<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nem | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/nem/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/nem</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 08:55:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Nem | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/nem</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cildiniz kışın çok yıprandı diye üzülmeyin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cildiniz-kisin-cok-yiprandi-diye-uzulmeyin-637094</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 08:55:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[cildi]]></category>
		<category><![CDATA[cildiniz]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[destekle]]></category>
		<category><![CDATA[diye]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[kışın]]></category>
		<category><![CDATA[Nem]]></category>
		<category><![CDATA[üzülmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[yıprandı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637094</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soğuk hava ve düşük nem oranı, cildimizin doğal bariyerini zayıflatarak gerginlik, kuruluk ve pullanma gibi sorunlara yol açarken, kapalı alanlardaki ısıtıcılar da cildin nem deposunu adeta kurutarak mat bir görünüme neden oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cildiniz-kisin-cok-yiprandi-diye-uzulmeyin-637094">Cildiniz kışın çok yıprandı diye üzülmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Soğuk hava ve düşük nem oranı, cildimizin doğal bariyerini zayıflatarak gerginlik, kuruluk ve pullanma gibi sorunlara yol açarken, kapalı alanlardaki ısıtıcılar da cildin nem deposunu adeta kurutarak mat bir görünüme neden oluyor. Peki yaz öncesi yeniden ışıltılı bir cilde kavuşmak nasıl mümkün olabilir? <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Bahar Sevimli Dikicier</strong>, “Yaz ayları yaklaşırken cildimiz için bakım ve yenilenmenin önem kazandığı bir döneme giriyoruz. Doğru bakım adımlarıyla cildi canlandırmak, daha sağlıklı, canlı ve ışıltılı bir görünüme kavuşturmak mümkündür” diyor. Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Dikicier, canlılığını kaybeden cildi canlandıracak, ışıltısını geri kazandıracak 6 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>·      <strong>Nazikçe peeling yapın</strong></p>
<p>Kış boyunca cilt yüzeyinde biriken ölü hücre tabakası, cildin nefes almasını engelleyerek bakım ürünlerinin emilimini zorlaştırır. Bu nedenle bahar temizliğine cildinizi bu donuk tabakadan arındırarak başlamalısınız. Ancak burada önemli bir nokta var: Hassaslaşmış cildi tahriş etmemek için sert granüllü ürünler yerine, cildi ovalamadan, özel içeriklerle ölü deriyi nazikçe çözen enzimatik peelingleri tercih etmelisiniz. Bu işlem cildinizin daha canlı ve aydınlık görünmesini sağlayacaktır.</p>
<p>·       <strong>Mutlaka nemlendirici kullanın</strong></p>
<p>Soğuk havalarda kullandığımız yoğun kıvamlı ve yağ bazlı kremler, ısınan havayla birlikte gözeneklerin tıkanmasına yol açabilir. Bu nednele daha hafif ve cildi yormayan ürünlere geçilmelidir. Özellikle cildin içine su çekip nemi tutan içeriklere sahip serumlar (örneğin; hyaluronik asit içeren serumlar) ağırlık yapmadan nem sağlar. Bu sayede hem cildinizin nem dengesi korunur hem de yağlanma ve parlama gibi sorunlar önlenebilir.  </p>
<p>·       <strong>Güneş koruyucuyu ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Doç. Dr. Dikicier “Bahar aylarında güneş ışınlarının etkisi hızla artar. Bu nedenle sadece plajda değil, günlük yürüyüşlerinizde de en az 30 faktörlü bir koruyucu kullanmak, leke oluşumunu ve erken yaşlanmayı önlemek için kritiktir. Kışın ihmal edilen bu adım, baharın tazeleyici etkisini kalıcı kılmak adına en önemli kalkanınızdır. Bulutlu havalarda bile UV ışınlarının cildinize ulaştığını unutmadan, koruyucunuzu her sabah tazelemeyi alışkanlık edinin” diyor. </p>
<p>·     <strong>Cildi koruyan vitamin destekleri kullanın</strong></p>
<p>Mevsim geçişleri, çevresel stres faktörlerinin ve serbest radikallerin cilt üzerindeki etkisini artırabilir. C vitamini başta olmak üzere antioksidan içerikli serumlar, cildinizi dış etkenlere karşı bir zırh gibi korur. Aynı zamanda kolajen üretimini destekleyerek kışın neden olduğu donukluğu giderir ve cilt tonunu eşitler. Sabahları temiz cilde uygulayacağınız bir antioksidan serum, gün boyu daha enerjik ve ışıltılı bir görünüm sağlar. </p>
<p>·       <strong>Sağlıklı beslenip yeterli su tüketmeyi ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Cilt yenilenmesi sadece dışarıdan sürülen kremlerle değil, içeriden destekle tamamlanır. Baharın taze sebze ve meyveleri, cildinizin ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri doğal yollardan sağlar. Özellikle su içeriği yüksek gıdalar tüketmek ve günlük su miktarını artırmak, cildinizin elastikiyetini geri kazanmasına yardımcı olur. Hücrelerin yenilenme hızı, yeterli su tüketmekle bağlantılıdır; bu nedenle su içmeyi bir görev değil, sağlık ve güzellik ritüeli olarak görün.</p>
<p>·       <strong>Gece bakımını atlamayın</strong></p>
<p>Uyku sırasında cildimiz kendini yeniler. Bu nedenle bahar aylarında gece rutinleri her zamankinden daha değerlidir. Uyku sırasında cildin kendini yenileme mekanizmasını desteklemek için besleyici gece maskeleri veya onarıcı gece kremleri kullanabilirsiniz. Özellikle retinol, alfa veya beta hidroksi asit ya da peptit içeren ürünler, kışın neden olduğu ince çizgileri ve yorgunluk belirtilerini onarmada etkilidir. Sabah uyandığınızda daha dinlenmiş ve sıkı bir ciltle karşılaşmak için gece bakımını asla atlamayın.</p>
<p><strong>xxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Cildi yenileyen yeni nesil tedaviler </strong></p>
<p><strong>Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Bahar Sevimli Dikicier</strong>, artan polenler ve güneş ışınlarının, hassas ciltlerde kızarıklıkla alerjik reaksiyonları tetikleyebildiğini belirterek öncelikle mutlaka Alerji uzmanının önereceği tedaviye özen gösterilmesi gerektiğini vurguluyor. Doç. Dr. Dikicier, yaz öncesi dönemde cildi yenileyen yeni nesil yöntemleri ise şöyle sıralıyor; </p>
<p>·       Ekzozom terapisi: Hücreler arası iletişimi sağlayan akıllı kesecikler olan ekzozomlar, cilde enjekte edildiğinde hasarlı dokuyu hızla onarır ve kolajen üretimini desteklemeye yardımcı olur.</p>
<p>·       Mezoterapi (Bahar kokteylleri): Vitamin, mineral ve hyaluronik asit karışımlarının cildin alt katmanına iletildiği bu yöntem, mevsim geçişlerinde yaşanan nemsizlik ve matlık sorununu çözer. Cildi kısa sürede daha parlak ve nemli hale getirir. </p>
<p>·       Altın iğne (Radyofrekans): Cilt yüzeyine zarar vermeden alt katmanlara enerji gönderen bu işlem, gözenekleri sıkılaştırırken kışın oluşan ince kırışıklıkları ütüler ve cilde pürüzsüz bir doku kazandırır.</p>
<p>·       Somon DNA uygulaması: Çevresel faktörlerle yıpranmış cildi yapılandırmak için kullanılan bu yöntem, içeriğindeki polinükleotitler sayesinde cildin su tutma kapasitesini artırarak &#8220;cam cilt&#8221; etkisi yaratır.</p>
<p>·       Biyostimülatörler: Cildin kendi doğal kolajenini üretmesini tetikleyen yeni nesil dolgular, bahar aylarında yüz hatlarını toparlar ve cilde doğal bir dolgunluk kazandırır. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cildiniz-kisin-cok-yiprandi-diye-uzulmeyin-637094">Cildiniz kışın çok yıprandı diye üzülmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Astım dünya genelinde 300 milyon kişide görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/astim-dunya-genelinde-300-milyon-kiside-goruluyor-633299</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:28:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[300]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[Bahar Ayları]]></category>
		<category><![CDATA[Belirgin]]></category>
		<category><![CDATA[Bronş]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[genelinde]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[kişide]]></category>
		<category><![CDATA[Küf]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[Nem]]></category>
		<category><![CDATA[polen]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633299</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bahar ayları özellikle astım hastaları için riskli bir dönemi de beraberinde getiriyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/astim-dunya-genelinde-300-milyon-kiside-goruluyor-633299">Astım dünya genelinde 300 milyon kişide görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bahar ayları özellikle astım hastaları için riskli bir dönemi de beraberinde getiriyor. Artan polen yoğunluğu ve hava değişimleri başta olmak üzere pek çok etken astım ataklarını tetikleyerek hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor, hatta ölümcül olabiliyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan,</strong> bu dönemde acil servise başvurularda ve hastane yatışlarında belirgin artış görüldüğüne dikkat çekerek, “Bahar, astım hastaları için en riskli mevsimlerden birini oluşturmaktadır. Bu dönemde yoğun polen, ani sıcaklık değişimleri, artan nem ve hava kirliliği gibi çevresel faktörlerin bir araya gelmesi hava yollarındaki hassasiyeti belirgin şekilde artırmaktadır. İngiltere&#8217;de yürütülen bir araştırma, nisan-mayıs döneminde astım kaynaklı ölümlerde anlamlı bir artış saptamıştır. Ülkemizde de benzer tablo yaşanmakta; ilkbahar aylarında astım nedeniyle poliklinik başvuruları yüzde 30 – 40 oranında artış göstermektedir” diyor. </p>
<p><strong>Dünya genelinde 300 milyon kişi astım hastası</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, astım dünya genelinde 300 milyon kişiyi etkilerken, ülkemizde de yaklaşık 6 milyon kişinin bu hastalıkla mücadele ettiği belirtiliyor. Tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini düşüren astım özellikle bahar aylarında hastalar için ciddi bir tehdit oluşturabiliyor. Ancak önemli bir sağlık sorunu olsa da doğru tedavi ve önlemlerle kontrol altına alınabiliyor. Düzenli ilaç kullanımı, bireysel tetikleyicilerden kaçınma ve hekim takibinin bu süreçte kritik rol oynadığını belirten <strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan,</strong> sözlerine şöyle devam ediyor: “Bahar aylarında astım ataklarının önlenmesi; tetikleyicilerden korunmak ve uygun ilaç tedavisini sürdürmek olmak üzere iki temel stratejiye dayanmaktadır. Hekim tarafından önerilen ilaç tedavisinin düzenli kullanımı acil servislere başvuruları önemli oranda azaltmaktadır. Uluslararası GINA (Global Initiative for Asthma) kılavuzuna göre astımı iyi kontrol altındaki hastaların yüzde 80’inden fazlası, doğru tedavi ve korunma stratejileriyle öksürük ve nefes almakta güçlük gibi semptomlardan büyük ölçüde kurtulabilmektedir.”  <strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan,</strong> bahar aylarında astım ataklarını tetikleyen 7 önemli etkeni anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.<strong> </strong></p>
<p><strong>POLENLER </strong></p>
<p>Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bahar aylarında astımı tetikleyen faktörlerin başında polenlerin geldiğine işaret ediyor. Mart ayından itibaren fındık ve kavak gibi ağaçlar, mayıs-haziran döneminde çimen ve yabani otlar yoğun miktarda spor, yani havada uçuşan mikroskobik toz taneciklerini salmaya başlıyor. Polenler solunum yoluyla bronşlara ulaştığında bağışıklık sistemini tetikleyerek IgE aracılı alerjik inflamasyonu başlatıyor; bu da hava yollarının şişmesine (bronkospazm) ve  mukus (balgam) artışına yol açıyor. Türkiye Astım ve Alerji Derneği verilerine göre; alerjik astımlı hastaların yüzde 70’inden fazlası ilkbahar polenlerine duyarlı oluyor. Avrupa’da yapılan geniş çaplı araştırmalar; yüksek polen yoğunluğu olan günlerde acil servislere astım kaynaklı başvuruların yüzde 30 – 50  oranında arttığını gösteriyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı? </strong></p>
<ul>
<li>Günlük hava durumu tahminleriyle birlikte ulusal veya bölgesel polen takvimlerini takip edin; yüksek riskli günlerde dışarı çıkmaktan kaçının.</li>
<li>Polen yoğunluğu sabah 08:00-11:00 saatlerinde ve rüzgarlı havalarda en üst düzeye ulaşıyor; bu saatler dışında sokağa çıkmayı tercih edin.</li>
<li>Dışarıdan eve geldiğinizde mutlaka duş alın ve giysilerinizi değiştirin; kıyafetleri balkona sermeyin.</li>
<li>Ev pencerelerini kapalı tutun, HEPA filtreli hava temizleyicisi kullanın.</li>
<li>Alerji testleriyle duyarlı olduğunuz polenleri saptayın; doktorunuzla birlikte alerjen immünoterapisi seçeneğini değerlendirin.</li>
</ul>
<p><strong>ANİ HAVA DEĞİŞİMLERİ</strong></p>
<p>Bahar ayları sabah saatlerinde 8-10 dereceye kadar düşen, öğleden sonra ise 20-25 dereceye yükselen hava sıcaklığıyla günlük ısı farklarının en belirgin yaşandığı bir dönem. Bu ani değişimler, bronşiyal hiperreaktiviteye, bir başka deyişle solunum yollarının normalden çok daha kolay tahriş olabilir hale gelmesine yol açabiliyor. Soğuk hava bronş mukozasında kuruma ve sekresyon değişikliğine yol açarken, ani ısı yükselişi hava yolu ödemini kötüleştiriyor. Bu iki etken birlikte devreye girdiğinde bronkospazm kaçınılmaz hale geliyor. Araştırmalar, 10 dereceyi aşan günlük ısı farklarında astım ataklarının yüzde 20 – 25 oranında arttığını gösteriyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem alınmalı?</strong></p>
<ul>
<li>Hava durumu uygulamalarını düzenli takip edin; günlük ısı farkının yüksek olduğu günlerde katmanlı giyinin.</li>
<li>Sabah ve akşam saatlerinde soğuk hava maruziyetini azaltmak için ince bir bere veya atkı kullanarak ağız ile burun bölgenizi koruyun.</li>
</ul>
<p><strong>AÇIK HAVADA EGZERSİZ YAPMAK</strong></p>
<p>Egzersiz sırasında artan solunum hızı, soğuk ve kuru havanın bronşlara nüfuz etmesine zemin hazırlıyor. Bu durum inflamasyon mediatörlerinin, yani histamin ve lökotrien gibi maddelerin salınımını tetikleyerek egzersize bağlı bronkospazma yol açabiliyor. Bahar aylarında açık havada yapılan koşu, bisiklet ve futbol gibi aktiviteler; yoğun polen maruziyetiyle eş zamanlı gerçekleştiğinde risk artıyor. Astım hastalarının yüzde 80’inde görülen bronkospazmın nefes darlığı ve göğüste sıkışma gibi semptomları genellikle egzersiz başlangıcından 5-10 dakika sonra belirginleşiyor.</p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong></p>
<ul>
<li>Açık hava aktivitelerini mümkünse polen yoğunluğunun daha düşük olduğu öğle saatlerinde planlayın.</li>
<li>Egzersizden 15-20 dakika önce doktorunuzun önerdiği kısa etkili bronkodilatör (kurtarıcı inhaler) kullanın.</li>
<li>Aktiviteden 5-10 dakika önce yürüyüş gibi hafif tempolu bir ısınma yapın; bu uygulama hava yollarını kademeli olarak genişleterek ani bronkospazm riskini azaltır ve solunum kaslarını yoğun egzersize hazırlar.</li>
<li>Havuz ortamındaki nem bronşları koruduğu için koşu yerine yüzme gibi kapalı mekân sporlarını tercih edin.</li>
<li>Egzersiz sırasında ve sonrasında nefes almakta güçlük ve öksürük gibi semptomlar gelişirse hemen durun ve kurtarıcı inhalerinizi kullanın.</li>
</ul>
<p><strong>TEMİZLİK ÜRÜNLERİ VE KİMYASAL İRRİTANLAR</strong></p>
<p>Bahar temizliği, astımlı bireyler için ciddi riskler barındırıyor. Klorlu temizlik ürünleri, sprey dezenfektanlar, parfümlü yüzey temizleyiciler ve kuru tozlar bronş mukozasını doğrudan tahriş edebiliyor.  Temizlik sırasında havaya kalkan tozların içinde bulunan ev tozu akarları ve küf sporları da güçlü alerjik tetikleyicileri oluşturuyor.                  </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong></p>
<ul>
<li>Güçlü çözücüler, çamaşır suyu ve amonyaklı ürünler yerine sirke veya karbonat bazlı doğal temizleyicileri tercih edin.</li>
<li>Temizlik sırasında N95 veya FFP2 maske takın ve mekanı iyi havalandırın; pencereleri açın.</li>
<li>Toz kaldırmayan microfiber bezler ve nemli paspas kullanın; toz kaldıran süpürge ve fırçalardan kaçının.</li>
<li>Ağır temizlik işlerini kendiniz yapmak yerine mümkünse yardım alın. </li>
<li>Bronşları tahrip edebildiği için hava tazeleyici ve oda spreylerinden kaçının. </li>
</ul>
<p><strong>KÜFLER VE FUNGAL SPORLAR </strong></p>
<p>Bahar yağmurlarının ardından artan nem ve sıcaklık, küf mantarlarının çoğalması için ideal koşullar yaratıyor. Alternaria ve Cladosporium başta olmak üzere pek çok fungal tür sporu, yani havada bulunan mikroskobik parçacık miktarını zirveye taşıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bu sporların polenlerden çok daha küçük oldukları için bronşiollere kadar ulaşarak şiddetli astım ataklarını tetikleyebildiklerini vurguluyor. Dr. Burcu Babaoğlu Karan, “Özellikle ev içindeki küfler; banyo, mutfak ve ıslak duvarlarda yıl boyunca süregelen tetikleyicilerdir. Ayrıca, küf sporlarına duyarlı astım hastaları, yağmur sonrasında ve yüksek nemli günlerde belirgin semptom artışı yaşadıklarını bildirmektedir” diyor.</p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı? </strong></p>
<ul>
<li>Ev içindeki nem oranını yüzde 45 – 50 arasında tutun; higrometre ile takip edin.</li>
<li>Banyo, mutfak ve bodrum gibi nemli alanları düzenli olarak küf önleyici ürünlerle temizleyin.</li>
<li>Islak zeminler ve çürümüş ahşap hızlı küflenmeye zemin hazırladıkları için çatı veya duvar sızıntılarını derhal onarın.</li>
<li>Spor yoğunluğunun arttığı günlerde (yağmur sonrası, sisli ve nemli havalarda) dışarıda fazla zaman geçirmeyin.</li>
<li>HEPA filtreli hava temizleyicisi kullanın ve yaşam alanlarını düzenli aralıklarla havalandırın.</li>
</ul>
<p><strong>ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI </strong></p>
<p>Bahar, kalabalık okul ortamları ve mevsim geçişlerinin getirdiği bağışıklık kırılganlığı gibi etkenler nedeniyle üst solunum yolu enfeksiyonlarının sık görüldüğü bir dönem. Viral enfeksiyonlar bronşiyal inflamasyonu   artırıyor, mukus üretimini çoğaltıyor ve hava yolu tıkanıklığını belirginleştiriyor. Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bu durumun astım ataklarını tetikleyebildiğini vurgulayarak, “Rinovirüsler başta olmak üzere influenza, Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV) ve koronavirüsler gibi viral etkenler astım ataklarının yaygın nedenleri olarak karşımıza çıkmaktadır” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı? </strong></p>
<ul>
<li>Yıllık grip aşısını ve doktorunuzun önerdiği diğer aşıları (pnömokok vb.) düzenli olarak yaptırın.</li>
<li>Viral bulaşmayı belirgin şekilde azaltmak için ellerinizi sık sık yıkayın ve kalabalık ortamlarda maske kullanın. </li>
<li>Viral enfeksiyon sürecinde ilaç dozunuzun ayarlanması gerekebiliyor.  Bu nedenle enfeksiyon belirtileri başlar başlamaz doktorunuzu aramayı ihmal etmeyin.</li>
<li>Hasta kişilerle yakın temastan kaçının. Kapalı ve kalabalık mekânlarda geçirdiğiniz süreyi kısıtlayın.</li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong>HAVA KİRLİLİĞİ VE ARTAN OZON SEVİYELERİ </strong></p>
<p>Hava kirliliği ve artan ozon seviyeleri de astım hastaları için büyük bir tehdit oluşturuyor. Bahar ve yaz başında güneş ışınlarının artmasıyla birlikte fotokimyasal smog reaksiyonları, yani güneş ışığının etkisiyle kirleticilerin kimyasal reaksiyonlara girerek ozon oluşturması süreci hız kazanıyor. Bunun sonucunda yüzeydeki ozon düzeyleri yükseliyor. Yüzeydeki ozon ile partikül maddeler bronş epitelini doğrudan tahriş ederek oksidatif stres ve inflamasyonu artırıyor. Büyük şehirlerde trafik kökenli azot dioksit ve uçucu organik bileşikler de bu etkiyi katlıyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong></p>
<ul>
<li>Günlük hava kalitesi indeksini (HKİ) mutlaka takip edin; orta ve üzeri seviyelerdeyse fiziksel aktivitenizi kısıtlayın.</li>
<li>Trafiğin yoğun olduğu bölgelerde ve kavşaklarda uzun süre kalmaktan kaçının. Mümkünse park ve yeşil alanlarda yürüyüş yapın.</li>
<li>Güneşli ve sıcak günlerde ozon seviyeleri öğle-akşam saatlerinde en üst düzeye ulaşıyor; bu saatlerde dışarıda egzersiz yapmaktan kaçının.</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/astim-dunya-genelinde-300-milyon-kiside-goruluyor-633299">Astım dünya genelinde 300 milyon kişide görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mevsim geçişi cildi zorluyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mevsim-gecisi-cildi-zorluyor-624839</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 07:59:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cildi]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Bariyeri]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[geçiş]]></category>
		<category><![CDATA[geçişi]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[Nem]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Peeling]]></category>
		<category><![CDATA[Ürünle]]></category>
		<category><![CDATA[zorluyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624839</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarının soğuk, rüzgarlı ve kurutucu etkisinin ardından bahar mevsimine geçiş, cildimiz için önemli bir adaptasyon sürecini beraberinde getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mevsim-gecisi-cildi-zorluyor-624839">Mevsim geçişi cildi zorluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarının soğuk, rüzgarlı ve kurutucu etkisinin ardından bahar mevsimine geçiş, cildimiz için önemli bir adaptasyon sürecini beraberinde getiriyor. Kış boyunca düşük nem, soğuk hava ve kapalı ortamlarda geçirilen uzun süreler cildin bariyerini zayıflatabiliyor ve kuruluğa neden olabiliyor. Bahar aylarıyla birlikte ise sıcaklık artıyor, nem oranı değişiyor ve güneş ışınları daha güçlü hissedilmeye başlıyor. Ayrıca bahar aylarında artan ağaç ve çimen polenleri ile küf sporları gibi çevresel alerjenler de daha yoğun hale geliyor. Bu çevresel etkenler nedeniyle, cilt bakımına dikkat edilmediğinde; ciltte kuruluk, hassasiyet, kızarıklık, pullanma,  lekelenme ve yağ üretiminin artmasına bağlı akne oluşumu gibi sorunlar gelişebiliyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu,</strong> “Kışın uygulanan yoğun ve besleyici bakım rutinlerinin bahar aylarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi, cildin bu geçiş sürecine daha sağlıklı  uyum sağlaması için çok önemlidir” diyor. <strong>Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu,</strong> bahar aylarında cilt sağlığının korunmasında üç temel kuralın öne çıktığını belirterek, “İlk olarak, cildi sabah ve akşam nazik bir temizleyici ürünle düzenli olarak temizlemek gerekir. Her gün SPF 50 olan bir güneş koruyucu kullanmak, cilt lekelerini ve güneş hasarını önlemede büyük önem taşır. Bunların yanı sıra cilt tipine uygun, daha hafif yapılı bir nemlendiriciyle cildin nem dengesini korumak da son derece önemlidir. Bu üç basit ama etkili adım, cildin mevsim geçişine daha sağlıklı uyum sağlamasına yardımcı olur ve birçok dermatolojik sorunun önlenmesine önemli katkı sağlar” diye konuşuyor. <strong>Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu,</strong> bahar aylarında cilt sağlığı için dikkat edilmesi gereken 7 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Cildinizi günde iki kez temizleyin</strong></p>
<p>Bahar aylarında artan sıcaklık ve nem oranı, cildin sebum üretimini artırabiliyor. Bu durum gözeneklerin tıkanmalarına ve akne oluşumuna zemin hazırlayabiliyor.  Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, bu nedenle sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez, cilt tipine uygun nazik bir temizleyici ürünle cildin temizlenmesi gerektiğini belirterek, “Cilt pH’ına yakın temizleyicilerin tercih edilmesi cilt bariyerinin korunmasına yardımcı olur. Özellikle akşam temizliği; makyaj, güneş koruyucu ve gün boyunca biriken çevresel kirletici etkenlerin uzaklaştırılması açısından önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Güneşten korunmayı rutin haline getirin</strong></p>
<p>Bahar aylarında UV ışınlarının yoğunluğu artmaya başlıyor ve bu durum ciltte fotoaging (ışığa bağlı yaşlanma) ile pigmentasyon artışına, yani cilt lekelerinin gelişimine yol açabiliyor. Bu nedenle her gün geniş spektrumlu (UVA ve UVB korumalı) ve SPF 50 içeren bir güneş koruyucu kullanımı büyük önem taşıyor.  Dr. Name Cemşitoğlu, “Güneş koruyucular sadece plajda değil, günlük yaşamda da uygulanmalı ve dış ortamda uzun süre kalınacaksa 2-3 saatte bir yenilenmelidir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Mevsime uygun nemlendirici kullanın</strong></p>
<p>Cilt bariyerinin sağlıklı olması, çevresel faktörlere karşı cildin direncini artırıyor. Ancak kış aylarında kullanılan yoğun ve yağ bazlı nemlendiriciler, bahar aylarında bazı cilt tiplerine ağır gelebiliyor ve gözeneklerin tıkanmalarına neden olabiliyor. Dolayısıyla, bahar aylarında daha hafif yapılı, su bazlı veya jel formundaki nemlendiricilerin tercih edilmesi öneriliyor. Hyaluronik asit, gliserin ve seramid içeren ürünler, cildin nem dengesini korumaya ve bariyerini güçlendirmeye katkı sağlıyor.</p>
<p><strong>Haftada 1-2 kez peeling yapın, ancak…</strong></p>
<p>Mevsim geçişlerinde, cilt yüzeyinde biriken ölü hücreler, cildin mat ve cansız görünmesine yol açabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu,<strong> </strong>cilt sağlığı için<strong> </strong>haftada 1-2 kez nazik peeling uygulamalarını önerdiklerine işaret ederek, “Peeling cildin üst tabakasındaki hücre yenilenmesini destekleyerek daha pürüzsüz görünmesine yardımcı olur. Özellikle AHA veya PHA içeren hafif eksfoliyanlar, yani ciltten nazikçe ölü tabakayı arındıran asit içerikli peelingler kontrollü şekilde kullanılabilir” diyor. Ancak aşırı peeling uygulamalarının cilt bariyerine zarar verebileceğini belirten Dr. Name Cemşitoğlu, bu nedenle peeling yönteminin hekimin önerileri doğrultusunda uygulanması gerektiği uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Günde 2-2.5 litre su için</strong></p>
<p>Yeterli sıvı alımı, vücudun genel metabolik fonksiyonlarının yanı sıra cilt sağlığı için de önem taşıyor. Özellikle bahar aylarında artan fiziksel aktivite ve terleme nedeniyle vücudun sıvı ihtiyacı da artabiliyor. Su tüketimi tek başına etkili olmasa da sağlıklı bir cilt bakımını destekliyor. Günlük ortalama 2-2.5 litre su tüketimi hücrelerin nem dengesini, bir başka deyişle cilt sağlığı için gerekli olan su miktarını karşılamasıyla cildin daha canlı görünmesine katkı sağlayabiliyor. </p>
<p><strong>Cilt bariyerini destekleyen içerikleri tercih edin</strong></p>
<p>Mevsim geçişleri bazı kişilerde cilt hassasiyetini artırabiliyor. “Bu nedenle cilt bakım ürünlerinde bariyer onarıcı içeriklerin bulunması fayda sağlayabilir” diyen Dr. Name Cemşitoğlu, şu bilgileri paylaşıyor: “Güçlü bir cilt bariyeri cildin çevresel stres faktörlerine karşı daha dirençli olmasını sağlar. Seramidler, niasinamid, panthenol ve hyaluronik asit gibi içerikler cildimizin üst tabakasında bariyer fonksiyonunu destekleyerek, ciltten<strong> </strong>su kaybını azaltmaya yardımcı olur.”</p>
<p><strong>Cildi tahriş edebilen ürünlerden kaçının</strong></p>
<p>Alkol oranı yüksek tonikler, yoğun parfüm içeren kozmetikler veya aşındırıcı peeling ürünleri bazı ciltlerde hassasiyeti artırabiliyor. Özellikle mevsim geçişlerinde cilt bariyeri daha kırılgan hale gelebileceği için bu tür ürünlerden kaçınılması öneriliyor. Dermatolojik olarak test edilmiş, hassas ciltlere uygun ve minimal içerikli ürünlerin tercih edilmesi cilt sağlığı açısından daha güvenli olabiliyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mevsim-gecisi-cildi-zorluyor-624839">Mevsim geçişi cildi zorluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cilde Kış Koruması Sağlayan 9 Altın Önlem!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cilde-kis-korumasi-saglayan-9-altin-onlem-607172</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 08:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[cilde]]></category>
		<category><![CDATA[cildi]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Egzama]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[koruması]]></category>
		<category><![CDATA[Kuruluk]]></category>
		<category><![CDATA[Nem]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[sağlayan]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607172</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarıyla birlikte cilt, her zamankinden daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyor. Soğuk hava, rüzgar ve kapalı alanlarda yoğun kullanılan ısıtma sistemleri cildin nem dengesini bozuyor, koruyucu bariyerini zayıflatıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cilde-kis-korumasi-saglayan-9-altin-onlem-607172">Cilde Kış Koruması Sağlayan 9 Altın Önlem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarıyla birlikte cilt, her zamankinden daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyor. Soğuk hava, rüzgar ve kapalı alanlarda yoğun kullanılan ısıtma sistemleri cildin nem dengesini bozuyor, koruyucu bariyerini zayıflatıyor. Bu süreçte ortaya çıkan kuruluk, gerginlik ve hassasiyet çoğu zaman geçici bir mevsim etkisi olarak görülüyor. Oysa kış mevsimi, cilt sağlığının en fazla özen gerektirdiği zaman dilimlerinden biri olarak gösteriliyor, doğru bakım alışkanlıkları ise bu dönemde cildi korumanın en etkili yolunu oluşturuyor. Memorial Göztepe Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Sümeyre Ertekin, kış aylarında cilt sağlığını korumanın yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Kış mevsimi cilt için neden zorlayıcı?</strong></p>
<p>Kış ayları, cildin doğal dengesinin en kolay bozulduğu dönemlerin başında gelir. Hava sıcaklığının düşmesiyle birlikte dış ortamın nem oranı azalır; iç mekanlarda kullanılan kalorifer ve ısıtma sistemleri ise havayı daha da kurutur. Bu durum cilt yüzeyinden su kaybını artırarak cildin savunma mekanizmalarını zayıflatır. Sonuç olarak kuruluk, gerginlik, kızarıklık ve kaşıntı gibi şikâyetler sık görülmeye başlar.</p>
<p><strong>Nem kaybı ve cilt bariyerinin zayıflaması</strong></p>
<p>Soğuk havanın daha az nem tutması, transepidermal su kaybının (TEWL) belirgin biçimde artmasına neden olur. Artan su kaybı ile birlikte cildi dış etkenlere karşı koruyan doğal lipid bariyer incelir. Bariyer bütünlüğünün bozulması, cildi hem tahrişe hem de çevresel faktörlere karşı daha savunmasız hale getirir.</p>
<p><strong>Kış aylarında en sık görülen cilt sorunları</strong></p>
<p>Kış mevsiminde dermatoloji polikliniklerine başvuruların büyük bir kısmını cilt kuruluğu ve buna bağlı gelişen kuruluk egzaması oluşturur. Atopik dermatit alevlenmeleri, sedef hastalığı atakları, dudaklarda kuruluk ve çatlamalar ile dudak kenarında görülen egzama ve mantar enfeksiyonları bu dönemde sık karşılaşılan sorunlardır. Özellikle sık el yıkamaya bağlı gelişen irritan kontakt dermatit (el egzaması), kış aylarında en yaygın şikâyetler arasındadır.</p>
<p><strong>Kimler daha fazla etkilenir?</strong></p>
<p>Atopik dermatit yani, egzama öyküsü olanlar, bebekler, küçük çocuklar ve ileri yaş grubu bireyler kış aylarında cilt sorunlarını daha yoğun yaşayabilir. Bunun yanı sıra sık el yıkamak zorunda kalan sağlık çalışanları, hizmet sektörü çalışanları ve dış mekanda çalışan kişiler de artan kuruluk ve tahriş açısından risk altındadır.</p>
<p><strong>Cilt ihmal edildiğinde ne olur?</strong></p>
<p>Cilt kuruluğu ve egzama belirtileri çoğu zaman basit önlemlerle kontrol altına alınabilir. Ancak ihmal edildiğinde kaşıntıya bağlı uyku bozukluklarına, yaşam kalitesinde belirgin düşüşe ve ikincil enfeksiyonların gelişmesine zemin hazırlayabilir. Bu nedenle kış aylarında cilt bakımına bilinçli ve düzenli bir şekilde yaklaşmak büyük önem taşır.</p>
<p><strong>Kış aylarında cilt sağlığı için 9 öneri</strong></p>
<ol>
<li>Duş ve banyolarda çok sıcak su yerine ılık su tercih edin, süreyi 5-10 dakika ile sınırlayın.</li>
<li>Sert lif, kese ile cildi ovalamaktan kaçının.</li>
<li>Parfümsüz, boyasız ve cilt pH’ına uygun nazik temizleyiciler kullanın.</li>
<li>Duş sonrası cildi havluyla ovalamadan, hafif nemli kalacak şekilde tamponlama hareketiyle kurulayın.</li>
<li>Duştan hemen sonra, ilk 3 dakika içinde cilt tipine göre su ya da yağ bazlı bir nemlendiriciyi tüm vücuda uygulayın.</li>
<li>Giyinmeden önce nemlendiricinin cilt tarafından emilmesi için birkaç dakika bekleyin.</li>
<li>Soğuk havalarda dışarı çıkarken mutlaka eldiven kullanarak ellerinizi koruyun.</li>
<li>Yün ve naylon gibi tahriş edici kumaşlar yerine pamuklu ve yumuşak dokulu giysiler tercih edin.</li>
<li>Şiddetli kuruluk veya egzaması olan kişilerde iç ortam nemini yüzde 30-60 arasında tutmak cildi rahatlatır.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cilde-kis-korumasi-saglayan-9-altin-onlem-607172">Cilde Kış Koruması Sağlayan 9 Altın Önlem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Günsan Akıllı Ürünler ile Konfor, Güvenlik ve Verimlilik Bir Arada</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gunsan-akilli-urunler-ile-konfor-guvenlik-ve-verimlilik-bir-arada-604631</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 13:05:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[arada]]></category>
		<category><![CDATA[günsan]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[konfor]]></category>
		<category><![CDATA[Nem]]></category>
		<category><![CDATA[sensör]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklık]]></category>
		<category><![CDATA[ünsan]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[verimlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Alanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604631</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hızla dijitalleşen dünyada, akıllı cihazlar günlük yaşamın verimliliğini arttıran vazgeçilmez araçlar haline gelmiş durumda. İ</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunsan-akilli-urunler-ile-konfor-guvenlik-ve-verimlilik-bir-arada-604631">Günsan Akıllı Ürünler ile Konfor, Güvenlik ve Verimlilik Bir Arada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İşlevsel teknolojiyi kullanıcı dostu ürünlerle buluşturarak hayatı kolaylaştıran ve enerji verimliliğini arttırmaya yardımcı olan Günsan Elektrik, seriye yeni eklediği çözümlerle bu yaklaşımını bir adım daha ileri taşıyor. Günsan Akıllı Wifi Sıcaklık &amp; Nem Sensörü, ortam koşullarını sürekli izleyerek konfor ve tasarruf sağlarken; Günsan Kablolu ve Zemin Tipi Akıllı Wifi Su Kaçağı Dedektörleri su sızıntılarını anında tespit ederek olası hasarların önüne geçiyor.</strong></p>
<p>Modern yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelen akıllı ürünler, elektrikli cihazları uzaktan kontrol etme, enerji tüketimini izleme ve zamanlama yapma gibi pek çok pratik özellikle hayatı kolaylaştırıyor. Anahtar ve priz sektöründe kullanıcıya hem işlevsel hem de kişiselleştirilebilir çözümler sunan Günsan Elektrik, akıllı ürün serisi ile günlük yaşamı daha konforlu ve verimli hale getiriyor.</p>
<p><strong>Günsan Akıllı Wifi Sıcaklık &amp; Nem Sensörü ile konforlu ve sağlıklı yaşam alanları</strong></p>
<p>Yaşam alanlarını her mevsim ideal koşullarda tutmayı sağlayan kompakt ve güçlü bir akıllı sensör çözümü olan <strong>Tuya &amp; Smart Life uyumlu Günsan Akıllı Wifi Sıcaklık &amp; Nem Sensörü,</strong> evdeki hava kalitesini takip etmeye yardımcı oluyor. Sıcaklık ve nem oranını anlık olarak ölçen bu cihaz, mobil uygulama üzerinden her an kontrol imkanı sunuyor. Wi-Fi bağlantısı sayesinde Tuya ve Smart Life uygulamalarıyla entegre şekilde çalışan sensör, uzaktan erişim fırsatı sağlayarak, sınırlandırıcı cihaz arayüzlere bağlı kalmadan tüm verilerin telefondan takip edilmesine destek oluyor. Özellikle bebek odası, yatak odası veya iklim kontrolünün kritik olduğu yaşam alanlarında ideal nem ve sıcaklık dengesini kurmaya yardımcı olarak konforlu ve sağlıklı bir ortam yaratıyor.</p>
<p><strong>Evleri su baskınlarına karşı koruyan akıllı sistem</strong></p>
<p>Evleri su baskınlarına karşı görünmez bir kalkanla korumak için tasarlanan kablolu <strong>Günsan Akıllı Wifi Su Kaçağı Dedektörü,</strong> akıllı ev sistemlerinin vazgeçilmez parçalarından biri olarak konumlanıyor. Bu sensör, mutfak, banyo veya lavabo altı gibi su sızıntısının yaygın olduğu alanlara kolayca entegre edilebiliyor. Evdeki su kaçaklarını henüz hasara yol açmadan fark ederek önlem almak isteyenler için ideal olan Günsan Akıllı Wifi Su Kaçağı Dedektörü, pratik kurulumu, anlık uyarı sistemi ve mobil uygulama desteği ile yaşam alanlarında güvenilir bir çözüm sunuyor.</p>
<p><strong>Günsan Akıllı Wifi Su Kaçağı Dedektörü ile maksimum güvenlik</strong></p>
<p>Tuya &amp; Smart Life uyumlu <strong>Günsan Akıllı Wifi Su Kaçak Sensörü (Zemin)</strong> evleri görünmez su tehlikelerine karşı sessiz ama etkili bir şekilde koruyor. Özellikle su kaçaklarının erken fark edilmesinin kritik olduğu mutfak, banyo veya çamaşır odası gibi zemin alanlarda maksimum güvenlik sağlamak için tasarlanan sensör, kompakt formu sayesinde yer kaplamadan yaşam alanlarına entegre ediliyor. Wi-Fi bağlantısı üzerinden Tuya veya Smart Life uygulamalarıyla kolayca eşleştirilebilen dedektör, pratik kurulumu sayesinde ek profesyonel desteğe gerek kalmadan dakikalar içinde aktif hale getirilebiliyor ve anlık uyarılarla evinizde güvenli bir ortam oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunsan-akilli-urunler-ile-konfor-guvenlik-ve-verimlilik-bir-arada-604631">Günsan Akıllı Ürünler ile Konfor, Güvenlik ve Verimlilik Bir Arada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mevsim Geçişlerinde Cilt Bariyeri Alarm Veriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mevsim-gecislerinde-cilt-bariyeri-alarm-veriyor-599659</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 08:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bariyeri]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[değişimler]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[geçişlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[leke]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[Nem]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599659</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soğuk ve rüzgârlı havaların etkisine girdiğimiz bu günlerde cildimiz için yeni bir dönem başlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mevsim-gecislerinde-cilt-bariyeri-alarm-veriyor-599659">Mevsim Geçişlerinde Cilt Bariyeri Alarm Veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Soğuk ve rüzgârlı havaların etkisine girdiğimiz bu günlerde cildimiz için yeni bir dönem başlıyor. Mevsim geçişleri dönemlerinde yaşanan ani değişimler cilt üzerinde yıpratıcı etkiler gösterebiliyor. Peki, bu hızlı ve keskin hava değişimleri karşısında cildinizi nasıl koruyacağınızı ve mevsim geçişlerinin getirdiği kuruluk, hassasiyet ile cilt problemlerine karşı nasıl önlem alacağınızı merak ediyor musunuz? Memorial Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Aslı Tatlıparmak, bu dönemde özellikle cilt bariyerinin zayıfladığına; güneş ışınları, rüzgâr, nem farklılıkları ve sıcaklık değişimlerinin ciltte kuruluk, hassasiyet, kaşıntı, pullanma ve lekelenme gibi sorunlara yol açabildiğine dikkat çekerek mevsim geçişlerinde cilt sağlığının korunması için önemli açıklamalarda bulundu.<br /><strong>Soğuk havalar cildinizde kuruluğa neden olabilir <br /> </strong>Sonbahar ve yaz aylarında uzun süreli UV ışığına maruz kalmak, sıcaklık değişimleri, rüzgâr ve nem farklılıkları cildimizde sandığımızdan çok daha fazla zarara yol açabilmektedir. Bu hava değişikliklerinin neden olduğu cilt kuruluğu, oldukça sık rastlanan bir deri problemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı şekilde kışa geçerken yaşanan nem kaybı, cildin mat ve cansız görünmesine de neden olmaktadır.<br /><strong>Kronik cilt hastaları daha fazla etkileniyor<br /> </strong>Özellikle rozasea ve egzama (atopik dermatit) gibi kronik deri problemleri olan kişiler, güneş ışığı, rüzgâr ve sıcaklık değişimlerinden çok daha fazla etkilenmektedir. Rozasea hastalarında kızarıklık ve damar belirginliği bu dönemlerde artarken, egzama hastalarında da yazın klimalı ortamların etkisiyle sıcak-soğuk geçişleri cilt bariyerini daha da bozarak kaşıntı, kuruluk ve lezyonlarda artışa neden olabilmektedir.<br /><strong>Güneş lekesine yalnızca estetik bir sorun olarak bakmayın<br /> </strong>Sonbahar ve kış aylarına girilen geçiş döneminde güneş ışığına (UV) bağlı ciltte güneş lekeleri kendini göstermeye başlamaktadır. Güneş ışınları melanin üretimini artırarak zamanla “güneş lekesi” olarak bilinen hiperpigmentasyon sorunlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu lekeler özellikle elmacık kemikleri, alın ve burun çevresinde belirgin hale gelirken, cilt tonunun düzensizleşmesine ve daha yaşlı bir görünüm oluşmasına yol açabilmektedir. Güneş lekeleri yalnızca estetik bir sorun değil; aynı zamanda cildin UV hasarına karşı verdiği biyolojik bir tepkidir. Bu nedenle hem önleyici koruma hem de tedavi protokolü büyük önem taşımaktadır.</p>
<p>Leke tedavisinin ilk basamağını öncelikle melanin üretimini baskılayan, cilt tonunu dengeleyen ve hücre yenilenmesini destekleyen özel formülasyonlara sahip kremler oluşturmaktadır. Retinoik asit, C vitamini, niasinamid veya azelaik asit gibi içerikler ciltteki pigmentasyonu düzenlemeye yardımcı olurken; aynı zamanda güneş koruyucu içeren nemlendirici ürünlerle cilt bariyerinin onarımını desteklemektedir. Bu aşamada düzenli kullanım ve sabır, tedavinin başarısı açısından son derece kritik bir öneme sahiptir. </p>
<p><strong>Cilt tedavilerinde de teknolojiden yararlanmak mümkün</strong><br /> Özellikle son yıllarda gelişmiş lazer sistemi teknolojisi, leke tedavisinde büyük bir ilerleme ve kolaylık sağlamaktadır. Oldukça kısa süreli seanslar ile gerçekleştirilen bu uygulamalar, minimal düzeyde ısı enerjisiyle çalıştığı için acısız ve hastanın işlem sonrası günlük yaşamına hemen dönebildiği konforlu bir süreç sunmaktadır.  Seans sonrası deride yalnızca hafif bir kızarıklık görülebilmekte, ancak bu durum da genellikle birkaç saat içinde kaybolmaktadır. Ciltte soyulma ya da kabuklanmaya yol açmadığından işlem sonrası aynı gün sosyal yaşamına rahatlıkla dönülebilmektedir.</p>
<p>Leke tedavisinde oldukça konforlu ve etkili bir lazer uygulaması olan ve işlem esnasında özellikle cilt altındaki melanin yoğunluğunu hedef alan Q-Switch ve Fraksiyonel lazer sistemleri lekeleri güvenli şekilde açarken, aynı zamanda cilt yenilenmesini desteklemektedir. Böylece leke görünümünde iyileşme sağlarken aynı zamanda daha sağlıklı bir cilt için çalışmaktadır. Yenilikçi ve profesyonel lazer uygulamalarının doktor kontrolünde ve klinik ortamda uygulanması son derece önemlidir. Bu işlemler yalnızca Dermatoloji uzmanı tarafından uygulanmalıdır. Cilt yapısı, şikayet, lekenin derinliği gibi değişkenlere bağlı olarak hangi lazer uygulaması ile tedavinin yapılacağı ve ne kadar süre devam edeceğine de uzman hekimin karar verebileceği unutulmamalıdır.</p>
<p><strong>Gerekli önlemleri aldığınızdan emin olun!</strong></p>
<p>Mevsim geçişlerinde yaşanan cilt lekesi ve kuruluk problemlerine karşı önlem almak son derece önemlidir. İlk ve en önemli adım, güneş kremi kullanımını ihmal etmemektir. Bu yalnızca güneşin yoğun olduğu günlerde değil, yıl boyu uygulanması gereken etkili bir koruma yöntemidir. Böylece UV ışınlarına bağlı cilt problemlerini minimuma indirebilirsiniz. Bir diğer önemli adım ise cildin nem dengesini korumaktır. Özellikle havaların soğuduğu bu günlerde tüm cilt tipleri daha fazla neme ihtiyaç duymaktadır. Cilt yapınıza uygun bir nemlendirici kullanarak cildinizin nemini koruduğunuzdan emin olmalısınız. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mevsim-gecislerinde-cilt-bariyeri-alarm-veriyor-599659">Mevsim Geçişlerinde Cilt Bariyeri Alarm Veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİLGİ&#8217;li öğrencilerden sürdürülebilir tarıma katkı: Elektronik Kontrollü Damla Sulama Sistemi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilgili-ogrencilerden-surdurulebilir-tarima-katki-elektronik-kontrollu-damla-sulama-sistemi-584155</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 08:13:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bi]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[katkı]]></category>
		<category><![CDATA[lgi]]></category>
		<category><![CDATA[li]]></category>
		<category><![CDATA[Nem]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerden]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sulama]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[tarıma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584155</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencileri Umut Kalay ve Alp Burak Keleş, mezuniyet projeleri kapsamında “Elektronik Kontrollü Damla Sulama Sistemi” geliştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilgili-ogrencilerden-surdurulebilir-tarima-katki-elektronik-kontrollu-damla-sulama-sistemi-584155">BİLGİ&#8217;li öğrencilerden sürdürülebilir tarıma katkı: Elektronik Kontrollü Damla Sulama Sistemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencileri Umut Kalay ve Alp Burak Keleş, mezuniyet projeleri kapsamında “Elektronik Kontrollü Damla Sulama Sistemi” geliştirdi. Öğretim üyeleri Doç. Dr. Yiğit Dağhan Gökdel ve Doç. Dr. Baykal Sarıoğlu danışmanlığında geliştirilen proje, toprak nemi, hava sıcaklığı ve hava nemini ölçüp yalnızca ihtiyaç duyulduğunda sulama yaparak su kaynaklarının korunmasını ve tarımsal verimliliğin artırılmasını hedefliyor. Proje sayesinde geleneksel sulama yöntemlerine kıyasla yüzde 35–50 arasında su tasarrufu sağlanabiliyor.</p>
<p><strong>İnternetin olmadığı kırsal bölgelerde de kullanılabiliyor</strong></p>
<p>Geliştirilen sistemin en önemli özelliği, tarım arazilerinde yaygın olmayan Wi-Fi altyapısına ihtiyaç duymaması. Düşük enerji tüketimli, kilometrelerce menzil sağlayabilen LoRa teknolojisiyle çalışan sistem, bu sayede internet bağlantısının bulunmadığı kırsal alanlarda da kesintisiz kullanılabiliyor. Böylece çiftçilere altyapıdan tamamen bağımsız, güvenilir bir çözüm sunuyor.</p>
<p>Sistem, toprak nemini, hava sıcaklığını ve nemini ölçen sensörlerden aldığı verileri analiz ederek sulama ihtiyacı olduğunda otomatik olarak vanaları açıyor. Toprak yeterli nem seviyesine ulaştığında sulama kendiliğinden duruyor. Kullanıcılar ayrıca internet üzerinden gerçek zamanlı verilere erişebiliyor, geçmiş ölçümleri inceleyebiliyor ve sulamayı manuel olarak başlatıp durdurabiliyor.</p>
<p><strong>‘Tarımda bilinçli su kullanımı için yola çıktık’</strong></p>
<p>BİLGİ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencilerinden Umut Kalay, geliştirdikleri “Elektronik Kontrollü Damla Sulama Sistemi” projesiyle tarımda suyun verimli kullanımına katkı sağlamayı hedeflediklerini belirterek “Bu sistemle hem suyun bilinçli kullanımına destek olmayı hem de çiftçilere kolay uygulanabilir ve sürdürülebilir bir teknoloji sunmayı amaçlıyoruz.” dedi.</p>
<p>Proje ekibinden Alp Burak Keleş ise üniversitede edindikleri mühendislik bilgisini gerçek bir toplumsal ihtiyaçla birleştirmenin kendileri için önemli bir deneyim olduğunu vurgulayarak “Amacımız, tarımda sürdürülebilirliği destekleyen bu çözümü gelecekte yaygın olarak uygulanabilir hale getirmek.” ifadelerini kullandı. </p>
<p>BİLGİ Elektrik- Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Dağhan Gökdel ise “Bölüm olarak sürdürülebilirlik odaklı projelere her zaman ilgi duyuyoruz. Tarım gibi doğrudan toplumun ihtiyaçlarına dokunan alanlarda teknoloji geliştirmek hem heyecan verici hem de anlamlı. Öğrencilerimizin sahada gerçek ihtiyaçlarla tanışması ve disiplinler arası çalışmaları teşvik etmek, bu tür yenilikçi projelerin artmasını sağlayacaktır.” dedi</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilgili-ogrencilerden-surdurulebilir-tarima-katki-elektronik-kontrollu-damla-sulama-sistemi-584155">BİLGİ&#8217;li öğrencilerden sürdürülebilir tarıma katkı: Elektronik Kontrollü Damla Sulama Sistemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cildiniz kışa hazır mı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cildiniz-kisa-hazir-mi-581475</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 07:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cildi]]></category>
		<category><![CDATA[cildiniz]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[dudak]]></category>
		<category><![CDATA[elmas]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[kışa]]></category>
		<category><![CDATA[kuru]]></category>
		<category><![CDATA[Nem]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581475</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi, Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas, soğuk havaların cilt üzerindeki olumsuz etkileri ve alınması gereken önlemler konusunda önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cildiniz-kisa-hazir-mi-581475">Cildiniz kışa hazır mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi, Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas, soğuk havaların cilt üzerindeki olumsuz etkileri ve alınması gereken önlemler konusunda önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>Soğuk havada cilt, nemini kaybediyor!</strong></p>
<p>Soğuk havanın cildin nemini kaybetmesine yol açtığını dile getiren Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas, “Bunun nedeni, havadaki nem oranının düşmesi ve soğuk rüzgârların cildin doğal koruyucu tabakasını zayıflatmasıdır. En çok etkilenen bölgeler ise açıkta kalan yüz, dudaklar ve ellerdir. Bu bölgelerde kuruluk, kızarıklık, çatlama ve hassasiyet sık görülür.” dedi.</p>
<p><strong>Soğukta cilt yüzeyindeki yağ tabakası azalıyor </strong></p>
<p>Soğukta el, yüz ve dudaklarda sık görülen kuruluk ve çatlamaların nedenlerini de değerlendiren Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas, “Soğukta cilt yüzeyindeki yağ tabakası azalır, bu da suyun ciltten buharlaşmasını kolaylaştırır. Ayrıca rüzgâr ve düşük sıcaklıklar cildin kan dolaşımını yavaşlatır. Sonuç olarak ciltte kuruma, gerginlik, çatlama ve hatta bazen kanama görülebilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Krem, yaz kış kullanılmalı! </strong></p>
<p>Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas, soğuk havalarda cilt bakım rutininde yapılması gereken değişikliklere değinerek, “Temizlik ürünleri nazik ve sabun içermeyen türlerden seçilmelidir. Nemlendirici kullanımı artırılmalı, özellikle banyodan sonra mutlaka uygulanmalıdır. Güneş koruyucu krem yaz kış kullanılmalıdır çünkü kış güneşi de zararlıdır. El ve dudak bakımına özel önem verilmelidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Cilt tipine uygun nemlendirici seçilmeli</strong></p>
<p>Nemlendirici seçiminde dikkat edilmesi gereken noktaları da aktaran Prof. Dr. Elmas, “Nemlendirici seçerken cilt tipine uygun ürün tercih edilmelidir. Kuru ciltlerde yoğun ve yağ bazlı kremler faydalıdır. Hassas ciltlerde parfümsüz ve hipoalerjenik ürünler tercih edilmelidir. Doğal içerikler (shea yağı, badem yağı) faydalı olsa da dermokozmetik ürünler bilimsel olarak geliştirilmiş formülleri sayesinde genellikle daha etkilidir.” dedi.</p>
<p><strong>Dudakları yalamak kuruluğu artırır </strong></p>
<p>Soğuk havalarda dudak çatlamasını önlemek için uygulanabilecek yöntemlere değinen Prof. Dr. Elmas, “Hindistan cevizi yağı, shea yağı veya zeytinyağı dudaklara sürülebilir. Dudakları yalamaktan kaçınılmalıdır çünkü bu durum kuruluğu artırır. Bol su içmek de dudak sağlığı için önemlidir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Cilt temizliğinde suyun sıcaklığına dikkat edilmesi gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Elmas, “Çok sıcak su cildin koruyucu yağ tabakasını daha da hızlı yok eder. Bu da kuruluğu artırır ve cildi tahriş eder. Ilık suyla yıkamak cilt sağlığı için en uygun seçenektir.” diye konuştu.</p>
<p>Evde uygulanabilecek doğal bakım önerileri de paylaşan Prof. Dr. Elmas, “Yarım olgun avokado ezmesi 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile karıştırılıp, yüze uygulanır. 20 dakika bekletilip durulanır. Zeytinyağı ve birkaç damla E vitamini yağı karışımı ciltte koruyucu bariyer oluşturur. Bu doğal yöntemler haftada 1-2 kez uygulanabilir.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cildiniz-kisa-hazir-mi-581475">Cildiniz kışa hazır mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her mevsim sağlıklı ve ışıltılı bir cilt mümkün…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-mevsim-saglikli-ve-isiltili-bir-cilt-mumkun-572515</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Sep 2025 08:44:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cildi]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[erbaş]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[Nem]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=572515</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Programı Başkanı Öğr. Gör. Birgül Erbaş, sağlıklı ve ışıltılı bir cilt için kritik uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-mevsim-saglikli-ve-isiltili-bir-cilt-mumkun-572515">Her mevsim sağlıklı ve ışıltılı bir cilt mümkün…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Programı Başkanı Öğr. Gör. Birgül Erbaş, sağlıklı ve ışıltılı bir cilt için kritik uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>Sıcak ve nem cildi sağlığını etkiliyor </strong></p>
<p>Güneşin sıcak etkisi ve nemin artışının cilt sağlığını olumsuz etkilediğini ifade eden Öğr. Gör. Birgül Erbaş, “Cildimizi korumak ve aynı zamanda bakımlı görünmek için doğru ürünleri seçmek büyük önem taşıyor. Her mevsim güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmanın en etkili yolu güneş koruyucu kullanmaktır. En az SPF 30 içeren, UVA-UVB filtreli güneş kremleri düzenli olarak yenilenmeli, ayrıca şapka ve gözlük gibi fiziksel koruyucular da tercih edilmelidir.” dedi.</p>
<p><strong>Su bazlı nemlendirici kullanılmalı</strong></p>
<p>Sıcak havanın cildin nem kaybını artırdığına işaret eden Erbaş, “Bu nedenle su bazlı, hafif nemlendiriciler kullanılmalıdır. Aloe vera ve hyaluronik asit içeren ürünler cildi ferahlatır, nemi hapseder. Düzenli nemlendirme cilt lekelerinin oluşumunu da azaltır. Ciltte en sık görülen sorunlardan biri güneş lekeleridir. C vitamini gibi antioksidan içerikli serumlar lekelerin oluşmasını önlemeye yardımcı olur. Var olan lekeler içinse uzman desteğiyle tedavi uygulanmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Makyajı cildi yormadan yapın</strong></p>
<p>Özellikle sıcak aylarda makyajda amacın cildi yormadan doğal bir ışıltı yakalamak olduğuna dikkat çeken Öğr. Gör. Birgül Erbaş, “İnce yapılı BB/CC kremler veya hafif fondötenler, suya ve tere dayanıklı maskara ve eyeliner ile doğal tonlarda ruj ve allıklar tercih edilebilir. Sıcak havada makyajın kalıcı olması için ürünlerin üzerinde waterproof (suya dayanıklı) ve long-lasting (uzun süre kalıcı) ibareleri aranmalıdır. Suya dayanıklı makyaj ürünleri çift fazlı veya yağ bazlı temizleyicilerle arındırılmalıdır. Gece makyajla uyumak, cildin nefes almasını engelleyerek en sık yapılan hatalardan biridir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Güneşten korunmayı alışkanlık haline getirmeliyiz</strong></p>
<p>Koruyucusuz güneşe çıkma, aşırı ağır makyaj yapma, yeterince su içmeme, makyajı temizlemeden uyumanın cilt sağlığını olumsuz etkilediğini kaydeden Öğr. Gör. Birgül Erbaş, “Cildimizi korumanın sırrı; doğru ürünleri seçmek, hafif makyajla cilde nefes aldırmak ve güneşten korunmayı alışkanlık haline getirmektir. Bu sayede hem sağlıklı hem de ışıltılı bir görünüme sahip olmak mümkündür.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-mevsim-saglikli-ve-isiltili-bir-cilt-mumkun-572515">Her mevsim sağlıklı ve ışıltılı bir cilt mümkün…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
