<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mükemmeliyetçilik | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/mukemmeliyetcilik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/mukemmeliyetcilik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 10:39:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>mükemmeliyetçilik | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/mukemmeliyetcilik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mükemmeliyetçilik baskısı çocukları depresyona sürüklüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mukemmeliyetcilik-baskisi-cocuklari-depresyona-surukluyor-639173</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyona]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[mükemmeliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[sürüklüyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=639173</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, çocuklarda artan depresyonun nedenlerini ve aile, eğitim sistemi, sosyal medya, mükemmeliyetçilik baskısı ile yanlış ebeveyn tutumlarının çocuk ruh sağlığı üzerindeki etkilerin hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mukemmeliyetcilik-baskisi-cocuklari-depresyona-surukluyor-639173">Mükemmeliyetçilik baskısı çocukları depresyona sürüklüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, çocuklarda artan depresyonun nedenlerini ve aile, eğitim sistemi, sosyal medya, mükemmeliyetçilik baskısı ile yanlış ebeveyn tutumlarının çocuk ruh sağlığı üzerindeki etkilerin hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Sosyal medyayı da içine alan mükemmeliyetçilik akımları, çocukları olumsuz etkiliyor!</strong></p>
<p>Günümüzde çocuklarda<strong> </strong>depresyon, kaygı bozukluğu ve duygu durum dengesizlikleri gibi rahatsızlıkların hızla arttığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Bu durumun elbette mizaç ve genetik yatkınlık gibi faktörleri olmakla birlikte, çevresel faktörler de önemli bir rol oynuyor.” dedi.</p>
<p>Bu çevresel faktörlerin başında uyaran fazlalığı geldiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kilit, “Sosyal medyayı da içine alan mükemmeliyetçilik akımları, çocukları olumsuz etkiliyor. Çocuklar artık akranlarıyla dışarıda vakit geçirmek yerine zamanlarının çoğunu dijital dünyada, tek başlarına geçiriyorlar. Bu durum, gerçek sosyal bağların zayıflamasına neden oluyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çocuk, ailenin koyduğu çıtaya ulaşamadığını hissettiğinde depresyon tetikleniyor!</strong></p>
<p>Aile içi huzursuzluklar, çatışmalar ve özellikle ebeveynlerin aşırı mükemmeliyetçi beklentilerinin çocukları büyük bir baskı altına soktuğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Çocuk, ailenin koyduğu çıtaya ulaşamadığını hissettiğinde yetersizlik duygusu geliştiriyor ve bu da depresyonu tetikliyor.” dedi.</p>
<p>Çocuklarda depresyon riskini artıran diğer faktörlere de değinen Dr. Öğr. Üyesi Kilit, şunları söyledi:</p>
<p>“Akademik başarının da depresyonla oldukça fazla ilgisi var. Eğitim sistemindeki yoğun rekabet ve sınav odaklı yaşam, çocukların oyun oynaması ve dinlenmesi gereken zamanı ellerinden alıyor. Sürekli bir yarış içinde olmak, çocuklarda kronik stres ve tükenmişlik yaratarak depresyona zemin hazırlıyor.</p>
<p>Öte yandan pandemi dönemiyle birlikte çocukların rutinleri bozuldu ve belirsizlik arttı. Bu süreçte yaşanan hareketsizlik ve uyku düzenindeki bozulmalar, biyolojik olarak da depresyon riskini artırdı.”</p>
<p><strong>Çocuklar hem dış görünüş hem de yaşam tarzı açısından giderek tek tip bir görünüme zorlanıyor! </strong></p>
<p>Çocuk yetiştirirken, özellikle çocukların depresyon geliştirme riskini etkileyen durumlara değinen Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “İnsanlar, dış görünüşlerinin farklılığıyla güzeldir; ancak iç dünyaya baktığımızda hepimiz artılar ve eksilerden oluşan bireyleriz. Her alanda yetenekli, her alanda başarılı ve her alanda becerikli bir insan yoktur. Bu nedenle çocuklar kendi ilgi alanlarını bulmalıdır.” dedi.</p>
<p>Çocukların ortak bir görünüme itildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Kilit, “Çocuklar hem dış görünüş hem de yaşam tarzı açısından giderek tek tip bir görünüme zorlanıyor. Kız çocukları aşırı zayıf, yüz hatları birbirine benzeyen bir ideal algısına yönlendirilirken; erkek çocukları kaslı olma baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Aynı zamanda başarı ve yaşam tarzı açısından da daha az çalışarak daha fazla kazanmanın normal olduğu yönünde yanlış mesajlar veriliyor. Bu yaklaşım son derece yanlıştır.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Sağlıklı özgüven, sınırlarla ve doğru rehberlikle gelişir! </strong></p>
<p>Çocukların sosyal medyaya yönelmesinin nedenleri hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “En büyük problemlerden biri, yeni nesil çocukların oyun alanlarının kısıtlanmasıdır. Oyun için ayrılması gereken zamanın azalması ve çocuklara sorumluluk konusunda aşırı beklenti yüklenmesi, onları farklı arayışlara yönlendirmektedir. Bu nedenle çocuklar, yaşlarına uygun olmamasına rağmen internet, bilgisayar oyunları ve sosyal medyaya yöneliyor.”</p>
<p>‘Çocuğun her istediğini yaparsak özgüveni artar’ düşüncesinin doğru olmadığının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Kilit, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Sınırları olmayan, hak kavramını öğrenmemiş, sorumluluk almayan çocuklar ya düşük özgüvenli ya da kendini aşırı üstün gören bireyler haline gelirler. Sağlıklı özgüven, sınırlarla ve doğru rehberlikle gelişir.</p>
<p>Çocuklara verilen cezalar üç günden fazla olmamalı. Özellikle küçük çocuklar uzun süreli cezaların nedenini kavrayamaz ve hatırlamaz. Davranışı sönümlendirmek için uygulanması gereken doğru ceza yöntemi, hak mahrumiyetidir. Tıpkı yetişkin yaşamında olduğu gibi; bir kişi görevini yerine getirmezse karşılığında maddi kayıp yaşar. Benzer şekilde çocuklara da yaptıkları davranışın doğal sonucu olarak hak kaybı uygulanmalı ve bu durum şiddet veya bağırma olmadan, net bir şekilde açıklanmalı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mukemmeliyetcilik-baskisi-cocuklari-depresyona-surukluyor-639173">Mükemmeliyetçilik baskısı çocukları depresyona sürüklüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mükemmeliyetçilik ertelemeyi besliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mukemmeliyetcilik-ertelemeyi-besliyor-594907</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:35:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besliyor]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[erteleme]]></category>
		<category><![CDATA[ertelemeyi]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[Kusursuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[merve]]></category>
		<category><![CDATA[Mükemmeliyetçi]]></category>
		<category><![CDATA[mükemmeliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[umay]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman Klinik Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[yapma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, mükemmeliyetçilik ve erteleme davranışının psikolojik nedenleri, sonuçları ve bunlarla başa çıkma yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mukemmeliyetcilik-ertelemeyi-besliyor-594907">Mükemmeliyetçilik ertelemeyi besliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, mükemmeliyetçilik ve erteleme davranışının psikolojik nedenleri, sonuçları ve bunlarla başa çıkma yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Mükemmeliyetçi kişi kendi zihninde yarattığı ‘kusursuzluk ideali’ ile mücadele eder!</strong></p>
<p>Mükemmeliyetçiliğin, kişinin kendi hayatında ve işlerinde ‘hatasız’ olma arzusuyla şekillenen bir düşünce tarzı olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Yüzeyde bakıldığında motive edici gibi görünse de, aslında çoğu zaman kişinin üzerindeki baskıyı artıran, özgürlüğünü kısıtlayan ve yaşam kalitesini düşüren bir eğilimdir.” dedi.</p>
<p>Psikolojide mükemmeliyetçiliğin, sadece yüksek standartlar koymak olmadığını, aynı zamanda hata yapma korkusu, eleştirilme kaygısı ve ‘yeterince iyi’nin asla kabul edilmemesi gibi özellikleri de kapsadığını vurgulayan Demir, “Kişi sürekli daha fazlasını ister, ancak ulaştığı hiçbir sonuç ona huzur vermez. Filozof Epiktetos’un söylediği gibi; ‘İnsanı rahatsız eden şeyler olaylar değil, onlar hakkındaki düşünceleridir.’ Mükemmeliyetçi kişi de çoğu zaman gerçeğin kendisiyle değil, kendi zihninde yarattığı ‘kusursuzluk ideali’ ile mücadele eder.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İşin büyüklüğü veya mükemmel olma zorunluluğu, başlamayı tehditkâr kılabiliyor!</strong></p>
<p>Ertelemenin (prokrastinasyon), yapılması gereken bir işi bilinçli olarak geciktirme davranışı olduğunu aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Basitçe ‘tembellik’ değildir. Çoğu zaman kişinin zihninde, işin büyüklüğü ya da mükemmel olma zorunluluğu o kadar ağırdır ki, başlamak tehditkâr gelir.” dedi.</p>
<p>Ertelemenin özellikle hangi durumlarda sık görüldüğüne değinen Demir, “Belirsizliğin çok olduğu görevlerde, kişinin yüksek kaygı hissettiği işlerde ve sunum, sınav, rapor gibi sonucun dışarıdan değerlendirileceği durumlarda erteleme davranışına sıkça rastlanır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Hata yapmaktan korkmak, bir işe başlamadan ertelemeye neden oluyor!</strong></p>
<p>Araştırmaların, mükemmeliyetçiliğin erteleme ile doğrudan ilişkili olduğunu gösterdiğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Özellikle ‘uyumsuz mükemmeliyetçilik’ olarak tanımlanan türünde kişi, hata yapmaktan öylesine korkar ki, işi başlamadan ertelemeyi seçer.” dedi.</p>
<p>Bu şekilde kişinin, aslında başarısızlıkla yüzleşmekten de kaçmış olduğuna işaret eden Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bir başka deyişle; ‘Başlamazsam başarısız da olmam’ düşüncesi hakimdir. Bu mantık, kişiyi kısa vadede kaygıdan korur, fakat uzun vadede daha yoğun stres, zaman baskısı ve özgüven kaybına yol açar.</p>
<p>Öğrenciler ve çalışanlarda görülen alanlara baktığımızda<strong> </strong>öğrenciler için tez yazımı, sınavlara hazırlık, ödev teslimi gibi süreçlerde mükemmeliyetçilikten kaynaklanan erteleme sık rastlanır.<strong> </strong>Çalışanlar da ise sunum hazırlıkları, raporlar, e-posta yazımı hatta toplantılara katkı sunma gibi görevlerde kişi ‘yeterince iyi değilim’ kaygısıyla işi erteler.”</p>
<p><strong>Değişimin ilk adımı farkındalık!</strong></p>
<p>Kişinin kendi mükemmeliyetçi düşüncelerini fark ettiğinde, erteleme ile başa çıkma şansının arttığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Çünkü farkındalık, değişimin ilk adımıdır.” dedi.</p>
<p>Farkındalığı artırmak için yapılabilecekler hakkında bilgi veren Demir, “Kusursuzluk yerine, işlevsel ve yeterli olanı kabul etmek gerekir. Yani ‘yeterince iyi’ kavramı benimsenmeli. Görevleri parçalara ayırarak büyük resmi değil, küçük adımları görmek kaygıyı azaltır. Bir işe sonsuz vakit ayırmak yerine, belirli bir sürede tamamlamak için hedef belirlenmeli. Hata yapmak öğrenme sürecinin parçası olarak görülmeli. Bir şarkının sözlerinde ‘yaralarımızdan ışık sızar’ ifadesi geçer. Hata yapmak, çoğu zaman gelişimin kapısını aralar. Mükemmeliyetçilik yoğun kaygı, tükenmişlik ya da depresyon ile birlikteyse bir klinik psikolog desteği oldukça faydalı olur.” önerilerinde bulundu.</p>
<p><strong>Yaşamın özü kusursuzluk değil, tamamlanmamış ama ilerleyen bir süreç…</strong></p>
<p>Mükemmeliyetçiliğin çoğu zaman bir ‘altın kafes’ olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Parıldar ama içinde sıkışıp kalırız. Erteleme ise bu kafesten çıkmak için seçtiğimiz geçici ama yanıltıcı bir kaçış yoludur.” dedi.</p>
<p>Oysa yaşamın özünün kusursuzluk değil, ‘tamamlanmamış ama ilerleyen bir süreç’ olduğunun altını çizen Demir, “Kendi kusurlarımızla barışabildiğimizde, ertelemek yerine adım atabilir; hem üretkenliğimizi hem de yaşam doyumumuzu artırabiliriz.” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mukemmeliyetcilik-ertelemeyi-besliyor-594907">Mükemmeliyetçilik ertelemeyi besliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
