<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>öksürürken | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/oksururken/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/oksururken</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 22 May 2026 11:28:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>öksürürken | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/oksururken</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Öksürürken, gülerken veya hapşırırken…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oksururken-gulerken-veya-hapsirirken-637350</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 11:28:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[gülerken]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hapşırırken]]></category>
		<category><![CDATA[İdrar Kaçırma]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[öksürürken]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tipi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637350</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde milyonlarca kadının ortak kabusu idrar kaçırma… Ancak utanıldığı ya da yaşlılık belirtisi olarak görüldüğü için pek çok kadın bu soruna “dur” diyemiyor, saklamayı tercih ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oksururken-gulerken-veya-hapsirirken-637350">Öksürürken, gülerken veya hapşırırken…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde milyonlarca kadının ortak kabusu idrar kaçırma… Ancak utanıldığı ya da yaşlılık belirtisi olarak görüldüğü için pek çok kadın bu soruna “dur” diyemiyor, saklamayı tercih ediyor. Kadınların yarısını sosyal hayattan kopararak eve hapseden idrar kaçırma sorunu anksiyete ve depresyonu da beraberinde getiren ciddi bir psikolojik yıkıma dönüşebiliyor. Konunun toplumda bir tabu olarak görülmesinin tedavi sürecini geciktirdiğini belirten <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Baki Erdem</strong>, “İdrar kaçırma kesinlikle katlanılması gereken bir kader ya da yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir; evden çıkarken ped bağımlısı olmak istemiyorsanız, ilk belirtide uygulayabileceğiniz ve hayatınızı geri kazanmanızı sağlayacak çok basit ve etkili çözüm yolları var” diyor.<em> </em></p>
<p><strong>Yaşlılık hastalığı olarak görüyor, hekime başvurmuyorlar!</strong></p>
<p>Tıbbi adıyla &#8220;üriner inkontinans&#8221; olarak bilinen kadınlarda idrar kaçırma, dünya genelinde milyonlarca kadının hayatını kabusa çeviriyor. İstem dışı bir sağlık sorunu olan idrar kaçırma Uluslararası Kontinans Topluluğu (ICS) tarafından &#8220;sosyal ve hijyenik problem oluşturan durum&#8221; olarak tanımlanıyor. </p>
<p>İdrar kaçırma sorununun sanıldığı gibi sadece ileri yaş grubunu etkilemediğini, her yaş grubu kadının kapısını çalabildiğini belirten <strong>Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Baki Erdem, </strong>“Her 3 kadından 1’i hayatlarının bir döneminde bu problemle mutlaka yüzleşiyor.<strong> </strong>Özellikle hamilelik ve doğum süreçlerini atlatmış, menopoz dönemine adım atmış, fazla kilo kontrolünde zorlanan ya da pelvik taban desteği zayıflamış kadınlarda risk çok daha belirgin şekilde artıyor. Ancak buna rağmen kadınların büyük bir çoğunluğu utandığı, çekindiği ya da idrar kaçırmayı yaşlanmanın doğal ve kaçınılmaz bir sonucu olarak gördüğü için hekime başvurmaktan kaçınıyor” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>&#8220;Sadece fiziksel değil, psikolojik bir deprem yaratıyor&#8221;</strong></p>
<p>İdrar kaçırmanın gizli bir sosyal izolasyon sürecini tetiklediğini belirten Prof. Dr. Baki Erdem, &#8220;Hastalar zaman içerisinde hayatlarını idrar kaçırma riskine göre planlamaya başlıyor. Sosyal ortamlardan, arkadaş toplantılarından hızla uzaklaşıyorlar. Spor ve egzersiz yapmaktan, hatta dışarıda uzun yürüyüşlere çıkmaktan bile kaçınır hale geliyorlar. Günlük yaşam aktivitelerinin bu şekilde kısıtlanması, uzun vadede ciddi bir özgüven kaybını, anksiyeteyi ve depresyonu beraberinde getiriyor&#8221; diyor. </p>
<p><strong>Öksürürken bile tetiklenebiliyor!</strong></p>
<p>İdrar kaçırmanın farklı alt türleri olduğunu ve tedavinin de bu alt tiplere göre belirlendiğini ifade eden <strong>Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Baki Erdem, </strong>“Kadınlarda en sık görülen stres tipi idrar kaçırmadır. Ancak bu sanılanın aksine psikolojik stresle değil, fiziksel basınçla ilgilidir.<strong> </strong>Öksürme, hapşırma, gülme, merdiven çıkma veya egzersiz yapma gibi anlarda karın içi basıncın artmasıyla istem dışı gerçekleşir. Stres tipi dışında sıkışma tipi ve karışık tip idrar kaçırma tipleri ise aniden gelen ve durdurulamaz bir tuvalet hissiyle kendini gösterir.<em> </em>Kadınlar bu nedenle sürekli günlük ped kullanma ihtiyacı hisseder. Sürekli ped kullanmak zorunda kalmak bile tek başına bir kadının sosyal özgürlüğünü elinden alan ciddi bir yüktür” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Doğru teşhis için detaylı inceleme şart</strong></p>
<p>Tedavinin başarısının, idrar kaçırmanın türünü doğru belirlemekten geçtiğini ifade eden <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Baki Erdem</strong>, <em>“</em>Başarılı bir tedavi için ilk adım, hastanın ayrıntılı öyküsünü dinlemek ve fiziki muayenesini yapmaktır. Gerekli görülen durumlarda durumlarda idrar tahlili, ultrasonografi, hastanın kendi tuvalet alışkanlıklarını kaydettiği idrar günlüğü, ped testi ve ürodinamik incelemeler gibi ileri yöntemlere başvuruyoruz. Özellikle karmaşık ve dirençli vakalarda mesane fonksiyonlarının ayrıntılı değerlendirilmesi bize en doğru tedavi haritasını veriyor&#8221; ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><strong>Evde Uygulanabilecek 4 Hayati Adım</strong></p>
<p>İdrar kaçırma tedavisinde ilk basamakta cerrahi müdahaleye gerek kalmadan yaşam tarzı değişiklikleri ile ilerleme sağlanabildiğini belirten <strong>Prof. Dr. Baki Erdem</strong> evde uygulanabilecek 4 önemli yöntemi sıralıyor. </p>
<p><strong>1. Kilo Kontrolü:</strong> Fazla kilo, mesane ve pelvik taban kasları üzerine sürekli bir baskı uygular. Kilo kontrolü sağlamak, karın içi basıncı azaltarak idrar kaçırma şikayetlerini ciddi oranda hafifletiyor. </p>
<p><strong>2. Pelvik Taban ve Kegel Egzersizleri:</strong> Özellikle hafif ve orta dereceli vakalarda, leğen kemiği tabanındaki kasları güçlendiren Kegel egzersizleri düzenli yapıldığında yüz güldürücü ve son derece etkili sonuçlar veriyor. </p>
<p><strong>3. Kabızlığın Önlenmesi:</strong> Kronik kabızlık ve tuvalette sürekli ıkınmak, pelvik kaslarını zamanla yıpratır ve zayıflatır. Lifli beslenme ve doğru tuvalet alışkanlıkları bu süreci durdurmada kritik rol oynuyor. </p>
<p><strong>4. Zararlı Alışkanlıklardan Uzaklaşmak:</strong> Sigara kullanımı kronik öksürüğe yol açarak mesane üzerindeki baskıyı (stres tipini) doğrudan tetikler. Sigaranın bırakılması tedaviyi doğrudan olumlu etkiliyor. </p>
<p><strong>Cerrahi tedavi gerekebilir</strong></p>
<p>Egzersiz ve yaşam tarzı değişikliklerinin yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi seçeneklerin mümkün olduğunu ifade eden <strong>Prof. Dr. Baki Erdem</strong>, “Özellikle &#8216;sıkışma tipi&#8217; idrar kaçırma problemlerinde etkili ilaç tedavilerinden çok büyük oranda faydalanıyoruz. İleri derece &#8216;stres tipi&#8217; vakalarda ise cerrahi tedaviyi gündeme alıyoruz. Günümüzde uyguladığımız ve uluslararası kılavuzlarda da &#8216;altın standart&#8217; kabul edilen midüretral sling (askı) operasyonları, minimal invaziv özellikleri ve yüksek başarı oranları sayesinde hastalarımızı aynı gün ayağa kaldırabiliyor” diyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oksururken-gulerken-veya-hapsirirken-637350">Öksürürken, gülerken veya hapşırırken…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öksürürken kasıkta beliren şişliğe dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oksururken-kasikta-beliren-sislige-dikkat-565449</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 09:23:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beliren]]></category>
		<category><![CDATA[bulgular]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[fıtık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[kasık]]></category>
		<category><![CDATA[kasıkta]]></category>
		<category><![CDATA[öksürürken]]></category>
		<category><![CDATA[şişliğe]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565449</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada 20 milyon kişi fıtık tedavisi için ameliyat oluyor. Çok sık görülen fıtık sorununun birçok nedeni olduğunu söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özgen Işık, kasık fıtığının tüm fıtıkların yüzde 75’ini oluşturduğunu belirterek, “Fıtık boyutu artmadan ve sıkışmadan yapılacak planlı cerrahi iyileşme süresini kısaltır, nüks riskini azaltır” diyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oksururken-kasikta-beliren-sislige-dikkat-565449">Öksürürken kasıkta beliren şişliğe dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada 20 milyon kişi fıtık tedavisi için ameliyat oluyor. Çok sık görülen fıtık sorununun birçok nedeni olduğunu söyleyen <strong>Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özgen Işık,</strong> kasık fıtığının tüm fıtıkların yüzde 75’ini oluşturduğunu belirterek, “Fıtık boyutu artmadan ve sıkışmadan yapılacak planlı cerrahi iyileşme süresini kısaltır, nüks riskini azaltır” diyor. Karın duvarındaki zayıf bir noktadan çıkan kasık fıtığı, başlangıçta hafif şişlik ve rahatsızlık hissiyle kendini belli edebiliyor. Ancak ilerleyen aşamalarda bu masum başlangıç, bağırsak delinmesi ve karın içi enfeksiyon gibi ölümcül tablolara yol açabiliyor. Dünya genelinde yılda 20 milyondan fazla, ABD’de ise 700 binden fazla karın duvarı fıtığı ameliyatı yapılıyor. Türkiye’de de kasık fıtığının cerrahların en sık gördükleri hastalıklar arasında olduğunu söyleyen<strong> Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özgen Işık,</strong> özellikle erkeklerde görülme  oranının kadınlara göre 25 kat fazla olduğunu ve risk faktörleri arasında ağır işlerde çalışma, kontrolsüz spor ve bazı kronik hastalıkların yer aldığını ifade ediyor.</p>
<p><strong>Fıtık en çok kasık bölgesinde görülüyor</strong></p>
<p>Fıtığın Latince &#8216;yırtılma&#8217; kelimesinden türetildiğini ve bir organ ya da dokunun çevresinde bulunan duvarlardaki kusurdan dışarı çıkması olarak tanımlandığı bilgisini veren Prof. Dr. Özgen Işık, &#8220;Vücudun farklı bölgelerinde görülebilir, ancak en sık karın duvarı ve kasık bölgesinde oluşur. Kasık fıtığı erkeklerde kadınlara oranla 25 kat daha sık görülür. Bunun nedeni, anne karnındaki gelişim sırasında testislerin karın boşluğundan kasık kanalına inişinin karın duvarında zayıf noktalar bırakmasıdır. Ayrıca, ağır fiziksel işlerde çalışmak ve ağır yük kaldırmak gibi eforlar da riski artırır. Kasık fıtığı yaşamın belirli dönemlerinde daha sık görülür. Çocukluk çağı, 30’lu-40’lı yaşlar ve 70-80’li yaşlar en sık görüldüğü dönemlerdir” diyor.</p>
<p><strong>Belirtiler sinsi olabilir</strong></p>
<p>Kasık fıtığı belirtileri çok hafif ve silik bulgulardan oldukça şiddetli bulgulara kadar değişkenlik gösterebildiği gibi hiç belirti görülmediği durumlar da söz konusu olabiliyor. Kasık fıtıklarının önemli bir kısmı rutin hekim muayenesinde tesadüfen saptanıyor. Bulguların değişkenliğini kasık fıtığından dışarıya sarkan içeriğin belirlediğini söyleyen Prof. Dr. Özgen Işık, şu bilgileri veriyor: “Karın içerisindeki organlardan ince bağırsaklar, kalın bağırsak, idrar kesesi (mesane), karındaki yağ dokuları, nadiren apendiks ve kadın hastalarda yumurtalık, kasık fıtığından sarkabilir. Erken  bulgular; kasık bölgesinde ıkınma, ayağa kalkma, öksürme ile belirginleşen şişlik, hafif ağrı olabileceği gibi, ilerleyen aşamalarda sarkan organın fıtık içerisinde sıkışmasına bağlı olarak kasıkta belirginleşen şişliğin geçmemesi, bu şişlik üzerinde şiddetli ağrı ve kızarıklık, bulantı-kusma, karında yaygın şişlik, ateş, idrar yaparken ağrı ve idrarı tam boşaltamama hissi gibi acil müdahale gerektiren bulgular da gelişebilmektedir.”</p>
<p><strong>Kapalı yöntemle hızlı iyileşme sağlanıyor</strong></p>
<p>Kasık fıtıklarının tedavisinde cerrahinin ön plana çıktığını söyleyen Prof. Dr. Özgen Işık, &#8216;Semptomatik kasık fıtıklarında ameliyatsız tedavinin önerilmediğine dikkat çekiyor. Korselerin sadece ağrıyı azaltabileceğini, ancak fıtığı tedavi etmeyeceğini vurguluyor. Kalıcı çözümün ameliyat olduğunu belirten Prof. Dr. Özgen Işık, günümüzde laparoskopik ameliyatların tercih edilmesinin nedenini şu şekilde açıklıyor: “Kapalı (laparoskopik) yöntemle 3 küçük kesiden girilerek yapılan onarım, ağrının daha az olması, iyileşmenin hızlı gerçekleşmesi ve işe dönüş süresinin kısalması gibi avantajlar sağlar. Ameliyat sonrası 1 gün hastanede kalınır, hafif işlere 1 haftada, tam aktiviteye 6-8 haftada dönülür.”</p>
<p><strong>Nüks ihtimali olabiliyor</strong></p>
<p>Ameliyat olan hastalarda tüm teknikler dahil edildiğinde nüks oranı yüzde 1 ile 10 arasında değişiyor. Ancak modern sentetik yama teknikleriyle bu oran çok daha düşüyor.  Nükslerin yarısından fazlası ise ameliyat sonrasında ilk 3 yılda görülüyor.</p>
<p><strong>Korunmak için bunlara dikkat!</strong></p>
<p>Kasık fıtığını önlemek için bazı yaşam kurallarına dikkat etmek gerekiyor. Bunların başında kilo kontrolü ve düzenli egzersiz geliyor. Böylece karın duvarı yapıları güçleniyor. Ancak kontrolsüz ve aşırı zorlayıcı egzersiz ile çalışma koşulları ise fıtık oluşumuna zemin hazırlıyor. Ayrıca kronik kabızlığın, solunum yolu hastalıklarının, prostat hastalıklarının, karın içi basıncını artıran önemli hastalıkların kasık fıtığı oluşumuna neden olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Özgen Işık, “Tedavi edilmemeleri halinde kasık fıtığının gelişmesine yol açabileceklerinden bu hastalıkların tedavisi hem kişinin sağlığına kavuşması hem de fıtıktan uzak kalması açısından önemlidir” diyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oksururken-kasikta-beliren-sislige-dikkat-565449">Öksürürken kasıkta beliren şişliğe dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
