılama ile önlenebilir. İnfluenzaya bağlı ölümler çoğunlukla 5 yaş altı ve 65 yaş üstü kişiler ile hamileler ve kronik hastalığı olanlardan oluşmaktadır. İnfluenza virüsü zatürreye yol açabilirken, kalp ve beyin enfeksiyonlarına da zemin hazırlayarak sakatlığa hatta ölüme neden olmaktadır. Bu nedenle her yıl grip aşısının yaptırılması büyük önem taşımaktadır” diyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cemal Üstün, toplumda grip aşısı hakkında doğru bilinen 7 yanlışı sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Influenza için aşıya gerek yoktur çünkü ciddi bir hastalık değildir: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Influenza (grip) ölümle sonuçlanan ciddi hastalıklara ve ölüme yol açabilen bir hastalıktır. Dünya genelinde her yıl milyonlarca kişiyi etkilemekte ve 300 bin-650 bin arası kişinin ölümüne neden olmaktadır. Bu hastalığa bağlı, ölüm dışı gelişen sakatlık ve insan iş gücü kaybı ise çok daha fazladır. Influenzaya bağlı ölümlerin çoğu 5 yaş altı ve 65 yaş üstü kişiler ile hamileler ve kronik hastalığı olanlardan (diyabet, kanser, obezite, kalp- damar hastalığı vb) oluşmaktadır. </p>
<ul>
<li><strong>“Aşılandım ama yine grip oldum.” Aşı enfeksiyonlardan korumaz: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Her yıl, bir önceki yılda görülen influenza virüsünden elde edilen cansız aşı (öldürülmüş virüs aşısı) uygulanmakta ve yüzde 80’lere kadar koruyuculuk sağlamaktadır.</p>
<p>Aşı sonrası grip benzeri hastalık belirtileri olabilir. Bu durum bağışıklık sisteminin virüse karşı çalıştığının göstergesidir. Ayrıca influenza aşısı sadece influenza virüsüne bağlı en sık görülen mevsimsel gribi engeller. Diğer virüslerle oluşan solunum yolu hastalıklarını etkilemez ki bu hastalıklar daha nadir görülür. </p>
<ul>
<li><strong>Aşının ciddi yan etkileri vardır: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Aşı, hafif grip bulguları ile seyreden belirtilere nadiren neden olabilir. Bu iki-üç gün süren nadir bir durumdur. İnfluenza aşısı cansız aşı olduğundan aşı ile ilgili yan etkiler çok düşük ve önemsizdir. Yan etkiler hastaların ortalama yüzde 3-5’inde görülmektedir. Başlıca yan etkiler; grip benzeri hafif hastalık (kas ağrısı, halsizlik), aşı yapılan yerde ağrı, kızarıklık ve hafif ateştir.</p>
<ul>
<li><strong>Influenza aşısı hamilelikte yapılmaz: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Hamilelikte tüm cansız (inaktif) virüs aşıları güvenle uygulanabilir. Hamilelikte bağışıklık sistemi zayıfladığı için, anne adayları enfeksiyonlara karşı daha hassas hale gelir. Bu nedenle hem anne adayının hem de bebeğin sağlığını korumak açısından grip aşısı yaptırmak elzemdir. Özellikle gebeliğin ikinci ya da son üç aylık dönemlerinde olan anne adaylarının grip aşılarını doktor önerisiyle yaptırmaları, olası komplikasyonların önlenmesi açısından son derece önemlidir. Aşı yalnızca anne adayını değil, doğumdan sonra ilk aylarda bebeği de koruyucu bir bağışıklık sağlar.</p>
<ul>
<li><strong>Geçen yıl aşılandım, bu yıl gerek yok: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU: </strong>Influenza virüsü her yıl yapısını değiştirmekte ve bağışıklık sisteminden kaçmaktadır. Bu nedenle her yıl, bir önceki yıl sık görülen virüs tiplerine göre yeni aşı geliştirilmektedir. Her yıl influenza aşısı yapılmalıdır. Aşı yapıldıktan 7-15 gün sonra etkinliği başlar ve etkinliğinin yüksek olduğu dönem üç aydır. Üç aydan sonra etkinliği önemli derecede düşer. Bu nedenle ülkemizde aşıyı Kasım ayı başında veya ortasında yapmak etkinliği açısından daha faydalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Sağlıklı kişilerin aşıya ihtiyacı yoktur: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Sağlıklı kişiler de risk grubundakilere göre daha az olmakla birlikte hastalığı şiddetli geçirebilir. Çünkü grip virüsü her yıl değişim gösterir ve bağışıklık sistemi bu yeni virüslere karşı savunmasız kalabilir. Kişi genel olarak sağlıklı olsa bile, virüs bulaştığında ciddi hastalık tablosu gelişebilir veya çevresinde risk grubundaki bireylere hastalığı bulaştırabilir. Bu nedenle grip aşısı, sadece kronik hastalığı olanlar için değil, toplum genelinde bulaş zincirini kırmak için de önemlidir.  </p>
<ul>
<li><strong>Aşılar zararlı maddeler içerir: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan tüm aşılar güveli olup, insan sağlığına zarar veren maddeler içermezler. İnfluenza aşıları da yıllardır milyonlarca kişiye her yıl güvenle uygulanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü her yıl influenza mevsimi öncesinde özellikle risk grubundaki bireylerin aşılanmasını önermektedir. Bu aşılar ciddi hastalık, hastaneye yatış ve ölüm riskini azaltarak toplum sağlığının korunmasında önemli bir rol oynar.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influenza-son-gunlerde-hizla-artiyor-592758">Influenza son günlerde hızla artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gereksiz ve yanlış antibiyotik kullanımına dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gereksiz-ve-yanlis-antibiyotik-kullanimina-dikkat-592574</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 16:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[Antibiyotik Kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Antimikrobiyal]]></category>
		<category><![CDATA[aşılar]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Direnç]]></category>
		<category><![CDATA[gereksiz]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımına]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Faruk Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592574</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antimikrobiyal direncin dünya genelinde hızla büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Faruk Aydın, “Gereksiz ve yanlış antibiyotik kullanımı, bakterilerin bu ilaçlara karşı direnç geliştirmesine yol açarak hem tedavi süreçlerini uzatmakta hem de ciddi hastalık ve ölüm riskini artırmaktadır” uyarısında bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gereksiz-ve-yanlis-antibiyotik-kullanimina-dikkat-592574">Gereksiz ve yanlış antibiyotik kullanımına dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antimikrobiyal direncin dünya genelinde hızla büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Faruk Aydın, “Gereksiz ve yanlış antibiyotik kullanımı, bakterilerin bu ilaçlara karşı direnç geliştirmesine yol açarak hem tedavi süreçlerini uzatmakta hem de ciddi hastalık ve ölüm riskini artırmaktadır” uyarısında bulundu. Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Ünlü de antimikrobiyal direncin yayılımının azaltılmasında aşıların rolüne dikkat çekerek “Aşılar, birçok enfeksiyonu önleyerek, antibiyotik kullanımını azaltmakta, ilaca dirençli mikroorganizmaların ortaya çıkmasını ve yayılmasını yavaşlatmaktadır” dedi.</p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Faruk Aydın ve İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Ünlü, 18-24 Kasım Antibiyotik Farkındalık Haftası dolayısıyla yaptıkları açıklamada gereksiz antibiyotik kullanımının zararlarına dikkat çekti.</p>
<p>Gereksiz ve yanlış antibiyotik kullanımı pek çok risk doğuruyor</p>
<p>Antimikrobiyal direncin dünya genelinde hızla büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Prof. Dr. Faruk Aydın, “Gereksiz ve yanlış antibiyotik kullanımı, bakterilerin bu ilaçlara karşı direnç geliştirmesine yol açarak hem tedavi süreçlerini uzatmakta hem de ciddi hastalık ve ölüm riskini artırmaktadır. Antibiyotik Farkındalık Haftası, doğru antibiyotik kullanımını teşvik etmek, toplumda farkındalık oluşturmak ve sağlık çalışanlarının bu konuda ortak bir yaklaşım benimsemesini sağlamak amacıyla her yıl 18–24 Kasım tarihleri arasında kutlanmaktadır” dedi.</p>
<p>Antibiyotik direnci, rutin enfeksiyonların tedavisini zorlaştırabilir</p>
<p>Antimikrobiyal direncin yol açabileceği risklere dikkat çeken Prof. Dr. Faruk Aydın, “Antibiyotik direnci, gelecekte rutin enfeksiyonların bile tedavisini zorlaştırabilir. Yanlış antibiyotik kullanımı; ishal, alerjik reaksiyonlar ve organ hasarı gibi ciddi yan etkilere yol açabilir. Antibiyotikler yalnızca bakteriyel enfeksiyonlarda etkilidir; grip, soğuk algınlığı gibi viral enfeksiyonlarda etkili değildir. Direncin yayılması, sadece bireyi değil tüm toplumu etkiler” uyarısında bulundu.</p>
<p>Antibiyotik kullanırken dikkat edilmesi gereken noktalar!</p>
<p>Antibiyotiklerin doğru kullanımı için yapılması gerekenlere değinen Prof. Dr. Faruk Aydın, “Antibiyotikleri yalnızca hekim reçetesiyle kullanın. Kendi kendinize antibiyotik başlamayın. Reçete edilen ilacı önerilen süre ve dozda kullanın. Evde kalan antibiyotikleri tekrar asla kullanmayın veya başkalarıyla paylaşmayın. Enfeksiyonlardan korunmak için el hijyeni, aşılanma ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarına önem verin. Ayrıca bu savaşta yeni yaklaşımın, aşıların uygun şekilde kullanımı olduğunu unutmayın” diye konuştu. </p>
<p>Aşılar antimikrobiyal direncin yayılımının azalmasında etkili oluyor</p>
<p>Antimikrobiyal direncin yayılımının azaltılmasında aşıların önemli bir rolü olduğunu belirten Doç. Dr. Özge Ünlü, “Aşılar, birçok enfeksiyonu önleyerek, antibiyotik kullanımını azaltmakta, ilaca dirençli mikroorganizmaların ortaya çıkmasını ve yayılmasını yavaşlatmaktadır. Bu nedenle aşılar antimikrobiyal direncin yayılımını azaltmaya yönelik müdahalenin önemli bir parçasıdır” dedi.</p>
<p>Aşılama sayesinde ölüm oranları azalacak</p>
<p>Aşılama sayesinde antimikrobiyal direnç ilişkili ölüm, hastane maliyeti ve üretkenlik kaybının önemli ölçüde azalacağını belirten Doç. Dr. Özge Ünlü, “Bilimsel çalışmalar gösteriyor ki dünya çapında mevcut aşılar uygun şekilde uygulanır ve küresel aşılama yüzde 90&#8217;a ulaşırsa antimikrobiyal direnç ilişkili 106 bin ölümün, yıllık 861 milyon dolar hastane maliyetinin, yıllık 5,9 milyar dolar üretkenlik kaybının ve yıllık 142 milyon günlük doz antibiyotik kullanımının önüne geçmek mümkün” dedi.</p>
<p>Antibiyotik direncinin yayılmasını durdurmak mümkündür</p>
<p>Prof. Dr. Faruk Aydın ve Doç. Dr. Özge Ünlü, duyuruyu şu mesajla tamamladı: “Toplum, sağlık çalışanları ve karar vericiler birlikte hareket ettiğinde antibiyotik direncinin yayılmasını durdurmak mümkündür. Bu hafta, bilinçli antibiyotik kullanımına dikkat çekmek ve geleceğimizi korumak için bir fırsattır. Sağlığımız için el ele: Gereksiz antibiyotik kullanımına hayır!”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gereksiz-ve-yanlis-antibiyotik-kullanimina-dikkat-592574">Gereksiz ve yanlış antibiyotik kullanımına dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toksinler saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toksinler-saatler-icinde-solunum-kaslarini-felc-edebilir-591888</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2025 08:07:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edebilir]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[kaslarını]]></category>
		<category><![CDATA[kesin]]></category>
		<category><![CDATA[Midye]]></category>
		<category><![CDATA[Nedenle]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[saatler]]></category>
		<category><![CDATA[solunum]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlar]]></category>
		<category><![CDATA[toksin]]></category>
		<category><![CDATA[toksinler]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591888</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gıda zehirlenmeleri bazı durumlarda ölümcül olabilecek sonuçlara varabiliyor. Geçtiğimiz günlerde Fatih'te bir otelde konaklayan Servet ve Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet ve Masal, mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine hastaneye kaldırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toksinler-saatler-icinde-solunum-kaslarini-felc-edebilir-591888">Toksinler saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gıda zehirlenmeleri bazı durumlarda ölümcül olabilecek sonuçlara varabiliyor. Geçtiğimiz günlerde Fatih&#8217;te bir otelde konaklayan Servet ve Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet ve Masal, mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine hastaneye kaldırıldı. Çocuklar ve anne hayatını kaybetti. Babanın ise tedavisi devam ediyor. Ailenin midye ve kumpir tükettiği belirtilirken kesin ölüm nedenleri için laboratuvar sonuçları bekleniyor. İstinye Üniversitesi Gastroenteroloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, laboratuvar sonuçlarını görmeden kesin bir yargıya varılamayacağını belirterek olası bir zehirlenmenin midyeden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Erdoğan’a göre, hızlı ilerleyen ve ölümcül olabilen gıda zehirlenmeleri genellikle toksin kaynaklı oluyor. Bu nedenle de bu olayda gıda zehirlenmesi varsa bunun midyeden kaynaklı olma ihtimalinin daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor</p>
<p><strong>“Toksinler ısıya karşı dayanıklıdır”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, olayla ilgili şunları söylüyor:</p>
<p>“Öncelikle şunu vurgulamak gerekir: Bu tür olaylarda kesin neden ancak laboratuvar sonuçlarıyla ortaya çıkar. Bir hekim olarak sonuçlar çıkmadan ‘kesin budur’ dememiz mümkün değil. Ancak tablonun çok hızlı gelişmiş olması, bazı ihtimalleri diğerlerinden daha ön plana çıkarıyor. Genel olarak gıda zehirlenmelerinin büyük bölümü hafif seyreder; bulantı, kusma gibi belirtilerle kendiliğinden düzelir. Fakat hızlı ilerleyen ve ölümcül olabilen gıda zehirlenmeleri de vardır. Bunlar genellikle toksin kaynaklıdır. Yani gıdanın içinde daha önceden oluşmuş bir zehirden söz ediyoruz, bu nedenle pişirmek veya kaynatmak çoğu zaman koruyucu olmaz. Toksinler ısıya dayanıklıdır.”</p>
<p><strong>“Toksinler saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir”</strong></p>
<p>Kabuklu deniz ürünlerinde biriken toksinlerin dakikalarla, saatler içinde solunum kaslarını felç edebileceğinden bahseden Doç. Dr. Erdoğan, şöyle devam ediyor:</p>
<p>“Botulinum toksini (botoks zehirlenmesi) en bilinen örneklerden biridir; özellikle ev yapımı konservelerde görülür. Daha çok görme bozukluğu, çift görme, yutma güçlüğü gibi belirtilerle başlar ve solunum kaslarını etkileyebilir. Ancak bu toksinin belirtilerinin başlaması genellikle birkaç saat ile üç gün arasında değiştiği için, çok ani seyreden tablolarda ilk sırada düşündüğümüz etken değildir. Buna karşılık özellikle kabuklu deniz ürünlerinde, yani midye gibi filtrasyon yoluyla beslenen canlılarda biriken ciddi nörotoksinler vardır. Bu toksinler dakikalarla saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir ve bu durum ani hayati kayıplara yol açabilir. En önemli özellikleri, ne kadar pişirilirse pişirilsin yok olmamalarıdır. Dolayısıyla ‘piştiği için güvenlidir’ düşüncesi doğru değildir.”</p>
<p><strong>“Salmonella, böyle hızlı bir tabloya sebep olmaz”</strong></p>
<p>Geçtiğimiz aylarda İzmir’de bir vatandaşın kumpir yedikten sonra hayatını kaybetmesi Salmonella bakterisini gündeme getirmişti. Doç. Dr. Erdoğan bu bakterinin bu kadar hızlı ölüme götürmediğini belirterek şu açıklamayı yapıyor:</p>
<p>“Enfeksiyon kaynaklı bir gıda zehirlenmesi, örneğin salmonella, böyle hızlı bir tabloya sebep olmaz. Salmonellada belirtiler daha yavaş gelişir; kanlı ishal ve ateş gibi bulgular olur. Bu nedenle enfeksiyon ihtimali bu olayda öncelikli görünmüyor.”</p>
<p><strong>“Toksinin vücuda dağılmasında kilo önemli bir belirleyicidir”</strong></p>
<p>Toksinlerin herkeste farklı şekilde etki edebileceğini belirten Erdoğan, “Ailenin farklı bireylerinin farklı hızlarda etkilenmesi de açıklanabilir bir durum. Çünkü her midye aynı miktarda toksin içermez. Ayrıca toksinin vücuda dağılmasında kilo önemli bir belirleyicidir; çocukların ve annenin daha hızlı etkilenmesi bu nedenle olağandır. Tabii çok düşük bir ihtimal de olsa yiyeceğe karışmış kimyasal bir madde—örneğin bir temizlik ürünü—de benzer şekilde hızlı etki yaratabilir. Fakat toksin ihtimali daha güçlü bir olasılık olarak duruyor” diyor.</p>
<p><strong>“Zamanında hastaneye ulaşıldığında iyileşme ihtimali var</strong></p>
<p>Bu tür vakalarda erken müdahalenin hayati önem taşıdığını belirten Erdoğan, şöyle devam ediyor:</p>
<p>“Eğer toksin solunum kaslarını felç ettiyse, hastanın solunumu durabilir. Böyle bir durumda tek tedavi, solunum cihazıyla hastayı yaşatıp toksinin etkisi geçene kadar destek sağlamak. Yani zamanında hastaneye ulaşıldığında iyileşme ihtimali var.”</p>
<p><strong>“Bulantı ve kusma başlarsa zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalı”</strong></p>
<p>“Vatandaşlar açısından bakarsak, böyle bir tehlikeyi gıdanın tadından, kokusundan veya görünüşünden anlamak mümkün değil. Bu yüzden özellikle kabuklu deniz ürünlerinin mutlaka denetimli ve güvenilir kaynaklardan alınması gerekir. Sokakta satılan ürünler her zaman daha risklidir. Kumpir gibi mayonez, sosis, sucuk gibi kolay bozulan malzemeler içeren ve uzun süre açıkta bekleyebilen yiyeceklerde de risk artar. Aynı gıdayı yiyen birden fazla kişide kısa sürede bulantı ve kusma başlarsa, özellikle çocuklarda zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalı. Son olarak tekrar söylemek lazım: Kesin neden laboratuvar sonuçlarıyla belirlenecek. Ancak mevcut bilgiler ışığında bu kadar hızlı gelişen bir tabloda nörotoksinler daha olası görünüyor.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toksinler-saatler-icinde-solunum-kaslarini-felc-edebilir-591888">Toksinler saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yavaş Ölüm&#8221; Antalya Altın Portakal&#8217;da!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yavas-olum-antalya-altin-portakalda-587301</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 16:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[yavaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587301</guid>

					<description><![CDATA[<p>Afşin-Elbistan ovasının yok oluşunu beyaz perdeye taşıyan TEMA Vakfı’nın Yavaş Ölüm belgeseli, 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali resmi seçkisinde yer alıyor. Belgesel, 30-31 Ekim tarihlerinde izleyiciyle buluşacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yavas-olum-antalya-altin-portakalda-587301">&#8220;Yavaş Ölüm&#8221; Antalya Altın Portakal&#8217;da!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Afşin-Elbistan ovasının yok oluşunu beyaz perdeye taşıyan TEMA Vakfı’nın </strong><em><strong>Yavaş Ölüm</strong></em><strong> belgeseli, 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali resmi seçkisinde yer alıyor. Belgesel, 30-31 Ekim tarihlerinde izleyiciyle buluşacak.</strong></p>
<p>Bir zamanlar Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri olan Elbistan Ovası’nın, 50 yıldır termik santrallerin gölgesinde yaşadığı yıkımı anlatan TEMA Vakfı’nın <em><strong>Yavaş Ölüm </strong></em>belgeseli, ova içerisinde yer alan Çoğulhan kasabası ve Alemdar köyündeki yıkımı gözler önüne seriyor.</p>
<p>Belgesel, toprak ve suyun giderek yok oluşunu, hava kirliliğini ve düşen tarımsal verimin yaşam üzerindeki etkilerini çarpıcı görüntülerle aktarıyor. Yönetmen İlkay Nişancı, bölge halkının tanıklıklarıyla termik santrallerin doğaya ve yaşama verdiği zararları ve çevresel adalet arayışını perdeye taşıyor.</p>
<p>Yavaş Ölüm, festival salonlarında iki gün peş peşe, sabah ve akşam gösterimlerinde izlenebilecek.</p>
<p><strong>&#8220;Yavaş Ölüm&#8221; Antalya Altın Portakal Film Festivali Gösterimleri:</strong></p>
<ul>
<li><strong>30 Ekim Perşembe – 11.00</strong></li>
</ul>
<p><strong>Yer:   </strong>Mark Antalya AVM Paribu Cineverse 3</p>
<ul>
<li><strong>31 Ekim Cuma – 19.00</strong></li>
</ul>
<p><strong>Yer:   </strong>Atatürk Kültür Merkezi Perge Salonu</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yavas-olum-antalya-altin-portakalda-587301">&#8220;Yavaş Ölüm&#8221; Antalya Altın Portakal&#8217;da!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Popüler diyetler kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlıyor uyarısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/populer-diyetler-kalp-damar-hastaliklarina-zemin-hazirliyor-uyarisi-579886</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Sep 2025 12:17:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetle]]></category>
		<category><![CDATA[diyetler]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarına]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp-damar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp-Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[popüler]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sıra]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[zemin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579886</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, yüksek tansiyon, aşırı tuzlu yiyecekler, tütün ve alkol kullanımı, kalp-damar hastalıklarını tetikleyen faktörler arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/populer-diyetler-kalp-damar-hastaliklarina-zemin-hazirliyor-uyarisi-579886">Popüler diyetler kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlıyor uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, yüksek tansiyon, aşırı tuzlu yiyecekler, tütün ve alkol kullanımı, kalp-damar hastalıklarını tetikleyen faktörler arasında yer alıyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, başlıca risk faktörlerinin kontrol altına alınması ile kalp hastalığı ve inmeye bağlı erken ölümlerin en az yüzde 80’inin önlenebileceğini söyledi. Tansiyon ve kan yağlarının yükselmesinin kalp-damar hastalıkları için en önemli risk faktörleri arasında geldiğini belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, günümüzde popüler olan bazı hatalı diyetlerin kalp-damar hastalıklarına zemin hazırladığı uyarısında bulundu. Prof. Dr. Alphan, “Bu diyetler, ketojenik diyetler, glutensiz ve laktozsuz diyetlerdir. Ketojenik diyetlerin özelliği, karbonhidratı tamamen keserek aşırı yağlı ve proteinli besinleri tüketmektir. Aşırı yağlı ve proteinli besinler, kan kolesterolünü yükselttikleri gibi posanın kaynağı olan karbonhidratlı besinlerin kısıtlanması nedeniyle mikrobiyotayı da olumsuz etkiler ve bu da kalp-damar hastalıklarının oluşumuna zemin hazırlar” uyarısında bulundu.</b></p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada sağlıklı ve dengeli beslenmenin kalp sağlığına etkilerini değerlendirdi.</p>
<p><b>Kalp damar hastalıkları, ölüm nedenlerinin ilk sırasında geliyor</b></p>
<p>Kalp damar hastalıklarının dünyada ve ülkemizde ölüm nedenlerinin birinci sırasında yer aldığını belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Kalp hastalıklarının yüksek kan kolesterol düzeyi ile ilişkili olduğu ve kan kolesterol düzeyinin düşürülmesinin kalp hastalıkları görülme riskini azalttığı bilinir. Kan kolesterol düzeyi yükseldikçe, kalp hastalığı oluşma olasılığı da artar. 29 Eylül Dünya Kalp Günü, insanları her yıl tüm dünyada yaklaşık 18 milyon kişinin yaşamını kaybetmesine neden olan kalp hastalıkları ve inmenin, başlıca ölüm nedeni olduğuna ilişkin bilgilendirmek için düzenleniyor” dedi.</p>
<p><b>Ülkemizde ölüm nedenlerinin ilk sırasında dolaşım sistemi hastalıkları var</b></p>
<p>Kalp damar hastalığına bağlı ölüm oranlarına ilişkin bilgileri paylaşan Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Kalp hastalığının en yaygın görüldüğü ülkeler ABD, Orta Avrupa, Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkeleri olsa da kalp-damar hastalığına bağlı gerçekleşen ölümlerin yüzde 75’inin düşük ve orta gelirli ülkelerde olduğu tespit edilmiştir. Orta Asya ve Doğu Avrupa ülkelerinin ise bu hastalığa bağlı ölüm oranlarının en yüksek olduğu ülkeler arasında olduğu bildirilmiştir. Kalp-damar hastalığı nedeniyle en düşük ölüm oranlarına sahip ülkeler ise Güney Kore, Fransa, Japonya, İsrail ve Portekiz’dir. TÜİK verilerine göre; Türkiye’de de dünyada olduğu gibi ölüm nedenlerinin birinci sırasında 2024 yılında yüzde 36,0 ile dolaşım sistemi hastalıkları yer aldı. 2023 yılında bu oran yüzde 33,6 idi” dedi.</p>
<p><b>Erken ölümlerin en az yüzde 80’inin önlenmesi mümkün</b></p>
<p>Kalp hastalığını tetikleyen faktörleri sağlıksız beslenme, hareketsizlik, yüksek tansiyon, aşırı tuzlu yiyecekler, tütün ve alkol kullanımı olarak sıralayan Prof. Dr. M. Emel Alphan, bu risk faktörlerinin kontrol altına alınması ile kalp hastalığı ve inmeye bağlı erken ölümlerin en az yüzde 80’i önlenebilir” dedi.</p>
<p><b>Kalp-damar sağlığını korumada beslenmenin yeri önemli</b></p>
<p>Kalp ve damar sağlığını korumada alınacak önlemlere dikkat çeken Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Sigara ve alkol kullanımı ile hipertansiyon yani yüksek tansiyon ve kan yağlarının yükselmesi, kalp-damar hastalıkları için en önemli risk faktörlerindendir. Hipertansiyon ve kan yağlarının yükselmesini önlemek için beslenme önerilerine göre, birinci kural özellikle doymuş yağdan (tereyağı, iç yağı, kuyruk yağı vb.) ve zeytinyağı bile olsa aşırı yağ tüketiminden kaçınarak kan kolesterol düzeyinin yükselmesini önlemek son derece önemlidir. Aslında kolesterol, dışarıdan diyetle alındığı gibi vücutta da yapılan yağa benzer bir yapısı olan, vücuttaki pek çok hormonun (östrojen, progesteron, testosteron vb.) ön maddesidir ve vücut için gereklidir” dedi.</p>
<p><b>Zeytinyağı tüketiminde ölçüye dikkat edilmeli</b></p>
<p>Aşırı kolesterol ve doymuş yağ alımı ne kadar zararlı ise tamamen yağsız bir beslenmenin de vücut için o kadar zararlı olduğunu söyleyen Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Zayıflamak amacıyla yağsız bir diyet uygulayanlarda hormon dengesizliği nedeniyle kadınlarda adet döngüsü bozulur. O yüzden sağlıklı beslenme için belirli bir yağa ihtiyaç vardır ki bu oranın enerjinin yüzde 20’sinin altına düşürülmemesi gerekir. Yapılan yanlışlardan birisi de zeytinyağının faydalı olduğunu düşünerek bardak bardak zeytinyağı içilmesidir. Unutmayın ki 1 çay bardağı zeytinyağı ile vücuda bir günlük enerji ihtiyacınızın yarısını (yaklaşık 900 kalori) almış olursunuz” uyarısında bulundu.</p>
<p><b>Kalp-damar sağlığını korumada bu önerilere dikkat!</b></p>
<p>Prof. Dr. M. Emel Alphan, kalp-damar hastalığını önlemek ve kolesterolü yükseltmemek için önerilerini şöyle sıraladı:</p>
<p>-Doymuş yağ içeren tereyağı, iç yağı, kuyruk yağı gibi yağları ve trans yağ içeren besinleri tüketmemek. Özellikle zeytinyağını ve diğer bitkisel yağları tercih etmek.</p>
<p>-Kırmızı et, tavuk ve balık tüketiminin günde 1 porsiyonla sınırlandırılması gerekir. Kolesterol sadece kırmızı ette yoktur, balık ve tavuk da benzer miktarlarda kolesterol içerir.</p>
<p>-Hayvansal kaynaklı besinleri azaltırken, bitkisel kaynaklı proteinlerin alımını (kurubaklagiller) arttırmak.  Mümkünse her gün kurubaklagilleri tüketmek.</p>
<p>-Beyin, böbrek, dil, karaciğer, dalak, işkembe gibi organ etlerinden kaçınmak.</p>
<p>-Sucuk, salam, sosis, pastırma gibi şarküteri ürünlerinden kaçınmak.</p>
<p>-Yemek pişirme metodu olarak kızartılmış besinleri (et vb. hamur ve sebze kızartmaları da dahil) tüketmemek, aşırı yağlı yemek tüketiminden kaçınmak.</p>
<p>-Az yağlı süt, yoğurt vb. süt ürünlerini tercih etmek.</p>
<p>-Sebze ve meyve tüketiminin günlük 5-10 porsiyon olması.</p>
<p>-Fındık, fıstık, ceviz ve badem vb. sert kabuklu yemişleri günde 20-25 gramı aşmayacak miktarlarda tüketmek (Çünkü bu besinlerin 100 gramı 650-700 kalori içerir).</p>
<p>-Rafine şeker tüketimini azaltmak, kompleks karbonhidratları ve dolayısıyla posalı besinlerin özellikle tam tahılların (tam buğday ekmeği, çavdarlı ve yulaflı ekmekler) tüketimini arttırmak.</p>
<p><b>Akdeniz, DASH ve vejetaryen diyetler kalp-damar sağlığını korumada etkili</b></p>
<p>Dünyada en sağlıklı beslenme modeli olan Akdeniz ve DASH diyetleri ile vejetaryen ve düşük yağlı diyetlerin hipertansiyon ve kalp-damar hastalığından korumada etkili olduğunu belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Hipertansiyonu olanların da tuzu az tüketmelerinin yanı sıra DASH diyetini uygulaması onların kalp-damar hastası olmasını önleyecektir” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. M. Emel Alphan, şunları söyledi: “Kalp krizi geçirenlerin yüzde 50’sinin kan kolesterollerinin<b> </b>düşük olması, kalp damar hastalığı riskine neden olan başka faktörlerin de olduğunu ortaya koymuştur. Kalp-damar hastalıklarında D vitamininin düşük olması, homosisteinin yüksek olması ve inflamasyonun (iltihabi durumun) rolü hakkındaki bilgilerin artması ve mikrobiyota denilen vücudun ikinci beyini olarak kabul edilen vücudumuzdaki yararlı mikroorganizmaların zararlı mikroorganizmalarla yer değiştirmesi (disbiyozis) sonucu oluşan endotoksemi, ateroskleroz (damar sertliği) varlığını ve aterosklerozun derecesini göstermek için kullanılan belirteçlerdir.</p>
<p><b>Popüler diyetlere dikkat!</b></p>
<p>Zayıflamak amacıyla diyet yapanlar bazen hatalı diyetleri uygulayabiliyor. Bu hatalı diyetler de kalp-damar hastalığına zemin hazırlayabiliyor. Bu diyetler, ketojenik diyetler, glutensiz ve laktozsuz diyetlerdir. Ketojenik diyetlerin özelliği, karbonhidratı tamamen keserek aşırı yağlı ve proteinli besinleri tüketmektir. Aşırı yağlı ve proteinli besinler, kan kolesterolünü yükselttikleri gibi posanın kaynağı olan karbonhidratlı besinlerin kısıtlanması nedeniyle mikrobiyotayı da olumsuz etkiler ve bu da kalp-damar hastalıklarının oluşumuna zemin hazırlar.</p>
<p>Ayrıca aralıklı açlık diyetlerinin kısa vadede kilo kaybı ile glikoz ve insülin duyarlılığı gibi metabolik avantajları olmasına rağmen, 2024 yılında Sebastian SA ve arkadaşları tarafından yayınlanan bir araştırmanın sonuçlarına göre, bu tarz beslenmenin uzun vadede olumsuz etkileri olabileceği öne sürülmüştür. 20 bin kişide yapılan bir çalışmanın sonuçları; yiyeceklerini günde 8 saatten az bir sürede tüketen kişilerde kardiyovasküler hastalıktan ölüm riskinin yüzde 91 daha yüksek olduğu bulunmuştur.”</p>
<p><b>Kalp sağlığını koruyan mucize bir besin yok</b></p>
<p>Kalp hastalığını önleyen mucize bir besin, sebze ya da meyve olmadığını kaydeden Prof. Dr. M. Emel Alphan, sözlerini şöyle tamamladı: “Sağlıklı beslenme bir bütündür.  Bahsedilen diyetlerin içerdiği besinlerin her birisinin vücuda farklı yararları vardır.  O yüzden bütün besin gruplarının yer aldığı sağlıklı beslenme tarzı, kalp-damar hastalıklarından koruyucu olduğu gibi kalp-damar hastalarının da uygulayabileceği bir beslenme tarzı olacaktır. Kalp-damar hastalarında, omega-3 yağ asidi, C, D, E vitaminleri, beta-karoten ve kalsiyum dahil olmak üzere besin desteklerinin kullanımı, akut kardiyovasküler hastalık riskini azaltmada faydalı değildir. Bunun yerine sağlıklı beslenme yoluyla bu besin öğelerinin besinlerden alınması yararlı olacaktır. Çünkü besinlerde vücuda gerekli olan vitamin ve mineraller gibi besin öğelerinin yanı sıra, özellikle sebze ve meyvelerde pek çok hastalıktan koruyucu oldukları kanıtlanmış olan fitonutrientler ile antioksidan ve antiinflamatuar etkileri olan, besin öğesi olmayan bileşenler de bulunur. O yüzden tek başına kalsiyum, magnezyum vb. takviye almak yerine, farklı renklerdeki sebze ve meyveleri her gün tüketerek pek çok besin öğesini ve besin öğesi olmayan bileşenlerini almak mümkün olacaktır.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/populer-diyetler-kalp-damar-hastaliklarina-zemin-hazirliyor-uyarisi-579886">Popüler diyetler kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlıyor uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ani kalp ölümüne neden olabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ani-kalp-olumune-neden-olabiliyor-567612</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Aug 2025 09:15:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[ila]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşında]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=567612</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koroner arter hastalığı, kalbi besleyen atardamarların, yani koroner arterlerin, ateroskleroz olarak adlandırılan bir patolojik mekanizmayla yapısal olarak bozulmasını ifade ediyor. Bu yapısal bozulma çoğu kez damarda akut veya kronik daralma veya tıkanmayla kendini gösterip, hayatı tehdit edebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ani-kalp-olumune-neden-olabiliyor-567612">Ani kalp ölümüne neden olabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Koroner arter hastalığı, kalbi besleyen atardamarların, yani koroner arterlerin, ateroskleroz olarak adlandırılan bir patolojik mekanizmayla yapısal olarak bozulmasını ifade ediyor. Bu yapısal bozulma çoğu kez damarda akut veya kronik daralma veya tıkanmayla kendini gösterip, hayatı tehdit edebiliyor. Öyle ki tedavi edilmemiş veya kötü yönetilmiş koroner arter hastalığı; ani kalp ölümüne, aritmilere ve kalp yetersizliğine sebep olabiliyor. Üstelik, tüm dünyada ve ülkemizde, ölüm istatistiklerinde, bulaşıcı olmayan hastalıklar listesinin ilk sırasında, iskemik kalp hastalığı (koroner arter hastalığının farklı bir adlandırması)  yer alıyor.  <strong>Acıbadem   International Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar,  </strong> bu nedenle   koroner arter hastalığında risk faktörlerine karşı önlem alınmasının yaşamsal öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, “2019 yılında yayımlanan bir makalede; yaş, cinsiyet ve genetik etkenler gibi değiştirilemez faktörlerin, hastalığın meydana gelmesindeki öngörücü performansın yüzde 63 ila 80’ini oluşturduğu, değiştirilebilir risk faktörlerinin ise daha sınırlı etkide olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla, koroner arter hastalığına bağlı klinik olaylarda anlamlı azalmalar olduğu görülmüştür. Düzenli sağlık kontrolleri yapıldığı ve risk faktörleri yönetildiği takdirde koroner arter hastalığına bağlı klinik olaylarda belirgin bir azalma sağlanabilmektedir. Risk faktörlerini yönetmek ise iyi beslenmekten, yeterli fiziksel aktiviteden, sigaradan uzak kalmaktan ve gerekiyorsa ilaç tedavisinden geçmektedir” diyor.</p>
<h2><strong>20 yaşında kalp ve damar sağlığına yönelik muayene çok önemli!  </strong></h2>
<p>Koroner arter hastalığı (KAH) çoğu kez belirti vermeden ilerliyor. Dolayısıyla, kalp ve damar sağlığı açısından risk oluşturan faktörlerin araştırılması ve gerekiyorsa ileri tanı yöntemlerinden faydalanılması için şikayet olmasa bile ilgili branşlara başvurulması büyük bir öneme sahip. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, “Bu nedenle, 20 yaşında yapılacak bir doktor başvurusu sonrasında takip zorunluluğu doğmazsa erkekler için 35 yaşında, kadınlar için 45 yaşında tarama muayenesi önerilir. Bu muayenelerden sonra takip sıklığı kişiye özel olarak belirlenir” diye konuşuyor.</p>
<h2><strong>KORONER ARTER HASTALIĞININ 10 ÖNEMLİ NEDENİ! </strong></h2>
<h3><strong>Yaş</strong></h3>
<p>Koroner arter hastalığının yaygınlığı, hem erkeklerde hem de kadınlarda 35 yaşından sonra artış gösteriyor. 40 yaşından sonra KAH geliştirme riski erkeklerde yüzde 49, kadınlarda ise yüzde 32 oranında seyrediyor. Erkeklerde 45 yaşından sonra, kadınlarda ise 55 yaşından sonra risk belirgin olarak artıyor.</p>
<h3><strong>Cinsiyet</strong></h3>
<p>Erkekler, kadınlara kıyasla daha yüksek koroner arter hastalığı riski altında oluyor.</p>
<h3><strong>Aile öyküsü</strong></h3>
<p>Aile öyküsü de önemli bir risk faktörü. Bir çalışmaya göre; babasında ya da erkek kardeşinde 55 yaşından önce, annesinde ya da kız kardeşinde 65 yaşından önce KAH tanısı konulmuş olması risk faktörü kabul ediliyor.</p>
<h3><strong>Hipertansiyon </strong></h3>
<p>Arteryal hipertansiyon,  atardamar duvarında oluşturduğu oksidatif ve mekanik stres yoluyla koroner kalp hastalığı için en önemli risk faktörü olarak kabul ediliyor. Her 3 hastadan yaklaşık 1’inde hipertansiyon bulunuyor. 2009 yılında yapılan ve 12 değiştirilebilir risk faktörünün karşılaştırıldığı bir derlemeye göre, hipertansiyon ile sigara kullanımı en fazla ölüme neden olan etkenler olarak öne çıkıyor.</p>
<h3>
<strong>Hiperlipidemi</strong></h3>
<p>Hiperlipidemi, iskemik kalp hastalığı için en yaygın ikinci risk faktörü olarak kabul ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, yüksek kolesterol seviyesi yaklaşık 2.6 milyon ölüme neden olmuş. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, yüksek trigliserid seviyelerinin de koroner arter hastalığı ile ilişkilendirildiğini belirterek, “Ancak bu ilişki daha karmaşıktır, çünkü santral obezite, insülin direnci ve kötü beslenme gibi diğer risk faktörlerine göre ayarlandığında bu ilişki zayıflamaktadır. Bu nedenle, trigliseridlerin koroner arter hastalığı üzerindeki izole etkisini belirlemek zordur” bilgisini veriyor.</p>
<h3><strong>Diyabet</strong></h3>
<p>Prediyabet (Kandaki şeker seviyelerinin normalden yüksek, ancak diyabet tanısı konulacak kadar yüksek olmaması)  ile diyabet; kalp hastalığı ve inmeye yol açabilen önemli risk faktörlerinden. Öyle ki diyabetli erişkin hastalarda kalp  hastalığı oranı, diyabeti olmayanlara kıyasla erkeklerde 2.5 kat,  kadınlarda ise 2.4 kat daha fazla görülüyor. 2017 yılında yapılan bir meta-analiz; Hemoglobin A1C seviyesi yüzde 7.0’nin üzerinde olan diyabet hastalarının, Hemoglobin A1C seviyesi yüzde 7.0’nin altında olanlara kıyasla kardiyovasküler ölüm açısından yüzde 85 oranında daha yüksek riske  sahip olduklarını ortaya koymuş.</p>
<h3>
<strong>Obezite </strong></h3>
<p>Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, obezitenin koroner kalp hastalığı için bağımsız bir risk faktörü olduğunu belirtiyor. Obezitenin  aynı zamanda hipertansiyon, hiperlipidemi ve diyabet gibi diğer risk faktörlerinin gelişme riskini de artırdığını belirten Dr. Ahmet Arif Ağlar,<strong>   </strong>“Yakın tarihli bir çalışmada; demografik özellikler, sigara kullanımı, fiziksel aktivite ve alkol alımı gibi değişkenler ayarlandıktan sonra, obezite sorunu yaşayan kişilerin koroner kalp hastalığına yakalanma olasılığının 2 kat daha fazla olduğu  gösterilmiştir” bilgisini veriyor.</p>
<h3>
<strong>Sigara kullanımı</strong></h3>
<p>Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi&#8217;ne (FDA) göre, kardiyovasküler hastalıklar yılda 800 bin ölüme ve 400 bin erken ölüme neden oluyor. Bu ölümlerin sırasıyla yaklaşık 5’te 1’i ve 3’te biri sigara kullanımına bağlı görülüyor. 2015 yılında yapılan bir meta-analiz, sigara kullanımının diyabet hastalarında koroner kalp hastalığı riskini yüzde 50 oranında artırdığını ortaya koymuş. Başka bir 2015 meta-analizi  ise 60 yaş üzerindeki hastalardan sigara kullananların kardiyovasküler hastalık riskinin iki kat arttığını, sigara kullanımını sonlandırmış olanlarda ise riskin yüzde 37&#8217;ye düştüğünü  göstermiş. Ayrıca, sigara kullanmayan, ancak pasif olarak sigara dumanına düzenli olarak maruz kalan bireylerde, maruz kalmayanlara kıyasla koroner arter hastalığı riskinin yüzde 25 ila yüzde 30 oranında daha yüksek olduğu belirtiliyor.</p>
<h3><strong>Kötü beslenme</strong></h3>
<p>Doymuş yağ, uzun yıllar koroner kalp hastalığının gelişiminde önemli bir neden olarak görülürken, daha yeni derlemeler bu ilişkiye dair şüpheleri artırıyor ve rafine şekerlerin yeniden öne çıkan temel risk faktörü olduğuna dikkat çekiyor.   Araştırmalar, trans yağların lipit profili, endotelyal fonksiyon, insülin direnci ve enflamasyon üzerindeki olumsuz etkileri yoluyla kardiyovasküler hastalık riskini artırdığını daha net şekilde ortaya koyuyor. Son dönem çalışmalar ve sistematik derlemeler, kırmızı ve işlenmiş et tüketimi üzerine odaklanıyor. Bu çalışmalar; kırmızı et tüketiminin koroner kalp hastalığı ve kardiyovasküler olay riskini yüzde 15 ila 29, işlenmiş et tüketiminin ise yüzde 23 ila 42 artırdığını tutarlı bir şekilde ortaya koyuyor. Çalışmaların çoğunda günlük yaklaşık 50 ila 100 gram tüketim dikkate alınmış.</p>
<h3><strong>Sedanter yaşam tarzı </strong></h3>
<p>Sedanter yaşam tarzının, yani hareketsiz yaşamın, her türlü hastalık için risk faktörü olduğu söylenebilir. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, “Özellikle kalp ve damar sisteminin sağlığı için oluşturduğu tehlikeyi, düzenli egzersizin sağladığı faydaları ortaya koyunca daha iyi anlarız” diyerek sözlerine şöyle devam ediyor: “Egzersiz, koroner arter hastalığının  gelişimini önlemede koruyucu bir faktör. 2004 yılında 52 ülkede, tüm kıtaları temsil eden ve 15 bin 152 vaka ile 14 bin 820 kontrol bireyin katıldığı bir olgu-kontrol çalışmasında, yetersiz fiziksel aktivitenin miyokardiyal enfarktüs üzerindeki riski yüzde 12,2 olarak bulunmuş. Çeşitli gözlemsel çalışmalar, egzersizi kendi tercihleriyle düzenli olarak yapan bireylerin morbidite ve mortalite oranlarının daha düşük olduğunu göstermiş. Bu koruyucu etkinin olası mekanizmaları arasında; endotelyal nitrik oksit üretiminin artması, reaktif oksijen türlerinin daha etkili bir şekilde etkisiz hale getirilmesi ve gelişmiş damar oluşumu (vaskülogenezis) yer almaktadır.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ani-kalp-olumune-neden-olabiliyor-567612">Ani kalp ölümüne neden olabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gizli Evlilik ve Şüpheli Ölüm: Milyoner Çiftçinin Mirası Bakıcısına Kaldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gizli-evlilik-ve-supheli-olum-milyoner-ciftcinin-mirasi-bakicisina-kaldi-555689</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jul 2025 04:09:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakıcısına]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçinin]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[kaldı]]></category>
		<category><![CDATA[milyoner]]></category>
		<category><![CDATA[mirası]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[şüpheli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555689</guid>

					<description><![CDATA[<p>İrlanda’da çiftçi Joe Grogan, gizli nikahından bir gün sonra hayatını kaybetti. 4.7 milyon sterlinlik servete sahip olan Grogan, ölümünden bir gün önce kendisinden 26 yaş küçük bakıcısıyla evlenmişti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-evlilik-ve-supheli-olum-milyoner-ciftcinin-mirasi-bakicisina-kaldi-555689">Gizli Evlilik ve Şüpheli Ölüm: Milyoner Çiftçinin Mirası Bakıcısına Kaldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>75 yaşındaki milyoner çiftçi Joe Grogan, kendisinden 26 yaş küçük bakıcısı Lisa Flaherty ile gizlice evlendikten <strong>bir gün sonra hayatını kaybetti</strong>. Grogan’ın ailesi, çiftin ilişkisini bilmediklerini ve evliliğin gizli tutulduğunu söylerken, 220 dönümlük 4.7 milyon sterlin değerindeki çiftliğin mirasçısı bakıcı oldu.</p>
</div>
<div>
<p><b>&#8216;Onu çocukluğumdan beri tanıyorum&#8217;</b></p>
</div>
<div>
<p>Mahkeme kayıtlarına göre, <strong>50 yaşındaki Lisa Flaherty ifadesinde</strong>, Joe Grogan’ı çocukluğundan beri tanıdığını söyledi. Flaherty, kendisinin ona bakıcılık yaptığını ancak <strong>son dönemde aralarında duygusal bağ oluştuğunu</strong> belirtti. Avukatları da mahkemede, <em>“Lisa, Grogan’ın son günlerinde ona aile üyelerinden daha yakın durdu”</em> ifadelerini kullandı.</p>
</div>
<div>
<p><b>Aileden suçlama: Şüpheli unsurlar var</b></p>
</div>
<div>
<p>Ailesi, <strong>ölümünde şüpheli unsurlar bulunduğunu</strong> savunarak detaylı adli inceleme talep etti. Ancak çiftçinin cansız bedeni <strong>otopsi yapılamadan önce mumyalandığ</strong>ı için kesin ölüm nedeni belirlenemedi. Mahkeme, ölümün muhtemelen <strong>bir enfeksiyondan kaynaklandığını </strong>belirterek ailenin ayrıntılı adli soruşturma talebini reddetti.</p>
</div>
<div>
<p>Avukatları, Grogan’ın <strong>dördüncü evre Non-Hodgkin lenfoma teşhisi </strong>aldığını, bakıcısının ise ona son günlerinde destek olduğunu savundu.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-evlilik-ve-supheli-olum-milyoner-ciftcinin-mirasi-bakicisina-kaldi-555689">Gizli Evlilik ve Şüpheli Ölüm: Milyoner Çiftçinin Mirası Bakıcısına Kaldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Liverpool&#8217;un yıldız futbolcusu Diogo Jota&#8217;nın ölüm nedeni belli oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/liverpoolun-yildiz-futbolcusu-diogo-jotanin-olum-nedeni-belli-oldu-552030</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 20:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[belli]]></category>
		<category><![CDATA[diogo]]></category>
		<category><![CDATA[futbolcusu]]></category>
		<category><![CDATA[jotanın]]></category>
		<category><![CDATA[liverpoolun]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=552030</guid>

					<description><![CDATA[<p>İspanyol polisi, Liverpool'un yıldız futbolcusu Diogo Jota'nın geçen hafta İspanya'nın kuzeyinde kardeşi Andre Silva'yla birlikte hayatını kaybettiği kazada, Jota’nın kullandığı 185 bin sterlinlik Lamborghini marka aracın 'hız sınırının çok üzerinde' gittiğini açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/liverpoolun-yildiz-futbolcusu-diogo-jotanin-olum-nedeni-belli-oldu-552030">Liverpool&#8217;un yıldız futbolcusu Diogo Jota&#8217;nın ölüm nedeni belli oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Diogo Jota&#8217;nın ölümüne neden olan kazada hız limitinin çok üzerinde gittiği ortaya çıktı.</p>
</div>
<div>
<p>Kazanın yaşandığı A-52 otoyolunda yapılan teknik incelemelerde, aracın<strong> 120 km/s (74 mil/s)</strong> olan yasal hız sınırını ciddi şekilde aştığı tespit edildi. Teker izleri ve diğer fiziksel kanıtların da bu durumu desteklediği ifade edildi. Yetkililer, araçta Jota’nın direksiyonda olduğunu ve kazanın büyük ihtimalle <strong>aşırı hız ve lastik patlaması sonucu</strong> meydana geldiğini belirtti.</p>
</div>
<div>
<p>Kazadan hemen önce Jota&#8217;nın doktor tavsiyesiyle uçak yerine karayolunu tercih ettiği ve İngiltere’ye dönmek için <strong>Santander</strong> limanına gitmekte olduğu bildirildi. Kazada araç alev alarak tamamen yanarken hem Jota hem kardeşi olay yerinde yaşamını yitirdi. </p>
</div>
<div>
<p>Jota, ölümünden sadece birkaç gün önce çocukluk aşkı <strong>Rute Cardoso&#8217;yla </strong>evlenmişti. Ünlü çiftin üç küçük çocuğu vardı.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/liverpoolun-yildiz-futbolcusu-diogo-jotanin-olum-nedeni-belli-oldu-552030">Liverpool&#8217;un yıldız futbolcusu Diogo Jota&#8217;nın ölüm nedeni belli oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin ölüm ve ölüm nedenleri istatistikleri açıklandı: Kalp hastalıkları ilk sıraya oturdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-olum-ve-olum-nedenleri-istatistikleri-aciklandi-kalp-hastaliklari-ilk-siraya-oturdu-546439</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2025 09:47:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[istatistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[oturdu]]></category>
		<category><![CDATA[sıraya]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546439</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜİK, 2024 ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerini açıkladı. Geçen yıl 489 bin 361 kişi hayatını kaybederken, ölenlerin yüzde 54.8'ini erkekler oluşturdu. Ölüm nedenleri arasında ise ilk sırada 'kalp' rahatsızlıkları aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-olum-ve-olum-nedenleri-istatistikleri-aciklandi-kalp-hastaliklari-ilk-siraya-oturdu-546439">Türkiye&#8217;nin ölüm ve ölüm nedenleri istatistikleri açıklandı: Kalp hastalıkları ilk sıraya oturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>TÜİK </strong>verilerine göre,<strong> Türkiye</strong>&#8216;de geçen sene<strong> 489 bin 361 kişi</strong> hayatını kaybetti. Ölenlerin yarısından fazlasını<strong> erkekler </strong>oluştururken, kaba ölüm hızında düşüş yaşandı. <strong>Ölüm nedenleri </strong>arasında ise <strong>kalp hastalıkları</strong> ilk sırada yer alırken,  ikinci sırada tümörlere bağlı hastalıklar takip etti. Kaba ölüm hızı en yüksek il ise <strong>Kastamonu</strong> oldu. </p>
</div>
<div>
<p><b>Erkekler daha &#8216;çok&#8217; öldü</b></p>
</div>
<div>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu, 2024 yılına ilişkin ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerini açıkladı.</p>
</div>
<div>
<p>Buna göre, ölüm sayısı 2023&#8217;te 526 bin 416 iken, 2024&#8217;te 489 bin 361 olarak belirlendi. Ölen kişilerin yüzde 54,8&#8217;ini erkekler, yüzde 45,2&#8217;sini kadınlar oluşturdu.</p>
</div>
<div>
<p><b>Kaba ölüm hızı düştü</b></p>
</div>
<div>
<p>Bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden kaba ölüm hızı, 2023&#8217;te binde 6,2 iken, 2024&#8217;te binde 5,7&#8217;ye geriledi. Diğer bir ifadeyle 2023&#8217;te bin kişi başına 6,2 ölüm, geçen yıl bin kişi başına 5,7 ölüm düştü.</p>
</div>
<div>
<p>Kaba ölüm hızı en yüksek il, 2024&#8217;te binde 10,4 ile Kastamonu oldu. Bu ili binde 10 ile Sinop, binde 9,7&#8217;şer ile Edirne ve Balıkesir, binde 9,6 ile Artvin izledi. Kaba ölüm hızının en düşük olduğu il ise binde 2,2 ile Hakkari olurken, bu ili binde 2,4 ile Şırnak, binde 2,9 ile Van izledi.</p>
</div>
<div>
<p><b>Ölüm nedenlerinde ilk sırada kalp hastalıkları yer alıyor</b></p>
</div>
<div>
<p>Ölümler nedenlerine göre incelendiğinde, 2024&#8217;te yüzde 36 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı. Bu ölüm nedenini yüzde 16,3 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 15 ile solunum sistemi hastalıkları takip etti.</p>
</div>
<div>
<p>Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde, ölenlerin yüzde 42,9&#8217;unun iskemik kalp hastalıklarından, yüzde 23,9&#8217;unun diğer kalp hastalıklarından, yüzde 18,3&#8217;ünün serebro-vasküler hastalıklardan kaynaklandığı belirlendi.</p>
</div>
<div>
<p>Dolaşım sistemi hastalıklarından ölümler illere göre incelendiğinde, 2024&#8217;te bu hastalıklara bağlı ölüm oranı en yüksek il yüzde 50,7 ile Çanakkale oldu. Bu ili yüzde 46,9 ile Karabük, yüzde 43,9 ile Balıkesir, yüzde 41,8 ile Çorum izledi.</p>
</div>
<div>
<p>Dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranı en düşük iller ise yüzde 26,6 ile Kilis, yüzde 29,9 ile Van, yüzde 30,9 ile Kayseri, yüzde 31 ile Gümüşhane şeklinde sıralandı.</p>
</div>
<div>
<p><b>Kötü huylu tümörler ikinci sırada </b></p>
</div>
<div>
<p>İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde, ölenlerin yüzde 29,1&#8217;inin gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin kötü huylu tümöründen, yüzde 8&#8217;inin kolonun kötü huylu tümörü, yüzde 7,8&#8217;inin lenfoid ve hematopoetik kötü huylu tümörü kaynaklı olduğu görüldü.</p>
</div>
<div>
<p>İyi ve kötü huylu tümörlerden ölenler illere göre incelendiğinde, 2024&#8217;te iyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölüm oranı en yüksek il yüzde 21,7 ile Ağrı oldu. Bu ili yüzde 21,4 ile Bingöl, yüzde 20,7 ile Ankara, yüzde 20,3 ile Van izledi.</p>
</div>
<div>
<p>Bu hastalıklara bağlı ölüm oranı en düşük iller ise yüzde 10,1 ile Kilis, yüzde 10,9 ile Şanlıurfa, yüzde 11 ile Çorum, yüzde 11,4 ile Şırnak olarak tespit edildi.</p>
</div>
<div>
<p><b>Bebek ölüm hızı geriledi</b></p>
</div>
<div>
<p>Bebek ölüm sayısı, 2023&#8217;te 9 bin 731 iken, 2024&#8217;te 8 bin 475&#8217;e geriledi. Bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden bebek ölüm hızı, 2023&#8217;te binde 10,1 iken 2024&#8217;te binde 9 oldu.</p>
</div>
<div>
<p>Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2023&#8217;te binde 14,7 iken, 2024&#8217;te binde 11,1 oldu.</p>
</div>
<p>
Kaynak: <a href="https://tr.sputniknews.com/20250619/turkiyenin-olum-ve-olum-nedenleri-istatistikleri-aciklandi-kalp-hastaliklari-ilk-siraya-oturdu--1097144618.html">TR Sputnik<br />
</a></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-olum-ve-olum-nedenleri-istatistikleri-aciklandi-kalp-hastaliklari-ilk-siraya-oturdu-546439">Türkiye&#8217;nin ölüm ve ölüm nedenleri istatistikleri açıklandı: Kalp hastalıkları ilk sıraya oturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Şehir Tiyatroları&#8217;ndan Nazım Hikmet&#8217;in ölüm yıl dönümüne özel etkinlik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-sehir-tiyatrolarindan-nazim-hikmetin-olum-yil-donumune-ozel-etkinlik-542504</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 10:40:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dönümüne]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[hikmetin]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[nazım]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatrolarından]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542504</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Şehir Tiyatroları, çağdaş Türk şiirinin en önemli isimlerinden Nazım Hikmet Ran’ın ölüm yıl dönümü nedeniyle sahnesinde özel bir etkinlik yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-sehir-tiyatrolarindan-nazim-hikmetin-olum-yil-donumune-ozel-etkinlik-542504">İzmir Şehir Tiyatroları&#8217;ndan Nazım Hikmet&#8217;in ölüm yıl dönümüne özel etkinlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Şehir Tiyatroları, çağdaş Türk şiirinin en önemli isimlerinden Nazım Hikmet Ran’ın ölüm yıl dönümü nedeniyle sahnesinde özel bir etkinlik yaptı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İzBBŞT), Türk edebiyatının evrensel değeri Nazım Hikmet Ran’ı ölümünün 62’nci yıl dönümünde özel bir etkinlik ile andı. İzBBŞT İsmet İnönü Sahnesi’nde gerçekleşen etkinliğe İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Dr. Cemil Tugay’a vekaleten İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Elvin Sönmez Güler, İzBBŞT Genel Sanat Yönetmeni Levent Üzümcü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Yener Ceylan, İzBBŞT Şube Müdürü İlayda Akbıyık, İzBBŞT Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Semih Çelenk, bürokratlar ve sanatseverler katıldı.</p>
<p><strong>Nazım Hikmet’in edebi mirasını yaşatmak için</strong><br />Etkinlikte şairin önemli eserlerinden Kuvâyi Milliye Destanı, dinleti formatında sanatseverlerle buluştu. İzBBŞT Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Harun Özer’in yönettiği performans, Nazım Hikmet’in edebi mirasını yaşatmak ve ulusal mücadele ruhunu sanat aracılığıyla gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla sahneye taşındı. Nazım Hikmet’in güçlü anlatımının oyuncuların yorumlarıyla birleştiği etkinlikte İzmir Şehir Tiyatroları sanatçılarının performansı alkışlarla sıkça kesildi.</p>
<p>Karikatürist Nuri Kurt Cebe’nin “Kuvâyi Milliye” adlı eserinde yer alan çizimlerinin de kullanıldığı performansta dramaturji Duygu Kankaytsın Çelenk, ışık tasarımı da Kaan Burmaoğlu tarafından gerçekleştirildi. Etkinlikte Buket Özkat, Devrim Karakoyun, Dine Altıok, Elçin Erdem, Işıl Keskin, Murat Sönmez, Müge Kızılbağlı, Okan Kam, Selen Şeşen ve Yasin Erol yer aldı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-sehir-tiyatrolarindan-nazim-hikmetin-olum-yil-donumune-ozel-etkinlik-542504">İzmir Şehir Tiyatroları&#8217;ndan Nazım Hikmet&#8217;in ölüm yıl dönümüne özel etkinlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küçükçekmece ilçesi, Fatih Mahallesi&#8217;nde bulunan Menekşe Sahil Parkı&#8217;nda yaşanan ölüm olayıyla ilgili soruşturma başlatıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kucukcekmece-ilcesi-fatih-mahallesinde-bulunan-menekse-sahil-parkinda-yasanan-olum-olayiyla-ilgili-sorusturma-baslatildi-454101</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Apr 2024 17:14:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başlatıldı]]></category>
		<category><![CDATA[bulunan]]></category>
		<category><![CDATA[fatih]]></category>
		<category><![CDATA[ilçesi]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[küçükçekmece]]></category>
		<category><![CDATA[mahallesinde]]></category>
		<category><![CDATA[menekşe]]></category>
		<category><![CDATA[olayıyla]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[parkında]]></category>
		<category><![CDATA[sahil]]></category>
		<category><![CDATA[soruşturma]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=454101</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Dairesi Başkanlığı yönetimindeki park içeresinde yapılan rutin kontrollerde zeminde su sızıntısı olduğu tespit edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kucukcekmece-ilcesi-fatih-mahallesinde-bulunan-menekse-sahil-parkinda-yasanan-olum-olayiyla-ilgili-sorusturma-baslatildi-454101">Küçükçekmece ilçesi, Fatih Mahallesi&#8217;nde bulunan Menekşe Sahil Parkı&#8217;nda yaşanan ölüm olayıyla ilgili soruşturma başlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>İBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Dairesi Başkanlığı yönetimindeki park içeresinde yapılan rutin kontrollerde zeminde su sızıntısı olduğu tespit edildi. </span></p>
<p><span>26 Nisan 2024 tarihinde saat 11.30 sularında iş makinalarıyla kazı çalışması başlatıldı. Çalışma devam ederken, aynı gün saat 16.05’de bir ailenin park içerisinde çalışma yapılan alana yakın bir noktada, mangal yakıp piknik yaptığı tespit edildi. Parktaki güvenlik görevlileri aileyi uyardı. </span></p>
<p><span>Uyarıya aldırış etmeyen aile pikniğe devam etti. Güvenlik görevlileri yetersiz kalınca İBB Zabıta ekiplerine haber verildi. Zabıta ekipleri ihbar üzerine parka geldi. Parkta ateş yakmanın yasak olduğunu, aileye ileten zabıta, pikniğin sonlandırılmasını istedi. </span></p>
<p><span>O sırada 5 yaşındaki kız çocuklarının kayıp olduğunu fark eden aile, zabıtadan yardım istedi. </span></p>
<p><span>Aramalar ailenin piknik yaptığı alana 7-8 metre mesafedeki balçık alanda yoğunlaştırıldı. Gün içerisinde çalışma yapılan alanda oluşan 136 santimetre derinliğindeki su birikintisi kontrol edildi. 5 yaşındaki kayıp kız çocuğunun kazı içerisinde oluşan su birikintisinde olduğu tespit edildi. </span></p>
<p><span>Sağlık ekiplerine haber verildi. Ambulansta ilk müdahalesi yapılan çocuk, hastaneye kaldırıldı. </span></p>
<p><span>Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen bu sabaha karşı yaşamını yitirdi. Olayla ilgili polisin ve adli makamların soruşturması sürerken, çocuğun kesin ölüm sebebi, Adli Tıp Kurumu raporuyla ortaya çıkacak. </span></p>
<p><span>İBB de olayla ilgili kendi bünyesinde idari soruşturma başlattı. Sorumlulukları olan personellerin ifadeleri alındı. Çalışma yapılan alanın etrafında güvenlik tedbiri alınıp alınmadığıyla ilgili soruşturma başlatıldı. </span></p>
<p><span>Varsa ihmali olan personelle ilgili alınacak idari kararların kamuoyuyla eksiksiz paylaşılacağını, evladımızın ölümünden derin bir üzüntü duyduğumuzu belirtir, başta ailesi olmak üzere tüm İstanbullulara başsağlığı dileriz.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kucukcekmece-ilcesi-fatih-mahallesinde-bulunan-menekse-sahil-parkinda-yasanan-olum-olayiyla-ilgili-sorusturma-baslatildi-454101">Küçükçekmece ilçesi, Fatih Mahallesi&#8217;nde bulunan Menekşe Sahil Parkı&#8217;nda yaşanan ölüm olayıyla ilgili soruşturma başlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cennette Ölüm 100. Bölümüyle BBC First Ekranlarında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cennette-olum-100-bolumuyle-bbc-first-ekranlarinda-439604</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Feb 2024 10:38:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bbc]]></category>
		<category><![CDATA[bölümüyle]]></category>
		<category><![CDATA[cennette]]></category>
		<category><![CDATA[ekranlarında]]></category>
		<category><![CDATA[first]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=439604</guid>

					<description><![CDATA[<p>BBC First’ün uzun soluklu suç draması “Cennette Ölüm”, on üçüncü sezonunda bir kilometre taşına imza atıyor ve 100. bölümüyle BBC First ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cennette-olum-100-bolumuyle-bbc-first-ekranlarinda-439604">Cennette Ölüm 100. Bölümüyle BBC First Ekranlarında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BBC First’ün uzun soluklu suç draması “Cennette Ölüm”, on üçüncü sezonunda bir kilometre taşına imza atıyor ve 100. bölümüyle BBC First ekranlarında izleyiciyle buluşuyor. </strong></p>
<p>Red Planet Pictures&#8217;ın yapımcılığını üstlendiği sevilen suç draması Cennette Ölüm (Death in Paradise), yepyeni sezonuyla ekranlara geri dönüyor. Bu sezonda da eğlence ve bir o kadar da zorluklarla dolu ada hayatı, çözülmesi gereken bir ton davayı da beraberinde getiriyor. Ayrıca, yapımın yeni sezonu büyük bir önem taşıyor. İzleyicilerin heyecanlı olaylara tanık olacağı sezon, serinin 100. bölümüyle başlıyor. Yapımın en uzun soluklu başrolü Dedektif Neville Parker’ı canlandıran <strong>Ralf Little</strong>, “Bu kilometre taşına ulaşmak benim için çok güzel bir duygu. Aslında bütün başarı yapımda emeği geçen ekibimiz ve tabii ki sevgili izleyiclerimizin bir arada çalışmasında yatıyor. Bu yapımda yer alma fırsatım olduğu için kendimi bir piyango kazanmış gibi hissediyorum” ifadeleriyle heyecanını ve bu kilometre taşının büyük önemini dile getiriyor. </p>
<p>Dizinin en başından beri anne figürüyle izleyicilerin kalbinde yumuşak bir noktaya dokunan Catherine Bordey’i canlandıran <strong>Élizabeth Bourgine</strong>, 100. bölüme ulaşmış olmaktan oldukça gurur duyduğunu söylüyor. Dizinin başarısının sırrını ise “Benim için Cennette Ölüm çözmeniz gereken bir oyun gibi. Dizide cinayet var ama izleyiciyi ürkütecek şiddet ve kan dolu sahneler yok. Buradaki amaç cinayeti kimin nasıl yaptığını çözebilmek aslında. Bütün bunlar bir de çok huzurlu cennet gibi bir ortamda gerçekleşince izleyiciye keyifli bir seyir zevki sunuluyor” ifadeleriyle anlatıyor.  </p>
<p> </p>
<p><strong>100. Bölümle Başlayan Yepyeni Sezonda İzleyiciyi Neler Bekliyor?</strong></p>
<p>Parıltılı deniz ve mavi gökyüzünün mükemmel birleşimi olan kurgusal <strong>Karayip Adası Saint Marie’de</strong> gizemli cinayetler, akıllara durgunluk veren bulmacalar ve izleyicileri koltuklarının ucunda bırakan olay örgüleri on üçüncü sezonda de devam ediyor. Cennette Ölüm’ün yeni serisi, Komiser Selwyn Patterson&#8217;ın elli yıllık polis hizmetini kutladığı sırada gizemli bir suikastçı tarafından vurularak hayatı için mücadele etmek zorunda kalmasıyla başlıyor. Ekip ve ada çaresizlik içinde kalırken, herkes Selwyn’in hayatı için endişe ediyor. Sezonun geri kalanında Marlon geleceğiyle yüzleşirken Naomi, Darlene ile çifte randevuya çıkıyor. Bu sırada Catherine eski bir arkadaşının şüpheli konumuna düşmesiyle kendini bir cinayet davasının içinde buluyor. Ölümcül ve gizemli cinayetlerle dolu Saint Marie&#8217;ye yeni ve geri dönen yüzlerle beraber Neville, şimdiye kadarki en büyük kararıyla yüzleşiyor.  </p>
<p>Bu sezonda ayrıca, 2011&#8217;deki ilk bölümden bu yana rolünü yeniden canlandıran ilk konuk olan The 100 yapımının sevilen oyuncusu <strong>Sean Maguire</strong> ve Akademi Ödülü sahibi <strong>Hayley</strong> <strong>Mills</strong>’in de aralarında bulunduğu bir dizi yetenekli konuk oyuncu yer alıyor.</p>
<p>Dünya çapında 230&#8217;dan fazla bölgeye lisanslanan, izleyicileri tarafından çok sevilen ve genellikle her bölgede kendi kanalında en iyi performans gösteren dizi olduğunu kanıtlayan “Cennette Ölüm” (Death in Paradise), 4 Mart Pazartesi günü saat 20.00’de BBC First kanalında izleyiyle buluşuyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cennette-olum-100-bolumuyle-bbc-first-ekranlarinda-439604">Cennette Ölüm 100. Bölümüyle BBC First Ekranlarında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Denktaş 12. Ölüm Yıl Dönümünde Beylikdüzü&#8217;nde anıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/denktas-12-olum-yil-donumunde-beylikduzunde-anildi-436589</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 14:08:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anıldı]]></category>
		<category><![CDATA[beylikdüzünde]]></category>
		<category><![CDATA[denktaş]]></category>
		<category><![CDATA[dönümünde]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436589</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi, Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesinin önderlerinden olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı 12. ölüm yıldönümünde Beylikdüzü’nde andı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/denktas-12-olum-yil-donumunde-beylikduzunde-anildi-436589">Denktaş 12. Ölüm Yıl Dönümünde Beylikdüzü&#8217;nde anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Beylikdüzü Belediyesi, Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesinin önderlerinden olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı 12. ölüm yıldönümünde Beylikdüzü’nde andı. Yaşam Vadisi’nde yer alan Rauf Denktaş Anıtı&#8217;nda gerçekleşen anma töreninde konuşan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, “Kıbrıs Davası’nın yılmaz neferi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurucu cumhurbaşkanı, Rauf Raif Denktaş’ı vefatının 12. yıl dönümünde rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.  Bir kez daha bu vatan için canlarını vermekten çekinmeyen şehitlerimize şükranlarımızı iletiyoruz” ifadelerini kullandı.</b></p>
<p>Beylikdüzü Belediyesi, Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesinin önderlerinden olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#8217;nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı ölüm 12.yıldönümünde unutmadı. Yaşam Vadisi’nde yer alan Rauf Denktaş Anıtı’nda düzenlenen anma programı, çelenk sunma töreni ile başladı. Programa; Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel, Muharip Gaziler Derneği Avcılar Şube Başkanı Nurettin Ağaoğlu, Kıbrıs Kültür Derneği İstanbul Şube Başkanı Zehra Bilge Eray,  Kıbrıs Platformu Başkanı Hasan Taş, STK temsilcileri ve Kıbrıs gazileri katıldı.</p>
<p> </p>
<p><b>Çalık: Miras bıraktığı ilke ve değerler genç nesillere de rehberlik edecek</b></p>
<p>Denktaş’ın, Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesinde en önemli neferlerinden biri olduğunu vurgulayan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, “Rauf Denktaş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarihinde çok eşsiz bir yere sahipti ve tarihe adını altın harflerle yazdırdı. Miras bıraktığı ilke ve değerler genç nesillere de rehberlik edecektir. Gençler için, ‘Vatanınızı bilin, vatanınızı koruyun. Onu kaybederseniz, tekrar geri almak zordur. Koşullar her geçen gün daha da zorlaşır.’ demiştir. Denktaş, vatanın ve milletin ne kadar önemli olduğunu her daim anlatmıştır. O, Türk dünyasının kalbinde çok önemli yer edinmiştir. Kıbrıs Davası’nın yılmaz neferi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurucu cumhurbaşkanı, Rauf Raif Denktaş’ı vefatının 12. yıl dönümünde rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.  Bir kez daha bu vatan için canlarını vermekten çekinmeyen şehitlerimize şükranlarımızı iletiyoruz” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Denktaş ailesinin Beylikdüzü’nde yaşadığına da değinen Başkan Çalık, “Rahmetli Aydın Denktaş komşumuzdu, Beylikdüzü’nde yaşamış ve buraya enerjisinden katmıştı. Ayrıca Rauf Denktaş Anıtı’nın burada inşa edilme fikrini ortaya koyan İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu’na da yürekten teşekkür etmek istiyorum” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p><b>Demirel: Denktaş herkes tarafından bilinen ve saygı duyulan bir liderdi</b></p>
<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel ise yaptığı konuşmada, “Kurucu Cumhurbaşkanımız merhum Rauf Raif Denktaş’ın 12’nci ölüm yıldönümü vesilesiyle, manevi huzurunda toplanmış bulunuyoruz. Merhum liderlerimizin bizlere aşılamış olduğu mücadele ruhu, milli şuur halen bizlerin varlığını kabullenmeyen, bizleri tarih sahnesinden silmek isteyenlere karşı vermekte olduğumuz mücadeleye ışık tutmaktadır. Şevk ve heyecanla yüreğimizde taşıdığımız, tüm dünyevi değerlerin üzerinde tuttuğumuz bağımsızlık ruhunu, milli şuuru yeni nesillere aktarabilmenin öneminin bilinciyle Atalarımızın bizlere emanet ettiği davamızı, her platformda, her alanda tüm gücümüzle anlatmaya ve sesimizi tüm dünyaya duyurmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer vererek, anma etkinliğini düzenleyen Beylikdüzü Belediyesi’ne ve Başkan Çalık’a teşekkürlerini sundu.</p>
<p> </p>
<p><b>Taş: Türk dünyasının kalbinde saygı ve sevgi ateşiyle daima hatırlanacak</b></p>
<p>Denktaş’ın Kıbrıs Türkleri için verdiği mücadeleyi tarihsel olarak aktaran Kıbrıs Platformu Başkanı Hasan Taş ise, “O, tarihe devlet kuran lider olarak geçti. Son nefesinde bile dünyaya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bağımsız bir devlettir ve yaşayacaktır mesajı verdi. Kahraman liderimiz rahat uyu, yaktığın meşaleyi daima yüksekte tutarak yaşatacağız. Bizlere emanet ettiğin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni sonsuza kadar savunmaya ve yaşatmaya devam edeceğiz. Türk dünyasının kalbinde saygı ve sevgi ateşiyle daima hatırlanacak, sonsuza kadar yaşayacaksın. Seni bir kez daha özlem, minnet ve rahmetle anıyoruz. Aziz şehitlerimiz ve dava arkadaşlarımla birlikte ruhlarınız şad olsun” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/denktas-12-olum-yil-donumunde-beylikduzunde-anildi-436589">Denktaş 12. Ölüm Yıl Dönümünde Beylikdüzü&#8217;nde anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devrim şehidi Kubilay 93. ölüm yıl dönümünde anılacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/devrim-sehidi-kubilay-93-olum-yil-donumunde-anilacak-429430</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Dec 2023 13:38:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anılacak]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[dönümünde]]></category>
		<category><![CDATA[kubilay]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[şehidi]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429430</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk devrim şehitleri Asteğmen Kubilay ve silah arkadaşları, katledilişlerinin 93. yıl dönümünde yarın Menemen’de anılacak. Programa CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de katılacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/devrim-sehidi-kubilay-93-olum-yil-donumunde-anilacak-429430">Devrim şehidi Kubilay 93. ölüm yıl dönümünde anılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk devrim şehitleri Asteğmen Kubilay ve silah arkadaşları, katledilişlerinin 93. yıl dönümünde yarın Menemen’de anılacak. Programa CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de katılacak.</p>
<p>Menemen’de 1930 yılında Cumhuriyet karşıtları tarafından katledilen devrim şehitleri Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki Bey yarın (23 Aralık Cumartesi) anılacak.  Anma programı saat 09.30’da Yıldıztepe’de yer alan Kubilay Anıtı’ndaki resmi törenle başlayacak. Programa, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de katılacak. Saat 10.00’da İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 17. kez düzenlenen Şehit Asteğmen Kubilay Yol Koşusu da start alacak.</p>
<p><strong>“Demokrasi ve Laiklik” yürüşüyü</strong></p>
<p>Resmi programın ardından saat 10.30’da CHP İzmir İl Örgütü ile Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) tarafından “Demokrasi ve Laiklik”  yürüyüşü başlayacak. Katılımcılar, Menemen İZBAN İstasyonu’ndan şehitliğe kadar yürüyecek. Kortejde yine CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de yer alacak.</p>
<p>Yürüyüşün ardından Yıldıztepe’de yer alan Kubilay Anıtı’ndaki ikinci tören, çelenk sunumu, saygı duruşunda bulunulması ve istiklal marşının okunmasıyla başlayacak. Programda CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, ADD Gençlik Kolları Genel Başkanı Nihat Arda Mercan, CHP Gençlik Kolları İzmir İl Başkanı Burak Kotan, Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Yeşildağ, ADD Genel Başkanı Mustafa Hüsnü Bozkurt konuşma yapacak. Konuşmaların ardından 10 kilometrelik 17’nci Kubilay Yol Koşusu’nda dereceye girenlere ödülleri verilecek</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/devrim-sehidi-kubilay-93-olum-yil-donumunde-anilacak-429430">Devrim şehidi Kubilay 93. ölüm yıl dönümünde anılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avcılar&#8217;da Atatürk&#8217;ün ölüm yıl dönümünde &#8220;Zaman Kapsülü&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/avcilarda-ataturkun-olum-yil-donumunde-zaman-kapsulu-420517</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Nov 2023 21:01:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkün]]></category>
		<category><![CDATA[avcılarda]]></category>
		<category><![CDATA[dönümünde]]></category>
		<category><![CDATA[kapsülü]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=420517</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 85’inci yıl dönümünde Avcılar’da anıldı. Anma törenlerinin ilk adresi Avcılar Hükümet Konağıydı. Avcılar Hükümet Konağı önünde resmi çelenk koyma ve anma törenin yanı sıra Avcılar’da bulunan siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları Atatürk Parkı’nda çelenk koyma töreni düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/avcilarda-ataturkun-olum-yil-donumunde-zaman-kapsulu-420517">Avcılar&#8217;da Atatürk&#8217;ün ölüm yıl dönümünde &#8220;Zaman Kapsülü&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avcılar’da Atatürk’ün ölüm yıl dönümünde “Zaman Kapsülü”</p>
<p>“100 Yıllık Cumhuriyet 100 Yıllık Özlem”</p>
<p>Hançerli: Atamızın ölümünün 100’üncü yılına bir mesaj bırakıyoruz</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 85’inci yıl dönümünde</p>
<p>Avcılar’da anıldı. Anma törenlerinin ilk adresi Avcılar Hükümet Konağıydı. Avcılar Hükümet</p>
<p>Konağı önünde resmi çelenk koyma ve anma törenin yanı sıra Avcılar’da bulunan siyasi partiler ve</p>
<p>sivil toplum kuruluşları Atatürk Parkı’nda çelenk koyma töreni düzenledi.</p>
<p>Çelenk koyma törenlerinin ardından saatler 9’u 5 geçeyi gösterdiğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin her</p>
<p>karış toprağında olduğu gibi Avcılar Atatürk Evi Müzesi’nde de zaman durdu.</p>
<p>7’den 70’e sabahın ilk saatlerinde Ata’yı anmak için Atatürk Evi Müzesi’ne gelen vatandaşlar</p>
<p>Avcılar Belediyesi’nin düzenlediği törende buluştu.</p>
<p>2023’ten 2038’e Mektup!</p>
<p>Avcılar Belediyesi, Avcılar halkının duygularını, düşüncelerini ve anılarını gelecek nesillere</p>
<p>aktarmak için Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 100 yılı 2038’de açılmak üzere “100 Yıllık</p>
<p>Cumhuriyet 100 Yıllık Özlem” isimli bir mektup toplama projesi başlattı. 2023 yılının son gününe</p>
<p>kadar çeşitli noktalarda konulacak olan cam fanuslara vatandaşlar Atatürk’e duygu ve düşüncelerini</p>
<p>içeren mektupları atacak ve bu mektuplar ise 15 yıl sonra 10 Kasım 2038 yılında açılacak. Avcılar</p>
<p>Belediyesi’nin düzenlediği projeye Atatürkçü Düşünce Derneği Avcılar Şubesi, Çağdaş Yaşamı</p>
<p>Destekleme Derneği Avcılar Şubesi ve Muharip Gaziler Avcılar Şubesi’de destek verdi.</p>
<p>“Atamızın ölümünün 100’üncü yılına bir mesaj bırakıyoruz”</p>
<p>10 Kasım 2038 yılına ilk mektubu atan Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli duygularını dile</p>
<p>getirerek, “Cumhuriyetin 100’üncü yılından Atamızın ölümünün 100’üncü yılına bir mesaj</p>
<p>bırakıyoruz Avcılarlılar olarak. Bu mesajlarımız, biliyoruz gelecek bizim biliyoruz gelecek Türkiye</p>
<p>Cumhuriyeti Devleti ve bu ülke yurttaşlarının. Çünkü bu ülkenin temeli sağlam. Temelinde Gazi</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk ve ilkeleri var. Cumhuriyet var, bağımsızlık var, özgürlük var. İşte bu</p>
<p>nedenle bugünden umudumuzu hiç kaybetmeden 15 yıl sonrasına mesajlarımızı bırakıyoruz. Bugün</p>
<p>ki duygularımız ile 15 yıl sonraki duygularımızın aynı olacağını Atatürk sevgimizin daha da</p>
<p>güçlenerek devam edeceğini biliyorum. O gün bu mektupları açmayı Atamızı ebedi yolculuğuna</p>
<p>gönderdiğimiz 100’üncü yılda açmayı şimdiden heyecanla bekleyeceğimi ifade etmek isterim”</p>
<p>şeklinde konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/avcilarda-ataturkun-olum-yil-donumunde-zaman-kapsulu-420517">Avcılar&#8217;da Atatürk&#8217;ün ölüm yıl dönümünde &#8220;Zaman Kapsülü&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fransa&#8217;yı ayağa kaldıran ölüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fransayi-ayaga-kaldiran-olum-388712</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jun 2023 08:50:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[ayağa]]></category>
		<category><![CDATA[fransayı]]></category>
		<category><![CDATA[kaldıran]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=388712</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fransız polisinin 17 yaşındaki bir genci öldürmesinin ardından başlayan sokak olayları ikinci gece de devam etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fransayi-ayaga-kaldiran-olum-388712">Fransa&#8217;yı ayağa kaldıran ölüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Fransız polisinin 17 yaşındaki bir genci öldürmesinin ardından başlayan sokak olayları ikinci gece de devam etti. İçişleri Bakanlığı, olaylar nedeniyle 150 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Fransa&#8217;nın başkenti Paris&#8217;te 17 yaşındaki Nael M. isimli genç sürücünün trafik polisinin dur ihtarına uymamasının ardından öldürülmesi sonrası Salı günü başlayan gösteriler dün de sürdü.</p>
<p>Fransız basınındaki habere göre, farklı kentlerde araçlar, çöp bidonları ve kamu eşyaları ateşe verildi. Toulouse, Lille gibi kentlerde Nael&#8217;in ölümüne tepki gösterenler polise taş attı. Polis eylemcilere biber gazıyla müdahale etti.</p>
<p>İçişleri Bakanlığı&#8217;ndan yapılan açıklamada 150 kişinin gözaltına alındığı duyuruldu. Öte yandan, Fransız meclisinde Nael&#8217;in anısına 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Geçtiğimiz salı günü Fransa&#8217;nın Nanterre kentinde 17 yaşındaki bir otomobil sürücü, polisin açtığı ateş sonucunda hayatını kaybetmişti. Polisin açtığı ateş sonrası hayatını kaybeden 17 yaşındaki Nael M.&#8217;nin annesi de Nantes kentinde bir protesto çağrısı yapmıştı. Olayları önlemek için önlemleri artıran Fransız polisi, Paris&#8217;e takviye 2 bin polis gönderme kararı alırken, Gerald Darmanin de Twitter hesabından bir açıklama yaptı. </p>
<p>Gözaltı sayısını paylaşan Darmian, sakinlik çağrısı yapmayanlara da tepki göstermişti. Son gelişmelerin ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron&#8217;un kriz kabinesini toplayacağı öğrenildi.</p>
</p></div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fransayi-ayaga-kaldiran-olum-388712">Fransa&#8217;yı ayağa kaldıran ölüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>20 kilometrelik hız artışı ölüm riskini 6 kat artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/20-kilometrelik-hiz-artisi-olum-riskini-6-kat-artiriyor-387343</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jun 2023 10:40:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[artışı]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kilometrelik]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=387343</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İSG Uzmanı Öğr. Gör. Özgür Şener, Kurban Bayramı tatili için yola çıkacaklara sürüş güvenliği hakkında öneri ve uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/20-kilometrelik-hiz-artisi-olum-riskini-6-kat-artiriyor-387343">20 kilometrelik hız artışı ölüm riskini 6 kat artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kurban Bayramı tatili 28 Haziran 1 Temmuz tarihleri arası gerçekleşecek olup, ülkemizde birçok vatandaş idari izin kapsamında 9 günlük bayram tatiline çıkmaya hazırlanıyor. Her yıl yaşanan kazaların tekrarlanmaması için sürüş güvenliğine dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatan Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, 2 saatte bir mutlaka 15 dakika molaların verilmesi ve bu molalarda aracın etrafında bir tur atılarak kontrollerin yapılması gerektiğini belirtiyor. Hıza dikkat çeken Şener,</strong> <strong>20 kilometrelik hız artışının olası bir kaza halinde ölme riskini 6 kat artırdığının da altını çiziyor. </strong></p>
<p><strong> </strong>Üsküdar Üniversitesi İSG Uzmanı Öğr. Gör. Özgür Şener, Kurban Bayramı tatili için yola çıkacaklara sürüş güvenliği hakkında öneri ve uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>9 günlük tatilde sürüş güvenliğine dikkat!</strong></p>
<p>Bu yıl Kurban Bayramı tatilinin 28 Haziran &#8211; 1 Temmuz tarihlerini kapsayacak şekilde 9 gün olmasıyla birçok kişi tatile çıkmaya hazırlanıyor. Bayram tatili için, seyahat edecek vatandaşların sürüş güvenliği konusuna dikkat etmesi gerektiğini uyarısını yapan yol ve trafik güvenliği danışmanı Şener, “Kendi aracıyla seyahat edeceklerin ilk yapması gereken araç bakımını yaptırmak. Tatilinizin aksamaması veya daha üzücü bir hadise yaşamamanız için, seyahate çıkmandan önce aracınızın periyodik bakımlarının tam olduğundan mutlaka emin olun.” dedi.</p>
<p><strong>Yola çıkmadan en az 8 saat dinlendiğinizden emin olun! </strong></p>
<p>Dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli konunun uyku olduğuna vurgu yapan Şener, “Seyahate çıkmadan önce mutlaka en az 8 saat dinlendiğinizden emin olun. Dinç bir vücutla seyahat etmek, seyir zevkiniz ve güvenliğiniz için çok önemli. Ayrıca seyahat öncesi gideceğiniz bölgenin yol, trafik, hava durumunu ve yol çalışma gibi durumları önceden kontrol edin. Kendinize mola yerleri planlayın ve acil durumlar için uğrayacağınız noktalar belirleyin.” tavsiyesinde bulundu.</p>
<p><strong>Emniyet kemeri takmak 1 saniye, takılmadığında yaşanacak acılar bir ömür sürer</strong></p>
<p>Seyir öncesi yapılması gereken hazırlıklara da değinen Şener, “Aracınızın lastik, aydınlatma, yük emniyeti, yakıt gibi fonksiyonlarını kontrol edin. Cam silecek suyu gibi eksiklerin tamamlandığından emin olun. Aracınızın ruhsat, ehliyet gibi dokümanlarını hazırda bulundurun.” dedi.</p>
<p>Emniyet kemeri takmanın önemine dikkat çeken yol ve trafik güvenliği danışmanı Şener şöyle devam etti:</p>
<p>“Emniyet kemeri takmak 1 saniyenizi almaz. Fakat takılmadığında acıları bir ömür boyu unutulmaz. Araçta bulunan tüm yolcuların emniyet kemeri takmasını sağlayın. Bebekler ve çocuklar için uygun koltuk kullandığınızdan, çocuk koltuğunun araca, çocuğun da çocuk koltuğuna bağlı olduğundan emin olun.”</p>
<p><strong>20 kilometrelik hız artışı ölüm riskini 6 kat artırıyor</strong></p>
<p>Trafik kurallarına uyulması konusunda hassasiyet gösterilmesi gerektiğini belirten Şener, “Şehir içi geçişlerde maksimum dikkat gösterin. Trafik polisi, zabıtası ile tüm ışıklı, yatay ve dikey işaretlemelere uyun. Unutmayın kurallar bizi hayatta tutmak için var. Tüm araştırmalar ve kaza analizleri hız artıkça tehlikenin artacağını kanıtlıyor. 500 kilometrelik bir yolda yapacağınız saatte 20 kilometrelik hız artışı size maksimum 40 dakika kazandırır. Olası bir kaza halinde ise ölme riskinizi 6 kat artırır.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>2 saatte bir 15 dk. mola verin ve aracınızı kontrol edin!</strong></p>
<p>Seyahat esnasında sürücünün kendine zaman tanıması gerektiğinin altını çizen Öğr. Gör. Özgür Şener, “Maksimum 2 saatte bir, 15 dakikalık molalar verin. Böylece seyahat esnasında çevrenizdeki güzellikleri de görebilirsiniz. Bu molalar esnasında aracınızı kontrol etmeyi unutmayın.  Seyahatiniz birçok sebepten dolayı uzayabilir. Kötü durumda hissettiğinizde sürüşü bırakın.” dedi.</p>
<p>Seyahatin ardından araç etrafında bir tur dönerek son kontrollerin yapılmasını öneren Şener, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Her yıl bayram haberleri kaza haberleriyle birleşiyor. Sevdiklerimizle birlikte mutlu, güzel bir tatil geçirmek yerine acı ve yas yaşayabiliyoruz. Bu bayram aynı senaryoları yaşamayalım. Güvenli ve mutlu bir bayram geçirmeniz dileğiyle&#8230;” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/20-kilometrelik-hiz-artisi-olum-riskini-6-kat-artiriyor-387343">20 kilometrelik hız artışı ölüm riskini 6 kat artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölüm sayısı 2022 yılında 504 bin 839 oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/olum-sayisi-2022-yilinda-504-bin-839-oldu-386890</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jun 2023 08:10:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386890</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ölüm sayısı 2021 yılında 566 bin 485 iken 2022 yılında %10,9 azalarak 504 bin 839 oldu. Ölen kişilerin 2022 yılında %54,6'sını erkekler, %45,4'ünü kadınlar oluşturdu.   Kaba ölüm hızı binde 5,9 oldu Bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden kaba ...</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olum-sayisi-2022-yilinda-504-bin-839-oldu-386890">Ölüm sayısı 2022 yılında 504 bin 839 oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ölüm sayısı 2021 yılında 566 bin 485 iken 2022 yılında %10,9 azalarak 504 bin 839 oldu. Ölen kişilerin 2022 yılında %54,6&#8217;sını erkekler, %45,4&#8217;ünü kadınlar oluşturdu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kaba ölüm hızı binde 5,9 oldu</strong></p>
<p>Bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden kaba ölüm hızı, 2021 yılında binde 6,7 iken 2022 yılında binde 5,9 oldu. Diğer bir ifade ile 2021 yılında bin kişi başına 6,7 ölüm düşerken 2022 yılında bin kişi başına 5,9 ölüm düştü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kaba ölüm hızının en yüksek olduğu il, binde 11,7 ile Sinop oldu</strong></p>
<p>Kaba ölüm hızının en yüksek olduğu il, 2022 yılında binde 11,7 ile Sinop oldu. Bu ili binde 11,2 ile Kastamonu, binde 10,3 ile Edirne, binde 10,2 ile Kırklareli izledi. Kaba ölüm hızının en düşük olduğu il ise binde 2,4 ile Şırnak oldu. Bu ili binde 2,5 ile Hakkari, binde 2,9 ile Van ve binde 3,0 ile Batman izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Ölüm nedenleri arasında dolaşım sistemi kaynaklı hastalıklar ilk sırada yer aldı</strong></p>
<p>Ölümler nedenlerine göre incelendiğinde, 2022 yılında %35,4 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı. Bu ölüm nedenini %15,2 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, %13,5 ile solunum sistemi hastalıkları izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Dolaşım sistemi hastalıkları kaynaklı ölümlerin %42,3&#8217;ünü iskemik kalp hastalığı oluşturdu</strong> </p>
<p>Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde, ölenlerin %42,3&#8217;ünün iskemik kalp hastalıklarından, %23,5&#8217;inin diğer kalp hastalıklarından, %19,2&#8217;sinin serebro-vasküler hastalıklardan öldüğü görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Dolaşım sistemi hastalıkları kaynaklı ölümlerin en yüksek olduğu il, %47,0 ile Çanakkale oldu</strong></p>
<p> Dolaşım sistemi hastalıklarından ölenler illere göre incelendiğinde, 2022 yılında dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu il %47,0 ile Çanakkale oldu. Bu ili %46,4 ile Kırşehir, %44,0 ile Balıkesir, %43,8 ile Afyonkarahisar izledi. Dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranının en düşük olduğu il ise %25,5 ile Kilis oldu. Bu ili %27,5 ile Ağrı, %28,8 ile İstanbul, %29,8 ile Van izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tümörden kaynaklı ölümlere en çok gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğer tümörü neden oldu</strong></p>
<p>İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde, ölenlerin %29,4&#8217;ünün gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin kötü huylu tümöründen, %7,9&#8217;unun kolonun kötü huylu tümöründen, %7,8&#8217;inin midenin kötü huylu tümöründen öldüğü görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölümlerin en yüksek olduğu il, %21,8 ile Ağrı oldu</strong></p>
<p>İyi ve kötü huylu tümörlerden ölenler illere göre incelendiğinde, 2022 yılında iyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölüm oranının en yüksek olduğu il %21,8 ile Ağrı oldu. Bu ili %18,8 ile Kars, %18,6 ile Iğdır ve Erzurum, %18,5 ile Bayburt ve Ankara izledi. İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölüm oranının en düşük olduğu il ise %8,5 ile Siirt oldu. Bu ili %10,0 ile Kilis ve Gaziantep, %10,1 ile Şanlıurfa, %10,6 ile Hatay izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Bebek ölüm hızı binde 9,2 oldu</strong></p>
<p>Bebek ölüm sayısı, 2021 yılında 10 bin 89 iken 2022 yılında 9 bin 522 oldu. Bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden bebek ölüm hızı, 2021 yılında binde 9,3 iken 2022 yılında binde 9,2 oldu. Diğer bir ifade ile 2022 yılında bin canlı doğum başına 9,2 bebek ölümü gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Beş yaş altı ölüm hızı binde 11,2 oldu</strong> </p>
<p>Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2021 yılında 11,3 iken 2022 yılında binde 11,2 oldu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olum-sayisi-2022-yilinda-504-bin-839-oldu-386890">Ölüm sayısı 2022 yılında 504 bin 839 oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Leyla Gencer 15. Ölüm Yıldönümünde La Scala Akademi Konseriyle Anılıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/leyla-gencer-15-olum-yildonumunde-la-scala-akademi-konseriyle-aniliyor-372282</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 10:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[akademi]]></category>
		<category><![CDATA[anılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[gencer]]></category>
		<category><![CDATA[konseriyle]]></category>
		<category><![CDATA[leyla]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[scala]]></category>
		<category><![CDATA[yıldönümünde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372282</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya opera sahnelerinin en büyük divalarından kabul edilen La Diva Turca (Türk Diva) Leyla Gencer, vefatının 15. yıldönümünde, dünyanın en prestijli opera akademisi La Scala Akademi üyelerinin vereceği özel konserle anılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/leyla-gencer-15-olum-yildonumunde-la-scala-akademi-konseriyle-aniliyor-372282">Leyla Gencer 15. Ölüm Yıldönümünde La Scala Akademi Konseriyle Anılıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya opera sahnelerinin en büyük divalarından kabul edilen La Diva Turca (Türk Diva) Leyla Gencer, vefatının 15. yıldönümünde, dünyanın en prestijli opera akademisi La Scala Akademi üyelerinin vereceği özel konserle anılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda gerçekleşecek konser, saat 20.00’de başlayacak.</strong></p>
<p>10 Mayıs 2008&#8217;de Milano&#8217;da hayatını kaybeden Leyla Gencer&#8217;in ölümüne kadar görev yaptığı La Scala Akademi üyeleri, Gencer’in 15. ölüm yıldömünde, CRR’de konser verecek. Konserde, La Scala Akademi baş korrepetitörü James Vaughan piyanosuyla soprano Sara Rossini ve bariton Paolo Ingrasciotta’ya eşlik edecek.</p>
<p>Konserde; G. Rossini’nin Sevil Berberi, C. Gounod’un Faust, Mozart’ın <em>Cosi Fan Tutte (Kadınlar Böyle Yapar), </em>G. Puccini’nin Turandot ve La Boheme, G. Verdi’nin ise Falstaff, Giovanna D’arco ve La Traviata operalarından bölümler yorumlanacak.</p>
<p>Konser biletleri 40,75, 120 ve 150 TL olarak CRR Konser Salonu Gişe ve Biletix’ten temin edilebilir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/leyla-gencer-15-olum-yildonumunde-la-scala-akademi-konseriyle-aniliyor-372282">Leyla Gencer 15. Ölüm Yıldönümünde La Scala Akademi Konseriyle Anılıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;den Almanya&#8217;ya uzanan 60 yıllık müzik mirası: AŞK, MARK VE ÖLÜM, 29 Nisan&#8217;dan itibaren sadece MUBI&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyeden-almanyaya-uzanan-60-yillik-muzik-mirasi-ask-mark-ve-olum-29-nisandan-itibaren-sadece-mubide-370652</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2023 12:34:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[almanyaya]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[itibaren]]></category>
		<category><![CDATA[mark]]></category>
		<category><![CDATA[mirası]]></category>
		<category><![CDATA[mubide]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[nisandan]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyeden]]></category>
		<category><![CDATA[uzanan]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=370652</guid>

					<description><![CDATA[<p>72. Berlinale Film Festivali’nde izleyici ödülü kazanan ve IndieLisboa Uluslararası Bağımsız Film Festivali’nden ödülle dönen Cem Kaya imzalı AŞK, MARK VE ÖLÜM, 29 Nisan’dan itibaren MUBI seyircisiyle buluşuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyeden-almanyaya-uzanan-60-yillik-muzik-mirasi-ask-mark-ve-olum-29-nisandan-itibaren-sadece-mubide-370652">Türkiye&#8217;den Almanya&#8217;ya uzanan 60 yıllık müzik mirası: AŞK, MARK VE ÖLÜM, 29 Nisan&#8217;dan itibaren sadece MUBI&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>72. Berlinale</strong> <strong>Film Festivali</strong>’nde izleyici ödülü kazanan ve <strong>IndieLisboa Uluslararası Bağımsız Film Festivali</strong>’nden ödülle dönen <strong>Cem Kaya</strong> imzalı <strong>AŞK, MARK VE ÖLÜM</strong>, 29 Nisan’dan itibaren <strong>MUBI</strong> seyircisiyle buluşuyor.</p>
<p>Almanya’da yaşayan Türkiyeli göçmenlerin, çocuklarının ve torunlarının yaşattığı bağımsız müzik kültürünü, daha önce görülmemiş zengin arşiv kayıtlarıyla harmanlayan <strong>AŞK, MARK VE ÖLÜM,</strong> Almanya’da filizlenip büyüyen göçmen müzik kültürünün tüm renklerini izleyiciyle buluşturuyor. “Arabeks” ve “Motör: Kopya Kültürü &#038; Popüler Türk Sineması” filmleriyle adından söz ettirmeyi başaran Cem Kaya’nın yönettiği filmin arşiv tarama, lisanslama ve çekimi de kapsayan hazırlık ve yapım süreci 2017 yılına kadar geri gidiyor. Almanya’nın iş gücünün belkemiğini oluşturan Türkiyeli göçmenlerin aidiyet ve kimliğe dair sorgulamalarını da ekrana taşıyan film, 1960’lar Almanyasına, eğlence kültürüne ve dönemin tarihsel ve toplumsal sorunlarına ışık tutuyor. </p>
<p>29 Nisan’dan itibaren sadece MUBI’de yer alacak ve müzik, tarih ve belgesel tutkunlarını kucaklayacak olan <strong>AŞK, MARK VE ÖLÜM, </strong>Cem Karaca, Köln Bülbülü Yüksel Özkasap, Derdiyoklar, Cavidan Ünal, Muhabbet, Killa Hakan, Kabus Kerim, Erci E., Hatay Engin, Aşık Metin Türköz ve bağlama virtüözü İsmet Topçu gibi ünlü isimlerle müziğin kaset ve plaklarla şekillenen altın çağına doğru keyifli ve bir o kadar da duygu yüklü bir yolculuğa çıkartıyor. “Aşk”, “Mark” ve “Ölüm” olmak üzere 3 farklı başlığa ayrılan film,  “Aşk” bölümünde büyük bir umutla Almanya’ya göç eden işçilerin heyecanını ve memleket hasretini anlatıyor. “Mark” bölümü artık tedavülden kalkan bu para biriminin sembolik anlamına ve gurbetçilerin Almanya’daki lüks yaşam biçimlerine yer verirken, “Ölüm” bölümüyse Almanya-Türkiye arasındaki entegrasyonda gelinen son noktayı ve yaşanan trajik anları arşiv kayıtlarından ve ruhun derinlerine işleyen anlatım gücüyle müzikten yararlanarak aktarıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyeden-almanyaya-uzanan-60-yillik-muzik-mirasi-ask-mark-ve-olum-29-nisandan-itibaren-sadece-mubide-370652">Türkiye&#8217;den Almanya&#8217;ya uzanan 60 yıllık müzik mirası: AŞK, MARK VE ÖLÜM, 29 Nisan&#8217;dan itibaren sadece MUBI&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzm. Dr. Hatice İrem Üzümcü: Kalp ve Damar hastalıklarının tüm dünyada başlıca ölüm nedeni olduğunu belirtti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzm-dr-hatice-irem-uzumcu-kalp-ve-damar-hastaliklarinin-tum-dunyada-baslica-olum-nedeni-oldugunu-belirtti-365432</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Apr 2023 08:42:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başlıca]]></category>
		<category><![CDATA[belirtti]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarının]]></category>
		<category><![CDATA[hatice]]></category>
		<category><![CDATA[irem]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[olduğunu]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[uzm]]></category>
		<category><![CDATA[üzümcü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365432</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hastanemizde Kardiyoloji Uzmanı olarak görev yapan Uzm. Dr. Hatice İrem Üzümcü, Kalp ve Damar hastalıklarının tüm dünyada başlıca ölüm nedeni olduğunu belirterek, hastalıkların henüz oluşmadan önlenebilmesi için toplumda gerekli farkındalığın oluşturulmasının altını çizdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzm-dr-hatice-irem-uzumcu-kalp-ve-damar-hastaliklarinin-tum-dunyada-baslica-olum-nedeni-oldugunu-belirtti-365432">Uzm. Dr. Hatice İrem Üzümcü: Kalp ve Damar hastalıklarının tüm dünyada başlıca ölüm nedeni olduğunu belirtti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hastanemizde Kardiyoloji Uzmanı olarak görev yapan Uzm. Dr. Hatice İrem Üzümcü, Kalp ve Damar hastalıklarının tüm dünyada başlıca ölüm nedeni olduğunu belirterek, hastalıkların henüz oluşmadan önlenebilmesi için toplumda gerekli farkındalığın oluşturulmasının altını çizdi.</p>
<p>Kalp ve Damar Hastalıklarının her yıl yaklaşık 19 milyon ölüme yol açtığını belirten Uzm. Dr. Hatice İrem Üzümcü, “Kalp ve damar hastalıkları tüm dünyada başlıca ölüm nedenidir. Her yıl yaklaşık 19 milyon ölüme yol açmakta olup toplumun beklenen yaşam süresinin artışı ile birlikte bu oranın giderek yükselmesi beklenmektedir. Oluşturduğu morbidite nedeniyle toplumlara ciddi ekonomik yük oluşturmaktadır. Tüm bu nedenlerle kardiyovasküler hastalıkların henüz oluşmadan önlenebilmesi için toplumda gerekli farkındalığı oluşturmak çok önemlidir. Başta aile hekimleri olmak üzere tüm hekimler; koruyucu hekimlik adına önlenebilir kardiyovasküler risk faktörlerini tespit ederek kişileri uygun yaşam tarzı değişikliğine yönlendirmelidir. Yüksek kardiyovasküler risk faktörlerine sahip bireyler ise erken tespit edilerek ileri inceleme ve tedavi için kardiyoloji hekimlerine sevk edilmelidir” dedi.</p>
<p>Kalp sağlığını olumsuz etkileyen faktörleri sıralayan Uzm. Dr. Üzümcü, “Hayatımızda yapacağımız ufak değişiklikler bizi kalp hastalıklarından koruyabilir. Kalp hastalıklarının temelinde genetik, ırk, yaş, cinsiyet, ailede kalp hastalığı öyküsü olması gibi değiştiremeyeceğimiz faktörlerin yanı sıra yüksek tansiyon, şeker hastalığı, sigara-alkol tüketimi, yüksek kan kolesterol seviyeleri, obezite, uygunsuz diyet, hareketsiz yaşam tarzı gibi değiştirilebilir faktörler de bulunmaktadır” dedi.</p>
<p>Sağlıklı bir kalp için önerilerde bulunan Uzm. Dr. Üzümcü, “Dünyada her saniye bir kişi kalp ve damar hastalıklarından hayatını kaybetmektedir. Kötü beslenme alışkanlıkları dünyadaki en sık 10 ölüm nedeninden 4’ü ile doğrudan bağlantılıdır. Bu sebeple sağlıklı beslenme çok önemlidir. Fiziksel aktivite yetersizliğinin sonucu olan obezite, özellikle çocukluk çağından itibaren görüldüğünde ileride kalp hastalığı gelişme riskini büyük oranda artırır. Kendi kalp sağlığınız için haftada en az 5 gün en az 30 dakika orta zorlukta egzersiz önermekteyim. Dünyada tütün içen her iki kişiden biri tütünle ilişkili hastalıklar nedeniyle ölmektedir. Bu sebeple tütün ve tütün ürünlerinden mutlaka uzak durulmalıdır. Tüm bunların yanı sıra kendi vücudunuzu tanıyın ve kan değerinizi sık sık takip edin. Hem kendimiz hem çocuklarımızın geleceği için yaşam tarzımızı değiştirmeye bugünden başlayalım” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzm-dr-hatice-irem-uzumcu-kalp-ve-damar-hastaliklarinin-tum-dunyada-baslica-olum-nedeni-oldugunu-belirtti-365432">Uzm. Dr. Hatice İrem Üzümcü: Kalp ve Damar hastalıklarının tüm dünyada başlıca ölüm nedeni olduğunu belirtti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Âşık Veysel&#8217;in 50. Ölüm Yıl Dönümünde Bilgin&#8217;den Anma Mesajı&#8230;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/asik-veyselin-50-olum-yil-donumunde-bilginden-anma-mesaji-358703</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 11:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anma]]></category>
		<category><![CDATA[bilginden]]></category>
		<category><![CDATA[dönümünde]]></category>
		<category><![CDATA[mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[mesajı8230]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[veyselin]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358703</guid>

					<description><![CDATA[<p>Belediye Başkanı Hilmi Bilgin, Sivas’ın yetiştirdiği ünlü halk ozanı Âşık Veysel Şatıroğlu’nun vefatının 50. yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayınladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asik-veyselin-50-olum-yil-donumunde-bilginden-anma-mesaji-358703">Âşık Veysel&#8217;in 50. Ölüm Yıl Dönümünde Bilgin&#8217;den Anma Mesajı&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Belediye Başkanı Hilmi Bilgin, Sivas’ın yetiştirdiği ünlü halk ozanı Âşık Veysel Şatıroğlu’nun vefatının 50. yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayınladı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Başkan Bilgin mesajında; “Sivas&#8217;ın bağrından çıkarak tüm insanlığa barışı, sevgiyi haykıran bir dünya ozanı Âşık Veysel&#8217;in 50. ölüm yıl dönümü&#8230; Büyük usta, bundan tam yarım asır önce 21 Mart 1973 günü aramızdan ayrıldı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Âşık Veysel; birlik ve beraberliği, doğayı ve insanı, yaşamı ve ölümü, gerçekliği ve imgeleri tüm yalınlığıyla adeta sazıyla resmetmiş, fikriyle görüp yüreğiyle söylemiştir. Hiçbir okulda eğitim görmemiş olmasına rağmen şiirlerinde kullandığı dildeki ustalık, söyleyişindeki rahatlık ve incelik hayranlık uyandırır. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Milletimizin sahip olduğu bütün güzelliklerini şiirlerinde dile getirerek gönüllerde taht kuran değerli ozanımız, “Ala Gözlü Benli Dilber”, “Uzun İnce Bir Yoldayım”, “Dostlar Beni Hatırlarsın”, “Kara Toprak” adlı eserleriyle yaralı yüreklere deva olmuştur.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Örnek duruşu ve saygın kişiliği ile toplumumuzda büyük izler bırakan Âşık Veysel’in vefatının 50&#8217;inci sene-i devriyesi olan 2023 yılı, UNESCO tarafından anma ve kutlama yıl dönümleri arasına alınmıştır. Cumhurbaşkanlığı tarafından ise yayımlanan genelge ile 2023 yılının &#8220;Âşık Veysel Yılı&#8221; olarak kutlanması kararlaştırılmıştır.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Bu minvalde ülkemizin çeşitli yerlerinde ve hassaten büyük ustanın memleketi olan Sivas’ta Belediyemiz ve Valiliğimiz başta olmak üzere kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızın destekleri ile birçok programa imza atılmıştır. Bundan sonra da yapılacak etkinlikler ile büyük ozanımızı anmaya, onun geride bıraktığı kültürel mirası nesilden nesile aktarmaya devam edeceğiz.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Bu duygu ve düşüncelerle vefatının sene-i devriyesinde usta ozanımız Âşık Veysel’i bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.” ifadelerine yer verdi.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asik-veyselin-50-olum-yil-donumunde-bilginden-anma-mesaji-358703">Âşık Veysel&#8217;in 50. Ölüm Yıl Dönümünde Bilgin&#8217;den Anma Mesajı&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Soyer usta edebiyatçıyı ölüm yıl dönümünde doğduğu köyde andı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-usta-edebiyatciyi-olum-yil-donumunde-dogdugu-koyde-andi-352822</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Mar 2023 08:42:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[andı]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[doğduğu]]></category>
		<category><![CDATA[dönümünde]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyatçıyı]]></category>
		<category><![CDATA[köyde]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[usta]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352822</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, afet bölgesi Osmaniye’ye yaptığı ziyaret kapsamında 28 Şubat 2015’te hayatını kaybeden Yaşar Kemal’in köyü Hemite’ye de (Gökçedam) gitti. Başkan Soyer usta yazar Yaşar Kemal için “Bu toprakların büyük gururu büyük efsanesi, çınarı, dağı ne derseniz deyin” ifadelerini kullandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-usta-edebiyatciyi-olum-yil-donumunde-dogdugu-koyde-andi-352822">Başkan Soyer usta edebiyatçıyı ölüm yıl dönümünde doğduğu köyde andı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, afet bölgesi Osmaniye’ye yaptığı ziyaret kapsamında 28 Şubat 2015’te hayatını kaybeden Yaşar Kemal’in köyü Hemite’ye de (Gökçedam) gitti. Başkan Soyer usta yazar Yaşar Kemal için “Bu toprakların büyük gururu büyük efsanesi, çınarı, dağı ne derseniz deyin” ifadelerini kullandı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin afet bölgesinde tüm birimleriyle konuşlandığı Osmaniye’ye giden Başkan Tunç Soyer, ülke edebiyatının en büyük yazarlarından Yaşar Kemal’i ölüm yıl dönümünü olan 28 Şubat’ta doğduğu köyde andı. Yaşar Kemal’in köyü Hemite’deki (Gökçedam) Yaşar Kemal Kültür Evi’ni ziyaret eden Başkan Tunç Soyer, köy meydanındaki kahvehanede halkla bir araya geldi.<br />İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Şevket Meriç, İZBETON A.Ş. Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi (PM) Üyesi Rıfat Nalbantoğlu, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP Osmaniye İl Başkanı Halil Şükret Çaylı, Hemite (Gökçedam) Köyü Muhtarı Evren Cömert’in eşlik ettiği Başkan Soyer, burada üreticilerle sohbet etti. Deprem felaketi sonrasında bölgede İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen faaliyetlerden dolayı yurttaşlar Başkan Soyer’e teşekkürlerini iletti.</p>
<p><strong>“Osmaniye kardeşliğimizi büyüteceğiz”</strong><br />Büyükşehir belediyeleri arasındaki görev dağılımı çerçevesinde Osmaniye’yle eşleştiklerini hatırlatan Başkan Soyer, “Biz Osmaniye’yi istedik. Çok da isteyerek geldik. Bu kardeşliği devam ettirmek istiyoruz. Sadece afet nedeniyle değil. Bundan sonra da İzmir Osmaniye kardeşliğini büyüteceğiz. Sizlerle yakınlaşmamız için, sizlerin derdine derman olabilmemiz için gücümüz neye yetiyorsa yapacağız. Hep beraber yapacağız. Güzel günleri de paylaşacağız. Sırf bu acıları değil, sevinçleri de paylaşacağız” dedi.</p>
<p><strong>İzmir’in mandacılığından örnek verdi</strong><br />Devletin tarımdaki fiyat politikasından şikayet eden üreticilerle konuşan Başkan Soyer, “Devlet dediğin bunun planlamasını yapacak. Sütü sen kaça satacağını bileceksin. Nereye pazarlayacağını bileceksin. Hayvanı beslemek için yemi nereden alacağını bileceksin. Bunların hiçbirini bilmiyorsun. Kendi kaderinle baş başasın. Biz biraz da onun için buradayız. Biz bu hikayenin bir kader olmadığını biliyoruz. Bu iş planlama işi. Bu memleket bir tarım memleketi. Ve bu manda üreticiliğine sahip çıkmamız lazım. Biz sahip çıkacağız. Sütünüzü ayrı değerlendireceğiz, bunun ürününü ayrı değerlendireceğiz. İhracatı için yolunu açacağız. İzmir’de yaptığımız büyük bir fabrika kurduk. Günde 100 ton süt işliyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Üreticiden “Bizi kölelik düzeninden çıkarın” isyanı</strong><br />Konuşması sırasında bir üreticinin, “Bizi kölelik düzeninden çıkarın” ifadelerini kullanması sonrasında ise Soyer bu kez, “Çıkaracağız. Emin olun ki çok kolay. Mucizeler yaratmak gerekmiyor. Sadece adalet yetiyor. Sen emeğinin karşılığını alacaksın kardeşim. Hepsi bu. Bunu yapmak mümkün, biz de bunu yapmaya talibiz. Çok kısa sürede çok hızlı bir biçimde sizin ürettiğinizin karşılığını alacağınız bir sistemi kuracağız burada. Hep beraber yapacağız, hiç merak etmeyin. Çok kadim bir kültürün çocuklarıyız biz. Biz nelerin üstesinden gelmişiz. Bunun da üstesinden geleceğiz. Hep beraber güle oynaya, paylaşarak, paylaştığımızı büyüterek, göreceksiniz yapacağız bunu” dedi.</p>
<p><strong>“Bu toprakların büyük gururu, büyük efsanesi”</strong><br />Başkan Soyer basın mensuplarına yaptığı açıklamada da programın ilk durağının Hemite Köyü olmasıyla ilgili şunları söyledi: “Acılara ortak olmak için geldik. Hakikaten büyük acılar, sıkıntılar yaşandı. Maalesef bu sıkıntılar devam edecek. Yıkım çok büyük. Biz İzmir olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bütün kurumsal kapasitesini buraya taşıyacağız. Osmaniye bundan sonra bizim kardeşimiz. Her Osmaniyeliye her İzmirliye sahip çıktığımız gibi sonuna kadar sahip çıkacağız. Dertlerine derman olmaya gayret edeceğiz. Sorunlarına çözüm bulmaya gayret edeceğiz. Onun için buradayız. Ama bu ziyareti öncelikle buradan başlatmamızın sebebi de Yaşar Kemal. Bu toprakların büyük gururu, büyük efsanesi, çınarı, dağı ne derseniz deyin. Onun ruhu şad olsun.”<br />Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-usta-edebiyatciyi-olum-yil-donumunde-dogdugu-koyde-andi-352822">Başkan Soyer usta edebiyatçıyı ölüm yıl dönümünde doğduğu köyde andı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölüm sayısı 2020 yılında 507 bin 938 oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/olum-sayisi-2020-yilinda-507-bin-938-oldu-351596</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2023 09:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=351596</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ölüm sayısı 2019 yılında 435 bin 941 iken 2020 yılında %16,5 artarak 507 bin 938 oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olum-sayisi-2020-yilinda-507-bin-938-oldu-351596">Ölüm sayısı 2020 yılında 507 bin 938 oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ölüm sayısı 2019 yılında 435 bin 941 iken 2020 yılında %16,5 artarak 507 bin 938 oldu.</p>
<p>Ölen kişilerin 2019 yılında %54,6&#8217;sını erkekler, %45,4&#8217;ünü kadınlar oluştururken 2020 yılında ölen kişilerin %56,0&#8217;sını erkekler, %44,0&#8217;ünü kadınlar oluşturdu.</p>
<p><strong>Kaba ölüm hızı binde 6,1 oldu</strong></p>
<p>Bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden kaba ölüm hızı, 2019 yılında binde 5,3 iken 2020 yılında binde 6,1 oldu. Diğer bir ifade ile 2019 yılında bin kişi başına 5,3 ölüm düşerken 2020 yılında bin kişi başına 6,1 ölüm düştü.</p>
<p><strong>Kaba ölüm hızının en yüksek olduğu il, binde 11,3 ile Sinop oldu</strong></p>
<p>Kaba ölüm hızının en yüksek olduğu il, 2020 yılında binde 11,3 ile Sinop oldu. Bu ili binde 10,9 ile Çankırı, binde 10,7 ile Kastamonu, binde 9,5 ile Artvin izledi. Kaba ölüm hızının en düşük olduğu il ise binde 3,2 ile Şırnak oldu. Bu ili binde 3,4 ile Hakkari, binde 3,5 ile Şanlıurfa, binde 3,7 ile Van izledi.</p>
<p><strong>Ölüm nedenleri arasında dolaşım sistemi kaynaklı hastalıklar ilk sırada yer aldı</strong></p>
<p>Ölümler nedenlerine göre incelendiğinde, 2020 yılında %36,0 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı. Bu ölüm nedenini %15,8 ile solunum sistemi hastalıkları, %15,7 ile iyi ve kötü huylu tümörler izledi.</p>
<p><strong>Dolaşım sistemi hastalıkları kaynaklı ölümlerin %41,5&#8217;ini iskemik kalp hastalığı oluşturdu</strong></p>
<p>Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde, ölenlerin %41,5&#8217;inin iskemik kalp hastalıklarından, %23,8&#8217;inin diğer kalp hastalıklarından, %19,6&#8217;sının serebro-vasküler hastalıklardan öldüğü görüldü.</p>
<p><strong>Dolaşım sistemi hastalıkları kaynaklı ölümlerin en yüksek olduğu il, %44,9 ile Adıyaman oldu</strong></p>
<p>Dolaşım sistemi hastalıklarından ölenler illere göre incelendiğinde, 2020 yılında dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu il %44,9 ile Adıyaman oldu. Bu ili %44,7 ile Aydın, %44,5 ile Çorum, %43,7 ile Kırıkkale izledi. Dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranının en düşük olduğu il ise %26,9 ile Van oldu. Bu ili %28,2 ile Hakkari,  %28,9 ile Bitlis, %29,0 ile Eskişehir izledi.</p>
<p><strong>Solunum sistemi hastalıkları kaynaklı ölümlerin %54,8&#8217;ini pnömoni oluşturdu</strong></p>
<p>Solunum sistemi hastalıkları kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde, ölenlerin %54,8&#8217;inin pnömoniden, %34,5&#8217;inin kronik alt solunum yolu hastalıklarından ve %10,8&#8217;inin diğer solunum sistemi hastalıklarından öldüğü görüldü.</p>
<p><strong>Solunum sistemi hastalıklarından kaynaklı ölümlerin en yüksek olduğu il, %22,8 ile Yozgat oldu</strong></p>
<p>Solunum sistemi hastalıklarından ölenler illere göre incelendiğinde, 2020 yılında solunum sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu il %22,8 ile Yozgat oldu. Bu ili %21,1 ile Manisa, %20,7 ile Nevşehir, %20,4 ile Hatay izledi. Solunum sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranının en düşük olduğu il ise %10,7 ile Tunceli oldu. Bu ili %11,5 ile Bayburt, %11,6 ile Bingöl, %11,7 ile Erzincan ve Bilecik izledi.</p>
<p><strong>COVID-19 kaynaklı ölüm sayısı 22 bin 136 oldu</strong></p>
<p>COVID-19 kaynaklı ölüm sayısı 2020 yılında 22 bin 136 oldu. Ölenlerin 13 bin 699&#8217;unu erkekler, 8 bin 437&#8217;sini kadınlar oluşturdu.</p>
<p>COVID-19 kaynaklı ölümler yaş grubuna göre incelendiğinde, COVID-19 kaynaklı ölümlerin en fazla 65-74 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunda ölenlerin 4 bin 508&#8217;ini erkekler, 2 bin 546&#8217;sını kadınlar oluşturdu.</p>
<p><strong>Bebek ölüm hızı binde 8,7 oldu</strong></p>
<p>Bebek ölüm sayısı, 2019 yılında 10 bin 770 iken 2020 yılında 9 bin 657 oldu. Bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden bebek ölüm hızı, 2019 yılında binde 9,1 iken 2020 yılında binde 8,7 oldu. Diğer bir ifade ile 2020 yılında bin canlı doğum başına 8,7 bebek ölümü gerçekleşti.</p>
<p><strong>Beş yaş altı ölüm hızı binde 10,6 oldu</strong></p>
<p>Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2019 yılında 11,2 iken 2020 yılında binde 10,6 oldu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olum-sayisi-2020-yilinda-507-bin-938-oldu-351596">Ölüm sayısı 2020 yılında 507 bin 938 oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AKM Yeşilçam Sinemasında Bu Hafta: &#8221;Aşk, Mark ve Ölüm&#8221; ve &#8221;Acil Durumda Jane&#8217;i Ara&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akm-yesilcam-sinemasinda-bu-hafta-ask-mark-ve-olum-ve-acil-durumda-janei-ara-345918</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2023 12:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[akm]]></category>
		<category><![CDATA[ara]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[durumda]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[janei]]></category>
		<category><![CDATA[mark]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[sinemasında]]></category>
		<category><![CDATA[yeşilçam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=345918</guid>

					<description><![CDATA[<p>AKM Yeşilçam Sinemasında 31 Ocak’a kadar, prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan ‘’Aşk, Mark ve Ölüm’’ ve prömiyerini Sundance Film Festivali’nde yapan ‘’Acil Durumda Jane’i Ara’’ gösterimde olacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akm-yesilcam-sinemasinda-bu-hafta-ask-mark-ve-olum-ve-acil-durumda-janei-ara-345918">AKM Yeşilçam Sinemasında Bu Hafta: &#8221;Aşk, Mark ve Ölüm&#8221; ve &#8221;Acil Durumda Jane&#8217;i Ara&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AKM Yeşilçam Sinemasında 31 Ocak’a kadar, prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan ‘’Aşk, Mark ve Ölüm’’ ve prömiyerini Sundance Film Festivali’nde yapan ‘’Acil Durumda Jane’i Ara’’ gösterimde olacak.</p>
<p><strong>Sinemaseverlerin Atatürk Kültür Merkezinde ödüllü ve dikkat çeken yapımlarla buluştuğu AKM Yeşilçam Sinemasında 31 Ocak’a kadar, prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan ‘’Aşk, Mark ve Ölüm’’ ve prömiyerini Sundance Film Festivali’nde yapan ‘’Acil Durumda Jane’i Ara’’ gösterimde olacak.</strong></p>
<p>Atatürk Kültür Merkezinin bağımsız sinema durağı AKM Yeşilçam Sineması, 31 Ocak’a kadar sinemaseverleri 2022 yılının en iddialı yapımlarından Aşk, Mark ve Ölüm ve Acil Durumda Jane’i Ara ile buluşturuyor</p>
<p><em><strong>Cem Kaya imzalı sıradışı bir belgesel: Aşk, Mark ve Ölüm</strong></em></p>
<p>Almanya’daki Türk göçmenlerin, çocuklarının ve torunlarının yaşattığı bağımsız müzik kültürünü, benzersiz bir hikayeyle senaryolaştıran Cem Kaya ve Mehmet Akif Büyükatalay izleyiciye Aşk, Mark ve Ölüm belgeseli ile alışılmışın dışında bir seyir deneyimi sunuyor. Daha önce Remake, Remix, Rip-Off’la büyük başarı yakalayan Cem Kaya, senaristliğin yanı sıra belgeselin yönetmenliğini de üstleniyor.</p>
<p>Prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan ve büyük övgü kazanan belgesel, müziği odak noktasına alan Türk göçmen ailelerin son 60 yıldaki değişim ve dönüşümlerini perdeye aktarıyor. Hikâyesini eğlenceli ve dolambaçlı bir dille, hikayelerin ilk defa gün yüzüne çıkan   arşiv görüntüleri eşliğinde anlatan belgesel, Türk göçmenlerin bağımsız, dolayısıyla da pek bilinmeyen müzikal dünyasında Almanya için taşıdığı eşsiz nitelikleri sunuyor. Türkiye’den Almanya’ya taşan müziğin 60 yıla dayanan mirasını kutlayan Aşk, Mark ve Ölüm, hem savaş sonrası için alternatif bir tarih hem de içinde yer alan; Köln Bülbülü Yüksel Özkasap, Derdiyoklar, Cavidan Ünal, Muhabbet, Killa Hakan, Kabus Kerim, Erci E. ve Hatay Engin gibi isimlerle müzikal anlamda bir ünlüler geçidini ağırlıyor.</p>
<p><em><strong>60’lı yıllara damga vuran Jane Kolektifi’nin gerçek öyküsü: Acil Durumda Jane’i Ara</strong></em></p>
<p>Tiyatro oyunlarıyla adını duyuran Phyllis Nagy’nin yönetmenliğini üstlendiği, dünya çapında değişim rüzgarları esen 68 yıllarını beyaz perdeye aktaran Acil Durumda Jane’i Ara, 1973’e kadar faaliyet gösteren Jane Kolektifi’nden gerçek bir öyküyü sinamaseverlere sunuyor. 2022 Sundance Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapmasının ardından Berlin’de de ana yarışmada yer alan başarılı filmin yönetmeni Phyllis Nagy, senaryosunu yazdığı Carol ile hem Oscar hem BAFTA’larda en iyi senaryo ödülüne aday gösterilmişti.</p>
<p>ABD’de karmaşa, değişim ve hüzün rüzgârlarının estiği dönemde bir ev kadını olan Joy’un hayatının dönüm noktasıyla film başlıyor: Chicago, 1968. ABD’de karmaşa, değişim ve hüzün rüzgârları esiyor; ev kadını Joy için ise kadınlık mücadelesi yaklaşıyor. İkinci hamileliğinin sağlığını tehdit ettiği ortaya çıkınca Joy tamamı erkeklerden oluşan sağlık kurulundan hamileliğini sonlandırma iznini alamıyor. En umutsuz anında, kendi gibi çaresiz kadınlara gizlice yardımcı olan, kendilerine Jane’ler adını veren bir grup kadın imdadına yetişiyor. Joy, hayatını kurtaran bu örgüte katılarak başka kadınların da kendi kararlarını almalarına yardımcı olmaya karar veriyor.</p>
<p>Kadınların ataerkil sistemde göğüsledikleri problemleri, nasıl sorunlarla mücadele ettiklerini ve neleri değiştirebileceklerini beyaz perdeye aktaran film, ataerkil zihniyete meydan okuma isteğini açık bir tartışmaya sunuyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akm-yesilcam-sinemasinda-bu-hafta-ask-mark-ve-olum-ve-acil-durumda-janei-ara-345918">AKM Yeşilçam Sinemasında Bu Hafta: &#8221;Aşk, Mark ve Ölüm&#8221; ve &#8221;Acil Durumda Jane&#8217;i Ara&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
