<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nörolojik | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/norolojik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/norolojik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Jun 2026 21:38:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>nörolojik | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/norolojik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Aşırı sıcaklar beyin fonksiyonlarını etkiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/asiri-sicaklar-beyin-fonksiyonlarini-etkiliyor-644579</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2026 21:38:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[fonksiyonlarını]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[nörolojik]]></category>
		<category><![CDATA[performans]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklar]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=644579</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, aşırı sıcakların beyin fonksiyonları, bilişsel performans, ruh hali ve nörolojik sağlık üzerindeki etkileri ve korunma yolları hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asiri-sicaklar-beyin-fonksiyonlarini-etkiliyor-644579">Aşırı sıcaklar beyin fonksiyonlarını etkiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp,<strong> </strong>aşırı sıcakların beyin fonksiyonları, bilişsel performans, ruh hali ve nörolojik sağlık üzerindeki etkileri ve korunma yolları hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Aşırı sıcaklar beyne giden kan akımı ve oksijen miktarını azaltabiliyor!</strong></p>
<p>Beynin, vücut ağırlığımızın yaklaşık yüzde 2&#8217;sini oluşturmasına rağmen toplam enerjinin yaklaşık yüzde 20&#8217;sini tüketen son derece hassas bir organ olduğunu hatırlatan Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Yüksek sıcaklıklarda organizma öncelikle vücut ısısını sabit tutmaya çalışır. Bu süreçte cilt damarları genişler, terleme artar ve dolaşım sistemi yeniden düzenlenir.” dedi.</p>
<p>Ancak aşırı sıcak koşullarda sıvı ve elektrolit kaybı ortaya çıktığında beyne ulaşan kan akımı ve oksijenlenmenin etkilenebileceğine işaret eden Alp, “Bunun sonucunda dikkat, karar verme, işlem hızı ve yürütücü işlevler gibi üst düzey bilişsel süreçlerde geçici bozulmalar görülebilir. Ayrıca sıcaklık artışı, sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan nörotransmitter sistemlerinin çalışma dengesini de etkileyebilir. Bu nedenle kişi kendisini daha yorgun, dalgın ve zihinsel olarak daha yavaş hissedebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sıcak hava karar verme süreçlerini yavaşlatabilir!</strong></p>
<p>Araştırmaların özellikle uzun süreli sıcak maruziyetinin dikkat, konsantrasyon, çalışma belleği ve problem çözme performansında azalmaya yol açabileceğini gösterdiğini dile getiren Zeynep Betül Alp, “Beyin, sıcak ortamda aynı anda hem bilişsel görevleri sürdürmeye hem de vücut ısısını dengelemeye çalışır. Bu durum bir anlamda sinir sisteminin kaynaklarını iki farklı göreve bölmesi anlamına gelir. Sonuç olarak zihinsel performans düşebilir, hata yapma olasılığı artabilir ve karar verme süreçleri yavaşlayabilir. Özellikle yaşlı bireyler, çocuklar, kronik hastalığı olan kişiler ve yoğun zihinsel performans gerektiren işlerde çalışanlar bu etkilerden daha fazla etkilenebilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Susuzluk beyin fonksiyonlarını doğrudan etkiliyor!</strong></p>
<p>Dehidrasyonun, yani vücudun susuz kalmasının, beyin fonksiyonlarını doğrudan etkileyen önemli bir faktör olduğuna dikkat çeken Alp, şunları söyledi:</p>
<p>“Beynin yaklaşık yüzde 75&#8217;i sudan oluşur ve sinir hücrelerinin sağlıklı çalışabilmesi için uygun sıvı-elektrolit dengesi gereklidir. Vücut sıvısı azaldığında kan hacmi düşer ve beynin beslenmesi zorlaşabilir. Bunun yanında sodyum ve potasyum gibi elektrolitlerdeki değişimler sinir hücrelerinin elektriksel iletişimini etkiler. Sonuç olarak dikkat azalması, zihinsel yavaşlama, unutkanlık hissi, baş ağrısı, reaksiyon süresinde uzama ve karar vermede güçlük görülebilir. Bazı çalışmalar, hafif düzeydeki sıvı kaybının bile bilişsel performansta ölçülebilir düşüşlere yol açabileceğini göstermektedir.”</p>
<p><strong>Sıcak çarpması kalıcı nörolojik hasara yol açabilir!</strong></p>
<p>Sıcak çarpmasının tıbbi açıdan acil müdahale gerektiren ciddi bir durum olduğuna dikkat çeken Zeynep Betül Alp, “Vücut sıcaklığı aşırı yükseldiğinde beyindeki koruyucu mekanizmalar yetersiz kalmaya başlar.” dedi.</p>
<p>Bu süreçte kan-beyin bariyerinin bütünlüğünün bozulabileceğini aktaran Alp, “Sinir hücrelerinde metabolik stres gelişebilir ve yaygın inflamatuvar yanıt ortaya çıkabilir. Aynı zamanda hücresel proteinler zarar görebilir, oksidatif stres artabilir ve bazı bölgelerde ödem gelişebilir. Klinik olarak bilinç bulanıklığı, konuşma bozukluğu, yönelim kaybı, davranış değişiklikleri, nöbetler ve ağır vakalarda koma görülebilir. Tedavi gecikirse kalıcı nörolojik hasar riski ortaya çıkabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Sıcak havalarda sinirliliğin arkasında hem biyolojik hem psikolojik etkenler var! </strong></p>
<p>Sıcak havalarda görülen sinirlilik ve huzursuzluk gibi durumların psikolojik olarak mı yoksa nörolojik olarak mı değerlendirilebileceğine değinen Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Bu belirtileri yalnızca nörolojik ya da yalnızca psikolojik olarak sınıflandırmak doğru olmaz. Genellikle her iki mekanizmanın da katkısı söz konusudur.” dedi.</p>
<p>Yüksek sıcaklıkların uyku kalitesini bozabileceğini, fiziksel rahatsızlık hissini artırabileceğini ve kişinin stres toleransını azaltabileceğini vurgulayan Alp, “Bunun psikolojik sonuçları olarak gerginlik ve tahammülsüzlük ortaya çıkabilir. Öte yandan sıcaklık, beyindeki serotonin, dopamin ve diğer nörotransmitter sistemlerini de etkileyebilir. Dehidrasyon ve yorgunluk da sinir sisteminin işleyişini değiştirerek irritabiliteyi artırabilir. Bu nedenle sıcak havalarda görülen sinirlilik, biyolojik ve psikolojik faktörlerin birlikte oluşturduğu bir tablo olarak değerlendirilmelidir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Basit önlemler, sıcak havalarda bilişsel performansın korunmasına katkı sağlıyor!</strong></p>
<p>Beynimizi sıcak havanın olumsuz etkilerinden korumak için bazı önlemler alınabileceğini kaydeden Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Gün boyunca, susamayı beklemeden düzenli sıvı tüketmek, özellikle öğle saatlerinde uzun süre doğrudan güneş altında kalmamak, kapalı ortamların yeterli havalandırılmasını sağlamak, düzenli ve kaliteli uyku almak, yoğun fiziksel aktiviteleri günün daha serin saatlerine planlamak gerekir. Yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olan bireylerde sıcak stresine karşı daha dikkatli olunmalı. Terlemeyle kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin dengeli biçimde yerine konmasına özen gösterilmeli. </p>
<p>Beyin fonksiyonlarının sağlıklı sürdürülebilmesi için en kritik unsur, vücudun sıvı ve sıcaklık dengesinin korunmasıdır. Basit gibi görünen bu önlemler, sıcak havalarda bilişsel performansın korunmasına ve sıcaklığa bağlı nörolojik risklerin azalmasına önemli katkı sağlar.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asiri-sicaklar-beyin-fonksiyonlarini-etkiliyor-644579">Aşırı sıcaklar beyin fonksiyonlarını etkiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Down Sendromunda Beyin Gelişimini Desteklemenin Yolları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/down-sendromunda-beyin-gelisimini-desteklemenin-yollari-622310</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 08:12:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[desteklemenin]]></category>
		<category><![CDATA[down]]></category>
		<category><![CDATA[Down Sendromlu]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[gelişimini]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[nörolojik]]></category>
		<category><![CDATA[sendromunda]]></category>
		<category><![CDATA[takibi]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622310</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğuştan gelen genetik bir farklılık olan Down sendromu, toplumda genellikle yüz görünümü ve öğrenme güçlüğü olarak biliniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/down-sendromunda-beyin-gelisimini-desteklemenin-yollari-622310">Down Sendromunda Beyin Gelişimini Desteklemenin Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğuştan gelen genetik bir farklılık olan Down sendromu, toplumda genellikle yüz görünümü ve öğrenme güçlüğü olarak biliniyor. Tüm vücudu etkileyen bir farklılık olan Down sendromunda; kalp, tiroid, sindirim sistemi gibi birçok organın düzenli olarak kontrolünün ve nörolojik takibin de yapılması gerekiyor. Down sendromlu çocuklarda beyin gelişiminde de bazı farklılıklar görülebiliyor. Bu farklılıkların “zaten Down sendromlu” diye geçiştirilmemesi gerekiyor. Erken dönemde yapılan fizyoterapi, konuşma terapisi ve özel eğitim desteği çocukların potansiyelini belirgin şekilde artırıyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Nörolojisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, Down sendromlu bireylerde nörolojik takibin önemi hakkında detaylı bilgiler verdi. </p>
<p><strong>Down sendromunda erken tanı, çocukların gelişimi için önemli</strong></p>
<p>Down sendromlu çocukların beyin gelişimi farklı bir seyir izler. Bu durum kas gevşekliği (hipotoni), motor gelişimde gecikme (geç oturma, geç yürüme), konuşmanın daha geç başlaması, dikkat ve öğrenme güçlükleri şeklinde kendini gösterebilir. Bu nedenle Down sendromlu çocukların çocuk nörolojisi uzmanı tarafından takibi ve düzenli testlerinin yapılması önemlidir. Çocuğun ihtiyacına göre önerilen fizik tedavi, konuşma terapisi ve özel eğitimler; Down sendromlu çocukların potansiyellerini görünür şekilde artırmaktadır. </p>
<p>Down sendromlu bir çocukta düzenli kontrol edilmesi gerekenler testler şunlardır;</p>
<p>            •           Kalp kontrolleri</p>
<p>            •           Tiroid testleri</p>
<p>            •           İşitme ve görme muayeneleri</p>
<p>            •           Kan sayımı</p>
<p>            •           Çölyak taraması</p>
<p>            •           Ortopedik değerlendirme</p>
<p>            •           Nörolojik gelişim takibi</p>
<p><strong>Yaşam boyu düzenli kontrol, olası hastalıkların takibi için şart!</strong></p>
<p>Down sendromlu çocuklarda görülme riski olan bazı hastalıklar vardır. Yapılan düzenli kontroller ve doktor muayenesi çocukların gelişimi ve özellikle Down sendromlu çocuklarda daha sık görülebilecek hastalık risklerinin fark edilmesi açısından önemlidir. </p>
<p>Down sendromlu çocuklarda görülebilecek hastalıklar şunlardır;</p>
<p><strong>1-Sara (Epilepsi) Riski</strong></p>
<p>Down sendromlu çocuklarda sara hastalığı toplum ortalamasından daha sık görülür. Özellikle bebeklik döneminde bazı özel nöbet tipleri ortaya çıkabilir. Bunlardan biri West sendromu olarak bilinen bebeklik çağı spazmlarıdır. Erken tanı ve tedavi, çocuğun zihinsel gelişimi açısından çok önemlidir.</p>
<p>Ailelerin dikkat etmesi gereken durumlar şunlardır:</p>
<p>            •           Ani irkilme şeklinde tekrarlayan hareketler</p>
<p>            •           Dalgınlık atakları</p>
<p>           •           Daha önce kazandığı becerilerde gerileme</p>
<p><strong>2-Boyun Bölgesi ve Omurilik Riski</strong></p>
<p>Down sendromlu bireylerde bağ dokusu daha gevşek olabilir. Bu nedenle boyun omurları arasında gevşeklik görülebilir. Nadiren omuriliğe baskı yapabilecek bir durum gelişebilir.</p>
<p>Aşağıdaki belirtiler ciddiye alınmalıdır:</p>
<p>            •           Yürümede belirgin bozulma</p>
<p>            •           Kollarda güçsüzlük</p>
<p>            •           Denge kaybı</p>
<p>            •           İdrar kontrolünde değişiklik</p>
<p>Bu tür durumlarda mutlaka bir nörolojik değerlendirme gerekir.</p>
<p><strong>3-Uyku Problemleri ve Öğrenme</strong></p>
<p>Down sendromlu çocuklarda horlama ve uyku apnesi daha sık görülür. Gece boyunca kaliteli uyuyamayan bir çocukta aşağıdaki sorunlar gelişebilir;</p>
<p>            •           Dikkat sorunları</p>
<p>            •           Huzursuzluk</p>
<p>            •           Öğrenmede zorlanma</p>
<p>Bazen “davranış problemi” sanılan durumun altında uyku bozukluğu olabilir.</p>
<p><strong>4-Ergenlikte Görülebilen Gerileme</strong></p>
<p>Bazı Down sendromlu gençlerde ergenlik döneminde ani içine kapanma, konuşmada azalma veya hareketlerde yavaşlama görülebilir. Bu durum her zaman “ergenlik dönemi” diye açıklanamaz. Nörolojik ve psikiyatrik değerlendirme gerekebilir.</p>
<p><strong>5-Alzheimer</strong></p>
<p>Down sendromlu bireylerde ilerleyen yaşlarda Alzheimer hastalığı riski artmıştır. Bu nedenle nörolojik takip çocuklukta başlar ama yaşam boyu sürer.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/down-sendromunda-beyin-gelisimini-desteklemenin-yollari-622310">Down Sendromunda Beyin Gelişimini Desteklemenin Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den &#8216;Yaşlılığa Nörolojik Bakış&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-yasliliga-norolojik-bakis-360287</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 08:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[nörolojik]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılığa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360287</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir’in Yaşlılar Haftasında düzenlediği “Yaşlılığa Nörolojik Bakış” programına KOÜ’den Doç. Dr. Alagöz ve tıp fakültesi öğrencileri katıldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-yasliliga-norolojik-bakis-360287">Büyükşehir&#8217;den &#8216;Yaşlılığa Nörolojik Bakış&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir’in Yaşlılar Haftasında düzenlediği “Yaşlılığa Nörolojik Bakış” programına KOÜ’den Doç. Dr. Alagöz ve tıp fakültesi öğrencileri katıldı</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 18-24 Mart Yaşlılar Haftası dolayısıyla bir dizi etkinlik gerçekleştirdi. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aybala Neslihan Alagöz ve tıp fakültesi öğrencilerinin katılımıyla hazırlanan programda yaşlı bireylere yönelik “Yaşlılığa Nörolojik Bakış” konusunu içeren söyleşi ve zekâ oyunları oynandı.</p>
<p><b>YAŞLANMA SÜRECİ ANLATILDI</b></p>
<p>Doç. Dr. Alagöz tarafından verilen eğitimde; yaşlanma tanımı, süreci, yaşlanma sürecinde etkilenen sistemler, aktif yaşlanma, yaşlanma ile ortaya çıkan sağlık sorunları, zihin sağlığı, zihinsel yetenek ve beceriler, toplumda ki yaşlanma anlayışı gibi daha pek çok konu 65 yaş üstü bireylere anlatıldı. Eğitimin ardından tıp fakültesi öğrencileri bireylerle zekâ oyunları oynadı.</p>
<p> </p>
<p><b>YAŞLANMADA 5 DUYU DEĞİŞİYOR</b></p>
<p>Yaşamın en bilinen ve kaçınılmaz gerçeklerinin doğum ve ölüm olduğunu aktaran Alagöz, ‘’Tüm canlılar bu döngüyü gerçekleştiriyor. Yaşlanma evrensel bir kelime, sadece canlılar değil evren de yaşlanıyor. Dünya üzerinde yaşlanma çok önemli bir gündem halinde çünkü yaşlı nüfusu genç nüfusu geçti. Yaşlılık 65 yaş üzeri dünyada çok önemli bir popülasyonken dünya üzerinde bazı kesimlerde yaşlı kitlesi daha fazla. 2015’te Türkiye yaşlı nüfusuna bakılırken günümüz 2023 için veri tahmini yapıldı ve tahminler doğru çıktı 5 kişiden 1 yaşlı. Yaşlanma teriminin biyolojik olarak yaşlanma anatomik yapı olarak el, kas yapıdaki değişimler biyolojikken ve birde fizyolojik yaşlanma bulunuyor. Bunun yanı sıra kronolojik yaşlanma yaş alma üzerine ve psikolojik yaşlanma, sosyal yaşlanma mevcut en önemli etkeni sosyal yaşlanma etkiliyor. Kaslar, beyin sağlığı, beş duyu değişimi gibi birçok şey değişiyor. Beş duyunun değişmesiyle fizyolojik şeylerde değişiyor ama deneyim fazlalaşıyor’ dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>AKTİF YAŞLANMA</b></p>
<p>Aktif yaşlanmada bütün toplumsal kuruluşlar yaşlıları bilinçlendirmek ve özgüvenlerini tazelemek için faaliyetler yapmalı ve güvenliklerinin sağlanması gerekli olduğunu belirten Alagöz sözlerine şöyle devam etti; ‘’Çok ünlü buluşları 70 yaşından sonra yapan sanatçılar, bilim adamları mevcut, kendilerini zorladıklarında yaşlılığın bir engel olmadığı öncüdür. Yaşlılıkta çevreyle ilgili olmak gerekli ve sosyal anlamda doygunluk sağlar. Yeni bir şeyler öğrenmek, yeni deneyimler kazanmak, yaratıcı düşünceler çok önemlidir. Enerjiniz yüksekse, ilgi alanlarınız varsa yaşlılığa çok dayanıklısınız demektir. Toplumda yaşlanmayla ilgili çok yanlış kanılar mevcut. Bir tiyatro oyuncusu bir yaşlılığı canlandırırken belini büker ama aslında böyle tanıtılmaması gereklidir. Hiçbir zaman bu yaştan sonra imkânsız, artık bizden geçti gibi cümleler kurulmamalı’’ açıklamasını yaptı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-yasliliga-norolojik-bakis-360287">Büyükşehir&#8217;den &#8216;Yaşlılığa Nörolojik Bakış&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
