<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>olay | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/olay/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olay</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 11:18:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>olay | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olay</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuklar ve Şiddet Konusunda Dikkat Edilmesi Gerekenler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklar-ve-siddet-konusunda-dikkat-edilmesi-gerekenler-628251</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:18:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Duyguları]]></category>
		<category><![CDATA[edilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[konusunda]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628251</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde yaşanan okul saldırıları; çocuklar arasında şiddet, akran zorbalığı ve uyum problemlerini yeniden gündeme getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklar-ve-siddet-konusunda-dikkat-edilmesi-gerekenler-628251">Çocuklar ve Şiddet Konusunda Dikkat Edilmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde yaşanan okul saldırıları; çocuklar arasında şiddet, akran zorbalığı ve uyum problemlerini yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar bu tür olayların yalnızca tekil trajediler olarak ele alınmaması gerektiğini belirtiyor. Bir çocuğun, kendi yaşının çok ötesinde yıkıcı sonuçlar doğuran bir eyleme yönelmesi; bireysel bir olay olmanın ötesinde, toplumsal düzeyde değerlendirilmesi gereken ciddi bir soruna işaret ediyor. Bu olaylar, yalnızca mağdurların hayatında geri dönülmez kırılmalar yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda tüm toplumda derin bir güvensizlik, kaygı ve incinme duygusu oluşmasına da neden oluyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı (Çocuk Psikiyatrisi) Bölümü’nden Uz. Dr. Berna Aygün, çocuklarda artan şiddet olaylarının nedenleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Hem çocuk hem de ailelerin güven duygusu zedeleniyor</strong></p>
<p>Şiddet olaylarına maruz kalan, tanık olan ya da bu olayları medya aracılığıyla takip eden çocuklar yalnızca fiziksel değil, ruhsal olarak da etkilenmektedir. Dünya, çocuklar için öngörülebilir ve güvenli bir yer olmaktan uzaklaşırken; akran ilişkileri de tehdit algısıyla şekillenmeye başlamaktadır. Aileler açısından ise çocuklarını emanet ettikleri eğitim ortamlarına duyulan temel güven sarsılmaktadır. Bu durum bireysel travmaların ötesine geçerek, toplumsal ölçekte bir kırılganlık yaratmaktadır. Çünkü bir toplum, çocuklarının birbirine zarar verdiği noktada, kendi geleceğine dair en temel değerlerini de kaybetme riskiyle karşı karşıyadır.</p>
<p><strong>Şiddetin ardındaki psikososyal gerçeklik</strong></p>
<p>Bir çocuğun bu denli yıkıcı davranışlar sergilemesi, yalnızca “ne yaptığı” ile değil, “neyi taşıyamadığı” ile ilgilidir. Çocuk, ifade edemediği, anlamlandıramadığı ve düzenleyemediği yoğun duyguları davranış yoluyla dışa vurur. Bu tür şiddet davranışları; öfkenin yanı sıra utanç, değersizlik ve görünmezlik duygularının da bir yansımasıdır. Çocuk, kendi içinde düzenleyemediği bu duyguları, dış dünyada ve çoğu zaman başkaları üzerinden ifade etmeye çalışır. Bu noktada unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk bu ölçekte bir yıkıcılığı tek başına üretmez. Bu tür davranışlar; çocuğun içinde bulunduğu ailevi, sosyal ve kurumsal ilişkiler ağı ile daha geniş toplumsal koşulların bir ürünüdür.</p>
<p><strong>Duygularıyla baş başa kalan çocuklar yıkıcı sonuçlara neden olabiliyor</strong></p>
<p>Günümüz çocukları, giderek daha fazla uyarana maruz kalırken; aynı ölçüde duygusal olarak desteklenemeyen bir ortamda büyümektedir. Ailelerin ekonomik ve sosyal zorlukları, çocukların duygularını sağlıklı biçimde düzenleyebilecekleri alanları daraltmaktadır. Ebeveynler, öğretmenler ve kurumsal yapılar çocuklar için yeterince erişilebilir ve destekleyici olmadığında, çocuklar duygularıyla baş başa kalmakta; bu durum zamanla birikerek yıkıcı sonuçlara yol açabilmektedir. Bununla birlikte; sosyal eşitsizlikler, eğitim sistemindeki yapısal sorunlar, ruh sağlığı hizmetlerinin yetersizliği ve kamusal alanda şiddetin normalleşmesi gibi faktörler de bu süreci derinleştirmektedir. Bu nedenle çocuk ruh sağlığı, yalnızca bireysel değil, doğrudan bir kamu politikası meselesi olarak ele alınmalıdır.</p>
<p>Şiddeti yeniden üreten dilden uzak durulmalı  </p>
<p><strong>TV ve kamusal dilde şiddet dilinden uzaklaşılmalı</strong></p>
<p>Bu tür olayların önlenmesi, yalnızca daha fazla denetim ya da cezai yaptırımlarla mümkün değildir. Kalıcı çözüm, şiddeti doğuran koşulların ortadan kaldırılmasını gerektirir. Bu kapsamda;</p>
<ul>
<li>Okullarda duygusal gelişimi destekleyebilecek sistemler geliştirilmeli </li>
<li>Çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmetleri yaygın, erişilebilir ve sürdürülebilir hale getirilmeli</li>
<li>Aileler ve eğitimciler desteklenmeli </li>
<li>Travma duyarlı eğitim modelleri geliştirilmeli</li>
<li>TV ve kamusal dilde şiddetin yeniden üretilmesini engelleyecek sorumlu bir yaklaşım benimsenmeli  </li>
</ul>
<p>Tüm bu adımlar, yalnızca bireysel iyilik halini değil; toplumsal güvenliği ve dayanıklılığı da güçlendirecektir. Çocuklar, içinde bulundukları dünyanın dilini konuşurlar. Bir çocuğun şiddete yönelmesi, yalnızca bireysel bir sorun değil; o çocuğun içinde büyüdüğü toplumsal yapının da bir yansımasıdır. Bu nedenle yapılması gereken, yalnızca şiddeti bastırmak değil; şiddeti ortaya çıkaran duygusal, ilişkisel ve yapısal süreçleri anlamak ve dönüştürmektir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklar-ve-siddet-konusunda-dikkat-edilmesi-gerekenler-628251">Çocuklar ve Şiddet Konusunda Dikkat Edilmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky MDR, tespit ve inceleme yetkinliklerini güçlendiren önemli güncellemelerle yenilendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-mdr-tespit-ve-inceleme-yetkinliklerini-guclendiren-onemli-guncellemelerle-yenilendi-627633</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 08:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendiren]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[mdr]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<category><![CDATA[Vaka]]></category>
		<category><![CDATA[yanı]]></category>
		<category><![CDATA[yetkinliklerini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627633</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky Managed Detection and Response (MDR) hizmeti; gelişmiş otomasyon ve olay yönetimi özellikleri, endüstriyel ve gömülü sistemlere yönelik yeni çözümler ve iyileştirilmiş kullanıcı deneyimi ile güncellendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-mdr-tespit-ve-inceleme-yetkinliklerini-guclendiren-onemli-guncellemelerle-yenilendi-627633">Kaspersky MDR, tespit ve inceleme yetkinliklerini güçlendiren önemli güncellemelerle yenilendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky Managed Detection and Response (MDR) hizmeti; gelişmiş otomasyon ve olay yönetimi özellikleri, endüstriyel ve gömülü sistemlere yönelik yeni çözümler ve iyileştirilmiş kullanıcı deneyimi ile güncellendi. Bu yenilikler, siber güvenliği güçlendirirken tehditlere karşı çok daha hızlı ve etkili bir müdahale kapasitesi sunuyor.</strong></p>
<p>Kaspersky MDR, dünya genelinde çok çeşitli sektörlerdeki kurumlar tarafından yaygın olarak kullanılıyor. Kaspersky Security Services tarafından yayımlanan küresel rapora göre; bu çözüm, 2025 yılında her gün insan kaynaklı üçe kadar yüksek öncelikli olayı tespit ederek müdahale süresini bir önceki yıla göre yaklaşık %22 oranında azalttı. Bu başarı; gelişmiş otomasyon, artırılan tespit kuralları ve Kaspersky uzmanlarının sürekli geliştirilen uzmanlığının bir yansıması olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Siber tehditlerin her geçen gün daha karmaşık ve tespit edilmesi güç hale geldiği günümüzde Kaspersky, çözümlerini bu gelişime paralel olarak sürekli güncelliyor ve geliştiriyor. Bu vizyon doğrultusunda yenilenen Kaspersky MDR, müşteri deneyimini bir üst seviyeye taşımayı hedefleyen bir dizi kritik güncellemeyi beraberinde getiriyor.</p>
<p><strong>Gömülü ve Endüstriyel Sistemler İçin Yeni MDR Çözümü</strong></p>
<p>Kaspersky Embedded Systems Security 4.0 (KESS) ve KICS for Nodes 4.5 ürünleri artık birleşik bir MDR ajanı içeriyor. Gömülü ortamlarda bu entegre yaklaşım, sisteme entegrasyon sürecini kolaylaştırırken yönetilebilirliği artırıyor ve MDR dağıtımının daha hızlı ve güvenilir şekilde gerçekleştirilmesini sağlıyor. Endüstriyel ortamlarda ise operasyonel karmaşıklığı azaltarak dayanıklılığı güçlendiriyor ve bakım süreçlerini optimize ediyor.</p>
<p><strong>Gelişmiş Tespit ve İnceleme Yetenekleri</strong></p>
<p>Kaspersky MDR, artık <strong>Kaspersky Endpoint Security for Linux</strong> 12.4 üzerinden sağlanan gelişmiş konteynır telemetrisinden yararlanıyor. Bu yenilik, konteynır tabanlı ortamlarda görünürlüğü önemli ölçüde artırırken, tehdit tespit doğruluğunu yükseltiyor ve altyapıdaki risklerin belirlenmesini hızlandırıyor.</p>
<p>Bunun yanı sıra Kaspersky MDR, Kaspersky Anti Targeted Attack 8.0 ve <strong>Kaspersky Next EDR Expert</strong> 8.0 aracılığıyla analist talebi üzerine otomatik dosya transferini destekliyor. Gelişmiş MDR entegrasyonu sayesinde ilgili dosyalar otomatik olarak paylaşılıyor ve son kullanıcıdan manuel işlem yapılması gerekliliğini ortadan kaldırıyor. Bu süreç, iş birliğini güçlendirirken olay incelemelerini ve hedefli saldırılara verilen yanıtları hızlandırıyor.</p>
<p>MDR portalı üzerinden vakalar, kapsamlı bir inceleme ve müdahale süreci için doğrudan <strong>Kaspersky Global Acil Yanıt Ekibi’ne (GERT)</strong> iletilebiliyor. Bu yetenek; ilk müdahale ve kanıt toplamadan, ana saldırı vektörünün belirlenmesine ve etkili bir risk azaltma planı oluşturulmasına kadar karmaşık siber saldırıların uçtan uca yönetilmesini sağlıyor.</p>
<p>Ayrıca, MDR vakaları artık gelişmiş analiz ve diğer güvenlik olaylarıyla korelasyon sağlanması amacıyla <strong>otomatik olarak Kaspersky SIEM 4.0’a aktarılabiliyor</strong>. Bu geliştirme, MDR’ı olay yönetimi ve yanıt merkezi olarak konumlandırırken inceleme kapasitesini de genişletiyor.</p>
<p><strong>Artırılan Erişilebilirlik ve Müşteri Deneyimi</strong></p>
<p>Kaspersky Next EDR Expert’ten MDR’a tek tıkla vaka iletimi (eskalasyon) özelliği, müşterilere olay yönetimi üzerinde daha fazla kontrol sağlarken uzman analizine ve müdahale rehberliğine hızlı erişim imkanı sunuyor.</p>
<p>Gerçek zamanlı bilgilendirme tarafında ise Kaspersky MDR, artık Telegram üzerinden zenginleştirilmiş vaka bildirimleri sağlıyor. Öncelik seviyeleri, etkilenen varlıklar, özel öneriler ve vakalara doğrudan bağlantılar içeren bu bildirimler, kullanıcıların portala giriş yapmalarına gerek kalmadan hayati bilgilere anında ulaşmalarına olanak tanıyor. Üstelik tamamen mobil cihaz ve tablet uyumlu hale getirilen MDR portalı, tüm temel fonksiyonlara her yerden erişim imkanı vererek operasyonel çevikliği ve yanıt hızını maksimize ediyor.</p>
<p><strong>Kaspersky MDR Ürün Sahibi Renat Turianov</strong>, güncellemeler hakkında şunları söyledi<em>: “Kaspersky olarak, gelişen siber tehditlerin önünde kalmak ve dünya genelindeki kurumları 7/24 korumak için MDR hizmetimizi sürekli geliştirmeye kararlıyız. Bu son güncellemeler; Kaspersky ürün portföyü ile genişletilmiş entegrasyonlar, daha akıllı otomasyonlar ve çok daha hızlı, hassas yanıtlar sağlayan yeni özellikler getiriyor. Günümüz tehdit ortamında çeviklik ve doğruluk her zamankinden daha kritik; biz de kullanıcı deneyimini bu odakla güçlendiriyoruz.”</em></p>
<p>Kaspersky MDR hakkında daha fazla bilgi için web sitesini ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-mdr-tespit-ve-inceleme-yetkinliklerini-guclendiren-onemli-guncellemelerle-yenilendi-627633">Kaspersky MDR, tespit ve inceleme yetkinliklerini güçlendiren önemli güncellemelerle yenilendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana Yüreğir Devlet Hastanesi’nde yaşanan olay kabul edilemez!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/adana-yuregir-devlet-hastanesinde-yasanan-olay-kabul-edilemez-618786</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 08:03:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanan]]></category>
		<category><![CDATA[yüreğir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618786</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hekim Birliği Sendikası, Adana Yüreğir Devlet Hastanesi'nde bir hastanın vefatının ardından hasta yakınlarının acil servise basıp, hekimlere şiddet uygulamasını kabul edilemez olarak nitelendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/adana-yuregir-devlet-hastanesinde-yasanan-olay-kabul-edilemez-618786">Adana Yüreğir Devlet Hastanesi’nde yaşanan olay kabul edilemez!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konu hakkında açıklama yapan Hekim Birliği Sendikası yönetimi, “Adana Yüreğir Devlet Hastanesi’nde yaşanan olay kabul edilemez! Bir hastanın vefatının ardından bazı hasta yakınlarının acil servisi basarak hekimlere yönelik saldırgan bir tutum sergilemesi, sağlık kurumlarında giderek artan şiddetin ne kadar tehlikeli bir noktaya ulaştığını bir kez daha göstermiştir. Olay sırasında görev yapan hekimlerin güvenlik nedeniyle gizlice acil servisten çıkarılmak zorunda kalması, içinde bulunduğumuz tabloyu açıkça ortaya koymaktadır. Hekimler, hayat kurtarmak için görev yaparken can güvenliği endişesi taşımak zorunda değildir. Sağlık kurumları öfkenin ve şiddetin adresi olamaz. Şiddetin hiçbir gerekçesi yoktur. Sağlık kurumlarında güvenliğin derhal ve etkin şekilde sağlanması, benzer olayların yaşanmaması için gerekli tüm tedbirlerin gecikmeden alınması zorunludur. Hekim Birliği olarak sağlıkta şiddetin her türlüsünü kınıyor, meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz” ifadelerine yer verdi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/adana-yuregir-devlet-hastanesinde-yasanan-olay-kabul-edilemez-0-ppwqbVhV.jpeg"/></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/adana-yuregir-devlet-hastanesinde-yasanan-olay-kabul-edilemez-618786">Adana Yüreğir Devlet Hastanesi’nde yaşanan olay kabul edilemez!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Travmatik olaylardan kaçınmak doğal, ancak!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/travmatik-olaylardan-kacinmak-dogal-ancak-617025</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 12:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[kaçınma]]></category>
		<category><![CDATA[kaçınmak]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[olaylardan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[travmatik]]></category>
		<category><![CDATA[Travmatik Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[uluğ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617025</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, travmatik olaylara doğrudan maruz kalınmasa bile ortaya çıkabilen kaçınma davranışlarının nedenleri, türleri ve etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travmatik-olaylardan-kacinmak-dogal-ancak-617025">Travmatik olaylardan kaçınmak doğal, ancak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, travmatik olaylara doğrudan maruz kalınmasa bile ortaya çıkabilen kaçınma davranışlarının nedenleri, türleri ve etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Travmatik olaylara doğrudan maruz kalınmasa bile kaçınma gerçekleşebilir! </strong></p>
<p>Kaçınma davranışının; bir kişinin bazen kasıtlı bazen de kasıtsız olarak, sıkıntı verici veya rahatsız edici bir olay yahut bir durum sonrası, hızlı ve geçici bir şekilde rahatlama ihtiyacı doğrultusunda reddetmeye-inkâr etmeye yönelik bir kaçış tepkisi olarak tanımlanabileceğini aktaran Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Kaçınma bilişsel (belirli konular üzerine düşünmekten kaçınmak), duygusal (belirli duygu veya hisleri yaşamaktan kaçınmak) veya bağlamsal (olaylardan durumlardan kaçınmak) olarak sınıflandırılabilir.” dedi.</p>
<p>Travmatik olaylardan kaçınma davranışlarının, empati, korku, geçmiş deneyimler ve kontrol ihtiyacı gibi bir dizi psikolojik faktörün bir sonucu olarak ortaya çıkabileceğini kaydeden Beyaz, “Bu davranışlar, kişinin duygusal dengeyi koruma ve stresle başa çıkma çabalarının bir yansımasıdır. Ancak bu tür kaçınma davranışları uzun vadede kişinin kendi travmalarıyla yüzleşme sürecini geciktirebilir. Savaşlar, depremler ve doğal afetler gibi travmatik olaylar, insanlığın tarihi boyunca deneyimlediği acı verici olaylar arasında yer alır. Ancak bazı kişiler, bu tür olaylara doğrudan maruz kalmamış olsalar bile, kaçınma davranışları sergileyebilirler.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Travmatik olaylar hakkında bilgi edinmek, kişilerin korku ve endişelerini artırabilir! </strong></p>
<p>Bu durumun nedenleri hakkında bilgi veren Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları dile getirdi:</p>
<p>“Birçok kişi, haberlerde veya medyada bu tür travmatik olayları gördüğünde, empati ve duyarlılık gösterme eğilimindedir. Duygusal olarak etkilenen bu kişiler, olaylardan kaçınma eğilimine girebilirler. Empati, başkalarının acılarına karşı duyarlı olma yetisini yansıtır ve bu nedenle kişiler bu tür haberleri izlememek veya konuşmaktan kaçınmak isteyebilirler. Travmatik olaylar hakkında bilgi edinmek, kişilerin korku ve endişelerini artırabilir.</p>
<p>Özellikle olayların görsel ve sesli medya aracılığıyla sunulduğu durumlarda, bu korkular daha belirgin hale gelebilir. Bu nedenle, kişiler bu tür haberlerden ve olaylardan uzak durmayı tercih edebilirler. Geçmişte benzer bir travmatik olaya doğrudan maruz kalan veya böyle bir olayı yaşayan kişiler, bu tür olaylardan kaçınma davranışlarını daha belirgin bir şekilde sergileyebilirler.”</p>
<p><strong>Kaçınma, kişinin kontrol ve güven arayışının bir yansıması olabilir! </strong></p>
<p>Bu durumun, geçmiş deneyimlerin travmatik olayların hatırlanması ve tekrar yaşanması korkusundan kaynaklanabileceğini ifade eden Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Olaylar hakkında bilgi edinmek, kişilerin kendilerini daha güvensiz hissetmelerine neden olabilir.” dedi.</p>
<p>Bu tür durumlarda, kaçınma davranışlarının, kişinin olaylar üzerinde bir miktar kontrol sahibi olma çabasının bir yansıması olabileceğine değinen Beyaz, bilgi edinmeden uzaklaşarak, kişinin kendisini güvende hissetmeye çalışabileceğine işaret etti.</p>
<p><strong>Kaçınma, kişinin kendi duygusal sağlığını koruma girişimi olarak başlar! </strong></p>
<p>Kaçınma davranışlarının nedenine atıfta bulunan Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:</p>
<p>“Kaçınma davranışları, kişinin kendini koruma mekanizmalarının bir yansıması olarak başlar. Özellikle travmatik olaylardan kaçınmak, kişinin duygusal dengeyi koruma amacını taşır. Bu tür olaylardan kaçınma, kişinin anksiyete ve stres seviyelerini kontrol etmeye ve duygusal zararlardan kaçınmaya çalıştığını gösterir. Kısacası, kaçınma, kişinin kendi duygusal sağlığını koruma girişimi olarak başlar.”</p>
<p><strong>Kaçınma başlangıçta korur, ama uzun vadede sorunları derinleştirebilir! </strong></p>
<p>Ancak, bu kaçınma davranışlarının uzun vadede sorunları daha da derinleştirebileceğine dikkat çeken Beyaz, “Özellikle kişi olayları sürekli olarak görmezden gelirse bu, olayların etkilerini ele almak ve duygusal olarak iyileşmek için gerekli olan adımları atmamak anlamına gelebilir.” dedi.</p>
<p>Bu durumun, travmatik olayların kişinin zihinsel sağlığına daha fazla zarar vermesine yol açabileceğini vurgulayan Beyaz, “Kaçınma davranışları, kişinin olayların etkileriyle yüzleşmek ve gerektiğinde destek aramak yerine sorunları ertelemesine neden olabilir. Özetle, kaçınma davranışları, başlangıçta kişinin kendini korumasını temsil edebilir, ancak uzun vadede bu davranışlar sorunları daha da derinleştirebilir. Bu nedenle, travmatik olaylarla başa çıkmak için sağlıklı bir yol, olayların etkileriyle yüzleşmek, duygusal destek aramak ve gerektiğinde profesyonel yardım almaktır. Bu, kişinin duygusal iyileşme sürecini başlatmasına yardımcı olabilir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Denge önemli! </strong></p>
<p>Kişilerin savaş veya diğer travmatik olaylar hakkında kaçınma davranışları göstermelerinin doğal bir tepki olabileceğini ifade eden Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Ruh sağlığı açısından bazı durumlarda gereklidir. Ancak bu, kişinin savaş veya diğer travmatik olaylarla hiç maruz kalmaması gerektiği anlamına gelmez. Ruh sağlığı açısından denge sağlamak önemlidir ve bu denge kişiden kişiye değişebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ruh sağlığında denge, kişinin duygusal sınırlarını tanımasıyla ilgili! </strong></p>
<p>Travmatik olaylardan tamamen kaçınmanın olumsuz etkilerinin de olabileceğinin altını çizen Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Kişilerin belli bir oranda bu tür olaylarla karşılaşmaları ve bu olaylara dair bilgi sahibi olmaları, dünya olayları hakkında bilinçli ve bilgili olmalarına yardımcı olabilir. Bu, empati geliştirme, bilinçlenme ve hatta yardım sağlama isteğini destekleyebilir. Ruh sağlığı açısından denge, kişinin duygusal ihtiyaçlarını ve sınırlarını tanımakla ilgilidir. Bazen bu, travmatik olaylardan bir süre uzak durmayı içerebilirken, diğer zamanlarda bilinçli bir şekilde olaylar hakkında bilgi sahibi olmayı gerektirebilir. Her kişinin ihtiyaçları farklıdır, bu nedenle denge kişisel bir tercihe dayalıdır.</p>
<p>Sonuç olarak, kişilerin savaş veya diğer travmatik olaylar hakkında kaçınma davranışları göstermeleri doğru bir tepki olabilir, ancak bu kaçınma, ruh sağlığı açısından dengeli bir yaklaşımla bir arada kullanılmalıdır.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travmatik-olaylardan-kacinmak-dogal-ancak-617025">Travmatik olaylardan kaçınmak doğal, ancak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>100 Yüze İmza ve Söyleşi Programında Şubat Ayı Konuğu Ömer Erdem Oldu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/100-yuze-imza-ve-soylesi-programinda-subat-ayi-konugu-omer-erdem-oldu-613283</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2026 15:48:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[mza]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Erdem]]></category>
		<category><![CDATA[programında]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<category><![CDATA[yüze]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613283</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zeytinburnu Kültür Sanat’ta, 100 Yüze İmza ve Söyleşi programının şubat ayı söyleşisi gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/100-yuze-imza-ve-soylesi-programinda-subat-ayi-konugu-omer-erdem-oldu-613283">100 Yüze İmza ve Söyleşi Programında Şubat Ayı Konuğu Ömer Erdem Oldu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Zeytinburnu Kültür Sanat’ta, 100 Yüze İmza ve Söyleşi programının şubat ayı söyleşisi gerçekleşti. Mustafa Aplay’ın sunumuyla, 13 Şubat Cuma akşamı saat 19.30’da başlayan söyleşinin konuğu Ömer Erdem oldu. Söyleşide Ömer Erdem’in son kitabı “Çocuğu Gezdiriyorlar” hakkında konuşulurken çocukluk ve edebiyat ilişkisi merkeze alındı.</b></p>
<p>100 Yüze İmza ve Söyleşi programında bu ayın söyleşisi 13 Şubat Cuma akşamı Zeytinburnu Kültür Sanat’ta gerçekleşti. Ömer Erdem’in çocukluğa, edebiyata ve hayata bakışı sohbetin ana konusu oldu. Mustafa Aplay’ın moderatörlüğünü yaptığı söyleşide Erdem’in çocukluk ve çocukluğun doğası üstüne denemelerinden oluşan “Çocuğu Gezdiriyorlar” adlı kitabı, dinleyicilere hediye edildi.</p>
<p><b>“Hafıza bir arkeolog gibi değil, teolog gibi çalışır.”</b></p>
<p>Ömer Erdem hafızanın bir arkeolog gibi değil, teolog gibi çalıştığını vurgularken hatırlamanın doğasına dair de şunları söyledi:</p>
<p>“Biz yaşarken yaşadıklarımızın kavramsal, kuramsal değeri üzerine bir bilgi ve bilince sahip olmuyoruz. Sonradan bunları fark edip bir çerçeve haline getiriyoruz. Uyumlu olanlar, başkasına benzeyenler hayatın formel çarkları arasında köşeleri alınarak benzeş varlıklar haline geliyorlar. Sanatçı da bundan kurtulabilenler arasından çıkıyor.”</p>
<p><b>“Edebiyat taraf tutmaz, estetize eder.”</b></p>
<p>Ömer Erdem, edebiyatın olayların ruhuna yaklaşmayı sağladığını söyledi:</p>
<p>“Yazar olaylara gazeteci gibi bakmaz. Gazeteci olayın fotoğrafını çeker. Yazar olayın ruhuna yaklaşır. Nasıl oluyor da bu olay yaşanıyor, diye sorar. Bu yüzden biz edebiyat nazarından bakmalıyız. Edebiyat taraf tutmaz. Edebiyat estetize eder. Okurlar da estetize edilen şeyden kendilerine göre payını alırlar. Onlar oradan nereye çıkacaklarını bilirler.”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/100-yuze-imza-ve-soylesi-programinda-subat-ayi-konugu-omer-erdem-oldu-613283">100 Yüze İmza ve Söyleşi Programında Şubat Ayı Konuğu Ömer Erdem Oldu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Affetmek nasıl özgürleştirir?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/affetmek-nasil-ozgurlestirir-604027</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 09:07:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[özgürleştirir]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604027</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, affetme ve affetme psikolojisi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/affetmek-nasil-ozgurlestirir-604027">Affetmek nasıl özgürleştirir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, affetme ve affetme psikolojisi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Olgunlaşmamış kişiliklerde öç alma davranışı baskın</strong></p>
<p>İnsanların kendilerini kötü hissettiren bir olay veya kişiye karşı öç alma, kaçınma ya da affedicilik gibi üç farklı tepki geliştirebildiğini söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Olgunlaşmamış kişiliklerde öç alma davranışı baskındır. ‘Bana yaptıysa ben de yaparım’ şeklinde bir tepki oluşur. Zayıf ve kaçıngan kişiliklerde ise kişi olaydan uzaklaşır, izolasyona gider. Bu iki uç da ruhsal dengeyi bozar. Oysa affedicilikte kişi olayı analiz eder, ‘Ne kadarından ben sorumluyum ne kadarından değilim?’ diye düşünür ve süreci kabullenmeye çalışır.” dedi.</p>
<p><strong>Affedememek biyolojik bir yük oluşturur</strong></p>
<p>Affetmenin yalnızca psikolojik bir süreç olmadığını, aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiren nörobiyolojik bir etki yarattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Kin, öfke, nefret, kıskançlık, düşmanlık gibi duygular beyindeki ‘beş karanlık atlı’dır. Bu duygular aktifleştiğinde beyinde asidik kimyasallar salgılanır. Bu durum bağışıklık sistemini zayıflatır, stres hormonlarını artırır. En çok mide ve bağırsak sistemi etkilenir, depresif kişilerde cilt rahatsızlıkları görülür. Kronik stres, uzun vadede kanser gibi ciddi hastalıkların zeminini hazırlar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Affetmemek kibirdir</strong></p>
<p>Bazı kişilik yapılarının affetmeye dirençli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, narsistik ve paranoyak eğilimli bireylerin en çok affedemeyen gruplar arasında yer aldığını belirtti. Prof. Dr. Tarhan, “Affetmemek kibirdir. Narsistik kişilik bozukluğu olan kişiler eleştiriyi haksızlık gibi algılar, kin tutar, unutmamakla övünür. Onlar için affetmek zayıflıktır. Ancak bu kişilerde kronik stres çok fazladır ve bu kadar zihinsel yükle uzun yaşamak mümkün değildir. Paranoyak kişilikler de benzer şekilde kendilerine yöneltilen eleştirileri tehdit gibi algılarlar. Bu kişiler unutamaz, affedemez, hep hesap tutar. ‘Deve kini’ denilen bu durum ilişkileri bozar, güveni yok eder.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Affetmek mümkün değilse kabullenmek gerekir</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, özellikle ihanet, aldatma veya adaletsizlik gibi olaylarda affetmenin her zaman mümkün olmadığını ancak kişinin “radikal kabullenme” yoluyla zihinsel yükünü hafifletebileceğini ifade ederek, “Bazen karşı taraf özür dilemez, affedilecek bir durum da yoktur. Bu durumda kişi ‘Evet, haksızlığa uğradım. Affedemiyorum ama kabulleniyorum’ diyebilir. Bu, duygusal bir kapanıştır. Kişi olayı kutuya koyar, rafa kaldırır ve hayatına devam eder. Böylece affetmeden de unutmayı başarabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çocuklukta yaşanan adaletsizlik travma bırakır</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, çocuklukta yaşanan haksızlıkların bireyin yaşamı boyunca kalıcı izler bıraktığını ifade ederek, “Bir olayda, dövülen bir çocuk karakola götürülüyor ve döven kişi rütbeli biri olduğu için çocuk ondan özür dilemeye zorlanıyor. Çocuk altını ıslatmış halde el öptürülüyor. Bu olay çocuğun zihninde fotoğraf gibi kalır. Ancak ilerleyen yıllarda bu çocukta haksızlığa karşı güçlü bir duyarlılık gelişebilir. Travma bazen kişilik olgunlaşmasını da tetikleyebilir.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Affetmek kişiyi özgürleştirir</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, affetmenin kişiyi hem ruhsal hem de bedensel anlamda özgürleştirdiğini belirterek, “Affetmek, geçmişin zincirlerinden kurtulmak demektir. Kişi affettiği zaman kendini özgürleştirir. Affetmeyen kişi ise geçmişte yaşadığı olayın mahkûmu olur. Olay bitmiş olsa bile zihin onu yeniden yaşar. Bu nedenle affetmek, bir erdem olmanın ötesinde, kişinin kendi sağlığına yaptığı en büyük yatırımdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Affetmenin antidepresan etkisi var</strong></p>
<p>Affetmenin yalnızca ilişkileri onarmadığını, aynı zamanda kişinin psikolojik yükünü hafiflettiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, affetmenin beyindeki antidepresan etkisine dikkat çekti. Prof. Dr. Tarhan, “Affeden kişi kendi içindeki yükü atar, özgürleşir. Sosyal bağlanma teorisine göre affetme, güven ilişkisini yeniden kurar ve sosyal bağları güçlendirir. Psikolojik olarak da kişinin kaygısını ve depresif yükünü azaltır.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, affetmeyi başaramayan kişilerde çözülmemiş yas ve tamamlanmamış travma belirtileri görüldüğünü söyleyerek, “Kişi affedemediğinde, travmayı yeniden ve yeniden yaşar. Bu, beyinde açık kalmış bir dosya gibidir. Kapatılmadığı sürece zihni yavaşlatır, kişiyi duygusal olarak tüketir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Affetmek sadece karşı tarafı bağışlamak anlamına gelmiyor</strong></p>
<p>Affetmenin yalnızca karşı tarafı bağışlamak değil, aynı zamanda radikal kabullenme ve kendini affetme süreci olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Kişinin kendini affedebilmesi için önce öz farkındalığı olması gerekir. Eğer kişi her olayı başkasına bağlıyorsa, hep ‘o hata yaptı, o özür dilesin’ diyorsa, affetme sürecini tamamlayamaz. Oysa olayı analiz edip kendi payını görebilen kişi, travmayı fırsata dönüştürmeyi başarabilir.” diye konuştu.</p>
<p>Affetmenin ilişkilerde uzlaşmayı ve yeniden yapılanmayı da kolaylaştırdığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Bir ilişkiye yatırım yapılırsa, affedicilik sayesinde nefretin sevgiye, kırgınlığın güvene dönüşmesi mümkündür. Bu, duygusal regülasyonun bir sonucudur.” dedi.</p>
<p>Affetme sürecinde samimiyetin nörobiyolojik etkisine de dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Samimiyetin nörobilimi var. Ayna nöronlar, duygusal okuryazarlığımızı yönetir. Empatisi yüksek kişiler karşısındakini hisseder. Ancak aşırı empati, kişinin benlik saygısını düşürür. Benlik algısı çok düşerse depresyon, çok yükselirse narsisizm gelişir. Bu dengeyi kurabilen kişiler, sağlıklı bağlar oluşturur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Affetmenin bir yönü de öz şefkat</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, affetmenin kişide duygusal kırılganlık oluşturduğunu ancak bu kırılganlığın doğru yönetildiğinde travmayı çözümlemenin en etkili yolu olduğunu dile getirerek, “Affedemeyen kişi, geçmişle şimdi arasındaki duygusal dosyayı kapatamaz.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Affetmenin bir yönünün de öz şefkat olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Kişi haksızlığa uğradığında hemen kendini suçlama eğilimindeyse, öz şefkat geliştirmemiştir. Öz şefkatte ‘ortak insanlık değeri’ vardır. Hatasız insan yoktur. Hata yapabilirlik insana özgüdür. Kişi ‘Bu hata bana ne öğretti?’ diyebilirse, tehdit boyutunu değil fırsat boyutunu görür. Hatalarını dönüştürebilen kişiler, olumsuz duyguları olumluya çevirebilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kişi olayı zihninde sürekli yaşarsa, kortizol salgısı artıyor</strong></p>
<p>Affedemeyen kişilerin çoğunun geçmişten getirdiği duygusal yükleri ilk karşılaştığı olaylara yansıttığını anlatan Prof. Dr. Tarhan, “İnsan trafikte orantısız öfkeleniyorsa, sırtında duygusal çöpler taşıyor demektir. Birikmiş öfkesini, ilk karşısına çıkan kişiye boşaltıyor. Linç kültürünün psikolojisi de budur.” dedi.</p>
<p>Affetmemenin bedensel etkilerine de değinen Prof. Dr. Tarhan, “Kişi olayı zihninde sürekli yaşarsa, kortizol salgısı artar. Beyin ACTH salgılayarak böbreküstü bezini uyarır. Kortizol pompalanır, vücut savaş haline girer: damar direnci artar, kaslar kasılır, tansiyon yükselir. Bazı insanlar kaç tepkisi verir, damarlar gevşer, tansiyon düşer. Hatta ani stres şokuyla ölen insanlar bile vardır. Adli tıpta travma izi bulunmayan ölümler, çoğu zaman kortizol fırtınasına bağlı olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Affedicilik cinsiyete göre farklılaşıyor…</strong></p>
<p>Cinsiyetler arasında affediciliğin biyolojik temellerine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Kadın ve erkek stres altında farklı hormonlar salgılar. Kadında oksitosin salgısı artar, bu da sakinlik ve şefkat oluşturur. Erkekte vazopressin salgısı artar, damarları sıkar, liderlik ve sahiplenme davranışını tetikler. Kadın iç ilişkilerde, erkek dış ilişkilerde daha travmatiktir. Bu genetik roller, affedicilik farklarını da açıklar.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Affedicilik, intikam ve kaçınma arasında bir denge</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, yok saymanın affediciliğin bir savunma biçimi olduğunu belirterek, “Uzaklaşmak kaçınma davranışıdır. Eğer kişi ‘Bu kişi üzülmeye bile değmez’ diyorsa, bu bir travma çözümüdür. Ama kişi olayı sürekli düşünüyorsa, o artık izolasyondur. Affedicilik, intikam ve kaçınma arasında bir dengedir. İntikam toplumu yıkar, sosyal ilişkileri bozar. Kişi öfkesini günlerce yaşatırsa en büyük zararı kendine verir.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, affetmenin aynı zamanda sevgi ve değer temelli bir mesaj taşıdığını söyleyerek, “Affetmek, ‘Sen benim için önemlisin, değerlisin’ mesajıdır. Karşısındaki kişi empati yapabiliyorsa, bu bağları güçlendirir. Ancak merhamet ve utanma duygusu zayıf kişiler affedemez. Karşısındakine acı çektirmekten haz alırlar.” diye konuştu.</p>
<p>Son yıllarda affediciliğin yalnızca ahlaki veya dini bir konu olmaktan çıkarak nörobilimsel bir çalışma alanına dönüştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Affetme, sadece manevi ya da felsefi bir kavram değil; nörobiyolojik bir süreçtir. Beynin stres sistemini düzenler, kortizol salınımını dengeler. Son 10 yılda affedicilikle ilgili çok sayıda bilimsel yayın çıktı. Çünkü artık biliyoruz ki, affetmek ruhu değil, bedeni de iyileştiriyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Affedicilik hem aile hem de toplum düzeyinde öğrenilen bir erdem</strong></p>
<p>Affediciliğin hem aile hem de toplum düzeyinde öğrenilen bir erdem olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Nasıl ki aile içinde anne-baba affedici ise, çocuk da bunu rol model alır. Aynı durum toplum için de geçerlidir. Lider affedici ise toplum affedicidir, lider kinciyse toplum da kinci olur.  Yani affedicilik de sahtecilik de bulaşıcıdır. Toplumsal değerlerin şekillenmesinde rol model kişilerin büyük etkisi vardır.” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/affetmek-nasil-ozgurlestirir-604027">Affetmek nasıl özgürleştirir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Travmatik bellek hayatı sabote ediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/travmatik-bellek-hayati-sabote-ediyor-601077</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 16:34:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bellek]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[eryılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sabote]]></category>
		<category><![CDATA[travmatik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601077</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, travmatik anıların günlük yaşamı, ilişkileri ve ruh sağlığını nasıl etkilediğine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travmatik-bellek-hayati-sabote-ediyor-601077">Travmatik bellek hayatı sabote ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, travmatik anıların günlük yaşamı, ilişkileri ve ruh sağlığını nasıl etkilediğine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Travmatik anılar geçmiş olarak kodlanamaz; tetiklendiğinde beyin olayı yeniden yaşar! </strong></p>
<p>Yaşanan travmatik bir olayın kişi üzerinde psikolojik, sosyal, bedensel birçok etkisi olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Bunlardan en önemlisi de bellek üzerine olan etkisidir.” dedi.</p>
<p>Travmatik bir olay yaşama, böyle bir olaya şahit olmanın özellikle duygusal bellekte işlenmeden kalacağını kaydeden Prof. Dr. Eryılmaz, “Yani güncel bilgilerimizin belleği olan hipokampüs (beynin hafıza merkezi), olayları işlerken zaman damgası vurur. ‘Bu 10 yıl önceydi’ der. Bu bilgi beynin duygu üretiminde ve davranış yönetiminde önemlidir. Duygu yükü yüksek olaylar yani travma sonrası bilgi hipokampüste işlenemez ve örtük bellekte kalır. Yani herhangi bir durum, nesne geçmişi hatırlattığında sanki bugün olmuş gibi beyin yeniden bu olayı yaşar. Neredeyse hatırlamaz yeniden yaşar.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Travmatik bellek, kişinin hem kendisiyle hem de dünyayla ilişkisini bozar! </strong></p>
<p>Travmatik belleğin kişilerde hangi belirtilere neden olduğuna değinen Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Günlük yaşantılar sırasında aşırı tepkili olmak, tahammülsüzlük, sese duyarlılık, zil çalsa zıplamak, kendi ya da dünya hakkında olumsuz düşüncelerde artış, sebepsiz anksiyete atakları, bedensel yakınmalar, sebebi bulunamamış ağrı bozuklukları, olumsuz ilişkilerden ayrılamama, sürekli kendini sabote etme, dikkat ya da bellek sorunları gibi belirtiler görülür.” dedi.</p>
<p>Bu durumun kişinin günlük yaşamını olumsuz etkilediğine vurgu yapan Prof. Dr. Eryılmaz, “Günlük yaşamda kişinin işlevselliğinde bozulma olacaktır. Kişiler arası ilişkilerde bozulma, depresif yakınmalar ya da sürekli hep aynı hataları yapma gibi kendine ya da dünyaya yabancılaşma olabilir.” ifadelerini kullandı.<strong> </strong></p>
<p><strong>Duygusallık travmatik belleğin bir belirtisi olabilir!</strong></p>
<p>Posttravmatik stres bozukluğunun (PTSD) travma sonrası gelişen bir psikiyatrik hastalık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Eryılmaz, “PTSB’de de travmatik bellek vardır.” dedi.</p>
<p>Travmatik belleğin; travmanın özel tedavisi, EMDR (bir psikoterapi çeşidi), gerekirse ilaç tedavileri ile tedavi edildiğini anlatan Prof. Dr. Gül Eryılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çocukluk çağında yaşanan travmatik olaylar sonrası duygusal biri olarak kendini tanımlamak&#8230; Kişi kendisini ‘duygusal tepkiler veririm, hep duygum ön plandadır, bu nedenle hiç aklımı kullanmam’ dediği noktada duygusallık aslında travmatik belleğin bir belirtisi olabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travmatik-bellek-hayati-sabote-ediyor-601077">Travmatik bellek hayatı sabote ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kubilay ve devrim şehitleri 95&#8217;inci kez anıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kubilay-ve-devrim-sehitleri-95inci-kez-anildi-601056</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 16:20:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[asteğmen]]></category>
		<category><![CDATA[cemil]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[inci]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[kubilay]]></category>
		<category><![CDATA[laik]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[şehit]]></category>
		<category><![CDATA[şehitleri]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601056</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk devrim şehitleri Asteğmen Kubilay ve silah arkadaşları, katledilişlerinin 95’inci yılında Menemen’de anıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kubilay-ve-devrim-sehitleri-95inci-kez-anildi-601056">Kubilay ve devrim şehitleri 95&#8217;inci kez anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk devrim şehitleri Asteğmen Kubilay ve silah arkadaşları, katledilişlerinin 95’inci yılında Menemen’de anıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın katıldığı resmi tören, şehitliğe karanfil konulmasıyla son buldu. 23 Aralık 1930’da Menemen’de yaşananların sıradan bir olay olmadığını ifade eden Başkan Tugay, “Bu olay, laikliğin neden vazgeçilmez olduğunu açıkça gösterir. Cumhuriyet neden korunmalıdır sorusunun tarihsel cevabıdır” dedi.</p>
<p>Menemen’de 1930 yılında Cumhuriyet karşıtları tarafından katledilen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki ayaklanmanın 95’inci yılında bir kez daha anıldı. Program saat 10.00’da Yıldıztepe’deki Kubilay Anıtı’nda yapılan resmi törenle başladı. Programda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Şehit Asteğmen Kubilay’ın yakınları, devlet erkanı, askeri yetkililer, belediye başkanları, siyasi parti, sendika, sivil toplum örgütü, meslek odalarının temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve İzmirliler yer aldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Tugay, Kubilay’ın ailesi ve yakınlarıyla konuştu.</p>
<p><strong>Şehitliğe karanfil konuldu</strong></p>
<p>Programda çelenk sunumu, saygı duruşu, saygı atışı yapıldı ve İstiklal Marşı okundu. Türk Silahlı Kuvvetleri adına Topçu Üsteğmen Murat Altınışık tarafından yapılan konuşmanın ardından anıt özel defteri imzalandı. Yıldıztepe’deki Kubilay Anıtı’nda düzenlenen anma töreni, dua okunması ve şehitliğe karanfil konulmasıyla son buldu.</p>
<p>Günün anlam ve önemine ilişkin konuşan Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz yaşanan acı olayı hatırlatarak Mustafa Kemal Atatürk tarafından ortaya konan iradeyi örnek gösterdi.</p>
<p><strong>Başkan Tugay’dan mesaj</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ve silah arkadaşlarının Menemen’de Cumhuriyet karşıtı güçler tarafından katledilişinin 95’inci yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı. 23 Aralık 1930’da Menemen’de yaşananların sıradan bir olay olmadığını ifade eden Başkan Dr. Cemil Tugay, “Bu olay, laikliğin neden vazgeçilmez olduğunu açıkça gösterir. Cumhuriyet neden korunmalıdır sorusunun tarihsel cevabıdır” dedi.</p>
<p>Devrim şehitleri Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ile bekçiler Hasan ve Şevki beyleri, katledilmelerinin 95. yılında saygı, rahmet ve minnetle andıklarını belirten Başkan Tugay, mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>
<p>“23 Aralık 1930’da Menemen’de yaşananlar, sıradan bir olay değildir. Şeriatçıların düzenlediği bu karanlık saldırı, Türkiye Cumhuriyeti’nin laik, çağdaş ve devrimci karakterini hedef alan en açık karşı devrimci kalkışmalardan biridir. Bu katliamın her yıl dönümünde bir araya gelen yurttaşlarımızın ortaya koyduğu Cumhuriyet’imizi koruma konusundaki ortak kararlılık bizlere umut veriyor. Şehitlerimizin anısına sahip çıkmak için sergilenen birliktelik Cumhuriyet için ne büyük bedeller ödendiğini hatırlatıyor.”</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Mustafa Fehmi Kubilay’ın askerliğini Menemen’de yedek subay olarak yapan bir ilkokul öğretmeni olduğuna dikkat çekerek, “Bir öğretmeni hedef aldılar. Eğitimi hedef aldılar. Aklı, bilimi, aydınlanmayı hedef aldılar. Cumhuriyetin vicdanını ve geleceğini hedef aldılar. Din kisvesi altında şiddeti meşrulaştırmaya çalışan bu anlayış; laik hukuk düzenini reddeden, toplumu karanlığa sürüklemek isteyen teokratik bir zihniyetin ifadesiydi. Bu nedenle Kubilay’ın katledilmesi yalnızca bireysel bir cinayet değildir. Bu olay, laikliğin neden vazgeçilmez olduğunu açıkça gösterir. Cumhuriyet neden korunmalıdır, sorusunun tarihsel cevabıdır. Ancak tarih bize şunu da göstermiştir: Genç Cumhuriyet bu saldırı karşısında geri adım atmamış, sarsılmaz bir iradeyle ayakta durmuş, devrim yolundan asla dönülmeyeceğini bütün dünyaya ilan etmiştir” ifadelerine yer verdi.</p>
<p>Başkan Tugay mesajını şu sözlerle noktaladı:</p>
<p>“Gericiliğin, cehaletin ve şiddetin yüzü Menemen’de bir kez daha açığa çıkmıştır. Din istismarının nasıl büyük bir tehdit olduğu bu topraklara kazınmıştır. Ve bizler, her yıl burada toplanarak bu karanlığa geçit vermeyeceğimizi ilan ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet için söylediği gibi; ‘Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.’ Tarihimize gururla yazdığımız bu söz, bugün burada bulunan bizlerin geleceğe dair verdiği sözdür: Laiklikten asla ödün vermeyeceğiz. Aklın ve bilimin yolundan asla ayrılmayacağız. Aydınlanmanın ışığını bu topraklarda sonsuza kadar yaşatacağız. Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden ayrılmayan, Ata’mızın açtığı aydınlanma yolunda yürüyen güzel insanlarla omuz omuza olmaya devam edeceğiz. Kubilay ve arkadaşları, bu saldırı karşısında aklın, bilimin ve Cumhuriyet’in bedelini canıyla ödeyen simge isimlerdir. Onların anısını yaşatmak, demokratik, laik ve çağdaş Türkiye’yi bilinçle savunmaktır. Başta Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay olmak üzere, bekçilerimiz Hasan ve Şevki beyleri, tüm Cumhuriyet şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.</p>
<p>Aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.</p>
<p>Ruhları şâd olsun.</p>
<p>Yaşasın Cumhuriyet.</p>
<p>Yaşasın laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kubilay-ve-devrim-sehitleri-95inci-kez-anildi-601056">Kubilay ve devrim şehitleri 95&#8217;inci kez anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beylikdüzü&#8217;nde Park Alanlarına Yönelik İki Ayrı Saldırı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beylikduzunde-park-alanlarina-yonelik-iki-ayri-saldiri-600882</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 07:21:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayrı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[beylikdüzü]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[park]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600882</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü’nde farklı tarihlerde meydana gelen iki ayrı olayda, kimliği belirsiz kişiler tarafından bir parkın kamelyası yıkılırken başka bir parkta ise çocuk oyun grubu yakıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzunde-park-alanlarina-yonelik-iki-ayri-saldiri-600882">Beylikdüzü&#8217;nde Park Alanlarına Yönelik İki Ayrı Saldırı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beylikdüzü’nde farklı tarihlerde meydana gelen iki ayrı olayda, kimliği belirsiz kişiler tarafından bir parkın kamelyası yıkılırken başka bir parkta ise çocuk oyun grubu yakıldı. Her iki olayın ardından hızla harekete geçen Beylikdüzü Belediyesi ekipleri hasar tespiti yaparak gerekli düzenlemeleri gerçekleştirdi.</p>
<p>Beylikdüzü’nde farklı tarihlerde yaşanan iki ayrı olayda, park alanları kimliği belirsiz kişiler tarafından tahrip edildi. İlk olay, 29 Kasım akşamı Adnan Kahveci Mahallesi’nde bulunan Mevlana Parkı’nda yaşandı. Parkta yer alan kamelya, bir grup tarafından devrilerek kullanılmaz hale getirildi. Olayın belediyeye bildirilmesinin ardından Beylikdüzü Belediyesi ekipleri hızla müdahale ederek kamelyanın onarımını tamamladı. İkinci olay ise 21 Aralık Pazar günü saat 19.30 sıralarında Yakuplu Mahallesi’ndeki Ahi Evran Parkı’nda meydana geldi. Parkta bulunan çocuk oyun grubu ile kauçuk zemin, kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi tarafından yakıldı. İtfaiye ekipleri kısa sürede olay yerine gelerek yangına müdahale etti ancak oyun grubu ve zemin kullanılamaz hale geldi. Olayın ardından bölgede hasar tespiti yapan belediye ekipleri yenileme çalışmalarını da sürdürüyor. </p>
<p>Belediyeden ortak sorumluluk vurgusu</p>
<p>Beylikdüzü Belediyesi yetkilileri, park ve yeşil alanların tüm vatandaşların ortak kullanım alanları olduğuna dikkat çekerek, bu alanların korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Kamu malına zarar veren bu tür eylemlere karşı gerekli hassasiyetin gösterileceği belirtilirken, vatandaşlardan benzer durumlarla karşılaşmaları halinde ilgili birimlere bilgi vermeleri istendi. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzunde-park-alanlarina-yonelik-iki-ayri-saldiri-600882">Beylikdüzü&#8217;nde Park Alanlarına Yönelik İki Ayrı Saldırı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Olay Para&#8217;nın Fragmanı Sinemaseverlerle Buluştu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/olay-paranin-fragmani-sinemaseverlerle-bulustu-592942</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 07:39:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arslan]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[fragmanı]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinemaseverlerle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592942</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk sinemasının yeni ikilisi olmaya adan Kıvanç Baran Arslan ve Kadir Polatcı’nın başrollerini paylaştığı ‘Olay Para’ 19 Aralık’tan itibaren sinema izleyicisi ile buluşmaya hazırlanıyor. Konusu, temposu, anlatım dili, oyuncu kadrosu ve prodüksiyonu ile adından söz ettirecek olan filmin fragmanı büyük beğeni topladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olay-paranin-fragmani-sinemaseverlerle-bulustu-592942">&#8216;Olay Para&#8217;nın Fragmanı Sinemaseverlerle Buluştu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk sinemasının yeni ikilisi olmaya adan Kıvanç Baran Arslan ve Kadir Polatcı’nın başrollerini paylaştığı ‘Olay Para’ 19 Aralık’tan itibaren sinema izleyicisi ile buluşmaya hazırlanıyor. Konusu, temposu, anlatım dili, oyuncu kadrosu ve prodüksiyonu ile adından söz ettirecek olan filmin fragmanı büyük beğeni topladı.  Tüm ekip ile birlikte sinemaseverler de vizyon için geri sayıma başlarken, film için ‘kahkahaya hazırlanıyoruz’, ‘nihayet keyifli bir iki saat geçireceğiz’ yorumları yapıldı.</p>
<p>Hem gişede sinemacının hem de salonda sinemaseverin yüzünü güldürmeye hazırlanan komedi filmini aynı zamanda oyuncusu da olan Kıvanç Baran Arslan yönetti. Senaryosunu da yine başrol oyuncusu Kadir Polatcı ile birlikte kaleme alan Arslan, ilk uzun metrajında sinemaya iddialı giriyor.</p>
<p>Bütün ‘Olay’ın ‘Para’ olduğu günümüzde yaşananları hem hicveden hem de günlük olayları komedi lisanı ile gözler önüne seren film, dev bir oyuncu kadrosu ile sinemaseverlerin karşısına çıkıyor… Kadir Polatcı, Kıvanç Baran Arslan, Cemil Şahin, Uğur Aslan, Görkem Sevindik, İlker Aksum, Ünal Yeter, Evliya Aykan, Bülent Alkış, Serkan Kuru, Deniz Erdoğan ve Hakan İşleyen’in yer aldığı film, gişede kahkaha tufanı estirecek.</p>
<p>Sinema izleyicisinin uzun süredir beklediği, ‘kaliteli komedi’ özlemini giderecek olan filmde Dinçer (Kıvanç Baran Arslan) film yapımcısı olarak ve Koray (Kadir Polatcı) da ticaret adamı olarak iyice dibe batmışlardır. Çaresizlik içinde, ertesi gün boşaltmak zorunda oldukları ofislerinde iyice dertlenen ikiliden Dinçer’in hesabına 5 milyon TL gelince, birden şoke olurlar.</p>
<p>Paranın hesaplarına yanlışlıkla geldiğini, ilk andan itibaren anlayan ikili için, artık hiçbir eskisi gibi olmayacaktır…</p>
<p>Yapımcılığını Lin Yapım’ın üstlendiği film, A90 Pictures’in dağıtımı ile 19 Aralık’tan itibaren sinemaseverlere ulaşacak.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olay-paranin-fragmani-sinemaseverlerle-bulustu-592942">&#8216;Olay Para&#8217;nın Fragmanı Sinemaseverlerle Buluştu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siber saldırı tespit edildikten sonra atılması gereken 5 adım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siber-saldiri-tespit-edildikten-sonra-atilmasi-gereken-5-adim-592105</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 07:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[atılması]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[edildikten]]></category>
		<category><![CDATA[edin]]></category>
		<category><![CDATA[fidye]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[İhlal]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592105</guid>

					<description><![CDATA[<p>Veri ihlallerinin sayısı her yıl artış gösteriyor. Her dakikanın önemli olduğu siber saldırı durumlarında hazırlık ve hassasiyet, aksaklık ile felaket arasındaki farkı belirliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-saldiri-tespit-edildikten-sonra-atilmasi-gereken-5-adim-592105">Siber saldırı tespit edildikten sonra atılması gereken 5 adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Veri ihlallerinin sayısı her yıl artış gösteriyor. Her dakikanın önemli olduğu siber saldırı durumlarında hazırlık ve hassasiyet, aksaklık ile felaket arasındaki farkı belirliyor. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, siber saldırı tespit edildikten sonra atılması gereken beş adım ile ilgili önerilerini paylaştı. </strong></p>
<p>Hazırlık, etkili olay müdahalesinin (IR) anahtarıdır. Olay müdahale ekibindeki herkes ne yapacağını tam olarak biliyorsa hızlı, tatmin edici ve düşük maliyetli bir çözümün şansı daha yüksektir.  Tehdit aktörleri bir ağa girdikten sonra, zaman kurbanın aleyhine işlemeye başlar. İster hassas verileri çalmak ve fidye istemek, ister fidye yazılımı veya diğer kötü amaçlı yükleri dağıtmak istiyor olsunlar, önemli olan onları en değerli varlıklarınıza ulaşmadan durdurmaktır. Son araştırmalara göre, saldırganlar 2024 yılında ilk erişimden yanal harekete (diğer adıyla “kaçış süresi”) önceki yıla göre  yüzde 22 daha hızlı ilerlemiştir. Ortalama kaçış süresi 48 dakikaydı ancak kaydedilen en hızlı saldırı bunun neredeyse yarısı kadar olan 27 dakika. </p>
<p><strong>İhlal sonrası atılması gereken 5 adım </strong></p>
<p>Hiçbir kuruluş ihlalden yüzde 100 korunamaz. Bir olayla karşılaşırsanız ve yetkisiz erişimden şüphelenirseniz hızlı ama aynı zamanda metodik bir şekilde hareket edin. ESET uzmanlarının paylaştığı  beş adım, ilk 24 ila 48 saatte size yol gösterebilir. Odak noktası hız olmalı ancak doğruluk veya kanıtlardan ödün vermeden titizlik de önemlidir. </p>
<p><strong>1. Bilgi toplayın ve kapsamı anlayın</strong></p>
<p>İlk adım, tam olarak ne olduğunu anlamak ve bir yanıt üzerinde çalışmaya başlamaktır. Bu, önceden oluşturulmuş IR planınızı etkinleştirmek ve ekibi bilgilendirmek anlamına gelir. Bu grup, İK, Halkla İlişkiler ve İletişim, Hukuk ve Yönetici Liderlik dâhil olmak üzere tüm işletmeden paydaşları içermelidir.  Ardından, saldırının etki alanını belirleyin: Düşmanınız şirket ağına nasıl girdi?  Hangi sistemler tehlikeye girdi? Saldırganlar hâlihazırda hangi kötü niyetli eylemleri gerçekleştirmişler?   </p>
<p>Saldırının etkisini değerlendirmek için değil, aynı zamanda adli soruşturma ve muhtemelen yasal amaçlar için de her adımı belgelemeniz ve kanıtları toplamanız gerekecektir. Zincirleme sorumluluk, kolluk kuvvetleri veya mahkemelerin müdahil olması gerektiğinde güvenilirliği sağlar.  </p>
<p><strong>2. İlgili üçüncü tarafları bilgilendirin</strong></p>
<p>Olayın ne olduğunu belirledikten sonra, ilgili makamları bilgilendirmek gerekir. </p>
<ul>
<li>Düzenleyici kurumlar: Kişisel olarak tanımlanabilir bilgiler (PII) çalındıysa veri koruma veya sektöre özgü yasalar kapsamında ilgili yetkililerle iletişime geçin. </li>
<li>Sigorta şirketleri: Çoğu sigorta poliçesi, bir ihlal meydana gelir gelmez sigorta sağlayıcınızın bilgilendirilmesini şart koşar.</li>
<li>Müşteriler, ortaklar ve çalışanlar: Şeffaflık güven oluşturur ve yanlış bilgilerin yayılmasını önler. Olayı sosyal medyadan veya televizyon haberlerinden öğrenmemeleri daha iyidir.</li>
<li>Kolluk kuvvetleri: Olayları, özellikle fidye yazılımlarını bildirmek, daha büyük kampanyaların tespit edilmesine yardımcı olabilir ve bazen şifre çözme araçları veya istihbarat desteği sağlayabilir.</li>
<li>Dışarıdan uzmanlar: Özellikle şirket içinde bu tür kaynaklara sahip değilseniz dışarıdan hukuk ve BT uzmanlarıyla da iletişime geçmeniz gerekebilir.</li>
</ul>
<p><strong>3. İzole edin ve kontrol altına alın</strong></p>
<p>İlgili üçüncü taraflarla iletişim devam ederken saldırının yayılmasını önlemek için hızlı bir şekilde çalışmanız gerekir. Etkilenen sistemleri internetten izole edin ancak kanıtları yok etme riskine karşı cihazları kapatmayın. Amaç değerli kanıtları yok etmeden saldırganın erişimini sınırlamaktır.  Saldırganların bunları ele geçirememesi ve fidye yazılımının bunları bozamaması için tüm yedeklemeler çevrim dışı ve bağlantısı kesilmiş olmalıdır. Tüm uzaktan erişim devre dışı bırakılmalı, VPN kimlik bilgileri sıfırlanmalı ve gelen kötü amaçlı trafiği ve komut ve kontrol bağlantılarını engellemek için güvenlik araçları kullanılmalıdır. </p>
<p><strong>4. Kaldırma ve kurtarma</strong></p>
<p>Yayılma engellendikten sonra, ortadan kaldırma ve kurtarma aşamasına geçin. Saldırganın taktik, teknik ve prosedürlerini (TTP) anlamak için adli analiz yapın; ilk girişten yanal harekete ve (ilgiliyse) veri şifrelemeye veya sızdırmaya kadar. Kalan tüm kötü amaçlı yazılımları, arka kapıları, sahte hesapları ve diğer güvenlik ihlali belirtilerini kaldırın.  </p>
<p>Kurtarma ve geri yükleme kapsamında önemli eylemler şunlardır:  Kötü amaçlı yazılımları ve yetkisiz hesapları kaldırmak, kritik sistemlerin ve verilerin bütünlüğünü doğrulamak, temiz yedeklemeleri geri yüklemek (güvenlik ihlali olmadığından emin olduktan sonra), yeniden tehlikeye girme veya kalıcılık mekanizmalarına dair işaretleri yakından izlemek.</p>
<p>Kurtarma aşamasını sadece sistemleri yeniden kurmak için değil, güçlendirmek için de kullanın. Bu, ayrıcalık kontrollerinin sıkılaştırılması, daha güçlü kimlik doğrulama uygulamaları ve ağ segmentasyonunun uygulanmasını içerebilir. Geri yüklemeyi hızlandırmak için ortakların yardımını alın veya süreci hızlandırmak için ESET’in Fidye Yazılımı İyileştirme gibi araçları kullanmayı düşünün. </p>
<p><strong>5. İnceleme ve iyileştirme</strong></p>
<p>Acil tehlike geçtikten sonra, işiniz henüz bitmiş sayılmaz. Düzenleyiciler, müşteriler ve diğer paydaşlar  nezdindeki yükümlülüklerinizi yerine getirin. İhlalin boyutunu anladıktan sonra, düzenleyici kurumlara bildirimde bulunmak da dâhil olmak üzere, güncellenmiş iletişim kurmanız gerekecektir. Bu konuda halkla ilişkiler ve hukuk danışmanlarınız öncülük etmelidir.  </p>
<p>Olay sonrası inceleme, acı verici bir olayı dayanıklılık için bir katalizöre dönüştürmeye yardımcı olur. Ortam sakinleştikten sonra, gelecekte benzer bir olayın tekrar yaşanmasını önlemek için neler olduğunu ve hangi derslerin çıkarılabileceğini belirlemek de iyi bir fikirdir. Nelerin yanlış gittiğini, nelerin işe yaradığını ve algılama veya iletişimde nerede gecikmeler yaşandığını inceleyin. IR planınızı, oyun kitaplarınızı ve eskalasyon prosedürlerinizi buna göre güncelleyin. IR planında yapılacak herhangi bir değişiklik veya yeni güvenlik kontrolleri ve çalışan eğitimi ipuçları için öneriler faydalı olacaktır.  Güçlü bir olay sonrası kültürü, her ihlali bir sonraki olay için bir eğitim alıştırması olarak değerlendirir ve stres altında savunma ve karar verme becerilerini geliştirir. </p>
<p>İhlalleri önlemek her zaman mümkün olmayabilir ancak hasarı en aza indirmek mümkündür. Kuruluşunuzun tehditleri 7/24 izlemek için gerekli kaynakları yoksa güvenilir bir üçüncü tarafın sunduğu yönetilen tespit ve müdahale (MDR) hizmetini değerlendirin. Ne olursa olsun, IR planınızı test edin ve ardından tekrar test edin. Çünkü başarılı bir olay müdahalesi sadece BT’nin görevi değildir. Kuruluşun içinden ve dışından birçok paydaşın uyum içinde çalışmasını gerektirir. Hepinizin ihtiyaç duyduğu türden bir kas hafızası geliştirmek için genellikle bol miktarda pratik yapmak gerekir. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-saldiri-tespit-edildikten-sonra-atilmasi-gereken-5-adim-592105">Siber saldırı tespit edildikten sonra atılması gereken 5 adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı Gebze&#8217;deki bina çökmesini değerlendirdi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-gebzedeki-bina-cokmesini-degerlendirdi-587912</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 15:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[çökme]]></category>
		<category><![CDATA[çökmesini]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirdi]]></category>
		<category><![CDATA[deki]]></category>
		<category><![CDATA[Gebze]]></category>
		<category><![CDATA[ihmal]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587912</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı ve İSG Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, Gebze’de çöken ve aynı aileden 4 kişinin ölümüne neden olan bina faciasını değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-gebzedeki-bina-cokmesini-degerlendirdi-587912">Uzmanı Gebze&#8217;deki bina çökmesini değerlendirdi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı ve İSG Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, Gebze’de çöken ve aynı aileden 4 kişinin ölümüne neden olan bina faciasını değerlendirdi.</p>
<p><strong>Bu tür olaylar “alışılmış bir trajediye” dönüştü</strong></p>
<p>Türkiye’de benzer olayların artık “alışılmış bir trajediye” dönüştüğünü belirten Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Daha önce Konya’da da benzer bir bina çökmesi olayı yaşanmıştı. Genelde bu tip binalar kendi kendilerine çökmezler. Binaların statik ve mimari projeleri vardır, belediyeden ruhsat alarak yapılırlar. Ancak bu bilimsel ve teknik gerekçelere uyulmadığında maalesef benzer acılarla karşılaşıyoruz.”</p>
<p><strong>Kolon kesilmesi olabilir!</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, Türkiye’deki birçok çökme vakasında en kritik nedenin kolon kesilmesi olduğunu dile getirerek, “Aşağıda bir alanı genişletmek, oto galerisi ya da fırın yapmak için kolonların kesildiğine çokça şahit oluyoruz. O zaman binanın mevcut statiğini bozmuş oluyoruz. Kesilen kolon tarafındaki zayıflama, küçük depremler ya da zemin oynamalarıyla binanın mukavemetini kaybetmesine ve çökmesine neden olabiliyor. Burada böyle oldu demiyorum ama benim kanım yine burada da bir kolon kesilmesi olduğu şüphesini öne çıkarıyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Denetlemelerde de eksiklik var!</strong></p>
<p>Bu tür ihlallerin yalnızca müteahhit ya da bina sahibiyle sınırlı olmadığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Denetlemelerde eksik kalıyoruz. Yeterli denetim elemanımız olmuyor veya denetleme bittikten sonra mevcut şartlar değiştirilebiliyor. Örneğin yangın yönetmeliğine göre iki kaçış noktası olması gereken bir binada, sonradan bir merdivenin daireye katıldığını görebiliyoruz. Bu tip durumlar, ölümcül bir ihmaldir. Savcılık da olaya el atmış durumda zaten. O incelemenin sonucunda belli olacaktır. Yanlışlardan ders çıkarmamız lazım. Bu tür olayları sürekli yaşıyoruz. Her sene bir tane, iki tane bina kendi kendine çöküyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ayasofya ayaktaysa bizim binalar niye çöksün?</strong></p>
<p>Binaların “eski” olmasının tek başına çökme nedeni olamayacağını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Bina eski mi diye hemen soruluyor. Oysa Ayasofya Camii ayakta duruyorsa, Sultanahmet Camii hâlâ ayaktaysa, 50 yıllık bir bina ‘eski’ olamaz. Tek problem, binaları istenilen standartlarda yapmamamız veya sonradan statiğini bozmamızdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Çatlaklar uyarı veriyor…</strong></p>
<p>Vatandaşları binalardaki çatlaklara karşı dikkatli olmaları konusunda uyaran Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Binada çatlak varsa mutlaka test yaptırılmalı. Eğer o çatlağa el veya parmak girebiliyorsa bina risklidir. Bu durumda bina derhal boşaltılmalıdır. Ufak çatlaklarda ise birkaç aylık bir zaman olabilir ama beklemek bile risklidir. Kentsel dönüşümün hızlanması gerekiyor. Bir an önce buna bir çözüm bulunması gerekiyor. Belediyelere başvurularak karot testi yaptırılabilir. Bu test betonun dayanıklılığını ölçer. C25 ve üzeri dayanım gerekir ama özellikle 90’lı yıllardan öncesi binalarda beton kalitesi çok düşük çıkıyor. Testten geçemeyen binalar için boşaltma kararı veriliyor, ancak vatandaşlar ‘nereye gideceğiz’ korkusuyla bu testleri yaptırmaktan çekiniyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“İhmal var, ama kimde olduğu incelemeyle ortaya çıkar”</strong></p>
<p>Gebze’deki olay özelinde kesin bir yargıda bulunmanın erken olacağını, ancak ortada açık bir ihmal bulunduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Durup dururken hiçbir bina kendi kendine çökmez. Depremde bile çöken binaların müteahhitleri yargılanıyor. Demek ki bir ihmal var. Ancak ihmal kimde? Kolon mu kesildi, bina yapıldığı zaman nasıl bir malzeme kullanıldı, kim denetledi — bunların hepsi savcılık soruşturmasıyla ortaya çıkacak. İhmal var, ama kimde olduğu incelemeyle ortaya çıkar.” Şeklinde sözlerini tamamladı</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-gebzedeki-bina-cokmesini-degerlendirdi-587912">Uzmanı Gebze&#8217;deki bina çökmesini değerlendirdi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir İtfaiyesi göçük altında kalan yurttaşı kurtardı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-itfaiyesi-gocuk-altinda-kalan-yurttasi-kurtardi-585931</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 16:13:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[geldiği]]></category>
		<category><![CDATA[göçük]]></category>
		<category><![CDATA[itfaiye]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kalan]]></category>
		<category><![CDATA[kurtardı]]></category>
		<category><![CDATA[meydana]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[patlama]]></category>
		<category><![CDATA[tfaiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[yurttaşı]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585931</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’in Bayraklı ilçesinde faaliyet gösteren bir mobilya atölyesinde bugün yaşanan patlama sonrası göçük meydana geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-itfaiyesi-gocuk-altinda-kalan-yurttasi-kurtardi-585931">İzmir İtfaiyesi göçük altında kalan yurttaşı kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in Bayraklı ilçesinde faaliyet gösteren bir mobilya atölyesinde bugün yaşanan patlama sonrası göçük meydana geldi. İzmir İtfaiyesi ihbarın ardından 8 dakikada olay yerine gelerek göçük altında kalan 80 yaşındaki bir yurttaşı kurtardı. İtfaiye Dairesi Başkanı Yaşar Korkmaz, yaptıkları ilk incelemeler doğrultusunda patlamanın LPG tanklarıyla kurulan düzenekte yaşanan kaçak sonucu meydana geldiğinin tahmin edildiğini söyledi. </p>
<p>İzmir&#8217;in Bayraklı ilçesi Doğançay Mahallesi’nde saat 11.45 sıralarında, iki bağımsız bölümde mobilya ve mermer atölyesi olarak kullanılan işyerinde patlama meydana geldi. Araç LPG tankları kullanılarak oluşturulan düzenekte yaşanan kaçak sonucu meydana geldiği tahmin edilen patlamanın ardından göçük yaşandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, ihbarın ardından 8 dakika içerisinde olay yerine vardı. Yapılan incelemede bir kişinin patlamanın şiddeti ile oluşan göçüğün altında kaldığı belirlendi. Ekiplerin titiz çalışması sonucu bilinci açık şekilde kurtarılan yaralı hastaneye sevk edildi. </p>
<p><strong>Ekiplerden olay yerinde titiz çalışma</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Yaşar Korkmaz, olay yerinde yaptığı açıklamada patlamanın Bayraklı Doğançay Mahallesi 7190 Sokak üzerindeki bir işyerinde yaşandığını belirterek, “112 Acil Çağrı merkezine patlamanın olduğu ve göçük yaşandığı yönünde bilgi geldi. Hemen itfaiye, sağlık, emniyet ve AFAD ekipleri olay yerine sevk edildi. İzmir İtfaiyesi olarak yaklaşık 8 dakika sonra olay yerine ulaştık. Adrese geldiğimiz zaman binanın çöktüğünü gördük. 80 yaşında bir erkeği bilinci açık şekilde enkaz altından çıkardık. Bayraklı Şehir Hastanesi&#8217;ne sevk edildi” dedi. </p>
<p><strong>Patlamanın nedeni araştırılıyor</strong><br />Patlamanın neden meydana geldiğini de araştırdıklarını söyleyen Yaşar Korkmaz, şu ifadeleri kullandı: “Mobilya atölyesindeki kişilerin kendilerince kurdukları araçların arkasındaki LPG tanklarını, ısınma ve yemek amaçlı kullandıklarını yine içeriye dağıttıklarını belirledik. Bu patlamanın bir ateşten meydana gelmiş olması lazım. Şu an patlamanın nasıl meydana geldiğini ekiplerimiz ve emniyet güçleri araştırıyor. İncelemenin ardından patlamanın tam olarak neden kaynaklandığını belirlemiş olacağız.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-itfaiyesi-gocuk-altinda-kalan-yurttasi-kurtardi-585931">İzmir İtfaiyesi göçük altında kalan yurttaşı kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zihinsel Yükler EMDR Terapisiyle Hafifletilebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zihinsel-yukler-emdr-terapisiyle-hafifletilebiliyor-583082</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 11:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[durumlar]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[emdr]]></category>
		<category><![CDATA[hafifletilebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[terapisiyle]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<category><![CDATA[yükler]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583082</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda pek çok kişi yaşamlarının bir döneminde travmatik ya da zorlayıcı olan olaylara maruz kalıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zihinsel-yukler-emdr-terapisiyle-hafifletilebiliyor-583082">Zihinsel Yükler EMDR Terapisiyle Hafifletilebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda pek çok kişi yaşamlarının bir döneminde travmatik ya da zorlayıcı olan olaylara maruz kalıyor. Travmatik olayların başında çocukluk çağı ihmalleri, ani veya beklenmedik kayıplar, ağır hastalıklar, kaza ve doğal afetler ile sınav ya da performans baskısı gibi yüksek stres yaratan deneyimler geliyor. Bu tür travmatik olaylara maruz kalan kişilerin belleğinde bu olay sağlıklı bir biçimde işlenmeden &#8220;donmuş&#8221; olarak kalıyor. İşlenmeden kalan bu anılar tetikleyici durumlarla karşılaşıldığında; aşırı korku, kaygı, utanç ya da öfke gibi yoğun tepkilere yol açabiliyor. Bilimsel bir psikoterapi yöntemi olan EMDR terapisiyle bireyin rahatsız edici yaşam deneyimlerinden kaynaklanan duygusal sıkıntı ve semptomların hafifletilmesi sağlanabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Klinik Psikoloji Bölümü’nden Uz.Psi. Sevcan Aktaş, “10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü” nedeniyle zihinsel travmalar ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.  </p>
<p><strong>Beynin psikolojik yaraları iyileştirme kapasitesini harekete geçiriyor</strong></p>
<p>Göz hareketleriyle duyarsızlaşma ve yeniden işlemleme (Eye Movement Desensitization and Reprocessing- EMDR) terapisi, rahatsız edici ya da zorlayıcı yaşam deneyimlerinden kaynaklanan duygusal sıkıntıların ve semptomların hafifletilmesine yardımcı olan bilimsel bir psikoterapi yöntemidir. Psikolojik travmanın beyindeki işlenme biçimine doğrudan temas eder. Tıpkı fiziksel yaralanmalarda vücudun doğal olarak iyileşme sürecine girmesi gibi, EMDR terapisi de beynin psikolojik yaraları iyileştirme kapasitesini harekete geçirmemizi sağlar. </p>
<p><strong>Taciz, aşağılanma ve başarısızlık gibi bazı zorlu anlar beyinde donmuş halde kalabiliyor</strong></p>
<p>Kaza, kayıp, taciz gibi travmatik olaylar ile aşağılanma veya başarısızlık gibi yoğun stres yaratan deneyimler, bazı durumlarda beyin tarafından sağlıklı biçimde işlenemez ve işlenmemiş biçimde bellekte depolanabilir. Bu da tetikleyici durumlarla karşılaşıldığında yoğun korku, kaygı, utanç ya da öfke gibi yoğun tepkilere yol açabilir. EMDR terapisi, bireyin doğal iyileşme sürecini başlatmak için özel olarak yapılandırılmış protokoller ve çift yönlü uyarım (göz hareketi, dokunsal veya işitsel uyarı) teknikleri kullanılır.</p>
<p><strong>Beyindeki işlenmeden donmuş durumlar EMDR terapisiyle yeniden işlenir</strong></p>
<p>Terapist ilk olarak danışanın geçmiş öyküsünü alır, güncel belirtileri değerlendirir ve gelecekteki hedeflerini anlamaya çalışır. Daha sonra birlikte çalışılacak anılar belirlenir. Bu anılar, olumsuz düşünceler, beden duyumları ve duygular eşliğinde terapide ele alınır. Terapi sırasında, danışanın beynindeki bilgi işleme sisteminin yeniden devreye girmesi hedeflenir. Zihinsel olarak bu anıyla bağlantılı rahatsız edici öğeler aktive edilirken, çift yönlü uyarım eşliğinde bu anı yeniden işlenir. </p>
<p><strong>Beyin “Bu zorlu süreç geçti artık güvendeyim” mesajını alır</strong></p>
<p>Bu uyarım, beynin sağ ve sol yarım küreleri arasında iletişimi güçlendirir. Bu süreç, tıpkı uykudayken rüya gördüğümüz REM evresinde olduğu gibi, beynin bilgiyi sınıflandırıp duygusal yükünü azaltmasına yardımcı olur. Beyin, olayı artık &#8220;şu anda yaşanan bir tehdit&#8221; olarak değil, &#8220;geçmişte yaşanmış bir deneyim&#8221; olarak algılamaya başlar.</p>
<p>Bu yeniden işlemleme sırasında kişi, anıya eşlik eden olumsuz düşünceleri ve yoğun duyguları daha gerçekçi biçimde değerlendirmeye başlar. “Ben güçsüzüm” gibi inançların yerini “O anda elimden geleni yaptım” gibi daha dengeli düşünceler alır. Duygusal yoğunluk azalır, bedensel gerginlik gevşer ve kişi kendini daha huzurlu hisseder.</p>
<p><strong>Hangi durumlarda EMDR uygulanabilir?</strong></p>
<p>Başlangıçta travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) için geliştirilmiş olsa da EMDR şu durumlarda etkili bir şekilde kullanılabilir: </p>
<ul>
<li>Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)</li>
<li>Kaygı bozuklukları</li>
<li>Sınav kaygısı ve performans baskısı</li>
<li>Yas ve kayıp sonrası yaşanan duygusal zorlanmalar</li>
<li>Özgüven eksikliği, değersizlik düşünceleri</li>
<li>Çocukluk çağı ihmal veya istismar deneyimleri</li>
<li>Kaza, ameliyat gibi fiziksel travmalardan sonra gelişen duygusal sorunlar</li>
</ul>
<p><strong>EMDR, gelecekteki kaygı verici olaylarda da kişiyi rahatlatabiliyor</strong></p>
<p>EMDR terapisi sadece geçmişte yaşanmış travmalara değil, gelecekte kaygı uyandıran durumlara da uygulanabilir. Kimi zaman kişi henüz yaşanmamış bir olay hakkında yoğun stres yaşayabilir. “Sınavda yine panik olursam, toplantıda herkesin önünde konuşmam gerekirse…” gibi kişi de panik korku yaratan durumlarda EMDR terapistiyle gelecekte olmasını beklediği sahneyi zihninde canlandırır. Bu sırada yine çift taraflı uyarım (örneğin göz hareketleri) uygulanır. Zihin, bu &#8220;olasılık sahnesi&#8221;ni işlerken kişi, o duruma karşı verdiği yoğun tepkileri hafifletir ve yavaş yavaş duruma duyarsızlaşır. Yani kaygı, korku, panik gibi duygular azalır. Yerine daha dengeli, daha güvenli bir içsel yanıt gelişir. Bu çalışmada amaç, kişinin zihinsel olarak o olaya hazırlanmasını sağlamak, gerekli başa çıkma kaynaklarını harekete geçirmek ve beyni “bu durumu güvenle atlatabilirim” mesajına alıştırmaktır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zihinsel-yukler-emdr-terapisiyle-hafifletilebiliyor-583082">Zihinsel Yükler EMDR Terapisiyle Hafifletilebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IMCD, Bilim Ateşböceği Tırı ve Kalıcı Bilim Sınıflarıyla Çocukların Kalbine Bilim Tohumları Ekmeye Devam Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/imcd-bilim-atesbocegi-tiri-ve-kalici-bilim-siniflariyla-cocuklarin-kalbine-bilim-tohumlari-ekmeye-devam-ediyor-574542</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Sep 2025 11:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ateşböceği]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[deney]]></category>
		<category><![CDATA[eş]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[fırsat]]></category>
		<category><![CDATA[imcd]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[sağlama]]></category>
		<category><![CDATA[sınıfı]]></category>
		<category><![CDATA[sınıflarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[tırı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574542</guid>

					<description><![CDATA[<p>IMCD Group (“IMCD” veya “Şirket”), özel kimyasallar ve bileşenlerin dağıtımı ve formülasyonu alanında dünyanın önde gelen iş ortaklarından biridir, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) iş birliğiyle 2022 yılından bu yana başarıyla yürüttüğü, ilköğretim okullarının 2 – 8’inci sınıflarında okuyan çocuklara bilimi sevdirmeyi amaçlayan "Bilim Ateşböceği Tırı" projesini, kalıcı bilim sınıfları ekleyerek daha da ileri taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/imcd-bilim-atesbocegi-tiri-ve-kalici-bilim-siniflariyla-cocuklarin-kalbine-bilim-tohumlari-ekmeye-devam-ediyor-574542">IMCD, Bilim Ateşböceği Tırı ve Kalıcı Bilim Sınıflarıyla Çocukların Kalbine Bilim Tohumları Ekmeye Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>IMCD Group (“IMCD” veya “Şirket”), özel kimyasallar ve bileşenlerin dağıtımı ve formülasyonu alanında dünyanın önde gelen iş ortaklarından biridir, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) iş birliğiyle 2022 yılından bu yana başarıyla yürüttüğü, ilköğretim okullarının 2 – 8’inci sınıflarında okuyan çocuklara bilimi sevdirmeyi amaçlayan &#8220;Bilim Ateşböceği Tırı&#8221; projesini, kalıcı bilim sınıfları ekleyerek daha da ileri taşıyor. IMCD, özellikle kısıtlı imkanlara sahip çocuklara odaklanan &#8220;Eğitimde fırsat eşitliği&#8221; hedefi çerçevesinde, bu yıl Eskişehir&#8217;de hem Bilim Ateşböceği Tırı etkinliklerini gerçekleştirdi hem de yeni bir kalıcı bilim sınıfının açılışını yaptı. Bu sayede, geleceğin bilim insanlarının yetişmesine olanak sağlayan sürdürülebilir bir öğrenme ortamı oluşturuldu.</p>
<p><strong>Dört Yılda 4000&#8217;i Aşkın Çocuğa Bilim Sevgisi Aşılandı </strong></p>
<p>IMCD, &#8220;Creating a World of Opportunity / Fırsatlar Dünyası Yaratmak&#8221; mottosu çerçevesinde, çocuklara bilimi ve bilimsel düşünmeyi erken yaşlardan itibaren kazandırmak amacıyla TEGV ile çıktığı bu yolda dört yılda 4000&#8217;i aşkın çocuğun kalbine bilim tohumları ekti. IMCD’nin işletme sponsorluğunu yaptığı TEGV&#8217;in bilim temalı Ateşböceği tırı, 2022 yılından bu yana Marmara, Ege, Güneydoğu Anadolu, Karadeniz ve son olarak İç Anadolu Bölgelerini dolaşarak binlerce çocuğa doğrudan deneyim imkanı sundu. Bu etkileşimli deneyimler sayesinde çocuklar, kitaplarda okudukları pek çok konuda birebir uygulama fırsatı buldular.</p>
<p><strong>Bilim Ateşböceği Tırı Projesine Kalıcı Bilim Sınıfları Eklendi</strong></p>
<p>Eğitimde fırsat eşitliği hedefini daha da pekiştirmek amacıyla IMCD Türkiye, 2024 yılı itibarıyla projenin kapsamını genişleterek laboratuvarı olmayan okulların atıl odalarını Bilim Sınıfına dönüştürme misyonunu üstlendi. Bu çabanın ilk adımı 2024&#8217;te İstanbul Balat&#8217;ta atıldı ve ikinci kalıcı bilim sınıfı bu yıl Bilim Ateşböceği Tırı&#8217;nın ziyaretiyle eş zamanlı olarak Eskişehir&#8217;de hayata geçirildi. IMCD gönüllü çalışanları, topluma fayda sağlama misyonuyla hareket ederek mobilyaların temininden montajına, duvarların boyanmasından önlüklerin hazırlanmasına, tüm bilimsel ekipmanların tedarikinden sınıfın bilim temalı tablolarla süslenmesine kadar her aşamada büyük bir özveriyle aktif rol aldılar. Sonrasında hem tırda hem de bu yeni bilim sınıfında çocuklarla pek çok eğitici ve eğlenceli deney gerçekleştirildi. Çocukların birçoğu hayatlarında ilk defa uygulamalı bilim deneyi yapma imkanı buldu. Çocuklar, eğlenerek öğrendikleri bu süreçte, sadece bilimsel yöntemleri değil, aynı zamanda bilimin aslında hayatın her yerinde olduğunu ve günlük yaşamlarıyla ne kadar iç içe olduğunu fark ettiler. IMCD ekibi, çocuklara geri dönüşümün ve sürdürülebilirliğin taşıdığı önemi de aktardı.</p>
<p><strong>Zakuto: “Bilimin büyülü dünyasının kapılarını aralıyoruz” </strong></p>
<p>IMCD olarak faaliyet gösterdikleri her ülkede ekonomik olduğu kadar toplumsal kalkınmaya da katkı sağlamaya özen gösterdiklerini belirten <strong>IMCD Türkiye Genel Müdürü Aylin Zakuto, </strong>şunları söyledi: &#8220;<em>Eğitimde fırsat eşitliği ve her çocuğun bilime erişebilmesini sağlamak, IMCD&#8217;nin sosyal sorumluluk vizyonunun temelini oluşturmaktadır. 2022 yılında işletme sponsorluğunu üstlendiğimiz Bilim Ateşböceği Tırı projemiz, Türkiye&#8217;nin dört bir yanında imkanları kısıtlı 4000&#8217;i aşkın çocuğumuza ulaşmamızı sağladı. Bugün Eskişehir&#8217;de, hem Bilim Ateşböceği Tırımızla hem de kalıcı bilim sınıfımızın açılışıyla bu misyonumuzu daha da ileri taşımanın gururunu yaşıyoruz. Çocuklarla birlikte gerçekleştirdiğimiz her deney, her sohbet ve onların gözlerindeki bilimi keşfetme heyecanı, bizim için tarifsiz bir mutluluk kaynağı. Amacımız, sadece bilgi aktarmak değil; onların zihinlerinde bilimin büyülü dünyasına dair bir kapı aralamak, yarının bilim insanı olma hayallerini beslemektir. Bilim ve gelişim, faaliyetlerimizin merkezinde yer alırken, eğitimde fırsat eşitliğine sunduğumuz her katkı, geleceğe yapılan en değerli yatırımdır. IMCD olarak, &#8216;Fırsatlar Dünyası Yaratmak&#8217; vizyonumuz doğrultusunda, bilimin aydınlık yolunu Türkiye&#8217;nin her köşesindeki çocuklarımıza taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.</em>&#8220;</p>
<p><strong>Bilim Ateşböceği Tırı ve Bilim Sınıfı Projesinin Temel Hedefleri:</strong></p>
<ul>
<li>Çocukların bilim ile ilgili bilgi, beceri ve tutum kazanmalarını sağlamak.</li>
<li>Bilimsel olayların basit, öğrenilebilir ve eğlenceli aktivitelerle açıklanabileceğini keşfetmelerini sağlamak.</li>
<li>Bir olay hakkında tahminler üretme ve soru sorma becerilerini geliştirmek.</li>
<li>Bilgi veya olaylarda neden-sonuç ilişkisi üzerine düşünmelerini sağlamak.</li>
<li>Gözlem ve deney yaparak bilgi toplama ve bilgiyi test etme becerisi geliştirmelerini kolaylaştırmak.</li>
<li>Farklı düşünme becerilerini kullanarak, bir olay üzerinde çıkarımlar yapmalarını sağlamak.</li>
<li>Bilgiye ulaşmada farklı yollar keşfetmelerini sağlamak.</li>
<li>Yeni ürün, fikir, strateji, çözümler geliştirmek üzere düşünmelerini sağlamak.</li>
<li>Günlük hayatlarında karşılaştıkları olay ya da durumların, bilimsel bir açıklamasının olabileceğini fark etmelerini sağlamak.</li>
<li>Olay ve durumlar ile bilim arasında ilişki kurmalarını sağlamak.</li>
<li>Yaratıcı tasarımlar yapmaları konusunda desteklemek.</li>
<li>Duygu ve düşüncelerini ifade etmeleri ve grup tartışmalarına katılma konusunda cesaretlendirmek.</li>
<li>Bir görseli, olayı ya da durumu yorumlamaları, üzerinde tahminler geliştirmesini sağlamak.</li>
<li>Farklı düşünme biçimlerini fark etmelerini sağlamak.</li>
<li>Bilim insanları ile ilgili farkındalıklarını arttırmak.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/imcd-bilim-atesbocegi-tiri-ve-kalici-bilim-siniflariyla-cocuklarin-kalbine-bilim-tohumlari-ekmeye-devam-ediyor-574542">IMCD, Bilim Ateşböceği Tırı ve Kalıcı Bilim Sınıflarıyla Çocukların Kalbine Bilim Tohumları Ekmeye Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’nde Şok Eden Olay!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-bayrakli-sehir-hastanesinde-sok-eden-olay-558322</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 13:03:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[eden]]></category>
		<category><![CDATA[hastanesinde]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[şok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558322</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Bayraklı Şehir Hastanesinde akıl almaz olay! Hemşirelerin kullandığı sandalyeler Başhekimlik tarafından toplatıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-bayrakli-sehir-hastanesinde-sok-eden-olay-558322">İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’nde Şok Eden Olay!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Bayraklı Şehir Hastanesinde akıl almaz olay! Hemşirelerin kullandığı sandalyeler Başhekimlik tarafından toplatıldı.</p>
<p>Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, “Bu akıl almaz bir olay” yorumunda bulundu. Doğruyol konu hakkında şu açıklamayı yaptı, “İzmir Şehir Hastanesinde bir yoğun bakım sevisinde, bilgisayarlarla hasta takiplerinin yapıldığı çalışma masalarında bulunan hemşirelerimizin kullandığı sandalyeler hastane yönetimi tarafından toplatılmıştır. Başhekimlik talimatıyla toplatıldığı ifade edilen sandalyelerin iade edilmesi için yaptığımız girişimler sonuçsuz kalmış ve bu kadar basit bir konuyu hastane idaresiyle çözemeyip, kamuoyuyla paylaşmak bizleri üzse de, çözüm bulmak adına paylaşmak zorunda kaldığımızı kamu oyununun takdirlerine sunuyoruz. Dün 25.07.2025 tarihinde İzmir Şehir Hastanesi yönetimi yoğun bakımda bulunan tüm sandalyeleri toplatarak serviste desk başında bir tane bile sandalye bırakmamıştır. Görevini özveriyle yapan hemşirelerimizin hasta takibini yaptıkları bilgisayarların bulunduğu masalardan (desk) sandalyeleri toplatarak kendilerince personeli cezalandırmak, asla bir yöneticilik değil, basit bir düşüncenin ürünüdür. Yöneticilik, mahiyetindeki memurlara sürekli sorun çıkarmak değil, çalışanların sorunlarını çözmek, moral ve motivasyonlarını artırmakla olur. Biliniz ki; o sandalyeleri toplamakla sadece personele ceza vermediniz. O sandalyeleri toplatmakla, hemşirelerimizin moral ve motivasyonlarını bozmanızdan dolayı hasta güvenliğini de tehlikeye attınız. Çalışanlarımızın yorgun olması, moral ve motivasyonlarının bozuk olması sonucunda bir anlık dikkatsizlik bir hastamızın canına mal olabilir. Şehir Hastanesinde onlarca sorun varken, hemşirelerimizin oturduğu sandalyeyi toplamak hangi aklın ürünüdür merak ediyoruz. Sandalyelerin toplatılmasıyla 24 saat görev yapan hemşirelerin sürekli olarak ayakta hasta takibi yapması mümkün değildir. Hele ki bu servis Yoğun Bakım servisiyse hiç mümkün değildir. Yapılan işlem ne insani, ne vicdani nede hukukidir.” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-bayrakli-sehir-hastanesinde-sok-eden-olay-558322">İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’nde Şok Eden Olay!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hollanda Kraliçesi Maxima’dan Trump’a olay mimik: Canlı yayında dalga geçti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hollanda-kralicesi-maximadan-trumpa-olay-mimik-canli-yayinda-dalga-gecti-548734</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 11:55:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[canlı]]></category>
		<category><![CDATA[dalga]]></category>
		<category><![CDATA[geçti]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[kraliçesi]]></category>
		<category><![CDATA[maximadan]]></category>
		<category><![CDATA[mimik]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[trumpa]]></category>
		<category><![CDATA[yayında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548734</guid>

					<description><![CDATA[<p>NATO Zirvesi kapsamında Hollanda’da bulunan Donald Trump ile Kraliçe Maxima arasında geçen ilginç anlar, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hollanda-kralicesi-maximadan-trumpa-olay-mimik-canli-yayinda-dalga-gecti-548734">Hollanda Kraliçesi Maxima’dan Trump’a olay mimik: Canlı yayında dalga geçti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>2025 NATO Zirvesi için Hollanda’da bulunan ABD Başkanı Donald Trump, Hollanda Kralı Willem-Alexander ve Kraliçe Maxima ile bir araya geldi. Görüşmeden sonra çekilen bir video ise, kamuoyunun dikkatini bambaşka bir noktaya çekti.</p>
</div>
<div>
<p><b>Kraliçe Maxima&#8217;nın mimikleri sosyal medyada gündem oldu</b></p>
</div>
<div>
<p>Trump, Kral ve Kraliçe ile birlikte kameralara poz verirken, “Teşekkür ederim” dediği anda Kraliçe Maxima&#8217;nın yüz ifadesi sosyal medyada gündeme oturdu. Kraliçe, Trump’ın cümlesini söyleme tarzını taklit eder gibi ağzını oynattı ve ardından gülümsedi. Bu anlar kullanıcılar tarafından “alay” olarak yorumlandı.</p>
</div>
<div>
<p><b>Trump: ‘Bu istediğimiz fotoğraf!’</b></p>
</div>
<div>
<p>Trump, “İstediğimiz resim bu,” diyerek poz verirken Kral Willem-Alexander ise esprili şekilde, “Umarım iyi uyumuşsundur!” yanıtını verdi. Başkan Trump, Hollanda&#8217;yı övücü sözlerle anarken, Kraliçe’nin jesti dikkatlerden kaçmadı.</p>
</div>
<div>
<p><b>Sosyal medya ikiye bölündü</b></p>
</div>
<div>
<p>O anların yayılmasının ardından sosyal medya kullanıcıları ikiye ayrıldı. Bir kısım kullanıcı Kraliçe Maxima’yı “mükemmel bir tavır sergilediği” için överken, diğerleri davranışı “saygısızlık” olarak nitelendirdi.</p>
</div>
<div>
<p>Bazı paylaşımlar şöyleydi:</p>
</div>
<div>
<div>
<div>“Kraliçemize saygım hiç olmamıştı ama Maxima harika!”</div>
<div>“Trump’tan ne kadar uzak durabileceğini ölçmüş gibi görünüyor.”</div>
<div>“Kraliçe olarak bu kadar düşmek utanç verici.”</div>
<div>“Bu oldukça rahatsız edici bir davranıştı.”</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b>NATO zirvesinde tansiyon zaten yüksekti</b></p>
</div>
<div>
<p>Zirveye damgasını vuran konulardan biri, Trump’ın İran ve İsrail arasındaki çatışmalarla ilgili yorumlarıydı. Başkan, iki ülkeyi &#8220;ne yaptıklarını bilmemekle&#8221; suçlamış, “okul bahçesindeki çocuklar gibi kavga ediyorlar” benzetmesiyle gündeme gelmişti.</p>
</div>
<div>
<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Trump için “Baba sert konuşmalı” sözleri ise zirvedeki ilginç anlardan bir diğeri oldu.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hollanda-kralicesi-maximadan-trumpa-olay-mimik-canli-yayinda-dalga-gecti-548734">Hollanda Kraliçesi Maxima’dan Trump’a olay mimik: Canlı yayında dalga geçti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky uzmanları, 2023 yılında günde ikiden fazla kritik siber olay rapor etti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-uzmanlari-2023-yilinda-gunde-ikiden-fazla-kritik-siber-olay-rapor-etti-455806</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 May 2024 10:54:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[günde]]></category>
		<category><![CDATA[ikiden]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanları]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=455806</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky Managed Detection and Response (MDR) ekibine göre, doğrudan insan müdahalesi içeren yüksek ciddiyetli olayların sıklığı 2023 yılında günde iki adetin üzerine çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-uzmanlari-2023-yilinda-gunde-ikiden-fazla-kritik-siber-olay-rapor-etti-455806">Kaspersky uzmanları, 2023 yılında günde ikiden fazla kritik siber olay rapor etti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>En son MDR Analist Raporunda finans, BT, kamu ve sanayi sektörleri başta olmak üzere tüm sektörlerde bu eğilim gözlemlendi.</strong></p>
<p>Yıllık olarak yayınlanan Yönetilen Tespit ve Müdahale (MDR) Analist Raporu, raporda yer alan olaylar hakkında, niteliklerine, sektörlere ve coğrafi bölgelere göre dağılımlarıyla ilgili bilgi  sağlıyor. Rapor ayrıca saldırganların geçtiğimiz yıl kullandıkları en yaygın taktik, teknik ve araçları da vurguluyor. Bu sonuçlar, Kaspersky Güvenlik Operasyonları Merkezi (SOC) tarafından tespit edilen MDR olaylarının analizine dayanıyor.</p>
<p>Rapora göre tespit edilen tüm ciddi olayların %22,9&#8217;u kamu sektöründe kaydedildi. İkinci sırada BT şirketleri %15,4 ile yer alırken, onları sırasıyla %14,9 ve %11,8 oranında finans ve sanayi şirketleri takip etti.</p>
<p>Raporda yer alan olayların niteliğine bakıldığında, yaklaşık %25&#8217;inin bireyler tarafından gerçekleştirildiği görülüyor. Bunların %20&#8217;den biraz fazlası, Kaspersky tarafından daha önce hedefli saldırılar olarak sınıflandırılan, ancak müşterinin açık onayı üzerine &#8216;siber tatbikat&#8217; olarak belirlenen çeşitli &#8216;siber tatbikat&#8217; türlerini içeriyordu.</p>
<p>Ciddi sonuçlara yol açan kötü amaçlı yazılım saldırılarının oranı 2023&#8217;te önceki yıllara kıyasla biraz düşmüş ve rapor edilen toplam kritik olayların %12&#8217;sinden fazlasını oluşturdu. Bu düşüş, son yıllarda yüksek ciddiyete sahip olayların en küçük payını temsil ediyor ve bu durum “saldırıların metalaşmasına” bağlanıyor. Bu eğilim, kasıtlı veya kazara sızıntılar nedeniyle yaygın hale gelen hedefli kampanyalar yürütmek için önceden geliştirilmiş araçların yaygın olarak benimsendiğini gösteriyor. Söz konusu araçlar otomatik saldırı senaryoları uygulama girişimlerinde tekrar tekrar kullanılıyor.</p>
<p>2023 MDR&#8217;nin raporu ayrıca hedefli saldırı kalıntılarının, kamuya açık kritik güvenlik açıklarının ve sosyal mühendislik kullanımının tespit edildiği olayların %4-5 oranında olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>Kaspersky Güvenlik Operasyonları Merkezi Başkanı <strong>Sergey Soldatov</strong>, şunları söyledi: <em>“2023&#8217;te Kaspersky daha az sayıda yüksek önem derecesine sahip olay tespit etti. Ancak orta ve düşük önem derecesine sahip olayların sayısında eş zamanlı bir artış gözlemlendi. Olayların bu şekilde yeniden dağılımı, saldırılara aktif insan katılımının görünür izleri olmadan kötü amaçlı yazılımların tespit edilmesiyle ilişkilendiriliyor. Bu durum “araçların metalaşması” ile açıklanabilir. Bununla birlikte, yüksek nitelikli olayların sayısının düşük olmasının mutlaka düşük hasar anlamına gelmediğini anlamak önemlidir. Hedefli saldırılar artık daha dikkatli planlanıyor ve daha tehlikeli hale geliyor. Bu nedenle, deneyimli SOC analistlerinin yardımıyla yönetilen etkili otomatik siber güvenlik çözümlerinin kullanılmasını öneriyoruz.”</em> </p>
<p>Gelişmiş saldırılara karşı korumayı artırmak için şirketlere etkili siber güvenlik çözümleri uygulamaları, bunları yönetmek için nitelikli uygulayıcılar tutmaları veya Yönetilen Tespit ve Müdahale (MDR) ve Olay Müdahalesi gibi yönetilen güvenlik hizmetlerini benimsemeleri tavsiye ediliyor. Bu ürünler, tehdit tanımlamasından sürekli koruma ve düzeltmeye kadar tüm olay yönetimi döngüsünü kapsıyor. Bu hizmetler, kaçamak siber saldırılara karşı korunmaya, olayları araştırmaya ve bir şirketin güvenlik çalışanı olmasa bile ek uzmanlık sağlamaya yardımcı oluyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-uzmanlari-2023-yilinda-gunde-ikiden-fazla-kritik-siber-olay-rapor-etti-455806">Kaspersky uzmanları, 2023 yılında günde ikiden fazla kritik siber olay rapor etti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 601 bin 754 oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guvenlik-birimlerine-gelen-veya-getirilen-cocuklarin-karistigi-olay-sayisi-601-bin-754-oldu-393094</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 09:10:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[birimlerine]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[getirilen]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[karıştığı]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[veya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393094</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2022 yılında, 2021 yılına göre %20,5 oranında artarak 601 bin 754 oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenlik-birimlerine-gelen-veya-getirilen-cocuklarin-karistigi-olay-sayisi-601-bin-754-oldu-393094">Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 601 bin 754 oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2022 yılında, 2021 yılına göre %20,5 oranında artarak 601 bin 754 oldu. Bu olaylarda çocukların 259 bin 106&#8217;sı mağdur olarak, 206 bin 853&#8217;ü suça sürüklenme sebebiyle  (kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla), 100 bin 490&#8217;ı bilgisine başvurma amacıyla, 16 bin 499&#8217;u kayıp (hakkında kayıp müracaatı yapılıp daha sonra bulunan) olması sebebiyle, 12 bin 684&#8217;ü kabahat işlediği iddiasıyla, 6 bin 122&#8217;si ise bu nedenlerin dışında kalan diğer nedenlerden dolayı güvenlik birimlerine geldi veya getirildi.</p>
<p><strong>Suça sürüklenen çocukların %37,8&#8217;i yaralama olayına karıştı</strong></p>
<p>Güvenlik birimine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olayların 206 bin 853&#8217;ü suça sürüklenme nedeni ile gerçekleşti. Bu çocukların %37,8&#8217;ine yaralama, %25,2&#8217;sine hırsızlık, %4,5&#8217;ine uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, satmak veya satın almak, %4,2&#8217;sine pasaport kanununa muhalefet suçu, %4,1&#8217;ine ise tehdit suçları isnat edildi.</p>
<p><strong>Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların %43,1&#8217;ini mağdur çocuklar oluşturdu</strong></p>
<p>Güvenlik birimlerine mağdur olarak gelen 259 bin 106 çocuğun %89,8&#8217;ini suç mağduru, %10,1&#8217;ini takibi gereken olay mağduru çocuklar oluşturdu. Güvenlik birimlerine suç mağduru olarak gelen veya getirilen 232 bin 739 çocuğun %58,5&#8217;i yaralama, %13,7&#8217;si cinsel suçlar, %8,7&#8217;si aile düzenine karşı suçlar, %4,8&#8217;i tehdit, %14,3&#8217;ü bu nedenlerin dışında kalan diğer nedenlerden dolayı mağdur oldu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenlik-birimlerine-gelen-veya-getirilen-cocuklarin-karistigi-olay-sayisi-601-bin-754-oldu-393094">Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 601 bin 754 oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky yeni &#8216;Olay Müdahalesi ve Tehdit Avcılığı için Suricata&#8217; çevrimiçi siber güvenlik eğitimini başlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-yeni-olay-mudahalesi-ve-tehdit-avciligi-icin-suricata-cevrimici-siber-guvenlik-egitimini-baslatti-391434</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Jul 2023 13:10:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[avcılığı]]></category>
		<category><![CDATA[başlattı]]></category>
		<category><![CDATA[çevrimiçi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimini]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[müdahalesi]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[suricata]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=391434</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky uzmanları tarafından geliştirilen yeni eğitim programı, en gelişmiş tehditleri tespit etmek ve engellemek için Suricata kurallarının nasıl yazılacağı ve uygulanacağı konusunda gerekli bilgileri sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-yeni-olay-mudahalesi-ve-tehdit-avciligi-icin-suricata-cevrimici-siber-guvenlik-egitimini-baslatti-391434">Kaspersky yeni &#8216;Olay Müdahalesi ve Tehdit Avcılığı için Suricata&#8217; çevrimiçi siber güvenlik eğitimini başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky uzmanları tarafından geliştirilen yeni eğitim programı, en gelişmiş tehditleri tespit etmek ve engellemek için Suricata kurallarının nasıl yazılacağı ve uygulanacağı konusunda gerekli bilgileri sağlıyor.</strong></p>
<p>Hızla gelişen tehdit ortamıyla birlikte, işletmeler kapsamlı bir güvenlik stratejisine sahip olmanın her zamankinden daha önemli olduğunun bilincine varmak zorunda. Bunun için de BT güvenlik uzmanlarının şirket ağında güvenlik perspektifinden neler olup bittiğine dair net bir içgörü elde etmek için saldırı tespit sistemi (IDS) veya saldırı önleme sistemi (IPS) gibi hareket edebilen, ağ güvenliğini izleme (NSM) ve çevrimdışı paket yakalama (pcap) kapasitesine sahip açık kaynaklı bir tespit motoru olan Suricata gibi farklı veri akışlarıyla çalışabilmeleri gerekiyor.</p>
<p>&#8216;Olay Müdahalesi ve Tehdit Avcılığı için Suricata&#8217; (Suricata for Incident Response and Threat Hunting), Kaspersky Uzmanlık Eğitimi portföyünde Suricata üzerinde uzmanlaşmak için gerekli tüm becerileri kapsayan yeni bir eğitime karşılık geliyor. Söz konusu eğitim, ağ protokolleri ve Suricata kurallarının yapısı hakkındaki temel bilgilerden bunların nasıl yazılacağına dair daha gelişmiş özelliklere varan pek çok konuyu içeriyor. Programa katılanlar saldırılara karşı gerçek zamanlı olarak yanıt vermek için çerçevelerin nasıl kullanılacağına dair derin bir anlayış kazanmanın yanı sıra şüpheli trafiği analiz etmeyi ve yanlış pozitifleri belirlemeyi öğrenecekler. Teorik temellere ek olarak, kurs programında katılımcılara gerçek tehditlere dayanan pratik vakalar da sunuluyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Uygulamalı sanal laboratuvarlar</strong></p>
<p>Eğitim hem güvenlik politikalarını güçlendirmeyi amaçlayan şirketler hem de tehdit avcılığı alanında kariyerlerini ilerletmek isteyen bireysel katılımcılar için büyük fayda sağlıyor.</p>
<p>İyi yapılandırılmış videolar ve uygulamalı sanal laboratuvarlar öğrenmenin etkili olmasını sağlarken, isteğe bağlı format eğitime kendi temposunda devam etmek isteyenler için mükemmel bir fırsat sunuyor. Kaspersky Baş Güvenlik Araştırmacısı (GReAT) Tatyana Shishkova&#8217;nın rehberliğinde edindikleri bilgileri hemen uygulamaya koyan katılımcılar, kendilerini yüksek kaliteli tehdit avlama becerileriyle donatma şansı yakalayacak.</p>
<p>Kaspersky Baş Güvenlik Araştırmacısı (GReAT) <strong>Tatyana Shishkova</strong>, şunları söylüyor: <em>&#8220;Bu eğitimde Suricata’ya dair tüm deneyimlerimizi bir araya getirmeye çalıştık. Böylece Suricata&#8217;nın nasıl etkili bir şekilde kullanılacağına dair en yararlı ipuçlarını ve önerileri tehdit avcılığı konusundaki becerilerini geliştirmek isteyenlerin kullanımına sunduk. Kuralların nasıl yazılacağını ve ağ trafiğinin nasıl analiz edileceğini katılımcılarla birlikte adım adım inceliyoruz. Bunun dinleyicilerimizin sürekli gelişen tehdit ortamından bir adım önde olmalarına yardımcı olacağını umuyoruz.&#8221;</em> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-yeni-olay-mudahalesi-ve-tehdit-avciligi-icin-suricata-cevrimici-siber-guvenlik-egitimini-baslatti-391434">Kaspersky yeni &#8216;Olay Müdahalesi ve Tehdit Avcılığı için Suricata&#8217; çevrimiçi siber güvenlik eğitimini başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İtfaiye&#8217;den olay yeri yönetimi eğitimleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/itfaiyeden-olay-yeri-yonetimi-egitimleri-379966</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Jun 2023 23:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimleri]]></category>
		<category><![CDATA[itfaiyeden]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[yeri]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=379966</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli İtfaiyesi’nin hizmet kalitesini arttırması için kurum içi eğitimleri devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/itfaiyeden-olay-yeri-yonetimi-egitimleri-379966">İtfaiye&#8217;den olay yeri yönetimi eğitimleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli İtfaiyesi’nin hizmet kalitesini arttırması için kurum içi eğitimleri devam ediyor.</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, müdahale, denetim ve eğitim hizmetleri ile vatandaşların 7 gün 24 saat hizmetinde. 6 Şubat’ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli iki büyük deprem sonrası gerçekleştirdiği başarılı arama ve kurtarma faaliyetleri ile adından söz ettiren Büyükşehir İtfaiyesi, hizmet kalitesinin artırılması adına personeline yönelik hizmet içi eğitimlerine devam ediyor. Bu kapsamda Amir ve Amir Yardımcısı pozisyonlarında görev alan personele yönelik geçtiğimiz aylarda başlayan “Olay Yeri Yönetimi ve Komuta İşleyişi” eğitim programı devam ediyor.</p>
<p><b>İTFAİYE EĞİTİMLERİ</b></p>
<p>Müdahale operasyonlarının ve yönetim süreçlerinin daha etkin ve koordine bir biçimde yürütülebilmesi adına, Amir ve Amir Yardımcısı pozisyonlarında görev alan personellere “Olay Yeri Yönetimi ve Komuta İşleyişi” eğitimi veriliyor. Büyükşehir İtfaiyesi İtfaiye Önleme ve Eğitim Şube Müdürlüğü İtfaiye Eğitim Birimi (KOBİTEM) tarafından verilen eğitimlerde Olay Yerinde Organizasyon, Olay Risk Yönetimi, Komuta Yeterliliği, Dinamik Risk Değerlendirmesi, Risk Kontrol Tedbirleri, Disiplin Risk İlişkisi, Müdahale Basamakları, Tabyalama (Konumlandırma), Liderlik Kapasiteleri, Karar Alma ve Yürütme, Olay Yeri Sektörleme (Bölgeselleştirme), Müdahale Çeşitleri ve Multidisipliner Yaklaşım başta olmak üzere çeşitli konularda bilgiler verildi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/itfaiyeden-olay-yeri-yonetimi-egitimleri-379966">İtfaiye&#8217;den olay yeri yönetimi eğitimleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
