<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mıyız | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/miyiz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/miyiz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 May 2026 15:03:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>mıyız | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/miyiz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>40. Genç Günler Söyleşileri &#8220;Hazır mıyız?&#8221; Temasıyla Devam Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/40-genc-gunler-soylesileri-hazir-miyiz-temasiyla-devam-ediyor-634372</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 15:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[40]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[günler]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[mıyız]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşileri]]></category>
		<category><![CDATA[temasıyla]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şahika Tekand-Verda Habif, Emin Çapa, Murat Harun Öngören’in katılacakları söyleşilerde konuklar kariyerleriyle ilgili gençlerin ilgisini çekecek konulara değinecek, sorularına cevap verecekler.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-genc-gunler-soylesileri-hazir-miyiz-temasiyla-devam-ediyor-634372">40. Genç Günler Söyleşileri &#8220;Hazır mıyız?&#8221; Temasıyla Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın geleneksel olarak düzenlediği, 40. Genç Günler’in<b> </b>İstanbul seyircisinin merakla beklediği söyleşileri devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p>İstanbul’un en önemli gençlik ve sanat buluşması olan Genç Günler, 9-19 Mayıs 2026 tarihleri arasında gençleri tiyatronun, sinemanın ve sivil toplum örgütlerinin önemli isimleriyle buluşturuyor.</p>
<p> </p>
<p>Şahika Tekand-Verda Habif, Emin Çapa, Murat Harun Öngören’in katılacakları söyleşilerde konuklar kariyerleriyle ilgili gençlerin ilgisini çekecek konulara değinecek, sorularına cevap verecekler.</p>
<p><b>Şahika Tekand &#8211; Verda Habif söyleşisi 16 Mayıs tarihinde 18.00-19.30 saatleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.  </b> </p>
<p>Tekand, 1988’de STUDIO adı altında kendi oyunculuk stüdyosunu kurdu. 1990’da kendi tiyatro topluluğu Studio Oyuncuları’nı kurdu. “Performatif Sahneleme ve Oyunculuk Yöntemi” adı altında kendi yöntemini geliştirdi. Sanatçı bu yöntemle, topluluğu ile oynadığı, yönettiği ve yazdığı oyunlarla çok sayıda uluslararası festivale davet edildi ve katıldı. Hem prodüksiyonları hem de oyuncu ve yönetmen olarak pek çok ödüle değer görüldü. Sanatsal faaliyetini halen İstanbul, Türkiye’de sürdürmektedir.</p>
<p><b>Murat Harun Öngören Söyleşisi 17 Mayıs tarihinde 17.00’de Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</b></p>
<p>Murat Harun Öngören ilk olarak 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Oyunculuk Ana Sanat Dalından mezun olmuştur.</p>
<p>Daha sonra sırasıyla Anadolu Üniversitesi Acil Durum ve Afet Yönetimi, Anadolu Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği, Anadolu Üniversitesi Yerel Yönetimler ve son olarak da Atatürk Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölümlerini bitirmiştir.</p>
<p>Bu yıl itibarıyla da Atatürk Üniversitesi Spor Yönetimi Bölümünden mezun olacaktır.</p>
<p>Tiyatro ve sahne sanatları çalışmalarının yanı sıra, eğitimci olarak deneyimine Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak başlamıştır.</p>
<p>Daha sonra pek çok eğitim kurumunda eğitimci, akademi koordinatörü, idari işlerden sorumlu yönetici olarak görev almıştır.</p>
<p>Yine eğitim kurumlarında acil durum yöneticiliği, öğrenci kulüpleri dahilinde Lise Afet Bilinçlendirme Eğitim Projesi (LABEP) ve Genç AKUT çalışmalarını planlamış ve uygulamıştır.</p>
<p>1995 yılından bu yana Doğal Afetlere Müdahale gruplarında ve Arama Kurtarma ekiplerinde (MAY Mahalle Afet Yönetimi Derneği), (LİDAM ARAMA-KURTARMA EKİBİ), (AKUT ARAMA–KURTARMA DERNEĞİ) yönetim kurulu üyesi, üye, gönüllü arama kurtarma personeli ve eğitmen olarak çalışmıştır.</p>
<p>Güvenli Yaşam Kültürü Seminerlerinin ülkemiz genelinde verilmesi noktasında, alt yapı ve kadroların eğitimi üzerine çalışmalar yürüten Harun Öngören bu alandaki eğitimci kimliğini uzun yıllardır devam ettirmektedir.</p>
<p>Güvenli yaşam kültürü ve sanat ilişkisi üzerine Tiyatro Kare bünyesinde 2009–2010 tiyatro sezonu için “Birimiz Hepimiz, Hepimiz Akut” adlı müzikal oyunu yazıp yönetmiştir.</p>
<p>Bu müzikal çalışması &#8220;Liberty Mutual America&#8221; tarafından Amerika’da yapılan değerlendirme de 2011 yılının örnek çocuk projesi seçilmiş olup Almanya’da doktora tezi konusu olmuştur. Müzikalin 2015’te yenilenmiş versiyonu “Birlikten Akut Doğar” İsveç hükümetinden sanat hibesi almaya hak kazanmıştır. Oyun pek çok kez çocuklarla buluşmuştur.</p>
<p><b>Emin Çapa söyleşisi 17 Mayıs tarihinde 18.00-19.30 saatleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Sahnesi’nde.</b></p>
<p>1967 yılında İzmit’te doğdu. 17 yaşında üniversiteye girdiği sene stajyer olarak gazeteciliğe başladı. 23 yıldır da televizyonculuk yapıyor. Ekonomi dışında, arkeoloji, astrofizik ve astrokimya, karşılaştırmalı tarihe ilgi duyuyor. Amatör olarak bahçıvanlıkla uğraşıyor. Evli ve bir insan, 11 kedi babası.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-genc-gunler-soylesileri-hazir-miyiz-temasiyla-devam-ediyor-634372">40. Genç Günler Söyleşileri &#8220;Hazır mıyız?&#8221; Temasıyla Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>40. Genç Günler &#8220;Hazır mıyız?&#8221; Temasıyla Başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/40-genc-gunler-hazir-miyiz-temasiyla-basliyor-632625</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:04:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atölye]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlediği]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Günler]]></category>
		<category><![CDATA[günler]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[mıyız]]></category>
		<category><![CDATA[Müze Gazhane]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[temasıyla]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632625</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın geleneksel olarak düzenlediği 40. Genç Günler başlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-genc-gunler-hazir-miyiz-temasiyla-basliyor-632625">40. Genç Günler &#8220;Hazır mıyız?&#8221; Temasıyla Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın geleneksel olarak düzenlediği <b>40.</b> <b>Genç Günler </b>başlıyor.</p>
<p>İstanbul’un en önemli gençlik ve sanat buluşması olan Genç Günler, 8-19 Mayıs 2026 tarihleri arasında söyleşiler, atölyeler, üniversite bölümleri ve tiyatro kulüplerinin oyunlarıyla gençleri sanatla buluşturacak.</p>
<p><b>Toplam 58 Ekip Seyirciyle Buluşuyor</b></p>
<p>Bu yıl 22 sahne sanatları bölümü, 36 üniversite tiyatro kulübü oyunu, 3 iç yapım oyunu, 4 söyleşi, 5 atölye 40. Genç Günler’de seyirciyle buluşacak. 40. Genç Günler, her yaştan genci sahnelerinde buluşturacak.</p>
<p>Oyunların ve atölyelerin ücretsiz davetiyeleri, 5 Mayıs 2026 Salı günü saat 11.00’den itibaren https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/<u>, biletinial.com</u> adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.</p>
<p><b>HAZIR MIYIZ?</b></p>
<p>Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever bu yılın temasını şöyle açıklıyor:</p>
<p>“İstanbul Şehir Tiyatrosu, geçtiğimiz yıl Genç Günler’in mottosunu “Gelecek! Peki Nasıl?” olarak belirlemişti. Değişimin dinamiklerini görünür kıldığımız söyleşilerin ardından, şimdi bu geleceğe bizim de dahil olduğumuz insanlık ailesi adına, “Hazır mıyız?” diye soruyoruz. En başta kendimize sorduğumuz bu soruyu, 40. Genç Günler’in yeni mottosu olarak paylaşmak istiyoruz.</p>
<p>Sanat, her zaman öncü bir rol üstlenmiştir. 112. Yaşını kutlayan İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun, 40.’sını düzenlediği Genç Günler, “Hazır mıyız?” mottosuyla, tüm dünyayı etkisi altına alan yeni değişim dalgasına karşı içeriden bir soru soruyor. Bu soru, bir yandan değişime ne kadar hazırlıklı olduğumuzu sorgularken, diğer yandan farkındalık geliştirmeyi ve hazırlıklı olmayı da içinde barındıran bir umut cümlesi olarak paylaşılıyor.”</p>
<p><b>İÇ YAPIMLAR </b></p>
<p>İBB Şehir Tiyatroları her yıl olduğu gibi tiyatrosunun içinden Genç Günler için hazırladığı oyunlarına da festival boyunca yer veriyor.</p>
<p>Mesut Çırak’ın yazıp yönettiği “Vizör”,</p>
<p>Ceren Olpak’ın yazdığı, Müslüm Tamer’in yönettiği “Markette”, </p>
<p>Jonas Hassen Khemiri’nin yazdığı Selin Türkmen’in yönettiği “İstila!”, festivalde seyirciyle buluşacak.</p>
<p><b>SÖYLEŞİLER</b></p>
<p>İBB Şehir Tiyatroları 40. Genç Günler’de tiyatronun, sinemanın ve sivil toplum örgütlerinin önemli isimlerini seyirciyle buluşturuyor. İlker Kaleli, Şahika Tekand-Verda Habif, Emin Çapa, Murat Harun Öngören’in katılacakları söyleşilerde konuklar kariyerleriyle ilgili gençlerin ilgisini çekecek konulara değinecek, sorularına cevap verecekler.</p>
<p>İlker Kaleli söyleşisi 9 Mayıs tarihinde 18.00-19.30 Müze Gazhane Meydan Gazhane’de.</p>
<p>Şahika Tekand &#8211; Verda Habif söyleşisi 16 Mayıs tarihinde 18.00-19.30 saatleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.    </p>
<p>Murat Harun Öngören söyleşisi 17 Mayıs tarihinde 17.00’de Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p>Emin Çapa söyleşisi 17 Mayıs tarihinde 18.00-19.30 saatleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ATÖLYELER</b></p>
<p>İBB Şehir Tiyatroları yazarlık, yönetmenlik, oyunculuk, sahne dövüşleri, yaratıcılık, hareket vb. güncel konularda birbirinden önemli eğitmenlerle atölyeler düzenliyor.</p>
<p>Gürhan Elmalıoğlu’nun düzenlediği “Sahne Dövüşleri Atölyesi”  9 Mayıs tarihinde 12.00-17.00 saatleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi  Stüdyo 1’de.</p>
<p>Kemal Aydoğan’ın düzenlediği “Yönetmenlik Atölyesi” 10 Mayıs tarihinde 17.00-19.00 saatleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p>Yeşim Özsoy-Giannina Carbunariu’nun düzenlediği “Gerçeklikten Kurguya. Ve Yeniden Gerçekliğe” 12 Mayıs tarihinde 17.00-19.00 saatleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p>Gonca Gümüşayak’ın düzenlediği “Oyuncular İçin Hareket Atölyesi” 16 Mayıs tarihinde 12.00-16.00 saatleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi Stüdyo 1’de.</p>
<p>Zeynep Kaçar‘ın düzenlediği “Yazarlık Atölyesi” 16 Mayıs tarihinde 13.00-15.00 saatleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi Çgsm-3.Kat’ta</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-genc-gunler-hazir-miyiz-temasiyla-basliyor-632625">40. Genç Günler &#8220;Hazır mıyız?&#8221; Temasıyla Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kurtarıcı mıyız Kurban mı?&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kurtarici-miyiz-kurban-mi-413874</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Oct 2023 16:38:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarıcı]]></category>
		<category><![CDATA[mıyız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413874</guid>

					<description><![CDATA[<p>Psikoterapist ve yazar Serhat Yabancı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 13. Kocaeli Kitap Fuarı’na konuk oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurtarici-miyiz-kurban-mi-413874">&#8220;Kurtarıcı mıyız Kurban mı?&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Psikoterapist ve yazar Serhat Yabancı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 13. Kocaeli Kitap Fuarı’na konuk oldu. Akçakoca Konferans Salonu’ndaki “Ben Ve Biz Olabilmek” konulu söyleşisinde Yabancı, “Hayatımızdaki boşluğu başkalarının sorunları ile dolduruyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>BAŞKALARININ HAYATINDA GEZİYORSUNUZ</b></p>
<p>“Kurtarıcı mısın Kurban mı?” diye soran Yabancı, “İnsan kendi hayatında mutlu değilse başkalarının hayatında gezmeye başlıyor. Herkes sorunları için arıyorsa burada bir sorun var. Kurtarıcı iseniz siz bu sistemden besleniyorsunuz. Çevrenizdeki insanlar sizden akıl alıyorsa kendinizi güçlü ve akıllı hissetmenize neden oluyor. Kurtarıcıların çoğu aslında sorun çözmüyor. Ben de bir zamanlar bir kurtarıcıydım. Kendimi oradan çıkardığımda şunu fark ettim. Bensiz de insanlar işlerini halledebiliyorlar. Herkes başının çaresine bakabiliyor. Siz izin verdiğinizde insanlar çaresine bakar da onlar sizden uzaklaşırsa siz ne yapacaksınız? Hayatımızdaki boşluğu başkalarının sorunları ile dolduruyoruz” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p><b>“KURTARICI YALNIZLIĞINI GİDERİYOR”</b></p>
<p>İnsanların kurtarıcı olarak yalnızlığını giderdiğini söyleyen Yabancı, “Onu kurtarıcılıktan kurtardığınız zaman kendini boşlukta hissediyor. Sürekli kurtarıcı olduğunuz insanların yaşam tarzları da değişmiyor. Anneniz tuzlu yediğinde tansiyonu çıkarsa siz kurtarıcı olmaktan vazgeçtiğinizde de tuzlu yemeye devam edecek. Değişen bir şey olmuyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“BİR ORDU TAM OLARAK NEYİ KORUR?”</b></p>
<p>“Şehir ve Kitap” temalı 13. Kocaeli Kitap Fuarı’nda yazarların söyleşileri diğer salonlarda da tüm hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda yazar Selahattin Yusuf, “Türk Romanı: Kökenler Üzerine Düşünceler” adlı söyleşi etkinliğinde sevenleriyle bir araya geldi. Yusuf, Selim Sırrı Paşa Salonu’ndaki söyleşisinde İsrail-Filistin Savaşı’ndan dolayı üzüntüsünü belirtti. Konuşmasına gündemdeki savaş ile ilgili düşüncelerini paylaşarak başlayan Yusuf, “İkinci Dünya Savaşı’nda İngiliz savaş kabinesi toplanıyor ve Churchill başbakan ile tartışıyor. Kültür bakanlığının ya da milli eğitim bakanlığının bütçesini azaltmak istiyorlar. Churchill diyor ki, “Kültür bakanlığının bütçesini azaltıyorsak neden savaşıyoruz?” Nobel çok belirleyici bir kriter değildir ama bir göstergedir. Wilson Churchill siyaset konuşmalarıyla Nobel almış tek siyasetçidir. Türkiye’nin de böyle bir seviyede olmasını temenni ederiz. Her pozisyondaki yöneticinin bu seviyede olmasını dileriz” ifadelerinde bulundu.</p>
<p> </p>
<p><b>“TÜRKİYE ERGEN BİR TOPLUMDUR”</b></p>
<p>Bir ordunun son tahlilde kültürü koruduğuna değinen Yusuf, “Popüler kültür başka bir kültüre asimile olmanın bir yoludur ama derinlikli sofistike kültür kendi kültürünü inşa etme aracıdır. Bu ikisini ayırdığınızda Türkiye’nin durumu bu perspektiften açılmalıdır. Duygu ergenlik döneminin zihinsel yapısının baskın unsurudur. Ergenlik döneminde insanlar nefret ederler, çok sevinirler, çok bağlanırlar. Dolayısıyla bu kadar çok duygunun dolaşımda olması Türkiye’de kültür alanında Türkiye’nin ergen bir toplum olduğunu gösterir. Kültürel bir gelişme içinde olmadığı anlamına gelir” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurtarici-miyiz-kurban-mi-413874">&#8220;Kurtarıcı mıyız Kurban mı?&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Yemek Yemeden de Mutlu Olabilir Miyiz?&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yemek-yemeden-de-mutlu-olabilir-miyiz-375692</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 May 2023 09:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[mıyız]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[yemeden]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=375692</guid>

					<description><![CDATA[<p>Obezite ülkemizde ve dünyada yaygın olarak görülen önemli sağlık sorunlarından birisidir. Obeziteyi vücutta aşırı yağ depolanması olarak tanımlayabiliriz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yemek-yemeden-de-mutlu-olabilir-miyiz-375692">&#8216;Yemek Yemeden de Mutlu Olabilir Miyiz?&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Obezite ülkemizde ve dünyada yaygın olarak görülen önemli sağlık sorunlarından birisidir. Obeziteyi vücutta aşırı yağ depolanması olarak tanımlayabiliriz. Dünya Sağlık Örgütü’nün yapmış olduğu sınıflandırmaya göre beden kitle indeksi 30 &#8216;un üzerinde olan kişiler obez olarak değerlendirilmektedir. Obezite kişilerin yaşamında fiziksel sosyal ve psikolojik anlamda olumsuz etkilere neden olabilmektedir. Bu etkiler obezitede bazen sonuçken bazen ise obezitenin nedenleri arasında yer almaktadır. Günümüzde obezitenin görülme sıklığının giderek arttığı söylenebilir. Yaygınlaşma obezitenin nedenlerine ve tedavisine yönelik önemi arttırmaktır.</p>
<p><strong>“Obezite tedavisinde ‘hekim-psikolog-diyetisyen-sosyal yaşamın yeniden düzenlenmesi’ bu dört faktör oldukça önemli”</strong></p>
<p>Uzm. Kln. Psk. Müge Leblebicioğlu Arslan, “Hastalar tedavi yöntemi olarak çoğunlukla ilk düşündükleri yöntem cerrahi operasyon, spor yapma ya da diyetisyen desteği olabilmektedir. Ancak tedavide işin psikolojik boyutu ise geri göz ardı edilebilmektedir. Obezitenin nedenleri arasında çevresel, biyolojik, sosyolojik ve psikolojik faktörler söz konusudur. Dolayısıyla buradan baktığımızda obezite tedavisinin etkili ve kalıcı bir çözüm sağlanabilmesi açısından multidisipliner yaklaşımın son derece önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.</p>
<p><strong>“Aşırı olan her davranışın altında mutlaka bir ihtiyaç vardır”</strong></p>
<p>Uzm. Kln. Psk. Leblebicioğlu Arslan, “Obez bireylerin çoğunlukla hayattan aldıkları en büyük zevk kaynağı yemek olabilmektedir. Yemek en doğal ihtiyacımız ve çoğumuz yemekten zevk alabiliriz. Bu durum son derece normaldir. Ancak buradaki zevk kişiyi işlevsel olmayan bir boyuta götürmektedir. Yeme davranışındaki aşırılık hayattan alınabilecek diğer zevk kaynaklarına erişimi zorlaştırmaya başlar. Örneğin, kişinin sosyal hayatında meydana gelen düşüşler duygusal bağların güçlü olduğu yakın ilişkilerden uzaklaştırarak yaşamının zevk verebilecek diğer yönlerinden de mahrum kalmasına neden olabilmektedir. Bu durum adete bir kısır döngü gibi yemekle kurulan ilişkiye yatırımı daha da arttırmaktadır. İster davranış yemek yemek olsun ister başka bir şey, aşırı olan her davranışın altında mutlaka bir ihtiyaç vardır. Bastırılan bu ihtiyacın hatırlamama ya da duygusal kaçınmaya yönelik bir işlevi olabilir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Obezite cerrahisine başvuran kişilerin ameliyat öncesi ve sonrasında sıklıkla karşılaştığım düşünceler: ‘Yemek yemek dışında nasıl mutlu olurum?’ ‘Yemek yemeden de mutlu olabilir miyim?’ ‘Aşırı yemiyorum ancak içimde sanki bir boşluk var’ </strong></p>
<p>Uzm. Kln. Psk. Leblebicioğlu Arslan, “Obezitenin yaygın tedavi yöntemlerinden biri olan obezite cerrahisi sonrasında kişilerde yemek ile kurulan ilişki aynı olsa da kişinin yeme tutumları istemsizce bambaşka bir hal alabilir. Bu durumu şu örnekle açıklamak isterim; sağlıksız bir ilişkisi içerisinde olan birinin ilişkiyi bitirmiş olması kişinin zihninde de bitirebileceği anlamına gelmeyebilir. Zihin sürekli o ilişkiyle aşırı uğraş içerisindeyse kişi her ne kadar ayrı da olsa olumsuz düşünceleri günlük hayatındaki işlevselliğini olumsuz yönde etkileyebilir.  Dolayısıyla aslında obezite de mesele sadece kişilerin aşırı yemek yeme davranışından ziyade neyi hangi ihtiyaçlarını bastırmaya ya da baş etmekte zorlandığı duygular varsa kaçınmaya yönelik olup olmadığını fark etmektir” diye söyledi.</p>
<p><strong>“Obezite cerrahisi öncesi ve sonrası psikolojik destek çok önemlidir”</strong></p>
<p>Uzm. Kln. Psk. Leblebicioğlu Arslan, “Bahsedilen farkındalık ve değişim psikoterapi ile mümkündür. Dolayısıyla yemeği bir baş etme mekanizması olarak kullanan kişiler cerrahi operasyon sonrasında da psikolojik anlamda zorlanabilirler. Bazen bastırılmaya çalışan duygular, ihtiyaçlar, dürtü ve anılar ameliyat sonrası tetiklenebilir. Bu durumda kişilerin kendisini daha fazla mutsuz hissetmesine neden olabilir. Bu açıdan bakıldığında obezite cerrahisi öncesi ve sonrasında psikolojik destek alınması, kişilerin psikolojik iyi oluş halinin sağlanması ve ameliyat sonrası hayatının daha işlevsel bir hale gelmesi açısından son derece önemli olduğu söylenebilir” diye vurguladı.</p>
<p><strong>‘’Ruh ve beden bir bütündür. Kilonuzu düşürmeye çalışırken, psikolojik iyi oluşunuzu arttırmayı ihmal etmeyin.’’</strong></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yemek-yemeden-de-mutlu-olabilir-miyiz-375692">&#8216;Yemek Yemeden de Mutlu Olabilir Miyiz?&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık Çalışanları Kaç Yıldır 14 Mart’ı Kutlamıyor Farkında Mıyız?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlari-kac-yildir-14-marti-kutlamiyor-farkinda-miyiz-356647</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Mar 2023 11:18:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[farkında]]></category>
		<category><![CDATA[kaç]]></category>
		<category><![CDATA[kutlamıyor]]></category>
		<category><![CDATA[martı]]></category>
		<category><![CDATA[mıyız]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yıldır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=356647</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıllardır sağlık çalışanlarına her 14 Mart Tıp Bayramı öncesi müjdeler verildi. Mali ve sosyal haklarına yönelik düzenlemeler yapılacağına yönelik ifadelerde</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlari-kac-yildir-14-marti-kutlamiyor-farkinda-miyiz-356647">Sağlık Çalışanları Kaç Yıldır 14 Mart’ı Kutlamıyor Farkında Mıyız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Yıllardır sağlık çalışanlarına her 14 Mart Tıp Bayramı öncesi müjdeler verildi. Mali ve sosyal haklarına yönelik düzenlemeler yapılacağına yönelik ifadelerde bulunuldu. Özellikle yetkili sendika tarafından ümit verildi, hüsran biçtirildi. </span><span>Covid-19 döneminde illiyet bağı şartı nedeniyle meslek hastalığı tanımlaması yapılamadığı ve buna bağlı hak kayıpları yaşandığı için, görevi başında vefat eden sağlık çalışanları Şehit statüsünde değerlendirilmediği, sağlıkta şiddet olayları son bulmadığı, iş yükü artırıldığı, kalitesiz yemek hizmeti verildiği, adaletsiz performans yönetmeliğine ek olarak adaletsiz taban ek ödeme ve teşvik ek ödeme sistemine geçildiği, iş sağlığı güvenliği yasasına uyulmadığı, liyakat aranmadığı, mobbing uygulamalarına son verilmediği, emekliliğe yansıyan tek sistem maaş ödemesine geçilmediği,  mesleki saygınlıklarını kaybettikleri, açlık sınırının üzerinde yoksulluk sınırının altında ücret aldıkları, değersiz hissettirildikleri için bugün sağlık çalışanları tıp bayramını kutlamıyor. </span></p>
<p><b>***</b></p>
<p><span>Sağlık çalışanlarına her fırsatta yaptıkları işin maddi karşılığının olmadığı ifade ediliyor, peki aldık kabul ettik. Burada asıl ifade edilmek istenilen “ne kadar versek az” anlamı taşıyor, lakin uygulamaya baktığınızda “ne kadar az versek o kadar makbul” gibi bir tutum izleniyor. Kimse demesin derdimiz para değil diye, özellikle de yetkili sendika! </span></p>
<p><b>***</b></p>
<p><span>Bugün sağlık çalışanları ile ilgili “10 sağlık çalışanının 8’i borçlu” diye haber yapılıyor. Biz iki yıldır bunu tüm muhataplara iletiyoruz. Kamu sağlık çalışanlarının mali ve sosyal haklarını geliştirin diyoruz. Geçtiğimiz günlerde memurlara yapılacak “giyim yardımı” hakkında genelge yayımlandı, Allah aşkına 40 liraya formamı var? Bugün bir forma 300 lira olmuş. Büyük kentlerde kira ve konut fiyatları almış başını gitmiş. İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya gibi şehirlerde tek maaşlı memurun yaşaması mümkün değil, birçok arkadaşımız ek iş yapıyor. İlgililerin haberi var mı? Tüm bunların üzerine Covid-19 döneminde fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarına birçok idarenin keyfiyetle yaptığı baskılara tanık olduk. Bugün afet bölgesinde görev yapan arkadaşlarımıza kendi idareleri tarafından yapılan baskıları da görüyoruz. Empatiden uzak talimatlar….</span></p>
<p><b>***</b></p>
<p><span>Sağlık çalışanları mutsuz, sağlık çalışanları umutsuz, sağlık çalışanları demoralize olmuş durumdalar. Sağlık çalışanları sahipsiz olduklarını düşünüyorlar. Demokratik Sağlık-Sen olarak gerek Covid-19 döneminde, gerekse türlü nedenlerle görevleri başında vefat eden Şehit sağlık çalışanlarımızı ve henüz yaramızın çok taze olduğu afet bölgesinde görevleri başında vefat eden Şehit sağlık çalışanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor, çalışma arkadaşlarımıza kolaylıklar diliyoruz.</span></p>
<p><strong>Togan Demircan<br /> Demokratik Sağlık Sen Genel Başkanı </strong></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlari-kac-yildir-14-marti-kutlamiyor-farkinda-miyiz-356647">Sağlık Çalışanları Kaç Yıldır 14 Mart’ı Kutlamıyor Farkında Mıyız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
