<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mıyız | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/miyiz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/miyiz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Oct 2023 16:38:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>mıyız | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/miyiz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Kurtarıcı mıyız Kurban mı?&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kurtarici-miyiz-kurban-mi-413874</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Oct 2023 16:38:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarıcı]]></category>
		<category><![CDATA[mıyız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413874</guid>

					<description><![CDATA[<p>Psikoterapist ve yazar Serhat Yabancı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 13. Kocaeli Kitap Fuarı’na konuk oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurtarici-miyiz-kurban-mi-413874">&#8220;Kurtarıcı mıyız Kurban mı?&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Psikoterapist ve yazar Serhat Yabancı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 13. Kocaeli Kitap Fuarı’na konuk oldu. Akçakoca Konferans Salonu’ndaki “Ben Ve Biz Olabilmek” konulu söyleşisinde Yabancı, “Hayatımızdaki boşluğu başkalarının sorunları ile dolduruyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>BAŞKALARININ HAYATINDA GEZİYORSUNUZ</b></p>
<p>“Kurtarıcı mısın Kurban mı?” diye soran Yabancı, “İnsan kendi hayatında mutlu değilse başkalarının hayatında gezmeye başlıyor. Herkes sorunları için arıyorsa burada bir sorun var. Kurtarıcı iseniz siz bu sistemden besleniyorsunuz. Çevrenizdeki insanlar sizden akıl alıyorsa kendinizi güçlü ve akıllı hissetmenize neden oluyor. Kurtarıcıların çoğu aslında sorun çözmüyor. Ben de bir zamanlar bir kurtarıcıydım. Kendimi oradan çıkardığımda şunu fark ettim. Bensiz de insanlar işlerini halledebiliyorlar. Herkes başının çaresine bakabiliyor. Siz izin verdiğinizde insanlar çaresine bakar da onlar sizden uzaklaşırsa siz ne yapacaksınız? Hayatımızdaki boşluğu başkalarının sorunları ile dolduruyoruz” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p><b>“KURTARICI YALNIZLIĞINI GİDERİYOR”</b></p>
<p>İnsanların kurtarıcı olarak yalnızlığını giderdiğini söyleyen Yabancı, “Onu kurtarıcılıktan kurtardığınız zaman kendini boşlukta hissediyor. Sürekli kurtarıcı olduğunuz insanların yaşam tarzları da değişmiyor. Anneniz tuzlu yediğinde tansiyonu çıkarsa siz kurtarıcı olmaktan vazgeçtiğinizde de tuzlu yemeye devam edecek. Değişen bir şey olmuyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“BİR ORDU TAM OLARAK NEYİ KORUR?”</b></p>
<p>“Şehir ve Kitap” temalı 13. Kocaeli Kitap Fuarı’nda yazarların söyleşileri diğer salonlarda da tüm hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda yazar Selahattin Yusuf, “Türk Romanı: Kökenler Üzerine Düşünceler” adlı söyleşi etkinliğinde sevenleriyle bir araya geldi. Yusuf, Selim Sırrı Paşa Salonu’ndaki söyleşisinde İsrail-Filistin Savaşı’ndan dolayı üzüntüsünü belirtti. Konuşmasına gündemdeki savaş ile ilgili düşüncelerini paylaşarak başlayan Yusuf, “İkinci Dünya Savaşı’nda İngiliz savaş kabinesi toplanıyor ve Churchill başbakan ile tartışıyor. Kültür bakanlığının ya da milli eğitim bakanlığının bütçesini azaltmak istiyorlar. Churchill diyor ki, “Kültür bakanlığının bütçesini azaltıyorsak neden savaşıyoruz?” Nobel çok belirleyici bir kriter değildir ama bir göstergedir. Wilson Churchill siyaset konuşmalarıyla Nobel almış tek siyasetçidir. Türkiye’nin de böyle bir seviyede olmasını temenni ederiz. Her pozisyondaki yöneticinin bu seviyede olmasını dileriz” ifadelerinde bulundu.</p>
<p> </p>
<p><b>“TÜRKİYE ERGEN BİR TOPLUMDUR”</b></p>
<p>Bir ordunun son tahlilde kültürü koruduğuna değinen Yusuf, “Popüler kültür başka bir kültüre asimile olmanın bir yoludur ama derinlikli sofistike kültür kendi kültürünü inşa etme aracıdır. Bu ikisini ayırdığınızda Türkiye’nin durumu bu perspektiften açılmalıdır. Duygu ergenlik döneminin zihinsel yapısının baskın unsurudur. Ergenlik döneminde insanlar nefret ederler, çok sevinirler, çok bağlanırlar. Dolayısıyla bu kadar çok duygunun dolaşımda olması Türkiye’de kültür alanında Türkiye’nin ergen bir toplum olduğunu gösterir. Kültürel bir gelişme içinde olmadığı anlamına gelir” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurtarici-miyiz-kurban-mi-413874">&#8220;Kurtarıcı mıyız Kurban mı?&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Yemek Yemeden de Mutlu Olabilir Miyiz?&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yemek-yemeden-de-mutlu-olabilir-miyiz-375692</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 May 2023 09:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[mıyız]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[yemeden]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=375692</guid>

					<description><![CDATA[<p>Obezite ülkemizde ve dünyada yaygın olarak görülen önemli sağlık sorunlarından birisidir. Obeziteyi vücutta aşırı yağ depolanması olarak tanımlayabiliriz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yemek-yemeden-de-mutlu-olabilir-miyiz-375692">&#8216;Yemek Yemeden de Mutlu Olabilir Miyiz?&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Obezite ülkemizde ve dünyada yaygın olarak görülen önemli sağlık sorunlarından birisidir. Obeziteyi vücutta aşırı yağ depolanması olarak tanımlayabiliriz. Dünya Sağlık Örgütü’nün yapmış olduğu sınıflandırmaya göre beden kitle indeksi 30 &#8216;un üzerinde olan kişiler obez olarak değerlendirilmektedir. Obezite kişilerin yaşamında fiziksel sosyal ve psikolojik anlamda olumsuz etkilere neden olabilmektedir. Bu etkiler obezitede bazen sonuçken bazen ise obezitenin nedenleri arasında yer almaktadır. Günümüzde obezitenin görülme sıklığının giderek arttığı söylenebilir. Yaygınlaşma obezitenin nedenlerine ve tedavisine yönelik önemi arttırmaktır.</p>
<p><strong>“Obezite tedavisinde ‘hekim-psikolog-diyetisyen-sosyal yaşamın yeniden düzenlenmesi’ bu dört faktör oldukça önemli”</strong></p>
<p>Uzm. Kln. Psk. Müge Leblebicioğlu Arslan, “Hastalar tedavi yöntemi olarak çoğunlukla ilk düşündükleri yöntem cerrahi operasyon, spor yapma ya da diyetisyen desteği olabilmektedir. Ancak tedavide işin psikolojik boyutu ise geri göz ardı edilebilmektedir. Obezitenin nedenleri arasında çevresel, biyolojik, sosyolojik ve psikolojik faktörler söz konusudur. Dolayısıyla buradan baktığımızda obezite tedavisinin etkili ve kalıcı bir çözüm sağlanabilmesi açısından multidisipliner yaklaşımın son derece önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.</p>
<p><strong>“Aşırı olan her davranışın altında mutlaka bir ihtiyaç vardır”</strong></p>
<p>Uzm. Kln. Psk. Leblebicioğlu Arslan, “Obez bireylerin çoğunlukla hayattan aldıkları en büyük zevk kaynağı yemek olabilmektedir. Yemek en doğal ihtiyacımız ve çoğumuz yemekten zevk alabiliriz. Bu durum son derece normaldir. Ancak buradaki zevk kişiyi işlevsel olmayan bir boyuta götürmektedir. Yeme davranışındaki aşırılık hayattan alınabilecek diğer zevk kaynaklarına erişimi zorlaştırmaya başlar. Örneğin, kişinin sosyal hayatında meydana gelen düşüşler duygusal bağların güçlü olduğu yakın ilişkilerden uzaklaştırarak yaşamının zevk verebilecek diğer yönlerinden de mahrum kalmasına neden olabilmektedir. Bu durum adete bir kısır döngü gibi yemekle kurulan ilişkiye yatırımı daha da arttırmaktadır. İster davranış yemek yemek olsun ister başka bir şey, aşırı olan her davranışın altında mutlaka bir ihtiyaç vardır. Bastırılan bu ihtiyacın hatırlamama ya da duygusal kaçınmaya yönelik bir işlevi olabilir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Obezite cerrahisine başvuran kişilerin ameliyat öncesi ve sonrasında sıklıkla karşılaştığım düşünceler: ‘Yemek yemek dışında nasıl mutlu olurum?’ ‘Yemek yemeden de mutlu olabilir miyim?’ ‘Aşırı yemiyorum ancak içimde sanki bir boşluk var’ </strong></p>
<p>Uzm. Kln. Psk. Leblebicioğlu Arslan, “Obezitenin yaygın tedavi yöntemlerinden biri olan obezite cerrahisi sonrasında kişilerde yemek ile kurulan ilişki aynı olsa da kişinin yeme tutumları istemsizce bambaşka bir hal alabilir. Bu durumu şu örnekle açıklamak isterim; sağlıksız bir ilişkisi içerisinde olan birinin ilişkiyi bitirmiş olması kişinin zihninde de bitirebileceği anlamına gelmeyebilir. Zihin sürekli o ilişkiyle aşırı uğraş içerisindeyse kişi her ne kadar ayrı da olsa olumsuz düşünceleri günlük hayatındaki işlevselliğini olumsuz yönde etkileyebilir.  Dolayısıyla aslında obezite de mesele sadece kişilerin aşırı yemek yeme davranışından ziyade neyi hangi ihtiyaçlarını bastırmaya ya da baş etmekte zorlandığı duygular varsa kaçınmaya yönelik olup olmadığını fark etmektir” diye söyledi.</p>
<p><strong>“Obezite cerrahisi öncesi ve sonrası psikolojik destek çok önemlidir”</strong></p>
<p>Uzm. Kln. Psk. Leblebicioğlu Arslan, “Bahsedilen farkındalık ve değişim psikoterapi ile mümkündür. Dolayısıyla yemeği bir baş etme mekanizması olarak kullanan kişiler cerrahi operasyon sonrasında da psikolojik anlamda zorlanabilirler. Bazen bastırılmaya çalışan duygular, ihtiyaçlar, dürtü ve anılar ameliyat sonrası tetiklenebilir. Bu durumda kişilerin kendisini daha fazla mutsuz hissetmesine neden olabilir. Bu açıdan bakıldığında obezite cerrahisi öncesi ve sonrasında psikolojik destek alınması, kişilerin psikolojik iyi oluş halinin sağlanması ve ameliyat sonrası hayatının daha işlevsel bir hale gelmesi açısından son derece önemli olduğu söylenebilir” diye vurguladı.</p>
<p><strong>‘’Ruh ve beden bir bütündür. Kilonuzu düşürmeye çalışırken, psikolojik iyi oluşunuzu arttırmayı ihmal etmeyin.’’</strong></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yemek-yemeden-de-mutlu-olabilir-miyiz-375692">&#8216;Yemek Yemeden de Mutlu Olabilir Miyiz?&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık Çalışanları Kaç Yıldır 14 Mart’ı Kutlamıyor Farkında Mıyız?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlari-kac-yildir-14-marti-kutlamiyor-farkinda-miyiz-356647</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Mar 2023 11:18:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[farkında]]></category>
		<category><![CDATA[kaç]]></category>
		<category><![CDATA[kutlamıyor]]></category>
		<category><![CDATA[martı]]></category>
		<category><![CDATA[mıyız]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yıldır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=356647</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıllardır sağlık çalışanlarına her 14 Mart Tıp Bayramı öncesi müjdeler verildi. Mali ve sosyal haklarına yönelik düzenlemeler yapılacağına yönelik ifadelerde</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlari-kac-yildir-14-marti-kutlamiyor-farkinda-miyiz-356647">Sağlık Çalışanları Kaç Yıldır 14 Mart’ı Kutlamıyor Farkında Mıyız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Yıllardır sağlık çalışanlarına her 14 Mart Tıp Bayramı öncesi müjdeler verildi. Mali ve sosyal haklarına yönelik düzenlemeler yapılacağına yönelik ifadelerde bulunuldu. Özellikle yetkili sendika tarafından ümit verildi, hüsran biçtirildi. </span><span>Covid-19 döneminde illiyet bağı şartı nedeniyle meslek hastalığı tanımlaması yapılamadığı ve buna bağlı hak kayıpları yaşandığı için, görevi başında vefat eden sağlık çalışanları Şehit statüsünde değerlendirilmediği, sağlıkta şiddet olayları son bulmadığı, iş yükü artırıldığı, kalitesiz yemek hizmeti verildiği, adaletsiz performans yönetmeliğine ek olarak adaletsiz taban ek ödeme ve teşvik ek ödeme sistemine geçildiği, iş sağlığı güvenliği yasasına uyulmadığı, liyakat aranmadığı, mobbing uygulamalarına son verilmediği, emekliliğe yansıyan tek sistem maaş ödemesine geçilmediği,  mesleki saygınlıklarını kaybettikleri, açlık sınırının üzerinde yoksulluk sınırının altında ücret aldıkları, değersiz hissettirildikleri için bugün sağlık çalışanları tıp bayramını kutlamıyor. </span></p>
<p><b>***</b></p>
<p><span>Sağlık çalışanlarına her fırsatta yaptıkları işin maddi karşılığının olmadığı ifade ediliyor, peki aldık kabul ettik. Burada asıl ifade edilmek istenilen “ne kadar versek az” anlamı taşıyor, lakin uygulamaya baktığınızda “ne kadar az versek o kadar makbul” gibi bir tutum izleniyor. Kimse demesin derdimiz para değil diye, özellikle de yetkili sendika! </span></p>
<p><b>***</b></p>
<p><span>Bugün sağlık çalışanları ile ilgili “10 sağlık çalışanının 8’i borçlu” diye haber yapılıyor. Biz iki yıldır bunu tüm muhataplara iletiyoruz. Kamu sağlık çalışanlarının mali ve sosyal haklarını geliştirin diyoruz. Geçtiğimiz günlerde memurlara yapılacak “giyim yardımı” hakkında genelge yayımlandı, Allah aşkına 40 liraya formamı var? Bugün bir forma 300 lira olmuş. Büyük kentlerde kira ve konut fiyatları almış başını gitmiş. İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya gibi şehirlerde tek maaşlı memurun yaşaması mümkün değil, birçok arkadaşımız ek iş yapıyor. İlgililerin haberi var mı? Tüm bunların üzerine Covid-19 döneminde fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarına birçok idarenin keyfiyetle yaptığı baskılara tanık olduk. Bugün afet bölgesinde görev yapan arkadaşlarımıza kendi idareleri tarafından yapılan baskıları da görüyoruz. Empatiden uzak talimatlar….</span></p>
<p><b>***</b></p>
<p><span>Sağlık çalışanları mutsuz, sağlık çalışanları umutsuz, sağlık çalışanları demoralize olmuş durumdalar. Sağlık çalışanları sahipsiz olduklarını düşünüyorlar. Demokratik Sağlık-Sen olarak gerek Covid-19 döneminde, gerekse türlü nedenlerle görevleri başında vefat eden Şehit sağlık çalışanlarımızı ve henüz yaramızın çok taze olduğu afet bölgesinde görevleri başında vefat eden Şehit sağlık çalışanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor, çalışma arkadaşlarımıza kolaylıklar diliyoruz.</span></p>
<p><strong>Togan Demircan<br /> Demokratik Sağlık Sen Genel Başkanı </strong></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlari-kac-yildir-14-marti-kutlamiyor-farkinda-miyiz-356647">Sağlık Çalışanları Kaç Yıldır 14 Mart’ı Kutlamıyor Farkında Mıyız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
