<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>olmadığı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/olmadigi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olmadigi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Feb 2026 17:52:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>olmadığı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olmadigi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Büyükakın: &#8220;Kadının olmadığı toplumun geleceği de yoktur&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyukakin-kadinin-olmadigi-toplumun-gelecegi-de-yoktur-613894</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 17:52:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Girişimciler]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[olmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<category><![CDATA[yoktur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613894</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Körfezli kadın girişimciler ile bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-kadinin-olmadigi-toplumun-gelecegi-de-yoktur-613894">Büyükakın: &#8220;Kadının olmadığı toplumun geleceği de yoktur&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Körfezli kadın girişimciler ile bir araya geldi. Ülke olarak daha çok kadın girişimciye ihtiyaç duyduğumuzu belirten Başkan Büyükakın, “Çünkü kadının olmadığı bir toplumun geleceği de olmaz” dedi.</p>
<p><b>KATILIM YÜKSEKTİ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kadın girişimcileri desteklemeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Büyükşehir Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Körfez Belediyesi ve Körfez Kent Konseyi Kadın Meclisi iş birliğiyle “Birlikte Yaşayan Kocaeli: Girişimde Güç, Dayanışmada İlham Programı” düzenlendi. Körfez Tütünçiftlik Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, Büyükşehir Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Nagehan Malkoç, Körfez Kent Konseyi Başkanı Ahmet Önal, Körfez Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Zehra Coşkun Salih, yürütme kurulu üyeleri, kadın girişimciler, yerel üreticiler ve kooperatif temsilcileri katıldı.</p>
<p><b>“KADIN ÜRETİRSE TOPLUM GÜÇLENİR”</b></p>
<p>Programda konuşan Başkan Büyükakın, kadınların üretime katılımının önemli olduğunu ifade etti, “Toplumda kadınların sayısıyla erkeklerin sayısı yarı yarıya. Bu toplamın yarısı çalışmazsa ne olur? Bir üretiyorsanız, o bir olarak kalır. Diğer yarı çalışmaya başlarsa, o bir ürettiğimiz iki olmaz, ikiden daha fazla olur. Orada bir sinerji ortaya çıkar. Bu nedenle daha çok kadın girişimciye ihtiyacımız var. Türkiye’de, kadının iş gücüne, iş yaşamına katılma oranı giderek artmaya başladı. Hükümetimiz uyguladığı politikalarla kadının iş yaşamına katılmasını teşvik ediyor” dedi.</p>
<p><b>“TOPLUMUN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRİR”</b></p>
<p>Başkan Büyükakın girişimciliğin bir ekosistem olduğuna dikkat çekti, toplumun kalkınmasında kadınların rolünün belirleyici olduğunu ifade etti. Başkan Büyükakın sözlerini şöyle tamamladı: “Kadın yoksa o ülkenin geleceği de yoktur. Hayatın her noktasında kadınların katılımının artması, toplumları da olumlu yönde etkiler. Kadın hayatın her boyutunda kendi rengini katamıyorsa o toplumun rengi eksik kalmıştır. Biz birlikte Türkiye’yiz, bunu unutmayın. Her unsuruyla birlikte Türkiye’yiz ve geleceğin güçlü Türkiye’sini de hep birlikte inşa edeceğiz.”</p>
<p><b>BAŞKANLARDAN DESTEK VURGUSU</b></p>
<p>Şener Söğüt yerel yönetimler olarak kadın girişimcileri desteklemeye devam edeceklerini vurgulayarak programa katkı sunan tüm paydaşlara teşekkürlerini sundu. Ahmet Önal, “Genç Cumhuriyet’i daha ileriye taşımanın yolu, üretimden geçiyor” dedi. Zehra Coşkun Salih de yaptıkları çalışmaları anlattı, kadın girişimcilerin yanında olmayı sürdüreceklerini vurguladı.</p>
<p><b>ODAK GRUP ÇALIŞMALARI GERÇEKLEŞTİRİLDİ</b></p>
<p>Konuşmaların ardından program, odak grup yöntemiyle yürütülen masa çalışmalarıyla devam etti. Katılımcılar; girişimcilik süreçlerinde yaşanan yapısal sorunları, güncel sektör ihtiyaçlarını, destek ve eğitim beklentilerini ve yerel yönetimlerden taleplerini hem sözlü hem yazılı olarak paylaştı. Elde edilen çıktılar, kadın girişimciliğine yönelik stratejik planlama ve uygulamalara veri sağlayacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-kadinin-olmadigi-toplumun-gelecegi-de-yoktur-613894">Büyükakın: &#8220;Kadının olmadığı toplumun geleceği de yoktur&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Netanyahu: Orduya &#8216;İran&#8217;da hiç kimsenin dokunulmazlığı olmadığı&#8217; talimatı verdim</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/netanyahu-orduya-iranda-hic-kimsenin-dokunulmazligi-olmadigi-talimati-verdim-546662</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2025 23:09:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dokunulmazlığı]]></category>
		<category><![CDATA[hiç]]></category>
		<category><![CDATA[iranda]]></category>
		<category><![CDATA[kimsenin]]></category>
		<category><![CDATA[netanyahu]]></category>
		<category><![CDATA[olmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[orduya]]></category>
		<category><![CDATA[talimatı]]></category>
		<category><![CDATA[verdim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546662</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Hamaney'e suikast tehdidini yineleyerek, orduya "İran'da hiç kimsenin dokunulmazlığı olmadığı" talimatı verdiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/netanyahu-orduya-iranda-hic-kimsenin-dokunulmazligi-olmadigi-talimati-verdim-546662">Netanyahu: Orduya &#8216;İran&#8217;da hiç kimsenin dokunulmazlığı olmadığı&#8217; talimatı verdim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney&#8217;e suikast tehdidini yineleyerek, orduya &#8220;İran&#8217;da hiç kimsenin dokunulmazlığı olmadığı&#8221; talimatı verdiğini söyledi.</p>
</div>
<div>
<p>İsrail devlet televizyonu KAN&#8217;a konuşan Netanyahu, Savunma Bakanı Yisrael Katz&#8217;ın Hamaney&#8217;e suikast tehdidinin sorulması üzerine,<em> &#8220;Orduya, İran&#8217;da hiç kimsenin bir dokunulmazlığı olmadığı talimatını verdim. Bundan daha fazla açıklamaya gerek yok, bırakın da olaylar konuşsun.&#8221;</em> dedi.</p>
</div>
<div>
<p>Ayrıca Netanyahu, İsrail&#8217;in &#8220;İran&#8217;daki tüm nükleer tesisleri vurma imkanına sahip olduğunu&#8221; iddia etti.</p>
</div>
<div>
<p>Netanyahu, İsrail&#8217;in İran rejimini devirmeyi amaçlamadığını ileri sürerek, <em>&#8220;Rejimin sarsılması bir sonuç olabilir ancak hedef bu değil, bu İran halkının vereceği bir karar.</em>&#8221; diye konuştu.</p>
</div>
<div>
<p>İran&#8217;a saldırmak için ABD&#8217;den &#8216;yeşil ışık&#8217; beklemediklerini belirten Netanyahu, şunları söyledi:</p>
</div>
<div>
<div>
<div>&#8220;Savunmada bizlere mükemmel şekilde yardım ediyorlar, İHA&#8217;ları düşüren Amerikalı pilotlar var, ayrıca ABD bize THAAD balistik füze hava savunma sistemiyle de yardım ediyor.&#8221;</div>
</div>
</div>
<p>
Kaynak: <a href="https://tr.sputniknews.com/20250620/netanyahu-orduya-iranda-hic-kimsenin-dokunulmazligi-olmadigi-talimati-verdim-1097172696.html">TR Sputnik<br />
</a></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/netanyahu-orduya-iranda-hic-kimsenin-dokunulmazligi-olmadigi-talimati-verdim-546662">Netanyahu: Orduya &#8216;İran&#8217;da hiç kimsenin dokunulmazlığı olmadığı&#8217; talimatı verdim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilginin yeterli olmadığı alanlardansa güçlü olunan alanlara odaklanılmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilginin-yeterli-olmadigi-alanlardansa-guclu-olunan-alanlara-odaklanilmali-536821</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 May 2025 09:24:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[alanlara]]></category>
		<category><![CDATA[alanlardansa]]></category>
		<category><![CDATA[bilginin]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[odaklanılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[olmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[olunan]]></category>
		<category><![CDATA[yeterli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=536821</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) bir aydan az bir süre kaldı. Sınav tarihi yaklaştıkça adayların sınav stresi de artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilginin-yeterli-olmadigi-alanlardansa-guclu-olunan-alanlara-odaklanilmali-536821">Bilginin yeterli olmadığı alanlardansa güçlü olunan alanlara odaklanılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) bir aydan az bir süre kaldı. Sınav tarihi yaklaştıkça adayların sınav stresi de artıyor. İstinye Üniversitesi (İSÜ) Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Gülgün Uzunoğlu Azman, sınava sayılı günler kala adaylara önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Yetersiz sınav hazırlığı sınav stresinin açığa çıkmasında önemli bir etken</strong></p>
<p>“Sınav stresi, kişinin sınavla ilişkili gündemlerde tehdit algılaması sonucu ortaya çıkan fizyolojik, bilişsel ve duygusal bir tepkidir” diyen Dr. Öğr. Üyesi Azman, şöyle devam etti:</p>
<p>“Tehdit unsurlarını kişinin kendisinin ve çevresindekilerin yüksek beklentileri, başarısızlık korkusu ve mükemmeliyetçi bakış açısı oluşturabilmektedir. Aynı zamanda başarısızlık inancı açığa çıkaran ve olumsuz akademik deneyimlerle şekillenen yaşam deneyimleri de tetikleyebilmektedir. Diğer yandan, kişinin sınava hazırlık süreci boyunca gerçekçilikten uzak çalışma planı veya son dakikacılık yapması vb. yetersiz sınav hazırlığı da sınav stresinin açığa çıkmasında önemli bir etken olabilmektedir.”</p>
<p><strong>Uyku düzeninin bozulması, mide bağırsak sorunları kaygının belirtileri</strong></p>
<p>Uyku düzeninin bozulması, mide bağırsak sorunları gibi nedenlerin sınav stresinin bedende gözlenebilen fizyolojik belirtiler olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Azman, şunları söyledi:</p>
<p>“Sınav kaygısı bir düzeye kadar güdüleyici ve başarı için gerekli olurken, kaygının yüksek seyredip yönetilemeyecek düzeyde seyretmesi sınav stresini açığa çıkarmaktadır. Sınav stresinin nasıl deneyimlendiği kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Bir kişinin sınav stresi yaşayıp yaşamadığının anlaşılmasında kişinin hayatının farklı alanlarında, günlük hayatındaki sağlıklı işleyişi bozabilecek belirtileri tekrarlı bir şekilde yaşaması ve işlevselliğinin bozulması önemsenir. Sınav stresinin varlığında bedenimizde doğrudan gözlenebilen fizyolojik belirtiler terleme, kalp çarpıntısı, baş ağrısı, gerginlik, bunalma hali, kas gerginliği, uyku düzeninin bozulması, mide bağırsak sorunları ve mide bulantısı gibi fiziksel belirtiler olabilmektedir. Duygusal, mental veya zaman zaman davranışsal olarak kişinin sınav stresi yaşadığını gösteren belirtiler ise kişinin dikkatini toparlamak veya sürdürmekte güçlük yaşaması, unutkan olması, istenmeyen düşüncelerinin kişinin zihnine üşüşmesi; yaşamdan keyif alamama, boşluk, çaresizlik, güvensizlik, öfke veya korku duygularının hissedilmesi; bir şeyleri erteleme, kişinin sınav esnasında kendini boşluktaymış gibi hissetmesi ve sınav esnasında değil de sınavdan çıkınca soruları daha rahat ve doğru çözebilmesi gibi birçok farklı şekilde gözlenebilmektedir. Sınava hazırlık sürecinde, kişinin yaşadığı bu sorunlar sınavla ilişkili performansını ve günlük hayatının işleyişini etkiliyorsa en kısa zamanda bir uzmandan destek alması faydalı olacaktır.”</p>
<p><strong>Zaman yönetimi yapabilmeye yönelik öz değerlendirmeler yapılmalı</strong></p>
<p>Zaman yönetimi yapabilmeye yönelik öz değerlendirmenin önemine dikkat çeken Azman, “Sınava hazırlık süreci uzun ve yorucu bir zaman dilimi olabilmektedir. Sınavdan haftalar önce zaman yönetimi yapabilmeye yönelik de öz değerlendirmeler yapılmalıdır. Bunun için düzenli ve elden geldiğince fazla deneme sınavı çözülmesi faydalı olacaktır. Böylelikle, hangi konularda kişinin hala gelişime açık olduğu anlaşılabilecek, olası zorlantılara zihinsel bir hazırlık yapılabilecek ve kişi test esnasındaki zorlantılarda nasıl bir zamanlama ve yöntemle ilerleyebileceğini belirleyebilecektir. Sınava az bir süre kala kişinin bilgisinin yeterli olmadığı alanlara yatırım yapmasındansa, güçlü olduğu alanlara odaklanıp kendisini parlatması da sınavda olumlu bir perspektifle ilerlemesinde belirleyici olacaktır” dedi.</p>
<p><strong>Düzenli ve tutarlı bir uyku ile beslenme sistemi oluşturulmalı</strong></p>
<p>“En önemlisi, sınavdan önce düzenli ve tutarlı bir uyku ile beslenme sistemi oluşturulmadır” diyen Dr. Öğr. Üyesi Azman, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Her gün aynı saatte yatmak ve uyanmak, 7 ile 9 saat uyku uyuyabilmek, gerekli ise vitamin desteği almak ve renkli ve düzenli beslenmeye özen göstermek başlıca yapılacaklardır. ‘Ne kadar sağlıklı bir beden, o kadar sağlıklı bir zihin’ söylemi akılda tutulmalıdır. Aynı zamanda, alışkanlıklar ve rutinler oluşturmak ve bunlara bağlı kalmak ne ile karşılaşacağını bilen bir zihin yaratacaktır. Böylelikle, zihin bütün odağını fizyolojik ihtiyaçlarındaki belirsizliklerden uzaklaştırıp, öğrenme ihtiyaçlarına çevirebilecektir. Sağlıklı bir zihin için kullanılabilecek yöntemlerden bir diğeri de ‘olumsuz iç konuşmaları tanıyıp dönüştürebilme’ stratejisini kullanmaktır. Öte yandan, sınav stresiyle birlikte kişinin bedeni ve duyguları da kaygıdan uzaklaşmak için regüle olmaya ihtiyaç duyar. Günlük 20-30 dakikalık normal tempo yürüyüşe çıkılması, kısa süreli nefes egzersizlerinin uygulanması veya müzik ve sanat aktivitelerine günlük rutininde kısa da olsa muhakkak yer verilmesi regülasyonu sağlayacak yöntemlerdendir. Ayrıca, kişi kendini mutlu hissettiren minimum bir etkinliğe günlük planında mutlaka yer vermelidir.”</p>
<p><strong>Ebeveynler destekleyici olmaya çalışmalı</strong></p>
<p>Ebeveynlere de önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Azman, “Tüm bunların yanında, sınava girecek kişilerin yakınlarına/ebeveynlerine de oldukça iş düşmektedir. Bu dönemin geçici bir süreç olduğu akılda tutulmalı, yatıştırıcı ve destekleyici olmaya çalışılmalı ve sınava hazırlanan ile iletişimde her zaman ‘daha iyiye’ yüreklendirici bir dil benimsenmelidir” dedi. Adayların da olumsuz düşüncelerden kaçınması gerektiğinin altını çizerek şöyle konuştu:</p>
<p>“Bununla birlikte, sınava hazırlanırken karşılaşılan olumsuzluklar karşısında ‘Başarısız olacağım’ inancına kapılmak ve bu inançla ilerlemek kişiyi çıkmaza sürükleyecektir. Her neyle karşılaşılırsa karşılaşılsın, sınav hakkında olumlu düşünce biçimini benimsemeye özen gösterilmelidir. Ayrıca kişinin kendisini sınavda olanlardan ibaret biriymişçesine atfetmesi de yapılan diğer sınava hazırlık sürecindeki hatalardandır. Sınav kişilik ya da benlik değerlendirmesi içeren bir süreç değil, sadece kişinin sahip olduğu bilgiyi ve bunu nasıl kullandığını değerlendiren bir süreçtir.”</p>
<p><strong> Sınav günü tok olunmalı, sınavdan önce muhakkak rahatlatıcı bir şeyler yapılmalı</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Azman, sınava tok olarak girilmesi gerektiğini belirtirken, sınav anında yaşanabilecek stresi azaltmak için de şu tavsiyelerde bulundu:</p>
<p>“Sınav günü gelip çattığında kişinin kendisini kontrol edebilmesi oldukça güçtür. Bu süreçte sınava hazırlanan kişinin yakınlarına sakin kalmak ve fiziksel, duygusal ve psikolojik olarak sınava girecek kişiye destek olmak gibi bazı görevler düşmektedir. Sınava girecek kişinin ise karnı tok olmalı, uykusu olmamalı ve kişi sınavdan önce muhakkak rahatlatıcı bir şeyler yapmalıdır. Bu rahatlatıcı şeyler sevdiğin birine sarılmak, sevilen enerjik müzikler dinlemek, sevdiğin bir şeyi yemek bile olabilir. Kişi sınav için binaya girmeden önce tüm fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını karşıladığından emin olmalıdır. Tüm bu olumlu adımlara rağmen sınav başladığında işler iyiye gitmezse de hala yapılabilecekler vardır. Olumlu iç sesini kendisine hatırlatması ve takiben kişinin kendini sınavda, başarılı bir şekilde ve bu başarmışlıkla sınavdan birkaç sene sonra nasıl iyi bir durumda olacağını hayal etmesi regüle olmasına yardımcı olacaktır. Bununla birlikte, nefes egzersizi ile sakinleşmeyi denemek de bir diğer baş etme stratejisi olabilmektedir. Kişi burundan 4 saniye nefes alıp, tutabildiği kadar nefesini tutup (genelde bir 3-4 saniye daha), 4 saniyede de yavaş yavaş, balon üflermiş gibi nefesini ağzından vermelidir. Bunu ara vererek (aksi halde nefes alma ile başı dönebilir), sakinleşene kadar sürdürmeli ve egzersiz boyunca odağı nefesinde ve inip çıkan göğüs kafesinde olmalıdır. Diğer bir strateji ise kas gevşeme egzersizleri olabilmektedir. Sırasıyla baştan başlayıp ayak parmağına kadar olan, tüm kas grubundaki istenilen kasları sıkıp bırakma şeklinde ilerleyen bu yöntem odağı farklılaştırıp kişiyi regüle etmeyi içermektedir. Omuzları yukarı aşağı, arkaya öne şeklinde hareket ettirme de bu tür bir bedeni ve zihni rahatlatmaya yönelik eylemlerdendir. Diğer yandan, en basit şekliyle kişinin gözlerini kapatıp mini molalar vererek derin ve güçlü bir nefes alması ve o kısacık molada kendini güvende-sakin olduğu bir yerde düşlemesi de kişinin kendini düzenlemesinde oldukça yardımcı olacaktır. </p>
<p>Unutmamalı ki sınavdan alınan puan, kişinin insani değerini ölçmez ve genel başarının, başarısızlığın veyahut zekâ düzeyinin bir göstergesi olamaz. Sınav puanı sadece kabiliyetle, ilgi alanıyla, motivasyonla, çalışma düzeni ve alışkanlıklarıyla edinilen bilgi birikiminin değerlendirilmesinin bir neticesidir. Tüm sınav katılımcılarına çokça öz düzenleme gücü ve başarılar.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilginin-yeterli-olmadigi-alanlardansa-guclu-olunan-alanlara-odaklanilmali-536821">Bilginin yeterli olmadığı alanlardansa güçlü olunan alanlara odaklanılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Ülkede Barış Olmadığı Zaman Sağlık Her Türlü Tehdit Altında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bir-ulkede-baris-olmadigi-zaman-saglik-her-turlu-tehdit-altinda-415829</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Oct 2023 13:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altında]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[olmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[türlü]]></category>
		<category><![CDATA[ülkede]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415829</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, Gazze’ye yiyecek ve ilaç girmesiyle ilgili tartışmaları değerlendirerek, “İçimiz kan ağlayarak orada yaşananları izledik, izliyoruz. Bıçağın kemiğe dayandığı anlar…” dedi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-ulkede-baris-olmadigi-zaman-saglik-her-turlu-tehdit-altinda-415829">Bir Ülkede Barış Olmadığı Zaman Sağlık Her Türlü Tehdit Altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, Gazze’ye yiyecek ve ilaç girmesiyle ilgili tartışmaları değerlendirerek, “İçimiz kan ağlayarak orada yaşananları izledik, izliyoruz. Bıçağın kemiğe dayandığı anlar…” dedi.</p>
<p>Sağlıkçıların bütün insanlığın yanında yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Sur, şöyle devam etti:</p>
<p><strong>Barış olmadığı zaman o ülkede sağlığın her türlü tehdit altında olduğu kabul edilir…</strong></p>
<p>“Savaş olmaması lazımdı. Savaş olduğu takdirde sağlık ortadan kalkar. DSÖ, 1986 yılında Kanada’nın Ottowa şehrinde uluslararası bir bildirge imzaladı. Halk sağlığında çok meşhur bir bildirgedir. Burada barış için, sağlık için ön koşullar diye 8 madde sayıldı. ‘O 8 madde bir toplumda yoksa o toplumda sağlıktan söz edilemez’ dediler. Bunların ilk numarası nedir, biliyor musunuz? Barış… Barış olmadığı zaman o ülkede sağlığın her türlü tehdit altında olduğu kabul edilmiş oldu.</p>
<p>Bunun dışında sağlıklı su, sağlıklı gıda, hava koşullarının temiz olması, sağlıklı barınma koşulları, sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyulduğunda erişim ve yine DSÖ’nün olmazsa olmaz ilaçlar listesi diye bir listesi var.”</p>
<p><strong>Bir ilacın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasına engel olunması insanlık suçu sayılır</strong></p>
<p>En ağır suçtan mahkum bile olsa insan hakkı olarak bu ilaçların o kişiye ulaştırılacağını kaydeden Prof. Dr. Sur, “Herhangi bir devletin ne nedenle olursa olsun, hiçbir neden ayırt etmeksizin bir ilacın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasına engel olması insanlık suçu sayılır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Gazze’de salgın hastalık riski…</strong></p>
<p>Gazze’de salgın hastalık riskini de değinen Prof. Dr. Haydar Sur, “Akut, yani acil tablo olarak insanlar kanamadan, kalp krizinden ya da herhangi bir böbrek hastaları diyalize erişemediği için, onlarca kanser hastaları tedavi olamadan ölebilir. Ayrıca savaşın getirdiği yaralanmalardan dolayı ölümler de olacaktır.” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-ulkede-baris-olmadigi-zaman-saglik-her-turlu-tehdit-altinda-415829">Bir Ülkede Barış Olmadığı Zaman Sağlık Her Türlü Tehdit Altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung 2023 model TV&#8217;lerini &#8220;Hiç olmadığı kadar etkileyici&#8221; sloganıyla tanıttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-2023-model-tvlerini-hic-olmadigi-kadar-etkileyici-sloganiyla-tanitti-372021</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2023 21:02:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyici]]></category>
		<category><![CDATA[hiç]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[olmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[sloganıyla]]></category>
		<category><![CDATA[tanıttı]]></category>
		<category><![CDATA[tvlerini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372021</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknolojinin lider markalarından Samsung, “Hiç olmadığı kadar etkileyici” sloganıyla 2023 model Neo QLED 8K ve QD-OLED televizyonlarını tanıttı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-2023-model-tvlerini-hic-olmadigi-kadar-etkileyici-sloganiyla-tanitti-372021">Samsung 2023 model TV&#8217;lerini &#8220;Hiç olmadığı kadar etkileyici&#8221; sloganıyla tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Teknolojinin lider markalarından Samsung, “Hiç olmadığı kadar etkileyici” sloganıyla 2023 model</strong> <strong>Neo QLED 8K ve QD-OLED televizyonlarını tanıttı. Premium TV pazarında lider konumda olan Samsung’un 2023 model ürünleri üstün görüntü kalitesi, ileri teknolojik özellikleri ve en yeni SmartThings güncellemeleriyle premium izleme deneyimi sunuyor.</strong></p>
<p>Samsung Electronics Türkiye, “Hiç olmadığı kadar etkileyici” sloganıyla yenilikçi 8K deneyimleri sunmak için tasarlanan ürünlerini ve özelliklerini tanıttı.  Neo QLED 8K ve QD-OLED modellerinin yer aldığı ürün serileri, yenilikçi teknolojilerin daha kolay, stressiz, sezgisel ve insan yaşamına daha entegre hale getirilmesiyle kullanıcı deneyiminin iyileştirilmesine odaklanıyor. Samsung’un SmartThings hizmetiyle benimsediği “Calm Tech” (Rahat teknoloji) kavramı kullanıcılara problemin varlığından haberdar olmadan çözüm sunuyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da tüm ürün serilerinin merkezinde kusursuz görüntü ve ses kalitesi yer alıyor.  Ürün tanıtımlarının yapıldığı etkinlikte; akıllı bağlantı özellikleri, sürdürülebilirlik inisiyatifleri, premium izleme ve oyun deneyimlerindeki en yeni inovasyonlar  da sergilendi.</p>
<p><strong>Samsung Electronics Tüketici Elektroniği Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mert Gürsoy yaptığı konuşmada şunları söyledi: </strong></p>
<p>“Samsung olarak teknolojinin insan yaşamını daha karmaşık hale getirmek yerine zenginleştirmesi ve güçlendirmesi gerektiğine inanıyoruz. Teknolojik inovasyonlarımızla lider bir markayız. Bununla birlikte teknoloji tek odak noktamız değil. Kullanıcılarımızın ürünlerimizi keyifle ve rahatlıkla kullanabilmelerini, ürün deneyiminin kolay, stressiz ve kullanıcıların sezgileriyle uyumlu olmasını arzu ediyoruz. Bunun için globaldeki Calm Tech yaklaşımımızı ürünlerimizle destekliyoruz. Söz konusu yaklaşımla kullanıcı daha problemin varlığından haberdar olmadan problemin çözümüne odaklanıyoruz. Bu da bizi Smart Things hizmetimize götürüyor. Smart Things’in anında bağlanabilme, kolaylık, çoklu merkez, uyumluluk ve güvenlik özellikleri bize bunu sağlıyor. Bunun yanı sıra Samsung olarak inovasyonu sadece teknolojiyi geliştirme değil, aynı zamanda bir sürdürülebilirlik hamlesi olarak yorumluyoruz. Bizim için sürdürülebilirlik; ürünlerimizin başlangıç noktasından, kullanım süresinin bitimine kadar devam eden bir yolculuk. Bu yolculuk kaynak ve üretim aşamasıyla başlıyor. Ardından dağıtım, kullanım ve geri dönüşüm aşamalarıyla devam ediyor. Sürdürülebilirlik adına inovatif çözümler getiriyoruz. Örneğin PET üretimi sırasında havaya salınan karbondioksiti toplayarak dönüştürüyoruz ve düşük karbonlu reçine elde ediyoruz. Bu reçine de Samsung TV’lerin arka panellerinin üretiminde kullanılıyor. Kullandığımız enjeksiyon teknolojisi  sayesinde reçine kalıplarının arasında hava enjekte ediyoruz. Daha az malzeme kullanımının bir başka sonucu da ürünlerin ağırlığının azalması. Örneğin 65 inch TV’lerimizin ağırlığını 1 kg’a kadar düşürebildik. Kutularımızın geri dönüşümünü sağlayarak daha az atık oluşturmaya odaklanıyoruz. </p>
<p><strong>“Her zamankinden daha etkileyici” felsefesi</strong></p>
<p>TV izleme deneyiminin erişilebilir olmasını da çok önemsiyoruz. Bu yıl yeni geliştirdiğimiz Relumino Mod sayesinde daha az gören kişilerin TV izleme deneyimini iyileştirebiliyoruz. </p>
<p>İşte tüm bu yaklaşım, 2023 TV ürünlerimizin ana felsefesini oluşturan “Her zamankinden daha etkileyici” sloganına götürüyor. Ürünlerimiz teknolojik özelliklerinin yanı sıra yaşamı kolaylaştıran ve daha üst bir seviyeye taşıyan özellikleri sayesinde “Her zamankinden daha etkileyici”. </p>
<p>Mert Gürsoy, Samsung’un yenilikçi ürün yaklaşımını ortaya koyabilmek için dünya çapındaki 39 AR-GE merkezi ve bu alanda yaptığı 14,1 milyar dolarlık yatırıma dikkat çekti. Gürsoy, şöyle devam etti:</p>
<p>“Televizyon alanında da 17 yıldır üst üste global TV pazarında lider konumundayız. Ülkemizde de 7 yıldır 1 numaralı TV markasıyız. Kullanıcılarımızın beklentilerini göz önüne alarak, kişiselleştirilebilir, bağlantılı ve üst düzey bir TV deneyimi sunan inovasyonlar gerçekleştiriyoruz.” </p>
<p><strong> “TV alanında tüm segmentlerde lideriz”</strong></p>
<p>Özellikle televizyon alanında tüketicilerin ilgisinin tüm dünyada premium yani üst segment ve ileri teknolojilere sahip TV’lere yöneldiğini söyleyen Mert Gürsoy, Samsung’un televizyon alanında Türkiye’deki performansıyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Türkiye’de de 2022 4. çeyrek sonuçlarına göre toplam TV pazarı büyümesi yüzde 5 olurken,  Samsung olarak biz yüzde 15’lik büyüme kaydettik. Böylelikle pazar payımız yüzde 29’a ulaştı. Tüm segmentlerde de liderliğimizi sürdürüyoruz: 55 inch ve üstü ürünlerde yüzde 38’lik, 65 inch ve üstü ürünlerde yüzde 48’lik, 75 inch ve üstü ürünlerde ise yüzde 69’luk pazar payıyla lider konumundayız. Premium TV alanında da benzer bir tablo söz konusu. 1.500 dolar ve üstü TV’lerde yüzde 69’luk,  2.500 dolar ve üstü TV’lerde yüzde 75’lik pazar payıyla liderliğimizi sürdürüyoruz. Geliştirdiğimiz yeni ürün ve teknolojilerle de bu oranları daha yukarılara taşımaya devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>“Gerçeğe yakın TV deneyimi vadediyoruz”</strong></p>
<p><strong>Samsung Electronics Türkiye Ses ve Görüntü Sistemlerinden Sorumlu Pazarlama Direktörü Erkan Yıldırım</strong> da Samsung’un 2023 model TV’leriyle ilgili şunları söyledi: </p>
<p>“Büyük ekranda üst düzey görüntü ve ses kalitesi ile izleme deneyimi yaşamak isteyenlerin ihtiyaç duyacakları birçok yenilikçi teknoloji sunan 8K TV’ler, çığır açıcı pek çok teknolojik özelliği de beraberinde getiriyor. Samsung yeni Neo QLED 8K TV serisi ve son teknoloji MICRO LED’ler ile gerçeğe en yakın TV deneyimini vadediyoruz. Arka ışık denetimi, kontrast seviyeleri, kalibrasyon ve derinlik artırımı gibi birçok özellik de bu vaadimizi gerçekleştirmemizi sağlıyor.”</p>
<p><strong>Kullanıcıya özgü yaşam tarzı çözümleri: SmartThings</strong></p>
<p>Tüketicilerin evlerinde farklı teknoloji ekosistemleri bulunduğunun bilincinde olan Samsung, kullanıcıların en sevdikleri cihazların bir arada çalışabilmesinin temellerini atıyor. SmartThings’in aşağıda listelenen beş bileşeniyle kullanıcılar kendi evlerinde bağlantılı cihazlardan oluşan bir ağ kurarak, evlerini daha akıllı, yaşamlarını daha kolay hale getirebiliyor: </p>
<p> </p>
<ul>
<li><strong>Anında Bağlantı:</strong> SmartThings, kullanıcılara tek adımda tüm cihazlarını kolayca birbirine bağlama olanağı sunuyor. </li>
<li><strong>Otomatik Bağlantı:</strong> SmartThings; TV, akıllı telefon, klima, çamaşır kurutucu, çamaşır makinesi ve buzdolabı gibi Samsung cihazlarını otomatik olarak birbirine bağlıyor. </li>
<li><strong>Nesnelerin Interneti Her Yerde:</strong> IoT merkezi, akıllı TV’ler gibi çeşitli Samsung ürünlerinde gömülü olarak bulunuyor. </li>
</ul>
<p><strong>Kapsamlı Uyumluluk:</strong> SmartThings yalnızca Samsung ekosistemiyle sınırlı kalmayarak tüm markalara ait cihazların kusursuz bir biçimde birlikte çalışmasını sağlıyor. <strong>Güvenlik:</strong> CC EAL 6+ sertifikasyonuna sahip Samsung Knox Vault donanım çipi, bağlantılı cihazlardaki tüm bilgileri şifreleyerek en yüksek güvenlik koruması sağlıyor. </p>
<p><strong> Her an sürdürülebilirlik ve Relumino</strong></p>
<p>Samsung, kullanıcıların yaşamını kolaylaştıran ve iyileştiren yenilikçi teknolojileri ve çevreci pratikleri sunma konusunda kararlı bir biçimde çalışıyor. Ürün yaşam döngüsünün her aşamasında, ürünün kaynağından dağıtımına, kullanımından geri dönüşümüne kadar Samsung için sürdürülebilirlik ana odak noktası oluyor. Samsung, gelecek nesillere daha sağlıklı bir gezegen bırakabilmek için sürdürülebilir ürünler geliştirmek için yeni teknolojileri kullanmaya devam ediyor. </p>
<p>Samsung, sürdürülebilirlikle ilgili üç yenilikçi ve öncü yaklaşım benimsiyor: <strong>Karbonu geri dönüştürülmüş malzemelere dönüştürmek</strong>, <strong>daha az malzeme kullanmak </strong>ve <strong>ürün ve ambalajların ileri dönüşümünü sağlamak. </strong>Samsung’un 2023 TV’leri, monitörleri ve uzaktan kumandalarında en az yüzde 50 oranında geri dönüştürülmüş reçine malzeme kullanılıyor. Bunun yanında Samsung ambalajların dışında ve iç kısmında sürdürülebilir malzemeler kullanmak amacıyla da çalışmalar yürütüyor. Samsung ayrıca “<strong>Yapay Zeka Destekli Enerji Modu”yla </strong>kullanıcıların enerji tüketimi ve kullanım alışkanlıklarını takip edebilmesini ve denetleyebilmesini sağlıyor. Yapay Zeka Destekli Enerji Modu özelliği ekranda izlenen içeriği dahi takip edebiliyor, izleyicinin dikkatini dağıtmadan enerji tüketimini azaltabiliyor. Samsung’un üçüncü nesil “<strong>SolarCell Uzaktan Kumandası”</strong>nda<strong> </strong>artık daha az malzeme kullanılıyor ve kumanda daha kompakt bir yapıda kullanıcılarla buluşuyor. Aynı zamanda herhangi bir lisansı bulunmadığından, diğer tüm markaların Samsung tarafından başlatılan çevreci adıma dahil olabilmesi sağlanıyor. Samsung ayrıca en son <strong>Relumino</strong> moduyla herkes için daha iyi, daha kapsayıcı bir görüntüleme deneyimi sunmayı amaçlıyor. Görme problemi yaşayan kişilerin içerikleri daha kolay izlemesine yardımcı olmak için tasarlanan Relumino modu,  daha önce 2023 CES İnovasyon Ödülü&#8217;ne layık görülmüştü. Samsung&#8217;u tercih eden  kullanıcılar temel ÇSY (Çevresel, Sosyal Yönetişim) değerleriyle uyumlu sürdürülebilir ve kapsayıcı uygulamalarla en yeni teknolojilerin keyfini çıkarıyor.</p>
<p><strong>Neo QLED 8K ve Samsung OLED  premium ekranlarda daha fazla seçenek sunuyor</strong></p>
<p>Gerçeğe en yakın görüntü kalitesinden sürükleyici ses özelliklerine uzanan bir yelpazede Samsung, Neo QLED 8K ile çıtayı bir kez daha yükseltiyor.  Ayrıca Neo QLED 8K serisine 98 inçlik bir model ekleyerek gerçek sinema deneyimi ölçeğinde kusursuz renk reprodüksiyonu ve gerçeğe yakın ayrıntı sunuyor. Her sahnede sürükleyicilik için Dolby Atmos ve Q-Symphony 3.0 ile mükemmel ses özellikleri de sağlıyor. Yeni tanıtılan modellerden QN900C modeli, Samsung&#8217;un birinci sınıf Neo QLED 8K serisinin zirvesinde yer alırken, birinci sınıf TV kategorisinde öne çıkıyor. Auto HDR Remastering ve 8K AI yükseltme gibi çığır açan teknolojilerle QN900C, hem sektör uzmanlarını hem de eleştirmenleri etkiliyor. </p>
<p>Samsung, etkinlikte ayrıca 8K Derneği gibi çeşitli iş ortaklarıyla yakın iş birliği halinde çalışarak 8K ekosistemini genişletmeye yönelik çalışmalarından da bahsetti. Samsung artık kullanıcılara hiç olmadığı kadar çeşitli ve özgün 8K içeriklerin keyfini çıkarma olanağı da sunuyor. Bunlara ek olarak Samsung, etkinlikte Nöral Quantum İşlemci 4K&#8217;nın algısal renk eşlemesiyle kusursuz renk doğruluğu sunan ve Samsung OLED TV teknolojisini &#8220;Dünyanın Pantone Onaylı İlk HDR OLED teknolojisi&#8221; haline getiren 2023 Samsung OLED serisini de tanıttı. Samsung OLED teknolojisi, mükemmel kontrast ve renk ifadesiyle gerçek siyah renk ve şaşırtıcı ölçüde doğal görüntüler sunuyor. S95C, Samsung&#8217;un </p>
<p>geliştirdiği Sonsuz Tasarım özelliğine sahip. S90C modelinin LaserSlim tasarımıysa incelikli metal kaplamasıyla göze hitap ediyor.</p>
<p><strong>Oyunu bir öncelik haline getiren Oyun TV’leri ve monitörler</strong></p>
<p>Neo QLED 8K&#8217;dan OLED&#8217;e uzanan birçok birinci sınıf ekran, yalnızca video ve fotoğraf içeriklerini ultra yüksek çözünürlükte yansıtmakla kalmıyor. 2023 model ekranlar zamanda oyun deneyimlerini de yepyeni bir seviyeye çıkarıyor. Özellikle 98 inç Neo QLED 8K üzerinde oyun deneyimi, geniş ekranı ve 8K çözünürlüğü yüksek hızda bile destekleyen grafik kartıyla benzersiz bir sürükleyicilik vadediyor. 2023 yılında dünyanın ilk çift UHD çözünürlüklü monitörü olarak tanıtılan Odyssey Neo G9&#8217;un yanı sıra, güçlü ses sistemi ve çoklu görev özellikleriyle 55 inç kavisli ekran Odyssey Ark da tanıtıldı. Yeni 2023 Odyssey ürün serisi, rakipsiz görüntü kalitesi ve kullanıcı deneyimi sunan 57 inç Odyssey Neo G9 ile 49 inç Odyssey OLED G9&#8217;da 2H modellerini içeriyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-2023-model-tvlerini-hic-olmadigi-kadar-etkileyici-sloganiyla-tanitti-372021">Samsung 2023 model TV&#8217;lerini &#8220;Hiç olmadığı kadar etkileyici&#8221; sloganıyla tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıkta Şiddete Hayır! Şiddetin Olmadığı Bir İletişim Mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikta-siddete-hayir-siddetin-olmadigi-bir-iletisim-mumkun-370385</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2023 08:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[hayır]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[olmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkta]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=370385</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzm. Kln. Psk. Tuğçe Dabağer Dilek, “Dünya Sağlık Örgütü’ne göre her yıl dünyada yarım milyona yakın insan öldürülmekte ve milyonlarca kişi şiddete maruz kalmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikta-siddete-hayir-siddetin-olmadigi-bir-iletisim-mumkun-370385">Sağlıkta Şiddete Hayır! Şiddetin Olmadığı Bir İletişim Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Kln. Psk. Tuğçe Dabağer Dilek, “Dünya Sağlık Örgütü’ne göre her yıl dünyada yarım milyona yakın insan öldürülmekte ve milyonlarca kişi şiddete maruz kalmaktadır.<strong> </strong>Sağlık alanında yaşanan şiddeti toplumda var olan şiddetten ayrı düşünmek olanaksızdır. Yapılan çalışmalar, her 3 sağlık çalışanından birinin şiddete maruz kaldığını göstermekte olup, sağlık kurumlarında çalışmanın; şiddete uğrama açısından, diğer işyerlerine göre 16 kat daha riskli olduğu saptanmıştır. Türkiye’de sağlık alanındaki şiddetin %49-91 arasında değiştiği görülmektedir. Sağlık kurumlarındaki şiddetin olduğundan daha az oranda bildirilme sebebi ise sağlık çalışanlarının çalışırken saldırıya uğramayı mesleğin doğası gibi algıladığı, yalnızca yaralanma gibi ciddi olayları şiddet olarak değerlendirdiği tespit edilmiştir” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Eğitimsizlik, düşük sosyo-ekonomik durum, psikolojik ve toplumsal sorunlar ve yasal düzenlemeler sağlıkta şiddet artışının nedenlerindendir”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Uzm. Kln. Psk. Dilek,” Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin nedenlerinin; sağlık çalışanları ve hastalar arasında iletişim eksikliği, yüksek stres seviyesi, güvenlik önlemlerinin eksikliği gibi eksiklikler olduğu görülürken bir diğer yandan eğitimsizlik, düşük sosyo-ekonomik durum, psikolojik ve toplumsal sorunlar, güvenlik önlemlerinin yetersizliği de şiddeti arttırmaktadır” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Sağlık çalışanları psikolojik açıdan olumsuz yönde etkilenmektedir”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Uzm. Kln. Psk. Dilek, “Yaşanılan bu çeşit kötü tecrübelerin sağlık çalışanını psikolojik açıdan travmatize ettiği açıktır ve çalışanın düşük motivasyon ile işini yapmasına ve çevresine karşı tahammülünün azalmasına yol açmaktadır. Yapılan çalışmalar, sağlık çalışanların şiddet sonrasındaki duygu, düşünce, davranış ve tutumlarına yönelik sorgulamalarının olumsuz yönde değiştiği yönündedir” diye söyledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Şiddetin nedeni ve çözümüne yönelik atılacak adımlar, farklı açılardan ele alınması gerekir”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Uzm. Kln. Psk. Dilek, “Sağlık çalışanlarının hasta ve yakınlarına sağlık hizmetini en iyi şekilde verebilmeleri için çalıştıkları ortamın sağlıklı ve güvenli olması önemlidir. Ayrıca sağlık çalışanı fiziksel ve ruhsal anlamda sağlıklı olabilirse, işini daha verimli yapabilecektir. Bu noktada, gelen hastalarla kurulan iletişimin daha özenli olması için çaba gösterilebilir, çalışan personel sayısı artırılabilir. </p>
<p> </p>
<p>Şiddetin bir sonucu olarak, sağlık çalışanlarının fiziksel ve ruhsal olarak olumsuz etkilenmesine, işgücünde azalmaya ve ekonomik kayıplara, sağlık kuruluşlarına yönelik güvensizliğin artmasına yol açmaktadır. Bu olumsuz durumun düzelebilmesi için işbirliği içinde hareket edebilmek ve bilinçlendirme çalışmalarında bulunmak oldukça önemlidir.</p>
<p> </p>
<p>Şiddetin hiçbir alanda olmadığı, sağlık çalışanlarımızın kutsallığını her zaman hissettiğimiz, sağlık dolu günler diliyorum” diye sözlerini noktaladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikta-siddete-hayir-siddetin-olmadigi-bir-iletisim-mumkun-370385">Sağlıkta Şiddete Hayır! Şiddetin Olmadığı Bir İletişim Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadıbeşegil: Gezegenin kazananlar arasında olmadığı bir sistemin ayakta durma şansı yok</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadibesegil-gezegenin-kazananlar-arasinda-olmadigi-bir-sistemin-ayakta-durma-sansi-yok-358856</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 15:29:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arasında]]></category>
		<category><![CDATA[ayakta]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[durma]]></category>
		<category><![CDATA[gezegenin]]></category>
		<category><![CDATA[kadıbeşegil]]></category>
		<category><![CDATA[kazananlar]]></category>
		<category><![CDATA[olmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[şansı]]></category>
		<category><![CDATA[sistemin]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358856</guid>

					<description><![CDATA[<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi kapsamında konuşan stratejik iletişim danışmanı Salim Kadıbeşegil, “Gezegenin kazananlar arasında olmadığı bir iş modelinin, sistemin ayakta durma şansı yok” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadibesegil-gezegenin-kazananlar-arasinda-olmadigi-bir-sistemin-ayakta-durma-sansi-yok-358856">Kadıbeşegil: Gezegenin kazananlar arasında olmadığı bir sistemin ayakta durma şansı yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi kapsamında konuşan stratejik iletişim danışmanı Salim Kadıbeşegil, “Gezegenin kazananlar arasında olmadığı bir iş modelinin, sistemin ayakta durma şansı yok” dedi.</p>
<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi kapsamında stratejik iletişim danışmanı Salim Kadıbeşegil, “Kazan-kazan-kazan” adlı sunum yaptı. Türkiye’nin ikinci yüzyılındaki vizyonunun önemli olduğunun altını çizen Salim Kadıbeşegil, “Eğer biz yüzyıllık bir yolculuk yapacaksak başka bir vizyona ihtiyacımız var. Bu vizyonlar, insan hakları ile gezegen haklarının ortak bir yaşam kültüründe buluşması, eğitim, sağlık, enerji ve kültürün herkes için dünya standartlarında, nitelikli ve bir yurttaşlık hakkı gereği bedava olabileceği bir Türkiye, etik ve adil ticarette standartları oluşturan uluslararası kurumlara katkı veren, oyun kurucu kimliğiyle öne çıkan bir ülke. Bu vizyonları yerine getirmek için karşımıza çıkacak engeller ise iklim krizi, mülteci sorunu ve sosyal patlamalar, yoksulluk, gelir adaletsizliği, kurumların güçten düşmesi” ded i.</p>
<p><strong>“Köy enstitüleri bugünün imkanlarıyla yeniden açılmalı”</strong><br />Kadıbeşegil, yeni yüzyıl için çözüm önerilerini sıralayarak, “Bu yüzyılda bu sorunların üstesinden gelmek isteyecek kurumlar olacak. Türkiye bunun neresinde olacak? Yedek kulübesinde mi olacak, sahada mı olacak? İklim krizinde yerel yönetimlerin çalışma yürütmesi lazım. Eğitim konusunu çözmemiz lazım. Okul öncesi eğitimde kaliteyi arttırmamız lazım. Ekolojik okuryazarlık, insanlık ve demokrasi eğitimi vermemiz lazım. Öğretmenliğin itibarını yeniden artırmamız lazım. Köy enstitüleri bugünün imkanlarıyla yeniden açılmadır. Her alanda kültürü ve sanatı üretmeliyiz. İş dünyasının baştan sona yenilenmesi lazım. Katılımcı demokrasi kültürünü geliştirmemiz lazım. Temel vatandaşlık gelirinin oluşturulması lazım” diye konuştu.</p>
<p>Kadıbeşegil, “Kazan, kazan, kazan. Üreten kazansın, tüketen kazansın ama gezegen kazansın. Gezegenin kazananlar arasında olmadığı bir iş modelinin, bir sistemin bu yüzyılda ayakta durma şansı yok. Yolcu olma şansı da yok” dedi.<br />Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadibesegil-gezegenin-kazananlar-arasinda-olmadigi-bir-sistemin-ayakta-durma-sansi-yok-358856">Kadıbeşegil: Gezegenin kazananlar arasında olmadığı bir sistemin ayakta durma şansı yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rektör Prof. Dr. Budak, &#8220;Kadının olmadığı yerde yaşamın devamlılığı olamaz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rektor-prof-dr-budak-kadinin-olmadigi-yerde-yasamin-devamliligi-olamaz-355117</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Mar 2023 09:45:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[budak]]></category>
		<category><![CDATA[devamlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[olamaz]]></category>
		<category><![CDATA[olmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[rektör]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<category><![CDATA[yerde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355117</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM) tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla “Deprem ve Kadın” konulu panel gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rektor-prof-dr-budak-kadinin-olmadigi-yerde-yasamin-devamliligi-olamaz-355117">Rektör Prof. Dr. Budak, &#8220;Kadının olmadığı yerde yaşamın devamlılığı olamaz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM) tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla “Deprem ve Kadın” konulu panel gerçekleştirildi. Çevrimiçi düzenlenen panele EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan,  EKAM Müdürü Prof. Dr. Şerife Çağın, EÜ Hemşirelik Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Esra Engin, Psikolog Sabahattin Karyelioğlu ve Uzman Hemşire Filiz Uludağ Baştimur, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p>
<p>Kadının olmadığı yerde yaşamın devamlılığının mümkün olmadığını dile getiren Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “İnsanoğlunun var olduğu ilk andan itibaren kadın, doğanın ve yaşam şartlarının tüm zorluklarına rağmen var olmuştur. Kadın, bu varlığını sürdürmek için sürekli bir mücadele içerisinde bulunmuştur. Günümüzde de mevcut süreç devam etmektedir. Aile kurumunun baş aktörü ve yöneticisi olan kadın, tarih boyunca her zaman olağanüstü durumlarda ve savaşlarda, afetlerde, kıtlık, salgın gibi kriz durumlarında ailesini derleyen toparlayan ve yaşama tutunmasını sağlayan kişi olmuştur. Ülke olarak, hepimizi derinden sarsan ve yaralayan, çağın afeti olan Kahramanmaraş depremlerine şahit olduk. Kadınlarımız bu süreçte, kimin nerede yardıma ihtiyacı varsa dayanışmanın, birlikteliğin en güzel örneklerini sergilediler. Bir daha asla yaşanmamasını temenni ettiğim depremde, kadın elinin değdiği her yerin tekrar hayat bulduğu gerçeğini gördük. Bu büyük afette evindeki ekmeğini, aşını paylaşan kadınlarla bunu bir kez daha hep beraber tecrübe ettik. Bütün kalbi duygularımla, tarihimizde ve günümüzde olduğu gibi çağa ayak uyduran aydın, yenilikçi, ilmi, fedakâr kadınlarımızın Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum’’ diye konuştu.  </p>
<p><b>“Sorumluluklarımız büyük”</b></p>
<p>EKAM Müdürü Prof. Dr. Şerife Çağın, “Toplum olarak büyük sorumluluklarımız var. Mutlaka ateşin bir gün çok yakınımıza düşebileceğini unutmayarak felakete uğrayan insanlarla empati kurmamız ona göre tedbir almamız, duyarsız kalmamamız gerekiyor. Panelimizde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında deprem bölgesindeki kadınlarımızın problemlerini, yüklendikleri büyük sorun ve sorumlulukları uzman kişilerden dinleyeceğiz. Konuşmacılarımıza katkıları için çok teşekkür ederiz. Umarım söylenenler dikkatimizi çeker ve bizleri problemlerin bir ucundan tutmak için harekete geçirir. Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın’’ dedi.</p>
<p>Programın moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Esra Engin, “6 Şubat tarihinde yaşadığımız felaket sonucunda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza rahmet ve kalanlara sabırlar diliyorum. Etkinlikler, yaralarımızı sarmak adına çok faydalı oluyor. Çünkü bu tür felaketlerden sonra en çok ihtiyacımız olan şey umut. Beraber taşın altına elimizi koymamız gerekiyor’’ dedi.</p>
<p><b>“Travmanın etkilerini net bir şekilde gördüm”</b></p>
<p> “Deprem Gerçeği ve Kriz Anlarında Kadının Rolü” konulu bir konuşma gerçekleştiren Psikolog Sabahattin Karyelioğlu, “Yaşamımızı güzelleştiren şefkati ile dünyaya ışık saçan kadınlarımızın gününü kutlamak istiyorum. Deprem felaketinde bölgeye giderek en yakınlarını, yuvasını kurtarmak isteyen, onun için çalışan çocuk, erkek ya da kadınların davranışlarını net bir şekilde gözlemledim. Orada insan ruhunda bu travmanın nasıl bir etki yarattığını gördüm. Aileler, çocukları için ortaya koydukları ve planladıkları bir geçmişe veda etmiş oldular. Ama yaşam yine normalleşecek, şehirler kurulacak, insanlar tekrar sevdikleriyle bir araya gelecek” dedi.</p>
<p><b>“Hafızamdan silemeyeceğim bir tecrübe oldu”</b></p>
<p>Deprem bölgesindeki görevi esnasında yaşadıklarını aktaran Uzman Hemşire Filiz Uludağ Baştimur ise  “12 yıldır acil serviste aktif  şekilde hemşire olarak çalışıyorum ve burada birçok kriz gördüm. Deprem bölgesinde yaşadıklarım, hayatım boyunca hafızamdan silemeyeceğim bir tecrübeydi.  Depremi öğrendiğimizde Ege Üniversitesi acil ekibi olarak kriz anında ne yapabiliriz, oraya nasıl gidebiliriz şeklinde düşünmeye başladık. Oraya gittiğimizde bir filmin ortasında kalmış gibiydik. Kadınlar kötü bir yıkım yaşamışlardı, evleri yoktu ama oradan kurtardıkları çocukları için ayakta duruyorlardı. Evime geri döndüğümde çeşmeyi açtığımda, elimi yıkadığımda ne kadar şanslı olduğumu hissettim. Benim bir evim vardı ama oradaki insanların artık bir evi, ailesi yoktu. Anneler, çocukları kucağındayken kendilerinden ziyade onlar için endişe ediyorlardı. Tüm fedakâr kadınlarımızın gününü kutluyorum” dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rektor-prof-dr-budak-kadinin-olmadigi-yerde-yasamin-devamliligi-olamaz-355117">Rektör Prof. Dr. Budak, &#8220;Kadının olmadığı yerde yaşamın devamlılığı olamaz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
