<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mikrobiyota | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/mikrobiyota/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/mikrobiyota</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Feb 2026 08:13:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>Mikrobiyota | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/mikrobiyota</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Doğru Probiyotik Ramazan Ayında Bağırsak Sağlığınıza İyi Gelir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogru-probiyotik-ramazan-ayinda-bagirsak-sagliginiza-iyi-gelir-615826</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 08:13:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[Mikrobiyota]]></category>
		<category><![CDATA[Probiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığınıza]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<category><![CDATA[yoğurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615826</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayında uygulanan intermittent fasting yani aralıklı oruç, yani gün ışığı saatlerinde yemekten uzak durma, bağırsaklardaki mikroorganizma topluluğu olan mikrobiyotayı önemli ölçüde yeniden şekillendiriyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogru-probiyotik-ramazan-ayinda-bagirsak-sagliginiza-iyi-gelir-615826">Doğru Probiyotik Ramazan Ayında Bağırsak Sağlığınıza İyi Gelir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında uygulanan intermittent fasting yani aralıklı oruç, yani gün ışığı saatlerinde yemekten uzak durma, bağırsaklardaki mikroorganizma topluluğu olan mikrobiyotayı önemli ölçüde yeniden şekillendiriyor. Yapılan bilimsel araştırmalar, bu sürecin mikrobiyal çeşitliliği artırdığını ve kısa zincirli yağ asitleri (SCFA) üretimini teşvik ettiğini gösteriyor. SCFA&#8217;ler, bağırsak duvarını güçlendirerek iltihaplanmayı azaltıyor, bağışıklık sistemini destekliyor ve hatta beyin sağlığına olumlu etki ediyor. Ramazan ayı, kilo kaybı veya enerji seviyeleriyle ilişkilendirirken, mikrobiyota değişiklikleri gibi derin etkiler göz ardı ediliyor. Oysa bu; obezite, diyabet ve sindirim sorunları gibi modern hastalıklarla mücadelede kritik rol oynuyor. Memorial Antalya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Berna Ertuğ, orucun bağırsak sağlığına faydası hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Oruç tutmak bağırsak sağlığına iyi geliyor</strong></p>
<p>Ramazan ayı, milyonlarca kişi için manevi bir “yenilenme” dönemi olmanın yanı sıra, beden sağlığı üzerinde de ilginç etkilere sahiptir. Ancak sahur ve iftar yemekleri, su tüketimi veya kilo yönetimi gibi yaygın konuların ötesinde, az bilinen bir etkisi de orucun bağırsak mikrobiyotası üzerindeki dönüştürücü etkisidir. Yapılan araştırmalarda Ramazan sonrası mikrobiyota çeşitliliğinin arttığı ve faydalı bakterilerin (örneğin, kısa zincirli yağ asidi üreten türler) çoğaldığı gözlemlenmiştir. </p>
<p><strong>Ramazan ayının sağlığa uzun vadeli, olumlu katkıları oluyor</strong></p>
<p>Ramazan ayı, uzun süreli açlık dönemleriyle birlikte sindirim sistemimizi zorlayabilir. Bu süreçte probiyotik gıdalar, bağırsak mikrobiyotasını destekleyerek hazımsızlık, gaz, şişkinlik, kabızlık veya ishal gibi sorunları önlemeye yardımcı olur. Probiyotikler, canlı mikroorganizmalar olarak tanımlanır ve fermente gıdalar yoluyla alınabilir; bu da sindirimi sağlayan enzimleri aktive eder ve iyi bakterilerin sayısını artırır.</p>
<p>Bu etkiler yaş, mevcut sağlık durumu gibi bireysel faktörlere göre değişebilir. Hamileler, diyabet hastaları veya kronik rahatsızlığı olanlar, oruç öncesi doktorlarına danışmalıdır. Bağırsak mikrobiyotası yeniden yapılandırılarak uzun vadeli sağlık kazanımları sağlanabilir.</p>
<p><strong>Probiyotik gıdaların Ramazan ayında bağırsak sağlığına etkileri şu şekildedir;</strong></p>
<ul>
<li><strong>Sindirim Düzenlemesi:</strong> Oruç sırasında mide ve bağırsaklar dinlenir, ancak iftar ve sahurda dengesiz beslenme hazımsızlık yaratabilir. Probiyotikler, bu dengesizliği gidererek ağrı ve şişkinliği azaltır.</li>
<li><strong>Bağışıklık Güçlendirme:</strong> Ramazan&#8217;da bağışıklık sistemi zayıflayabilir; probiyotikler, kötü bakterilerin kana karışmasını engelleyerek genel sağlığı korur.</li>
<li><strong>Bağırsak Florasını Destekleme:</strong> Özellikle sahurda tüketildiğinde, mikrobiyotayı yenileyerek uzun vadeli faydalar sağlar. Araştırmalar, probiyotik takviyesinin sindirim sorunlarını etkili şekilde azalttığını göstermektedir.</li>
</ul>
<p><strong>Probiyotikten zengin gıdalar aşağıdaki gibidir;</strong></p>
<ul>
<li><strong>Yoğurt ve kefir:</strong> Ev yapımı yoğurt veya kefir, günlük probiyotik ihtiyacını karşılar. Sahurda bir kase yoğurt, sindirimi kolaylaştırır.</li>
<li><strong>Turşu ve lahana turşusu:</strong> Lahana turşusu gibi fermente sebzeler, yüksek probiyotik içerir. İftarda salata yanında tüketin.</li>
<li><strong>Peynir, tarhana ve şalgam suyu:</strong> Eski kaşar gibi peynir çeşitleri ve tarhana çorbası, probiyotik kaynağıdır. Şalgam suyu ise bağışıklığı destekler.</li>
<li><strong>Diğer örnekler:</strong> Kimchi, kombucha, miso veya elma sirkesi gibi uluslararası seçenekler de faydalıdır, ancak Türk mutfağına uyarlayarak kullanın.</li>
</ul>
<p>Probiyotik gıdaları aşağıdaki şekilde tüketin;</p>
<ul>
<li><strong>Sahurda:</strong> Probiyotik gıdaları sahurda tercih edin; örneğin, yoğurtla karıştırılmış probiyotik takviyesi veya kefir. Bu, gün boyu sindirimi destekler.</li>
<li><strong>İftarda:</strong> Ağır yemeklerden sonra turşu veya yoğurt ekleyin. Prebiyotik gıdalar (pırasa, enginar) ile birleştirin ki probiyotikler daha etkili olsun.</li>
<li><strong>Günlük Miktar:</strong> Günde 1-2 porsiyon yeterli. Aşırı tüketimden kaçının ve suyla destekleyin.</li>
</ul>
<p> Eğer divertikülit gibi kronik bir rahatsızlığınız varsa doktorunuza danışmadan tüketmeyin.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogru-probiyotik-ramazan-ayinda-bagirsak-sagliginiza-iyi-gelir-615826">Doğru Probiyotik Ramazan Ayında Bağırsak Sağlığınıza İyi Gelir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçek Yaşınız Kimliğinizde Değil, Bağırsaklarınızda Yazıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gercek-yasiniz-kimliginizde-degil-bagirsaklarinizda-yaziyor-615524</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 07:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsaklarınızda]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[İltihap]]></category>
		<category><![CDATA[kimliğinizde]]></category>
		<category><![CDATA[Mikrobiyota]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşınız]]></category>
		<category><![CDATA[yazıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615524</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda öne çıkan “bağırsak yaşı” kavramı uzun ve sağlıklı yaşam (longevity) araştırmalarında giderek daha güçlü bir yer ediniyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-yasiniz-kimliginizde-degil-bagirsaklarinizda-yaziyor-615524">Gerçek Yaşınız Kimliğinizde Değil, Bağırsaklarınızda Yazıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda öne çıkan “bağırsak yaşı” kavramı uzun ve sağlıklı yaşam (longevity) araştırmalarında giderek daha güçlü bir yer ediniyor. Son yıllarda bilim dünyası, sağlıklı yaş almanın anahtarını şaşırtıcı bir şekilde bağırsak sisteminde arıyor. Yaşa bağlı hastalıkların arkasındaki sessiz biyolojik süreç mikrobiyotamız olabilir.  <strong>Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer</strong> bağırsaklarda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın dengesinin bozulmasının; kalp hastalıklarından diyabete, unutkanlıktan bağışıklık sorunlarına kadar birçok tabloyla ilişkili olduğuna dikkat çekiyor. <strong>Prof. Dr. Tamer</strong>, sağlıklı yaşlanmanın anahtarının sindirim sisteminde gizli olduğunu vurguluyor ve bağırsakları genç tutmanın yollarını anlatıyor. </p>
<p><strong>Yaşlanmanın Temeli Bağırsaklarda!</strong></p>
<p>Yaşlanmayı çoğu zaman aynadaki görüntümüzle ya da takvim yaşımızla ilişkilendiririz; oysa gerçek biyolojik yaşımızın önemli bir kısmı bağırsaklarımızda saklıdır. Son yıllarda bilim dünyası, yaşlanma sürecini ve yaşa bağlı hastalıkları anlamada bağırsak mikrobiyotasını merkeze alıyor. Bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın sindirimden bağışıklığa, ruh hâlinden beyin sağlığına kadar birçok sistemi etkilediğini belirten <strong>Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Bağırsaklar adeta dinamik bir ekosistem oluşturuyor.  Genç ve sağlıklı bireylerde bu mikroorganizmalar çeşitlilik gösterir ve dengeli bir uyum içinde çalışır. Ancak yaş ilerledikçe bu denge bozulur; faydalı bakterilerin azalması ve iltihap artırıcı türlerin çoğalmasıyla ortaya çıkan bu tablo, tıpta “disbiyozis” olarak adlandırılır ve sağlıksız yaşlanmanın temel biyolojik zeminlerinden biri olarak kabul edilir” diyor. </p>
<p><strong>Mikrobiyota ile Kronik İltihap Arasındaki İlişki…</strong></p>
<p>Yaşla birlikte vücutta ortaya çıkan en önemli biyolojik değişimlerden birinin çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen kronik iltihap süreci olduğuna dikkat çeken <strong>Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Bilim dünyasında bu tablo “inflammaging” olarak tanımlanır. Bu sessiz iltihaplanma; kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, Alzheimer ve bazı kanser türleri için uygun bir zemin oluşturabilir. Bu noktada bağırsaklar kritik bir rol oynar. Bozulmuş bir mikrobiyota dengesi, bağırsak duvarının geçirgenliğini artırarak zararlı maddelerin kana karışmasına yol açabilir. Bunun sonucunda bağışıklık sistemi sürekli tetikte kalır ve vücut, farkında olmadan uzun vadede kendi dokularını yıpratan bir savunma hâline girer” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Mikrobiyota, Yediklerimiz ve Hastalıklar Arasındaki İnce Çizgi </strong></p>
<p>Son yıllardaki bilimsel verilerle birlikte tip 2 diyabet ve obezitenin yalnızca kalori fazlasıyla açıklanamayacağını belirten <strong>Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Bağırsak mikrobiyotası metabolik denge üzerinde belirleyici rol oynar. Bağırsak bakterileri, liften zengin besinleri fermente ederek kısa zincirli yağ asitleri üretir; bu biyolojik bileşikler kan şekeri kontrolünü desteklerken iltihap düzeylerini de baskılamaya yardımcı olur. Ancak yaşla birlikte bu koruyucu bakterilerin azalması, insülin direncinin artmasına zemin hazırlayabilir. Öte yandan bazı bağırsak mikroorganizmaları, özellikle kırmızı et tüketimi sonrasında damar sertliğiyle ilişkilendirilen metabolitlerin oluşumuna katkıda bulunabilir. Bu mekanizmalar, kalp-damar hastalıklarının yaş ilerledikçe daha sık görülmesini açıklayan önemli biyolojik bağlantılar arasında yer alır” diyor. </p>
<p><strong>Alzheimer ve Parkinson’da Mikrobiyota Etkisi </strong></p>
<p>Bağırsaklarla beyin arasında kesintisiz bir iletişim ağı bulunduğunu söyleyen <strong>Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Bu biyolojik ilişki “beyin–bağırsak ekseni” olarak tanımlanır. Son yıllarda Alzheimer ve Parkinson hastaları üzerinde yürütülen araştırmalar, bu nörodejeneratif hastalıkların bağırsak mikrobiyotasındaki değişimlerle bağlantılı olabileceğine işaret ediyor. Mikrobiyota dengesinin bozulması yalnızca sindirimi değil, sinir sistemi üzerinden bilişsel fonksiyonları ve ruh hâlini de etkileyebilir. Bu nedenle bazı bireylerde sindirim şikâyetlerine eşlik eden unutkanlık, odaklanma güçlüğü veya duygudurum değişiklikleri görülebilir. Başka bir deyişle, tablo her zaman yalnızca beyinde başlamaz; biyolojik süreç çoğu zaman bağırsak düzeyinde şekillenir” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Bağırsaklarınızı Genç Tutmanın Formülü</strong></p>
<p>Mikrobiyota ile ilişkili sorunların bir kader olmadığını belirten <strong>Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Sağlıklı yaşlanan ve ileri yaşına rağmen aktif yaşamını sürdüren bireylerin mikrobiyota profilleri incelendiğinde, bakteri çeşitliliğinin büyük ölçüde korunduğu görülüyor. Longevity araştırmaları da benzer biçimde, sağlıklı yaş alan bireylerin ortak özelliklerinden birinin zengin ve dengeli bir bağırsak mikrobiyotası olduğunu ortaya koyuyor. Science dergisinde yayımlanan çalışmalarda 90 yaş üzerindeki sağlıklı bireylerde bile bu çeşitliliğin korunabildiği bildiriliyor” diyor. </p>
<p>Üstelik bunun için karmaşık ya da “mucize” çözümlere ihtiyaç yok” diyen <strong>Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, bağırsak yaşının genç kalmasına katkı sağlayan 5 maddeyi sıralıyor. </p>
<ul>
<li>Liften zengin sebze ve meyvelerle beslenmek, </li>
<li>Yoğurt ve kefir gibi fermente gıdaları tüketmek, </li>
<li>Düzenli hareket etmek, </li>
<li>Kaliteli uyumak ve </li>
<li>Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmak.</li>
</ul>
<p>Yaşlanmanın yalnızca takvimle ilgili olmadığını belirten <strong>Prof. Dr. Tamer</strong>, “Bağırsaklarımız ne kadar sağlıklıysa, genel sağlığımız da o kadar güçlü kalıyor. Sindirim sistemine özen göstermek, aslında kalbi, beyni ve uzun vadeli yaşam kalitesini korumak anlamına geliyor” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-yasiniz-kimliginizde-degil-bagirsaklarinizda-yaziyor-615524">Gerçek Yaşınız Kimliğinizde Değil, Bağırsaklarınızda Yazıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlanmayı Bağırsaklar Mı Yavaşlatıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaslanmayi-bagirsaklar-mi-yavaslatiyor-603313</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 07:51:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsaklar]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[Mikrobiyota]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmayı]]></category>
		<category><![CDATA[yavaşlatıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603313</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun ve sağlıklı yaşam artık yalnızca genetik mirasla açıklanmıyor. Bilim, yaşlanma hızımızın büyük ölçüde günlük alışkanlıklarımız, biyolojik ritmimiz ve bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca mikroorganizma tarafından belirlendiğini ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslanmayi-bagirsaklar-mi-yavaslatiyor-603313">Yaşlanmayı Bağırsaklar Mı Yavaşlatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun ve sağlıklı yaşam artık yalnızca genetik mirasla açıklanmıyor. Bilim, yaşlanma hızımızın büyük ölçüde günlük alışkanlıklarımız, biyolojik ritmimiz ve bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca mikroorganizma tarafından belirlendiğini ortaya koyuyor. Bağırsak mikrobiyotası; sindirimden bağışıklığa, uyku kalitesinden metabolik dengeye kadar pek çok hayati sistemi etkileyerek longevity’nin merkezinde yer alıyor. Yaşla birlikte bozulan bu denge ise kronik inflamasyon, enerji düşüklüğü ve hızlanan hücresel yaşlanma süreçlerini tetikleyebiliyor. <strong>Acıbadem Life Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal</strong>, “Uzun yaşam bir şans meselesi değil; mikrobiyota, biyolojik ritim ve beslenme alışkanlıklarının birlikte yönetildiği bilinçli bir yaşam tercihidir” vurgusunda bulunuyor.</p>
<p><strong>Longevity’nin Merkezinde Mikrobiyota Var</strong></p>
<p>Yaşlanmayı yalnızca takvimde ilerleyen yıllar olarak görmenin büyük bir yanılgı olduğunu belirten <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal</strong>, “Bilim artık yaşlanmanın; genetik mirasımız, yaşam tarzımız, hormonlarımız, bağışıklık sistemimiz ve mikrobiyomumuzun birlikte şekillendirdiği karmaşık ve dinamik bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Vücudumuz yaş aldıkça dayanıklılığını bir miktar kaybediyor; savunma mekanizmaları zayıflıyor ve hastalıklara karşı kırılganlık artıyor. Ancak çoğu kişinin farkında olmadığı kritik bir gerçek var: Yaşlanma sürecinin merkezinde, bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın oluşturduğu mikrobiyota yer alıyor” diyor.</p>
<p><strong>Mikrobiyota Dengesi Bozulunca Yaşlanma Başlıyor</strong></p>
<p>Bağırsak mikrobiyotasının yalnızca sindirim sürecini destekleyen pasif bir sistem olmadığını ifade eden <strong>Belinda İrem Ardal</strong>, “Bağışıklık yanıtından ruh haline, metabolik dengeden bilişsel fonksiyonlara kadar pek çok hayati mekanizmanın aktif bir düzenleyicisidir. Bilimsel araştırmalar, yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan düşük dereceli kronik inflamasyonun — literatürde <em>“inflammaging”</em> olarak tanımlanan sürecin — mikrobiyota dengesinin bozulmasıyla doğrudan ilişkili olabileceğini gösteriyor. Nitekim yapılan çalışmalar, genç bireylerle ileri yaş grubundaki bireylerin bağırsak mikrobiyotası arasında çeşitlilik, baskın bakteri türleri ve fonksiyonel kapasite açısından belirgin farklar bulunduğunu ortaya koyuyor” diyerek bu değişimin, yalnızca sindirim sağlığını değil; yaşlanma hızını ve hastalıklara yatkınlığı da etkileyen kritik bir faktör olarak öne çıktığını belirtiyor. </p>
<p><strong>Beslenme Sadece Kilo Kontrolünde Etkili Değil!</strong></p>
<p>Longevity’yi belirleyen en güçlü mekanizmalardan biri olarak biyolojik saatimizin öne çıktığını belirten <strong>Acıbadem Life Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal</strong>, “Biyolojik ritim; gündüz saatlerinde enerjimizi ve zihinsel performansımızı artırırken, gece boyunca hücresel onarım ve yenilenme süreçlerini devreye sokuyor. Öğünler arasında yeterli aralıklar oluşturulmasıyla birlikte otofajiyi — yani hasarlı hücrelerin temizlenmesini sağlayan doğal onarım mekanizmasını — destekler. Besinlerle alınan antioksidanlar, polifenoller ve anti-inflamatuar bileşikler ise oksidatif stresi azaltarak enerji düşüklüğü, kronik yorgunluk, hafıza ve konsantrasyon sorunları, kas-eklem ağrıları, cilt yaşlanması, bağışıklık zayıflığı, sindirim problemleri ve uyku bozuklukları gibi yaşla birlikte sık görülen belirtilerin hafiflemesine katkı sağlar. Böylece beslenme, yalnızca kilo kontrolü değil; hücresel gençliğin korunmasında da temel bir rol üstlenir” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><strong>8 Adımda Mikrobiyota Nasıl Desteklenir?</strong></p>
<p><strong>1. Küçük ve Sürdürülebilir Değişikliklerle Başlayın</strong></p>
<p>Büyük ve ani beslenme değişimleri mikrobiyota üzerinde stres yaratabilir. <strong>Acıbadem Life Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal</strong>, “Mikrobiyota istikrarı sever; sürdürülebilir alışkanlıklar, kısa vadeli diyetlerden çok daha kalıcı fayda sağlar” diyor.</p>
<p><strong>2. Yeterli ve Düzenli Sıvı Tüketin</strong></p>
<p>Su, sindirim sisteminin sağlıklı çalışması ve bağırsak geçiş süresinin dengelenmesi için kritik öneme sahiptir. Yetersiz sıvı alımı, kabızlık ve mikrobiyota dengesizliğine zemin hazırlayabilir.</p>
<p><strong>3. Öğünlerde Denge ve Çeşitliliği Önceliklendirin</strong></p>
<p>Her öğünde farklı renkler, farklı besin grupları ve dengeli makro dağılımı hedeflemek mikrobiyota çeşitliliğini artırır. <strong>Belinda İrem Ardal</strong>’a göre, “Ne kadar çeşitli beslenirsek, bağırsaklarımızda o kadar dirençli ve fonksiyonel bir bakteri ekosistemi oluştururuz.”</p>
<p><strong>4. Lif Alımını Artırın</strong></p>
<p>Lifler, mikrobiyotanın en önemli besin kaynağıdır. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve baklagiller; faydalı bakterilerin çoğalmasını destekler. Liften fakir beslenme ise mikrobiyota çeşitliliğini azaltır.</p>
<p><strong>5. Sağlıklı Yağlara Yer Açın</strong></p>
<p>Zeytinyağı, avokado, ceviz ve omega-3 kaynakları anti-inflamatuar etkileriyle bağırsak bariyerini destekler. Uzmanlar, özellikle Akdeniz tipi beslenmenin mikrobiyota üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>6. Fermente Gıdaları Rutine Ekleyin</strong></p>
<p>Doğru koşullarda fermente edilmiş kefir, yoğurt, ev yapımı lahana turşusu gibi probiyotik kaynaklar mikrobiyotayı güçlendirir.</p>
<p><strong>7. Vücudun Sinyallerini Dinleyin</strong></p>
<p>Açlık–tokluk hissi, şişkinlik, yorgunluk veya baş dönmesi gibi belirtiler mikrobiyota dengesine dair önemli ipuçları verir. Bu sinyalleri bastırmak yerine anlamak, uzun vadeli denge için kritiktir.</p>
<p><strong>8. Sosyal Yaşam ve Biyolojik Ritmi Göz Ardı Etmeyin</strong></p>
<p>Sosyal bağlar, stres düzeyi ve uyku düzeni mikrobiyota üzerinde doğrudan etkilidir. Yemek saatlerini sosyal yaşamla uyumlu hâle getirmek ve biyolojik ritmi desteklemek, sindirim sağlığını güçlendirir.<strong> Belinda İrem Ardal, </strong>“Mikrobiyota yalnızca ne yediğimizle değil; nasıl yaşadığımızla da şekillenir” diyerek yaşam tarzının altını çiziyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslanmayi-bagirsaklar-mi-yavaslatiyor-603313">Yaşlanmayı Bağırsaklar Mı Yavaşlatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mikrobiyolog Ali Rıza Akın&#8217;dan Kışa Hazırlık Tüyoları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mikrobiyolog-ali-riza-akindan-kisa-hazirlik-tuyolari-575304</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 16:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[akın]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[bakteri]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kışa]]></category>
		<category><![CDATA[mikrobiyolog]]></category>
		<category><![CDATA[Mikrobiyota]]></category>
		<category><![CDATA[Probiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[Probiyotikler]]></category>
		<category><![CDATA[rıza]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575304</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğada tüm canlılar yaklaşan kışa hazırlanır. Hayvanlar yuvalarını güçlendirir, bitkiler köklerine çekilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mikrobiyolog-ali-riza-akindan-kisa-hazirlik-tuyolari-575304">Mikrobiyolog Ali Rıza Akın&#8217;dan Kışa Hazırlık Tüyoları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğada tüm canlılar yaklaşan kışa hazırlanır. Hayvanlar yuvalarını güçlendirir, bitkiler köklerine çekilir. Çünkü uzun kış aylarını sağlıklı ve güçlü atlatmanın yolu hazırlıktan geçer. İnsanların da bu doğal döngüden öğreneceği çok şey var. Bağışıklık sistemimizin düzenleyicisi olan mikrobiyotamızı desteklemek, kışın soğuk algınlığı ve enfeksiyonlara karşı en büyük kalkanımız olabilir. <strong>Next Microbiome Baş Bilim İnsanı ve Mikrobiyolog Ali Rıza Akın:“Kışa hazırlanmak sadece kalın giyinmekle olmaz; asıl hazırlık mikrobiyotamızı güçlendirmektir. Sağlıklı bir mikrobiyota, soğuk algınlığı ve enfeksiyonlara karşı en doğal korumamızdır</strong>”diyor.</p>
<p><strong>Bağışıklığın %70’i bağırsakta mı?</strong></p>
<p>Bilimsel araştırmalar, bağışıklık sistemimizin yaklaşık %70’inin bağırsakta başladığını ortaya koyuyor. Bağırsak duvarı, milyonlarca bağışıklık hücresinin konuşlandığı ve sürekli eğitildiği bir ordu kışlası gibidir. Sağlıklı bir bağırsak, bu ordunun disiplinli ve güçlü kalmasını sağlar. Bağırsak mikrobiyotası zayıfladığında ise en küçük virüs ya da bakteri bile kolayca saldırabilir.</p>
<p><strong>Kışa Hazırlanırken Günlük Yaşamda Uygulanabilecek 3 Basit Öneri</strong></p>
<p>             •           Doğal ve liften zengin beslenin: Sebzeler (lahana, brokoli, pırasa), baklagiller (nohut, mercimek, fasulye) ve fermente gıdalar (lahana turşusu, şalgam, boza) bağırsak dostu bakteriler için güçlü yakıttır.</p>
<p>             •           Bilimsel olarak tasarlanmış takviyeler kullanın: Özellikle çiğnenebilir Akkermansia gibi yeni nesil probiyotikler ve geniş spektrumlu prebiyotikler, hem ağız hem de bağırsak mikrobiyotasını destekleyerek bağışıklık sistemini iki cepheden güçlendirir.</p>
<p>             •           Düzenli uyuyun, antibiyotik kullanımına dikkat edin: Bağışıklık sistemi uyku sırasında kendini yeniler. Gereksiz antibiyotik kullanımı dost bakterileri yok ederek savunma hattını zayıflatır.</p>
<p><strong>Sadece Bağırsak Değil: Ağız Mikrobiyotası da Kritik</strong></p>
<p><strong>Ali Rıza Akın konuyla ilgili, “Bağışıklığın kapısı aslında ağızdan açılıyor. Ağız mikrobiyotası, sindirim sistemine giden ilk savunma hattı ve bağışıklık dengemizin kilit noktasıdır. Bu nedenle sadece bağırsak değil, oral mikrobiyota da desteklenmelidir. Çiğnenebilir Akkermansia içeren yeni nesil probiyotik takviyeleri, probiyotiklerin ağızda daha uzun süre kalmasını sağlayarak hem oral mikrobiyotayı güçlendirir hem de bağırsak mikrobiyotasına aktif destek sunar. Böylece bağışıklık sistemi iki cephede birden korunmuş olur’</strong>’ diyor</p>
<p><strong>Türkiye’de Mikrobiyota Bilinci</strong></p>
<p><strong>Akın’</strong>a göre toplumda farkındalık giderek artsa da hâlâ üç temel eksiklik öne çıkıyor:</p>
<p>             •           Probiyotik çeşitliliği algısı: Yoğurt ve süt ürünleriyle sınırlı bilinen probiyotikler, yüzlerce faydalı bakteri türünden yalnızca birkaçını içeriyor.</p>
<p>             •           Yanlış beslenme alışkanlıkları: Rafine şeker ve fast food gibi işlenmiş gıdalar dost bakterileri yok ederek bağışıklığı zayıflatıyor.</p>
<p>             •           Bilgi kirliliği: Sosyal medyadaki yanlış yönlendirmeler, bilimsel verilerin önüne geçebiliyor.</p>
<p><strong>Next Microbiome’dan Bağışıklık Destek Paketi</strong></p>
<p>Mikrobiyota sağlığına odaklanan Next Microbiome, geliştirdiği özel formüllerle bağışıklık sistemini destekleyen yeni bir ürün paketi sunuyor. Paket; probiyotiklerden oluşan <strong>Next Microbiome Probiyotik Ailesi</strong> ve prebiyotik liflerle zenginleştirilmiş <strong>Next Microbiome Prebiyotik Ailesi</strong> ürünlerini bir araya getiriyor.</p>
<p> <strong>Probiome-Novo</strong>: Yeni nesil probiyotik Akkermansia muciniphila ve geleneksel probiyotiklerin bir araya geldiği formülüyle sindirim ve bağışıklık dengesine katkı sağlıyor. Çiğnenebilir formu sayesinde kullanım kolaylığı sunan Novo, hem ağız hem de bağırsak mikrobiyotasını destekleyen çifte etkili bir probiyotik olarak öne çıkıyor. </p>
<p><strong>Probiome -Boost</strong>: Etkinliği kanıtlanmış geleneksel probiyotik bakterilerle sindirim ve bağışıklık sistemini destekliyor.</p>
<p><strong>Fiberbiome-Guard</strong>: Zengin bitkisel lif içeriğiyle mikrobiyotayı desteklerken, kurkuminin güçlü antioksidan ve antiinflamatuar özellikleri sayesinde bağışıklık sistemine ek katkı sağlıyor.</p>
<p>Next Microbiome, geliştirdiği probiyotik ve prebiyotik formüllerle, mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemini desteklemeyi ve toplumda mikrobiyota bilincini artırmayı hedefliyor. Probiyotik ve prebiyotik formüllerinin yanı sıra, yenilenen web sitesi üzerinden de kullanıcılarına güncel içerikler ve ürün bilgileri sunuyor.</p>
<p>Next Microbiome, yenilenen web sites ile; güncel içerikler, bilimsel araştırmalar ve ürün bilgilerini kullanıcılarla buluşturarak, sağlıklı yaşam ve mikrobiyota farkındalığını artırmayı amaçlıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mikrobiyolog-ali-riza-akindan-kisa-hazirlik-tuyolari-575304">Mikrobiyolog Ali Rıza Akın&#8217;dan Kışa Hazırlık Tüyoları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı bir cilt için önce bağırsaklarınızı iyileştirin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-cilt-icin-once-bagirsaklarinizi-iyilestirin-574805</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 11:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsaklarınızı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştirin]]></category>
		<category><![CDATA[Mikrobiyota]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574805</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cildinizde sık sık döküntüler, sivilceler ya da kuruluk mu yaşıyorsunuz? Sorunun kaynağı düşündüğünüzden çok daha derinlerde, bağırsaklarınızda olabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-cilt-icin-once-bagirsaklarinizi-iyilestirin-574805">Sağlıklı bir cilt için önce bağırsaklarınızı iyileştirin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cildinizde sık sık döküntüler, sivilceler ya da kuruluk mu yaşıyorsunuz? Sorunun kaynağı düşündüğünüzden çok daha derinlerde, bağırsaklarınızda olabilir. Sağlıklı bir cildin temeli sağlıklı bağırsaklardan geçiyor. Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, bağırsak sağlığının cilt hastalıklarıyla olan doğrudan ilişkisine dikkat çekiyor.</strong></p>
<p><strong>Sağlıklı bir cilt için sadece kozmetik ürünler ya da dışarıdan yapılan uygulamalar yeterli değil. “Bağırsak mikrobiyotasının dengesi, cilt sağlığının temel belirleyicilerinden biri” diyen Prof. Dr. Murat Baş, bağırsak sağlığı ile cilt hastalıkları arasındaki ilişkinin önemli olduğunu vurguluyor…</strong></p>
<p>Bağırsaklarda yaşayan trilyonlarca bakteri sadece sindirimi değil, bağışıklık sistemini ve cilt sağlığını da etkiliyor. Prof. Dr. Murat Baş, bağırsaklarda yer alan mikrobiyal dengenin bozulmasının birçok cilt hastalığını tetikleyebileceğini belirterek, “Sağlıklı bir bağırsak, cilt hastalıklarından korunmamız açısından çok önemli. Mikrobiyotadaki değişiklikler; rosacea, alopesi areata (saçkıran), hidradenitis suppurativa, eritema nodozum, pyoderma gangrenosum ve sedef gibi hastalıklara yol açabilir” diyor.</p>
<p>Bağırsak mikrobiyotasını etkileyen en önemli faktörlerin başında ise beslenme geliyor. Prof. Dr. Murat Baş, “Diyetin türü ve içeriği mikrobiyota bileşimini doğrudan etkiler. Ayrıca gereksiz antibiyotik kullanımı da yararlı bakterileri öldürerek dengeyi bozabilir. Egzersiz mikrobiyal çeşitliliği artırırken, genetik faktörler de bu yapının şekillenmesinde rol oynar” ifadelerini kullanarak sağlıklı bağırsak tanımında bütüncül yaklaşımın esas alınması gerektiğini belirtiyor. “Sağlıklı bir bağırsak, yapısal ve işlevsel olarak iyi durumda olan ve mikrobiyotasının dengeli olduğu bir bağırsaktır. Bu noktada mikrobiyal çeşitlilik ve faydalı bakterilerin varlığı önemli” diyen Prof. Dr. Murat Baş, bütüncül yaklaşımın bu yapının değerlendirilmesinde en doğru yöntem olarak öne çıktığını vurguluyor. </p>
<p><b><strong>En Çok Önerilen Akdeniz Tipi Beslenme</strong></b></p>
<p>Beslenme düzeni hem bağırsak hem de cilt sağlığını doğrudan etkiliyor. Prof. Dr. Murat Baş’a göre badem gibi kuruyemişler kırışıklıkları azaltabiliyor, soya fasulyesi ise cilt nemini artırarak özellikle menopoz dönemindeki kadınlar için fayda sağlayabiliyor. Soya, içerdiği östrojen benzeri izoflavonlar sayesinde ciltteki kuruluk, kırışıklık ve yara iyileşmesine olumlu katkı sağlıyor.</p>
<p>Mikrobiyota ve cilt sağlığı için en çok önerilen beslenme modelinin Akdeniz tarzı beslenme olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Murat Baş; sebze, meyve, zeytinyağı, balık ve tam tahıllar gibi doğal ve çeşitli gıdaları içeren bu beslenme biçiminin, sağlıklı bakterilerin bağırsakta çoğalmasına katkıda bulunduğunu belirtiyor. </p>
<p>Sağlıklı bir bağırsak ve cilt için yaşam tarzının da etkili olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, şu önerilerde bulunuyor:</p>
<ul>
<li>Bolca kahkaha atın</li>
<li>Dengeli ve doğal beslenin</li>
<li>Egzersizi hayatınızdan eksik etmeyin</li>
<li>Stres yönetimine önem verin</li>
<li>Üretken olun, hayattan keyif alın</li>
<li>Kendinize dinlenme alanı yaratın</li>
<li>Sevdiklerinizle zaman geçirin</li>
</ul>
<p>Prof. Dr. Murat Baş, iç dengenin dış görünüşle doğrudan bağlantılı olduğunu hatırlatarak, cilt sağlığı için bağırsakların da ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor: “İçeride ne varsa dışarıya o yansır. Cildin güzelliği dışarıdan değil, içeriden başlar. Bağırsak sağlığınızı korumadan cildinizi tam anlamıyla iyileştiremezsiniz”…</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-cilt-icin-once-bagirsaklarinizi-iyilestirin-574805">Sağlıklı bir cilt için önce bağırsaklarınızı iyileştirin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
