<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>öğrencilerinde | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ogrencilerinde/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ogrencilerinde</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jan 2026 11:49:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>öğrencilerinde | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ogrencilerinde</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Üniversite öğrencilerinde ruh sağlığı alarm veriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universite-ogrencilerinde-ruh-sagligi-alarm-veriyor-608562</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 11:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[Ayas]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerinde]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608562</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, dünya genelinde üniversite öğrencileri arasında ruh sağlığı sorunlarının son on yılda ciddi biçimde arttığını ve mevcut destek sistemlerinin bu artışı karşılamakta yetersiz kaldığını ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-ogrencilerinde-ruh-sagligi-alarm-veriyor-608562">Üniversite öğrencilerinde ruh sağlığı alarm veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, dünya genelinde üniversite öğrencileri arasında ruh sağlığı sorunlarının son on yılda ciddi biçimde arttığını ve mevcut destek sistemlerinin bu artışı karşılamakta yetersiz kaldığını ortaya koydu.</p>
<p>Küresel ölçekte 72 bin 288 lisans öğrencisinin katıldığı araştırma, dünya genelindeki üniversitelerde ciddi bir ruh sağlığı krizi yaşandığına, son on yılda lisans öğrencileri arasında kaygı, depresyon, intihar düşüncesi ve kendine zarar verme vakalarının belirgin biçimde arttığına dikkat çekti.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, dikkat çeken bu araştırmayı değerlendirdi.</p>
<p><strong>Pandemi, ruh sağlığı açısından da bir krizdi</strong></p>
<p>Araştırmanın, üniversitelerdeki ruh sağlığı krizinin Covid-19 Pandemisi döneminde artış gösterdiğini ve sonrasında biraz azalma eğilimi olduğunu vurguladığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, “Fakat yine de 2013’ten bu yana bir artıştan söz edilebilir. Pandemiyi yalnızca fizyolojik bir sağlık krizi olarak değil hem fizyolojik sağlığa hem sosyal hayata hem de ruh sağlığına yönelik bir kriz olarak tanımlayabiliriz. Dolayısıyla ruh sağlığı alanındaki sorunlarda görülen pandemi dönemdeki artış, kriz olarak tanımlanabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Ruhsal bozuklukların en hızlı artış gösterdiği yaş grubu 20-29 yaş aralığı</strong></p>
<p>Ruh sağlığı sorunlarının yalnızca bireysel zorluklardan kaynaklanmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, “Pandemi dönemi aktif olarak sona erse de psikolojik anlamdaki etkilerinin sona ermesi daha uzun soluklu olacaktır. Bunun yanında Dünya Sağlık Örgütü ruhsal bozuklukların en hızlı artış gösterdiği yaş grubu 20-29 yaş aralığı olarak belirlemiştir. Bu yaş dönemindeki artışın, bireysel sorunlardan öte biyolojik ve toplumsal nedenlerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Özellikle şizofreni, bipolar bozukluk gibi bazı psikotik özellikli bozuklukların başlangıç yaşı ortalama olarak (19-25) bu döneme denk gelmektedir. Bu tamamen ruhsal bozukluğun ortaya çıkışına yönelik biyolojik bir nedendir. Bunun yanında bu yaş döneminin getirdiği bazı bireysel ve toplumsal nedenler de bu hastalıkların oraya çıkışında önemli stres faktörü olabilmektedir.”</p>
<p><strong>Üniversiteye geçiş psikolojik olarak kırılgan bir dönem</strong></p>
<p>Üniversiteye geçiş sürecinin gençler için neden bu kadar hassas olduğuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, şöyle devam etti:</p>
<p>“Biyolojik nedenlerin yanında, toplumsal açıdan bakıldığında üniversite dönemi; aileden bağımsızlaşılan, sorumlulukların arttığı, akran ilişkilerinin yoğunlaştığı, mali problemlerin oluşabildiği, zaman yönetiminin önem kazandığı bir dönmedir. Tüm bu sayılanlara mali zorluklar, gelecek endişeleri gibi daha çok sosyoekonomik açıdan dezavantajlı koşullar eşlik ettiğinde kaygı bozukluğu, depresyon gibi ruhsal bozuklukların oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Dolayısıyla üniversite dönemindeki değişim ve bağımsızlık tek başına gençlerin gelişimi, olgunlaşması, yetişkinliğe adım atılması için avantaj sağlarken, bu döneme mali dezavantaj, gelecek endişeleri, sosyal destek eksikliği, politik endişeler gibi olumsuz durumlar dezavantaja çevirebilir ve gençlerin ruh sağlığında kırılganlık yaratabilir. Fakat unutmamak gerekir ki üniversite dönemindeki bu bağımsızlaşma girişimleri ve üniversite yaşam deneyimleri gençlerin yetişkinlik dönemi için çok önemli bir temel oluşturmaktadır. Özellikle ailesinden ayrı şehirde bulunan üniversite öğrencileri için bu çok daha önemli ve kazandırıcı bir deneyim olmaktadır.”</p>
<p><strong>Psikolojik esneklik ve duygu düzenleme çok önemli</strong></p>
<p>Kaygı ve depresyon oranlarındaki artışı da ele alan Dr. Ayas, “Bireylerin psikolojik dayanıklılığının belirleyicisinin, başına gelen olaylardan çok başına gelen olayları nasıl yorumladığı olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla psikolojik esneklik bireylerin karşılaştıkları zorlu yaşam olaylarına karşı daha az ruhsal bozukluk geliştirmeleri için önemli faktördür. Duyguları tanıma, ifade edebilme ve düzenleyebilme becerileri psikolojik esneklik ve psikolojik dayanıklılık için geliştirilmesi gereken önemli becerilerdir.” dedi.</p>
<p>Belirsizlik, gelecek kaygısı ve başarısızlık korkusunun, öğrencilerin ruh sağlığı üzerindeki etkisine de dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, “İçinde bulunan ekonomik zorluklar, gelecek endişeleri, sosyal açıdan dezavantajlı gruplarda ruh sağlığı için önemli risk faktörleri olarak değerlendirilmektedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Koruyucu ruh sağlığı hizmetleri güçlendirilmeli</strong></p>
<p>Üniversitelerde sunulan psikolojik danışmanlık hizmetlerinin daha erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, “Üniversitelerdeki psikolojik destek birimlerinin; oryantasyonlarda daha iyi tanıtılması, öğrenciler açısından ulaşılabilir olması, alanında uzman profesyonelleri çalıştırması çok önemlidir. Bunun yanında üniversitelerin koruyucu ruh sağlığına yönelik çalışmalar yapmaları da önemlidir.</p>
<p><strong>Dezavantajlı gruplardaki öğrenciler ekonomik ve sosyal açıdan desteklenmeli</strong></p>
<p> Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, koruyucu ruh sağlığına yönelik çalışmaların, ruhsal problemler ortaya çıkmadan önlemeye yönelik çalışmalar olduğu için, en az ruh sağlığı müdahale programları kadar önemli olduğunu ifade ederek, “Bu nedenle özellikle üniversitelerde; öğrencilerin sosyal becerileri geliştirici kulüp etkinliklerine önem verilmesi ve desteklenmesi, öğrencilerin yaşadığı hem akademik hem de diğer zorlukla baş edebilmeleri ve olumlu yaşam deneyimleri kazanabilmeleri adına etkinlik, festival, şenlik gibi organizasyonların düzenlenmesi, dezavantajlı gruplardaki öğrencilerin ekonomik ve sosyal açıdan desteklenmesi üniversite öğrencilerinin ruh sağlığına yönelik önemli koruyucu hizmetler olarak önem arz etmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong>13 yıldan bu yana Pozitif Psikoloji dersi…</strong></p>
<p>Davranış bilimleri ve sağlık alanında ülkemizin ilk tematik üniversitesi olan ve kurulduğu günden beri pozitif psikoloji alanında önemli çalışmalar yürüten Üsküdar Üniversitesi’nde 2013 yılından bu yana Pozitif Psikoloji dersleri zorunlu ders olarak veriliyor.</p>
<p><strong>Dünyanın sayılı üniversitelerine öncü oldu </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi, bu alanda öncü olarak dünyanın sayılı üniversitelerinden yıllarca önce bu dersi akademik ders programına alan ilk üniversite oldu. Mutluluk dersleri, pozitif psikoloji alanında ülkemizde yapılan çalışmaların önemini de hatırlattı. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-ogrencilerinde-ruh-sagligi-alarm-veriyor-608562">Üniversite öğrencilerinde ruh sağlığı alarm veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversite öğrencilerinde tütün kullanımı araştırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universite-ogrencilerinde-tutun-kullanimi-arastirildi-595012</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 21:02:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma Ekibi]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerinde]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595012</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olan tütün kullanımı ile ilgili üniversite öğrencileriyle yapılan bir araştırma, sonuçlarıyla dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-ogrencilerinde-tutun-kullanimi-arastirildi-595012">Üniversite öğrencilerinde tütün kullanımı araştırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olan tütün kullanımı ile ilgili üniversite öğrencileriyle yapılan bir araştırma, sonuçlarıyla dikkat çekti. İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü&#8217;nden Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, Uzman Wayne Dinn ve ekibi, bu alanda yürüttükleri güncel araştırmada üniversite öğrencilerinde tütün kullanımının yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda kişilik, nöropsikolojik işlevler ve bilişsel süreçlerle de yakından ilişkili olduğunu ortaya koydu.</span></b> <b><span>18-30 yaş aralığındaki 271 katılımcıyla yürütülen araştırmada, üniversite öğrencilerinin yüzde 36’sının başta sigara olmak üzere, nargile ve elektronik sigara gibi çeşitli tütün ürünlerini kullandıkları görüldü. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 45’i ise herhangi bir tütün ürünü kullanmıyor. Tütün kullanan öğrencilerin çoğunun bu ürünlere karşı düşük düzey bağımlılık gösterdiğini belirten araştırma ekibi, “Üniversite öğrencilerinin tütün ürünlerine karşı henüz ileri düzey bağımlılık geliştirmemiş olması, müdahale için hala fırsat olduğunu gösteriyor. Gençlere sadece sigara değil, tüm tütün ürünleri hakkında doğru bilgilendirmenin sağlanması, bağımlılıkla mücadelede doğru kaynakların ve desteklerin sunulması, risk grubu olan gençler arasında tütün salgının kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir” dedi. </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Laboratuvarı’nda İTBF Dekanı Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn ekibinin yürüttüğü araştırmalarda, sigara içme alışkanlıkları ile bazı kişilik özelliklerinin ilişkili olabileceği görüldü. Araştırmacılar, sigara kullanan üniversite öğrencilerinin daha çok risk almayı seven, heyecan arayan ve kuralları zorlamaya eğimli bireyler olabileceklerine dikkat çekti. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tütün bağımlılığında önemli beyin bölgeleri</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn ve ekibinin yürüttüğü nöropsikolojik araştırmalar, sigara içen öğrencilerin çalışma belleği, dikkat gibi bilişsel süreçlerde başarılı olduğunu gösterdi. Araştırmacılar orbitofrontal korteksin önemini şu şekilde açıkladı: “Orbitofrontal korteks, kurallara uyma, davranışları-dürtüleri kontrol etme ve bastırma, ödül-ceza değerlendirmesi yapma ve sosyal davranış ile ilişkilendirilen beyin bölgesi. Araştırmalarımızda sigara içen öğrencilerin bu bölge için kullanılan nöropsikolojik testlerde içmeyenlere göre, daha kötü performans gösterdiğini bulguladık. Bu bulgular, nikotin kullanımında orbitofrontal korteksin kritik bir rol oynadığını ve davranışsal disinhibisyonun bağımlılıkla ilişkili olabileceğini gösteriyor.” </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Katılımcıların yüzde 36’sı tütün ürünleri kullanıyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, Uzm. Wayne Dinn ve Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk’ün 271 katılımcıyla yürüttükleri araştırmada, 18-30 yaş aralığındaki üniversite öğrencilerinin tütün kullanım alışkanlıkları ile ilgili sonuçlar elde edildi. Araştırma bulguları, üniversite öğrencilerinin yüzde 36’sının başta sigara olmak üzere, nargile ve elektronik sigara gibi çeşitli tütün ürünlerini kullandıklarını gösterdi. Katılımcıların yüzde 45’i ise herhangi bir tütün ürünü kullanmadığını belirtti. Araştırma ekibi, bu bulguların üniversite öğrencilerinin tütünle verdikleri mücadelede kritik bir dönemde olduklarını ve erken müdahalenin önemini ortaya koyduğunu ifade etti. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erkek öğrenciler arasında daha yaygın kullanım </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Araştırmada üniversite öğrencilerinin tütün kullanım alışkanlıkları incelendi. Araştırma sonuçlarına göre tütün ürünü kullanan öğrencilerin yüzde 45’inin erkek, tütün ürünü kullanmayan öğrencilerin sadece yüzde 21’inin erkek olduğunu belirten araştırma ekibi,  “Bu veriler, erkek öğrencilerin kadın öğrencilere kıyasla tütün kullanımına daha eğilimli olduğunu göstermekte ve uluslararası literatürü desteklemektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sosyal çevrenin tütün kullanımına etkisi araştırıldı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn ve ekibi, üniversite öğrencilerinin tütün kullanım alışkanlıklarında ailelerinin ve yakın arkadaşlarının rolüne odaklandı. Araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 71’inin ailesinde en az bir kişinin tütün ürünü kullandığı belirlendi. Araştırma ekibi, bu sonuçla ilgili de “Özellikle baba ve kardeşlerin tütün kullanım oranları yüksek. Bu durum, gençlerimizin tütün kullanımına başlamasında ve sürdürmesinde aile içindeki rol modellerin etkili olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla gençlerin tütün ile mücadelelerini kapsayan çalışmaların aileleri de kapsayacak şekilde düzenlenmesine ihtiyacımız var” değerlendrmesini yaptı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>İlk deneme arkadaş ortamında yapıldı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Araştırmada katılımcılara ilk tütün ürününü ne zaman ve nerede kullandıkları da soruldu. Katılımcılar, ilk denemelerinde arkadaş ortamında bulunduklarını belirtirken; tütün ürünü kullanan öğrencilerin yakın arkadaşlarının yüzde 41’inin sigara kullandığı da ortaya çıktı. Araştırma ekibi, bu bulguları şöyle yorumladı: “Ailedeki rol modeller kadar, risk grubu olarak değerlendirdiğimiz üniversite öğrencilerinin sigara, nargile veya elektronik sigara kullanımında yakın arkadaşlar da teşvik edici rol üstleniyor. Sosyalleşme ihtiyacı, akranlar tarafından kabul görme, yetişkin gözükme istekleriyle üniversite öğrencilerinin tütün ürünlerine ilgisi daha çok artıyor. Tabii, bir de nargile kafeler ve satışı her geçen gün artan elektronik sigaralar var. Nargile kafeler hem sosyalleşme hem de nikotin tüketim imkanı sunarken, elektronik sigaraların zararları azımsanıyor.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Henüz şiddetli bağımlılık yok ancak önlem alınmalı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Araştırmanın umut verici bulgularından birinin, tütün kullanan öğrencilerin çoğunun bu ürünlere karşı düşük düzey bağımlılık göstermesi olduğunu belirten araştırma ekibi, “Üniversite öğrencilerinin tütün ürünlerine karşı henüz ileri düzey bağımlılık geliştirmemiş olması, müdahale için hala fırsat olduğunu gösteriyor. Gençlere sadece sigara değil, tüm tütün ürünleri hakkında doğru bilgilendirmenin sağlanması, bağımlılıkla mücadelede doğru kaynakların ve desteklerin sunulması, risk grubu olan gençler arasında tütün salgınının kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir” şeklinde değerlendirdi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Gençler tehlikenin farkında, peki ne yapılmalı?</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Araştırmanın ilginç bulgularından birinin tütün kullanan öğrencilerin yüzde 67&#8217;sinin bu ürünlerin sağlıklarına oldukça fazla zarar verdiğini düşünmesi olduğunu belirten araştırma ekibi, “Öğrenciler tütünün zararları konusunda bilinçli ancak yine de kullanmaya devam ediyorlar. Bu, sadece bilgilendirmenin yeterli olmadığını, kapsamlı müdahale programlarına ihtiyaç olduğunu gösteriyor”  değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Atlas Psikoloji Laboratuvarı araştırmacıları, bu araştırmanın, üniversite gençliğinin tütün kullanım alışkanlıklarını anlamak ve etkili müdahale stratejileri geliştirmek için önemli veriler sunduğunu belirterek araştırma sonuçlarının, sadece bireysel değil, aynı zamanda sosyal faktörleri de dikkate alan bütüncül yaklaşımların gerekliliğini vurguladığını kaydetti. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tütün ile mücadelede yeni bir yöntem: Transkraniyal Doğru Akım Uyarımı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, Uzm. Wayne Dinn ve Dr. Öğr. Üyesi Fatma Göral tarafından yürütülen son araştırmada ise transkraniyal doğru akım cihazı kullanarak dorsolateral prefrontal korteks bölgesi uyarıldı. Bu çalışmayla sigara kullanan üniversite öğrencilerinin sigara isteklerini azaltmak ve davranış kontrolünü güçlendirmek amaçlandı. Araştırma sonuçları, tütün ile mücadelede kullanılacak yeni yöntemlerin kültürden etkilenebileceğini gösterdi. Araştırmacılar bu bulguları da şöyle yorumladı: “Türkiye’de sigara içmek sosyal yaşamda çok yaygın ve normalleşmiş durumda. Batı toplumlarında ise sigara uzun süredir ‘olumsuz’ bir alışkanlık olarak damgalanıyor. Bu fark, beynin verdiği tepkilerden tedavi yöntemlerinin etkinliğine kadar uzanabilir. Biz bunu “nörokültürel hipotez” çerçevesinde değerlendiriyoruz. Yani, aynı beyin uyarım tekniği farklı kültürel ortamlarda farklı sonuçlar doğurabiliyor.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Çok boyutlu bir mücadele gerekiyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn ve ekibi, Atlas Psikoloji Laboratuvarı’nda yürüttükleri çalışmaların, sigarayı bırakmanın yalnızca nikotin bağımlılığıyla ilgili olmadığını; kişilik, düşünme biçimi, duygular, kültürel faktörlerle bağlantılı olduğunu ortaya koyduğunu belirterek bu nedenle risk grubu olarak değerlendirilen gençlerin tütünle mücadelesinde “sağlığa zararlıdır” sloganının ötesinde adımlar atmak gerektiğini vurgulayarak önerilerini şöyle sıraladı: </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Aile odaklı müdahale programları</span></b><span>: Ailelerin tütün kullanımının gençler üzerindeki etkisi göz önünde bulundurularak, ebeveyn ve kardeşleri de kapsayan farkındalık programları geliştirilmeli.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Akran desteği ve sosyal ağların gücünden yararlanma</span></b><span>: Arkadaş çevrelerinin tütün kullanımını teşvik etme rolünün aksine, sağlıklı yaşam biçimlerini destekleyen sosyal ortamlar oluşturulmalı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erken dönem müdahale:</span></b><span> Düşük bağımlılık düzeylerinin avantajından yararlanarak, üniversiteye giriş döneminde yoğun bilgilendirme ve destek programları uygulanmalı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Kapsamlı farkındalık çalışmaları:</span></b><span> Sadece bilgi vermek değil, davranış değişikliğini destekleyen interaktif programlar tasarlanmalı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Nargile ve elektronik sigara odaklı özel yaklaşımlar</span></b><span>: Bu ürünlerin &#8220;daha az zararlı&#8221; algısına karşı özel bilgilendirme kampanyaları düzenlenmeli.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Üniversite içi destekleyici ortamlar:</span></b><span> Sigara bırakma danışmanlık hizmetleri, stresle başa çıkma teknikleri ve sosyal alternatifler sunulmalı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Stresle başa çıkma becerilerini geliştirmek:</span></b><span> Üniversite yılları, yeni sorumluluklar ve roller ile pek çok zorlukları beraberinde getirmektedir. Bu zorluklar gençlerin stres düzeylerini artırırken uzmanların ve ailelerin desteği ile stresle başa çıkma becerilerini geliştirmeleri için gerekli destek sağlanmalı. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bu önerilerin üniversiteler, eğitimciler, sivil toplum kuruluşları işbirliği ile hayata geçirilmesi, üniversite öğrencilerinin tütün salgını ile mücadelede güçlenmesini sağlayacaktır. </span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-ogrencilerinde-tutun-kullanimi-arastirildi-595012">Üniversite öğrencilerinde tütün kullanımı araştırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hemşirelik öğrencilerinde iklim değişikliğine yönelik farkındalık yaratacak projeye TÜBİTAK&#8217;tan destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hemsirelik-ogrencilerinde-iklim-degisikligine-yonelik-farkindalik-yaratacak-projeye-tubitaktan-destek-582709</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 08:20:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliğine]]></category>
		<category><![CDATA[dönmez]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[hemşirelik]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yaratacak]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582709</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ), iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik yenilikçi projeler üretmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hemsirelik-ogrencilerinde-iklim-degisikligine-yonelik-farkindalik-yaratacak-projeye-tubitaktan-destek-582709">Hemşirelik öğrencilerinde iklim değişikliğine yönelik farkındalık yaratacak projeye TÜBİTAK&#8217;tan destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ), iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik yenilikçi projeler üretmeye devam ediyor. EÜ Hemşirelik Fakültesi Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Renginar Öztürk Dönmez’in yürütücülüğünü üstlendiği “İklim Değişikliği Eğitiminin Hemşirelik Öğrencilerinde Ekolojik Ayak İzi Farkındalığı, İklim Değişikliği Kaygısı ve Çevreci Davranışa Etkisi: Karma Metot” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002/A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye değer bulundu.</p>
<p>Proje kapsamında hemşirelik öğrencilerine Planlanmış Davranış Kuramı temelinde iklim değişikliği eğitimi verilecek. Bu eğitimin öğrenciler üzerindeki etkisi hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleriyle değerlendirilecek. Böylece öğrencilerin ekolojik ayak izi farkındalıklarının, iklim değişikliği kaygılarının ve çevreci davranışlarının nasıl etkilendiği ortaya konulacak.</p>
<p>Proje yürütücüsü Doç. Dr. Renginar Öztürk Dönmez ve ekibini makamında ağırlayarak tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemiz Hemşirelik Fakültesi tarafından hazırlanan, hemşirelik öğrencilerinde ekolojik ayak izi farkındalığı, iklim değişikliği kaygısı ve çevreci davranışa yönelik etkileri inceleyen proje, TÜBİTAK 1002/A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Hemşirelik eğitiminde çevre dostu yaklaşımları merkeze alan ve öğrencilerimizi geleceğin sağlık profesyonelleri olarak iklim değişikliğiyle mücadelede bilinçlendirmeyi hedefleyen bu değerli çalışmada emeği geçen bilim ekibini tebrik ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>“İklim değişikliği önemli bir halk sağlığı sorunudur”</b></p>
<p>İklim değişikliğinin günümüzde önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurgulayan Doç. Dr. Renginar Öztürk Dönmez, “Uluslararası raporlar, önümüzdeki on yıl içinde iklim değişikliğinin nedenleri ve müdahalelerinin acil biçimde ele alınması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Bu raporlarda hemşirelerin kritik rolü vurgulansa da, öğrencilerin iklim değişikliği ve çevreci davranış konusunda yeterince hazırlıklı olmadıkları görülüyor. Ayrıca, öğrencilerdeki yüksek iklim kaygısı çevreci davranışlarını olumsuz etkileyebiliyor. Biz de bu projeyle, hemşirelik öğrencilerinde farkındalık kazandırmayı, kaygıyı yapıcı çevreci davranışlara dönüştürmeyi ve modele dayalı eğitimle onların ekolojik ayak izi farkındalıklarını artırmayı hedefliyoruz. Böylece öğrencilerin kişisel ve mesleki sorumluluklarını daha iyi kavrayarak, çevre dostu davranışları benimsemelerini ve gelecekte mesleklerini bu bilinçle sürdürmelerini sağlamayı amaçlıyoruz” dedi.</p>
<p>Yürütücülüğünü Doç. Dr. Renginar Öztürk Dönmez’in yaptığı projede, Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez ile fakülte öğretim elemanları; Prof. Dr. Yasemin Yıldırım, Arş. Gör. Dr. Hatice Eda Yoltay ve Arş. Gör. Erkan Ünsal araştırmacı olarak görev alıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hemsirelik-ogrencilerinde-iklim-degisikligine-yonelik-farkindalik-yaratacak-projeye-tubitaktan-destek-582709">Hemşirelik öğrencilerinde iklim değişikliğine yönelik farkındalık yaratacak projeye TÜBİTAK&#8217;tan destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
