<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nedenine | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/nedenine/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/nedenine</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Mar 2026 07:29:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>nedenine | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/nedenine</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gençlerde Artış Gösteren Kolorektal Kanserlerin 5 Nedenine Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genclerde-artis-gosteren-kolorektal-kanserlerin-5-nedenine-dikkat-619345</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 07:29:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerde]]></category>
		<category><![CDATA[gösteren]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastanın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserlerin]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kolorektal]]></category>
		<category><![CDATA[nedenine]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619345</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolorektal kanserler genellikle 50 yaş üzeri hastalığı olarak kabul ediliyor ve tarama stratejileri buna göre şekillendiriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclerde-artis-gosteren-kolorektal-kanserlerin-5-nedenine-dikkat-619345">Gençlerde Artış Gösteren Kolorektal Kanserlerin 5 Nedenine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolorektal kanserler genellikle 50 yaş üzeri hastalığı olarak kabul ediliyor ve tarama stratejileri buna göre şekillendiriliyor. Ancak günümüzde 50 yaş altı bireylerde de kolorektal kanser görülme sıklığı hızla artıyor. Bu değişen epidemiyoloji doğrultusunda birçok uluslararası kılavuz, tarama başlangıç yaşını 50’den 45’e çekiyor. Kolorektal kanserlerin genç yaşta görülme riskini artıran sebeplerin başında işlenmiş gıda tüketiminin artması, obezite ve kronik stres geliyor. Taramalarla önlenebilen kolorektal kanserin tedavisinde erken tanı büyük avantaj sağlıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Ersan Eroğlu, kolorektal kanserinin nedenleri, teşhisi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Kolorektal kanser gençlerde daha ileri evrede kendini belli ediyor </strong></p>
<p>Kolorektal kanserler tarama ve erken tanı ile önlenebilen bir kanser türüdür. Bu nedenle 45 yaş üstü bireylerin 2 yılda bir gaitada gizli kan testi ve 10 yılda bir kolonoskopi tetkiki yaptırması kolon kanserinin %90’lık kısmının tedavisinde başarılı sonuç alınmasını sağlayabilmektedir. Aile öyküsünde kanser hastalığı bulunmayan, bilinen genetik sendromu saptanamayan bireylerde de kolorektal kanserin görülmesi bu hastalığın yalnızca yüksek riskli bireylere özgü bir hastalık olmadığı gerçeğini de gündeme getirmektedir. Kolorektal kanserler geçmişte 50 yaş üstü bir hastalık olarak biliniyordu. Ancak günümüzde gençlerde de daha yaygın olarak görülmeye başlandı. Kolorektal kanserler gençlerde daha ileri evrede tanı aldığı için tedavi süreçleri de uzayabilmektedir. Gençlerdeki bu artışın kesin nedeni bilinmese de bu faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir;</p>
<ul>
<li>İşlenmiş gıda tüketimi  </li>
<li>Obezite, kırmızı et tüketiminin artması</li>
<li>Hareketsiz yaşam, alkol ve sigara tüketimi</li>
<li>Mikrobiyota değişiklikleri</li>
<li>Kronik inflamasyon (stres) </li>
</ul>
<p><strong>Güncel tedavi yöntemleri kişiye özel belirleniyor</strong></p>
<p>Kolon kanserinin tedavi planı cerrahi, kemoterapi ve hedefe yönelik tedavi (immünoterapi) yöntemlerini içermektedir. Hangi tedavi yönteminin kullanılacağı kanserinin evresi ve hastanın genel durumu dikkate alınarak planlanmaktadır. Kişiye özel planlanan kolon kanseri tedavisi süreci, multidisipliner bir yaklaşım gerektirmektedir. Kolon kanserinde cerrahi prosedür kanserli kolon bölgesini ve lenf bezlerini onkolojik prensiplere uygun olarak temizlemeyi içermektedir. Bu cerrahi müdahaleler, kolon kanseri tedavisi kapsamında hastalığın yayılımını durdurmak ve sonlandırmak için en temel yöntem olarak kabul edilmektedir. Kanserli kolon bölgesi çıkarıldıktan sonra geriye kalan sağlıklı kolon ağızları birleştirilmektedir. Anastamoz adı verilen bu süreç iyileşme zamanını belirlemektedir. Bazen riskli olduğu düşünüldüğü durumlarda geçici olarak ostomi denilen bağırsak karın duvarındaki bir açıklığa taşınarak atıklar bir torba içinde toplanmaktadır. </p>
<p><strong>Yaşam değişikliği kolon kanseri iyileşme sürecini hızlandırıyor</strong></p>
<p>Modern cerrahi teknikler sayesinde kolon kanseri tedavisi sırasında bağırsak fonksiyonlarının korunması ve hastanın yaşam kalitesinin en üst düzeyde tutulması hedeflenmektedir. Kolon kanseri tedavisi sadece cerrahi müdahale ile sınırlı kalmayıp, operasyon sonrası rehabilitasyon ve takip sürecini de kapsayan uzun soluklu bir dönemdir. Kolon kanseri tedavisi sonrası iyileşme hızı; hastanın genel sağlık durumu, uygulanan cerrahi teknik ve ek kemoterapi/radyoterapi ihtiyacına göre değişkenlik gösterir. Kolon kanseri tedavi süreci ve sonrasında hastaların dikkat etmesi gereken kritik noktalar şunlardır:</p>
<ol>
<li><strong>Cerrahi müdahale:</strong> Kolon kanseri ameliyatı, hastalığın evresine ve tümörün bağırsaktaki konumuna göre kişiselleştirilen bir cerrahi süreçtir. Günümüzde kolon kanseri ameliyatı operasyonları; açık cerrahi, laparoskopik (kapalı) cerrahi veya robotik cerrahi yöntemleriyle gerçekleştirilebilmektedir. Kolon kanseri ameliyatı sırasında temel hedef, kanserli dokunun çevresindeki sağlıklı sınırlarla ve ilgili lenf nodlarıyla birlikte tamamen temizlenmesidir ve etraf dokulara zarar vermemektir.</li>
<li><strong>Minimal invaziv yaklaşımlar:</strong> Laparoskopik yöntemle yapılan kolon kanseri ameliyatı, küçük kesiler üzerinden ilerlediği için hastanın operasyon sonrası ağrısını azaltır ve iyileşme hızını artırır. </li>
<li><strong>Anastomoz ve Rekonstrüksiyon:</strong> Kanserli bölüm çıkarıldıktan sonra bağırsağın sağlıklı uçlarının birbirine dikilmesi işlemidir. Eğer bu birleşme tıbbi olarak riskliyse, kolon kanseri ameliyatı kapsamında geçici veya kalıcı stoma (torba) uygulamasıdır.  </li>
<li><strong>Beslenme disiplini:</strong> Operasyonun hemen ardından sindirim sistemini yormayan, düşük lifli ve yumuşak gıdalarla başlayan beslenme düzeni, zamanla uzman kontrolünde normale döner. Kolon kanseri tedavisi sonrası yeterli sıvı alımı, doku onarımı için hayati önem taşır. </li>
<li><strong>Düzenli takip ve kontrol:</strong> İlk iki yıl boyunca 3-6 aylık periyotlarla yapılan CEA (karsinoembriyonik antijen) testleri ve görüntüleme tetkikleri, kolon kanseri tedavisi başarısının sürdürülebilirliği için şarttır. </li>
<li><strong>Fiziksel aktivite:</strong> Hastanın tolere edebildiği ölçüde yaptığı hafif yürüyüşler, kolon kanseri tedavisi sonrası bağırsak hareketliliğinin yeniden kazanılmasına yardımcı olur.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclerde-artis-gosteren-kolorektal-kanserlerin-5-nedenine-dikkat-619345">Gençlerde Artış Gösteren Kolorektal Kanserlerin 5 Nedenine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İdrar Kaçırmanın 5 Nedenine Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/idrar-kacirmanin-5-nedenine-dikkat-548950</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 15:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[kaçırmanın]]></category>
		<category><![CDATA[nedenine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548950</guid>

					<description><![CDATA[<p>İdrar yapma fonksiyonu, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir vücut işlevidir. Mesane disfonksiyonu ise kişinin idrarını tutma ve boşaltma kontrolünü kaybetmesiyle ortaya çıkan ve toplumda sanılandan daha sık görülen bir sağlık sorunudur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idrar-kacirmanin-5-nedenine-dikkat-548950">İdrar Kaçırmanın 5 Nedenine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İdrar yapma fonksiyonu, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir vücut işlevidir. Mesane disfonksiyonu ise kişinin idrarını tutma ve boşaltma kontrolünü kaybetmesiyle ortaya çıkan ve toplumda sanılandan daha sık görülen bir sağlık sorunudur. Çoğu zaman ihmal edilen bu rahatsızlık, kişinin günlük yaşamını ciddi şekilde kısıtlayabilir.   Bahçelievler Memorial Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Serdar Aykan, mesane disfonksiyonu ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Mesane sağlığı yaşam kalitesini belirliyor</strong></p>
<p>Sağlıklı bir mesane, yaklaşık yarım litre idrarı rahatlıkla depolayabilmektedir. Ancak bazı kişilerde bu denge bozulmakta ve mesane, normal kapasitesini kaybederek ya idrarı tutmakta ya da boşaltmakta zorlanmaktadır. Bu durum, mesanenin kas veya sinir yapısında meydana gelen hasarlar nedeniyle oluşabilmektedir. Sık sık tuvalete gitme, aniden idrar kaçırma ya da idrar yaparken zorlanma gibi problemler yaşanmaya başlamaktadır.</p>
<p><strong>Belirtiler kişiye göre değişkenlik gösterebilir</strong></p>
<p>Mesane disfonksiyonunun en sık görülen belirtileri; günde 8-10 kereden fazla idrara çıkma, ani hareketle ya da öksürme sırasında idrar kaçırma ve idrar yapmada zorlanma olmaktadır. Kişi, idrarının geldiğini hissetmesine rağmen yapamamakta, uzun süre bekledikten sonra sızma şeklinde idrar gelebilmektedir.</p>
<ul>
<li>Sık idrara çıkma: Günde 8-10 kezden fazla tuvalete gitme ihtiyacı. Çoğu zaman idrar cılız ve düşük basınçlıdır.</li>
<li>İdrar kaçırma: Özellikle ani hareketlerde, hapşırma, öksürme ya da bir uyarana bağlı olmaksızın ortaya çıkabilir.</li>
<li>İdrar yapmada zorluk: Kişi tuvalete gitmesine rağmen idrarını yapamaz, bir süre bekledikten sonra sızma şeklinde idrar gelebilir.</li>
</ul>
<p>Bu rahatsızlığa neden olabilecek birçok faktör vardır. Tanı konulabilmesi için yalnızca basit testler değil, detaylı bir değerlendirme ve inceleme gerekebilir. Mesane disfonksiyonuna yol açabilen başlıca etkenler:</p>
<ol>
<li>Tekrarlayan mesane enfeksiyonları: Sık geçirilen idrar yolu enfeksiyonları mesanenin işlevini bozabilir.</li>
<li>Mesane kapasitesinde azalma: Mesanenin küçülmesi, idrar tutma kapasitesini düşürür.</li>
<li>İlerleyen yaş: Yaşla birlikte mesane kaslarında zayıflama ve kapasite kaybı olabilir. Kadınlarda menopoz sonrası östrojen azalmasıyla bu durum sık görülür.</li>
<li>Stres: Psikolojik faktörler de mesane kaslarının kontrolünü olumsuz etkileyebilir.</li>
<li>Sinir sistemi hastalıkları: Parkinson, Multipl Skleroz (MS) gibi sinir sistemini etkileyen hastalıklar, mesanenin çalışmasını bozabilir.</li>
</ol>
<p><strong>Doğru tedavi ile konforlu bir yaşam mümkün</strong></p>
<p>Mesane kaslarını kontrol altına almak ve idrar akışını düzenlemek amacıyla ağızdan alınan ilaçlar kullanılabilmektedir. Pelvik taban kaslarını güçlendirmeye yönelik fizik tedavi egzersizleri planlanabilmektedir. Mesane içine botulinum toksini (botoks) enjeksiyonu yapılarak aşırı kasılmalar kontrol altına alınabilir. Elektriksel uyarılarla mesane sinirlerinin çalışması düzenlenebilir. Çok ileri vakalarda ise bağırsaktan alınan dokuyla yapay mesane oluşturulması gibi cerrahi yöntemlere başvurulabilir.</p>
<ul>
<li>İlaç tedavisi: Mesane kaslarını gevşetip, idrar akışını düzenleyen ilaçlar kullanılabilir.</li>
<li>Pelvik taban egzersizleri: Mesane ve çevresindeki kasların güçlendirilmesi için fizik tedavi yöntemleri uygulanabilir.</li>
<li>Botulinum toksini enjeksiyonu: Mesane içine botoks uygulanarak aşırı kasılmalar kontrol altına alınabilir.</li>
<li>Mesane pili (nöromodülasyon): Mesane sinirlerine elektriksel uyarılar verilerek mesanenin düzenli çalışması sağlanabilir.</li>
<li>Cerrahi tedavi: Çok ileri olgularda bağırsaktan alınan doku ile yeni mesane yapılması (neobladder) gibi cerrahi yöntemlere başvurulabilir.</li>
</ul>
<p><strong>Erken teşhis böbrek sağlığı için de önemli</strong></p>
<p>Mesane disfonksiyonu, yaşam kalitesini bozduğu gibi, tedavi edilmediğinde böbrek sağlığını da tehdit edebilir. Bu nedenle şikayetlerin başlaması halinde vakit kaybetmeden bir üroloji uzmanına başvurmak büyük önem taşır. Özellikle 45 yaş üstü bireylerde düzenli mesane ve böbrek sağlığı kontrolü önerilmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idrar-kacirmanin-5-nedenine-dikkat-548950">İdrar Kaçırmanın 5 Nedenine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
