<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nervoza | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/nervoza/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/nervoza</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 22 May 2026 11:12:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Nervoza | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/nervoza</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yeme bozukluğu gelişiminde ebeveyn etkisi büyük!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeme-bozuklugu-gelisiminde-ebeveyn-etkisi-buyuk-637338</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 11:12:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[gelişiminde]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[Nervoza]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637338</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, yeme bozukluklarının aile tutumlarıyla ilişkisi ve hastalara yaklaşımın önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeme-bozuklugu-gelisiminde-ebeveyn-etkisi-buyuk-637338">Yeme bozukluğu gelişiminde ebeveyn etkisi büyük!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, yeme bozukluklarının aile tutumlarıyla ilişkisi ve hastalara yaklaşımın önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Eleştirel ve mükemmeliyetçi ebeveyn tutumları yeme bozukluklarını tetikleyebiliyor!</strong></p>
<p>Yeme bozukluklarının gelişiminde aile tutumlarının önemli bir rol oynayabileceğini dile getiren Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, “Özellikle başarı odaklı, mükemmeliyetçi ve eleştirel ebeveyn yaklaşımları hem yeme bozukluklarını tetikleyebiliyor hem de mevcut sürecin seyrini olumsuz etkileyebiliyor.” dedi.</p>
<p>Aile içinde beden, kilo ve beslenme üzerine sık ve eleştirel yorumlar yapılabildiğini aktaran Elbaşoğlu, “Diyet, kilo verme ve yeme davranışlarının sürekli gündem olması çocuk ve ergenlerde yeme bozukluklarına zemin hazırlayabiliyor. Aynı şekilde çocuğun bedenine yönelik olumsuz değerlendirmeler, beğenmeme ya da eleştirme gibi tutumlar da risk faktörü olarak öne çıkıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Anoreksiya kısıtlama ve kontrol, bulimia ise tıkınırcasına yeme ve telafi davranışlarıyla karakterize! </strong></p>
<p>Söz konusu yeme bozuklukları arasında Anoreksiya Nervoza ve Bulimia Nervoza’nın öne çıktığını kaydeden Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, “Anoreksiya Nervoza temel olarak yeme kısıtlaması ve aşırı kontrol davranışları ile karakterizedir. Bulimia Nervoza ise tıkınırcasına yeme ataklarının ardından kusma ya da telafi edici davranışlarla seyreder.” dedi.</p>
<p>Bazı vakalarda bu iki tablonun birlikte görülebildiğini ya da zaman içinde birinin diğerine dönüşebildiğini ifade eden Elbaşoğlu, şunları söyledi:</p>
<p>“Psikolojik açıdan anoreksiya nervozada kontrolcülük, mükemmeliyetçilik, inkar ve kusursuz olma isteği ön plandadır. Kişi kendi bedenini ve yeme davranışını sıkı bir şekilde kontrol etme eğilimindedir. Bulimia nervozada ise dürtüsellik, duygu düzenleme güçlüğü, kontrol kaybı ve yoğun utanç duygusu daha belirgindir. Yeme ataklarını genellikle pişmanlık ve suçluluk takip eder.”</p>
<p><strong>Yeme davranışı ve beden kontrolü kişinin kimliğiyle bütünleşebilir!</strong></p>
<p>Özellikle anoreksiya nervoza vakalarında hastalığın kabul edilmemesinin sık görülen bir durum olduğuna işaret eden Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, “Bu kişilerde güçlü bir inkar mekanizması ve ego-sintonik bir yapı söz konusudur; yani yeme davranışı ve beden kontrolü kişinin kimliğiyle bütünleşmiştir. Kişi, ‘bedenimi kontrol edebildiğim sürece değerliyim’ gibi bir inanç geliştirebilir. Bu nedenle hastalık algısı zayıf olur ve tedavi süreci daha dirençli ilerleyebilir.” dedi.</p>
<p>Yeme bozukluğu yaşayan bireylere yaklaşımda eleştirel ve yargılayıcı dilden kaçınılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Elbaşoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu kişilere yöneltilen ‘çok zayıfsın’, ‘çok kilo aldın’ gibi beden odaklı yorumlar ya da yemek yemeye yönelik baskı içeren ifadeler süreci olumsuz etkileyebilir. Bunun yerine daha destekleyici, anlayışlı ve yargılamayan bir iletişim tarzı benimsenmelidir. Aile içi iletişim sorunları da yeme bozukluklarının önemli bir bileşeni olabileceğinden, tedavi sürecinde bu alanın da ele alınması gerekir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeme-bozuklugu-gelisiminde-ebeveyn-etkisi-buyuk-637338">Yeme bozukluğu gelişiminde ebeveyn etkisi büyük!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeme bozukluklarında erken müdahale şart!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeme-bozukluklarinda-erken-mudahale-sart-593265</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 07:58:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[bozukluklarında]]></category>
		<category><![CDATA[davranışlar]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[Nervoza]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[profesyonel]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[şart]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593265</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, yeme bozukluklarının kültürel ve psikolojik etkilerini, bulimia ve anoreksiya nervoza farklarını, tedavi yöntemlerini ve aile ile partner desteğinin önemini anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeme-bozukluklarinda-erken-mudahale-sart-593265">Yeme bozukluklarında erken müdahale şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, yeme bozukluklarının kültürel ve psikolojik etkilerini, bulimia ve anoreksiya nervoza farklarını, tedavi yöntemlerini ve aile ile partner desteğinin önemini anlattı.</p>
<p><strong>Beslenme alışkanlıkları büyük ölçüde kültürel normlarla şekilleniyor</strong></p>
<p>Beslenme davranışları ile kültürel faktörler arasındaki ilişkinin, psikoloji ve antropoloji literatüründe önemli bir araştırma alanı olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Çeşitli kültürlerde beslenme alışkanlıkları ve yemekle ilgili sosyal pratikler büyük ölçüde kültürel normlar tarafından şekillenir.” dedi.</p>
<p>Türk kültüründe aile ve arkadaşlarla birlikte yemek yemenin önemli bir sosyal etkinlik olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, “Bol yiyecek sunulması ve bereket vurgusu yaygındır. Buna karşın Kuzey Avrupa kültürlerinde daha minimalist ve işlevsel bir yemek anlayışı görülür. Yemekleri ödül olarak görmek, tıkanırcasına yeme ya da anoreksiya nervoza gibi bozukluklarda görülen besin kaygısı gibi davranışlar, bu kültürel kodlardan etkilenebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Bulimia nervoza, kontrolsüz yeme krizleri ve telafi edici davranışlarla ciddi sonuçlara yol açabilir!</strong></p>
<p>Bulimia nervozanın, kontrol edilemeyen yeme krizleriyle başlayan ve bu davranışı telafi etmek için kusma, laksatif kullanımı, aşırı egzersiz ya da katı diyetler gibi yöntemlerin uygulandığı bir yeme bozukluğu olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Bireyler genellikle suçluluk, utanç ve yoğun kilo alma kaygısı yaşarlar. Fiziksel olarak normal kilo aralığında olsalar bile bu kaygı devam eder ve davranışlar çoğunlukla gizli gerçekleşir. Tedavi edilmediğinde hem psikolojik hem fiziksel açıdan ciddi sonuçlara yol açabilir.” dedi.</p>
<p>Bulimia Nervoza ve Anoreksiya Nervoza arasındaki farklara ve benzerliklere değinen Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, şunları söyledi: </p>
<p>“Bulimia nervoza; hızlı ve kontrolsüz yeme, ardından telafi edici davranışlar ile karakterize edilir. Bu kişiler genellikle normal kilo aralığındadır. Anoreksiya nervoza ise kişinin düşük kiloda olmasına rağmen kendisini kilolu görmesi ve aşırı kısıtlayıcı beslenme davranışlarıyla tanımlanır. Her iki bozuklukta da beden imajı kaygısı, yoğun kilo alma korkusu ve yeme davranışında bozulmalar görülür. Tedavi edilmediğinde depresyon, anksiyete ve sosyal izolasyon gibi sorunlara neden olabilir.”</p>
<p><strong>Güzellik baskısı gençlerde yeme bozukluklarına yol açabiliyor!</strong></p>
<p>Toplumsal normların, medya etkisinin ve kişisel özgüvenin, insanların dış görünüşe verdiği önemi belirlediğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Güzellik standartlarının yarattığı baskı, özellikle gençlerde beden algısını olumsuz etkileyerek yeme bozukluklarına zemin hazırlayabilir.” dedi.</p>
<p>Yeme bozukluklarının genetik, biyolojik ve psikolojik faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıktığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, “Erken teşhis, semptomların şiddetlenmesini önlemek ve ciddi komplikasyonları engellemek açısından kritiktir. Psikiyatrist, psikolog, diyetisyen ve diğer uzmanlardan oluşan multidisipliner bir ekip, hem fiziksel hem ruhsal sağlığın iyileştirilmesinde etkili olur. Komorbid durumların yönetimi de tedavinin önemli bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Tedavi sonrasında nüks riski devam edebilir; düzenli takip ve profesyonel destek önemli!</strong></p>
<p>Yeme bozukluklarıyla mücadelede bireyin kendi sağlık durumunu anlaması ve ihtiyaç duyduğunda profesyonel yardım almasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Erken müdahale, uzun vadeli sorunların önüne geçebilir.” dedi.</p>
<p>Teşhisin genellikle bir psikiyatrist tarafından konduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, şöyle devam etti:</p>
<p>“Fiziksel muayene, kan testleri, elektrolit ölçümleri ve gerekirse görüntüleme yöntemleriyle desteklenir. Psikiyatrik değerlendirme ve yeme davranışının gözlemlenmesi teşhisin temel aşamalarıdır. Medikal tedavi, çeşitli psikoterapi yöntemleri ve diyetisyen desteği tedavinin temel bileşenleridir. Uygulanan yöntem bireyin ihtiyacına göre belirlenir. Tedavi sonrasında nüks riski devam edebilir. Bu nedenle düzenli takip ve profesyonel destek önemlidir. Hastanın kendi durumunu izlemesi ve gerektiğinde yardım alması nüks riskini azaltır. Multidisipliner ekip, tedavinin kişiye özel ve etkili ilerlemesini sağlar. Ekip çalışması hem fiziksel hem psikolojik açıdan bütünsel bir yaklaşım sunar.”</p>
<p><strong>Belirtiler fark edildiğinde zaman kaybetmeden bir ruh sağlığı uzmanına başvurulmalı!</strong></p>
<p>Ailelerin destekleyici, baskıcı olmayan bir tutum sergilemesinin de önemli olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Mevcut yeme rutinlerinin aşırı şekilde değiştirilmemesi, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi ve stresin azaltılması iyileşme sürecine katkı sağlar. Ailenin hastalık belirtilerini tanıması ve profesyonel yardım aramada destek olması kritik önem taşır.” dedi.</p>
<p>Partnerlerin, kısıtlayıcı tutumlardan kaçınarak, belirtileri fark ederek ve duygusal destek sunarak tedavi sürecine olumlu katkıda bulunabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, “Yeme bozuklukları ciddi tıbbi sorunlara yol açabileceği için belirtileri fark eden bireylerin en kısa sürede bir ruh sağlığı profesyoneline başvurmaları önerilir. Tedavi süreci sabır gerektirir ve yakın desteği iyileşmenin önemli bir parçasıdır.” uyarısında bulunarak sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeme-bozukluklarinda-erken-mudahale-sart-593265">Yeme bozukluklarında erken müdahale şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
