<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nakli | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/nakli/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/nakli</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Mar 2026 07:13:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>nakli | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/nakli</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dünya Böbrek Günü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunya-bobrek-gunu-2-619643</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 07:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağış]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[nakil]]></category>
		<category><![CDATA[nakli]]></category>
		<category><![CDATA[organ]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619643</guid>

					<description><![CDATA[<p>12 Mart Dünya Böbrek Günü vesilesiyle açıklamalarda bulunan Türkiye Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Aydın Türkmen, Türkiye’deki kronik böbrek hastalığı tablosunun ciddiyetine dikkat çekerek organ bağışı ve erken tanının hayati önemini vurguladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-bobrek-gunu-2-619643">Dünya Böbrek Günü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>12 Mart Dünya Böbrek Günü vesilesiyle açıklamalarda bulunan Türkiye Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Aydın Türkmen, Türkiye’deki kronik böbrek hastalığı tablosunun ciddiyetine dikkat çekerek organ bağışı ve erken tanının hayati önemini vurguladı. </p>
<p><strong>TÜRKİYE’DE 10 MİLYON KİŞİ RİSK ALTINDA</strong></p>
<p>Prof. Dr. Aydın Türkmen tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye’de kronik böbrek hastalığı görülme sıklığı %16 seviyesine ulaşmıştır. Bu istatistik, yaklaşık 10 milyon vatandaşımızın böbrek yetersizliği riskiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Hastalığın sinsi ve ilerleyici (progresif) karakterine değinen Türkmen, erken tanının süreci durdurabileceğini veya yavaşlatabileceğini belirterek vatandaşları düzenli kontrol yaptırmaya davet etti. Hastalık böbrek fonksiyonlarının %15’in altına düştüğü son evreye ulaştığında, hastalar için hayati seçeneklerin diyaliz veya organ nakli olduğunu belirten Türkmen, şu verileri paylaştı: &#8220;Türkiye’de her yıl yaklaşık 13 bin yeni hasta diyaliz sistemine eklenirken, yıllık nakil sayısı 3.500 civarında kalmaktadır. Organ nakli, hastaya sadece yüksek bir yaşam kalitesi sunmakla kalmaz, aynı zamanda diyalize oranla yaşam süresini de anlamlı ölçüde uzatır.&#8221;</p>
<p><strong>ORGAN BAĞIŞINDA KADAVRA EKSİKLİĞİ VE BATI İLE UÇURUM</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin organ nakli cerrahisindeki başarısına rağmen bağış oranlarında istenilen seviyede olmadığını vurgulayan Türkmen, kadavra bağışının yetersizliğine dikkat çekti. Batı ülkelerinde nakillerin %90&#8217;ı kadavradan (beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden) yapılırken, Türkiye&#8217;de bu oranın tam tersi olduğunu ve nakillerin %90&#8217;ının canlı donörlerden sağlandığını belirtti. Milyon nüfus başına düşen kadavra bağış sayısının Türkiye&#8217;de 5 iken, ABD ve İspanya gibi ülkelerde 50 seviyelerinde olması, toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>
<p>Donör sıkıntısını aşmak için &#8220;Çapraz Nakil&#8221; (Takas Nakli) sisteminin önemine değinen Prof. Dr. Türkmen, doku veya kan grubu uyumsuzluğu nedeniyle nakil olamayan ailelerin ulusal bir havuzda toplanmasının nakil sayılarını en az %10 artıracağını ifade etti. Ayrıca, yeni yönetmeliklerle beyin ölümü tespit edilen vakalarda aileye haber verme sürecinin kolaylaştırılmasının bilimsel açıdan olumlu bir adım olduğunu, ancak toplumsal kabulün de eş zamanlı geliştirilmesi gerektiğini ekledi.</p>
<p><strong>BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ: NAKİLLİ ANNELER</strong></p>
<p>Organ naklinin sadece bir tedavi değil, hayata yeniden dönüş olduğunu belirten Türkmen, diyaliz aşamasında anne olma şansı biyolojik olarak çok düşük olan kadın hastaların, başarılı bir nakil sonrası sağlığına kavuşarak bebek sahibi olabildiğini müjdeledi. Türkmen, klinik bünyesinde takip edilen ve nakil sonrası anne olan yaklaşık 200 hastanın bulunduğunu, bu durumun organ bağışının toplumsal en somut meyvesi olduğunu ifade etti.</p>
<p>Sonuç olarak; erken tanı, bağış bilinci, nakil sonrası titiz takip ve merkezlerin &#8220;sağ kalım oranları&#8221; üzerinden sıkı denetlenmesi, Türkiye’nin böbrek sağlığı politikasının temel taşlarını oluşturmalıdır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-bobrek-gunu-2-619643">Dünya Böbrek Günü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Böbrek Günü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunya-bobrek-gunu-618991</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 15:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağış]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[nakil]]></category>
		<category><![CDATA[nakli]]></category>
		<category><![CDATA[organ]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618991</guid>

					<description><![CDATA[<p>12 Mart Dünya Böbrek Günü vesilesiyle açıklamalarda bulunan Türkiye Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Aydın Türkmen, Türkiye’deki kronik böbrek hastalığı tablosunun ciddiyetine dikkat çekerek organ bağışı ve erken tanının hayati önemini vurguladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-bobrek-gunu-618991">Dünya Böbrek Günü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>12 Mart Dünya Böbrek Günü vesilesiyle açıklamalarda bulunan Türkiye Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Aydın Türkmen, Türkiye’deki kronik böbrek hastalığı tablosunun ciddiyetine dikkat çekerek organ bağışı ve erken tanının hayati önemini vurguladı. </p>
<p><strong>TÜRKİYE’DE 10 MİLYON KİŞİ RİSK ALTINDA</strong></p>
<p>Prof. Dr. Aydın Türkmen tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye’de kronik böbrek hastalığı görülme sıklığı %16 seviyesine ulaşmıştır. Bu istatistik, yaklaşık 10 milyon vatandaşımızın böbrek yetersizliği riskiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Hastalığın sinsi ve ilerleyici (progresif) karakterine değinen Türkmen, erken tanının süreci durdurabileceğini veya yavaşlatabileceğini belirterek vatandaşları düzenli kontrol yaptırmaya davet etti. Hastalık böbrek fonksiyonlarının %15’in altına düştüğü son evreye ulaştığında, hastalar için hayati seçeneklerin diyaliz veya organ nakli olduğunu belirten Türkmen, şu verileri paylaştı: &#8220;Türkiye’de her yıl yaklaşık 13 bin yeni hasta diyaliz sistemine eklenirken, yıllık nakil sayısı 3.500 civarında kalmaktadır. Organ nakli, hastaya sadece yüksek bir yaşam kalitesi sunmakla kalmaz, aynı zamanda diyalize oranla yaşam süresini de anlamlı ölçüde uzatır.&#8221;</p>
<p><strong>ORGAN BAĞIŞINDA KADAVRA EKSİKLİĞİ VE BATI İLE UÇURUM</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin organ nakli cerrahisindeki başarısına rağmen bağış oranlarında istenilen seviyede olmadığını vurgulayan Türkmen, kadavra bağışının yetersizliğine dikkat çekti. Batı ülkelerinde nakillerin %90&#8217;ı kadavradan (beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden) yapılırken, Türkiye&#8217;de bu oranın tam tersi olduğunu ve nakillerin %90&#8217;ının canlı donörlerden sağlandığını belirtti. Milyon nüfus başına düşen kadavra bağış sayısının Türkiye&#8217;de 5 iken, ABD ve İspanya gibi ülkelerde 50 seviyelerinde olması, toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>
<p>Donör sıkıntısını aşmak için &#8220;Çapraz Nakil&#8221; (Takas Nakli) sisteminin önemine değinen Prof. Dr. Türkmen, doku veya kan grubu uyumsuzluğu nedeniyle nakil olamayan ailelerin ulusal bir havuzda toplanmasının nakil sayılarını en az %10 artıracağını ifade etti. Ayrıca, yeni yönetmeliklerle beyin ölümü tespit edilen vakalarda aileye haber verme sürecinin kolaylaştırılmasının bilimsel açıdan olumlu bir adım olduğunu, ancak toplumsal kabulün de eş zamanlı geliştirilmesi gerektiğini ekledi.</p>
<p><strong>BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ: NAKİLLİ ANNELER</strong></p>
<p>Organ naklinin sadece bir tedavi değil, hayata yeniden dönüş olduğunu belirten Türkmen, diyaliz aşamasında anne olma şansı biyolojik olarak çok düşük olan kadın hastaların, başarılı bir nakil sonrası sağlığına kavuşarak bebek sahibi olabildiğini müjdeledi. Türkmen, klinik bünyesinde takip edilen ve nakil sonrası anne olan yaklaşık 200 hastanın bulunduğunu, bu durumun organ bağışının toplumsal en somut meyvesi olduğunu ifade etti.</p>
<p>Sonuç olarak; erken tanı, bağış bilinci, nakil sonrası titiz takip ve merkezlerin &#8220;sağ kalım oranları&#8221; üzerinden sıkı denetlenmesi, Türkiye’nin böbrek sağlığı politikasının temel taşlarını oluşturmalıdır.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-bobrek-gunu-618991">Dünya Böbrek Günü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Böbrek Nakli Sonrası Konforlu Bir Yaşam Mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bobrek-nakli-sonrasi-konforlu-bir-yasam-mumkun-594581</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 21:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Nakli]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[konforlu]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[nakil]]></category>
		<category><![CDATA[nakli]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594581</guid>

					<description><![CDATA[<p>İdrar üreterek kandaki atıklar, mineraller ve sıvıyı filtreleyip vücuttan uzaklaştıran böbrekler bu filtreleme yeteneğini kaybettiğinde, vücutta zararlı seviyelerde sıvı ve atık birikebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bobrek-nakli-sonrasi-konforlu-bir-yasam-mumkun-594581">Böbrek Nakli Sonrası Konforlu Bir Yaşam Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İdrar üreterek kandaki atıklar, mineraller ve sıvıyı filtreleyip vücuttan uzaklaştıran böbrekler bu filtreleme yeteneğini kaybettiğinde, vücutta zararlı seviyelerde sıvı ve atık birikebiliyor. Bu durum da kan basıncını yükseltebiliyor ve son dönemde böbrek yetmezliği gelişebiliyor. İşlev görme yeteneklerinin %90&#8217;ını kaybeden böbrek vücuda fayda sağlayamadığı için de böbrek nakil ihtiyacı doğabiliyor. Böbrek nakli sonrasında yaşam kalitesi ve süresi artıyor, hastalar günlük hayatlarına sağlıklı bir şekilde devam edebiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Nefroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Ümit Çakmak, böbrek nakli ve nakil sonrasında dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çalışmayan böbrekler alınmıyor</strong></p>
<p>“Son dönem böbrek yetmezliği”, böbreklerin görevini yapamadığı ve bu durumun en az üç ay süreyle devam ettiği durumlar olarak tanımlanmaktadır. Bir başka deyişle Glomerüler Filtrasyon Hızı (GFH)≤ 15 ml/dk, dakikada böbrek süzme hızının 15ml’nin altında olduğu durumlar olarak ifade edilir. Bu durumda böbrek nakline başvurulur. Nakil, son dönem böbrek yetmezliği tanısı kesinleştikten sonra canlı vericinden veya kadavradan yapılır. Canlı vericilerden yapılan böbrek nakillerinde hasta ve vericiler ayrıntılı olarak değerlendirilip hazırlanır ve nakil en uygun şartlarda yapılır. Nakil ameliyatı öncesinde çoğu zaman hastanın kendi böbrekleri yerinde bırakılır ve yeni böbrek kasığın hemen üzerinde sağ ve sol tarafa yerleştirilir. Özetle böbrek nakilli hastada kendine ait çalışmayan 2 böbrek ve nakledilmiş 1 böbrek olmak üzere üç böbrek bulunur. </p>
<p><strong>Nakil sonrası ilaç kullanımına dikkat!</strong></p>
<p>Böbrek nakli ameliyatından sonra her şeyin normal geliştiği koşullarda hastanede kalma süresi 1-2 haftadır. Ameliyatın üzerinden yaklaşık 3 ay geçtikten sonra ise hasta iş ve sosyal yaşantısına dönebilir. Nakil ameliyatından sonra uzun süreli genellikle ömür boyu hastalar bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar kullanmaktadırlar. Bu ilaçlar nakil olan böbreğin reddedilmesini engelleyici ilaçlardır ve hastaların ilaçlarını doktorlarının söylediği şekilde ve aynı saatlerde alması önerilmektedir. Kendi kendilerine ilaç dozunu ve miktarını değiştirmemeleri ve doktorunun bilgisi dışında hiçbir ilaç almamaları önemle vurgulanmalıdır.</p>
<p><strong>Nakil sonrası bu şikayetleri önemseyin</strong></p>
<p>Ameliyat sonrasında nakledilmiş böbreğin çalışmasını ve genel sağlık durumunu gözden geçirmek üzere düzenli aralıklarla poliklinik kontrollerine gidilmesi gerekmektedir. Poliklinik kontrolleri birinci yılın sonuna kadar sıklıkla yapılırken sonrasında sıklık azalmaktadır. Ancak hastada yüksek ateş, nefes darlığı, öksürük, balgam, bulantı, kusma, ishal, idrar yaparken yanma ve sızlama, idrar miktarında azalma, bacaklarda ödem, kilo alma, idrarın kanlı gelmesi gibi belirtiler görülmesi durumunda doktora başvurulmalıdır.</p>
<p><strong>Dengeli beslenme ve spor ile sağlıklı bir yaşama adım atın</strong></p>
<p>Nakil sonrası dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi de beslenmedir. Böbrek nakli sonrasında sağlığın geri gelmesi, kullanılan ilaçlardan biri olan kortizonun su ve tuz tutucu etkisi ve iştahı artırması gibi nedenlerle kilo artışı sık görülür. Yemeklerin az tuzlu olmasına ve mümkün olduğu kadar iştahı azaltacak öğünler hazırlamaya ve basitçe kalori hesabı yapmaya özen gösterilmelidir.</p>
<p>Böbrek nakilli hastalar için ilk dönemde hareketli bir yaşam önemlidir. Bunun için yürüyüş en iyi ve güvenilir egzersizdir. Haftada en az 3 kez 30-40 dakikalık tempolu yürüyüşlerle hastalar kalp, kemik ve psikolojik sağlıkları üzerinde faydalı olur. Böbrek naklinin üzerinden 3 ay geçtikten sonra tenis, bisiklete binmek ve yüzmek gibi sporlara başlanabilir. Vücuda ani darbeler getirebilecek veya düşmeye sebep olabilecek futbol, voleybol, basketbol ve judo benzeri sporlardan ve ağırlık kaldırmalı egzersizlerden kaçınmaları uygun olacaktır.</p>
<p><strong>Nakil sonrası böbreğin reddetmesi sizi korkutmasın</strong></p>
<p>Böbrek nakilli hastalarda gözlemlenen ve hastalar için endişe kaynağı olan bir diğer durum da nakledilen böbreğin reddidir. Ancak uygulanan yeni tedavi yöntemleri ile ret atakları daha nadir gelişmekte ve ortaya çıktığı anda da etkin olarak tedavi edilebilmektedir. Ret geliştiği için tekrar diyaliz tedavisine dönen hastalarda da ikinci, üçüncü veya daha fazla böbrek nakilleri yapılabilmektedir. Son dönem böbrek yetersizliği farklı tedavi yöntemleri ile artık hayatı tehdit eden bir problem olmaktan çıkmıştır. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bobrek-nakli-sonrasi-konforlu-bir-yasam-mumkun-594581">Böbrek Nakli Sonrası Konforlu Bir Yaşam Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şişli Hastaneleri Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat &#8220;Ülkemizde Organ Bağışı 10 Kat Arttırılmalı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sisli-hastaneleri-organ-nakli-merkezi-baskani-prof-dr-kamil-yalcin-polat-ulkemizde-organ-bagisi-10-kat-arttirilmali-589087</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 08:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artması]]></category>
		<category><![CDATA[bağışının]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[gerekiyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kadavra]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[nakil]]></category>
		<category><![CDATA[Nakiller]]></category>
		<category><![CDATA[nakli]]></category>
		<category><![CDATA[organ]]></category>
		<category><![CDATA[Organ Nakli]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[şişli]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589087</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de organ nakli bekleyen hasta sayısı her geçen gün artıyor. Yeterli organ bağışı bulunmadığı için nakiller büyük oranda kadavra yerine canlı vericilerden yapılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sisli-hastaneleri-organ-nakli-merkezi-baskani-prof-dr-kamil-yalcin-polat-ulkemizde-organ-bagisi-10-kat-arttirilmali-589087">Şişli Hastaneleri Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat &#8220;Ülkemizde Organ Bağışı 10 Kat Arttırılmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de organ nakli bekleyen hasta sayısı her geçen gün artıyor. Yeterli sayıda organ bağışı olmadığı için nakiller kadavra yerine çoğunlukla canlı vericiden yapılıyor. Dünya standartlarındaki organ nakil merkezlerimiz ve Türk doktorların deneyimi sayesinde yabancı hastalar da organ nakli için ülkemize geliyor. Memorial Bahçelievler / Şişli Hastaneleri Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat, “3-9 Kasım Organ Bağış Haftası” kapsamında organ naklindeki yeni gelişmeler hakkında önemli bilgi verdi.</p>
<p><strong>Kadavra nakil sayısı çok az</strong></p>
<p>Organ bağışı, ülkemizde henüz istenen seviyede değil. Türkiye’de her yıl yalnızca 300–400 kadavra donörden organ alınabilmektedir. Oysa Batılı ülkelerle aynı düzeye ulaşabilmek için bu sayının en az 10 kat artması, yani yılda 2.000–3.000 kadavra donöre ulaşılması gerekir. Bu durum, organ bekleyen binlerce hasta için büyük bir fark oluşturacaktır. Bu nedenle organ bağışını artırmak için devlet kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve medya organlarının ortak sosyal projelerde buluşması hayati önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>Türkiye Canlı Vericili Nakillerde Öncü</strong></p>
<p>Avrupa ülkelerinde organ vericilerinin yaklaşık %80’i kadavra yapılırken, Türkiye’de bu oran tersine dönmüş durumda yani nakillerin %75’i canlı donörden, %25’i kadavradan yapılmaktadır. Bu tablo, toplumda organ bağışının halen yetersiz olduğunu göstermektedir. Ancak Türkiye, canlı vericili karaciğer nakillerinde dünya çapında başarılı sonuçlar elde etmektedir. Son yıllarda düzenlenen farkındalık kampanyaları sayesinde kadavra bağış oranında kısmi artış gözlense de, hastaların beyin ölümü tanısının konulduğu merkezlere ve halka büyük görev düşmektedir. Sağlık hizmetlerinin her aşamasında yüksek kalite ve şeffaflık toplumun sisteme olan güvenini artırmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “organ nakli dinen caizdir” yönündeki açıklamasıyla birlikte dini çekinceler büyük ölçüde azalmıştır. Yine de bazı aileler sosyal baskı ya da yanlış önyargılar nedeniyle bağış kararını vermekte tereddüt etmektedir. Oysa organ bağışı, hayat kurtaran bir iyilik zinciridir.</p>
<p><strong>Bağışlanan her organ, bir insana yaşam umudu olur</strong></p>
<p>Son 10 yılda Memorial Sağlık Gurubu hastanelerinde 1656’sı yetişkin, 344’ü çocuk olmak üzere 2 bin karaciğer nakli gerçekleştirildi. Nakiller sayesinde 2,5 aylık bebekten 80 yaşındaki hastalara kadar 2 bin kişi sağlığına kavuşmuştur. 15 kilo üzerindeki hastalara rutin olarak böbrek nakli yapılmaktadır. Nakillerdeki bu barı başarı oranlarımız hem bizi hem de hastalarımızı çok sevindirmektedir;</p>
<p>•           Karaciğer nakillerinde %92</p>
<p>•           Böbrek nakillerinde %98</p>
<p><strong>Karaciğer Yetmezliğinde En Etkili Tedavi: Organ Nakli</strong></p>
<p>Organ nakli ameliyatları arasında karaciğer ve böbrek nakilleri en sık yapılan operasyonlardandır. Karaciğer ve böbrekteki yetmezlik sorunlarında en kalıcı tedavi yolu da organ naklidir. Ülkemizde kronik karaciğer yetmezliğinin en yaygın nedenleri arasında Hepatit B, Hepatit C ve alkol yer alır. Hepatit B’li hastaların yaklaşık %15’inde ilerleyen dönemde tümör veya yetmezlik gelişebilir. Bu hastalarda karaciğer nakli, yaşam süresini ve kalitesini belirgin şekilde artırmaktadır.</p>
<p>Karaciğer nakli yüksek teknik beceri ve güçlü bir yoğun bakım desteği gerektirir. Ameliyat sırasında gereksiz kan kullanımından kaçınılması, hastanın metabolik dengesini korur ve komplikasyon riskini azaltır. Merkezimizde ortalama kan kullanımı oldukça düşük seviyededir (yaklaşık 2,1 ünite/hasta). Bu yaklaşım, nakil sonrası iyileşme sürecini hızlandırır.</p>
<p><strong>Böbrek nakli ile diyalize veda</strong></p>
<p>Kronik böbrek yetmezliği, hastaların yaşamını ciddi şekilde kısıtlar. Diyalize bağımlı yaşam, hem fiziksel hem psikolojik olarak yıpratıcıdır. Başarılı bir böbrek nakli sonrası ise hastalar günlük yaşantılarına, işlerine ve sosyal hayatlarına geri dönebilir.</p>
<p><strong>Nakil sonrası enfeksiyon riski hayati risk nedeni  </strong></p>
<p>Nakil operasyonlarında iyi bir anestezi yönetimi ve yoğun bakım takibi başarıyı belirleyen en önemli faktörlerdir. Enfeksiyon riski nakil sonrası en büyük tehditlerden biridir. Bu nedenle enfeksiyon kontrol komitelerinin düzenli denetimi ve hasta takibi, uzun dönem başarı oranlarını artırır.</p>
<p>Organ nakli sonrası ilk bir yıl, hastalar için kritik öneme sahiptir. Düzenli kontroller ve doktor önerilerine tam uyum, yaşam kalitesini korur. Nakil geçiren birçok kişi işine, ailesine ve sosyal yaşamına kaldığı yerden devam eder. Organ nakli yapılan kadınlar, genellikle ikinci yıldan itibaren güvenle gebelik planlayabilir. Organ nakli yalnızca cerrahi bir işlem değildir; cerrahi, anestezi, yoğun bakım, enfeksiyon, psikoloji ve koordinasyon ekiplerinin birlikte çalıştığı multidisipliner bir süreçtir. Bir hastanede organ naklinin başarıyla yapılabilmesi, o kurumun genel hizmet kalitesinin de göstergesidir.</p>
<p><strong>Yanlış inançlar bağışın önündeki en büyük engel</strong></p>
<p>Toplumda organ bağışıyla ilgili bilgi eksikliği, önyargı ve yanlış inanışlar yaygındır. Oysa doğru bilgiyle hareket eden bireylerin sayısı arttıkça, bağış oranları da artacaktır. Medyanın bu konudaki olumlu haberleri, farkındalığı artırmada önemli bir rol oynamaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın son yıllarda yaptığı çalışmalar olumlu sonuçlar verse de, kat edilmesi gereken daha uzun bir yol vardır.</p>
<p><strong>Yaşamı paylaş, umudu çoğalt</strong></p>
<p>Sağlık Bakanlığı’nın organ nakli merkezlerinde yürüttüğü denetimler ve kayıt sistemleri, kaliteyi artırmayı hedeflemektedir. Daha fazla hastaya ulaşmak ve bunu yüksek standartlarda yapmak, Türkiye’nin organ naklindeki en önemli hedefidir. Organ bağışı, bir insanın hayatını kurtarmanın en insani yoludur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sisli-hastaneleri-organ-nakli-merkezi-baskani-prof-dr-kamil-yalcin-polat-ulkemizde-organ-bagisi-10-kat-arttirilmali-589087">Şişli Hastaneleri Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat &#8220;Ülkemizde Organ Bağışı 10 Kat Arttırılmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de 1.445 Hasta Kalp Nakli Bekliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-1445-hasta-kalp-nakli-bekliyor-457818</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 May 2024 10:08:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bekliyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[nakli]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=457818</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Kardiyoloji Derneği (TKD), Kalp Yetersizliği Farkındalık Haftası kapsamında bu önemli kronik sağlık sorununa dikkat çekti. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon 700 bin hasta kalp yetersizliği ile mücadele ederken, hastaların yaş ortalamasının 68 olduğu görülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-1445-hasta-kalp-nakli-bekliyor-457818">Türkiye&#8217;de 1.445 Hasta Kalp Nakli Bekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Erkekler ise kadınlara göre daha erken yaşlarda kalp yetersizliğiyle karşı karşıya kalıyor. Erkeklerde sıklıkla kalp damar hastalıkları kalp yetersizliğine sebep olurken; kadınlarda hipertansiyon, tiroid hastalıkları ve obezite önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.  </strong></p>
<p>Kalp sağlığı alanında gerçekleştirdiği etkili farkındalık çalışmalarıyla öne çıkan ve 60. yılını geride bırakan Türk Kardiyoloji Derneği (TKD), her yıl Mayıs ayının ikinci haftası düzenlenen Kalp Yetersizliği Farkındalık Haftası nedeniyle bu önemli kronik sağlık sorununa bir kez daha dikkati çekti.</p>
<p>Kalbin yeterince kan pompalayamaması durumunu ifade eden kalp yetersizliği, kalp kaslarının zayıflaması veya sertleşmesi sonucunda ortaya çıkabiliyor. Yetersiz kan pompalanması, vücudun diğer organlarının yeterince oksijen ve besin maddesi alamamasına neden oluyor. Bu da ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kalp yetersizliği, yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebiliyor ve hatta ölümcül olabiliyor.</p>
<p>Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen kalp yetersizliği, ülkemizde de önemli sağlık sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Kalp yetersizliği, Türkiye&#8217;de ölüm nedenleri arasında üst sıralarda yer alıyor.  </p>
<p><strong>ERKEKLER KADINLARA GÖRE DAHA FAZLA RİSK ALTINDA </strong></p>
<p>Birçok kalp yetersizliği vakasının erken teşhis edilebildiğine ve önleyici tedbirler alınabilineceğine dikkat çeken TKD Kalp Yetersizliği Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Özlem Yıldırımtürk, <em>“Türkiye, kalp yetersizliği gibi kardiyovasküler hastalıkların yüksek bir yükü altında. Gelişen teknoloji ve tıbbi ilerlemelere rağmen, kalp yetersizliği hala önemli bir sağlık sorunu. Özellikle yaşlı nüfusta ve kronik hastalıklara sahip bireylerde kalp yetersizliğinin görülme riski artıyor. Yakın dönemde Sağlık Bakanlığı verilerinin değerlendirildiği 2016-2022 yılları arasını kapsayan çalışmada, kalp yetersizliğinin erişkin nüfusta görülme sıklığı %2.9 olarak belirtildi. Bu da yaklaşık 2 milyon 700 bin hastayı ifade ediyor. Türkiye’deki kalp yetersizliği hastalarının yaş ortalaması 68 olurken, erkekler kadınlara göre daha erken yaşlarda kalp yetersizliğiyle karşı karşıya kalıyorlar. Erkeklerde sıklıkla kalp damar hastalıkları kalp yetersizliğine sebep olurken, kadınlarda hipertansiyon, tiroid hastalıkları ve obezite kalp yetersizliğine adeta davetiye çıkarıyor” </em>diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Özlem Yıldırımtürk, kalp yetersizliğiyle mücadelede en önemli adımlardan birinin toplumda farkındalık oluşturmak olduğunu vurgulayarak ekledi: “<em>Toplumu kalp sağlığı konusunda bilinçlendirmek, risk faktörlerini tanıtmak ve en önemlisi sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarını teşvik etmek, kalp yetersizliği vakalarını azaltmada kilit rol oynuyor. Sağlık kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve medyanın kalp yetersizliği farkındalığını artırmak için hayata geçirecekleri iş birlikleri bu noktada oldukça önem taşıyor. Toplumda kalp sağlığıyla ilgili eğitimlerin ve bilgilendirme programlarının da daha yaygın hale getirilmesi atılacak kritik adımlar arasında yer alıyor. Okullarda ve işyerlerinde düzenlenen eğitimler, bireylerin kalp sağlığına yönelik bilinçlenmesine yardımcı olabilir ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaşmasına katkıda bulunabilir</em>”</p>
<p>Türkiye&#8217;de sağlık sisteminin kalp yetersizliği ve diğer kardiyovasküler hastalıklarla mücadelede güçlendirilmesinin önemini de vurgulayan Yıldırımtürk, “<em>Sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve kalp sağlığıyla ilgili hizmetlerin geliştirilmesi, kalp yetersizliği vakalarının yönetiminde ve tedavisinde oldukça önemli. Ayrıca, sağlık personelinin bu konuda düzenli olarak eğitilmesinin ve kalp yetersizliği konusunda uzmanlaşmış merkezlerin çoğalmasının da ülkemizde vakaların azalmasında etkili olacağına inanıyorum. Türk Kardiyoloji Derneği olarak düzenlediğimiz eğitim programlarıyla ülkemizde kalp yetersizliği konusunda uzman kardiyologların sayısını artırmayı amaçlıyoruz</em>” dedi.</p>
<p><strong>TÜRKİYE’DE 1.445 HASTA KALP NAKLİ BEKLİYOR </strong></p>
<p>Kalp yetersizliği, kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanserinden daha ölümcül olarak biliniyor. Bununla birlikte, bu hastalıkla ilgili tedavi seçenekleri her geçen yıl artmaya devam ediyor. </p>
<p>Bu tedaviler ile ilgili konuşan Yıldırımtürk “<em>Hastalarımızın tedavi süreçlerini ömrü uzattığını bildiğimiz ilaçların yanı sıra, pil ve cihaz uygulamaları ile destekliyoruz. İlaç ve pil tedavileriyle yeterli fayda sağlayamadığımız hastalarımızda ise, yapay kalp cihazlarını veya kalp nakli seçeneklerini de mutlaka değerlendiriyoruz. Şu anda tüm Türkiye’de kalp nakli bekleyen 1.445 hastamız mevcut. Ancak maalesef bilindiği üzere verici sayısı bu rakamın çok altında. Hâlbuki yeni bir kalp bu hastaların hayatlarını tamamen normal şekilde devam etmesini sağlayabilir</em>” dedi</p>
<p><strong>YÜRÜYÜŞ KALP SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN BASİT AMA ETKİLİ BİR ADIM </strong></p>
<p>Her bireyin kalp sağlığına dikkat ederek sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemesinin, kalp yetersizliği vakalarının azaltılmasında veya hastalığın etkilerinin azaltılmasında kilit bir rol oynayacağına dikkat çeken Prof. Dr. Özlem Yıldırımtürk, hastalara şu önerilerde bulundu:</p>
<ul>
<li>Sağlıklı bir yaşam tarzını benimseyin,</li>
<li>Yürüyüş gibi basit egzersizler yapın. Hastalar kendilerini sürekli halsiz ve yorgun hisseder ancak hareketsiz kalınca kas kaybı gelişir. Yürüyüş ve egzersiz yorgunluk şikayetlerini azaltır, egzersiz kapasiteleri artırır,</li>
<li>Dengeli beslenin,</li>
<li>Sigara içmeyin ve alkol tüketimini sınırlayın,</li>
<li>Düzenli sağlık kontrolleri ve kalp sağlığıyla ilgili testler, kalp yetersizliğinde erken teşhisi sağlar. Düzenli olarak doktor kontrolünden geçin ve sağlık durumunuzu izleyin.</li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-1445-hasta-kalp-nakli-bekliyor-457818">Türkiye&#8217;de 1.445 Hasta Kalp Nakli Bekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>3-9 kasım organ bağışı ve nakli haftası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/3-9-kasim-organ-bagisi-ve-nakli-haftasi-419590</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Nov 2023 21:01:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağışı]]></category>
		<category><![CDATA[haftası]]></category>
		<category><![CDATA[kasım]]></category>
		<category><![CDATA[nakli]]></category>
		<category><![CDATA[organ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419590</guid>

					<description><![CDATA[<p>Liv Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Taşçı “Organ bağışı, insanlığa yapılabilecek en büyük iyiliklerden biridir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/3-9-kasim-organ-bagisi-ve-nakli-haftasi-419590">3-9 kasım organ bağışı ve nakli haftası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ORGAN BAĞIŞI, İNSANLIĞA YAPILABİLECEK EN BÜYÜK İYİLİK</strong></p>
<p><strong>3-9 KASIM ORGAN BAĞIŞI VE NAKLİ HAFTASI</strong></p>
<p><strong>           HAYATI KURTARMAK İÇİN ORGAN BAĞIŞI YAPALIM</strong></p>
<p><strong>Liv Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Taşçı “Organ bağışı, insanlığa yapılabilecek en büyük iyiliklerden biridir. Organ bağışı yaparak, başka bir insanın hayatını kurtarabilir ve yaşam kalitesini artırabilirsiniz. Bu hafta, Organ ve Doku Bağışı Haftası. Bu haftayı vesile kılarak, organ bağışının önemi konusunda farkındalık oluşturmaya ve organ bağışı sayısını artırmaya katkıda bulunalım.” diyor. </strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğini unutmayın</strong></p>
<p>Milattan önceki çağlardan bu yana, insan vücudunda işlev göstermeyen veya eksik olan parçaların, başka bir kaynaktan temin edilerek insana nakledilmesi işlemi yapılmaktadır. Gelişen ve kümülatif olarak yükselen tıp bilimi ve teknolojinin desteği ile organ nakilleri günümüz dünyası ve ülkemizde oldukça başarılı bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir.  Yapılan kalp, akciğer, karaciğer, böbrek, pankreas, uterus, ekstremiteler ve diğer organ ile dokuların nakilleri sayesinde, organ yetmezliği olan insanların sağlığına kavuşması ve çok yönlü olarak topluma kazandırılması sağlanmaktadır. </p>
<p>Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye&#8217;de 2023 yılı itibariyle organ nakline ihtiyaç duyan 25.319 hasta bulunmakta. Bu hastalardan böbrek ve karaciğer yetmezliği olan hastalar, akraba veya yakınlarının kendilerine organ bağışlaması halinde canlı vericili nakil olabilmektedir. Ancak kalp, akciğer gibi canlı donör bağışı olmayan organları bekleyen hastalar, bu imkana sahip değildir. Kadavra donörden bağış olmaması halinde hayatlarını kaybetmektedirler. Organ nakli bekleyen hastalar, yaşamlarını sürdürebilmek için diyaliz, hemofiltrasyon gibi tedavilere ihtiyaç duymaktadır. Organ nakli bekleyen hastalar, tedavileri sırasında sıklıkla hastanede yatmakta ve bu nedenle iş ve sosyal yaşamlarından uzaklaşmaktadır. Bu durum, hastaların psikolojik ve sosyal açıdan da zorlanmasına neden olmaktadır.</p>
<p><strong>Organlarınızı bağışlayabilirsiniz</strong></p>
<p>Organ bağışı, organ yetmezliği nedeniyle yaşam mücadelesi veren hastalar için umut ışığıdır. Organ bağışı sayesinde, bu hastalar yaşamlarını sürdürebilir ve yaşam kalitelerini artırabilirler. Organ bağışı, cinsiyete, ırka, dine ve sosyal statüye bakılmaksızın herkes tarafından yapılabilir.<strong> </strong></p>
<p><strong>Bir gün hepimiz muhtaç olabiliriz</strong></p>
<p>Bir gün hepimizin muhtaç olabileceği organ bağışını bireysel olarak teşvik etmek için; organ bağışının önemi hakkında bilgi edinebilir ve çevremizdeki insanları bu konuda bilinçlendirebilir, organ bağışı merkezlerinden bağış yapıp bağış kartını edinebilir ve yakınlarımıza organ bağışı niyetimizi bildirebiliriz. Aynı zamanda kişi ve kurumlar tarafından düzenlenen organ bağışı kampanyalarına destek olabiliriz.</p>
<p><strong>Farkındalık konusunda sizde fayda sağlayabilirsiniz</strong></p>
<p>Sonuç olarak, organ bağışı, insanlığa yapılabilecek en büyük iyiliklerden biridir. Organ bağışı yaparak, başka bir insanın hayatını kurtarabilir ve yaşam kalitesini artırabilirsiniz. Bu hafta, Organ ve Doku Bağışı Haftası. Bu haftayı vesile kılarak, organ bağışının önemi konusunda farkındalık oluşturmaya ve organ bağışı sayısını artırmaya katkıda bulunalım.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/3-9-kasim-organ-bagisi-ve-nakli-haftasi-419590">3-9 kasım organ bağışı ve nakli haftası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ Organ Nakli Enstitüsü kuruldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eu-organ-nakli-enstitusu-kuruldu-394696</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Aug 2023 09:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[kuruldu]]></category>
		<category><![CDATA[nakli]]></category>
		<category><![CDATA[organ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=394696</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazetede yayımlanan karara istinaden, organ naklinde Türkiye’nin referans merkezleri arasında yer alan Ege Üniversitesi bünyesinde “Organ Nakli Enstitüsü” kuruldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-organ-nakli-enstitusu-kuruldu-394696">EÜ Organ Nakli Enstitüsü kuruldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazetede yayımlanan karara istinaden,<b> </b>organ naklinde Türkiye’nin referans merkezleri arasında yer alan Ege Üniversitesi bünyesinde “Organ Nakli Enstitüsü” kuruldu. Uyguladığı başarılı organ nakli operasyonlarıyla dünya çapında adından söz ettiren Ege Üniversitesi, kurulan yeni enstitü ile birlikte organ nakli alanında nitelikli insan gücü yetiştirerek bilimsel araştırmalar ve Ar-Ge çalışmaları gerçekleştirecek.</p>
<p>Ege Üniversitesinin bugüne kadar çok sayıda organ naklini başarıyla gerçekleştirdiğini söyleyen Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Ülkemizin en önemli organ nakli merkezlerinden biri olan üniversitemizde, alanlarında en seçkin cerrahlarımızla organ ve doku naklinde pek çok ilke imza attık. A Plus kalitesinde hizmet veren Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine yaptığımız yatırımların neticesinde tüm sağlık hizmetlerinde olduğunu gibi organ naklinde de kalitemizi ve başarı oranımızı artırdık. Yurt dışından pek çok ülkeden sağlık turizmi kapsamında organ ve doku nakli için hastanemizi tercih eden hastalar mevcut. 30 yılı aşkın süredir hizmet veren Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezimizde; karaciğer, böbrek, kalp, akciğer, kornea gibi nakiller, modern tıbbi cihazlar kullanılarak uzman hekimlerimizce yapılıyor.  Bununla birlikte işin sosyal sorumluluk kısmını da önemsiyor, organ bağışına yönelik farkındalık yaratacak etkinlikler, konferanslar, söyleşiler gerçekleştiriyoruz.” dedi.</p>
<p><b>“Hem bilim üretilecek hem de insan kaynağı sağlanacak”</b></p>
<p>Kurulan Organ Nakli Enstitüsü ile bu alandaki çalışmaları daha ileri seviyelere taşıyacaklarını bildiren Prof. Dr. Budak, “Türkiye’de ilk kurumsal akreditasyon alan üniversitemiz, aynı zamanda bir araştırma üniversitesi olma niteliği taşıyor. Bu sorumlulukların bilinciyle yeni kurulan enstitümüz bünyesinde organ nakli alanında nitelikli insan gücü yetiştireceğiz ve literatüre katkı sunacak araştırmalar yapacağız. Halihazırda organ nakli konusunda bir referans merkezi olan üniversitemizi, enstitümüzün de katkısıyla bu konuda zirveye taşımak istiyoruz. Enstitümüz; organ naklinin nitelik ve nicelik olarak artırılması, hastaların ve donörlerin yaşam kalitesinin artırılması, organ nakli ile ilgili temel, klinik, immünolojik, biyomedikal teknolojiler ve translasyonel tıp alanlarında araştırmalar yapılması, disiplinlerarası uyum sağlanması gibi amaçlar üzerine çalışma yapacak. Diğer yandan yüksek lisans ve doktora programları ile organ naklinde uzman, nitelikli insan kaynağını yetiştirecek. Kurum dışı paydaşlarla da iş birliği içerisinde olarak İzmir’de ve Ege Bölgesinde organ nakli ve bağışı konusunda toplumsal farkındalık oluşturacak. Sağlık Turizmine katkı sağlayacak faaliyetler yürütülecek. Sanayi güdümlü araştırmalar, projeler, Ar-Ge çalışmaları yapılacak. Sadece nakil değil, nakile sebep olacak organ yetmezliği konusunda da önleyici tedbirlere yönelik çalışmalar gerçekleştirilecek” diye konuştu.</p>
<p>Organ bağışının önemini bir kez daha hatırlatan Prof. Dr. Budak, “Bu vesile ile organ bağışının önemini bir kez daha vurgulamak istiyorum, unutmayalım ki organ bekleyen kişi; kendimiz ya da bir yakınımız da olabilir. Bu yüzden imkanı olan herkesi organ bağışı yapmaya davet ediyorum. Yeni kurulan Enstitümüzün üniversitemize kazandırılmasına vesile olan başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’a ve emeği geçenlere teşekkür ediyor,  ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-organ-nakli-enstitusu-kuruldu-394696">EÜ Organ Nakli Enstitüsü kuruldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanko Üniversitesi Hastanesi&#8217;nde Çapraz Böbrek Nakli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sanko-universitesi-hastanesinde-capraz-bobrek-nakli-344405</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2023 10:50:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[çapraz]]></category>
		<category><![CDATA[hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[hastanesinde]]></category>
		<category><![CDATA[nakli]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[sanko]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344405</guid>

					<description><![CDATA[<p>SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla Şanlıurfalı Yılmazer ile Kahramanmaraşlı Göl ailesinin kızları Zeynep Yılmazer ve Neslihan Göl, çapraz nakille sağlığına kavuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanko-universitesi-hastanesinde-capraz-bobrek-nakli-344405">Sanko Üniversitesi Hastanesi&#8217;nde Çapraz Böbrek Nakli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla Şanlıurfalı Yılmazer ile Kahramanmaraşlı Göl ailesinin kızları Zeynep Yılmazer ve Neslihan Göl, çapraz nakille sağlığına kavuştu. </p>
<p>Böbrek rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören ve yaşamını diyalize bağlı olarak sürdüren Zeynep Yılmazer ve Neslihan Göl’ün imdadına anne ve babası yetişti. Aile içinde kan grubu uyumsuzluğu nedeniyle 26 yaşındaki Zeynep Yılmazer’e, Neslihan Göl’ün babası Hüseyin Göl (49), 24 yaşındaki Neslihan Göl’e ise Zeynep Yılmazer’in annesi Fidan Yılmazer (48), böbreğini bağışladı. </p>
<p>SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğr. Üyesi Nefroloji Bölümünden Doç. Dr. Mehtap Akdoğan, Göl ve Yılmazer ailelerinin yolunun SANKO Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde kesiştiğini ve başarılı çapraz nakil sayesinde Şanlıurfa&#8217;dan gelen anne-kız ile Kahramanmaraş&#8217;tan gelen baba-kızın hayatının değiştiğini söyledi. </p>
<p><strong>DİYALİZDEN KURTARDIK</strong></p>
<p>Tıbbi nedenlerle aile içinden bağışla nakil olamayınca hastaları çapraz böbrek nakli ile diyalizden kurtardıklarını belirten Doç. Dr. Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Kahramanmaraş’tan hastanemize başvuran Neslihan Göl, Fokal Segmental Glomerüloskleroz (FSGS) hastalığı nedeniyle böbreklerini kaybetmişti. Babası, kızı için böbreklerinden birini bağışlamaya razıydı fakat FSGS’de aile içinden olan nakillerde, erken dönemde nakil böbreklerde aynı hastalığın tekrarlama ihtimali vardır. Neslihan Hanımın kan grubu A Rh (+), babasının kan grubu ise 0 (+) olduğu belirlendi. </p>
<p>Şanlıurfa’dan merkezimize altı ay önce başvuran Zeynep Yılmazer’e ise annesi böbreğini bağışlamak istedi. Zeynep Hanımın kan grubu 0 Rh (+) fakat annesini kan grubu A (+) idi. Yılmazer ailesinin çapraz listemize alıp beklemelerini istedik. </p>
<p>Organ nakli ekibi olarak, Genel Cerrahi ve Nefroloji Bölümümüzün yaptığı değerlendirmeler sonucu iki aile arasında çapraz nakil yapmanın uygun olacağı kararına vardık. Her iki hastamız ve organ bağışçılarının durumu, verdiğimiz doğru kararın ve başarımızın da bir göstergesidir.” </p>
<p><strong>DOÇ. DR. YÜCEL YÜKSEL</strong></p>
<p>SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğr. Üyesi /Organ Nakil Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Yücel Yüksel ise böbrek hastası iki gencin ailelerinin verdiği kararla hayatlarını daha sağlıklı bir şeklide sürdüreceklerini kaydetti.</p>
<p>“Yapılan immünolojik tetkiklerde nâkile engel bir durum saptanmayınca hastalarımızı SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Kenan Demirbakan Hocamız ile ameliyata aldık” diyen Doç. Dr. Yüksel, çapraz nakil ilgili şu süreciyle ilgili bilgileri paylaştı: </p>
<p>“ Saat 13.00’de başlayan ameliyatlar 16.00’da bitmişti. Verici ameliyatları laparoskopik olarak kapalı yöntemle yapılmış ve cerrahi ekibimiz üç saatte dört zor ameliyatı başarılı bir şekilde gerçekleştirmiştir. </p>
<p>Vericiler üçüncü günde, alıcılar ise beşinci günde sağlıklı bir şekilde taburcu edilmiştir. Gaziantep’te ve hastanemizde ikinci kez çapraz böbrek naklini ekip olarak başarıyla tamamladık. Emeği geçen herkesin eline sağlık.”</p>
<p><strong>HASTA ZEYNEP YILMAZER</strong></p>
<p>Şanlıurfa’da yaşayan ve bir kamu kurumunda memur olan Zeynep Yılmazer (26), “2010 yılında hipertansiyon rahatsızlığım vardı. Düzenli kontrolleri olmama rağmen bir süre sonra böbreğim zarar gördüğü için diyalize alındım ve doktorlarım beni SANKO Üniversitesi Hastanesi’ne yönlendirdi” dedi.</p>
<p>Çapraz böbrek nakline başvurduğunu ama ailesinde kan uyuşmazlığından dolayı böbrek nakli olamadığını anlatan Yılmazer, şöyle devam etti:</p>
<p>“İlk başvuruda doku uyumu olmadığı için diğerinde ise karşı taraf vazgeçince ameliyat olamadım. Sonra tekrar hastanemize başvurduğumuzda, Göl ailesinin de aynı sorunu yaşadığını öğrendik. Nakilden önce haftada 3-4 gün 4-5 saat diyalize gidiyordum ve idrara çıkmakta zorlanıyordum. Ameliyattan 12 saat sonra bile kendimi çok rahat hissettim.”</p>
<p><strong>HASTA NESLİHAN GÖL</strong></p>
<p>Kahramanmaraş’ta yaşayan ev hanımı Neslihan Göl de (24), beş yıldır böbrek hastası olduğunu vurgulayarak, “Bir buçuk yıldır periton diyalizi yapıyorum. Nakil olmadan önce sosyal hayata uyum aşamasında zorluk hissediyordum” diye konuştu.</p>
<p>“İdrara düzenli çıkamıyordum ve periton yapabilmek için sürekli bir yerlere yetişmek zorunda hissediyordum” diyen Göl, duygularını şöyle dile getirdi:</p>
<p>“SANKO Üniversitesi Hastanesi Organ Nakil Merkezi’nden çapraz nakil için haber geldiğinde çok mutlu oldum. Çapraz nakille Hüseyin Göl Bey’in bana böbreğini bağışlamasıyla bir gün bile sürmeden normal yaşamıma döndüm. Tüm hekimlerimize ve organ nakli merkezi çalışanlarına minnettarım.” </p>
<p><strong>FİDAN YILMAZER </strong></p>
<p>Zeynep Yılmazer’in annesi ve beş çocuk annesi Fidan Yılmazer (48), kızının beş senedir böbrek hastalığıyla mücadele ettiğine dikkat çekerek, “Buradan haber gelince dünyalar bizim oldu. Kızım yıllardır acısını çektiği rahatsızlığından SANKO Üniversitesi Hastanesi sayesinde 24 saatte kurtuldu. Böbreğimle bir başka hastanın hayat bulması ayrıca beni çok mutlu etti.   Emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>HÜSEYİN GÖL</strong></p>
<p>Kızını Neslihan Göl’ün beş yıl önce böbrek rahatsızı olduğunu öğrendiklerinde çok üzüldüklerini ve hastalığın çaresini ararken SANKO Üniversitesi Hastanesi’ne başvurduklarının altını çizen baba Hüseyin Göl (49), şunları anlattı:</p>
<p>“Nakil olacağını öğrendiğimizde çok mutlu olduk. Kızım böbreği benden alacaktı ama kan uyuşmazlığı sorunundan dolayı, çapraz nakil yapılmasına karar verildi. Bu durumda Yılmazer ailesiyle tanıştık. Çapraz nakille her iki ailede de mutlu oldu. SANKO Üniversitesi Hastanesi’ne, hekimlerine ve bize ilgilerini hiç esirgemeyen tüm personele teşekkür ederiz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanko-universitesi-hastanesinde-capraz-bobrek-nakli-344405">Sanko Üniversitesi Hastanesi&#8217;nde Çapraz Böbrek Nakli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
