<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ölçekte | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/olcekte/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olcekte</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jan 2026 13:12:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>ölçekte | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olcekte</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Küresel ölçekte ticari iflasların 2026 yılında yüzde 2,8 artması bekleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuresel-olcekte-ticari-iflaslarin-2026-yilinda-yuzde-28-artmasi-bekleniyor-2-609340</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 13:12:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[faiz]]></category>
		<category><![CDATA[finansman]]></category>
		<category><![CDATA[iflas]]></category>
		<category><![CDATA[iflasların]]></category>
		<category><![CDATA[Jonathan Steenberg]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[ölçekte]]></category>
		<category><![CDATA[oran]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[Tablo]]></category>
		<category><![CDATA[ticari]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609340</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ticari alacak sigortası ve ticari risk yönetimi alanında dünyada ve Türkiye’de lider konumda bulunan Coface, 2026 yılına ilişkin iflas görünümünde kalıcı bir toparlanmadan çok temkinli ve kırılgan bir dengeye işaret etti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-olcekte-ticari-iflaslarin-2026-yilinda-yuzde-28-artmasi-bekleniyor-2-609340">Küresel ölçekte ticari iflasların 2026 yılında yüzde 2,8 artması bekleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ticari alacak sigortası ve ticari risk yönetimi alanında dünyada ve Türkiye’de lider konumda bulunan Coface, 2026 yılına ilişkin iflas görünümünde kalıcı bir toparlanmadan çok temkinli ve kırılgan bir dengeye işaret etti. <strong>Coface’in Kuzeybatı Avrupa (Birleşik Krallık ve İrlanda, Benelüks ve Nordik ülkeler) Ekonomisti Jonathan Steenberg’in değerlendirmelerine göre</strong>, 2026 yılında küresel ölçekte ticari iflasların yüzde 2,8 artması bekleniyor ancak bu tablo gerçek bir toparlanmadan çok geçici bir duraklamaya işaret ediyor. </p>
<p>Steenberg’in değerlendirmelerine göre; Fransa ve Birleşik Krallık’ta iflas artışı yüzde 2 seviyesinde gerçekleşirken, ABD’de gümrük vergileri gibi son politika adımlarından etkilenen sektörlerin etkisiyle bu oran yüzde 4’e ulaşabilir. Almanya’da kamu teşviklerine rağmen özel sektör faaliyetlerindeki zayıflık nedeniyle artışın yüzde 1 ile sınırlı kalması öngörülürken, aktif şirket sayısındaki düşüşün etkisiyle İtalya’da yüzde 2 oranında artış, güçlenen makroekonomik ivmenin desteğiyle İspanya’da ise yüzde 3 oranında gerileme bekleniyor.</p>
<p><em><strong>“2026’da iflaslar azalmayacak, sadece artış hızı yavaşlayacak”</strong></em></p>
<p>2026’nın bir iyileşme yılından ziyade, geçici bir nefes alma dönemi olacağını vurgulayan Coface’in Kuzeybatı Avrupa <strong>Ekonomisti Jonathan Steenberg</strong>, iflas sayısının düşmeyeceğini, sadece artış hızının duracağını, faizlerin beklenenden daha yavaş gevşemesi halinde ise bu istikrarın hızla ortadan kalkacağını belirtti. Üç yıl süren güçlü artışların ardından, 2026’nın bir sakinleşme dönemi olmasının beklendiğini söyleyen Jonathan Steenberg, şöyle devam etti: “İflaslar artmaya devam edecek, ancak daha yavaş bir hızda; bunu faiz oranları ve kredi koşullarındaki kademeli gevşeme destekleyecek. Ancak bu istikrar kırılganlığını koruyor, borç seviyeleri yüksek kalmaya devam ediyor, kâr marjları baskı altında ve en fazla risk altındaki sektörler gerilim belirtileri göstermeyi sürdürüyor” dedi.</p>
<p><em><strong>“Avrupa’da istikrar finansman maliyetlerine bağlı”</strong></em></p>
<p>Avrupa’da 2026 görünümünün ülkeden ülkeye farklılık gösterse de ortak noktada finansman maliyetlerine yüksek bağımlılık taşıdığını vurgulayan <strong>Jonathan Steenberg,</strong> Almanya’da iflasların yüzde 1 artmasının, Fransa ve Birleşik Krallık’ta bu oranın yüzde 2 seviyesinde kalmasının beklendiğini, İspanya’nın ise daha güçlü makroekonomik ivme sayesinde yüzde 3’lük bir gerilemeden faydalanacağını belirtti. İtalya’da yüzde 2’lik düşüşün ağırlıklı olarak usul reformlarının yarattığı istatistiksel etkilerden kaynaklandığını ifade eden Jonathan Steenberg, Hollanda’da beklenen yüzde 4’lük artışın pandemi öncesi seviyelere kademeli bir dönüşü yansıttığını söyledi. Kıtanın kredi maliyetine son derece duyarlı olmaya devam ettiğini vurgulayan <strong>Steenberg</strong>, 2026’daki gidişatın büyük ölçüde finansman koşulları tarafından belirleneceğini belirterek şöyle devam etti: <em>“Bu tablo, Avrupa’nın kredi maliyetlerine ne kadar hassas olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Finansman koşullarındaki en küçük değişim bile ülkeler ve sektörler arasındaki dengeleri kısa sürede yeniden şekillendirebilecek bir etkiye sahip.”</em></p>
<p><em><strong>“Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te tek bir tablo yok: İflas eğilimleri ayrışıyor” </strong></em></p>
<p>Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te 2026 görünümünün yüzeyde bir rahatlama hissi yaratsa da bölgesel dinamiklerin belirgin biçimde ayrıştığını ifade eden <strong>Jonathan Steenberg,</strong> ABD’de iflasların yüzde 4 artmasının yavaşlayan ekonomi ve yükselen gümrük tarifelerinin şirketler üzerindeki baskısını yansıttığını, Kanada’da ise uzun süren büyüme döngüsünün ardından yüzde 5’lik bir gerilemeyle daha belirgin bir düşüş sürecine girileceğini belirtti. Asya-Pasifik tarafında Japonya’nın yüzde 7’lik artışla kalıcı biçimde yüksek seyreden faiz oranları ve kırılgan sektörlerin etkisini hissetmeye devam edeceğini, Avustralya’nın ise pandemi sonrası güçlü normalleşmenin ardından yüzde 0,5 ile daha yatay bir seyir izlemesinin beklendiğini söyleyen <strong>Steenberg,</strong> bu tabloyu şöyle değerlendirdi: <em>“Bu dinamikler, 2026 yılında iflasların seyrinin küresel bir trendden çok, yerel şoklar tarafından belirleneceğini açıkça ortaya koyuyor. Parasal, sektörel ya da düzenleyici nitelikteki her gelişme, ülkelerin risk görünümünü farklı yönlerde şekillendirmeye devam edecek.”</em></p>
<p><em><strong>“25 baz puanlık bir artış, tüm dengeleri tersine çevirebilir”</strong></em></p>
<p>2026 için öngörülen görece istikrarın, faiz oranlarında kesintisiz bir gevşemeye bağlı olduğunu vurgulayan Coface Kuzeybatı Avrupa Ekonomisti <strong>Jonathan Steenberg</strong>, şirketlerin uzun süredir devam eden yüksek borçluluk nedeniyle kredi maliyetlerine son derece hassas hale geldiğine dikkat çekti. Steenberg, borçlanma faizlerinde yalnızca 25 baz puanlık olası bir artışın küresel iflas oranlarını yeniden yüzde 4–5 bandına taşıyabilecek kritik bir eşik olduğunu belirterek şunları söyledi: <em>“Bu tablo, 2026 yılında iflasların seyrinin büyümeden çok parasal uyumun hızına bağlı olacağını açıkça gösteriyor. Finansman maliyeti, gelecek yılın gerçek belirleyicisi olacak ve en küçük faiz hareketi bile küresel dengeleri hızla değiştirebilecek bir dinamiğe sahip olacak.”</em></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-olcekte-ticari-iflaslarin-2026-yilinda-yuzde-28-artmasi-bekleniyor-2-609340">Küresel ölçekte ticari iflasların 2026 yılında yüzde 2,8 artması bekleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel Ölçekte Ticari İflasların 2026 Yılında Yüzde 2,8 Artması Bekleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuresel-olcekte-ticari-iflaslarin-2026-yilinda-yuzde-28-artmasi-bekleniyor-609310</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 12:24:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[faiz]]></category>
		<category><![CDATA[flasların]]></category>
		<category><![CDATA[iflas]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[ölçekte]]></category>
		<category><![CDATA[oran]]></category>
		<category><![CDATA[ticari]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609310</guid>

					<description><![CDATA[<p>Coface 2026 İflas Riski ve Sektörel Görünüm değerlendirmesine göre 2026 yılında küresel ticari iflasların yüzde 2,8 artması bekleniyor. Coface Kuzeybatı Avrupa Ekonomisti Jonathan Steenberg’e göre bu artış kalıcı bir toparlanmaya değil, geçici bir duraklamaya işaret ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-olcekte-ticari-iflaslarin-2026-yilinda-yuzde-28-artmasi-bekleniyor-609310">Küresel Ölçekte Ticari İflasların 2026 Yılında Yüzde 2,8 Artması Bekleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> İşletme kredilerinde yalnızca 25 baz puanlık olası bir faiz artışı ise küresel iflas artışını yeniden yüzde 4–5 bandına taşıyabilecek kritik bir eşik olarak öne çıkıyor.</strong></p>
<p>Ticari alacak sigortası ve ticari risk yönetimi alanında dünyada ve Türkiye’de lider konumda bulunan Coface, 2026 yılına ilişkin iflas görünümünde kalıcı bir toparlanmadan çok temkinli ve kırılgan bir dengeye işaret etti. <strong>Coface’in Kuzeybatı Avrupa (Birleşik Krallık ve İrlanda, Benelüks ve Nordik ülkeler) Ekonomisti Jonathan Steenberg’in değerlendirmelerine göre</strong>, 2026 yılında küresel ölçekte ticari iflasların yüzde 2,8 artması bekleniyor ancak bu tablo gerçek bir toparlanmadan çok geçici bir duraklamaya işaret ediyor. </p>
<p>Steenberg’in değerlendirmelerine göre; Fransa ve Birleşik Krallık’ta iflas artışı yüzde 2 seviyesinde gerçekleşirken, ABD’de gümrük vergileri gibi son politika adımlarından etkilenen sektörlerin etkisiyle bu oran yüzde 4’e ulaşabilir. Almanya’da kamu teşviklerine rağmen özel sektör faaliyetlerindeki zayıflık nedeniyle artışın yüzde 1 ile sınırlı kalması öngörülürken, aktif şirket sayısındaki düşüşün etkisiyle İtalya’da yüzde 2 oranında artış, güçlenen makroekonomik ivmenin desteğiyle İspanya’da ise yüzde 3 oranında gerileme bekleniyor.</p>
<p><strong>“2026’da iflaslar azalmayacak, sadece artış hızı yavaşlayacak”</strong></p>
<p>2026’nın bir iyileşme yılından ziyade, geçici bir nefes alma dönemi olacağını vurgulayan Coface’in Kuzeybatı Avrupa <strong>Ekonomisti Jonathan Steenberg</strong>, iflas sayısının düşmeyeceğini, sadece artış hızının duracağını, faizlerin beklenenden daha yavaş gevşemesi halinde ise bu istikrarın hızla ortadan kalkacağını belirtti. Üç yıl süren güçlü artışların ardından, 2026’nın bir sakinleşme dönemi olmasının beklendiğini söyleyen Jonathan Steenberg, şöyle devam etti: “İflaslar artmaya devam edecek, ancak daha yavaş bir hızda; bunu faiz oranları ve kredi koşullarındaki kademeli gevşeme destekleyecek. Ancak bu istikrar kırılganlığını koruyor, borç seviyeleri yüksek kalmaya devam ediyor, kâr marjları baskı altında ve en fazla risk altındaki sektörler gerilim belirtileri göstermeyi sürdürüyor” dedi.</p>
<p><strong>“Avrupa’da istikrar finansman maliyetlerine bağlı”</strong></p>
<p>Avrupa’da 2026 görünümünün ülkeden ülkeye farklılık gösterse de ortak noktada finansman maliyetlerine yüksek bağımlılık taşıdığını vurgulayan <strong>Jonathan Steenberg,</strong> Almanya’da iflasların yüzde 1 artmasının, Fransa ve Birleşik Krallık’ta bu oranın yüzde 2 seviyesinde kalmasının beklendiğini, İspanya’nın ise daha güçlü makroekonomik ivme sayesinde yüzde 3’lük bir gerilemeden faydalanacağını belirtti. İtalya’da yüzde 2’lik düşüşün ağırlıklı olarak usul reformlarının yarattığı istatistiksel etkilerden kaynaklandığını ifade eden Jonathan Steenberg, Hollanda’da beklenen yüzde 4’lük artışın pandemi öncesi seviyelere kademeli bir dönüşü yansıttığını söyledi. Kıtanın kredi maliyetine son derece duyarlı olmaya devam ettiğini vurgulayan <strong>Steenberg</strong>, 2026’daki gidişatın büyük ölçüde finansman koşulları tarafından belirleneceğini belirterek şöyle devam etti: “Bu tablo, Avrupa’nın kredi maliyetlerine ne kadar hassas olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Finansman koşullarındaki en küçük değişim bile ülkeler ve sektörler arasındaki dengeleri kısa sürede yeniden şekillendirebilecek bir etkiye sahip.”</p>
<p><strong>“Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te tek bir tablo yok: İflas eğilimleri ayrışıyor” </strong></p>
<p>Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te 2026 görünümünün yüzeyde bir rahatlama hissi yaratsa da bölgesel dinamiklerin belirgin biçimde ayrıştığını ifade eden <strong>Jonathan Steenberg,</strong> ABD’de iflasların yüzde 4 artmasının yavaşlayan ekonomi ve yükselen gümrük tarifelerinin şirketler üzerindeki baskısını yansıttığını, Kanada’da ise uzun süren büyüme döngüsünün ardından yüzde 5’lik bir gerilemeyle daha belirgin bir düşüş sürecine girileceğini belirtti. Asya-Pasifik tarafında Japonya’nın yüzde 7’lik artışla kalıcı biçimde yüksek seyreden faiz oranları ve kırılgan sektörlerin etkisini hissetmeye devam edeceğini, Avustralya’nın ise pandemi sonrası güçlü normalleşmenin ardından yüzde 0,5 ile daha yatay bir seyir izlemesinin beklendiğini söyleyen <strong>Steenberg,</strong> bu tabloyu şöyle değerlendirdi: “Bu dinamikler, 2026 yılında iflasların seyrinin küresel bir trendden çok, yerel şoklar tarafından belirleneceğini açıkça ortaya koyuyor. Parasal, sektörel ya da düzenleyici nitelikteki her gelişme, ülkelerin risk görünümünü farklı yönlerde şekillendirmeye devam edecek.”</p>
<p><strong>“25 baz puanlık bir artış, tüm dengeleri tersine çevirebilir”</strong></p>
<p>2026 için öngörülen görece istikrarın, faiz oranlarında kesintisiz bir gevşemeye bağlı olduğunu vurgulayan Coface Kuzeybatı Avrupa Ekonomisti <strong>Jonathan Steenberg</strong>, şirketlerin uzun süredir devam eden yüksek borçluluk nedeniyle kredi maliyetlerine son derece hassas hale geldiğine dikkat çekti. Steenberg, borçlanma faizlerinde yalnızca 25 baz puanlık olası bir artışın küresel iflas oranlarını yeniden yüzde 4–5 bandına taşıyabilecek kritik bir eşik olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu tablo, 2026 yılında iflasların seyrinin büyümeden çok parasal uyumun hızına bağlı olacağını açıkça gösteriyor. Finansman maliyeti, gelecek yılın gerçek belirleyicisi olacak ve en küçük faiz hareketi bile küresel dengeleri hızla değiştirebilecek bir dinamiğe sahip olacak.”</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-olcekte-ticari-iflaslarin-2026-yilinda-yuzde-28-artmasi-bekleniyor-609310">Küresel Ölçekte Ticari İflasların 2026 Yılında Yüzde 2,8 Artması Bekleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>QNB Türkiye, Küresel Ölçekte İlk İklim Geçiş Tahvil İhracını Gerçekleştirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/qnb-turkiye-kuresel-olcekte-ilk-iklim-gecis-tahvil-ihracini-gerceklestirdi-597344</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 08:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[finans]]></category>
		<category><![CDATA[geçiş]]></category>
		<category><![CDATA[karbon]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[ölçekte]]></category>
		<category><![CDATA[qnb]]></category>
		<category><![CDATA[Qnb Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597344</guid>

					<description><![CDATA[<p>QNB Türkiye, Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile toplam 100 milyon ABD doları tutarında İklim Geçiş Tahvili (Climate Transition Bond) ihracını başarıyla tamamladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-turkiye-kuresel-olcekte-ilk-iklim-gecis-tahvil-ihracini-gerceklestirdi-597344">QNB Türkiye, Küresel Ölçekte İlk İklim Geçiş Tahvil İhracını Gerçekleştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>QNB Türkiye, Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile toplam 100 milyon ABD doları tutarında İklim Geçiş Tahvili (Climate Transition Bond) ihracını başarıyla tamamladı. İşlem, Uluslararası Sermaye Piyasaları Birliği’nin (ICMA – International Capital Market Association) Kasım 2025’te yayımladığı İklim Geçiş Tahvili Kılavuzu ile tam uyumlu olarak  gerçekleştirilen dünyadaki ilk uygulamalar arasında yer aldı.</p>
<p>Bu yapı, IFC’nin küresel ölçekteki ilk İklim Geçiş Tahvili yatırımı olması açısından uluslararası piyasalarda önemli bir dönüm noktası niteliği taşırken, QNB Türkiye’nin sürdürülebilir finansman alanındaki öncü konumunu daha da güçlendirdi. </p>
<p><strong>Ömür Tan: “Düşük karbonlu ekonomiye geçişte aktif sorumluluk üstleniyoruz”</strong></p>
<p>QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>
<p>“Geçen yıl Türkiye’nin ilk mavi bono ihracını gerçekleştirmiştik. Bugün ise küresel ölçekte ilk İklim Geçiş Tahvili ihracını tamamlayarak önemli bir adım daha atıyoruz. IFC’nin dünyadaki ilk yatırımını bu tahvil aracılığıyla yapmış olması, Türkiye’nin dönüşüm potansiyeline duyulan güvenin güçlü bir göstergesi. Sağlanan bu kaynak, karbon yoğun sektörlerin düşük karbonlu üretime geçişini hızlandıracak projelerin finansmanında kullanılacak. QNB Türkiye olarak bu dönüşümde aktif sorumluluk üstleniyoruz.”</p>
<p>Tan, Bankanın 2050 Net Sıfır hedefi kapsamında ilerlediğini, İklim Geçiş Tahvili gibi yenilikçi yapıların bu hedefi somut yatırımlarla desteklediğini vurguladı.</p>
<p><strong>IFC’den mesaj: “Türkiye’nin 2053 net sıfır yolculuğunu hızlandırmak istiyoruz”</strong></p>
<p>IFC Orta Doğu ve Orta Asya Finansal Kurumlar Grubu Bölgesel Endüstri Başkanı Momina Aijazuddin, şu açıklamayı yaptı:</p>
<p>“Gelişmekte olan bir piyasada ilk kez gerçekleştirilen bu tür bir ihraca yatırım yaparak, özel sermayeyi bilim temelli, güvenilir karbonsuzlaşma planlarına yönlendirmeyi ve Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefine giden yolu hızlandırmayı amaçlıyoruz. Çığır açan bu yatırım, ekonomi genelinde dönüşümün sağlanabilmesi için enerji verimliliğini geliştirmede ve istihdam yaratmada kritik rol oynayan sanayinin de sürece dahil edilmesi gerekliliğini kanıtlıyor.”</p>
<p><strong>Geçiş Finansmanı (Transition Finance) nedir?</strong></p>
<p>Geçiş finansmanı; karbon yoğun sektörlerin daha düşük karbonlu üretim modellerine geçebilmesi için gerekli dönüşüm yatırımlarını destekleyen bir finansman yaklaşımıdır.<br /> Yalnızca yeşil projelere fon sağlamaklakalmaz; üretim süreçlerini dönüştürmeyi ve karbon salımı azaltımını hızlandırmayı da destekler.</p>
<p>Bu nedenle çimento, demir-çelik veya enerji gibi karbon emisyonu yüksek sektörlerin temiz teknolojilere geçişinde <em>köprü niteliğinde stratejik bir araçtır.</em></p>
<p>Bu çerçevede sağlanan 100 milyon ABD doları tutarındaki 5 yıl vadeli fon; QNB Türkiye’nin Net Sıfır yolculuğunu güçlendirirken Türkiye’nin üretim yapısının karbonsuzlaşmasına doğrudan katkı sunacaktır.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-turkiye-kuresel-olcekte-ilk-iklim-gecis-tahvil-ihracini-gerceklestirdi-597344">QNB Türkiye, Küresel Ölçekte İlk İklim Geçiş Tahvil İhracını Gerçekleştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tekstil sektörünün lokomotif bölümü küresel ölçekte bilimsel araştırmalara imza atıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tekstil-sektorunun-lokomotif-bolumu-kuresel-olcekte-bilimsel-arastirmalara-imza-atiyor-559748</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 08:55:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmalara]]></category>
		<category><![CDATA[atıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[lokomotif]]></category>
		<category><![CDATA[ölçekte]]></category>
		<category><![CDATA[sektörünün]]></category>
		<category><![CDATA[tekstil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559748</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tekstil ve konfeksiyon sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli mühendisleri yetiştiren Ege Üniversitesi (EÜ) Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü güçlü üniversite-sanayi işbirliği modeli ile ülke ekonomisine katkı sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tekstil-sektorunun-lokomotif-bolumu-kuresel-olcekte-bilimsel-arastirmalara-imza-atiyor-559748">Tekstil sektörünün lokomotif bölümü küresel ölçekte bilimsel araştırmalara imza atıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tekstil ve konfeksiyon sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli mühendisleri yetiştiren Ege Üniversitesi (EÜ) Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü güçlü üniversite-sanayi işbirliği modeli ile ülke ekonomisine katkı sunuyor. Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü, Türkiye’nin tekstil sektörüne nitelikli mühendisler kazandırmaya devam ederken aynı zamanda küresel ölçekte bilimsel araştırmalara imza atıyor. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ın öncülüğünde yapılan yatırımlar neticesinde ileri teknolojiler ile donatılan Tekstil Mühendisliği Bölümü hayata geçirilen üniversite sanayi iş birliğine dayanan projelerle öğrencilere pek çok imkân sunuyor.</p>
<p>EÜ Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölüm Başkanı               Prof. Dr. Zümrüt Bahadır Ünal,  “Bölümümüz, ülkemizde tekstil mühendisliği alanında bir ilki gerçekleştiren köklü bir bölüm olarak 1966 yılında kurulmuştur. Kurulduğu günden bu yana 5 bine yakın mezun veren bölümümüz, eğitim ve araştırma faaliyetlerini sürekli olarak geliştirmektedir. Güçlü akademik kadrosu ve yenilikçi eğitim anlayışıyla sektördeki öncü konumunu korumaktadır. Bölümümüzün eğitim dili yüzde 100 İngilizcedir.  Öğrenciler, eğitim hayatlarının son iki yılında ilgi ve yeteneklerine göre tekstil teknolojisi; iplik, dokuma, örme, tekstil kimyası ve terbiyesi veya konfeksiyon alanlarında uzmanlaşmaktadır. Aynı zamanda öğrenciler, eğitim süreçlerinde iki kez zorunlu staj yaparak teorik bilgilerini pratikte uygulama fırsatı bulmaktadır” diye konuştu.</p>
<p><b>“Üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonuna katkı sunuyoruz”</b></p>
<p>Bölümün, dünyanın saygın üniversite derecelendirme organizasyonlarından birisi olan Shanghai Ranking Consultancy tarafından hazırlanan ARWU sıralamasında Türkiye’de birinci olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bahadır Ünal, “Tekstil Mühendisliği Bölümü,  ARWU sıralamasında Türkiye’den ilk 50’ye girmeyi başarabilen 2 üniversiteden biri olup, Türkiye’de birinci, dünyada 26’ncı olmuştur. Bu uluslararası başarı, Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü’nün eğitim kalitesinin, bilimsel katkılarının ve sektörel işbirliğindeki öncülüğünün bir kanıtıdır. Bölüm, hem Türkiye’nin tekstil sektörüne nitelikli mühendisler kazandırmaya devam etmekte hem de küresel ölçekte bilimsel araştırmalarla fark yaratmaktadır. Bölümümüz, üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda hem öğretim üyelerimizin yurt dışı akademik görevlerini desteklemekte hem de üniversitemize gelen yabancı öğretim üyelerinin sayısını artırmaya yönelik çalışmalar yürütmektedir. Bu süreçte, uluslararası akademik etkileşimi güçlendirmek ve öğrencilerimize küresel bir perspektif kazandırmak önceliklerimiz arasında yer almaktadır.” dedi.</p>
<p><b>“Sektörün önde gelen firmaları ile işbirliği içinde çalışıyoruz”</b></p>
<p>EÜ Tekstil Mühendisliği Bölümünün sektörle işbirliğini güçlendirmeye devam ettiğini belirten Prof. Dr. Bahadır Ünal,   “Tekstil Mühendisliği Bölümü olarak, sektörle güçlü işbirlikleri kurarak öğrencilerimize ve akademik çalışmalarımıza değer katmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Ege Giyim Sanayicileri Derneği, Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Mezunları Derneği ve sektörün önde gelen firmaları ile yakın işbirliği içinde çalışarak, öğrencilerimizin sektöre entegrasyonunu kolaylaştırıyor, staj ve istihdam olanaklarını artırıyor, aynı zamanda Ar-Ge ve akademik çalışmalar kapsamında ortak projeler geliştiriyoruz. Sanayi ile yürüttüğümüz iş birlikleri sayesinde, sektörün ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretiyor, yenilikçi tekstil teknolojileri üzerine çalışmalar yapıyor ve akademik bilginin uygulamaya dönüşmesini sağlıyoruz. Bu doğrultuda pek çok TÜBİTAK, Avrupa Birliği, ERASMUS projesi geliştirdik. Üniversitemizde, Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’ın öncülüğünde başlatılan ‘Üretmeye Seferberlik’ projesine biz de bölüm olarak hazırladığımız yenilikçi projelerle katkı sunuyoruz. Üniversitemizin öğrenci odaklı eğitim misyonu doğrultusunda, öğrencilerimizin TÜBİTAK ile Gençlik ve Spor Bakanlığı destekli projeler geliştirmelerini teşvik ediyor ve bu süreçte onları motive ediyoruz. Aynı zamanda, sosyal sorumluluk projeleri aracılığıyla öğrencilerimizin toplumsal fayda sağlayan çalışmalarda aktif rol almalarını destekliyor; sürdürülebilir tekstil ve konfeksiyon alanındaki ders içeriklerimizle çevreye duyarlı ve yenilikçi yaklaşımları benimsemelerini sağlıyoruz.” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tekstil-sektorunun-lokomotif-bolumu-kuresel-olcekte-bilimsel-arastirmalara-imza-atiyor-559748">Tekstil sektörünün lokomotif bölümü küresel ölçekte bilimsel araştırmalara imza atıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vefa Kuzu tarafından kurulan ARMSTO, küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedefliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vefa-kuzu-tarafindan-kurulan-armsto-kuresel-olcekte-rekabet-gucunu-artirmayi-hedefliyor-558986</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jul 2025 07:41:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[armsto]]></category>
		<category><![CDATA[artırmayı]]></category>
		<category><![CDATA[gücünü]]></category>
		<category><![CDATA[hedefliyor]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[kurulan]]></category>
		<category><![CDATA[kuzu]]></category>
		<category><![CDATA[ölçekte]]></category>
		<category><![CDATA[rekabet]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<category><![CDATA[vefa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558986</guid>

					<description><![CDATA[<p>Savunma sanayiinde küresel ölçekte rekabet edecek bir ekosistem kurmasıyla kısa sürede tüm dikkatleri üzerine çeken ARMSTO, sahip olduğu ileri teknoloji ve güçlü mühendislik altyapısı ile savunma ve havacılık sektörlerinin yüksek gereksinimlerini karşılayan yenilikçi çözümler sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vefa-kuzu-tarafindan-kurulan-armsto-kuresel-olcekte-rekabet-gucunu-artirmayi-hedefliyor-558986">Vefa Kuzu tarafından kurulan ARMSTO, küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedefliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Savunma sanayiinde küresel ölçekte rekabet edecek bir ekosistem kurmasıyla kısa sürede tüm dikkatleri üzerine çeken <strong>ARMSTO</strong>, sahip olduğu ileri teknoloji ve güçlü mühendislik altyapısı ile savunma ve havacılık sektörlerinin yüksek gereksinimlerini karşılayan yenilikçi çözümler sunuyor.</p>
<p><strong>Vefa Kuzu, üç önemli başarıya imza attı</strong></p>
<p>Savunma sanayiindeki en son teknolojik gelişmeleri ve ürünleri sergileyen uluslararası prestijli bir etkinlik olan Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda <strong>ARMSTO</strong> önemli bir iş birliğine imza attı. <strong>Roketsan</strong>’la <strong>Millileştirme Mutabakat Zaptını</strong> imzalayan şirket, böylece önümüzdeki dönemde bu kurumla daha fazla iş birliği yapacağının bildirgesine de imza atmış oldu. ARMSTO, <strong>ASELSAN</strong> tarafından, ülkemizde yapılmayan bir ürünü üretip bu ürünün ihracatını yapan firmalara verilen <strong>“Köklerinden Dünyaya” ödülü</strong>nü almaya da hak kazandı. ARMSTO ayrıca, Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından <strong>bu yıl ilk kez oluşturulan “Kalifiye Ürün Listesi”</strong> programına da dahil olarak önemli bir başarıya daha ulaştı.</p>
<p><strong>“Yeni teknolojilerle, daha büyük hedeflere yürümeye kararlıyız.”</strong></p>
<p>ARMSTO ve VFK Yönetim Kurulu Başkanı Vefa Kuzu, “Roketsan ile Yüksek Güvenilirlikli Askeri Bağlantı Sistemlerinin Millileştirilmesi amacıyla imzaladığımız mutabakat zaptı bizler için büyük önem taşıyor. Uzun süredir birçok konuda artarak devam eden teknik iş birliğimizin daha yapısal ve ileri bir aşamaya taşınmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu adım, sahadaki çözüm ortaklığımızın kurumsal bir zemine oturmasının yanı sıra, savunma sanayiinde yerlileştirme hedeflerine somut bir katkı niteliği taşıyor. Bu sürece liderlik eden Roketsan Genel Müdürü Sn. Murat İkinci’ye, süreç boyunca ortaya koyduğu yaklaşım ve desteği için Tedarik Zinciri Genel Müdür Yardımcısı Sn. Halid Bulut’a teşekkür ederim. </p>
<p>Aselsan’ın 50. yılı kapsamında verdiği “Köklerinden Dünyaya” ödülünü almaya hak kazanmamız ise hedeflerimize inanarak gece-gündüz demeden çalışan ekibimizin ve ülkemizin mühendislik kapasitesinin bir yansıması. Türkiye’de askeri konektörleri millileştirerek bu alanda ihracat başarısı elde etmiş olmak, yalnızca ticari değil, aynı zamanda stratejik de bir kazanım. Bu değerli ödül ve destekleri için Aselsan Genel Müdürü Sn. Ahmet Akyol’a, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Sn. İhsan Kaya’ya ve tüm Aselsan ailesine gönülden teşekkür ederim. </p>
<p>Savunma Sanayi Başkanlığı himayesinde uygulamaya alınan KÜL (Kalifiye Ürün Listesi) Programı sayesinde savunma sanayisinde uzun süredir ihtiyaç duyulan, milli ürünlerin önünü açacak yapısal dönüşüm resmen başlamış oldu. Programla; SSB tarafından kalifiye edilmiş ürünler, vakıf şirketlerimiz başta olmak üzere tüm savunma sanayisinde doğrudan, tereddütsüz ve özgürce kullanılabilecek. Bu sistem sayesinde millileştirilmiş ürünlerin her kurumda farklı prosedürlere ve teknik yorumlara takılarak zaman kaybetmesi, ithalata mecbur bırakılması ve firmaların sürekli yeniden ispat yüküyle boğuşması sona eriyor. Bizler de programın ilk sertifikasını alarak önemli bir başarıya daha imza attık. Sertifikayı, Savunma Sanayi Başkanımız Prof. Dr. Haluk Görgün ve Savunma Sanayi Başkan Yardımcımız Sn. İhsan Kaya’nın elinden almak bizim için büyük bir onur ve gurur kaynağı oldu. Sürecin tüm aşamalarında kararlılıkla destek veren Başkan Yardımcımız Sn. İhsan Kaya’ya ve sistemin sanayiyle entegrasyonu ve altyapı kurgusunda büyük emeği olan Sanayileşme Daire Başkanımız Sn. Murat Çizgel’e içten teşekkür ederim. Savunma sanayiinde kalıcı, katma değerli ve dünya ölçeğinde işler üretmeye devam edeceğiz. Yeni teknolojilerle, daha büyük hedeflere yürümeye kararlıyız.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Türkiye olarak potansiyelimizi değerlendirmeliyiz</strong></p>
<p>Vefa Kuzu, “ARMSTO olarak bugüne kadar yaptıklarımızın karşılığını almaya devam ediyoruz. Ağırlıklı olarak savunma ve havacılık sektörlerine yüksek güvenilirlikte konektörler ve ilgili bileşenler sağlayan ARMSTO, Türkiye’nin ilk ve tek askeri konektör üreten şirketi konumunda. Komponent üretimiyle yola çıksak da önümüzdeki dönemde VFK bünyesinde başta yapay zekâ teknolojileri olmak üzere kritik teknolojiler alanında Türkiye’yi bir dünya markası haline getirmeye kararlıyız. Genç bir girişimci olarak ülkemizin kendi küresel markalarını yaratması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye, Avrupa ve bölgesel pazarlarda güçlü bir tedarik merkezi olma fırsatına sahip. Bu potansiyelimizi değerlendirmeliyiz.” dedi.</p>
<p>ARMSTO ve VFK Yönetim Kurulu Başkanı Vefa Kuzu, genç bir girişimci olarak tamamen öz kaynaklarıyla kurduğu şirketiyle büyük başarılara imza atmayı başardı. Başkent Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bölümünden mezun olan Kuzu, yaptığı araştırmalar sonucunda Türkiye’de savunma sistemleri konusunda eksiklikler olduğunu gözlemlemiş ve kısa sürede kendi şirketini kurmak üzere harekete geçmiş bir girişimci. Vefa Kuzu’nun vizyonu ise bugün üretimini gerçekleştirdikleri ürünlerin çok ötesinde. Başta yapay zekâ teknolojileri olmak üzere geleceği şekillendireceğine inandığı birçok inovatif teknolojiyi yakından takip eden Kuzu, genç girişimcilere ilham verecek bir marka kurarak kendi hikayesini yazanlardan… </p>
<p><strong>Üç yıl içinde 250 milyon dolar ciro hedefliyor</strong></p>
<p>Kuzu, “2025’in ilk çeyreğinde, 1 milyar TL’yi aşan miktarda kontrat imzalayan şirketimiz sahip olduğu ileri teknoloji ve güçlü mühendislik altyapısı ile savunma ve havacılık sektörlerinin yüksek gereksinimlerini karşılayan yenilikçi çözümler sunuyor. Savunma, havacılık ve uzay sanayisinde Türkiye’nin en kritik eksikliklerinden birini gidermeyi amaçlıyoruz. Bağlantı teknolojileri alanında küresel ölçekte rekabet edecek bir ekosistem kurduk ve Türkiye’de bulunmayan bir komponent ailesi geliştirdik. ARMSTO’nun bu öncü yapısı Savunma Sanayi Başkanlığı tarafından da tescil edildi. ARMSTO olarak üç yıl içinde 250 milyon dolar hacminde bir ciroya ulaşmayı hedefliyoruz. Roketsan, Aselsan, TUSAŞ ve Baykar gibi şirketler bizler tarafından üretilen ürünleri kullanıyor. Bugün dünyanın en ileri teknolojik konektör üretim tesislerinden biri konumundayız.” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>“Dünya çapında savunma sistemleri geliştireceğiz”</strong></p>
<p>Savunma, havacılık ve uzay sektörlerinde özellikle alt sistemlerde yıllarca üretim yapılmadığını belirten Vefa Kuzu, “Bu sebepten ülkemiz yabancı üreticilere bağımlı kaldı. Bugüne kadar birçok kritik teknoloji ve savunma sanayi ürünü Amerikan şirketlerinden ülkemize sevk ediliyordu. Son küresel gelişmelerin de gösterdiği gibi bu tipteki bir ticaret ağı her zaman krizlere açıktır. ABD’nin korumacı politikaları ve Çin’le başlayan ticaret savaşları ürün tedariği anlamında ciddi sorunlar yaratabilir. Biz bu düzeni değiştirdik. Artık bu alanlardaki en kritik ihtiyacı yerli ve milli çözümlerle karşılıyoruz ve konektör konusunda dışa bağımlılığı ortadan kaldırdık. Ülkemiz, Avrupa ve bölgesel pazarlarda güçlü bir tedarik merkezi olma fırsatına sahip. Yeni girişimlerimizle dünya çapında savunma sistemleri geliştireceğiz. Türkiye’nin ihraç edeceği yeni nesil sistemler üreterek bugüne dek yapılmamış projelere imza atacağız.” diyor.<strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vefa-kuzu-tarafindan-kurulan-armsto-kuresel-olcekte-rekabet-gucunu-artirmayi-hedefliyor-558986">Vefa Kuzu tarafından kurulan ARMSTO, küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedefliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bain&#038;Co Araştırması: &#8220;Mühendislik ve Ar-Ge yatırımları küresel ölçekte yüzde 10 artacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bainco-arastirmasi-muhendislik-ve-ar-ge-yatirimlari-kuresel-olcekte-yuzde-10-artacak-385738</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jun 2023 13:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[arge]]></category>
		<category><![CDATA[artacak]]></category>
		<category><![CDATA[bain038co]]></category>
		<category><![CDATA[bainco]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[mühendislik]]></category>
		<category><![CDATA[ölçekte]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımları]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385738</guid>

					<description><![CDATA[<p>19 Haziran 2023 – Bain &#038; Co.’nun gerçekleştirdiği Global Mühendislik ve Ar-Ge araştırmasına göre, son zamanlardaki ekonomik zorluk ve karışıklıklara rağmen, ankete katılan kıdemli yöneticilerin çoğu Ar-Ge harcamalarını artırmayı planlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bainco-arastirmasi-muhendislik-ve-ar-ge-yatirimlari-kuresel-olcekte-yuzde-10-artacak-385738">Bain&#038;Co Araştırması: &#8220;Mühendislik ve Ar-Ge yatırımları küresel ölçekte yüzde 10 artacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>19 Haziran 2023 </strong>– Bain &#038; Co.’nun gerçekleştirdiği Global Mühendislik ve Ar-Ge araştırmasına göre, son zamanlardaki ekonomik zorluk ve karışıklıklara rağmen, ankete katılan kıdemli yöneticilerin çoğu Ar-Ge harcamalarını artırmayı planlıyor. Bu alandaki yatırımlarını artırmayı planlayan sektörler arasında otomotiv-mobilite, havacılık-uzay ve savunma, medikal teknoloji, ileri üretim ve hizmetler, enerji ve doğal kaynaklar ve telekomünikasyon yer alıyor.</p>
<p>Şirketlerin küresel ölçekte mühendisliğe ve mühendislik alanındaki Ar-Ge araştırmalarına ayırdığı yatırımlar, önümüzdeki beş yıl içinde güçlü bir artış gösterme eğiliminde, bu da, güncelliğini koruyan ekonomik belirsizlik ortamında 2026’ya kadar bileşik yıllık büyüme oranında (CAGR) %10’luk bir artışa denk geliyor. Ayrıca Bain’in dünya çapında 500’den fazla üst düzey yöneticiyle gerçekleştirdiği anketin sonuçlarına göre dijitalleşme yatırımları, 2022-2026 arasında (Ar-Ge yatırımlarındaki artış oranının neredeyse iki katı olan) %19’luk bir yıllık büyüme kaydetme eğiliminde.</p>
<p>Ar-Ge alanı, yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi ve mevcut ürün ve hizmetlerin iyileştirilmesi amacı güden geniş çaplı bir etkinlikler bütünü olarak tanımlanıyor. Dijital mühendislik ise, yapay zekanın (AI), makine öğreniminin ve bulut teknolojilerinin kullanımı üzerinden yeni, birbiriyle bağlantılı ve dijital yönden etkin ürün ve hizmetlerin geliştirildiği bilim alanını ifade ediyor.</p>
<p>Söz konusu yatırımların hızla artmasıyla birlikte yönetici kadrolar, bu yatırımlarının karşılığında sağlam bir kazanç elde etmek adına uğraşlarını ikiye katlıyor; ancak bu, ekonomik durgunluk koşullarında oldukça zor. Bain’in Zürih merkezli ortağı Daniel Suter konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Finansal gerileme dönemlerinde Ar-Ge yatırımlarına ağırlık vermek, şirketlerin inovasyon yarışında öne geçmesine yardımcı olabilir. Bunun yanında, teknoloji sektöründe yakın zamanda büyük ölçekli işten çıkarmalar gerçekleşti; bu durum, Ar-Ge şirketlerine, epey ihtiyaç duydukları nitelikli iş gücünü bünyelerine katma fırsatı sunuyor.”</p>
<p><strong>Ar-Ge alanındaki yetenek açığının kapatılması gerekiyor</strong></p>
<p>Bain’in araştırması, Ar-Ge şirketlerinin %73’ünde nitelikli işgücü açığı bulunduğunu ortaya koyuyor. Baby boomer kuşağının daha çabuk emekli olması ve yeni mezunların onların pozisyonlarını almaları, kariyerlerinin ortasındaki mühendislerin alanlarının dışındaki pozisyonlara geçmesi de bu açığı artıracak olan faktörler arasında sayılıyor. Global ölçekte son üç senede mühendislik şirketlerindeki pozisyonlarından ayrılan mühendislerin oranı, yaklaşık %2 puanlık bir artışla %16-17 seviyelerine yükseldi. </p>
<p> </p>
<p><strong>Dış kaynak kullanımında başı çeken üç sektör: imalat sanayii, otomotiv, medikal teknoloji</strong></p>
<p>Bain’in araştırmasına göre şirketlerin %60’ı önümüzdeki üç yıl içinde Ar-Ge alanında dış kaynak kullanımını artırmayı planlıyor. </p>
<p>İnovasyonu hızlandırmasının yanında, dış kaynak kullanımı ve offshoring, yönetici kadroların devamlı hissedilen işgücü yetersizliğiyle ve fiyat artışı baskısıyla başa çıkmasına yardımcı oluyor. Üst düzey yöneticilerin %80’inden fazlası, dijital uzmanlık (veri uzmanlığı dâhil), veri analizi, yapay zeka, siber güvenlik, nesnelerin interneti (IoT), bağlanabilirlik ve kritik önem taşıyan sistem mühendisliği gibi alanlarda işgücü eksiklerinin bulunduğunu aktarıyor. Araştırmaya katılanların %73’ü, birlikte çalışılacak dış kaynak seçimindeki en önemli faktörün, kaynağın sanayi ya da teknoloji alanındaki uzmanlığı olduğunu belirtiyor. Buna karşılık katılımcıların %59’u, bu konuda maliyetin öncelikli olduğunu ifade ediyor. Bain’in araştırmasına göre önümüzdeki üç yılda dış kaynak kullanımını artırmaya en çok eğilim gösteren sektörler şunlar: imalat sanayii, otomotiv, medikal teknoloji, enerji ve havacılık-uzay-savunma.</p>
<p>Dışa aktarılan proje türleri de değişikliğe uğruyor. Günümüzde aynı şirketler, daha geniş bir iş skalasını, örneğin ürünlerin baştan sona tasarlanmasını veya geleneksel olarak otomotiv üreticilerinin en önemli kabiliyetlerinden olan yanmalı motor üretimi gibi temel unsurların geliştirilmesini dışarı aktarıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Havacılık ve Savunma sektöründe yatırımlar artacak</strong></p>
<p>Havacılık ve savunma şirketleri de bu yeni dünyada rekabet edebilmek mühendislik ve Ar-Ge yatırımlarını hızlandırmak istiyor. Örneğin, Ocak 2023&#8217;te Boeing, 10.000 işçi daha işe aldığını duyurdu ve Airbus, üretimi artırmak için 2023&#8217;te 13.000&#8217;den fazla işçi eklemeyi planladığını belirtti. Bunun gibi lider şirketler, tüm değer zinciri boyunca dijital girişimlere, modülerliğe ve sürdürülebilirliğe yatırım yapıyor.</p>
<p>Elektrikli otomobil, otomotiv endüstrisinde yeni bir dönemi başlatırken, havacılık ve savunma endüstrisinin de bir dönüşüm sürecine girildiğini belirten Bain Türkiye ortağı ve PE ve M&#038;A lideri Volkan Kara, konuyla ilgili olarak şu görüşleri dile getirdi:   “Sıfır emisyonlu uçak, mühendislikten operasyonlara ve dağıtıma kadar uzanan farklı değer zincirleri ve yeni sistemler gerektirirken, hidrojen, elektrik ve sürdürülebilir havacılık yakıtlarının (SAF) benimsenmesi, değer zincirini ciddi şekilde değiştirecek. Kuşkusuz bu dönüşümü havayollarının tek başına finanse etmesi veya yönetmesi çok zor. Yeni şirketler havaalanlarında hidrojen, elektrik ve sürdürülebilir havacılık yakıtları sağlamaya yönelik hizmetlerin oluşturulmasına katkı sağlayacak. Örneğin Airbus, dünya çapındaki havaalanlarında hidrojen altyapısı oluşturmak için küresel bir endüstriyel gazlar ve mühendislik şirketi olan Linde ile yepyeni ortaklık kurdu.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bainco-arastirmasi-muhendislik-ve-ar-ge-yatirimlari-kuresel-olcekte-yuzde-10-artacak-385738">Bain&#038;Co Araştırması: &#8220;Mühendislik ve Ar-Ge yatırımları küresel ölçekte yüzde 10 artacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
