<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nöbet | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/nobet/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/nobet</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Mar 2026 18:18:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>nöbet | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/nobet</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Epilepside rutinin bozulduğu durumlar nöbetleri tetikleyebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/epilepside-rutinin-bozuldugu-durumlar-nobetleri-tetikleyebiliyor-622905</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 18:18:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bozulduğu]]></category>
		<category><![CDATA[durumlar]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[epilepside]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[nöbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[rutinin]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyebiliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622905</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde epilepsinin doğru tedavi ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu belirten Atlas Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Seda Bostan, epilepside ilaçların düzenli kullanılmasının ve doktor kontrollerinin aksatılmamasının önemli olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepside-rutinin-bozuldugu-durumlar-nobetleri-tetikleyebiliyor-622905">Epilepside rutinin bozulduğu durumlar nöbetleri tetikleyebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Günümüzde epilepsinin doğru tedavi ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu belirten Atlas Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Seda Bostan, epilepside ilaçların düzenli kullanılmasının ve doktor kontrollerinin aksatılmamasının önemli olduğunu söyledi. Nöbeti tetikleyebilecek durumların mümkün olduğunca azaltılması gerektiğini kaydeden Dr. Seda Bostan, uyku düzeni değişikliği, açlık-susuzluk, yoğun stres gibi rutinin bozulduğu durumlar ile yüksek ses ve yanıp sönen parlak ışıklar gibi yoğun uyaranların nöbetleri tetikleyebileceğini ve bunlardan kaçınılması gerektiği uyarısında bulundu.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Seda Bostan, 26 Mart Epilepsi Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada epilepsi farkındalığının önemine işaret ederek epilepsi hastalarının dikkat etmesi gerekenlere ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Korku ve yaftalama hastaneye başvuruları geciktiriyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Epilepsi hastalığında etiketlemenin hastalığın özellikle teşhisi geciktirebildiğini belirten Dr. Seda Bostan, “Epilepsi, oldukça sık görülen bir hastalık olmasına rağmen, bu hastalıkla ilgili gereksiz korku ve yaftalama hastaneye başvuruları geciktirmektedir. Ayrıca toplumda epilepsinin çoğunlukla sadece ‘jeneralize tonik klonik nöbet’ olarak adlandırdığımız yani tüm vücudun kasıldığı ‘sara nöbeti’ olarak bilinmesi, farklı tipte nöbetleri olan hastaların tanı ve tedavisinde gecikmelere yol açmaktadır. Bu nedenle epilepsinin korkulacak bir durum değil, tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu bilmek ve epilepsi hastalarına yönelik önyargıları azaltmak açısından epilepsi farkındalığı oldukça önemlidir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Etiketlenme ile mücadele için doğru bilgi paylaşımı önemli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Geçmişte epilepsi nöbetlerinden korkulduğunu ve bu nedenle hastaların etiketlendiğini kaydeden Dr. Seda Bostan, “Ancak günümüzde epilepsi, doğru tedavi ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır; korkulacak ya da utanılacak bir durum değildir. Etiketlenme ile mücadele için hasta ve hasta yakınları, doğru bilgiyi yakın çevreleriyle paylaşarak bu konudaki yanlış inanışları azaltabilir. Okulda, işte, aile içinde, sosyal çevrelerinde nöbet sırasında ne yapılacağını anlatmaları da nöbet anında yaşanacak korkuyu azaltacaktır. Hasta açısından ise gerekli olduğunda destek grupları ve psikolojik destek almak bu açıdan faydalı olacaktır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Düzenli ilaç kullanımı ve hekim takibine dikkat</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Epilepsi hastalarının en çok dikkat etmesi gereken noktalara değinen Dr. Seda Bostan, “Epilepsi hastalarının en çok dikkat etmesi gereken konu; ilaçlarını düzenli kullanmak, takiplerini aksatmamak ve nöbeti tetikleyebilecek durumları mümkün olduğunca azaltmaktır. Rutin düzenin bozulduğu durumların (uyku düzeni değişikliği, açlık-susuzluk, yoğun stres); yoğun uyaranların olduğu durumların (yüksek ses, yanıp sönen parlak ışıklar gibi) veya enfeksiyon, ameliyat gibi durumların nöbetleri tetikleyebileceği bilinmeli ve bunlardan kaçınılmalıdır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İlaç dozlarının ayarlanması gerekebilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Epilepsi hastaları için belirli aralıklarla kontrolün önemini vurgulayan Dr. Seda Bostan, “Epilepsi hastalarının tedavi altında nöbetsiz olsalar bile belirli aralıklarla kontrole gitmeleri gerekir. Çünkü fark edilmeden farklı tipte ya da ‘küçük’ nöbetler olabilir, ilaç dozlarının ayarlanması gerekebilir ve tedavi sürecinde ilaç düzeyi ile böbrek ve karaciğer fonksiyonlarının takibi gerekli olabilir. Ayrıca yüzme, araç kullanma ve yüksekte çalışma gibi durumlarda mutlaka doktor önerilerine uyulmalıdır. Bu kararların sağlıklı verilebilmesi için düzenli takipler büyük önem taşır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepside-rutinin-bozuldugu-durumlar-nobetleri-tetikleyebiliyor-622905">Epilepside rutinin bozulduğu durumlar nöbetleri tetikleyebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epilepside doğru yaklaşım, hastaların hayatını kolaylaştırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/epilepside-dogru-yaklasim-hastalarin-hayatini-kolaylastiriyor-622890</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 18:09:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[epilepside]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastaların]]></category>
		<category><![CDATA[hayatını]]></category>
		<category><![CDATA[İlaçların]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622890</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, 26 Mart Dünya Epilepsi Farkındalık Günü kapsamında epilepsi hastalarının yaşam kalitesini artırmak için dikkat etmeleri gereken önlemler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepside-dogru-yaklasim-hastalarin-hayatini-kolaylastiriyor-622890">Epilepside doğru yaklaşım, hastaların hayatını kolaylaştırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, 26 Mart Dünya Epilepsi Farkındalık Günü kapsamında epilepsi hastalarının yaşam kalitesini artırmak için dikkat etmeleri gereken önlemler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Epilepsi, nöronların aşırı ve senkronize aktivitesi sonucu ortaya çıkan nöbetlerle karakterize!</strong></p>
<p>Epilepsinin, beyindeki anormal elektriksel aktiviteye bağlı olarak tekrarlayan nöbetlerle karakterize nörolojik bir bozukluk olduğunu hatırlatan Dr. Celal Şalçini, “Bu nöbetler, beyin hücrelerinin (nöronlar) aşırı ve birlikte aynı zamanda/senkronize aktivitesi sonucu ortaya çıkar.” dedi.</p>
<p>Epilepsinin, genetik yatkınlık, beyin travması, enfeksiyonlar, inme, tümörler veya gelişimsel bozukluklar gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabileceğini dile getiren Dr. Celal Şalçini, tanı sürecinin hastanın klinik öyküsü, nöbetlerin özellikleri ve nörolojik muayene ile başladığını, tanıyı doğrulamak için ise Elektroensefalografi (EEG), Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI), Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve kan testleri gibi bazı testler kullanıldığını söyledi.</p>
<p><strong>Yetersiz uyku, nöbet eşiğini düşürür!</strong></p>
<p>Bazı faktörlerin epilepsi ataklarını tetikleyebildiğine dikkat çeken Dr. Celal Şalçini, “Yetersiz uyku, nöbet eşiğini düşürür. Psikolojik stres, nöbet riskini artırabilir. Özellikle alkol yoksunluğu nöbetlere yol açabilir. Bazı bireylerde yanıp sönen ışıklar nöbetleri tetikleyebilir. Antiepileptik ilaçların düzensiz kullanımı nöbet riskini artırır. Bazı ilaçların kendileri nöbetleri tetikleyebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu faktörlerden kaçınmanın mümkün olduğunu da sözlerine ekleyen Dr. Celal Şalçini, düzenli uyku, stres yönetimi, alkolden kaçınma, ilaçların düzenli kullanımı ve fotosensitivitesi/ışığa hassasiyeti olan bireylerin yanıp sönen ışıklardan uzak durmasının özellikle önerildiğini aktardı.</p>
<p><strong>Antiepileptik ilaçların düzenli ve doktorun önerdiği şekilde kullanılması gerekir!</strong></p>
<p>Epilepsi ile yaşayan bireylerin ve ailelerinin günlük yaşamda dikkat etmesi gereken faktörlere değinen Dr. Celal Şalçini, şunları söyledi:</p>
<p>“Antiepileptik ilaçların düzenli ve doktorun önerdiği şekilde kullanılması gerekir. Uyku düzeni ve stres yönetimine önem verilmeli, tetikleyici faktörlerden uzak durulmalı. Nöbet sırasında yaralanmayı önlemek bulunulan odanın veya banyonun kapısı kilitlenmemeli, keskin eşyalar açıkta bırakılmamalı ve yüzme gibi aktiviteler sırasında hasta yalnız olmamalı. Nöbetlerin sıklığı, süresi ve tetikleyicileri kaydedilmeli. Aile üyeleri ve yakın çevre nöbet sırasında nasıl müdahale edeceğini öğrenmeli.”</p>
<p><strong>Doğru tedavi ve yönetimle epilepsi hastaları aktif bir yaşam sürdürebilir!</strong></p>
<p>Epilepsi hastalarının toplumda karşılaştığı yaygın yanlış inanışlar olduğunu dile getiren Dr. Celal Şalçini, “Epilepsinin bulaşıcı bir hastalık olduğunu düşünenler bile var.” dedi.</p>
<p>Epilepsi hastalarının normal bir yaşam süremeyeceği inanışının da yanlış olduğunu vurgulayan Dr. Celal Şalçini, “Doğru tedavi ve yönetimle epilepsi hastaları aktif bir yaşam sürdürebilir. Bir diğer yanlış bilinen konu ise ‘nöbet sırasında hastanın dilini tutmak gerekir’ bilgisi. Bu, hastaya zarar verebilir. Bunun yerine, hastayı güvenli bir pozisyona almak ve nöbetin bitmesini beklemek gerekir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p>Dr. Celal Şalçini epilepsi hakkındaki farkındalığı artırmak için ise; toplumda eğitim programları düzenlemek, medya ve sosyal platformlarda doğru bilgiler paylaşmak, okullarda ve iş yerlerinde epilepsi hakkında bilinçlendirme seminerleri yapmak, epilepsi dernekleri ve hasta grupları aracılığıyla destek sağlamak gibi adımlar atılabileceğini söyledi.</p>
<p><strong>Epilepsi hastaları, gerektiğinde psikolojik danışmanlık alarak duygusal zorluklarla başa çıkabilir! </strong></p>
<p>Epilepsi ile yaşayan bireylerin sosyal hayatlarını daha verimli sürdürebilmesi için önerilerde bulunan Dr. Celal Şalçini, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Epilepsi dernekleri veya hasta gruplarına katılarak benzer deneyimler paylaşılabilir. İş yerinde, okulda veya sosyal çevrede epilepsi hakkında açık iletişim kurulması kişiye iyi gelebilir. Doktor onayıyla düzenli egzersiz yapmak, stresi azaltır ve genel sağlığı iyileştirir. Epilepsi hastaları, uygun tedavi ve destekle eğitimlerini tamamlayabilir ve iş hayatında başarılı olabilir. Gerektiğinde psikolojik danışmanlık alarak duygusal zorluklarla başa çıkmak için adım atılabilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepside-dogru-yaklasim-hastalarin-hayatini-kolaylastiriyor-622890">Epilepside doğru yaklaşım, hastaların hayatını kolaylaştırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaklasik-bir-milyon-kiside-goruluyor-619685</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 07:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[Epilepsi Pili]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[hastaların]]></category>
		<category><![CDATA[kesi]]></category>
		<category><![CDATA[kişide]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619685</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında sara olarak bilinen epilepsi,  beyindeki sinir hücrelerinin ani, geçici ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan ve tekrarlayıcı nöbetlerle seyreden bir hastalık. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaklasik-bir-milyon-kiside-goruluyor-619685">Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında sara olarak bilinen epilepsi,  beyindeki sinir hücrelerinin <strong>ani, geçici ve kontrolsüz elektriksel boşalımları</strong> sonucu ortaya çıkan ve <strong>tekrarlayıcı nöbetlerle</strong> seyreden bir hastalık. <strong>D</strong>ünya genelinde yaklaşık <strong>50 milyon, Türkiye’de de </strong>yaklaşık <strong>bir milyon</strong> kişinin epilepsiyle yaşadığı bildiriliyor. Epilepsi her yaşta gelişebilen bir hastalık olsa da yaşamın erken ve geç dönemlerinde daha sık görülüyor. En riskli grupları 0-10 yaş arası çocuklar ile 65 yaş ve üzerindeki bireyler oluşturuyor. Epilepsi tedavi edilmediğinde eğitim ile iş hayatında kesintilere, sosyal izolasyona ve özgüven sorunlarına, nadiren de olsa hayatı tehdit edebilen tablolara yol açabiliyor. Ancak, son yıllarda tedavisinde yaşanan önemli gelişmeler sayesinde artık hastaların yaşam kalitesini düşüren bir sorun olmaktan çıkıyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, </strong>günümüzde  epilepsi tedavisinde hedefin hastaların nöbet geçirmelerini önlemek ve normal bir yaşam sürmelerini sağlamak olduğunu belirterek, “Tedavide nöbetleri tamamen durdurmak veya sıklığı ile şiddetini azaltmak temel ilkemizdir. Doğru tedaviyle hastaların yüzde 70&#8217;inde nöbetler ilaç tedavisiyle tamamen kontrol altına alınabilirken, direnç gösteren 30&#8217;luk kısmı için cerrahi yöntemler ve epilepsi pili tedavisi gibi güçlü seçeneklerin olması büyük bir umut kaynağıdır” diyor.  </p>
<p><strong> Her iki hastadan birinde nedeni bilinmiyor! </strong></p>
<p>Epilepsi hastalarının yaklaşık yarısında kesin bir nedeni tespit edilemiyor. Aile öyküsü ve spesifik gen mutasyonları ile beyin tümörleri gibi yapısal bozukluklar, belirlenen en yaygın nedenlerini oluşturuyor. Bunların yanı sıra kafa travmaları ile beyin ve beyin zarı iltihapları (menenjit ve ensefalit) serebrovasküler olaylar (inme ve beyin kanaması) ile metabolik etkenler (hipoglisemi) de epilepsiye yol açabiliyor.</p>
<p><strong>Nöbet gelmeden önce sinyal verebiliyor!</strong></p>
<p><strong> </strong>Epilepsi belirtileri, beynin hangi bölgesinin etkilendiğine bağlı olarak çok geniş bir yelpazede değişebiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy,<strong> </strong>bazı hastaların nöbetten hemen önce garip bir his yaşadıklarını anlatarak, “Yanık plastik kokusuna benzer bir koku, mide bulantısı veya yoğun bir korku hissi olabilir. Bunlar ‘haberci belirtiler’ olarak adlandırılır” diyor.  Bazı durumlarda bilincin tamamen kapanmayabileceğini ifade eden Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsinin diğer belirtilerini şöyle açıklıyor: “Vücudun bir bölgesinde (el ve yüz gibi) seğirmeler, boşluğa bakma, çevreden kopma ve anlamsız hareketler gibi kısmi belirtiler gelişebilir. Yaygın belirtilerde ise bilinç kaybı eşlik eder. Vücudun aniden kaskatı kesilmesi ve ardından şiddetli sarsıntılar yaşanabilir. Bunların yanı sıra birkaç saniye süren ‘dalma atakları’ ve kas gücünün aniden kaybolmasıyla ‘yığılıp kalma’ şeklinde klinik belirtiler ortaya çıkabilir.”</p>
<p><strong> İlaca dirençli nöbetlere “epilepsi pili” </strong></p>
<p>Epilepsi tedavisinde hedef,  hastanın  nöbet geçirmesini önleyerek normal bir yaşam sürmesini sağlamak. Doç. Dr. Kemal Paksoy, günümüzde epilepsi tedavisinden oldukça başarılı sonuçlar elde edildiğini vurgulayarak, “Her 10 hastadan 7’sinde doğru tedaviyle nöbetler kontrol edilebilmektedir. Ayrıca, hastalar uzun yıllar nöbetsiz kaldıktan sonra doktor kontrolünde ilaçlarını bırakabilmekte ve hayatına nöbetsiz devam etmektedir” diyor. Ancak, ilaç tedavisi birçok hastada nöbetleri kontrol altına alabilse de bazı hastalar için bu yöntem yeterli olmuyor. İşte bu noktada toplumda “epilepsi pili” olarak bilinen ve Vagal Sinir Stimülasyonu olarak adlandırılan yöntem önemli bir alternatif tedavi seçeneği sunuyor.</p>
<p><strong>Nöbet sıklığında en az yüzde 50 azalma!  </strong></p>
<p>Vagal Sinir Stimülasyonu (VNS),  ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda nöbet kontrolünü sağlamak amacıyla başvurulan ileri düzey bir nöromodülasyon yöntemi. En az iki veya üç antiepileptik ilacın uygun dozda kullanılmasına rağmen nöbetlerin devam etmesi, nöbet odağının beynin kritik bir bölgesinde (konuşma veya hareket merkezi gibi) olması ve bu bölgenin ameliyatla çıkarılamaması durumunda tercih ediliyor. Epilepsi pili nöbetleri tamamen ortadan kaldırmasa da birçok hastada belirgin bir iyileşme sağlayabiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsi pili uygulanan yaklaşık her iki hastadan birinde nöbet sıklığında en az yüzde 50 oranında azalma sağlandığına işaret ederek,   “Bazı hastalarda ise nöbetler daha kısa sürmekte ve daha hafif geçmektedir. Bu yöntemin en ilginç özelliği ise etkisinin zamanla artmasıdır. İlk 3 ayda başarı oranı daha düşükken, birinci yılın sonunda hastaların yaklaşık yarısında yüzde 50 oranında iyileşme görülür. Beşinci yılın ardından bu oranlar yüzde 60-70 seviyelerine kadar çıkabilir. Hastaların yüzde 5-8’inde ise nöbetler tamamen kesilmektedir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Cerrahi işlemle vücuda yerleştiriliyor! </strong></p>
<p>“Vagal Sinir Stümilasyonu, boyun bölgesinde yer alan vagus siniri üzerine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla sinir sistemine belirli aralıklarla elektriksel uyarılar gönderilmesi prensibine dayanıyor. Bu uyarılar beyinde nöbet gelişiminden sorumlu olan bölgelerdeki anormal elektriksel aktivitenin düzenlenmesine destek oluyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy,<strong> </strong>epilepsi pilinin cerrahi işlemle vücuda yerleştirildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor:  “Önce göğüs bölgesinde küçük bir kesi açılır ve epilepsi pili köprücük kemiğinin altındaki bölgeye yerleştirilir. Daha sonra, cihazdan çıkan ince elektrotlar, boyundan açılan küçük bir kesiden, boyun bölgesinin sol tarafından geçen vagus sinirine bağlanır. Vagus siniri, beyinle vücudun pek çok bölgesi arasında iletişim sağlayan sinirlerden biri olarak bilinir. Göğüs bölgesine yerleştirilen cihaz belirli aralıklarla vagus sinirine elektriksel uyarılar gönderir. Bu uyarılar, beyindeki anormal elektriksel aktivitenin düzenlenmesine yardımcı olarak epilepsi nöbetlerinin sıklığını ve şiddetini azaltmayı amaçlar. Ardından cilt kapatılarak operasyon tamamlanır. Cihazın ayarları hekim tarafından hastanın nöbet sıklığına ve şiddetine göre programlanır.&#8221; </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaklasik-bir-milyon-kiside-goruluyor-619685">Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ateşi 39 dereceye çıktığında hemen panik yapmayın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/atesi-39-dereceye-ciktiginda-hemen-panik-yapmayin-617748</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 09:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş Düşürücü]]></category>
		<category><![CDATA[ateşi]]></category>
		<category><![CDATA[çıktığında]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[derece]]></category>
		<category><![CDATA[dereceye]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hemen]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[panik]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[yapmayın]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek Ateş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617748</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Genellikle okulun ilk yıllarında, 2-3 haftada bir geçirilen viral enfeksiyonlar ateşle birlikte seyrettiğinde, ebeveynler için kaygılı bir sürece dönüşüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atesi-39-dereceye-ciktiginda-hemen-panik-yapmayin-617748">Ateşi 39 dereceye çıktığında hemen panik yapmayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Genellikle okulun ilk yıllarında, 2-3 haftada bir geçirilen viral enfeksiyonlar ateşle birlikte seyrettiğinde, ebeveynler için kaygılı bir sürece dönüşüyor. Normal vücut ısısı 36-37,8 derece arasında seyrederken, 38 derece üzerindeki değerler “ateş” olarak kabul ediliyor. Yüksek ateşte aileleri en çok endişelendiren durum ise ateş ölçerde gördükleri değerin 39-39,5 dereceye yükselmesi oluyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut,</strong> ancak yüksek ateşin çocukların sağlığını belirleyen başlıca kriter olmadığına dikkat çekerek, “Ateşin yüksekliği değil, çocuğun genel hali önemlidir.  Ateşi yükselen çocuk keyifsiz olabilir; ancak ateşi düştüğünde keyfi yerine geliyor mu?, Sıvı alabiliyor mu?, Çevresiyle iletişimi devam ediyor mu? Ateşin yanı sıra kusma, ishal, solunum zorluğu ve kulak ağrısı gibi ek sorunlar var mı? Bizler için belirleyici olan aslında bunlardır” diyor.  </p>
<p><strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut,</strong> ateşin vücudun bağışıklık sistemini harekete geçiren mekanizmalardan biri olduğunu hatırlatarak, “Dolayısıyla, çocuklarda tamamen ateşsiz bir süreci hedeflemek yerine; ateşli dönemde konforu sağlayacak uygulamaları doğru şekilde yapmayı amaçlamalıyız. Çocukların ateşli enfeksiyon geçirmesini önleyemeyiz;   ancak ateşi nasıl yöneteceğimizi öğrenebiliriz” diye konuşuyor. Çocukta genel halini bozan bir bulgu olmadığı sürece ateşin korkulması gereken bir durum olmadığını ve ateş düşürücüyle takip edilebildiğini belirten <strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut,</strong> “Bunun tersine, özellikle üç günden uzun süren ateşli enfeksiyonlarda ve üç ayın altındaki bebeklerde, diğer kriterlere bakılmaksızın hastaneye başvurulması önem taşıyor” uyarısında bulunuyor.  </p>
<p><strong>Havale riskini doğrudan belirlemiyor!</strong></p>
<p>Ebeveynlerin yüksek ateş karşısında  kaygı duymalarının en önemli nedeni ise ateşli nöbetler, toplumda bilinen adıyla “havale” oluyor.  <strong>Dr. İrem Bulut,</strong> 6 ay ile 5 yaş arasındaki her çocukta ateşli nöbet riski bulunduğunu vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak çocukluk çağındaki ateşli nöbetler çoğunlukla kısa sürer ve kalıcı hasar bırakmaz. Üstelik, ateş düşürücü vermek dahil hiçbir uygulama nöbet riskini tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü, ateşli nöbet genellikle ateşin henüz yükselme evresinde, çoğu zaman fark edilmeden ortaya çıkar. Ateşin ne kadar yüksek olduğu da nöbet riskini doğrudan belirlemez. Önemli olan nöbeti engellemeye çalışmak değil, nöbet anında ne yapılacağını bilmek ve sakin kalmaktır.” </p>
<p><strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut,</strong> çocuklarda gelişen yüksek ateşte ebeveynlerin en sık yaptıkları 7 hatayı anlattı; önemli önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Hata: Uygun olmayan yöntemlerle ölçüm yapmak</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Çocuklarda yaş grubuna göre tercih edilen ateş ölçerler değişiklik gösterebiliyor. Dr. İrem Bulut, en güvenilir yöntemin dijital dereceyle koltuk altından ölçüm yapmak olduğunu söyleyerek, “Ancak, bu yöntemde ölçüm uzun sürdüğü için bebeklik çağında öncelikle alından veya kulaktan ölçüm yapan cihazlarla bakılabilir. Ateş yüksek çıkarsa koltuk altından kontrol edilmelidir. Uzaktan alın bölgesinden ölçüm yapan cihazları vücudun farklı yerlerinde kullanmak ise doğru değildir. Çünkü bu cihazlar karın, boyun, ense ve koltuk altı gibi bölgelerde kullanıldığında ateşi gerçek değerinden daha yüksek yansıtır” diyor.</p>
<p><strong>Hata: Ateş yükselmesin diye ateş düşürücü vermek</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Aslında vücut hastalıkta kendi ısısını yükselterek virüs ve bakterileri öldürmeye çalışıyor. Dr. İrem Bulut,<strong> </strong>ateşin vücudun savunma sisteminin en önemli unsurlarından biri olduğuna işaret ederek, “Bu nedenle, ateşi engellemeye çalışmak çocuklara bir fayda sağlamadığı gibi hem takip sürecini zorlaştırır hem de ilaca bağlı toksik etkilere yol açabilir” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Hata: Ateşini hızla düşürmeye çalışmak</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Vücut kendi ısısını yükseltme çabasındayken soğuk duş aldırarak çocuğun ateşini hızlı bir şekilde düşürmeye çalışmak ısının daha dirençli yükselmesine neden olabiliyor. Ancak, ateş düşürücü verdikten sonra etki etmesini beklerken ılık duş veya ılık uygulama yapılabilir.</p>
<p><strong>Hata: Etki süresini beklemeden tekrar ilaç vermek</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Ağızdan verilen ateş düşürücü ilacın  mideden emilimi ve kana geçişi de dahil olmak üzere, etkisinin başlaması için 45 dakika &#8211; 1 saat arası beklenmesi gerekiyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut,<strong> </strong>“Tabloyu daha erken değerlendirip, ilacın etki etmediğini düşünmemeliyiz” diyor.</p>
<p><strong>Hata: Gereksiz sıklıkta ateş düşürücü kullanmak</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Çocuklarda yüksek ateşte en sık yapılan hatalardan biri, gereksiz sıklıkta ateş düşürücü vermek oluyor. Dr. İrem Bulut, “Ateş düşürücü kullanımında amacımız ateş değerini normal aralığa getirmek değil; ateşli çocuğun konforunu arttırmak, huzursuzluğunu azaltmak ve ağızdan sıvı alımını sağlayabilecek iyilik halini sağlamaktır” diyor.  Dr. İrem Bulut, gereksiz sıklıkta başvurulan ilaçların çocukları ajite ettiğini, sürece uyumu zorlaştırdığını ve karaciğer ile böbreklerde yan etki riskini artırdığını vurguluyor.</p>
<p><strong>Hata: Vücut ısısını 36 dereceye düşürmeye çalışmak</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Dr. İrem Bulut, “Ateş düşürücülerden beklentimiz, ateşin en yüksek değere göre 0,5-1 derece düşmesi ve çocuğun huzursuzluğunun azalmasıdır. Mutlaka 36 derece olması için tekrar ilaç vermek doz aşımına ve yan etkilere neden olabilir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Hata: Dönüşümlü ateş düşürücü kullanmak</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Çocuklarda yüksek ateşin tedavisinde  parasetamol ve ibuprofen olmak üzere iki temel etken madde kullanılıyor. Bu iki ilacın dönüşümlü kullanılmasını önermediklerini vurgulayan Dr. İrem Bulut, “Dönüşümlü kullanım ilaçlara bağlı yan etkileri arttırır ve ateş kontrolünde ek bir fayda sağlamaz” bilgisini veriyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atesi-39-dereceye-ciktiginda-hemen-panik-yapmayin-617748">Ateşi 39 dereceye çıktığında hemen panik yapmayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzun süreli açlık ve susuzluk Epilepsi hastalarını etkileyebilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzun-sureli-aclik-ve-susuzluk-epilepsi-hastalarini-etkileyebilir-615676</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:53:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Celal Şalçini]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyebilir]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarını]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[süreli]]></category>
		<category><![CDATA[susuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615676</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, epilepsi hastalarının Ramazan ayında oruç tutarken karşılaşabileceği riskler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-sureli-aclik-ve-susuzluk-epilepsi-hastalarini-etkileyebilir-615676">Uzun süreli açlık ve susuzluk Epilepsi hastalarını etkileyebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, epilepsi hastalarının Ramazan ayında oruç tutarken karşılaşabileceği riskler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Uzun süreli açlık ve susuzluk, beynin çalışma düzenini etkileyebilir!</strong></p>
<p>Uzun süreli açlık ve susuzluğun, vücudumuzun hassas dengesini değiştirerek beynin çalışma düzenini etkileyebileceğini ifade eden Dr. Celal Şalçini, “Özellikle kan şekerinin düşmesi (hipoglisemi) ve vücudun susuz kalması (dehidratasyon), sinir hücrelerinin elektriksel dengesini bozarak ‘nöbet eşiği’ dediğimiz koruyucu sınırı aşağı çeker.” dedi.</p>
<p>Dr. Şalçini, bu durumun, normalde nöbet geçirmeyen veya nöbetleri kontrol altında olan bir hastada, beynin elektriksel fırtınalara daha açık hale gelmesine ve beklenmedik nöbetlerin tetiklenmesine neden olabileceğine vurgu yaptı. </p>
<p><strong>İlaç saatlerinin kaydırılması, nöbet riskini artırabilir!</strong></p>
<p>Epilepsi tedavisinde en kritik kuralın, ilaçların kandaki seviyesini sabit tutmak olduğunu aktaran Dr. Celal Şalçini, “İlaçların sahur ve iftar saatlerine göre (örneğin 12 saat arayla alınması gereken ilacın 16-17 saatlik boşluklarla alınması) kaydırılması, kandaki ilaç düzeyinin tehlikeli seviyelere düşmesine yol açabilir. Bu ‘ilaçsız’ kalan sürede beynin koruma kalkanı zayıflar ve tek bir doz aksatması veya geciktirilmesi bile aylar süren nöbetsiz dönemin bozulmasına, hatta hastaneye yatış gerektiren şiddetli nöbetlere sebebiyet verebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Her epilepsi hastası oruç için uygun değil!</strong></p>
<p>Epilepsi hastaları için uykunun, en az ilaçlar kadar hayati bir tedavi bileşeni olduğuna dikkat çeken Dr. Celal Şalçini, “Sahura kalkmak için uykunun bölünmesi, geç yatılması veya sabah erken uyanılması ‘uyku yoksunluğu’ yaratarak beyin hücrelerinin aşırı duyarlı hale gelmesine neden olur.” dedi.</p>
<p>Birçok epilepsi türünde uykusuzluğun, nöbeti tetikleyen en güçlü faktör olduğunun altını çizen Dr. Şalçini, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu nedenle ramazan ayındaki düzensiz uyku rutini, nöbet sıklığının artması konusunda ciddi bir risk taşır. Her epilepsi hastası oruç için uygun değildir. Özellikle ilaçlara rağmen nöbetleri devam eden ‘dirençli epilepsi’ hastaları, gün içinde birden fazla veya üçten fazla ilaç kullanmak zorunda olanlar, nöbetleri uykusuzlukla tetiklenenler ve çocukluk/yaşlılık dönemindeki hastalar için oruç tutmak önerilmez. Ayrıca nöbetleri kontrol altında olsa bile, hayati risk taşıyan ağır nöbet geçmişi olan kişilerin bu kararı doktorlarına danışmadan almamaları hayati önem taşır.”</p>
<p><strong>En ufak nöbet belirtisinde oruç bırakılmalı ve doktora başvurulmalı!</strong></p>
<p>Eğer nöbetler uzun süredir tam kontrol altındaysa, tek tip ilaç kullanılıyorsa ve doktor onayı varsa güvenli oruç tutmanın mümkün olabileceğini ifade eden Dr. Celal Şalçini, “Bu süreçte iftar ile sahur arasında bol sıvı tüketilmeli, ilaçlar doktorun önerdiği yeni zaman dilimlerine harfiyen uyularak alınmalı ve en önemlisi gün içindeki uyku kaybını telafi edecek dinlenme süreleri oluşturulmalı. Ancak oruç tutarken en ufak bir nöbet veya nöbet habercisi (aura) hissedilirse, sağlığı riske atmamak adına oruca hemen ara verilmeli ve durum doktora bildirilmeli.” uyarısını yaparak sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-sureli-aclik-ve-susuzluk-epilepsi-hastalarini-etkileyebilir-615676">Uzun süreli açlık ve susuzluk Epilepsi hastalarını etkileyebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Hekimlerin İcap Nöbet Ücretlerinin Geri İstenmesi, Emeğe ve Hukuka Açık Bir Saygısızlıktır”</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hekimlerin-icap-nobet-ucretlerinin-geri-istenmesi-emege-ve-hukuka-acik-bir-saygisizliktir-607085</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 14:38:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cap]]></category>
		<category><![CDATA[emeğe]]></category>
		<category><![CDATA[geri]]></category>
		<category><![CDATA[hekimlerin]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[stenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ücretlerinin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607085</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hekim Birliği Sendikası yetkilileri, "Diyarbakır’da Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı hekimlerimizin geçmişe dönük “icap nöbeti” ücretlerinin geri istenmesi ve soruşturma konusu yapılması; hekim emeğine ve hukuka açık bir saygısızlıktır" dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hekimlerin-icap-nobet-ucretlerinin-geri-istenmesi-emege-ve-hukuka-acik-bir-saygisizliktir-607085">“Hekimlerin İcap Nöbet Ücretlerinin Geri İstenmesi, Emeğe ve Hukuka Açık Bir Saygısızlıktır”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Hekim Birliği Sendikası yetkilileri, Diyarbakır’da Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı hekimlerimizin geçmişe dönük “icap nöbeti” ücretlerinin geri istenmesi ve soruşturma konusu yapılmasını sert dille eleştirdi. </span></p>
<p>Sendikadan yapılan açıklamada, “<span>Diyarbakır’da Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı hekimlerimizin geçmişe dönük “icap nöbeti” ücretlerinin geri istenmesi ve soruşturma konusu yapılması </span><span>hekim emeğine ve hukuka açık bir saygısızlıktır. ASLA kabul etmiyoruz! İcap nöbeti; hekimlerin dinlenme hakkından feragat ederek, 7/24 hizmeti sürdürebilmek için verdiği bir emektir. Bugün zaten fazla çalışma/icap ücretleri yıllardır eriyerek hekimlerin gelirinde büyük kayıp yaratmışken, bir de 1 yıl önce ödenmiş ücretleri geri istemek kabul edilebilir değildir. Şunu net söylüyoruz: </span><span> Fizik Tedavi uzmanlarımız icap nöbeti tuttuysa Başhekimin bilgisi, onayı ve imzasıyla tutmuştur. </span><span> İcap ücreti ödendiyse yine idarenin onayı ve imzasıyla ödenmiştir. </span><span> Sonradan “geri ver” anlayışı, hekimlerin alın terine uzanmaktır. Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin hekim olmayan kişiler üzerinden “hangi branş icap tutar/tutmaz” gibi değerlendirmelerle meslektaşlarımızın emeğini tartışmaya açmasını da hekimlik mesleğine karşı bir tutum olarak görüyoruz”</span></p>
<p><b>Raporlarda Yer Alan Yaklaşım Kabul Edilemez</b></p>
<p><span>“Ayrıca raporlarda yer alan yaklaşım kabul edilemez: “Fizik Tedavi (Fiziksel Tıp) çeşitli hastalıklarda diğer tedavilerle birlikte veya tek başına uygulanabilecek ısı, ışın, elektrik akımları egzersiz vb, fiziksel ajan ve tekniklerin kullanıldığı tedavi yöntemleridir. Rehabilitasyon, hasta ve engellilerin sosyal, mesleki ve fizyolojik olarak normal yaşantısını sürdürebilmesi ve maksimal potansiyelini kazanabilmesi için yapılan çalışmalardır.” “Tanımlardan da anlaşılacağı üzere Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon hekiminin Sağlık Bakanlığı 2018/28 sayılı genelgede belirtilen kadar (sağlık tesisine 30 dk. içinde sağlık tesisine ulaşma) acil vakalarının olmadığı değerlendirilmiştir.” Hekim Birliği olarak; </span><span> Diyarbakır’daki Fizik Tedavi uzmanı üyelerimizin yanındayız. </span><span> 31 bin hekim gücümüzle, onlarca avukatımızla bu hukuksuzluğa karşı tüm süreci takip ediyoruz. </span><span> Bu soruşturmaların derhal sonlandırılmasını ve tek kuruş geri ödeme istenmemesini talep ediyoruz” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) </span></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hekimlerin-icap-nobet-ucretlerinin-geri-istenmesi-emege-ve-hukuka-acik-bir-saygisizliktir-607085">“Hekimlerin İcap Nöbet Ücretlerinin Geri İstenmesi, Emeğe ve Hukuka Açık Bir Saygısızlıktır”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epilepsi Nöbetleri Cerrahi ile Ortadan Kalkabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/epilepsi-nobetleri-cerrahi-ile-ortadan-kalkabiliyor-604923</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 14:05:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kalkabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[nöbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[ortadan]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604923</guid>

					<description><![CDATA[<p>Epilepsi, her yaştan insanı etkileyen kronik, bulaşıcı olmayan bir beyin hastalığıdır. Dünya çapında yaklaşık 50 milyon kişi epilepsi hastasıdır ve bu da onu küresel olarak en yaygın nörolojik hastalıklardan biri yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepsi-nobetleri-cerrahi-ile-ortadan-kalkabiliyor-604923">Epilepsi Nöbetleri Cerrahi ile Ortadan Kalkabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Epilepsi, her yaştan insanı etkileyen kronik, bulaşıcı olmayan bir beyin hastalığıdır. Dünya çapında yaklaşık 50 milyon kişi epilepsi hastasıdır ve bu da onu küresel olarak en yaygın nörolojik hastalıklardan biri yapıyor. Epilepsisi olan kişilerde erken ölüm riski, genel nüfusa göre üç kat daha fazla görülüyor. Epilepsi ilaçla kontrol altına alınabiliyor. Ancak bazı hasta gruplarında ilaca direnç görülerek ilaç tedavileri nöbetlerin kontrol altına alınmasında etkili olmayabiliyor. Bu durumda, dirençli epilepsi hastalarına epilepsi cerrahisi uygulanarak; nöbetler kontrol altına alınarak geçirilen bu nöbetlerin sayısı ve şiddeti azaltılabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Beyin, Sinir, Omurga ve Omurilik Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mahmut Akyüz epilepsi cerrahisi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.</p>
<p><strong>Herkeste nöbet farklı olabiliyor</strong></p>
<p>Epilepsi tekrarlayan nöbetlere neden olan bir beyin rahatsızlığıdır. Birçok epilepsi türü vardır. Bazı kişilerde neden belirlenebilir. Diğerlerinde ise neden bilinmemektedir. Epilepsi her cinsiyetten, ırktan, etnik kökenden ve yaştan insanı etkileyebilir ve maalesef yaygın görülen bir hastalıktır. Nöbet belirtileri büyük ölçüde değişebilir. Bazı insanlar nöbet sırasında bilincini kaybedebilirken diğerleri kaybetmez. Bazı insanlar nöbet sırasında birkaç saniye boş boş bakar. Diğerleri kollarını veya bacaklarını tekrar tekrar seğirebilir, bu hareketlere konvülsiyon denir. </p>
<p>İlaç tedavisi veya bazen ameliyat, epilepsisi olan çoğu kişide nöbetleri kontrol edebilir. Bazı kişiler ömür boyu tedaviye ihtiyaç duyabilir. Bazı hastalarda nöbetler geçebilir. Epilepsisi olan bazı çocuklar yaşla birlikte bu durumdan kurtulabilir.</p>
<p><strong>Epilepsiye neden olan durumlar aşağıdaki gibidir;</strong></p>
<ul>
<li>Doğum öncesi veya doğum sırasında oluşan beyin hasarı (örneğin doğum sırasında oksijen kaybı veya travma, düşük doğum ağırlığı)</li>
<li>Ciddi bir kafa travması</li>
<li>Beyne giden oksijen miktarını kısıtlayan felç</li>
<li>Menenjit, ensefalit veya nörosistiserkoz gibi bir beyin enfeksiyonu</li>
<li>Belirli genetik hastalıklar</li>
<li>Beyin tümörü</li>
</ul>
<p><strong>Epilepsi hastaları için büyük şans</strong></p>
<p>Epilepsi düzgün bir şekilde tedavi edilmezse ortaya çıkabilecek komplikasyonlar ve sağlık riskleri nedeniyle nöbetleri yönetmek çok önemlidir. İlaçla yönetilemeyen nöbetler için epilepsi cerrahisi büyük şanstır. Epilepsi cerrahisi sayesinde, geçirilen nöbetlerin sayısı ve şiddeti azaltılır. Diğer tedavi yöntemleri yetersiz kaldığında, hastaların nöbetleri yönetmesine yardımcı olmaktadır. Epilepsi cerrahisi; nöbetler her zaman beynin tek bir bölgesinde gerçekleşiyorsa çok etkilidir. Epilepsi cerrahisinde nöbetlerin ortaya çıktığı bölge kaldırılır ya da değiştirilir. </p>
<p><strong>Yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştiriyor</strong></p>
<p>Epilepsisi olan kişilere, epilepsi cerrahisinin bir seçenek olup olmadığını ve ne tür bir cerrahi yapılması gerektiğini öğrenmek için ameliyattan önce birkaç test uygulanır. Epilepsi ameliyatı olmak büyük bir karardır. Ameliyat olmanın epilepsiyi iyileştirmediğini unutmamak gerekir. Ameliyattan sonra nöbetsiz olunacağının bir garantisi yoktur ancak yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştirebilir. Epilepsi cerrahisinde her hastada görülen sonuç farklıdır. </p>
<p><strong>Nöbetler yüzde 90 ortadan kaldırılabiliyor</strong></p>
<p>Cerrahide beklenen sonuç ilaçla nöbet yönetimidir. En yaygın prosedür olan temporal lobdaki dokunun çıkarılmasında, hastaların yaklaşık üçte ikisinde nöbetler durdurulur. Çalışmalar, bir kişi antiepileptik ilaç alırsa ve temporal lob ameliyatından sonraki ilk yılda nöbet geçirmezse, iki yıl sonra nöbetsiz olma olasılığının %87 ila %90 olduğunu göstermektedir. İki yıl içinde nöbet geçirmezse, beş yıl sonra nöbetsiz olma olasılığı %95 ve 10 yıl sonra %82&#8217;dir. En az bir yıl boyunca nöbetsiz kalırsa, sağlık antiepileptik ilaçlar azaltılır ve sonunda ilaç tamamen kaldırılabilir. Antiepileptik ilacı bıraktıktan sonra nöbet geçiren çoğu kişi, ilacı yeniden başlatarak nöbetlerini tekrar yönetebilmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepsi-nobetleri-cerrahi-ile-ortadan-kalkabiliyor-604923">Epilepsi Nöbetleri Cerrahi ile Ortadan Kalkabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epilepsinin en sinsi belirtisi: Sessiz ve kısa nöbetler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/epilepsinin-en-sinsi-belirtisi-sessiz-ve-kisa-nobetler-599148</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 08:35:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[beynin]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsinin]]></category>
		<category><![CDATA[kışa]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[nöbetler]]></category>
		<category><![CDATA[Nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[sinsi]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599148</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında sara hastalığı olarak bilinen epilepsi, beynin elektriksel aktivitesinin zaman zaman kontrolden çıkarak tekrarlayan nöbetlere yol açtığı nörolojik bir hastalık. Dünyada yaklaşık 65 milyon, Türkiye’de de yaklaşık bir milyon epilepsi hastası olduğu belirtiliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepsinin-en-sinsi-belirtisi-sessiz-ve-kisa-nobetler-599148">Epilepsinin en sinsi belirtisi: Sessiz ve kısa nöbetler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında sara hastalığı olarak bilinen epilepsi, beynin elektriksel aktivitesinin zaman zaman kontrolden çıkarak tekrarlayan nöbetlere yol açtığı nörolojik bir hastalık. Dünyada yaklaşık 65 milyon, Türkiye’de de yaklaşık bir milyon epilepsi hastası olduğu belirtiliyor.  Epilepsi ani gelişen nöbetler nedeniyle hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarında ciddi sorunlara neden olabilirken, nadiren de olsa yaşamı tehdit eden tablolara da yol açabiliyor.  <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aykut Kural,</strong> oysa epilepsi nöbetlerinin doğru tanı ve kişiye özel tedaviyle çoğunlukla kontrol altına alınabildiğine dikkat çekerek, ”Ancak, tedaviden başarılı sonuç alınabilmesinde erken tanı büyük önem taşımaktadır. Erken tanı ile nöbetler daha hızlı kontrol altına alınmakta, nöbetlerin direnç kazanmaları ve beynin tekrarlayan nöbetlerden zarar görmesi önlenebilmektedir. Bunlar sayesinde hastalarımızın çoğu nöbetsiz bir yaşam sürebilmekte ve eğitim ile iş yaşamlarına sorunsuz devam edebilmektedirler. Erken tanı için özellikle gözden kaçabilen belirtilerin bilinmesi ve zaman kaybetmeden hekime başvurulması çok değerlidir” diyor.  </p>
<p><strong> “Dalgın bakışlar” epilepsi sinyali olabilir! </strong></p>
<p>Epilepsi nöbetleri denildiğinde aklımıza ilk olarak ’ağızdan gelen köpükler, bilinç kaybı ve sert kasılmalar’ geliyor. Yaygın inanışın aksine, her epilepsi nöbeti bu şekilde gerçekleşmiyor. Epilepside birçok farklı nöbet tipi mevcut. Belirtiler sorunun beynin hangi bölgesinde başladığı ve ne hızla yayıldığıyla ilgili olarak gelişiyor. Bilinç kaybı, kasılma, dalma, uykuda ani sıçrama, konuşmanın durması, kötü koku duyulması veya déjà-vu gibi tuhaf hisler, epilepsinin en sık görülen belirtilerinden. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aykut Kural,<strong> </strong>aslında nöbetlerin toplum tarafından bilinmeyen pek çok sinyali de olduğuna işaret ederek, ”Sadece saniyeler süren kısa donakalma, dalgın bakışlar ve sıçrama nöbetleri de epilepside sık görülür ve çoğu zaman fark edilmez. Bu belirtilerin gözden kaçması ise tanıyı ve tedaviyi geciktirmektedir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Uzayan nöbetlerde her dakika çok kritik! </strong></p>
<p>Epilepsi nöbetlerinin çoğu 1–2 dakika içinde geçiyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aykut Kural, ancak 5 dakikadan uzun süren nöbetlerde acil müdahalenin son derece önemli olduğunu vurgulayarak ”Zira, nöbet süresi uzadıkça beynin oksijensiz kalmasına bağlı olarak kalıcı beyin hasarı riski artmaktadır. Bu nedenle, uzayan nöbetlerde her dakika çok kritiktir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Yapay zeka destekli analizler tanıyı güçlendiriyor</strong></p>
<p>Epilepsinin en yaygın nedenlerini genetik yatkınlık, doğum sırasında oksijen yetersizliği, inme, travma, beyin tümörleri, enfeksiyonlar ve yapısal beyin bozuklukları oluşturuyor. Bazı hastalarda ise belirgin bir neden saptanamayabiliyor ve bu tablo ”idiopatik epilepsi” olarak tanımlanıyor. Epilepsi hastalığında beynin elektriksel sinyallerini kaydederek anormal paternleri gösteren elektroensefalografi (EEG) temel tanı yöntemi olarak kullanılıyor. Gerekli durumlarda manyetik rezonans görüntüleme (MR) ve video-EEG yöntemlerine başvuruluyor. Yapay zekâ destekli EEG analizleri tanıyı güçlendiriyor ve tedaviyi hastaya özel hale getiriyor. </p>
<p><strong>Tedaviyle nöbetsiz bir yaşam mümkün! </strong></p>
<p>Günümüzde epilepsi tedavisinden oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor. Tedavide amaç nöbetleri tamamen durdurmak ve yan etkisiz bir yaşam sağlamak. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aykut Kural, epilepsi hastalarının yüzde 65–70’inin doğru ilaç tedavisiyle tamamen nöbetsiz bir yaşam sürebildiklerini vurguluyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepsinin-en-sinsi-belirtisi-sessiz-ve-kisa-nobetler-599148">Epilepsinin en sinsi belirtisi: Sessiz ve kısa nöbetler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Kınay, Kadına Şiddete Karşı 24 Saat Nöbet Tutacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-kinay-kadina-siddete-karsi-24-saat-nobet-tutacak-593721</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Nov 2025 12:43:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kınay]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593721</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında bu yıl da 24 saat sürecek bir nöbet tutacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-kinay-kadina-siddete-karsi-24-saat-nobet-tutacak-593721">Başkan Kınay, Kadına Şiddete Karşı 24 Saat Nöbet Tutacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında bu yıl da 24 saat sürecek bir nöbet tutacak. Geçtiğimiz yıl kaybedilen kadınlar için tuttuğu nöbetle dikkat çeken Başkan Kınay, bu yıl da aynı kararlılıkla alanlarda olacak. Başkanlık makamını Tahsin Yazıcı Mahallesi’nde bulunan Kadın Hakları Parkı’na taşıyacak olan Kınay, gece yarısından itibaren gün boyunca da vatandaşlarla birlikte olacak.</p>
<p><b>Kortej Sessiz Yürüyüşle Başlayacak</b></p>
<p>Etkinlik, 24 Kasım’ı 25 Kasım’a bağlayan gece saat 23.30’da Bozyaka Bahçem Kafe önünden başlayacak sessiz yürüyüşle başlayacak. Hayattan koparılan tüm kadınlar için omuz omuza yürünecek olan kortej, Kadın Hakları Parkı’na kadar ilerleyecek. Saat 00.00’da parkta 24 saatlik nöbet başlayacak.</p>
<p><b>“Kadına yönelik şiddete karşı susmayacağız”</b></p>
<p>Başkan Kınay, kadın cinayetlerinin her geçen gün arttığını vurgulayarak “Kadına yönelik şiddet, her geçen gün daha da artıyor. Bir daha eksilmemek için, kadınları yok sayan, öldüren, katilleri affeden zihniyete karşı susmayacağız, korkmayacağız, karanlığa teslim olmayacağız” dedi.  Geçtiğimiz yıl 452 kadının hayatını kaybettiğini hatırlatan Kınay, 2025 yılı Kasım ayına gelindiğinde bu sayının 407’ye ulaştığını, yalnızca İzmir’de 20 kadının öldürüldüğünü belirtti.</p>
<p><b>“Bu nöbet umudun ve direnişin nöbeti”</b></p>
<p>Nöbetin yalnızca bir bekleyiş olmadığını bir anlamı olduğunu ifade eden Kınay, “Bu parkın her köşesinde acısını paylaştığımız kadınlarımız var. Bir kadının çığlığı, bir annenin feryadı, bir çocuğun sessizliği içimizde derin yaralar açıyor. Bizler korkmadan, susmadan, vazgeçmeden o mücadeleyi büyütmek için buradayız. Bu nöbet direnişin nöbeti. Umudun nöbeti. Bir kadın düştüğünde hepimizin yaralandığını hatırlamanın nöbeti. Başımızı dik, öfkemizi diri tutacağız” dedi.</p>
<p><b>Tüm İzmirlilere Çağrı</b></p>
<p>24 saat boyunca Tahsin Yazıcı Mahallesi Kadın Hakları Parkı’nda olacağını belirten Başkan Kınay, kadınları, erkekleri, gençleri ve adalete inanan herkesi nöbete davet etti Ve “Bu mücadele bir günün değil, bir ömrün mücadelesi. Gelin, karanlığa karşı aydınlığı, umutsuzluğa karşı umudu birlikte büyütelim. Kadın Hakları Parkı’nda nöbette buluşalım” diye konuştu.</p>
<p><b>&#8220;Gülümsemesi Yarım Kalan Kadınlar&#8221; Belgeseli de yayınlanacak</b></p>
<p>Kadın Hakları Parkı’nda gün içinde Karabağlar Kent Konseyi tarafından hazırlanan, ilçedeki kadın cinayetlerinin toplumda yarattığı derin acıyı ve kayıpları gözler önüne seren “Gülümsemesi Yarım Kalan Kadınlar” belgeselinin de gösterimi yapılacak.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-kinay-kadina-siddete-karsi-24-saat-nobet-tutacak-593721">Başkan Kınay, Kadına Şiddete Karşı 24 Saat Nöbet Tutacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eşrefpaşa Hastanesi&#8217;nde Nöbet Devri Törenle Yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/esrefpasa-hastanesinde-nobet-devri-torenle-yapildi-405540</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Sep 2023 10:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[devri]]></category>
		<category><![CDATA[eşrefpaşa]]></category>
		<category><![CDATA[hastanesinde]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[törenle]]></category>
		<category><![CDATA[yapıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405540</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin Başhekimi Op. Dr. Kadir Devrim Demirel görevini Başhekim Yardımcısı Op. Dr. Yavuz Uçar’a, Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Sertaç Dölek ise görevini Eşrefpaşa Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Arif Kutsi Güder’e törenle devretti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/esrefpasa-hastanesinde-nobet-devri-torenle-yapildi-405540">Eşrefpaşa Hastanesi&#8217;nde Nöbet Devri Törenle Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin Başhekimi Op. Dr. Kadir Devrim Demirel görevini Başhekim Yardımcısı Op. Dr. Yavuz Uçar’a, Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Sertaç Dölek ise görevini Eşrefpaşa Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Arif Kutsi Güder’e törenle devretti. Çalışma arkadaşlarına teşekkür plaketi veren Başkan Soyer, “İzmir’e verdiğiniz hizmetlerden dolayı her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Kadir Devrim Demirel ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Sertaç Dölek, görevlerini törenle yeni atanan meslektaşlarına teslim etti. Başkan Tunç Soyer’in de katıldığı törenle Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimliği görevini Demirel&#8217;den Op. Dr. Yavuz Uçar, Sağlık İşleri Daire Başkanlığı görevini ise Dölek&#8217;ten Dr. Arif Kutsi Güder aldı. Demirel ile Dölek’e teşekkür plaketi takdim eden Başkan Tunç Soyer, “Boğazımda bir şeylerin düğümlendiği bir an. Elli yılı aşkın kardeşliğin sonunda Devrim Hoca ile yollarımız kesişti. Sizlerle birlikte çok güzel işlere imza attık. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu bir veda olmamalı. Bunun adı nöbet devri. Hocalarımız görevini tamamladı. İyi yönetici olmanın farkı dönüp baktığında en az onun kadar iyi iş çıkaran birisine devretmektir. Gözümüz arkada değil. İzmir’e verdiğiniz hizmetlerden dolayı her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Eşrefpaşa Hastanesi yönetici kadrosu kadar çalışkan bir ekip görmedim</strong><br />2 buçuk yıl önce pandemiyle birlikte başladığı görevi güneşli bir günde bıraktığını ifade eden Op. Dr. Kadir Devrim Demirel, “Evde bakım birimi, palyatif merkez gibi pek çok hizmeti görevim süresinde kente kazandırdık. İzmirliler evde bakım hizmetlerinden oldukça memnun. Şunu söylemeden de geçemeyeceğim. 40 senedir çeşitli hastanelerde görev yaptım ama bu hastanenin yönetici kadrosu kadar çalışkan ve hevesli bir ekip görmedim. Siz İzmirlilere hizmet vermenin gururunu ve onurunu yaşamak çok güzeldi” diye konuştu.</p>
<p><strong>Aldığımız bayrağı daha da yükseğe taşıyacağız</strong><br />Görevi devralan Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Yavuz Uçar ise, “Türkiye’nin ilk belediye hastanesinde görev yapmak bizler için büyük gurur kaynağı. Tunç Başkanımızın göreve gelmesiyle birlikte hastanede Türkiye’ye örnek olacak pek çok güzel işlere imza atıldı. Hastane yeniden ayağa kalktı. Sizler her zaman bizim yanımızda olduğunuzu hissettirdiniz. Gözünüz arkada kalmasın. Eşrefpaşa Hastanesi’nin güçlü kadrosu aynı hedefle vatandaşlarımıza hizmet etmeye devam edecek. Aldığımız bayrağı daha da yükseğe taşıyacağız” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Burada bana çok iyi bakıyorlar</strong><br />Görev teslim töreninin ardından hastanedeki hastaları da ziyaret eden Başkan Tunç Soyer, akciğer ve beyin tümörü ameliyatı olan 61 yaşındaki Hüseyin Cemal Özgüler ile evde bakım hizmet biriminde yatarak tedavi gören Niyazi Akkoç’u ziyaret etti. 41 yaşındaki Akkoç Başkan Soyer’i karşısında görünce duygularını gizleyemeyerek, “Burada bana çok iyi bakıyorlar. Allah doktorlarımızdan bin kere razı olsun. Sırtınız yere gelmesin. Yatak yaram vardı sizlerin sayesinde geçti” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/esrefpasa-hastanesinde-nobet-devri-torenle-yapildi-405540">Eşrefpaşa Hastanesi&#8217;nde Nöbet Devri Törenle Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz Nöbet Geçiriyorsa Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-nobet-geciriyorsa-dikkat-2-372237</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 09:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuz]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[geçiriyorsa]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372237</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ailelerin genellikle epilepsi ile karıştırdığı çocuklardaki yüksek ateşli nöbetler 1 ay ile 5 yaş arasında görülüyor. 5 yaşından sonra görülmeyen ateşli nöbetler genellikle enfeksiyon kaynaklı olabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-nobet-geciriyorsa-dikkat-2-372237">Çocuğunuz Nöbet Geçiriyorsa Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ailelerin genellikle epilepsi ile karıştırdığı çocuklardaki yüksek ateşli nöbetler 1 ay ile 5 yaş arasında görülüyor. 5 yaşından sonra görülmeyen ateşli nöbetler genellikle enfeksiyon kaynaklı olabiliyor. Epilepsi ise nedeni halen tam olarak bilinmemekle birlikte, yaklaşık yüzde 60-65 ’i tedavi edilebilir bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor. Tedavi edilemeyen dirençli epilepsilerde de cerrahi yöntemlerin yanı sıra ketojenik diyet ve epilepsi pilleri tedavide önemli bir yer tutuyor. Nöbet geçiren çocukların ailelerinin ve yakınlarının doğru müdahale konusunda bilinçli olması da büyük önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Pediatrik Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Selvinaz Edizer, nöbet geçiren çocuklara yapılması gereken müdahaleler hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Ateşli nöbetler genelde genetik oluyor </strong></p>
<p>Ateşli nöbetler, çocuğun ateşe direncinin düşük olmasıyla alakalı bir durumdur ve genellikle altta bir ailevi öykü bulunmaktadır. Bunlara spesifik bir tedavi veya takip yapılmamaktadır ancak sık tekrarladığı ve ailevi nedenler olduğu zaman EEG ile bakılması veya ilaç başlanması gerekebilir.</p>
<p>Epilepsi çocukluk çağında yüzde 1-5 oranında görülen bir hastalıktır. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genelde genetik, metabolik ve gelişimsel süreçle ilgili birçok nedeni olabilmektedir. Çocuk beyni erişkin beyni zamanına gelene kadar bir takım anormal elektriklenmeler yaşayabilir, bunların çoğu da epilepsi nöbeti olarak görülür. Epilepsi tedavisi gerektirebilir. Her zaman ateşli şekilde olmaz ama ateşi de tetikleyebilir. Epilepsinin yüzde 60-65’i tedavi edilebilir türlerindendir. Yaklaşık yüzde 50-60’ı da çocukluk çağının iyi huylu epilepsilerinden oluşur. Geriye kalan yüzde 20-25’lik grup da dirençli epilepsiyi oluşturur.</p>
<p><strong>Dirençli epilepside ilaç dışı tedaviler dikkat çekiyor</strong></p>
<p>Epilepsi hastalarının yüzde 25 &#8216;i epilepsi ilaçlarına dirençli gruptur. İki ve daha fazla antiepileptik ilaca rağmen, nöbetleri devam eden hastalara dirençli epilepsi denmektedir. Bu hastalarda artık, ek bir ilaçtan fayda görme oranı yüzde1-5 arasında değişmektedir. Bu nedenle bu hastalara ilaç dışı tedaviler önerilmektedir. Bu tedaviler hastanın uygunluğuna göre: epilepsi cerrahisi, ketojenik diyet tedavisi ve vagal sinir stimülasyonu adı verilen epilepsi pili tedavisidir. Epilepsi cerrahisi; hastanın epileptik aktivitesini başlatan odağın ameliyat ile çıkarılması işlemidir. Uygun hastalarda başarılıdır. Ancak operasyon sonrası komplikasyonları olan bir işlemdir.</p>
<p><strong>Dirençli epilepsi hastalarında uygulanan ketojenik diyet, medikal bir tedavi yöntemidir </strong></p>
<p>Ketojenik diyet tedavisi; tamamen medikal bir tedavi diyetidir. Dirençli epilepsisi olan grupta; yüksek yağ ile düşük protein ve karbonhidrat oranı şeklinde ayarlanan menülerle uygulanan bir diyet şeklidir. Nöbet durdurucu etkisi yüzde 45- 66 arasında bildirilmiş olup, uygun hasta gruplarında bu oran daha da artmaktadır. Uygulaması bir miktar zor ve komplikasyonları olan bir tedavi şeklidir. Ailenin uyumu, hastanın uyumu ile takibi yapabilmesi çok önemlidir. Nöbet durdurucu etkisi yanında mekanizması şimdiye kadar anlaşılamamış bir şekilde hareket kapasitesini bir miktar artırdığı ve algısal fonksiyonları da düzelttiği çoğu hasta grubunda görülmüştür.</p>
<p><strong>Epilepsi pili nöbetleri azaltıyor bazı hastalardaysa tamamen ortadan kaldırabiliyor</strong></p>
<p>Epilepsi pili (vagal sinir stimülasyonu) uygun dirençli epilepsi hastalarında, örneğin 2 ve üzeri ilaç kullanmış ancak halen nöbetleri devam eden çocuklarda değerlendirilebilmektedir. Uygunluk durumuna göre cerrahi işlem şeklinde bir pil tedavisi uygulanmaktadır. Pilin mantığı hastanın uzun süren nöbetlerini durdurmak ve uzun dönemde adeta bir ilaç gibi hastanın nöbetlerini azaltıp, bazı hastalarda da sonlandırmak şeklinde bir tedavi metodudur. Bilekte bir mıknatıs vardır, boyunda bir elektrotu vardır. Uzun süren nöbetleri olan, uzun süre yoğun bakım yatışları olan çocuklarda mıknatıs boyna değdirilerek nöbet sonlandırılabilir. </p>
<p><strong>Bunları öğrenmeden nöbet geçiren çocuğa müdahalede bulunmayın </strong></p>
<p>Nöbet sırasında doğru şekilde müdahale edilmelidir. En önemlisi hava yolunu kontrol altına almaktır. Çocuk sert bir zemine yatırılmalıdır. Sağ ya da sol tarafına çevrilmelidir. Çünkü ağız içi sekresyon ve tükürüğün geri kaçmaması gerekmektedir. Ağzına hiçbir şey sokulmamalıdır ve dili çıkarılmaya çalışılmamalıdır. Kafa hafif geride tutularak yan pozisyonda takip edilmelidir. Nöbetin 2-3 dakika sürmesi ve devam etmesi halinde 112 aranarak hastaneye gitmek üzere hazırlık yapılmalıdır. Çocuk kesinlikle suyun altına sokulmamalıdır veya üzerine su dökülmemelidir. Bilinçsiz yaklaşımlar çocuklarda görülen bu tabloyu daha da kötüleştirebilir. Anne babaların bu konuda bilgili olması ve doktorları ile iletişimde kalması çok önemlidir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-nobet-geciriyorsa-dikkat-2-372237">Çocuğunuz Nöbet Geçiriyorsa Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz Nöbet Geçiriyorsa Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-nobet-geciriyorsa-dikkat-361040</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Mar 2023 08:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuz]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[geçiriyorsa]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361040</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda ateşli nöbetler genelde 1 ay- 5 yaş arasında görülüyor ve aileler tarafından genellikle epilepsi ile karıştırılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-nobet-geciriyorsa-dikkat-361040">Çocuğunuz Nöbet Geçiriyorsa Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda ateşli nöbetler genelde 1 ay- 5 yaş arasında görülüyor ve aileler tarafından genellikle epilepsi ile karıştırılıyor. Oysa ateşli nöbet genelde 5 yaşından sonra görülmüyor ve ateşli nöbetlerde çoğunlukla bir enfeksiyon durumu söz konusu oluyor. Epilepsi ise nedeni halen tam olarak bilinmemekle birlikte, yaklaşık yüzde 60-65 ’i tedavi edilebilir bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor. Tedavi edilemeyen dirençli epilepsilerde de cerrahi yöntemlerin yanı sıra ketojenik diyet ve epilepsi pilleri tedavide önemli bir yer tutuyor. Nöbet geçiren çocukların ailelerinin ve yakınlarının doğru müdahale konusunda bilinçli olması da büyük önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Pediatrik Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Selvinaz Edizer, nöbet geçiren çocuklara yapılması gereken müdahaleler hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Ateşli nöbetler genelde genetik oluyor </strong></p>
<p>Ateşli nöbetler, çocuğun ateşe direncinin düşük olmasıyla alakalı bir durumdur ve genellikle altta bir ailevi öykü bulunmaktadır. Bunlara spesifik bir tedavi veya takip yapılmamaktadır ancak sık tekrarladığı ve ailevi nedenler olduğu zaman EEG ile bakılması veya ilaç başlanması gerekebilir.</p>
<p>Epilepsi çocukluk çağında yüzde 1-5 oranında görülen bir hastalıktır. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genelde genetik, metabolik ve gelişimsel süreçle ilgili birçok nedeni olabilmektedir. Çocuk beyni erişkin beyni zamanına gelene kadar bir takım anormal elektriklenmeler yaşayabilir, bunların çoğu da epilepsi nöbeti olarak görülür ve tedavi gerektirebilir. Her zaman ateşli şekilde olmaz ama ateşi de tetikleyebilir. Epilepsinin yüzde 60-65’i tedavi edilebilir türlerindendir. Yaklaşık yüzde 50-60’ı da çocukluk çağının iyi huylu epilepsilerinden oluşur. Geriye kalan yüzde 20-25’lik grup ise dirençli epilepsiyi oluşturur.</p>
<p><strong>Dirençli epilepside ilaç dışı tedaviler dikkat çekiyor</strong></p>
<p>Epilepsi hastalarının %25’i epilepsi ilaçlarına dirençli gruptur. İki ve daha fazla antiepileptik ilaca rağmen, nöbetleri devam eden hastalara dirençli epilepsi denmektedir. Bu hastalarda artık, ek bir ilaçtan fayda görme oranı %1-5 arasında değişmektedir. Bu nedenle bu hastalara ilaç dışı tedaviler önerilmektedir. Bu tedaviler hastanın uygunluğuna göre: epilepsi cerrahisi, ketojenik diyet tedavisi ve vagal sinir stimülasyonu adı verilen epilepsi pili tedavisidir. Epilepsi cerrahisi; hastanın epileptik aktivitesini başlatan odağın ameliyat ile çıkarılması işlemidir. Uygun hastalarda başarılıdır. Ancak operasyon sonrası komplikasyonları olan bir işlemdir.</p>
<p><strong>Dirençli epilepsi hastalarında uygulanan ketojenik diyet, medikal bir tedavi yöntemidir </strong></p>
<p>Ketojenik diyet tedavisi; tamamen medikal bir tedavi diyetidir. Dirençli epilepsisi olan grupta; yüksek yağ ile düşük protein ve karbonhidrat oranı şeklinde ayarlanan menülerle uygulanan bir diyet şeklidir. Nöbet durdurucu etkisi %45-%66 arasında bildirilmiş olup, uygun hasta gruplarında bu oran daha da artmaktadır. Uygulaması bir miktar zor ve komplikasyonları olan bir tedavi şeklidir. Ailenin uyumu, hastanın uyumu ile takibinin yapabilmesi çok önemlidir. Nöbet durdurucu etkisi yanında mekanizması şimdiye kadar anlaşılamamış bir şekilde hareket kapasitesini bir miktar artırdığı ve algısal fonksiyonları da düzelttiği çoğu hasta grubunda görülmüştür.</p>
<p><strong>Epilepsi pili nöbetleri azaltıyor bazı hastalardaysa tamamen ortadan kaldırabiliyor</strong></p>
<p>Epilepsi pili (vagal sinir stimülasyonu) uygun dirençli epilepsi hastalarında, örneğin iki ve üzeri ilaç kullanmış ancak halen nöbetleri devam eden çocuklarda değerlendirilebilmektedir. Uygunluk durumuna göre cerrahi işlem şeklinde bir pil tedavisi uygulanmaktadır. Pilin mantığı hastanın uzun süren nöbetlerini durdurmak ve uzun dönemde adeta bir ilaç gibi hastanın nöbetlerini azaltıp, bazı hastalarda da sonlandırmak şeklinde bir tedavi metodudur. Bilekte bir mıknatıs vardır, boyunda bir elektrotu vardır. Uzun süren nöbetleri olan, uzun süre yoğun bakım yatışları olan çocuklarda mıknatıs boyna değdirilerek nöbet sonlandırılabilir. </p>
<p><strong>Bunları öğrenmeden nöbet geçiren çocuğa müdahalede bulunmayın </strong></p>
<p>Nöbet sırasında, nöbet geçirenlere doğru şekilde müdahale edilmelidir. En önemlisi hava yolunu kontrol altına almaktır. Çocuk sert bir zemine yatırılmalıdır. Sağ ya da sol tarafına çevrilmelidir. Çünkü ağız içi sekresyon ve tükürüğün geri kaçmaması gerekmektedir. Ağzına hiçbir şey sokulmamalıdır ve dili çıkarılmaya çalışılmamalıdır. Kafayı hafif geride tutarak yan pozisyonda takip edilmelidir. Nöbetin 2-3 dakika sürmesi ve devam etmesi halinde 112 aranarak hastaneye gitmek üzere hazırlık yapılmalıdır. Çocuk kesinlikle suyun altına sokulmamalıdır veya üzerine su dökülmemelidir. Bilinçsiz yaklaşımlar çocuklarda görülen bu tabloyu daha da kötüleştirebilir. Anne babaların bu konuda bilgili olması ve doktorları ile iletişimde kalması çok önemlidir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-nobet-geciriyorsa-dikkat-361040">Çocuğunuz Nöbet Geçiriyorsa Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
