<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>obezitenin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/obezitenin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/obezitenin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Dec 2025 08:37:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>obezitenin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/obezitenin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Obezitenin 5 yıl içinde 2 katına çıkması bekleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/obezitenin-5-yil-icinde-2-katina-cikmasi-bekleniyor-597894</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 08:37:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bekleniyor]]></category>
		<category><![CDATA[çıkması]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[katına]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[obezitenin]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavinin]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama İğneleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597894</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zayıflama iğneleri son dönemde en çok konuşulan tedavilerden biri haline geldi. Sosyal medya paylaşımları, hızlı kilo kaybı vaatleri ve kısa sürede görülen sonuçlar milyonlarca kişinin hızlı kilo verme hayalini süslüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezitenin-5-yil-icinde-2-katina-cikmasi-bekleniyor-597894">Obezitenin 5 yıl içinde 2 katına çıkması bekleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zayıflama iğneleri son dönemde en çok konuşulan tedavilerden biri haline geldi. Sosyal medya paylaşımları, hızlı kilo kaybı vaatleri ve kısa sürede görülen sonuçlar milyonlarca kişinin hızlı kilo verme hayalini süslüyor. Ancak dikkat! <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ender Arıkan</strong>, obezite tedavisinde kullanılan bu enjeksiyonların başarılı şekilde kilo kaybettirmeye katkı sağlamakla birlikte mucize olmadığını ve kontrolsüz kullanımının ciddi sorunlara yol açabildiğini söylüyor. Yapılan çalışmalara göre; obezitenin 5 yıl içerisinde iki katına çıkmasının beklendiğini belirten Prof. Dr. Arıkan, obezite tedavisinde kullanılan iğneler hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<p>İştahı azaltan, tokluk süresini uzatan zayıflama iğneleri son yıllarda en çok ilgi gören konuların başında geliyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ender Arıkan</strong>, bu tedavinin etkili olduğunu ancak herkes için uygun olmadığını belirterek “Zayıflama iğnelerinin aslında vücudun kendi hormonunun daha güçlü bir versiyonu.   İştahı ciddi şekilde baskılıyor, mide boşalmasını yavaşlatıyor, kişiyi daha uzun süre tok tutuyor ve kan şekerini dengeliyor. Bu nedenle hem diyabet hastalarında hem de obezite tedavisinde kullanılabiliyor. Fakat bu, herkesin kullanabileceği bir ürün olduğu anlamına gelmiyor. Tedavi mutlaka doktor kontrolünde olmalı” diyor. Prof. Dr. Arıkan sözlerine şöyle devam ediyor: “Şeker değerleri, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını görmeden ilaca başlamıyoruz. Çünkü güvenli tedavinin ilk adımı doğru değerlendirmedir.”</p>
<p><strong>Zayıflama iğneleri kimler için uygun?</strong></p>
<p>Vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan hastalar için zayıflama iğnelerinin uygun olduğunu,</p>
<p>eğer VKİ 27’nin üzerindeyse ve diyabet, tansiyon ya da karaciğer yağlanması gibi ek</p>
<p>hastalıklar varsa yine tercih edilebileceğini belirten Prof. Dr. Arıkan, ancak bunun alanında</p>
<p>uzman hekim tarafından belirlenmesi gerektiğini, ilacın isteyen herkese reçete edilmediğini</p>
<p>özellikle vurguluyor. Bu tedavinin bazı hastalar için ciddi risk oluşturabileceğinin altını çizen</p>
<p>Prof. Dr. Ender Arıkan şöyle konuşuyor: “Medüller tiroid kanseri öyküsü olanlarda, </p>
<p>pankreatit geçirmiş kişilerde, hamilelerde, emzirenlerde ve 18 yaş altındaki bireylerde bu </p>
<p>ilaçları kesinlikle kullanmıyoruz.” Zayıflama iğnelerinin bulantı, mide yanması ya da kabızlık </p>
<p>gibi yan etkileri olabildiğini, bu şikayetlerin çoğunun doz yavaş artırıldığında kontrol altına </p>
<p>alınabildiğini belirten Prof. Dr. Arıkan “Ancak pankreatit, safra kesesi taşı ve şiddetli karın </p>
<p>ağrısı gibi durumlar olursa ilaç hemen kesilmeli ve mutlaka doktora başvurulmalı” diyor.</p>
<p><strong>Kilo kaybı ortalama yüzde 8-15 oluyor ama…</strong></p>
<p>Tedavide beklentilerin gerçekçi tutulması büyük önem taşıyor. Zayıflama iğneleri ile ortalama yüzde 8-15 kilo kaybı sağlanırken, bu durumun sürdürülebilir olmasına çok dikkat edilmesi gerekiyor. Bazı kişilerin çok hızlı değişim beklediğinin altını çizen Prof. Dr. Arıkan, tedavinin yaşam tarzı değişikliğiyle desteklenmemesi durumunda, ilacı bıraktıktan sonra, verilen kiloların daha hızlı şekilde geri alınmasının kaçınılmaz olacağını vurgulayan Prof. Dr. Ender Arıkan “Hastalar sadece yağ kaybetmiyor, kas kaybı da olabiliyor. Bu özellikle ilerleyen yaşlarda büyük problem. Bu nedenle bu tedaviyi olanların her zaman protein tüketimini artırmaları ve düzenli direnç egzersizi yapmaları gerekir” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Obezitede hızlı artış yaşanıyor</strong></p>
<p>Modern çağın salgın hastalığı obezite dünya genelinde hızla artarken, tedavinin temelini ise öncelikle yaşam tarzı değişikliği oluşturuyor. Halen 1 milyardan fazla insanı etkileyen bu küresel sağlık sorununun, önlem alınmadığında çok daha fazla artacağını, yapılan çalışmalarda obez insan sayısının 2030 yılına kadar iki katına çıkmasının öngörüldüğünü belirten Prof. Dr. Ender Arıkan, obezite tedavisinde en iyi sonucun sağlıklı beslenme, düzenli hareket, uyku düzeni ve stres yönetimiyle alındığını, kilo verirken hedefin hızlı değil, sağlıklı ve sürdürülebilir olması gerektiğini söylüyor. Prof. Dr. Arıkan kilo kaybı için zayıflama iğnelerinin uzun vadeli etkilerinin hala araştırıldığını belirterek şöyle konuşuyor: “Mevcut çalışmalar kısa vadede önemli kilo kaybı ve metabolik iyileşmeler göstermiş olsa da, bu sonuçların uzun vadede sürdürülebilirliği daha fazla araştırmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu ajanların kardiyovasküler hastalık insidansı ve mortalite gibi uzun vadeli sağlık sonuçlarını nasıl etkilediğini araştırılmalıdır. Ayrıca, uzun vadeli güvenliğin de belirlenmesi gerekmektedir. Kapsamlı uzun vadeli çalışmalar, uzun süreli tedavinin risk-fayda oranının netleştirilmesine yardımcı olacaktır.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezitenin-5-yil-icinde-2-katina-cikmasi-bekleniyor-597894">Obezitenin 5 yıl içinde 2 katına çıkması bekleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite obezitenin ilacı oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-beslenme-ve-fiziksel-aktivite-obezitenin-ilaci-oluyor-461688</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2024 08:08:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aktivite]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[obezitenin]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461688</guid>

					<description><![CDATA[<p>Obezitenin ülkemizde ve dünyada giderek yaygınlaşan bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, Türkiye’nin, obezite oranı açısından dünyada 17’nci sırada Avrupa’da ise birinci sırada yer aldığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-beslenme-ve-fiziksel-aktivite-obezitenin-ilaci-oluyor-461688">Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite obezitenin ilacı oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b> Prof. Dr. Alphan, obezitede birinci tedavi yönteminin sağlıklı beslenme ve fiziksel olarak aktif olmayı da içeren hayat tarzı değişikliği olduğunu söyledi.</b></p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, 22 Mayıs Avrupa Obezite Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada önemli bir halk sağlığı sorunu olan obeziteyle mücadelede yapılması gerekenlere dikkat çekti.</p>
<p><b>Obezite dünyada yaygınlaşan bir halk sağlığı sorunu</b></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre obezitenin, “vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ depolanması” olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Obezite aşırı enerji tüketimi, yetersiz enerji harcaması (sedanter yaşam tarzı, düşük Dinlenme Metabolik Hız – DMH) veya her ikisinin neden olduğu uzun süreli enerji dengesizliği ile kişinin genleri ve çevresi arasındaki kompleks etkileşimlerinin bir sonucu olarak gelişen kronik bir hastalıktır. Obezite, dünyada ve ülkemizde giderek artan bir halk sağlığı sorunudur. Küresel açıdan epidemik boyuta ulaşan obezite, farklı etnik özellikteki tüm toplumlarda yaygındır. Günümüzde çevresel faktörler, genetik yatkınlık, kültürel, sosyo-ekonomik etkenler ve insan davranışları arasındaki karmaşık etkileşimlere bağlı olarak obezite insidansında değişiklikler olabilir” dedi.</p>
<p><b>2035’e kadar 3,3 milyar yetişkinin etkilenebileceği varsayılıyor</b></p>
<p>DSÖ verilerine göre, tüm dünyada fazla kiloluluğun ve obezitenin prevalansının son 50 yıldır giderek arttığına dikkat çeken Prof. Dr. M. Emel Alphan, “2008 yılında 18 yaş ve üzeri obez ve aşırı kiloluların sayısı 1,8 milyar iken, 2020 yılında 2,2 milyardan daha fazla yetişkinin fazla kilolu ya da obez olduğu bildirilmiştir.  2035 yılına kadar yaklaşık 3,3 milyar yetişkinin obeziteden etkilenebileceği varsayılıyor. 2020’de yetişkinlerde obezitenin yüzde 42 olduğu belirtilirken, 2035’te ise yüzde 54’ünün obez olacağı tahmin ediliyor” dedi.</p>
<p><b>Obezite çocuk ve gençlerde de artış gösteriyor</b></p>
<p>Obezitenin çocuk ve gençlerde de benzerlik gösterdiğini belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “5 ila 19 yaş arası gençlerde 1990&#8217;da sadece yüzde 8 olan bu oranın 2022 yılında yüzde 22’ye yükseldiği belirtilirken, 2035 yılında ise yüzde 39&#8217;un üzerine çıkması bekleniyor” diye konuştu.</p>
<p><b>Avrupa’da pek çok hastalığın sebebi obezite</b></p>
<p>Obezitenin önemli sağlık sorunlarına yol açtığına dikkat çeken Prof. Dr. M. Emel Alphan, “DSÖ’nün veri tabanına göre; obezite Avrupa’daki yetişkinlerde hipertansiyonun yüzde 55’inin, kalp hastalıklarının yüzde 35’inin, Tip 2 diyabetin yüzde 80’inin sorumlusudur ve bunların her yıl 1 milyondan fazlası ölüm ile sonuçlanmaktadır” diye konuştu.</p>
<p><b>Avrupa’da ilk sıradayız</b></p>
<p>Türkiye’nin obezite oranı açısından dünyada 17’nci, Avrupa’da ise birinci sırada yer aldığını belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “2024 yılına gelindiğinde Türkiye&#8217;de 15 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 32,1&#8217;inin obez, yüzde 34,6&#8217;sının ise fazla kilolu olduğu, toplamda ise bu oranının yüzde 66,7 ye ulaştığını söylemek mümkün.  Türkiye’de obeziteye ilişkin hastalıklardan olan diyabet, koroner kalp hastalığı, felç ve kanserden 2,4 milyon kişinin etkilendiği DSÖ-2024 raporunda belirtilmiştir” dedi.</p>
<p><b>Obezite hastalık riskini artırır, yaşam kalitesini olumsuz etkiler</b></p>
<p>Obezitenin birçok sağlık sorununa neden olduğunu veya var olan sorunları şiddetlendirdiğini vurgulayan Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Obezite, kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon, inme (felç), bazı kanser türleri, solunum sistemi hastalıkları, eklem ve kemik hastalıkları, safra kesesi hastalıkları, karaciğer yağlanması, uyku apnesi, depresyon, kısırlık, cinsel işlev bozuklukları, cilt hastalıkları gibi hastalıkların riskini arttırır. Obezite ayrıca yaşam kalitesini ve süresini de olumsuz etkiler” uyarısında bulundu.</p>
<p><b>Obezitede altta yatan faktör tedavi edilmeli</b></p>
<p>Obezitenin sedanter yaşam tarzı ve aşırı besin alımını destekleyen sosyo-kültürel çevrede geliştiğini kaydeden Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Enerji alımının artması ve enerji harcanmasının azalması ile dokularda yağ birikimi olur. Fakat sadece beslenme durumu düzeltilerek obezite tedavisi mümkün değildir. Obezitenin nedenleri genetik faktörler, hormonal nedenler, bazı hastalıklar, çeşitli ilaçların kullanımı, uyku bozuklukları (vardiyalı çalışma), çevresel, psikolojik, sosyo-ekonomik faktörler, iklim değişikliği şeklinde sayılabilir. Öncelikle obeziteye neden olan altta yatan faktörün tedavi edilmesi gereklidir. Obeziteye neden olan pek çok faktörün varlığından dolayı obezitenin tedavisi de oldukça zordur” diye konuştu.</p>
<p><b>Obeziteyle mücadele çok yönlü olmalı</b></p>
<p>Obeziteyle mücadelenin çok yönlü olması gerektiğini belirtenProf. Dr. M. Emel Alphan, “Obezitenin önlenebilmesi için bireylerin, bireyleri oluşturan ailenin ve dolayısıyla bütün toplumun sağlıklı beslenme ve fiziksel olarak hareketli olması için bilinçlendirilmesi, eğitilmesi ve hem sağlıklı beslenmenin hem de hareketli olmanın davranış biçimine dönüştürülmesi gerekir. Bunu başarmak çok zordur. Bütün toplumlarda obezite ile mücadele programları vardır ama obezite ile ilgili belirlenen hedefe ulaşmanın gerçekten çok zor olduğu hemen hemen bütün toplumlarda giderek artan obezite prevalansından anlaşılmaktadır. Türkiye’de de Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı Yetişkin ve Çocukluk Çağı Obezitesinin Önlenmesi ve Fiziksel Aktivite Eylem Planları yapılıp raporlar yayınlanmaktadır” dedi.</p>
<p><b>Obezitede tedavi yöntemi: Beslenme ve hayat tarzı değişikliği </b></p>
<p>Obezitede tedavi yönteminin sağlıklı beslenme ve hayat tarzı değişikliği olduğunu kaydeden Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Aslında obezitedeki birinci tedavi yöntemi de bu raporlardan anlaşılacağı üzere, sağlıklı beslenme ve fiziksel olarak aktif olmayı da içeren hayat tarzı değişikliğidir” dedi.</p>
<p><b>Sağlıklı beslenme modeli hayata geçirilmeli</b></p>
<p>Sağlıklı beslenmenin tarifini yapan Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Sağlıklı beslenme az yağlı süt ve ürünleri, yağsız et, balık, tavuk, yumurta ile kurubaklagiller ve az miktarlarda kabuklu kuruyemişleri de içeren, rafine olmayan tam tahıllardan ve günde 5-10 porsiyon sebze ve meyveden oluşan bir beslenme modelidir. Doymuş yağ ve trans yağ içermeyen, az miktarda bitkisel sıvı yağ (zeytinyağı ve diğer bitkisel yağların karışımı) kullanılarak yemeklerin yapılması, şeker ve şekerli besinler ile içeceklerin minimum düzeyde alınması ve su tüketiminin arttırılması da enerji dengesi ve obeziteye bağlı hastalık risklerini en aza indiren bir yaklaşım olacaktır. Bu tarz beslenme modelleri, tüm dünyada sağlıklı olduğu kabul edilmiş olan Akdeniz diyeti, DASH diyeti ile vejetaryen beslenmedir” diye konuştu.</p>
<p><b>Popüler diyetlere dikkat!</b></p>
<p>Popüler diyetlerin risklerine dikkat çeken Prof. Dr. M. Emel Alphan, sözlerini şöyle tamamladı: “Zayıflamak amacıyla aralıklı açlık diyetleri, ketojenik diyet, kan grubu diyetleri, alkali diyet veya tek besin diyetleri gibi popüler diyetlere yönelmek kısa vadede zayıflamayı sağlasa da bu tür diyetlerin uzun vadede uygulanabilirliği ve ömür boyu sürdürülebilir olması mümkün olmadığı gibi bazı hastalıkların oluşturma riskini arttırdıkları da bir gerçektir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-beslenme-ve-fiziksel-aktivite-obezitenin-ilaci-oluyor-461688">Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite obezitenin ilacı oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obezitenin ortaya çıkmasına neden olan 1.000&#8217;den fazla gen varyantı var</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/obezitenin-ortaya-cikmasina-neden-olan-1000den-fazla-gen-varyanti-var-457278</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 May 2024 07:08:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çıkmasına]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[obezitenin]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[varyantı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=457278</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyada 988 milyon kişiyi etkileyen obezite, insan sağlığını tehdit eden en kritik hastalıklardan biri olarak görülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezitenin-ortaya-cikmasina-neden-olan-1000den-fazla-gen-varyanti-var-457278">Obezitenin ortaya çıkmasına neden olan 1.000&#8217;den fazla gen varyantı var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Obezite Federasyonu dünyada her yıl 4,7 milyon kişinin obezite ile ilişkilendirilen hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini bildiriyor. Bu kadar büyük boyutları olan obezite hastalığı ile ilgili doğru bilgiler edinmenin önemli olduğunu vurgulayan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinem Kıyıcı, “Toplumda, obezitenin sadece hareketsiz yaşama ve yeme davranışındaki iradesizliğe bağlı olarak geliştiği bilgisi çok yaygındır. Ancak obezite ile ilgili yapılan araştırmalar, iç ve dış kaynaklı pek çok etkenin, obezitenin ortaya çıkmasını tetiklediğini ortaya koymuştur” şeklinde konuştu.</strong></p>
<p>Küresel bir salgın olarak görülen obezite, ülkemizde ortalama her 3 kişiden 1’inin sağlığını etkilemektedir. Çocukluk çağındaki bireyleri de etkisi altına alması bakımından önem kazanan obezite, genetik, fizyolojik, psikolojik ve çevresel olmak üzere birden fazla etkenin bir araya gelmesiyle bütün coğrafyalarda hızlı bir şekilde artış gösteriyor. </p>
<p>Sağlık otoritelerini harekete geçiren obezite riski ile ilgili doğru bilgiye ulaşmanın, obezitenin çözümündeki önemine dikkat çeken Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinem Kıyıcı, “Doğru bilgiye ulaşabilen ve bilinçlenen toplumlar obezite ile mücadelede daha başarılı oluyor” dedi ve obezitenin nedenleri ile ilgili önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>“OBEZİTE, KRONİK HASTALIKLAR ARASINDA GÖSTERİLİYOR”</strong></p>
<p>Birden fazla etkenin bir arada görülmesiyle ortaya çıkan obezite, kompleks bir hastalık olarak kabul ediliyor. “Vücutta normal sınırların üzerinde yağ birikmesi olarak tanımlanan obezitede, global olarak kullanılan Vücut Kütle İndeksi (VKİ) hesaplaması sonucunun 30 kg/m2 ve daha fazla olması durumunda teşhis konuluyor. Obezitenin tüm coğrafyalarda ve hemen her yaş grubunda artış göstermesi, küresel bir sağlık krizi olarak görülmesine neden olmaktadır. Dünya Obezite Federasyonu’na göre 2035 yılında dünya nüfusunun yarısının fazla kilolu veya obeziteli olacağı öngörülmektedir. Bu nedenle de obezite, geleceği tehdit eden bir hastalık olarak dikkat çekmektedir” şeklinde konuşan Prof. Dr. Kıyıcı, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p><strong>“</strong>Obezite, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından kronik hastalıklar arasında gösteriliyor. Bu tanıma bağlı olarak obezitenin, sadece bireylerin irade eksikliğine bağlı olarak gelişmediğini söyleyebiliriz. Obezite, diğer bütün kronik hastalıklarda olduğu gibi ilerleyici, vücudun bazı fonksiyonlarının işleyişinde bozulmaya ve organ hasarına neden olabilen ve aynı zamanda başka birçok sağlık sorununu da beraberinde getiren bir hastalıktır. Özellikle kalp ve damar hastalıkları, diyabet, kronik böbrek hastalığı, bazı kanser türleri, solunum sistemi hastalıkları gibi hayati fonksiyonlarda hasara neden olabilen hastalıkları tetiklemesi bakımından da sağlık otoriteleri tarafından, obezitenin insan sağlığını tehdit eden en kritik hastalıklar arasında görülmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Obezite hastalığına yönelik farkındalığı artırmayı amaçlayan ‘Bu İş Sandığından Büyük’ kampanyası da bu konuya dikkat çekerek, obezitenin sanıldığından daha büyük bir hastalık olduğu, bireylerin obezite ile tek başlarına mücadele etmek zorunda olmadıkları, bir hekime başvurmalarının önemli olduğu mesajlarını vermektedir.”</p>
<p><strong>OBEZİTENİN NEDENLERİ NELERDİR?</strong></p>
<p>Obezitenin ortaya çıkmasında kişilerin iradesi ne kadar etkili? Bu konuda toplumda yanlış bilgilerin yaygın olduğunu belirten Prof. Dr. Kıyıcı, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Toplumda, obezitenin sadece hareketsiz yaşama ve yeme davranışındaki iradesizliğe bağlı olarak geliştiği önyargısı çok yaygındır. Ancak obezite ile ilgili yapılan araştırmalar psikolojik, biyolojik, genetik, sosyal, kültürel ve çevresel birçok faktörün obezitenin gelişiminde rol oynadığını göstermektedir. ”</p>
<p><strong>“1.000’DEN FAZLA GEN VARYANTI OBEZİTE İLE İLİŞKİLENDİRİLİYOR”</strong></p>
<p>Obezitenin genetik nedenleri ile ilgili bilgiler veren Prof. Dr. Kıyıcı, şu bilgileri aktardı:</p>
<p>“Obezitenin genetik nedenleri ile ilgili araştırmalar devam ederken, bugün 1.000’den fazla gen varyantının obezite ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Toplumda yaygın olarak görülen obezite tipinde, bireyde kilo artışına eğilim yaratan birden fazla gen varyantının birlikte bulunduğunu yani poligenik nedenli olduğunu biliyoruz. Obezitenin genetik etkenlerle ilişkisini çift taraflı açıklayabiliriz. Obezite ile ilişkilendirilen birden fazla gen varyantının bulunması, vücutta daha az kalori yakılmasına, yağ depolama eğiliminin artmasına ve enerji için gereken yağ yakma yeteneğinin azalmasına neden olabilmektedir. Bu da fazla yağ birikimine ve VKİ’de artışa neden olacaktır. Diğer tarafta ise, günümüzde yaygın olan hareketsiz yaşam biçimi ve yüksek yağlı beslenme alışkanlığının açlık ve tokluk hormonlarını düzenleyen sistemlere ve diğer vücut fonksiyonlarındaki normal işleyişe olumsuz olarak etki etmesi, kilo alınmasına ve yağlanmaya neden olabilir.” </p>
<p><strong>OBEZİTE  İLE MÜCADELEDE ERKEN VE DOĞRU AKSİYON ALMAK ÖNEMLİDİR</strong></p>
<p>Obezitenin, genetik etkenler gibi bireylerin iradesi dışı nedenleri olabilse de bazı önlemler ile bu riskin azalabileceğine ve vakit kaybetmeden doğru desteği almanın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Kıyıcı, şunları söyledi: </p>
<p>“Obeziteyi etkileyen birçok genetik faktör bulunmakta. Ancak beslenme alışkanlıklarımızda ve yaşam biçimimizde yapacağımız bazı olumlu düzenlemeler obezite riskimizi azaltmamıza yardımcı olabilir. Obezite hastalığının geliştiği durumlarda ise hastaların vakit kaybetmeden bir hekime başvurması ve kendi ihtiyaçlarına özel farklı tedavi metotlarının hekim kontrolü ve yönetiminde belirlenmesi çok önemlidir. Hastaların kilo vermelerini takiben genel sağlık durumlarında da hızlıca olumlu etkiler görülür. Örneğin İngiltere’de yapılan bir çalışmaya göre, VKİ’si 40 kg/m2 olduğu tahmin edilen bireylerde, başlangıç kilosundan ortalama %13 oranında kilo kaybedilmesi durumunda Tip 2 diyabet riskinde %41, uyku apnesi riskinde %40, hipertansiyon riskinde %22, dislipidemi riskinde %19 ve astım riskinde %18 azalma sağlandığı görülmüştür. ”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezitenin-ortaya-cikmasina-neden-olan-1000den-fazla-gen-varyanti-var-457278">Obezitenin ortaya çıkmasına neden olan 1.000&#8217;den fazla gen varyantı var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
