<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mutlaka | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/mutlaka/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/mutlaka</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Feb 2026 07:39:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>mutlaka | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/mutlaka</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Oruç tutmak kalbi ve tansiyonu rahatlatıyor ama…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-kalbi-ve-tansiyonu-rahatlatiyor-ama-614668</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 07:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[kalbi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[rahatlatıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tutmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614668</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-kalbi-ve-tansiyonu-rahatlatiyor-ama-614668">Oruç tutmak kalbi ve tansiyonu rahatlatıyor ama…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor. Kimileri de “Yaz aylarında bile tuttum, olumsuz bir şey olmadı, kışın daha rahat” diyerek, doktoruna danışmaya gerek görmüyor. Ancak dikkat! <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut</strong> “Kardiyovasküler açıdan riskli olan bir hastanın doktoruna danışmadan oruç tutması ciddi sorunlara neden olabilir. Bu nedenle mutlaka hekimleri ile görüşüp karar vermelidirler. Özellikle diyabet (şeker), tansiyon ve kolesterol ilacı kullanan kişiler ilaçlara Ramazan’da da devam etmelidir. Kontrolsüz şeker, tansiyon ve kolesterol kalp krizini tetikleyen temel hastalıklardır” diyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, orucun hangi kalp hastalıklarında tutulabileceğini, kimler için riskli olabileceğini anlattı, oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p>Kış aylarında oruç tutmak yaz mevsimine göre daha rahat olsa da, kalp ve damar hastalığı olan kişilerin oruç tutmadan önce mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi ve birlikte karar verilmesi gerekiyor. Oruç tutmanın hem beden hem de ruh sağlığımızı olumlu yönde etkilediğini, vücudu tetikte tutan uyarıcı etkiye sahip sempatik sinir sisteminin baskılanması sonucu kalp hızında ve özellikle büyük tansiyonda azalma gözlemlendiğini belirten <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut</strong>, “Kalp hastalıklarında sıklıkla gelişen psikolojik bozukluk ve depresyon durumu da oruçla birlikte düzelir. Hasta ‘kalp hastası oldum, yarım adam oldum’ psikolojisinden çıkar. Kalp hızındaki azalma ve tansiyonda oluşacak düşme ile hastalarda göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetler azalacaktır. Diyabet (şeker) ve kolesterol kontrolü kolaylaşacak ve damar sağlığında iyileşme olacaktır” diyor. Ancak hemen ardından uyarıyor!</p>
<p><strong>Hangi kalp hastaları oruç tutmamalı?</strong></p>
<p>Kardiyovasküler açıdan riskli olan bir hastanın doktoruna danışmadan oruç tutmasının ciddi sorunlara yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Karabulut “Oruç sadece sağlıklı kişilere farz kılınmıştır. Bu nedenle kronik hastalığı olanların mutlaka hekimlerinden onay almaları gerekir.  Özellikle diyabet, tansiyon ve kolesterol ilacı kullananlar ilaçlara Ramazan’da da devam etmelidir. Kontrolsüz diyabet (şeker), tansiyon ve kolesterol kalp krizini tetikleyen temel hastalıklardır” derken, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ciddi kalp yetersizliği, tedavi edilmemiş damar darlığı, ilerlemiş kapak hastalığı, yüksek tansiyonu olanlara, ilaç kullanması şart olup buna karşın ilaç saatleri iftar ve sahura göre ayarlanamayan hastalara, kalp ameliyatı ya da balon stent işleminin üzerinden 3 ay geçmemiş kişilere oruç tutmaları önerilmez.” </p>
<p><strong>Bu hastalar oruç tutabilir ama önce… </strong></p>
<p>Oruç tutabilecek durumda olan kalp hastalarının da bazı noktalara dikkat etmeleri gerektiğini belirten Prof. Dr. Karabulut bu kişileri şöyle açıklıyor: “Tansiyonu kontrol altına alınmış olanlar, damar sertliği olsa da herhangi bir şikayete yol açmayanlar, hafif düzeydeki kalp kapak hastalıkları, iyi huylu ritim bozukluğu, hafif düzeyde kalp yetersizliği, ılımlı seyreden diyabeti olanların, doktor kontrolünde de bir risk görülmediyse oruç tutmasında sakınca yoktur. Ancak özellikle iftar sofrasında bazı kurallara mutlaka dikkat etmeleri gerekir.”</p>
<p><strong>Oruç tutacak kalp hastaları bu 10 öneriye dikkat!</strong></p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, ağır iftar sofralarında aşırı tüketimin kalp krizi riskini artırdığını belirtirken, 10 önemli öneride bulunuyor; </p>
<ul>
<li>Özellikle iftarda mideye bir anda yüklenilmesi; tansiyonu yükseltir, çarpıntıya yol açar, kalp krizi riskini artırır! Yemeği yavaş yiyin ve midenizi zorlamayın.</li>
<li>İlaç kullanımı sıklıkla aksatılıyor. Doktorunuzla birlikte ilaçlarınızın saatlerini belirleyip mutlaka düzenli kullanın. Kontrolsüz şeker, tansiyon ve kolesterol kalp krizini tetikleyen temel hastalıklar olduğundan, özellikle bu ilaçlarınızı kesinlikle aksatmayın. </li>
<li>İftarı sigara ile açmak gibi bir hataya düşmeyin. İftarı suyla açın, bu ayı sigarayı bırakmak için fırsat olarak değerlendirin.</li>
<li>Sık yapılan hatalardan biri de; pideyi abartmak. Beyaz un kalbin en büyük düşmanlarından biridir. Bu nedenle Ramazan pidesini küçük bir dilimle sınırlayın, tam tahıllı ekmek tercih edin.  </li>
<li>Kızartma ve yağlı yiyeceklerden uzak durun, iftariyelik yerine salata ve ana yemek tüketin. Şerbetli tatlıdan uzak durun, sütlü tatlı tercih edin ama aşırıya kaçmayın. </li>
<li>Ramazan’da tuz tüketimi artıyor ancak unutmayın ki; aşırı tuz tansiyon ve kalp krizi riskini artırıyor! Bu nedenle sofraya tuz koymayın. </li>
<li>Ramazan’da şerbetli içeceklerin tüketimi artıyor, azalan su tüketimi damarlarda pıhtıya yol açabiliyor. Şerbet ve gazlı içecek yerine su için. İftar ile sahur arası mutlaka 1,5 litre su tüketin.</li>
<li>Sahura ya bilinçli kalkılmıyor ya da kaçırılabiliyor. Ancak sahur yemeğini atlamak tansiyon ataklarına yol açarken, kalp krizi riskini artırabiliyor. Bu nedenle mutlaka sahura kalkın. Sahurda bir çay tabağı ceviz/badem veya fındık tüketmek damar sağlığını korur. Çay ve kahve yerine mutlaka su için. Sahura kalkamayan kalp hastaları oruç tutmada ısrarcı olmamalıdır. </li>
<li>Uykusuzluk kalp sağlığını olumsuz etkiler. Sahur ile bölünecek uyku, akşam yatağa daha erken gidilerek telafi edilebilir. Gündüz saatlerinde uyumak isterseniz bir saati aşmayın çünkü daha fazla uyku, gece uykusunu bozar ve kalbi olumsuz etkileyebilir. </li>
<li>İftar sonrası hemen uzanmak kalbi de olumsuz etkileyebileceğinden dolayı mutlaka kısa süreli de olsa yürüyüş yapın. </li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-kalbi-ve-tansiyonu-rahatlatiyor-ama-614668">Oruç tutmak kalbi ve tansiyonu rahatlatıyor ama…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sahuru atlamak bu hastalıkları tetikliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sahuru-atlamak-bu-hastaliklari-tetikliyor-613370</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 08:42:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[atlamak]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Reflü]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[sahuru]]></category>
		<category><![CDATA[tetikliyor]]></category>
		<category><![CDATA[Yiyecekler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613370</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan’da uzun saatler süren açlığın ardından iftar yemeğinde midemize aniden ve hızlı bir şekilde yükleniyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahuru-atlamak-bu-hastaliklari-tetikliyor-613370">Sahuru atlamak bu hastalıkları tetikliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan’da uzun saatler süren açlığın ardından iftar yemeğinde midemize aniden ve hızlı bir şekilde yükleniyoruz.  Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdaları soframızdan eksik etmiyoruz. İftardan kısa bir süre sonra da kendimizi kanepenin üzerinde uzanmış buluyoruz. Oruç tutmak aslında son derece sağlıklı olsa da, yaptığımız bu tür hatalar mide ve bağırsak sistemimize zarar verebiliyor.  Mide ağrısı, hazımsızlık, şişkinlik, reflü atakları ve safra sorunları, Ramazan’da en sık görülen sorunları oluşturuyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi</strong> <strong>Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, </strong>Ramazan’da mide problemleri yaşamamak için dikkat etmemiz gereken 3 temel kuralı; “İftarı yavaş ve küçük porsiyonlarla açmak,  sahuru mutlaka yapmak, aşırı yağlı, şekerli ve ağır yiyeceklerden kaçınmak” olarak sıralıyor.  <strong>Prof. Dr. Murat Saruç,</strong> kronik hastalığı veya herhangi bir sağlık sorunu olan kişilerin  oruca başlamadan önce ilaçların saatlerinin yeniden düzenlenmeleri için mutlaka doktorlarıyla görüşmeleri gerektiğine de vurgu yapıyor. <strong>Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, </strong>oruç tutarken dikkat etmemiz gereken 8 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>Sahura mutlaka kalkın</strong></p>
<p>Sahur, kan şekerinin gün boyu dengede kalmasını ve bu sayede insülin düzeyinde yükselme olmamasını sağlıyor. Tüm gün oruç tutarken yetersiz beslenmemize bağlı hipoglisemiyi de önlüyor. Sahur öğününün atlanması halinde birçok sağlık sorunu ortaya çıkabileceği uyarısında bulunan Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç,<strong> </strong>“Sahur yapmamak uzun açlık süresini daha da uzatır ve bunun sonucunda; halsizlik, baş ağrısı ile ani tansiyon düşmelerine yol açabilir. Ayrıca, mide asidi boş mideye daha uzun süre temas eder; bu durum gastrit ve reflüyü tetikler” diyor.  </p>
<p><strong>İftara yavaş ve küçük porsiyonlarla başlayın</strong></p>
<p>Uzun süren açlıktan sonra mide hareketleri yavaşlıyor ve sindirim enzimleri azalıyor. Dolayısıyla, iftar öğününde bir anda fazla yemek midenin yükünü çok artırıyor, bunun sonucunda; şişkinlik, mide ağrısı, gastrit ve reflü  gibi sorunlar gelişiyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, “İftarda orucumuzu ‘çorba, su ve hurma’ gibi hafif yiyecekler ile açmak, midemizi daha sonra yiyeceğimiz kalorili yiyeceklere hazırlar. Ana yemeğe geçmeden 10–15 dakika beklemek de sindirimi ciddi şekilde rahatlatır” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdalardan kaçının</strong></p>
<p>İftar ile sahurda aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdalardan uzak durmanız da çok önemli.<strong> </strong>Çünkü, Ramazan’da artan mide şikâyetlerinin ana nedenini bu beslenme alışkanlığı oluşturuyor. <strong> </strong>Bu tür yiyecekler mide boşalmasını geciktiriyor ve mide asidini artırıyor. Sonuç olarak; hazımsızlık, yanma ve gece reflüsü   sıkça oluşabiliyor.  Ayrıca karaciğer ve safra kesesi de daha fazla zorlanıyor. </p>
<p><strong>Tuzlu besinleri sınırlayın</strong></p>
<p>Tuzlu yiyecekler vücuttan su atılımını artırıyor ve susuzluğu şiddetlendiriyor. Bu durumun tansiyon düzensizliği, baş ağrısı ve ödemle sonuçlanacağını söyleyen Prof. Dr. Murat Saruç, “Sahurda salam, sucuk ve peynir gibi tuzlu yiyeceklerin fazla tüketilmeleri bu yüzden risklidir. Ramazan’da sıvı dengesini korumak en az besin seçimi kadar önemlidir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Bir anda fazla su içmeyin</strong></p>
<p>İftar ve sahur arasında yeterli su içmeniz çok önemli. Çünkü,   yetersiz sıvı alımı kabızlık, böbrek taşı ve tansiyon problemlerini artırıyor. Ancak,<strong> </strong>bir anda fazla su içmek de mideyi geriyor, şişkinlik yapıyor ve elektrolit dengesini bozabiliyor.  Bu nedenle, su tüketimini iftar ile sahur arasına yaymanız gerekiyor. “Susuzluğunuzu gidermek için mutlaka 3-4 litre su içmelisiniz” şeklindeki tavsiyelerin doğru olmadığı uyarısında bulunan Prof. Dr. Murat Saruç, bu durumun su zehirlenmesine yol açabileceğine vurgu yapıyor.  Prof. Dr. Murat Saruç, çay ve kahvenin ise su yerine geçmediğini, aksine sıvı kaybını artırabildiğini sözlerine ekliyor.</p>
<p><strong>İftardan sonra en az 1.5 – 2 saat kuralına dikkat! </strong></p>
<p>İftardan sonra hemen yatmak, mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırıyor. Bu durumun reflü, mide yanması ve boğazda acı su hissine neden olacağına işaret eden Prof. Dr. Murat Saruç,  “Yemekten sonra en az 1,5–2 saat dik pozisyonda kalmak sindirimi destekler. Özellikle mide problemi olanlar için bu kural oldukça önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>İlaçlarınızın saatlerini gelişigüzel değiştirmeyin</strong></p>
<p>İlaç kullanım saatlerinin Ramazan’da mutlaka hekim önerisiyle yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Gastreonteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, hekime danışılmadan gelişigüzel yapılan saat değişikliğinin ilacın etkisini azalttığını belirterek, şu bilgileri paylaşıyor: “Ayrıca, varsa birlikte kullanılan diğer ilacın da etkisini azaltabilir ya da artırabilir. Örneğin,  bu bir kan sulandırıcı ise kanamaya neden olabilir; tiroit ilacı ise tiroit yetersizliğine yol açabilir; ritim ilaçları ise bulantı-kusma, karın ağrısı, çarpıntı ve baş ağrısı gibi sorunlar oluşturabilir.” Özellikle mide koruyucuların mutlaka aç karnına alınmaları gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Muraç Saruç, “Aksi halde bu ilaçların vücuttaki etkileri yeterli seviyeye ulaşmayacak, reflüye bağlı yemek borusu ülserleri oluşabilecek, mide koruyucu özelliği kaybolacağı için mide kanamaları ortaya çıkabilecektir” uyarısında bulunuyor.</p>
<p><strong>Egzersizi bırakmayın ama zamanını doğru seçin</strong></p>
<p>Tamamen hareketsiz kalmak kabızlık ve kilo artışını tetikliyor. Dolayısıyla, egzersizleri her gün alışkanlık haline getirmek, sağlığımız için çok önemli. Ancak, aç karnına yapılan ağır egzersizler bayılmaya ve kas yıkımına neden olabiliyor. İftardan 1–2 saat sonra yapılan hafif yürüyüşler ise sindirimi hızlandırıyor ve kan şekerini dengeliyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahuru-atlamak-bu-hastaliklari-tetikliyor-613370">Sahuru atlamak bu hastalıkları tetikliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat! Bu hata anne adayını ve bebeği tehdit ediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikkat-bu-hata-anne-adayini-ve-bebegi-tehdit-ediyor-606132</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 23:21:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[adayını]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeği]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dondurucu kış soğuklarının yanı sıra kapalı ve kalabalık alanlarda daha uzun süre kalınması solunum yolu enfeksiyonlarının çok hızlı ve çok kolay bulaşmasına neden olurken, bu durum hamileler için ciddi tehlikeleri de beraberinde getirebiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bu-hata-anne-adayini-ve-bebegi-tehdit-ediyor-606132">Dikkat! Bu hata anne adayını ve bebeği tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Kabakcı, gebelikte bağışıklık sisteminin influenza ve diğer enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale geldiğini belirterek “Son günlerde hamilelerde özellikle influenza ile çok sık karşılaşıyoruz. Bu nedenle anne adayları olası bir burun akıntısı ya da baş ağrısı gibi enfeksiyon belirtilerini hafife alıp &#8216;nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle ilaç kullanarak zaman kaybetmemeli, mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına ya da ilgili hekime başvurmalıdır. Aksi taktirde gebelikte bilinçsiz ilaç kullanımı anne ve bebek sağlığı açısından hayati riske yol açabilmektedir” diyor. Alınacak basit ama düzenli önlemlerle enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltmanın mümkün olduğunu vurgulayan Dr. Meriç Kabakcı kış hamileliğinde enfeksiyonlara karşı 7 etkili önerisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p>Hijyene dikkat edin</p>
<p>Hijyen, kış enfeksiyonlarından korunmanın en etkili yollarından biridir. Eller gün içinde sık sık, en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalıdır. Özellikle dışarıdan eve gelindiğinde, toplu taşıma kullanıldıktan sonra ve yemeklerden önce el hijyenine özen gösterilmelidir. El yıkama imkanı olmayan durumlarda alkol bazlı el antiseptikleri kullanılabilir.</p>
<p>Kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durun</p>
<p>Kalabalık ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmak, hamileler için önemli bir diğer korunma yöntemidir. Alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları ve havalandırması yetersiz kapalı alanlarda virüsler çok kolay ve çok hızlı bulaşırken, hamilelikte bağışıklık sistemi daha hassas olduğu için bu ortamlarda enfeksiyon kapma riski çok daha fazladır.  Mecbur kalınan durumlarda maske kullanımı ve mesafenin korunması faydalı olacaktır.</p>
<p>Beslenmenize dikkat edin</p>
<p>Kış aylarında beslenme düzeni bağışıklık sistemini desteklemede kilit rol oynar. C vitamini, çinko ve protein açısından zengin besinler bağışıklığın güçlenmesine yardımcı olur. Mevsim sebze ve meyveleri, yeterli süt ve süt ürünleri, iyi pişmiş et ve baklagiller ile yeterli su tüketimi vücudun enfeksiyonlarla savaşma kapasitesini artırır. Herhangi bir vitamin veya takviye kullanımı mutlaka doktor önerisiyle yapılmalıdır.</p>
<p>Uyku düzeninize özen gösterin</p>
<p>Dr. Meriç Kabakcı “Yapılan araştırmalar; yetersiz uykunun bağışıklık sistemini zayıflattığını göstermektedir. Hamilelikte hormonal değişimler uyku düzenini zorlaştırsa da, mümkün olduğunca düzenli ve kaliteli uyumaya çalışmak, vücudun kendini yenilemesini sağlar ve enfeksiyonlara karşı direnci artırır. Günde ortalama 7–9 saat uyumaya özen göstermek, mümkünse aynı saatlerde yatıp kalkmak, aşırı yorgunluktan kaçınmak ve stresi yönetmeyi öğrenmek bağışıklık sistemi açısından büyük fayda sağlayacaktır” diyor. </p>
<p>Ortamı sık sık havalandırın</p>
<p>Ortamın havalandırılması da çoğu zaman göz ardı edilen ancak oldukça etkili bir önlemdir. Kapalı alanlarda biriken mikroplar, havalandırma yapılmadığında daha kolay yayılır. Ev ve iş ortamları günde birkaç kez, kısa süreli de olsa mutlaka havalandırılmalıdır. Soğuk havadan çekinerek camları hiç açmamak, virüslerin kapalı alanda daha kolay yayılmasına neden olabilir.</p>
<p>Aşı olun</p>
<p>Dr. Meriç Kabakcı “Influenza (grip) aşısı hamilelikte güvenle uygulanabilen ve hem anne hem de bebeği koruyan önemli bir önlemdir. Grip aşısı, gebeliğin uygun dönemlerinde doktor kontrolünde güvenle yapılabilir. Kış aylarında sık görülen grip ve benzeri enfeksiyonlar gebelerde daha ağır seyredebildiği için, aşı ile korunmak ciddi komplikasyonların önüne geçebilir. Ancak aşı kararı mutlaka doktorla değerlendirilmelidir” diyor. </p>
<p>Doktora başvurmadan ilaç almayın</p>
<p>Boğaz ağrısı, halsizlik, burun akıntısı ve ateş gibi şikayetler ortaya çıktığında ‘nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle doktora danışmadan, rastgele ilaç kullanmak hem anneye hem bebeğe zarar verir. Hamilelikte her ilaç güvenli değildir. Bu nedenle en küçük belirtide bile mutlaka doktora başvurulmalı ve tedavi uzman kontrolünde yapılmalıdır. </p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bu-hata-anne-adayini-ve-bebegi-tehdit-ediyor-606132">Dikkat! Bu hata anne adayını ve bebeği tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte enfeksiyon riski artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hamilelikte-enfeksiyon-riski-artiyor-606007</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 08:49:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606007</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dondurucu kış soğuklarının yanı sıra kapalı ve kalabalık alanlarda daha uzun süre kalınması solunum yolu enfeksiyonlarının çok hızlı ve çok kolay bulaşmasına neden olurken, bu durum hamileler için ciddi tehlikeleri de beraberinde getirebiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelikte-enfeksiyon-riski-artiyor-606007">Hamilelikte enfeksiyon riski artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dondurucu kış soğuklarının yanı sıra kapalı ve kalabalık alanlarda daha uzun süre kalınması solunum yolu enfeksiyonlarının çok hızlı ve çok kolay bulaşmasına neden olurken, bu durum hamileler için ciddi tehlikeleri de beraberinde getirebiliyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Kabakcı,</strong> gebelikte bağışıklık sisteminin influenza ve diğer enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale geldiğini belirterek “Son günlerde hamilelerde özellikle influenza ile çok sık karşılaşıyoruz. Bu nedenle anne adayları olası bir burun akıntısı ya da baş ağrısı gibi enfeksiyon belirtilerini hafife alıp &#8216;nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle ilaç kullanarak zaman kaybetmemeli, mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına ya da ilgili hekime başvurmalıdır. Aksi taktirde gebelikte bilinçsiz ilaç kullanımı anne ve bebek sağlığı açısından hayati riske yol açabilmektedir” diyor. Alınacak basit ama düzenli önlemlerle enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltmanın mümkün olduğunu vurgulayan Dr. Meriç Kabakcı kış hamileliğinde enfeksiyonlara karşı 7 etkili önerisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Hijyene dikkat edin</strong></li>
</ul>
<p>Hijyen, kış enfeksiyonlarından korunmanın en etkili yollarından biridir. Eller gün içinde sık sık, en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalıdır. Özellikle dışarıdan eve gelindiğinde, toplu taşıma kullanıldıktan sonra ve yemeklerden önce el hijyenine özen gösterilmelidir. El yıkama imkanı olmayan durumlarda alkol bazlı el antiseptikleri kullanılabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durun</strong></li>
</ul>
<p>Kalabalık ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmak, hamileler için önemli bir diğer korunma yöntemidir. Alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları ve havalandırması yetersiz kapalı alanlarda virüsler çok kolay ve çok hızlı bulaşırken, hamilelikte bağışıklık sistemi daha hassas olduğu için bu ortamlarda enfeksiyon kapma riski çok daha fazladır.  Mecbur kalınan durumlarda maske kullanımı ve mesafenin korunması faydalı olacaktır.</p>
<ul>
<li><strong>Beslenmenize dikkat edin</strong></li>
</ul>
<p>Kış aylarında beslenme düzeni bağışıklık sistemini desteklemede kilit rol oynar. C vitamini, çinko ve protein açısından zengin besinler bağışıklığın güçlenmesine yardımcı olur. Mevsim sebze ve meyveleri, yeterli süt ve süt ürünleri, iyi pişmiş et ve baklagiller ile yeterli su tüketimi vücudun enfeksiyonlarla savaşma kapasitesini artırır. Herhangi bir vitamin veya takviye kullanımı mutlaka doktor önerisiyle yapılmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Uyku düzeninize özen gösterin</strong></li>
</ul>
<p>Dr. Meriç Kabakcı “Yapılan araştırmalar; yetersiz uykunun bağışıklık sistemini zayıflattığını göstermektedir. Hamilelikte hormonal değişimler uyku düzenini zorlaştırsa da, mümkün olduğunca düzenli ve kaliteli uyumaya çalışmak, vücudun kendini yenilemesini sağlar ve enfeksiyonlara karşı direnci artırır. Günde ortalama 7–9 saat uyumaya özen göstermek, mümkünse aynı saatlerde yatıp kalkmak, aşırı yorgunluktan kaçınmak ve stresi yönetmeyi öğrenmek bağışıklık sistemi açısından büyük fayda sağlayacaktır” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Ortamı sık sık havalandırın</strong></li>
</ul>
<p>Ortamın havalandırılması da çoğu zaman göz ardı edilen ancak oldukça etkili bir önlemdir. Kapalı alanlarda biriken mikroplar, havalandırma yapılmadığında daha kolay yayılır. Ev ve iş ortamları günde birkaç kez, kısa süreli de olsa mutlaka havalandırılmalıdır. Soğuk havadan çekinerek camları hiç açmamak, virüslerin kapalı alanda daha kolay yayılmasına neden olabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Aşı olun</strong></li>
</ul>
<p>Dr. Meriç Kabakcı “Influenza (grip) aşısı hamilelikte güvenle uygulanabilen ve hem anne hem de bebeği koruyan önemli bir önlemdir. Grip aşısı, gebeliğin uygun dönemlerinde doktor kontrolünde güvenle yapılabilir. Kış aylarında sık görülen grip ve benzeri enfeksiyonlar gebelerde daha ağır seyredebildiği için, aşı ile korunmak ciddi komplikasyonların önüne geçebilir. Ancak aşı kararı mutlaka doktorla değerlendirilmelidir” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Doktora başvurmadan ilaç almayın</strong></li>
</ul>
<p>Boğaz ağrısı, halsizlik, burun akıntısı ve ateş gibi şikayetler ortaya çıktığında ‘nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle doktora danışmadan, rastgele ilaç kullanmak hem anneye hem bebeğe zarar verir. Hamilelikte her ilaç güvenli değildir. Bu nedenle en küçük belirtide bile mutlaka doktora başvurulmalı ve tedavi uzman kontrolünde yapılmalıdır. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelikte-enfeksiyon-riski-artiyor-606007">Hamilelikte enfeksiyon riski artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şantiye ve Konteyner Kentlerdeki Yangında İlk 5 Dakika Kritik!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/santiye-ve-konteyner-kentlerdeki-yanginda-ilk-5-dakika-kritik-598696</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Dec 2025 09:51:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Acil Durum]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[dakika]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[kentlerdeki]]></category>
		<category><![CDATA[konteyner]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[şantiye]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[yangında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598696</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümünden Arş. Gör. Dr. Tuğçe Oral, şantiye alanlarında ve konteyner kentlerdeki yangın riskine dair kritik uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/santiye-ve-konteyner-kentlerdeki-yanginda-ilk-5-dakika-kritik-598696">Şantiye ve Konteyner Kentlerdeki Yangında İlk 5 Dakika Kritik!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümünden Arş. Gör. Dr. Tuğçe Oral, şantiye alanlarında ve konteyner kentlerdeki yangın riskine dair kritik uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>Yangın risk değerlendirmesi yapılmadan şantiye başlatılmamalı</strong></p>
<p>Şantiyelerde gerçekleşen yangınların çoğunun mesai sonrası konteynerlerde konaklamalar esnasında yaşandığına işaret eden Dr. Tuğçe Oral, şantiyelerde yangın riskini azaltmak için atılması gereken adımları anlattı.</p>
<p>“En bilinen ve en etkin uygulama, mutlaka şantiyenin türü, lokasyonu ve çevresi göz önüne alınarak detaylı bir Yangın Risk Değerlendirmesi yapılmasıdır.” diyen Dr. Oral, şantiyelerde alınması gereken temel önlemleri şöyle sıraladı:</p>
<p>“Şantiye kaba iş sürecindeyse, temel İSG eğitimi kapsamında çalışanlara; yangınla mücadele ekipmanlarının konumu, görevlendirilen acil durum ekibi listesi ile ikaz–uyarı butonlarının yerleri mutlaka aktarılmalıdır. İnce iş sürecine geçildiğinde ise etkili bir yangın algılama sistemi kurulmalı; yangın söndürme ekipmanları eksiksiz, çalışır durumda ve kolay erişilebilir şekilde bulundurulmalıdır. Özellikle yangın tüplerinin basınçları düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir. Acil durum ekiplerinin hem eğitim hem de uygulama konusunda pratik kazanması sağlanmalı; çalışma alanı ve çevre düzeni titizlikle korunmalıdır. Çalışanların kullandığı geçiş yolları önceden belirlenmeli ve bu güzergâhlara malzeme konulmasına kesinlikle izin verilmemelidir. Acil kaçış yollarının kullanımını engellemeyecek bir saha düzeni oluşturulmalı, bu konuda düzenli denetim ve kontroller yapılmalıdır. Ayrıca, acil durum planları ve tahliye prosedürleri proje başlangıcında hazırlanmış ve uygulamaya hazır hale getirilmiş olmalıdır. Tüm bu sıralanan maddelerin sürekliliği düzenli saha kontrolleri ve çalışanların bu konuda farkındalıklarının kazandırılmasıyla sağlanmaktadır.”</p>
<p><strong>Eğitim, yangını felakete dönüşmeden durdurur</strong></p>
<p>Yangın güvenliği eğitimlerinin önemine vurgu yapan Dr. Tuğçe Oral, “Çok tehlikeli sınıfta yer alan iş kollarında, kullanılan makine ve ekipmanların yangına neden olabileceği göz önünde bulundurularak çalışanlara detaylı eğitimler verilmelidir. Bu eğitimler, Temel İSG Eğitimi’nin teknik konular bölümünde, çalışma alanına özgü içeriklerle planlanmaktadır. Acil durum ekibinde yer almasa bile tüm çalışanlara, yangınla mücadele ekipmanlarının doğru kullanımı öğretilmekte; teorik bilgiler uygulamalı yangın tatbikatlarıyla desteklenmektedir. Eğitimlerde; yangının oluşumu ve aşamaları, yangın sınıfları ve uygun söndürücü seçimi, yangına neden olabilecek riskler ve şantiyedeki kimyasallar, yangın anında doğru davranışlar, söndürme ve kurtarma ekiplerinin görevleri, söndürme teknikleri, söndürücü kullanımında yapılmaması gerekenler, müdahale için ilk 5 dakikanın önemi, acil tahliye planları, çalışanlara haber verme yöntemleri ve yangın sonrası ilk yardım uygulamaları gibi kritik konular aktarılmaktadır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yangın tüpleri her ay basınç kontrolünden geçirilmeli</strong></p>
<p>Yangın ekipmanlarının kontrol süreçlerine değinen Dr. Oral, “Şantiyelerin dağınık yapısı nedeniyle acil çıkış yolları her gün kontrol edilmelidir. Bu hem düzeni sağlar hem de çalışanların bilinçli davranmasını öğretir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Yangın tüplerinin her ay basınç kontrolünden geçirilip etiketlenmesi gerektiğini hatırlatan Dr. Oral, “Hazır olmayan bir söndürücü, yangın anında felaketin büyümesine sebep olabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Yangın anında neler yapılmalı?</strong></p>
<p>Yangın anında yapılması gerekenleri anlatan Dr. Tuğçe Oral, projenin başında her aşamaya özel hazırlanmış bir yangın güvenliği planı bulunmasının şart olduğunu söyledi.</p>
<p>Dr. Tuğçe Oral, “Yangını fark eden kişi, eş zamanlı olarak hem en yakın yangın söndürücüye ulaşmalı hem de alarm sistemini devreye sokmalıdır. Çalışanlar, belirlenen kaçış güzergahını takip ederek acil toplanma alanına yönelmeli ve zorunlu olmadıkça müdahaleye kalkışmamalıdır.” diye konuştu.</p>
<p>Dr. Oral, yetkili acil durum ekiplerinin yangına müdahale ederken diğer görevlilerin itfaiyeyle irtibata geçmesi ve tahliyeyi yönetmesi gerektiğini aktardı.</p>
<p><strong>Konteyner kentlerde ısıtıcılar en büyük tehlike</strong></p>
<p>Kış aylarında en riskli bölgelerin konteyner kentler olduğuna dikkat çeken Dr. Tuğçe Oral, “Hava sıcaklıklarının düşmesiyle konteynerler içerisinde kullanılan ısıtıcılar yangına büyük zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle İmkanlar dahilindeyse konteynerlerin alev almaz malzemelerle kaplanması ve içinde kullanılacak eşyaların yangına dayanıklı türde seçilmesi çok önemli. Teknik olarak ise her konteyner de mutlaka yangın söndürme tüpü, dedektör, yangın alarm sistemleri ve konteynerlerin yakınında su kaynağı bulunması da geçici yaşam alanları olan konteynerler da yangının yayılmasını engelleyici veya olası bir durumda doğru müdahale ile kontrol altına alınmasını sağlayıcı olacaktır.  Ayrıca, konteyner kentlerde de yaşayan ailelere de mutlaka yangın sınıfları, yangına neden olabilecek durumlar ve doğru müdahale konusunda eğitimler verilmeli ve tatbikatlar yapılmalıdır. Konteyner kentler içinde mutlaka bir kaçış güzergahı, toplanma alanları ve hızlı tahliye senaryoları mutlaka oluşturulmalıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Elektrik tesisatlarına dikkat!</strong></p>
<p>Özellikle konteyner yangınlarının en sık yaşanma sebebinin elektrik tesisatları veya kullanılan elektrikli ısıtıcılar olduğuna işaret eden Dr. Oral, “Elektrik tesisatında halojen içermeyen kablolar tercih edilmelidir. Konteyner içerisinde kullanılan bütün elektrikli cihazların kabloları düzenli olarak fiziki gözle muayene edilmeli, kesik kopuk olmamasına dikkat edilmeli aksi durumda kullanılmamalı. Hava sıcaklığı düşmesiyle artan ısınma ihtiyacına bağlı aşırı yüklenmeleri önleyecek sigorta ve devre kesiciler mutlaka bulundurulmalıdır. Doğru kapasite hesaplamaları yapılmalıdır. Ayrıca, konteynerlerin elektrik sistemleri topraklanmayla güvenli hale getirilmeli ve kablolar dış etkenlerden (su, nem, sıcaklık) korunmalıdır. Genellikle konteynerlerde ışıklandırma için ısınma seviyesi düşük ve düşük enerji ihtiyaçlı led lambalar kullanılarak yangın riski azaltılmaktadır. Kullanılan prizlerin ise korumalı kapakları mutlaka olmalı, su/nem/ tozdan etkilenmeyecek şekilde tasarlanmalıdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>İlk 5 dakika doğru müdahale hayat kurtarır</strong></p>
<p>Yangın nedenlerinin araştırılmasında dikkat edilmesi gerekenleri açıklayan Dr. Oral, “İkaz ve uyarı sistemlerinin günümüzde erişilmesi kolay ve maliyeti düşük olmasına rağmen, aktif olarak kullanılmaması çok üzücü. Acil durumlarda ilk yardımda da olduğu gibi yangında da ilk 5 dakika doğru müdahale için çok çok önemli. Yangına neden her şey her an olabilir fakat yangın ile ilgili her işyerinin veya konakladığımız konutlarımızda mutlaka acil durum senaryolarının olması, bununla ilgili bir defa da olsa tatbikatların yapılmış olması, kaçış yollarının acil durum olmadan kullanıldığında durum değerlendirmesinin yapılmış olması gerekir. En basit haliyle, kaçımız evlerimizde hali hazırda kullanıma hazır yangın tüpü bulundurmaktayız?               şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/santiye-ve-konteyner-kentlerdeki-yanginda-ilk-5-dakika-kritik-598696">Şantiye ve Konteyner Kentlerdeki Yangında İlk 5 Dakika Kritik!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tugay: Mutlaka ilişkileri güçlendirecek etkinlikler planlamalıyız</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tugay-mutlaka-iliskileri-guclendirecek-etkinlikler-planlamaliyiz-573789</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 14:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bosna]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirecek]]></category>
		<category><![CDATA[hersek]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[planlamalıyız]]></category>
		<category><![CDATA[saraybosna]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=573789</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Bosna Hersek’in Stari Grad Belediye Başkanı İrfan Čengić’i makamında ağırladı. İlişkilerin gelişmesi için iş birliğine hazır olduklarını belirten Başkan Tugay, “Mutlaka İzmir’de Bosna Hersek, Saraybosna ya da Stari Grad ile ilgili etkinlikler planlamalıyız.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-mutlaka-iliskileri-guclendirecek-etkinlikler-planlamaliyiz-573789">Tugay: Mutlaka ilişkileri güçlendirecek etkinlikler planlamalıyız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Bosna Hersek’in Stari Grad Belediye Başkanı İrfan Čengić’i makamında ağırladı. İlişkilerin gelişmesi için iş birliğine hazır olduklarını belirten Başkan Tugay, “Mutlaka İzmir’de Bosna Hersek, Saraybosna ya da Stari Grad ile ilgili etkinlikler planlamalıyız. Aynı şekilde Bosna Hersek’te de İzmir’i tanıtmalıyız. Hem kültürel hem de ticari ilişkiler açısından çok potansiyel var” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 94. İzmir Enternasyonal Fuarı’na katılan Bosna Hersek’in Stari Grad Belediye Başkanı İrfan Čengić ve beraberindeki heyeti ağırladı. Buluşmada; Dünya Bosna ve Hersek Göçmenleri Birliği Başkanı Hasan Şehoviç, Türkiye Bosna ve Hersek Kültür Dernekleri Federasyon Başkanı ve Bornova Belediyesi Başkan Yardımcısı Barbaros Taşer, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Atilla Baysak, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Övünç Özgen, İzmir Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Selin Sayın Kapancı da yer aldı.</p>
<p><strong>Tugay: Çok potansiyel var</strong></p>
<p>İzmir ile Stari Grad arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi hedeflediklerini ve Balkan kültürünü tanıtmak istediklerini belirten Başkan Dr. Cemil Tugay, karşılıklı öğrenci değişiminin yanında iş insanlarını da bir araya getirebileceklerini söyledi. Tugay, “Karşılıklı ziyaretler oldukça dostluklar gelişiyor, yakın oluyoruz. Bunun arkasından mutlaka İzmir’de Bosna Hersek, Saraybosna ya da Stari Grad ile ilgili etkinlikler planlamalıyız. Aynı şekilde İzmir’i de Bosna Hersek’te tanıtmalıyız. Hem kültürel hem de ticari ilişkiler açısından çok potansiyel var” dedi. Özellikle İzmir’in fuarlarını Saraybosna’da tanıtmak istediklerini kaydeden Başkan Tugay, Balkan kültürünü tanıtan, dil kursları olan, söyleşiler, filmler gösterilen kültür merkezi projesi geliştirilebileceğini söyledi.  </p>
<p><strong>Čengić: İzmir çok büyük bir fırsat ve çok güzel bir şehir</strong></p>
<p>İzmir’de Balkan Kültür Merkezi projesine destek vermeye hazır olduklarını söyleyen Stari Grad Belediye Başkanı İrfan Čengić ise “Fuara bizi davet ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. 12 gün içinde belediyemizi iyi tanıttığımızı düşünüyorum. Bizim için İzmir büyük bir kardeşlik bölgesi. İzmir’de insanlara Saraybosna’yı tanıtmak ve aynı şekilde Saraybosna’da İzmir’i tanıtmak istiyoruz. İzmir çok büyük bir fırsat ve çok güzel bir şehir. O yüzden de fuara katılmak istedik. Seneye umarım daha güzel olacak, hazırlıklı geleceğiz” dedi. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-mutlaka-iliskileri-guclendirecek-etkinlikler-planlamaliyiz-573789">Tugay: Mutlaka ilişkileri güçlendirecek etkinlikler planlamalıyız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlar Uyardı: &#8220;Cilt Kanserine Karşı Mutlaka Koruyucu Ekipmanlar ve Güneş Koruyucu Kullanılmalı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanlar-uyardi-cilt-kanserine-karsi-mutlaka-koruyucu-ekipmanlar-ve-gunes-koruyucu-kullanilmali-559757</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 08:55:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[ekipmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[kanserine]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu]]></category>
		<category><![CDATA[kullanılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559757</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü, personele yönelik ‘Sağlıklı Hayat’ konulu eğitim düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlar-uyardi-cilt-kanserine-karsi-mutlaka-koruyucu-ekipmanlar-ve-gunes-koruyucu-kullanilmali-559757">Uzmanlar Uyardı: &#8220;Cilt Kanserine Karşı Mutlaka Koruyucu Ekipmanlar ve Güneş Koruyucu Kullanılmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü, personele yönelik ‘Sağlıklı Hayat’ konulu eğitim düzenledi. Seminerde güneş ışınlarının cilt kanseri için risk faktörü olduğunu belirten Doktor Ebru Aldal Gerboğa, ‘’Cilt kanseri riskini azaltmak için mümkünse saat 12.00 ile 16.00 arasında dışarı çıkılmamalı, çıkmak zorunda olanlar ise şapka ve uzun kollu kıyafetler gibi fiziksel koruyucu ekipmanlar ile güneş koruyucu kullanılmalı’’ dedi.</p>
<p>Eğitimde Doktor Ebru Aldal Gerboğa ve Doktor Büşra Özkan; ilçedeki koruyucu sağlık hizmetleri merkezleri ile ilgili bilgi verdi.</p>
<p>Psikolog Ebru Aşılı ise; ruh sağlığı, teknoloji bağımlılığı, bağımlılıkla mücadele ve iletişim becerileri gibi konularda personeli bilgilendirerek, yardım alabilecekleri merkezler hakkında personeli bilgilendirdi.  </p>
<p><b>Ebru Aldal Gerboğa: Vatandaşların sağlık alanında bilgi sahibi olmasını hedefliyoruz</b></p>
<p>Sağlıklı Hayat Akademisi eğitimlerini daha fazla kişiye ulaştırabilmek amacıyla eğitimler düzenlediklerini belirten Doktor Ebru Aldal Gerboğa, ‘’Eğitimde Sağlıklı Hayat Merkezlerini duyuruyor ve vatandaşların sağlık alanında temel bilgi sahibi olmasını hedefliyoruz. Sağlıklı Hayat Merkezlerinde; fizyoterapist, diyetisyen, psikolog ve çocuk gelişim uzmanları vatandaşlara hizmet veriyor. Ayrıca ücretsiz kanser taraması yapılıyor. Küçükçekmece’de Soğuksu, Kemalpaşa ve Atakent’te Sağlıklı Hayat Merkezleri bulunuyor. Vatandaşlar telefonla ya da direkt başvurarak merkezlerden randevu alabilirler’’ dedi.</p>
<p>Psikolog Ebru Aşılı ise günümüzün en önemli sorunlarından biri olan teknoloji bağımlılığı konusunda, ‘’Teknoloji bağımlılığında çeşitli tedavi yöntemleri mevcut. Tıbbi tedavi, psikolojik destek, aile desteği ve sosyal destek kanalları var. Ergenlik çağındakiler ve üniversite öğrencileri teknoloji bağımlılığı en çok görülen yaş grubu. Bu eğitimlerde de teknoloji bağımlılığı konusunda ebeveynleri bilgilendirmeye, farkındalık kazandırmaya çalışıyoruz’’ diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlar-uyardi-cilt-kanserine-karsi-mutlaka-koruyucu-ekipmanlar-ve-gunes-koruyucu-kullanilmali-559757">Uzmanlar Uyardı: &#8220;Cilt Kanserine Karşı Mutlaka Koruyucu Ekipmanlar ve Güneş Koruyucu Kullanılmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Palamar Onay, &#8220;Alerji, mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-palamar-onay-alerji-mutlaka-tedavi-edilmesi-gereken-bir-saglik-sorunu-453126</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Apr 2024 12:38:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[edilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[onay]]></category>
		<category><![CDATA[palamar]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453126</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bahar mevsiminin gelmesi ile birlikte özellikle alerjik bazı hastalıklarda artış gözleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-palamar-onay-alerji-mutlaka-tedavi-edilmesi-gereken-bir-saglik-sorunu-453126">Prof. Dr. Palamar Onay, &#8220;Alerji, mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bahar mevsiminin gelmesi ile birlikte özellikle alerjik bazı hastalıklarda artış gözleniyor.</p>
<p>Özellikle mevsim değişimi ile birlikte sayısı gitgide artan polenler pek çok sağlık sorununu da beraberinde getiriyor. Bahar Alerjisine sahip olan bireylerde hapşırık, burun akıntısı ve tıkanıklığı gibi belirtiler gözlemlenirken, gözde sulanma ve kızarma gibi semptomlar da görülüyor.</p>
<p>         Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Melis Palamar Onay, bahar mevsiminde en sık görülen alerjiler arasında yer alan göz alerjisi hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Palamar Onay, “Gözlerimizin ön bölgesinde yer alan konjonktiva ve korneamız dış ortam ve hava ile birebir temas halindedir. Bu nedenle havada mevcut olan toz, polen gibi çeşitli partiküller göz yüzeyimize kolayca ulaşabilir. Her ne kadar bu yabancı maddeleri göz kırpma refleksimiz ve gözyaşımız sayesinde uzaklaştırabiliyor olsak da alerjiye yatkın kişilerde daha fazla olmak üzere bu savunma mekanizmaları yetersiz kalabilir ve alerji tablosu ortaya çıkabilir” dedi.</p>
<p>Alerjinin bulgularından bahseden Prof. Dr. Palamar Onay, “Göz alerjisinde yani alerjik konjonktivitte gözlerde kaşıntı, yanma-batma, sulanma ve yabancı cisim hissi ile karşılaşabiliriz. Şiddetli alerji söz konusu ise fotofobi yani ışıktan hassasiyet de izlenebilir. Alerjik konjonktivitli bir gözde göz kapakları kızarık ve hafif ödemli görülür” dedi.</p>
<p><b>“Yaz aylarında şapka ve güneş gözlüğü kullanımı alerjiye karşı korur”</b></p>
<p>Alerjiden korunmanın önemini açıklayan Prof. Dr. Palamar Onay, “Alerji ile baş edebilmenin birinci şartı alerjiye neden olan madde, ortam ve aktivitelerden uzak durmaktır. Özellikle alerjik bünyeli kişilerin kendilerini sadece bahar aylarında değil her zaman korumaları gerekiyor. Alerjiden korunmak için alınabilecek en basit önlem güneş gözlüğü ve şapka kullanarak göz yüzeyine ulaşan partikül miktarını en aza indirmektir. Güneş gözlüğü ve şapka aynı zamanda güneş ışınlarından da koruyacağı için alerjiye karşı ayrıca bir koruma sağlayacaktır. Dış ortamdan ev ortamına girildiğinde üstümüzdeki kıyafetlerin çıkartılıp havalandırılması, yüz ve ellerin yıkanması da üzerimizdeki alerjenlerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur” diye konuştu.</p>
<p>Alerjiden korunma yöntemleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Palamar Onay, “Bahar ve yaz aylarında mümkün olduğunca havasız ve tozlu kapalı alanlarda bulunmamak, rüzgârlı ortamlardan olabildiğince uzak durmak göze ulaşan alerjen miktarını azaltacaktır. Her ne kadar hayvanları seviyor olsak da özellikle kuşlar ve kedilerin alerjiye neden olabileceğini akıldan çıkartmamak gerekir. Özellikle kuş kafeslerinin çokça vakit geçirilen odalara ve yatak odasına konulmaması akılcı bir çözüm olabilir. Kuş kafeslerinin sık sık temizlenmesi alerji ihtimalini azaltır. Yine makyaj malzemeleri, kozmetik ürünler, sigara dumanı da alerjiye neden olabilen ajanlar arasındadır. Temizlik amaçlı kullanılan kimyasallar, deterjanlar da alerji sebebi olarak karşımıza çıkabilir. Bu ürünleri iyi havalandırılan ortamlarda kullanmak alerji riskini en aza indirecektir” dedi.</p>
<p><b>“Gözleri ovuşturmak, göz yapısına zarar veriyor”</b></p>
<p>Gözlerin ovuşturulmasının göze zarar verdiğini belirten Prof. Dr. Palamar Onay, “Gözleri ovuşturmak alerjiye davetiye çıkaran bir durumdur. Gözler ovuşturuldukça gözde yangısal reaksiyonu artırarak tabloyu daha karmaşık bir hale getirir. Gözleri ovuşturmak göz yüzeyinde çiziklere yol açabilir. Bu yüzden, alerjik konjonktivit tedavisinde kaşıntıyı önleyen göz damlaları ile bu kısır döngüyü kırmayı hedefliyoruz. Gözleri çokça ovuşturmak, korneanın yani gözün saydam tabakasının mimari yapısını da değiştirerek ‘keratokonus’ dediğimiz ilerleyici ve kalıcı görme kaybına neden olabilen bir hastalığa da yol açabilir. İşte tüm bu nedenlerle alerji mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-palamar-onay-alerji-mutlaka-tedavi-edilmesi-gereken-bir-saglik-sorunu-453126">Prof. Dr. Palamar Onay, &#8220;Alerji, mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>A&#8217;dan Z&#8217;ye Türk Mühendislerin Geliştirdiği Ürün Amerika&#8217;da &#8220;Mutlaka Sahip Olunması Gereken Ürünler&#8221; Sıralamasına Girdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/adan-zye-turk-muhendislerin-gelistirdigi-urun-amerikada-mutlaka-sahip-olunmasi-gereken-urunler-siralamasina-girdi-413193</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 08:40:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[amerikada]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirdiği]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[girdi]]></category>
		<category><![CDATA[mühendislerin]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[olunması]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[sıralamasına]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[zye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413193</guid>

					<description><![CDATA[<p>2021 ve 2022'de prestijli “Inc. 5000 En Hızlı Büyüyen Özel Şirketler” sıralamasına giren Rapsodo, istikrarlı büyümesini sürdürüyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/adan-zye-turk-muhendislerin-gelistirdigi-urun-amerikada-mutlaka-sahip-olunmasi-gereken-urunler-siralamasina-girdi-413193">A&#8217;dan Z&#8217;ye Türk Mühendislerin Geliştirdiği Ürün Amerika&#8217;da &#8220;Mutlaka Sahip Olunması Gereken Ürünler&#8221; Sıralamasına Girdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>2021 ve 2022&#8217;de prestijli “Inc. 5000 En Hızlı Büyüyen Özel Şirketler” sıralamasına giren Rapsodo, istikrarlı büyümesini sürdürüyor.</strong></em><strong> Merkezi Singapur’da, Ar-Ge ofisi Türkiye’de bulunan Rapsodo dünyaya önemli mesajlar vermeye devam ediyor. A’dan Z’ye Türk Mühendisler tarafından geliştirilen golf simülasyonlu Rapsodo MLM2PRO, Amerika’nın golf otoritelerinden GolfSpy tarafından kategorisinde rakipsiz olarak tanımlanarak “Mutlaka sahip olunması gereken ürünler” sıralamasına girdi.</strong></p>
<p><strong>Rapsodo CEO’su Batuhan Okur: “Amerika’da %50 pazar payı hedefliyoruz”</strong></p>
<p>Gerçek zamanlı veriler sağlayarak sporcuların maksimum potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olmasıyla tanınan Rapsodo, yeni golf ürünü Mobile Launch Monitor 2 Pro (MLM2PRO) ile Amerika’da dengeleri değiştirdi. </p>
<p>Dünyaca ünlü golf ekipmanları şirketi Callaway ile anlaşma yaptıklarının altını çizen Rapsodo<strong> Kurucusu ve CEO’su Batuhan Okur “Rapsodo MLM2Pro, Türk Mühendislerin Amerika golf pazarına attığı imzanın bir sonucudur ve biz bu yeni ürünle Amerika’da %50 pazar payı hedefliyoruz. Bu çok büyük bir başarı” </strong>dedi.<strong> </strong></p>
<p>Radar teknolojisi ve makine öğrenimi kullanılarak tasarlananMLM2PRO, golfçülere mesafe, top hızı, veri görselleştirmeli şut faktörü, sopa boşluğu, şut dağılımı gibi bir çok metriği izleyerek vuruşlarını analiz etme ve performans geliştirme imkanı sunuyor. Toplamda, MLM2PRO iniş açısı, dönüş hızı ve dönüş ekseni gibi yeni veri noktaları dahil olmak üzere 13 temel metriği analiz ediyor. Android ve IOS uyumlu bu yeni golf monitörü E6 ve Awesome Golf gibi çoklu simülasyon yazılımları ile de entegre çalışıyor. Ayrıca ürün Callaway golf topları ile eşleşerek golfçülere benzersiz bir deneyim sunuyor.</p>
<p><strong>GolfSpy “Pazarda MLMPro2’yi yenmek zor”</strong></p>
<p>Türk mühendislerin Ar-Ge ve tasarım ürünü, kişisel launch monitör Rapsodo MLM2Pro, Amerikan golf otoritesi GolfSpy’dan övgüler aldı. Performanstan ödün vermeden ürün maliyetini düşük tutmak isteyenler için MLM2Pro&#8217;yu rakipsiz gören GolfSpy hem Android hem de IOS’u destekleyen MLMPro2’yi  <strong>“Mutlaka sahip olunması gereken ürünler” sıralamasına ekledi.</strong></p>
<p><strong>Rapsodo, dünyanın izlediği bir start up öyküsü </strong></p>
<p>2011 yılında Singapur’da kurulan Rapsodo, yüksek teknolojiyi erişilebilir kılma vizyonuyla Amerika’da golf ve beyzbol alanında önemli pazar verileri elde edince; Batuhan Okur, kuruluşunun  7. yılında Ar-Ge üssünü Türkiye’de kurma kararı alıyor. </p>
<p> </p>
<p>Spor performansı ölçüm ve analitiği pazarında, veri bilimi odaklı yazılımlar geliştiren Rapsodo, kamera ve radar kombinasyonundan oluşan donanımıyla bir sporcunun “Ben daha iyi nasıl olabilirim” sorusuna yanıt buluyor. Sporcu ürünü kullandıkça AI (yapay zeka) motoru, sporcuyu daha iyi anlıyor, artı ve eksileri karşılaştırmalı olarak sunuyor. Veri bazlı geliştirme üzerine kurulu sistem sayesinde bugün dünyaca ünlü kulüpler, sporcular ve antrenörler, pazar değerini artırma konusunda önemli adımlar atıyorlar. Spor teknolojileri pazarına yön veren bu verilerin üretimi ve analizi ise Rapsodo’nun  dünyaya Türkiye’den ihraç ettiği yazılımlarla gerçekleşiyor. </p>
<p> </p>
<p>Merkezi Singapur’da, Ar-Ge Ofisi Türkiye’de yer alan Rapsodo, dört farklı kıtada, dört farklı ülkede 13 farklı ulustan çalışana sahip<em><strong>.</strong></em> <em>2021 ve 2022&#8217;de prestijli Inc. 5000 En Hızlı Büyüyen Özel Şirketler sıralamasına giren Rapsodo, istikrarlı büyümesini sürdürüyor.</em></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/adan-zye-turk-muhendislerin-gelistirdigi-urun-amerikada-mutlaka-sahip-olunmasi-gereken-urunler-siralamasina-girdi-413193">A&#8217;dan Z&#8217;ye Türk Mühendislerin Geliştirdiği Ürün Amerika&#8217;da &#8220;Mutlaka Sahip Olunması Gereken Ürünler&#8221; Sıralamasına Girdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivrisinek Isırmasından Sonra Yüksek Ateş Ve Eklemlerde Ağrı Varsa Mutlaka Doktorunuza Danışın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sivrisinek-isirmasindan-sonra-yuksek-ates-ve-eklemlerde-agri-varsa-mutlaka-doktorunuza-danisin-393299</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 14:40:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[danışın]]></category>
		<category><![CDATA[doktorunuza]]></category>
		<category><![CDATA[eklemlerde]]></category>
		<category><![CDATA[isırmasından]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[sivrisinek]]></category>
		<category><![CDATA[sonra]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393299</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doktor muayenesinden laboratuvar hizmetlerine, evde bakımdan fizik tedavi ve rehabilitasyona, ihtiyaç duyduğunuz tüm sağlık hizmetlerini ayağınıza getiren Bir Adım Sağlık, sivrisinek ısırıklarının neden olabileceği hastalıklara dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sivrisinek-isirmasindan-sonra-yuksek-ates-ve-eklemlerde-agri-varsa-mutlaka-doktorunuza-danisin-393299">Sivrisinek Isırmasından Sonra Yüksek Ateş Ve Eklemlerde Ağrı Varsa Mutlaka Doktorunuza Danışın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doktor muayenesinden laboratuvar hizmetlerine, evde bakımdan fizik tedavi ve rehabilitasyona, ihtiyaç duyduğunuz tüm sağlık hizmetlerini ayağınıza getiren Bir Adım Sağlık, sivrisinek ısırıklarının neden olabileceği hastalıklara dikkat çekiyor. Sivrisineklerin tükürüklerinde yabancı proteinler barındırdıkları için vücudun bağışıklık sistemini etkilediklerini belirten Bir Adım Sağlık CEO&#8217;su Uzm. Hemş. Ayşe Şengel, eğer sivrisinek ısırmasından sonra ödem, eklemlerde ağrı ve şişlik, yüksek ateş gibi şikayetler varsa mutlaka bir sağlık kurumuna başvurulmalıdır. Bu gibi durumlar alerjik değil taşınan enfeksiyon nedeniyle olur” diyor. </strong></p>
<p>Yaz aylarında en sık rastlanan şikâyetlerden biri de sivrisinek ısırıkları… Çok önemli gibi görünmese de aslında sivrisinekler, sıtma ve lyme gibi ciddi hastalıklara da neden olabiliyor. Isırdıklarında bir yandan canlıdan kan alırken diğer yandan tükürüklerindeki salgıyı canlıya enjekte eden sivrisinekler, hastalıkları bu yolla taşıyor. Ayrıca sivrisineklerin tükürüklerinde yabancı proteinler barındırdıkları için vücudun bağışıklık sistemini etkilediklerini anlatan<strong> Bir Adım Sağlık CEO&#8217;su Uzm. Hemş. Ayşe Şengel</strong>, şöyle devam ediyor: “Bu yabancı proteinler nedeniyle vücutta histamin salgılanır, ödem ve kaşıntı oluşur. Eğer sivrisinek ısırmasından sonra ödem, eklemlerde ağrı ve şişlik, yüksek ateş gibi şikayetler varsa mutlaka bir sağlık kurumuna başvurulmalıdır. Bu gibi durumlar alerjik değil taşınan enfeksiyon nedeniyle olur. Özellikle bebeklerde, vücuda giren bu proteini bağışıklık sistemleri tanımadığı için daha büyük reaksiyonlara neden olabilir. Bu yüzden bebekleri sivrisinek ısırıklarından korumak daha önemlidir. Kollarını bacaklarını örtecek kıyafetler giydirilmesi, kafasını korumak için şapka takılması ve hekim önerisiyle kullanılacak solüsyonların sürülmesi koruyucudur. Yalnız bu solüsyonların 2 aydan önce kullanılmaması gerekmektedir.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Aloe vera, dondurulmuş çay poşetleri kaşıntıyı azaltıyor</strong></p>
<p>Bir Adım Sağlık CEO&#8217;su Şengel, sivrisinek ısırığında solüsyonlara alternatif evde elimizin altında bulunan bazı ürünlerin de iyi gelebileceğini hatırlatıyor. Alkol, fesleğen, yulaf ezmesi, aloe vera, dondurulmuş çay poşetlerinin hem kaşıntıyı almak hem de kısa süre de olsa sivrisinekleri uzaklaştırmak için kullanılabileceğini söyleyen Şengel, en etkin korunma yönteminin ise kimyasal koruyucular olduğunun altını çiziyor. Bu kimyasal koruyucuların bazılarının ortama bazılarının ise direkt vücuda uygulanabileceğini belirten Şengel, “Korunmak için kullanılan bir diğer yöntem ise ultrasonik ses dalgalarıdır. Bu cihazlar sivrisineklerin düşmanı olan yusufçuk böceğinin sesini taklit ederek kurgulanmıştır. Çok etkili bir yöntem değildir. Bütün bunların dışında yaşanılan çevrenin düzenlenmesi son derece önemlidir. Sivrisinekler su ve yeşillik alanlarda daha çok yaşadıkları için etraftaki uzun otların budanması, su birikintisi varsa boşaltılması alınacak önlemler arasında sayılabilir” diyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sivrisinek-isirmasindan-sonra-yuksek-ates-ve-eklemlerde-agri-varsa-mutlaka-doktorunuza-danisin-393299">Sivrisinek Isırmasından Sonra Yüksek Ateş Ve Eklemlerde Ağrı Varsa Mutlaka Doktorunuza Danışın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında Denizcilik Bakanlığı mutlaka kurulmalıdır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cumhuriyetimizin-ikinci-yuzyilinda-denizcilik-bakanligi-mutlaka-kurulmalidir-391315</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Jul 2023 11:00:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetimizin]]></category>
		<category><![CDATA[denizcilik]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[kurulmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=391315</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında mutlaka bir Denizcilik Bakanlığı kurulmalı” diyen Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “3 tarafımız denizlerle çevrili.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyetimizin-ikinci-yuzyilinda-denizcilik-bakanligi-mutlaka-kurulmalidir-391315">Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında Denizcilik Bakanlığı mutlaka kurulmalıdır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında mutlaka bir Denizcilik Bakanlığı kurulmalı” diyen Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “3 tarafımız denizlerle çevrili. Dünyanın en temiz koylarına sahibiz. Kendi kendini temizleyebilme özelliğine sahip körfezlerimiz var. Deniz-kum-güneş üçlemesinden tutun da dalış turizmine kadar çok ciddi avantajlarımız var. Akdeniz Çanağı’ndaki en avantajlı ülkelerden biriyiz. Karadeniz gibi eşsiz ve devasa bir hinterlanda sahip bir denizimizin olması da başlı başına bir şans… Hizmet sektöründe dünya standartlarının üstündeyiz. Kurulacak bir Denizcilik Bakanlığı ile sektörümüz denizcilik turizminden hak ettiği payı alacaktır” ifadesini kullandı.</strong></p>
<p><strong> </strong>Sahip olduğu denizleri, masmavi koyları ile dünya kruvaziyer turizminin en önemli destinasyonlarından olan Türkiye, hizmet kalitesi ve genç nüfusu ile de çok önemli bir avantaja sahip. 3 tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye’de Denizcilik Bakanlığı’nın bulunmaması adeta bir ironi niteliğinde… </p>
<p> </p>
<p><strong>KRUVAZİYER TURİZMİNDE ÇOK ÖNEMLİ AVANTAJLARIMIZ VAR  </strong></p>
<p>Türkiye’de yabancı sahipli bir cruise gemisini işleten ilk firma olan Camelot Maritime Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, kruvaziyer turizmi alanında Türkiye’nin tüm dünyada örnek gösterilebilecek avantajlara sahip olduğunu belirtti. Avrupa ve Asya’nın kesişim noktasında bulunan Türkiye’nin Akdeniz Çanağı ile Afrika’ya, Karadeniz ile de Rusya ve BDT ülkelerine uzanabildiğini söyleyen Çavuşoğlu, “Sahip olduğu coğrafi konum ve denizlerimiz tüm dünyayı kıskandıracak türden. Akdeniz’e ek olarak bir de Karadeniz gibi çok özel bir denizimiz ve bu denizimizin hinterlandı var. Rusya gibi bir dünya devinden tutun da Avrupa’nın en önemli ülkeleri Türkiye’yi tanıyor, biliyor ve kruvaziyer turizminde ülkemizi tercih ediyor. Ülke olarak tanıtımımızı daha profesyonel şekilde yapmalıyız.” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>DENİZCİLİK BAKANLIĞI DERHAL KURULMALI </strong></p>
<p>Türkiye’nin bir yarımada olduğunu ve üç tarafının denizlerle çevrili olduğunu, bütün bu avantajlara rağmen ülkede ‘Denizcilik Bakanlığı’nın olmadığını ifade eden Çavuşoğlu, “Denizcilik Bakanlığı, bizim gibi bir ülke için olmazsa olmazlar arasında gelmektedir. Düşün bir kere; 3 tarafınız denizlerle çevrili olacak ama denizcilik bakanlığınız olmayacak. Bu, kabul edilebilir bir durum değildir. Denizcilik Bakanlığı’nın mutlaka kurulması gerektiğini düşünüyorum. Ülke olarak denizlerimizden arzu ettiğimiz ölçüde faydalanamıyoruz. Hayatında denize hiç girmemiş insanlarımız var. Deniz bizim için hala çok lüks. Deniz ürünleri tüketiminde Avrupa ülkeleri ile kıyaslanamıyoruz ve çok gerilerdeyiz. Deniz, ulaşılabilir olmalı. Biz, Camelot Maritime olarak ülkemizin KAMU tarafının başta olmak üzere tüm bileşenlerin denizcilik alanında daha aktif olması gerektiğini düşünüyoruz” ifadesini kullandı.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>GELECEK KRUVAZİYER TURİZMİNDE </strong></p>
<p>2021 yılında 78 kruvaziyer gemisiyle 45 bin 362 yolcunun Türkiye’ye geldiğini söyleyen Çavuşoğlu şu bilgileri verdi: “2022’de kruvaziyer gemi sayısı 12 katına çıkarak 991’e yükseldi. Yolcu sayısı aynı dönemde 22 katına çıkarak 1 milyon 6 bini aştı. Ülkemiz limanlarına 2023 yılının ilk 5 ayında yanaşan kruvaziyer sayısı % 43 artışla 279&#8217;a, karaya inen yolcu sayısı ise 300 bine ulaştı. Kruvaziyer turizminde yıl sonu hedefi 1,5 milyon ziyaretçiye ulaşmak. 2023 yılının ocak-mayıs döneminde Kuşadası’na 124, İstanbul’a 50, Çeşme’ye 20, Bodrum’a 19, Antalya’ya ise 8 kruvaziyer gemisi demirledi. Aynı dönemde ülkece 299 bin 377 kruvaziyer yolcusu ağırladık. En fazla konuğu 157 bin 940 ile Kuşadası ağırladı. Kuşadası’nı 71 bin 16 ile İstanbul, 14 bin 777 ile Antalya, 13 bin 886 ile Bodrum, 8 bin 418 ile Çeşme ve 7 bin 744 ile Çanakkale takip etti. İzmir ve Marmaris limanlarında da 5 binden fazla turist ağırlandı. 2023’te 60 milyon turist ve 56 milyar dolar gelir hedefine, kruvaziyer turizminden de katkı bekliyoruz.”</p>
<p> </p>
<p><strong>HELVA YAPMAMIZ İÇİN HER TÜRLÜ MALZEMEMİZ VAR </strong></p>
<p>Ülke olarak en temiz koylara, genç nüfusa, eğitimli çalışanlara ve hizmet sektöründeki tecrübeye sahip olduğumuzu vurgulayan Camelot Maritime Genel Müdürü Kaptan Gürbüz Can, “Halk tabiri ile konuşacak olursak kruvaziyer turizmi alanında yağımız, şekerimiz, unumuz var. Kısacası helva yapmak için her türlü malzemeye sahibiz. Artık helva yapmamız ve sahip know howımızı uluslararası arenada fark yaratacak şekilde kullanmamız gerekmektedir. Kruvaziyer turizminde daha fazla gelir elde edebiliriz. Camelot Maritime olarak biz, ülkemize yaptığımız yatırımlarla denizcilik sektörümüzün ileri seviyelere ulaşması için çaba sarfediyoruz. Kruvaziyer turizminde daha gidecek çok yolumuz var. Pastadan hak ettiğimiz dilimi henüz almadık. Bütün enerjimizle bunun için çalışmalıyız. Yat turizminin canlandığı yaz aylarında koylarımız yerli ve yabancı teknelerle dolu. Maalesef koylarımıza gelen teknelerin çok ciddi çevre kirliliğine sebep olduğunu ve denetimlerin yetersiz kaldığını tüm sektör biliyor. Bu ve bunun gibi birçok konunun da denetlenmesi için Denizcilik Bakanlığı’nın ciddi bir rolü olacağını düşünüyorum. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında kurulacak Denizcilik Bakanlığı bize farklı bir ivme katacaktır. Denizcilik sektörünün bileşenleri olarak bakanlığın kurulmasını istiyor, bunun için çalışıyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyetimizin-ikinci-yuzyilinda-denizcilik-bakanligi-mutlaka-kurulmalidir-391315">Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında Denizcilik Bakanlığı mutlaka kurulmalıdır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soyer: Bir gün mutlaka bayram olarak kutlanacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/soyer-bir-gun-mutlaka-bayram-olarak-kutlanacak-390146</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jul 2023 11:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[kutlanacak]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=390146</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Lozan Antlaşması’nın 100. yılında Ataol Behramoğlu’nun “Lozan” adlı eserini sahneye taşıdı. Lozan zaferine giden tarihi yolu anlatan oyun izleyenlerin hafızalarını tazeledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soyer-bir-gun-mutlaka-bayram-olarak-kutlanacak-390146">Soyer: Bir gün mutlaka bayram olarak kutlanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Lozan Antlaşması’nın 100. yılında Ataol Behramoğlu’nun “Lozan” adlı eserini sahneye taşıdı. Lozan zaferine giden tarihi yolu anlatan oyun izleyenlerin hafızalarını tazeledi. Oyunun prömiyerinde konuşan Başkan Tunç Soyer, “Biz, İzmir olarak 24 Temmuz’u sonsuza kadar bayram olarak kutlamaya devam edeceğiz. 24 Temmuz, bir gün mutlaka Türkiye’de de yine milli bayram olarak kutlanacak” dedi.</p>
<p>Lozan Antlaşması’nın 100. yılını bilim, kültür ve sanat etkinlikleriyle ölümsüzleştiren İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin prodüksiyonuyla yeniden tiyatro sahnesine dönen “Lozan” oyunu, Konak Sahne Tozu Tiyatrosu Haldun Dormen Sahnesi’nde dünya prömiyerini yaptı. Şair ve yazar Ataol Behramoğlu’nun kaleme aldığı, müziklerini Timur Selçuk’un yaptığı oyunun yönetmenliğini Haluk Işık üstlendi.</p>
<p>Lozan prömiyerine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Lozan oyununun yazarı ve şair Ataol Behramoğlu,  ilçe belediye başkanları, sanatçılar, siyasi parti temsilcileri, akademisyenler, büyükelçi ve konsoloslar, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. </p>
<p><strong>“Bir gün mutlaka milli bayram olarak kutlanacak”</strong></p>
<p>İki perdelik oyunun ardından sahneye gelen Başkan Tunç Soyer, oyuncuları ve tüm ekibi tebrik etti. Başkan Soyer, “100 yıl dile kolay. 100 yıl öncesinde Türkiye’nin tapu senedinin alındığı bir antlaşma. Bir barış, bir bağımsızlık senedi. Sınırlarımızın güvencesinin sembolü. Lozan Meydanı’nda Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’nün heykellerine çelenk bıraktık. Ondan sonra İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde olağanüstü doyurucu bir panel izledik. Sonra bir konser vardı, şimdi buradayız. 1950’ye kadar Lozan hep bayram olarak kutlanmış. 1950’den sonra maalesef siyasete alet edilmiş ve bu büyük zafer unutturulmaya çalışılmış. Biz, İzmir olarak 24 Temmuz’u sonsuza kadar bayram olarak kutlamaya devam edeceğiz. Ve içimizde hep şu umut olacak: Bir gün mutlaka Türkiye’de de yine milli bayram olarak kutlanacak” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Her şeyi tartışabiliriz ama…”</strong></p>
<p>Lozan oyununun yazarı Ataol Behramoğlu, “Ben Lozan’a çok çalıştım. İlk versiyonunu Antalya Devlet Tiyatrosu sahnelemişti. Belgesel yönü ağır basıyordu. İkinci versiyonuna geçen yaz özellikle çalıştım ve belgeseli azaltmaya gayret ettim. Ben izlerken de olayı hep düşündüm. O dönemin meclis tutanaklarını tek tek okudum. Esasında olmayan hiçbir şey burada yok. Çözümlemesi çok zor. Ama benim için son cümle çok önemli. Her şeyi tartışabiliriz; ama nice acılar pahasına bize armağan edilen bir vatanda olduğumuzu unutmadan. İşte bunu alkışlayalım. Bu işin şakası yok, Lozan kurtlar sofrası gibi. Türkiye yorgun ve acılı. Karşısında kurtlar var. Bu imajı verebildiysek başardık demektir. Sevgili Tunç kardeşimi yürekten kucaklıyorum”  ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“42 yıllık mesleğimin en heyecanlı işi”</strong></p>
<p>Oyunun yönetmeni Haluk Işık ise “Kuşkusuz çok heyecanlıyım. Bunun birçok nedeni var. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in yol açtığı bir proje bu. Meslekte 42. yılımı yaşıyorum. Bu meslek çok onurlar yaşattı. Ama bu iş kadar heyecanlandığım,  coşkuyla çalıştığım, çok çalıştığım bir iş olmadı. Sorumluluk çok büyüktü. İsmet İnönü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi insanların verdiği olağanüstü bir savaşın sonunda en azından ben buradayım diyebildik. Hayata, geleceğe, ülkeme, bizi biz yapan herkese ve Mustafa Kemal Atatürk’e, İsmet İnönü’ye teşekkür ederim” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Lozan 9 kez daha perde açacak</strong></p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu’ndan Kurtuluş Savaşı ve Lozan Antlaşması’na uzanan tarihsel sürecini anlatan Lozan, iki perdelik müzikal oyun olarak izleyenlerin karşısına çıktı. Prömiyerin ardından oyun İzmir’deki çeşitli salonlarda Temmuz ve Ağustos aylarında ücretsiz olarak 9 kez daha sahnelenecek.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soyer-bir-gun-mutlaka-bayram-olarak-kutlanacak-390146">Soyer: Bir gün mutlaka bayram olarak kutlanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sağlık ekibi içerisinde mutlaka ebelere yer verilmeli&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglik-ekibi-icerisinde-mutlaka-ebelere-yer-verilmeli-381803</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jun 2023 09:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ebelere]]></category>
		<category><![CDATA[ekibi]]></category>
		<category><![CDATA[içerisinde]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[verilmeli]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=381803</guid>

					<description><![CDATA[<p>Egeli bilim insanı Prof. Dr. Soğukpınar, afetlerde ebelik hizmetlerinin önemi ile ilgili altın değerinde bilgiler verdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-ekibi-icerisinde-mutlaka-ebelere-yer-verilmeli-381803">&#8220;Sağlık ekibi içerisinde mutlaka ebelere yer verilmeli&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Egeli bilim insanı Prof. Dr. Soğukpınar, afetlerde ebelik hizmetlerinin önemi ile ilgili altın değerinde bilgiler verdi</p>
<p>Afetlerde gebe ve lohusalara yönelik yürütülen çalışmalar hem annenin hem de bebeğin sağlığı için büyük önem arz ediyor. Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Bölümü Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman Soğukpınar, afetler başta olmak üzere olağandışı durumlarda gebe ve lohusa kadınlara yönelik yapılması gereken ebelik hizmetleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p>Afet dönemlerinde ebelik hizmetlerinin önemine değinen Prof. Dr. Soğukpınar, “Olağandışı ya da afet olarak da adlandırılan bu tür durumlarda arama kurtarma faaliyetleri hiç şüphesiz ilk yapılması gerekenlerdir. Bu sırada acil sağlık hizmetleri, afetzede bireylerin yaşama şanslarının artırılmasında ve ölümlerin önüne geçilmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Özellikle literatürde, savunmasız ya da dezavantajlı grup olarak adlandırılan kadınlar ve çocuklar ise başta depremler olmak üzere doğal afetlerde en fazla etkilenen grubu oluşturuyor. Diğer yandan normal bir yaşam dönemi olan gebelik ve doğum süreçleri, yaşamın sürekli var olan biyolojik gerçekleri olup, çoğunlukla acil müdahaleyi gerektiren önemli durumlardır” dedi.</p>
<p>“Gebelik, takibi özenle yapılması gereken bir durumdur”</p>
<p>Gebeliğin özel bir durum olduğuna değinen Prof. Dr. Soğukpınar, “Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu tarafından, her gebeliğin istenilen gebelik olduğu, her doğumun güvenli gerçekleştiği bir dünyaya ulaşmak amacında programlar yürütülüyor. Gebelik dönemi,  sağlık ve hastalık çizgisinin birbirine yaklaştığı ve kadınların daha çabuk hastalandığı, sağlık takibinin yapılmasını gerektiren özel bir dönemdir. Gerek dünyada gerekse ülkemizde, anne çocuk sağlığı hizmetlerinden, daha geniş kapsamda üreme sağlığı hizmetlerinden doğrudan sorumlu olan meslek üyesi olan ebeler de kendilerine hizmet etmesi beklenen birinci öncelikli sağlık ekibi üyesidir. Ülkemizde 1996 yılından bugüne üniversite eğitimi ile Avrupa Birliği standartlarında eğitim almakta olan ve zorunlu mezuniyet koşulları bulunan ebelik mesleğinin afet durumlarında rolü çok önemlidir. Çünkü yaşama sağlıklı başlama noktasında iki cana aynı anda hizmet veren ebelik mesleğinin hizmet alanları oldukça geniştir. Bunlar; gebelik öncesi danışmanlık, gebelik izlemlerinin yapılması akla ilk gelecek olanlardır. Diğer bir hizmet alanı ise gebeliklerin takibi sırasında gelişebilecek normalden farklı durumların yani risklerin erken saptanması ve uzmana sevk edilmesidir. Normal doğumları kendi sorumluluğunda gerçekleştirme ehliyeti bulunan ebelerin, doğum sonrası döneme ilişkin lohusalık bakımı, yenidoğan muayenesi ve bakımı da bu dönemde yerine getirilmesi önemli sorumluluklarındandır” dedi.</p>
<p>          “Afetler düşük ve erken doğum riskini artırır”</p>
<p>Doğal afetler sırasındaki ebelik hizmetlerine değinen Prof. Dr. Soğukpınar, “Doğal afetler sırasında annelerin ve çocuklarının hayatını kurtarabilecek üreme sağlığı hizmetlerinin sağlanması son derece önemli olup, bu kapsamda yapılması gerekenler, afetzede gebelerin öncelikle genel sağlık durumunun stabilize edilmesi, daha sonra da ivedi olarak bebek izlemin yapılmasıdır. Düşük ve erken doğum riskinin yüksek olduğu bu süreçte, acil obstetrik bakım ilkeleri kapsamında, gebeliğin sonlanma olasılığına karşı hazırlıklı olunmalı, mutlaka acil ekipmanların tedarik edilmesi gözden kaçırılmamalıdır. Rutin klinik hizmetlerinin olanaksız olduğu afet durumlarında acil doğum eylem planı ile doğumlar gerçekleştirilmeli, doğum sonu süreçte ise kanama nedeni ile özellikle kritik olan ilk saatler sonrasında gerekli lohusa bakımı sürdürülmelidir. Yenidoğanın fizik muayenesi ile emzirmenin sürekliliği için bireysel danışmanlık da ihmal edilmemesi gerekli rutin uygulamalardır” diye konuştu.</p>
<p>Afetler sırasında anne ve bebek sağlığının korunmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Soğukpınar, “Doğumdan sonraki 42’nci güne kadar geçen dönem hem anne hem de yenidoğan sağlığı için oldukça kritik bir dönemdir ve bu zaman aralığındaki bakım eksikliği, hastalık ve ölüm riskini artırabilir. Yapılan çalışmalar çok ani gelişen doğal afetler sırasında gebelik döneminde anemi, bebek ölüm hızı, formül mama ile beslenen bebekler, düşük doğum ağırlıklı doğan bebeklerin yüzdelerinde artışlar olduğunu gösteriyor. Sonuç olarak; afetler gibi olağandışı süreçlerde özellikle kadınlar ve çocuklar savunmasız nüfus olarak değerlendirilerek, bu gruba hizmet vermek üzere sağlık ekibi içerisinde mutlaka ebelere yer verilmelidir” diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-ekibi-icerisinde-mutlaka-ebelere-yer-verilmeli-381803">&#8220;Sağlık ekibi içerisinde mutlaka ebelere yer verilmeli&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Mutlaka hesaplaşmak mecburiyetindeyiz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mutlaka-hesaplasmak-mecburiyetindeyiz-372804</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 May 2023 15:24:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[hesaplaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[mecburiyetindeyiz]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372804</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP Ankara Milletvekili Levent Gök’ün yazdığı “Roboski: Uludere’nin Gözyaşları” kitabının imza gününe katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mutlaka-hesaplasmak-mecburiyetindeyiz-372804">&#8220;Mutlaka hesaplaşmak mecburiyetindeyiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP Ankara Milletvekili Levent Gök’ün yazdığı “Roboski: Uludere’nin Gözyaşları” kitabının imza gününe katıldı. 2011’de yaşanan acı olayla ilgili konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer, “Bu katliamla yüzleşmeden, sorumlularını ortaya çıkarmadan ne helalleşmek mümkün ne geleceğe dair umut taşımak mümkün” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Levent Gök’ün kaleme aldığı “Roboski: Uludere’nin Gözyaşları” adlı kitap için düzenlenen söyleşiye ve imza gününe katıldı. Kültürpark İzmir Sanat’taki etkinlikte CHP Parti Meclisi Üyesi ve İzmir Milletvekili Adayı Rıfat Nalbantoğlu, CHP İzmir milletvekilleri Atila Sertel, Tacettin Bayır ve Kani Beko, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Murat Çepni, siyasi partilerin temsilcileri, meclis üyeleri ve yurttaşlar yer aldı.</p>
<p><strong>“Bu hesaplaşma vicdan sahibi olmayı gerektiriyor”</strong><br />28 Aralık 2011’de bir hava harekâtıyla 34 canın yok olduğuna değinen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Bunların 17’si 18 yaşının altında çocuklardı. Ve o günden bugüne geçen 12 yıl içinde yaslı analar yaslarıyla beraber yitip gittiler. Bir sis perdesi altında bu olayla ilgili neredeyse hiçbir şey yapılmadı. Hiç kimse hiçbir şey öğrenemedi. Eğer vatandaş devletinin adaletin önünde bir engel olduğunu düşünmeye başlamışsa orada umutlar da bitmiş demektir. Bu katliamla yüzleşmeden, sorumlularını ortaya çıkarmadan ne helalleşmek mümkün ne geleceğe dair umut taşımak mümkün. Sevgili Levent Gök olağanüstü kıymetli bir iş yaptı. Çünkü bu hesaplaşma vicdan sahibi olmayı gerektiriyor. Eğer o vicdan yoksa zaten adaletin eksikliğinden de rahatsız olmazsınız. Hâlbuki adaletin eksikliği en temel insan haklarının eksikliği anlamına geliyor. Levent’i bu işin peşini bırakmaması nedeniyle bütün kalbimle kutluyorum ve bize umut verdiği için de teşekkür ediyorum&#8221; dedi.</p>
<p><strong>“Sorumlular adalet önünde hesap verene kadar bu işin peşini bırakmayacağız”</strong><br />CHP Ankara Milletvekili ve kitabın yazarı Levent Gök ise, “Demokrasi; yönetenlerin hesap verdiği bir yönetim biçimidir. Eğer bir ülkede yönetenler hesap vermiyorsa, bu sorgulanamıyorsa ve adalet işlemiyorsa o ülkede ne yaparsanız yapın bir demokrasiden bahsetmeniz söz konusu değildir” dedi. Olayın yaşandığı döneme ilişkin bilgi veren Gök, “Bu vahim tablo günlerce saklandı. Medyada karartma yapıldı. Olayın ne olduğunu bugün bile tartışan yurttaşlarımız var. Olayın gerçek niteliğini anlamak, yorum yapmak imkanı bırakılmadı” diye konuştu.</p>
<p>Gök ayrıca, “Bu hesaplaşmayı yapamazsak, bunları cesaretle ortaya koyamazsak devletimizin, Türkiye’mizin demokratik olmasını sağlayamayız. Bu mücadelelerin elbette önemli ve sürekli olması gerekiyor. Olayı kapatmaya, karartmaya çalışıyorlar. Biz de onlara inat unutturmamaya çalışıyoruz. Bildiklerimizi, duyduklarımızı, yaşadıklarımızı bir kitapta toplayarak tarihe not bırakıyoruz. Bu olayın sorumluları adalet önünde hesap verene kadar bu işin peşini bırakmayacağız” dedi.</p>
<p><strong>Önsözü Kılıçdaroğlu yazdı</strong><br />CHP Genel Başkanı ve 13’üncü Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından “Hafızamızı tazeleyen, tarihe not düşen, büyük bir acıyı unutturmayan bu kitabından dolayı Levent Gök’ü kutlarım” ifadeleriyle önsözü yazılan eser 28 Aralık 2011 tarihinde 34 yurttaşın hava saldırısıyla hayatını kaybettiği Uludere-Roboski Olayı’nın perde arkasını konu alıyor. Gök ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Hakları Komisyonu Üyesi olduğu dönemde, 28 Aralık 2011 tarihinde TBMM’de kurulan Uludere Alt Komisyonu’nda görev yapmıştı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mutlaka-hesaplasmak-mecburiyetindeyiz-372804">&#8220;Mutlaka hesaplaşmak mecburiyetindeyiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı bir Ramazan için mutlaka sahura kalkılmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-ramazan-icin-mutlaka-sahura-kalkilmali-363281</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Apr 2023 16:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kalkılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sahura]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363281</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oruç tutan kişilerin sahura kalkmalarının önemine işaret eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, sahurda özellikle protein alımının gerekliliğine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-ramazan-icin-mutlaka-sahura-kalkilmali-363281">Sağlıklı bir Ramazan için mutlaka sahura kalkılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Oruç tutan kişilerin sahura kalkmalarının önemine işaret eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, sahurda özellikle protein alımının gerekliliğine dikkat çekti. Sahurda yumurta, peynir, yeşillik ve tam tahıllı ekmek tüketilmesini tavsiye eden Örkçü, sahura kalkılmaması halinde 16 saatlik açlık süresinin uzayabileceğini ve kan şekerinin düşebileceği uyarısında bulundu.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, Ramazan’da oruç tutan kişilerin doğru ve dengeli beslenmesine ilişkin önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Vücudun protein, yağ ve karbonhidrat ihtiyacı karşılanmalı</strong></p>
<p>Vücudun temelde protein, yağ ve karbonhidrat üzerine çalıştığını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, “Bu noktada sağlam bir protein, yağ ve karbonhidrat kaynağına ihtiyaç var. Ekmek ve makarna gibi yiyecekler karbonhidrat ihtiyacını karşılamak üzere tüketilen yiyeceklerdir. Sahurda beyaz ekmek ve pide yerine tam tahıllı bir ekmek tercih etmek bile karbonhidrat kaynağımızı sağlıklı seçtiğimizi gösterir. Yumurta konusunda zorluk yaşanıyorsa sahur öğününde mutlaka bir peynir çeşit olması gerekiyor. Sağlıklı bir yağ kaynağı olarak zeytin tüketilebilir. Yumurta da sahur sofrasında mutlaka olmalı. Mutlaka yeşillik hatta meyve bile sahur tabağında ihmal edilmemeli. Süt ve yoğurdun da aynı şekilde tüketilmesine özen gösterilmeli. Böylece sağlıklı bir sahur öğünü planlamış olunacaktır. Aslında kahvaltı öğünü sahura taşınmış olmalı.” dedi.</p>
<p><strong>Mutlaka sahur yapılmalı</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, sabahları çoğu insanın aç uyandığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“İnsanlar 3-4 arası sahuru yaptıktan sonra uyuyorlar.  Uyanıp güne başlayınca da aç başlıyorlar. Böyle bir durumda mide erken boşalıyor. Bu yüzden doğru besinleri tercih etmesi gerekiyor. Daha çok yağlı kızartmalar, önceki günden kalan yiyecekler ve makarna ile sahur yapılınca güne biraz daha aç başlanabiliyor. ‘Ben sahur yapmadan tutuyorum, hiç kalkamıyorum’ diyen insanlar da ikiye ayrılıyor. Uykuya yenik düşenler kalkmakta biraz zorluk çekiyorlar. İftarlarını yaptıktan sonra gece 12-1’e kadar sabredip az miktarda yiyerek uyuyanlar da var, sahura kalkıp bir bardak su içerek uyuyanlar da var. Bu durum 16 saatlik açlık süresini uzatıyor, hatta tek bir öğün ile beslendikleri için 20-24 saati bulabiliyor. Çok fazla uzayan açlık süresinde kan şekeri düşebiliyor. Normal sıhhatli bir insan dahi olsa aşırı kan şekeri düşüşlerinden dolayı gün içerisinde rahatsızlık yaşanabiliyor. Bu sebepten dolayı da mutlaka sahura yapılması gerekiyor.”</p>
<p><strong>16-17 saatlik açlık hipoglisemiye yol açabiliyor</strong></p>
<p>Sağlık sorunu olmayan bir birey normal bir şekilde insülin salgılarken diyabet hastalarında insülinin yeterli salgılanmadığını veya tam tersi şekilde çok fazla salgılandığını ifade eden Örkçü, “16-17 saatlik açlık süresinde insülin düşüklüğünden dolayı hipoglisemiye girebiliyorlar. Hipoglisemi atakları beraberinde titremeye ve acil servise gitmeyi gerektirecek vakalara neden olabiliyor. Tam tersine iftar sonrasında artan insülin ile beraber insanlar şekerlerinde ani çıkışlar olabiliyor. Vücuttaki sistemlerin bozulmasına yol açtıkları için diyabet hastalarının hangi tip olduklarını bilmeleri gerekiyor. Hekimlerine tutmalarının doğruluğunu danışmalarında fayda var. Günde 3 doz insülin alanların oruç tutmaları sağlıklı görünmüyor” diye konuştu. </p>
<p><strong>Böbrek yetmezliği olanlar hekime başvurmalı</strong></p>
<p>Böbrek yetmezliği olan bireylerin ilgili alandaki bir hekime mutlaka başvurmaları gerektiğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, “Bu sıvı ve böbreklerden emilen mineral, vitamin süzülmesinden kaynaklı bir sıkıntı olabiliyor. Vücut çok fazla susuz kalabiliyor. Böbrek rahatsızlıklarının da böyle bir durumda vücuttan atılan sıvı elektronik dengesi bozulacağı için aslında oruç tutmaları çok da doğru olmayacaktır. Maneviyatı yaşamak adına belki çok niyet ediyorlar. Bunları gerekçe olarak kendilerinde görmüyorlar ancak bir yandan da sağlıklarını bozuluyor” dedi.</p>
<p><strong>İkiden fazla ilaç kullanmayanlar oruç tutabilir</strong></p>
<p>Orucun sıhhatli olduğunu ifade eden Örkçü, “Günlük kalori miktarını alınırsa, bir sağlık problemi yoksa veya günde 1-2 ilaçtan fazla kullanma ihtiyacı olmayan sağlıklı yaşlı bireylerin de oruç tutmalarında bir sakınca görülmüyor” diye konuştu.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-ramazan-icin-mutlaka-sahura-kalkilmali-363281">Sağlıklı bir Ramazan için mutlaka sahura kalkılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ali Babacan AFAD&#8217;da Fuat Oktay&#8217;la Görüştü: &#8216;Devletin mutlaka yerel yönetimlerle ve sivil inisiyatiflerle beraber çalışması gerekiyor&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ali-babacan-afadda-fuat-oktayla-gorustu-devletin-mutlaka-yerel-yonetimlerle-ve-sivil-inisiyatiflerle-beraber-calismasi-gerekiyor-349460</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2023 17:27:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[babacan]]></category>
		<category><![CDATA[beraber]]></category>
		<category><![CDATA[çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[devletin]]></category>
		<category><![CDATA[fuat]]></category>
		<category><![CDATA[gerekiyor]]></category>
		<category><![CDATA[görüştü]]></category>
		<category><![CDATA[inisiyatiflerle]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[oktayla]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimlerle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=349460</guid>

					<description><![CDATA[<p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, AFAD Başkanlığı’na giderek Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve AFAD Başkanı Yunus Sezer’den deprem bölgesiyle ilgili bilgi aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ali-babacan-afadda-fuat-oktayla-gorustu-devletin-mutlaka-yerel-yonetimlerle-ve-sivil-inisiyatiflerle-beraber-calismasi-gerekiyor-349460">Ali Babacan AFAD&#8217;da Fuat Oktay&#8217;la Görüştü: &#8216;Devletin mutlaka yerel yönetimlerle ve sivil inisiyatiflerle beraber çalışması gerekiyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, AFAD Başkanlığı’na giderek Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve AFAD Başkanı Yunus Sezer’den deprem bölgesiyle ilgili bilgi aldı.</p>
<p>Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Babacan, yarın (8 Şubat) deprem bölgesine gideceğini söyledi. Babacan şu ifadeleri kullandı:</p>
<p><strong>‘Yereldeki sorunları kendilerine ilettik’</strong></p>
<p>“Hem arama kurtarma faaliyetleriyle ilgili gelişmeleri dinlemiş olduk kendilerinden hem de bizim teşkilatımızdan gelen sıkıntıları, bilgileri, yereldeki sorunları kendilerine ilettik. Gerçekten büyük bir zorluk içerisinde şu anda ülkemiz. On ili kapsayan geniş bir alan olumsuz etkilenmiş durumda. Devletin mutlaka yerel yönetimlerle ve sivil inisiyatiflerle beraber çalışması gerekiyor. Kamu ile özelin iş birliği ve iyi bir koordinasyon içinde çalışması gereken bir dönemdeyiz. Biz de DEVA Partisi olarak tüm teşkilatımızla beraber yaptığımız çalışmaların merkezi hükûmet birimleriyle ve yerel yönetimlerle beraber nasıl entegre edilebileceğiyle ilgili değerlendirmelerde bulunduk. Umarım ki faydalı olmuştur.”</p>
<p><strong>Babacan yarın deprem bölgesine gidiyor</strong></p>
<p>Ayrıca afet bölgesine yarın gideceğini açıklayan Babacan, “Yarından itibaren bizzat deprem bölgesinde gelişmeleri yerinde, arkadaşlarımızla beraber izlemeye başlayacağız. Genel merkezimizden yedi ayrı ekip tüm illere, on bir ile gitmeye başladı. Onları o illere yönlendirdik. Ben de Adana, Osmaniye, Hatay bölgesinden başlamak üzere, zaman içerisinde değişkenlik gösterebilecek bir program dahilinde yarından itibaren deprem bölgesinde olacağım” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ali-babacan-afadda-fuat-oktayla-gorustu-devletin-mutlaka-yerel-yonetimlerle-ve-sivil-inisiyatiflerle-beraber-calismasi-gerekiyor-349460">Ali Babacan AFAD&#8217;da Fuat Oktay&#8217;la Görüştü: &#8216;Devletin mutlaka yerel yönetimlerle ve sivil inisiyatiflerle beraber çalışması gerekiyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
