<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nazife | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/nazife/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/nazife</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 22 Jul 2025 10:10:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>nazife | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/nazife</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Rektör Prof. Dr. Nazife Güngör: &#8220;Puanlar alındı, şimdi sıra doğru tercih yapmakta!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rektor-prof-dr-nazife-gungor-puanlar-alindi-simdi-sira-dogru-tercih-yapmakta-556537</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 10:10:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[alındı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[güngör]]></category>
		<category><![CDATA[nazife]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[puanlar]]></category>
		<category><![CDATA[rektör]]></category>
		<category><![CDATA[şimdi]]></category>
		<category><![CDATA[sıra]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[yapmakta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556537</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte milyonlarca adayın hayatındaki en kritik karar anı olan tercih dönemi başlarken, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, adaylara ve ailelerine yol gösterecek önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rektor-prof-dr-nazife-gungor-puanlar-alindi-simdi-sira-dogru-tercih-yapmakta-556537">Rektör Prof. Dr. Nazife Güngör: &#8220;Puanlar alındı, şimdi sıra doğru tercih yapmakta!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte milyonlarca adayın hayatındaki en kritik karar anı olan tercih dönemi başlarken, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, adaylara ve ailelerine yol gösterecek önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>Şimdi sıra doğru tercih yapmakta</strong></p>
<p>Üniversite adaylarının heyecanla bekledikleri YKS sonuçlarının açıklandığını ancak heyecanın dinmediğini, daha da arttığını kaydeden Prof. Dr. Nazife Güngör, “Puanlar alındı, şimdi sıra doğru tercih yapmakta. Önemli ve ciddi bir karar anı. Yapılacak tercih, özellikle de genç üniversite adaylarının bundan sonraki yaşam serüvenlerinin de belirleyicisi olacak. Hiç kolay değil. Hatta belki de yaşamlarının tercih ve karar noktasındaki en zor aşaması.” dedi.</p>
<p><strong>Mevcut koşullar içinde hedefe yürümeye devam…</strong></p>
<p>Puanı beklediği gibi gelmeyen adaylara seslenen Prof. Dr. Güngör, &#8220;Hayal kırıklığı olabilir, ama üzülmek yok. Mevcut koşullar içinde hedefe yürümeye devam. Türkiye’de çok sayıda üniversite var, dolayısıyla çok sayıda da bölüm ve program var. Alınan puanla programlardan birine yerleşme sağlanabilecektir. Yeter ki genç arkadaşlarımız tercihlerini akılcı, soğukkanlı bir tavırla doğru yapabilsinler.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Puanı hedeflediği bölüme yetmeyen adaylar için alternatifler neler?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Güngör, puanı hedeflediği bölüme yetmeyen adaylar için alternatif ve akılcı yollar olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Sözgelimi tıp fakültesini hedefleyen birinin aldığı puan bu hedefini gerçekleştirmeye yetmiyorsa, yine sağlık alanında yakın ve alternatif seçenekler üzerinde durabilir. Örneğin, sağlık bilimleri fakültelerinin yine tıp kapsamında çeşitli mesleklere yetiştirmeye yönelik çeşitli bölümleri var. Gençlerimiz bu bölümlerden birini seçerek yine sağlık sektörüyle ilgili bir alanda meslek sahibi olabilirler. </p>
<p>Aynı şekilde mühendis olmak isteyen bir gencimizin aldığı puan mühendislik fakültelerine girmeye yeterli değilse, yine mühendislik sektörünün bir alt kademesi olan ön lisans düzeyindeki teknik programlardan birine yerleşebilir. Meslek yüksekokulları hem kısa yoldan meslek sahibi olmak, hem de teknik anlamda mesleki beceri kazanmak açısından tercih edilmesi gereken okullardır. Gençlerimiz iki yıl içinde ön lisans programlarından birini tamamlayarak hem bir an önce iş hayatına atılabilirler, hem de dikey geçiş sınavlarıyla hedefledikleri bölümlere girme şansını yakalayabilirler.”</p>
<p><strong>Yeni teknolojilerle birlikte yeni meslekler doğuyor</strong></p>
<p>Günümüz dünyasının hızla değiştiğini ve yeni teknolojilerle birlikte yeni mesleklerin doğduğunu hatırlatan Prof. Dr. Güngör, “Geleneksel ve alışıldık bakış açısıyla herkesin hayali mühendis, hekim, hâkim, avukat olmak. Ancak günümüz dünyası, yeni teknolojilerin de etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm içerisinde. Yeni meslekler doğuyor, iş ve hizmet alanında yeni ihtiyaçlar beliriyor. Yeni yeteneklere, yaratıcı ve girişimci meslek insanlarına gereksinim her geçen gün kendisini çok daha güçlü hissettiriyor. Dolayısıyla da gençlerimizin dünyanın gidişini iyi izlemeleri, iyi analiz etmeleri, geleceğe sağlıklı ve doğru vizyon tutmaları gerekiyor. İdeallerini, hedeflerini, iş ve meslek seçimlerini de buna göre yapmaları önem taşıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İdealler, gerçekler ve hayaller arasındaki denge iyi kurulmalı</strong></p>
<p>İdealler, gerçekler ve hayaller arasındaki dengenin iyi kurulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Güngör, şöyle devam etti:</p>
<p>“Gerçekler ve hayallerin birbirini beslemesi önemli, ama diğer yandan da birbirlerinden akılcı bir bakış açısıyla ayırt edilmeleri gerekir. Bu anlamda içinde bulunduğumuz yaşamın gerçekleri var, bir de bizlerin hayalleri. Bu ikisini çok iyi anlamak, analiz etmek lazım. İdeallerimizi oluştururken, gerçeklerin ve hayallerin çakışma ve çatışma noktalarını çok iyi kavramak gerekir. Ekonomik bağımsızlığımızı kazanmak, yaşamımızı sürdürmek, toplumda bir yer edinmek için bir işe ihtiyacımız var. Bu hepimizin önünde duran kocaman bir gerçek. O halde tercih yapma ve karar verme sürecinde bu gerçeği göz ardı edemeyiz. Diğer yandan belki de çocuk yaşlardan beri biriktirdiğimiz, çoğalttığımız hayallerimiz ve buna bağlı olarak biçimlendirdiğimiz ideallerimiz var. Tercih yapma ve karar verme sürecinde bunu da göz ardı etmemek gerekir. Bu ikisinin yanında bir de bundan sonraki yol haritamızı belirlemede başlangıç ölçü olan YKS puanımız var. O halde hedefe ulaşmak yönünde en doğru tercihi yapmak ve en doğru kararı vermek için bu üçgen içerisindeki en uygun noktayı belirlemek gerekiyor. Akıl ve sağduyu tam da bu aşamada devreye girmek zorunda.”</p>
<p><strong>Çok sayıda üniversite var</strong></p>
<p>Çok sayıda üniversite ve bu üniversitelerin bünyesinde ön lisans ve lisans düzeyinde çok sayıda program var olduğunu dile getiren Prof. Dr. Güngör, “Doğru tercih yapıldığı takdirde bu programlardan birine yerleşme oranları yüksek. Bunun için genç arkadaşlara önerim bu süreçte tercih danışmanlarına mutlaka danışmaları. Gençlerimiz, puanları düşük geldi ya da istedikleri puanı alamadılar diye üzülmesinler. Üniversitelerin web sitelerini ziyaret etsinler. Tüm bölüm ve programları dikkatle incelesinler. Ama sanal bilgiyle yetinmesinler. Olanakları ölçüsünde mutlaka üniversiteleri ziyaret etsinler, akademisyenlerle tanışsınlar, bölümler ve meslekler hakkında yüz yüze bilgi alsınlar. Üniversitelerin fizik koşullarını, laboratuvarları, kütüphaneleri, okumak istedikleri bölüm veya programla ilgili özgün olanakları, farklılıkları, avantajları mutlaka yerinde görüp incelesinler.” diye konuştu. <strong> </strong></p>
<p><strong>Başarının en önemli sırlarından biri doğru tercih</strong></p>
<p>Meslek ve program seçiminde kendi yeteneklerimiz, eğilimlerimiz, beğenilerimizin önemli olduğunu da belirten Prof. Dr. Güngör, “Bu nedenle gençler meslek ve program seçimi yaparken kendilerini çok iyi analiz etsinler. Kendilerine sorular sorsunlar, yanıtlarını olabildiğince ayrıntılı vermeye gayret etsinler. Kendimizi tanımak doğru tercih için çok önemli. Yıllardan beridir akademinin içinde biri olarak zaman zaman karşılaşıyorum. Öğrencilerimiz bir programa yerleşiyor, ama eğitim öğretimin içerisine aktif biçimde dâhil olunca o bölümün kendisine uygun olmadığını anlayıp yeniden arayış içiresine giriyorlar. Bunun olmaması için gençler daha işin başındayken hangi mesleğe yatkın ve yakın olduklarını çok iyi saptasınlar. Başarının belki de en önemli sırlarından biri de budur. Doğru tercih, uygun karar.” dedi.</p>
<p>Yüksek puan başarı, ancak başarının devamı için tercih de doğru yapılmalı</p>
<p>Yüksek puan elde eden gençlere de birtakım önerilerde bulunan Prof. Dr. Güngör, “Yüksek puan başarıdır, ancak başarının devamı için tercihin de doğru yapılması gerekir. Sözgelimi aldığı puanla tıp fakültesine girmeye hak kazanan bir gencimiz eğer hekimliğe yatkın ve yakın değilse, sağlıkla ilgili bir alanda çalışmaktan memnun olmayacaksa, tercihini, sırf puanı yüksek diye tıp fakültesinden yana yapmasına gerek yok. Yüksek puan almak büyük avantaj sunmakta. Yüksek puan alan genç bireyler pek çok bölüm ve programa girebilme özgürlüğüne ve avantajına sahip olabilmektedirler. Ancak onların da gerçek anlamda başarıya ulaşabilmeleri için hedeflerini çok iyi belirlemeleri, ilgi ve eğilimlerini analiz etmeleri, ona göre de doğru tercih yapmaları önemlidir. Çünkü gerçek başarı ancak hazla, mutlulukla yapacağımız işlerle mümkündür. Çok saygın bir mesleğe sahip olabiliriz, çok para kazanabiliriz, ama eğer yaptığımız işten yeterince haz almıyorsak, bunun adına gerçek başarı diyemeyiz. Doğru tercih ve doğru karar gerçek başarı için büyük önem taşır.” şeklinde de sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rektor-prof-dr-nazife-gungor-puanlar-alindi-simdi-sira-dogru-tercih-yapmakta-556537">Rektör Prof. Dr. Nazife Güngör: &#8220;Puanlar alındı, şimdi sıra doğru tercih yapmakta!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nazife Güngör: &#8220;Onlar bizim konuklarımız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nazife-gungor-onlar-bizim-konuklarimiz-450547</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Apr 2024 10:38:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bizim]]></category>
		<category><![CDATA[güngör]]></category>
		<category><![CDATA[konuklarımız]]></category>
		<category><![CDATA[nazife]]></category>
		<category><![CDATA[onlar]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=450547</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası öğrenci hareketliliği ve eğitim turizmi konusunu değerlendiren Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, üniversitelerin, misyonları gereği hiçbir ayrımcılık gözetmeyen, evrensel değerlere ve kriterlere göre işleyiş gösteren kurumlar olduğunu vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nazife-gungor-onlar-bizim-konuklarimiz-450547">Prof. Dr. Nazife Güngör: &#8220;Onlar bizim konuklarımız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uluslararası öğrenci hareketliliği ve eğitim turizmi konusunu değerlendiren Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, üniversitelerin, misyonları gereği hiçbir ayrımcılık gözetmeyen, evrensel değerlere ve kriterlere göre işleyiş gösteren kurumlar olduğunu vurguladı.</strong></p>
<p><strong>Üniversite kampüslerindeki çeşitlilik, çoğulluk, farklılıkların birbirlerini tanıması, benimsemesinin dünya genelinde de olumlu etki yaptığını belirten Prof. Dr. Güngör,</strong><span> “</span><strong>Onlar bizim konuklarımız. Eğitimlerini tamamlayıp da kendi ülkelerine döndüklerinde de her biri ülkemiz için birer kültür elçisi olarak katkı yapmaya devam ediyorlar.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, uluslararası öğrenci hareketliliği ve eğitim turizmi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Üniversiteler din, dil, ırk, renk ayrımı gözetmeksizin eğitim görmek isteyenlere açık”</strong></p>
<p><span>Üniversite sözcüğünün kökünün “universe” yani “evren”den geldiğin ve dolayısıyla da üniversitenin din, dil, ırk, etniklik, renk ayrımı gözetmeksizin eğitim görmek, bilim üretmek isteyen tüm insanlara kapılarını açık tutma zorunluluğu olduğunu dile getiren Prof. Dr. Nazife Güngör, “Üniversitede verilen eğitim öğretimle yalnızca belli bir topluma, ulusa, ülkeye değil, tüm insanlığa nitelikli insan yetiştirilir. Üniversitede üretilen bilim de tüm insanlığın hizmetine sunulur. Üniversiteler, misyonları gereği hiçbir ayrımcılık gözetmeyen, evrensel değerlere ve kriterlere göre işleyiş gösteren kurumlardır.” dedi.</span></p>
<p><strong><span>“Üniversite kampüsleri çok ulusluluğun yaşam alanlarıdır”</span></strong></p>
<p><span>İnsanlığın ilkel çağlardan bugünlere, üniversitelerde gelişen düşüncelerin, üretilen bilimsel bilginin insanlığa yön vermesiyle geldiğini kaydeden Prof. Dr. Nazife Güngör, şöyle devam etti:</span></p>
<p><span>“Dünyanın neresinde olursa olsun, üniversite kampüsleri çok ulusluluğun, çok kültürlülüğün, çok dilliliğin, çok etnikliğin, her tür çeşitliliğin, çoğulluğun ve farklılığın yaşam alanlarıdır. Bilim evrensel olduğuna göre, bilimin üretim merkezleri olan üniversitelerin de evrensellik özelliğine sahip olmasından daha doğal ne olabilir ki? </span></p>
<p><span>Düşünsel etkileşim, bilimsel bilgi paylaşımı aynı zamanda tüm dünya insanlarının birbirlerinin varlığından haberdar olmasını, iletişim kurmasını, kaynaşmasını da sağlar.”</span></p>
<p><strong><span>“Demokratik anlayışın yerleştirilmesi ve daha huzurlu bir dünya için…”</span></strong></p>
<p><span>Üniversite kampüslerindeki çeşitlilik, çoğulluk, farklılıkların birbirlerini tanıması, benimsemesinin dünya genelinde de olumlu etki yaptığını anlatan Prof. Dr. Nazife Güngör, “Çeşitliliklerin, farklılıkların bir arada olmaya tahammül etmeleri dünyadaki pek çok sorunun çözümüne temel oluşturur. Dolayısıyla da hoşgörünün yayılması, barışın sağlanması, demokratik anlayışın yerleştirilmesi ve daha huzurlu bir dünya kurulması açısından üniversite kampüslerindeki çeşitlilik ve çoğulluk önemlidir.” diye vurguladı.</span></p>
<p><strong><span>“Dünyadaki tüm ülkeler eğitim turizmini ciddiye alır”</span></strong></p>
<p><span>Diğer yandan uluslararası öğrenci hareketliliğinin bir tür turizm demek olduğunu da kaydeden Güngör, şöyle devam etti:</span></p>
<p><span>“Dünyadaki tüm ülkeler bu açıdan eğitim turizmini ciddiye alırlar. Herhangi bir ülkedeki herhangi bir üniversiteye gittiğinizde dikkatinizi ilk olarak kampüsteki dil, din, ırk, renk çeşitliliği çeker. Hiç kimse de ‘Bunlar neden buradalar’ diye sormaz, yadırgamaz, dışlamaz, ötekileştirmez. Herkes bilir ki onlar o ülkenin korunması gereken değerli konuklarıdır.</span></p>
<p><span>Uluslararası öğrenciler ülkemiz açısından önemli bir gelir kaynağıdır. Ülkemizin uluslararası düzeyde tanıtımı için önemli ölçüde kaynak ayırdığını hepimiz biliyoruz, bu yönde gösterilen gayreti de. Uluslararası saygınlığın güçlenmesi, ülkenin dünya ekonomisi içerisinde güç kazanması, toplumsal refahın sağlanması, toplumsal ve kültürel etkileşimin artması için ülkenin dış turizm hareketliliğinin ivme kazanması önemlidir.”</span></p>
<p><strong><span>“Uluslararası öğrencilere yönelik karalama kampanyaları…”</span></strong></p>
<p><span>Prof. Dr. Nazife Güngör, kim, hangi ideolojik ya da politik düşünüşe sahip olursa olsun, bu noktada herkesin hemfikir olmak zorunda olduğunu ve uluslararası öğrenci hareketliliğinin bu açıdan ele alınması gerektiğini dile getirerek, “Son günlerde ülkemizde ne yazık ki bazı politik çevreler uluslararası öğrencilerimize yönelik birtakım karalama kampanyaları başlatmış bulunuyorlar. Bunun nedenini anlamak hiç kolay değil. Münferit olaylardan hareketle genellemeler yapmak üniversitelerimize zarar verir, ülke imajını zedeler. Eğer bir yerde sorun varsa, iyi niyetli tavır, sorunun, genelleştirilmeden yetkili birimlere iletilmesi ve çözümü için çaba gösterilmesidir.” dedi.</span></p>
<p><strong><span>“Her biri ülkemiz için birer kültür elçisi…”</span></strong></p>
<p><span>Uluslararası öğrencilerle sığınmacıların veya göçmenlerin karıştırılmasının da söz konusu olduğunu ifade den Prof. Dr. Nazife Güngör, “Uluslararası öğrencilerimiz, eğitim hizmeti almak üzere ülkemize geliyorlar. Hem üniversitelerimizde eğitimin ve bilimin kalitesinin artmasına katkıları, hem de ülkeye önemli ölçüde döviz aktarımları söz konusu. Onlar bizim konuklarımız. Eğitimlerini tamamlayıp da kendi ülkelerine döndüklerinde de her biri ülkemiz için birer kültür elçisi olarak katkı yapmaya devam ediyorlar. Türkiye’deki üniversitelerde eğitim alıp dünyanın dört bir yanına yayılan uluslararası öğrencilerimizle ancak ve ancak gurur duymalıyız. Karalama kampanyalarıyla onları ülkemizden uzaklaştırmaya çalışmak yerine hep birlikte onlara sahip çıkmak, ülkemize gelmelerini teşvik etmek gerekir.” diye belirtti.</span></p>
<p><strong><span>“Üniversitelerin akademik kadrolarının uluslararası düzeyde güçlendirilmesi önemli”</span></strong></p>
<p><span>Uluslararası öğrencilerin ülkemize gelişinin özendirilmesi gerektiğine de işaret eden Prof. Dr. Nazife Güngör, “Yükseköğretim politikalarımızın bu yanının güçlendirilmesi gerekir. Bunun için öncelikli olarak üniversitelerimizin akademik kadrolarının uluslararası düzeyde eğitim verecek nitelikte güçlendirilmesi önemlidir. Üniversitelerin araştırma ve bilimsel alt yapı koşullarının iyileştirilmesi bu noktada önem taşımaktadır. Diğer yandan ülkemizde şu anda 200’ün üzerinde üniversite bulunmaktadır. Bunların bir kısmı Anadolu kentlerinde yer alıyor. Özellikle de gelişme sürecini henüz tamamlayamamış yörelerde üniversite açılması gelişim sürecini hızlandırmak açısından önemlidir.” diye anlattı.</span></p>
<p><strong><span>“Uluslararası öğrenci akışının planlı biçimde sağlanması olası sorunların yaşanmasını önler”</span></strong></p>
<p><span>Prof. Dr. Nazife Güngör, üniversitelere uluslararası öğrenci alımında üniversitenin bulunduğu yörenin koşullarının dikkate alınması gerektiğini de kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:</span></p>
<p><span>“Uluslararası öğrenci alımında önceliğin büyük kentlerde yer alan üniversitelere verilmesi, diğer yörelerdeki üniversitelerin de sürekli gözlem altında tutularak gelişme süreçlerine bağlı olarak uluslararası öğrenci akışının planlı biçimde sağlanması olası sorunların yaşanmasını büyük ölçüde önleyebilir.</span></p>
<p><span>Sonuç olarak üniversitelerimize uluslararası öğrenci alımı bir yandan ülkenin ekonomik kalkınması, diğer yandan da evrensel düzeyde toplumsal ve kültürel etkileşim açısından büyük önem taşımaktadır. Münferit olarak yaşanan sorunlardan hareketle genellemelere gitmek yerine, sorunun kaynağına inilmesi ve çözüm önerileri oluşturulması daha samimi ve de anlamlı bir katkı olur. Akademik kadro nitelikleri, araştırma ve bilimsel alt yapıları uygun olan üniversitelerimizin de uluslararası öğrenci almalarının teşvik edilmesi ülkemizin çeşitli açılardan gelişimine olumlu katkı yapar.”</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nazife-gungor-onlar-bizim-konuklarimiz-450547">Prof. Dr. Nazife Güngör: &#8220;Onlar bizim konuklarımız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nazife Güngör: &#8220;Başarının sırrı doğru tercih&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nazife-gungor-basarinin-sirri-dogru-tercih-390106</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jul 2023 10:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başarının]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[güngör]]></category>
		<category><![CDATA[nazife]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sırrı]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=390106</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla adayların heyecanı daha da arttı. Adayların belki de hayatlarının en önemli kararını vereceklerini söyleyen Prof. Dr. Nazife Güngör, karar aşamasının özellikle kararsızlar için sınavdan daha zor olduğuna dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nazife-gungor-basarinin-sirri-dogru-tercih-390106">Prof. Dr. Nazife Güngör: &#8220;Başarının sırrı doğru tercih&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla adayların heyecanı daha da arttı. Adayların belki de hayatlarının en önemli kararını vereceklerini söyleyen Prof. Dr. Nazife Güngör, karar aşamasının özellikle kararsızlar için sınavdan daha zor olduğuna dikkat çekti. Doğru tercih için bazı püf noktaları paylaşan Güngör, öncelikle adayların kendilerini tanımasını önerdi ve çevreden gelecek yönlendirmelere göre değil, iç sese kulak verilerek yüreğin götüreceği yere aklın rehberliğinde gidilmesi tavsiyesinde bulundu.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör üniversiteye yerleşmek için tercih yapacak adaylara, nasıl doğru tercih yapabilecekleri hakkında önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Sınav zor, karar aşaması daha da zor…</strong></p>
<p>Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte heyecanın doruğa çıktığını belirten Prof. Dr. Nazife Güngör, adayların belki de hayatlarının en önemli kararını vereceklerini söyledi. Adayların yapacakları tercihin bundan sonraki hayatlarını belirleyeceğine dikkat çeken Güngör, “O nedenle de üniversite adayı gençler çok heyecanlılar. Kafalarda bir dolu soru. Yanıtları da hiç kolay değil. Sınav aşaması zordu elbet, ama karar aşaması ondan çok daha zor, özellikle de kararsızlar için.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Doğru tercihin püf noktaları</strong></p>
<p>Bu aşamada doğru tercihin çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nazife Güngör, doğru tercih için bazı püf noktaları paylaştı. Güngör, doğru tercih için başlangıç noktasının kendimizi tanımak ya da kendimizle yeniden tanışmak olduğunu belirterek “Bunun için de çocukluk dönemimizden başlayarak tüm hayatımızı şöyle bir gözden geçirelim. Kendimizi mutlu ya da mutsuz hissettiğimiz anları anımsayalım. Keyif aldığımız durumlar nelerdi, geriye doğru yeniden bir analiz edelim. Yapmak istediklerimiz, yapabildiklerimiz, yapamadıklarımız, özlemlerimiz, hayallerimiz, ideallerimiz üzerinde bir kez daha çok ayrıntılı düşünelim. Eğilimlerimizi, yeteneklerimizi bir kez daha masaya yatıralım. Zihinsel, psikolojik, duygusal, biyolojik, fizyolojik özelliklerimizi ayrıntılı olarak çözümlemeye ve hedeflerimizi ona göre belirlemeye gayret edelim. Burada duygularımız önemli elbet, ama yeteneklerimizi, potansiyel kapasitemizi, yönelimlerimizi de aklın öncülüğünde analiz edelim ki hedeflerimizi daha gerçekçi biçimde belirleyebilelim.” önerisinde bulundu.</p>
<p><strong>Yüreğinizin götüreceği yere aklınızın rehberliğinde gidin</strong></p>
<p>“Unutmayalım, bu hayat bizim.” diyen Güngör, adayları kendi adlarına oluşturulacak hedefler konusunda uyardı: “Çevremizdeki aile bireyleri, arkadaşlarımız, öğretmenlerimiz gibi sosyal çevremiz bizim için elbette hedef oluşturacaklar. Üniversite, bölüm ve meslek seçiminde bizlere rota çizmeye hevesli olacaklardır. Onları yok saymayalım, dinleyelim, görüş ve önerilerini önemseyelim, deneyimlerinden yararlanalım. Ama yine de unutmayalım ki bu hayat bizim ve vereceğimiz karar elbette öncelikle bizi etkileyecektir. Bu nedenle önce kendi iç sesimizi dinleyelim. Yüreğimizin götürdüğü yere gitmek üzere yola çıkalım ama bu yolculuğu mutlaka aklımızın rehberliğinde yapalım. Duygularımız önemli, ancak aklımızın yönlendirmesinde olursa sağlıklı kararlar verebilir, doğru tercihler yapabiliriz.”</p>
<p><strong>Her meslek saygındır, yeter ki siz ne istediğinizi bilin</strong></p>
<p>Her mesleğin önemli ve aynı düzeyde saygın olduğunun altını çizen Prof. Dr. Nazife Güngör, “Eğitim öğretimde de bütün alanlar ve bölümler de aynı oranda önemli ve saygındır. Hiçbir meslek diğerinden daha aşağı düzeyde değildir. Bu nedenle meslek ve bölümleri önem ve saygınlık sırasına göre sınıflandırmak yerine, içerisinde bulunduğumuz dünyanın ve ülkenin ihtiyaçları, iş ve istihdam potansiyeli doğrultusunda sınıflandırmak daha doğru olur. Bunun için de öncelikle ülkemizin istihdam kaynakları, iş olanakları, büyüme hedefleri, ilerleme rotasına girmiş sektörleri, ileriye doğru ihtiyaçları çok iyi analiz edilmeli ve buna göre meslek ve bölüm seçimi yapılmalıdır. Ama burada elbette kendi yetenek, yönelim ve potansiyel kapasitemizi asla göz ardı etmeyelim.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Üniversite tercih ederken akademik kadroya bakılmalı</strong></p>
<p>Üniversite tercihinde ise dikkat edilecek en önemli noktalardan birinin akademik kadro olduğunu ifade eden Güngör, genç üniversite adaylarına tercih edecekleri üniversitenin ve bölümün akademik kadrosunu incelemelerini, mümkünse üniversite yerleşkelerine gidip akademisyenlerle tanışmalarını ve konuşmalarını önerdi.</p>
<p><strong>Büyük kentlerde üniversite lokasyonu önemli</strong></p>
<p>Üniversite tercihinde bir diğer önemli noktanın üniversitenin teknolojik olanakları, kampüs ve fiziki alanları olduğuna değinen Güngör, “Genç adaylar mutlaka üniversiteleri ziyaret edip fiziki ortamları yerinde görsünler. Bu arada lokasyon çok önemli. Özellikle büyük kentlerde ulaşım olanakları çok önemli. Bu nedenle kent merkezinde konuşlanan üniversiteler ulaşım ve erişim açısından her zaman çok daha avantajlıdır. Şehir içi üniversiteler eğitim öğretim esnasında da dinamik bir üniversite yaşam olanağı sağlayabilmektedir. Bu anlamda avantajlı üniversitelerden biri de Üsküdar Üniversitesi. Üsküdar’ın merkezindeki kampüsleriyle, eğitim öğretim döneminde geç saatlere kadar, sınav dönemlerinde 24 saat açık kütüphaneleri, kafeleri, ders çalışma ortamlarıyla öğrencilere oldukça dinamik bir ortam sunmaktadır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Tercih ve karar sürecine destek…</strong></p>
<p>“Üsküdar Üniversitesi olarak hayatlarının en ciddi ve en önemli karar aşamasında olan genç bireylere bu süreçte destek olmak, rehberlik etmek için, hafta içi ve hafta sonu tüm gün buradayız ve onları yerleşkelerimize bekliyoruz.” diyerek tercih tanıtım günlerinde adaylara verilen rehberlik hizmetine değinen Prof. Dr. Nazife Güngör sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Sağlıktan mühendisliğe, sosyal bilimlere, iletişime hemen tüm alanlarda nitelikli eğitimiyle dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi, öğrencilerine samimi, huzurlu ve hijyen açısından oldukça sağlıklı bir ortam sunmaktadır. Yurt içi ve yurt dışı staj olanaklarıyla, Erasmus anlaşmalarıyla Üsküdar Üniversitesi uluslararası düzeyde önemli bir vizyona sahip bulunuyor. İleri teknolojiyle donatılmış laboratuvarlarıyla, sağlık merkezleriyle, anlaşmalı hastaneleriyle de öğrencilerine uygulamalı eğitim olanağı sunmakta, mezuniyet sonrasında ise istihdam olanaklarında kendi bünyesinde önemli avantajlara sahip bulunmaktadır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nazife-gungor-basarinin-sirri-dogru-tercih-390106">Prof. Dr. Nazife Güngör: &#8220;Başarının sırrı doğru tercih&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
