<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ogün | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ogun/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ogun</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Mar 2026 07:23:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ogün | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ogun</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den &#8220;bayramda porsiyon kontrolü&#8221; uyarısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-bayramda-porsiyon-kontrolu-uyarisi-621895</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Mar 2026 07:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayramda]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[erdem]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[porsiyon]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621895</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Anne Şehir Merkezi Diyetisyeni Nefise Erdem, Ramazan Bayramı öncesinde sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda önemli tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-bayramda-porsiyon-kontrolu-uyarisi-621895">Büyükşehir&#8217;den &#8220;bayramda porsiyon kontrolü&#8221; uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Anne Şehir Merkezi Diyetisyeni Nefise Erdem, Ramazan Bayramı öncesinde sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda önemli tavsiyelerde bulundu. Erdem, “Ramazan Bayramı’nda artan tatlı ve hamur işi tüketimine dikkat etmeliyiz. İkram porsiyonlarını mümkün olduğunca küçük tutmalıyız” dedi.</p>
<p><b>“BESLENME DÜZENİNDE ANİ DEĞİŞİKLİĞE DİKKAT”</b></p>
<p>Ramazan Bayramı’nda beslenme düzeninde ani değişikliklerin sindirim sistemini zorlayabileceğine dikkat çeken Büyükşehir Belediyesi Diyetisyeni Nefise Erdem, Ramazan boyunca azalan öğün sayısını bir anda artırmamak gerektiğini belirtti. Erdem, “Güne hafif ve dengeli bir kahvaltıyla başlamanın sindirim sistemine yardımcı olacaktır. Uzun süreli açlık sonrası metabolizmayı yormamamız gerekiyor. Öğünlerimizde ise kızartmalar yerine haşlama ve fırın yemeklerini tercih etmeliyiz. Öğünlerimizde ayrıca dengeli ve yeterli olacak şekilde taze sebze, meyve, sağlıklı yağlara, kaliteli proteinlere yer vermeliyiz” dedi.</p>
<p><b>“İKRAM PORSİYONLARINI KÜÇÜK TUTMALIYIZ”</b></p>
<p>Sahur alışkanlığının gece yeme alışkanlığına dönüşmemesi gerektiğini belirten Erdem, “Vücudumuz sahurdan dolayı bir alışkanlık kazanabilir. Bu alışkanlığımız gece yeme alışkanlığına dönüşmemeli. Uyumadan en az 3-4 saat önce besin alımını sınırlandırmalıyız. Bayramda ayrıca artan tatlı ve hamur işi tüketimine dikkat etmeliyiz. İkram porsiyonlarını mümkün olduğunca küçük tutmalıyız” açıklamasında bulundu.</p>
<p><b>“GÜNDE 2-3 LİTRE SU TÜKETİLMELİ”</b></p>
<p>Ramazan boyunca değişen öğün saatlerinin bayramla birlikte normale dönmesi gerektiğini belirten Erdem, “Kahvaltı atlanmamalı, gün içinde 3 ana öğün ve ara öğünler tercih edilmelidir. Ramazan sonrası vücudun yeniden su dengesini sağlaması için günlük en az 2- 3 litre su içilmesi gerekiyor. Bunun yanında bayram ziyaretleri sırasında kısa yürüyüşler yapmak, sindirimi destekler ve kilo kontrolüne yardımcı olur. Kan şekerimizi hızlı yükselten gazlı içeceklerden uzak durmalıyız” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-bayramda-porsiyon-kontrolu-uyarisi-621895">Büyükşehir&#8217;den &#8220;bayramda porsiyon kontrolü&#8221; uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayramı keyifli geçirmek için beslenmeye dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayrami-keyifli-gecirmek-icin-beslenmeye-dikkat-621387</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 09:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeye]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[geçirmek]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hülya]]></category>
		<category><![CDATA[keyifli]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621387</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, Ramazan sonrası bayram döneminde beslenme ve öğün düzeninin değişmesi ile porsiyon kontrolü ve tatlı tüketimi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrami-keyifli-gecirmek-icin-beslenmeye-dikkat-621387">Bayramı keyifli geçirmek için beslenmeye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, Ramazan sonrası bayram döneminde beslenme ve öğün düzeninin değişmesi ile porsiyon kontrolü ve tatlı tüketimi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Bayramda eski yeme düzenine geçiş bilinçli olmalı!</strong></p>
<p>Ramazan ayı boyunca değişen öğün saatleri ve azalan gündüz beslenmesiyle birlikte vücudun farklı bir ritme adapte olduğunu aktaran Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bayramla birlikte eski düzene dönerken ani ve kontrolsüz bir geçiş yapmak yerine, süreci bilinçli yönetmek sindirim sistemi, kilo kontrolü ve genel iyilik hali açısından önemlidir.” dedi.</p>
<p>Bayramda yeni düzene alışmak için önerilerde bulunan Hülya Yiğit İspiroğlu, “İlk olarak güne dengeli bir kahvaltıyla başlayın. Uzun açlık döneminin ardından bayram sabahına şerbetli tatlılar ve hamur işleriyle başlamak kan şekeri dalgalanmalarına neden olabilir. Yumurta, az tuzlu peynir, zeytin, bol yeşillik, söğüş sebzeler ve tam tahıllı ekmek içeren bir kahvaltı daha dengeli bir başlangıç sağlar. Reçel ve bal gibi basit şeker kaynaklarını küçük porsiyonlarla sınırlandırmak faydalıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Vücudu bir anda sık ve ağır öğünlere zorlamak sindirim sorunlarına yol açabilir! </strong></p>
<p>Tatlının yasaklanmaması ancak porsiyon yönetimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bayramda şerbetli ve hamur işi tatlıların aşırı tüketimi; kan şekeri dengesizliği, mide-bağırsak sorunları ve kilo artışı riskini artırabilir. Özellikle karın çevresi yağlanması kalp-damar hastalıkları açısından risk faktörüdür. Tatlı tüketilecekse ana öğün sonrasında ve tadım porsiyonunda tercih edilmeli; mümkünse sütlü veya meyve bazlı seçenekler seçilmelidir.” dedi.</p>
<p>Öğün düzeninin adım adım artırılması ve su tüketiminin ihmal edilmemesi konularına değinen<strong> </strong>Hülya Yiğit İspiroğlu, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ramazan boyunca iki öğüne alışan vücudu bir anda sık ve ağır öğünlere zorlamak sindirim şikâyetlerine yol açabilir. Bayramla birlikte ara öğünleri yoğurt, taze meyve veya çiğ kuruyemiş gibi dengeli seçeneklerle eklemek; gece oluşan şeker isteğini azaltmaya yardımcı olur.</p>
<p>Bayramda artan şeker tüketimi iştah kontrolünü zorlaştırabilir. Günlük sıvı ihtiyacını (yaklaşık kilo başına 30–35 ml) karşılamak hem ödem kontrolüne hem de tokluk hissine katkı sağlar. Ana öğünleri yatmadan en az 4–5 saat önce tamamlamak da sindirim açısından önemlidir.”</p>
<p><strong>Amaç mükemmel olmak değil, dengeyi kaybetmeden keyifli ve sağlıklı bir geçiş süreci yaşamak! </strong></p>
<p>Günlerin uzaması ve gün ışığının artmasının, sirkadiyen ritmin yeniden düzenlenmesi için önemli bir fırsat olduğunun da altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sabah saatlerinde yapılacak hafif tempolu yürüyüşler hem sindirimi destekler hem de metabolik dengeyi güçlendirir.” dedi.</p>
<p>Ramazan boyunca azalan gündüz hareketliliğini artırmanın, kilo kontrolü açısından destekleyici olduğunu yineleyen Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bayram birkaç gün sürer; ancak beslenme alışkanlıkları uzun vadeli sonuçlar doğurur. Amaç mükemmel olmak değil, dengeyi kaybetmeden keyifli ve sağlıklı bir geçiş süreci yaşamaktır.” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrami-keyifli-gecirmek-icin-beslenmeye-dikkat-621387">Bayramı keyifli geçirmek için beslenmeye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan&#8217;da sahur &#8220;altın değerinde&#8221; bir öğün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanda-sahur-altin-degerinde-bir-ogun-616935</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 10:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[değerinde]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616935</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimler Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Müge Arslan, Ramazan’da yapılan beslenme hatalarını anlattı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-sahur-altin-degerinde-bir-ogun-616935">Ramazan&#8217;da sahur &#8220;altın değerinde&#8221; bir öğün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimler Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Müge Arslan, Ramazan’da yapılan beslenme hatalarını anlattı.<strong> </strong></p>
<p><strong>Uzun süreli açlık sonrası mideye yüklenmeyin</strong></p>
<p>Ramazan’da beslenme düzeninin tamamen değiştiğini belirten Prof. Dr. Müge Arslan, “İnsan yaşamında bazı özel dönemler vardır, Ramazan ayı bunların en önemlilerindendir. Çünkü beslenme şekli tamamen değişir. Uzun süreli bir açlık sonrası iftarla birlikte o açlık sonlandırılır. Bu nedenle iftar öğünü en önemli öğündür. Ancak aç olan mide zaten asit salgılamış durumdadır. Hızlı ve yüksek miktarda besin alımı ciddi mide sorunlarına yol açabilir.” dedi.</p>
<p>İftara suyla başlanmasının en doğru tercih olduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, “Uzun süreli dehidrasyon söz konusu olduğu için iftarın suyla açılması en doğru tercihtir. Açlık süresince mide asit salgılamaya devam ettiği için, iftar anında hızlı ve yüksek miktarda besin tüketmek ciddi sindirim sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle iftara hafif bir çorba ya da geleneksel olarak sofralarda yer alan mantı gibi nispeten hafif bir seçenekle başlanabilir. İftarı açtıktan sonra mutlaka kısa bir ara verilmesi önerilir. Çorba veya ölçülü iftariyeliklerin ardından 15–20 dakikalık bir mola sindirime zaman tanır. Bu süreçte namaz kılınabilir ya da sofradan kısa süreliğine uzaklaşılabilir. İftariyeliklerde de porsiyon kontrolü önemlidir. Peynir ince bir dilim olacak şekilde tüketilmeli; sucuk ve pastırma gibi ürünler ise abartılmamalıdır. Amaç, uzun süreli açlık sonrası mideyi yormadan sindirime geçişi sağlamaktır. Aranın ardından zeytinyağlılar veya sebze yemekleri tercih edilebilir. Hemen ağır ana yemeklere, özellikle et ve yoğun protein içeren yemeklere geçilmesi önerilmez. Sindirim sistemine kademeli olarak uyum sağlatıldıktan sonra ana yemeklere geçilmesi daha sağlıklı bir iftar düzeni oluşturacaktır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tatlı yasak değil, doğru tercih önemli</strong></p>
<p>Ramazan’da tatlı tüketiminin tamamen yanlış olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Arslan, “Uzun süreli açlıklarda en önemli noktalardan biri, besinlerin hızlı tüketilmemesi ve doğru tercihler yapılmasıdır. Hem yeme hızı hem de tüketilen besinin türü sindirim sağlığı açısından belirleyicidir. Tatlı konusu ise genellikle yanlış anlaşılıyor. Tatlıya tamamen karşı çıkmak doğru değildir; tatlı beslenmede yer alabilir. Ancak burada belirleyici olan, hangi tatlının ve ne miktarda tüketildiğidir. Ramazan sofralarında sıklıkla şerbetli ve hamurlu tatlılara yer verildiğini görüyoruz. Oysa bunun yerine sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Güllaç, sütlaç, tavukgöğsü veya su muhallebisi gibi şeker ve şerbet içeriği daha düşük seçenekler daha uygun alternatiflerdir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Hızlı yemek, gereğinden fazla tüketmeye ve sindirim sorunlarına yol açar</strong></p>
<p>Ramazan’da yapılan en büyük hatalardan birinin de ezanla birlikte yemeğe hızlı ve kontrolsüz bir şekilde başlanması olduğunu söyleyen Prof. Dr. Arslan, “Oysa hem ana yemekler hem de tatlılar yavaş ve iyi çiğnenerek tüketilmelidir. Çünkü besin ağza alındıktan yaklaşık 15 dakika sonra tokluk hissi beyne ulaşır. Hızlı yemek, gereğinden fazla tüketmeye ve sindirim sorunlarına yol açar. ‘Ramazan kilo aldırır’ ya da ‘oruç mideyi bozar’ şeklindeki yaygın inanışlar doğru değildir. Asıl önemli olan, nasıl beslendiğiniz, neyi tercih ettiğiniz ve ne hızda tükettiğinizdir. Yavaş ve dengeli beslenmek hem sindirime zaman tanır hem de uzun süreli açlık sonrası oluşabilecek kan şekeri dalgalanmalarının dengelenmesine yardımcı olur.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sahur altın değerinde</strong></p>
<p>Sahurun atlanmaması gerektiğini özellikle vurgulayan Prof. Dr. Müge Arslan, “Sahurun tamamen atlanmasındansa, gece 12–01 gibi geç saatlerde de olsa bir öğün yapılmasını tercih ediyoruz. Çünkü Ramazan’da 8–10 hatta 12 saate varan uzun süreli açlık söz konusu oluyor ve bu süreçte kan şekeri dengesinde ciddi dalgalanmalar yaşanabiliyor. Bu nedenle sahur, adeta ‘altın değerinde’ bir öğündür ve mutlaka yapılmasını öneriyoruz” dedi.</p>
<p>Uyku nedeniyle sahura kalkmanın zor olabildiğini belirten Prof. Dr. Arslan, sağlıklı bir oruç süreci için bu öğünün ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti. Sahurda hafif, mideyi yormayan ve kan şekerini dengeleyen besinlerin tercih edilmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Arslan, “Kahvaltı tarzı bir öğün iyi bir seçenek olabilir. Peynir, yumurta veya omlet, zeytin, yeşillikler ve 1–2 dilim ekmek dengeli bir alternatif sunar. Daha yemek tarzında bir tercih yapmak isteyenler için çorba ya da zeytinyağlılar uygun olabilir. Pratik bir seçenek arayanlar ise yoğurt içine yulaf, meyve ve badem ekleyerek doyurucu ve dengeleyici bir öğün hazırlayabilir.” diye konuştu.</p>
<p>Sahura kalkamayan kişiler için ise hiç yememektense hafif bir alternatifin tercih edilmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Arslan, en azından gece geç saatlerde küçük bir öğün tüketmenin daha doğru olacağını ifade etti.</p>
<p><strong>İftar ile sahur arasında su tüketimine dikkat</strong></p>
<p>Sıvı tüketiminin önemine de değinen Prof. Dr. Arslan, iftardan sahura kadar geçen sürede yeterli su alınması<strong> </strong>gerektiğini söyledi ve “Uzun süreli susuzluk nedeniyle dehidratasyon gelişir. Bireysel farklılıklar olmakla birlikte en az 2 litre su tüketilmesini öneriyoruz.” dedi.</p>
<p>İftarda şekerli ve şerbetli içecekler yerine su ve ayranın tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Arslan, bu tür içeceklerin kan şekeri dengelendikten sonra ve sınırlı miktarda tüketilmesinin daha uygun olacağını vurguladı.</p>
<p>Çay ve kahvenin ölçülü tüketilebileceğini ancak aşırı tüketimin kalp atım hızını artırabileceğini ifade eden Prof. Dr. Arslan, özellikle tansiyon ve kalp-damar hastalığı olanların dikkatli olması gerektiğini kaydetti.</p>
<p><strong>Kilo artışı, Ramazan’dan ziyade besin tercihleri ve yaşam tarzıyla ilişkili</strong></p>
<p>Ramazan ayının tek başına kilo aldırdığı yönündeki inanışın doğru olmadığını söyleyen Prof. Dr. Arslan, “Kilo artışı, Ramazan’dan ziyade besin tercihleri ve yaşam tarzıyla ilişkilidir. Ramazan’da birçok kişi normal beslenme düzeninden farklı bir modele geçiyor. Uzun süreli açlığın ardından sofraya oturulduğunda, özellikle pide, ekmek, pilav ve makarna gibi karbonhidrat ağırlıklı besinler hızlı ve büyük porsiyonlarla tüketilebiliyor. Ancak boş mideye bir anda yüksek miktarda yemek yüklenmesi sindirim sistemine zaman tanımıyor ve mide rahatsızlıklarına yol açabiliyor. Ayrıca uzun süre düşük seyreden kan şekeri, hızlı ve yoğun karbonhidrat alımıyla aniden yükseliyor; ardından tekrar düştüğünde ise halsizlik, titreme ve yemekten sonra bitkinlik hissi ortaya çıkabiliyor. Sahura kalkmamak ya da sahurda ağır ve yüksek kalorili besinler tüketmek süreci olumsuz etkiler. Sahurda baklava, pilav, makarna ya da iftar kadar ağır bir öğün tüketmek elbette kilo alımına neden olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ramazan’da kilo almak bir yana, kilo vermek bile mümkün olabilir</strong></p>
<p>Sağlıklı bir Ramazan için iftarın kademeli yapılmasını öneren Prof. Dr. Müge Arslan, “Önce ölçülü iftariyelikler (peynir, zeytin, az miktarda pastırma gibi), ardından çorba ve kısa bir ara… Sonrasında salata veya hafif bir sebze yemeğiyle devam edilip, mideye sindirim için zaman tanındıktan sonra ana yemeğe geçilmelidir. Tatlı tercihi ise sütlü tatlılardan yana kullanılmalıdır. Ayrıca iftardan 1–2 saat sonra yapılacak 30–45 dakikalık bir yürüyüş hem sindirimi destekler hem de kilo kontrolüne katkı sağlar. Günümüzde iftar saatlerinin daha erken olması, akşam yürüyüşü için zaman da yaratmaktadır. Düzenli ve dengeli beslenme ile birlikte hafif fiziksel aktivite eklendiğinde, Ramazan’da kilo almak bir yana, kilo vermek bile mümkün olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-sahur-altin-degerinde-bir-ogun-616935">Ramazan&#8217;da sahur &#8220;altın değerinde&#8221; bir öğün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan&#8217;da en sık yapılan 7 beslenme hatası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanda-en-sik-yapilan-7-beslenme-hatasi-614410</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 10:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hatası]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[yapılan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614410</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayında günlük beslenme düzeni önemli ölçüde değişiyor. Uzun süren açlık saatleri, iftar ve sahurla sınırlanan öğünler vücudun alıştığı ritmi farklılaştırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-en-sik-yapilan-7-beslenme-hatasi-614410">Ramazan&#8217;da en sık yapılan 7 beslenme hatası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında günlük beslenme düzeni önemli ölçüde değişiyor. Uzun süren açlık saatleri, iftar ve sahurla sınırlanan öğünler vücudun alıştığı ritmi farklılaştırıyor. Bu bir aylık süreçte genel iyi yaşam alışkanlarına dikkat edilmesi hem fiziksel sağlığın korunmasına yardımcı oluyor hem de oruç tutarken yaşanan enerji kaybını en aza indiriyor. Ramazan döneminde bilinçli ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, özellikle iftar ve sahurda yapılan hataların gün boyu halsizlik, mide sorunları ve kan şekeri dalgalanmaları gibi problemlere yol açabileceğini belirterek dikkat edilmesi gereken 7 önemli noktaya parmak bastı.</p>
<p><strong>İftarı iki bölüme ayırın</strong></p>
<p>Sindirim problemlerinin en sık yaşandığı öğün genellikle iftar olur. Bunun en önemli nedeni, uzun süren açlığın ardından yemeğin çok hızlı tüketilmesi ve ara verilmeden devam edilmesidir. İftar sonrasında görülen hazımsızlık, şişkinlik, ağrı ve kramp gibi şikâyetleri azaltmak için iftarı iki aşamaya bölün. Önce çorba gibi hafif bir başlangıç yapın, ardından 15-20 dakika ara verip ana yemeğe geçin. Ana yemek sırasında lokmalarınızı yavaş yiyin ve iyice çiğneyin.</p>
<p><strong>Su tüketimini ideal seviyede tutun</strong></p>
<p>İftar ile sahur arasında geçen zaman diliminde toplamda 10-15 bardak su içmeye özen gösterin. Çay ve kahveyi fazla tüketmek su içme miktarını azaltabilir. Bu nedenle çay ve kahveyi bir fincanla sınırlandırmaya dikkat edin.</p>
<p><strong>Yemekten sonra vücudunuza sindirim için zaman tanıyın</strong></p>
<p>Yemek biter bitmez sindirim süreci başlar ve hemen ardından yapılan yürüyüş sindirim sorunlarına yol açıp reflüyü tetikleyebilir. Bu nedenle yürüyüş için en az 30 dakika bekleyin.</p>
<p><strong>Pide tüketiminde sıklığa dikkat edin</strong></p>
<p>İftar sofralarının vazgeçilmezi olan pideyi tüketirken hem miktara hem sıklığa dikkat edin. Avuç içi büyüklüğündeki bir parça pidenin bir dilim ekmeğe eş değer olduğunu unutmayın. Pideyi haftada 2–3 günle sınırlandırın, diğer günlerde tam buğday, çavdar ekmeği ya da bulgur gibi tam tahıllı seçenekleri ön planda tutun.</p>
<p><strong>Sahuru asla atlamayın</strong></p>
<p>Sahur ile iftar arasındaki uzun açlık süresini düşünerek bu öğünü atlamayın ve dengeli planlayarak sofrada; süt, yumurta ve peynir gibi tok tutan proteinlere, yanında tam tahıllı ekmeğe mutlaka yer verin. Bu sayede gün içinde tokluk süresini uzatabilir ve su tüketimiyle sıvı kaybını azaltabilirsiniz. Sahur yapmadığınızda ise kan şekeri düşüklüğü, baş ağrısı, halsizlik ve mide sorunları yaşayabileceğinizi unutmayın.</p>
<p><strong>İftar sonrası tatlı krizlerine dikkat </strong></p>
<p>İftardan sonra kan şekeri hızla yükselip düştüğünde tatlı isteği ortaya çıkabilir. Bu dengeyi sağlamak için iftardan 1-2 saat sonra bir ara öğün yapın. Ara öğünde 1-2 porsiyon meyve ile süt, kefir ya da yoğurt gibi süt grubuna yer verin. Böylece tatlı ihtiyacınızı dengeleyebilir ve Ramazan’da kilo artışının önüne geçebilirsiniz. Haftada 1-2 gün ise bu ara öğün yerine sütlü tatlı tercih edebilirsiniz.</p>
<p><strong>Kızartma ve aşırı yağlı yemeklerden uzak durun</strong></p>
<p>Ramazan’da iftar sofralarında kızartma, kavurma ve yağlı yemekler daha fazla tercih edilebiliyor. Uzun süren açlığın ardından bu tür besinleri tüketmek hazımsızlık, mide yanması ve reflü şikâyetlerini artırabiliyor ayrıca yorgunluk hissini tetikleyebiliyor. Bu nedenle yemekleri haşlama, ızgara ya da fırında pişirme yöntemleriyle hazırlamaya gayret gösterin.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-en-sik-yapilan-7-beslenme-hatasi-614410">Ramazan&#8217;da en sık yapılan 7 beslenme hatası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı bir Ramazan için doğru ve dengeli beslenme düzeni sağlanmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-ramazan-icin-dogru-ve-dengeli-beslenme-duzeni-saglanmali-613331</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 08:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besinler]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[dengeli]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[iftarda]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlanmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613331</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan’a sayılı günler kaldı. Ramazan’ın kendine özgü bir yaşam düzeni olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Ömer Turan, sahuru ihmal etmeden, iftarda porsiyon kontrolüne dikkat ederek, yeterli su tüketimi ve düzenli yürüyüşle Ramazan’ı hem sağlıklı hem de dengeli geçirmenin mümkün olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-ramazan-icin-dogru-ve-dengeli-beslenme-duzeni-saglanmali-613331">Sağlıklı bir Ramazan için doğru ve dengeli beslenme düzeni sağlanmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan’a sayılı günler kaldı. Ramazan’ın kendine özgü bir yaşam düzeni olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Ömer Turan, sahuru ihmal etmeden, iftarda porsiyon kontrolüne dikkat ederek, yeterli su tüketimi ve düzenli yürüyüşle Ramazan’ı hem sağlıklı hem de dengeli geçirmenin mümkün olduğunu söyledi.</p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Ömer Turan, yaklaşan Ramazan ayında doğru ve dengeli beslenme yöntemlerine ilişkin tavsiyelerde bulundu.</p>
<p>Ramazan ayında hayat akışı değişiyor</p>
<p>Ramazan ayının Müslümanların günün belirli saatlerinde oruç tutarak ruhen ve bedenen arınmayı amaçladıkları manevi bir ibadet dönemi olduğunu belirten Ömer Turan, “Normalde insanlar gündüz yemek yer ve çoğu sosyal aktiviteyi gündüz gerçekleştirirken Ramazan boyunca, coğrafi ve sosyoekonomik şartlara ve her ülkenin özel geleneklerine göre bu hayat akışı değişir. Dolayısıyla oruç tutan bir birey Ramazan&#8217;ın başında ve sonunda bir ay içinde iki kez hayatın gidişatına uyum sağlamaya çalışır. Bu açıdan Ramazan ayı, sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazanabilme açısından fırsata çevrilebilir. Enerji değeri yüksek ancak biyolojik kalitesi düşük besinlerin sıkça tüketildiği batı tipi beslenme örüntüsünden kaçınılarak bedenin gün boyunca ihtiyaç duyduğu sağlıklı besinlerin tercih edilmesiyle sağlığın ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi amaçlanabilir” diye konuştu.</p>
<p>Ramazan’da sağlıklı beslenme alışkanlıkları sürdürülmeli</p>
<p>Ramazan&#8217;da çeşitli nedenlerle metabolizmanın yavaşlayabileceğini kaydeden Ömer Turan, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesinin bu nedenle önemli olduğunu söyledi:</p>
<p>“Uzun süreli açlık, düzensiz uyku, iftarda aşırı yemek ve sahuru atlamak gibi yanlış uygulamalar hem metabolizmayı yavaşlatabilir hem de kontrolsüz vücut ağırlık artışına neden olabilir. Öğün sayısı ve besinlerin termik etkisinin azalması, yetersiz protein ve su tüketimi, açlık-tokluk hormon dengesinin bozulması ve düşük fiziksel aktivite düzeyi metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilen diğer faktörlerdendir. Tüm bu nedenlerden dolayı Ramazan’da sağlıklı beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır.”</p>
<p>Sahura kalkmamak kas kaybı riskini artırır</p>
<p>Sahura kalkmayıp yatmadan önce beslenmenin metabolizmanın yavaşlamasına neden olduğunu belirten Ömer Turan, “Ramazan’da vücut ağırlığı artışını önlemek amacıyla sahura kalkmayıp yatmadan hemen önce beslenmek, metabolizma ve vücut ağırlığı kontrolü açısından çoğu zaman beklenenin tersine bir etki gösterir. Gece geç saatlerde beslenmek, insülin salgısını artırır ve yüksek insülin fazla enerjiyi yağ olarak depolar. Ayrıca sahura kalkmamak, açlığın süresini uzatır ve kas kaybı riskini artırır bu durum metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir” uyarısında bulundu.</p>
<p>Sahur mutlaka yapılmalı, protein kaynakları tüketilmeli</p>
<p>Araştırma Görevlisi Ömer Turan, metabolizmanın yavaşlamasını önlemek ve kilo alımını önlemek için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:</p>
<p>• Sahur mutlaka yapılmalıdır. Sahurda biyolojik kalitesi yüksek yumurta, yoğurt, süt, tuzsuz peynir gibi protein kaynakları tercih edilmelidir. </p>
<p>• Posa içeriği yüksek tam tahıllı/tam buğday ekmek ve domates, salatalık gibi sebzeler proteinlerle birlikte alındığında tok tutar.</p>
<p>İftar süresi 20-30 dakikaya yayılabilir</p>
<p>• İftarda kontrolsüz ve hızlı yeme ataklarının önüne geçilebilmesi açısından öğüne su, çorba gibi sıvılarla başlanmalı ve porsiyon ölçülerine dikkat edilmelidir.</p>
<p>• İftar süresi 20-30 dakikaya yayılabilir.  Çiğneme gerektiren, posa, vitamin ve mineral açısında zengin olan sebzeler/salatalar hem kan şekerinin dengeli yükselmesini sağlar hem de tokluk hissi duyulana kadar geçen sürede aşırı enerji alımını önler.</p>
<p>• Gazlı içecek, hazır meyve suyu ve enerji içeceği yerine su, ayran veya şekersiz içecekler; şerbetli hamur tatlıları yerine posa, mineral ve vitamin içeriği zengin meyveler tercih edilmelidir.</p>
<p>İftar ve sahur arasında 2,5 litre su tüketilmeli</p>
<p>• İftar ve sahur arasında en az 2,5 litre su tüketimi dengeli bir biçimde yapılmalıdır. </p>
<p>• Çay ve kahve tüketimi iftardan en az 1 saat sonra yapılmalı ve aşırı miktardan kaçınılmalıdır.</p>
<p>• Kızartma yerine ızgara, haşlama, fırın veya buğulama gibi sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edilmelidir.</p>
<p>• Yeterli ve düzenli fiziksel aktivite yapılmalıdır.</p>
<p>Oruç tutan biri için doğru beslenme planı nasıl olmalıdır?</p>
<p>Ramazan’da sağlıklı ve dengeli bir beslenme planının uygulanabileceğini kaydeden Araştırma Görevlisi Ömer Turan, bu planı da şöyle anlattı:</p>
<p>• İki ana öğün olan sahur ve iftar ile ara öğünden oluşan bir plan takip edilmelidir. </p>
<p>• Sahurda tipik bir Akdeniz kahvaltısı yapılabilir. Süt, yumurta, ceviz, tam tahıllı ekmek, domates, salata gibi besinler tüketilebilir. Susamaya ve ödeme neden olabilecek bal, pekmez, reçel gibi şekerli besinler ile turşu, tuzlu peynirler ve diğer salamura besinler ile sucuk, sosis, salam gibi işlenmiş et ürünlerinden uzak durulmalıdır.</p>
<p>• Tüm öğünlerde kaliteli protein kaynakları bulunmalıdır. İftarda et, tavuk, balık, yumurta, kurubaklagiller gibi protein kaynakları sağlıklı pişirme yöntemleriyle sunulmalıdır. </p>
<p>• Tüm yiyecekleri iftarda üst üste tüketmek yerine ara öğünlerle enerji ve besin öğesi eksiklikleri giderilebilir. Ara öğünlerde yağlı ve şekerli besinler yerine meyve, az yağlı süt, kefir, yoğurt ve sert kabuklu yemişler gibi sağlıklı seçenekler tercih edilebilir.</p>
<p>Bilinçli tercihlerle metabolik sağlığınızı koruyun</p>
<p>Araştırma Görevlisi Ömer Turan, sözlerini şöyle tamamladı: “Sahuru ihmal etmeden, iftarda porsiyon kontrolüne dikkat ederek, yeterli su tüketimi ve düzenli yürüyüşle Ramazan’ı hem sağlıklı hem de dengeli geçirmek mümkündür. Bilinçli tercihlerle hem metabolik sağlığımızı koruyabilir hem de Ramazan’ı bedenimiz için de berekete dönüştürebiliriz”.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-ramazan-icin-dogru-ve-dengeli-beslenme-duzeni-saglanmali-613331">Sağlıklı bir Ramazan için doğru ve dengeli beslenme düzeni sağlanmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal projelerin büyüklüğü 2025&#8217;te rakamlara yansıdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sosyal-projelerin-buyuklugu-2025te-rakamlara-yansidi-604896</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 13:35:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyüklüğü]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projelerin]]></category>
		<category><![CDATA[rakamlara]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[yansıdı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604896</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında 65 yaş üstü ve engelli vatandaşlara yönelik hayata geçirdiği “Geniş Ailem”, “Hayata Tutun”, ve “Gönül Kazan” projeleriyle sosyal belediyecilik anlayışını güçlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-projelerin-buyuklugu-2025te-rakamlara-yansidi-604896">Sosyal projelerin büyüklüğü 2025&#8217;te rakamlara yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında 65 yaş üstü ve engelli vatandaşlara yönelik hayata geçirdiği “Geniş Ailem”, “Hayata Tutun”, ve “Gönül Kazan” projeleriyle sosyal belediyecilik anlayışını güçlendirdi. Geniş Ailem 2 bin 570 kişiye toplam 5 bin 62 hizmet sunarken, Hayata Tutun ile de 136 hanede uygulama yapılarak, günlük yaşam aktivitelerindeki zorlukların ve olası ev kazalarının önüne geçildi. Gönül Kazan ise 1.220 kişi ve aileye günlük iki öğün olacak şekilde yılda 590 bin öğün hazır yemek ulaştırdı.</p>
<p><b>GENİŞ AİLEM İLE HAYAT KOLAYLAŞTI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “Geniş Ailem Projesi” kapsamında Kocaeli’de ikamet eden 65 yaş üstü veya engelli vatandaşlara hastaneye gidiş-dönüş, doktor randevuları, resmi kurumlarla yürütülen işlemler, barınma, ev temizliği, alışveriş, ilaç temini, sıcak yemek, fatura ödeme ve maaş çekme gibi günlük yaşamı doğrudan etkileyen pek çok alanda destek sağlandı. Proje kapsamında 2 bin 570 kişiye toplam 5 bin 62 hizmet sunularak vatandaşların yaşam standartları yükseltildi. Uygulanan proje sayesinde yalnızlık hissi azalırken, vatandaşların temel ihtiyaçlarına hızlı ve etkin çözümler sunularak sosyal hayata katılımları desteklendi.</p>
<p><b>SAĞLIK, SOSYAL VE RESMİ İŞLEMLERDE TAM DESTEK</b></p>
<p>Sağlık sorunları, maddi imkânsızlıklar veya kimsesizlik nedeniyle dışarı çıkmakta zorlanan bireyler için yalnızca sosyal ve kültürel faaliyetler değil, aynı zamanda sağlık ve resmi işlem desteği de verildi. Bu kapsamda 65 yaş üstü veya engelli vatandaşların hastane randevuları alındı, muayene süreçlerinde refakat hizmeti sağlandı, sağlık taramaları ve tahlil işlemleri gerçekleştirildi. Reçete yazdırma, eczane işlemleri ve sağlık kurulu süreçleri Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülürken, maaş, noter ve fatura ödeme gibi resmi işlemler de yine ekiplerce tamamlandı. Ayrıca yaşlı bireylerin günlük yaşamlarını kolaylaştırmaya yönelik çeşitli eğitimler verildi.</p>
<p><b>HAYATA TUTUN PROJESİ İLE EVLER DAHA GÜVENLİ</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi’nin 65 yaş üstü vatandaşlara yönelik bir diğer önemli çalışması olan “Hayata Tutun Projesiyle” ev içi yaşam güvenliği artırıldı. Yaşlanma süreciyle birlikte yürümekte, oturup ve kalkmakta zorluk yaşayan vatandaşların evlerine banyo içi katlanabilir tabureler ile ihtiyaç duyulan alanlara sabit ve mafsallı tutunma barları yerleştirildi. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kapsamında 136 hanede uygulama yapılarak, günlük yaşam aktivitelerindeki zorlukların ve olası ev kazalarının önüne geçildi.</p>
<p><b>GÖNÜL KAZAN’DAN 590 BİN ÖĞÜN SICAK YEMEK</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında da sosyal destek çalışmalarını aralıksız sürdürdü. “Gönül Kazan Projesiyle” hasta, yaşlı ve engelli vatandaşlar yalnız bırakılmadı. Yemek yapabilecek gücü olmayan 1.220 kişi ve aileye günlük iki öğün olacak şekilde kahvaltı ve yemek hizmeti sunuldu. Toplamda 590 bin öğün hazır yemek, ihtiyaç sahiplerinin kapılarına kadar ulaştırılarak dayanışmanın en güzel örneklerinden biri sergilendi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-projelerin-buyuklugu-2025te-rakamlara-yansidi-604896">Sosyal projelerin büyüklüğü 2025&#8217;te rakamlara yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alanya Aşevi&#8217;nden ihtiyaç sahiplerine günde 2 öğün sıcak yemek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alanya-asevinden-ihtiyac-sahiplerine-gunde-2-ogun-sicak-yemek-594925</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:36:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alanya]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[aşevi]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[günde]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[sahiplerine]]></category>
		<category><![CDATA[Sıcak Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594925</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Antalya merkez, Manavgat ve Alanya aşevleri ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olmayı sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alanya-asevinden-ihtiyac-sahiplerine-gunde-2-ogun-sicak-yemek-594925">Alanya Aşevi&#8217;nden ihtiyaç sahiplerine günde 2 öğün sıcak yemek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Antalya merkez, Manavgat ve Alanya aşevleri ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olmayı sürdürüyor. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Alanya Aşevi de ilçe merkezi ve kırsal mahallelerde kendi yemeğini yapamayacak durumda olan vatandaşlara öğle ve akşam olmak üzere günde 2 öğün sıcak yemek ulaştırıyor.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Sosyal belediyecilik anlayışıyla hizmet veren Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya Aşevi, yemek yapamayacak durumda olan, ekonomik durumu yetersiz ve geçimini güçlükle sürdüren engelli, yaşlı ve hasta vatandaşları yalnız bırakmıyor. Aşevinde günlük olarak hazırlanan sıcak yemekler, Alanya genelinde 209 haneye ulaştırılarak toplamda yaklaşık 600 öğün yemek dağıtımı gerçekleştiriliyor. İlçe merkezinin yanı sıra kırsal bölgelerde de kapı kapı dolaşarak yemek hizmeti veren Alanya Aşevi, 18 kişilik ekibiyle ihtiyaç sahiplerinin sofrasını boş bırakmıyor.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>209 HANEYE GÜNDE 600 ÖĞÜN SICAK YEMEK DESTEĞİ</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Alanya Aşevi, paylaşma ve dayanışma kültürünü güçlendiren çalışmalarıyla ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam ediyor. İlçede yemek yapamayacak durumda olan, ekonomik durumu yetersiz ve geçimini güçlükle sürdüren engelli, yaşlı ve hasta vatandaşlara yönelik yürütülen hizmet kapsamında, aşevinde her gün hijyen kurallarına uygun şekilde sıcak yemekler hazırlanıyor. Alanya Aşevi’nden çıkan öğle ve akşam yemekleri, belirlenen hanelere ekipler tarafından evlere teslim ediliyor. Günlük yaklaşık 600 öğün yemekten 209 hane yararlanırken, hizmet yalnızca ilçe merkeziyle sınırlı kalmıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Alanya’nın kırsal mahallelerine de ulaşıp ihtiyaç sahiplerine sıcak yemek desteği sunuyor.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alanya-asevinden-ihtiyac-sahiplerine-gunde-2-ogun-sicak-yemek-594925">Alanya Aşevi&#8217;nden ihtiyaç sahiplerine günde 2 öğün sıcak yemek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyabet Hastalarının En Sık Yaptığı 10 Beslenme Hatası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarinin-en-sik-yaptigi-10-beslenme-hatasi-594270</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 12:48:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[10]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarının]]></category>
		<category><![CDATA[hatası]]></category>
		<category><![CDATA[kahvaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[karbonhidrat]]></category>
		<category><![CDATA[lif]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yaptığı]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594270</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabet, yalnızca ilaçla değil, yaşam tarzı değişiklikleriyle de yönetilmesi gereken kronik bir hastalık.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarinin-en-sik-yaptigi-10-beslenme-hatasi-594270">Diyabet Hastalarının En Sık Yaptığı 10 Beslenme Hatası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Diyabet, yalnızca ilaçla değil, yaşam tarzı değişiklikleriyle de yönetilmesi gereken kronik bir hastalık. Ancak yapılan araştırmalar, hastaların önemli bir kısmının beslenmede farkında olmadan hatalar yaptığını gösteriyor. Diyetisyen Harika Özkaya Yurttadur, diyabet yönetiminde beslenmenin kritik bir rol oynadığını belirterek, “Basit görünen yanlış alışkanlıklar bile kan şekeri dengesini bozarak komplikasyon riskini artırabilir” uyarısında bulundu. Dyt. Yurttadur, diyabet hastalarının en sık yaptığı 10 beslenme hatasını ve doğru yaklaşımları anlattı.</em></p>
<p><strong>KAHVALTIYI ATLAMAK</strong></p>
<p>Kahvaltıyı atlamanın diyabet hastaları için kan şekeri kontrolünü olumsuz etkileyen en önemli beslenme hatalarından biri olduğunu belirten Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Harika Özkaya Yurttadur, “Gece boyunca uzun süren açlık süresi kan şekerinin düşmesine neden olurken, sabah saatlerinde vücut enerji ihtiyacını karşılamak için glikojen depolarından kana şeker salınımını artırır ve bu da ani yükselmelere yol açabilir” dedi. Kahvaltı yapılmadığında bu dalgalanmaların daha belirgin hale geldiğini ve gün boyu kan şekeri dengesini sağlamak zorlaştığını anlatan Dyt. Yurttadur, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Yapılan araştırmalar, kahvaltıyı atlamanın diyabet yönetiminde olumsuz sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Nitekim 317 diyabet hastası üzerinde yapılan bir çalışmada, katılımcıların yaklaşık yüzde 7’sinin kahvaltı yapmadığı belirlenmiştir. Bu grubun, kahvaltı yapanlara kıyasla daha genç olduğu, sigara kullanımının daha yaygın olduğuna ve en önemlisi de HbA1c düzeyleri ile gün içindeki şeker dalgalanmalarının anlamlı biçimde yüksek seyrettiği saptanmıştır.’ Bu sonuçların kahvaltının diyabet kontrolünde vazgeçilmez bir rol oynadığını ve düzenli kahvaltı alışkanlığının kan şekeri dengesini korumada temel bir adım olduğunu gösterdiğini söyleyen Dyt. Yurttadur, önerilerini şöyle sıraladı: “Güne yumurta ve peynir gibi sağlıklı protein kaynakları, avokado, zeytin ve ceviz gibi sağlıklı yağlar ile tam tahıllı ekmek, yulaf, kepekli galeta gibi lifli karbonhidrat kaynaklarını içeren bir kahvaltıyla başlamak, kan şekeri kontrolünü destekleyecektir.”</p>
<p><strong>ŞEKERSİZ ÜRÜNLERE GÜVENMEK</strong></p>
<p>Diyabet hastaları arasında yaygın bir başka yanılgının da şekersiz ibaresi taşıyan her ürünün güvenli olduğu düşüncesi olduğunu belirten Dyt. Yurttadur, “Oysa birçok şekersiz gıda, kan şekerini etkilemeyen tatlandırıcılar içerse de, yüksek oranda karbonhidrat, yağ veya kalori barındırabilir. Bu ürünler, özellikle aşırı tüketildiklerinde kan şekeri dengesini olumsuz yönde etkileyebilir ve kilo artışına zemin hazırlayabilir.”</p>
<p>Ayrıca bazı şekersiz ürünlerde kullanılan yapay tatlandırıcıların, iştah artışına ve tatlı isteğinin sürmesine yol açabileceğine işaret eden Dyt. Yurttadur, “Bu nedenle şekersiz etiketi, bir ürünün diyabet dostu olduğu anlamına gelmez. Diyabet hastalarının ürün etiketlerini dikkatle okumaları, karbonhidrat ve kalori içeriklerini değerlendirmeleri büyük önem taşır. En doğru yaklaşım doğal ve dengeli beslenme planına sadık kalmak, işlenmiş şekersiz gıdaları ise içindekiler kontrolü yaparak ölçülü tüketmek olacaktır.”</p>
<p><strong>LİF TÜKETİMİNİ İHMAL ETMEK</strong></p>
<p>Diyabet hastalarında lif alımının yetersiz olmasının kan şekeri kontrolünü olumsuz etkileyen önemli bir beslenme hatası olduğunun altını çizen Dyt Yurttadur, bu gıdaların sağlığı yararlar konusunda şu bilgileri verdi: “Lifli gıdalar, özellikle çözünür lifler, sindirimi yavaşlatarak glikozun kana daha dengeli bir şekilde geçmesini sağlar ve ani kan şekeri yükselmelerini önler. Ayrıca lif, tokluk hissini artırarak aşırı yemeyi engeller ve kilo kontrolüne yardımcı olur. Ancak birçok diyabet hastası, sebze, meyve, tam tahıllar ve baklagiller gibi lif kaynaklarını yeterince tüketmemektedir. Bu durum, hem kan şekeri dalgalanmalarına hem de bağırsak sağlığının olumsuz etkilenmesine yol açabilir.</p>
<p>Çözünebilir lif yönünden zengin olan bezelye, kuru fasulye, barbunya, yulaf, bazı sebze ve meyveler diyabetlilerde, yemeklerden sonra kan şekerinin daha yavaş yükselmesini sağlar. Posalı besinler, çok çiğneme gerektirdiğinden yemek yeme zamanını uzatırlar, midedeki sindirimi ve mide boşaltma hızını yavaşlatarak tokluk hissini arttırırlar. Böylece tip 2 DM çok sık görülen şişmanlığın tedavisinde lif, ağırlık kaybedilmesinde de yardımcı olmaktadır.”</p>
<p><strong>PORSİYON KONTROLÜNÜ SAĞLAYAMAMAK</strong></p>
<p>En sık yapılan hatalardan biri sağlıklı besin tercihlerine rağmen porsiyon kontrolü yapılmaması olduğunu söyleyen Dyt. Yurttadur, “Ne yazık ki bazı diyabet hastaları, sağlıklı gıdalar tüketseler bile miktarlara dikkat etmedikleri için kan şekeri kontrolünde zorluk yaşayabiliyor. Aşırı yemek, özellikle karbonhidrat ve yağ açısından yoğun öğünler, kan şekerinde ani yükselmelere yol açabilir ve kilo artışına neden olabilir. Bu durum hem diyabet yönetimini hem de genel sağlığı olumsuz etkileyebilir” dedi. </p>
<p><strong>SIVILARDAN ALINA GİZLİ KALORİLER</strong></p>
<p>Dyt. Yurttadur, diyabet hastalarının fark etmeden sıvılardan yüksek miktarda kalori alabildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti: “Çay, kahve, meyve suyu, gazlı içecekler ve hazır içeceklerdeki eklenen şeker ve krema, günlük kalori alımını hızla artırıyor. Çoğu kişi sıvının etkisi olmaz diye düşünse de bu küçük eklemeler kan şekerinde ani yükselmelere ve uzun vadede kilo artışına yol açabiliyor. Bu nedenle içeceklerin içeriklerini kontrol etmek ve mümkün olduğunca şekersiz, doğal seçenekleri tercih etmek büyük önem taşıyor.”</p>
<p><strong>KARBONHİDRAT KAYNAKLARINI BİLMEMEK</strong></p>
<p>Karbonhidrat kaynaklarını yeterince tanımamanın ve sadece ekmek, makarna veya pilavı karbonhidrat kaynağı olarak görmenin de sık yapılan bir başka yanılgı olduğunu anlatan Dyt. Yurttadur, yoğurt, süt, bazı sebzeler, meyveler ve hatta paketli atıştırmalıkların da kan şekerini yükselten karbonhidrat içerdiğini hatırlattı. Dyt. Yurttadur konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Bir dilim ekmeğin veya bir kâse pirincin karbonhidrat miktarı küçük görünebilir, ama bir öğünde birkaç karbonhidrat kaynağını bir arada tüketmek kan şekerinde ani yükselmelere yol açabilir. Paketli gıdalarda karbonhidrat miktarının farkında olmamak da yaygın bir sorun. Az şekerli veya şekersiz ürünler de yüksek karbonhidrat içerebilir, etiket okumak bu nedenle önemli. Meyve suları, smoothie’ler, sütlü içecekler gibi sıvılar da hızlı emilen karbonhidrat içerir ve bunlar genellikle göz ardı edilir.”</p>
<p>Bu gıdaların miktarı kontrol edilmediğinde, özellikle birden fazla karbonhidrat kaynağı aynı öğünde tüketildiğinde, kan şekerinin hızla yükseldiğine dikkat çeken Dyt. Yurttadur, “Bu nedenle hangi yiyeceklerin karbonhidrat içerdiğini bilmek ve miktarlarını düzenlemek, kan şekeri dalgalanmalarını önlemenin en etkili yollarından biridir” dedi. </p>
<p><strong>YETERSİZ SU TÜKETİMİ</strong></p>
<p>Diyabet hastaları için su tüketiminin çok kritik bir rol oynadığını söyleyen Dyt. Yurttatur, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeterli su almak, kanda biriken fazla glikozun idrar yoluyla atılmasını kolaylaştırır ve böylece hiperglisemi riskini azaltır. Bu nedenle diyabetlilerin, kan şekerini dengelemeye destek olmak için günlük en az 2,5 litre su içmeye özen göstermesi gerekir.”</p>
<p><strong>GÜN İÇİNDE ÖĞÜN ATLAMA VE SONRASINDA AŞIRI YEME / YANLIŞ ARA ÖĞÜN TERCİHİ</strong></p>
<p>Gün içinde öğün atlamak, diyabet hastalarının sık yaptığı hatalardan biri. Uzun süre aç kalmanın kan şekerinin düşmesine yol açtığını ve bir sonraki öğünde aşırı yemek yeme isteğini tetiklediğine dikkat çeken Dyt. Yurttadur, “Özellikle kahvaltı veya öğle öğününü atlayanlarda bu durum daha belirgin. Bir diğer sorun ise yanlış ara öğün tercihleri. Çikolata, paketli atıştırmalıklar veya şekerli içecekler, kan şekerini hızla yükseltiyor ve kısa süre sonra tekrar açlık hissi yaratıyor. Bu döngü, hem kan şekeri dalgalanmalarına hem de kilo kontrolünün zorlaşmasına neden oluyor. Diyabet yönetiminde, öğünlerin atlanmaması ve ara öğünlerde sağlıklı seçenekler tercih edilmesi, kan şekeri dengesini korumanın ve gün boyunca enerjiyi dengede tutmanın temel yollarından biri diyebiliriz.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>YAĞ KAYNAKLARININ KALİTESİNE DİKKAT ETMEME</strong></p>
<p>“Diyabet hastalarının beslenmesinde sadece yağ miktarının değil, yağın kalitesinin de büyük önem taşıdığını anlatan Dyt. Yurttadur, “Doymuş ve trans yağlar açısından zengin besinler, hem kan damarlarını olumsuz etkileyerek kalp-damar hastalıkları riskini artırıyor hem de kilo kontrolünü zorlaştırıyor. Oysa zeytinyağı, avokado, fındık ve balık gibi sağlıklı yağ kaynakları, kan şekeri dengesinin korunmasına ve kalp sağlığının desteklenmesine yardımcı oluyor.” Dedi. </p>
<p><strong>PROFESYONEL DESTEK ALMAMAK</strong></p>
<p>“Diyabetli kişiler, beslenme konusunda kendi başlarına karar verdiklerinde yanlış alışkanlıklar geliştirebilir. Hangi besinleri ne miktarda tüketmeleri gerektiğini bilmemek, kan şekeri dalgalanmalarına ve uzun vadede komplikasyon riskine yol açabilir” diyen Dyt. Harika Özkaya Yurttadur, sözlerini şöyle tamamladı: “Uzman bir diyetisyenden alınacak kişiye özel öneriler, hem kan şekeri kontrolünü hem de sağlıklı kilo yönetimini destekler. Profesyonel rehberlik olmadan yapılan denemeler, sık yapılan beslenme hatalarının kalıcı hale gelmesine neden olabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarinin-en-sik-yaptigi-10-beslenme-hatasi-594270">Diyabet Hastalarının En Sık Yaptığı 10 Beslenme Hatası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Yemeklerinizde küçük değişikliklerle kan şekerini kontrol etmek mümkün&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yemeklerinizde-kucuk-degisikliklerle-kan-sekerini-kontrol-etmek-mumkun-591433</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 08:01:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliklerle]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[etmek]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[Kenger]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[Nişasta]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[pişirme]]></category>
		<category><![CDATA[şekerini]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yavaş]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yemeklerinizde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591433</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Emre Batuhan Kenger, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü’nde diyabet hastalarının kan şekeri kontrolünü destekleyecek önerilerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yemeklerinizde-kucuk-degisikliklerle-kan-sekerini-kontrol-etmek-mumkun-591433">&#8216;Yemeklerinizde küçük değişikliklerle kan şekerini kontrol etmek mümkün&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Emre Batuhan Kenger, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü’nde diyabet hastalarının kan şekeri kontrolünü destekleyecek önerilerde bulundu. Kenger, diyabetin kan şekerinin kronik olarak yüksek seyretmesiyle karakterize metabolik bir hastalık olduğunu belirterek “Kan şekerini kontrol altında tutmak, diyabetin uzun vadeli komplikasyonlarını önlemek açısından büyük önem taşır. Özellikle beslenme alışkanlıklarında yapılacak basit değişikliklerle, kan şekeri dalgalanmalarını azaltmak ve daha dengeli seyretmesini sağlamak mümkün” dedi. </p>
<p><strong>Yemeğe hangi besinle başladığınız önemli</strong></p>
<p>Besinlerin tüketim sırası, kan şekeri üzerindeki etkisini doğrudan belirliyor. Kenger, öğünlere lifli sebze veya salata ile başlamanın, midede sindirim hızını etkileyerek glikozun kana karışma hızını değiştirdiğini belirtti: “Öğünlere sebze ve proteinle başlayıp karbonhidratı en sona bırakmak kan şekerinin daha kontrollü yükselmesini sağlar. Yapılan araştırmalar, aynı öğünde karbonhidratı sona bırakan bireylerin kan şekeri ve insülin düzeylerinin çok daha düşük olduğunu gösteriyor” dedi. </p>
<p><strong>Pişirme şekli ve sıcaklığı kan şekerini etkiliyor</strong></p>
<p>Yiyeceklerin pişirilme yöntemleri, süresi ve servis sıcaklığının yiyeceklerin glisemik indeksini değiştirebildiğini belirten Kenger, “Karbonhidrat içeren besinlerin pişirilme biçimi, nişastanın yapısını ve sindirim hızını değiştirerek glisemik indeksini etkiler. Bir besin ne kadar uzun süre pişirilir veya işlemden geçirilirse o kadar hızlı sindirilir ve kan şekerini o denli hızlı yükseltir.  Patates gibi nişastalı bir gıdayı fırında çok uzun süre pişirmek veya ezerek püre haline getirmek, nişastayı kolay parçalanır duruma getirip daha yüksek bir glisemik etki yaratabilir. Buna karşın, bazı pişirme ve hazırlama hileleriyle aynı yiyeceğin kan şekerine etkisini azaltmak mümkün” dedi.</p>
<p>Kenger, pişirme sürecinde “dirençli nişasta” oluşturmanın önemine dikkat çekerek “Pişirilip soğutulan pirinç, makarna veya patates daha fazla dirençli nişasta içerir. Bu formdaki nişasta ince bağırsakta sindirilmez, dolayısıyla kan şekerini klasik nişastalar kadar yükseltmez ve bağırsaklardaki faydalı bakteriler için lif benzeri bir görevi olur. Yapılan araştırmalar, taze pişmiş sıcak pilav yerine pişirilip 24 saat buzdolabında soğutulduktan sonra ısıtılan pirincin 2,5 kat daha fazla dirençli nişasta içerdiğini ve tüketildiğinde kan şekerinde daha küçük bir yükselişe yol açtığını gösteriyor. Benzer şekilde, soğutulmuş patatesin glisemik indeksi, sıcak patatese kıyasla da yüzde 25–28 daha düşüktür” dedi.</p>
<p>Kenger, makarna gibi nişastalı yiyeceklerin çok yumuşayana kadar pişirilmesinin, nişastayı fazla jelatinize ederek glisemik indeksini yükselttiğini belirtti. Buna karşın, “al dente” yani biraz daha kısa süre pişirilmiş makarnanın daha yavaş sindirildiğini ve kan şekerini daha yavaş yükselttiğini de vurguladı.</p>
<p><strong>‘Sebzeyi püre yapmak yerine bütün tüketin’</strong></p>
<p>Yiyeceklerin fiziksel formunun önemine değinen Kenger, “Bütün halde tüketilen tahıllar veya sebzeler, meyveler püre veya suyu sıkılmış formlara göre daha düşük glisemik etki gösterir. Aynı besini farklı şekillerde hazırlamak kan şekeri üzerinde farklı etkiler yaratabilir. Daha düşük ısıda veya kısa süre pişirmeyi, yemekleri mümkünse biraz soğutup tüketmeyi, besinlerin lifli kısımlarını öğünlerde bırakmayı deneyerek glisemik yükü azaltabilirsiniz” dedi.</p>
<p><strong>‘Hızlı yemekten kaçının’</strong></p>
<p>Kenger, günlük yaşamda uygulanabilecek bazı pratik önerilere de dikkat çekti. Yemekleri yavaş tüketmenin, yemek sonrası kan şekeri ve insülin seviyelerinin yükselmesini önlediğini belirterek yavaş yemenin hem tokluk sinyallerini artırdığını hem de daha dengeli bir kan şekeri seyri sağladığını vurguladı. Öğün atlamamanın ve porsiyonları dengelemenin de önemli olduğunu ifade eden Kenger, uzun süre aç kalıp ardından fazla yemek yemenin kan şekerinde keskin yükselişlere yol açabileceğini, bu nedenle üç ana ve üç ara öğün şeklinde düzenli beslenmenin faydalı olduğunu söyledi. Ayrıca, günde bir çay kaşığı tarçın tüketiminin açlık kan şekerini düşürmeye ve insülin duyarlılığını artırmaya yardımcı olabileceğini, yemek sonrası 5–10 dakikalık hafif bir yürüyüşün de kan şekeri artışını yavaşlattığını belirtti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yemeklerinizde-kucuk-degisikliklerle-kan-sekerini-kontrol-etmek-mumkun-591433">&#8216;Yemeklerinizde küçük değişikliklerle kan şekerini kontrol etmek mümkün&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alatlı&#8217;nın Türkiye vizyonu Kitap Fuarı&#8217;nda konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alatlinin-turkiye-vizyonu-kitap-fuarinda-konusuldu-583476</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 12:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alatlı]]></category>
		<category><![CDATA[alev]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[vizyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583476</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl “Anadolu Mayası” temasıyla düzenlediği Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, önemli bir söyleşiye daha ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alatlinin-turkiye-vizyonu-kitap-fuarinda-konusuldu-583476">Alatlı&#8217;nın Türkiye vizyonu Kitap Fuarı&#8217;nda konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl “Anadolu Mayası” temasıyla düzenlediği Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, önemli bir söyleşiye daha ev sahipliği yaptı. Türk edebiyatının usta kalemi merhum Alev Alatlı’nın hayatı, eserleri ve Türkiye’ye bakış açısı, gazeteci ve siyasetçi Ayşe Böhürler moderatörlüğünde Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün tarafından detaylı biçimde ele alındı.</p>
<p><b>DERTLİ BİR BİLGE; ALEV ALATLI</b></p>
<p>“Çağın Bilgesi Alev Alatlı, İhmal Edilmez Nasihatler” söyleşisinde konuşan Süleyman Seyfi Öğün, Alev Alatlı’yı “Çağın bilgesi” olarak tanımlayarak, onun Türkiye’nin kültürel ve toplumsal meselelerine olan derin bağlılığını vurguladı. Öğün, “Alatlı, dertli bir insandı; Türkiye ve Türklük derdi onu yönlendirdi. Romanları sadece edebi eserler değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine dair düşünüştür” dedi. Alatlı’nın akademik jargonun soğukluğuna karşın edebiyatla dünyayı ısıttığını belirten Öğün, onun “unutkanlık” hastalığını Türkiye’nin en büyük problemi olarak gördüğünü ifade etti. Öğün, “Unutkanlık bizi dinamik kılıyor ama aynı zamanda yabancılaştırıyor” diyerek, teknolojinin bu süreci hızlandırdığına dikkat çekti.</p>
<p><b>TÜRK AYDINININ HALKTAN UZAKLAŞMASI</b></p>
<p>Ayşe Böhürler ise Alev Alatlı’nın en çok önem verdiği konulardan birinin, Türk aydınının halkla arasındaki kopukluk olduğunu aktararak, “Alatlı, ‘Türk aydını halkına dokunmamıştı, ben dokunan kitaplar yazdım’ diyordu. Batı’dan alınan düşünce kalıplarının evlerimize girmediğini ve bunun toplumsal yabancılaşmayı artırdığını dile getirdi” şeklinde konuştu.</p>
<p>Böhürler, Alatlı’nın özellikle roman türünü seçmesinin sebebini “Roman, davası olanın yazabileceği bir türdür” sözleriyle özetledi.<b> </b></p>
<p><b>TEKNOLOJİ VE KÜLTÜREL YABANCILAŞMA</b></p>
<p>Öğün, Alev Alatlı’nın teknoloji ve medeniyet eleştirilerine de değinerek, “Alatlı, teknolojinin insanı yabancılaştıran yönlerine karşı çok duyarlıydı. Modern dünyanın getirdiği ‘tekno-dinamitlerin’ Türkiye’yi nereye sürüklediğini kavramaya çalıştı” diye konuştu. Bu bağlamda Alatlı’nın, küresel güç dengelerindeki değişimleri önceden öngördüğü anlatıldı. Ayşe Böhürler, “-Alev Alatlı, ABD’de filmler hayatı taklit etmez, hayat filmleri taklit eder-sözleriyle bu süreci özetlerdi” dedi.</p>
<p><b>ONUR, HAYSİYET VE DÜNYA GÖRÜŞÜ</b></p>
<p>Söyleşide ayrıca Alatlı’nın “onur anlayışı” ve “haysiyetli bir yaşam” vurgusu yapıldı. Öğün, “Alatlı için milliyetçilik, sadece kendi ülkesini değil dünyayı anlamakla ilgilidir. Onun tarih, ekonomi, psikoloji gibi alanlara yaklaşımı, daha geniş bir dünya görüşünün parçasıydı” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>SÖYLEŞİ SONUNDA PLAKET TAKDİM EDİLDİ</b></p>
<p>Ayşe Böhürler, Alev Alatlı’nın eserlerinin bugün de güncelliğini koruduğunu ve yeni nesillere yol göstermeye devam ettiğini söyleyerek, “Yazarın kendini yenilemesi ve özgünlüğünü koruması, onun en büyük başarısıdır” dedi. Program sonunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanı Arif Usta, etkinliğe katkılarından ötürü Ayşe Böhürler ve Süleyman Seyfi Öğün’e plaket takdim etti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alatlinin-turkiye-vizyonu-kitap-fuarinda-konusuldu-583476">Alatlı&#8217;nın Türkiye vizyonu Kitap Fuarı&#8217;nda konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Urla, Ogün Sanlısoy’un Rock Ezgileriyle Buluşuyor

 </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/urla-ogun-sanlisoyun-rock-ezgileriyle-bulusuyor-560636</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 10:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[buluşuyor]]></category>
		<category><![CDATA[ezgileriyle]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[rock]]></category>
		<category><![CDATA[sanlısoyun]]></category>
		<category><![CDATA[urla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560636</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk rock müziğinin sevilen ismi Ogün Sanlısoy, Urla'nın eşsiz atmosferinde müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Konser, bölgenin kültürel ve sanatsal yaşamına önemli katkılar sunan Avlu Urla'da gerçekleşecek.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/urla-ogun-sanlisoyun-rock-ezgileriyle-bulusuyor-560636">Urla, Ogün Sanlısoy’un Rock Ezgileriyle Buluşuyor</p>
<p> </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir&#8217;in gözde ilçesi Urla&#8217;nın popüler duraklarından Avlu Urla, Ege&#8217;de sanat ve müziğin buluşma noktası olma misyonunu sürdürüyor. Mekan, 8 Ağustos Cuma akşamı Türk rock müzik sahnesinin eşsiz sesi Ogün Sanlısoy’a ev sahipliği yaparak ziyaretçilerine unutulmaz bir yaz akşamı sunacak.</p>
<p>Konsere ilişkin heyecanını dile getiren Avlu Urla’nın sahibi Ali Gençel, sanatseverlere seslenerek, &#8220;Urla&#8217;nın bu büyülü atmosferinde müziğin enerjisini Ogün Sanlısoy&#8217;un eşsiz sesiyle birleştireceğimiz için çok heyecanlıyız. Tüm rock müzik severleri yaz akşamının tadını çıkarmak ve unutulmaz anılar biriktirmek için Avlu Urla&#8217;ya bekliyoruz&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>34 YILDIR SAHNELERDE </strong></p>
<p>Ogün Sanlısoy 12 Mart 1971 yılında Gölcük’te dünyaya geldi ve küçük yaşlarda müzik ile ilgilenmeye başladı. Mimar Sinan Üniversitesi’nde Endüstri Ürünleri Tasarımı okurken aynı zamanda müzik çalışmalarını yürüten Ogün Sanlısoy, ilk sahne deneyimlerine akustik gitarıyla gerçekleştirdiği performansı ile 1989 yılında başladı. 1992 yılında Pentagram grubuna katıldı ve aynı yıl çıkan &ldquo;Trail Blazer&rdquo; albümünde vokaliyle yer aldı. 1995 yılında Pentagram grubundan ayrıldı ve 1999 yılında ilk solo albümü &ldquo;Korkma&rdquo;, 2004 yılında ikinci solo albümü &ldquo;O Gün&#8221; ve 2006 yılında üçüncü solo albümü &ldquo;Üç&rdquo; ü yayınladı. 2009 yılında &ldquo;Büyüdük Aniden&rdquo; ve &ldquo;Yukarıya Bak&rdquo; şarkılarını myspace üzerinden yayınlandıktan sonra 2011 yılında &rdquo;Ben&rdquo; isimli dördüncü stüdyo albümünü paylaştı. 2012 yılında eski şarkılarının akustik versiyonlarının yanı sıra Özlem Tekin ile birlikte seslendiği &ldquo;Dayanamam&rdquo; isimli düetin de bulunduğu &#8220;Akustik 2012&#8243; albümünü yayınladı. 2015 yılında Sen Uyurken&#8221; isimli albümünü yayınlandı ve &ldquo;Sen&rdquo; isimli parçaya çekilen klibi ile ilk yönetmenlik deneyimini gerçekleştirdi. 2017 yılında Pentagram grubu ile yeniden bir araya gelerek &ldquo;Pentagram Akustik&rdquo; albümünü yayınladılar ve grubun 30.yılı sebebi ile çıkılan Türkiye ve Avrupa konserlerinde yer aldı.</p>
<p>2019 Ogün Sanlısoy’un solo kariyerinin 20.yılına denk gelmesi sebebi ile &#8220;Aslında Gülmek Gerek&#8221; adlı single 12 Mart&#8217;ta yapılan lansman ve 20. Yıl kutlaması ile tüm dijital platformlarda yerini aldı. Aynı yıl single çalışmalarına devam ederek &ldquo;Hep Aklımdasın&rdquo; ve &ldquo;Gel Dünyama&rdquo; adlı şarkılarını yayınladı. 2021 yılında ikinci akustik çalışması olan &ldquo;Yaşamaya Devam&rdquo; adlı albümünü çıkaran Ogün Sanlısoy , bir yandan da Pentagram ile çalışmalarına devam ederek 2022 yılının sonlarında çıkan &ldquo;Makina Elektrika&rdquo; adlı albümde yer aldı. Son olarak 2023 yılının ilk yarısında yeni ekibi ile birlikte, bir süredir beklenen ve ilk EP’si olan &ldquo;Gel&rdquo; i yapay zeka ile hazırlanan klipleri ile birlikte paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/urla-ogun-sanlisoyun-rock-ezgileriyle-bulusuyor-560636">Urla, Ogün Sanlısoy’un Rock Ezgileriyle Buluşuyor</p>
<p> </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fairy ve Migros, Gıda Kurtarma Derneği Desteğiyle 50 Bin Öğün Gıdayı Hatay&#8217;daki Depremzedelere Ulaştırdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fairy-ve-migros-gida-kurtarma-dernegi-destegiyle-50-bin-ogun-gidayi-hataydaki-depremzedelere-ulastirdi-449598</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Apr 2024 10:22:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[depremzedelere]]></category>
		<category><![CDATA[derneği]]></category>
		<category><![CDATA[desteğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[fairy]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[gıdayı]]></category>
		<category><![CDATA[hataydaki]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarma]]></category>
		<category><![CDATA[migros]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[ulaştırdı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449598</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sadece yüksek performanslı inovatif ürünleri ile değil kurumsal vatandaşlık projeleriyle de hayata değer katmayı misyon edinen Fairy ile deprem bölgesine kesintisiz bir şekilde desteğini sürdüren Türkiye’nin öncü markası Migros, Ramazan ayında dayanışmanın sıcaklığını deprem bölgesinde yaşatıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fairy-ve-migros-gida-kurtarma-dernegi-destegiyle-50-bin-ogun-gidayi-hataydaki-depremzedelere-ulastirdi-449598">Fairy ve Migros, Gıda Kurtarma Derneği Desteğiyle 50 Bin Öğün Gıdayı Hatay&#8217;daki Depremzedelere Ulaştırdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Sadece yüksek performanslı inovatif ürünleri ile değil kurumsal vatandaşlık projeleriyle de hayata değer katmayı misyon edinen Fairy ile deprem bölgesine kesintisiz bir şekilde desteğini sürdüren Türkiye’nin öncü markası Migros, Ramazan ayında dayanışmanın sıcaklığını deprem bölgesinde yaşatıyor. Fairy ve Migros iş birliğinde Gıda Kurtarma Derneği&#8217;nin destek ve koordinasyonuyla, 50 bin öğüne denk gelen temel gıda maddesi Hatay&#8217;daki depremzedelere ulaştırıldı. Hatay Basketbol Köyü Konteyner Kenti sakinlerinin katıldığı ve Şef Rafet İnce’nin hazırladığı özel yemeklerle kurulan iftar sofrasıyla da Ramazan ayının coşkusu ve maneviyatı hep beraber yaşandı. Yöre halkının özlediği lezzetlerin sunulduğu iftar gecesinde, interaktif Karagöz – Hacivat gösterisi ise çocukların yüzünü güldürerek moral oldu.</span></strong></p>
<p><span> </span></p>
<p><span>Sadece ürünleri ile değil, kurumsal vatandaşlık projeleri ile de hayata değer katmayı misyon edinen Fairy ile depremden etkilenen illerde hayatın ekonomik ve sosyal olarak yeniden canlanabilmesi için çalışmalarına hızla devam<strong> </strong>Türkiye’nin öncü markası Migros, Hatay’da önemli bir projeyi hayata geçirdi. Fairy ve Migros iş birliğinde 50 bini aşkın öğüne denk gelen temel gıda maddesi Gıda Kurtarma Derneği’nin katkılarıyla depremzedelere ulaştırıldı. Gerçekleştirilen iş birliği ile Şef Rafet İnce’nin hazırladığı iftar sofralarının sıcaklığı ise bu sefer Hatay’daki Basketbol Köyü Konteyner Kenti’nde yaşandı. </span></p>
<p><span> </span></p>
<p><span>P&#038;G Türkiye’nin afetin yaşandığı bölgede tüm markalarıyla ilk günden bu yana sürdürdüğü desteği tüm mutfağı sahiplenen bulaşık deterjanı markası Fairy ile sofralara da taşıdığını ifade eden <strong>P&#038;G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Kumaş, Ev, Bebek ve Kadın Bakım Ticari Operasyonlar Başkan Yardımcısı Değer Kurtaslanoğlu</strong>, “Ev bakım kategorisinde lider markalarımızdan Fairy ile sadece ürünlerimizle değil kurumsal vatandaşlık anlayışıyla hayata geçirdiğimiz çalışmalarımızla da deprem bölgesine desteğimizi sürdürüyoruz. Ancak bu yolda yalnız yürümüyoruz çünkü biz dayanışmanın, iş birliğinin hem gücümüzü hem de etki alanımızı daha da artıracağına inanıyoruz. Bölgeye gıda desteğinde bulunmak ve Ramazan ayının bereketini yaşatmak için Migros ve Gıda Kurtarma Derneği (GKTD) ile birlikte hareket ediyoruz” dedi.</span></p>
<p><span> </span></p>
<p><strong><span>Kurtaslanoğlu: Sofralarda bizim de tuzumuz olsun istedik</span></strong></p>
<p><span>“İftar ve sahur sofralarında bizim de tuzumuz olsun” diyerek Migros iş birliğinde 50 bin öğüne denk gelen temel gıda maddesini Hatay’daki depremzedelere ulaştırdıklarını vurgulayan Kurtaslanoğlu, “Bu gıdalar sayesinde ihtiyaç sahiplerinin Ramazan boyunca lezzetli ve sağlıklı yemek tüketimine katkıda bulunmak, bizim için büyük bir mutluluk. Depremin ardından, Gıda Kurtarma Derneği ile birlikte gıda israfını önlemek ve bu konuda bilinç yaratmak amacıyla yürüttüğümüz Boşa Harcama projemizi bölgeye yönlendirerek gıda ihtiyacının karşılanmasına destek olmaya başlamıştık. Geçen yıl yeni araç ve donanım yatırımıyla ayda 1 milyon kişiye ulaşan yardım kapasitemizi son olarak Ramazan ayında hayata geçirdiğimiz Türkiye’nin ilk Gezici Gıda Bankası sayesinde %20 artırarak ayda 1,2 milyon kişiye çıkardık. Fairy olarak hem gıdaların boşa harcanmadan kurtarılmasına hem de ihtiyaç sahiplerine destek olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</span></p>
<p><span> </span><strong><span> </span></strong></p>
<p><strong><span>Özdemir: Bölgeye kesintisiz şekilde verdiğimiz desteğimizi sürdürüyoruz </span></strong></p>
<p><strong><span>Migros Ticaret A.Ş. Deterjan, Kâğıt ve Kozmetik Pazarlama Direktörü Sena Erol Özdemir,</span></strong><span> “Migros olarak, deprem felaketinin ilk dakikalarından itibaren tüm imkanlarımızla bölge halkının yardımına koştuk. Ekosistem ortaklarımızla gerçekleştirdiğimiz farklı proje ve iş birlikleriyle bölgeye kesintisiz şekilde verdiğimiz desteği sürdürüyoruz. Bu kapsamda gerek depremzede vatandaşlarımıza gerekse yerel üreticilerimize yönelik sayısız çalışma gerçekleştirdik. Fairy ile bu iş birliğimizde ise Gıda Kurtarma Derneği’nin de katkıları ile çok değerli bir projeyi hayata geçirmiş olduk. Birlikten ve dayanışmadan güç aldığımız ve bizi birbirimize bağlayan Ramazan ayında Hatay’da gerçekleştirdiğimiz bu iftar buluşması ile depremden etkilenen vatandaşlarımızla tekrar bir araya geldik. Şef Rafet İnce’nin hazırladığı özel yemeklerle Ramazan ayının coşkusunu ve maneviyatını hep beraber yaşadık. Projede emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Hatay’da olduğu gibi, depremden etkilenen illerimizde Migros olarak böyle anlamlı projeler yapmaya devam edeceğiz” dedi. </span></p>
<p><span> </span></p>
<p><strong><span>Silahlı: 15 milyon insanın hayatına dokunduk</span></strong></p>
<p><span>Fairy ile gıda odaklı çalışmalarda kol kola yürümekten mutluluk duyduklarını ifade eden Gıda Kurtarma Derneği Kurucu Üyesi Olcay Silahlı, “Beş yıl önce Fairy ile birlikte başlattığımız Boşa Harcama projemizle bugüne kadar 55 milyon öğün gıdanın israf edilmesini önledik. Bu miktarla önlenen karbon emisyonu miktarı ise 51.450 ton oldu. İsraf odaklı yaptığımız çalışmalar ve farkındalık yaratmak için aldığımız aksiyonlarla ise 15 milyon insanın hayatına dokunduk. Kısa bir süre önce ülkemizde bir ilk olarak hayat bulan Gezici Gıda Bankası konseptimiz, ihtiyaç sahiplerine direkt ulaşarak sabit kurulumlu gıda bankalarına ulaşım zorluğunu çözen bir hizmet sunmakla birlikte bağış operasyonu kapasitemizi daha da artırdı. Migros ise derneğimizin sürdürülebilir bağış sistemine dahil olan ilk bağışçı kurumumuz ve derneğimizin kurulduğu ilk günden itibaren Migros mağazalarında oluşan fazla gıdaları 72 ilde ihtiyaç sahipleriyle buluşturuyoruz. Gıda israfıyla mücadelemizde sürdürülebilir iş birliği yarattığımız iki önemli çözüm ortağımız Fairy ve Migros&#8217;a destekleri için bir kez daha teşekkür ediyorum. Bağış mekanizmamızı güçlendirerek tüketime uygun olan fazla gıdaları kurtarıp hak sahibi topluluklara ulaştırmaya ve etki alanımızı genişletmeye bu güçlü iş birlikleri ile devam edeceğiz” diye konuştu.</span></p>
<p><span> </span></p>
<p><strong><span>İnce: Razaman, kalabalık sofraları paylaştığımızda anlam kazanıyor</span></strong></p>
<p><span>Artık bir aile gibi gördüğü Fairy ile birlikte iftar sofraları kurmaya geçen yıl başladıklarını hatırlatan <strong>Şef Rafet İnce</strong> ise “Ramazan’ın bir araya gelip kalabalık sofraları paylaştığımız zaman daha da anlam kazandığına inanıyorum. Bu inançla Ramazan ayı başında, geçen yıl 4 akşam iftar sofraları kurduğumuz Gaziantep’teydik. Ramazan ayının son günlerinde ise bu sefer Hatay’da bereketli iftar sofralarında buluşmanın heyecanını yaşıyoruz. Burada yine vatandaşlarımızın en sevdikleri, en çok özledikleri yemeklerden oluşan bir menü hazırlamaya gayret gösterdik. Hazırlık sürecinde bizi hem sosyal medyanın tanınmış isimleri hem de GKTD ve TOG gönüllüleri yine yalnız bırakmadı. Yanımızda olan herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. İftar yemeğinin ardından düzenlenen interaktif Karagöz- Hacivat gösterisiyle Ramazan coşkusunun arttığını vurgulayan İnce, “Önce iki boyutlu olarak perdede başlayan sonra da oyuncuların katılımıyla üç boyutlu olarak interaktif şekilde devam eden oyun, çocukları hem şaşırttı hem de çok mutlu etti. Çocukların yüzünün böyle gülmesi, oradaki herkese de moral oldu” diye konuştu.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fairy-ve-migros-gida-kurtarma-dernegi-destegiyle-50-bin-ogun-gidayi-hataydaki-depremzedelere-ulastirdi-449598">Fairy ve Migros, Gıda Kurtarma Derneği Desteğiyle 50 Bin Öğün Gıdayı Hatay&#8217;daki Depremzedelere Ulaştırdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğün atlayan çocuklarda algılama düşüklüğü görülüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ogun-atlayan-cocuklarda-algilama-dusuklugu-goruluyor-426709</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2023 09:08:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[algılama]]></category>
		<category><![CDATA[atlayan]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[düşüklüğü]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=426709</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuğun okula başlamasıyla birlikte özellikle akran etkileşimi nedeniyle beslenme alışkanlıklarının değiştiğine dikkat çeken uzmanlar, okullarda bulunan yemek servisinin, çocukların gelişimini desteklemeyi ve sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmayı hedeflemesi gerektiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ogun-atlayan-cocuklarda-algilama-dusuklugu-goruluyor-426709">Öğün atlayan çocuklarda algılama düşüklüğü görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Okul çocukları öğün atlamayı seviyor</strong></p>
<p><strong>Öğün atlayan çocuklarda algılama düşüklüğü görülüyor</strong></p>
<p><strong>Çocuğun okula başlamasıyla birlikte özellikle akran etkileşimi nedeniyle beslenme alışkanlıklarının değiştiğine dikkat çeken uzmanlar, okullarda bulunan yemek servisinin, çocukların gelişimini desteklemeyi ve sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmayı hedeflemesi gerektiğini söylüyor. Öğün atlamanın okul çocuklarında çok sık görülen bir yeme davranışı olduğunu dile getiren Beslenme Uzmanı Funda Tuncer, “Okul çocukları arasında en sık atlanan öğünün kahvaltıdır, ancak öğleden sonra okula giden öğrencilerin öğle yemeğini de atladıkları bildiriliyor.” dedi. Tuncer, öğün atlandığı taktirde ve özellikle de kahvaltı yapmayan çocukların konsantrasyon ve algılamalarının düşük olduğu, dikkat sürelerinin kısa olduğu, öğrenmede güçlük yaşamalarının yanında bazılarında baş ağrısı, baş dönmesi gibi sorunların olduğunun bildirildiğini kaydetti.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Funda Tuncer, okul döneminde çocukların beslenme alışkanlıkları konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Beslenme çocukların zihinsel gelişimi için temel faktör</strong></p>
<p>Çocukluk döneminde obezite, yeme bozuklukları ile sağlıksız beslenme alışkanlıklarının 100 milyondan fazla görülmesi ve söz konusu durumun fiziksel ve psikososyal sağlığa olumsuz etkilerinin endişe uyandırdığını ifade eden Tuncer, “Beslenme, büyüme ve gelişme ile yaşamın ilerleyen dönemlerinde sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için önemli faktörlerden biri olmasının yanında çocukların zihinsel gelişimi ve akademik başarıları için de temel bir faktördür.” dedi.</p>
<p><strong>Çocuğun okula başlamasıyla birlikte alışkanlıkları da değişiyor</strong></p>
<p>Okul öncesi dönemde çocuğun beslenme alışkanlıklarının ailenin beslenme alışkanlıklarının yansıması ile geliştiğini kaydeden Tuncer, “Ancak çocuğun okula başlamasıyla birlikte özellikle akran etkileşimi, besin seçiminin özgürleşmesi, okulun vermiş olduğu beslenme hizmetleri gibi faktörlerle tekrar şekilleniyor. Bu ölçüde öğün atlanması ya da düzensiz bir şekilde beslenilmesi, sağlıksız olarak nitelendirilen yüksek yağ ve şeker oranına sahip besinlerin seçimi, besinlerin hazırlanması, pişirilmesi veya saklanmasında hatalar gibi durumlar meydana geliyor. Bu durumlarla başa çıkmak için okuldaki öğretmenler başta olmak üzere ailelerin ve çocukların sağlıklı besin seçimi konusunda bilinçli olması önemli. Bunun yanında okulda satılan besinlerin sağlıklı yöntemlerle yapılması ve yüksek yağ ve şeker içeren besinlerin satışı hakkında bir düzenlemenin bulunması gerekiyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Aileler öğle yemeğinin kalitesine dikkat etmeli </strong></p>
<p>Okullarda bulunan yemek servisinin, çocukların gelişimini desteklemeyi ve sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmayı hedeflemesi gerektiğini de anlatan Tuncer, şöyle devam etti:</p>
<p>“Özellikle çocukların beslenme kalitelerini iyileştirmesi, besinlerde çeşitlilik sağlaması gerekiyor. Dolayısıyla çocuklar için öğle yemeği hizmeti alınıyor ise beslenme hizmetlerinin kalitesi konusunda aileler dikkat etmelidir. Okul kantinleri de bu ölçüde değerlendirilmesi gereken yerlerdir. Sağlıksız besinlerin varlığı çocuğun besin seçimlerini büyük ölçüde etkileyeceğinden sağlıklı besinlerin bulunması ve mümkün olduğu kadar sağlıksız besinlerin satışının olmaması gerekiyor.”</p>
<p><strong>Beslenme çantasına neler konulmalı?</strong></p>
<p>Okullarda yemek hizmetinin bulunmadığı durumlarda ailelerin ne yapması gerektiğine de değinen Tuncer, evde uygun pişirme ve saklama teknikleri kullanarak sağlıklı besinlerin beslenme çantasına eklemesi gerektiğini, besin çeşitliliğini sağlaması için beslenme çantasında sebze, meyve, süt ürünleri ve tam tahıllar gibi çocuğun günlük alması gereken besin gruplarına mutlaka yer verilmesinin çocukların yeterli ve dengeli beslenmelerine katkı sağlayacağını söyledi.</p>
<p>Tuncer, buna ek olarak ara öğünler için hazırlanacak atıştırmalıkların da aynı ölçüde tam tahıl ürünleri, yağlı tohumlar ve meyvelerle çocukların seveceği ölçüde çeşitlendirilerek hazırlanmasının da uygun olacağını dile getirdi.</p>
<p><strong>Öğün atlayınca baş ağrısı, baş dönmesi gibi sorunlar yaşanıyor</strong></p>
<p>“Öğün atlama okul çocuklarında çok sık görülen bir yeme davranışıdır. Bu davranış nedeniyle vücudun gereksinimi olan besin ögelerinin diğer öğünler karşılanması güçleşmekte ve yetersiz beslenmeye neden olmaktadır.” diyen Tuncer, şöyle devam etti:</p>
<p>“Okul çocukları arasında en sık atlanan öğünün kahvaltıdır, ancak öğleden sonra okula giden öğrencilerin öğle yemeğini de atladıkları bildiriliyor. Kahvaltı öğünü bir önceki öğün üzerinden geçen 10-12 saat açlığın bulunması ve sabah okula giden çocukların öğrenme, konsantrasyon gibi zihinsel süreçlerinde enerjinin temini için önemlidir. Öğün atlandığı taktirde ve özellikle de kahvaltı yapmayan çocukların konsantrasyon ve algılamalarının düşük olduğu, dikkat sürelerinin kısa olduğu, öğrenmede güçlük yaşamalarının yanında bazılarında baş ağrısı, baş dönmesi gibi sorunların olduğu bildiriliyor.”</p>
<p><strong>Çocuklar neden öğün atlıyor?</strong></p>
<p>Öğün atlama nedenlerine de işaret eden Tuncer, şunları söyledi:</p>
<p>“Öğün atlama nedenleri arasında zamanın olmaması, çocuğun iştahının olmaması ya da geç kalma korkusu gibi nedenler bulunuyor. Bu kapsamda öğün atlanmasının önüne geçebilmek adına çocuğun öğünlerinin önceden hazırlanması ya da pratik hazırlanabilen ve tüketilebilen sağlıklı besinlerin seçimi uygun olacaktır. İştahsızlığın ya da vakit konusunda sorun yaşandığı durumlarda çocuğun bu öğününü yanında taşıması ve mümkün olan en kısa zamanda tüketmesi fayda sağlayacaktır.”</p>
<p>Öğün atlanmasının önüne geçebilmek için son zamanlarda okullarda öğrencilere, çeşitli yemek seçenekleri ve fırsatları sunulduğunu da dile getiren Tuncer, “Bu kapsamda okullarda verilen yemek hizmetine ek olarak öğrencilerin besinleri temin edebileceği öğün alternatifleri okullarda besin satın almasına olanak sağlanıyor. Buna ek olarak çocukta öğün atlamasının sonuçları ve öğün tüketiminin önemine dair bilincin gelişmesiyle bu problem halledilecektir.” dedi.</p>
<p><strong>Okul kantinlerinde sağlıksız besinler de bulunuyor</strong></p>
<p>Okul çağı çocuklarında sağlıklı beslenmede nelerin etkili olduğunu da anlatan Tuncer, “Okul yemek hizmetinden sorumlu kantin ve yemekhanelerinde sağlıksız tipteki besinlerin bulunmaması sağlıklı beslenme konusunda büyük avantaj sağlayacaktır. Nitekim bu konuda ulusal bazda çalışmalar yürütülüyor. Okul yönetimleri de bu konuyu titizlikle ele almalıdır. Ancak halen özellikle kantinlerde sağlıklı besinlerin yanında halen sağlıksız besin alternatifleri de bulunuyor. Bu kapsamda besin seçimi konusunda öğretmenler başta olmak üzere çocuğun kendisi ve ailesi de bilinçli olmalıdır. Bu bilincin gelişimi için okullarda beslenme eğitimleri düzenlenmelidir. Okullardaki beslenme eğitimlerinin sadece okul müfredatını kapsaması yeterli değildir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Beslenme eğitim programlarının aile ile iş birliğini, okul çevresinin (kantin, yemekhane) uygun şekilde düzenlenmesini de ele alması gerektiğini kaydeden Tuncer, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Örneğin okulun belirli bölgelerinde ve özellikle beslenme hizmetinin verildiği yerlerde sağlıklı besin seçimine ilişkin ilgi uyandıran öz bilgilere yer verilen şekil ve tablolar asılarak öğrencinin bu seçime ilişkin davranışına katkı sağlayabilmektedir. Çocuğun sağlıklı besin seçme davranışını sağlamasında aileler de büyük öneme sahiptir. Çocuklar hangi besini neden seçmesi veya neden seçmemesi gerektiğini aile ortamında da uygulamalı bir biçimde görürse çocuğun sağlıklı besin seçimine yönelik davranışına olumlu katkıları olacaktır.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ogun-atlayan-cocuklarda-algilama-dusuklugu-goruluyor-426709">Öğün atlayan çocuklarda algılama düşüklüğü görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ogün Özkul ve Sıraç&#8217;tan yeni şarkı: Kavuşmalar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ogun-ozkul-ve-siractan-yeni-sarki-kavusmalar-359303</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 01:25:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[kavuşmalar]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[özkul]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı]]></category>
		<category><![CDATA[sıraçtan]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359303</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ünlü müzisyen Ogün Özkul, başarılı sanatçı Sıraç ile birlikte yeni bir şarkıya imza attı. "Kavuşmalar" isimli şarkı, müzikseverlerin beğenisine sunuldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ogun-ozkul-ve-siractan-yeni-sarki-kavusmalar-359303">Ogün Özkul ve Sıraç&#8217;tan yeni şarkı: Kavuşmalar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ünlü müzisyen Ogün Özkul, başarılı sanatçı Sıraç ile birlikte yeni bir şarkıya imza attı. &#8220;Kavuşmalar&#8221; isimli şarkı, müzikseverlerin beğenisine sunuldu. Medya Martı etiketiyle tüm dijital platformlarda yayınlanan şarkı, video klibiyle NetD youtube kanalında müzikseverlerle buluştu.</p>
<p>Ogün Özkul, sahne çalışmalarının yanı sıra albümleriyle de dikkatleri üzerine çekiyor. Mustafa Kaya gibi ünlü isimlerle de konserlerde sahne alan sanatçı, &#8220;Kavuşmalar&#8221; şarkısında da yine kendine özgü tarzını ve enerjisini hissettiriyor.</p>
<p>&#8220;Kavuşmalar&#8221; şarkısının aranjesi Mustafa Arapoğlu&#8217;na ait. Sözleri Ogün Özkul ve Soner Mutlu tarafından yazıldı. Sıraç ise şarkıda yer alan rap sözleriyle dinleyicileri kendine hayran bırakıyor.</p>
<p>Yeni şarkısıyla müzikseverlerin kalbini fetheden Ogün Özkul ve Sıraç, &#8220;Kavuşmalar&#8221;ın başarısıyla bir kez daha müzik dünyasındaki yerlerini sağlamlaştırdılar.</p>
<p>&#8220;Kavuşmalar&#8221; şarkısı şu anda tüm dijital platformlarda yayında!</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ogun-ozkul-ve-siractan-yeni-sarki-kavusmalar-359303">Ogün Özkul ve Sıraç&#8217;tan yeni şarkı: Kavuşmalar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keçiören Belediyesinin Aş Evinde Üç Öğün Yemek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kecioren-belediyesinin-as-evinde-uc-ogun-yemek-354113</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Mar 2023 09:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinin]]></category>
		<category><![CDATA[evinde]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354113</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi tarafından depremin merkez üssü Kahramanmaraş’a gönderilen aş evi ve ile üç öğün, her öğünde ise 1600 kişilik sıcak yemek hizmeti sunuluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-belediyesinin-as-evinde-uc-ogun-yemek-354113">Keçiören Belediyesinin Aş Evinde Üç Öğün Yemek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi tarafından depremin merkez üssü Kahramanmaraş’a gönderilen aş evi ve ile üç öğün, her öğünde ise 1600 kişilik sıcak yemek hizmeti sunuluyor. </p>
<p>Her gün farklı yemeğin çıkarıldığı aş evinde sabahları kahvaltılık, öğlen ve akşam ise sıcak yemek sunuluyor. Yemekten depremzedeler, enkaz kaldırma çalışması yapan ekipler ve gönüllüler rahatlıkla faydalanıyor.</p>
<p>Deprem felaketinin yaşanması ile birlikte Kahramanmaraş merkezde yer alan Devlet Su İşleri 20. Bölge Müdürlüğü içine aşevi kurduklarını ve burada vatandaşlara sıcak yemek hizmeti verdiklerini söyleyen Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, “Kahramanmaraş’ta ivedilikle aşevimizi kurduk. Günlük üç öğün yemek çıkararak hem depremzedelerimize hem de bölgede görev yapan vefalı ekiplerimize hizmet veriyoruz. İlk günden bu yana milletimizle el ele vererek yaralarımızı sarıyoruz.” dedi.​</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-belediyesinin-as-evinde-uc-ogun-yemek-354113">Keçiören Belediyesinin Aş Evinde Üç Öğün Yemek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keçiören Belediyesi&#8217;nden Kahramanmaraş&#8217;ta 3 Öğün Yemek Hizmeti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kecioren-belediyesinden-kahramanmarasta-3-ogun-yemek-hizmeti-350683</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2023 08:57:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinden]]></category>
		<category><![CDATA[hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[kahramanmaraşta]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=350683</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi depremin merkez üssü olan Kahramanmaraş’a gönderdiği mobil mutfak aşevi ile günlük üç öğün, her öğünde ise 1600 kişilik yemek çıkarıyor ve dağıtıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-belediyesinden-kahramanmarasta-3-ogun-yemek-hizmeti-350683">Keçiören Belediyesi&#8217;nden Kahramanmaraş&#8217;ta 3 Öğün Yemek Hizmeti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi depremin merkez üssü olan Kahramanmaraş’a gönderdiği mobil mutfak aşevi ile günlük üç öğün, her öğünde ise 1600 kişilik yemek çıkarıyor ve dağıtıyor. Sabahları kahvaltılık, öğlen ve akşam farklı türde sıcak yemek çıkarılan mobil mutfakta belediye ekipleri bölgedeki depremzedelere, arama kurtarma ekiplerine ve gönüllü vatandaşlara hizmet veriyor.</p>
<p>Depremin yaşanmasının ardından Kahramanmaraş’a ivedilikle mobil mutfak aşevi gönderdiklerini söyleyen Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, “Kahramanmaraş’ta ivedilikle aşevimizi kurduk. Günlük üç öğün yemek çıkararak hem depremzedelerimize hem de bölgede görev yapan vefalı ekiplerimize hizmet veriyoruz. Ramazan ayında 4 ilimize Ramazan çadırı kurup vatandaşlarımıza sıcak iftarlık sunacağız.” dedi.​</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-belediyesinden-kahramanmarasta-3-ogun-yemek-hizmeti-350683">Keçiören Belediyesi&#8217;nden Kahramanmaraş&#8217;ta 3 Öğün Yemek Hizmeti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
