<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nternet | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/nternet/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/nternet</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 23 Apr 2026 14:28:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>nternet | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/nternet</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>”İnternet Beynimizi Tembelleştiriyor”</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/internet-beynimizi-tembellestiriyor-630155</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 14:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[beynimizi]]></category>
		<category><![CDATA[nternet]]></category>
		<category><![CDATA[tembelleştiriyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=630155</guid>

					<description><![CDATA[<p>Digibranding kurucu ortağı Bahar Üner Anahmias "İnternet beynimizi tembelleştiriyor mu" sorusuna cevap verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/internet-beynimizi-tembellestiriyor-630155">”İnternet Beynimizi Tembelleştiriyor”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Digibranding kurucu ortağı Bahar Üner Anahmias “İnternet beynimizi tembelleştiriyor mu” sorusuna cevap verdi.</b></p>
<p><span>”İnternet Beynimizi Tembelleştiriyor” diyen Bahar Üner açıklamasında “Bilgisayarda bir sayfa açılmıyor, hemen o sayfayı terk ediyoruz. Bir şarkıyı dinlerken ilk iki nakarat bölümünden sonra diğer şarkıya atlıyoruz. Dizilerin arasındaki reklama tahammülümüz yok, internetten seyretmeyi tercih ediyoruz. Youtube’da videoları hızlandırarak seyrediyoruz. Cep telefonlarımızda, tabletlerimizde hep bir hız halindeyiz. Parmağımızın bir hareketiyle ekrandaki bilgileri hızla yukarı taşıyoruz, aşağıdakileri kaçırmamak için. Sabırsızız. Her şeye, hemen şimdi şu an sahip olmak istiyoruz. Konsantrasyonumuz az. Aradığımız bir konuyu okurken bir de bakıyoruz ki o sayfadan bu sayfaya, sonra da diğerine atlamışız ve hiç ummadığımız bir sayfadayız.  Bilgiye ulaşmış mıyız? Belki evet, belki hayır. Bilgiyi edinmiş miyiz? Muhtemelen hayır. Ne ara değiştik? Bunun sorumlusu kim? Teknoloji mi? Bir de işin kitap okuma boyutu var. Küçüklüğümden beri kitap oburuyum. Son yıllarda okumak ve anlamak için kendimi bayağı bir vermem gerektiğini fark ediyorum. Alıyorum kitabı. Kitap çok sürükleyici değilse bir de bakıyorum ki bırakmışım. Elime telefonumu almışım. Bundan sekiz sene önce elime geçen bir kitapla problemin sadece bende olmadığını keşfettim. Kitabın adı, ‘The Shallows! What the Internet is Doing to Our Brains? / Yüzeysellik! İnternet Beynimize Ne Yapıyor?’ yazarı ise Nicholas Carr. Nicholas Carr konsantrasyon ve bilgiyi öğrenebilme konusunda çok ciddi problem yaşadığını söyleyerek başlıyor kitabına. Tam da benim gibi. Belki de sizin gibi. Bunun nedenini araştırmak için kendini inzivaya çekiyor. Bir nevi teknoloji detoksu yapıyor. Bilgisayar yok. Wi-fi yok. Cep telefonu akıllı değil. Tam bir detoks. Sadece kitaplarla dolu bir eve kapanıyor yazar.  Nicholas Carr teknoloji detoksu ve eski moda okuma yöntemi ile konsantrasyonunu kazandığını, sürekli kendini geliştirebilen beyninin hemen hemen eski haline döndüğünü belirtiyor kitabında. Dediğine göre internette araştırma yapıp, okurken beynimizin hep kısa süreli hafıza kısmını kullanıyormuşuz. Yazarın iddiası ise şu: “Eğer yeniden uzun süreli okuma işlemine dönersek, beynimiz de buna alışır. Konsantrasyonu daha uzun süre koruyabiliriz. Beyin de bu şekilde geliştirir kendini.” Tamam, kabul, yeniden eski tip okumaya dönelim. Ama çok alıştığımız Google ne olacak? Hiç araştırma yapmayacak mıyız? İnternet kötü mü? Teknolojiden uzak mı kalmalıyız? Yazının bulunuşu, matbaanın icadı, televizyon… Hepsi de icat edildikleri dönemde insanlığı korkutmuş. Beynimiz tembelleşir diye. Tembelleşti mi? Yazı ile insanlar hikâyelerini sonraki nesillere, bozulmadan, değişmeden ulaştırabildi. Matbaa ile kitaplar basıldı ve bilgi daha çok insana ulaştı. İnternet ile bilgi zaman ve mekân kısıtlaması olmadan tüm dünyaya yayıldı. İnsanlık gelişimini yaptığı icatlara borçlu. Amerikalı psikolog Gary Small’un beyin üzerine yaptığı araştırmalara göre İnternet kullanımı beyinde bazı bölgelerin daha fazla gelişmesini sağlıyormuş. Araştırmayı anlatabilmek için sizlere iki terimden bahsetmem lazım: Dijital Yerliler ve Dijital Göçmenler. Dijital Yerliler – Dizüstü bilgisayarlar ve cep telefonları dünyasında doğan gençler; bizim çocuklarımız, sizin torunlarınız. Dijital Göçmenler – Zamanında mektup yazmış, kalemle not tutan, tüm bu teknolojiler ortaya çıkmadan doğan, bu teknolojiyi yaşının ileri bir safhasında öğrenmek zorunda kalan kişiler: Bu da bizler ve anne-babalarımız oluyor. Gary Small’un yaptığı araştırmaya göre Dijital Yerliler her gün ortalama 8,5 saat teknolojiye maruz kalıyor. 8,5 saat teknoloji ise ile beynin Multitasking – çoklu görev bölgesinin, karmaşık mantık yürütme ve muhakeme becerilerinin gelişmesini sağlıyor. University of California’da yaptığı bu araştırmada özellikle 55-76 yaş aralığındaki Dijital Göçmenlerin internet kullanırken beyinlerinin hangi bölümlerini kullandıklarını merak etmiş Small. Acaba internet gerçekten de beyni tembelleştiriyor mu diye bakmış. Araştırmaya katılanlardan bilgisayar ekranından bir metin okumaları ve internette araştırma yapmaları istenmiş. Araştırmaya katılanların hepsinde, okuma sırasında beynin şakak, arka ve yan bölgelerinde bulunan dil, okuma, hafıza ve görme merkezlerinin faaliyetinde belirgin bir artış gözlenmiş. İnternette araştırma yapan grup ve internette sadece okuyan grup arasında ise fark varmış. İnternette araştırma yapanların beyninin ön ve şakak bölgelerinin yanı sıra karar alma ve muhakeme sürecini denetleyen bölgenin işlevinde de artış belirlenmiş.  Araştırmayı yürütenlerin başındaki psikolog Dr. Gary Small, internette araştırma yapan kişilerde sinirler arasındaki iletişimin diğerlerine göre daha fazla olduğu sonucuna vardıklarını belirtmiş. İnternette araştırma yapmak beynin karmaşık işlevlerini harekete geçiriyormuş. Bunun yaşlanmada ortaya çıkan beyin hücrelerinin azalmasında etken olabileceğini belirtiyor. Gary Small’a göre, “Web’de arama yapmak gibi basit bir görev bile beynimizde etki yapabiliyor. Beynimiz öğrenmeye devam ediyor.” İddiasına göre araştırma yapmak, sürekli yeni bir şeyler öğrenmek belki de bunamayı, demansı önlüyor. Tüm bu araştırmalar ve kaynaklar her zaman bize yol gösterici aslında.</span></p>
<p>Kolon Kanserinde Risk Faktörlerine Dikkat!</p>
<p><b>Bizim bilmemiz gereken:</b></p>
<p>1. İnternet hayatımızın bir gerçeği. Beynimiz bu yeni nesil iletişim şekliyle değişiyor. Bunu bilelim.</p>
<p>2. İnterneti yapıcı ve yaratıcı olmak için kullanalım. Öğrenelim, öğrendiğimiz bilgiyi özümsemeye çalışalım, paylaşalım, takımlaşalım, üretelim, yine paylaşalım. Bizim öğrendiklerimizi başkaları da öğrensin.</p>
<p>3. İnternet, sosyal medya, telefon, tablet bağımlılığından kendimizi koruyalım. Kontrollü ve dengeli olalım.</p>
<p>4. Yüz yüze sosyal ilişkilerimizi unutmayalım. Onları besleyelim.</p>
<p>5. Okuma alışkanlığımızı kaybetmeyelim. Sadece internette okumamıza güvenmeyelim. Okumanın beynimizin başka bölümlerini de çalıştırdığını unutmayalım.</p>
<p>6. İnternet ezberleme alışkanlığımızı, hafızamızı zayıflatıyor, gereksiz hale getiriyorsa, biz de beynimizin bu alışkanlıklarını kaybetmemek için çabalayalım. Bazı şeyleri aklımızda tutmaya çalışalım, bilgiyi edindikten sonra çevremizle paylaşalım, anlatalım.</p>
<p>7. İngilizceye mutlaka hakim olalım. Çocuklarımızın bu dili mümkün olan en iyi şekilde öğrenmelerine çabalayalım. Biz ne kadar Türkçe kaynak yaratsak bile, internetteki İngilizce kaynaklar bir o kadar daha fazla ve her an artıyor.</p>
<p>8. İlgilendiğimiz konuları, dünyanın gittiği yöndeki konuları takip edelim. Bilgi ve öğrenme artık bir tık uzağınızda. Her konuda kendimizi geliştirmemiz şart.</p>
<p>9. Hem çocuklarımız hem de biz dijital zekâmızı geliştirelim. Güvenli internet araştırması, doğru bilgiye ulaşmayı öğrenmek, internette gezinirken kendini kontrol edebilmek, dağılmamak, sosyal medya zamanını kısıtlı kullanmak, vb. konularda dijital zekâmızı geliştirelim.</p>
<p>10. En önemlisi yapay zekânın pek çok işe sahip olacağı bu dönemde İnsani özelliklerimizi kaybetmeyelim” dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/04/internet-beynimizi-tembellestiriyor-0-ugHdbPJ5.jpeg"/></p>
<p>İnstagram Hesabımız</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/internet-beynimizi-tembellestiriyor-630155">”İnternet Beynimizi Tembelleştiriyor”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güvenli İnternet Günü: Kaspersky&#8217;den Çocuklar İçin Yapay Zekayı Güvenli Hale Getirme Rehberi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guvenli-internet-gunu-kasperskyden-cocuklar-icin-yapay-zekayi-guvenli-hale-getirme-rehberi-612031</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 08:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çevrim]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[nternet]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612031</guid>

					<description><![CDATA[<p>2010 ile 2025 yılları arasında doğan "Alfa Kuşağı", teknolojinin içine doğmakla kalmıyor, teknolojiyi bizzat yaşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenli-internet-gunu-kasperskyden-cocuklar-icin-yapay-zekayi-guvenli-hale-getirme-rehberi-612031">Güvenli İnternet Günü: Kaspersky&#8217;den Çocuklar İçin Yapay Zekayı Güvenli Hale Getirme Rehberi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2010 ile 2025 yılları arasında doğan &#8220;Alfa Kuşağı&#8221;, teknolojinin içine doğmakla kalmıyor, teknolojiyi bizzat yaşıyor. Bu dijital yerliler; oyunlardan sosyal medyaya, çevrimiçi öğrenme platformlarından dijital araçlara kadar her alanda akıllı telefonları, tabletleri ve yapay zeka destekli çözümleri deneyimli kullanıcı özgüveniyle, büyük bir ustalıkla kullanıyor. Ancak ebeveynleri ve güvenlik uzmanlarını asıl düşündüren soru şu: Çocuklarımıza bu kadar güçlü bir teknolojiyi çok mu erken veriyoruz? Daha Güvenli İnternet Günü kapsamında Kaspersky uzmanları, yapay zekânın potansiyel risklerini azaltarak çocuklar için güvenilir bir yardımcıya dönüşmesini sağlayacak pratik öneriler paylaşıyor.</p>
<p><strong>İlk savunma hattı: Yapay zekâ farkındalığı</strong></p>
<p>Çocuklar, ChatGPT, DeepSeek ve benzeri yapay zekâ sistemlerinin sorulara Google’da aramaktan çok daha hızlı yanıt verdiğini; Alexa gibi sesli asistanların ise tek bir tuşa bile basmadan müzik çalabildiğini çoktan keşfetmiş durumda.</p>
<p>Bu noktada ebeveynlerin, çocuklara yapay zekâyı tanıma sürecinde rehberlik etmesi kritik önem taşıyor. Dijital asistanların bir arkadaş ya da gerçek bir kişi olmadığı; yararlı olabildikleri kadar zaman zaman eksik, yanlı veya hatalı sonuçlar da üretebildikleri bu çerçevede ele alınıyor. Bilginin tek bir kaynağa dayanmadığı ve farklı kaynaklarla karşılaştırıldığında anlam kazandığı fikri, çocukların gündelik dijital deneyimlerinin doğal bir parçası hâline geliyor.</p>
<p>Yapay zekâya başvurulan konular arasında özellikle sağlık, ruhsal iyilik hâli ve güvenlik gibi başlıklar öne çıktığında, bu araçların sınırları daha görünür hâle geliyor. Bu alanlarda alınan bilgilerin tek başına yeterli olmayabileceği; kişisel veri ve belgelerin paylaşılmasının ise çeşitli riskler barındırdığına dair farkındalık, sürecin önemli bir boyutunu oluşturuyor.</p>
<p><strong>Güvenli filtrelerin kullanımı</strong></p>
<p>Birçok yapay zekâ platformu ve akıllı cihaz, çoğu zaman fark edilmeyen yerleşik güvenlik ve gizlilik ayarlarıyla birlikte geliyor. Bu ayarlar, içerik filtrelerinin gözden geçirilmesi ve çocuğun yaşına ya da ailenin önceliklerine göre uyarlanmasıyla daha işlevsel hâle geliyor. Bu yaklaşım, uygunsuz içeriklere maruz kalma, gizlilik ihlalleri ve zararlı etkileşimler karşısında temel bir koruma çerçevesi sunuyor.</p>
<p>Öte yandan, her platform çocukların çevrim içi faaliyetleri üzerinde kapsamlı bir kontrol sağlamıyor. Daha güvenli bir dijital deneyim için Kaspersky Safe Kids gibi ebeveyn denetim çözümleri devreye giriyor. Bu tür araçlar, uygunsuz içerikleri filtrelemenin yanı sıra belirli uygulama ve web sitelerine erişimi sınırlandırmaya, ekran süresi yönetimi sayesinde çocukların çevrim içi ve çevrim dışı yaşamları arasında daha dengeli bir kullanım alışkanlığı geliştirmelerine yardımcı oluyor.</p>
<p><strong>Yapay zekâ destekli uygulamaların güvenilirliğini kontrol etmek</strong></p>
<p>Yapay zekâ uygulamalarının hızla yaygınlaştığı bir ortamda, kullanılan araçların güvenilirliği daha da belirleyici hâle geliyor. Uygulamaların resmi platformlar üzerinden edinilmesi, kaynağı belirsiz yazılımlardan uzak durulması ve arkasındaki şirketin kim olduğunun net biçimde anlaşılması bu sürecin temel unsurları arasında yer alıyor. Bir web sitesinin bulunması ve meşru bir ticari yapının varlığı, uygulamanın güvenilirliği açısından önemli göstergeler sunuyor.</p>
<p>Bu noktada uygulamaların talep ettiği izinler de dikkatle ele alınıyor. Yalnızca işlevselliği için gerekli olan verilere erişim sağlanması, gereksiz izinlerin sınırlandırılması ve veri paylaşımının kapsamının farkında olunması, çocukların dijital güvenliği açısından kritik bir farkındalık alanı oluşturuyor.</p>
<p><strong>Sürece dahil olmak ve bilgili kalmak</strong></p>
<p>Çocukların yapay zekâya hangi konularla başvurduğuna dair genel bir farkındalık, ebeveyn–çocuk iletişiminde önemli bir zemin oluşturuyor. Günlük ve doğal sohbetler üzerinden yöneltilen basit sorular, çocukların yapay zekâ kullanım deneyimlerini ve karşılaştıkları durumları daha açık bir şekilde paylaşmasına alan açıyor.</p>
<p>ChatGPT’nin ödev süreçlerinde nasıl kullanıldığı ya da sesli asistanlarla hangi başlıklarda etkileşim kurulduğu gibi detaylar, çocukların dijital alışkanlıklarını anlamaya yardımcı oluyor. Bu tür paylaşımlar hem öğrenme sürecinin hem de dijital farkındalığın doğal bir parçası hâline geliyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Siber Okuryazarlık Projeleri Lideri Andrey Sidenko</strong> konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söylüyor: “<em>Ebeveynler, çocuklarının yapay zekâ ile kurduğu ilişkiye ilgi gösterdiğinde, denetleyen bir figürden ziyade güven duyulan bir rehbere dönüşüyor. Bu yaklaşım, çocukların dijital deneyimlerini paylaşmasını kolaylaştırıyor. Yapay zekâya belirli bir alan tanınırken, çevrim içi güvenlik ve sağlıklı gelişim konularında farkındalığın korunması ise her zaman önemini sürdürüyor</em>.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenli-internet-gunu-kasperskyden-cocuklar-icin-yapay-zekayi-guvenli-hale-getirme-rehberi-612031">Güvenli İnternet Günü: Kaspersky&#8217;den Çocuklar İçin Yapay Zekayı Güvenli Hale Getirme Rehberi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vodafone&#8217;dan İnternet Hediyeli Yeni Hat Fırsatı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vodafonedan-internet-hediyeli-yeni-hat-firsati-606968</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 08:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[fırsatı]]></category>
		<category><![CDATA[happy]]></category>
		<category><![CDATA[hat]]></category>
		<category><![CDATA[hediyeli]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[kod]]></category>
		<category><![CDATA[nternet]]></category>
		<category><![CDATA[vodafone]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Hat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606968</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşterilerine dijital dünyada kazandıran fırsatlar sunmaya devam ediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodafonedan-internet-hediyeli-yeni-hat-firsati-606968">Vodafone&#8217;dan İnternet Hediyeli Yeni Hat Fırsatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren <strong>Vodafone,</strong> müşterilerine dijital dünyada kazandıran fırsatlar sunmaya devam ediyor. Vodafone, yeni yıla girerken kendisine ya da bir yakınına hat almak isteyen müşterileri için özel bir kampanya başlattı. Kampanya kapsamında, müşteriler Happy’de kendilerine tanımlanan kampanya kodlarıyla ister kendisi ister sevdikleri için alacağı yeni faturalı hatlarda, Vodafone’dan 12 ay boyunca her ay 10 GB, toplam 120 GB internet hediyesine sahip olacak.</p>
<p>Kampanyayı değerlendiren <strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, </strong>şunları söyledi:</p>
<p>“Vodafone olarak, avantajlı kampanyalarımızla müşterilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Araştırmalarımıza göre, müşterilerimizin yeni hat alma sebeplerinin başında %61 ile numara değiştirme isteği geliyor. Diğer sebepler arasında, çocuğu, annesi ya da babası için, iş hattı için, saat ya da tablet gibi teknolojik cihazı ya da data hattı için yeni hat almak yer alıyor. Bu içgörülerden yola çıkarak, yeni kampanyamızda kendisi, çocuğu ya da bir yakını için yeni hat almak isteyen müşterilerimize özel 12 ay boyunca ayda 10 GB, toplamda 120 GB hediyeli hat alma imkânı sunuyoruz. Kampanyamızdan yararlanmak için, Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden Happy’ye girerek kampanya kodu almaları ve bu kodla birlikte Vodafone mağazaları ya da Vodafone web sitesinden yeni hat başvurusu yapmaları yeterli. Herkesi yeni kampanyamızdan yararlanmaya davet ediyoruz.”</p>
<p><strong>Kampanya kodları Vodafone Happy’de</strong></p>
<p>Kendisi ya da sevdikleri için yeni hat almak isteyen Vodafone müşterileri 12 ay boyunca ayda 10 GB hediyesiyle yeni hat alabilmek için Vodafone Happy sadakat platformundan kod alabiliyor. Happy’den alınan kod, online platformda ya da Vodafone mağazalarında yeni hat alınırken “kampanya kodu” alanına giriliyor. Müşteriler, bu kodla 12 ay boyunca ayda 10 GB, toplamda 120 GB mobil internet hediyesiyle yeni hattını almış oluyor. Kendi için yeni hat ihtiyacı olmayan müşteriler, Happy’den aldığı kodu sevdikleriyle de paylaşabiliyor. </p>
<p>Vodafone’un yeni kampanyası hakkında ayrıntılı bilgi için <strong>vodafone.com.tr</strong> adresi ziyaret edilebilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodafonedan-internet-hediyeli-yeni-hat-firsati-606968">Vodafone&#8217;dan İnternet Hediyeli Yeni Hat Fırsatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİK, İnternet Haber Siteleri İçin İlan Sürecini Kılavuzlaştırdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bik-internet-haber-siteleri-icin-ilan-surecini-kilavuzlastirdi-601457</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 10:12:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[bi]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[ilan]]></category>
		<category><![CDATA[lan]]></category>
		<category><![CDATA[nternet]]></category>
		<category><![CDATA[siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[sürecini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601457</guid>

					<description><![CDATA[<p>Basın İlan Kurumu, internet haber sitelerinin süreli yayın statüsü kazanması için gerekli yükümlülükleri kılavuz haline getirdi. Kılavuzda başvuru ve denetim süreçlerine ilişkin detaylar yer alırken, sitelerin künye ve içerik şartlarını karşılaması gerektiği vurgulandı. İnternet haber siteleri, şartları yerine getirmeleri halinde 6 ila 24 ay içinde resmi ilan alma hakkı elde edebilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bik-internet-haber-siteleri-icin-ilan-surecini-kilavuzlastirdi-601457">BİK, İnternet Haber Siteleri İçin İlan Sürecini Kılavuzlaştırdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Basın Kanununa göre süreli yayın statüsü kazanan internet haber sitelerinin; Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair 195 sayılı Kanun, Resmî İlan ve Reklam Yönetmeliği ile Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Tebliğleri kapsamında yerine getirmesi gereken yükümlülükler Kılavuz’da açıklandı.</p>
<p>Süreç, süreli yayın statüsünün elde edilmesinden başlayarak başvuru, denetim ve hak kazanımına kadar olan 5 adımlık bir yol haritası ile özetlendi.</p>
<p>Buna göre internet haber sitelerinin Cumhuriyet Başsavcılığına süreli yayın beyannamesi vermesi, künye ve Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) bilgilerini oluşturması ile birlikte içeriklerde tarih ve arşiv zorunluluğunu yerine getirmesi gerekiyor.</p>
<p>Yönetmelik kapsamında haber sitelerinin bulundukları kategoriye göre Basın İlan Kurumu tarafından belirlenen kadro, içerik, trafik ve teknik şartları eksiksiz şekilde sağlaması şart koşuluyor.</p>
<p>Başvuru aşaması dilekçe, süreli yayın beyannamesi, imtiyaz sahibi ve yer sağlayıcı ile UETS ve tüm personele ait belgelerin hazırlanması süreçlerini kapsıyor. Hazırlanan belgelerle birlikte Basın İlan Kurumu Bölge Müdürlüğüne yazılı başvuru yapılması, belgelerin İLANBİS üzerinden sisteme yüklenmesi ve ilk 3 ay içerisinde denetim talebinde bulunulması öngörülüyor.</p>
<p>Başvurunun ardından 24 aylık bekleme süresi sonunda ya da iki katı kadro, içerik ve trafik şartlarının sağlanması hâlinde 6 ay sonunda gerçekleştirilecek nihai denetimle birlikte internet haber siteleri resmî ilan ve reklam yayımlama hakkını kazanabiliyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bik-internet-haber-siteleri-icin-ilan-surecini-kilavuzlastirdi-601457">BİK, İnternet Haber Siteleri İçin İlan Sürecini Kılavuzlaştırdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital hafıza yapaylaşıyor: Ölü İnternet Teorisi tekrar tartışılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-hafiza-yapaylasiyor-olu-internet-teorisi-tekrar-tartisiliyor-595490</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Nov 2025 04:30:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[İldiz]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[nternet]]></category>
		<category><![CDATA[ölü]]></category>
		<category><![CDATA[tekrar]]></category>
		<category><![CDATA[teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[yapaylaşıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595490</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnternetin giderek yapay içeriklerle dolması, insan üretiminin geri planda kalması ve dijital hafızanın bozulması, son yıllarda “Ölü İnternet Teorisi” tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-hafiza-yapaylasiyor-olu-internet-teorisi-tekrar-tartisiliyor-595490">Dijital hafıza yapaylaşıyor: Ölü İnternet Teorisi tekrar tartışılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yazılım Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, internetin günümüzdeki yapısal dönüşümünü tartışmaya açan “Ölü İnternet Teorisi”ni değerlendirdi. Dr. İldiz, teorinin insan merkezli etkileşimlerin azalması, yapay içeriklerin çoğalması ve kolektif dijital hafızanın bozulması gibi konuları anlamak için metaforik bir çerçeve sunduğunu ifade etti. “İnsanların özgün çabaları azalıyor, üretilen içeriklerin özgünlüğü kısıtlanıyor” dedi.</p>
<p>İnternetin ilk dönemlerinde forumlar, bloglar ve tartışma platformlarının kullanıcıların bilgi üretip birbirini doğruladığı sosyal alanlar olduğunu hatırlatan İldiz, günümüzde bu içeriklerin büyük bölümünün kaybolduğunu veya algoritmik akışlar arasında görünmez hâle geldiğini belirtti. “Eski forumlar kapandı, arşivler bozuldu ve milyonlarca tartışma doğrulanamaz bir geçmişe dönüştü” dedi.</p>
<p>Dijital hafızanın insan hafızası gibi kırılgan olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Artık internet, yüzeysel ve tekrarlayan yapay içeriklerin hakim olduğu bir akış mantığına evrildi. Yapay zekanın ürettiği doğrulanmamış bilgiler, kaybolmuş dijital geçmişin yerine geçiyor” dedi.</p>
<p>Yapay zeka tabanlı arama ve içerik üretim sistemlerinin geçmişi olduğu gibi aktarmak yerine yeni bir anlatı ürettiğini belirten İldiz, kullanıcıların gerçek tartışmalarla algoritmik üretimler arasındaki farkı ayırt edememesinin bilişsel karmaşa yarattığını söyledi.</p>
<p>Nörobilimsel açıdan bakıldığında durumun kullanıcıların güven mekanizmasını etkilediğini belirten Dr. İldiz, “İnternetteki tartışmalar kaybolup yapay sentezler ile dolduruldukça dijital hafıza giderek simülatif bir yapıya dönüşüyor. Bu yüzden Ölü İnternet Teorisi’ni, internetin tamamen ‘ölmesi’ olarak değil, insan katkısının sessizce geri plana itilmesi olarak görmek daha doğru” dedi. İldiz, internetin sessiz kayboluşunun, içerik üretiminin kaynağının insandan uzaklaşması ve geçmişe dair referansların doğrulanabilirliğinin zorlaşması anlamına geldiğini vurguladı. “İnternetin yaşayan hafızası silikleşirken yapay zeka sistemleri bu boşluğu kendi kurgusal üretimleriyle dolduruyor” diye konuştu.</p>
<p>Son olarak Dr. İldiz, geleceğe dair önemli sorular yönelterek, “Gerçek dijital geçmişi kaybettiğimizde, gelecekte üreteceğimiz bilgi hangi temele dayanacak? Özgünlüklerimizi ne kadar kaybedeceğiz? Bu sorular, insan üretkenliğinin çürüdüğü bir dönemde ‘ölü zihinler teorisi’ gibi kavramlarla karşımıza çıkacak.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-hafiza-yapaylasiyor-olu-internet-teorisi-tekrar-tartisiliyor-595490">Dijital hafıza yapaylaşıyor: Ölü İnternet Teorisi tekrar tartışılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Ölü İnternet Teorisi&#8221; gerçekleşiyor mu?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/olu-internet-teorisi-gerceklesiyor-mu-594629</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 01:12:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[geçmiş]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşiyor]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[İldiz]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[nternet]]></category>
		<category><![CDATA[ölü]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[Tartışma]]></category>
		<category><![CDATA[teorisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594629</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yazılım Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “ölü internet teorisi” ni değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olu-internet-teorisi-gerceklesiyor-mu-594629">&#8220;Ölü İnternet Teorisi&#8221; gerçekleşiyor mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yazılım Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “ölü internet teorisi” ni değerlendirdi.</p>
<p><strong>&#8220;Ölü internet teorisi” ne anlama geliyor?</strong></p>
<p>&#8220;Ölü internet teorisi”nin, internetin günümüzde aldığı yapısal biçimi tartışmaya açan spekülatif bir kavram olduğunu ve dijital ekosistemlerin geçirdiği dönüşümü anlamada metaforik bir işlev taşıdığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Teorinin bazı bileşenlerinin özellikle insan merkezli etkileşimlerin azalması, yapay içeriklerin çoğalması ve kolektif dijital hafızanın bozulması bağlamında düşündürücü bir çerçeve sunduğunu gösteriyor. İnsanların da özgün eforlarına olan eğilimi de azalıyor ve bu da üretilen düşünce içeriğinin özgünlüğünü kısıtlıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Forumlar ve bloglar, internetin ‘insani dokusunu’ oluşturan en önemli unsurlardı</strong></p>
<p>İnternetin ilk dönemlerinde forumlar, bloglar ve açık tartışma platformlarının, kullanıcıların hem bilgi ürettiği hem de birbirini doğruladığı sosyal alanlar olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “O dönemin tartışmaları, deneyimler ve kolektif üretimler, internetin ‘insani dokusunu’ oluşturan en önemli unsurlardı. Tabii burada insanların uzun süre düşünerek verdiği yanıtları ve tartışmaların derinliğini akılda tutmak gerek. Ancak bugün bu içeriklerin büyük bölümü ya erişilemez durumda ya da algoritmik akışların arasında ulaşılamaz durumda. Eski forumlar kapandı, arşivler bozuldu ve milyonlarca kullanıcı tartışması indekslenemez, dolayısıyla doğrulanamaz bir geçmişe dönüştü.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijital hafıza da insan hafızasında olduğu gibi kırılgan bir yapıya sahip </strong></p>
<p>Bu kayboluşun yalnızca teknik bir sorun değil aynı zamanda dijital hafızanın insan hafızasında olduğu gibi kırılgan bir yapıya sahip olduğuna dair bir benzerlik olduğuna da işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, şöyle devam etti:</p>
<p>“Artık internet, geçmişe dönük organik tartışmaları saklayan bir alan olmaktan çıkıp, yüzeysel ve tekrarlayan yapay içeriklerin hakim olduğu bir akış mantığına evrilmiş durumda. Bu noktada yapay zeka halüsinasyonları kritik bir rol oynuyor. Üretken modellerin zaman zaman doğrulanmamış, uydurulmuş ya da bağlamdan kopuk bilgiler üretmesi, zaten erişimi zorlaşmış olan eski dijital tartışmaların üzerine ek bir belirsizlik katmanı ekliyor. Bir başka deyişle, dijital geçmiş hem kayboluyor hem de yerine yapay bir geçmiş üretiliyor. İşin özü özgün insan içeriği körelirken bu yıpranmış ve körelmiş bölgeleri yapay zekanın halüsinasyonları kapatıyor. Gerçek bellek silinirken, yerini simüle edilmiş bir bellek alıyor.”</p>
<p><strong>Yapay zeka tabanlı arama, yeni bir anlatı üretebiliyor</strong></p>
<p>“Geçmişte gerçekten ne tartışılmıştı ve bugün ulaştığımız bilgi bunun ne kadarını doğru temsil ediyor?” sorusuna net bir yanıt vermenin giderek zorlaştığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Çünkü yapay zeka tabanlı arama, özetleme ve içerik üretim sistemleri, geçmişi olduğu gibi aktarmak yerine, veriler arasında benzerlik temelli yeni bir anlatı üretebiliyor. Kullanıcılar için gerçek tartışmalarla algoritmik yeniden üretimler arasındaki farkın ayırt edilememesi, bilişsel düzeyde ciddi bir karmaşa yaratıyor. Bu da insanın gerçekten biraz uzak dahi olsa yüksek doğrulukta olan özgün ifadesinin üretkenlik alanını daraltıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>‘Dijital hafıza’ giderek daha çok simülatif bir yapıya dönüşüyor</strong></p>
<p>Nörobilimsel açıdan bakıldığında, bu durumun insan zihninin güven mekanizmasını doğrudan etkilediğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Zihin, doğrulanabilir tarihsel izlere ihtiyaç duyar. Oysa internetteki tartışmalar kaybolup, yerlerini yapay sentezlere bıraktıkça, kullanıcıların ‘dijital hafıza’ olarak gördüğü şey giderek daha çok simülatif bir yapıya dönüşüyor. Bu da gerçek bilginin izlenebilirliğini zayıflatıyor. Dolayısıyla ben Ölü İnternet Teorisi’ni, internetin tamamen ‘öldüğü’ iddiasından çok, dijital hafızanın yapaylaşması ve insan katkısının sessizce ve fark edilmeden geri plana itilmesi anlamında ele alıyorum.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>İnternetin sessiz kayboluşu ölüm mü?</strong></p>
<p>İnternetin sessiz kayboluşunun yeni düzene alışmış insan için bir ölüm olarak ifade edildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Yeni dünya kavramı da bu kayboluşu internetin ölümü olarak nitelendiriyor. Bu bağlamda asıl mesele içerik üretiminin miktarı değil, kaynağının insandan uzaklaşması ve geçmişe dair referansların doğrulanabilirliğinin giderek zorlaşmasıdır. İnternetin yaşayan hafızası silikleşirken, yapay zeka sistemleri bu boşluğu kendi kurgusal üretimleriyle doldurmaya başlıyor.” dedi.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, sözlerini geleceğe yönelik önemli bir soru işaretiyle tamamladı:</p>
<p>“Gerçek dijital geçmişi kaybettiğimizde, gelecekte üreteceğimiz bilgi hangi temele dayanacak? Sorulara yanıt arıyorken soru üretebilecek özgünlüklerimizi ne kadar kaybedeceğiz? Bu sorular da muhtemelen ‘ölü zihinler teorisi’ gibi kavramlarla karşımıza, insan üretkenliğinin çürüdüğü bir dönemde çıkacak.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olu-internet-teorisi-gerceklesiyor-mu-594629">&#8220;Ölü İnternet Teorisi&#8221; gerçekleşiyor mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnternet kullanan 10 kişiden 6&#8217;sı ürün ve marka araştırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/internet-kullanan-10-kisiden-6si-urun-ve-marka-arastiriyor-584991</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Oct 2025 13:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[değerler]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[itibar]]></category>
		<category><![CDATA[İtibar Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[kişiden]]></category>
		<category><![CDATA[kullanan]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluş]]></category>
		<category><![CDATA[marka]]></category>
		<category><![CDATA[nternet]]></category>
		<category><![CDATA[sı]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584991</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Güler, itibar yönetimi ve linç kültürü konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/internet-kullanan-10-kisiden-6si-urun-ve-marka-arastiriyor-584991">İnternet kullanan 10 kişiden 6&#8217;sı ürün ve marka araştırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Güler, itibar yönetimi ve linç kültürü konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>İtibar yalnızca eylemlerden değil; ardındaki değerlerden oluşur</strong></p>
<p>İtibar kavramının, bir kuruluşun ya da kişinin aksiyon alma biçiminde referans aldığı değerler ve bu değerlerin aktarımıyla doğrudan ilişkili olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Güler, “İtibar yalnızca tekil eylemlerden değil; ardındaki değerlerden oluşur. Bu temelden hareketle kuruluşun/markanın/kişinin etkileşimde bulunduğu kişi ya da grupların beklentileri örtüşmesi gerekir.” dedi.</p>
<p><strong>İtibar yönetimi bir süreçtir</strong></p>
<p>Edward Freeman’ın “paydaş” kavramına atıfta bulunan Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Güler, “Bu gruplar; tedarikçiler, çalışanlar, müşteriler, toplum, meslek örgütleri gibi farklı dinamiklere sahip yapılardır ve itibar yönetimi sürecinde bu paydaşların beklentilerine yanıt veren bir iletişim stratejisi sürdürülmelidir. İtibar yönetimi bir süreçtir dolayısıyla kuruluş kimliği ve paydaş özellikleri ile süreklilik göstermektedir. Tüm bu açıklamalar bizi Charles Fombrun’un itibar tanımına götürmektedir. Buna göre itibar, paydaşların zihninde kuruluşun genel cazibesidir.” diye konuştu. </p>
<p><strong>İtibar, kriz dönemlerinde kurumun en güçlü dayanağı</strong></p>
<p>Bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesinin bireylerin kuruluşlardan beklentilerini de değiştirdiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Güler, “Bireyler kuruluşların yalnızca ürünlerini değil; iş yapma biçimlerini, toplumsal ve sosyal katkılarını, çalışanlara sundukları değerleri de şeffaf bir biçimde paylaşmalarını istemektedir. İlgili paylaşımlar bireylerde kuruluşa/markaya yönelik olumlu imajın gelişmesine katkı sağlarken, tercihlerindeki temel unsurlardan biri olarak öne çıkmaktadır. İtibar, kriz dönemlerinde ise kuruluşun/markanın paydaşlarının desteğini almasını kolaylaştırarak, süreci geride bırakma konusunda fayda sağlamaktadır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>İtibar yönetiminde dijital mecralar da çok önemli</strong></p>
<p>Mecra çeşitliliği ve kullanıcı sayısındaki artışın itibar yönetimi çalışmalarının dijital ortamda da gerçekleştirilmesini gerekli kıldığını anlatan Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Güler, “Uluslararası raporlar Türkiye’de internet kullanıcılarının yüzde 59,5’inin ürünler ya da markalar hakkında araştırma yaptıklarını ortaya koymaktadır. Bu durum itibar yönetimi uygulamalarında dijital mecralarda bulunmanın önemini göstermektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Dijital itibar yönetiminde öne çıkan unsurlar neler?</strong></p>
<p>Dijital ortamda itibar yönetiminde öne çıkan noktaların; kimlik unsurlarının dijital ortamlarda görünür olması, sosyal ağların yönetimi, kriz iletişimi gibi alanlar olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Güler, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“İtibar yönetimi çalışmalarında paydaşların belirlenmesi ve taleplerin öğrenilmesi iletişim stratejisinin şekillendirilmesini de sağlamaktadır. İtibar yönetimi sürecinde doğrudan iletişim kurma ve kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriklerin takibi, paydaş beklentilerinin ve taleplerin karşılanmasını adına önemlidir. Bir diğer unsur ise kurum imajına zarar verebilecek olan içeriklerle mücadele etmek, kuruma ve mesajlarına gelecek eleştirileri karşılamak ve yanıt vermek olarak ifade edilebilir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/internet-kullanan-10-kisiden-6si-urun-ve-marka-arastiriyor-584991">İnternet kullanan 10 kişiden 6&#8217;sı ürün ve marka araştırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vodafone&#8217;dan Fiberde Gigabit Hızlarda Simetrik İnternet Devri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vodafonedan-fiberde-gigabit-hizlarda-simetrik-internet-devri-575703</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 11:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[fiberde]]></category>
		<category><![CDATA[gigabit]]></category>
		<category><![CDATA[hızlarda]]></category>
		<category><![CDATA[nternet]]></category>
		<category><![CDATA[simetrik]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[vodafone]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575703</guid>

					<description><![CDATA[<p> Vodafone Türkiye, gigabit hızlara kadar çıkan fiber internet hizmetiyle müşterilerinin ihtiyaçlarını en yeni teknolojilerle buluşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodafonedan-fiberde-gigabit-hizlarda-simetrik-internet-devri-575703">Vodafone&#8217;dan Fiberde Gigabit Hızlarda Simetrik İnternet Devri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Vodafone Türkiye, gigabit hızlara kadar çıkan fiber internet hizmetiyle müşterilerinin ihtiyaçlarını en yeni teknolojilerle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda geçtiğimiz aylarda GPON fiber altyapısı yükleme hızlarında artış yapan şirket, şimdi de XGS-PON (10G Simetrik Pasif Optik Şebeke) teknolojisini müşterilerinin hizmetine sunmaya başladı. Bu sayede Vodafone’lular, internette yalnızca indirme değil, yükleme yaparken de 1000 Mbps’ye kadar simetrik hız avantajına sahip oluyor.</p>
<p>Bu yeni teknolojisi sayesinde 100 gigabaytlık bir oyun 13 dakika 20 saniyede indirilebilirken, aynı boyuttaki bir video da aynı sürede yüklenebiliyor. Bu sayede kullanıcılar kolaylıkla oyun yayını yapabiliyor, sevdikleri sosyal medya platformuna içeriklerini yükleyebiliyor, büyük dosyaları saniyeler içinde paylaşabiliyor.</p>
<p>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı <strong>Yago Lopez</strong>, şunları söyledi:</p>
<p>“Vodafone olarak, müşterilerimizin bağlantıdan beklentilerini geleceğe taşıyan yatırımlara öncülük etmeye devam ediyoruz. Gigabit seviyesinde simetrik hızlar sunan XGS-PON teknolojisi yarının dijital ihtiyaçlarını da karşılayacak şeklinde tasarlandı. Bu teknoloji sayesinde müşterilerimizin sadece indirirken değil, yükleme yaparken de harcadıkları zaman azalıyor. Fiber altyapımızı güçlendirmeye, ülkemizi yeni nesil internet standartlarıyla buluşturma vizyonuyla çalışmaya devam edeceğiz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodafonedan-fiberde-gigabit-hizlarda-simetrik-internet-devri-575703">Vodafone&#8217;dan Fiberde Gigabit Hızlarda Simetrik İnternet Devri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
