<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>multidisipliner | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/multidisipliner/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/multidisipliner</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Apr 2026 18:38:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>multidisipliner | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/multidisipliner</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Parkinson&#8217;da multidisipliner yaklaşım yaşam kalitesini iyileştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/parkinsonda-multidisipliner-yaklasim-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-626744</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 18:38:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Pili]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[multidisipliner]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626744</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atlas Üniversitesi Hastanesi Nöromodülasyon Merkezi tarafından “Dünya Parkinson Günü” kapsamında düzenlenen “Parkinson Tedavisinde Multidisipliner Yaklaşımlar” başlıklı panelde Parkinson hastalığı farklı branştan uzmanların bakış açılarıyla tüm yönleriyle ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parkinsonda-multidisipliner-yaklasim-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-626744">Parkinson&#8217;da multidisipliner yaklaşım yaşam kalitesini iyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Atlas Üniversitesi Hastanesi Nöromodülasyon Merkezi tarafından “Dünya Parkinson Günü” kapsamında düzenlenen “Parkinson Tedavisinde Multidisipliner Yaklaşımlar” başlıklı panelde Parkinson hastalığı farklı branştan uzmanların bakış açılarıyla tüm yönleriyle ele alındı. </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, Parkinson’un iyi bir takım çalışmasıyla yönetilmesi gereken bir hastalık olduğunu söyledi.  Hastalığın teşhis sürecinden başlayarak tedavi ve takip sürecinde birçok disiplinden çok geniş bir ekibin etkili rol oynadığını belirten Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Bu disiplinlerin iş birliği içinde çalışması gerekiyor. Bu ekip çalışması, hastanın ihtiyaçlarının belirlenmesi ve tedavinin kişiye özel planlanması sürecine önemli katkılar sağlıyor. Böylece hastalığın takibi ve hastanın yaşam kalitesinin iyileştirilmesi noktasında önemli sonuçlar elde ediliyor” dedi. </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Hasta ve hasta yakınlarının da katıldığı panelde, Parkinson’da erken belirtiler, tedavi ve hastalara yaklaşım, fizyoterapi desteği ve beslenmenin önemi gibi Parkinson hastalarının yaşamını ilgilendiren en temel konular hakkında uzmanları tarafından önemli bilgiler paylaşıldı.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Hastanesi Nöromodülasyon Merkezi ve Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “Parkinson Tedavisinde Multidisipliner Yaklaşımlar” başlıklı panelde Parkinson hastalığı farklı yönlerden ele alındı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak: “Parkinson’un yönetimi tam bir takım işi”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, açılış konuşmasında İngiliz doktor ve eczacı James Parkinson’dan ismini alan hastalığın teşhis ve tedavi sürecinde multidisipliner yaklaşımın önemli olduğunu vurguladı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Parkinson hastalığı yönetiminin tam bir takım işi olduğunu belirten Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Parkinson, iyi bir takım çalışmasıyla yönetilmesi gereken bir hastalık. Parkinson’un teşhis sürecinden başlayarak tedavi ve takip sürecinde nöroloji, beyin ve sinir cerrahisi, psikiyatri, nöropsikoloji, fizyoterapi ve rehabilitasyon, ergoterapi, dil ve konuşma terapisi ve beslenme uzmanlarından oluşan çok geniş bir ekip etkili rol oynuyor. Bu disiplinlerin iş birliği içinde çalışması, hastanın ihtiyaçlarının belirlenmesi ve tedavinin kişiye özel planlanması gibi çok önemli kararların alınmasında etkili oluyor. Böylece hastalığın takibi ve hastanın yaşam kalitesinin iyileştirilmesi noktasında önemli sonuçlar elde ediliyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Beyin pilinde doğru ve uygun hasta seçimi çok önemli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Parkinson tedavisinde etkili olan, “beyin pili” olarak bilinen Derin Beyin Stimülasyonu uygulamaları ile ilgili bilgi de veren Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Beyin pili uygulaması, hastalığı tedavi etmiyor. Hastalığın oluşturduğu şikayetlerin şiddetini azaltıyor. Beyin pili uygun hastalarda uygulanan bir yöntem. Bu nedenle doğru ve uygun hasta seçimi çok önemli. Bu ameliyatlara beyin ve sinir cerrahisi olarak tek başımıza karar vermiyoruz. Parkinson hastasının önce bir hareket bozukluğu nörolojisi uzmanı tarafından muayene edilip değerlendirilmesi gerekiyor. İyi bir cerrahi planlama yapılması çok önemli. Doğru bir cerrahi teknik uygulamak gerekiyor. Ameliyat sonrasında da bataryayı çok iyi ayarlamak gerekiyor. Kısaca, bu bir takım oyunu. Parkinson böyle bir hastalık. Tek bir ekibin altından kalkacağı bir hastalık değil, çok disiplinli bir ekip işi olarak ele alınmalı” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Parkinson hastalığı farklı yönleriyle ele alındı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Açılış konuşmasının ardından başlayan panelin ilk konuşmacısı olan Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Meltem Can İke, “Parkinson Hastalığı Nedir? Erken Belirtiler Nelerdir?” başlıklı sunumunda hastalıkla ilgili bilgi verdi, belirtilere dikkat çekti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Seda Bostan, “Parkinson Hastalığına Eşlik Eden Hareket Dışı Belirtiler Nelerdir?” başlıklı sunumunu yaparken Doç. Dr. Zeynep Tüfekçioğlu, “Parkinson Hastalığında Tedavi Yöntemleri ve Yaşam Hedefleri Nelerdir?” başlıklı sunumunda hastalığın tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi verildi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Parkinson’da beyin pili tedavisi  </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Ali Osman Muçuoğlu, “Beyin Pili Parkinson Hastalığında Nasıl Yardımcı Olur?” başlıklı sunumunda Derin Beyin Stimülasyonu ve tedavideki önemini anlattı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Parkinson’da psikiyatrik belirtiler ve etkiler ele alındı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Filiz Karalar, “Parkinson Hastalığında Psikiyatrik Belirtiler” ve Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, “DBS ve Psikiyatrik Semptomlar” hakkında bilgi verdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Parkinson hastalığında nöropsikoloji, dil ve konuşma terapisi, fizyoterapi ve beslenme tartışıldı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Fatma Göral, “Parkinson Hastalığında Nöropsikolojik Değerlendirmenin Önemi”; Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Merve Savaş ise “Parkinson Hastalığında İletişim, Ses ve Yutma Bozukluklarının Yönetimi” konusunu ele aldı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Doç. Dr. Hilal Denizoğlu Külli, “Parkinson’da Fizyoterapinin Etkileri”ni ele aldığı panel Atlas Üniversitesi Hastanesi’nden Diyetisyen Nilay Cansever’in “Parkinson Hastalığında Beslenme” sunumuyla sona erdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Parkinson hastaları tecrübelerini paylaştı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Panele katılan Parkinson hastaları da tedavi süreçlerine ilişkin bilgi verdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Evli, iki çocuk annesi, öğretmen Zeliha Bozkurt (54), Burhaniye’de yaşıyor. 10 yıldır Parkinson hastası olan Zeliha Bozkurt, 2009’da Almanya’dan Türkiye’ye döndü. 5 yıl Düzce’de görev yaptıktan sonra Balıkesir Dursunbey’de köy okuluna atandığı süreçte çeşitli zorluklar yaşadı. Disiplinli ve düzeni seven biri olarak kendini tanıtan Zeliha Bozkurt’un hastalık şikayetleri o dönemlerde hareketlerde yavaşlama ile başladı. Atlas Üniversitesi Hastanesi’ne başvurduğunda donmaları ve istemsiz hareketlerinin olduğunu belirten Zeliha Bozkurt, Kasım 2025’te geçirdiği ameliyatın ardından şu anda günlük yaşam aktivitelerini rahat gerçekleştirebildiğini, kasılmalarının rahatladığını ve şikayetlerinin büyük ölçüde azaldığını söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Evli, emekli turizmci Mehmet Bilgiç (59), Gebze’de yaşıyor. 10 yıldır Parkinson hastası olan Bilgiç, şikayetlerinin sağ tarafta titremeyle başladığını, titremenin bir yıl içinde sol tarafına da geçtiğini kaydetti. Ocak 2021’de ameliyat olan Mehmet Bilgiç, artık eşinden destek almadan günlük yaşamını idame ettirebildiğini, özgüveninin yerine geldiğini ve titremelerinin yok denecek kadar az düzeyde olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Titremeleri büyük ölçüde azaldı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bir devlet kuruluşunda memur olan Yusuf Binici (63), 12 yıldır Parkinson hastası. Sol tarafında titremeyle başlayan hastalığı zamanla ilerledi. Gün içinde hareket yavaşlığı ve donma yaşayan Yusuf Binici, Ocak 2022’de ameliyat oldu. Şu an aktif olarak çalışan Yusuf Binici, titremelerinin yok denecek kadar az durumda olduğunu söyledi. Yusuf Binci düzenli olarak kontrollerine geldiğini, gerekli ilaç/pil ayarlarının yapıldığını ifade etti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yaşam kalitesinde önemli ölçüde düzelme görüldü</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Emekli Mesut Öztürk (64) Edirne’de yaşıyor. Hastalığı 15 yıl önce başlayan ve yaşam kalitesi düşen Mesut Öztürk, 1,5 yıl önce beyin pili ameliyatı oldu. Ameliyatın ardından yaşam kalitesinde önemli ölçüde düzelme görüldü. Havva Öztürk, eşinin ameliyat sonrası yaşam kalitesinin daha iyi olduğunu, eşinin sosyalleştiğini, markete gitmek ve yürüyüş yapmak gibi günlük ihtiyaçlarını kendisinin karşılayabildiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parkinsonda-multidisipliner-yaklasim-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-626744">Parkinson&#8217;da multidisipliner yaklaşım yaşam kalitesini iyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de multidisipliner yaklaşım ve akademik girişimciliğin anahtarları paylaşıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-multidisipliner-yaklasim-ve-akademik-girisimciligin-anahtarlari-paylasildi-539643</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 May 2025 08:09:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[eüde]]></category>
		<category><![CDATA[girişimciliğin]]></category>
		<category><![CDATA[multidisipliner]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşıldı]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=539643</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi 70. Yıl Kariyer ve Bilim Şenliği kapsamında, “Ege Tıpta Multidisipliner Yaklaşım ve Akademik Girişimcilik” başlıklı seminer düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-multidisipliner-yaklasim-ve-akademik-girisimciligin-anahtarlari-paylasildi-539643">EÜ&#8217;de multidisipliner yaklaşım ve akademik girişimciliğin anahtarları paylaşıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi 70. Yıl Kariyer ve Bilim Şenliği kapsamında, “Ege Tıpta Multidisipliner Yaklaşım ve Akademik Girişimcilik” başlıklı seminer düzenlendi.</p>
<p>EÜ Fen Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen oturumun koordinatörlüğünü EÜ Tıp Fakültesi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Atik üstlenirken, seminerde Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Özkan Doğanay ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgür Yeniel  konuşmacı olarak yer aldı. Etkinliğe, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcılar Prof. Dr. Burcu Barutçuoğlu, Güneş Ak, EÜ Kariyer Planlama ve Başarı Koordinatörü Öğr. Gör. Ebru Kalyoncu, alanında uzman akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.</p>
<p>Oturumun açılışında konuşan Prof. Dr. Tahir Atik, “Seminerimizde; dünya çapında işler üreten ve bilimsel kariyerinin yanında akademik kariyerini başarıyla sürdürürken bir yandan da girişimciliğini ortaya koyan hocalarımızı dinleyerek, kariyer planlaması içerisinde sadece hizmet etmenin ve akademinin olmadığını; birikimin bir şekilde ürüne yansıyabileceğini anlayacağız. Öğrencilerimiz bu paylaşımlardan ilham alarak, kariyer planlamalarının sadece akademik hizmetle sınırlı olmadığını, aynı zamanda üretime ve yeniliğe de kapı aralayabileceğini görecekler. Belki de bu seminer, gelecekte büyük başarılara imza atacak gençlerimizin yolculuklarının ilham kaynağı olacak” dedi.</p>
<p><b>“Uzmanlaşın ve multidisipliner çalışmalara açılın”</b></p>
<p>Doç. Dr. Özkan Doğanay, “Başarılı bir akademik kariyer için <strong>erken dönemde araştırmalara dahil olmak ve sürekli yayın yapmak</strong> hayati önem taşıyor. Aziz Sancar ve Uğur Şahin gibi isimlerin yolları da gösteriyor ki, lisans seviyesinden itibaren araştırmalara katılmak ve <strong>kaliteli dergilerde yayın hedeflemek</strong> geleceğinizin temellerini atıyor. Yayınlar, akademisyenliğin olmazsa olmazıdır; sadece çalışmak değil, somut çıktılar üretmek esastır. Yüksek lisans ve doktora  süreçleri kesintisiz devam eden bir öğrenme ve üretim yolculuğudur. Bu süreçte <strong>mobilite</strong>, yani farklı kurum ve ülkelerde deneyim kazanmak, kariyerinizi zenginleştirecek ve size yeni bakış açıları kazandıracaktır. Unutmayın, bu bir mesai doldurma değil, her saatte somut bir değer yaratma sürecidir. Uzmanlaşın ve multidisipliner çalışmalara açılın” diye konuştu.</p>
<p>Multidisipliner çalışma ve uzmanlık alanını birleştirmenin önemini vurgulayan Doç. Dr. Özkan Doğanay, “Akademik kariyerde bir diğer önemli nokta, kendinize bir uzmanlık alanı oluşturmak ve bunu farklı disiplinlerle birleştirmektir. Kendi alanım olan akciğer görüntüleme üzerinden örnek verecek olursam, bu alandaki bilgi birikimimi güncel ihtiyaçlarla, örneğin iklim değişikliği gibi küresel sorunlarla ilişkilendirerek yeni çözümler üretiyorum. Hatta görüntüleme uzmanlığımı Ziraat Fakültesinden bir hocamızın bitki kök gelişimini gözlemleme ihtiyacıyla birleştirerek tamamen yeni bir proje ortaya koyabiliyorum. Bu, interdisipliner çalışmanın gücünü gösterir. Bir uzmanlık alanı edinmek ve sürdürmek yıllar alsa da, onu diğer disiplinlerle birleştirdiğinizde çok daha büyük ve başarılı işlere imza atabilirsiniz. Unutmayın, akademik kariyerinizde sadece bilimsel birikiminizle değil, aynı zamanda bu birikimi nasıl ürüne dönüştürdüğünüz ve girişimcilik ruhunuzla da öne çıkabilirsiniz. Umarım bu tavsiyeler, kariyer planlaması yapan siz değerli öğrencilerimize ilham verir. Belki on yıl sonra &#8216;Ben de bu toplantıdan heveslendim ve böyle işler ürettim&#8217; diyenlerden biri siz olursunuz” dedi.</p>
<p><b>“İdrar kaçırma problemi ve uzaktan tedavi yaklaşımı”</b></p>
<p>Konuşmasında kadınlarda idrar kaçırma problemi ile ilgili projesinden bahseden Prof. Dr. Özgür Yeniel, “Özellikle kadınlarda idrar kaçırma (üriner inkontinans) problemiyle ilgileniyorum. 2018&#8217;de başlayan bir patent fikriyle birçok proje yürüttük, ürün geliştirdik. İdrar kaçırma, kadınların hayat kalitesini ciddi şekilde bozan ve yaşla birlikte sıklığı artan yaygın bir sağlık sorunu. Mevcut tedavi algoritmaları dört yılda bir güncelleniyor ve 2023&#8217;teki bir değişiklik, daha önce üçüncü basamakta yer alan bir tedaviyi (ciltten uygulanan, kolay ve ucuz bir yöntem) ilk basamağa taşıdı. Türkiye&#8217;de yaklaşık 5 milyon kadının bu problemden mustarip olmasına rağmen, haftada bir hastaneye gelmeyi gerektiren mevcut tedavi yöntemleri pratik değil. 2019&#8217;da okuduğum bir makale, hastalara sadece telefonla iletişim kurarak dahi tedavi başarısının  yüzde 400 arttığını gösterdi. Bu durum, kadınların ilgi ve alaka ile tedavide teşvik edilmeye ihtiyaç duyduğunu ortaya koydu ve beni uzaktan tedavi fikrine, hastaya ‘seni görüyorum, ne yaptığını biliyorum’ güvenini vererek nasıl uygulayabiliriz sorusuna yöneltti” diye konuştu.</p>
<p>Etkinlik sonunda EÜ Kariyer Planlama ve Başarı Koordinatörü Öğr. Gör. Ebru Kalyoncu tarafından konuşmacılara “Teşekkür Belgesi” takdim edildi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-multidisipliner-yaklasim-ve-akademik-girisimciligin-anahtarlari-paylasildi-539643">EÜ&#8217;de multidisipliner yaklaşım ve akademik girişimciliğin anahtarları paylaşıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hafif otizmde de multidisipliner yaklaşım önemli…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hafif-otizmde-de-multidisipliner-yaklasim-onemli-531959</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 May 2025 12:13:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hafif]]></category>
		<category><![CDATA[multidisipliner]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[otizmde]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=531959</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, hafif düzey otizm spektrum bozukluğunun nedenleri, belirtileri ve multidisipliner yaklaşımla desteklenmesi gereken gelişim alanları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hafif-otizmde-de-multidisipliner-yaklasim-onemli-531959">Hafif otizmde de multidisipliner yaklaşım önemli…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, hafif düzey otizm spektrum bozukluğunun nedenleri, belirtileri ve multidisipliner yaklaşımla desteklenmesi gereken gelişim alanları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Genetik, çevresel ve hormonal faktörler hafif otizme neden olabilir</strong></p>
<p>Otizm spektrum bozukluğunun, sözel ve sözel olmayan iletişimde yetersizliklerin eşlik ettiği, sosyal etkileşimde güçlüklerin ön planda olduğu nörogelişimsel bir bozukluk olduğunu hatırlatan Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “Otizm spektrum bozukluğunu bir yelpaze olarak düşünürsek, hafif düzey otizm belirtileri yelpazenin ilk basamaklarında yer alır.” dedi.</p>
<p>Hafif düzey otizme genetik, çevresel ve hormonal faktörlerin neden olabildiğine dikkat çeken Çebi, “Ancak nedenleri henüz tamamen kanıtlanmış değil ve bu alandaki çalışmalar devam ediyor.” bilgisini paylaştı.</p>
<p><strong>Multidisipliner destekle gelişim alanları güçlendirilebilir</strong></p>
<p>Otizm spektrum bozukluğunda temel belirtilerin sosyal etkileşimde sınırlılık ve   sınırlı ilgi alanları olarak seyrettiğini ifade eden Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “Belirtiler paralelinde hafif düzey otizmde isime tepki vermeme, göz temasında sınırlılık, komut almama ve komutları yerine getirmeme, parmak ucunda yürüme, alıcı dil ve ifade edici dil becerilerinde sınırlılık, duyusal sistemde hiposensitive ve hipersensitive, motor becerilerde kısıtlılık gibi durumlar görülebilir.” dedi.</p>
<p>Otizm tanısı konulmasının ardından, multidisipliner çalışma anlayışının benimsendiği merkezlerde çocuk ergen psikiyatristi, çocuk ergen psikoloğu, uzman ergoterapist, uzman dil ve konuşma terapisti, özel eğitim öğretmeni ve spor hareket eğitimcisi ile uyum sürecinin başlatılması gerektiğini vurgulayan Çebi, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Hazırlanan tam veya yarım günlük terapi eğitim planlamalarıyla; erken çocukluk dönemi, okul öncesi ve okul çağı programları ile ev takip programlarına yönelik olarak sosyal etkileşim, oyun kurma becerileri, bilişsel ve akademik süreçler, alıcı ve ifade edici dil becerileri, duyusal işlemleme ve fonksiyonel duygusal gelişim kapasiteleri desteklenmelidir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hafif-otizmde-de-multidisipliner-yaklasim-onemli-531959">Hafif otizmde de multidisipliner yaklaşım önemli…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Multidisipliner bilim ekibinden malign melanomun erken tanısına yönelik önemli proje</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/multidisipliner-bilim-ekibinden-malign-melanomun-erken-tanisina-yonelik-onemli-proje-439622</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Feb 2024 10:54:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[ekibinden]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[malign]]></category>
		<category><![CDATA[melanomun]]></category>
		<category><![CDATA[multidisipliner]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[tanısına]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=439622</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşe Caner’in yürütücülüğünü yaptığı “Melanomun Erken Tanısı, Displastik Nevüslerden Ayrımı İçin Deri ve Kan Örneklerinde Mikrobiyota ile Lipid Profillerinin Rolü” başlıklı proje, TÜBİTAK- ARDEB 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/multidisipliner-bilim-ekibinden-malign-melanomun-erken-tanisina-yonelik-onemli-proje-439622">Multidisipliner bilim ekibinden malign melanomun erken tanısına yönelik önemli proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşe Caner’in yürütücülüğünü yaptığı “Melanomun Erken Tanısı, Displastik Nevüslerden Ayrımı İçin Deri ve Kan Örneklerinde Mikrobiyota ile Lipid Profillerinin Rolü” başlıklı proje, TÜBİTAK- ARDEB 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p>Proje ekibini makamında ağırlayarak tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Ülkemizin tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, öncü bir araştırma üniversitesi olarak, TÜBİTAK’taki liderliğimizi sürdürüyoruz. Bir kültüre dönüştürerek sürdürülebilir hale getirdiğimiz Ar-Ge, inovasyon ve araştırma ekosistemimiz meyvelerini vermeye devam ediyor. Multidipliner konsepte hazırlanan projelerimiz TÜBİTAK başta olmak üzere hem ulusal hem de uluslararası değerlendirme ve fonlama kuruluşları tarafından destek almayı sürdürüyor. Hazırladıkları proje ile araştırma geliştirme vizyonumuza nitelikli katkı sunan Ege Tip fakültesi Parazitoloji AD ve Sağlık Bilimleri Enstitü, Temel Onkoloji AD öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşe Caner’i ve proje ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu.</p>
<p>Araştırmanın detayları ile ilgili bilgi veren proje yürütücüsü Doç. Dr. Ayşe Caner, “Melanom, malign deri tümörü olup son yıllarda insidansı giderek artış göstererek ve en ölümcül deri kanseri olması nedeniyle önemli bir sağlık problemidir. Melanomda prognoz ve sağ kalım oranları hastalık evresi ile doğrudan ilişkili olup lezyonların erken tanı ve tedavisi hayati önem taşıdığından melanomun erken tanısı için biyobelirteçlere ihtiyaç duyulmaktadır. Diğer yandan Displastik Nevüslerin (DN) melanomu taklit edebildiği, melanom prekürsörü olabileceği ve melanom gelişme riskini artırabildiği bilinmektedir. DN’den melanom gelişimine neden olan faktörler ve moleküler patogenez net olarak bilinmediği için bu alanda daha çok yeni çalışmalara ihtiyaç vardır. Klinik olarak melanom şüphesi veya riski nedeniyle her DN&#8217;nin eksize edilmesi yönünde eğilim bulunmaktadır. Bu durum gereksiz bir iş yüküne, maliyete, hastalarda kaygıya ve çoklu lezyonları olanlarda skarlar nedeniyle kozmetik sorunlara da yol açabilmektedir. Bu anlamda klinisyenin rutin muayenesi sırasında yol gösterecek, erken evrede melanomu tespit edebilecek, nevüs ve melanom ayrımını yapabilecek, gereksiz cerrahinin önüne geçerek sağlık maliyetlerini azaltacak, ayrıca malign dönüşüm mekanizmalarına dair yeni veriler sunabilecek yeni verilere ve noninvazif biyobelirteçlere ihtiyaç vardır” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“Literatürde kanser ve kan mikrobiyotası ile ilgili çalışmalar çok sınırlı”</b></p>
<p>Günümüzde, mikrobiyota değişikliklerinin, kanserin gelişmesi ve büyümesi ile ilişkili olduğu ve tedaviye yanıtı etkileyebildiğinin ortaya konulduğunu ifade eden Doç. Dr. Ayşe Caner, “Bunun yanında, insan deri mikrobiyotası ile deri kanserleri arasındaki bağlantı hakkında çok az şey bilinmektedir. Melanom deri sürüntü örneklerinde bakteriyel mikrobiyota ile ilgili az sayıda çalışma bulunmakta birlikte bunların çoğu in vivo/in vitro çalışmalardır. Ayrıca derideki mantarlar ve parazitleri içeren ökaryotik mikroorganizmaların mikrobiyotası üzerine herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Öte yandan klasik olarak steril olarak kabul edilmesine rağmen kan mikrobiyotası ise yeni ve üzerinde çok az çalışılmış bir kavram olup son zamanlarda oldukça dikkat çekmeye başlamıştır. Kan mikrobiyotasının vücut bölgelerinden translokasyon ile kaynaklandığı, özellikle de insan deri ve ağız mikrobiyotasına ait mikrobiyal DNA&#8217;ları paylaştığı gösterilmiştir. Epitel bariyer değişiklerin kana transloke olan mikrobiyal popülasyonlarda önemli rolleri olduğu rapor edilmiştir. Bu nedenle, dolaşımdaki mikrobiyal popülasyonlarının ve varyasyonlarının, hastalıkların teşhisi için önemli bir biyobelirteç olabileceği belirtilmektedir. Ancak, literatürde kanser ve kan mikrobiyotası ile ilgili çalışmalar çok sınırlı sayıdadır” diye konuştu.</p>
<p>Doç. Dr. Ayşe Caner, “Son yıllarda lipidlerin kanser gelişimine ve progresyonuna ait etkileri ortaya konulmaya başlandıkça bu konuya olan ilgi giderek artmaya başlamıştır. Çalışmalar, lipidlerin, kanser hücrelerinin çoğalmasına, metastazına ve anjiyogenezine katıldıkları, kanser gelişimi ve ilerlemesi ile ilişkili olduğunu bildirmiştir. Kanserdeki biyobelirteçlerin keşfinde, sağlık ve hastalık durumunun lipid profilinin karşılaştırılması en önemli uygulamalardan biridir. Anormal hücresel lipid miktarı ve bileşiminin, kanserin başlamasına ve gelişmesine katkıda bulunan hücresel fonksiyonlardaki değişikliklerle ilişkili olduğu bildirilmiştir. Ayrıca çalışmalardan elde edilen veriler lipidler ve mikrobiyota arasındaki ilişkinin önemini belirtmişler ve lipidlerin konakçı fizyolojisi üzerindeki etkilerinin mikrobiyotaya bağlı olduğunu ortaya koymuştur” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“Gönüllülerden yüzeysel deri ve kan örnekleri toplanacak”</b></p>
<p>Bilimsel çalışmanın amaçlarından bahseden Doç. Dr. Ayşe Caner, “Projemizin amacı melanomun erken tanısı ve DN’den ayırımında kan ve derideki lipidler ve mikrobiyal popülasyonlardaki değişikler ile noninvazif biyobelirteçlerin tanımlanması, epitel bariyer değişiklikleri ile deri mikrobiyotasının kana translokasyonun belirlenmesi, lipidlerin ve mikrobiyotanın melanom gelişim mekanizmasında rollerinin gösterilmesidir. Bu amaçla, in situ, evre I ve II melanom lezyonları olan hastalar, DN ve benign nevus (BN) olan kişiler çalışmaya dahil edilecektir. Her bir gönüllünün yüzeysel deri örnekleri ve kan örnekleri toplanacaktır. Bu örneklerde deri/kan mikrobiyotası ve lipid profilleri araştırılacak, özellikle kana transloke olan hem bakteri hem de ökaryotik mikroorganizmaların analizleri gerçekleştirilecektir. Sekans sonrasında elde edilen veriler kontrol ve filtrelerden sonra BLAST algoritması ile eşleştirilecektir. Metagenomik analizler ile istatiksel en anlamlı olarak belirlenen mikroorganizmalardan 4-6 tanesi seçilecek ve farklı bir deney grubunda bu mikroorganizmaların DNA’ları PCR yöntemi ile valide edilecektir. Lipidomik analizleri için lipid izolasyonu gerçekleştirilecektir. Elde edilen ekstraklar hızlı bir vakumlu santrifüj ile kurutularak liyofilize edilecektir. Bu liyofilize örnekler Güney Kore, Yonsei Üniversitesi, Kimya bölümüne lipid analizi için gönderilecektir. Elde edilen lipidler, tanımlanacak ve potansiyel lipid belirteç adaylarını taramak için lipid türlerinin sayısallaştırılmış sonuçlarıyla istatistiksel analizler gerçekleştirilecektir. Daha sonra elde edilen veriler, mikrobiyota ve klinik veriler ile karşılaştırılmalı olarak analiz edilecektir” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><b>Multidisipliner ve uluslararası araştırma grubu</b></p>
<p>Projenin; dermato-onkologlar, patolog, moleküler onkolog, moleküler biyologlar, biyoinformatikciler ve kimyacılardan oluşan multidisipliner bir araştırma grubu tarafından gerçekleştirileceğini vurgulayan Doç. Dr. Ayşe Caner, Yonsei Üniversitesi’nden lipidomik konusunda oldukça deneyimli bir  kimyagerin araştırmacı olarak görev alacağını ifade etti. </p>
<p>Yürütücülüğünü Doç. Dr. Ayşe Caner’in yaptığı projede Prof. Dr. Işıl Karaarslan, Prof. Dr. Myeong Moon, Doç. Dr. Nilay Duman, Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Mert, Öğr. Gör. Dr. Umut Şahar araştırmacı olarak Doç. Dr. Banu Yaman ve Dr. Öğr. Üyesi Yasin Kaymaz ise danışman olarak yer alıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/multidisipliner-bilim-ekibinden-malign-melanomun-erken-tanisina-yonelik-onemli-proje-439622">Multidisipliner bilim ekibinden malign melanomun erken tanısına yönelik önemli proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli akademisyenler multidisipliner çalışmayla biyonik el protezi geliştirecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-multidisipliner-calismayla-biyonik-el-protezi-gelistirecek-436404</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 08:54:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biyonik]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmayla]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirecek]]></category>
		<category><![CDATA[multidisipliner]]></category>
		<category><![CDATA[protezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436404</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Gökmen’in yürütücülüğünü yaptığı “Çok Kanallı EMG Tabanlı Biyonik El Protez Prototipi Geliştirilmesi” başlıklı proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Araştırma ve Geliştirme Projelerini ̇ Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Prof. Dr. Gökmen ve ekibi, ampute bireylerin hayatlarını kolaylaştıracak yerli tasarımla biyonik el protezi geliştirecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-multidisipliner-calismayla-biyonik-el-protezi-gelistirecek-436404">Egeli akademisyenler multidisipliner çalışmayla biyonik el protezi geliştirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Gökmen’in yürütücülüğünü yaptığı “Çok Kanallı EMG Tabanlı Biyonik El Protez Prototipi Geliştirilmesi” başlıklı proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Araştırma ve Geliştirme Projelerini ̇ Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Prof. Dr. Gökmen ve ekibi, ampute bireylerin hayatlarını kolaylaştıracak yerli tasarımla biyonik el protezi geliştirecek.</p>
<p>Proje ekibini makamında ağırlayarak tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Prof. Dr. Figen Gökmen ve ekibi ‘Çok Kanallı EMG Tabanlı Biyonik El Protez Prototipi Geliştirilmesi’ başlıklı çalışmalarında el uzuv kaybı olan dezavantajlı bireylerin yaşam kalitesini artırmak, iş ve sosyal yaşamında yeterli olabilmek için biyonik el protezi geliştirecek. Hocamız ve ekibi özellikle yerli tasarımla geliştirecekleri bu projede ülkemize katma değer sağlayacak. Kendisini ve ekibini tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.</p>
<p>“El protezlerinde yurtdışı bağımlılığını azaltmak istiyoruz” Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Gökmen, “Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yüksek enerjili travmalar, terör saldırısı, trafik kazaları, iş kazaları, hastalığa bağlı amputasyonlar, deprem gibi doğal afetler, doğuştan el anomalisine sahip olmak gibi birçok neden bireyde fiziksel el kaybına yol açar.</p>
<p>Bir elin kaybı sadece beş parmağın fonksiyon görmemesi değil aynı zamanda iki elin birlikte yapabilecekleri fonksiyonların, da kaybı olduğundan insan için ciddi sonuçları olan trajik bir olaydır. Bu insanların yaşam kalitesinin artırılması, eşitsizliklerinin azaltılması, mağduriyetlerinin giderilmesi ve engelsiz olarak yaşama tutunmalarının sağlanması el protezleri ile mümkündür. El protezlerinde aşılması gereken ciddi sorunların başında yurtdışı bağımlılığı nedeniyle yüksek ücretle satılması, kullanım zorluğu yani ağır ve kaba olması, çok az hareket çeşidi yapabilmesi, tahrişe bağlı cilt lezyonları ve terleme gibi protez kullanımına zorlaştıran hatta bıraktıran kısıtlılıkları vardır. Bu çalışmanın amacı tüm bu sorunlara çözüm olabilecek yerli ve kolay üretimle daha ucuz, daha hafif, daha fazla hareket çeşidi yapabilen, biyouyumlu hastanın günlük hayata yeniden entegre olmasını sağlayacak kişiye özel bir biyonik el prototipi geliştirmektir” dedi.</p>
<p>Yüksek kaliteli ve uygun maliyetli biyonik el geliştirmek için multidisipliner bir yaklaşım benimsediklerini ifade eden Prof. Dr. Gökmen, “Öncelikle, protez kullanıcılarının gerçek ihtiyaçlarını ve beklentilerini m belirlemek için görüşmeler planlandık. Bu görüşmeler sayesinde projenin hedefleri ve sınırları netleştirilerek ampute bireylerin yaşam kalitesi artırılacak.</p>
<p>Antropometrik ölçümler ise biyonik el prototipinin ergonomik ve fonksiyonel tasarımı için kritik verilerin evde edilmesini sağlayacak. Böylece elin doğal görünümü ve hareket kabiliyeti korunmuş olacak” dedi. “24 saat boyunca çalışacak 2 biyonik el prototipi üretilecek” EMG sensörü dizini hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Gökmen, “Biyonik el prototipini öne çıkaran diğer unsurlar ise kullanma dostu tasarımı, kullanım kolaylığı ve diğer ticari ürünlerde bulunmayan yenilikçi EMG sensörü dizinidir.</p>
<p>Çok kanallı EMG sensörü dizini son yıllarda bilimsel araştırma makalelerinde sıkça çalışılmakta olan bir konudur. Bu sensörlerden gelen verilerin yapay sinir ağları ile işlenmesi geleneksel metodlara göre çok daha yüksek doğrulukta hareket algılaması sağlamaktadır. Elektromekanik sistemin malzeme seçimi, tasarım simülasyon aşamasında belirlenecek. Bu sayede daha hafif ve dayanıklı elin üretimi daha tasarım aşamasında iken netleşmiş olacak. EMG sensör dizininden gelen verilerle, motorlara doğru sinyaller gönderilerek 10 farklı hareketin alıcı ve hızlı bir şekilde gerçekleşmesi sağlanacak. Prototipin bası altında kalan bölümlerinin metal malzemeden, diğer bölümlerinin ise 3D yazma ile daha hafif malzemeden üretilmesi ve bu sayede prototipin hem dayanıklı hem de hafif olması sağlanacak. Soketin önemli bölümünün 3D yazıcı ile üretilmesi üretim maliyetini azaltacak satış fiyatını düşürecek. 16-80 yaş aralığındaki kadın ve erkeklerin kullanabileceği sağ ve sol el ile uyumlu maksimum 700 gram ağırlığında, günlük hayatta kullanılan 10 farklı el hareketini yapabilecek donanımda 6 kilogram ağırlığındaki kaldırabilen ve farklı sertlikteki cisimlere zarar vermeden kavrayabilen, tam şarj edildiğinde bekleme dahil en az 24 saat boyunca çalışabilen, alım gücüne uygun fiyatla 2 biyonik el prototipi üretilecek” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Gökmen, “Biyonik el prototipinin üretilmesi ve hastaya uygulanması için fizik tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin proje ile başlamasını planladık. Bu süreç içerisinde hastalardan EMG sinyallerinin toplanması, biyonik elin günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirmesi ve sosyal hayata uyum sağlamasına yönelik uzun vadeli bir planlama yapılmıştır. Sonuç olarak, ampute bireyler için hayatlarını kolaylaştıracak, yaşamlarını her alanda engelsiz devam etmelerini sağlayacak biyonik el protezi geliştirmek hedeflenmektedir. Özellikle yerli olarak tasarlanacak ve geliştirilecek olan biyonik protez elin pahalı ve ithal olanlardan daha yaygın kullanımı olacak” dedi.</p>
<p>Proje ekibinde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Yeşim Kirazlı, Prof. Dr. Mehmet Asım Özer, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yalçın İşler, Mikrofab Mühendislik şirketinden Özkur Kuran, Oğuz Yetkin, Orthofiz Protez Ortez Yapım ve Uygulama Merkezinden Tolga Akgül yer alıyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-multidisipliner-calismayla-biyonik-el-protezi-gelistirecek-436404">Egeli akademisyenler multidisipliner çalışmayla biyonik el protezi geliştirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koç Üniversitesi Hastanesi Demiyelinizan Santral Sinir Sistemi Hastalıkları Merkezi&#8217;nde Multidisipliner Yaklaşım Öne Çıkıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koc-universitesi-hastanesi-demiyelinizan-santral-sinir-sistemi-hastaliklari-merkezinde-multidisipliner-yaklasim-one-cikiyor-392170</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2023 08:24:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çıkıyor]]></category>
		<category><![CDATA[demiyelinizan]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[merkezinde]]></category>
		<category><![CDATA[multidisipliner]]></category>
		<category><![CDATA[öne]]></category>
		<category><![CDATA[santral]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392170</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koç Üniversitesi Hastanesi Demiyelinizan Merkezi Sinir Sistemi Hastalıkları Merkezi’nde nöroloji, radyoloji, psikiyatri, romatoloji, göz ile fizik tedavi ve rehabilitasyon gibi birçok birimin entegre çalışmasıyla, tanı ve tedavi süreçleri multidisipliner bir yaklaşımla ele alınıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koc-universitesi-hastanesi-demiyelinizan-santral-sinir-sistemi-hastaliklari-merkezinde-multidisipliner-yaklasim-one-cikiyor-392170">Koç Üniversitesi Hastanesi Demiyelinizan Santral Sinir Sistemi Hastalıkları Merkezi&#8217;nde Multidisipliner Yaklaşım Öne Çıkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Koç Üniversitesi Hastanesi Demiyelinizan Merkezi Sinir Sistemi Hastalıkları Merkezi’nde nöroloji, radyoloji, psikiyatri, romatoloji, göz ile fizik tedavi ve rehabilitasyon gibi birçok birimin entegre çalışmasıyla, tanı ve tedavi süreçleri multidisipliner bir yaklaşımla ele alınıyor. Merkezin koordinatörlüğünü, dünya genelinde bu hastalıklarla ilgili kurulmuş olan uluslararası vakıflar tarafından tanınan ve bu vakıfların bilimsel kurullarında aktif görev alan </strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Ayşe Altıntaş üstleniyor. </strong></p>
<p>Koç Üniversitesi Hastanesi, genç erişkinlerde kronik hastalığa yol açan ve özel gereksinimli bireyler olmasına neden olabilen demiyelinizan santral sinir sistemi hastalıklarının tedavisine merkez çatısı altında devam ediyor. Bağışıklık sistemindeki uygun olmayan reaksiyonlar ile genetik ve çevresel faktörlerin olası etkileri sonucu oluşabilen demiyelinizan hastalıkların tanısı hastane bünyesinde multidisipliner bir yaklaşımla incelenerek konulduktan sonra tedavisi gerçekleştiriliyor.   </p>
<p>Koç Üniversitesi Hastanesi Demiyelinizan Santral Sinir Sistemi Hastalıkları Merkezi’nde nöroloji, radyoloji, psikiyatri, romatoloji, göz ile fizik tedavi ve rehabilitasyon gibi birçok birim entegre bir çalışma yürüterek, hastayı ayrıntılı inceleyip, uygun tedavi modelini kişiye özel olarak belirliyor. Klinik olarak değerlendirilen hastalar, eğer isterlerse hastalıklarıyla ilgili araştırma süreçlerine de dahil olabiliyorlar. Koç Üniversitesi Hastanesi’nde Demiyelinizan Santral Sinir Sistemi Hastalıkları Merkezi, klinik ile laboratuvar araştırmalar arasında köprü görevi üstlenerek, disiplinler arası bilgi ve veri paylaşımını sağlayacak şekilde konumlandırıldı. Merkezin direktörlüğünü, bu alandaki deneyimi ve mesleki birikimi merkezi sinir sisteminin nadir görülen demiyelinizan otoimmün hastalıkları konusunda çalışan uluslararası vakıflar (Guthy Jackson Vakfı, Sumaira Vakfı ve Siegel Nadir Nöroimmün Hastalıklar Derneği) tarafından da tanınan Prof. Dr. Ayşe Altıntaş yürütüyor. </p>
<p><strong>Demiyelinizan Santral Sinir Sistemi Hastalıkları Nelerdir?</strong></p>
<p>Merkezi sinir sistemindeki miyelin kılıfının hasarıyla seyreden ve gelişimlerinde bağışıklık sisteminin önemli bir rol oynadığı hastalıklar “Demiyelinizan Santral Sinir Sistemi Hastalıkları” olarak tanımlanır. Bunlar; Multipl Skleroz (MS), nöromiyelitis optika spektrum hastalıkları, miyelin oligodentrosit glikoprotein (MOG) ilişkili hastalıklar, akut dissemine ensefalomiyelit, izole optik nörit ve izole transvers miyelittir. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koc-universitesi-hastanesi-demiyelinizan-santral-sinir-sistemi-hastaliklari-merkezinde-multidisipliner-yaklasim-one-cikiyor-392170">Koç Üniversitesi Hastanesi Demiyelinizan Santral Sinir Sistemi Hastalıkları Merkezi&#8217;nde Multidisipliner Yaklaşım Öne Çıkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
