<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mirasın | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/mirasin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/mirasin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Apr 2026 07:48:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>mirasın | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/mirasin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tarıma dayalı endüstriyel mirasın geleceği masaya yatırılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tarima-dayali-endustriyel-mirasin-gelecegi-masaya-yatiriliyor-627903</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 07:48:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[dayalı]]></category>
		<category><![CDATA[endüstriyel]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[mirasın]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[panel]]></category>
		<category><![CDATA[tarıma]]></category>
		<category><![CDATA[yatırılıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627903</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi yürütücülüğünde 17-18 Nisan tarihleri arasında Tarihi Havagazı Fabrikası yerleşkesinde “Üretimin Sürekliliği: Tarıma Dayalı Endüstriyel Peyzajlarda Bellek, Mekân ve Dayanıklılık Çalıştayı ve Paneli” düzenlenecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarima-dayali-endustriyel-mirasin-gelecegi-masaya-yatiriliyor-627903">Tarıma dayalı endüstriyel mirasın geleceği masaya yatırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi yürütücülüğünde 17-18 Nisan tarihleri arasında Tarihi Havagazı Fabrikası yerleşkesinde “Üretimin Sürekliliği: Tarıma Dayalı Endüstriyel Peyzajlarda Bellek, Mekân ve Dayanıklılık Çalıştayı ve Paneli” düzenlenecek. “Uluslararası Anıtlar ve Sitler Günü” kapsamında düzenlenecek etkinlik, Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi’nin (ICOMOS) 2026 yılı “Çatışma ve Afet Bağlamında Yaşayan Mirasa Acil Durum Müdahalesi” teması çerçevesinde gerçekleştirilecek.</p>
<p>“Üretimin Sürekliliği: Tarıma Dayalı Endüstriyel Peyzajlarda Bellek, Mekân ve Dayanıklılık Çalıştayı ve Paneli”, her yıl 18 Nisan’da kutlanan “Uluslararası Anıtlar ve Sitler Günü” kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı ile Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı yürütücülüğünde hayata geçirilecek. 17-18 Nisan tarihleri arasında Tarihi Havagazı Fabrikası yerleşkesinde düzenlenecek etkinlik, İzmir’in tarıma dayalı endüstri mirasının hikâyesi, mekanları, zanaatları ve bu değerlerin günümüz risklerine dair kırılganlıklarını ele alan dört tematik eksen çerçevesinde şekillenecek. Farklı uzmanları bir araya getirecek 17 Nisan’daki çalıştay ile İzmir’in tarıma dayalı endüstri mirasının belgelenmesi, korunması ve sürdürülmesine ilişkin bilgi ve deneyimlerin aktarılması ve bu değerlerin geleceğe taşınmasına yönelik stratejileri içeren bildirgenin hazırlanması hedefleniyor. Çalışmalar, 18 Nisan’da izleyiciye açık panelde kamuoyuyla paylaşılacak. ICOMOS’un 2026 yılı “Çatışma ve Afet Bağlamında Yaşayan Mirasa Acil Durum Müdahalesi” teması çerçevesinde gerçekleştirilecek çalıştay ve panelde alanında uzman isimler de konuşmacı olarak yer alacak.</p>
<p><strong>Uzman isimler konuşacak</strong></p>
<p>İki günlük programın ilk gününde çalıştay, ikinci gününde panel yapılacak. 17 Nisan’da iki oturum halinde düzenlenecek çalıştay öncesi Kent Gönüllüsü ve Araştırmacı Erol Şaşmaz “Darağacı” başlıklı sunum gerçekleştirecek. 18 Nisan’da ise UNESCO Akdeniz Havzası Su Kaynakları Yönetimi Kürsü Başkanı, Uluslararası Su Kaynakları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper Baba “İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi ve Bunun Sonucu Tarımsal ve Kültürel Yansımaları” başlıklı sunum yapacak. ICOMOS üyesi Koruma Uzmanı Mimar, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Prof. Dr. Deniz Özkut ise “Üretimin Sürekliliği: Tarıma Dayalı Endüstriyel Peyzajlarda Bellek, Mekân ve Dayanıklılık Çalıştayı Bildirgesi” başlığında konuşacak. Program sonunda soru-cevap etkinliği gerçekleştirilecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarima-dayali-endustriyel-mirasin-gelecegi-masaya-yatiriliyor-627903">Tarıma dayalı endüstriyel mirasın geleceği masaya yatırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rahmi M. Koç Müzesi denizcilik koleksiyonuna iki dünya mirası ekledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rahmi-m-koc-muzesi-denizcilik-koleksiyonuna-iki-dunya-mirasi-ekledi-625736</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 09:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[denizcilik]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[koleksiyonuna]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[mirasın]]></category>
		<category><![CDATA[müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[rahmi]]></category>
		<category><![CDATA[Rahmi M. Koç Müzesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625736</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kültürel mirasın en özel koleksiyonlarını geçmişten bugüne taşıyan Rahmi M. Koç Müzesi, dünya denizcilik tarihinin iki gözdesi Cangarda ve Örnen’i ziyaretçileriyle buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rahmi-m-koc-muzesi-denizcilik-koleksiyonuna-iki-dunya-mirasi-ekledi-625736">Rahmi M. Koç Müzesi denizcilik koleksiyonuna iki dünya mirası ekledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kültürel mirasın en özel koleksiyonlarını geçmişten bugüne taşıyan Rahmi M. Koç Müzesi, dünya denizcilik tarihinin iki gözdesi Cangarda ve Örnen’i ziyaretçileriyle buluşturuyor.</strong></p>
<p>Çelik buharlı yatlardan günümüze ulaşan tek örnek olan 1901 yapımı 38 metrelik Cangarda, RMK Yachts’ın İstanbul’daki modern tersanesinde yürüttüğü kapsamlı restorasyon projesinin ardından başarıyla suya indirildi. Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergilenmeye başlayan yat, erken dönem buhar gücüyle çalışan yatçılığın yaşayan bir örneği olarak gelecek nesillere ilham vermeyi sürdürüyor.</p>
<p><strong>Yeniden hayat buldu </strong></p>
<p>1927’de lüks güvertesinde İngiltere Kralı VIII. Edward ile İngiltere ve Kanada başbakanlarını ağırlayarak devlet yetkililerinin önemli bir buluşmasına ev sahipliği yapan Cangarda, Amerika’da Charles Canfield için özel olarak üretilmiş olup Delaware’deki ‘Pusey &#038; Jones’ tersanesinde geliştirilen zengin denizcilik mirasını da yansıtıyor. </p>
<p>Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı tarafından 2024’te satın alınan Cangarda, yapımından bu yana birçok restorasyon geçirdi, hatta tamamen battıktan sonra yeniden hayata döndürüldü. </p>
<p><strong>“Amacımız ruhunu korumaktı”</strong></p>
<p>Ekim 2024’te İstanbul’a getirilen Cangarda’nın restorasyonu, RMK Yachts’ta büyük titizlikle yürütüldü. Tüm süreç boyunca teknik güvenilirlik sağlanırken tarihsel özgünlüğünün korunmasına da özen gösterildi. Restorasyonun en büyük zorluklarından biri olan Cangarda’nın buhar tahrik sistemi orijinal tasarımına uygun olarak yeniden hayata geçirildi. İhtişamlı yat Cangarda’nın tarihsel dönüşüm sürecinin belgeselinin de çekildiğini duyuran RMK Yachts Direktörü Cüneyt Okçu, “Cangarda’ya en başından itibaren bir yenileme projesi olarak değil, küresel denizcilik mirasına karşı bir sorumluluk olarak yaklaştık. Amacımız onun ruhunu yeniden yorumlamak değil, korumaktı” dedi.</p>
<p><strong>Denizin en kıdemli ‘kartal’ı Örnen </strong></p>
<p>İstanbul’un tarihi denizcilik merkezi Haliç’teki Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergilenecek olan bir diğer kültür mirası ise 1903 yılında İsveç’te inşa edilen Örnen isimli buharlı römorkör. İsveççe “Kartal” anlamına gelen Örnen, günümüze ulaşan en eski römorkörler arasında gösteriliyor. Bakımlarının ardından Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergilenmeye başlayan çelik gövdeli, 16 metrelik Örnen, II. Dünya Savaşı sırasında kısa bir süre askeri amaçla kullanıldıktan sonra sivil hizmet vermeye devam etti. Yüz yılı aşan bir süre çeşitli İsveçli armatörlerin mülkiyetinde kalan Örnen, 2011’de İsveç denizcilik otoriteleri tarafından kültürel miras statüsüyle tescil edildi. Hakan Bulgurlu tarafından Rahmi M. Koç Müzesi’ne hediye edilen Örnen, 2025’te Türkiye’ye getirilerek, müzenin sitimli gemiler koleksiyonuna katıldı. </p>
<p><strong>“Gelecek nesillere büyük miras”</strong></p>
<p>Rahmi M. Koç Müzesi Genel Müdürü Mine Sofuoğlu, Cangarda ve Örnen’in müze koleksiyonuna katılmasının Türkiye’nin denizcilik mirasına önemli bir katkı sunduğunu şu sözlerle vurguladı: Cangarda ve Örnen’in Rahmi M. Koç Müzesi koleksiyonuna kazandırılması, denizcilik tarihinin gelecek nesillere aktarılması açısından büyük bir değer taşıyor. Bu eşsiz iki mirasın ziyaretçilerle buluşması, geçmişin mühendislik başarılarını ve denizcilik kültürünü yakından deneyimleme fırsatı sunarken, müze olarak objelerin yalnızca maddi varlığını değil, taşıdıkları hafızayı ve ruhu da koruyarak geleceğe taşıma sorumluluğumuzun ne denli önemli olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rahmi-m-koc-muzesi-denizcilik-koleksiyonuna-iki-dunya-mirasi-ekledi-625736">Rahmi M. Koç Müzesi denizcilik koleksiyonuna iki dünya mirası ekledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Basmane&#8217;de &#8220;Basma&#8221; sanatı yeniden doğuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/basmanede-basma-sanati-yeniden-doguyor-597545</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 07:51:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[basma]]></category>
		<category><![CDATA[basmane]]></category>
		<category><![CDATA[bölgede]]></category>
		<category><![CDATA[doğuyor]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[mirasın]]></category>
		<category><![CDATA[sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597545</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Basmane semtine de adını veren Basma Atölyesi kültürünü yeniden ayağa kaldırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basmanede-basma-sanati-yeniden-doguyor-597545">Basmane&#8217;de &#8220;Basma&#8221; sanatı yeniden doğuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Basmane semtine de adını veren Basma Atölyesi kültürünü yeniden ayağa kaldırıyor. “Basmane’de Yeniden Basma Atölyesi” projesi kapsamında hayata geçirilen Basma Deneyim Atölyesi’nde kadınlar ve çocuklar basma sanatı deneyimini yaşadı. Proje ile kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarına katkı sağlamak, bölgedeki yerel ekonomiyi ve turizmi canlandırmak hedefleniyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi kentin tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından, Türk Kadınlar Birliği İzmir Şubesi ile İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) ortaklığıyla hayata geçirilen “Basmane’de Yeniden Basma Atölyesi” projesi başladı. Pazaryeri Mahallesi’nde bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Fatma–Mustafa Hasdemir Binası gerekli dönüşümle bir basma deneyim atölyesine dönüştürüldü. Atölyede, bölgede yaşayan çocuklara ve annelerine basma sanatı anlatıldı. Kadın ve çocuklar, basma sanatı deneyimini yaşadı. Adını bölgede kurulan basma üretim tesislerinden alan Basmane bu projeyle yeniden tarihi kimliğine kavuşurken kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarına katkı sağlanması, bölgedeki yerel ekonominin ve turizmin canlandırılması, ekolojik ve yenilikçi üretim modellerinin gelişimine öncülük edilmesi amaçlanıyor.</p>
<p><strong>“İzmir’in desenlerine sahip çıkmak istiyoruz”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtımı ve Turizm Dairesi Başkanlığı Kültürel Mirasın Yönetimi ve Tanıtımı Şube Müdürü Ayşegül Güngören, Basmane semtine ismini veren basma üretiminin 18. yüzyıl ortalarında başladığını belirtti. Osmanlı döneminde aile işi olarak başlayan sonra loncalar halinde devam eden üretimin o yüzyılda alınmış bir fermanla büyük bir üretim kapasitesine sahip olduğunu aktaran Güngören, şunları söyledi:</p>
<p>“Osmanlı belgelerinde başörtüsü, yazma, çember şeklinde üretimler yapılmış. Bir yerde de ince basma diye geçiyor. Biz bu ince basmanın peşine düştük. Yurt dışında da bazı Smyrna kumaşlarının, özellikle Paris’te 18. yüzyılın sonu 19. yüzyılın hemen başında rağbet gördüğünü öğrendik. Bizim amacımız kültürel mirasın yönetimi kavramı üzerinden; mirasın ögelerinin ortaya çıkarılması, hafıza, bellek oluşturulması, bunun sosyal ekonomik kültürel kalkınmasına yönelik bir işleve sahip olması. Buna da önce Basmane’den başlayalım dedik. Bu kültürün yaygınlaşması için de burada deneyim atölyesi oluşturalım istedik. Biz burada bu kültürü yaygınlaştırmak, üretim biçimleri ile ilgili deneyim elde etmek, yöre halkının fark etmesini sağlamak, üretim için yol haritası çizmek, İzmir’in desenlerine sahip çıkmak, İzmir için bir üretim modelinin yaygınlaşmasına vesile olmak istiyoruz.”  </p>
<p><strong>“Köklü miras yeniden doğacak”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde uzun dönemdir atölyeler yürüten heykeltıraş Esen Kesecioğlu, “Basmanın hikayesi İzmir’de uzun yıllara dayanıyor. Atölyelerde yeniden geleneksel yöntemlere erişmeyi hedefliyoruz. Böyle bir mirasın yeniden burada var olmasını sağlamak gibi hedefimiz var. Güncel tasarımcılarla ve sanatçılarla çalışarak basmayı yeniden nasıl bu hayatta var olabilir hale getirebiliriz onu çalışacağız” dedi.</p>
<p><strong>Basma deneyim atölyesine dönüştü</strong></p>
<p>Basma Deneyim Atölyesi farklı konulardaki çalışma gruplarının üretimle iç içe çalışmalarını gerçekleştirecekleri bir kültür, eğitim ve paylaşım merkezi haline geldi. Ustaların, zanaatkârların, bilim insanlarının, sanatçıların gençlerin ve meraklıların bir araya geleceği bu mekân, hem üretim kültürünü yaşatacak hem de geçmişin renkli hikâyelerini geleceğe taşıyacak.</p>
<p><strong>İzmir için önemi</strong></p>
<p>Basmane semti, adını bölgede kurulan basma üretim tesislerinden aldı. 18. ve 19. yüzyıllarda İzmir’in ticaret hayatında önemli bir yere sahip olan bu üretim tesisi ve çevresindeki atölyeler, hem kentin yerel ekonomisini güçlendirdi hem de İzmir’in Avrupa’da o yıllarda basma kumaşlarıyla anılmasını sağladı. Günümüzde Basmane Garı’nın bulunduğu alan ve çevresi, o dönemde bu üretim tesislerinin yoğunlaştığı bölge oldu. Basmane’de doğan geleneksel basmacılığın, Cumhuriyet’in planlı sanayileşme hamlesiyle şekillenen Sümerbank çatısı ve yerel ölçekte Nazilli Fabrikası hattında evrilmesi, hem yerel üretim kültürünün dönüşümünü hem de ulusal ekonomik politikalarının yerele yansımasını göstermesi açısından dikkat çekici hale geldi.</p>
<p>Proje, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kültürel Mirasın Yönetimi ve Tanıtımı Müdürlüğü yürütücülüğünde, Sosyal Hizmetler ile Kadın ve Aile Hizmetleri, Kültür ve Sosyal Hizmetler daire başkanlıklarının ilgili birimleri, Türk Kadınlar Birliği İzmir Şubesi ile İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) ortaklığıyla hayata geçiriliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basmanede-basma-sanati-yeniden-doguyor-597545">Basmane&#8217;de &#8220;Basma&#8221; sanatı yeniden doğuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuşaklar Kültürel Mirasın İzini İKÇÜ&#8217;de Sürdü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kusaklar-kulturel-mirasin-izini-ikcude-surdu-543107</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Jun 2025 08:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ikçüde]]></category>
		<category><![CDATA[izini]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[kuşaklar]]></category>
		<category><![CDATA[mirasın]]></category>
		<category><![CDATA[sürdü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543107</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Bilim İletişim Ofisince  “Kültürel Mirasın İzinde”  başlıklı söyleşi programı düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kusaklar-kulturel-mirasin-izini-ikcude-surdu-543107">Kuşaklar Kültürel Mirasın İzini İKÇÜ&#8217;de Sürdü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Bilim İletişim Ofisince  “Kültürel Mirasın İzinde”  başlıklı söyleşi programı düzenlendi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin “Türk Kültürü ve Özellikleri” başlığıyla konuk edildiği söyleşinin moderatörlüğünü Rektör Yardımcısı ve  Bilim İletişim Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Yasin Bulduklu üstlenirken Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinden Arş. Gör. Asuman Baş, “Kültürel Miras’ın İzinde Moğolistan&#8217;daki Göktürk İzleri” başlıklı bir sunum yaptı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Genç Yeşilay İKÇÜ’nün davetlisi olarak kampüste ağırlanan Selahaddin Eyyubi İmam Hatip Ortaokulu, Sezai Karakoç Anadolu Lisesi, Güzeltepe Ortaokulu, Mehmet Hikmet Kaşerci Ortaokulu ve Cemil Atlas Ortaokulunda eğitim alan öğrenciler ve öğretmenlerinin misafir edildiği söyleşiyi, Rektör Yardımcıları Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Yıldırım Sarı, Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Dereli, Genç Yeşilay İKÇÜ Akademik Danışmanı Dr.Öğr.Üyesi Feyza Dereli, Yeşilay İl Yönetim Kurulu üyesi Giray Kırım, Topluluk Başkanı Elanur Sarıkaya, İKÇÜ Bilim İletişim Ofisi Sorumluları Öğr. Gör. Fatma Değirmenci, Uğur Ekenoğlu, akademik ve idari personel takip etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Çatışmalar, Aile İlişkilerine Atfedilen Değerin Yok Edilmesi Amaçlı</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Söyleşide gençlere seslenen Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, toplumların geleceğinin eğitim kurumlarında inşa edildiğini aktardığı konuşmasında, öğretmen, öğrenci ve aile iş birliğinin bu yapının olmazsa olmazı olduğunu kaydetti. Kadim medeniyetimizde aile değerlerinin ayakta tutulması, çocukların daha iyi yetiştirilmesi ve eşler arasında iyi iletişimin kurulması adına birçok unsurun yer aldığını aktaran Prof. Dr. Köse, “Aile küçük bir devlet, devlet büyük bir ailedir. Devlet de o milletin büyük ailesidir. Devlet ve toplumun yapı taşları aileden oluşur. Ailede yer alan akrabalık kavramlarını topluma taşıyan, hiç tanımadığınız kişilere ana, baba, teyze, amca, dayı diye hitap edebilen köklü bir yapıya sahibiz. Ortak kültüre, tarihe, değerlere sahip olan bu değerlere sahip çıkan milletleri hiç bir güç yıkamaz. Aynı şekilde ailenin de ortak bağları, duygusal alışverişi ne kadar güçlü ise o kadar dayanıklı olur. Aile kavramı üzerinden oluşturulan problemler toplumun temel yapısına zarar vermektedir. Son dönemlerde özgürlük ve bireysellik kisvesi altında yaratılan çatışmalar maalesef aile ilişkilerine atfedilen değerin yok edilmesi amaçlıdır. Popüler kültür, teknoloji ve sosyal medyanın da etkisiyle yalnızlaşan, yabancılaşan ve kimlik arayışına giren çocuklarımızı bu sarmaldan ancak aile içindeki o sevgi, şefkat dolu muhabbet ortamı kurtarır” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Batı’nın Uyguladığı Tehlikeli Bir Politikanın Parçası</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Güçlü geleceğin anahtarının ailelerde olduğunu ifade eden Prof. Dr. Köse, aile ile gençler arasındaki kuşaklararası iletişim çatışmasının sevgiye dayalı dayanışma ağlarının kurulmasıyla sona erdirileceğini belirtti. Rektör Prof. Dr. Köse, “Günümüz dünyasında özellikle bireysel özgürlükler, haklar birey olma gibi birtakım kavramlar üzerinden anne babalarla ilişkilerin biraz daha sınırlı olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Ailenin değersizleştirilmesi, büyüklerinden uzak, kültürel değerlerinden, gelenek ve göreneklerin koparılmış nesillerin yetiştirilmesi Batı’nın tüm dünyada uyguladığı tehlikeli bir politikanın parçasıdır. Anneniz ve babanız sizin geçtiğiniz yollardan çoktan geçmişler. Bilgileri var, birikimleri var, donanımları var, tecrübeleri var. Aslında onları size aktarmak isterler. Sizleri dinlerken dinlenilmek de isterler. İşte karşılıklı olarak geliştirilecek anlayış , saygı ve hoşgörü sayesinde tüm sorunların üstesinden gelinebilir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Doğru Yaklaşımla Tehlikelerden Asgari Şekilde Etkileniriz</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Aile içinde kurulamayan sağlıklı ilişkilerin bireyleri dışarıdaki zararlı kaynaklara yönelttiğini söyleyen Prof. Dr. Köse, sevgi ortamında büyüyen nesillerin toplumları ileri taşıyacağını vurguladı. Rektör Prof. Dr. Köse, “Sevgi, güven ve bağlanma yaratılış gerçekliğine bağlı bir ihtiyaçtır. Bunu aile içinde anne-babadan karşılayamayan çocukların buldukları insanlara kaymaları o yoksunluğun doğal bir sonucudur. Araştırmalar, sevgi, ilgi, güven içinde büyüyen çocukların daha zeki, daha sağlıklı, daha başarılı ve stresle başa çıkmada daha becerili olduğunu ortaya koymuştur. Sevgisi ve ilgiden mahrum büyüyen çocukların ise sinirli, dikkat sorunu bulunan, korkak ve endişeli, hemen panikleyen, hastalıklı ve hiperaktif yetişkinler olarak öne çıktıkları belirlenmiştir. Çocuğun hayat boyu kullanacağı ve kendisinden sonraki kuşaklara da transfer edeceği özellikler aileden geçer. Bu doğrultuda konuya geniş perspektiften bakarsak geleceğimizin teminatı olan nesillerimize doğru yaklaşımlarla ulaşırsak çağın tehlikelerinden asgari şekilde etkileniriz” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Moğolistan Türk Tarihinin Başlangıç Noktası</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>İKÇÜ’nün Moğolistan coğrafyasında izini sürdüğü Türk Devletlerinin araştırma ekibinde yer alan Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinden Arş. Gör. Asuman Baş, çocukların ve gençlerin ilgi düzeyleri doğrultusunda kendilerini geliştirebilecekleri alanların oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Baş, “ Gençlerimizi, sporla, bilimle, kültürle, sanatla, edebiyatla ilgilenmelerini sağlayarak; ilgi alanlarına, meraklarına göre farklı uzmanlıklara yönlendirerek birçok olumsuzluktan etkilenmeyeceklerini düşünüyorum. Bu anlamda özellikle sporun, sanatın ve edebiyatın çok önemli bir uğraş olduğunu düşünüyoruz. İKÇÜ bünyesinde yer alan genç bir araştırmacı olarak yaklaşık 7 yıldır Moğolistan&#8217;da yürütülen Türk tarihi araştırmalarına katılma şansım oldu. Dekanımız Prof. Dr. Şaban Doğan başkanlığında Moğol coğrafyasında yürütülen arkeolojik incelemelere kimi zaman üniversite iş birlikleri ile kimi zaman ortak kazı ve yüzey araştırmaları ile iştirak ediyoruz. Moğolistan Türk tarihinin başlangıç noktası. MEB müfredatında da yer verilen İslamiyet öncesi Türk tarihine dair buradaki eserleri biliyor olmak bir vatandaşlık görevi. Oradaki eserler kitabelerle sınırlı değil. Orada derin bir Türk sanatı anlayışını, şehircilik anlayışını görmekteyiz” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Türk Eserleri Haksız Eleştiriye Maruz Kalıyor</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Sunumunda henüz müfredata yansımayan bilim çevrelerinin bildiği yüzey çalışmalarından elde edilen fotoğrafları paylaşan Arş. Gör. Baş, “Bu keşiflerdeki yazıtlar sadece  dil, tarih için değil aynı zamanda Türklerin müzikle meşgul olduğunu erken Türk tarihinde, müziğin Türkler tarafından bir etkinlik aracı olduğunu görüyoruz.  Biz bu keşifler sayesinde Türklerin sadece savaşla ilgilenmediğini, aynı zamanda sanat icra ettiklerini de ortaya koyduk” şeklinde konuştu. Sosyal medyada  7 ve 8. yüzyıldaki Roma-Bizans eserleriyle Türk eserlerinin kıyaslanarak haksız eleştiriye maruz kaldığına dikkat çeken Arş. Gör. Baş,”Biz hocalarımızla Moğolistan&#8217;da vakit geçirdik. Moğolistan’da yaşayınca şartlarını anlayabileceğiniz bir yer. Orada bu eserleri ortaya koyabilmek, icra edebilmek büyük önem taşıyor. Çünkü hiçbir şey yok. Malzemeniz yok. Koşullar çok çetin. Bulduğunuz herhangi bir taşı dönüştürebilmek oradaki koşullar için büyük bir zanaatkârlık istiyor. Batıdaki gibi Roma&#8217;daki gibi bir sanat eseri ortaya koyabileceğiniz malzeme söz konusu değil zaten bu topraklarda. O yüzden bu eserlerin hepsi çok kıymetli. Türkler malzeme olduğunda bunu işlemek konusunda da çok becerikliler, hamaratlar” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Vatandaşlık Görevi Görerek Orada Yer Alıyoruz</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Genç bir araştırmacı olarak Türk tarihine sahip çıkılmasını bir vatandaşlık görevi olarak gördüğünü vurgulayan Arş. Gör. Asuman Baş, “Türkler mevcut imkanlarıyla hem madenini çok iyi işlemişler hem de bunlardan bazı sanat eserleri yaratmışlar. Moğolistan&#8217;da 7 yıldır yürüttüğümüz çalışmaların en önemli verisi Orhun Yazıtlarında bahsi geçen Togubalık kazısıydı. Arkeoloji Bölümü, Coğrafya Bölümü, Türk Dil ve Edebiyatı Bölümü, aynı zamanda Medya İletişim Bölümü de çalışmalara dahil olmuş durumda. Bölgede olmak sadece bizim yürüttüğümüz çalışmalar açısından önemli değil, başkalarının yaptığı çalışmaları takip edebilmek açısından da önemli. Ama akademik disiplinin, uzmanlık alanının yanında bunu bir milli görev bir vatandaşlık görevi görerek orada yer alıyoruz” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
</div>
<div> </div>
<div> </div>
<div> </div>
<div> </div></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kusaklar-kulturel-mirasin-izini-ikcude-surdu-543107">Kuşaklar Kültürel Mirasın İzini İKÇÜ&#8217;de Sürdü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kültürel mirasın örgütlü savunusu Sefa Taşkın, deneyimlerini Bornova&#8217;da paylaşacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kulturel-mirasin-orgutlu-savunusu-sefa-taskin-deneyimlerini-bornovada-paylasacak-525488</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 May 2025 08:08:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[bornovada]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimlerini]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[mirasın]]></category>
		<category><![CDATA[örgütlü]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşacak]]></category>
		<category><![CDATA[savunusu]]></category>
		<category><![CDATA[sefa]]></category>
		<category><![CDATA[taşkın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=525488</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi Müze Müdürlüğü’nün “Taşların Hafızası Söyleşi Serisi” kapsamında düzenlediği etkinliğin konuğu, Bergama Belediyesi Eşki Başkanı ve araştırmacı-yazar Sefa Taşkın olacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kulturel-mirasin-orgutlu-savunusu-sefa-taskin-deneyimlerini-bornovada-paylasacak-525488">Kültürel mirasın örgütlü savunusu Sefa Taşkın, deneyimlerini Bornova&#8217;da paylaşacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi Müze Müdürlüğü’nün “Taşların Hafızası Söyleşi Serisi” kapsamında düzenlediği etkinliğin konuğu, Bergama Belediyesi Eşki Başkanı ve araştırmacı-yazar Sefa Taşkın olacak. Söyleşi, 7 Mayıs Çarşamba günü saat 17.00’de Dramalılar Köşkü Kent Arşivi ve Müzesi’nde gerçekleşecek.</p>
<p><b> Bergama’nın mücadelesi Bornova’ya ilham verecek</b></p>
<p>Taşkın, 1989-1999 yılları arasında iki dönem yürüttüğü belediye başkanlığı süresince Bergama’nın kültürel mirasını korumaya yönelik gerçekleştirdiği çalışmaları anlatacak. Sunumda, sivil toplum kuruluşlarının katkısı, halkla yürütülen iş birlikleri, karşılaşılan zorluklar ve elde edilen başarılar detaylı biçimde ele alınacak.</p>
<p><b> Yerel deneyimlerden küresel derslere</b></p>
<p>Etkinlikte, arkeolojik alanların yaşatılmasında uygulanan yenilikçi yöntemler, kültürel miras eğitimleri, festivaller ve uluslararası iş birlikleri gibi pek çok konu konuşulacak. Taşkın, Bergama’nın dünya çapındaki tanınırlığını artıran adımları da Bornovalılarla paylaşacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kulturel-mirasin-orgutlu-savunusu-sefa-taskin-deneyimlerini-bornovada-paylasacak-525488">Kültürel mirasın örgütlü savunusu Sefa Taşkın, deneyimlerini Bornova&#8217;da paylaşacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuklu Belediyesi tarihi ve kültürel mirasın gün yüzüne çıkarılması kapsamında 2009 yılında tarihi bina olarak tescil edilen Eski Hemşirelik Binası&#8217;nın restorasyon çalışmalarını başarıyla tamamladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediyesi-tarihi-ve-kulturel-mirasin-gun-yuzune-cikarilmasi-kapsaminda-2009-yilinda-tarihi-bina-olarak-tescil-edilen-eski-hemsirelik-binasinin-restorasyon-calismalarini-basariyla-tamamladi-454540</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2024 13:38:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[binasının]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalarını]]></category>
		<category><![CDATA[çıkarılması]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[eski]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hemşirelik]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[mirasın]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[restorasyon]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[tamamladı]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[tescil]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<category><![CDATA[yüzüne]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=454540</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi tarihi mirasa vefa kapsamında 1915 yılında inşa edilen ve Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 3263 sayılı kararı ile 2009 tarihi bina olarak tescil edilen Eski Hemşirelik Binası’nda başlattığı restorasyon çalışmalarını tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediyesi-tarihi-ve-kulturel-mirasin-gun-yuzune-cikarilmasi-kapsaminda-2009-yilinda-tarihi-bina-olarak-tescil-edilen-eski-hemsirelik-binasinin-restorasyon-calismalarini-basariyla-tamamladi-454540">Selçuklu Belediyesi tarihi ve kültürel mirasın gün yüzüne çıkarılması kapsamında 2009 yılında tarihi bina olarak tescil edilen Eski Hemşirelik Binası&#8217;nın restorasyon çalışmalarını başarıyla tamamladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi tarihi mirasa vefa kapsamında 1915 yılında inşa edilen ve Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 3263 sayılı kararı ile 2009 tarihi bina olarak tescil edilen Eski Hemşirelik Binası’nda başlattığı restorasyon çalışmalarını tamamladı.</p>
<p>Büyük bir özveri ile yürütülen çalışmalar sonucunda Konya’nın önemli tarihi hafızalarından biri olan bina aslına uygun olarak restore edilerek gelecek kuşaklara aktarılmış oldu.  </p>
<p><b>Başkan Pekyatırmacı: “Tarihi Hemşirelik Binası’nı aslına uygun bir şekilde restore ettik”</b></p>
<p>Selçuklu Belediyesi olarak kadim medeniyetten aldıkları güçle geçmişten gelen tarihi emanetlere sahip çıkmak adına önemli bir hassasiyet taşıdıklarını ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı: “Millet olarak tarihi bağlarımızdan aldığımız ilhamı gelecek nesillere de taşımak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve bu gayret önemli misyonlarımızdan bir tanesi. Selçuklu Belediyesi olarak ilçemizde bugüne kadar önemli restorasyon çalışmaları yürüttük ve şehrin turizmine katkı sağlayan önemli eserleri gün yüzüne çıkardık.  Bu çalışmalarımıza ek olarak Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kararı ile 2009 yılında tarihi bina olarak tescil edilen Eski Hemşire Binası’nda başladığımız restorasyon çalışmalarını tarihi dokuya uygun olarak tamamlamış bulunuyoruz. 1915 yılından günümüze tarihi bir miras olarak gelen bu yapımız Geleneksel Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları, Obezite Merkezi ve Sigara Bırakma Merkezi olarak hizmet verecek. Biz bu çalışmalarımızda ilham kaynağımızı tarihe olan vefa duygumuzdan alıyoruz ve bu vizyonla çalışmalarımıza devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>Restorasyon titizlikle tamamlandı   </b></p>
<p>Tartihi Hemşirelik Binası restorasyon çalışmalarında tüm binanın duvar tadilatları (sıva, boya) restorasyonlarda kullanılan metotlar doğrultusunda gerçekleştirildi. Aydınlatma, kamera, kablolama ve benzeri elektrik sistemleri aslına uygun olarak projelendirilerek yapıldı. Mekanik tesisatları (doğalgaz, ısıtma, temiz su vb.) orijinaline sadık kalınarak yeniden yapıldı. Dış cephe ve çatı sistemleri özgün malzemelerle yenilendi. Bina içi (tavan, zemin seramikleri, ahşap kapı ve pencereleri) kullanım konseptine uygun olarak tamamen yenilendi. Çevre düzenlemesi, direkli aydınlatma ve tretuvar çalışmaları restorasyonu tamamlanan bina Konya Numune Hastanesi Başhekimliği hizmetinde kullanılmak üzere teslim edildi. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediyesi-tarihi-ve-kulturel-mirasin-gun-yuzune-cikarilmasi-kapsaminda-2009-yilinda-tarihi-bina-olarak-tescil-edilen-eski-hemsirelik-binasinin-restorasyon-calismalarini-basariyla-tamamladi-454540">Selçuklu Belediyesi tarihi ve kültürel mirasın gün yüzüne çıkarılması kapsamında 2009 yılında tarihi bina olarak tescil edilen Eski Hemşirelik Binası&#8217;nın restorasyon çalışmalarını başarıyla tamamladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kültürel Mirasın Modern Yorumu:  Steve Coleman 17 Kasım&#8217;da CRR&#8217;de!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kulturel-mirasin-modern-yorumu-steve-coleman-17-kasimda-crrde-419800</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Nov 2023 07:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[coleman]]></category>
		<category><![CDATA[crrde]]></category>
		<category><![CDATA[kasımda]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[mirasın]]></category>
		<category><![CDATA[modern]]></category>
		<category><![CDATA[steve]]></category>
		<category><![CDATA[yorumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419800</guid>

					<description><![CDATA[<p>stanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu, 17 Kasım Cuma akşamı saat 20.00'de, çağdaş caz müziğinin öncü isimlerinden Steve Coleman ve üçlüsü Reflex'i ağırlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kulturel-mirasin-modern-yorumu-steve-coleman-17-kasimda-crrde-419800">Kültürel Mirasın Modern Yorumu:  Steve Coleman 17 Kasım&#8217;da CRR&#8217;de!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><strong>Kültürel Mirasın Modern Yorumu: </strong></p>
<p><strong>Steve Coleman 17 Kasım’da CRR’de!</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Steve Coleman &#038; Reflex Üçlüsü ile Cazın Derinliklerine Seyahat</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu, 17 Kasım Cuma akşamı saat 20.00&#8217;de, çağdaş caz müziğinin öncü isimlerinden Steve Coleman ve üçlüsü Reflex&#8217;i ağırlıyor. Amerikan modern cazının sınırlarını zorlayan alto saksafoncu, besteci ve müzik teorisyeni Steve Coleman’a; bas gitarda Rich Brown, davulda Sean Rickman eşlik edecek. Coleman ve Reflex, bu performanslarıyla, sadece kendilerine has özgün sesleriyle değil, aynı zamanda caz severlere sundukları derin ve etkileyici müzikal deneyimle de akıllarda kalacak.</strong></p>
<p> </p>
<p>Coleman&#8217;ın sanatı, Afrika ritimleri ve melodilerini, modern cazın özgür ruhu ile birleştiriyor. Eski kültürlerin derinliklerinden süzülüp gelen ve Von Freeman ile Sam Rivers gibi ustalardan aldığı ilhamla yoğrulan ses, Coleman’ın Batı Afrika müziğine olan ilgisi ile şekilleniyor. Coleman, bu etkileri M-Base konsepti altında toplayarak, doğaçlama cazın sınırlarını zorlayan yenilikçi ve dinamik bir tarz geliştirdi.</p>
<p> </p>
<p>Coleman’ın, müziksel bir dil olarak M-Base’i tanımladığı, 1980’lerde Graham Haynes ile birlikte yürüttüğü sokak orkestrasından gelişen ve sonrasında “Steve Coleman and Five Elements” olarak evrilen efsanevi topluluğunun yankıları, Motherland Pulse, On The Edge Of Tomorrow ve World Expansion gibi albümlerinde kendini gösterdi. Bu albümler, Afro-Amerikan müziğinin erken dönem formlarını yeniden tanımlarken, melodik genişlemelere de yer vermiş, bu sayede Coleman’ın müziğinde sınırsız yaratıcılığın kapılarını aralamıştır.</p>
<p> </p>
<p>Cazın dâhiyane çocuğu olarak görülen Coleman, müziğini sürekli evrimleştirerek Afrika, Asya ve Latin kültürlerinin melodik, ritmik ve yapısal bileşenleri ile bezemekte, bilgelikle harmanladığı doğa, metafizik ve bilim ilhamlarıyla müzikseverleri kozmik bir keşfe çıkarmaktadır. Reflex ile sahneye çıkan Coleman, cazın bu etkileyici ve dönüştürücü gücünü yaşamak isteyen herkesi, bu özel akşamda, müziğin transandantal sınırlarını zorlayan bir yolculuğa davet ediyor.</p>
<p> </p>
<p>Cemal Reşit Rey Konser Salonu&#8217;nda gerçekleşecek bu caz serüveninin biletleri 50-100-165 ve 200 TL olarak CRR gişesinde ve Biletix’te satışta.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kulturel-mirasin-modern-yorumu-steve-coleman-17-kasimda-crrde-419800">Kültürel Mirasın Modern Yorumu:  Steve Coleman 17 Kasım&#8217;da CRR&#8217;de!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
