<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>muayene | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/muayene/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/muayene</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Jan 2026 19:20:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>muayene | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/muayene</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yapay Zekâ Gücüyle Detaylı Göz Muayenesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-gucuyle-detayli-goz-muayenesi-2-604346</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 19:20:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[detaylı]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[gücüyle]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[muayenesi]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604346</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyagöz Hastaneler Grubu Medikal Direktörü ve Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bozkurt Şener, göz sağlığı taramalarında erken tanının, ilerleyici hastalıkların zamanında fark edilmesi ve görme kaybının önlenmesi açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-gucuyle-detayli-goz-muayenesi-2-604346">Yapay Zekâ Gücüyle Detaylı Göz Muayenesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu vizyonla Prof. Dr. Bozkurt Şener, Türkiye’de kullanılmaya başlanan yapay zekâ destekli göz muayene cihazları ile göz sağlığındaki bir yeniliği sağlık hizmetine kazandırıldığını anlattı.</strong></p>
<p>Göz sağlığında erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayan Dünyagöz Hastaneler Grubu Medikal Direktörü Prof. Dr. Bozkurt Şener, Türkiye’de kullanılmaya başlanan yapay zekâ destekli göz muayene cihazları ile göz muayenesinin daha da detaylı bir şekilde yapılabildiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Bozkurt Şener, “Günümüzde göz hastalıklarının büyük bir kısmı, hasta farkına varmadan ilerleyebiliyor. Bu nedenle düzenli ve detaylı göz kontrolleri, görme kayıplarının önlenmesinde en etkili yaklaşım haline geliyor. Yapay zekâ destekli bu yeni nesil muayene cihazları sayesinde artık hastalarımıza çok hızlı ölçümler yaparak çok daha fazla veri sunarak detaylı göz muayenesi yapabiliyoruz. Yapay zeka destekli göz muayene cihazının bu verileri ölçüp sunabilmesi için yaklaşık 6-7 dakikada yeterli olabiliyor. Bu veriler ışığında göz doktorunun kişiye özel tedavi uygulayabilmesi için kapsamlı bir değerlendirme yapmasına imkan doğuyor” dedi.</p>
<p><strong>Yapay Zekâ ile Hızlı, Kapsamlı ve Objektif Değerlendirme</strong></p>
<p>Yapay zekâ destekli göz muayene cihazının çalışma prensibini anlatan Prof. Dr. Şener, sistemin tek bir platformda çok sayıda ölçümü bir araya getirdiğini belirterek şunları söyledi:</p>
<p>“Bu teknoloji, gözün optik ve anatomik yapısına ait 100’ün üzerinde parametreyi birkaç dakika içinde ölçüyor. 120’nin üzerinde göz rahatsızlığını; semptomlar, risk faktörleri, görsel testler ile tespit ediyor. 30 yapay zeka algoritması tarafından elde edilen veriler yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edilerek detaylı ve görsel bir rapora dönüştürülüyor. Bu sayede hekimin değerlendirmesi çok daha objektif, hızlı ve güvenilir hale geliyor.”</p>
<p><strong>Kişiye Özel Göz Sağlığı Verileri Sunuluyor</strong></p>
<p>Yapay zekâ destekli göz muayene cihazının sunduğu kapsamlı veri setine dikkat çeken Prof. Dr. Bozkurt Şener, şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>Yapay zekâ destekli göz muayenesi ile yaklaşık 6-7 dakika içerisinde; kornea, retina ve göz tansiyonu alanlarında:</p>
<p>Kornea topografisi ve kornea kalınlığı,Retinada görme siniri ve sarı nokta değerlendirmesi,Göz tansiyonunun gerçek değeri,Gözün ön ve arka yapısına ilişkin detaylı ölçümler,Gözün refraksiyon kusurlarına dair bilgiler vermektedir.</p>
<p>Bu kapsamlı ölçümlerin, göz sağlığının mevcut durumunu net biçimde ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Şener, erken tanının ötesine geçen bir avantaj sağladığını ifade etti:</p>
<p>“Aynı zamanda bu veriler, hastanın lazer göz cerrahisine ve premium lens (akıllı lens) cerrahisine uygun olup olmadığı konusunda da bize çok değerli bilgiler sunuyor. Hastanın göz yapısı, kornea kalınlığı ve diğer biyometrik parametreler yapay zekâ ile analiz edilerek, cerrahiye uygunluk objektif şekilde değerlendirilebiliyor. Bu da hem hasta güvenliğini artırıyor hem de doğru hasta doğru tedavi yaklaşımını güçlendiriyor.”</p>
<p>Göz hastalıklarının ciddi bir bölümünün belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Prof. Dr. Bozkurt Şener, erken tanının önemini şu sözlerle vurguladı:</p>
<p>“Göz sağlığında erken tanı, tedavi başarısını artırmanın yanı sıra geri dönüşü olmayan görme kayıplarının önüne geçilmesini sağlar. Yapay zekâ destekli muayene ile tespit edilen risklere göre hastalar, tüm göz branşlarındaki uzman hekimlere yönlendirilerek değerlendirilir. Bu bütünleşik yaklaşım sayesinde her hasta, ihtiyacına özel bir tedavi sürecine dahil edilir. Risklerin doğru branşlarda ele alınması hem hasta güvenliği hem de sonuç başarısı açısından son derece büyük önem taşır.”</p>
<p><strong>Donanımlı Merkezlerde Muayene Büyük Avantaj Sağlıyor</strong></p>
<p>Gelişmiş teknolojinin, uzman hekim kadrosuyla birlikte anlam kazandığını belirten Prof. Dr. Şener sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu tür ileri teknolojiye sahip muayene sistemlerinin, tam donanımlı merkezlerde kullanılması son derece önemlidir. Yapay zekâ destekli bu teknoloji, hastalara hızlı, güvenilir ve kapsamlı bir göz sağlığı hizmeti sunarken, aynı zamanda dünyadaki ileri teknolojilerin deneyimlenmesine de imkân tanıyor. Yapay zekâ geliştikçe hekimlerin daha fazla bilgiye ulaşması, öğrenmesi ve kendini geliştirmesi mümkün oluyor. Bu bilgiler, doğru değerlendirildiğinde cerrahide ve medikal tedavi planlamalarda başarıyı ve güveni artırıyor.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-gucuyle-detayli-goz-muayenesi-2-604346">Yapay Zekâ Gücüyle Detaylı Göz Muayenesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zekâ Gücüyle Detaylı Göz Muayenesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-gucuyle-detayli-goz-muayenesi-603913</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 07:37:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[detaylı]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[gücüyle]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[muayenesi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[şener]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603913</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göz sağlığında erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayan Dünyagöz Hastaneler Grubu Medikal Direktörü Prof. Dr. Bozkurt Şener, Türkiye’de kullanılmaya başlanan yapay zekâ destekli göz muayene cihazları ile göz muayenesinin daha da detaylı bir şekilde yapılabildiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-gucuyle-detayli-goz-muayenesi-603913">Yapay Zekâ Gücüyle Detaylı Göz Muayenesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Göz sağlığında erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayan Dünyagöz Hastaneler Grubu Medikal Direktörü Prof. Dr. Bozkurt Şener, Türkiye’de kullanılmaya başlanan yapay zekâ destekli göz muayene cihazları ile göz muayenesinin daha da detaylı bir şekilde yapılabildiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Bozkurt Şener, “Günümüzde göz hastalıklarının büyük bir kısmı, hasta farkına varmadan ilerleyebiliyor. Bu nedenle düzenli ve detaylı göz kontrolleri, görme kayıplarının önlenmesinde en etkili yaklaşım haline geliyor. Yapay zekâ destekli bu yeni nesil muayene cihazları sayesinde artık hastalarımıza çok hızlı ölçümler yaparak çok daha fazla veri sunarak detaylı göz muayenesi yapabiliyoruz. Yapay zeka destekli göz muayene cihazının bu verileri ölçüp sunabilmesi için yaklaşık 6-7 dakikada yeterli olabiliyor. Bu veriler ışığında göz doktorunun kişiye özel tedavi uygulayabilmesi için kapsamlı bir değerlendirme yapmasına imkan doğuyor” dedi.</p>
<p><strong>Yapay Zekâ ile Hızlı, Kapsamlı ve Objektif Değerlendirme</strong></p>
<p>Yapay zekâ destekli göz muayene cihazının çalışma prensibini anlatan Prof. Dr. Şener, sistemin tek bir platformda çok sayıda ölçümü bir araya getirdiğini belirterek şunları söyledi:</p>
<p>“Bu teknoloji, gözün optik ve anatomik yapısına ait 100’ün üzerinde parametreyi birkaç dakika içinde ölçüyor. 120’nin üzerinde göz rahatsızlığını; semptomlar, risk faktörleri, görsel testler ile tespit ediyor. 30 yapay zeka algoritması tarafından elde edilen veriler yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edilerek detaylı ve görsel bir rapora dönüştürülüyor. Bu sayede hekimin değerlendirmesi çok daha objektif, hızlı ve güvenilir hale geliyor.”</p>
<p><strong>Kişiye Özel Göz Sağlığı Verileri Sunuluyor</strong></p>
<p>Yapay zekâ destekli göz muayene cihazının sunduğu kapsamlı veri setine dikkat çeken Prof. Dr. Bozkurt Şener, şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>Yapay zekâ destekli göz muayenesi ile yaklaşık 6-7 dakika içerisinde; kornea, retina ve göz tansiyonu alanlarında:</p>
<ul>
<li>Kornea topografisi ve kornea kalınlığı,</li>
<li>Retinada görme siniri ve sarı nokta değerlendirmesi,</li>
<li>Göz tansiyonunun gerçek değeri,</li>
<li>Gözün ön ve arka yapısına ilişkin detaylı ölçümler,</li>
<li>Gözün refraksiyon kusurlarına dair bilgiler vermektedir.</li>
</ul>
<p>Bu kapsamlı ölçümlerin, göz sağlığının mevcut durumunu net biçimde ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Şener, erken tanının ötesine geçen bir avantaj sağladığını ifade etti:</p>
<p>“Aynı zamanda bu veriler, hastanın lazer göz cerrahisine ve premium lens (akıllı lens) cerrahisine uygun olup olmadığı konusunda da bize çok değerli bilgiler sunuyor. Hastanın göz yapısı, kornea kalınlığı ve diğer biyometrik parametreler yapay zekâ ile analiz edilerek, cerrahiye uygunluk objektif şekilde değerlendirilebiliyor. Bu da hem hasta güvenliğini artırıyor hem de doğru hasta doğru tedavi yaklaşımını güçlendiriyor.”</p>
<p>Göz hastalıklarının ciddi bir bölümünün belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Prof. Dr. Bozkurt Şener, erken tanının önemini şu sözlerle vurguladı:</p>
<p>“Göz sağlığında erken tanı, tedavi başarısını artırmanın yanı sıra geri dönüşü olmayan görme kayıplarının önüne geçilmesini sağlar. Yapay zekâ destekli muayene ile tespit edilen risklere göre hastalar, tüm göz branşlarındaki uzman hekimlere yönlendirilerek değerlendirilir. Bu bütünleşik yaklaşım sayesinde her hasta, ihtiyacına özel bir tedavi sürecine dahil edilir. Risklerin doğru branşlarda ele alınması hem hasta güvenliği hem de sonuç başarısı açısından son derece büyük önem taşır.”</p>
<p><strong>Donanımlı Merkezlerde Muayene Büyük Avantaj Sağlıyor</strong></p>
<p>Gelişmiş teknolojinin, uzman hekim kadrosuyla birlikte anlam kazandığını belirten Prof. Dr. Şener sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu tür ileri teknolojiye sahip muayene sistemlerinin, tam donanımlı merkezlerde kullanılması son derece önemlidir. Yapay zekâ destekli bu teknoloji, hastalara hızlı, güvenilir ve kapsamlı bir göz sağlığı hizmeti sunarken, aynı zamanda dünyadaki ileri teknolojilerin deneyimlenmesine de imkân tanıyor. Yapay zekâ geliştikçe hekimlerin daha fazla bilgiye ulaşması, öğrenmesi ve kendini geliştirmesi mümkün oluyor. Bu bilgiler, doğru değerlendirildiğinde cerrahide ve medikal tedavi planlamalarda başarıyı ve güveni artırıyor.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-gucuyle-detayli-goz-muayenesi-603913">Yapay Zekâ Gücüyle Detaylı Göz Muayenesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yıllarca belirti vermeden sinsice ilerliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yillarca-belirti-vermeden-sinsice-ilerliyor-603112</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 08:21:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hpv]]></category>
		<category><![CDATA[ilerliyor]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim Ağzı Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[sinsice]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[vermeden]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yıllarca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603112</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahim ağzı (serviks) kanseri, dünyada ve ülkemizde kadın sağlığını tehdit eden en önemli kanser türleri arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yillarca-belirti-vermeden-sinsice-ilerliyor-603112">Yıllarca belirti vermeden sinsice ilerliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rahim ağzı (serviks) kanseri, dünyada ve ülkemizde kadın sağlığını tehdit eden en önemli kanser türleri arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, rahim ağzı kanseri kadınlarda en sık görülen kanserler arasında dördüncü sırada bulunuyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 660 bin kadına rahim ağzı kanseri tanısı konulurken, yaklaşık 350 bin kadın ise bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa,</strong> Türkiye’de de her yıl yaklaşık 2 bin 400 yeni rahim ağzı  kanseri vakası görülürken, yaklaşık bin 200 kadının bu hastalık sebebiyle yaşamını yitirdiğine dikkat çekerek,  “Bu kayıpların en önemli nedenlerinden biri,  ülkemizde uzun yıllardır uygulanmakta olan tarama programlarına katılımın yetersiz olmasıdır. Ayrıca, hastalığın erken dönemde belirti vermemesi ve hastalarımızın anormal vajinal kanama ile kasık ağrısı gibi yakınmalarında hekime geç başvurmaları diğer önemli sebepleri oluşturmaktadır” diyor. </p>
<p>Oysa rahim ağzı kanserinin erken tanı konulduğunda başarıyla tedavi edilebilen, hatta  önlenebilen bir kanser türü olduğunu belirten <strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, </strong>“Hiçbir yakınması olmasa  bile her kadının düzenli olarak jinekolojik muayenelerini yaptırması, gerekli testlerden geçmesi ve rahim ağzı kanseri aşısını olması son derece değerlidir. Zira, tarama testlerinde tespit edilen kanser öncüsü lezyonlar LEEP (Loop elektrocerrahi eksizyonu prosedörü) veya konizasyon gibi günübirlik cerrahi işlemlerle kansere dönüşmeden ortadan kaldırılmaktadır. Rahim ağzı kanseri aşısı da kanser oluşumunu büyük oranda önleyebilmektedir” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>En yaygın sebebi HPV enfeksiyonu</strong></p>
<p>Rahim ağzı kanserinin yaklaşık yüzde 99’u Human Papilloma Virüsü (HPV) ile ilişkili oluyor. Çalışmalar, her 10 kadından 8’inin yaşamları boyunca en az bir kez Human Papilloma Virüsü ile enfekte olduğunu gösteriyor.  Cinsel temas yoluyla bulaşan ve son derece yaygın bir virüs olan Human Papilloma Virüsü, herhangi bir belirti vermeden vücutta uzun yıllar kalabiliyor. Bağışıklık sistemi gerilediğinde virüs kendini yeniden gösterebiliyor. Bazı yüksek riskli HPV tipleri ise rahim ağzındaki hücrelerde zamanla kanser öncüsü değişikliklere ve tedavi edilmediğinde rahim ağzı kanserine yol açabiliyor. Rahim ağzı kanseri genellikle ileri evreye kadar sessiz seyrettiği için düzenli yapılan muayene ve taramalar hayati önem taşıyor. <strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa,</strong> rahim ağzı kanserine karşı hayat kurtaran 4 önlemi anlattı; önemli uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Jinekolojik muayene</strong></p>
<p>Düzenli jinekolojik muayeneler, rahim ağzı kanserinin erken tanısında ilk ve en önemli adımı oluşturuyor. Kadınların hiçbir yakınmaları olmasa bile 21 yaşından itibaren yılda en az bir kez jinekolojik muayene olmaları öneriliyor. Muayene sırasında hekimin gerekli gördüğü tarama testleri planlanıyor ve detaylı bilgilendirme yapılıyor. </p>
<p><strong>Pap Smear testi</strong></p>
<p>Pap smear testi, rahim ağzından yumuşak bir fırça ile alınan hücre örneklerinin patoloji doktoru tarafından incelenmesiyle yapılıyor. Bu test, kanser öncesi hücresel değişiklikleri erken dönemde saptayarak hastalığın gelişmesini önlemek için doktora ve hastaya zaman tanıyor. Kadınların hiçbir yakınmaları olmasa bile, 21 yaşından itibaren smear testine başlamaları ve testi 3 yılda bir düzenli olarak  yaptırmaları öneriliyor. </p>
<p><strong>HPV tarama testleri</strong></p>
<p>HPV tarama testleri; rahim ağzı kanserine yol açabilen yüksek riskli Human Papilloma Virüs tiplerini saptıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, özellikle 30 yaşından itibaren önerilen bu testlerin kanser riskini belirlemede son derece etkili olduklarını anlatarak, “Bazı HPV tipleri düşük riskli olup genital siğiller ile sınırlı kalırken, yüksek riskli olan bazı tipleri ise rahim ağzı kanserine neden olabilmektedir. HPV taraması sayesinde, risk altındaki kadınlar erken dönemde belirlenerek, yakın takibe alınmaktadır” diyor.  Doç. Dr. Murat Yassa, smear veya HPV testlerinde virüsün tespit edilmiş olmasının kadınlarda kansere yakalanma kaygısına neden olabildiğini ifade ederek, “Bu durum hastalarımızın cinsel yaşamlarını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilmektedir. Aslında, anormal smear sonucu ve HPV pozitifliği hastanın kanser olduğu anlamına gelmemektedir. Bunlar potansiyol kanser öncüsü lezyonlardır ve çoğu durumda erken müdahale ile  kontrol altına alınmaktadır” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Human Papilloma Virüsü aşısı</strong></p>
<p>Dünyadaki tek kanser aşısı olan HPV (Human Papilloma Virüsü) aşısı, rahim ağzı kanserine neden olan yüksek riskli HPV tiplerine karşı koruma sağlıyor.  Günümüzde 9’lu HPV aşısının ülkemizde de uygulandığını belirten Doç. Dr. Murat Yassa, bu aşının rahim ağzı kanseriyle ilişkili en yaygın ve en riskli HPV tiplerine karşı geniş koruma sağladığını vurguluyor. HPV aşısının ideal olarak 9-14 yaş arasında uygulanmakla birlikte, 15 yaş ve sonrasında da tüm kadınlara ve erkeklere yapılabildiğini ifade eden Doç. Dr. Murat Yassa, sözlerine şöyle devam ediyor: “Rahim ağzı kanseri aşısı HPV ile daha önce karşılaşmamış bireylerde en yüksek koruyuculuğu sağlamaktadır. Ancak, HPV enfeksiyonu pozitif olan kadınlarda da fayda sağlayabilir; diğer HPV tipleriyle oluşan enfeksiyonu engelleyebilir ve hastalığın ilerlemesini önlemeye katkıda bulunabilir. Bu nedenle aşı kararı, yaş ve bireysel riskler göz önünde bulundurularak, kadın hastalıkları ve doğum hekimiyle birlikte değerlendirilmelidir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yillarca-belirti-vermeden-sinsice-ilerliyor-603112">Yıllarca belirti vermeden sinsice ilerliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri Konak’ta Gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindalik-ayi-seminerleri-konakta-gerceklesti-588123</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 11:55:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[seminerleri]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588123</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin Meme Kanseri Farkındalık ayı dolayısıyla düzenlediği Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri’nin kapanış etkinliği Medicana International İzmir Hastanesi’nin uzman hekimleriyle gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindalik-ayi-seminerleri-konakta-gerceklesti-588123">Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri Konak’ta Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi’nin Meme Kanseri Farkındalık ayı dolayısıyla düzenlediği Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri’nin kapanış etkinliği Medicana International İzmir Hastanesi’nin uzman hekimleriyle gerçekleştirildi. Medicana International İzmir Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Gülcan Bulut ve Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Onur Özener, Konaklı yüzlerce kadına meme kanseri hakkında bilgi verdi.</b></p>
<p>Konak Belediyesi, ekim ayı süresince meme kanserine karşı dikkat çeken farkındalık çalışmalarını Medicana International İzmir Hastanesi işbirliğiyle tamamladı. Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri’nin kapanış etkinliği olan söyleşide Medicana International İzmir Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülcan Bulut ve Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Onur Özener tarafından yüzlerce kadına meme kanserine karşı koruyucu ve önleyici yöntemler hakkında bilgi verildi. Uzman hekimlerin sunumlarının ardından katılımcılarla soru cevap bölümüne geçildi. Seminer sonunda Konak Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Orçun Doryan, hekimlere teşekkür belgelerini takdim etti.</p>
<h3><b>Yaşam tarzınızı iyileştirin</b></h3>
<p>Meme kanserine karşı yapılan farkındalık çalışmaları sayesinde kanseri erken evrede yakalama oranının artığına ve bu nedenle farkındalık kampanyalarının çok kıymetli olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Gülcan Bulut, “Meme kanseri sayısı artsa da erken evre yakalama oranımız da artış gösteriyor. Kadınlar arasında görülen en sık kanser tipi meme kanseri. Ancak aynı zamanda ölüm oranı düşük olan bir kanser türü. Dünyada her 8 kadından 1’inde görülüyor ama ülkemizde bu oran 6 kadından 1’i olarak. Çoğu hasta 50 yaşlarında. Her 100 erkekten 1’inde de meme kanserigörülebiliyor” sözlerini kaydetti. Meme kanserinin belirtilerini aktaran Doç. Dr. Gülcan Bulut, “Hastaların yüzde 90’ı ele gelen kitle nedeniyle hekime başvuruyor. O nedenle kadınların ele gelen kitleyi tanıması çok önemli. Özellikle meme başında kızarıklık ve döküntüler görülüyorsa buna da dikkat etmek gerekir. Bunların fark edilebilmesi için kendi kendine muayeneyi ısrarla öneriyoruz. Her ay adet sonrası ya da menopozdaysa kadın her ay belli bir gün meme dokusunu kontrol etmesi gerekiyor. Tarama yaşı da çok tartışılıyor. 20-40 yaş arasında 2-3 yılda bir, 40 yaşından sonra da yıllık meme muayenesi yani doktora giderek muayene önemli. Meme kanseri tedavisi hem evre hem de moleküler alt tipine göre yapılıyor. O nedenle erken teşhis hayat kurtarıyor. Yaşam tarzınızı değiştirmelisiniz. Beslenmek, Akdeniz Tipi beslenme bilinen en iyi kanser diyetidir. Egzersiz spor ya da fiziksel aktivite çok önemli. Sigara ve alkolden uzak durmak gerekiyor. D vitamini seviyelerini normal tutmamız çok önemli” mesajını verdi.</p>
<h3><b>Kişi kendi meme dokusunu tanımalı</b></h3>
<p>Meme kanserine karşı tıbbın eskisine nazaran daha güçlü bir noktada olduğunu aktaran Medicana International İzmir Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Onur Özener, meme kanserine karşı iyileşmenin daha başarılı olması için erken tanının önemli olduğunu ve erken tanı için de düzenli kontrollerin çok kıymetli olduğunu vurguladı. Op. Dr. Onur Özener, “Eve giderken aklımızda kalması gereken tek şey ‘tarama’. Bu taramanın da iki taraflı olması gerekiyor. Kadın bireylerin bu işe benim bir organım var bu organa ‘ben 8 kadından 1’inde oluşabilecek hastalığın tanısı için taramalarımı yaptırmalıyım’ diyerek bakması gerekiyor. Her kadının meme dokusu diğerlerinden farklı olduğu gibi, iki meme de birbirinin aynısı değildir. O yüzden kişinin kendi kendine muayene yapması, kendi meme dokusunu tanıması ve değişiklikleri erkenden farketmesi açısından önemli” ifadelerini kullandı. Öte yandan meme kanserindeki belirtilere değinen Op. Dr. Onur Özener, sözlerini şöyle tamamladı: “Meme kanseri kendini ilk olarak ciltte çekilme, yaralar, dışarıdan görülen yumru, ele yumru şeklinde kitle gelmesi gibi belirtilerle gösteriyor. 25 yaşını geçtikten sonra 1.5 yılı geçirmeden doktor kontrolünde muayeneden yararlanmak gerekiyor. 40 yaş diyoruz ama maalesef 20’li yaşlarda da meme kanseri teşhisi konulabiliyor. Yılda bir defa mamografi çekimi önemli. Yıllık takipler aksadığı zaman erken tanıdan uzaklaşılmış oluyor. Düzenli tarama yapmak çok önemli. Tarama 40 yaşınızı geçtiyseniz yılda bir defa korkmadan çekinmeden bir mamografi. Bu taramaları ihmal etmemek gerekiyor.”</p>
<p>Söyleşinin soru-cevap bölümünde kadınlar meme sağlığıyla ilgili merak ettiklerine yanıt alırken, davetlilerden bazıları da kendi kanser ve iyileşme öyküsünü paylaşarak hemcinslerine örnek oldu. Etkinliğin sonunda hekimlere katılımları için teşekkür belgesi sunuldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindalik-ayi-seminerleri-konakta-gerceklesti-588123">Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri Konak’ta Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allianz&#8217;dan Meme Kanseri Farkındalık Ayına Özel Proje: &#8220;Pazarda Elle Muayene!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/allianzdan-meme-kanseri-farkindalik-ayina-ozel-proje-pazarda-elle-muayene-584315</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 18:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[allianz]]></category>
		<category><![CDATA[ayına]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584315</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de yaklaşık 8 kadından 1’i meme kanserine yakalanma riski taşıyor* Kadınlarda en yaygın kanser türü olan meme kanseri ile mücadelede erken teşhis hayat kurtarıyor, kanserin erken dönemde tespit edilmesinde ise kendi kendine meme muayenesi kritik bir rol oynuyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/allianzdan-meme-kanseri-farkindalik-ayina-ozel-proje-pazarda-elle-muayene-584315">Allianz&#8217;dan Meme Kanseri Farkındalık Ayına Özel Proje: &#8220;Pazarda Elle Muayene!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de yaklaşık 8 kadından 1’i meme kanserine yakalanma riski taşıyor* Kadınlarda en yaygın kanser türü olan meme kanseri ile mücadelede erken teşhis hayat kurtarıyor, kanserin erken dönemde tespit edilmesinde ise kendi kendine meme muayenesi kritik bir rol oynuyor. Buna rağmen ülkemizde kadınların %48,5’i elle muayeneyi bilmiyor**. Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı olan ekim ayında elle muayenenin önemine dikkat çeken Allianz Türkiye, semt pazarlarının samimi ve doğal atmosferinden ilham alarak dikkat çekici ve bilgilendirici bir toplumsal farkındalık çalışmasına imza atıyor. Bu farkındalık çalışması kapsamında çekilen film de dijital mecralarda yayımlanmaya başladı.</p>
<p><strong>Kendi kendine elle muayene alışkanlığını yaygınlaştırmak hedefleniyor</strong></p>
<p>Bütüncül sağlık çözümleriyle müşterilerinin yaşam boyu sağlık partneri olmayı hedefleyen Allianz Türkiye, her yıl 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında erken tanının önemine dikkat çekerek farkındalık yaratmak amacıyla Elle Muayene kampanyası düzenliyor. 40 yaş üstü Allianz Modüler Sağlık Sigortası sahibi kadınlara yılda 1 kez poliçe kapsamında yer alan anlaşmalı kurumlar aracılığıyla ücretsiz mamografi hizmeti veren Allianz Türkiye, bu projesiyle daha çok kadına ulaşarak meme kanseriyle mücadelede toplumun tüm kesimlerinde farkındalık yaratmayı hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/allianzdan-meme-kanseri-farkindalik-ayina-ozel-proje-pazarda-elle-muayene-584315">Allianz&#8217;dan Meme Kanseri Farkındalık Ayına Özel Proje: &#8220;Pazarda Elle Muayene!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her sekiz kadından biri, meme kanseri ile karşılaşabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-sekiz-kadindan-biri-meme-kanseri-ile-karsilasabilir-583464</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 11:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[kadından]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[karşılaşabilir]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sekiz]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583464</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri riski, 80 yaşına kadar kadınların %12’sini etkiliyor……</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-sekiz-kadindan-biri-meme-kanseri-ile-karsilasabilir-583464">Her sekiz kadından biri, meme kanseri ile karşılaşabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Meme kanseri riski, 80 yaşına kadar kadınların %12’sini etkiliyor……</b></p>
<p><b>Atlas Üniversitesi Hastanesi tarafından Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen programda </b><b>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu söyledi. Doç. Dr. Emine Yıldırım, meme kanserinin erken tanınmasının toplum sağlığı açısından da önemli olduğunun altını çizerek “E</b><b>rken tanı, daha etkili tedavi ve çoğu durumda tam şifa anlamına gelir. Zira bir meme kanseri 1 cm çapında iken muayenede ele gelir ve bu dönemde koltuk altı yayılım oranı çok azdır” dedi.</b></p>
<p>Atlas Üniversitesi Hastanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte meme sağlığı ve meme kanseri hakkında bilgilendirmeler yapılıp meme kanserinde erken teşhis, meme muayenesi ve düzenli kontrolün önemini vurgulandı. </p>
<p><b>Erken tanı ile yüzde 90 iyileşme mümkün</b></p>
<p>Atlas Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Cem Cemal Balaban, açılış konuşmasında meme kanseri ile farkındalık oluşturmayı sadece bir ay boyunca değil, tüm yıla yaydıklarını söyledi. Meme kanseri ile ilgili farkındalık oluşturmada ve bilinçlenmede kadınların birbirlerine meme sağlığı ile ilgili yıllık ve aylık kontrollerini hatırlatmalarını tavsiye eden Dr. Öğr. Üyesi Cem Cemal Balaban, “Bu alışkanlık yaygınlaştığında bunun sonucunu bütün kadınlar görecek. Çünkü meme kanseri erken tanı konulduğunda yüzde 90 iyileşme oranına sahip bi kanser artık. Bu çok önemli ve erken tanısı da çok zor değil. Erken tanı için her kadının ufak bir zaman ayırması yetiyor” diye konuştu. </p>
<p><b>Kadınlarda en sık görülen kanser türü</b></p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, meme sağlığı ve meme kanserinden korunmada alınacak önlemlere dikkat çekti. Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirten Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Her sekiz kadından bir tanesi hayatının bir döneminde meme kanseri ile karşılaşabilir. Meme kanseri riski kadınlar için 80 yaşına kadar %12’dir. Bu nedenle meme hastalıklarının özellikle meme kanserinin erken tanınması toplum sağlığı açısından da önemlidir” dedi.</p>
<p><b>Erken tanı, çoğu durumda tam şifa anlamına geliyor</b></p>
<p>Meme ile ilgili şikayetlerde kadınların en büyük korkusunun kanser olduğunu belirten Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Ancak erken tanı, daha etkili tedavi ve çoğu durumda tam şifa anlamına gelir. Tarama maografileri sayesinde pek çok kadın erken tanıya ulaşabilirken meme kanseri nin yaklaşık bir cm çapında iken muayenede ele gelebileceği ve bu dönemde koltuk altı yayılım oranı çok az olduğunu söyledi. Kanser vakalarının büyük bir kısmı memede kitle ile kendini gösterir” dedi.</p>
<p><b>Kendi kendine meme muayenesi, erken teşhis için önemli</b></p>
<p>Meme kanserinde erken teşhisin önemini vurgulayan Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Yıllık olağan muayenelerinizde doktorunuzun yaptığı meme muayenesi ve belli bir yaştan sonra muayeneye ek olarak yapılan mamografi / meme ultrasonografisi meme kanseri erken tanısının doktorunuza düşen kısmıdır. Siz ise kendi kendine meme muayenesiusulünü kavrayarak aylık olarak uyguladığınızda, erken tanındığında tedavi şansı yüksek olan bu kanser türüyle başa çıkmak için size düşen görevi yerine getirmiş olacaksınız” dedi. </p>
<p><b>Kendi kendine meme muayenesi neden önemli?</b></p>
<p>Kendi kendine meme muayenesinin, meme kanserinde erken tanı amaçlı kullanılan bir tarama yöntemi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Memede olan değişiklikleri fark etmeye yardımcı olmak için hem gözler hem de eller kullanılarak memenin görünümü veya yapısında bir farklılık olup olmadığına bakılır. Kendi kendine yapılan muayene tabi ki doktor tarafından yapılan muayenenin ve görüntülemelerin yerini tutamaz ama meme yapısına aşinalık sağlayarak memedeki değişikliği daha erken fark etmeye yardımcı olur ve kanser taramasını destekler” diye konuştu.</p>
<p><b>Kendi kendine muayeneye 20 yaş sonrası başlanmalı</b></p>
<p>Kendi kendine meme muayenesine 20 yaş sonrası başlanmasının önerildiğini kaydeden Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Muayenede meme cildinde çukurlaşma ve çekilme, renk değişikliği, meme başında çekilme, pullanma, kabuklanma, memede ele gelen bir kitle varlığı aranmalıdır” dedi.</p>
<p>Kendi kendine muayenenin yapılması gereken döneme ilişkin bilgi de veren Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Kendi kendine meme muayenesi, ideal olarak adet döngüsünün 5.-7. günleri arasında (adetten sonra ilk hafta) yani hormon etkisinin en az olduğu dönemde, ayda bir kez yapılmalıdır. Adet kanamasının başlamasıyla birlikte kanda östrojen ve progesteron hormonlarının etkinlikleri nispeten azalır ve meme dokusunu incelemek kolaylaşır” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Emine Yıldırım, menopoz döneminde olan ve adet görmeyen kadınların ise her ayın kendi belirledikleri bir gününde bu muayeneyi yapabileceklerini ifade etti.</p>
<p>Meme ultrasonografisinin memede tespit edilmiş kitlenin doğasını ortaya koymada kullanılan yararlı bir yöntem olduğunu belirten Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Meme için kullanılan ultrasonların özellikleri sayesinde derini değil yüzeyel dokuyu taramayı amaçlayan özel kullanımlı cihazlardır” dedi.</p>
<p><b>Mamografi 40 yaşından sonra her yıl çektirilmelidir</b></p>
<p>Mamografinin ise memenin röntgen ışınları (X ışınları) ile incelenmesi olduğunu kaydeden Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Bu yöntemle meme kanseri muayene ile tanınabilecek büyüklüğe ulaşmadan tanınabilir. Mamografi ile elde edilen direkt grafiler olan mamogramlar”da meme dokusundaki kanser bulguları araştırılmaktadır. Mamografi Tarama Testi Programı, Radyoloji Derneği tarafından 40 yaş sonrası her yıl önerilmektedir. Kadın sağlıklı ve yaşam beklentisi 5 yıldan fazla ise tarama ileri yaşlara kadar devam eder. Genellikle birçok rehberde  üst sınır 70-74 kabul edilir” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Emine Yıldırım, birinci derece akrabalarında meme kanseri olanlarda mamografi ile taramaya, tanı yaşının 10 yıl öncesinde başlandığını ancak mamografi yaşının alt sınırıının 25 olduğunu söyledi.</p>
<p><b>Meme kanserinde tedavi yöntemleri</b></p>
<p>Meme kanserinde tedavi yöntemlerinden de bahseden Doç. Dr. Emine Yıldırm “Öncelikle hastalığın tedavi edilebilir olduğunu bilmeliyiz. Meme kanseri ileri evrede yakalanmışsa tümör boyutu büyük ya da koltuk altı lenf bezlerine yayılım varsa tedaviye kemoterapi ile başlanıp kitle küçültülebilir ve daha sonra cerrahi tedavi uygulanabilir. Başlangıçta kemoterapi almayan hastalar ameliyat sonrası kemoterapi görebilir. Hastaların memesinin bir kısmı alındıysa, ameliyat öncesi kemoterapiye rağmen memede hala kitle varsa ve koltuk altında lenf bezi varsa ameliyat sonrası radyoterapi gerekir” dedi. </p>
<p>Meme kanseri cerrahisinde artık memenin korunabileceğini, memenin tamamen alınması gerekse bile yerine hem erken dönemde hem de ilerleyen dönemde plastik ve rekonstrüktif cerrahinin de yardımı ile tekrar meme yapılabildiğini ekledi. </p>
<p><b>Tedavi sonrası takip önemli</b></p>
<p>Meme kanserinin tam olarak iyileşmesi sonrasında nüksleri atlamamak için takibin çok önemli olduğunun altını çizen Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Takiplerde kanserin tam olarak ortadan kalktığı izlenirse bu bölgeye ek düzeltici ve estetik operasyonlar uygulanabilir. Bu hastalarda psikolojik destek son derecede önemlidir” dedi.</p>
<p><b>Kadınlar kendilerine şefkat göstermeyi öğrenmeli</b></p>
<p>Gördüğü tedavi ile meme kanserini atlatan 32 yaşındaki Başak Turgut da etkinliğe katılarak kadınlara tecrübelerini anlattı. 26 yaşında meme kanserine yakalanan Başak Turgut,  belirtilere rağmen bir süre korku nedeniyle doktora başvurmadığını anlattı. Başak Turgut, daha sonra Doç. Dr. Emine Yıldırım’a başvurduğunu, iki ameliyat geçirdiğini ve bir yılı aşan tedavi sürecinin ardından sağlığna kavuştuğunu söyledi. Meme kanseri ile verdiği mücadeleyi kazandıığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Turgut, kanserden korkulmaması gerektiğini belirterek kadınlara aylık meme kontrollerini aksatmamalarını, en küçük bir şüphede hastaneye başvurmalarını tavsiye etti. Kadınların güçlü olmayı hedeflerken zaman zaman kendilerini ihmal edebildiğini belirten Başak Turgut, “Kadınlar hayatın her alanında hep güçlü olmayı hedefliyor. ‘Çok iyi olmalıyım, mücadeleyi bırakmamalıyım’ diye düşünüyor ama burada hatalı bir nokta var ki biz gücümüzü yanlış yerde kullanıyoruz. Asıl güç, kendimize şefkat gösterebilmekteymiş. Kadınlar kendini ihmal etmemeli ve kendine vakit ayırmalı. Kendinize değer verdikten sonra en karanlık anda bile içinizde bir ışık bulabiliyorsunuz.Kanserden korkmayın, o sizden korksun” diye konuştu.  </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-sekiz-kadindan-biri-meme-kanseri-ile-karsilasabilir-583464">Her sekiz kadından biri, meme kanseri ile karşılaşabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 5 Saniyede 1 Kişi Görme Kaybı Yaşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-5-saniyede-1-kisi-gorme-kaybi-yasiyor-582414</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 07:55:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[kişi]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[muayenesi]]></category>
		<category><![CDATA[saniyede]]></category>
		<category><![CDATA[yaşıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582414</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün 2023 verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 2,2 milyar insanın görme bozukluğu bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-5-saniyede-1-kisi-gorme-kaybi-yasiyor-582414">Her 5 Saniyede 1 Kişi Görme Kaybı Yaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün 2023 verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 2,2 milyar insanın görme bozukluğu bulunuyor. Bu kişilerin en az 1 milyarı, gerekli sağlık hizmetlerine ulaşamama veya erken teşhis yapılamaması nedeniyle tedavi edilemeyen durumlarla karşı karşıya kalıyor.</p>
<p>Türkiye’deki durumu analiz eden Dünyagöz Etiler<strong> </strong>Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu, “50 yaş üstü bireylerin yaklaşık yüzde 20’sinde katarakt, yüzde 15’inde ise glokom (göz tansiyonu) riski bulunuyor. Çocuklarda ise görme bozuklukları, öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerin yaklaşık yüzde 60’ında başlıca etken olarak karşımıza çıkıyor. Ancak tüm bu rakamlar içinde belki de en çarpıcısı şu: Türkiye’de her 10 kişiden 4’ü, yılda bir kez yapılması önerilen göz muayenesini hiç yaptırmıyor” dedi.</p>
<p><strong>Belirtiler göz ardı edilmemeli</strong></p>
<p>Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu görme kaybına yol açabilecek hastalıkların çoğunun sinsi ilerlediğini belirterek, göz sağlığı konusunda toplumsal farkındalığın çok düşük olduğunu vurguluyor. “Özellikle ani görme kaybı veya bulanık görme, gözde batma, kızarıklık ya da ışık hassasiyeti, göz çevresinde şiddetli baş ağrısı, gece görüşünde bozulma ve okuma-yazma sırasında çabuk yorulma gibi belirtiler, çoğu zaman altta yatan ciddi hastalıkların habercisi olabiliyor. Özellikle glokom gibi bazı hastalıklar belirti vermeden ilerliyor ve fark edildiğinde geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabiliyor. Bu nedenle düzenli göz muayeneleri, sadece göz sağlığı değil, genel yaşam kalitesi açısından da kritik önem taşıyor” diyerek sözlerine devam etti.</p>
<p><strong>Erken teşhis ile görme kaybı önlenebilir</strong></p>
<p>Rutin göz muayeneleri ile önemli rahatsızlıklara teşhis konulmasının yanı sıra, öğrenme yetisinin %85’ini sağlayan gözleri tehdit eden görme rahatsızlıklarının da önemli olduğunu belirten Op. Dr. Hacıağaoğlu “Göz muayenelerinden istenilen sonucu alınabilmesi için hastaların, muayenenin yapıldığı merkezde göz sağlığı konusunda en yeni teknoloji ve tekniklerin kullanıldığından ve hekimlerin tecrübeli olduğundan emin olmaları gerekmektedir. Kapsamlı bir göz muayenesi en az 30 dakika sürer. Bu muayenede; görme keskinliği testi, gözlük muayenesi, göz kapaklarının ve göz kaslarının muayenesi, göz tansiyonu ölçümü, biomikroskobik muayene ve göz dibi kontrollerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Tüm bu farklı aşamalar sayesinde hem gözde hem de vücudun farklı bölgelerinde oluşabilecek rahatsızlıklar tespit edilerek hastalar gerekli tedavilere yönlendirilebilirler. Her yıl en az bir göz muayenesi ile görme kaybının önüne geçebiliriz” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-5-saniyede-1-kisi-gorme-kaybi-yasiyor-582414">Her 5 Saniyede 1 Kişi Görme Kaybı Yaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erken fark edilen bir belirti, bir hayat kurtarır!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erken-fark-edilen-bir-belirti-bir-hayat-kurtarir-579480</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 09:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarır]]></category>
		<category><![CDATA[Lenf]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[şekil]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579480</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde her 8 kadından biri, yaşamı boyunca meme kanseri ile tanışıyor. Erken teşhis tedavinin yönünü belirlerken, tıp ve teknolojideki hızlı ilerlemelerin de sayesinde hayat kurtarıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-fark-edilen-bir-belirti-bir-hayat-kurtarir-579480">Erken fark edilen bir belirti, bir hayat kurtarır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde her 8 kadından biri, yaşamı boyunca meme kanseri ile tanışıyor. Erken teşhis tedavinin yönünü belirlerken, tıp ve teknolojideki hızlı ilerlemelerin de sayesinde hayat kurtarıyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Senoloji (Meme) Araştırma Enstitüsü Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras</strong>, “Günümüzde dünya bilim insanlarının en yoğun araştırma yaptığı ve yeni tedavi yöntemleri geliştirdiği alanlardan biri olan meme kanseri, erken teşhis edildiğinde artık tamamen tedavi edilebiliyor. Ancak erken tanı için, kadınların kendilerini ayda bir 10 dakika muayene etmeleri ve şüpheli bir belirti fark ettiklerinde hemen hekime başvurmaları kritik rol oynuyor” diyor.</p>
<p>Meme kanserinin basit bulgularla kendini belli edebildiğini vurgulayan Prof. Dr. Uras, “20 yaşından itibaren her kadının ayda bir kez ayna karşısında kendi kendine meme muayenesi yapması, 40 yaşından itibaren ise doktorun önerdiği aralıklarla düzenli klinik muayene, mamografi ve ultrason yaptırması hayat kurtaran bir alışkanlıktır” diye konuşuyor. Prof. Dr. Cihan Uras, <strong>Ekim ayı-Meme Kanseri Farkındalık Ayı</strong> kapsamında yaptığı açıklamada, meme kanserinin öncü belirtilerini ve tedavide en güncel yöntemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Ele gelen kitle</strong></li>
</ul>
<p>Memenin herhangi bir yerinde veya koltuk altına yakın kısmında hissedilen sert, genellikle ağrısız kitleler, meme kanserinin en sık görülen ilk bulgusudur. Prof. Dr. Cihan Uras “Her kitle kanser değildir ancak her kitle ciddiye alınmalıdır” diyor.  </p>
<ul>
<li><strong>Meme başında çekilme</strong></li>
</ul>
<p>Meme ucunda içe doğru çekilme, düzleşme veya normal görünümün bozulması, dokuların derinliğinde bir değişikliğe işaret edebilir. Meme ucundaki şekil değişiklikleri acilen  değerlendirilmelidir. Basit bir muayene bile erken tanıya giden yolun kapısını aralar.</p>
<ul>
<li><strong>Deride çukurlaşma</strong></li>
</ul>
<p>Meme derisinde portakal kabuğu görünümü, çukurlaşma, kalınlaşma ve meme başında pullanma gibi değişiklikler, önemli belirtilerdir. Prof. Dr. Cihan Uras “Bu tür görsel değişiklikler genellikle hastalar tarafından kozmetik bir cilt problemi gibi algılanıyor oysa altta yatan neden daha ciddi olabilir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Akıntı ve kanama</strong></li>
</ul>
<p>Meme başından kendiliğinden, özellikle kanlı veya berrak akıntı gelmesi normal değildir. Bu bulgu, erken evre dahil birçok meme hastalığının belirtisi olabilir. Bu tür akıntılar enfeksiyon ya da iyi huylu bir lezyon kaynaklı olsa bile mutlaka hekim değerlendirmesi gerekir.</p>
<ul>
<li><strong>Koltuk altında şişlik</strong></li>
</ul>
<p>Koltuk altında ele gelen lenf bezi büyümeleri, enfeksiyon dışı durumlarda meme kanserinin yansıması olabilir. Bu bölgedeki şişlikler çoğu zaman önemsenmiyor ama lenf bezleri aslında vücudun alarm verdiğini gösteriyor. </p>
<ul>
<li><strong>Şekil veya boyut değişimi</strong></li>
</ul>
<p>Prof. Dr. Cihan Uras “Memenin birinde, diğerine göre ani büyüme, asimetri ya da şekil değişikliği fark edildiğinde mutlaka doktora başvurulmalıdır. Kadınlar çoğu kez yavaş değişimleri fark etmediklerinden, düzenli şekilde ayna karşısında elle muayene çok önemlidir” diyor.</p>
<p><strong>xxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxx</strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Cihan Uras</strong>, meme kanserinin tedavisinde en güncel yöntemleri şöyle anlattı;</p>
<p><strong>Kişiye Özel Tedavi:</strong> Hedefe yönelik ilaçlar kanserli hücreleri hedef alır, sağlıklı dokulara az zarar verir. Her hastanın tümörü ve genetiği farklıdır, tedavi buna göre planlanır. Hormon reseptörü pozitif hastalarda anti-hormon tedavisi tümörün büyümesini yavaşlatıyor.   </p>
<p><strong>Onkoplastik Cerrahi:</strong> Kanserli dokuyu yeterli bir şekilde çıkardıktan sonra, plastik cerrahi işlemi de eklenerek ameliyat sonrası estetik açıdan doğal bir görünüm sağlanabiliyor. </p>
<p><strong>İmmünoterapi ve Akıllı İlaçlar:</strong> Vücudun bağışıklık sistemini güçlendiren yeni nesil ilaçlar, bazı meme kanseri türlerinde önemli başarılar sağlıyor.</p>
<p><strong>Daha Hassas Radyoterapi:</strong> Yeni teknolojilerle ışın tedavisi sadece hastalıklı bölgeye yoğunlaştırılarak yan etkiler azaltılıyor ve çevredeki diğer organların zarar görmesi de engelleniyor. Yeni tekniklerle tedavi süresi kısaltılarak, hastanın işgücü kaybı en aza indirgeniyor. </p>
<p><strong>Minimal Invaziv Yöntemler:</strong> Meme kanseri cerrahisinde lenf bezlerinin korunmasına büyük özen gösteriliyor, sadece birkaç lenf bezi örneği alınarak lenfödem ve diğer komplikasyonlar önleniyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-fark-edilen-bir-belirti-bir-hayat-kurtarir-579480">Erken fark edilen bir belirti, bir hayat kurtarır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 10 erkekten biri prostat kanseri teşhisi alıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-10-erkekten-biri-prostat-kanseri-teshisi-aliyor-575872</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 16:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alıyor]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[erkekten]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[teşhisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tinay]]></category>
		<category><![CDATA[Üroloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575872</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erkekler arasında en sık görülen kanser türlerinden prostat, her 10 erkekten birini etkileyerek tüm kanserlerin yüzde 40’ını oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-erkekten-biri-prostat-kanseri-teshisi-aliyor-575872">Her 10 erkekten biri prostat kanseri teşhisi alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Erkekler arasında en sık görülen kanser türlerinden prostat, her 10 erkekten birini etkileyerek tüm kanserlerin yüzde 40’ını oluşturuyor. Bu yüksek oran nedeniyle toplum sağlını yakından ilgilendirdiği için hakkında daha fazla bilgi sahibi olunması gerektiğine vurgu yapan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. İlker Tinay, “Prostat kanseri tedavisinde karşılaşılan 20 yıl önceki çaresizlikler, yapılan yoğun araştırmalar sayesinde günümüzde kontrol altına alınabiliyor. Hastaların büyük kısmı, aynı yaştaki sağlıklı bireyler kadar uzun yaşayabiliyor” dedi.</strong></p>
<p>Prostat, erkeklerde idrar torbasının yani mesanenin hemen altında bulunan, kestane büyüklüğünde bir bezdir. Spermlerin hareketi ve canlılığı için bir sıvı üreten prostatın yaş aldıkça büyüyebileceğini açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. İlker Tinay, “Domatesin likopen açısından zengin olması, halk arasında prostat büyümesini önlediği yönünde bir inanışa yol açsa da bu sebzenin sık tüketiminin mucizevi bir etkisinin olmadığı bilinmeli. Asıl önemli olan, prostatla ilgili sorunlar yaşanmadan düzenli kontrollerin yapılması ve belirtilerin erken dönemde ciddiye alınmasıdır” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ailede prostat kanseri olan erkeklerde risk iki kat fazla</strong></p>
<p>Ailesinde prostat kanseri öyküsü olanlarda riskin iki kat arttığına değinen Prof. Dr. Tinay, “Genel olarak erkeklerin 50 yaşında üroloji polikliniğine giderek prostat kanseri taraması yaptırmaları, 60 yaşından itibaren ise her yıl düzenli kontrollerini sürdürmeleri önerilir. Babasında, erkek kardeşinde veya amcasında prostat kanseri görülen erkeklerin ise 40’lı yaşlarda üroloji muayenesi ve PSA testi yaptırmaları, erken tanı ve başarılı tedavi için büyük önem taşır” dedi.</p>
<p><strong>Çoğunlukla sessiz ilerliyor</strong></p>
<p>Toplum bilincinin yüksek olmadığı geçmiş yıllarda tarama programları yeterince gündeme gelmediği için hastaların şikâyet başlayınca kanser tanısı alabildiğini dile getiren Tinay, “İdrar yaparken kanama, işeme güçlüğü, bel veya böğür ağrısı gibi şikâyetlerin ortaya çıkması genellikle hastalığın ilerlediği anlamına gelir. Günümüzde ise özellikle internet ve sosyal medya sayesinde artan farkındalık ile prostat kanseri taramaları daha sık yapılıyor ve çoğunlukla herhangi bir belirti olmadan saptanabiliyor” dedi.</p>
<p><strong>Parmakla rektal muayene hâlâ önemli</strong></p>
<p>Erkeklerin rektal muayeneden rahatsız oldukları için kontrollerden uzak durabildiklerini belirten Tinay, “Parmakla muayene, ürolojiye başvuran hastalarda uzun yıllardır uygulanan temel yöntemlerden biri. Son yıllarda özellikle MR gibi ileri görüntüleme yöntemlerinin artan kullanımıyla birlikte, yapılan araştırmalar bu muayenenin her zaman gerekli olmayabileceğini gösteriyor. Nitekim Avrupa’da geçtiğimiz yıl yayımlanan bir çalışma, MR görüntülemesi yapılan hastalarda parmakla muayenenin ek bir fayda sağlamadığını ortaya koydu. Ancak, polikliniğe başvuran her hastaya MR çekilemeyeceği için, günümüzde prostat hastalıklarının tanısında en değerli yol hâlâ parmakla rektal muayene ve PSA testi” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-erkekten-biri-prostat-kanseri-teshisi-aliyor-575872">Her 10 erkekten biri prostat kanseri teşhisi alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;nün &#8220;Jinekolojik ve Obstetrik Muayene Giysisi&#8221; buluşu &#8220;Faydalı Model&#8221; olarak tescillendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eunun-jinekolojik-ve-obstetrik-muayene-giysisi-bulusu-faydali-model-olarak-tescillendi-560740</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 11:44:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[buluşu]]></category>
		<category><![CDATA[eünün]]></category>
		<category><![CDATA[faydalı]]></category>
		<category><![CDATA[giysisi]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolojik]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[obstetrik]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[tescillendi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560740</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi(EÜ) Hemşirelik Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sezer Er Güneri ve Öğr. Gör. Ayşegül Muslu’nun geliştirdikleri “Jinekolojik ve Obstetrik Muayene Giysisi” Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından “Faydalı Model” tescili aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eunun-jinekolojik-ve-obstetrik-muayene-giysisi-bulusu-faydali-model-olarak-tescillendi-560740">EÜ&#8217;nün &#8220;Jinekolojik ve Obstetrik Muayene Giysisi&#8221; buluşu &#8220;Faydalı Model&#8221; olarak tescillendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi(EÜ) Hemşirelik Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sezer Er Güneri ve Öğr. Gör. Ayşegül Muslu’nun geliştirdikleri “Jinekolojik ve Obstetrik Muayene Giysisi” Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından “Faydalı Model” tescili aldı.</p>
<p>TÜBİTAK 1005 &#8211; Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı tarafından desteklenen “Jinekolojik ve Obstetrik Muayene Giysisinin Geliştirilmesi, Mahremiyet Algısı ve Memnuniyet Üzerine Etkisi” başlıklı proje kapsamında geliştirilen giysi; hasta mahremiyetini sağlama, kadın sağlığını koruma, iyileştirme ve jinekolojik muayenede kolaylık sağlama amacıyla geliştirildi.</p>
<p>Buluşları, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından faydalı model olarak tescillenen Doç. Dr. Sezer Er Güneri ve Öğr. Gör. Ayşegül Muslu’yu tebrik eden</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akredite, sağlık temalı bir araştırma üniversitesinin rektörü olarak,  bilim insanlarımızın yürüttükleri bilimsel çalışmaların katma değere dönüşmesinden duyduğum mutluluğu ifade etmek isterim. Hemşirelik Fakültesi akademisyenlerimizin geliştikleri, hasta mahremiyetini önceleyen ve kadın sağlığını koruyan jinekolojik muayene giysisi faydalı model olarak tescil edildi.  Hocalarımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p>
<p>Projenin önemi ve kapsamı ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Sezer Er Güneri, “Kadınların hem cinsel hem de üreme sağlığını korumaya yönelik aldığı özel bakımlardan biri jinekolojidir. Jinekolojik muayene; bir muayene sandalyesinde sırt üstü pozisyonda yatan bir kadın ve ayrılmış bacakları arasında duran jinekolog ile yapılan bir prosedür, ‘muayenelerin en mahremi’ olarak tanımlanmaktadır. Cinsel yönden aktif olan kadınların sağlığı tehdit eden herhangi bir risk faktörü olmasa bile düzenli olarak her yıl jinekolojik muayene yaptırmaları önerilmektedir.  Kadın hastalıkları ve doğum birimlerinde hasta mahremiyetini korumaya yönelik tıbbi bir ürün bulunmamaktadır. Kadınların jinekolojik muayene öncesi belden aşağı bölümde bulunan kıyafetlerini çıkarması istenmekte, bir muayene örtüsünü beline sarması ve muayene masasına bu şekilde geçmesi istenmektedir. Muayene masasına geçtikten sonra da örtüyü karın ve bacaklarının üstüne örtmesi istenmekte, bu şekilde kadının belden aşağısı muayene sırasında tamamen açık kalmaktadır. Geliştirilen muayene giysisinin pantolon şeklinde olan tasarımı ve genital (üreme organları) bölgenin ek parçalarla örtülmesi ile vücudun alt bölgesi açıkta kalmamaktadır” diye konuştu.</p>
<p><b>“Giysi tek kullanımlık  olarak tasarlandı”</b></p>
<p>Muayene giysisini üç farklı modelde oluşturduklarını ifade eden Doç. Dr. Sezer Er Güneri, “Giysiler pantolon şeklinde, ağ kısmı dikişsiz, ön ve arka kısımda dikişsiz kısmı örten kumaş parçalar olacak şekilde tasarlanmıştır. Bu parçalar, üçgen, kare ve oval şeklinde üretilmiştir. Ön ve arka kısımda bulunan parçalarının sadece muayene sırasında açılacak şekilde geliştirilmiş, bekleme sırasında kadının hijyeninin sağlanması, hasta mahremiyetinin korunması ve hastanın muayene memnuniyetinin arttırılmasına yönelik tek kullanımlık olacak şekilde tasarlanmıştır. Hasta mahremiyetini sağlama, kadın sağlığını koruma, iyileştirme ve jinekolojik muayene olmada kolaylık sağlama amacıyla geliştirilen jinekolojik muayene giysisi   Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilerek Faydalı Model onayı alınmıştır” dedi.</p>
<p><b>“Sağlık hizmetinde memnuniyeti artıracak”</b></p>
<p>Doç. Dr. Sezer Er Güneri, “Geliştirilen giysinin öngörülen sonuçları olan, jinekolojik muayene sırasında mahremiyetin korunması, olumsuz muayene deneyimlerinin azalması ve sağlık hizmetinden memnuniyetin artmasıyla, kadınların düzenli kontrole gitmesi, erken dönemde tanı-tedavi hizmetlerine ulaşması ile özelde kadın sağlığının, genelde toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesine katkı sağlanacağı düşünülmektedir. Ayrıca jinekolojik muayenenin kısıtlı bir alanda yapılması nedeniyle, muayene sırasında sağlık profesyonellerinin de hastayla temasını en aza indirmesine yardımcı olacak ve muayenenin hem kadın hem de sağlıkçılar açısından olumlu deneyimle sonuçlanmasında önemli bir rol oynayacaktır. Geliştirilen ürünün tanıtımı için tıbbi ürün satışı yapan medikal firmalarla görüşülmesi, geliştirilen ürünün özelliklerinin ve kullanım amaçlarının sunulması için etkinliklerin yapılması planlanmaktadır. Özellikle, özel hastaneler, poliklinikler ve muayenehaneler tarafından kullanıma geçirilebileceği düşünülmektedir” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eunun-jinekolojik-ve-obstetrik-muayene-giysisi-bulusu-faydali-model-olarak-tescillendi-560740">EÜ&#8217;nün &#8220;Jinekolojik ve Obstetrik Muayene Giysisi&#8221; buluşu &#8220;Faydalı Model&#8221; olarak tescillendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 7,3&#8217;üne çok yük getirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/muayene-ve-tedavi-harcamalari-hanelerin-yuzde-73une-cok-yuk-getirdi-389646</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jul 2023 13:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[getirdi]]></category>
		<category><![CDATA[hanelerin]]></category>
		<category><![CDATA[harcamaları]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[üne]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=389646</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Sağlık Modülü" adlı özel konulu çalışma 2022 yılında Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması ile birlikte modül olarak uygulanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muayene-ve-tedavi-harcamalari-hanelerin-yuzde-73une-cok-yuk-getirdi-389646">Muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 7,3&#8217;üne çok yük getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Sağlık Modülü&#8221; adlı özel konulu çalışma 2022 yılında Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması ile birlikte modül olarak uygulanmıştır. Avrupa Birliği ülkeleri ile aynı dönemde uygulanan modülün amacı, hanelerdeki 15 yaş ve üstündeki tüm fertlerin sağlık durumlarını ve sağlık harcamalarının hanehalkına getirdiği yükü tespit etmektir.</p>
<p>Son yıllarda yoksulluğun yanı sıra sosyal dışlanma kavramının da önemli hale gelmesiyle yoksulluk veya sosyal dışlanma göstergesi olan &#8220;AROPE&#8221; üretilmeye başlanmıştır. AROPE göstergesi, Eurostat tarafından ilk defa Avrupa 2020 hedefleri kapsamında önerilmiş bir göstergedir. Göreli yoksulluk veya maddi ve sosyal yoksunluk içinde olan veya çok düşük çalışma yoğunluğu olan hanelerde yaşayan fertler &#8220;yoksul veya sosyal dışlanmış&#8221; olarak tanımlanmaktadır.</p>
<p><strong>Muayene ve tedavi harcamaları hanelerin %7,3&#8217;üne çok yük getirdi</strong><br /> </p>
<p>Hanelerin %7,3&#8217;üne doktor muayene ve tedavi harcamalarının çok yük getirdiği, %36,1&#8217;ine biraz yük getirdiği, %47,7&#8217;sine ise yük getirmeği görüldü. Diş muayene ve tedavi harcamaları hanelerin %5,5&#8217;ine çok, %25,8&#8217;ine biraz yük getirirken %32,2&#8217;sine yük getirmedi. İlaç harcamaları ise hanelerin %5,9&#8217;una çok, %37,3&#8217;üne biraz yük getirdi. Hanelerin %50,8&#8217;i ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtti.</p>
<p>Son 12 ay içerisinde hanelerin %9,0&#8217;ı muayene veya tedavi, %36,6&#8217;sı diş muayenesi veya tedavisi, %6,0&#8217;ı ilaç harcaması yapmadı.</p>
<p><strong>En yüksek %20&#8217;lik gelir grubundaki hanelerin %32,8&#8217;inde diş muayenesi harcaması olmadı</strong></p>
<p>Doktor muayene ve tedavi ile ilaç için harcama yapmama durumunun hanelerin gelir gruplarından çok etkilenmediği görüldü. Diş muayene ve tedavisine ilk (en düşük) %20&#8217;lik gelir grubunda olanların %51,9&#8217;unun, ikinci %20&#8217;lik gelir grubunun %44,8&#8217;inin, üçüncü %20&#8217;lik gelir grubunun %40,6&#8217;sının, dördüncü %20&#8217;lik gelir grubunun %36,9&#8217;unun, beşinci (en yüksek) gelir grubunun ise %32,8&#8217;inin harcama yapmadığı görüldü.</p>
<p>En düşük %20&#8217;lik gelir grubundaki hanelerin %49,1&#8217;ine doktor muayene ve tedavi, %27,8&#8217;ine diş muayene ve tedavi, %52,2&#8217;sine ise ilaç harcamaları yük getirdi. En yüksek %20&#8217;lik gelir grubundaki hanelerin %60,4&#8217;ü doktor muayene ve tedavi, %41,1&#8217;i diş muayene ve tedavi, %65,7&#8217;si ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtti.</p>
<p><strong>Yoksulluk riski altında olmayanların %31,3&#8217;ü çoğunlukla oturarak çalışanlar</strong><br /> </p>
<p>Bir işte çalışan 15 yaş ve üstü fertlerin tüm çalıştıkları süre incelendiğinde çoğunlukla bu fertlerin %28,2&#8217;sinin oturarak, %47,9&#8217;unun ayakta durarak, %18,4&#8217;ünün yürüyerek veya orta düzey fiziksel aktivite yaparak, %5,6&#8217;sının ise ağır iş ya da ağır fiziksel aktivite yaparak çalıştığı görüldü.</p>
<p>Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerin %16,8&#8217;i oturarak çalışırken risk altında olmayan fertler için bu oran %31,3 oldu.  Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerin %10,1&#8217;inin ağır iş ya da aktivite yaparak çalışma hayatını geçirdiği görüldü.</p>
<p>Bir işte çalışsın ya da çalışmasın 15 yaş ve üstü fertlerin olağan bir haftada iş dışında geçirilen zamanları incelendiğinde bu fertlerin %4,4&#8217;ünün &#8216;Günde iki kere veya daha fazla&#8221;, %12,6&#8217;sının &#8216;Günde bir kere&#8217;, %6,5&#8217;inin &#8216;Haftada 4-6 kere&#8217;, %9,3&#8217;ünün &#8216;Haftada 1-3 kere&#8217;, %3,5&#8217;inin &#8216;Haftada 1 kereden az&#8217; en az 10 dakika boyunca aralıksız devam eden fiziksel aktivite veya boş zaman aktivitesi yaptıkları tespit edildi. Fertlerin %63,8&#8217;inin ise fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetlerine zaman ayırmadığı görüldü.</p>
<p><strong>Fertlerin %97,1&#8217;i iletişim faaliyetlerinde zorlanmıyor</strong></p>
<p>Modül kapsamındaki 15 yaş ve üstü fertlerin %97,1&#8217;i iletişim kurmada, %95,7&#8217;si öz bakımında, %90,6&#8217;sı işitmede, %84,5&#8217;i bir şeyleri hatırlamada, %80,3&#8217;ü yürümede ve %80,1&#8217;i görmede sorun yaşamadığını ifade etti. En çok zorlanılan faaliyetler ise sırası ile %19,7 ile görme, %19,2 ile yürüme, %15,2 ile hatırlama olurken fertlerin sadece %2,7&#8217;si iletişim faaliyetlerinde zorlandığını söyledi.</p>
<p>Fertlerin en çok yapamadığını belirttiği faaliyetler ise %0,6 ile öz bakım, %0,5 ile yürüme, %0,3 ile bir şeyleri hatırlama ve iletişim kurma faaliyetleri oldu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muayene-ve-tedavi-harcamalari-hanelerin-yuzde-73une-cok-yuk-getirdi-389646">Muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 7,3&#8217;üne çok yük getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
