<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>olması | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/olmasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olmasi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 13:52:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>olması | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olmasi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Aile bağlarının güçlü olması nitelikli iletişime bağlı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aile-baglarinin-guclu-olmasi-nitelikli-iletisime-bagli-635352</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 13:52:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bağlarının]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişime]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[nitelikli]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635352</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikoloji Hizmetleri Genel Koordinatörü ve Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, 15 Mayıs Aile Günü kapsamında, aile bağlarının güçlenmesinde iletişim, rol model olma, birlikte kaliteli zaman geçirme ve karşılıklı etkileşimin önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aile-baglarinin-guclu-olmasi-nitelikli-iletisime-bagli-635352">Aile bağlarının güçlü olması nitelikli iletişime bağlı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikoloji Hizmetleri Genel Koordinatörü ve Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, 15 Mayıs Aile Günü kapsamında, aile bağlarının güçlenmesinde iletişim, rol model olma, birlikte kaliteli zaman geçirme ve karşılıklı etkileşimin önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Aile, bireyin içine doğduğu, hayatı anlamlandırmayı öğrendiği ilk yer!</strong></p>
<p>Ailenin neden önemli olduğunu açıklayan Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Aile, bireyin içine doğduğu, hayatı anlamlandırmayı öğrendiği ilk yerdir. O yüzden bireyin yaşamında; kişilik gelişmesinde, özgüveninin gelişmesinde, iletişim tarzında, sorun çözme becerilerinde ailenin rolü çok büyüktür.” dedi.</p>
<p>Günümüzde teknolojinin de gelişmesiyle birlikte aile bağlarının oldukça zayıfladığını aktaran Demirsoy, “Toplumu sağlıklı bir toplum yapan, sağlıklı bireylerdir; sağlıklı birey de ancak sağlıklı aile ilişkilerinin içerisinde yetişebilir. Modern yaşamda aileler artık daha az iletişim kuruyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Birey ve aile birbirini karşılıklı etkiliyor! </strong></p>
<p>Aile günü gibi özel günlerin sembolik hatırlama açısından önemli olduğunu ancak sadece bir gün hatırlamamak gerektiğini dile getiren Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Tabii ki, sürekliliği olması önemli. Özellikle bizim gibi kurumların burada bir görevi var. Sağlıklı iletişim becerileri, sorun çözme yöntemleri öğrenilirse bu, aileyi dayanıklı ve güçlü kılacaktır.” dedi.</p>
<p>Her ailede sıkıntılar yaşandığına işaret eden Demirsoy, şöyle devam etti:</p>
<p>“İnsan hayatında, yaşamın akışı içerisinde inişler çıkışlar, zor zamanlar olur. Eğer bağlar güçlüyse, ilişkiler sağlıklıysa bu zor zamanlara karşı dayanıklı olunur. Klinik ortamda bize insanlar sıkıntıyla, sorunla geliyorlar ama önemli olan bu sorunlar ortaya çıkmadan önce yapılacaklardır. İşte orada bağları güçlendirmek, aile içi iletişimin artması, aileyi zor zamanlara karşı dayanıklı ve güçlü kılacaktır. Bireyde bir sıkıntı olduğu zaman bu aileyi etkiliyor; aile içi etkileşimlerde sorun olduğu zaman da bireyi etkiliyor. İki taraflı bir etkileşim var.”</p>
<p><strong>Aile içinde nitelikli ve kaliteli zaman geçirmek şart!</strong></p>
<p>Ailedeki bağı güçlendirmek için birlikte zaman geçirmenin çok önemli olduğuna vurgu yapan Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Ailenin ritüelleri çok değerlidir. Özel günler, bayramlar, kandiller; bunlar bizim toplumumuzda aile bağlarını ve kişiler arası ilişkileri güçlendiren sosyal destek sistemleridir. Bunlar günümüzde biraz zayıflamaya başladı. Komşuluk ilişkileri bile zayıfladı. İnsan sosyal bir canlıdır. İnsanın iyilik halini; yakın ve doyurucu sosyal ilişkilerinin çokluğu belirliyor.” dedi.</p>
<p>Birlikte yemek yeme, ailece belli zamanlarda bir araya gelme gibi ritüelleri kaybetmemek gerektiğini aktaran Demirsoy, “Nitelikli ve kaliteli zaman geçirmek şart. O sırada birbirini dinlemek çok önemli. İletişim diyoruz ama iletişimde en önemli unsur konuşmaktan da önce dinlemek. Karşısındakini dinlemek, anlayabilmek&#8230; İnsan anlaşıldığını hissettiği zaman karşısındakine kendini yakın ve bağlı hisseder. Bu insanın bir ihtiyacıdır. Eğer aile içi ilişkiler sağlıklıysa, kişi kendini gerçekleştirebiliyorsa, işitildiğini ve anlaşıldığını hissediyorsa o aile bağları güçlüdür ve zorluklara karşı dayanıklıdır. Böyle ailelerin çok olduğu bir toplum da güçlü olur.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>İş birliği ve dayanışma bağları güçlü kılar!</strong></p>
<p>Aileyi oluşturan çekirdeğin evlilik ilişkisi olduğunu hatırlatan Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Eş ilişkisinde de kadının ve erkeğin nasıl bir geçmişi olduğu, kendi köken ailelerinden ne aldıkları çok önemlidir. İçinde yetişilen aile kişiliği belirliyor; ne tarz ilişkiler kuracağını, nasıl bir romantik bağlanma yaşayacağını, nasıl bir evlilik yürüteceğini belirliyor.” dedi.</p>
<p>Neden bazı ailelerde bu bağlar zayıf olduğuna değinen Demirsoy, “Biraz ‘bireyselliğin’ bir değer olarak sunulduğu bir dönemdeyiz. Kişiler arası ilişkiler, aile bağlarının güçlü olması, birbirine karşı hoşgörü ve yerine göre önceliği diğerine verebilmek gibi özellikleri gerektiriyor. Ama ‘ben önemliyim, öncelik benim’ dendiği zaman bu, ilişkileri yaralayan bir şeye dönüşüyor. İş birliği ve dayanışma bağları güçlü kılar.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Anne-babanın çocuklara doğru rol model olması gerekiyor! </strong></p>
<p>Teknolojinin gelişmesi ve dijitalleşmenin de aile kavramı üzerinde etkileri olduğuna işaret eden Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Çocuklar kendi odasında bilgisayarla, anne-baba elinde telefonla&#8230; Ailelerde bu örüntüyü çok görüyoruz. Aileler bunu ne zaman sorun ediyor? Çocuk ders çalışmıyorsa veya sorumluluklarını aksatıyorsa. Halbuki çocuk model alarak öğrenir. Anne-baba kendisi televizyon karşısında veya sosyal medyada zaman geçiriyorsa, çocuğa ‘bunu yapma’ demenin hiçbir anlamı yok. Ne dediği değil, ne yaptığı önemlidir.” dedi.</p>
<p>Biz ailelere bu durumda ‘dijital detoks’ önerildiğini dile getiren Demirsoy, şunları söyledi:</p>
<p>“Doğru model oluşturmaları gerekiyor. Çocuk, anne-babasının ilişkisini model alacak; hayattaki diğer insanlarla, nesnelerle ve sorumluluklarla olan ilişkisini onlara bakarak kuracaktır. Eğer aile içinde samimi, sıcak bir hava varsa, ilişkiler yakınsa o çocuk da dünyaya o şekilde yönelir. Haz odaklı olmamayı, bazı yaşam hedeflerine ulaşmak için öncelikleri doğru sıralamayı öğrenir. Bu tamamen anne-babanın kendisinde bunları geliştirmiş olmasına bağlı.</p>
<p>Aile kavramı sadece kan bağıyla sınırlı değil tabii ki. Toplumumuzda büyük aile, akrabalar ve hatta komşuluk birer sosyal destek sistemidir. Bazen hastalık, iş temposu gibi nedenlerle anne-babanın yetişemediği durumlarda, diğer sosyal destek sistemleri devreye girdiğinde dayanıklılık artar.”</p>
<p><strong>Aile bağlarını güçlendirmek için 3 öneri! </strong></p>
<p>Aile bağlarını güçlendirmek için önerilerde bulunan Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, sözlerini şöyle tamamladı.</p>
<p>“İletişim ve etkileşim önemli. Aile sadece aynı evin içinde yaşayan insanlar topluluğu değildir; gerçek bir etkileşim gerekir. Birbirini dinlemek, ‘yanındayım’ mesajını verebilmek ve hissettirebilmek çok önemlidir. Anlaşmazlıklar ve çatışmalar yaşanabilir, hiçbir sorun çözümsüz değildir. Sorun odaklı değil, çözüm odaklı olmak gerekir. Hayatın getirdiği zorluklar aslında daha iyi şeyleri geliştirme fırsatıdır. Bu bakış açısıyla zorluklardan nasıl güçlü çıkabiliriz, buna bakılmalı.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aile-baglarinin-guclu-olmasi-nitelikli-iletisime-bagli-635352">Aile bağlarının güçlü olması nitelikli iletişime bağlı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Astım ilaçlarının etkili olması için bu uyarılara dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/astim-ilaclarinin-etkili-olmasi-icin-bu-uyarilara-dikkat-632822</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:11:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlarının]]></category>
		<category><![CDATA[İnhaler]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uyarılara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632822</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hava yollarının kronik iltihabi bir hastalığı olan astım tedavisinde doğru yöntemlerin kullanılması büyük önem taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/astim-ilaclarinin-etkili-olmasi-icin-bu-uyarilara-dikkat-632822">Astım ilaçlarının etkili olması için bu uyarılara dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Hava yollarının kronik iltihabi bir hastalığı olan astım tedavisinde doğru yöntemlerin kullanılması büyük önem taşıyor. Nefes açıcı inhaler ilaçların etkili olabilmesi için doğru teknikle kullanılmasının şart olduğunu belirten </span></span></span></b><b><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi,  “</span></span></span></b><b><span><span><span>Cihaz yanlış kullanılırsa ilaç akciğerlere yeterli miktarda ulaşamaz ve hasta ‘İlaç kullanıyorum ama fayda görmüyorum’ hissine kapılabilir. Bu nedenle her kontrolde hastanın inhaler kullanım tekniği gözden geçirilmeli, gerekirse tekrar eğitim verilmelidir” dedi. Dr. El Jundi, kullanım sonrası ağız ve boğazın su ile çalkalanmasını tavsiye etti.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Küresel Astım Girişimi (GINA) tarafından belirlenen 5 Mayıs 2026 Dünya Astım Günü teması, &#8220;Astım hastası olan herkes için iltihap önleyici (anti-inflamatuar) inhalerlere erişim&#8221; (Access to Asthma Care for All &#8211; Inhaled Corticosteroids) olarak duyuruldu. Bu tema, astım kontrolünde kortikosteroid içeren anti-inflamatuvar inhaler tedavilerin doğru ve yaygın kullanımını vurgulamayı, tüm astım hastalarının etkili tedaviye ve kontrol ilaçlarına erişimini sağlamayı hedefliyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, 5 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada astım tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler konusunda tavsiyelerde bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi ortaya çıkıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Astımın, “hava yollarının kronik iltihabi bir hastalığı” olduğunu belirten </span></span></span><span><span><span>Dr. El Jundi, “</span></span></span><span><span><span>Bu iltihap nedeniyle hava yolları zaman zaman daralır, şişer ve dış uyaranlara karşı daha hassas hale gelir. Sonuç olarak hastalarda nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi ve öksürük gibi yakınmalar ortaya çıkar. Bu şikayetler özellikle gece ve sabaha karşı veya egzersiz sırasında, soğuk hava ile temas sonrası, solunum yolu enfeksiyonlarında veya alerjenlere maruz kalındığında artabilir. Astımın önemli özelliklerinden biri, belirtilerin her zaman aynı şiddette olmaması  Hasta bazı dönemlerde tamamen semptomsuz olur ancak bazı dönemlerde yakınmaları birden alevlenebilir. Bu nedenle astımda düzenli takip, doğru tedavi ve hastanın kendi hastalığını tanıması çok önemlidir” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Astım kontrolünde inhaler tedaviler etkili oluyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Astımın günümüzde etkili şekilde kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu kaydeden </span></span></span><span><span><span>Dr. El Jundi, “</span></span></span><span><span><span>Burada amaç yalnızca hastanın nefesini rahatlatmak değil; gündüz ve gece şikayetlerini azaltmak, günlük yaşamını rahat sürdürebilmesini sağlamak, atakları önlemek ve akciğer fonksiyonlarını korumaktır. Güncel rehberler, astım kontrolünde kortizon içeren inhaler tedavilerin temel rolünü vurgulamaktadır; zira sadece inhaler kortikosteroid içeren tedaviler, astımın temelinde yer alan hava yolu inflamasyonunu hedef alan başlıca tedavi yaklaşımıdır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Astım hastaları doktor kontrolünü aksatmamalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Astımın seyrinin kişiden kişiye değiştiğini belirten </span></span></span><span><span><span>Dr. El Jundi, “</span></span></span><span><span><span>Astım bazı hastalarda çocukluk döneminde başlayıp yıllar içinde hafifleyebilir; bazı hastalarda ise erişkin yaşta başlayabilir ve uzun süreli takip gerektirebilir. Bu nedenle ‘Her astım mutlaka ömür boyu ağır seyreder’ demek doğru değildir. Ancak astım eğilimi olan kişilerde hastalık sessiz dönemlere girse bile, tetikleyicilerle yeniden alevlenebilir. Bu yüzden hastaların tedavilerini kendi kendine kesmemeleri, kontrol randevularını aksatmamaları ve hekim önerisiyle izlenmeleri gerekir” diye konuştu</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Nefes açıcı ilaçların kullanımında önemli noktalara dikkat!</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Astımda nefes açıcı ilaçların kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalara da değinen</span></span></span><span><span><span>Dr. El Jundi, şunları söyledi:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span> “</span></span></span><span><span><span>Astım tedavisinde en önemli noktalardan biri, yalnızca geçici rahatlama sağlayan ilaçlara güvenmemektir. Özellikle 12 yaş ve üzerindeki hastalarda, sadece kortizon içermeyen kısa etkili nefes açıcı ilaçların tek başına kullanılması güncel rehberlerde önerilmemektedir. Bu ilaçlar hastayı kısa sürede geçici olarak rahatlatabilir; fakat astımın temelindeki hava yolu iltihabını tedavi etmez. GINA rehberleri, erişkin ve adölesan astım hastalarında inhaler kortikosteroid içeren tedavilerin kullanmasını önermektedir. İnhaler ilaçların etkili olabilmesi için doğru teknikle kullanılması şarttır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İnhaler kullanım eğitimi verilmeli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Cihaz yanlış kullanılırsa ilaç akciğerlere yeterli miktarda ulaşamaz ve hasta ‘İlaç kullanıyorum ama fayda görmüyorum’ hissine kapılabilir. Bu nedenle her kontrolde hastanın inhaler kullanım tekniği gözden geçirilmeli, gerekirse tekrar eğitim verilmelidir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kullanım sonrası ağız çalkalanmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kortizon içeren inhaler ilaçlar ağız yoluyla yutulan kortizonlardan farklıdır; doğrudan hava yollarına ulaştıkları için daha düşük dozlarla etki ederler. Ancak kullanım sonrası ağız ve boğazın su ile çalkalanması önemlidir. Bu basit önlem, ağızda mantar gelişimi ve boğazda tahriş gibi yan etkileri azaltmaya yardımcı olur.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Astım krizlerinin önlenmesi için hangi önlemler alınmalıdır?</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Astım krizlerini önlemenin en temel yolunun hastalığın kontrol altında tutulması olduğunu söyleyen </span></span></span><span><span><span>Dr. El Jundi, “</span></span></span><span><span><span>Bunun için ilaçların düzenli ve doğru teknikle kullanılması, kontrol randevularının aksatılmaması ve hastanın kendisinde atağı tetikleyen durumları bilmesi gerekir. Astım kontrolünü bozan başlıca etkenler arasında solunum yolu enfeksiyonları, sigara dumanı, hava kirliliği, alerjenler, polenler, ev tozu akarları, küf, yoğun kokular, kimyasal maddeler ve ilaçların düzensiz kullanımı yer alır. CDC ve benzeri halk sağlığı kaynakları da astımda tetikleyicilerden uzak durmayı, sigara dumanı maruziyetinin önlenmesini ve kişiye özel astım eylem planı oluşturulmasını önermektedir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yazılı bir “astım eylem planı” oluşturulmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Hastaların hekimleriyle birlikte yazılı bir “astım eylem planı” oluşturmalarının da çok değerli olduğunu vurgulayan </span></span></span><span><span><span>Dr. El Jundi, “B</span></span></span><span><span><span>u plan; şikayetler artarsa ne yapılacağını, hangi ilacın ne zaman kullanılacağını ve hangi durumda acil sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini açıkça gösterilmelidir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Astım kontrolü, düzenli takip ve doğru ilaç kullanımı ile mümkündür</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Astım hastalığında düzenli takip ve ilaç kullanımının önemini vurgulayan</span></span></span><span><span><span>Dr. El Jundi, “</span></span></span><span><span><span>Astım hastalarına en önemli tavsiyem, hastalıklarını yalnızca kriz dönemlerinde değil, iyi oldukları dönemlerde de ciddiye almalarıdır. Astım kontrolü, düzenli takip ve doğru ilaç kullanımı ile mümkündür. Hastalar ilaçlarını kendilerini iyi hissettikleri için bırakmamalı, inhaler cihazlarını doğru kullandıklarından emin olmalı ve şikayetleri arttığında bunu geçer diye ertelememelidir” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bahar aylarında etkili olan polenler astım hastalarını nasıl etkiler?</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bahar aylarında polenlerin özellikle alerjik astımı olan hastalarda öksürük, hırıltı, nefes darlığı, burun akıntısı ve gözlerde kaşıntı gibi şikayetleri artırabileceğini kaydeden </span></span></span><span><span><span>Dr. El Jundi,</span></span></span><span><span><span> “Polen yoğunluğunun fazla olduğu günlerde açık havada uzun süre kalmamak, sabah erken saatlerde ve rüzgârlı havalarda dış ortam maruziyetini azaltmak, eve gelince kıyafet değiştirmek ve duş almak faydalı olabilir. Polen dönemlerinde pencereleri uzun süre açık bırakmamak ve dış ortam aktivitelerini mümkün olduğunca polen yoğunluğunun daha düşük olduğu saatlere planlamak da önerilebilir. Bununla birlikte astım hastaları egzersizden tamamen uzak durmamalıdır. Kontrol altında olan astımda düzenli fiziksel aktivite genel sağlık için faydalıdır. Ancak egzersizle şikayetleri artan hastaların bunu hekimleriyle paylaşmaları, gerekirse egzersiz öncesi ilaç planlarının düzenlenmesi gerekir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İnhaler kortizonlar konusunda endişe edilmemeli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. El Jundi, sözlerini şöyle tamamladı: “</span></span></span><span><span><span>Astımda en önemli mesajlardan biri şudur: Astım, doğru tedavi ve bilinçli hasta eğitimiyle kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Hastaların nefes açıcı ilaçlara sık ihtiyaç duyması, gece öksürük veya nefes darlığı ile uyanması, günlük aktivitelerinin kısıtlanması ya da acil başvurularının olması astımın yeterince kontrol altında olmadığını düşündürür. Bu durumda mutlaka hekim kontrolü gerekir. Toplumda ‘kortizon’ kelimesi bazen gereğinden fazla endişe yaratabilmektedir. Oysa astım tedavisinde kullanılan inhaler kortizonlar, uygun dozda ve doğru teknikle kullanıldığında hastalığın temelindeki iltihabı kontrol altına alarak atak riskini azaltan çok önemli tedavilerdir. Dünya Astım Günü’nün bu yılki temasının da vurguladığı gibi, astım kontrolü yalnızca nefesi geçici olarak açmakla değil, doğru inhaler tedaviyi doğru teknikle kullanmakla mümkündür.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/astim-ilaclarinin-etkili-olmasi-icin-bu-uyarilara-dikkat-632822">Astım ilaçlarının etkili olması için bu uyarılara dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay: Enerji güvenliği için şehirler kendi sistemlerini kurmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-enerji-guvenligi-icin-sehirler-kendi-sistemlerini-kurmali-628117</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 07:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[borç]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[kendi]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[şehirler]]></category>
		<category><![CDATA[sistemlerini]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628117</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İEKKK toplantısında enerji güvenliğinin önemine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-enerji-guvenligi-icin-sehirler-kendi-sistemlerini-kurmali-628117">Başkan Tugay: Enerji güvenliği için şehirler kendi sistemlerini kurmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İEKKK toplantısında enerji güvenliğinin önemine dikkat çekti. Kritik kamu yapılarının kendi enerji sistemlerine sahip olması gerektiğini vurgulayan Tugay, şehirde ortak akıl ve iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde yapılan İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) 145’inci toplantısına katıldı. Kentin sorunlarının ve ihtiyaçlarının masaya yatırıldığı buluşmanın açılışı İEKKK Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer tarafından yapıldı. İzmir Planlama Ajansı’ndan (İZPA) şehir plancısı Dr. Esra Kut Görgün “Enerji Güvenliği Raporu” başlığı altında sunum yaptı. Sunumun ardından konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, küresel krizlere karşı şehirlerin dirençli olması gerektiğini, bu sorumluluğun yalnızca kamu yönetimlerine değil, kentin tüm dinamiklerine ait olduğunu söyledi. Enerji güvenliğinin kritik bir başlık olduğuna dikkat çeken Tugay, olası bir enerji krizinin şehirleri doğrudan etkileyebileceğini ifade etti.</p>
<p><strong>“Kritik yapıların kendi enerji sistemi olsun”</strong></p>
<p>Başkan Dr. Cemil Tugay, şehirlerin kendi enerji güvenliğini sağlamasının önemine dikkat çekerek, belediye binaları ve hizmet alanlarında bu yönde çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Kültürpark’ın enerjisinin kendi içinde karşılanmasının planlandığını belirten Tugay, itfaiye, ESHOT ve İZDENİZ gibi kritik birimlerin de kendi enerji sistemlerine sahip olmasını hedeflediklerini ifade etti. Tugay, “Ama bunu şehrimizdeki sanayi kuruluşları başta olmak üzere, hastaneler, eğitim kurumlarının da düşünmesi gerekiyor” dedi.</p>
<p><strong>“Bir şehrin dinamizminin olması lazım”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kurum içinde yapay zeka kullanımını teşvik etiklerini belirten Tugay, “Dijital Deneyim Merkezi oluşturduk, eğitimlere başlıyoruz. Bu merkezden herkes yararlanabilir, katkı da verebilir. Enerji Konseyi de kuruyoruz. Burada temel olarak şehrimizin enerji verimliliğiyle ilgili ihtiyaç tartışılacak. Ayrıca enerji güvenliği hayati başlık olacak ve konuşulacak. İzmir’de herkes kendi köşesinde bir şeylerle ilgileniyor, bir şeyler yapmaya çalışıyor ama birbirine güç verecek şekilde bir iş birliği yapılamıyor. Böyle bir yapı yok. Bunu sağlamak zorundayız. Bir şehrin dinamizminin olması lazım. Şehrin farklı kişi ve kurumlarının bir arada olması lazım. Bir araya gelmenin gücü çok daha iyi anlaşılıyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Enerji konusu gündeme geldi</strong></p>
<p>Toplantıda İzmir Ticaret Borsası (İTB) Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü “Tarım-Gıda Kobilerinin Yenilenebilir Enerji Toplulukları ile Desteklenmesi” sunumuyla önemli bilgiler paylaştı. Enerjide kurumların, ülkelerin ve şehirlerin kendi kendine yeten duruma gelmesinin önemine dikkat çekildi.</p>
<p><strong>“Yönetemediğimiz bir borç durumu yok”</strong></p>
<p>Programın sonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin finansal yapısı üzerinden bilgilendirme yapan Başkan Tugay, borç konusuyla ilgili çarpıtmaların yapıldığını belirterek “Geçen iki yıl Büyükşehir Belediyesi’nin en fazla borç ödediği dönem oldu. Bu borçlanmanın en önemli nedeni SGK borçları dahil pek çok borcun sürekli yüksek faize maruz kalması. Yüksek faiz nedeniyle bunları yaşıyoruz. Toplam borca baktığınızda bunun önemli bir kısmı da ödeme tarihi gelmemiş olanlar. 10 yıl ödeyeceğimiz metro, tramvay kredileri, İZBAN kredileri var. Yönetemediğimiz bir borç durumu yok. Gayet sağlam, sağlıklı bir şekilde gidiyoruz ve her geçen gün daha iyiye gidiyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Karşıyaka Stadı konuşuldu</strong></p>
<p>Karşıyaka Stadı ile ilgili de konuşan Başkan Tugay, “Bu stat iki buçuk-üç sene içinde tamamlanacak. Bir takım ödeme kolaylıkları, krediler, belki sponsorluklarla bu yük hafifletilecek. Ama en ağır haliyle bile İzmir Büyükşehir Belediyesi için hiç de büyük bir iş değil. Opera Binası’nın maliyetinden daha düşük. O yüzden altından kalkılamayacak bir durum değil” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-enerji-guvenligi-icin-sehirler-kendi-sistemlerini-kurmali-628117">Başkan Tugay: Enerji güvenliği için şehirler kendi sistemlerini kurmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kepce-kulakta-yenidogan-doneminde-ameliyatsiz-tedavi-mumkun-627197</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:28:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[döneminde]]></category>
		<category><![CDATA[Genellikle]]></category>
		<category><![CDATA[kepçe]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>
		<category><![CDATA[kulakta]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[normal]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Üstündağ]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627197</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kepçe kulak, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde dış görünümü etkileyen estetik bir durum olarak dikkat çeker.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kepce-kulakta-yenidogan-doneminde-ameliyatsiz-tedavi-mumkun-627197">Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kepçe kulak, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde dış görünümü etkileyen estetik bir durum olarak dikkat çeker. Kulakların baş ile normalden daha fazla dışa doğru durmasıyla tanımlanan kepçe kulağın tıbbi adının otapostaz olduğunu açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden KBB Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, “Bebeklik döneminde, yenidoğan döneminde (özellikle ilk 1-2 ay) özel bant veya kalıplarla düzeltilebilen, ilerleyen yaşlarda ise ameliyat ile kalıcı olarak giderilebilen kepçe kulak genellikle sağlık açısından herhangi bir sorun teşkil etmez. Ancak estetik kaygılar nedeniyle problem yaratabilir ve özellikle çocukluk döneminde sosyal etkileriyle öne çıkabilir” dedi.</strong></p>
<p>Akran zorbalığına ve özgüven sorunlarına yol açabilen bu görünüm, bu nedenle aileler tarafından erken dönemde fark edilip değerlendirilmek istenebiliyor. Özellikle erkeklerde kısa saç kullanımı nedeniyle daha belirgin hale geldiğini dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden KBB Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, “Yenidoğan döneminde yapılan müdahaleler etkili olabiliyor. Bu dönemde kulak kıkırdağının daha yumuşak olması sayesinde ameliyatsız yöntemler uygulanabilirken, ilerleyen yaşlarda kalıcı çözüm için cerrahi seçenekler masaya yatırılıyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi mümkün</strong></p>
<p>Tedavi seçeneklerini değerlendiren Üstündağ, “Bebeklerde ilk aylarda özel bant veya kalıplarla düzeltme yapılabilirken, çocuk ve yetişkinlerde kepçe kulak görünümü otoplasti denilen kulak estetiği ameliyatı ile kalıcı olarak düzeltilebilir. Kulak gelişiminin yaklaşık yüzde 90’ı tamamlanmış olacağı için en ideal dönem 5–6 yaş sonrasıdır. Yetişkinlerde ise her yaşta uygulanabilir. Genellikle 5–6 yaşından sonra yapılan bu işlem, kulakların başa daha yatık ve doğal görünmesini sağlamak amacıyla uygulanır. Ameliyat sırasında kulak arkasından küçük bir kesi yapılır, kulak kıkırdağı yeniden şekillendirilir (antiheliks plasti) ve kulağın baş ile arasındaki açı azaltılır. Gerekirse kıkırdağın bir kısmı inceltilir veya dikişlerle yeni şekil verilir. Kesi, kulak arkasında kaldığı için iz genellikle görünmez. Ortalama 45 dakika ile 2 saat süren bu operasyon çoğu zaman günübirliktir ve hasta aynı gün evine dönebilir” dedi.</p>
<p><strong>Ameliyattan bir hafta sonra normale dönüş</strong></p>
<p>Ameliyat sonrasına da değinen Üstündağ, “Operasyon sonrası kulaklara bandaj veya tenisçi bandı gibi bir bant takılır. İlk bandaj genellikle 3–7 gün kalır. Sonrasında birkaç hafta gece bandı önerilebilir. Çoğu kişi 1 hafta içinde normal hayatına döner. Genellikle güvenli bir ameliyat olsa da nadiren; enfeksiyon, kanama, dikişlerin açılması ve kulakta hafif asimetri gibi durumlar görülebilir. Ancak bu nadir yan etkilerin yanında işlemin başarı oranının yüzde 90’dan fazla olduğunu bilmek gerekir” dedi.</p>
<p><strong>Kulak ile kafa arasındaki açı normalde 20-30 derece olmalı</strong></p>
<p>Kepçe kulağın nedenlerinin bir arada değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Üstündağ, “Kulak kıvrımlarının yeterince oluşmaması, kulakta olması gereken kıvrımların tam gelişmemesi, kulak kepçesinin büyük olması veya açısının fazla olması değerlendirilir.  Kulak ile kafa arasındaki açı normalde yaklaşık 20–30 derece civarında olmalıdır. Ancak bu açının artmasıyla kulağın dışa doğru görünmesi (kepçeleşmesi), genetik nedenler nedeniyle ailede varsa çocuklarda görülme ihtimalinin daha yüksek olması ve kulak kıkırdağının yapısal farklılığı (yani daha gevşek ya da farklı şekillenmiş olması) kepçe kulağa yol açabilen etkenler arasında yer alır” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kepce-kulakta-yenidogan-doneminde-ameliyatsiz-tedavi-mumkun-627197">Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çizdiğim karakterlerin dünya markaları olması en büyük hedefim</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cizdigim-karakterlerin-dunya-markalari-olmasi-en-buyuk-hedefim-626464</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 16:42:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[çizdiğim]]></category>
		<category><![CDATA[Çizgi Film]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hedefim]]></category>
		<category><![CDATA[karakterlerin]]></category>
		<category><![CDATA[markaları]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[Süper 1 Takım]]></category>
		<category><![CDATA[varol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626464</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milyonları peşinden sürükleyen Süper 1 Takım çizgi dizisi 22 Mayıs’ta ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ filmi olarak sinema salonlarında gösterime girecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cizdigim-karakterlerin-dunya-markalari-olmasi-en-buyuk-hedefim-626464">Çizdiğim karakterlerin dünya markaları olması en büyük hedefim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milyonları peşinden sürükleyen Süper 1 Takım çizgi dizisi 22 Mayıs’ta ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ filmi olarak sinema salonlarında gösterime girecek. Kendi filminde Varol Abi’yi canlandıran yapımcı ve ünlü karikatürist Varol Yaşaroğlu yıllarca çizdiği karakterlerin arasında olmanın heyecanını yaşadığını belirtti. Varol Yaşaroğlu “Bir gün ben de var oldum diyebilmek gerçekten muhteşem bir şey! Seyircinin nefesini tuttuğu, kahkaha attığı o anları hissetmek için sabırsızlanıyorum” dedi.</p>
<p><b>Çok büyük bir Grafi2000 evreni kurmak için çalışıyoruz</b></p>
<p>En büyük hayalinin, daha büyük evrenler, daha derin hikâyeler ve daha cesur anlatımlara imza atmak olduğunu belirten ünlü karikatürist “Tıpkı Kral Şakir&#8217;in bir &#8220;lovemark&#8221; haline gelmesi gibi, Süper 1 Takım&#8217;ın da kendi evrenini küresel bir marka yapmasını hedefliyoruz. İlerleyen dönemlerde tüm bu kahramanları bir arada barındıran, takım ruhunu hep yaşatan kocaman bir Grafi2000 evreni kurmak ve karakterlerimizin Mickey Mouse gibi 100 yılı devirecek kalıcı dünya markaları olmasını sağlamak en büyük amacım” dedi.</p>
<p><b>Çocuk oyuncu Gece Işık Demirel de heyecana ortak oluyor</b></p>
<p>Grafi2000 Prodüksiyon tarafından gerçekleştirilen, Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin yönetmen koltuğunda Haluk Can Dizdaroğlu ve Berk Tokay oturuyor. Senaryosu Haluk Can Dizdaroğlu tarafından kaleme alınan çizgi filmde izleyiciler Süper 1 Takım karakterleri Birce, Birol, Ayı Dede, Yapay Zekai’nin yanı sıra fenomen Kral Şakir ve Fil Necati’nin maceralarını izleyecek. Varol Yaşaroğlu ve çocuk oyuncu Gece Işık Demirel de sinema makinesiyle eğlencenin startını verecek.</p>
<p><b>Birol’un yaz tatili maceraya dönüşür</b></p>
<p>İcat ettiği çizgi film makinesiyle küçük bir kızın hayalindeki hikâyeyi gerçeğe dönüştüren Varol Abi’nin de yer aldığı 22 Mayıs’ta vizyona girecek ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ filminin kısaca konusu şöyle: Bu hikâyede Birol, yaz tatili için bir çiftliğe gönderilir ve başta köy hayatını sıkıcı bulur. Ancak kısa sürede Ayı Dede, Birce ve Yapay Zekai’nin gizli süper kahramanlar olduğunu keşfeder. Gerçeğin ortaya çıkmasıyla Birol da ekibe katılır ve tatili beklenmedik bir maceraya dönüşür. İbret liderliğindeki kötü karakterler dünyayı tehdit ederken, Süper 1 Takımı onları durdurmak için mücadele eder. Birol, bu süreçte cesaret ve dostluğun değerini öğrenir.</p>
<p><b>Künye</b><br /><b>Yapım:</b> Grafi2000 Prodüksiyon Reklamcılık Yayıncılık ve Tic. A.Ş.<br /><b>Yapımcı:</b> Varol Yaşaroğlu<br /><b>Yönetmen:</b> Haluk Can Dizdaroğlu – Berk Tokay<br /><b>Senarist:</b> Haluk Can Dizdaroğlu<br /><b>Dağıtımcı:</b> CJ Entertainment<br /><b>Türü:</b> Animasyon</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cizdigim-karakterlerin-dunya-markalari-olmasi-en-buyuk-hedefim-626464">Çizdiğim karakterlerin dünya markaları olması en büyük hedefim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya&#8217;nın İlk Belediye Başkanı Erdoğan Yavuzlar Anıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayanin-ilk-belediye-baskani-erdogan-yavuzlar-anildi-625646</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 08:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anma]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[yavuzlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625646</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesinin ilk başkanı Erdoğan Yavuzlar, Beytepe Mahallesi’nde adını taşıyan parkta anıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayanin-ilk-belediye-baskani-erdogan-yavuzlar-anildi-625646">Çankaya&#8217;nın İlk Belediye Başkanı Erdoğan Yavuzlar Anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesinin ilk başkanı Erdoğan Yavuzlar, Beytepe Mahallesi’nde adını taşıyan parkta anıldı.</b></p>
<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in ev sahipliğinde gerçekleşen anmaya Erdoğan Yavuzlar’ın eşi Emel Yavuzlar, torunu Eremcan Yavuzlar, TBMM eski Başkanvekili Uluç Gürkan, yakınları ve dostları katıldı.</p>
<p>Çankaya’nın belediye statüsüne girdiği 1984 yılından 1989 yılına kadar Belediye Başkanlığı görevini yürüten Erdoğan Yavuzlar ölümünün 3. yılında Çankaya Belediyesi ile Ankara Büyükşehir Belediyesinin destekleri ile yapılan Erdoğan Yavuzlar Parkı’nda anıldı.</p>
<p><b>GÜNER: ERDOĞAN BEY’İ DEĞERLER KATTIĞI ÇANKAYA’DA YAŞATMANIN BİR VEFA BORCU OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ</b></p>
<p>Erdoğan Yavuzlar’ın Çankaya’ya çok büyük değerler kattığını belirten Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Erdoğan Yavuzlar’ın Çankaya’ya önemli değerler kattığını vurgulayan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, “Kendisini üç yıl önce kaybettik. Bugüne kadar Çankaya’ya hizmet etmiş iki belediye başkanımız artık aramızda değil: İlk belediye başkanımız Erdoğan Yavuzlar, diğeri ise ikinci belediye başkanımız Doğan Taşdelen.</p>
<p>Doğan Bey’in kabri Ankara’da olduğu için geçtiğimiz yıl vefat yıldönümünde, belediyedeki çalışma arkadaşlarımızla birlikte kabri başında anma gerçekleştirdik. Ancak nisan ayında Erdoğan Bey’i anmak istediğimizde, kabrinin burada olmaması ve kaybın henüz çok yeni olması nedeniyle böyle bir anma yapamamıştık. O dönemde, isminin henüz bir yere verilmemiş olması da hepimiz için bir eksiklikti.</p>
<p>Bu nedenle Erdoğan Yavuzlar’ın adını, Çankaya’da kattığı değerlerle birlikte yaşatmanın hem bir vefa borcu olduğunu hem de Ankara’da onu anabileceğimiz bir alan oluşturacağını düşündük. Bu doğrultuda arkadaşlarımız gerekli çalışmaları yaptı. Büyükşehir Belediyemizin desteğiyle, Şehir Hastanesi’nin arkasında bulunan eski 6002. Cadde’nin adı ‘Erdoğan Yavuzlar Bulvarı’ olarak değiştirildi.</p>
<p>Ayrıca, 20 dönümün üzerinde olması nedeniyle Büyükşehir Belediyesi yetki alanında bulunan bu parkın daha uygun olacağı değerlendirilerek, Belediye Meclis üyelerimizin oy birliğiyle hem parka hem de bulvara Erdoğan Yavuzlar’ın adı verildi” diye konuştu.</p>
<p><b>TÜM BELEDİYE BAŞKANLARIMIZDAN DEVRALDIĞIMIZ BAYRAĞI DAHA İLERİYE TAŞIMAK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞACAĞIZ</b></p>
<p>Cumhuriyet’in kalbi Çankaya’da Belediye Başkanlığı yapmış olması sebebiyle Erdoğan Yavuzlar’ın Çankaya için çok önemli bir değer olduğunu dile getiren Güner sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Türkiye’de hem Kütahya’da hem de Cumhuriyet’in kalbi sayılan Çankaya’da belediye başkanlığı yapmış olması nedeniyle kendisini önemli bir değer olarak görüyoruz. Emel Hanım’ın da belirttiği gibi, genç yaşta bu görevi üstlenmişti. Bu vesileyle hem Erdoğan Bey’i hem de aramızdan ayrılan Doğan Bey’i anmak isterim.</p>
<p>Çankaya’da bugüne kadar görev yapmış tüm belediye başkanlarından devraldığımız bayrağı daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalışacağız. Bu ilçenin bugün Türkiye’de sosyoekonomik gelişmişlikte birinci sırada yer almasında, ilk belediye başkanından son belediye başkanına kadar herkesin çok kıymetli emekleri var. Hepsine şükranlarımızı sunuyoruz.</p>
<p>Aramızdan ayrılan Erdoğan Bey’i rahmetle anıyor, mekanının cennet olmasını diliyorum. Katılımınız ve bu anlamlı anmada birlikte olduğunuz için şükranlarımı sunuyorum.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayanin-ilk-belediye-baskani-erdogan-yavuzlar-anildi-625646">Çankaya&#8217;nın İlk Belediye Başkanı Erdoğan Yavuzlar Anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YEDEP 2026 başvurularında sona doğru</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yedep-2026-basvurularinda-sona-dogru-608475</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 18:48:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[başvurularında]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[sona]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yedep]]></category>
		<category><![CDATA[yılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608475</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli Kent Konseyi iş birliğinde yürütülen Yerel Destek Programı (YEDEP) kapsamında “2026 Yılı Proje Teklif Çağrısı” için başvurular alınmaya devam ediliyor. Proje başvuruları için son tarih 31 Ocak saat 23.59 olarak belirtildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yedep-2026-basvurularinda-sona-dogru-608475">YEDEP 2026 başvurularında sona doğru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli Kent Konseyi iş birliğinde yürütülen Yerel Destek Programı (YEDEP) kapsamında “2026 Yılı Proje Teklif Çağrısı” için başvurular alınmaya devam ediliyor. Proje başvuruları için son tarih 31 Ocak saat 23.59 olarak belirtildi.</p>
<p><b>SON BAŞVURU TARİHİ 31 OCAK</b></p>
<p>“YEDEP 2026 Proje Teklif Çağrısı”, önceki yıllarda olduğu gibi kentlilik bilincinin artırılması ve katılımcılığın güçlendirilmesi ana temasıyla hayata geçiriliyor. Bu kapsamda Kocaeli’de sivil toplumun güçlendirilmesi ve katılımcı yerel yönetim anlayışının yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen YEDEP 2026 programı kapsamında sivil toplum kuruluşları projelerini 31 Ocak 2026 tarihine kadar online olarak sisteme yükleyebilecek.</p>
<p><b>KENTLİLİK BİLİNCİ VE KATILIMCILIK ÖN PLANDA</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Kent Konseyi ve STK’lar iş birliğiyle sürdürülen program kapsamında; gönüllülüğün teşvik edilmesi, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi, yerel değerlerin korunması ve tanıtılması, sürdürülebilir kalkınma ve kapsayıcılığın desteklenmesi öncelikli alanlar arasında yer alıyor. 2022 yılından bu yana kesintisiz devam eden YEDEP ile kentte daha bilinçli, katma değeri yüksek ve iş birliğine dayalı projelerin hayata geçirilmesi hedefleniyor.</p>
<p><b>STK’LARA YÖNELİK BİLGİLENDİRME VE EĞİTİMLER</b></p>
<p>Proje teklif çağrısının ilan edilmesinin ardından Kocaeli genelinde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına yönelik bilgilendirme ve eğitim toplantıları düzenlenecek. Toplantılarda programın kapsamı, hedefleri ve başvuru süreçleri detaylı şekilde anlatılarak STK’lara rehberlik sağlanacak. Eğitimlerin yer ve tarihleri katılımcılara SMS ve e-posta yoluyla duyurulacak.</p>
<p><b>BAŞVURULAR ONLİNE YAPILIYOR</b></p>
<p>YEDEP 2026 için başvurular, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren alınmaya başlandı. Sivil toplum kuruluşları proje başvurularını<br />www.sivildunyakocaeli.com ve www.kocaelikentkonseyi.org adreslerinde yer alan YEDEP başvuru portalı üzerinden online olarak gerçekleştirebiliyor. Başvuru rehberi, proje künyesi ve detaylı duyurulara da aynı platformlardan ulaşılabiliyor.</p>
<p><b>KİMLER BAŞVURABİLİR?</b></p>
<p>YEDEP 2026’ya başvuracak kuruluşların kar amacı gütmeyen tüzel kişiliğe sahip STK (dernek, vakıf, federasyon veya konfederasyon) olması, Kocaeli’de faaliyette bulunması, son yıla ait beyannamesini vermiş olması ve Sivil Dünya Kocaeli platformuna kaydının bulunması gerekiyor.</p>
<p><b>STK’LAR İÇİN 3 AYRI DESTEK ALANI</b></p>
<p>Program kapsamında küçük, orta ve büyük ölçekli olmak üzere üç ayrı destek alanı yer alıyor. Buna göre küçük ölçekli projeler için STK’nın 2026 yılı veya öncesinde kurulmuş olması, orta ölçekli projeler için 2024 yılı veya öncesinde kurulmuş ve yeterli idari, mali ve proje deneyimine sahip olması, büyük ölçekli projeler için ise 2023 yılı veya öncesinde kurulmuş ve yüksek deneyim düzeyine sahip olması şartı aranıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yedep-2026-basvurularinda-sona-dogru-608475">YEDEP 2026 başvurularında sona doğru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulaşım Filosu Güçleniyor: 12 Metrelik Yeni Otobüsler Hizmete Girdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulasim-filosu-gucleniyor-12-metrelik-yeni-otobusler-hizmete-girdi-598585</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 14:05:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[filosu]]></category>
		<category><![CDATA[güçleniyor]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[kooperatifi]]></category>
		<category><![CDATA[metrelik]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[otobüs]]></category>
		<category><![CDATA[otobüsler]]></category>
		<category><![CDATA[şoför]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Otobüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598585</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivas Belediyesi, şehir içi toplu ulaşımda konforu artırmak amacıyla Halk Otobüsleri Kooperatifi filosuna iki yeni uzun otobüs daha ekledi. Kent Meydanı’nda sergilenen araçlarla birlikte son dönemde alınan yeni otobüs sayısı toplamda dörde ulaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulasim-filosu-gucleniyor-12-metrelik-yeni-otobusler-hizmete-girdi-598585">Ulaşım Filosu Güçleniyor: 12 Metrelik Yeni Otobüsler Hizmete Girdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Sivas Belediyesi, şehir içi toplu ulaşımda konforu artırmak amacıyla Halk Otobüsleri Kooperatifi filosuna iki yeni uzun otobüs daha ekledi. Kent Meydanı’nda sergilenen araçlarla birlikte son dönemde alınan yeni otobüs sayısı toplamda dörde ulaştı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Tarihi Jandarma Binası yanında yapılan tanıtım programına Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Halk Otobüsleri Kooperatifi Başkanı İsmail Hakkı Öztürk, Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Şaban Yalman ve çok sayıda vatandaş katıldı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Programda konuşan Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, toplu taşımada altyapıyı güçlendirmek adına önemli adımlar attıklarını belirterek akıllı durak sistemi ve yeni otobüs yatırımlarının vatandaşlardan olumlu geri dönüş aldığını söyledi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Başkan Uzun, 8 metre uzunluğundaki mevcut otobüslerin yoğunluk oluşturduğunu hatırlatarak yeni alınan 12 metrelik araçların daha geniş, daha fazla koltuk kapasiteli ve işletme maliyetlerinin düşük olması nedeniyle kooperatife önemli katkı sağladığını ifade etti.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Uzun, “Özel Halk Otobüsü kooperatifimizle birlikte otobüslerimizi büyüteceğimizi söylemiştik. Kooperatifimiz elini taşın altına koydu, biz de Belediye olarak destek vererek şu an itibarıyla 4 tane sarı uzun otobüsü şehrimizin hizmetine kazandırmış olduk. Bu çalışmalarımız ilerleyen dönemde devam edecek. Amacımız ulaşımda güvenli ve konforlu bir hizmet sunmak. Mevcuttaki otobüslerin uzunluğu 8 metre. Bu da ciddi anlamda bir yoğunluğa sebep oluyor. Yeni otobüslerimiz ise 12 metre, koltuk sayısı daha fazla ve daha geniş&#8230; Haliyle daha fazla yolcu kapasitesine sahip… Aynı zamanda bu otobüsler yedek parça, yakıt ve bakım maliyetlerinin düşük olmasıyla kooperatifimize büyük katkı ve tasarruf sağlıyor. Esnafımızın yanında yer almaya devam edeceğiz. Özel Halk Otobüsü kooperatifimizle birlikte inşallah şehrimizde bu yeni otobüslerimizi daha fazla yaygınlaştıracağız” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Açıklamasında tramvay projesine ilişkin merak edilen sorulara da değinen Başkan Uzun, “Bu konuda sıkça sorular geliyor. Gönül istiyor ki şehrimize bir tramvay hattı yapalım. Geçen günlerde bir fizibilite çalışması yaptık. Bu sistem için şehrimizin merkez nüfusunun en az 550 bin olması gerekiyor. Şu anki nüfusumuz 360 bin civarında, dolayısıyla bu sistem yetersiz. Bir tramvay için şu anda 60 milyon Euro&#8217;luk bir yatırıma ihtiyaç var. Bu da ön görebildiğimiz bir durum değil. Yapacağımız işin sürdürülebilir olması lazım. Varsayalım 3 milyar lira para ayırdık ve tramvay yatırımını yaptık. Bu para bizim 1 yıllık bütçemizin %50&#8217;sine tekabül ediyor. Çok büyük bir yatırım. Bu sistemin de devam edebilmesi için yolcu yoğunluğunun olması gerekiyor. Bunun içinde en az 550 bin nüfusa sahip olmamız gerekiyor. Dolayısıyla bu konuda da hemşehrilerimizi bilgilendirmek istedim” şeklinde konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Ulaşım Master Planı’nın tamamlandığını belirten Başkan Uzun, planın son değerlendirme aşamasında olduğunu ve 2026 yılında uygulanmaya başlanacağını ifade etti.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Şaban Yalman ise yeni otobüslerin hem kooperatifi hem de vatandaşları rahatlattığını belirterek, “Belediye Başkanımızın yapmış olduğu bu çalışma kooperatifimizi, üyelerimizi ve vatandaşlarımızı rahatlatacaktır. Amacımız daha konforlu yolcu taşımak ve daha rahat hizmet etmek. Şundan herkesin emin olması lazım; biz taşıyıcı olarak vatandaşımızın en iyi şekilde ulaşımını sağlamak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bunun için Belediye Başkanımızın destekleriyle ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Başkanımızın da beklentinin çok ötesinde bir performansla çalıştığını görüyoruz. Bu durum da bizi ziyadesiyle memnun ediyor. Kendilerine teşekkür ediyoruz. İlerleyen dönemde Belediyemizin destekleriyle yeni araçlarımızı sisteme dâhil etmeye devam edeceğiz. Çünkü Sivas halkı her şeyin en iyisine layık&#8230; Diğer illere baktığımız zaman gerçekten bu alanda çok önde olduğumuzu söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Programda söz alan Halk Otobüsleri Kooperatifi Başkanı İsmail Hakkı Öztürk de verilen destekler için Başkan Uzun’a teşekkür ederek yeni otobüslerin hayırlı olmasını diledi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Konuşmaların ardından Başkan Uzun, otobüsün şoför koltuğuna geçerek İstasyon Caddesi’nde tur attı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>DÜRÜST ŞOFÖRE BAŞKAN UZUN’DAN TEŞEKKÜR PLAKETİ</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Program kapsamında ayrıca geçtiğimiz günlerde kullandığı halk otobüsünde yolcunun unuttuğu altını bularak sahibine teslim eden otobüs şoförü Sefa Terekli de ödüllendirildi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, örnek davranışından dolayı Terekli’ye teşekkür plaketi takdim ederek, “Bu örnek davranışı için kendisine teşekkür ediyor, başarılı hizmetlerinin devamını diliyorum.” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Terekli ise plaketten duyduğu memnuniyeti ifade ederek vatandaşın hakkını korumanın kendileri için bir görev olduğunu söyledi.</span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulasim-filosu-gucleniyor-12-metrelik-yeni-otobusler-hizmete-girdi-598585">Ulaşım Filosu Güçleniyor: 12 Metrelik Yeni Otobüsler Hizmete Girdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay İZİKAD&#8217;ın MEDSPARC Uluslararası İş Zirvesi&#8217;ni açtı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-izikadin-medsparc-uluslararasi-is-zirvesini-acti-596267</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 12:51:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kad]]></category>
		<category><![CDATA[kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[medsparc]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[zi]]></category>
		<category><![CDATA[zirve]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596267</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir İş Kadınları Derneği (İZİKAD) tarafından “Sürdürülebilir Gelecek için İşbirliği: Üçüz Dönüşüm” temasıyla organize edilen MEDSPARC Uluslararası İş Zirvesi’nin açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in yeşil dönüşüm rotası ve eylem planlarını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-izikadin-medsparc-uluslararasi-is-zirvesini-acti-596267">Başkan Tugay İZİKAD&#8217;ın MEDSPARC Uluslararası İş Zirvesi&#8217;ni açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir İş Kadınları Derneği (İZİKAD) tarafından “Sürdürülebilir Gelecek için İşbirliği: Üçüz Dönüşüm” temasıyla organize edilen MEDSPARC Uluslararası İş Zirvesi’nin açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in yeşil dönüşüm rotası ve eylem planlarını anlattı. Kamuda dönüşüm sağlanmadan yeşil dönüşümün mümkün olmadığının altını çizen Başkan Tugay, İzmir’de kadınların istihdamda yer alması için de önemli çalışmalar yaptıklarını aktardı. Tugay, “Biz, cumhuriyetimizin kadınlarına yürekten inanıyoruz. Bu yolu kadınıyla, erkeğiyle hep beraber yürüyeceğiz” dedi.  </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay,  İzmir İş Kadınları Derneği (İZİKAD) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen MEDSPARC Uluslararası İş Zirvesi’nin açılışına katıldı. Bu yıl “Sürdürülebilir Gelecek için İşbirliği: Üçüz Dönüşüm” temasıyla organize edilen zirve, İzmir Ticaret Odası Meclis Salonu’nda düzenlendi. Toplantıya Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Karabağlar Belediye Başkanı Helil İnay Kınay, İZİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Özden Erten, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, Akdeniz Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (ASCAME) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmed M. El Wakil, kamu kurumlarının, meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının ve İzmir iş dünyasının temsilcileri katıldı. Zirve kapsamında düzenlenen panellerde yeşil, dijital ve toplumsal dönüşümün kesişimi ele alındı. Uzmanlar yeşil teknolojiler ve çevresel açıdan sorumlu dijital çözümlerle iş birliği temelli inovasyonun sürdürülebilir ilerlemeyi nasıl hızlandırabileceğini tartıştı.</p>
<p><strong>“Gururluyuz”</strong></p>
<p>Zirvenin açılış konuşmasını yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, iklim krizi ve onun getirdiği problemler ile dijital teknolojinin hızlı gelişimine değindi. Türkiye’de ve dünyada kamu yönetimlerinin, devlet yapılarının bu dönüşüme ayak uydurması gerektiğinin altını çizen Başkan Tugay, “Kamu dönüşümü olmadan hiçbir şekilde başarıya ulaşmak mümkün değil. O nedenle bu gerçeklerin farkında olan İzmir’de bu çalışmaları teşvik ediyor olmak benim için önemli bir gurur kaynağı” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>İklim krizi ile mücadelede birliktelik mesajı</strong></p>
<p>İklim kriziyle mücadelede İzmir’in Avrupa Birliği’ne taahhüt ettiği 2030 Karbon Nötr Şehir misyonunu hatırlatarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı eylem planları hakkında bilgi veren Başkan Tugay, “Yapacak çok işimiz var. Belediye eliyle çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Uluslararası ağlarla çok yoğun ilişkiler içerisindeyiz. Halkı, iş dünyasını, akademik çevrelerin bu sürece dahil ederek ilerliyoruz. Bir bütün olarak bunun önemini kavrayıp, ortak bir eylem planı çerçevesinde ilerlemezsek başarıya ulaşamayacağımızı biliyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Kadınların yanındayım”</strong></p>
<p>Kadınların sosyal, iş ve siyasi yaşamda daha fazla var olması için mücadele ettiklerini söyleyen Başkan Tugay, Türkiye’de kadınların dar tanımlı işsizlik oranlarının erkeklere oranla iki kat fazla olduğuna dikkat çekti. Başkan Tugay, “Yapılan kamuoyu araştırmalarında Türkiye’de kadınların daha fazla aktif olmak istediğini, girişimci olmak istediklerini görüyoruz. Yapacak çok işimizin olduğunu fark etmemiz lazım. Ben şehrimizin belediye başkanı olarak kadınların toplumda daha fazla var olabilmeleri için onların her zaman yanında olacağım. Çünkü biz, çok inandığımız cumhuriyetimizin kadınlarına yürekten inanıyoruz. Bu yolu kadınıyla, erkeğiyle hep beraber yürüyeceğiz” şeklinde konuştu.  </p>
<p><strong>Vali Elban: Yeşil dönüşüm bizim bulunduğumuz havza için çok önem arz ediyor</strong></p>
<p>İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, yeşil dönüşümün önemine değinerek, “Küresel ısınma ve iklim değişikliği en fazla bizim bulunduğumuz iklim kuşağını etkiliyor. Bu havzada yaşayanlar için yeşil dönüşüm ve çevre hassasiyeti en üst noktada olması gerekiyor. Bunun mutlaka dijital dönüşümle olması gerekiyor. Dijital dönüşümle, toplumsal dönüşümle desteklenmeyen yeşil dönüşümün arzu edilen sonuçları vermesi güç görünüyor. Tüketim alışkanlığında bir dönüşüme gitmediğimiz sürece yeşil dönüşümdeki çalışmalar hayal kırıklığıyla sonuçlanacaktır. Bu anlamsız ve vahşi tüketim kültürü, dayatılan tüketim alışkanlıkları ne kadar yeşil dönüşüm yaparsanız yapın, çalışmaları mutlaka başarısızlıkla sonuçlandıracaktır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>İZİKAD Başkanı Erten: Üçüz dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluk</strong></p>
<p>Zirve hakkında bilgi veren İZİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Özden Erten, gerçek dönüşümün ancak kadınların, gençlerin ve kırılgan grupların sürece eşit ve güçlü biçimde dahil olmasıyla mümkün olduğunu ifade etti. Özden Erten, “Üçüz dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Yeşil politikalar dijital çözümlerle desteklenmediğinde, teknolojik ilerleme toplumsal kapsayıcılıkla buluşmadığında ortaya çıkan tablo, ne sürdürülebilir ne de adil olabiliyor. İşte bu nedenle, bu üç dönüşümü entegre bir şekilde birbirini besleyen bir bütün olarak ele almak zorundayız. Bu resmin tam merkezinde ise (Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) STEM alanlarında daha fazla kadının yer alması bulunuyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>BASİFED Başkanı Güneş: Kadın girişimciliği kültürü de destekler</strong></p>
<p>BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş İzmir’in Akdeniz çanağı için taşıdığı kritik öneme dikkat çekerek, kentin ticaretin, girişimciliğin ve kültürel birikimin doğal buluşma noktası olduğunu ifade etti. Güneş, zirve sayesinde sınırları aşan iş birlikleri kurulacağını vurgulayarak, “Kadın girişimci arttıkça sadece istihdam artmıyor, kurumsal kültür zenginleşiyor ve şirketlerin risk yönetimi güçleniyor. Burada kurulacak her temas, yarınların tedarik zincirine ve inovasyon ekosistemine değer katacaktır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Tutan: İzmir bu dönüşümün tasarımına aktif katkı sunan bir şehir haline geliyor</strong></p>
<p>İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Jülide Tutan ise, “Üçüz dönüşüm yani yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve toplumsal dönüşüm birbirini besleyen, tamamlayan ve artık ayrıştırılması mümkün olmayan bir yapının parçaları. Yeşil dönüşümün başarılı olması için dijital dönüşümle; dijital dönüşümün kalıcı olması için de toplumsal dönüşümle desteklenmesi gerekiyor. Bugün, MEDSPARC’ın üçüz dönüşüm yaklaşımıyla tam olarak aynı noktada buluşuyoruz. Her iki organizasyon da şunu çok net gösteriyor, İzmir, dönüşümün sadece bir parçası olmakla kalmıyor; bu dönüşümün tasarımına ve yönlendirilmesine aktif katkı sunan bir şehir haline geliyor” dedi.</p>
<p><strong>Onur konuğu Ahmed M. El Wakil</strong></p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından sahne alan Akdeniz Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (ASCAME) Onursal Başkanı Ahmed M. El Wakil, &#8220;Onur Konuğu&#8221; sıfatıyla yaptığı konuşmada, Akdeniz havzasındaki ticari entegrasyonun tarihsel derinliğine vurgu yaparak, bölge odalarının ortak projelerle ekonomik barışı desteklemesi gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-izikadin-medsparc-uluslararasi-is-zirvesini-acti-596267">Başkan Tugay İZİKAD&#8217;ın MEDSPARC Uluslararası İş Zirvesi&#8217;ni açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğu araya almak aileyi yıpratıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugu-araya-almak-aileyi-yipratiyor-588276</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 17:58:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araya]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[eryılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[yıpratıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588276</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, anne-baba arasındaki çatışmalarda çocuğun araya girmesinin aile dinamiğine ve çocuğun ruhsal gelişimine etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugu-araya-almak-aileyi-yipratiyor-588276">Çocuğu araya almak aileyi yıpratıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, anne-baba arasındaki çatışmalarda çocuğun araya girmesinin aile dinamiğine ve çocuğun ruhsal gelişimine etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çocukların anne ile baba arasına girmesi, ruhsal büyüme sürecini rotasından saptırıyor!</strong></p>
<p>Çocukların hakem rolü üstlendiği ilişkilerin aile dinamiklerini daha sağlıksız bir yapılanmaya sürükleyeceğini kaydeden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Anne ile babanın arasına giren çocuk üçgenleşmeye neden olur.” dedi.</p>
<p>Üçgenleşmenin ilk defa M. Bowen tarafından tanımlandığını aktaran Prof. Dr. Eryılmaz, “İki kişinin çatışmalı ilişkilerini çözememeleri durumunda ya da aralarında ilişki stresi olduğunda, bu strese katlanmanın tek yolu araya çocuğun girmesiyle mümkün olur. Eşler arasındaki ilişki bu sayede kısmen de olsa stabil olurken, çocuğun ruhsal büyüme süreci rotasından sapar.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Üçgenleşmede kalan çocuklar köken aileden ayrılamayabiliyor! </strong></p>
<p>Çocuğun sistemde kalmasının isteneceğini dile getiren Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Çocuk da buradan çıkma kaygısı içinde olacağından çoğu bu durumdaki ailelerde içe içe geçmişlik ortaya çıkar.” dedi.</p>
<p>İç içe geçmiş ailelerde sınırların olduğundan daha katı olabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Eryılmaz, şunları söyledi:</p>
<p>“Aileden birinin farklılaşmasına daha az tahammül edilir. Bu da kendi duygularını yönetemeyen bireylerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Ayrıca üçgenleşmede kalan bu çocukların gelecekte benzer ilişki tarzlarını seçmelerine ya da başka bir aile kurmalarına rağmen köken aileden ayrılması gereken dozda ayrılamamalarına sık rastlanır.”</p>
<p><strong>Ailede sınırlar ve açık iletişim olmalı! </strong></p>
<p>Sağlıklı bir aile yapısının nasıl olması gerektiği hakkında bilgi veren Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Ailede ebeveyn alt sistemi, eş alt sistemi ve çocuk alt sistemi gibi bir yapının olması; bu yapının sınırlarının olması, üçgenleşmelerin olmaması, iletişimin açık olması, koalisyonların olmaması, rollerin belirgin olması daha sağlıklı aile yapısı için önemlidir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugu-araya-almak-aileyi-yipratiyor-588276">Çocuğu araya almak aileyi yıpratıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumda her 4 erişkinden 1&#8217;inde görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toplumda-her-4-eriskinden-1inde-goruluyor-586928</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 13:01:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[erişkinden]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[inde]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumda]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku Apne Sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586928</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genellikle boğaz yapısına bağlı sebeplerden dolayı gelişen horlama her 4 erişkinden 1’inde görülen yaygın bir sorun. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumda-her-4-eriskinden-1inde-goruluyor-586928">Toplumda her 4 erişkinden 1&#8217;inde görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle boğaz yapısına bağlı sebeplerden dolayı gelişen horlama her 4 erişkinden 1’inde görülen yaygın bir sorun. Çoğu zaman sadece çevredekileri rahatsız eden bir durum gibi görülüyor. Ancak, horlamaya Uyku Apne Sendromu eşlik ediyorsa; gündüz uyuklama ve dikkat dağınıklığı, kalp damarlarında tıkanıklık, inme, insülin direnci, tip 2 diyabet ve kanser gibi pek çok önemli sağlık sorunları gelişebiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Göğüs Hastalıkları / Uyku Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu, </strong>bu nedenle, özellikle solunum sisteminde hava akımının en az 10 saniye kesilmesi olarak tanımlanan Uyku Apne Sendromu’nun eşlik ettiği horlamaların mutlaka tedavi edilmesi gerektiği uyarısında bulunarak, <strong> </strong>“Horlama haftada üç geceden sık gelişiyorsa, nefes durmaları eşlik ediyorsa, gündüz aşırı uyku hali veya yorgun uyanma sorunu varsa, bir uyku merkezine başvurmak gerekmektedir” diyor. Horlamanın altta yatan sebebe göre tedavi edildiğini belirten <strong>Göğüs Hastalıkları / Uyku Uzmanı</strong> <strong>Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu,</strong> “Cerrahi tedavi ve alerjik nezle eşlik ediyorsa, uygun hastada ilaç tedavisine başvurulmaktadır. Uyku Apne Sendromu mevcutsa basınçlı hava uygulayan cihazların kullanımı gereklidir. Bunların yanı sıra kilo vermek, alkol ile tütün ürünü kullanımını bırakmak önem taşımaktadır” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Hava yolunun dar olması </strong></p>
<p>Boğazımızın arkasında bulunan yumuşak damağın sarkık olması, küçük dilin uzayıp büyümesi, alt çenenin küçük ve geride olması, dilin büyük olması, büyük bademcikler, burun kıkırdağında eğrilik ve burun etlerinin büyük olması hava yolunun daralmasına neden olabiliyor. Özellikle alerjik nezle burun etlerinin şişmesine yol açabiliyor. Uygun hastalar cerrahi tedavi açısından değerlendiriliyor. Bademcik, geniz eti, yumuşak damak veya burun operasyonları uygulanabiliyor. Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu,<strong>  </strong>“Alerjik nezlesi olan hastalarda ilaç tedavisi, burun etlerine yönelik küçültme işlemleri ve alerjenlere karşı önlemlerin alınması gerekmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Obezite  </strong></p>
<p>Fazla kilo nedeniyle boyun çevresinin kalınlaşması, kadınlarda 38 cm, erkeklerde 40 cm üzerinde olması, horlama ve Uyku Apne Sendromu için risk taşıyor. Bunun nedeni ise kalınlaşan boynun havayolunu daraltması. Fazla kilolarda hekim ve diyetisyen eşliğinde kilo kaybı öneriliyor. Ayrıca, eşlik eden insülin direnci veya tip 2 diyabet varsa tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri gerekiyor.</p>
<p><strong>Alkol ve tütün tüketimi</strong></p>
<p>Alkol ve tütün ürünleri havayolundaki kasların gevşemesine neden olarak horlamayı artırıyor. </p>
<p><strong>Hava yolunu genişleten ilaçlar </strong></p>
<p>Hava yolunu genişleten ilaçlar da kasları gevşeterek horlamaya sebep olabiliyor. Bu ilaçlar arasında uyku ilaçları, antidepresanlar, anestezi ilaçları ve ağrı kesiciler yer alıyor. </p>
<p><strong>Çeşitli hastalıklar</strong></p>
<p>Soğuk algınlığı, alerjik nezle, reflü ve hipotiroidi gibi bazı hastalıklar ödem oluşturdukları havayolunun daralmasına neden oluyor.  Bazı nörolojik hastalıklar da kasları gevşeterek horlamaya yol açabiliyor. </p>
<p><strong>Uyku yoksunluğu</strong></p>
<p>Yorgun olduğumuzda ve uyku borcu biriktirdiğimizde horlama artabiliyor. </p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;kutu bilgisi&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p><strong>Bu sendromda her 10 hastadan 9’unda horlama görülüyor</strong></p>
<p>Uyku Apne Sendromu tespit edilen her 10 hastadan 9’unda horlama görülüyor. Göğüs Hastalıkları / Uyku Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu,<strong> </strong>bu nedenle horlama yakınmasıyla başvuran hastalarda mutlaka Obstrüktif Uyku Apne Sendromu’nun araştırıldığını belirterek, “Sabah yorgun uyanma, gündüz aşırı uyku hali, uykuda nefes durması, sabah ağız kuruluğu, dikkat eksikliği ve konsantrasyon güçlüğü, Uyku Apne Sendromu’nun tipik bulgularını oluşturmaktadır” diyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumda-her-4-eriskinden-1inde-goruluyor-586928">Toplumda her 4 erişkinden 1&#8217;inde görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İntihar, tedavi ile önlenebilen bir durumdur</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/intihar-tedavi-ile-onlenebilen-bir-durumdur-574328</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 20:18:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[durumdur]]></category>
		<category><![CDATA[eşlik]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[intihar]]></category>
		<category><![CDATA[ntihar]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[önlenebilen]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574328</guid>

					<description><![CDATA[<p>İntiharın yalnızca bireysel bir kayıp değil; aileleri, yakın çevreyi ve toplumu derinden etkileyen bir sorun olduğunu vurgulayan İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, “Erken fark edilmesi, doğru yönlendirme ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ile intiharların büyük bir kısmının önlenebilir olduğu bilinmektedir” dedi.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/intihar-tedavi-ile-onlenebilen-bir-durumdur-574328">İntihar, tedavi ile önlenebilen bir durumdur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>İntiharın yalnızca bireysel bir kayıp değil; aileleri, yakın çevreyi ve toplumu derinden etkileyen bir sorun olduğunu vurgulayan İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, “Erken fark edilmesi, doğru yönlendirme ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ile intiharların büyük bir kısmının önlenebilir olduğu bilinmektedir” dedi.   İntihar riskinin bazı belirtileri olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, kişinin intiharı çağrıştıran söylemlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada intiharın tedavi ile önlenebilen bir durum olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Depresyon hafife alınmamalıdır…</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ruhsal hastalıkların tedavisinin ve takibinin önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “Depresyon toplumda en sık görülen, tedavi edilebilir bir ruhsal hastalık olmasına rağmen; tedavi edilmediği takdirde intiharla sonuçlanabilen hastalıkların başında gelir. Dolayısıyla depresyonu hafife almamak, erkenden ruh sağlığı uzmanlarından destek almak çok önemlidir. Yine şizofreni, kişilik bozuklukları ile alkol madde kullanım bozuklukları intihara sıklıkla eşlik eden durumlardır. Önemli olan altta yatan bu ruhsal sorunları hemen fark etmek ve zamanında tedavi etmektir. Yani intihar aslında tedavi ile önlenebilir bir durumdur” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İntihar riskini gösteren belirtilere dikkat!</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İntihar riskinin anlaşılabileceğini ve bu riskin bazı belirtileri olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “Altta yatan depresyon ve şizofreni gibi bir ruhsal hastalık tablosunun olması, kişide kişilik bozukluğunun varlığı, alkol ve madde kullanım bozukluğu olması, ailede intihar öyküsü varlığı ve kişinin daha önce intihar girişiminde bulunmuş olması önemli risk faktörleri arasında sayılabilir. Kişinin intihar düşüncesinden söz ediyor olması bir diğer önemli risktir. Kişinin çevresel faktörlerden ve sosyal destekten yoksun olması da intihar riskini arttıran başlıca durumlardır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Depresyon belirtilerini iyi tanımak önemli…</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İntihara en sık eşlik eden tablonun depresyon olması nedeni ile depresyonun belirtilerini tanımanın çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hülya Ensari, “Moral bozukluğu, üzüntü, sıkıntı hali, isteksizlik, yaşamdan tat alamama; halsizlik, yorgunluk, uykusuzluk veya aşırı uyku hali, iştahsızlık veya aşırı iştah açılması eşlik ediyorsa; enerjide azalma, dikkat dağınıklığı, hareketlerde konuşmada yavaşlama, ağlama eşlik ediyorsa, yine düşünce içeriğinde umutsuzluk, karamsarlık veya intihar düşüncesi eşlik ediyorsa biz bu durumda depresyondan söz edebiliriz. Bu belirtilerin en az ikisi olmak kaydı ile 15 günden fazla tam gün sürüyorsa mutlaka ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurmak ve destek almak gerekir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Belirtilerin şiddeti artmadan uzmana başvurulmalı…</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bu belirtilerin hepsinin bir arada olması gerekmediğini kaydeden Prof. Dr. Hülya Ensari, “Bu belirtilerin hepsi bir arada olduğunda zaten tablo ağırlaşmış ve hastalığın şiddeti ile beraber intihar riski de artmış demektir. O yüzden belirtilerin şiddeti ve süresi uzamadan yardım almak yani erken tedavi başvurusu çok önemlidir. Sonuç olarak depresyon, tedavi edilebilir bir hastalık; intihar da önlenebilir bir durumdur” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Depresyon tedavisinde yeni tedavi yöntemler kullanılıyor…</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Günümüzde depresyon tedavisindeki yöntemlerin değiştiğini belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “Bugün artık depresyon tedavisinde uygulanan psikofarmakolojk tedavilerin yan etkileri oldukça az olup günlük hayatı ve çalışmayı aksatmayacak niteliktedir. Yine depresyon tedavisinde kullanılan antidepresan ilaçların, doktor kontrolünde kullanılmak kaydıyla bağımlılık yapıcı özelliği yoktur. Bugün depresyon tedavisinde en kabul gören yöntem, psikoterapi ile birlikte psikofarmakolojik tedavinin bir arada yürütülmesidir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İntiharın erken fark edilmesi önemli…</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İntiharın yalnızca bireysel bir kayıp değil; aileleri, yakın çevreyi ve toplumu derinden etkileyen bir sorun olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hülya Ensari, “Erken fark edilmesi, doğru yönlendirme ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ile intiharların büyük bir kısmının önlenebilir olduğu bilinmektedir” dedi.    </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İntiharı çağrıştıran söylemler ciddiye alınmalıdır…</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İntihar eğilimi olan kişilere doğru yaklaşımın önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “İntihar düşüncesi olan bireye yaklaşırken güvene dayalı iletişim kurmak esastır. Yine ortamın intihara erişimi kolaylaştıran araç ve gereçlerden arındırılmış olması gerekir. İntihar düşüncesi olan bireye yaklaşırken mümkün olduğu kadar empatik bir yaklaşımla, kişiyi eleştirmeden, yargılamadan anlamaya yönelik etkin bir dinleme ile yorum yapmadan, umut aşılamak gerekir. Görüşme esnasında intihar düşüncesinin tespiti halinde, kişiyi ruh sağlığı uzmanından destek almaya yönlendirmek, ikna etmek çok önemlidir. Acil durumlarda aile yakınları durumdan haberdar edilip; mümkünse kişi yalnız bırakılmayıp; gerektiğinde 112 haberdar edilerek; sağlık kuruluşuna kadar eşlik edilmelidir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sosyal destek, koruyucu bir faktördür…</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İntiharın önlenmesinde sosyal desteğin önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “Toplum olarak zaten kültürümüzde var olan dayanışmayı güçlendirmek, yalnızlık ve çaresizlik duygusunu azaltır. Sosyal bağların güçlenmesine yardımcı olur. Sosyal destek her zaman intihar için koruyucu bir faktördür. Ruh sağlığı hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması ve damgalama ile mücadelenin güçlendirilmesi, intiharı önleme çalışmalarında çok önemlidir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Umut her zaman, hepimiz için vardır…</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü için bu yılın temasının “Umutla Bağlanmak” vurgusunu taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Hülya Ensari, “Hepimiz, küçük de olsa bir adımla, bir kişinin hayatında kelebek etkisi ile fark yaratabiliriz. Gelin ruhsal sıkıntılarınızı paylaşmaktan, destek almaktan çekinmeyin. Umut her zaman hepimiz için her zaman var, unutmayalım” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/intihar-tedavi-ile-onlenebilen-bir-durumdur-574328">İntihar, tedavi ile önlenebilen bir durumdur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hedefini kendi belirleyen öğrenciler başarılı oluyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hedefini-kendi-belirleyen-ogrenciler-basarili-oluyor-573723</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 14:05:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı]]></category>
		<category><![CDATA[belirleme]]></category>
		<category><![CDATA[belirleyen]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[hedefini]]></category>
		<category><![CDATA[kendi]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencinin]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaşma]]></category>
		<category><![CDATA[vadeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=573723</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk Ergen Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, öğrencilerin eğitim yılı boyunca hedef belirlemesinin, bu hedefleri planlı adımlarla takip etmesinin ve aile desteğiyle motivasyonlarının artırılmasının öneminden bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hedefini-kendi-belirleyen-ogrenciler-basarili-oluyor-573723">Hedefini kendi belirleyen öğrenciler başarılı oluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk Ergen Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, öğrencilerin eğitim yılı boyunca hedef belirlemesinin, bu hedefleri planlı adımlarla takip etmesinin ve aile desteğiyle motivasyonlarının artırılmasının öneminden bahsetti. </p>
<p><strong>Hedefler öğrenciler için bir pusula görevi görür!</strong></p>
<p>Hedefler belirlemenin yetişkinler için olduğu kadar çocuk ve gençler için de oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Hedefler, öğrencilerin yeni eğitim öğretim yılı boyunca neyi başarmak istediğini, nereye odaklanması gerektiğini ve hangi yöne gideceğini göstermeyi sağlayan bir pusula görevi görür.” dedi.</p>
<p>Hem akademik yaşantıda hem de günlük yaşantıda hedeflerin önemli rol oynadığını aktaran Konuk, “Yapılan araştırmalar hedef belirleme ve başarı arasında olumlu bir ilişki olduğunu gösteriyor. Çünkü gerçekçi biçimde koyulmuş olan hedeflere ulaşma isteği öğrencinin motivasyonunu arttırır ve sonuca ulaşmak için bu motivasyonun sürdürülebilir olmasını sağlar. Bununla birlikte hedefler öğrencinin eğitim yılı içerisinde kendi başarısını değerlendirebilmesini de sağlar.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Her hedef kısa vadeli ve uzun vadeli olarak bölümlere ayrılmalı! </strong></p>
<p>Hedef belirlemenin planlanmış adımlar içerdiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Her hedef kısa vadeli ve uzun vadeli olarak bölümlere ayrılmalı. Kısa vadeli hedefler gerçekleştirildiğinde uzun vadeli hedeflere ulaşmaya yardımcı olur.” dedi.</p>
<p>Öğrencinin başlangıçta kendisine eğitim yılı içerisinde neyi başarmak istediğini sormasıyla hedef belirlemenin başladığını kaydeden Konuk, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu isteklerin çok büyük veya çok uzun zamana yayılmış olması gerekmez. Önemli olan gerçekçi, ulaşılabilir ve ölçülebilir olmasıdır. Öğrencinin neyi istediğini açık ve net biçimde kendine belirtmesi gerekir. Aksi takdirde isteklere ulaşma konusunda heves ve motivasyon kaybı yaşanabilir.”</p>
<p><strong>Önce hedefler, sonra bu hedeflere giden eylem adımları belirlenmeli </strong></p>
<p>Öğrencilerin eğitim yılı boyunca hedeflerine ulaşmak için motivasyonlarını devam ettirmelerinin çok önemli olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Hedefler belirlendikten sonra ikinci adım bu hedeflere giden eylem adımlarını belirleyebilmektir.” dedi.</p>
<p>Belirlenen adımların da gerçekçi ve uygulanabilir olması gerektiğine işaret eden Konuk, “Bu durum iyi bir planlama becerisi gerektirir. Çünkü planlama becerisi problem ile karşılaşıldığında uygun çözüm yolları bulabilme, strateji geliştirebilme, problemin çözümünü değerlendirmeyi ve değiştirebilmeyi kapsar. Bunları gerçekleştirebilmek için belirli zaman aralıklarıyla hedeflenen adımları gözden geçirmek, hedefe yönelik başarıyı değerlendirebilmek ve gerekirse eylem adımlarını değiştirebilmek gerekir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Kendi hedefini oluşturabilen öğrenciler amaçlarına ulaşmak konusunda daha istekli oluyor…</strong></p>
<p>Eğitim yılı boyunca öğrencinin kendi oluşturduğu hedeflerinin olması gerektiğinin altını çizen Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Kendi hedefini oluşturabilen öğrenciler amaçlarına ulaşmak konusunda istekli olacaktır. Aksi takdirde ebeveynler tarafından belirlenmiş hedefler, öğrenci için uygulanabilir veya sürdürebilir olmaz.” dedi.</p>
<p>Ayrıca öğrencinin hedef koymasının kendini daha iyi tanımasına, başarabildiklerini veya kendinde değiştirmesi gereken yönlerini fark etmesine olanak sağlayacağını kaydeden Konuk, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Ancak bu süreçte ebeveynlerin desteğini esirgememeleri, hedefe erişen çocuğu takdir etmeleri ve olumlu geribildirim vermeleri önemli. Bu geribildirimler öğrencinin isteğinin ve performansının artmasını sağlayacağı gibi aynı zamanda aile ve çocuk arasındaki etkileşimin de artmasında büyük rol oynar.” </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hedefini-kendi-belirleyen-ogrenciler-basarili-oluyor-573723">Hedefini kendi belirleyen öğrenciler başarılı oluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul Alışverişlerinde Çocuk Sağlığına Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/okul-alisverislerinde-cocuk-sagligina-dikkat-570596</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 08:17:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[boy]]></category>
		<category><![CDATA[çanta]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[kalem]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=570596</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okullar açılırken çocuklar kadar veliler de heyecanla hem ilk zilin çalmasını bekliyor hem de okul alışverişini tamamlamaya çalışıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-alisverislerinde-cocuk-sagligina-dikkat-570596">Okul Alışverişlerinde Çocuk Sağlığına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Okullar açılırken çocuklar kadar veliler de heyecanla hem ilk zilin çalmasını bekliyor hem de okul alışverişini tamamlamaya çalışıyor. Öğrenciler için gerekli olan kıyafet, çanta ve kırtasiye malzemesi seçiminde görselliğin değil, çocuğun sağlığının ilk planda tutulması gerekiyor. Bilinçsizce seçilen okul malzemeleri çocuklarda alerji, duruş bozukluğu, solunum problemleri ve hatta kaza geçirme riskini artırabiliyor. Memorial Bodrum Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. İncilay Üstündağ, okul alışverişi konusunda ebeveynlere önemli tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><strong>Okul kıyafeti alerji nedeni olmasın</strong></p>
<p>Okul kıyafetleri seçilirken öncelikle okulun belirlediği renk ve standartlara uygun ürünler tercih edilmelidir. Kıyafetlerde marka adı ve logoların yer alması yasaklandığından, veliler standarda uygun herhangi bir kıyafeti rahatlıkla satın alabilir. Bu konuda ilk olarak kıyafetlerin alerjiye yol açabilecek ve terletici özellikteki sentetik kumaşlardan üretilmemiş olmasına dikkat edilmelidir. Bunun yerine yumuşak, nefes alan pamuklu kumaşlar tercih edilmeli; kullanılan boyaların toksik madde içerip içermediği araştırılmalıdır. Çocukların hassas ciltleri için doğal ve güvenli kumaşlar uzun süreli kullanımda daha sağlıklıdır. Ayrıca kıyafetlerin çok bol ya da uzun olması, koşarken takılma, düşme ve yaralanma riskini artırabilir. Özellikle küçük çocuklarda ayakkabı seçiminde ip ve bağcık yerine cırt cırtlı modellerin tercih edilmesi, hem güvenlik hem de kullanım kolaylığı açısından önemlidir. Ayakkabının tabanının kaymaz olması da çocuğun okulda daha rahat ve güvenli hareket etmesini sağlar.</p>
<p><strong>Okul çantasını çocuğunuzun boy ve kilosuna göre seçin</strong></p>
<p>Okul çantaları, çocukların günlük yaşamında en sık kullandığı eşyaların başında gelir. Yanlış seçilen veya yanlış kullanılan bir çanta, özellikle büyüme çağındaki çocuklarda omurga eğrilikleri, sırt ve bel ağrıları, duruş bozuklukları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Çanta seçiminde öncelikle çocuğun boyuna ve kilosuna uygun, hafif ve ergonomik modeller tercih edilmelidir. Çantanın sırta tam oturması, bel hizasından daha aşağıya sarkmaması önemlidir. Omuz askılarının geniş, yumuşak ve ayarlanabilir olması çantanın ağırlığını eşit dağıtarak omuzlara zarar vermesini engeller. Mümkünse bel ve göğüs destek kemerleri olan sırt çantaları kullanılmalıdır.</p>
<p>Çantanın iç bölmelerinin düzenli olması, ağırlığın eşit şekilde dağılmasına yardımcı olur. Kitaplar ve ağır malzemeler çantanın sırt kısmına yakın yerleştirilmeli, daha hafif malzemeler ön kısımlarda taşınmalıdır. Çocuğun yaşına uygun olarak çanta içindeki ağırlığın vücut ağırlığının %10-15’ini geçmemesi gerektiği unutulmamalıdır.</p>
<p>Ayrıca çocuğa çantayı her iki omuzdan takması öğretilmeli, tek omuzda taşımak alışkanlık haline getirilmemelidir. Böylece omurga dengesiz yüklenmeden korunmuş olacaktır. Gün içinde gereksiz eşyaların çantadan çıkarılması da yükü azaltarak çocuğun sağlığını korur.</p>
<p><strong>Silgi ve kalem kapaklarına karşı dikkatli olun</strong></p>
<p>Okul alışverişinde çocukların en çok heyecanlandığı bölüm şüphesiz kalem, silgi, boya gibi kırtasiye ürünleridir. Renkli, kokulu ve farklı tasarımlardaki ürünler cazip görünse de, bu ürünlerin seçiminde dikkatli olunmalıdır. Boya ve kalemlerde bulunan kimyasal maddeler cilde temas ettiğinde alerjiye, yanlışlıkla ağza alındığında ise zehirlenmeye yol açabilir. Özellikle sulu boyaların bazı çeşitleri ağır metal içerebilir. Çocukların çok sevdiği kokulu silgiler ise yoğun kimyasal içerikleri nedeniyle solunum yolu problemleri ve alerjiye sebep olabilir. Ayrıca küçük silgiler ve kalem kapakları boğulma riski taşır. Bu nedenle kırtasiye ürünlerinde TSE veya CE belgesi bulunmasına ve ürünlerin toksik madde içermemesine dikkat edilmelidir. Güvenli seçimler için;</p>
<ul>
<li>Su bazlı ve yıkanabilir boyalar</li>
<li>Kokusuz, doğal içerikli silgiler</li>
<li>Zararlı kimyasal içermeyen, sertifikalı kalem ve yapıştırıcılar</li>
<li>Küçük parçaları olmayan ürünler tercih edilmelidir.</li>
</ul>
<p>Ayrıca çocuklara, bu malzemeleri ağızlarına almamaları, koklamamaları ve yalamamaları gerektiği mutlaka öğretilmeli; bu konuda alışkanlık kazanmaları sağlanmalıdır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-alisverislerinde-cocuk-sagligina-dikkat-570596">Okul Alışverişlerinde Çocuk Sağlığına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Farklı diller ve farklı kültürlerle Ege Üniversitesinde buluştular</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/farkli-diller-ve-farkli-kulturlerle-ege-universitesinde-bulustular-565474</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 09:53:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[buluştular]]></category>
		<category><![CDATA[diller]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kültürlerle]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565474</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’in kalbinde yer alan Ege Üniversitesi (EÜ) kampüsü yalnızca Türkiye’nin dört bir yanından değil, dünyanın çeşitli coğrafyalarından gelen öğrencileri de ağırlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/farkli-diller-ve-farkli-kulturlerle-ege-universitesinde-bulustular-565474">Farklı diller ve farklı kültürlerle Ege Üniversitesinde buluştular</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in kalbinde yer alan Ege Üniversitesi (EÜ) kampüsü yalnızca Türkiye’nin dört bir yanından değil, dünyanın çeşitli coğrafyalarından gelen öğrencileri de ağırlıyor. Her yıl yüzlerce uluslararası öğrenci farklı hikayeler, hayaller ve hedeflerle bu kampüse adım atıyor. Farklı kültürlerden gelen gençler burada hem akademik bir gelecek inşa ediyor hem de yeni bir hayat deneyimine sahip oluyor. Üniversite bünyesinde öğrenim gören yabancı uyruklu öğrenci sayısı 3 bin  civarında. Kimisi kaliteli eğitim için, kimisi İzmir’in öğrenci dostu bir şehir olduğu için, kimisi de Türkiye’ye olan kültürel yakınlık nedeniyle Ege’yi tercih ediyor.</p>
<p>Türkiye ile kendi ülkesinin tarihi ve kültürel bağlarının güçlü olmasının, burayı tercih etmesinde önemli bir etken olduğunu söyleyen Tıp Fakültesi öğrencisi Özbekistanlı Ziaullah Habibi, “EÜ’yü tercih etmemdeki en önemli nedenlerden biri akademik anlamda köklü geçmişe ve kaliteli bir eğitim kadrosuna sahip olmasıydı. Ayrıca aldığım diplomanın uluslararası düzeyde tanınması da benim için çok değerliydi. Üniversitemizin sosyal imkanları, öğrenci dostu kampüsü ve İzmir gibi canlı, kültürel açıdan zengin bir şehirde bulunması da tercihimi pekiştirdi. Alanında uzman akademisyenler sayesinde dersler hem teorik hem de pratik açıdan çok verimli geçiyor. Modern laboratuvarlar, kütüphane kaynakları ve öğrenci destek hizmetleri öğrenme sürecimi çok daha kaliteli hale getiriyor. Ben de buraya başka öğrencilerin tavsiyeleri üzerine geldim ve beklentilerime de fazlasıyla kavuştum. Kaliteli eğitimin yanında unutulmaz bir üniversite hayatı yaşamak isteyen bütün uluslararası öğrencilere kesinlikle tavsiye edebileceğim bir üniversitedir” dedi.</p>
<p><b>“Aldığım diplomanın Avrupa’da da geçerli olması benim için önemli”</b></p>
<p>Eczacılık Fakültesi öğrencisi İranlı Kimia Momeni ise “Türkiye’deki üniversiteleri araştırdım, hem Ege’nin eğitim kalitesi hem İzmir gibi bir şehirde bulunması beni kendine çekti. EÜ’nün eğitim kalitesinin yüksek olduğundan ve kendi ülkeme de yakın hissettiğimden dolayı kayıt yaptım. Her şeyden önce iyi bir akademik eğitim almak istediğim için beklentilerimin çok büyük bir kısmını Ege Üniversitesi karşıladı diyebilirim. Dersler eğlenceli ve verimli geçiyor, hocalar öğrencilerle ilgileniyor ve ihtiyaç duyduğumuzda bize her zaman yardımcı olmaya çalışıyorlar. Ayrıca EÜ’den aldığım diplomanın Avrupa’da da geçerli olması benim için çok önemliydi. Diğer uluslararası öğrenciler de bu üniversiteyi düşünüyorsa, düşünmeden tercih etsinler. Çünkü İzmir’in öğrenci dostu bir şehir olması, kampüsün verimli ve canlı olması, hepsinden önemlisi akademik kadronun deneyimli ve bilgili olması bir öğrencinin bütün beklentilerini karşılayabilir” diye konuştu.</p>
<p><b>“EÜ’yü diğer uluslararası öğrencilere de tavsiye ederim”</b></p>
<p>İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünde öğrenim gören Paraguaylı Crisnar Torres Galeano, “Ege’ye gelmeden önce internette çok araştırma yaptım. Öğrenci kulüplerinin olduğunu biliyordum ve bu beni çok heyecanlandırıyordu çünkü farklı kulüplere katılıp etkinliklere dahil olmak ve sinema üzerine projeler yapmak istiyordum. Farklı bir ülkede, tecrübeli Türk hocalardan sinema alanında eğitim almak benim için çok büyük bir beklentiydi. Ders programı da oldukça uygun, hocalar bize destek oluyor ve temellerimizi oluşturabilmemiz için bizi yönlendiriyorlar. Derslerde daha çok grup çalışması yapmamızı isteyen hocalar öğrenci katılımlı bir ortam yaratmaya çalışıyorlar. Bu üniveristeyi diğer uluslararası öğrencilere de tavsiye ederim çünkü EÜ Kampüsü çok dinamik, öğrencilerin gelişebilmesi için iyi imkanlara sahip. Yaratıcı, samimi ve güvenli bir ortam sunuyor” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/farkli-diller-ve-farkli-kulturlerle-ege-universitesinde-bulustular-565474">Farklı diller ve farklı kültürlerle Ege Üniversitesinde buluştular</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cilt tipinize uygun olması çok önemli, çünkü…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cilt-tipinize-uygun-olmasi-cok-onemli-cunku-555041</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2025 07:54:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[çünkü]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tipinize]]></category>
		<category><![CDATA[uygun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555041</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mutluluk hormonu salgılatıyor, uyku kalitesini artırıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, sağlığımızın vazgeçilmezi D vitamininin sentezlenmesini sağlıyor…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cilt-tipinize-uygun-olmasi-cok-onemli-cunku-555041">Cilt tipinize uygun olması çok önemli, çünkü…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mutluluk hormonu salgılatıyor, uyku kalitesini artırıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, sağlığımızın vazgeçilmezi D vitamininin sentezlenmesini sağlıyor… Yaz mevsiminde tüm yakıcılığını hissettiren güneş, sağlığımız üzerinde son derece önemli işlevler üstleniyor. Ancak, kontrolsüz olarak maruz kaldığımızda güneşin ultraviyole (UV) ışınları cildimizde pek çok olumsuz etkiye yol açabiliyor. Cilt yaşlanmasının hızlanması, lekelenme, foto yaşlanma ve cilt kanseri, UV ışınlarının en sık neden olduğu sorunlardan. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Kübra Nursel Bölük,</strong> aslında güneş koruyucular cilt tipine uygun seçildiğinde, doğru şekilde ve düzenli kullanıldığında güneş hasarının büyük ölçüde önlenebildiğini belirterek, “Doğru koruma alışkanlıkları, cilt yaşlanmasını ve cilt kanseri riskini azaltmada büyük rol oynar. Dolayısıyla, güneş koruyucu günlük cilt bakımı rutinimizin   vazgeçilmez bir parçası olmalıdır. Ancak, hiçbir ürün yüzde 100 koruma sağlamaz. Bu nedenle, gölgede kalmak, koruyucu kıyafetler giymek ve şapka kullanmak da çok önemlidir” diyor. Güneş koruyucuların mutlaka cilt tipine uygun olması gerektiğini vurgulayan <strong>Dermalotoji Uzmanı Dr. Kübra Nursel Bölük,</strong> “Zira, yanlış ürün seçimi; ciltte tahriş, alerji ve sivilce artışı gibi sorunlara yol açabilir. Ayrıca yeterince koruma sağlayamayan ürünler lekelenmeye ve foto yaşlanmaya neden olabilir, çok daha önemlisi, ilerleyen yıllarda cilt kanseri riskini artırabilir” uyarısında bulunuyor. <strong>Dermatoloji Uzmanı Dr. Kübra Nursel Bölük, </strong>güneş koruyucuların yeterli koruma sağlayabilmeleri için dikkat etmemiz gereken kuralları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!</p>
<p><strong>Üç temel kural çok önemli! </strong></p>
<p>Güneş koruyucularını genellikle gelişigüzel seçiyor, güneşe çıktıktan sonra sürüyor ve tekrarlamayı ihmal ediyoruz. Oysa, cildimizi güneşin zararlı etkilerinden koruyabilmeleri için bazı kurallara dikkat etmemiz şart. Dermatoloji Uzmanı Dr. Kübra Nursel Bölük, güneş koruyucularından etkili sonuç alabilmemiz için alışkanlık edinmemiz gereken en önemli 3 kuralı şöyle sıralıyor: </p>
<ul>
<li>Doğru ürün seçmek (cilt tipine ve kullanım alanına uygun)</li>
<li>Doğru zamanda uygulamak (güneşe çıkmadan en az 20–30 dakika önce)</li>
<li>Doğru miktarda ve sıklıkta uygulamak (her 2 saatte bir ve yüzme/terleme sonrasında tekrarlamak)</li>
</ul>
<p><strong>Fiziksel veya kimyasal özellik taşıyor</strong></p>
<p>Cildimizi güneşin zararlı UV ışınlarından koruyan ürünler olan güneş koruyucular fiziksel (mineral) ve kimyasal olmak üzere iki gruba ayrılıyor. Fiziksel (mineral) filtreler ışınları yansıtarak; kimyasal filtreler ise UV ışınlarını emerek etkisiz hale getiriyorlar. Güneş koruyucuları; krem, losyon, sprey ve jel formlarında bulunabiliyor. </p>
<p><strong>Fiziksel filtreler:</strong> Çinko oksit ve titanyum dioksit cilt yüzeyinde kalarak ışınları yansıtıyorlar. Genellikle daha az alerjik etki göstermeleri nedeniyle; hamileler, emziren anneler, bebekler ve hassas ciltli bireyler için öneriliyor. </p>
<p><strong>Kimyasal filtreler:</strong> Avobenzone ve octocrylene kimyasalları içeren ürünler cilt tarafından emiliyor ve zararlı ultraviyole ışınlarını kimyasal olarak absorbe ediyorlar. Ancak, bazı hassas ciltlerde irritasyon yapabiliyorlar.</p>
<p>Cilt tipinize uygun ürün seçin</p>
<p>Etkin bir koruma için mutlaka cilt tipinize uygun ürün seçmeniz gerekiyor. Yağlı ciltlerde su bazlı, matlaştırıcı etkili ve &#8216;non-komedojenik&#8217;, bir başka deyişle sivilce oluşturmayan;  kuru ciltlerde ise nemlendirici özellikli güneş koruyucular öneriliyor. Ayrıca ciltte kuruma ve kaşıntı gibi sorunlar oluşturabileceği için kuru ciltte jel formunu kullanmamak gerekiyor. Alerjik ve hassas ciltler için parfüm, alkol ile kimyasal filtre içermeyen ürünler tavsiye ediliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Kübra Nursel Bölük, bazı kimyasal içeriklerin hassas ciltlerde alerji yapabileceği uyarısında bulunarak, “Bu nedenle, alerjik yapıya sahip bireyler dermatoloğa danışarak uygun ürün seçmelidir. Yeni bir ürünü önce küçük bir alanda test etmek faydalı olabilir” diyor. </p>
<p>Güneşe çıkmadan 30 dakika önce sürün</p>
<p>Güneş koruyucu ürünlerde yapılan en önemli hatalardan biri, güneşe çıkarken uygulamak oluyor. Oysa, yeterli koruma sağlamaları için ürünleri güneşe çıkmadan 20–30 dakika önce uygulamanız çok önemli. Her 2 saatte bir tekrar etmeniz gereken güneş koruyucuları; terleme, havluyla silinme ve yüzme sonrasında, süreyi dikkate almadan mutlaka yenilemeyi alışkanlık edinin. </p>
<p><strong>Vücut için 2 yemek kaşığı şart! </strong></p>
<p>Güneş koruyucu ürünlerin etkili olabilmeleri için doğru miktarda sürülmeleri büyük bir öneme sahip. “Az miktarda ürün cildinizi yeteri kadar korumazken, fazlası ise gözenekleri kapatarak sivilceye neden olabilir” uyarısında bulunan Dermatoloji Uzmanı Dr. Kübra Nursel Bölük, sözlerine şöyle devam ediyor: “Etkili bir korunma için koruyucu ürün; yüz, boyun, kulak arkası, dekolte, el üstleri ve ayak üstleri gibi tüm açık bölgelere dikkatlice sürülmeli. İnce değil, homojen ve yeterli miktarda bir tabaka halinde uygulanmalı. Yüz ve boyun için bir dolu çay kaşığı yeterli olurken, tüm vücut için yaklaşık 2 yemek kaşığı kadar ürün kullanmanız gerekiyor. </p>
<p><strong>SPF değerine dikkat edin! </strong></p>
<p>Açılımı Sun Protection Factor olan SPF, ürünün UVB ışınlarına karşı sağladığı koruma derecesini gösteriyor. Bir başka deyişle, güneş altında kalabileceğimiz süreyi tanımlıyor. Günlük kullanımda SPF 50 ve üzeri ürünleri tercih etmeniz öneriliyor.  </p>
<p><strong>Güneş altında asla bırakmayın! </strong></p>
<p>Yüksek ısı ve güneş ışığına maruz kalan ürünlerin içeriği bozulabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Kübra Nursel Bölük, ürünün etkisinin azalması nedeniyle cildin daha hızlı yaşlanması ve lekelenme, çok daha önemlisi zamanla cilt kanseri gibi istenmeyen sonuçların oluşabileceğini vurgulayarak, “Dolayısıyla, güneş koruyucular plajda iken güneş altında asla bırakılmamalı, mutlaka gölgede ve serin bir yerde muhafaza edilmelidir” diyor. </p>
<p>Bulutlu havalarda da kullanmanız şart</p>
<p>Güneşin zararlı ultraviyole ışınları bulutlu havalarda ve gölgede de cildimize ulaşabiliyor. Bu nedenle,  güneş koruyucu ürünü sadece güneşli günlerde değil, her hava koşulunda kullanmayı alışkanlık haline getirmeniz cilt sağlığınız için büyük önem taşıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cilt-tipinize-uygun-olmasi-cok-onemli-cunku-555041">Cilt tipinize uygun olması çok önemli, çünkü…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye olması gerekenden iki kat fazla tuz tüketiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-olmasi-gerekenden-iki-kat-fazla-tuz-tuketiyor-529928</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 May 2025 08:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[gerekenden]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[tüketiyor]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=529928</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gıdalarda tat verici olarak tüketilen tuz, Türkiye’nin sofra kültüründe önemli bir yer tutuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-olmasi-gerekenden-iki-kat-fazla-tuz-tuketiyor-529928">Türkiye olması gerekenden iki kat fazla tuz tüketiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gıdalarda tat verici olarak tüketilen tuz, Türkiye’nin sofra kültüründe önemli bir yer tutuyor. Ancak yemeklerin lezzetini artırmak için normalden fazla kullanılması, özellikle ilerleyen yaşlarla birlikte pek çok sağlık problemini beraberinde getiriyor. Tuz, vücudun ihtiyaç duyduğu bir mineral olsa da fazlası hayatı tehdit ediyor diyen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Başta hipertansiyon ve damar sertliği olmak üzere böbrek yetmezliği, inme, böbrek taşı, kemik erimesi ve mide kanseri gibi ciddi pek çok rahatsızlık bu beslenme alışkanlığı yüzünden gündeme geliyor. Özellikle diyabetliler, hipertansiyonu olanlar, kalp hastaları, obezler, yaşlılar ve düzenli ilaç kullanan kişiler tuz tüketimine çok dikkat etmeli” dedi. </strong></p>
<p>Türkiye’de kişi başı günlük tuz tüketiminin 9,9 gram olduğunu ancak Dünya Sağlık Örgütü’ne göre bu miktarın 5 gramın altına düşmesi gerektiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Vücuda alınan tuzun yaklaşık yüzde 99,5’i böbreklerden geri emiliyor. Fazla miktarda tuz tüketimi kaynaklı hipertansiyon, damar sertliği ve böbrek taşı gibi rahatsızlıklar bu organları olumsuz etkiliyor ve çeşitli hastalıkları beraberinde getiriyor. Günlük tüketim miktarında bir çay kaşığının geçilmemesi çok önemli” dedi.</p>
<p><strong>Tuz atmadan önce yemeğin tadına bakılmalı</strong></p>
<p>Tadım yapılmadan yemeğe tuz atmanın çok yanlış bir yaşam tarzı örneği olduğunun altını çizen İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Kişinin yemeğin tuzu ile ilgili bir sorun olup olmadığı konusunda bir bilgisi yokken yemeğe tuz eklemesi, günlük yaşantısındaki, sorunu görmeden çözüm arayışına girmek gibi hatalı ve gereksiz reflekslerinden biri olabilir” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Gizli tuz alımından da bahseden Atasoyu, “Peynir çeşitleri, zeytinler, ketçap ve mayonez gibi hazır soslar, kavrulmuş kuru yemişler, hazır çorbalar, bulyonlar, konserve yiyecekler, turşu, sucuk, salam, sosis gibi şarküteri ürünleri, cipsler, bisküviler, krakerler ve hazır ayranlar gibi gizli tuz içeren gıdaları tüketirken ölçülü olmakta fayda var” diye ekledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, ihtiyaçtan fazla tüketilen tuza karşı böbrekleri korumanın 7 yolunu paylaştı.</strong></p>
<p> </p>
<ol>
<li>Günde bir çay kaşığından fazla tuz tüketmeyin. Özellikle ne kadar tuz içerdiğini bilmediğiniz işlenmiş ve paketli gıdalardan uzak durun. </li>
<li>Sebze, meyve, tam tahıllar ve düşük sodyumlu gıdaları tercih ederek dengeli ve sağlıklı beslenin. İdeal kilonuzu koruyun.</li>
<li>Vücudunuzun sıvı dengesini korumak için günde ortalama en az 1,5 litre su için. Ayrıca çay, kahve veya meyve suyu gibi içeceklerin suyun yerine geçemeyeceğini unutmayın.</li>
<li>Ağrı kesiciler böbreklere ekstra zarar verdiği için gelişigüzel ve gereksiz ilaç kullanmayın. </li>
<li>Düzenli egzersiz yapın. Haftada en az 3 gün, 30 dakika hareket etmeye özen gösterin.</li>
<li>Diyabet ve hipertansiyonun özellikle böbrekleri tehdit ettiğini bilin ve bu yüzden kan şekeri ve tansiyonunuzu düzenli kontrol ettirin.</li>
<li>Böbrek hastalıkları riskini artıracağı için sigaradan kesinlikle uzak durun.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-olmasi-gerekenden-iki-kat-fazla-tuz-tuketiyor-529928">Türkiye olması gerekenden iki kat fazla tuz tüketiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi yorumu: Hükümetimizin alacağı her tedbirin ihracatı destekler nitelikte olması gerekmektedir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kamuda-tasarruf-ve-verimlilik-paketi-yorumu-hukumetimizin-alacagi-her-tedbirin-ihracati-destekler-nitelikte-olmasi-gerekmektedir-459239</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 May 2024 16:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[destekler]]></category>
		<category><![CDATA[gerekmektedir]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[hükümetimizin]]></category>
		<category><![CDATA[ihracatı]]></category>
		<category><![CDATA[kamuda]]></category>
		<category><![CDATA[nitelikte]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[paketi]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[tedbirin]]></category>
		<category><![CDATA[verimlilik]]></category>
		<category><![CDATA[yorumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=459239</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’in açıkladığı Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nin Orta Vadeli Programın maliye politikası bacağına katkı sağlayacak olup, başlangıç için olumlu olarak değerlendirilmelidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kamuda-tasarruf-ve-verimlilik-paketi-yorumu-hukumetimizin-alacagi-her-tedbirin-ihracati-destekler-nitelikte-olmasi-gerekmektedir-459239">Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi yorumu: Hükümetimizin alacağı her tedbirin ihracatı destekler nitelikte olması gerekmektedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu zamana kadar tek taraflı olarak para politikasıyla yürütülen dezenflasyonist politikaların, artık maliye politikası ayağıyla da desteklenmesini olumlu karşılamak gerekir.</p>
<p>Makro ihtiyarı tedbirlerin de aşamalı olarak kaldırıldığı bugünlerde; sıkı para politikası yanında, sıkı maliye politikasına daha fazla ihtiyaç bulunmaktadır. TCMB politika faizinin yüzde 50’lere dayandığı bu dönemde, bütçedeki faiz harcamaları önceki dönemlere göre artacağı için, bütçede tasarruf edilmesi gerekmektedir. Bankaların menkul kıymet tesisi zorunluluklarının kaldırılması gibi makro ihtiyati tedbirlerin aşamalı olarak kaldırılması, faiz oranlarının da yüzde 50’lere yükseltilmesi ve yabancı yatırımcılarında DİBS alımlarına yönelmeleriyle birlikte, TCMB rezervlerinde görülen olumlu artışa paralele olarak tasarruf tedbirlerinin de kamuoyuyla paylaşılması olumlu bir gelişmedir.</p>
<p>Maliye politikasının 2024 yılındaki en büyük başarı ölçütü; kamunun açıklanan tasarruf tedbirlerine ne derece sadık kalıp, kalmayacağı ve 2024 bütçesinin ek bütçe gerekli olmadan tamamlanıp, tamamlanmayacağı olacaktır. </p>
<p><strong>Birliklerimizde de tasarruf devam etmektedir</strong></p>
<p>Birliklerimizde bu süreçte faaliyet ve organizasyonlarının yürütürken verimlilik perspektifinde çalışarak, bütçelerini en etkin şekilde kullanmaya gayret etmektedir. Tüm mal ve hizmet alımlarımızda bütçe disiplini ve verimlilik perspektifinde kurumsal çalışmalarımızı gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Ancak topyekün bir tasarruf kültürüyle, ülke olarak bu zorlu sürecin üstesinde gelebiliriz.<strong> </strong></p>
<p><strong>Tasarruf tedbirlerinin genişletilmesi</strong></p>
<p>Açıklanan paketle, bütçe açığının milli gelire oranının ve bütçe içindeki açıklanan pakette yer alan harcamaların payının oranındaki düşüşün izlenmesi önemli olmakla birlikte, 2025 yılı bütçesinde de daha geniş bir tasarruf paketinin gelmesini beklemekteyiz. Sadece para politikasıyla enflasyonun düşürülmesi mümkün olmamakla birlikte, sıkı maliye politikası seçimsiz bir dönemde uygulanması elzemdir. Bütçede sağlanacak tasarruf, bütçedeki faiz yükünün karşılanması ve bu süreçte çalışan ve ücretli üzerine düşen yükün azaltılmasının sağlanması bakımından önemlidir. </p>
<p><strong>İhracatçılarımızın desteklenmesi ve finans ekonomisinden reel ekonomiye geçiş</strong></p>
<p>Ekonomimizin içinde bulunduğu yüksek enflasyon döneminde, sıkı para ve maliye politikasının yanında, fiyat istikrarının sağlanması ve enflasyonla mücadele için ülkemizin ihtiyaç duyduğu dövizin sağlanması için ihracata her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır. Ekonomik değerlendirmeler yapılırken, ekonominin sadece finanstan oluşmadığını reel ekonominin asıl olduğunu unutmamak gerekir. Hükümetimizin yürüttüğü ekonomik programı desteklemekle birlikte, son dönemde faiz oranlarındaki artışa ve kısa vadeli yabancı para girişlerine bağlı olarak milli paramızdaki aşırı değerlenme ve kredi maliyelerindeki artışa paralel olarak ihracatçılarımız, her ne kadar verimliliklerini arttırmaya ve markalaşmaya önem verseler de, rekabetçiliğimizi kaybetmeye başladığımızda aşikardır. </p>
<p>Bunun için, hükümetimizin bundan sonra alacağı her tedbirin ihracatı destekler nitelikte olması gerekmektedir. Ekonomik gidişatla ilgili değerlendirmeleri artık faiz ve döviz gibi değerlendirmeler yanında istihdam, ihracat artışı, büyüme gibi reel ekonomide yaşanan gelişmelere de önemle bakmak gerekmektedir. Neticede, reel ekonominin sonucunda oluşan veriler faizi ve dövizi belirlemektedir. Reel ekonomiyi ihmal etmeden, yapısal reformları da atlamadan enflasyonla mücadelemizi sürdürmeliyiz. Nominal ekonomide istikrarı sağlamak adına, reel ekonomide kalıcı hasarlar oluşmasına izin verilmemelidir. Finans ekonomisinde sağlanan başarılar kalıcı olmayıp, asıl olan reel ekonomideki/üretimdeki yapısal dönüşümün sağlanması ve dış finansman ihtiyacının kalıcı olarak kısa vadeli portföy girişlerinden ziyade, ihracatla sağlanmasıdır.</p>
<p>Ülke olarak küresel piyasada rekabet gücümüzü arttıracak, katma değerli ürünleri ön plana çıkaracak yatırımların yapılabilmesi için kredi ve finansman kaynaklarına ihtiyaç duyuyoruz. 5 yıldır devlet desteklerinde ciddi kan kaybı yaşandı. 2023 yılı için 10 milyar TL kaynak ayrıldı ancak bu rakam 1 milyar dolar bile etmiyor. Geçmiş yıllarda devlet desteklerinde 1 milyar dolara ulaşılmıştı hatta 3 milyar dolara yükseltilmesiyle ilgili görüş belirtmiştik. Bu rakamlar ihracat hedeflerimize ulaşmamız için yetersizdir,  devlet destekleri en az 2 milyar dolar seviyesinde olmalıdır. </p>
<p>Enflasyon nedeniyle iki katına ulaşan maliyetler ve yüzde 60-65&#8217;i bulan kredi faizleri arasında ihracatçımızı sadece devlet teşvikleri ve Eximbank kredileriyle finansman ihtiyacını sağlamaktadır. Ticari kredileri faizlerinin çok yükseldiği bu ortamda, ihracatçılarımız için devlet teşvikleri çok önemli hale gelmiştir.</p>
<p>TCMB net döviz rezervlerindeki olumlu artışla birlikte, ihracat bedellerinin yüzde 40 oranında bozdurulma zorunluluğunun kaldırılmasını temenni ediyoruz. Kamuoyunda dile getirilse de, hükümet ve resmi yetkililerden dile getirilmeyen, şirketlere asgari kurumlar vergisinin konulması yönündeki kurumlar vergisinde bir değişikliğe gidilmemesini olumlu karşılıyoruz. İhracatçılarımızın enflasyon muhasebesine geçtiği ve dış pazarlarda zorlandığı, yüksek kredi faizleriyle mücadele ettiği bu dönemde böyle bir vergileme, ihracatçılarımızın nakit akışını bozacak, sermayelerinin erimesine ve iflas ve konkordatoların artmasına yol açacaktır.</p>
<p>Enflasyonu yenebilmemiz için finansal tedbirlerin yanında özellikle tarımda üretimi destekleyen tedbirlerin alınması gerekiyor. Sürdürülebilir büyüme için düşük enflasyon şart düşük enflasyon içinde daha çok üretim şart. Ne kadar fazla üretirsek enflasyonu o kadar düşürebiliriz. Bizim stratejimiz; “Çok üret, çok ihraç et, enflasyon daha çabuk düşsün.” olmalı. Devlete büyük yük olan Yap-İşlet-Devret (YİD) modelli projeler, fiyat garantisi olan sistemler, işletilmeyen havaalanları, işletilmeyen otoyolları gibi her türlü kamuya zararı olan unsurlarda da ciddi tedbir kararları alınmalıdır.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kamuda-tasarruf-ve-verimlilik-paketi-yorumu-hukumetimizin-alacagi-her-tedbirin-ihracati-destekler-nitelikte-olmasi-gerekmektedir-459239">Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi yorumu: Hükümetimizin alacağı her tedbirin ihracatı destekler nitelikte olması gerekmektedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muğla Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kadınların her alanda eşit ve görünür olması amacıyla Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı kuruldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mugla-buyuksehir-belediyesi-bunyesinde-kadinlarin-her-alanda-esit-ve-gorunur-olmasi-amaciyla-kadin-ve-aile-hizmetleri-dairesi-baskanligi-kuruldu-458362</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 May 2024 21:02:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bünyesinde]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[eşit]]></category>
		<category><![CDATA[görünür]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[kuruldu]]></category>
		<category><![CDATA[muğla]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458362</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muğla Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı kuruldu. Kadın Politikaları ve Çocuk Politikaları Şube Müdürlüklerinden oluşan Daire Başkanlığı Mayıs ayı meclisinde onaylanarak hizmete girdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mugla-buyuksehir-belediyesi-bunyesinde-kadinlarin-her-alanda-esit-ve-gorunur-olmasi-amaciyla-kadin-ve-aile-hizmetleri-dairesi-baskanligi-kuruldu-458362">Muğla Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kadınların her alanda eşit ve görünür olması amacıyla Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı kuruldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muğla’da yaşayan tüm kadınların her alanda eşit ve görünür olması, kadınların kentin hizmetlerinden eşit yararlanması, kadın-erkek eşitlik politikalarının tüm hizmetler için temel kriter olarak belirlenmesi ve evrensel bir hak olan kadın mücadelesini desteklemek için kurulan Daire Başkanlığı bünyesinde bulunan Kadın Politikaları Şube Müdürlüğü, kadın politikaları, istihdam politikaları, danışma merkezi, sığınak, hukuki destek dönüştürücü ve güçlendirici politikalar alanında projeler üretecek.</p>
<p>Yine Daire Başkanlığı bünyesinde bulunan Çocuk Politikaları Şube Müdürlüğü ise kreş, etüt merkezi, çocuk hakları ve karar alım süreçlerine etkin ve verimli katılım sağlanması yönünde hizmetler sunacak.</p>
<p><b>Daire Başkanlığı’na Dr.Özge Demirel atandı. Özge Demirel, kimdir?</b></p>
<p>1980 yılında Muş’ta doğdu. Lise eğitimini Ankara’da tamamladı. 1997 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde lisans eğitimine başladı. 2001 yılında üniversite mezuniyetinin ardından İngiltere’de dil eğitimi aldı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalında yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamladı.</p>
<p>Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Bodrum Belediyesinde ulusal ve uluslararası hibe, kredi ve diğer finansman konularında proje uzmanı olarak görev yaptı. Adnan Menderes Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Dış Ticaret Bölümlerinde misafir öğretim elemanı olarak ders verdi.</p>
<p>Temsili Bürokrasi, Yerel Yönetimler, Kadın ve Çocuk Politikaları, Dezavantajlı Gruplar, Dirençli Kentler, Katılımcılık, Göç başta olmak üzere yönetim alanında yayınlanmış çok sayıda ulusal ve uluslararası makaleleri bulunmaktadır.</p>
<p>Temsili Bürokrasi Uygulamaları ve Türkiye isimli kitabın yazarlığını, Multi-Level Governance in Developing Economies ve Sosyo-Ekonomik Boyutlarıyla Yoksulluk Gerçeği kitaplarında bölüm yazarlığı yapmıştır. Medya ve İletişim Bölümü mezunu da olup iki çocuk annesidir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mugla-buyuksehir-belediyesi-bunyesinde-kadinlarin-her-alanda-esit-ve-gorunur-olmasi-amaciyla-kadin-ve-aile-hizmetleri-dairesi-baskanligi-kuruldu-458362">Muğla Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kadınların her alanda eşit ve görünür olması amacıyla Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı kuruldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Mutlu: Kadınların daha görünür olması en büyük hedefimiz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-mutlu-kadinlarin-daha-gorunur-olmasi-en-buyuk-hedefimiz-454624</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2024 15:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[görünür]]></category>
		<category><![CDATA[hedefimiz]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=454624</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, İKKB’nin kadın başkanların yönettiği ilçelerde başlatmayı planladığı “Yerelde Amazonlar El Ele” projesine Konak’ta ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-mutlu-kadinlarin-daha-gorunur-olmasi-en-buyuk-hedefimiz-454624">Başkan Mutlu: Kadınların daha görünür olması en büyük hedefimiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, İKKB’nin kadın başkanların yönettiği ilçelerde başlatmayı planladığı “Yerelde Amazonlar El Ele” projesine Konak’ta ev sahipliği yaptı. </b></p>
<p><b>Pilot bölge seçilen Konak’tan başlayan proje kapsamında özellikle dezavantajlı mahallelerde sağlık, eğitim, sosyal yaşam, ekonomi ve çevresel sorunlarla ilgili çalışma yapacaklarını söyleyen Başkan Mutlu, “Kadınların bu dönem daha görünür olması, sesinin daha güçlü çıkması en büyük hedeflerimizden” dedi.</b></p>
<p>İzmir Kadın Kuruluşları Birliğinin (İKKB) Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde düzenlenen aylık olağan toplantısında “Yerelde Amazonlar El Ele” projesinin de startı verildi. Seçilmiş kadınların el ele vererek dezavantajlı bölgelerde yaşayan kadın ve çocukların sağlık, eğitim ve sosyal yaşamda  karşılaştığı sorunlara yönelik proje tanıtımının yapıldığı toplantıya Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’yla birlikte İKKB Başkanı Gülsen Özkan, İKKB bileşenleri ve üye derneklerin başkan ve temsilcileri, Konak Belediyesi’nin kadın meclis üyeleri ve Konaklı kadın muhtarlar katıldı. Programda bir konuşma yapan Başkan Mutlu, kadınların bilgilendirilmesine yönelik çalışmaların Konak’tan başlayarak yaygınlaşması gerektiğini ifade ederek, “İzmir Kadın Kuruluşları Birliğiyle özellikle dezavantajlı mahallelerde sağlık, eğitim, sosyal yaşam, ekonomi ve çevresel sorunlarla ilgili çalışmalar yapılacak. Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay’la Tıp Bayramında bir araya geldiğimizde özellikle de bizim ilçe sınırlarımızda olması sebebiyle Eşrefpaşa Hastanesiyle çalışmak istediğimizi belirtmiştim. O da koruyucu hekimlik alanında çalışma yapmanın öneminden bahsetmişti. Bu konuda bilgilendirmeyi kadın ve çocuklar öncelikli başlayarak Konak’ta yaygınlaşmasını istiyoruz.  Çünkü sağlık, hasta olduktan sonra artık çok zor hizmet alınabilen bir hale dönüştü” dedi.</p>
<p><b>“Kadınların sesi daha gür çıkacak”</b></p>
<p>Başkan Mutlu, İzmir Kadın Kuruluşları Birliğiyle birlikte özellikle dezavantajlı mahallelerde sağlık, eğitim, sosyal yaşam, ekonomi ve çevresel sorunlarla ilgili çalışmalar yapacaklarını vurgulayan Başkan Mutlu sözlerini şöyle sürdürdü: </p>
<p>“Kadın Kuruluşları Birliğinin Konak’ı pilot ilçe seçmesi, Konak’tan başlayarak dezavantajlı mahallelerde bu çalışmaları yapmak istemesi bizim için çok gurur verici. Öncelikle bu çalışmanın içinde seve seve olacağımızı söylemek istiyorum. Pilot ilçe olarak da seçtikleri için çok teşekkür ediyorum.Konaklı nüfusunu yüzde elli biri kadınlardan oluşuyor. Hem kadın nüfusun fazla olduğu, bir de kadın belediye başkanı olan bir ilçede, özellikle kadınların bu dönem daha görünür olması, sesinin daha güçlü çıkması en büyük hedeflerimizden.”</p>
<p><b>Sunumlar ve konser renk kattı</b></p>
<p>Programın devamında SağKal Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Opr.Dr.Cüneyt Tuğrul, Prof. Dr. Tülay Canda moderatörlüğünde, meme kanseri hakkında detaylı bir sunum gerçekleştirdi. Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED) Kurucu Başkanı Prof. Dr. Kemal Kocabaş ise Köy Enstitülerini anlattı. Prof. Dr. Ayfer Kocabaş yönetimindeki Mandolin Orkestrası da mini bir konser verdi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-mutlu-kadinlarin-daha-gorunur-olmasi-en-buyuk-hedefimiz-454624">Başkan Mutlu: Kadınların daha görünür olması en büyük hedefimiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalıcı iş merkezinin eğitim yuvası olması için çalışmaları sürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalici-is-merkezinin-egitim-yuvasi-olmasi-icin-calismalari-suruyor-419611</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Nov 2023 21:02:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[merkezinin]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[sürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[yuvası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419611</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gölcük Koray Aydın Parkı altındaki kalıcı iş merkezinin eğitim yuvası olması için inşaat çalışmaları sürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalici-is-merkezinin-egitim-yuvasi-olmasi-icin-calismalari-suruyor-419611">Kalıcı iş merkezinin eğitim yuvası olması için çalışmaları sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>KALICI İŞ MERKEZİNİN EĞİTİM YUVASI OLMASI İÇİN ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR</p>
<p>Gölcük Koray Aydın Parkı altındaki kalıcı iş merkezinin eğitim yuvası olması için inşaat</p>
<p>çalışmaları sürüyor.</p>
<p>Koray Aydın Parkı’nın altındaki kalıcı iş merkezi, Gölcük Belediyesi’nin girişimleri ile eğitim</p>
<p>yuvasına dönüştürülüyor. Gölcük Belediyesi’nin girişimleri ve uzun yasal prosedürün</p>
<p>tamamlanmasıyla, özel mülkiyette olan bağımsız bölümler üzerindeki tüm tedbir, şerhlerin</p>
<p>kaldırılması sonrasında, kalıcı işyerlerinin tümünün Maliye Hazinesi adına tapuda tescili</p>
<p>işlemi tamamlandı. Akabinde, yine Gölcük Belediyesi’nin girişimleri sonucunda; kalıcı iş</p>
<p>merkezi, Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edildi. Eğitim yuvasına dönüşecek olan iş</p>
<p>merkezindeki inşaat çalışmaları hızla ilerliyor.</p>
<p>OKUL OLARAK KULLANILACAK</p>
<p>Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Donanma Mahallesi Pazarlıdere Caddesi</p>
<p>üzerinde; 17 Ağustos 1999 Depremi sonrasında inşa edilen Koray Aydın Parkı’nın altındaki</p>
<p>kalıcı iş merkezindeki inşaat çalışmasını yerinde inceledi. Kocaeli Milli Eğitim Müdürlüğü</p>
<p>tarafından teknik ve statik açıdan son derece sağlam olduğu belirlenen, 4800 m² kullanım</p>
<p>alanı bulunan bina, inşaat çalışmaların tamamlanması sonrasında okul olarak kullanılacak.</p>
<p>MİLLİ SERVET KORUNARAK EĞİTİME KAZANDIRILACAK</p>
<p>2024-2025 Eğitim – Öğretim Dönemi’ne hazır olacak binanın şubat ayında tamamlanması</p>
<p>hedefleniyor. Çalışmaların devam ettiği binada incelemeler yapan Başkan Sezer, “Atıl</p>
<p>durumdaki kalıcı iş merkezinin mahallemiz için sorun olmaktan çıkması, milli servetin</p>
<p>korunması ve eğitime kazandırılmasında tüm emeği geçenlere teşekkür ederim. İlçemize ve</p>
<p>eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalici-is-merkezinin-egitim-yuvasi-olmasi-icin-calismalari-suruyor-419611">Kalıcı iş merkezinin eğitim yuvası olması için çalışmaları sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kırsal Mahallelerimizde Yaşamın Sürekli Olması İstiyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kirsal-mahallelerimizde-yasamin-surekli-olmasi-istiyoruz-413367</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 14:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[istiyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[kırsal]]></category>
		<category><![CDATA[mahallelerimizde]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[sürekli]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413367</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gülbahçe Mahallesinde devam eden parke taş kaplama çalışmalarını yerinde inceleyen Belediye Başkanı Alper Taban, “Kırsal mahallelerimizde yapılan her çalışma, buralara geri dönüşün de destekçisi oluyor, teşvik edici oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kirsal-mahallelerimizde-yasamin-surekli-olmasi-istiyoruz-413367">&#8220;Kırsal Mahallelerimizde Yaşamın Sürekli Olması İstiyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Gülbahçe Mahallesinde devam eden parke taş kaplama çalışmalarını yerinde inceleyen Belediye Başkanı Alper Taban, “Kırsal mahallelerimizde yapılan her çalışma, buralara geri dönüşün de destekçisi oluyor, teşvik edici oluyor. Biz bu alanların sadece yazlık değil, kışlıkta da sürekli kullanılmasını arzu ediyoruz” dedi.</b></p>
<p>Yaz aylarında kırsal mahallelerde yapım çalışmalarına hız veren İnegöl Belediyesi, özellikle altyapısı tamamlanan bölgelerde yolların parke taşla kaplanması noktasında ciddi bir çalışma ortaya koyuyor. Bu kapsamda 2023 yılında 15 kırsal mahallede parke taş kaplaması yapıldı. Son olarak Gülbahçe kırsal mahallesinde devam eden çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte 16 kırsal mahallede 68 bin 600 m2 yol kaplaması yapılmış olacak.</p>
<p> </p>
<p><strong>GÜLBAHÇE’DE 2300 M2 PARKE TAŞ KAPLAMASI YAPILIYOR</strong></p>
<p>Belediye Başkanı Alper Taban, dün beraberindeki heyetle birlikte Gülbahçe’de devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Burada çalışmalara ilişkin inceleme de yapan Başkan Taban, “Şu anda Gülbahçe Mahallemizdeyiz. Burada mahallemizde yapılan çalışmaları yerinde görmek üzere geldik. Çalışma arkadaşlarımız yollarımızda parke taş uygulaması gerçekleştiriyor. Muhtarımızla, parti teşkilatımızın temsilcileriyle ve vatandaşlarımızla birlikte alanı gezdik, inceledik. Burada altyapıları tamamlanmış olan 3 sokağımızda 2300 m2 parke taş uygulaması gerçekleştiriliyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>KIRSAL MAHALLELERDE SÜREKLİ YAŞAM</strong></p>
<p>Kırsal mahallelerde sürekli yaşamın olmasını arzu ettiklerini de vurgulayan Başkan Taban, “Kırsal mahallelerimizde yapılan her çalışma, buralara geri dönüşün de destekçisi oluyor, teşvik edici oluyor. Altyapıların yapılmasıyla, yolların çamurdan ve tozdan kurtarılmasıyla kırsal mahallelerimiz ve orman köylerimizde de konforlu bir şekilde vatandaşlarımız yaşamlarını devam ettirebiliyorlar. Biz bu alanların sadece yazlık değil, kışlıkta da sürekli kullanılmasını arzu ediyoruz. Kırsal mahallelerimizin tamamında bu çalışmaları yürütüyoruz gerek Büyükşehir gerekse de İnegöl Belediyemizin gayretleriyle. Yatırımlarımız farklı bölgelerde devam ediyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>2023 YILINDA 16 KIRSAL MAHALLEDE YOLLAR PARKE TAŞLA KAPLANDI</strong></p>
<p>2023 yılında Gülbahçe ile birlikte 16 kırsal mahallede benzer çalışmaları yaptıklarını kaydeden Başkan Taban, “Nerede ne ihtiyaç varsa gidermek için çalışıyoruz. Merkezde nasıl ihtiyaçlar varsa, kırsalda da benzer ihtiyaçlar var. Bizler de gelen bildirimler ve talepler doğrultusunda hareket ederek buradaki altyapıdan üstyapıya ihtiyaçları gideriyoruz. Ben yapılan çalışmaların mahalle sakinlerimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerinde bulundu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kirsal-mahallelerimizde-yasamin-surekli-olmasi-istiyoruz-413367">&#8220;Kırsal Mahallelerimizde Yaşamın Sürekli Olması İstiyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kooperatiflerde birleşerek çoğalan köylünün örgütlü gücü Neptün Soyer: &#8220;100 yıl sonra tekrar bir sözümüzün olması bizi çok gururlandırdı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kooperatiflerde-birleserek-cogalan-koylunun-orgutlu-gucu-neptun-soyer-100-yil-sonra-tekrar-bir-sozumuzun-olmasi-bizi-cok-gururlandirdi-359210</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 12:57:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[birleşerek]]></category>
		<category><![CDATA[bizi]]></category>
		<category><![CDATA[çoğalan]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[gücü]]></category>
		<category><![CDATA[gururlandırdı]]></category>
		<category><![CDATA[kooperatiflerde]]></category>
		<category><![CDATA[köylünün]]></category>
		<category><![CDATA[neptün]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[örgütlü]]></category>
		<category><![CDATA[sonra]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[sözümüzün]]></category>
		<category><![CDATA[tekrar]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359210</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin yedinci ve son gününde konuşan S.S. İzmir Köy Koop Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer, Türkiye’deki kooperatifçiliğin tarihine ilişkin açıklamalar yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kooperatiflerde-birleserek-cogalan-koylunun-orgutlu-gucu-neptun-soyer-100-yil-sonra-tekrar-bir-sozumuzun-olmasi-bizi-cok-gururlandirdi-359210">Kooperatiflerde birleşerek çoğalan köylünün örgütlü gücü Neptün Soyer: &#8220;100 yıl sonra tekrar bir sözümüzün olması bizi çok gururlandırdı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin yedinci ve son gününde konuşan S.S. İzmir Köy Koop Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer, Türkiye’deki kooperatifçiliğin tarihine ilişkin açıklamalar yaptı. Birinci İktisat Kongresi’nden bir asır sonra üreticilerin söz haklarını kullanmış olmalarına vurgu yapan Soyer, “100 yıl sonra tekrar burada bizim de bir sözümüzün olması bizi çok gururlandırdı” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından “Yeniliğe Davet” sloganıyla tüm Türkiye’yi geleceği inşa etmeye çağıran İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin yedinci ve son günü Yekta Kopan’ın sunumuyla devam etti. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in ev sahipliğinde düzenlenen, “Çokluğa ve Birliğe Davet” temasıyla devam eden kongrede S.S. İzmir Köy Koop Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer de konuştu. Neptün Soyer, “Kooperatiflerde Birleşerek Çoğalan Köylünün Örgütlü Gücü” başlığıyla bir sunum yaptı.</p>
<p><strong>“100 yıl sonra tekrar sözümüzün olması bizi çok gururlandırdı”</strong><br />Cumhuriyet tarihinin en önemli tarımsal örgütlenme yapılarından olan birliğe 2016 yılında ilk kadın başkan sıfatıyla seçilerek göreve başlayan ve kırsalda 116 birim kooperatif ve binlerce çiftçi ortağı ile üreticinin ve tarımın hak ettiği itibarı kazanması için çalışan İzmir Köy Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Soyer, “100 yıl sonra tekrar burada bizim de bir sözümüzün olması bizi çok gururlandırdı” dedi.<br />Kooperatifin tanımı yaparak sözlerine başlayan Soyer, “İnsan ihtiyaçlarının karşılıklı yardımlaşma yoluyla giderilmesini sağlamak ve ortakların çıkarını korumak amacıyla oluşturulan ekonomik kuruluştur kooperatif. Kooperatif fertlerin tek tek altından kalkmayacak işleri gerçekleştiren mükemmel bir dayanışma kuruluşudur. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1920’de başlatmış olduğu kooperatifçilik hareketiyle sekteye uğrayan bir dönemden sonra 1960’lı yıllarda müthiş bir atılım olmuş İzmir’de. Bu atılımın yaşayan, bize yol gösteren başkanları da var” diyerek konuşmasına devam etti.</p>
<p><strong>Başkan Soyer kooperatifçiliğe emek verenleri hatırlattı</strong><br />Oturumda kooperatifçiliğin amacı hakkında konuşan Soyer, Köy Koop kurucularından Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Kurucu Başkanı Mustafa Başer ve Prof. Dr. Ziya Gökalp Mülayim’in çalışmalarından örnekler verdi. Soyer’in sunumu kapsamında Filiz Türkmenoğlu’nun kooperatifçiliği bilim ve siyasetle buluşturan Mahmut Türkmenoğlu’nun kooperatiflerin köylüyü nasıl güçlendirdiğini anlattığı konuşması da katılımcılara izletildi.</p>
<p><strong>“Kooperatifçiliğin kökleri imeceye uzansa da ilk tohumlar Atatürk tarafından atılmıştır”</strong><br />Soyer, “‘Kanaatim odur ki muhakkak surette birleşmede kuvvet vardır. Kooperatif yapmak maddi ve manevi kuvvetleri zeka ve maharetleri birleştirmektir. Yoksa bir zayıfla bir kuvvetlinin birleşmesinden bahsetmiyorum. Birleşmenin böylesi zayıf olanın kuvvetliye esir olması demektir’ sözleriyle Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyetin ilk yıllarında yine İzmir’de kooperatifçiliğin önemini anlatmıştır. Kooperatifçiliğin kökleri Anadolu’nun imece geleneğine uzansa da ilk tohumlar genç cumhuriyetin temelleriyle birlikte Atatürk tarafından atılmıştır. 1920 yılında ülkenin birçok yeri işgal altındayken Atatürk o tarihte ülkeyi savaşla kurtaracağından ve sonra yeni bir devlet olarak Türkiye Cumhuriyeti’ni kuracağından o kadar emindir ki yeni devleti kurmak için Kurtuluş Savaşı’na başlamadan önce ekonomi mücadelesine başlamayı gerekli görmüş. Ve b u ekonomi mücadelesinde en önemli unsurlardan biri olarak gördüğü kooperatifçiliği geliştirmek için gerekli olan kooperatif şirketler yasa tasarısını bizzat hazırlayarak meclise sunmuştur” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Böyle bir dünya lideri yoktur”</strong><br />Atatürk’ün ekonomik mücadeleye askeri mücadele kadar hatta ondan daha fazla önem verdiğini belirten Soyer, “Böyle bir dünya lideri yoktur. Atatürk’ün hazırladığı kooperatif şirketler kanun tasarısı tümüyle kanunlaşmamış ise de tasarının 28 Aralık 1920’de Meclis Genel Kurulu’nda görüşülüp oylanarak kabul edilmiş 5 maddesi çok önemlidir. Beşinci maddesi; köy, çiftçilik ve tabii ki tarımın geleceği açısından da ayrı bir önem arz etmektedir. Beşinci madde aynen şöyledir: Ziraat müdür ve memurlarıyla, ziraat ticaret ve sanayi odaları, yöneticileri ve tüm öğretmenler kooperatiflerin kurulması hususunda köylüye yardım etmek ve bu konuda gerekli bilgilerle donanmakla yükümlüdürler. Bunu yerine getirmeyen memurlar ve öğretmenler görevlerini yapmamış sayılırlar” de di.</p>
<p><strong>“Dağ gibi sorunlar el birliği, sabır ve kooperatif öncülerinin inatçı çabasıyla çözüldü”</strong><br />İktisat kongresinde çiftçilerin talepleriyle şekillenen eğitime, köylerde okul ve yükseköğrenim görmüş herkesin zorunlu 1 yıl öğretmenlik yapmasının talep edilmesine değinen Soyer, “1920’de başlayan Atatürk’ün köylerdeki Kırsal dönüşümü 1940’ta köy enstitülerinin kurulmasıyla taçlanmıştır ve kırsalda dönüşüm başlamıştır. Atatürk’ün mimarı olduğu enstitüler sayesinde Anadolu’nun yoksul köylüsü kooperatifle tanışır, ekonomik yoklukları kooperatifler sayesinde el birliğiyle aşabileceğini görür. 1950’li yıllara geldiğimizde genç cumhuriyetle gelişen kooperatifçilik hareketi geri plana itilir. Köy enstitüleri kapatılır, tarımda yoksul köylüyü ağalara mahkum eden düzen muhafaza edilir. Ancak küçük üreticiye dayanan bir tarımsa l üretime sahip olan Türkiye için kooperatifçilik gerçek bir ihtiyaçtı. Hem köylüler hem bağımsız bir ülke ekonomi için vazgeçilmez olan kooperatifçilikte 1960’lı yıllarda yeniden bir canlanma hareketi başlar. Atatürk’ün Anadolu topraklarına ektiği kooperatifçilik tohumları bu harekete temel olmaktadır. Her toplumsal hareketin ilk tohumunu toprağa düşürecek bir lideri vardır. Kooperatifçiliğin tohumunu İzmir’in verimli topraklarıyla yeniden buluşturma vazifesi de Bademler Köyü’nde Mahmut Türkmenoğlu’na düşer. Türkmenoğlu’nun Bademler Köyü’nde kurduğu kooperatif çığ gibi büyüyecek damlanın ilk dalgalarındandı. Bademler Kooperatifi kurulup gelişirken Yarımada’dan Kozak Yaylası’na, Menderes Ovası’na kadar yeni kooperatifler doğmaktadır. Kooperatif kurmakla iş bitmiyor. Kimi zaman su kimi zaman makine kimi zaman para yok. Dağ gibi sorunlar ama el birliği, sabırla ve kooperatif hareketinin öncülerinin inatçı çabasıyla çözülecektir. Köylüler için hayal edilen şeyler kooperatif sayesinde birer birer gerçeğe dönüşmeye başlayacaktır kendi emekleriyle. İzmir’dekine benzer hareketler Türkiye’nin dört bir yanında yaşanmıştır” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>“İzmir Köy Koop Birliğimiz logomuzda erkekle el ele olan kadını yönetime seçti”</strong><br />Kooperatif sistemindeki eşitlik kavramına ilişkin konuşan Soyer, “Toplumsal cinsiyet eşitliği için de geçerlidir. 1970’li yıllarda İzmir Köy Koop Birliği logosunda tarımda emek yoğun çalışan kadın ve erkek el eledir. Kadınların kooperatiflerde yönetimde bulunmaları ve sözlerinin olması maalesef hala konuşmamız gereken, ne kadar önemli olduğu yeteri kadar anlaşılmamış bir konudur. Ülkemizin öncü kenti İzmir burada da farkını ortaya koymaktadır. Sosyal, ekonomik, kültürel her alanda kadınlar diğer illerimize göre daha çok var olabilmektedirler. Bugün örneğin logomuzda erkekle el ele olan kadını yönetime seçtiler. Ancak bu durumun tüm Türkiye’ye yayılması gerekmektedir. İlginçtir yarımda çalışan kişilerin yüzde 48’i kadın yüzde 52’si erkektir. Bu orana en yakın sektör hizmet sektörüdür. Hizmet sek töründe çalışan kadın oranı yüzde 28’tir. Ancak tarımda sosyal haklar açısından bakıldığında oran birden yüzde 20’lere düşüyor. Tarımda kadının sosyal haklarının kazanılması için çok yol almamış olduğumuzu üzülerek hatırlatmak isterim. Siyaset ve sanayide olduğu gibi” ifadelerini kullandı.<br />Neptün Soyer, konuşmasının sonunda salondaki kooperatif ortakları ve üreticileri de sahneye çağırdı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kooperatiflerde-birleserek-cogalan-koylunun-orgutlu-gucu-neptun-soyer-100-yil-sonra-tekrar-bir-sozumuzun-olmasi-bizi-cok-gururlandirdi-359210">Kooperatiflerde birleşerek çoğalan köylünün örgütlü gücü Neptün Soyer: &#8220;100 yıl sonra tekrar bir sözümüzün olması bizi çok gururlandırdı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
