<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>neler | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/neler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/neler</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jan 2026 11:29:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>neler | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/neler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kapalı Cerrahinin Avantajları Neler?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kapali-cerrahinin-avantajlari-neler-609014</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:29:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[avantajları]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahinin]]></category>
		<category><![CDATA[fıtık]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kapalı]]></category>
		<category><![CDATA[Laparoskopik]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609014</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde kapalı yöntemle yapılan ameliyatlar (laparoskopik cerrahi) ileri teknolojinin ve deneyimin birleştiği modern cerrahi yaklaşımı temsil ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kapali-cerrahinin-avantajlari-neler-609014">Kapalı Cerrahinin Avantajları Neler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Örneğin safra kesesi, kasık fıtığı cerrahisi ve onkolojik cerrahide laparoskopik ameliyatlar hastaya önemli konfor sağlıyor. Karın içine açılan birkaç küçük kesi ile yüksek çözünürlüklü kamera sistemleri ve özel cerrahi enstrümanlar kullanılarak gerçekleştirilen yöntem sayesinde güvenli, etkili ve hasta odaklı sonuçlar elde ediliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Ali Can Yalı, kapalı yöntemle yapılan ameliyatlarla ilgili bilgi verdi.</p>
<p><strong>Maksimum cerrahi hassasiyet</strong></p>
<p>Laparoskopik cerrahide ameliyat alanı büyütülerek izleme yapılır. Bu durum anatomik yapıların son derece net ayırt edilmesini sağlar. Damarlar, sinirler ve doku planları açık cerrahiye kıyasla daha detaylı değerlendirilir. Bu üstün görüntüleme avantajı sayesinde parçalara ayırmanın (diseksiyon) kontrollü yapılmasına, kan kaybının azaltılmasına ve komplikasyon riskinin düşürülmesine doğrudan katkı sağlar.</p>
<p><strong>Minimal travma, hızlı ve güvenli iyileşme</strong></p>
<p>Minimal invaziv yaklaşım sayesinde karın duvarı bütünlüğü büyük ölçüde korunur. Bu da ameliyat sonrası ağrının azalması nedeniyle hareket yeteneğinin ve taburculuğun kısalmasını sağlar. Klinik veriler, kapalı cerrahinin daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı fonksiyonel iyileşme sağladığını açıkça göstermektedir.</p>
<p><strong>Kapalı safra kesesi cerrahisi (Kolesistektomi)</strong></p>
<p>Safra kesesi taşları ve safra kesesine ait iltihabi hastalıklarda laparoskopik kolesistektomi, günümüzde altın standart tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Yüksek çözünürlüklü görüntüleme sayesinde safra yolları ve çevre anatomik yapılar net bir şekilde değerlendirilir, bu sayede cerrahi güvenliği artar. Cerrahinin avantajları şunlardır;</p>
<p>Ameliyat sonrası daha az ağrıAynı gün veya ertesi gün taburculukGünlük yaşama hızlı dönüşDüşük enfeksiyon ve komplikasyon oranları</p>
<p><strong>Kapalı kasık fıtığı cerrahisi</strong></p>
<p>Kasık fıtıklarında laparoskopik onarım, özellikle iki taraflı ve nüks fıtıklarda önemli avantajlar sağlamaktadır. Karın arka duvarının içeriden değerlendirilmesi sayesinde fıtık bölgeleri detaylı olarak görülür ve anatomik onarım daha fizyolojik bir şekilde gerçekleştirilir. Kapalı cerrahi sayesinde;</p>
<p>Daha az doku hasarıDüşük kronik ağrı riskiKısa sürede işe ve sosyal yaşama dönüşHer iki tarafın aynı seansta güvenle onarılabilmesi gibi nedenler modern fıtık cerrahisinin önemli bir parçasıdır.</p>
<p><strong>Onkolojik cerrahide bilimsel güvence</strong></p>
<p>Kolon ve rektum kanserleri başta olmak üzere gastrointestinal sistem malignitelerinde laparoskopik cerrahi; onkolojik cerrahinin temel prensiplerinden ödün vermeden başarıyla uygulanmaktadır. Yeterli cerrahi sınırlar ve uygun lenf nodu diseksiyonu, laparoskopik yaklaşımla güvenle sağlanabilmektedir. Uluslararası kılavuzlar ve geniş klinik çalışmalar, deneyimli merkezlerde uygulanan laparoskopik onkolojik cerrahinin; açık cerrahi ile eşdeğer uzun dönem sağkalım ve lokal kontrol sonuçları sunduğunu ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong>Doğru hasta seçimi ve cerrahi deneyim</strong></p>
<p>Kapalı cerrahinin başarısı; doğru endikasyon, uygun hasta seçimi ve cerrahın deneyimi ile doğrudan ilişkilidir. İleri teknoloji, bilimsel bilgi ve klinik tecrübe ile birleştiğinde maksimum cerrahi başarı ve hasta güvenliği sağlar. </p>
<p><strong>Modern genel cerrahinin vazgeçilmez yaklaşımı</strong></p>
<p>Safra kesesi hastalıkları, kasık fıtıkları ve onkolojik cerrahi başta olmak üzere kapalı yöntem; günümüz genel cerrahisinde hasta konforunu ve bilimsel mükemmeliyeti merkeze alan bir yaklaşımdır. Daha az travma ile daha güçlü sonuçlar sunan bu yöntem, modern cerrahinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bilimsel verilerle desteklenen laparoskopik cerrahi, cerrahinin geleceğini bugün hastalarla buluşturmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kapali-cerrahinin-avantajlari-neler-609014">Kapalı Cerrahinin Avantajları Neler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Yılda Kanserden Korunmak İçin Neler Yapılmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-yilda-kanserden-korunmak-icin-neler-yapilmali-603089</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 07:51:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserden]]></category>
		<category><![CDATA[korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[testleri]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603089</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni bir yıla girildiğinde sağlık başlığı her zamankinden daha fazla önem kazanıyor. Özellikle kanser hem görülme sıklığının artması hem de toplumda yarattığı endişe nedeniyle gündemdeki yerini koruyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-yilda-kanserden-korunmak-icin-neler-yapilmali-603089">Yeni Yılda Kanserden Korunmak İçin Neler Yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bir yıla girildiğinde sağlık başlığı her zamankinden daha fazla önem kazanıyor. Özellikle kanser hem görülme sıklığının artması hem de toplumda yarattığı endişe nedeniyle gündemdeki yerini koruyor. Kanserle mücadelede en kritik unsur, hastalığı beklemek yerine riskleri erken dönemde yönetmekten geçiyor. Araştırmalar 2026’nın ilk günlerinden itibaren kanserle mücadelede en etkili yaklaşımın erken tanı, düzenli tarama ve yaşam tarzı değişiklikleri olduğunu gösteriyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kanser Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, yeni yılda kanser hastalığına karşı alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler paylaştı.</p>
<p><strong>Uzun yaşam, sağlıklı yıllar anlamına gelmiyor</strong></p>
<p>Kanser, modern çağda ortaya çıkmış bir hastalık değildir. Tarihsel ve arkeolojik bulgular, kanserin binlerce yıldır insanlıkla birlikte var olduğunu göstermektedir. Günümüzde kanser sıklığındaki artışın temel nedeninin, tıptaki ilerlemeler sayesinde insan ömrünün uzaması olduğu bilinmektedir. İnsanlar artık daha uzun yaşamakta; bu durum, kanser riskinin daha geniş bir zaman dilimine yayılmasına neden olmaktadır. Son iki yüzyılda ortalama yaşam süresi belirgin biçimde artmıştır. Ancak asıl belirleyici olan, bu sürenin ne kadarının sağlıklı geçirildiğidir. Daha uzun yaşayan toplumlarda kanserin daha sık görülmesi, korunma ve erken tanı stratejilerinin her zamankinden daha önemli hale gelmesine yol açmıştır.</p>
<p><strong>Erken tanı mümkün ama katılım düşük</strong></p>
<p>Günümüzde meme, rahim ağzı, kalın bağırsak ve prostat kanserleri başta olmak üzere birçok kanser türünde erken tanı sayesinde tedavi başarısı önemli ölçüde arttı. Buna rağmen tarama programlarına katılım oranları hala düşük seviyelerde seyrediyor. Birçok kişi, kanser olasılığıyla yüzleşmekten kaçınmakta ve tarama testlerini ertelemektedir. Oysa erken tanı sayesinde hastalık kontrol altına alınabilmekte ve tedavi süreci çok daha etkili şekilde yönetilebilmektedir.</p>
<p><strong>2026’da kanser tarama testlerinizi yaptırın!</strong></p>
<p>Kanser çoğu zaman belirti vermeden ilerler ve erken evrede saptandığında ise tedavi şansı belirgin şekilde artar. Ailede kanser öyküsü bulunuyorsa, son dönemde nedeni açıklanamayan bazı şikayetler ortaya çıktıysa ya da yaş itibarıyla risk grubuna girildiyse “bir şeyim yok” denilmemeli ve vakit kaybetmeden tarama testleri için hekime başvurulmalıdır. Kanser tarama testlerinin, hastalık ortaya çıkmadan önce riskin belirlenmesinde hayati bir rol üstlendiği unutulmamalıdır.</p>
<p><em><strong>Kadınlar için önemli testler:</strong></em></p>
<ul>
<li>40 yaş sonrası düzenli mamografi</li>
<li>21–65 yaş arası smear ve HPV taramaları</li>
<li>50 yaş sonrası kolonoskopi veya dışkıda gizli kan testleri</li>
</ul>
<p><em><strong>Erkekler için önemli testler:</strong></em></p>
<ul>
<li>50 yaş sonrası PSA testi ve prostat muayenesi</li>
<li>50 yaş sonrası kolonoskopi</li>
<li>Uzun süre sigara kullanmış bireylerde düşük doz akciğer tomografisi</li>
</ul>
<p>Bunların dışında, kadın erkek fark etmeksizin yaşı kaç olursa olsun her bireyin yılda bir kez temel kan ve biyokimya testlerini yaptırması, genel sağlık durumunun izlenmesi açısından faydalı olabilir. Aile öyküsü ve bireysel risk durumuna göre karaciğer ve tiroit ultrasonu gibi kişiye özel taramalar planlanmalıdır. Özellikle ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerde taramaların daha erken yaşta ve daha sık aralıklarla yapılması büyük önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>“Ben sağlıklıyım” yetmez “Biz sağlıklı mıyız?” demeliyiz!</strong></p>
<p>Bilimsel çalışmalarda, kanser riskinin yalnızca genetik yatkınlıkla değil; günlük yaşamda benimsenen alışkanlıklarla da yakından ilişkili olduğu ortaya konulmaktadır. Hareketsizlik, düzensiz ve dengesiz beslenme, aşırı kilo alımı ve kronik stres gibi faktörlerin etkisinin yalnızca bireyle sınırlı kalmadığı, aynı yaşam alanını paylaşan tüm aile bireylerini etkilediği vurgulanmaktadır. Bu nedenle sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve stres yönetimi gibi alışkanlıkların aile içinde birlikte uygulanmasının, uzun vadede koruyucu bir etki sağladığı kabul edilmektedir.</p>
<p><strong>Akdeniz diyetini ve aktif yaşamı benimseyin</strong></p>
<p>Beslenme alışkanlıkları açısından Akdeniz diyetinin, kanser riskini azaltıcı etkileri bilimsel çalışmalarla da desteklenmektedir. Sebze ve meyve tüketiminin artırılması, zeytinyağı ve balık ağırlıklı beslenmenin tercih edilmesi; bunun yanında düzenli fiziksel hareketin sağlanması, yeterli ve kaliteli uykunun desteklenmesi ile stresin yönetilmesi, korunmada önemli bir rol oynamaktadır. Bu yaklaşımın geçici bir diyet programı olarak değil, sürdürülebilir bir yaşam biçimi olarak benimsendiğinde daha etkili sonuçlar elde edildiği görülmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-yilda-kanserden-korunmak-icin-neler-yapilmali-603089">Yeni Yılda Kanserden Korunmak İçin Neler Yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sinemaseverler İçin Cuma Vizyonunda Yeni Filmler Neler?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinemaseverler-icin-cuma-vizyonunda-yeni-filmler-neler-560214</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 11:07:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[filmler]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[sinemaseverler]]></category>
		<category><![CDATA[vizyonunda]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560214</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sinemaseverler İçin 1 Ağustos Cuma Vizyona Girecek Yeni Filmler Heyecanı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinemaseverler-icin-cuma-vizyonunda-yeni-filmler-neler-560214">Sinemaseverler İçin Cuma Vizyonunda Yeni Filmler Neler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeniden vizyona girecek Aile Arasında, Dağ 2 ve Hemme&#8217;nin Öldüğü Günlerden Biri filmlerinin yanı sıra sıra komediden korkuya, aksiyondan drama kadar önemli yapımların vizyonda olacağı 1 Ağustos Cuma günü, sinemaseverlere farklı dünyaların kapılarını aralıyor.</p>
<p><strong>İşte 1 Ağustos Cuma günü vizyonunun öne çıkanları:</strong></p>
<p>Sevilen animasyon serisi <strong>&#8220;Kim Demiş Kötüyüz Diye?&#8221;</strong> serisinin devam filminde, suçlu hayvanlar çetesinin üyeleri, yeni ve iyi insanlara dönüşmeye çalışırken, güven ve kabul bulmakta zorlanıyorlar. Ancak, tümüyle kadınlardan oluşan bir suçlu çetesi tarafından &#8220;son bir iş&#8221; yapmaya zorlanarak emekliliklerinden çıkarılıyorlar.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/sinemaseverler-icin-cuma-vizyonunda-yeni-filmler-neler-0-CjLKgiBj.jpeg"></p>
<p>Leslie Nielsen&#8217;in yer aldığı The Naked Gun serisinin devamı niteliğindeki <strong>Çıplak Silah</strong> filminde babasının izinden giden Yüzbaşı Frank Drebin Jr.&#8217;ın hik&acirc;yesini anlatıyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/sinemaseverler-icin-cuma-vizyonunda-yeni-filmler-neler-1-Jyk7hts7.jpeg"></p>
<p>Senaristliğini ve yönetmenliğini Michael Philippou ve Danny Philippou’nun üstlendiği <strong>Onu Geri Getir</strong> filminde bir erkek ve kız kardeşin, yeni koruyucu annelerinin ıssız evinde karanlık sırları gün ışığına çıkaran rahatsız edici bir ritüelle karşılaşması anlatılıyor. İki kardeş ürkütücü tehditten kaçmaya çalışırken, çoktan dehşetin bir parçası olduklarını fark ederler.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/sinemaseverler-icin-cuma-vizyonunda-yeni-filmler-neler-2-VYjjCzuX.jpeg"></p>
<p>Senaristliğini ve yönetmenliğini David Moreau’nun üstlendiği; korku gerilim filmi <strong>Other</strong> annesinin ölümünün ardından çocukluğunun sessiz taşra evine dönen Alice’in geçmişin izlerini takip etmeye başlaması ve ailesiyle ilgili korkunç bir gerçekle yüzleşmesini konu ediniyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/sinemaseverler-icin-cuma-vizyonunda-yeni-filmler-neler-3-kFXZ6vAU.jpeg"></p>
<p>İngiliz pop yıldızı Robbie Williams&#8217;ın gerçek hayat hik&acirc;yesine dayanan <strong>Better Man: Robbie Williams&#8217;ın Hikayesi</strong> müzikali, Michael Gracey tarafından yönetiliyor. Williams&#8217;a motion capture teknolojisi ile bir şempanze olarak yer veren filmde kendisini Jonno Davies canlandırıyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/sinemaseverler-icin-cuma-vizyonunda-yeni-filmler-neler-4-xte1Za9G.jpeg"></p>
<p>21. yüzyılın pop ikonlarından BTS&#8217;i dünya çapında bir isim haline getiren tutkulu hayranlığın içine dalan <strong>BTS Army: Forever We Are Young</strong> yeniden vizyona giriyor. Film, dünyaca ünlü K-pop grubu BTS&#8217;nin müziğini ve grubun kendini adamış hayran kitlesi olan BTS Army&#8217;yi anlatıyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/sinemaseverler-icin-cuma-vizyonunda-yeni-filmler-neler-5-t8YBwtdm.jpeg"></p>
<p>Ahmad Nader Galal&#8217;ın yönettiği <strong>Ahmed ve Ahmed</strong> filminde<strong> </strong>yerleşmek için Mısır&#8217;a geri dönen Ahmed’in kendisini tehlikeli bir suç imparatorluğunun başında bulması ve alışılagelmedik ve korkutucu bir süreçle karşı karşıya gelmesini konu alıyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/sinemaseverler-icin-cuma-vizyonunda-yeni-filmler-neler-6-sds8ZAxf.jpeg"></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinemaseverler-icin-cuma-vizyonunda-yeni-filmler-neler-560214">Sinemaseverler İçin Cuma Vizyonunda Yeni Filmler Neler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siyanürün dolaylı zararları neler? Siyanür sızıntıları çevreyi ve halk sağlığını tehdit eder mi?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siyanurun-dolayli-zararlari-neler-siyanur-sizintilari-cevreyi-ve-halk-sagligini-tehdit-eder-mi-447128</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Mar 2024 21:03:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çevreyi]]></category>
		<category><![CDATA[dolaylı]]></category>
		<category><![CDATA[eder]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<category><![CDATA[siyanür]]></category>
		<category><![CDATA[siyanürün]]></category>
		<category><![CDATA[sızıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[zararları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=447128</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son derece tehlikeli bir bileşik olan siyanürün çevreye salınması durumunda önemli çevresel etkilere ve halk sağlığı risklerine yol açabileceğine işaret eden uzmanlar, siyanür sızıntılarının toplu balık ölümlerinden, içme suyu kaynaklarının kirlenmesine ve hatta tarım arazilerinin zarar görmesine neden olacağını söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siyanurun-dolayli-zararlari-neler-siyanur-sizintilari-cevreyi-ve-halk-sagligini-tehdit-eder-mi-447128">Siyanürün dolaylı zararları neler? Siyanür sızıntıları çevreyi ve halk sağlığını tehdit eder mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son derece tehlikeli bir bileşik olan siyanürün çevreye salınması durumunda önemli çevresel etkilere ve halk sağlığı risklerine yol açabileceğine işaret eden uzmanlar, siyanür sızıntılarının toplu balık ölümlerinden, içme suyu kaynaklarının kirlenmesine ve hatta tarım arazilerinin zarar görmesine neden olacağını söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Yeraltı suyuna olan siyanür sızıntısının uzun süre devam edebileceğini ve içme suyu kaynaklarını kirletebileceğini ifade eden Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Yeraltı suyuna sızan siyanür yeraltı suyunun bağlantılı bulunduğu havza boyunca da taşınabilir.” uyarısında bulundu.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, Erzincan İliç’te altın madeninde meydana gelen toprak kaymasının ardından bölgede yaşanan sızıntısı şüphesi nedeniyle siyanür ve siyanürün olası zararları tartışmaya başlandı. Bunun üzerine Dr. Adiller, toprağa ve suya karışması konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Siyanür çevreye salınması durumunda çevresel etkilere ve halk sağlığı risklerine yol açabilir”</strong></p>
<p>Siyanürün hızla etki eden ve potansiyel olarak ölümcül etki yaratabilecek bir kimyasal olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Siyanür son derece tehlikeli bir bileşiktir ve çevreye salınması durumunda önemli çevresel etkilere ve halk sağlığı risklerine yol açabilir. Siyanürün uzun süreli kullanımlarında toprağa, suya hatta havaya bile karışması söz konusu olabilir. Siyanür sızıntıları toplu balık ölümlerinden, içme suyu kaynaklarının kirlenmesine ve hatta tarım arazilerinin zarar görmesine neden olur. Bazı kaynaklar, siyanürün nispeten güvenli olduğunu, çünkü dökülse bile yüzey suyunda hızla parçalandığını iddia etmektedir. Ancak siyanürün parçalandığı bileşikler de zararlı olabilir.” dedi.</p>
<p><strong>“Sızan siyanür yeraltı suyunun bağlantılı bulunduğu havza boyunca da taşınabilir”</strong></p>
<p>“Toprakta bulunan siyanür, yağışlarla birlikte çözünerek yeraltı ve yüzeysel sulara geçebilir. Bu suda çözünmeyle birlikte dereler ve nehirlerle akarsu havzası boyunca taşınabilir. Ayrıca yeraltı suyuna sızan siyanür yeraltı suyunun bağlantılı bulunduğu havza boyunca da taşınabilir.” diyen Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Yeraltı suyuna siyanür sızıntısı uzun süre devam edebilir ve içme suyu kaynaklarını kirletebilir. Siyanürle kirlenmiş yeraltı suyu, bağlantılı olduğu komşu akarsuları da kirletebilir.</p>
<p><strong>Siyanürün dolaylı etkileri neler?</strong></p>
<p>Siyanürün doğrudan etkilerinin yanında bir de dolaylı etkileri bulunmaktadır. Siyanür öncellikle toprak bünyesine girdiğinde toprak içerisinde dengede bulunan pek çok minerali reaksiyona girecek hale getirebilir. Bu maddeler arasından Arsenik gibi oldukça toksik ve kanserojen özellikli maddeler de yer alıyor. </p>
<p>Siyanür doğada kolay parçalansa da bu maddeler doğada kısa sürede parçalanmaz ve çevrenin unsurları arasında taşınabilir. Özellikle tarım arazilerine ve otlak alanlara taşınması bu maddelerin besinlere geçmesine ve etki derecesini arttırmasına sebep olur.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siyanurun-dolayli-zararlari-neler-siyanur-sizintilari-cevreyi-ve-halk-sagligini-tehdit-eder-mi-447128">Siyanürün dolaylı zararları neler? Siyanür sızıntıları çevreyi ve halk sağlığını tehdit eder mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KO-MEK&#8217;te neler var?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ko-mekte-neler-var-429548</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Dec 2023 07:24:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[komekte]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429548</guid>

					<description><![CDATA[<p>378 farklı branşta kapılarını açan KO-MEK, birçok kişiye eğitim vererek iş sahibi olmalarına imkân sağlıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ko-mekte-neler-var-429548">KO-MEK&#8217;te neler var?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>378 farklı branşta kapılarını açan KO-MEK, birçok kişiye eğitim vererek iş</p>
<p>sahibi olmalarına imkân sağlıyor</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitim Kursları (KO-MEK)</p>
<p>tarafından verilen meslek ve sanat eğitim kurslarında 378 farklı branşta eğitim</p>
<p>veriliyor. Birbirinden önemli kurslarda eğitim vererek vatandaşların eğitim ve</p>
<p>kişisel gelişim ihtiyaçlarını ücretsiz bir şekilde karşılayan KO-MEK ders</p>
<p>modüllerine yeni modüller eklemeye devam ediyor. Özel sektörde bulunması</p>
<p>zor olan branşlarda eğitim veren KO-MEK bu alanda halk üniversitesi olmanın</p>
<p>gururunu yaşıyor. Eğitim modülüne “Tufting”, “Yapma çiçek yapımı”, “Erkek</p>
<p>sweatshirt dikimi”, “Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde güvenlik sistemleri”,</p>
<p>“Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde görüntü ve ses sistemleri kurs programı”,</p>
<p>“Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde elektrikli ev aletleri teknik servisi” gibi yeni</p>
<p>branşlar ekleyen KO-MEK, kış aylarının gelmesiyle birlikte oldukça önem</p>
<p>kazanan ev ve kurum temizliği gibi hayati önem taşıyan bir branşta da eğitim</p>
<p>vermeye başladı. KO-MEK ayrıca, uyuşturucu bağımlılığından korunma yolları</p>
<p>ve bilgi güvenliği bilinçlendirme eğitimi gibi önemli konularda da Emniyet Genel</p>
<p>Müdürlüğü ile hareket ederek kursiyerlerine seminer veriyor.</p>
<p>EV DEKORASYONU VE AKSESUAR BRANŞLARI KO-MEK’TE</p>
<p>Yeni branşların yanı sıra hali hazırda açık olan ve eğitim veren önemli</p>
<p>branşlara da ev sahipliği yapan KO-MEK, dekoratif ev aksesuarları</p>
<p>hazırlamanın yanı sıra ev tekstiline ve dekorasyonuna yönelik birçok branşta</p>
<p>eğitim vermek için sizleri bekliyor. Ayrıca özel günlerinizi de unutmayan KO-</p>
<p>MEK özel gün ve nikâh şekeri hazırlama branşın da öğrendiklerinizle kendi</p>
<p>işinizi kurabilir sevdiklerinize daha özel günler hazırlayabilirsiniz.</p>
<p>GİYİM TEKNOLOJİLERİ BRANŞLARI SİZLERİ BEKLİYOR</p>
<p>Giyim üretim teknolojileri branşında birçok alanda eğitim veren KO-MEK bu</p>
<p>alanda çalışmak isteyen ya da kendi işini kurmak isteyenler için farklı</p>
<p>branşlarda da eğitim veriyor. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilen</p>
<p>eğitimlerden sertifika alan kursiyerlerimiz geleceğe daha donanımlı bir şekilde</p>
<p>hazırlanıyor. </p>
<p>GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM EĞİTİMİ</p>
<p>Güzellik ve saç bakımı hizmetleri alanında şimdiye kadar 23 bin 804 kursiyere</p>
<p>eğitim veren KO-MEK bu alanda kendini geliştirmek isteyen kursiyerlere</p>
<p>kalfalık ve ustalık sınavlarında başarılı olabilmeleri için eğitimler verdi. Klasik</p>
<p>makyaj teknikleri ve cilt bakımı gibi birçok branşta eğitim veren KO-MEK bu</p>
<p>alanda eğitim almak isteyen vatandaşlarını eğitim programlarına dahil ediyor.</p>
<p>ÖZGÜRLÜĞÜ YAKALAMAK İSTEYENLER KO-MEK’TE</p>
<p>İHA branşında da eğitim veren KO-MEK, bu alanda gerek maddi imkânlar</p>
<p>dolayısıyla ücretli kurslara gitmek istemeyen gerekse Kocaeli’nde başka eğitim</p>
<p>veren kurum bulunmadığından dolayı tercih ediliyor. Alanında uzman</p>
<p>eğitmenlerin eğitim verdiği İHA-1 Pilot eğitimlerinde kursiyerler gökyüzünde</p>
<p>özgürlüğün tadını çıkarıyor.</p>
<p>TOPRAĞA HAYAT VERİYORLAR</p>
<p>Tarım ve hayvancılığa yönelik önemli branşlar da eğitim veren KO-MEK</p>
<p>tarımsal kalkınmaya yetiştirdiği kalifiye kursiyerlerle destek veriyor. Bitki</p>
<p>yetiştiriciliği, hayvan sağlığı, organik tarım gibi birçok alanda kursiyerlerine</p>
<p>kapılarını açan KO-MEK geleceğin çiftçilerini bilinçlendirmeye devam ediyor.</p>
<p>KİŞİSEL GELİŞİME İHTİYACI OLANLAR KO-MEK’TE</p>
<p>Vatandaşların kişisel gelişimine destek veren kurslar açmaya özen gösteren</p>
<p>KO-MEK girişimcilik eğitimi branşının yanı sıra ev becerileri atölyeleri</p>
<p>eğitimlerine de önem vererek kursiyerlerin el becerilerini ve kişisel yeteneklerini</p>
<p>geliştirmelerine destek verdi.</p>
<p>MUHASEBE VE FİNASMANDA İŞ SAHİBİ OLMA İMKANI</p>
<p>Ön muhasebe gibi finansman ve muhasebe alanında önemli branşlarda eğitim</p>
<p>veren KO-MEK Personel Bordro ve Özlük İşleri Eğitimi ile birçok kişiye eğitim</p>
<p>vererek iş sahibi olmalarına imkân sağladı.</p>
<p>SANATIN HER TÜRLÜSÜ KO-MEK’TE</p>
<p>Ud, Keman, saz gibi geleneksel Türk Sanat müziği branşlarında eğitim veren</p>
<p>KO-MEK isteyen vatandaşlara Türk Halk Oyunları branşında da eğitim veriyor.</p>
<p>Bu alanda oldukça iddialı olan KO-MEK, saygın müzisyen eğitmenlerle</p>
<p>kursiyerlerini eğlendirirken öğrenmelerini sağlıyor. Geleceğin sanatçılarını ve</p>
<p>müzisyenlerini yetiştiren KO-MEK özellikle çocukların konservatuar sınavlarına</p>
<p>hazırlanmalarına destek oluyor.</p>
<p>SAĞLIK, SPOR VE SANATIN MERKEZİ</p>
<p>Resim, sanat ve tasarım, sağlık ve spor alanında eğitimlerine hız kesmeden</p>
<p>devam eden KO-MEK şimdiye kadar bu alanlarda binlerce kişiye eğitim</p>
<p>vererek kentin kültürel, sağlık ve spor alanında gelişmesine katkıda bulundu.</p>
<p>Kentin adeta terapi merkezi olan KO-MEK’e gelen kursiyer eğitimlerinin yanı </p>
<p>sıra sıcak arkadaşlık ve birlikteliğin verdiği moral ile hayata sımsıkı tutunmanın</p>
<p>mutluluğunu yaşıyor.</p>
<p>DÜNYANIN DİLİNİ ÖĞRENİYORLAR</p>
<p>İngilizce ve Almanca gibi önemli dillerde eğitim veren KO-MEK; Abazaca,</p>
<p>Boşnakça, Bulgarca, Japonca ve Korece dillerini öğrenmek isteyen</p>
<p>kursiyerlere de eğitimler veriyor. Birçok üniversite öğrencisinin yanı sıra turistlik</p>
<p>amaçlı ya da ticaret amaçlı ziyaretler için dil öğrenmek isteyen kursiyere de</p>
<p>eğitimler veriliyor. Yabancı dillerin yanı sıra yabancı kursiyerlere de Türkçe</p>
<p>eğitimi veren KO-MEK bu alanda verdiği ücretsiz eğitimlerle kursiyerlere maddi</p>
<p>ve manevi destek veriyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ko-mekte-neler-var-429548">KO-MEK&#8217;te neler var?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2024 yılında siber güvenlik dünyasını neler bekliyor ?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2024-yilinda-siber-guvenlik-dunyasini-neler-bekliyor-426227</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Nov 2023 07:39:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bekliyor]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasını]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=426227</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, 2024 siber güvenlik tahminlerini yayınladı. WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacılarının öngördüğü tahminler, 2024’te büyük dil modelleri (LLM’ler) başta olmak üzere yapay zeka tabanlı sesli sohbet robotları, modern VR/MR gibi alanlara yönelik dikkat çekici saldırıların gerçekleşeceğini gösteriyor.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2024-yilinda-siber-guvenlik-dunyasini-neler-bekliyor-426227">2024 yılında siber güvenlik dünyasını neler bekliyor ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2024 YILINDA SİBER GÜVENLİK </strong></p>
<p><strong>DÜNYASINI NELER BEKLİYOR?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, 2024 siber güvenlik tahminlerini yayınladı. WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacılarının öngördüğü tahminler, 2024’te büyük dil modelleri (LLM’ler) başta olmak üzere yapay zeka tabanlı sesli sohbet robotları, modern VR/MR gibi alanlara yönelik dikkat çekici saldırıların gerçekleşeceğini gösteriyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, 2024 siber güvenlik tahminlerini yayınladı. WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırma ekibinin güncel yıllık tahminlerine göre 2024 yılında büyük dil modellerini, yönetilen hizmet sağlayıcılarını ve yapay zeka destekli araçlar gibi benzer alanları hedef alan kötü niyetli ve ses getirecek saldırıların gerçekleşeceği öngörülüyor. <strong>Her yeni teknoloji trendinin siber suçlular için yeni saldırı yolları yarattığından bahseden WatchGuard Technologies Baş Güvenlik Sorumlusu Corey Nachreiner, “2024 yılında, şirketleri ve bireyleri hedef alan yeni tehditler daha yoğun, karmaşık ve yönetilmesi zor olacak. Siber güvenlik yetkinliklerinin eksikliğiyle birlikte, siber güvenliği desteklemek ve kuruluşları sürekli gelişen tehdit ortamından korumak için MSP&#8217;lere, bütünleşik güvenliğe ve otomatik platformlara duyulan ihtiyaç hiç bu kadar büyük olmamıştı.” açıklamalarında bulunuyor. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacılarının 2024 yılı için öne çıkan siber güvenlik tahminleri şunlar:</strong></p>
<p> </p>
<p><em><strong>1. Prompt mühendisliğinin püf noktaları büyük dil modelleri (LLM) olacak.</strong></em><strong> Şirketler ve bireyler operasyonel verimliliği artırma noktasında LLM yöntemine başvururken tehdit aktörleri de bu yöntemin kötü niyetli kullanma yollarını keşfediyor. WatchGuard Tehdit Laboratuvarı, 2024 yılı boyunca ister suçlu bir saldırgan ister araştırmacı olsun, akıllı ve hızlı bir prompt mühendisinin kodu kırarak bir LLM&#8217;yi özel verileri sızdırmak için manipüle edeceğini öngörüyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><em><strong>2. MSP&#8217;ler otomatik platformlar üzerinden güvenlik hizmetlerini ikiye katlayacak</strong></em><strong>. Yaklaşık 3,4 milyon açık siber güvenlik pozisyonu ve şiddetli rekabet nedeniyle, 2024 yılında pek çok sayıda KOBİ, koruma mekanizması olarak MSP&#8217;ler ve MSSP&#8217;ler olarak bilinen hizmet sağlayıcılarına yönelecek. Artan talebi ve personel ihtiyacını karşılamak için MSP&#8217;ler ve MSSP&#8217;ler, yapay zeka (AI) ve makine öğrenimi (ML) kullanarak yoğun otomasyona sahip bütünleşik güvenlik platformlarını ikiye katlayacak.</strong></p>
<p> </p>
<p><em><strong>3. Dar Web’de yapay zekalı kimlik avı aracı satışları patlayacak. </strong></em><strong>Siber suçlular hali hazırda spam e-posta gönderme, ikna kabiliyeti yüksek otomatik metinler oluşturma ve belirli bir hedefin bilgi ve bağlantılarına erişmek gibi çeşitli araçları zaten kullanıyor. Ancak bu araçların çoğu hala manuel olarak kullanılıyor ve saldırganların her seferinde bir kullanıcıyı veya grubu hedef almasını gerektiriyor. İyi biçimlendirilmiş prosedürel görevler, yapay zeka destekli araçların 2024&#8217;te dark web&#8217;de en çok satanlar olarak ortaya çıkmasını mümkün kılıyor.</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>4</strong><em><strong>. Yapay zeka tabanlı kimlik avı saldırıları başlayacak: </strong></em><strong>Günümüzde kullanılan internet protokolü üzerinden ses ve otomasyon teknolojisi (VoIP) binlerce numarayı toplu olarak aramayı kolaylaştırsa da potansiyel hedefi ikna etme noktasında bir insana ihtiyaç duyuluyor. Şimdilik bu durum sistem dolandırıcılık operasyonlarını kısmen sınırlasa bile 2024 yılında gidişatın değişeceği öngörülüyor. WatchGuard, ikna edici deepfake sesle insan faktörüne ihtiyaç duymadan konuşma yapabilen LLM&#8217;lerin birleşiminin, dolandırıcılık aramalarının ölçeğini ve hacmini büyük ölçüde artıracağını öngörüyor. </strong></p>
<p> </p>
<p><em><strong>5. VR/MR cihazlarla kullanıcı ortamı yeniden yaratılacak: </strong></em><strong>Sanal ve karma gerçeklik (VR/MR) kavramları kitlelerin giderek daha fazla ilgisini çekmeye başlıyor. Ancak yeni ve faydalı teknolojilerin ortaya çıktığı her yerde, suçlu ve kötü niyetli bilgisayar korsanları da bulunuyor. Threat Lab araştırmacıları, 2024 yılında bir araştırmacının ya da kötü niyetli bir bilgisayar korsanının VR/MR cihazlarıyla bazı sensör verilerini toplayarak kullanıcıların oynadıkları ortamı yeniden yaratacak bir teknik bulacağını tahmin ediyor.</strong></p>
<p> </p>
<p><em><strong>6. Yaygın QR kodu kullanımı büyük saldırılarla sonuçlanacak:</strong></em><strong> Cep telefonu gibi bir cihazla bir bağlantıyı açmak için uygun bir yol sağlayan QR kodları uzun zamandır var olsa da son yıllarda bir patlama yaşadı. Threat Lab analistleri, 2024 yılında bir çalışanın QR kodunu kötü niyetli bir hedefe yönlendirmesi sonucunda manşetlere taşınacak büyük bir saldırı yaşanmasını bekliyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Tehdit Laboratuvarı’nın önümüzdeki yıla ilişkin tahminleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için: </strong>https://www.watchguard.com/wgrd-resource-center/cyber-security-predictions</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2024-yilinda-siber-guvenlik-dunyasini-neler-bekliyor-426227">2024 yılında siber güvenlik dünyasını neler bekliyor ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-beslenme-cantasinda-neler-olmali-403696</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Sep 2023 09:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çantasında]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=403696</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuğunuzun sağlıklı beslenmesi için neler yapıyorsunuz? Özellikle okul dönemi ile birlikte beslenmesini ve yediklerini kontrol etme konusunda sıkıntı yaşamanız çok normal</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-beslenme-cantasinda-neler-olmali-403696">Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocuğunuzun sağlıklı beslenmesi için neler yapıyorsunuz? Özellikle okul dönemi ile birlikte beslenmesini ve yediklerini kontrol etme konusunda sıkıntı yaşamanız çok normal. Çünkü günün büyük kısmını okul sıralarında ve kontrolünüzün dışında geçiriyorlar. Bu bağlamda da beslenme düzeninde bir takım noktalara dikkat etmeniz daha bir önemli oluyor. Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cevriye Kübra Cenkçi “Okul döneminde beslenme çantasında nelere neden dikkat etmeliyiz?” sorusunu yanıtladı.<br /> </strong></p>
<p><strong>Beslenme çantası neden önemli?</strong><br />Okul çağındaki çocuklar günün büyük bir kısmını okul sıralarında geçiriyor. Bu nedenle çocuğumuzun sadece evdeki beslenmesine değil okuldaki beslenmesine de önem vermemiz hem yaşamda sağlıklı şekilde ilerleyebilmesi hem de ileri yaşlarında sağlıklı beslenme alışkanlığının oluşturulması için önemlidir. Bununla birlikte bir çocuğun beslenmesi gün içindeki performansını etkileyen en önemli durumlardan biridir. Beslenme, çocuğun hem ders başarısını hem de fiziksel performansını etkiler. Artık okulların çoğunda yemekhaneler olmasına rağmen yemekhaneden yemek yemeyen çocuklarımız için oluşturacağımız beslenme çantasında sağlıklı ürünlerin tercih edilmesi son derece önemlidir.</p>
<p>Beslenme çantasına hazır ürünlerin koyulması çoğu ailede gördüğüm ve yanlış bulduğum bir alışkanlık.</p>
<p>Her yaşa göre beslenme çantasına eklenecek gıdalar ve miktarı değişkenlik göstermektedir. Genelde her ebeveyn çocuğunun yiyeceği miktarları bilir fakat bazen beslenme çantası içeriklerinin çocuğun yiyeceğinden fazla öğün içerdiğine de şahit oluyoruz. İlkokul çağındaki bir çocuk için temelde istediğimiz şey sabah kahvaltısını evde yapıp okula gitmesi ve okulda öğle yemeğini yemesi şeklindedir. </p>
<p><strong>Çocukların temel beslenmesinde neler olmalı?</strong> </p>
<ul>
<li>Bir çocuğun optimum zihin gelişimi ve büyümesine yardımcı olmak adına haftada en az 3-4 gün kırmızı et tüketmesi ve bununla beraber mutlaka sebzeyi de öğününde bulundurması önemli.</li>
<li>Haftada 2 gün beyaz et, balık, bulabilirseniz de gezen tavuk eti tercih edebilirsiniz.</li>
<li>Özellikle gelişim çağındaki çocuklar haftada 3 gün kuruyemiş, çiğ şekilde (ceviz, fındık, badem vb.) ve diğer yağlı tohumları tüketmelidir.</li>
<li>Günlük mutlaka bir meyve de beslenmede olmalı. </li>
<li>Kuruyemiş tercih edilen günlerde ise yanında meyve ile birlikte tüketilmesi iyi bir tercih olabilir. </li>
<li>Beslenmede günlük olarak 1 kase yoğurt ya da 1 bardak kefir mutlaka öneriyorum.</li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong>Süt ve yoğurt tüketimi nasıl olmalı?</strong><br />Hayvansal süt tüketiminin çocuklarda günlük 1 çay bardağı (125 ml) üzerine çıkmasını doğru bulmuyorum.  Bu nedenle takibimdeki hastalarımda da hayvansal süt tüketimini önermiyorum, fakat yoğurt ve kefir tüketimini çocuklar için mutlaka öneriyorum. Bu nedenle beslenmede günlük olarak 1 kase yoğurt ya da 1 bardak kefir mutlaka öneriyorum. Yoğurt ve kefir içeriğindeki yoğun probiyotikler sayesinde çocuğumuzun hem bağırsak sağlığına katkı sağlamakta hem de gelişimlerini desteklemektedir. </p>
<p><strong>Yumurta tüketimi nasıl olmalı?</strong></p>
<p>Günlük olarak yumurta tüketilmesi de en desteklediğim şeylerden birdir fakat gezen tavuk yumurtası olmasına dikkat etmek çok önemli. Ayrıca yemeklerin hazırlanmasında zeytinyağı tercih etmek de uygun olacaktır. Bu şekilde bir beslenme tarzında çocuğumuz hem protein hem karbonhidrat hem de yağdan uygun şekilde beslenmiş, yeterli vitamin ve minerali birlikte almış olacaktır. </p>
<p><strong>Örnek bir beslenme çantasında seçilmesi gerekenler nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>En temel gıda sebze (burada lifli sebzeleri tercih etmek iyi bir seçenektir) ve yanında mümkünse protein içeren gıdalar şeklinde olmalıdır. </li>
<li>Eğer tatlı seçilecekse mümkünse kuru meyveli ve yoğurtlu bir tatlı şeklinde seçilebilir ya da kuruyemiş ve meyve şeklinde olabilir.  </li>
<li>Su tüketimi çocuklarda özellikle sıcak günlerde çok önemli olduğundan beslenme çantasının yanında suyunu da koymayı ihmal etmemeliyiz.</li>
<li>Beslenme çantasını hazırlarken kahvaltıda yediği yiyecekler ile akşam yiyeceği yemek de göz önünde bulundurularak çocuğun sıkılmayacağı şekilde mümkünse farklı gıdalar tercih edilmeli ve porsiyonlar da ona göre ayarlanmalıdır. </li>
<li>Ekmek çantaya eklenecekse mümkünse tam buğday unundan yapılmış ekmekler tercih edilmelidir. </li>
</ul>
<p><strong>Beslenme çantasında olmaması gereken fakat çoğunlukla çantalarda olan gıdalara nelerdir?</strong> <br />Hazır soslar, hazır bisküvi, cips gibi paketli gıdalar, çikolatalar, gofretler, meyve suları, kızartılmış yiyecekler gibi karbonhidrat içeriği yüksek yiyecekler çocuğumuzda ani kan şekeri yükselmelerine neden olabilecek gıdalar sayılabilir. Bu tür gıdalar kan şekerinde ani dalgalanmalar yapması nedeniyle çocuğumuzun ders başarısını etkiler, çünkü ani kan şekeri yükselmeleri ve ardından düşmeleri çocukta halsizlik ve uyku haline neden olur. Bu tür gıdaları beslenme çantalarına asla eklemememiz gerekmektedir. Kek, börek tarzı şeyleri ise evde kendi yaptığımız ürünlerden tercih etmek daha uygun olacaktır. </p>
<p><strong>İlkokul çağındaki çocuklar için örnek beslenme çantası</p>
<p> Öneri 1</strong></p>
<ul>
<li>4 kaşık salata (çiğ sebze ile hazırlanmış)</li>
<li>1 dilim ızgara et (çocuğunuzun yiyeceği miktara göre ayarlanmalı, genelde 2 köfte büyüklüğünde tercih edilebilir)</li>
<li>1 dilim tam tahıllı ekmek</li>
<li>Ara öğün olarak 1 adet meyve yanında yarım kase kadar yoğurt</li>
<li>Su </li>
</ul>
<p><strong>Öneri 2</strong></p>
<ul>
<li>Tam tahıllı ekmekle hazırlanmış sandviç (içinde protein kaynağı olarak yumurta ya da et tercih edilebilir ve mutlaka çiğ sebze de olmalı)</li>
<li>Ayran (kırmızı et varsa aynı anda süt ürünü tüketmek uygun olmaz bu durumda evde sıkılmış şekersiz meyve suyu olabilir)</li>
<li>Ara öğünde çocuğun avuç içi kadar çiğ kuruyemiş ve 1 adet meyve</li>
<li>Su</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-beslenme-cantasinda-neler-olmali-403696">Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koronavirüsün alt varyantı BA.2.86&#8217;dan korunmak için neler yapmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koronavirusun-alt-varyanti-ba286dan-korunmak-icin-neler-yapmali-402401</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 06:24:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alt]]></category>
		<category><![CDATA[badan]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüsün]]></category>
		<category><![CDATA[korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[varyantı]]></category>
		<category><![CDATA[yapmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402401</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsrail, Danimarka, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nde tespit edilen koronavirüsün alt varyantı BA.2.86 gündemdeki yerini koruyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koronavirusun-alt-varyanti-ba286dan-korunmak-icin-neler-yapmali-402401">Koronavirüsün alt varyantı BA.2.86&#8217;dan korunmak için neler yapmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsrail, Danimarka, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nde tespit edilen koronavirüsün alt varyantı BA.2.86 gündemdeki yerini koruyor. Bilim insanları bu varyant üzerinde çalışmalarına devam ederken, yeni varyantın bulaşıcılığı ve alınması gereken önlemler merak konusu oldu. Bu yeni varyant ile ilgili bilgi veren İstinye Üniversitesi (İSÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Huri Bulut Dedeakayoğulları, BA.2.86 ile ilgili alınması gereken önlemleri de sıraladı</strong></p>
<p>Yaklaşık dört yıldır hayatımızda olan koronavirüsün yeni varyantı BA.2.86 gündem konusu oldu. ‘Hayatın durduğu’ günler geri mi gelecek endişesi bu alt varyanta karşı merakı da artırdı. İstinye Üniversitesi (İSÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Huri Bulut Dedeakayoğulları, BA.2.86 ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Araştırmalar hâlâ devam ediyor”</strong></p>
<p>İSÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Huri Bulut Dedeakayoğulları, son varyantın özellikleri ve mutasyonlarıyla ilgili şu bilgileri verdi:</p>
<p>“COVID-19 varyantı BA.2.86, virüsün aktif kısımlarındaki 35’ten fazla bölgede mutasyon taşımakta olup şu anda İsrail, Danimarka, ABD ve İngiltere&#8217;nin yanı sıra İsviçre, Güney Afrika ve diğer birçok ülkede görülmektedir. Halk sağlığı yetkilileri, bilim insanlarının sosyal medyada ‘Pirola’ adını verdiği COVID alt değişkenini hâlen araştırmaya devam etmektedir. Araştırmacılar ve enfeksiyon hastalıkları uzmanları, çok sayıda mutasyona sahip olmasından dolayı BA.2.86&#8217;nın COVID-19 aşısını veya yakın zamanda ortaya çıkan farklı bir varyanttan kaynaklanan bağışıklığı bypass edebileceğinden şüphe duymaktadırlar.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“Bağışıklık sistemi zayıf kişilerde tespit edildiği bildirildi”</strong></p>
<p>Bu varyantın ne kadar bulaşıcı olduğunun henüz bilinmediğini vurgulayan Doç. Dr. Dedeakayoğulları, </p>
<p>“Bazı mutasyonlar, yayılma yeteneğini ve/veya daha ciddi hastalık ve ölüme neden olma yeteneğini etkileyen özellikler de dâhil olmak üzere virüsün önemli özelliklerinde değişikliklere yol açabilir. Bunun yanında şimdiye kadar bildirilen vakaların test ve sıralama eksikliğinden kaynaklı daha fazla olabileceği düşünülmektedir. BA.2.86&#8217;nın ne kadar bulaşıcı olduğu henüz belli olmasa da, insandan insana yayılabilmesinin mümkün göründüğü, diğer yüksek düzeyde mutasyona uğramış alt değişkenlerin çoğunlukla uzun süreli enfeksiyonları olan bağışıklık sistemi zayıf kişilerde tespit edildiği bildirilmiştir.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“COVID-19 için kullanılan testler ve ilaçlar bu varyantta etkili görünüyor”</strong></p>
<p>COVID-19&#8217;u tespit etmek için kullanılan testlerin ve tedavi etmek için kullanılan ilaçların bu varyantta da etkili olduğunu belirten İSÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Huri Bulut Dedeakayoğulları, sözlerine şöyle devam ediyor:</p>
<p>“Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (Centers for Disease Control and Prevention &#8211; CDC) şu anki verilerine göre, COVID-19&#8217;u tespit etmek için kullanılan mevcut testler ve tedavi etmek için kullanılan ilaçlar bu varyantta etkili görünmektedir. Bilim insanları yakında çıkacak güncellenmiş COVID-19 aşısının etkinliğini değerlendirmektedirler. CDC&#8217;nin mevcut değerlendirmesi, bu güncellenmiş aşının ciddi hastalıkları ve hastaneye yatışları azaltmada etkili olacağı yönünde olup, şu anda bu varyantın daha ciddi hastalıklara neden olduğuna dair somut bir kanıt yoktur. Ek bilimsel veriler geliştirildikçe bu değerlendirme değişebilir.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“BA.2.86&#8217;nın oldukça bulaşıcı olup olmayacağı netlik kazanmış değil”</strong></p>
<p>Varyant BA.2.86&#8217;nın ne ölçüde bulaşıcı olup olmayacağı konusundaki endişelerin netlik kazanmadığının altını çizen Doç. Dr. Dedeakayoğulları, şöyle konuştu:</p>
<p>“Şu anda bu versiyonun öncekilere göre daha hızlı yayılıp yayılmadığına veya daha ciddi hastalıklara neden olup olmadığına dair bir kanıt bulunmamakla birlikte, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri insanları daha önce olduğu gibi Covid-19&#8217;dan korunma yönergelerine uymaya çağırdı. Uzmanlar, birçok mutasyonun BA.2.86&#8217;yı daha önceki varyantlarla karşılaştırıldığında ‘yapısında kökten farklı’ hale getirdiğini belirtmekte ancak BA.2.86&#8217;nın oldukça bulaşıcı olup olmayacağı konusunda endişeler netlik kazanmış değil. BA.2.86&#8217;nın virüsün diğer türleriyle rekabet edip edemeyeceği veya bağışıklık tepkilerinden kaçma konusunda herhangi bir avantaja sahip olup olmayacağı da halen araştırılmaktadır. Diğer COVID-19 varyantlarına benzer şekilde BA.2.86 varyantında da öksürük, boğaz ağrısı, burun akması, hapşırma, tükenmişlik, baş ağrısı, kas ağrıları ve değişen koku duyusu gibi benzer semptomlar görülmektedir. Farklı ülkelerde görülen vakalar benzer semptomlar taşımakta olup virüsün yapısal farklılıkları açısından araştırmalar devam halen devam etmektedir.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“Ortamı havalandırın, ellerinizi sık sık yıkayın”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Dedeakayoğulları, koronavirüsün alt varyantı BA.2.86’dan korunmak için şu önerileri sıraladı:</p>
<p>“Şu anda bu varyantın ne kadar iyi yayıldığını bilmiyoruz, ancak diğer varyantlarla aynı şekilde yayıldığını biliyoruz. Kendinizi ve başkalarını enfeksiyondan korumak için Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin tavsiye ettiği aşağıdaki önlemleri almaya devam etmek varyantın olası yayılma hızını düşürmeye yardımcı olacaktır:</p>
<p> </p>
<p>&#8211;           Tavsiye edildiği şekilde COVID-19 aşılarınızı yaptırın</p>
<p>&#8211;           Hastaysanız evde kalın</p>
<p>&#8211;           Gerekli olması hâlinde, COVID-19 testi yaptırın</p>
<p>&#8211;           Hastalanma riskiniz yüksekse tedavi alın</p>
<p>&#8211;           Maske takmayı tercih ederseniz burnunuza ve ağzınıza tam oturan, yüksek kaliteli bir maske takın</p>
<p>&#8211;           Bulunduğunuz ortamdaki havalandırmayı iyileştirin</p>
<p>&#8211;           Ellerinizi sık sık yıkayın.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koronavirusun-alt-varyanti-ba286dan-korunmak-icin-neler-yapmali-402401">Koronavirüsün alt varyantı BA.2.86&#8217;dan korunmak için neler yapmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birinci Sınıfa Başlayan Çocukların Okula Uyum Sürecinde Neler Yapılmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/birinci-sinifa-baslayan-cocuklarin-okula-uyum-surecinde-neler-yapilmali-399657</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Aug 2023 10:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başlayan]]></category>
		<category><![CDATA[birinci]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[sınıfa]]></category>
		<category><![CDATA[sürecinde]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=399657</guid>

					<description><![CDATA[<p>Duygular bulaşıcıdır; duygularınız çocuğunuza doğrudan bulaşır. Dolayısıyla çocuğunun okula başlamasıyla ilgili kaygı ve korku gibi duygular yaşayan ebeveynler bu duyguları çocuklarına da aktarabilirler. Bu noktada ebeveynin kendi duygusuna yönelik destek alması önerilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/birinci-sinifa-baslayan-cocuklarin-okula-uyum-surecinde-neler-yapilmali-399657">Birinci Sınıfa Başlayan Çocukların Okula Uyum Sürecinde Neler Yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>Duygular bulaşıcıdır; duygularınız çocuğunuza doğrudan bulaşır. Dolayısıyla çocuğunun okula başlamasıyla ilgili kaygı ve korku gibi duygular yaşayan ebeveynler bu duyguları çocuklarına da aktarabilirler. Bu noktada ebeveynin kendi duygusuna yönelik destek alması önerilir.</li>
<li>Belirsizlik yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da kaygı uyandırır. Soyut düşüncesi gelişmekte olan çocuğunuza okul sürecini somutlaştırarak gelişimine uygun bir dille anlatın. Örneğin; okulun nasıl bir yer olduğu, kaçta okula gideceği, onu kim nasıl ve nerden alacağı, orada kimler olacağı ve ne yapacakları konusunda sade anlaşılır bir dille bilgilendirin.</li>
<li>Çocuğunuz okula başlamadan birlikte gideceği okulu gezin, sınıfını, kantini okulun tuvaletlerini ona gösterin öğretmeniyle tanıştırın. Bu tutum çocuğun okulun nasıl bir yer olduğu ve kendisini nelerin beklediği konusunda somutlaştırma yapmasına yardımcı olarak kendisini güvende hissettirecektir.</li>
<li>Çocuğunuz kaygı ve korku gibi olumsuz duyguları yetişkinler kadar doğrudan aktaramayabilir. Bu dönemde duygular somatik deneyimlerle çıkabilir. Örneğin karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı gibi belirtiler çocuğunuzda gözlemliyorsanız duygularını ifade edilmesi için oyun yolu ya da resim yoluyla alan açın ve gerekli durumlarda uzmandan destek alın.</li>
<li>Abartıya kaçmadan kendi çocukluk deneyimlerinizden korku ve kaygılarınızdan bahsedebilir ve duyguları normalleştirebilirsiniz. Bunu yaparken çocuğunuzun duygularını görmezlikten gelme ya da küçültmeye tutumunuzun kaymadığından emin olun.</li>
<li>Okula başlayacak olan çocukların olayları sebep sonu ilişkisi ile ilişkilendirmesini bekleriz. Ebeveyn olarak bu konuda çocuğunuzla kurallar konusunda tutarlı bir tutum sergilemenizi öneririm. Bu noktada kurallarda zaman zaman esneklik ve fikir alışverişinde bulunma ortak bir karara varma çocuğun düşünme becerisinin gelişmesine yardımcı olacaktır.</li>
<li>Okul çağı çocuğu bu yaşlarda biricikliğini ve bu biricikliğinin ötekilerle ilişki kurarak benlik saygısı üzerinde belirleyici etkiler oluşturur.  Özellikle bu dönemlerde ebeveynlerin eleştirel baskıcı tutumları çocuğun benlik algısında zedeleyici bir etki oluşturabilir. Örneğin; ‘böyle bir çocuk olmaya devam edersen okulda hiç arkadaşın olmaz’ ‘yaramaz çocukları öğretmenler sevmez’ ‘iyi sen tembel çocuk ol’ tam tersi olumlu geri bildirimler veren destekleyici ebeveyn tutumları ise çocukta yüksek benlik saygısının oluşumuna zemin hazırlar.  </li>
<li>Okula başlayabilmek için dikkatini toplayabilme, verilen çalışmaları sonuna kadar yapabilme yani dikkatini sürdürebilme, el göz koordinasyonu, anneden ayrılabilme gibi birçok özellikleri çocuğun barındırıyor olması gerekir. Bu özelliklerden bir ya da daha fazlasının olmaması çocuğun okula uyum süreci üzerinde zorlaştırıcı bir etki oluşturabilir. Okula ve okumaya akademik yaşama tutumu olumsuz yönde etkilenebilir.   </li>
</ul>
<p>Dolayısıyla okul öncesi fizyolojik gelişimin takibi kadar duygusal, sosyal ve bilişsel gelişiminde okula uyum konusunda son derece önemli olduğunu söyleyebilirim. Çocuğunuzun okula hazır oluşluğunun ve gelişimsel sürecinin uzman tarafından değerlendirilmesi ve test edilmesi uyum sürecinin sağlıklı bir şekilde geçirilmesinde önemli bir rol oynayacaktır.   Okula başladıktan sonra da benzer şekilde çocuğun biyo-psiko-sosyal gelişimi ebeveynler ve öğretmenler tarafından gözlenmeli herhangi bir gelişimsel bozukluk belirtileri görülüyorsa psikolojik destek alınması faydalı olacaktır.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/birinci-sinifa-baslayan-cocuklarin-okula-uyum-surecinde-neler-yapilmali-399657">Birinci Sınıfa Başlayan Çocukların Okula Uyum Sürecinde Neler Yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güneş Çarpması Durumunda Kimler Risk Altında, Neler Yapılmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gunes-carpmasi-durumunda-kimler-risk-altinda-neler-yapilmali-395962</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Aug 2023 09:12:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altında]]></category>
		<category><![CDATA[çarpması]]></category>
		<category><![CDATA[durumunda]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[kimler]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=395962</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güneş Çarpması, yaz aylarında sıcak hava ve güneş altında uzun süre kalanlarda, sıkça görülen ciddi bir durumdur. Hayati risk dahi barındırabilen bu sorunun tedavisi de kritik detaylara sahip. Egepol Hastaneleri Doktorlarından Uzm. Dr. Ferit Sarı, güneş çarpmasıyla ilgili merak edilenler hakkında bilgiler veriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunes-carpmasi-durumunda-kimler-risk-altinda-neler-yapilmali-395962">Güneş Çarpması Durumunda Kimler Risk Altında, Neler Yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güneş Çarpması, yaz aylarında sıcak hava ve güneş altında uzun süre kalanlarda, sıkça görülen ciddi bir durumdur. Hayati risk dahi barındırabilen bu sorunun tedavisi de kritik detaylara sahip. Egepol Hastaneleri Doktorlarından Uzm. Dr. Ferit Sarı, güneş çarpmasıyla ilgili merak edilenler hakkında bilgiler veriyor.</p>
<p>Güneş çarpması, insan bedeninde ciddi yan etkilere neden olan hayati risk barındıran bir durumdur. Bu durumun, sadece cilt üzerinde etkilerinden söz edemeyiz. Güneş yanığı ile güneş çarpması birbirine karıştırılmamalıdır. Güneş çarpması, genel olarak tüm bedene etki eden yaygın bir bozukluğu ifade eder. </p>
<p>Özellikle çocuklar ve yaşlıların, bu riske daha açık olduklarından söz edilebilir. Kalp ve damar hastalıkları olanlar, diyabet hastaları, sinir sistemi rahatsızlıkları olanlar, genel olarak risk grubu içerisinde yer alır. Doktorları tarafından güneşe çıkmaları yasaklanan her hasta da ayrıca risk grubu içerisinde tanımlanır.</p>
<p>Güneş çarpması, esasen sadece risk grubunun kaçınması gereken bir durum değildir. Herhangi bir hastalığı olmayanlar da uzun süre bu etkiye maruz kalmaları halinde, bu sorunla yüzleşebilir. Doğrudan güneş ışığına maruz kalmak, bu sebeple doğru değildir. Direkt güneş ışığı, radyoaktif etkileri ile cilt ve tüm vücut üzerinde etkilere neden olabilir.</p>
<p>Güneş çarpmasının belirtileri arasında baş ağrısı, bulantı, kusma, yüksek ateş, terleyememe, sinir sistemi bozuklukları ve bilinç kaybı bulunur. Güneş çarpmasından korunmak için güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarıya çıkılmamalı, güneş koruyucu önlemler alınmalı ve sıvı tüketimi arttırılmalıdır.</p>
<p><strong>Güneş Çarpması ve Risk Faktörleri</strong></p>
<p>Güneş çarpması, sıcak havalarda güneş altında uzun süre kalan bireylerde meydana gelebilen ciddi bir durumdur. Özellikle çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olanlar, aşırı kilolu veya kaşektik kişiler, kanser hastaları, psikiyatrik rahatsızlığı olanlar, 65 yaş üzeri kişiler ve gebeler güneş çarpması açısından risk altında olan gruplardır. Yüksek sıcaklıklara maruz kalmak, aşırı besin tüketmek, kalın giyinmek ve fazla alkol tüketmek de güneş çarpmasını tetikleyebilir.</p>
<p><strong>Güneş Çarpmasının Belirtileri ve Tehlikeleri</strong></p>
<p>Güneş çarpmasının belirtileri arasında baş ağrısı, bulantı, kusma, yüksek ateş, terleyememe, sinir sistemi bozuklukları, ruhsal durum bozuklukları ve bilinç kaybı bulunur. İleri safhalarda tehlikeli olabilen güneş çarpmalarında, ciddi yaşam kaybı riski vardır ve kişinin sinir sisteminde kalıcı hasarlar oluşabilir. Bu nedenle, güneş çarpması belirtileri görüldüğünde vakit kaybedilmeden tedbirler alınmalıdır.</p>
<p><strong>Güneş Çarpmasından Korunma Yolları</strong></p>
<p>Güneş çarpmasından korunmak için güneşin yoğun olduğu saatlerde (10.00-16.00) mümkün olduğunca dışarıya çıkılmamalıdır. Güneş gözlüğü, şapka ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar kullanılmalı ve mutlaka güneş koruyucu kremler sürülmelidir. Günde en az 2,5-3 lt sıvı tüketmek, sindirimi kolay hafif yiyecekler tercih etmek ve ılık duş almak da önemlidir.</p>
<p><strong>Güneş Çarpmasında İlk Müdahale</strong></p>
<p>Güneş çarpması durumunda, kişi hemen serin bir yere alınmalı ve üzerindeki sıkı giysiler gevşetilmelidir. Vücut ısısını düşürmeye yönelik başına, göğsüne ve koltukaltlarına soğuk su ile ıslatılmış bez koyulabilir veya soğutucularla soğutmaya çalışmak gerekir. Kan dolaşımını başa doğru yönlendirmek için kişinin ayakları yükseltilmeli, kol ve bacaklara masaj yapılmalıdır. Ateş düşürücü ilaçlar kullanmak da gerekebilir.</p>
<p><strong>Güneş Çarpması Sonrası Komplikasyonlar</strong></p>
<p>Güneş çarpması sonrası oluşabilecek komplikasyonlar nedeniyle hastalar birkaç hafta takip edilmelidir. Sıvı ve tuz dengesi ile sıcaklık değişimleri gözlem altında tutulur. Güneş çarpmasında tablo kötüye gidiyorsa tuz ve elektrolit seviyelerini belirlemek için kan testleri kullanılabilir. Kan testi sonucuna göre hastaya sıvı terapisi uygulanabilir.</p>
<p><strong>Çocuklarda Güneş Çarpması ve Önlemler</strong></p>
<p>Çocukların cildi güneşe karşı hassastır, özellikle 1 yaş altı bebekler için güneş koruyucu kullanırken doktora danışmak önemlidir. Çocuklar dışarı çıkarılmadan önce güneş koruyucu sürülmeli ve güneşin yoğun olduğu saatlerde (10.00-16.00) dışarı çıkılmamalıdır. Uzun süre güneş altında kalan çocuklarda güneş çarpması olabilir, bu durumda bol bol su içirilmeli ve vücut sıcaklığı normalin üzerindeyse ateş düşürücü ilaçlar kullanılmalıdır.</p>
<p><strong>Güneş Çarpmasında Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong></p>
<p>Güneş çarpması durumunda kesinlikle su içirilmemeli, alkol koklatılmamalı ve katı yiyecekler verilmemelidir. Güneş çarpması teşhisi için kişinin semptomları gözden geçirilmeli, kan basıncı ve sıcaklık değerleri ölçüldükten sonra tanı konulmalıdır. Güneş çarpmasına maruz kalan kişi hemen serin bir yere alınarak ilk müdahale yapılmalı ve gerekirse en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunes-carpmasi-durumunda-kimler-risk-altinda-neler-yapilmali-395962">Güneş Çarpması Durumunda Kimler Risk Altında, Neler Yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ağustos ayında TOD&#8217;da neler var?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/agustos-ayinda-todda-neler-var-391206</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Jul 2023 08:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[todda]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=391206</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her zaman kaliteli ve ödüllü yapımları izleyicilerine sunan TOD, ağustos ayında da yeni orijinal içerikleri, sürükleyici dizilerin yeni sezonları ile Türkiye’de ve TV’de ilk kez gösterilecek heyecan dolu filmlerle yaz keyfini sürdürecek!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agustos-ayinda-todda-neler-var-391206">Ağustos ayında TOD&#8217;da neler var?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her zaman kaliteli ve ödüllü yapımları izleyicilerine sunan TOD, ağustos ayında da yeni orijinal içerikleri, sürükleyici dizilerin yeni sezonları ile Türkiye’de ve TV’de ilk kez gösterilecek heyecan dolu filmlerle yaz keyfini sürdürecek!</strong></p>
<p>TOD’un, ağustos ayında hepsi birbirinden sürükleyici ve eğlenceli filmleri arasında; John Carpenter’ın efsanevi 1978 yapımı meşhur “Halloween” filmindeki olayların 40 yıl sonraki devamı niteliğinde çekilen üçlemenin son halkası ve serinin 11. filmi <strong>‘‘Cadılar Bayramı Sona Eriyor (Halloween Ends)”, </strong>yakışıklı oyuncu Jonathan Rhys Meyers’in başrolde oynadığı, her anı gerilim yüklü ve heyecan dolu <strong>“Huzursuzluk (Disquiet)“</strong>, katıldığı farklı festivallerde toplam 9 ödül ve 23 adaylığı bulunan<strong> </strong>nefes kesen<strong> </strong>suç ve gerilim filmi <strong>“Suçlu Emily (Emily the Criminal)”</strong>, 2023 En İyi Animasyon Oscar ve Altın Küre adayı olmayı başaran, eğlence dolu animasyon filmi <strong>“Ayakkabılı Deniz Kabuğu Marcel (Marcel the Shell with Shoes On)” TV’de ilk kez TOD </strong>ekranlarına gelecek.<strong> </strong>Guido Maria Brera’nın romanından uyarlanan ve bir Amerikan bankasının İtalya&#8217;daki ticari işlemler bölümünün başında bulunan Massimo Ruggero ve bankanın CEO&#8217;su Dominic Morgan&#8217;ın dünyasını anlatan “<strong>Devils</strong>” dizisinin beklenen 2. sezonu da Ağustos ayında TOD ekranlarına gelecek diziler arasında yer alıyor. </p>
<p><em><strong>Yepyeni TOD ORIGINALS içeriği “Sudaki İzler: Masmavi” </strong></em></p>
<ul>
<li>Tüm deniz tutkunlarının artık çok iyi bildiği deneyimli dalgıç ve belgeselci Savaş Karakaş tarafından hazırlanan “<strong>Sudaki İzler</strong>” belgesel kuşağının yepyeni serisi “<strong>Masmavi</strong>” denizlerimizin geleceği için gösterilen her türlü çabayı ekrana taşıyarak çözümün bir parçası olmayı hedefliyor. Seride istilacı türlerden iklim değişikliğine, mercan ve deniz çayırı rehabilitasyonundan hayalet ağlara kadar, geniş bir konu yelpazesi ele alınıyor.  Mavi dünyanın ve deniz tutkunlarının her bölümünü zevkle izleyeceği sekiz bölümden oluşan ağustos ayının yepyeni <strong>TOD ORIGINALS</strong> içeriği “<strong>Sudaki İzler: Masmavi</strong>” serisi, 29 Ağustos’tan itibaren her Salı 1 bölümüyle <strong>TOD</strong> ekranlarında olacak.</li>
</ul>
<p><em><strong>Entrikalarla dolu “Devils” yeni sezon! </strong></em></p>
<ul>
<li>Guido Maria Brera’nın romanından uyarlanan <strong>“Devils”, </strong>Amerikan bankasının İtalya’daki ticari işlemler bölümünün başında bulunan Massimo Ruggero ve bankanın CEO’su Dominic Morgan&#8217;ın entrika ve sırlar dolu dünyası anlatıyor. Dizinin 2. sezonunda yeni Çinli ortaklar, milyonlarca insanın verilerinin teknolojik kontrolü için Çin ile ABD arasında sessiz bir savaş başlatmak için ihanet etmeye hazırken heyecan dolu bir yolculuk başlıyor. <strong>“Devils” </strong>2.sezonu ile 16 Ağustos’tan itibaren her Çarşamba <strong>TOD</strong>’da yayınlanacak.</li>
</ul>
<p><em><strong>Sıra dışı bir kara komedi!</strong></em></p>
<ul>
<li>Kara komedi tarzındaki <strong>“The Righteous Gemstones”</strong> dizisi ekranda misyonerlik yaparak bağış toplayan dünyaca ünlü Gemstone ailesinin içine girdiği kaosu eğlenceli bir dille anlatıyor. Usta oyuncu John Goodman’ın (<em>Eli Gemstone</em>) ailenin temel taşı olduğu dizinin yapımcısı ve başrol oyuncularından bir diğeri ise Danny McBride (<em>Jesse Gemstone</em>). Dizinin yepyeni 3. sezonunda, uzun süredir kayıp olan kuzenleri ortaya çıkınca, kardeşler Gemstone mirasını korumak için birlikte çalışmak zorunda kalacaklar. <strong>“The Righteous Gemstones”</strong> 4 Ağustos Cuma gününden itibaren, her Cuma iki yeni bölüm üst üste <strong>TOD</strong>’da yayınlanacak. </li>
</ul>
<p><em><strong>Ağustos ayında sinema keyfi TOD’da!</strong></em></p>
<ul>
<li>Orijinali 1978 yılına ait John Carpenter imzalı kült korku filmi “Halloween” serilerinin 11. ve son filmi <strong>“Cadılar Bayramı Sona Eriyor (Halloween Ends)”,</strong> filmin unutulmaz karakteri Laurie Strode (Jamie Lee Curtis) ile efsaneye veda ediyor. David Gordon Green’in çektiği üçlemenin son halkası olan 2022 yapımı <strong>“Cadılar Bayramı Sona Eriyor (Halloween Ends)”</strong> sinemalardan sonra ilk kez 14 Ağustos Pazartesi; </li>
</ul>
<ul>
<li>TV’de ilk kez ekrana gelecek ödüllü filmler arasında yer alan, 2023 En İyi Animasyon Oscar ve Altın Küre adayı, <strong>“Ayakkabılı Deniz Kabuğu Marcel (Marcel the Shell with Shoes On)” </strong>adlı müthiş eğlenceli animasyon filminin yönetmen koltuğunda akademi ödüllü Dean Fleischer Camp var. <strong>“Ayakkabılı Deniz Kabuğu Marcel (Marcel the Shell with Shoes On)”,</strong> Türkiye’de ilk kez 24 Ağustos Perşembe; </li>
<li>Jonathan Rhys Meyers’in başrolde oynadığı ve sürükleyici bir gerilim filmi olan <strong>“Huzursuzluk (Disquiet)”</strong> Türkiye’de ilk kez TOD ekranlarına geliyor. Klostrofobik bir atmosfere sahip gerilim filminde her sahne heyecan dolu. <strong>“Huzursuzluk (Disquiet)”</strong>,<strong> </strong>Türkiye’de ilk kez 1 Ağustos Salı; </li>
<li>&#8220;The Tudors” dizisinden tanıdığımız Jonathan Rhys Meyers ve Oscar&#8217;lı aktör Jon Voight’un başrolde olduğu gerilim filmi <strong>“Tehlikeli Oyun: Miras Cinayetleri (Dangerous Game: The Legacy Murders)”, </strong>uzak bir malikanede tekrar bir araya gelen bir ailenin bir tuzağın içine düşerek hayatta kalma mücadelesini aktarıyor. <strong>“Tehlikeli Oyun: Miras Cinayetleri (Dangerous Game: The Legacy Murders)”, </strong>Türkiye’de ilk kez 1 Ağustos Salı;</li>
<li>Farklı festivallerde toplam 9 ödül ve 23 adaylığı bulunan izlerken soluksuz bırakacak suç ve gerilim filmi <strong>“Suçlu Emily (Emily the Criminal)”,</strong> ağustos ayının heyecan dolu yapımları arasında yer alıyor. John Patton Ford’un yazıp yönettiği filmin başrolünde Aubrey Plaza var. <strong>“Suçlu Emily (Emily the Criminal)”,</strong> 12 Ağustos Cumartesi Türkiye’de ilk kez <strong>TOD </strong>ekranında yayında.</li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agustos-ayinda-todda-neler-var-391206">Ağustos ayında TOD&#8217;da neler var?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fidye yazılımı saldırılarının en yaygın kaynakları neler?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fidye-yazilimi-saldirilarinin-en-yaygin-kaynaklari-neler-384235</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 12:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[fidye]]></category>
		<category><![CDATA[kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[saldırılarının]]></category>
		<category><![CDATA[yaygın]]></category>
		<category><![CDATA[yazılımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384235</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky, bir şirket veya kuruluşta meydana gelen güvenlik ihlalleri, saldırılar veya diğer olaylarla ilgili müdahale ve tepki sürecini ölçtüğü “Olay Müdahale” hizmetinden topladığı bilgilerle fidye yazılımı saldırılarının en yaygın kaynaklarını ortaya çıkardı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fidye-yazilimi-saldirilarinin-en-yaygin-kaynaklari-neler-384235">Fidye yazılımı saldırılarının en yaygın kaynakları neler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky,</strong> <strong>bir şirket veya kuruluşta meydana gelen güvenlik ihlalleri, saldırılar veya diğer olaylarla ilgili müdahale ve tepki sürecini ölçtüğü “Olay Müdahale” hizmetinden topladığı bilgilerle fidye yazılımı saldırılarının en yaygın kaynaklarını ortaya çıkardı. Yeni Kaspersky raporu, 2022&#8217;deki fidye yazılımı saldırılarının çoğunun halka açık uygulamalardan, güvenliği ihlal edilmiş kullanıcı hesaplarındaki verilerden ve kötü amaçlı e-postalardan yararlanılarak başladığını gösterdi.</strong></p>
<p> </p>
<p>IT Security Economics raporuna göre, 2022 yılında şirketlerin %40&#8217;ından fazlası en az bir fidye yazılımı saldırısıyla karşı karşıya kaldı. KOBİ&#8217;ler kurtarma için ortalama 6 bin 500 dolar harcarken, işletmeler 98 bin dolar ödedi. Bu rakamlar, fidye yazılımı saldırılarının hala yaygın olduğunu ve herhangi bir şirketi herhangi bir zamanda vurabileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Kaspersky’nin “Siber olayların doğası&#8217;nda yer alan istatistikler” başlığıyla yayınladığı olay müdahale analiz raporu, 2022 yılında Kaspersky uzmanları tarafından incelenen fidye yazılımı saldırılarının neredeyse %43&#8217;ünün kamuya açık uygulamalardan yararlanma ile başladığını, bunu sırasıyla %24 ve %12 ile daha önce güvenliği ihlal edilmiş kullanıcı hesaplarından alınan verilerin ve kötü amaçlı e-postaların izlediğini gösteriyor. Saldırganların amacı haraç almak veya veri şifrelemek değil, kişisel verilerin, fikri mülkiyetin ve diğer hassas bilgilerin madenciliğini yapmak olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Vakaların çoğunda, bilinen kimlik bilgileri zaten tehlikeye atılmıştı ve günlük rotasyon politikaları nedeniyle suç keşfedildiğinde analiz edilecek hiçbir iz kalmamıştı. Bu nedenle bu verilerin nasıl sızdırıldığını araştırmak mümkün değildi.</p>
<p>Rapor ayrıca, en uzun süren fidye yazılımı saldırılarının kamuya açık uygulamaların istismarıyla başladığını ve bunların %2&#8217;sinden biraz fazlasının bir yıl ve daha uzun sürdüğünü ortaya koydu.</p>
<p>Kaspersky Global Acil Durum Müdahale Ekibi Başkanı <strong>Konstantin Sapronov</strong>, şunları söyledi: <em>&#8220;Şifreler, yazılım açıkları ve sosyal mühendislikle ilgili devam eden güvenlik sorunları, saldırganlar için ilk erişim vektörleri haline geliyor ve onlara fidye yazılımı faaliyetlerini gerçekleştirmek için sayısız yol sağlıyor. Bu tür faaliyetlerin potansiyelini en aza indirmek için işletmelerin bir parola politikası oluşturması ve kontrol etmesi, yama yönetimi yapması, çalışanların farkındalığını artırması ve düzenli olarak korsan sitelere karşı önlemler alması büyük önem taşıyor.&#8221;</em></p>
<p>Kaspersky uzmanları, işletmeleri olası fidye yazılımı tehditlerinden korumak için şunları öneriyor:</p>
<ol>
<li>Düzenli sistem yedeklemeleri yapın ve mümkünse kayıtlı verileri kurumsal BT ağına bağlı olmayan cihazlarda tutun. Bu, tüm ağın tehlikeye girmesi durumunda bilgileri güvende tutacaktır. </li>
<li>Kritik güvenlik güncellemelerinin yanı sıra işi kolaylaştırabilecek özellikler sağlamak için işletim sistemi veya iş yazılımında güncellemeleri uygulayın. </li>
<li>Kurumsal hizmetlere erişmek için güçlü parolalar, uzak hizmetlere erişmek için çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın.</li>
<li>Kimlik avı e-postaları, şüpheli web siteleri veya resmi olmayan kaynaklardan indirilen yazılımlar gibi potansiyel tehditleri özetleyerek karşılaşabilecekleri çeşitli siber güvenlik tehditleri hakkında çalışanlarınızı bilgilendirin. Personelin tetikte olmasını sağlamak için Kaspersky Security Awareness gibi interaktif eğitimleri ve testleri uygulamayı değerlendirin. </li>
<li>Siber suçlular nihai hedeflerine ulaşmadan önce saldırıyı erken aşamalarda tespit etmek ve durdurmak için Kaspersky Incident Response, Kaspersky Endpoint Detection and Response Expert veya Kaspersky Managed Detection and Response gibi hizmet ve çözümleri kullanın.</li>
<li>Kapsamlı bir güvenlik görünümü sunmak ve mevcut tehditleri anında tespit edip karşı koymak için uç nokta, ağ ve bulut verileri de dahil olmak üzere çeşitli veri kaynaklarından telemetri toplayan genişletilmiş tespit ve yanıt çözümleri uygulayarak siber güvenlik araçlarının kullanımını optimize edin.</li>
</ol>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fidye-yazilimi-saldirilarinin-en-yaygin-kaynaklari-neler-384235">Fidye yazılımı saldırılarının en yaygın kaynakları neler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MediaMarkt &#8216;Anneler Neler Neler Günü&#8217; Reklam Filminde Ailedeki Tüm Annelere Yer Verdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mediamarkt-anneler-neler-neler-gunu-reklam-filminde-ailedeki-tum-annelere-yer-verdi-371763</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2023 08:54:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ailedeki]]></category>
		<category><![CDATA[anneler]]></category>
		<category><![CDATA[annelere]]></category>
		<category><![CDATA[filminde]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[mediamarkt]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[verdi]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=371763</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geniş ürün yelpazesiyle konforlu alışverişin keyfini sunan MediaMarkt, Anneler Günü’ne özel yeni reklam filmini yayınladı. Farklı yaşlardan anne ve çocukların hayatlarından kesitlere yer veren marka, “Siz ona MediaMarkt’tan Neler Neler Neler Alırsınız?” söylemiyle annelerin, aldıkları hediyeler karşısında yaşadığı mutluluğu da gözler önüne serdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mediamarkt-anneler-neler-neler-gunu-reklam-filminde-ailedeki-tum-annelere-yer-verdi-371763">MediaMarkt &#8216;Anneler Neler Neler Günü&#8217; Reklam Filminde Ailedeki Tüm Annelere Yer Verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Geniş ürün yelpazesiyle konforlu alışverişin keyfini sunan MediaMarkt, Anneler Günü’ne özel yeni reklam filmini yayınladı. Farklı yaşlardan anne ve çocukların hayatlarından kesitlere yer veren marka, “Siz ona MediaMarkt’tan Neler Neler Neler Alırsınız?” söylemiyle annelerin, aldıkları hediyeler karşısında yaşadığı mutluluğu da gözler önüne serdi.</strong></p>
<p>Kucağında yeni doğmuş bebeğiyle bir anne, 9 yaşlarındaki erkek çocuğu yataktayken dereceyle ateşini ölçen 40 yaşlarında başka bir anne, öğretmen gibi yanında durup ödevlerine yardım eden 35 yaşlarında bir anne, sofrayı donatmış 50-55 yaşlarında başka bir anne ve tribünde taraftar olup oğlunun maçında tezahürat yapan bir anne, teyze ve 70 yaşlarında anneanne…</p>
<p>MediaMarkt’ın “Siz ona MediaMarkt’tan Neler Neler Neler Alırsınız?” söylemiyle yayınladığı yeni reklam filminde, farklı yaşlardan anne ve çocukların hayatlarından kesitlere yer veriliyor. Sonrasında çocukların yanında büyükleriyle birlikte MediaMarkt mağazalarında çok çeşitli alternatiflerden hediyeler seçmesiyle devam eden reklam filmi, alınan hediyelerin annelerde yarattığı mutluluğu gözler önüne sermesiyle sona eriyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mediamarkt-anneler-neler-neler-gunu-reklam-filminde-ailedeki-tum-annelere-yer-verdi-371763">MediaMarkt &#8216;Anneler Neler Neler Günü&#8217; Reklam Filminde Ailedeki Tüm Annelere Yer Verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem sırasında hayat kurtaran teknolojik özellikler neler?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-sirasinda-hayat-kurtaran-teknolojik-ozellikler-neler-360740</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 17:05:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kurtaran]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[özellikler]]></category>
		<category><![CDATA[sırasında]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360740</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung ekosistemi, kullanıcılar için deprem anında ve sonrasında kullanılabilecek ve hayati öneme sahip işlevler sunabiliyor. Samsung’un çeşitli akıllı telefon modelleriyle deprem esnasında kullanılabilecek özellikler şöyle;</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sirasinda-hayat-kurtaran-teknolojik-ozellikler-neler-360740">Deprem sırasında hayat kurtaran teknolojik özellikler neler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsung ekosistemi, kullanıcılar için deprem anında ve sonrasında kullanılabilecek ve hayati öneme sahip işlevler sunabiliyor. Samsung’un çeşitli akıllı telefon modelleriyle deprem esnasında kullanılabilecek özellikler şöyle;</p>
<p> </p>
<ul>
<li><strong>Kablosuz Güç Paylaşımı:</strong> Samsung Galaxy S ve Z Serisi, Galaxy Note 10, Note 20  cihazlarda kullanıcılar, telefon şarjını diğer uyumlu tüm marka ve modelleri şarj etmek için kullanabiliyor. Kullanıcılar, bunun için Ayarlar Bölümü’ndeki ‘Pil ve Cihaz bakımı’ sekmesinde, ‘Pil’ seçeneğini tercih ederek, ‘Wireless Power Sharing &#8211; Kablosuz Güç Paylaşımı’ bölümünden cihazın güç paylaşımını aktif edebiliyor. Böylece, iki telefonu arka arkaya konumlandırarak 2. cihazı şarj etmesini sağlayabiliyor. Deprem sonrasında en önemli sorunlardan biri olan şarj sorununa çözüm alternatifi sunuluyor.</li>
</ul>
<p> </p>
<ul>
<li><strong>Güç Tasarrufu Modu</strong>: Kullanıcılar, ‘Güç Tasarrufu Modu’nu aktif hale getirdiklerinde cihazın belli özellik ve animasyonlarının performansını azaltarak daha uzun pil kullanma süresine sahip olabiliyor. Bunu, ‘uygulamaları ve ana ekranı sınırlama&#8217; özelliği ile sağlıyor. Bu sayede de tam dolu pil ile telefonu kullanım şeklinize göre değişiklik gösterecek olmakla birlikte tahminen 2 tam gün pil ömrüne sahip olunması beklenmektedir. Gerçek pil ömrü, ağ ortamına, kullanım modellerine ve diğer faktörlere bağlı olarak farklılık gösterebilmektedir.* ‘Güç Tasarrufu Modu’,  Ayarlar Bölümü’nden, ‘Pil ve Cihaz’ bakımı sekmesindeki ‘Pil’ kısmında yer alıyor ve buradan aktive edilebiliyor. </li>
</ul>
<p> </p>
<ul>
<li><strong>Acil Durum Mesajı</strong>: Kullanıcılar, bu özelliği aktive etmeleri durumunda belirleyecekleri kişilere, 15 dakikada bir güncellenen konum bilgisi, pil durumu, ön ve arka kameralardan çekilmiş fotoğraflar SMS ve MMS olarak iletebilecek. Ayrıca, 5 saniyelik sesli mesaj gönderimini de aktif etmiş oluyorlar. Böylelikle kullanıcıların belirledikleri yakınları ve kişilerin, acil durumlarda kendisine çok daha hızlı bir şekilde ulaşma imkanı tanınmaya çalışılıyor. Acil Durum Mesajı özelliği, Ayarlar Bölümü’ndeki ‘Güvenlik ve Acil Durum’ sekmesinin altında yer alan ‘Acil Durum Paylaşımı’ kısmından aktive edilebiliyor.</li>
</ul>
<p> </p>
<ul>
<li><strong>Telefonu Siren Olarak Kullanma Özelliği</strong>: Samsung kullanıcıları, acil durumlarda cihazlarını siren olarak da kullanabiliyorlar. Acil durum SOS özelliği; güç tuşuna basıldığında devreye girip, 112 Acil numarasını otomatik olarak aramayı mümkün hale getirmektedir. Ve acil durum kişilerine mesaj atarak konum bilgisi paylaşmaktadır.  Bunun için Ayarlar Bölümü’ndeki ‘Güvenlik ve Acil Durum’ sekmesinin altında yer alan ‘Acil Durum SOS’ seçeneğini aktif hale getirebiliyor. Siren sesi,acil durum araması aktif olmadan önce başlayan geri sayım sırasında çalacaktır. </li>
</ul>
<p> </p>
<ul>
<li><strong>‘Telefonumu Bul’ Özelliği:</strong> Samsung kullanıcılar, telefonlarını kaybettiklerinde ya da nereye koyduklarını unuttukları durumlarda, ‘SmartThings’ veya ‘Telefonumu Bul’ özelliklerini kullanarak cihazlarını hızlıca bulabiliyorlar. Kullanıcıların bu özelliği aktive etmeleri için Gmail hesaplarını kullanarak, https://www.google.com/android/find linkine giriş yapmaları yeterli oluyor. SmartThings Find’ı kullanmak için Samsung hesabınızda oturum açmanız ve kayıp cihazlarınızı bulmak için ‘Çevrimdışı bul’ seçeneğini aktifleştirmeniz gerekmektedir. Ayrıntılı bilgiye; https://www.samsung.com/tr/apps/smartthings/  adresinden ulaşabilirsiniz.</li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sirasinda-hayat-kurtaran-teknolojik-ozellikler-neler-360740">Deprem sırasında hayat kurtaran teknolojik özellikler neler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı iftar sofrasında neler olmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-iftar-sofrasinda-neler-olmali-358718</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 11:43:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sofrasında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358718</guid>

					<description><![CDATA[<p>İftardan sonra tüketilen 8-10 bardak su böbrek yükünü dengeliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-iftar-sofrasinda-neler-olmali-358718">Sağlıklı iftar sofrasında neler olmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İftardan sonra tüketilen 8-10 bardak su böbrek yükünü dengeliyor</strong></p>
<p><strong>Ramazan ayı orucunun  14-15 saat saat süreceğini belirten uzmanlar, böbrek yükünü dengelemek ve kan dengesini korumak üzere iftardan sonra en az 8-10 bardak su tüketilmesi gerektiğini ifade ediyor. Alınan enerji ve kilonun artmasına yol açacağı için aşırı besin tüketmekten kaçınılması gerektiğini vurgulayan  Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, yağlı besin tüketiminin azaltılmasını ve uzun süreli dengeli enerji sağlayacak buğday, yulaf, fasulye, mercimek gibi kompleks karbonhidratlı yiyeceklerin tüketilmesini öneriyor. Örkçü; iftar yemeğine ılık çorbayla başlanmasını, zeytinyağlı sebze yemeği ya da salatadan sonra etli yemeğe geçiş yapılmasını ve son olarak tatlının ise iftardan 1-2 saat sonra tüketilmesini tavsiye ediyor. </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, Ramazan ayında sağlıklı beslenme açısından bilgiler ve önemli tavsiyer paylaştı.</p>
<p><strong>Diyetler vücut ağırlığını korumak üzere yapılmalı</strong></p>
<p>Bu yıl Ramazan ayında 14-15 saat kadar süren bir oruç söz konusu olacağını hatırlatarak sözlerine başlayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, “Ramazan ayında optimal beslenmeyi sağlamak önemlidir. Yapılan birçok bilimsel çalışmada Ramazan orucunun vücuttaki metabolizmayı yavaşlattığı belirlendi. Bu sonuçlara göre diyetimiz normal vücut ağırlığımızı korumak, ağırlık kaybetmemek veya ağırlık kazanmamayı destekleyecek şekilde olmalı. Oruç sırasında baş ağrısı ve hazımsızlık gibi minör, böbrek ve sindirim sorunları gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir” dedi.</p>
<p><strong>İşte Ramazan’da sağlıklı beslenme tüyoları</strong></p>
<p>NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, Ramazan ayında doğru beslenme ve vücudun ihtiyaç duyduğu su ihtiyacını karşılamaya yönelik önerilerini şöyle paylaştı:</p>
<p><strong>&#8211; Yeterli miktarda sıvı alınmalı, vücuttaki su korunmalı:</strong> İftardan sonra en az 8-10 bardak su tüketilmeli. Yeterli sıvı alınması toksinlerin vücuttan atılması, idrar yoğunluğunu korumak, böbrek yükünü dengelemek, kan dengesini korumak ve dehidratasyonu önlemek için gereklidir. Vücut suyunu korumak için gün boyunca serin koşullarda kalmak ve fiziksel faaliyetleri sınırlamak vücuttaki sıvı kayıplarını önlemek için önemlidir.</p>
<p><strong>&#8211; Aşırı besin tüketilmemeli:</strong> Vücudun düzenleyici mekanizmaları metabolik hızı düşürüyor ve açlık durumunda vücudun enerji kaynaklarından yeterli enerjiyi verimli biçimde kullanılmasını destekliyor. Aşırı miktarda yemek, alınan enerjinin ve vücut ağırlığının da artmasına neden oluyor. Dengeli ve besin ögelerinden açısından zengin yemekler; önerilen miktarlarda protein, vitaminler ve minerallerin vücutta yeniden yerine konmasını sağlıyor.</p>
<p><strong>&#8211; Yağlı besim tüketimi azaltılmalı:</strong> Düşük yağlı/yağsız süt, yoğurt, düşük yağlı peynir, yağsız et tüketimi tercih edilmeli. Dengeli bir öğün oluşturmak için iftardan sonraki diyet, normaldeki düzenli diyetimizden farklı olmamalı. Öğünlerimiz kompleks karbonhidratlar, örneğin tam tahıllar ve tam tahıl ekmeği, yağsız et, kuru baklagiller, meyveler ve sebzeleri içermeli.</p>
<p><strong>&#8211; Aşırı tatlı ve saflaştırılmış ürünlerin tüketiminden sakınılmalı</strong>: Saflaştırılmış ürünler ve tatlılar, tam tahıllar ve tam tahıl ekmeği gibi daha yavaş sindirilen kompleks karbonhidratlara kıyasla çok hızlı sindirilmektedir. Kompleks karbonhidratlar buğday, yulaf, fasulye, mercimek, tam buğday unu, pirinç gibi tahıllar ve tohumlarda bulunuyor. Kompleks karbonhidratlar daha uzun süreli dengeli bir enerji ve tokluk hissini sağlamaları nedeni ile daha uygun bir seçim olacaktır.</p>
<p><strong>&#8211; Enerji dengeli şekilde alınmalı:</strong> Şeker eklenmiş içecekler ve şeker şuruplarının tüketilmesi ile aşırı enerji alınabilir. Bunların yerine sağlıklı seçimler olarak su, meyve suyu ve kremasız çorbaların tüketilmesinin sağlıklı seçimler olacağını söyleyebiliriz.</p>
<p><strong>Kafeinli içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalı</strong></p>
<p>Sindirimi kolaylaştırmak için yemek yerken acele edilmemesi gerektiğini ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, “Yemekler yavaş yenmeli, uygun biçimde çiğnenmeli. Besin değeri düşük ve mide salgısını artıran asitli içeceklerin tüketiminden uzak durulmalı. Çay, kahve ve diğer kafeinli içeceklerin tüketimi sınırlanmalı. Çünkü bu tür içecekler diüretik etkiye sahiptir ve oruç sırasında vücuttan sıvı kaybına yol açarlar” dedi.</p>
<p><strong>Peki iftar sofrasında neler olmalı?</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, iftar yemeğine çorbalarla başlanmasını önererek diğer önemli tavsiyelerini ise şöyle sıraladı:</p>
<p>“Başlangıç için çok sıcak olmayan ılık çorba en uygun yiyecektir. Bağırsak problemi olanlar çorbalarına doğal lif ilavesi yapabilecekleri gibi kepekli ekmek de tercih edebilirler. Biraz ara verip zeytinyağlı bir sebze yemeği veya salatalarla devam edilebilir. Daha sonra ana et yemeklerinden biri seçilebilir. Yemek sonrası yenilecek tatlıların hamurlu ve kızartma işlemine uğramış bir tatlı olmamasına dikkat edilmeli, sütlü tatlılar tercih edilmeli. Ramazan’ın simgesi haline gelen güllaç en uygun tatlı olarak kabul edilebilir. Haftada 1-2 kez sütlü tatlı yenilebilir. Ancak hemen yemek üzerine değil iftardan 1- 2 saat sonra yenilmesi daha uygun olacaktır. Yemek iyice çiğnenmeli.  Çok tuz içeren, yağlı ve tatlı besinlerden kaçınmak gerekiyor. Ağır hamur tatlıları yerine sütlü tatlıları veya meyveleri seçmenin sağlık açısından daha fazla yarar sağlayacağını söyleyebiliriz”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-iftar-sofrasinda-neler-olmali-358718">Sağlıklı iftar sofrasında neler olmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal medya zorbalığını önlemek için neler yapılmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sosyal-medya-zorbaligini-onlemek-icin-neler-yapilmali-352558</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 08:48:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[önlemek]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352558</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kimlik belirsizliği ve erişim kolaylığı, zorbalığı teşvik ediyor…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-medya-zorbaligini-onlemek-icin-neler-yapilmali-352558">Sosyal medya zorbalığını önlemek için neler yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kimlik belirsizliği ve erişim kolaylığı, zorbalığı teşvik ediyor…</strong></p>
<p><strong>Sosyal medya araçlarında farklı biçimlerde ortaya çıkan zorbalık, bireyler üzerinde büyük ölçekli etkiler yaratıyor. Elektronik ortamlarda en çok aşağılama, hakaret, tehdit, dışlama ve cinsiyetçilik şeklinde zorbalık türleri ile karşılaşıldığını belirten uzmanlar; sosyal medyada yer alan kimlik belirsizliğinin ve erişim kolaylığının dışlama, nefret söylemi ve rencide eden söylemleri teşvik ettiğini ifade ediyor. Zorbalığa herkesin maruz kalabileceğinin altını çizen Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, “Elektronik ortamlardaki zorbalık türlerinin neler olduğunu öğrenmek ile korunmaya başlanılabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta ise, bireylerin zorbalık içeren paylaşımların dolaşımına katkı sunmayı bırakmalarıdır” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, sosyal medyada karşılaşılan zorbalığın uygulanma biçimleri ile zorbalık uygulayan kişilerin özelliklerine değindi, sosyal medya zorbalığına karşı konulmasını sağlayacak tavsiyelerini paylaştı.</p>
<p><strong>Sosyal medyada farklı biçimlerde uygulanıyor</strong></p>
<p>Genel olarak kendini rahatlıkla savunamayacak olan bireye yönelik bir kişi ya da grup tarafından kasıtlı olarak gerçekleştirilen saldırgan bir eylem, davranış ya da söylem olarak tanımlanan zorbalığın sosyal medya araçlarında farklı biçimlerde ortaya çıktığını belirten Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, “Zorbalık bireyler üzerinde büyük ölçekli etkiler yaratıyor. Sosyal medya mecralarının kendine has yapısı, sosyal baskılar sebebiyle dile getirilemeyen düşüncelerin iç kısıtlamalardan geçmeden etkileşime girmesi ya da teşhir, linç ve iptal kültürünün iç içe geçmesi bazı sosyal normların ve değerlerin değişimine neden oluyor. Günümüzde elektronik ortamlarda en çok alay, aşağılama, hakaret, tehdit, dışlama, yıpratma, cinsiyetçilik, linç, başkası adına hesap açma, insan karalama, dolaylı, ilişkisel ya da sosyal zorbalık türleri ile karşılaşılıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Otorite karşısında düşüncelerini söyleyemiyorlar</strong></p>
<p>Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, sosyal medyada yer alan ve siber zorbalık olarak isimlendirilen bu zorbalığın en önemli faktörlerinin başında mecranın kimlik belirsizliği, disinhibisyon (<em>baskılananın dışavurumu</em>) ve erişim kolaylığı özelliklerine sahip olmasının yer aldığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“Bireyler bir grubun içinde yer aldıklarında kendi içi kısıtlamalarını kontrol edip, ifadelerini özenle seçerken sahte hesaplar kullandıklarında öz farkındalıklarını ve sorumluluklarını azaltıyorlar, normalde yapmayacakları eylemleri ve söylemleri gerçekleştiriyorlar, daha rahat davranıyorlar ve kendilerine sınır koymuyorlar. Öte yandan bireyler gündelik hayattan farklı olarak sosyal medya mecralarında karşısındaki kişiyi etkilemek ve ikna etmek için performans sergiliyor, profillerini vitrine dönüştürerek sanal kimliklerini oluşturuyorlar. Gündelik hayatta bir otoritenin varlığında gerçek düşüncelerini söylemekten kaçınan bireyler, otoritenin en aza indiği sosyal medya mecralarında karşısındaki kişinin statüsünü düşünmeden istediğini ifade ederek kendi sanal kimliklerini bu akran iletişimi formu ile oluşturuyorlar. Yapılan çalışmalar, sosyal medyada yer alan kimlik belirsizliğinin, disinhibisyonun ve erişim kolaylığının kaba, rencide edici küfür, daha az pozitif yorum, dışlama, fanatik nefret söylemi içeriklerini teşvik ettiğini gösteriyor. Diğer faktörler ise eş zamansızlık ve siber mağduriyettir.”</p>
<p><strong>Siber zorbalık ve siber mağduriyet arasında ilişki bulunuyor</strong></p>
<p>Bireylerin gündelik hayatta iletişim kurarken yüz yüze anlık tepkiler verdiklerini, sosyal medya mecralarında karşılaştıkları bir iletiye ise dakikalar ya da saatler sonra geri bildirimde bulunabildiklerini ifade eden Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, “Mesajlarda, iletilerde ve söylemlerde senkronize bir zaman diliminin kullanılmaması, zorbalığı yapan kişinin empati kurması, pişmanlık duyması ve geribildirimlere anlık cevap oluşturma şansını azaltıyor. Siber zorbalık ile siber mağduriyet arasında organik bir ilişki bulunuyor. Bireyler kendisinin gördüğü zararı elektronik ortamlarda başkasına da verme eğilimi gösterebilir. Özellikle düşmanca duyguları aktarma ve intikam alma duygusunun ağır bastığı bireyler sanal ortamda agresif ve yönlendirici davranışlar sergileyerek üstünlük ihtiyaçlarını gidermeye çalışabilir. Bu mecrada zorbalığın görünmez olması ya da zorbalığı yapan kişinin davranışlarının sonuçlarının farkına varamaması disinhibisyon etkisini de artırıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Homojen yapıya sahip değiller</strong></p>
<p>Sosyal medya kullanıcılarının homojen bir yapıya sahip olmadıklarının altını çizen Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, “Sosyal medya kullanıcıları mecranın olumlu ya da olumsuz olmak üzere iki farklı özelliğinin belirginlik kazanmasını sağlıyor. Olumlu özellik olarak paylaşımlar katılımcı kültürün yaygınlaşması, hızlı mesaj iletimi ile insanlara kolaylıkla ulaşıp örgütlenme alanı ve demokratik bir ortamın oluşmasına katkıda bulunuyor. Özellikle kriz ve afet anlarında yerel bilgiler, koordinasyon verileri, uyarılar, önemli bilgiler ve tavsiyelerin aktarımında oldukça etkili oluyor. Olumsuz özellik olarak ise paylaşılan bilginin doğru ve güvenilirliğine dair kafa karışıklıkları, gözlemsel seçilim uygulamalarının yaygınlık kazanması, insan karalama tekniklerine sıklıkla başvurulması, teyit ya da doğrulama araçlarının aktif kullanılmaması ve iletilerin sorgulanmaması enformasyon/mesaj enflasyonuna neden oluyor. Bireylerin sosyal medyadaki davranış örüntüleri ile beş faktörlü kişilik modeli (dışadönüklük, nevrotiklik, deneyime açıklık, uyumluluk, özdenetim) arasında ilişki olmasına rağmen tüm paylaşımları bu model ile açıklamak doğru ve yeterli olamıyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Zorbalık türleri öğrenilerek korunma sağlanabilir</strong></p>
<p>Öncelikle elektronik ortamlardaki zorbalık türlerinin neler olduğunu öğrenmek ile korunmaya başlanabileceğini ifade eden Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, “Zorbalığın sınırları çizilirse korunma yolları da belirlenebilir. ‘Benim çevremde gerçekleşmez ya da benim başıma gelmez’ düşüncesinden sıyrılmakta fayda var. Zorbalığa herkes maruz bırakılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bireylerin zorbalık içeren paylaşımların dolaşımına katkı sunmayı bırakmalarıdır. Paylaşımların trafiği arttıkça izleyici kitlesi de artış gösterecek ve zorbalık eylemi normalleşerek meşruluk kazanacaktır. Elektronik ortamlarda uygulanan zorbalıkların sadece fail ve mağdur arasında gelişen bir durum olmadığı, geniş bir izleyici kitlesine sahip olduğu ve bu sebeple de depresyon, kaygı, boyun eğici tutum, öfke, benlik saygısı yitimi gibi psikolojik olarak olumsuz yönde etkisinin olduğu unutulmamalı.” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-medya-zorbaligini-onlemek-icin-neler-yapilmali-352558">Sosyal medya zorbalığını önlemek için neler yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlı bireylerin afet sonrası yaşama uyumu için neler yapılmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yasli-bireylerin-afet-sonrasi-yasama-uyumu-icin-neler-yapilmali-352375</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Feb 2023 11:33:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerin]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[uyumu]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşama]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352375</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşlılık döneminin en büyük zorlanmalarından birisi olan kayıpların Kahramanmaraş merkezli meydana gelen afetle birlikte oldukça ağır yaşandığını belirten uzmanlar; afetler sonrasında yaşlı bireylerde en yoğun olarak gözlemlenen duyguların korku, kayıp, yas, keder ve depresif ruh hali olduğunu ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasli-bireylerin-afet-sonrasi-yasama-uyumu-icin-neler-yapilmali-352375">Yaşlı bireylerin afet sonrası yaşama uyumu için neler yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşlılık döneminin en büyük zorlanmalarından birisi olan kayıpların Kahramanmaraş merkezli meydana gelen afetle birlikte oldukça ağır yaşandığını belirten uzmanlar; afetler sonrasında yaşlı bireylerde en yoğun olarak gözlemlenen duyguların korku, kayıp, yas, keder ve depresif ruh hali olduğunu ifade ediyor. Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, yaşlı bireylere afet sonrası süreçte sakin bir ses tonunda ‘her şey yoluna girecek’ gibi telkin edici söylemler eşliğinde güvenli alanlar oluşturulmasını, mahremiyetlerinin gözetilmesini ve su, tesbih, yastık gibi ürünlerle uyumunun kolaylaşırılmaya çalışılmasını tavsiye ediyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü uygulamalı psikoloji öğretim görevlisi İdil Arasan Doğan, ani gelişen afet durumlarında yaşlı bireylerin yaşadığı duygu durumlar hakkında değerlendirmelerde bulundu ve psikolojik iyi oluşlarının sağlanabilmesi için önemli tavsiyeler paylaştı.</p>
<p><strong>Yaşlı birey için olağan yaşantı hızlıca sağlanmalı</strong></p>
<p>Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, ‘Afet durumları yaşlı bireylerin uyum sağlamış oldukları koşulların aniden değişimi olarak belirmekte olup, bu değişimlere nasıl uyum sağlanacağının yarattığı zorlu bir süreçtir’ dedi ve sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu süreçte önemli olan yaşlı birey için olağan yaşantının bir an önce sağlanmasıdır. Temel hedef afetlerle birlikte bedene, duyguya ya da dünyaya dair inançların sarsılması sonrasında beraberinde yaşanan kopmaların onarılması, kurulacak ilişki ve desteklerle bu bağlantıların yeniden oluşturulmasıdır. Öncelikle psikolojik ilk yardımda var olan kaygıları ve fiziksel durumu müdahale olmaksızın anlaşılmaya çalışılmalı ancak psikolojik sorunlar üzerine direkt soru sorulmamalıdır. Burada kilit nokta psikolojik triyajdır. Bunu yapacak görevlilerin gerekli eğitimleri almış olmaları, ne zaman ne yapacaklarını bilmesi oldukça önemlidir. Özellikle afet süreçlerinin yarattığı kırılgan durumlar, yaşlılık döneminin kendine has süreçleriyle yaşanabilecek kırılganlığı artırıyor. Maalesef ülkemizde yaşanan ve eşi benzeri olmayan Kahramanmaraş merkezli depremden çok sayıda yaşlı etkilendi. Bakımevinde kalan yaşlılarımızın ise sonrasında ne yapacağını bilemez halde yardıma muhtaç kalması da durumun çaresizliğini ortaya koydu.”</p>
<p><strong>Ani kayıplara farklı boyutlarda tepki veriyorlar </strong></p>
<p>Yaşlılık döneminin en büyük zorlanmalarından birisi olan kayıpların bu afetle birlikte oldukça ağır olarak yaşandığını vurgulayan uygulamalı psikoloji öğretim görevlisi Doğan, “Yaşlı bireyler dönemi itibariyle akran kaybı, eş kaybı, rol kaybı gibi birçok kayıpla karşı karşıya kalıyor. Aniden ve beklenmedik olan deprem gibi afetlerde yaşanan kayıpları ise yaşlılar kendilerine göre farklı boyutlarda tepkiler vererek karşılıyor. Bununla birlikte gerçeği inkar etme, olası ve var olan demansiyel süreçlerin atak göstermesi ile beliren unutkanlıklar, bilişsel aktivitelerde gerileme, yalnız kalma isteği ve içe çekilme belirtileri yoğun olarak görülüyor. Kendince çözüm olarak düşündükleri ile problemi çözemediklerinde ise gerginlik ve kaygı artıyor. Bu süreçler yaşlı bireyde oryantasyonda bozulma ve davranışsal süreçlerde kötüleşme ile sonuçlanıyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Korku, keder ve yas yaşıyorlar</strong></p>
<p>Deprem gibi ani gelişen afetler sonrası yaşlı bireylerde en yoğun olarak gözlemlenen duyguların korku, kayıp, yas, keder ve depresif ruh hali olduğunu ifade eden Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, “Burada oluşan beklentisel duygular korku, bir tepki olarak ortaya çıkan kayıp, yasa eşlik eden keder duygusu ve duygusuzluk olarak ifade edilebilecek durum ise depresyon olarak açıklanabiliyor. Yaşlıların bu travmayı en az hasarla atlatabilmesi için kişilerarası destek mekanizmalarının harekete geçirilmesi ve bakım süreçlerinin ivedi olarak devreye sokulması oldukça önemli. Bu bağlamda yakınlarına hızlıca ulaşım, yemek ve suyun hazır bulundurulması ve bir yere sevki gerekli ise karar önceliği gerekiyor.” dedi.</p>
<p><strong>İhtiyaçları hazırda bulundurulmalı</strong></p>
<p>Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, süreçte verilen suyun yaşlıların uyum sağlaması ve sakinleşmesini kolaylaştırdığını söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü: </p>
<p>“Uyum sağlamaya yönelik diğer nesneler tesbih, yastık gibi ürünler olarak düşünülebilir. Bunların yanı sıra yaşlıların afetleri en az hasarla atlatabilmeleri, ‘o an orada olmak ilkesi’ ile oluşacak psikososyal çalışmalar ve sakin bir ses tonunda ‘her şey yoluna girecek’ gibi telkin edici söylemler eşliğinde güvenli alanlarının oluşturulmasına bağlıdır. Mahremiyetlerinin gözetilmesi, kullandıkları ilaç, gözlük ve işitme cihazlarının önceden yedeklerinin hazır bulundurulması, eğer yaşlının demansı var ise mutlaka daha önceden var olan yer belirleyicisinin olması, isminin yer aldığı bir takının kullanılması gibi uygulamaların bu noktada önleyici ve koruyucu müdahaleler arasında yer aldığı söylenebilir. Ek olarak yaşlı birey Alzheimer’lı bir hasta ise muhtemelen bırakılan yerde durmayacaktır, bu nedenle oldukça dikkatli olunmalıdır. Afet alanında destek veren kimselerin yaşlı ve demanslı hasta ile iletişim konusunda eğitiminin sağlanması da oldukça kritiktir. Bunlarla birlikte hazır halde bekletilecek acil afet bakım merkezlerinin oluşturulması oldukça değerlidir.” </p>
<p><strong>Disiplinlerarası iş birliği ön plana çıkıyor</strong></p>
<p>Disiplinlerarası iş birliğinin çok önemli olduğu bu süreçlerde geriatri &#8211; geropsikiyatri temelindeki kişilerarası yaklaşımların, yaşamı gözden geçirmenin, bilişsel işlevlerin aktivasyonuna yönelik ve grup temelinde yapılacak çalışmaların etkin olacağını belirten Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, “Bir umut aşılama olarak yaşlı bireyin toplumsal katılımının sağlanması, işe yaramışlık hissinin desteklenmesi belki de süreçte en değerli olumlu müdahale olarak görülebilir. Ek olarak yaşlı bireyin birlikte yaşadığı ve ilişkide olduğu aile üyeleri ile bakım verenler, bakım merkezi çalışanları ya da diğer hizmet veren kişilere yönelik yaşlılık, yaşlı bakımı üzerine psikoeğitim verilmesi yaşlanan bir toplum olarak toplum ruh sağlığımıza katkı sağlayacak olup acil afet durumlarında önleyici bir mekanizma olarak işlev görecektir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasli-bireylerin-afet-sonrasi-yasama-uyumu-icin-neler-yapilmali-352375">Yaşlı bireylerin afet sonrası yaşama uyumu için neler yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
