<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>motora | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/motora/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/motora</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 21:28:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>motora | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/motora</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Rahmi M. Koç Müzesi&#8217;nden &#8216;iki teker&#8217;in tarihine ışık tutan kitap: Pedaldan Motora</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rahmi-m-koc-muzesinden-iki-tekerin-tarihine-isik-tutan-kitap-pedaldan-motora-633287</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:28:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[motora]]></category>
		<category><![CDATA[motosiklet]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[rahmi]]></category>
		<category><![CDATA[Rahmi M. Koç]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[teker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633287</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahmi M. Koç Müzesi, “iki tekerlek” üzerinde taşınan bisiklet ve motosiklet tutkusunu “Pedaldan Motora” isimli kitapta bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rahmi-m-koc-muzesinden-iki-tekerin-tarihine-isik-tutan-kitap-pedaldan-motora-633287">Rahmi M. Koç Müzesi&#8217;nden &#8216;iki teker&#8217;in tarihine ışık tutan kitap: Pedaldan Motora</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rahmi M. Koç Müzesi, “iki tekerlek” üzerinde taşınan bisiklet ve motosiklet tutkusunu “Pedaldan Motora” isimli kitapta bir araya getirdi. Önsözünü Rahmi M. Koç’un yazdığı kitap, mühendislikten kültüre bisiklet ve motosikletin gelişimini çok katmanlı bir anlatıyla okura ulaştırıyor. </strong></p>
<p>Türkiye’nin ilk ve tek sanayi müzesi Rahmi M. Koç Müzesi tarafından yayımlanan “Pedaldan Motora” kitabı, müzenin 15 binin üzerinde objesinden oluşan zengin koleksiyonunda yer alan bisiklet ve motosikletlerin tarihini odağına alıyor. Her biri kendi döneminin mühendislik anlayışını, tasarım yaklaşımını ve kullanım alışkanlıklarını yansıtan bisiklet ve motosikletler kitapta yalnızca teknik yönleriyle değil, aynı zamanda toplumsal değişimlerin ve bireysel tutkuların izleriyle birlikte değerlendiriliyor.</p>
<p>Proje koordinatörlüğünü Rahmi M. Koç Müzesi Genel Müdürü Mine Sofuoğlu’nun yürüttüğü Pedaldan Motora kitabı, zengin görsel içerik ve detaylı anlatımıyla okurları iki tekerli araçların tarihsel gelişimi içinde bir yolculuğa davet ederken, aynı zamanda endüstri tarihine, tasarım evrimine ve hareket kültürüne dair önemli bir kaynak niteliği de taşıyor.</p>
<p><strong>En özel örnekler bir araya geldi </strong></p>
<p>Kitapta, 1819’dan günümüze pedalsız, sürücünün ayaklarıyla yeri iterek hareket ettirdiği erken dönem Johnson Hobby Horse bisikletten başlayarak, tarih boyunca kullanılan bisikletlerin yanı sıra, motorun bisiklet şasisiyle buluşmasıyla ortaya çıkan motosikletlerin en özel örnekleri detaylı bir şekilde ele alınıyor. Müze uzmanlarının makalelerinin yanı sıra Daniel Ward anlatımı ile bisiklet koleksiyonerliğine, Koç Üniversitesi Medya ve Görsel Sanatlar Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Aykut Coşkun anlatımı ile motosiklet tasarım hikayelerine de yer veriliyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>“Hayatımda 3 bisikletim oldu”</strong></p>
<p>Rahmi M. Koç Müzeleri ve Yapı Kredi Kültür Yayınları’nda satışa çıkan “Pedaldan Motora” kitabının önsözünü müzenin kurucusu Rahmi M. Koç kaleme aldı. İlk bisikletinin 1936 yılında Ankara’da annesinin aldığı üç tekerlekli bisiklet olduğunu aktaran Koç “Bir akşamüstü eve gelen o kavuniçi bisikletle geçirdiğim yazları hâlâ hatırlıyorum. Hayatımda üç bisikletim oldu, hiç scooter’a binmedim” dedi. </p>
<p><strong><u>Künye:</u></strong></p>
<p><strong>Kitap adı:</strong> Pedaldan Motora</p>
<p><strong>Sayfa sayısı:</strong> 234</p>
<p><strong>Kitap tasarımı:</strong> Yapı Kredi Kültür Sanat Yayınları / Nahide Dikel</p>
<p><strong>Yayın tarihi:</strong> Mayıs 2026, İstanbul </p>
<p><strong>Proje Koordinatörü:</strong> Mine Sofuoğlu</p>
<p><strong>Yayına Hazırlayan:</strong> Zeynep Teker</p>
<p><strong>Fotoğraflar:</strong> Ali Konyalı, Tarkan Kutlu</p>
<p><strong>Çeviri:</strong> Boğaç Erkan</p>
<p><strong>Satış Noktaları:</strong> Rahmi M. Koç Müzeleri ve Yapı Kredi Kültür Yayınları</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rahmi-m-koc-muzesinden-iki-tekerin-tarihine-isik-tutan-kitap-pedaldan-motora-633287">Rahmi M. Koç Müzesi&#8217;nden &#8216;iki teker&#8217;in tarihine ışık tutan kitap: Pedaldan Motora</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ergen beyni, güçlü motora sahip frensiz araba gibi…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ergen-beyni-guclu-motora-sahip-frensiz-araba-gibi-620011</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 08:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araba]]></category>
		<category><![CDATA[beyni]]></category>
		<category><![CDATA[ergen]]></category>
		<category><![CDATA[frensiz]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[motora]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620011</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, son dönemde okullarda artış gösteren şiddet vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergen-beyni-guclu-motora-sahip-frensiz-araba-gibi-620011">Ergen beyni, güçlü motora sahip frensiz araba gibi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, son dönemde okullarda artış gösteren şiddet vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>Türkiye’de de daha fazla görülmeye başladı!</strong></p>
<p>ABD’de sıkça gündeme gelen okul şiddetinin artık Türkiye’de de daha fazla görülmeye başladığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Özellikle ergenlik dönemi, yani lise çağı, gençlerin yoğun duygusal değişimler yaşadığı ve kimlik gelişiminin öne çıktığı bir dönemdir. Bu nedenle bu yaş grubunda öfke kontrolü, akran baskısı ve kendini kanıtlama isteği gibi faktörler şiddet davranışlarını tetikleyebilmektedir. Şiddet vakaları belirli bir okul türüyle sınırlı değildir; ancak riskli sosyal çevre, düşük okul aidiyeti ve destek mekanizmalarının zayıf olduğu ortamlarda daha sık görülebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Ergen beyni henüz tam olgunlaşmamış oluyor</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde şiddet davranışının yalnızca disiplin sorunu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Ergen beynini frenleri takılmamış güçlü bir motora sahip bir arabaya benzetebiliriz. Planlama, dürtü kontrolü ve mantıktan sorumlu alan ancak 20’li yaşların ortasında tamamlanır. Dolayısı ile ergenlikte duygusal tepkiler ve dürtüler çok hızlıdır ve kontrol edilemeyebilir. Herhangi bir kriz veya stres anında sonucunu düşünmeden öfke ile şiddete başvurabilirler. Ayrıca ergenlik döneminde beynin özellikle duygularla ilgili bölgeleri çok aktif çalışırken, karar verme ve sonuçları değerlendirme ile ilgili bölümler henüz tam olarak olgunlaşmamıştır. Bu durum gençlerin bazen ani kararlar almasına, riskli davranışlara yönelmesine ve öfke anında sonuçlarını düşünmeden hareket etmesine yol açabilir. Dolayısıyla ergenlikte yaşanan dürtüsellik ve risk alma eğilimi, uygun destek ve yönlendirme olmadığında şiddet davranışlarına zemin hazırlayabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Olumlu okul iklimi şiddeti azaltıyor</strong></p>
<p>Araştırmaların, öğrencilerin kendilerini güvende hissettikleri ve okula ait olduklarını düşündükleri ortamlarda şiddet davranışlarının belirgin şekilde azaldığını gösterdiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Okul iklimi, bir okulun eğitim-öğretim faaliyetlerini, paydaşların tutumlarını ve akademik başarıyı etkileyen psikolojik ve sosyal ortamdır. Güvenli ve huzurlu bir ortam, sosyal ilişkiler ve aidiyet duygusu, öğretmen ve akranlarla ilişkiler, kabul görme okul ikliminin sosyal boyutudur ve şiddet oranları üzerindeki etkisi kritiktir. Okul iklimi olumlu olduğunda öğrenciler sorunlarını konuşabilecekleri yetişkinler bulabilir ve krizler büyümeden çözülebiliyor. Bu noktada rehberlik servisleri çok kritik bir rol oynuyor. Ancak birçok okulda psikolojik danışman sayısının sınırlı olması, öğrenci sayısına göre destek hizmetlerinin yetersiz kalmasına neden olabiliyor. Önleyici çalışmaların güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Aile içi iletişim belirleyici rol oynuyor</strong></p>
<p>Okul şiddetinin ortaya çıkmasında aile ortamının önemli bir belirleyici olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Okul şiddetinin veya genel olarak çocuklardaki şiddet eğiliminin ortaya çıkmasında en önemli belirleyiciler aile içi iletişim ve ebeveyn tutumlarıdır. Evde şiddete uğrayan veya şiddete tanık olan çocukların şiddete meyilli olmaları açısından yüksek risk altında olduğu bilinmektedir. Çocuklar okul dışındaki sosyal çevrelerinde ve özellikle aile ortamında öğrendikleri davranışları okula taşımaktadırlar. Aile içerisindeki çatışmalar, ev ortamındaki sert iletişim, şiddet içeren davranışlar veya aşırı baskıcı tutumlar sonucunda çocuk bu davranışları içselleştirerek bir problem çözme yöntemi olarak sergileyebilir.  Buna karşılık açık iletişimin olduğu, çocuğun duygularının dinlendiği ve sınırların sağlıklı şekilde korunduğu ailelerde çocukların sosyal becerileri daha güçlü gelişir ve şiddete yönelme olasılığı azalır.”</p>
<p><strong>PISA verilerine göre Türkiye’de öğrenciler daha yalnız hissediyor</strong></p>
<p>Toplumsal kutuplaşma ve öfke dilinin de gençler üzerinde etkili olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, şunları kaydetti:</p>
<p>“Gençler sadece ailelerinden ve okullarından değil, aynı zamanda içinde yaşadıkları toplumdan da öğrenirler. Toplumda artan kutuplaşma ve öfke dili, gençlerin hem okul içindeki sosyal ilişkilerini hem de genel psikolojik iyi oluşlarını derinden etkilemektedir. Toplumsal kutuplaşmanın bir yansıması olarak okul ortamında ‘ötekileştirme’ davranışları sıklıkla görülmektedir. PISA 2022 verileri, Türkiye’deki öğrencilerin OECD ortalamasına göre okulda kendilerini daha fazla yabancılaşmış, dışlanmış ve yalnız hissettiklerini göstermektedir. Özellikle ‘diğer öğrenciler tarafından kasıtlı olarak yalnız bırakılma’ oranı Türkiye&#8217;de (%12,3), OECD ortalamasının (%7) oldukça üzerindedir.”</p>
<p><strong>Siber zorbalık fiziksel şiddete dönüşebiliyor</strong></p>
<p>Sosyal medyada kullanılan sert dilin gençlerin iletişim biçimini etkilediğini belirten Dr. Gülaldı, “Toplumda öfke dilinin yaygınlaşması, farklılıklara tahammülün azalması ve çatışmaların sert şekilde ifade edilmesi gençler üzerinde model etkisi yaratabilir. Özellikle sosyal medya ortamlarında kullanılan sert dil, gençlerin iletişim tarzını ve çatışma çözme yöntemlerini etkileyebilmektedir. Siber zorbalık ile okul içi fiziksel şiddet arasında güçlü bir ilişki<strong> </strong>bulunmaktadır. Siber zorbalık çevrim içi ortamda başlasa da etkileri gerçek hayata taşınabiliyor. Sosyal medya üzerinden yapılan aşağılamalar, dışlama ya da tehditler öğrenciler arasında gerginliği artırabiliyor ve bu durum okul ortamında fiziksel çatışmalara dönüşebiliyor. Bu nedenle dijital ortamlarda yaşanan zorbalığın da okul güvenliği ve öğrenci ruh sağlığı açısından ciddiye alınması gerekiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Londra’daki “Red–Blue School Wars” örneği</strong></p>
<p>Gençlerin şiddet eğilimine ilişkin güncel bir örnek olarak İngiltere’de özellikle Londra’da gündeme gelen “Red–Blue School Wars” olaylarını hatırlatan Dr. Gülaldı, “Londra’da bazı bölgelerde farklı okullardaki öğrenciler sosyal medya üzerinden organize olarak kırmızı ve mavi renklerle sembolleşen gruplar halinde karşı karşıya geldikleri olaylar ile gündeme geldi. Sosyal medya aracılığı ile öğrenciler arasında ‘Kırmızıya Karşı Mavi’ çatışmaları düzenlenmesini ve öğrencilerin pergel, metal tarak, makas, cetvel ve mutfak bıçağı, havai fişek gibi diğer silahlarla kendilerini silahlandırarak ‘şiddete başvurmalarını’ teşvik ediyorlar. Bu durum bir tür okul aidiyetinin zaman zaman rekabet ve çatışmaya dönüşebildiğini gösteriyor. Sosyal medya bu tür gruplaşmaları hızlandırabiliyor ve ciddi boyutlara ulaşabilecek toplu bir harekete dönüşebiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Gençlerin aidiyet ihtiyacı doğru yönlendirilmeli</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde gençlerin güçlü bir aidiyet ihtiyacı hissettiğini vurgulayan Dr. Gülaldı, “Bu örnekler aslında gençlerin kimlik arayışı ve aidiyet ihtiyacının ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Ergenlik döneminde gençler bir gruba ait hissetmek ister. Eğer bu aidiyet duygusu sağlıklı sosyal ortamlar yerine rekabet ve çatışma üzerinden kurulursa, okul içi şiddet olayları ortaya çıkabiliyor.   Okullarda yaşanan şiddet olaylarını sadece bireysel bir sorun olarak görmek doğru değildir. Bu tür olaylar çoğu zaman bireysel, ailevi, okul ve toplumsal faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bu nedenle çözüm de çok boyutlu olmalıdır. Okullarda sosyal-duygusal becerileri geliştiren programların artırılması, psikolojik destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, ailelerle iş birliğinin artırılması ve dijital ortamların daha bilinçli kullanılması bu konuda önemli adımlar olabilir. En önemlisi ise gençlerin kendilerini görülmüş, anlaşılmış ve değerli hissettikleri güvenli ortamlar yaratmaktır. Bir öğrenci kendini gerçekten ait hissettiği bir okulda, sorunlarını konuşabileceği yetişkinler bulduğunda şiddete başvurma ihtimali önemli ölçüde azalır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergen-beyni-guclu-motora-sahip-frensiz-araba-gibi-620011">Ergen beyni, güçlü motora sahip frensiz araba gibi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaya yollarında scooter ve motora geçit yok</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaya-yollarinda-scooter-ve-motora-gecit-yok-544100</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 10:12:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[geçit]]></category>
		<category><![CDATA[motora]]></category>
		<category><![CDATA[scooter]]></category>
		<category><![CDATA[yaya]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<category><![CDATA[yollarında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544100</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, trafiğe kapalı alanlarda motorlu araç kullanımını önlemek amacıyla denetim çalışmalarına hız verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaya-yollarinda-scooter-ve-motora-gecit-yok-544100">Yaya yollarında scooter ve motora geçit yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi, trafiğe kapalı alanlarda motorlu araç kullanımını önlemek amacıyla denetim çalışmalarına hız verdi. Bu yılın ilk 5 ayında, Çarşı başta olmak üzere, yayalaştırılmış bölgelere park edilen 700 motosiklet ve araç hakkında cezai işlem uygulandı. Yasaklı alanlardaki elektrikli scooterlar toplandı. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Kentimizin huzurunu ve halkımızın güvenliğini riske atan kural ihlallerine geçit vermeyeceğiz” dedi.</b></p>
<p>Kent içinde yaya ulaşımını daha güvenli ve erişilebilir hale getirmek için çalışmalarını sürdüren Karşıyaka Belediyesi, trafiğe kapalı alanlara giren motorlu araçlara karşı sıkı denetimler gerçekleştiriyor. 2025 yılının 5 ayını kapsayan süreçte, UKOME kararlarına aykırı olarak motorlu taşıt girişi yasaklı alanlara park edilen yaklaşık 700 motosiklet ve araç hakkında cezai işlem uygulandı. Zabıta ekipleri, kamusal alanlarda kurallara özen göstermeleri konusunda vatandaşlara uyarılarda bulundu.</p>
<p><b>HEDEF GÜVENLİ ULAŞIM</b></p>
<p>Yoğun bir programla çalışmalarını sürdüren Karşıyaka Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, son olarak Karşıyaka Çarşısı’nın taşıt trafiğine kapatılan bölgelerinde denetim yaptı. Kemalpaşa Caddesi ile UKOME kararı ile yayalaştırılmış alanda gerçekleştirilen denetimlerde; park halinde bulunan elektrikli scooterlar için işlem yapıldı, 11 scooter faaliyetten men edildi. Kent içi ulaşımı yayalar için daha güvenli ve erişilebilir hale getirmek amacıyla çalışmaların devam edeceği belirtildi.</p>
<p><b>“LÜTFEN KURALLARA UYALIM”</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Zabıta ekiplerimiz, yaya güvenliğini sağlamak ve yaşam alanlarımızı herkes için daha erişilebilir hale getirmek için özveriyle çalışıyor. Kent yaşamının sağlıklı işlemesi için kamusal alanların düzenli ve kurallara uygun kullanımı büyük önem taşıyor. Özellikle yaya bölgelerinde araç ve scooter yoğunluğu hem güvenliği tehdit ediyor hem de çarşı kültürünü zedeliyor. Lütfen kurallara uyalım, kent düzenini koruyalım” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaya-yollarinda-scooter-ve-motora-gecit-yok-544100">Yaya yollarında scooter ve motora geçit yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
