<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>menopoz | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/menopoz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/menopoz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Apr 2026 13:18:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>menopoz | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/menopoz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yenişehir Belediyesi&#8217;nden bilinçlendiren buluşma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yenisehir-belediyesinden-bilinclendiren-bulusma-626110</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 13:18:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçlendiren]]></category>
		<category><![CDATA[buluşma]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[Menopozun]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yenişehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626110</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopozda hormon tedavisinden beslenmeye, kemik sağlığından cinsel yaşama kadar merak edilen tüm tabular Yenişehir’de masaya yatırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehir-belediyesinden-bilinclendiren-bulusma-626110">Yenişehir Belediyesi&#8217;nden bilinçlendiren buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menopozda hormon tedavisinden beslenmeye, kemik sağlığından cinsel yaşama kadar merak edilen tüm tabular Yenişehir’de masaya yatırıldı. Uzman hekimlerin modern tıbbi yöntemleri paylaştığı panelde; protein tüketiminden direnç egzersizlerine, biyolojik hormonların güvenliğinden D vitamininin önemine kadar kadınların bu dönemi daha kaliteli geçirmesini sağlayacak kapsamlı bir sağlık rehberliği sunuldu.<br />Mersin Yenişehir Belediyesi, kadın sağlığını merkeze alan etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ve İyilik Çemberi Derneği işbirliğinde Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Menopoz; Kaostan Dengeye Yolculuk’ panelinde menopozun yarattığı belirsizlik bulutları uzman görüşleriyle dağıtıldı. Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in eşi Eczacı Senem Özyiğit’in de katıldığı panelde menopozun bir son değil, modern tıbbın imkanları ve doğru psikolojik yaklaşımla sağlıklı bir yaşam evresine dönüştürülebileceği vurgulandı. <br />ÖZYİĞİT: BİRBİRİMİZE GÜÇ VERMELİYİZ<br />Panelin açılış konuşmasını yapan Eczacı Senem Özyiğit, menopozun, kadınlar için hormonal döngünün bir sonu olduğu kadar aynı zamanda yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu ifade ederek, “Bu süreci bilinçle karşılamak ve birbirimizi desteklemek her zamankinden daha kıymetli. Biz kadınlar Hayatın her alanında varız. Sadece anne, eş ya da çalışan değil, aynı zamanda üreten, dönüştüren ve topluma yön veren güçlü bireyleriz. Hayatın farklı evrelerinden geçerken birbirimize destek olmazsak, birbirimizi güçlendirmezsek ilerlemek çok daha zor hale gelir.Oysa dayanışma içinde olduğumuzda hem bireysel hem de toplumsal olarak çok daha güçlü oluruz. Özellikle ekonomik zorluklar toplumsal baskılar ve kadına yönelik şiddet gibi sorunlara karşı omuz omuza durmalı, birbirimize güç vermeliyiz. Çünkü biliyoruz ki kadın güçlendikçe toplum gelişir. Bugün bu anlamlı günde burada bulunmanız bu dayanışmanın en güzel göstergesidir” dedi. <br />KAYIP DEĞİL, YENİDEN YAPILANMA<br />Sürecin ruhsal haritasını çıkaran Uzm. Psikolog Gülnihal Bilim de, menopozun sadece biyolojik bir değişim değil, derin bir psikolojik eşik olduğuna dikkat çekerek, “Menopoz, aslında bir kayıp ve yeniden yapılanma sürecidir. Doğurganlığın sona ermesi ve rollerin dönüşmesi, bilinçdışı düzeyde bir &#8216;rol kaybı yası&#8217; tetikleyebilir. Kadın bu süreçte aslında yeni bir kıtaya ayak basmıştır ancak henüz orada nasıl yaşayacağını bilmemektedir. Bu bir bozulma değil; kadının kendi merkezine doğru yaptığı zorunlu ama iyileştirici bir yolculuktur” dedi. Menopozda yaşanan bedensel değişimlerin bazen panik atak belirtileriyle karıştırılabildiğini vurgulayan Bilim, nefes darlığı gibi ayırt edici noktaların bilinmesinin kadındaki kontrol kaybı hissini yatıştırdığının altını çizdi.<br />UZMAN HEKİMLERDEN TIBBİ REHBERLİK<br />Moderatörlüğünü Uzm. Ecz. Özge Güldali Dutlu’nun üstlendiği panelde; kadın hastalıkları ve doğum uzmanları Op. Dr. Nihal Erdoğan, Op. Dr. Türkan Saymaz İlhan ve Op. Dr. Nesrin Ceylan Aydın; hormon değişimlerinden kemik sağlığına, modern tedavi yöntemlerinden koruyucu hekimliğe kadar fizyolojik süreci detaylandırarak katılımcılara kapsamlı bir tıbbi yol haritası sunarak, katılımcıların sorularını yanıtladı.Kadınlara olan desteğinden dolayı Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyğit’e teşekkür eden Uzm. Eczacı Özge Güldali Dutlu, “Menopoz dediğimiz sadece bir eşik. Ancak bizim hayatımızın yaklaşık üçte birini kapsayan bir süreçten bahsediyoruz. Ve bu süreç bizlerin hem fizyolojik, hem ruhsal dönüşüm sürecimizi kapsayan bir dönem” dedi. Menopozun 40’lı yaşlardan itibaren başlayan bir yolculuk olduğunu belirten Op. Dr. Nihal Erdoğan, Türkiye’de menopoz yaşının ortalama 50 kabul edildiğini ancak bu eşiğin giderek erkene çekildiğini vurguladı. Erdoğan, bu süreci yönetmek için şu somut önerileri paylaştı: “Kas kütlesini korumak ve insülin direncini kırmak için kilo başına 1.2 gram protein tüketilmeli. Toplumun yüzde 70’inde eksik olan D vitamininin, ruh hali ve kemik sağlığı için 50-70 seviyelerinde tutulması kritik önem taşıyor. Pilates ve yoganın ötesinde, kas ve kemik sağlığı için mutlaka direnç (ağırlık) egzersizleri programa eklenmeli. Herkes hormon tedavisi almak zorunda değil ama herkes böyle bir imkanın varlığını bilip kararını kendisi vermeli.” <br />HORMON TEDAVİSİ VE MEME KANSERİ KORKUSU<br />Hormon replasman tedavisi (HRT) hakkındaki ön yargılara değinen Op. Dr. Nesrin Ceylan Aydın ise, meme kanseri riskinin yanlış yorumlandığını ifade etti. Aydın, &#8220;Sadece sağlıksız beslenmek bile, meme kanseri riskini modern hormon tedavilerine kıyasla yaklaşık 4 kat daha fazla artırıyor. Uzun süre sentetik hormonların yarattığı korku nedeniyle kadınlar bu tedaviden mahrum kaldı; oysa biyolojik hormonlar süreci çok daha güvenli hale getiriyor” dedi.Menopoz döneminde cinselliğin sosyal ve fiziksel önemine dikkat çeken Op. Dr. Türkan Saymaz İlhan, bu evrenin cinsel yaşamın sonu olmadığını hatırlatarak, “Kadın cinselliğinin temelinde beğenilme ve ruhsal tatmin yatar. Hormonal denge sağlandığında istek de yerine gelir. Düzenli bir cinsel yaşam sadece üreme değil; oksitosin salgılanmasıyla çift bağlarını güçlendirir, kalp damar sağlığını korur ve cildi güzelleştirir. Bu dönemde istek, gençlik yıllarındaki gibi anlık değil, genellikle etkileşim ve motivasyonla birlikte sonradan artış gösterir.” ifadelerini kullandı. <br />ÜRETİM VE NEFESLE GELEN DENGE<br />Etkinlik kapsamında, kadınların üretim yaparak sosyalleştiği bir aksesuar tasarımı atölyesi de gerçekleştirildi. Yenişehir İlçe Sağlık Müdürlüğünün sağlık bilgilendirme ve farkındalık stantlarında Sağlıklı Hayat Merkezi, KETEM ve Menopoz Okulu gibi kadın sağlığına ilişkin konularda hizmetler tanıtılıp bilgilendirmeleri yapılırken; program, Nefes Koçu Dilek Özer’in yaptırdığı nefes farkındalığı uygulamasıyla son buldu. Katılımcılar, hem zihinsel hem de bedensel bir dengeyle etkinlikten ayrıldı.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehir-belediyesinden-bilinclendiren-bulusma-626110">Yenişehir Belediyesi&#8217;nden bilinçlendiren buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopozu hızlandıran en önemli 3 neden!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopozu-hizlandiran-en-onemli-3-neden-615575</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 08:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hızlandıran]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[menopozu]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615575</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz, kadınlarda bir yıl boyunca kanama ve lekelenme olmadan adet görmeme durumu olarak tanımlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopozu-hizlandiran-en-onemli-3-neden-615575">Menopozu hızlandıran en önemli 3 neden!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz, kadınlarda bir yıl boyunca kanama ve lekelenme olmadan adet görmeme durumu olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde ortalama menopoz yaşı 50–51 iken Türkiye’de kadınlar genellikle 47–49 yaş arasında menopoza giriyor. Ancak, bazı etkenler menopoz yaşını birkaç yıl önce çekebiliyor! <strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali,</strong> menopoz yaşının en çok aile öyküsünden ve genetik faktörlerden etkilendiğine dikkat çekerek, “Ayrıca, kanser öyküsü ve tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, bazı cerrahi müdahaleler ile otoimmün hastalıklar da menopozun erken görülmesine neden olabiliyor. Bu etkenler menopozun değiştirilemez risk faktörlerini oluşturuyor” diyor. Bunların yanı sıra menopoz yaşını öne çeken bazı etkenlerin ise önlenebileceğini vurgulayan <strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, </strong>“Sigara ve nikotin kullanımı, yoğun stres ile uykusuzluk menopozu hızlandıran en önemli üç etkendir. Özellikle sigara alışkanlığı menopozun görülme yaşını ortalama 2 yıl öne çekiyor” uyarısında bulunuyor. <strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, </strong>menopoz sürecini hızlandıran değiştirilebilir risk faktörlerini anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Sigara alışkanlığı</strong></p>
<p>Sigara, yumurtalıklardaki foliküllerin daha hızlı tükenmelerine yol açabiliyor. Bunun nedeni ise nikotin ve toksik maddelerin yumurtalık dokusunda hasar oluşturmaları.  2018’de yayımlanan geniş bir meta-analiz, sigara içen kadınların menopoza ortalama 2 yıl daha erken girdiğini gösteriyor. Benzer şekilde Amerikan Üreme Tıbbı Derneği de sigaranın yumurta rezervini azalttığını vurguluyor. </p>
<p><strong>Düşük vücut kitle indeksi (aşırı zayıflık)</strong></p>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, yağ dokusunun sadece enerji deposu değil, aynı zamanda östrojen üretimine katkı sağlayan aktif bir doku olduğunu belirterek, şu bilgileri paylaşıyor: “Çok merkezli çalışmalardaki veriler incelendiğinde, çok zayıf kadınların menopoz yaşının anlamlı şekilde daha erken olduğu görülüyor. Özellikle uzun süreli kalori kısıtlaması yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebiliyor.”</p>
<p><strong>Kronik stres ve yoğun yaşam temposu</strong></p>
<p>American Journal of Epidemiology Dergisi’nde yayımlanan bir çalışma, yüksek algılanan stres düzeyinin menopozun daha erken yaşta görülme riskini artırabileceğini gösteriyor. Modern çağın önemli bir sorunu olan kronik stres durumunda vücut sürekli “alarm halinde” kalıyor ve stres hormonu olan kortizol yükseliyor. Sürekli yüksek stres, üreme hormonlarının düzenlendiği hipotalamo-hipofizer-ovaryan aksını etkileyebiliyor. Dr. Cavide Ali, “Bu durum, hormon dengesini bozarak, yumurta rezervinin daha hızlı tükenmesine ve menopozun daha erken başlamasına zemin hazırlayabiliyor” diyor. </p>
<p><strong>Uykusuzluk </strong></p>
<p>Düzenli ve kaliteli uyku, over (yumurtalık) sağlığının korunmasında önemli bir faktörü oluşturuyor.  Dr. Cavide Ali,<strong> </strong>vücudun hormon dengesini düzenleyen biyolojik saatin uyku bozukluğundan çok ciddi etkilendiğini belirterek, “Özellikle gece salgılanan melatonin, üreme hormonlarının dengelenmesinde önemli rol oynuyor. Uykusuz kalındığında melatonin hormonu yeterince salgılanamadığı için hipotalamo-hipofizer-ovaryan aks üzerindeki düzenleyici etkisini ve yumurtalıklardaki güçlü antioksidan koruyucu rolünü tam olarak yerine getiremiyor; bu durum artmış oksidatif stres ve bozulmuş GnRH ritmi üzerinden folikül kaybını hızlandırarak menopoz sürecini öne çekebilecek bir zemin oluşturabiliyor. Ayrıca, kronik uykusuzlukta stres hormonu kortizol yükseliyor ve bu da  yumurtalıkları yöneten hormonal sistemi baskılayabiliyor” diye konuşuyor.  2018 yılında yayımlanan bir çalışma, uzun süreli uyku sorunları yaşayan kadınlarda menopozun daha erken görülebileceğini bildiriyor.  2023’te yayımlanan başka birçok merkezli çalışmada da düşük kaliteli uyku ile erken menopoz geçişi arasında anlamlı bir ilişki olduğu vurgulanıyor. </p>
<p><strong>Hatalı beslenme alışkanlıkları</strong></p>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, beslenme alışkanlıklarının da menopoz yaşını etkileyebilen değiştirilebilir risk faktörlerden biri olduğunu vurguluyor. Dr. Cavide Ali, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yapılan geniş kapsamlı bir çalışmada, yağlı balık ve baklagil tüketiminin menopoz yaşını geciktirebildiği; buna karşılık rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin ise bu süreci önce çekebildiği gösterilmiş. Nurses’ Health Study adlı çalışmanın verileri de bitkisel protein ve yeterli D vitamini alımının erken menopoz riskini azalttığını ortaya koyuyor.  Antioksidanlardan zengin sebze ve meyveler, yumurtalık yaşlanmasında rol oynayan oksidatif stresi azaltarak, koruyucu etki gösterebiliyor. Buna karşılık, yüksek şekerli ve işlenmiş gıdalar ise hormonal dengeyi olumsuz etkileyebiliyor.” </p>
<p><strong>Endokrin bozucu kimyasallar (BPA, ftalatlar)</strong></p>
<p>Plastiklerde bulunan bazı kimyasallar vücutta östrojen benzeri etki gösterebiliyor ve bunun sonucunda östrojen reseptörlerine bağlanarak fizyolojik geri bildirim mekanizmasını bozabiliyor. Bu yalancı östrojenik uyarı hipotalamo-hipofizer aksı baskılayıp, folikül gelişimini düzensizleştirerek, uzun vadede over rezervinin daha hızlı tükenmesine ve menopozun erkene kaymasına zemin hazırlayabiliyor. Journal of Clinical Endocrinology &#038; Metabolism Dergisi’nde yayımlanan bir çalışmada, kanda yüksek düzeyde bazı çevresel toksinler bulunan kadınlarda, menopozun daha erken görülebildiği ortaya konmuş. Bu nedenle, günlük hayatta plastik kullanımını azaltmak, cam ürünlerini tercih etmek ve kimyasal maruziyeti sınırlamak büyük önem taşıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopozu-hizlandiran-en-onemli-3-neden-615575">Menopozu hızlandıran en önemli 3 neden!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Menopoz Dostu Kurum&#8217; Yaklaşımı İş Dünyasında Dönüşüm Başlatıyor </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopoz-dostu-kurum-yaklasimi-is-dunyasinda-donusum-baslatiyor-606144</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 23:21:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başlatıyor]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[dostu]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasında]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606144</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopozun tabu olarak görülmesi, milyonlarca kadının iş hayatında destekten ve tedaviden uzak kalmasına yol açıyor. Türkiye’de menopoz döneminde sıcak basması ve gece terlemesi gibi belirtiler yaşayan 6 milyon kadının yalnızca 1,5 milyonu tedavi alabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-dostu-kurum-yaklasimi-is-dunyasinda-donusum-baslatiyor-606144">&#8216;Menopoz Dostu Kurum&#8217; Yaklaşımı İş Dünyasında Dönüşüm Başlatıyor </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Astellas’ın öncülüğünde Golden Pulse Health Summit’te düzenlenen oturumda, iş hayatında en verimli dönemini menopoz sürecinde geçiren kadınların kurumsal politikalarla desteklenmesi gerektiğinin altı çizildi.</strong></p>
<p>Bilim ve teknolojinin sağlık alanındaki dönüştürücü etkisini odağına alan Golden Pulse Health Summit kapsamında Astellas İlaç tarafından düzenlenen ‘<strong>Menopoz: Sessiz Bir Süreç mi, Stratejik Bir Gündem mi?’</strong> başlıklı oturumda, ülkemizde tabu olarak görülen ancak kadınların iş hayatındaki en verimli dönemlerine denk gelen menopoz sürecine ilişkin ön yargılar ve toplumsal farkındalık ihtiyacı ele alındı.</p>
<p>Yazar ve eğitmen <strong>Ayşe Tolga</strong>’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda, <strong>Türkiye Menopoz ve Osteoporoz Derneği Başkanı ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu </strong>ile <strong>Astellas Türkiye Genel Müdürü Nilay Tarr </strong>bir araya geldi. </p>
<p><strong>Kadınlar ömrünün 3’te birini menopoz döneminde geçiriyor.4</strong></p>
<p>Menopozun kadının tek başına yönetmesi gereken bir süreç olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan <strong>Türkiye Menopoz ve Osteoporoz Derneği Başkanı ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu</strong>, “Bu süreç; yalnızca kadınların değil, toplumun tüm kesimlerinin hassasiyet göstermesini gerektiriyor. Kadınların doktora eşleriyle birlikte başvurması, sürecin birlikte yönetilmesi açısından önemli. Kadınların yaşamlarının 3’te birini kapsayan bu dönemde, iş hayatındaki varlıklarını verimli bir şekilde sürdürebilmeleri ve sağlıklarını koruyabilmeleri için çalışma ortamlarında destekleyici düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekiyor” dedi.4</p>
<p>Menopozla ilgili pek çok yanlış inanış ve bilginin bulunduğunu belirten <strong>Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu,</strong> “Menopoz çoğu zaman kadınlar için bir son, bir utanç ya da bir hastalık olarak algılanıyor. Bu yaklaşım, menopozla ilgili doktorların da işini zorlaştıran bir etken. Oysa ki ilk adet ne kadar doğalsa son adet de o kadar doğaldır. Menopoz kelime anlamı olarak son adet olarak tanımlansa da doğru olan, üreme sonrası dönem olarak adlandırılmasıdır. Yani menopoz; üreme çağı sonrası kadın sağlığı yönetimidir” dedi.</p>
<p><strong>Gece sıcak basmaları kırmızı alarm olarak görülmeli!</strong></p>
<p>Türk kadınlarını menopoz döneminde en çok adet düzensizliklerinin korkuttuğunu ifade eden <strong>Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu</strong>, “Ama asıl korkulması gereken bu dönemdeki sıcak basmalarıdır. Sıcak basmaları ve gece terlemelerinin kırmızı alarm olarak kabul edilmesi, bu belirtilerin üzerinde daha fazla durulması gerekiyor” dedi. Sıcak basması olarak nitelendirilen vazomotor semptomların (VMS) hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan <strong>Prof. Dr. Durmuşoğlu,</strong> şöyle konuştu: “Araştırmalar, menopoz döneminde sık yaşanan gece sıcak basmaları ve uyku bölünmesinin, ileri yaşlarda Alzheimer ve demans risk artışı ile ilişkili olabileceğini göstermektedir.5-6 Sıcak basmaları nedeniyle hipertansiyon, kalp krizi gibi kardiyovasküler hastalıklar tetiklenebiliyor.7 Bu nedenle sıcak basmalarının kontrol altına alınması gerektiği konusunda uyarıyoruz.” </p>
<p><strong>Kadın sağlığı ve menopoz sürecine odaklandık</strong></p>
<p>18 Ekim Dünya Menopoz Günü’nde, Menopoz Dostu Kurum manifestosunu açıklayarak iş dünyasında bir dönüşümü başlatan <strong>Astellas Türkiye Genel Müdürü</strong> <strong>Nilay Tarr </strong>ise “Astellas olarak 20 yılı aşkın süredir yaklaşık 70 ülkede faaliyet gösteriyoruz. Bu yıl odağımıza kadın sağlığını da yerleştirdik. Bu konuyu bütünsel bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Mevcut nüfus verileri ve epidemiyolojik projeksiyonlar doğrultusunda, Türkiye’de sıcak basması, gece terlemesi gibi vazomotor semptomlar (VMS) yaşayan kadın sayısının yaklaşık 6 milyon civarında olduğu; ancak bu kadınların yalnızca yaklaşık 1,5 milyonunun tedavi aldığı düşünülmektedir.1-3</p>
<p>Kadınların yüzde 36’sı menopoz sürecinde olumsuz etkileniyor ve menopoz semptomlarına bağlı iş gücü kayıpları yılda milyarlarca doları buluyor.8 Bu tablo, önemli bir karşılanmamış ihtiyaca işaret ediyor. Astellas olarak bu ihtiyaca yalnızca tıbbi çözümlerle değil, aynı zamanda iş hayatında kadınların bu süreci tek başına yönetmek zorunda kalmalarına “dur” diyen bir yaklaşımla da yanıt vermek istedik.” </p>
<p><strong>Nilay Tarr</strong>, sözlerine şöyle devam etti: “Menopoz dönemindeki kadınların yaşamlarının en verimli evrelerinden birinde olduğu yadsınamaz bir gerçek. Ancak iş yaşamında menopoz, çoğu zaman çalışmaya ara vermek ya da tamamen bırakmakla ilişkilendiriliyor. Hâlâ tabu olarak görülen bu süreç, kadın çalışanları sessizliğe itiyor. Oysa menopoz yalnızca bireysel değil, kurumsal düzeyde de ele alınması gereken bir konu. Menopoz Dostu Kurum yaklaşımıyla, kadın çalışanlarımızın bu süreçte kendilerini yalnız hissetmeden destek alabilmesini önceliğimiz olarak görüyoruz. Çünkü menopoz belirtileri geçici; çalışanlarımızın kurumlarımızdaki varlığı ise kalıcı ve son derece değerli.”</p>
<p><strong>Tüm kurumları bu dönüşüme ortak olmaya davet ediyoruz. </strong></p>
<p>Menopozu konuşmanın, anlamanın ve desteklemenin tüm iş dünyasının ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken <strong>Tarr</strong>, “Bu konuda öncü olmanın gururunu yaşıyor ve bu sesin çoğalarak iş dünyasında yankılanmasını istiyoruz. Tüm kurumları Menopoz Dostu Kurum felsefesini sahiplenmeye ve bu farkındalık hareketinin bir parçası olmaya davet ediyoruz. Çünkü kadınlarımızın sesini daha güçlü duyurmak, bu yolculukta onlarla birlikte omuz omuza ilerlemek ve menopozu konuşulur kılmak adına gücümüzü birleştirerek daha sağlam adımlar atmayı hedefliyoruz” dedi. </p>
<p><strong>Astellas</strong><strong>’</strong><strong>ta hayata geçirilecek örnek uygulamalar </strong></p>
<p><strong>Nilay Tarr,</strong> Astellas’ın Menopoz Dostu Kurum Manifestosu doğrultusunda hayata geçirilecek uygulamaları hakkında da şu bilgileri verdi: “Manifestomuz doğrultusunda 40 yaş ve üzeri tüm kadın çalışanlarımız için, özel sağlık sigortası paketimiz kapsamında jinekoloji muayenesi ve meme kanseri taramalarını yüzde 100 kapsayıcılıkla sunuyoruz. İnsan kaynakları politikalarımızı bu farkındalıkla güncelliyor, eğitim ve farkındalık programları ile yöneticilerimize yönelik menopoz belirtilerini tanıyabilmeleri, empatik bir yaklaşımla destek olabilmeleri ve daha sağlıklı bir menopoz sürecini yaratabilmeleri için özel eğitimler planlıyoruz. Bu yaklaşımın kalıcı bir kurum kültürüne dönüşmesi amacıyla Menopoz Farkındalık Lideri atamaya hazırlanıyoruz. Kadınların ihtiyaçlarına uygun yeni izin politikamız ile menopoz dönemindeki çalışanlarımıza ek izin imkanı sunuyoruz. Ayrıca kadın çalışanlarımızın fiziksel ve zihinsel iyilik halini güçlendirecek spor, yoga gibi aktiviteleri hayatlarının bir parçası yapabilmeleri için çalışıyoruz.”</p>
<p><strong>İş hayatında kadınları destekleyen yaklaşımlar artmalı</strong></p>
<p><strong>Ayşe Tolga,</strong> menopozun kadın yaşam döngüsünün doğal bir evresi olduğunu; doğru, bilimsel ve güvenilir bilgiyle desteklendiğinde hem fiziksel hem de duygusal açıdan güçlü bir dönüşüm sürecine işaret ettiğini belirtti. Tolga, bu dönemde kadınların bedenlerini dinlemelerinin; <strong>bedensel, zihinsel ve duygusal iyilik hâlini</strong> destekleyen beslenme, uyku düzeni, düzenli hareket, stres yönetimi ve öz bakım yaklaşımlarının yaşam kalitesini anlamlı ölçüde artırabileceğine dikkat çekti. Tolga ayrıca, <strong>Astellas</strong>’ın öncülüğünde hayata geçirilen <strong>Menopoz Dostu Kurum</strong> gibi, iş hayatındaki kadınları destekleyen yaklaşımların yaygınlaşmasının; kadınların menopoz sürecini yalnızca tıbbi değil, <strong>psikososyal</strong> boyutlarıyla da sağlıklı biçimde yönetebilmeleri açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Uzun yıllar tabu olarak görülen menopozun tüm yönleriyle görünür kılınmasının; farkındalık ve destek kültürünü güçlendirerek daha kapsayıcı kurumlar ve daha güçlü bir toplum için ortak bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-dostu-kurum-yaklasimi-is-dunyasinda-donusum-baslatiyor-606144">&#8216;Menopoz Dostu Kurum&#8217; Yaklaşımı İş Dünyasında Dönüşüm Başlatıyor </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopoz bir bitiş değil, kadının yeni bir versiyonu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopoz-bir-bitis-degil-kadinin-yeni-bir-versiyonu-598501</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 10:52:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bitiş]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[versiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598501</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, menopoz psikolojisine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-bir-bitis-degil-kadinin-yeni-bir-versiyonu-598501">Menopoz bir bitiş değil, kadının yeni bir versiyonu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, menopoz psikolojisine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>Menopoz fizyolojik sürecin bir parçası</strong></p>
<p>Menopozun fizyolojik sürecin bir parçası olduğunu ifade eden Dr. Günay Hajiyeva, “Menopoz, overlerde folikül rezervinin tükenmesiyle birlikte giden ve 12 ay adet görmemekle tanısı konulan bir süreçtir. Genellikle 45 ila 55 yaş arasındaki kadınları kapsasa da bazı kişilerde menopozun daha erken başlaması ya da daha geç bitmesi söz konusu olabilir. Bu süreyi etkileyen önemli faktörler arasında genetik yatkınlık öne çıkar; annenin menopoza giriş yaşı bizim için önemli bir referanstır. Ayrıca sigara kullanımı, zararlı alışkanlıklar, otoimmün süreçler ve gebelik sayısı gibi çevresel ve biyolojik faktörler de bu süreci etkileyebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Menopoz, bir kadının hayatında önemli bir dönüm noktası</strong></p>
<p>Menopozun, bir kadının hayatında önemli bir dönüm noktası olarak vurgulandığını çünkü hormon sisteminde köklü bir yeniden düzenlemenin söz konusu olduğunu ifade eden Dr. Günay Hajiyeva, “FSH (folikül uyarıcı hormon) değerlerinin yükselmesi, tam zıttı olarak östrojen ve progesteron değerlerinin düşmesi ana belirleyicidir. Östrojen sadece üreme için gerekli bir hormon değildir; aynı zamanda çok güçlü bir nöromodülatördür ve duygusal, ruhsal sistemimizi doğrudan etkiler. Östrojen azalmasıyla birlikte, duyguları yöneten limbik sistemde aktivasyon artışı yaşanırken, bizi frenleyen ve dengeleyen prefrontal korteks savunmasız kalır. Bu mekanizma, kadınların ‘Ben böyle değildim, neler oldu, neden bu şekilde duygu dalgalanmaları yaşıyorum?’ şeklinde söylemlerde bulunmasına yol açar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Menopoz süreciyle kadının biyolojik ritmi değişiyor</strong></p>
<p>Toplumda menopoz süreciyle ilgili bazı önyargılar bulunsa da kadının değişmediğini ve değişen tek şeyin biyolojik ritmi olduğunu anlatan Dr. Günay Hajiyeva, “Kadının biyolojik ritminin değişmesiyle birlikte, aslında kadınlar bu süreci kendini daha iyi anlamaya, birikimleri evrilerek kendisinin daha iyi bir versiyonuna dönüşmek için bir fırsat noktası olarak görmelidir. Menopoz, kadının daha olgun, kendini daha güncel ve daha derin bir versiyonuna geçiş için bir fırsattır. Bu süreçte sadece hormonal değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal dalgalar da yaşanır. Melatonin, serotonin, adrenalin ve noradrenalin sistemlerinde de değişiklikler söz konusudur. Psikolojik olarak kadınlarda ‘Acaba yeniden nasıl başlayacağım? Bu sürecin sonu mu?’ şeklinde yükler oluşabilir ve bu yükü sosyal faktörler de etkileyebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Psikolojik olarak kaygı artışı en yaygın sorun olarak görülüyor</strong></p>
<p>Bu süreçte en sık karşılaşılan psikolojik faktörlerin başında kaygı artışının geldiğini kaydeden Dr. Günay Hajiyeva, “Östrojenin azalması, vücudumuzdaki en önemli reaksiyon baskılayıcı nörotransmitter olan GABA sisteminde dengesizliğe yol açar, bu da dürtüsellik ve duyguları frenleyememe ile sonuçlanır. Benzer şekilde, serotonindeki dalgalanmalar umutsuzluk, isteksizlik ve hayattan zevk almama gibi depresif duyguları tetikler. Ayrıca odaklanma sorunları, unutkanlık, işi sürdürmekte zorlanma ve bilgiyi geri çağırmakta zorlanma gibi bilişsel fonksiyonlarda da dalgalanmalar görülebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Kadın daha tahammülsüz oluyor</strong></p>
<p>Menopozun aile içi ilişkilerde de belirgin etkiler yarattığına işaret eden Dr. Günay Hajiyeva, “Kadının daha tahammülsüz, çabuk sinirlenen ve daha reaktif olması eşlerde şaşkınlık yaratabilir. Erkeklerin şaşkınlığını doğru yönetmek için, kadının kendini net bir şekilde anlatması en önemli çözüm noktalarından biridir. Cinsel isteksizlik, ağrılı birleşmeler veya vajinal kuruluk gibi fizyolojik süreçler de çiftler arasında yanlış anlaşılmalara yol açabilir. Bu durum, kadının isteği ya da eşini sevip sevmemesi ile değil, tamamen biyolojik süreçle ilgilidir ve bu net bir şekilde söylenmelidir.” dedi.</p>
<p><strong>İçinizde 90’a kadar sayın!</strong></p>
<p>Bu duygusal dalgalanmalarla başa çıkmak için pratik önerilerin başında &#8220;90 Saniye Kuralı&#8221;nın geldiğine vurgu yapan Dr. Günay Hajiyeva, “Öfkenin limbik sistemde patlama noktasına ulaştığı süreç ortalama 90 saniye sürer. Bizi sinirlendiren bir olay olduğunda hemen reaksiyon vermek yerine sakin kalmak, tepkiyi ertelemeye çalışmak, derin nefes almak veya 1’den 90’a kadar yavaşça saymak gibi yöntemler, limbik sistemdeki patlamanın çözümlenmesine yardımcı olur ve kontrolün bizde olduğu hissini güçlendirir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Nefes egzersizleri de yardımcı oluyor</strong></p>
<p>Bir diğer önemli başa çıkma yönteminin ise doğru nefes egzersizleri olduğunu kaydeden Dr. Günay Hajiyeva, “Vücudumuzdaki sempatik (savaş-kaç) ve parasempatik (gevşeme) sistemleri dengelemek için doğru nefes tekniği hayati öneme sahiptir. Doğru nefes almada, karın kasları öne doğru bombeleşmeli ve 4 saniye nefes alınmalı, 7 saniye tutulmalı ve 8 saniyede verilmelidir. Bu teknik, vagus sinirini uyararak parasempatik sistemi aktive eder ve negatif düşüncelerin oluşumunu engeller. Ayrıca duygularımızı boşaltmak ve ifade etmek için duygu günlüğü tutmak da süreci sağlıklı yönetmeye yardımcı olur.” ifadesinde de bulundu.</p>
<p><strong>Gece terlemeleri ve sıcak basmaları da uyku bölünmelerini tetikleyebiliyor</strong></p>
<p>Menopoz sürecinde sık görülen bir diğer faktörün de uyku bozuklukları olduğunu söyleyen Dr. Günay Hajiyeva, şöyle devam etti:</p>
<p>“Östrojenin azalmasıyla melatonin dengesi bozulur, sirkadiyen ritim aksar ve uyku düzensizlikleri başlar. Gece terlemeleri ve sıcak basmaları da uyku bölünmelerini tetikleyebilir. Bu yüzden ilk müdahale uykuyu düzenlemek olmalıdır. Uyku hijyenine dikkat etmek (her gün aynı saatte uyumak, yatak odasını sadece uyku ve cinsellik için kullanmak, gece geç saatlerde kafein tüketmemek) bu süreçte kritik rol oynar. Menopoz süreci, premenopozdan postmenopoza kadar toplamda ortalama 4 ila 7 yıl, hatta bazı kadınlarda 10-15 yıl sürebilen uzun bir dönemdir.”</p>
<p><strong>Menopoz dönemini desteklemek için mindfulness önerisi…</strong></p>
<p>Bu uzun süreci daha sağlıklı yönetmek için hobileri ve ilgi alanlarını yeniden şekillendirmek ve uyku hijyeni gibi yaşam tarzı düzenlemelerine odaklanmanın önemli olduğunu belirten Dr. Günay Hajiyeva, “Ancak bazı kadınlar bu süreçte çok zorlanabilir. Kontrol zorlanıyorsa, uyku düzenlenemiyorsa veya duygudurum dalgalanmaları devam ediyorsa profesyonel destek şarttır. Menopoz dönemini desteklemek için mindfulness, pozitif psikoterapi ve bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi yöntemler uygulanabilir; gerekirse ilaç tedavisi de söz konusu olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-bir-bitis-degil-kadinin-yeni-bir-versiyonu-598501">Menopoz bir bitiş değil, kadının yeni bir versiyonu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopozda en çok karın bölgesi yağlanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopozda-en-cok-karin-bolgesi-yaglaniyor-596219</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 08:35:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[menopozda]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yağlanıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596219</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz dönemi, metabolizmanın yavaşlamasına, hormon dengelerinin değişmesine ve özellikle karın çevresinde yağlanmanın artmasına yol açtığı için, pek çok kadın bu sürecin zorluklarını yoğun şekilde yaşayabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopozda-en-cok-karin-bolgesi-yaglaniyor-596219">Menopozda en çok karın bölgesi yağlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz dönemi, metabolizmanın yavaşlamasına, hormon dengelerinin değişmesine ve özellikle karın çevresinde yağlanmanın artmasına yol açtığı için, pek çok kadın bu sürecin zorluklarını yoğun şekilde yaşayabiliyor. Ancak bazı basit ve doğru önlemlerle, fazla kilolardan ve yağlardan sağlıklı bir şekilde kurtulmak mümkün olabiliyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Bensu Enyüksek</strong> “Menopoz döneminde östrojen hormonunun azalması, vücudun yağı özellikle karın bölgesinde depolamasına neden olur. Eskiden kolay verilen kilolar daha zor gider, aynı miktarda yemek bile kilo artışına neden olabilir. Ancak doğru beslenme stratejileri ve düzenli egzersizle fazla kilolardan kurtulmak mümkündür” diyor. Menopoz döneminde hızlı kilo kaybı beklemenin doğru olmadığını, haftada yarım kilo gibi yavaş ama istikrarlı bir ilerlemenin hem sağlıklı hem de kalıcı sonuçlar sağlayacağını vurgulayan Enyüksek, bu süreçte yağ yakımını ve kilo vermeyi sağlayan yöntemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Protein ağırlıklı beslenin</strong></li>
</ul>
<p>Menopozda kas kütlesi azaldığı için metabolizma yavaşlar. Yeterli protein almak hem kas kaybını önler hem de tokluk sağlar ve yağ yakımını destekler. Günlük beslenmenizde yumurta, kırmızı et, balık, tavuk, hindi, süt, peynir, yoğurt, ayran, kefir ve baklagillere yer verin. </p>
<ul>
<li><strong>Rafine karbonhidratları azaltın</strong></li>
</ul>
<p>Menopozda hormon değişimiyle birlikte vücut insüline karşı daha duyarsız hale gelir ve kan şekerindeki dalgalanmalar kilo alımını hızlandırır. Şekerli yiyecekler, beyaz ekmek ve hamur işleri kan şekerini hızlı yükseltip düşürdüğü için sık acıkma ve tatlı isteğini artırır, karın yağlanmasını tetikler. Bunun yerine düşük glisemik indeksli tam tahıllar, sebzeler, meyveler ve baklagiller tercih edilmeli, karbonhidratlar her öğünde protein ve sağlıklı yağlarla birlikte tüketilmelidir. </p>
<ul>
<li><strong>Sebzeler ve lifli gıdalar tüketmeye özen gösterin</strong></li>
</ul>
<p>Lifli sebze ve meyveler sindirimi destekler, tokluk sağlar ve kan şekerini dengede tutar. Brokoli, ıspanak, lahana, kabak, enginar, pazı, havuç gibi sebzeler ile elma, armut, yaban mersini gibi meyveler günlük beslenmede yer almalıdır. Tam tahıllar ve kurubaklagiller de hem lif hem de kompleks karbonhidrat kaynağı olarak bu dengeyi güçlendirir. </p>
<ul>
<li><strong>Sağlıklı yağları tabağınızdan eksik etmeyin</strong></li>
</ul>
<p>Menopozda yağları tamamen kesmek büyük bir hatadır. Özellikle omega-3 yağ asitleri hormon üretimi, kalp sağlığı, tokluk hissi ve yağ yakımı için gereklidir. Somon, sardalya, uskumru gibi yağlı balıklar; ceviz, badem, fındık, chia ve keten tohumu ve zeytinyağı ile dönemin en değerli yağ kaynaklarıdır. Salatalara zeytinyağı eklemek, ara öğünlerde birkaç ceviz veya badem tüketmek menopoz beslenmesinin temel unsurlarındandır. </p>
<ul>
<li><strong>Öğün zamanlarına dikkat edin</strong></li>
</ul>
<p>Menopoz döneminde hormon döngüsü değiştiği için, ne yediğimiz kadar ne zaman yediğimizin de önemi artmaktadır. Akşam saatlerinde vücudun insüline duyarlılığı azalır; yani gece geç saatlerde yenilen karbonhidratlar daha kolay yağa dönüşür. Bu nedenle akşam yemeklerini geç saatlere bırakmadan erken yemek ve hafif geçirmek büyük fark yaratır.</p>
<ul>
<li><strong>Bitkisel östrojen içeren gıdalar tüketin</strong></li>
</ul>
<p>Menopozda dalgalanan hormonların etkisini hafifletmek için bitkisel östrojen içeren besinler faydalı olabilir. En güçlü kaynaklar; soya ve soya ürünleridir. Ayrıca nohut, mercimek, keten tohumu ve susam da iyi seçeneklerdir. Günde bir-iki porsiyon kadar tüketmek hormon dengesine katkı sağlar. Ancak meme kanseri öyküsü veya hormona duyarlı hastalığı olan kadınların bu besinleri düzenli tüketmeden önce mutlaka doktoruna danışması gerekir.  </p>
<ul>
<li><strong>Düzenli egzersiz yapın</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Bensu Enyüksek, menopozda kilo vermenin, kısıtlayıcı diyetlerle değil, vücudun yeni dengesine uygun, akıllı bir beslenme sistemi ile mümkün olacağını, düzenli egzersizin de bu süreçte kritik önem taşıdığını vurgulayarak “Haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet veya pilates gibi aktiviteler metabolizmayı hızlandırır, kas kütlesini koruyup güçlendirerek bazal metabolizma hızını yükseltir ve menopozdaki yağlanmanın önüne geçmeye yardımcı olur” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopozda-en-cok-karin-bolgesi-yaglaniyor-596219">Menopozda en çok karın bölgesi yağlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopoz bir hastalık değil, geçici bir adaptasyon süreci! Bu dönemde ruhsal değişimlerle başa çıkmak mümkün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopoz-bir-hastalik-degil-gecici-bir-adaptasyon-sureci-bu-donemde-ruhsal-degisimlerle-basa-cikmak-mumkun-585042</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Oct 2025 15:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azalma]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklikler]]></category>
		<category><![CDATA[Değişimle]]></category>
		<category><![CDATA[dönemde]]></category>
		<category><![CDATA[erol]]></category>
		<category><![CDATA[geçici]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[yaşa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585042</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, menopoz döneminde kadınların yaşadığı biyolojik ve psikososyal değişimlerin ruhsal etkileri hakkında bilgi verdi ve bu dönemde psikolojik sağlığı korumak için uygulanabilecek stratejilerden bahsetti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-bir-hastalik-degil-gecici-bir-adaptasyon-sureci-bu-donemde-ruhsal-degisimlerle-basa-cikmak-mumkun-585042">Menopoz bir hastalık değil, geçici bir adaptasyon süreci! Bu dönemde ruhsal değişimlerle başa çıkmak mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, menopoz döneminde kadınların yaşadığı biyolojik ve psikososyal değişimlerin ruhsal etkileri hakkında bilgi verdi ve bu dönemde psikolojik sağlığı korumak için uygulanabilecek stratejilerden bahsetti. </p>
<p><strong>Menopozdaki ruhsal değişikliklerin temelinde hormonlardaki azalma var!</strong></p>
<p>Menopozun, kadınların hayatında biyolojik bir dönüm noktası olmakla birlikte, kimliğini, ilişkilerini ve duygusal dengeyi derinden etkileyen bir geçiş süreci olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Bu süreçte yaşanan ruhsal değişikliklerin temelinde östrojen ve progesteron hormonlarındaki azalma yatar.” dedi.</p>
<p>Östrojenin, yalnızca üreme fonksiyonlarında değil, serotonin ve dopamin gibi mutluluk ve motivasyonla ilişkili nörotransmitterlerin düzenlenmesinde de kritik rol oynadığını aktaran Erol, “Bu nedenle hormon seviyelerindeki dalgalanmalar, beynin duygulardan sorumlu kısımlarını etkileyerek kadında öfke, huzursuzluk, kaygı, isteksizlik ya da enerji düşüklüğü gibi belirtilere yol açabilir. Bazı kadınlarda bu değişiklikler depresif bir tabloya benzeyebilir, ancak her zaman klinik depresyon anlamına gelmez. Çoğu zaman biyolojik ve psikososyal faktörlerin birlikte şekillendirdiği geçici bir adaptasyon sürecidir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Ruhsal değişimler fizyolojik belirtilerle birlikte seyreder! </strong></p>
<p>Menopoz dönemindeki ruhsal belirtileri yaşla ilişkili diğer psikolojik sorunlardan ayırmanın zor olabileceğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Yaşlanma süreciyle birlikte gelen stres, kaygı ya da yaşam doyumundaki azalma, menopozla karışabilir.” dedi.</p>
<p>Ancak menopozda görülen duygusal değişimlerin karakteristik farkına değinen Erol, şunları söyledi: </p>
<p>“Değişimler, ani duygudurum dalgalanmaları ve sıcak basmaları, gece terlemeleri, uyku bozuklukları, libido azalması gibi fizyolojik belirtilerle birlikte seyreder. Yani burada bir ‘biyolojik tetikleyici’ vardır. Buna karşın yaşa bağlı psikolojik sorunlarda daha çok çocukların evden ayrılması, ebeveyn kaybı, kariyer doyumsuzluğu gibi yaşam olaylarının etkisi ön plandadır. Klinik gözlemde her iki süreç birbiriyle iç içe geçebilir. Dolayısıyla iyi bir değerlendirme hem hormonal hem de psikososyal değişkenleri birlikte ele almalı.”</p>
<p><strong>Menopoz, insan doğasının bir parçası olan doğal bir biyopsikososyal süreç… </strong></p>
<p>Kadınların menopoz sürecinde genellikle öfke, tahammülsüzlük, duygusal kırılganlık, uykuya dalmada güçlük, kaygı ve bazen bedensel yakınmalarla kendini gösteren bir ruhsal dönüşüm yaşadıklarını vurgulayan Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Bu belirtiler, kadının yalnızca hormon düzeyindeki değişikliklere değil, aynı zamanda toplumsal rollerdeki dönüşüme de verdiği bir tepkidir.” dedi.</p>
<p>Bu ruhsal değişikliklerin tümünün hastalık olmadığına işaret eden Erol, “Aslında menopoz, insan doğasının bir parçası olan doğal bir biyopsikososyal süreçtir. Ancak belirtiler kadının günlük işlevselliğini bozmaya, sosyal ilişkilerini zedelemeye veya yoğun anksiyete depresyon belirtilerine dönüşmeye başladığında profesyonel destek gerekebilir. Psikoterapi, bilişsel-davranışçı yaklaşımlar ya da psikodinamik yönelimli terapi yöntemleri, bu dönemde kadının kendini yeniden tanımlamasına, bedenindeki değişimle barışmasına ve duygusal dayanıklılığını güçlendirmesine yardımcı olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Menopozun bir son değil, farklı bir yaşam evresinin başlangıcı olduğu kabul edilmeli! </strong></p>
<p>Kadınların menopoz döneminde psikolojik sağlıklarını korumak için bazı yöntemler geliştirebileceklerini aktaran Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Öncelikle bu sürecin bir son değil, farklı bir yaşam evresinin başlangıcı olduğunu kabul etmek önemli. Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve uyku düzeni, östrojenin azalmasıyla zayıflayan nörokimyasal dengeyi destekler. Sosyal bağlantıların sürdürülmesi, arkadaş gruplarıyla paylaşımda bulunmak ve duygularını bastırmak yerine ifade edebilmek psikolojik dayanıklılığı artırır. Mindfulness, yoga, nefes egzersizleri gibi farkındalık temelli uygulamalar hem stres yanıtını düzenler hem de kadının bedenine yeniden güven duymasını sağlar. Gerektiğinde profesyonel bir destek almak bu sürecin daha rahat atlatılmasını sağlayacaktır.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-bir-hastalik-degil-gecici-bir-adaptasyon-sureci-bu-donemde-ruhsal-degisimlerle-basa-cikmak-mumkun-585042">Menopoz bir hastalık değil, geçici bir adaptasyon süreci! Bu dönemde ruhsal değişimlerle başa çıkmak mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erken menopozda östrojen tedavisi yaşam kalitesini iyileştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erken-menopozda-ostrojen-tedavisi-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-584861</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 15:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[menopozda]]></category>
		<category><![CDATA[östrojen]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erken menopoz diğer adıyla Primer Over Yetmezliği (POI) tanısı, 40 yaşın altındaki kadınlarda ortaya çıkan, adet düzensizliği ve Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) konsantrasyonlarının menopoz sonrası aralıkta olması durumu olarak tanımlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-menopozda-ostrojen-tedavisi-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-584861">Erken menopozda östrojen tedavisi yaşam kalitesini iyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Erken menopoz diğer adıyla Primer Over Yetmezliği (POI) tanısı, 40 yaşın altındaki kadınlarda ortaya çıkan, adet düzensizliği ve Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) konsantrasyonlarının menopoz sonrası aralıkta olması durumu olarak tanımlanıyor. Erken menopozda bazı önlemlerin alınması gerektiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, erken menopozda östrojen tedavisinin önemine dikkat çekti. Östrojen tedavisine karşı mutlak bir kontrendikasyon olmadığı sürece erken menopozda olan tüm kadınların osteoporoz ve kardiyovasküler hastalık riskini azaltmak için östrojen tedavisi alması gerektiğini belirten Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Hormon tedavisinin rolü, östrojen eksikliği semptomlarını yönetmek, erken menopoz ile ilişkili uzun vadeli sağlık risklerini (osteoporoz, koroner kalp hastalığı, felç) önlemek, yaşam kalitesini iyileştirmek ve cinsel işlevi korumaktır” diye konuştu.</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Menopoz Topluluğu (IMS) tarafından tüm dünyadaki kadınların menopozla ilgili bilinçlendirilmesini sağlamak ve farkındalık yaratmak amacıyla her yıl 18 Ekim Dünya Menopoz Günü olarak kutlanıyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, Dünya Menopoz Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada erken menopoz ve bu dönemde alınması gereken önlemlere ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erken menopozda adet görülebilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopozda tanı koymak için adet görmemenin şart olmadığını belirten Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Erken menopoz diğer adıyla Primer Over Yetmezliği (POI) tanısı, 40 yaşın altındaki kadınlarda, adet düzensizliği ve Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) konsantrasyonlarının menopoz sonrası aralıkta (ölçüm laboratuvarı tarafından tanımlandığı şekilde) olması durumudur. Erken menopoz, yaşamı değiştiren bir tanıdır. Erken menopoz tanısı koymak için adet görmemek şart değildir. Erken menopozda sıklıkla aralıklı yumurtalık fonksiyonu ve kendiliğinden adet görme, ilk başvurularından yıllar sonra bile görülebilir” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erken menopoz tanısı, çoğu kadın için travmatik olabiliyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, kadınların tanı konulduktan sonraki ilk saatlerdeki duygusal durumlarını tanımlamak için kullandıkları en yaygın kelimelerin &#8220;yıkılmış&#8221;, &#8220;şokta&#8221; ve &#8220;kafası karışmış&#8221; olduğunu söyledi. Doç. Dr. Sivri Aydın, “Erken menopoz tanısı, çoğu kadın için duygusal olarak travmatiktir çünkü aile kurma konusundaki yaşam planlarını, umutlarını ve hayallerini altüst eder. Erken menopozlu kadınlar, depresyon ve anksiyete bozuklukları geliştirebilirler” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Adet fonksiyonunda değişiklik ve ateş basması görülebilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopozun belirtilerine değinen Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Erken menopoz, adet fonksiyonunda değişiklik (uzun aralıklarla adet görme veya hiç adet görmeme) ve ateş basması ve vajinal kuruluk gibi östrojen eksikliği semptomlarıyla karakterizedir. Ancak aralıklı yumurtalık fonksiyonu, bu kadınların yaklaşık yüzde 50 ila yüzde 75&#8217;inde görüldüğünden ateş basması, terleme veya vajinal kuruluk olmaması, adet düzensizliği olan bir kadında erken menopoz tanısını düşünmekten alıkoymamalıdır” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Östrojen replasman tedavisi koruyucu etkiye sahip</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Östrojen replasman tedavisi almayan erken menopozlu kadınların bir dizi semptom ve eşlik eden hastalık açısından daha yüksek risk altında olduğunu kaydeden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Bazı kadınlarda vazomotor semptomlar dediğimiz ateş basması, terleme, sıkıntı hissi, anormal adet döngülerinin gelişmesinden önce başlayabilir” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopozun kemik kaybı ve osteoporoz için önemli bir risk faktörü olduğunu kaydeden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, bu kadınlarda ayrıca osteoporotik kırık sıklığının daha yüksek olduğunu belirtti.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Östrojen eksikliği ve psikososyal sorunlar, cinsel işlevi ve refahı bozabilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopoz döneminin önlem alınmaması halinde kadın sağlığı açısından bazı sorunlara yol açabileceğini ifade eden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Adet görmeme ve derin östrojen eksikliğinin ilerlemesiyle atrofik vajinit ve ilişki sırasında ağrı semptomları (östrojen yerine konmazsa) belirginleşir. Östrojen eksikliği ve psikososyal sorunlar, cinsel işlevi ve refahı bozabilir. Erken menopoz, artmış kardiyovasküler morbidite ve mortalite ile ilişkilidir. Erken menopozlu kadınlarda meme kanseri riski artmış olabilir. Bazı çalışmalar erken menopozlu kadınların demans ve bilişsel gerileme açısından daha yüksek risk altında olduğunu göstermektedir” uyarısında bulundu.  </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erken menopoz için risk faktörlerine dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Olası erken menopozlu bir kadının tıbbi öyküsünün altta yatan etiyoloji hakkında ipuçları sağlayabileceğini kaydeden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, bunları şöyle sıraladı:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Daha önce yumurtalık ameliyatı, kemoterapi veya radyasyon tedavisi geçirmiş olmak, hipotiroidizm veya Graves hastalığı, primer adrenal yetmezlik, vitiligo, miyastenia gravis, hipoparatiroidizm, tekrarlayan mukokutanöz kandidiyazis veya tip 1 diyabet tek başına veya kombinasyon halinde kişisel veya ailesel otoimmün hastalık öyküsü, ailede (anne ve kız kardeşte) erken menopoz öyküsü, Turner Sendromu, Fragile X gibi bazı kromozomal bozukluklar erken menopoz riskini arttırabilir. Sigara kullanımı, menopoz başlangıcını 1-2 yıl öne alabilir. Vakaların yaklaşık yüzde 10&#8217;u aileseldir.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erken menopozda östrojenin yararlı etkisinden yoksun kalınıyor </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopozda östrojenin azalmasının uzun süre etkileri olduğunu kaydeden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Erken menopoz, östrojen hormonunun koruyucu etkisinden uzun süre yoksun kalmak anlamına gelir. Bunun uzun vadeli etkileri; kemik erimesi (osteoporoz), kalp-damar hastalıkları, bilişsel fonksiyonlarda azalma, demans riski artışıdır, vajinal kuruluk ve libido kaybı gibi cinsel sağlık sorunları olarak sıralanabilir. Depresyon, kaygı ve benlik saygısında düşüş gibi durumlar da ortaya çıkabilir” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Östrojen tedavisi alınmalıdır</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Östrojen tedavisine karşı mutlak bir kontrendikasyon olmadığı sürece, erken menopozda olan tüm kadınların, osteoporoz ve kardiyovasküler hastalık riskini azaltmak için östrojen tedavisi alması gerektiğini belirten Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Ayrıca östrojen tedavisi cinsel sağlığı ve yaşam kalitesini korumak ve gerekirse menopozun genitoüriner sendromunu (vajinal östrojenle) tedavi etmek için önemlidir. Hormon tedavisinin rolü, östrojen eksikliği semptomlarını yönetmek, erken menopoz ile ilişkili uzun vadeli sağlık risklerini (osteoporoz, koroner kalp hastalığı, felç) önlemek, yaşam kalitesini iyileştirmek ve cinsel işlevi korumaktır. Bazı kadınların sistemik östrojene ek olarak vajinal östrojene ihtiyacı olabilir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Hormon tedavisine en kısa zamanda başlanmalıdır</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Hormon replasman tedavisine, erken menopoz tanısı konduktan sonra mümkün olan en kısa sürede başlanması ve ortalama menopoz yaşına (ortalama 51) kadar devam edilmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “İstisnai olarak ailesinde meme kanseri öyküsü olan erken menopozlu kadınlarda 45 yaşında hormon replasmanının durdurulması önerilir. Bu süreçte hormon tedavisi, vücudu doğal hormonal dengeye yakın tutarak kemik ve kalp sağlığını korur. Hormon tedavisi, tek başına yeterli değildir. Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, stres yönetimi ve kaliteli uyku, tedaviyi destekleyen ve yaşam kalitesini artıran temel taşlardır” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Yumurta veya embriyo dondurma seçenek olabilir</span></b> </span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopoz teşhisi konan ve çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar için yumurta veya embriyo dondurmanın bir seçenek olabileceğini kaydeden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Bu kadınlar tedavi olmaksızın gebe kalsa da gebelik oranları çok düşüktür. (Yüzde 5 ila yüzde 10) Erken menopoz teşhisi konan ve çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar için yumurta veya embriyo dondurma bir seçenek olabilir. Bu kadınlar genellikle yaklaşan veya teşhis edilen erken menopoz sırasında yumurta dondurma olasılığını sorarlar. Yumurta dondurma, yumurtalık fonksiyonları azalmadan önce erken menopoz için bilinen genetik riski olan kadınlarda (örneğin Turner mozaiği) erken menopoz gelişmeden yapılabilir ancak yumurtalıkta kalan oosit sayısının azlığı nedeniyle erken menopoz teşhisi sırasında faydalı olma olasılığı daha düşüktür” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Yalnız değilsiniz!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, sözlerini şöyle tamamladı: “Erken menopoz zorlu bir süreç olabilir ancak yalnız değilsiniz. Bu konuda deneyimli bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile iş birliği içinde olmak ve gerekirse psikolojik destek almak, süreci sağlıklı ve güçlü bir şekilde yönetmenize yardımcı olacaktır.”</span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-menopozda-ostrojen-tedavisi-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-584861">Erken menopozda östrojen tedavisi yaşam kalitesini iyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Bir Menopoz İçin Bu Kontrolleri İhmal Etmeyin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-menopoz-icin-bu-kontrolleri-ihmal-etmeyin-584735</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 10:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[etmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[hmal]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolleri]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[vajinal]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584735</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz, yumurtalıklarda folliküllerin tükenmesiyle hormon üretimi ve adet döngüsünün kalıcı olarak bitmesiyle başlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-menopoz-icin-bu-kontrolleri-ihmal-etmeyin-584735">Sağlıklı Bir Menopoz İçin Bu Kontrolleri İhmal Etmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz, yumurtalıklarda folliküllerin tükenmesiyle hormon üretimi ve adet döngüsünün kalıcı olarak bitmesiyle başlıyor. Bir hastalık değil, doğal biyolojik bir süreç olan menopoz kadınlarda 45-55 yaşlarında başlıyor. Bu süreçte yaşam kalitesi, hormon düzeylerindeki azalma nedeniyle etkilenebiliyor. Her kadında farklı şiddet ve sürelerde görülen menopoz, sadece fizyolojik değil psikolojik ve sosyal etkileri de beraberinde getiriyor. Günlük yaşamın sorumluluklarıyla birleştiğinde bu değişimler kadının yaşam kalitesini zorlaştırabiliyor. Ancak belirtilerin fark edilmesi, düzenli kontrollerin yapılması ve uygun tedavi yöntemleriyle menopoz süreci sağlıklı bir şekilde yönetilebiliyor. Memorial Bodrum Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Nevin Numanoğlu, “18 Ekim Dünya Menopoz Günü” nedeniyle menopoz süreci ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Yılda Bir Kere Jinekolojik Kontrolle Gidin </strong></p>
<p>Menopozdaki her kadının ihtiyaçları ve şikayetleri farklıdır ve bireysel değerlendirme önemlidir. Menopoz döneminde düzenli sağlık kontrolleri, hem erken teşhis hem de yaşam kalitesinin korunması açısından kritik bir rol oynar. Bu süreçte detaylı öykü ve aile geçmişi alınması, genel sağlık durumunu ortaya koymak için önemlidir. Geniş kapsamlı biyokimyasal testler (kan sayımı, idrar analizi, kan şekeri, lipidler, karaciğer enzimleri) olası risklerin önceden belirlenmesine yardımcı olur. Ayrıca yıllık smear testleri, rahim ağzı sağlığını korumak için aksatılmamalıdır. Mamografi ve meme ultrasonu, meme kanseri açısından erken teşhis imkânı sunarken, düzenli olarak takip edilmesi gereken en önemli tarama yöntemlerindendir. Menopoza girmeden önce görülebilen Kanama düzensizlikleri normal kabul edilmemeli, mutlaka araştırılmak üzere doktora başvurulmalıdır. Yılda en az bir kez yapılan jinekolojik muayene, olası sağlık sorunlarını erken fark etme ve gerekli önlemleri zamanında alma açısından büyük önem taşır. </p>
<p><strong>Düzenli Tedavilerle Menopoz Döneminde Cinsel Sağlığınızı da Koruyabilirsiniz</strong></p>
<p>Menopoz döneminde östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte vajinal bölgede belirgin değişiklikler ortaya çıkar. Vajinal kuruluk, yanma, tahriş ve ağrılı cinsel ilişki (disparoni) bu dönemde sık karşılaşılan şikâyetler arasındadır. Bu fiziksel değişiklikler zamanla cinsel isteksizliğe ve çiftler arasında iletişim sorunlarına yol açabilir. Uygun vajinal ilaç tedavileri sayesinde vajinal dokunun sağlıklı yapısı korunabilir. Bu tedaviler yalnızca cinsel hayatı rahatlatmakla kalmaz, aynı zamanda idrar yolu enfeksiyonlarının ve idrar kaçırma şikâyetlerinin azalmasına da yardımcı olur. Düzenli doktor kontrolü ve kişiye özel tedavi planlaması, menopoz döneminde cinsel sağlığın korunmasında büyük önem taşır. Ayrıca bu süreçte yalnızca tıbbi tedavi değil, yaşam tarzı düzenlemeleri de önemlidir. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, yeterli sıvı alımı ve eşler arasında açık iletişim, menopoz döneminde cinselliğin sağlıklı şekilde devam etmesine katkı sağlar.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hormon Replasman Tedavisi Menopoz Dönemi Kolaylaştırabiliyor</strong></p>
<p>Menopoz döneminde sık kullanılan yöntemlerden biri olan Hormon Replasman Tedavisi (HRT), kadınların en çok çekindiği tedavi seçeneklerinden biridir. Meme kanseri riskinin gündeme gelmesi endişe yaratsa da, her kadın için bu tedavi sakıncalı değildir. Tedaviye başlanıp başlanmayacağı, fayda ve risk dengesine bakılarak kişiye özel şekilde değerlendirilmelidir. Doğru hasta seçildiğinde HRT, menopoz belirtilerini azaltarak yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabilir. HRT uygulanması uygun olmayan durumlar da vardır. Rahim ve meme kanseri öyküsü bulunan kadınlarda, nedeni açıklanamayan anormal vajinal kanamaları olanlarda, karaciğer hastalıklarında, pıhtı atma riski yüksek olanlarda, şişmanlık, hipertansiyon ve aşırı sigara kullanımı olanlarda HRT önerilmez. Ayrıca kalp krizi öyküsü olan kadınlarda da bu tedavi riskli olabilir. HRT, sıcak basmaları, gece terlemeleri, uykusuzluk, vajinal kuruluk gibi yaşam kalitesini olumsuz etkileyen semptomların hafifletilmesinde oldukça etkilidir. Ayrıca osteoporoz riskini azaltarak kemik sağlığını da koruyabilir. Ancak her tedavide olduğu gibi HT’de de düzenli doktor kontrolü ve kişiye özel takip büyük önem taşır. Tedaviye başlanmadan önce ayrıntılı muayene, laboratuvar testleri ve aile öyküsü değerlendirilmelidir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-menopoz-icin-bu-kontrolleri-ihmal-etmeyin-584735">Sağlıklı Bir Menopoz İçin Bu Kontrolleri İhmal Etmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mudanya 7. Kitap Fuarı Sona Erdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mudanya-7-kitap-fuari-sona-erdi-573555</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 08:35:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[erdi]]></category>
		<category><![CDATA[fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[mudanya]]></category>
		<category><![CDATA[sona]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=573555</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mudanya Belediyesi'nin "Adalet: Hak mı Hukuk mu?” temasıyla düzenlediği Mudanya 7. Kitap Fuarı, beş gün boyunca farklı bakış açılarını bir araya getirdi. Başkan Deniz Dalgıç, kapanış konuşmasında, “Mudanya’yı bir kültür şehri haline getirmek için çalışıyoruz. Her yıl daha çok kişiye ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mudanya-7-kitap-fuari-sona-erdi-573555">Mudanya 7. Kitap Fuarı Sona Erdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b>Mudanya Belediyesi&#8217;nin &#8220;Adalet: Hak mı Hukuk mu?” temasıyla düzenlediği Mudanya 7. Kitap Fuarı, beş gün boyunca farklı bakış açılarını bir araya getirdi. Başkan Deniz Dalgıç, kapanış konuşmasında, “Mudanya’yı bir kültür şehri haline getirmek için çalışıyoruz. Her yıl daha çok kişiye ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi.</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Mudanya Belediyesi tarafından farklı sesleri bir araya getirerek, yeni fikirler ve yeni bakış açıları kazanmak hedefiyle “Adalet: Hak mı Hukuk mu” temasıyla düzenlenen Mudanya 7. Kitap Fuarı, son gününde de söyleşi ve imza etkinlikleriyle kitapseverleri gazeteci, yazar ve akademisyenlerle buluşturdu. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Kitapların, sanatın ve edebiyatın ışığında gerçekleşen fuarın son gününde konuşan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Mütareke Meydanı’nda beş gün boyunca paylaşmanın, dayanışmanın, kültürün ve sanatın en güzel örneklerini sergilediklerini söyledi. Atatürk’ün “Cumhuriyet bir kültür devrimidir” sözünü hatırlatan Dalgıç, “Biz de bu sözü şiar edindik kendimize. Bununla yaşıyoruz. Mudanya’yı bir kültür şehri, bir kültür merkezi haline getirmek istiyoruz” dedi. Kapanış konuşmasında okumanın önemine değinen Dalgıç, şöyle konuştu: </span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Bizim çok önemli bir eksiğimiz var. Toplum olarak yazmıyoruz. Bizden sonrakilere kayıt bırakmıyoruz. Müthiş anılar, geçmişten gelen birikimler var. Lütfen yazın. Mudanya 7. Kitap Fuarı’nı bugün bitiriyoruz. Her yıl büyüyoruz. Seneye sokaklara yayılacağız ve daha çok ziyaretçimiz olacak. Edebiyatla birlikte kalın, kitaplarla birlikte kalın.”</span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>“CUMHURİYET BİR KADIN DEVRİMİDİR”</b><br />“Nasıl Bir Türkiye İstiyoruz” söyleşiyle Mudanyalılar ile buluşan gazeteci &#8211; yazar Mustafa Balbay, gelecek için umutlu olduğunu ve bugün yaşadıkları sorunları aşacak güçte olunduğunun altını çizdi. “Nasıl bir Türkiye istiyoruz, sorusuna yanıt ararken, hangi koşullarda nasıl bir Türkiye kurmuştuk?” sorusunu unutmamak gerektiğini belirten Balbay, şöyle konuştu:</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Atatürk bu topraklarda Cumhuriyet’i kurarken, kadını da eğitim, sağlık, siyaset ve devlet yönetimine katarak kurdu. O yüzden Cumhuriyet bir kadın devrimidir. Kadın Voleybol takımımız da bu devrimi bugün bir kez daha ilan etmiştir. Kadınlar bu Cumhuriyeti’n en büyük eseridir. Biz kültürün, sanatın, toplumda bereketin eşit paylaşıldığı bir Türkiye hayal ediyoruz.”</span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>“HER ŞEY DEĞİŞİR, EDEBİYAT DEĞİŞMEZ”</b><br />Türk edebiyatının güçlü kalemlerinden Ahmet Ümit, fuarın kapanış oturumunda kitapların, edebiyatın ve okumanın önemini bir kez daha vurguladı. Dünyada her şeyin değişeceğini ancak edebiyatın değişmeyeceğini söyleyen Ümit, “Edebiyat insan olan herkesin ruhunu anlatır. Mustafa Kemal Çanakkale’de savaşı sürdürürken elinde kitap vardı. Edebiyat sevmeyen insanların hayalleri olmaz. Hayalleri olmayan insanların geleceği olmaz. Geleceği olmayan insan, insan olmaz.” </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>“MENOPOZ POLİTİK BİR MESELEDİR”</b><br />“Değişimi Anlamak” konulu söyleşi ve imza gününde Mudanyalılar ile bir araya gelen gazeteci &#8211; yazar Melis Alphan, Menopoz Rehberi kitabı hakkında konuştu. Gazeteci Fatmanur Boylu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, menopozun politik bir konu olduğunu belirten Alphan, kadınların görünmez kılındığı her yerde bir adaletsizlik olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti:</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Bu hayatı birlikte yaşıyoruz. Birbirimizi anlamak gerekiyor. Bu da bir emek gerektiriyor. Menopozu anlamak isteyen erkekleri de takdir ediyorum. Kadın bedenine dair konuşmak utanç sayıldığı için bir tabu oluşuyor. Ben de bu tabuları yıkmak istiyorum. Sağlık politikasında menopoz diye bir şey yok. Kadın doğurmuyorsa işe yaramaz olarak görülüyor. Bu yüzden menopoz politik bir meseledir. Menopozun konuşulmasına ilk katkı veren kamu kuruluşu olduğu için de Mudanya Belediyesi’ne teşekkür ediyorum.” </span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mudanya-7-kitap-fuari-sona-erdi-573555">Mudanya 7. Kitap Fuarı Sona Erdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınların en çok merak ettiği jinekolojik sorunlar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadinlarin-en-cok-merak-ettigi-jinekolojik-sorunlar-572488</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Sep 2025 09:03:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[normal]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=572488</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde kadınların sağlıklarıyla ilgili en çok merak ettikleri konuların başında jinekolojik sorunlar geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlarin-en-cok-merak-ettigi-jinekolojik-sorunlar-572488">Kadınların en çok merak ettiği jinekolojik sorunlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde kadınların sağlıklarıyla ilgili en çok merak ettikleri konuların başında jinekolojik sorunlar geliyor. Ancak çoğunlukla utandıkları ya da ihmal ettikleri için doktora başvurmayı geciktirebiliyorlar. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doktor Harika Bodur Öztürk</strong>, kadınların jinekolojik sağlığıyla ilgili farkındalıklarını artırmanın önemine dikkat çekerek “Vücudumuzun verdiği sinyalleri ciddiye almak, erken tanı ve tedavinin en etkili yoludur. Oysa ülkemizde kadınlar çoğunlukla ‘bu sorun arkadaşımda da var, demek ki normal’ diye düşünerek doktora gitmiyorlar ya da utandıkları için anlatmaya dahi çekiniyorlar. Bu yaklaşım ise önemli bir hastalığın tanısını geciktirebiliyor. Vücut bir sinyal veriyorsa, onu yok saymak yerine anlamaya çalışmalıyız. Sorunları doktorla paylaşmaktan ise kesinlikle utanmamalıyız. Unutmayın, erken teşhis için ilk adım farkındalık ve düzenli muayene olmaktır” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Harika Bodur Öztürk, ülkemizde kadınların jinekolojik sorunlara yönelik en çok yönelttiği 9 soruyu ve yanıtlarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: Kadınlarda idrar kaçırma neden olur? </strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Özellikle gebelik, kilo alıp verme, kronik kabızlık, menopoz ve vajinal doğumlar sonrasında pelvik taban kaslarının zayıflamasıyla birlikte, öksürme veya hapşırma gibi karın içi basıncını artıran durumlarda idrar kaçırma sorunu yaşanabiliyor. Tedavide pelvik taban egzersizleri ve genital laser tedavileri oldukça etkili olabilirken, anatomik bozulma durumunda ise ameliyatla tedavi ediliyor. İdrara zor yetişme gibi daha farklı bir şikayet olduğunda ise ilaç tedavileri ile bu sorun çözülebiliyor.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: Adet düzensizliği normal olabilir mi? </strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Adet döneminde bir iki günlük sarkma normaldir. Genç bir kızda menstruel kanama başladıktan sonra ilk 2 yıl düzensiz kanamalar normal kabul edilir. Ancak sonrasında düzensizlik devam ediyorsa değerlendirilmelidir. Ani ve hızlı kilo kayıpları ile aşırı egzersizde adet olamama şikayeti gelişebilir. Kilo almaya eğilim ile birlikte adetlerin arası 35 gün üzerine çıkıyorsa polikistik over sendromu veya tiroit hormonu bozuklukları değerlendirilmelidir. Yaş ilerledikçe peryodlar 24-25 gün gibi öne gelmeye başladıysa perimenopoza giriş süreci de araştırılabilir.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: Doğum kontrol hapı kullanırsam ilerde çocuğum olmaz mı?</strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Harika Bodur Öztürk “Dünya Sağlık Örgütü doğum kontrol haplarının kısırlığa yol açmadığını belirtiyor. Hap bırakıldığında, yumurtlama yeniden başlıyor ve gebelik planlanabiliyor. Çoğu kadında doğurganlık, hap bırakıldıktan sonraki ilk 1–3 ayda geri dönüyor. Burada önemli olan doğum kontrol ilaçlarını kullanırken hastanın yaşının ilerlediği ve yaşla birlikte doğurganlığın azaldığı bilgisinin unutulmamasıdır” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: Yumurta rezervim nasıl artabilir? </strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Kadın doğurganlığının limitleri olduğu için yumurtalık rezervini değerlendiren muayene, ultrasonografide antral folikül sayısının değerlendirilmesi ve kan testlerini yapmak önemlidir. 35 yaş civarında halen gebelik planlamayan kadınların yumurta rezervi araştırılarak (ailede erken menopoz gibi risk faktörü varsa daha öne çekilmeli) yumurta dondurma veya tüp bebek uygulamasıyla ileride gebelik şansı artırılabilir.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: Menopozla birlikte neler yaşayacağım? </strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Menopoz aslında kadınların yeni hayatlarını kucakladığı bir dönemdir. Halk arasındaki tabiriyle sıcak basmaları, gece uykusuzluğu, çarpıntı, anksiyete, cilt ve saçlarda değişim, vajinal kuruluk, libido azalması, unutkanlık ve beyin sisi gibi şikayetler menopoz öncesi geçiş dönemi veya menopozla ilgili olabilir ve destekle düzelebilir. Menopozla birlikte başlayan kalp damar hastalığı ve kemik erimesi riski hormon replasman tedavileriyle azaltılabilir.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: Vajinal akıntı ne zaman normal, ne zaman hastalık belirtisidir? </strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Dr. Harika Bodur Öztürk “Vajinal akıntı varlığını sorduğumuz her hasta evet cevabını verebilir. Şeffaf ve koku içermeyenler normaldir. Ancak sarı, yeşil, süt kesiği karakterinde, yoğun beyaz, özellikle de koku, kaşıntı ve genital bölgede yanma varsa mantar veya bakteriyel enfeksiyon olabilir. Mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilip tedavi edilmelidir. Bulaşıcı enfeksiyonlar infertiliteye de yol açabilir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: Ağrılı cinsel ilişki bir kader mi?</strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Hayır. Bu sorun altta yatan nedenin tedavisiyle tümüyle ortadan kaldırılabilir ve tedavi edilebilir. Ağrı birçok mekanizma ile gelişebilir. Mantar enfeksiyonu, menopozla birlikte vajinal kuruluk, doğum sonrasında hormon dengesindeki değişiklikler veya endometriozis gibi nedenler ağrıya yol açabilir. Ülkemizde tanı konulmamış ve uygun tedavi edilmemiş vajinismus vakalarında da ağrılı cinsel ilişki bir kadermiş gibi algılanabilir ancak tedavisi mümkündür.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: HPV nasıl bulaşır?</strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Dr. Harika Bodur Öztürk “HPV virüsü hamam, güzellik merkezi ve ortak kullanılan tuvaletler gibi ortamlardan bulaşmaz. En yaygın cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan biridir. Prezervatif kullanımı riski azaltsa da tamamen ortadan kaldırmaz. Tek partnerli ilişkiniz olsa bile riskim yok diye düşünmeyin. HPV’nin bazı tipleri rahim ağzı kanserine, bazı tipleri ise genital siğillere neden olur. Dünya Sağlık Örgütü, korunmada en etkili yöntemin HPV aşısı olduğunu vurgulamaktadır, bu nedenle taramalar ve HPV aşısı çok önemlidir” uyarısında bulunuyor.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar kötü huylu mudur? Mutlaka ameliyat olmak mı gerekir? </strong></p>
<p><strong>CEVAP: </strong>Miyomlar rahim dokusunun kas tabakasından gelişen çoğunlukla iyi huylu tümörlerdir. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 40’ında miyom tespit edilebilir. Genellikle belirti vermez ve rutin muayenede fark edilip takibe alınır. Ancak rahim duvarına yakınsa veya büyükse aşırı derecede kanama yaparak kansızlık nedeni olabilir. Büyük miyomlar bulunduğu konuma göre mesaneye veya bağırsaklara bası şikayetine yol açabilir. Sık idrara gitme, karında büyüme, ele gelen kitle gibi durumlara yol açabilir. Dr. Harika Bodur Öztürk “Hastanın şikayetine göre cerrahi endikasyon konulur. Kanama, anemi etkeniyse, gebeliğe engel olduğu veya tekrarlayan düşüklere yol açtığı düşünülüyorsa, takiplerde hızlı büyüdüğü tespit edilirse hastanın yaş ve klinik durumuna göre cerrahi laparoskopik olarak myomun çıkarılması veya histerektomi yapılması tıbben gerekir. Binde 3 oranında ‘leiomyosarkom’ adını verdiğimiz kötü huylu tümör saptanabilir. Menopozdan sonra miyomda büyüme varsa, kısa sürede boyutunda değişiklik olduysa ‘sarkom’ ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır” diyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlarin-en-cok-merak-ettigi-jinekolojik-sorunlar-572488">Kadınların en çok merak ettiği jinekolojik sorunlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopozda kadın sağlığı ihmale gelmez!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopozda-kadin-sagligi-ihmale-gelmez-571146</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Sep 2025 08:27:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kemik]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=571146</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınların hayatındaki doğal ve güçlü bir eşik olan menopoz, dönüşümün ve içsel gücün yeniden keşfedildiği çok özel bir dönem olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopozda-kadin-sagligi-ihmale-gelmez-571146">Menopozda kadın sağlığı ihmale gelmez!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların hayatındaki doğal ve güçlü bir eşik olan menopoz, dönüşümün ve içsel gücün yeniden keşfedildiği çok özel bir dönem olarak karşımıza çıkıyor. <strong>Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Gülfem Başol</strong> “Menopoz, yaşamdan kopuş değil, yeniden dengeye geliş sürecidir. Her kadın, kendi ikinci baharınının mimarıdır. İkinci baharda kendinizi yenilemeniz, doğru bilgi, bilinçli tercihler ve düzenli sağlık takibi ile bu dönemi daha sağlıklı, daha özgür ve daha huzurlu geçirebilmeniz mümkündür. Kendinize kulak verin, bedeninizin sesine duyarlı olun ve bu yeni dönemi bir fırsat gibi kucaklayın” diyor. Doç. Dr. Gülfem Başol, menopozda kendinizi yenilemenizin, ‘İkinci bahar’ olarak da adlandırılan bu dönemi fiziksel, ruhsal ve zihinsel açıdan sağlıklı geçirebilmenizin basit ama etkili yollarını sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<ul>
<li><strong>Uyku düzeninize dikkat edin</strong></li>
</ul>
<p>Menopoz döneminde östrojenin azalmasıyla birlikte birçok kadında uykuya dalmakta güçlük, gece terlemeleri ve sık uyanmalar görülür. Oysa kaliteli uyku, bağışıklık sisteminden ruh haline kadar birçok şeyi doğrudan etkiler. Akşamları ağır yemeklerden kaçınmak, mavi ışık yayan ekranları sınırlamak, ılık bir duş ya da bitki çayları gibi küçük dokunuşlar uyku kalitesini artırır. Gerekirse bir uzmandan destek almak, uyku sorunlarını kronik hale gelmeden çözmek için önemlidir.</p>
<ul>
<li><strong>Sağlıklı ve bilinçli beslenin</strong></li>
</ul>
<p>Menopozla birlikte kemik erimesi riski, kilo artışı ve insülin direnci gibi durumlar ön plana çıkar. Kalsiyum ve D vitamini açısından zengin gıdalar (yoğurt, kefir, sardalya, yeşil yapraklı sebzeler) kemik sağlığı için vazgeçilmezdir. Protein alımına dikkat edilmesi kas kaybını engeller. Lif açısından zengin sebzeler ve tam tahılların tüketilmesi, şeker ve işlenmiş gıdaların azaltılması önemlidir. Doktorun tetkikler sonrası ihtiyacınıza göre vereceği kalsiyum ve D vitamini, magnezyum ve omega-3 yağ asitleri büyük fayda sağlar. Ancak vitamin ve takviye kullanımında bilinçli olmak son derece önemlidir. Çünkü gelişigüzel alınan takviyeler karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını zorlayabilir, bazıları ilaçlarla etkileşime girebilir. En doğru yol, kişiye özel beslenme ve takviye planını bir uzman eşliğinde belirlemektir.</p>
<ul>
<li><strong>Sigaradan uzak durun</strong></li>
</ul>
<p>Sigara kullanımı menopozu hem erken başlatabilir hem de semptomların şiddetini artırabilir. Yapılan bilimsel çalışmalar, sigara içen kadınlarda sıcak basması, kemik kaybı ve kalp hastalığı riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca sigara, östrojenin vücutta etkili kullanılmasını engelleyerek hormon dengesini daha da bozabilir. Bu dönemde sigarayı bırakmak sadece menopoz şikayetlerini hafifletmekle kalmaz, genel yaşam kalitesini de ciddi oranda artırır.</p>
<ul>
<li><strong>Bu yanlışlara düşmeyin!</strong></li>
</ul>
<p>Doç. Dr. Gülfem Başol “Menopoz döneminde çok sık karşılaşılan yanlışlardan biri, “nasılsa geçti artık” diyerek kadın sağlığını ihmal etmektir. Oysa bu dönem, meme sağlığından kalp-damar sağlığına kadar düzenli kontrollerin daha da önemli hale geldiği bir evredir. Bir diğer yaygın hata, hormon tedavilerine kulaktan dolma bilgilerle yaklaşmak veya tümden reddetmektir. Oysa uygun hastaya, uygun doz ve formda verilen hormon replasman tedavileri (HRT), sıcak basmaları, uykusuzluk, ruh hali değişiklikleri, vajinal kuruluk gibi şikayetleri azaltmada oldukça etkilidir. Aynı zamanda kemik erimesi ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi de olabilir. HRT her kadın için uygun olmayabilir; ancak bu tedavi seçeneği, doğru hasta seçiminde oldukça yüz güldürücü sonuçlar verir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Düzenli egzersiz yapın</strong></li>
</ul>
<p>Fiziksel aktivite sadece kilo kontrolü için değil; kemik sağlığı, kas gücü, ruh hali ve hatta sıcak basmaları üzerinde bile olumlu etkiler sağlar. Haftada en az 3-4 gün 30 dakika tempolu yürüyüş, yoga veya hafif ağırlık egzersizleri hem vücuda hem zihne iyi gelir. Egzersiz, endorfin salgısını artırarak ruh halini iyileştirir; böylece menopozun getirdiği dalgalanmalarla baş etmek daha kolay olur.</p>
<ul>
<li><strong>Mutlaka düzenli doktor kontrollerinizi yaptırın</strong></li>
</ul>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Gülfem Başol “Menopozla birlikte değişen hormon dengesi, kemik sağlığı, meme ve rahim sağlığı açısından düzenli kontrolleri zorunlu kılar. Kemik yoğunluğu ölçümü, mamografi, smear testi gibi taramalar bu dönemde aksatılmamalıdır. Aynı zamanda kardiyovasküler risklerin artma ihtimali nedeniyle kan basıncı, kolesterol ve kan şekeri düzeylerinin takibi de önemlidir. Sağlıkla geçen bir ikinci bahar için yılda bir yapılan rutin kontrol, hayat kurtarıcı olabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Hayatı yeniden keşfedin, kendinize alan açın </strong></li>
</ul>
<p>Menopoz sadece biyolojik bir süreç değil, aynı zamanda kadınlık bilincinin yeniden tanımlandığı bir yolculuktur. Artık çocuk büyütme telaşı azalmış, iş hayatında belli bir noktaya gelinmiştir. Bu zamanı, ertelediğiniz hobiler, seyahatler, kitaplar ve dostluklarla taçlandırın. Meditasyon, nefes çalışmaları ya da sanatsal uğraşlar, zihinsel detoks etkisi yaratır. Çünkü ikinci bahar, sadece bedensel değil; ruhsal bir uyanış dönemidir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopozda-kadin-sagligi-ihmale-gelmez-571146">Menopozda kadın sağlığı ihmale gelmez!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Regl, gebelik, menopoz&#8230; Diş etleri bu süreçlerden etkileniyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/regl-gebelik-menopoz-dis-etleri-bu-sureclerden-etkileniyor-552148</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jul 2025 08:19:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[etkileniyor]]></category>
		<category><![CDATA[etleri]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz8230]]></category>
		<category><![CDATA[regl]]></category>
		<category><![CDATA[süreçlerden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=552148</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, kadınların farklı dönemlerdeki diş eti hastalıkları ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/regl-gebelik-menopoz-dis-etleri-bu-sureclerden-etkileniyor-552148">Regl, gebelik, menopoz&#8230; Diş etleri bu süreçlerden etkileniyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, kadınların farklı dönemlerdeki diş eti hastalıkları ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>Ergenlik döneminde diş etlerinde şişlik, kanama, ağrı ve yanma ortaya çıkabilir!</strong></p>
<p>Kadınların regl dönemleri, menopoz dönemleri, hamilelik dönemleri ve ayrıca doğum kontrol hapı kullandıkları dönemlerinde diş etlerinde farklı reaksiyonlar görülebildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Ergenlik dönemlerinde öncelikle regl başlangıçlarında kadınların diş etlerinde şişlikler, kanamalar, ağrılar, bazen yanma hisleri olabilir. Regl olmadan önce menstrüel dönemlerde bu şişlikler ve kanamalar normaldir ki regli ile beraber bunlar genelde kendiliğinden normale döner.” dedi. </p>
<p>Bu süre içerisinde hastalardan oral hijyenlerinin çok iyi olmasının istendiğini dile getiren Bahar, “Diş fırçalamaları, diş ipi kullanmaları, gargara kullanmaları gerekir. Bu gargaralar illa kimyasal gargaralar olmak zorunda değil. Bazen tuzlu su veya sirkeli su, üçe bir oranda kullanılabilir. Bu onların ağrılarını yüksek seviyede dindirir ve o dönem geçtiği zaman zaten ağrı kendiliğinden geçer. Tabii ağrı geçmezse mutlaka bir diş hekimi veya diş eti uzmanına görünmek faydalı olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Hamilelik öncesi diş hekimi ziyareti şart! </strong></p>
<p>Hamilelik döneminde de diş ve diş eti problemlerinin görülebileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Eğer planlı bir hamilelik düşünülüyorsa mutlaka bir diş eti hastalıkları uzmanı ve diş hekimine görünülmesi gerekir. Çünkü hamilelerde, durum acil değilse genellikle ilk 3 ayda herhangi bir işlem yapılması önerilmiyor.” dedi.</p>
<p>Acil durumlarda ise ikinci trimester denilen üçüncü ve altıncı aylar arasında işlemler yapılabildiğini kaydeden Bahar, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu dönem diş hekimliği açısından yapılması için en uygun dönemdir. Altıncı aydan sonra da aynı şekilde çok önermiyoruz işlem yapılmasını. Bu yüzden eğer yapabiliyorsanız, planlı bir hamilelik düşünüyorsanız, hamilelik öncesinde bir diş eti hastalıkları uzmanı ve diş hekimini görmeniz uygundur.”</p>
<p><strong>Hamilelik döneminde ağız hijyeni sağlanamadığını için diş eti sorunları görülebiliyor!</strong></p>
<p>Diş eti hastalıklarının bebeği de etkileyen bir sıkıntı olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Diş eti hastalıklarında düşük ağırlıklı, yani 2,5 kilogramın altında bebek doğum riski oluşuyor. Aynı zamanda erken doğum riskleri oluşuyor ve rahim dışı gebelikler yani preeklamsi sıkıntılarının da oluştuğu görülmüş.” dedi.</p>
<p>Diş eti hastalıklarının bu sıkıntıların hepsinin sebebi olabildiğini yineleyen Bahar, “Hamilelik döneminde ayrıca diş etlerinde şişmeler ve kanamalar görülebiliyor. Bunun da sebebi hormon dengesinin bozulması, bağışıklık sistemlerinin çökmesi. Kadınlar bu süre içerisinde kusma nedeniyle ağız hijyenlerini ideal bir şekilde oluşturamadıkları için diş eti sorunları görebiliyoruz. Bazen buralarda kanamalar ve şişlikler fazla oluyor. Gebelik tümörü dediğimiz diş etlerinde iyi huylu tümörler oluşuyor. Genelde gebelik geçtikten sonra kendiliğinden geçer ama bazen geçmediğinde küçük cerrahi işlemlerle gebelik sonrasında bu küçük tümörleri alabiliyoruz.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Menopoz döneminde diş eti enfeksiyonları sıkça görülüyor! </strong></p>
<p>Kadınların menopoz döneminde de bazı sıkıntılar yaşayabildiklerine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Menopoz döneminde de diş etlerinde çok fazla yanma oluyor. Çünkü yaş ilerledikçe tükürüğün yapısı da çok değişiyor.” dedi.</p>
<p>Hormonal denge değiştiği için menopoz döneminde olan kadınların da oral hijyenlerini kesinlikle aksatmamalarını öneren Bahar, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tükürük yapısının değişmesinden dolayı hem dişlerde aşınmalar hem diş etlerinde yanmalar ve kanamalar tekrardan görülebilir. Yine tükürük yapısının değişimine bağlı olarak diş taşı oluşumu çok fazla görülebiliyor. Menopoz döneminde diş eti enfeksiyonları da sıkça görülüyor. Sorun yaşamanız halinde mutlaka bir diş eti uzmanı veya diş hekimi görüşü alınması gerekir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/regl-gebelik-menopoz-dis-etleri-bu-sureclerden-etkileniyor-552148">Regl, gebelik, menopoz&#8230; Diş etleri bu süreçlerden etkileniyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopoz hakkında doğru bilinen yanlışlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopoz-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar-521901</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2025 08:12:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilinen]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[yanlışlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=521901</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatın son derece doğal bir evresi olup, her kadının hayatında&#8230;</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar-521901">Menopoz hakkında doğru bilinen yanlışlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatın son derece doğal bir evresi olup, her kadının hayatında deneyimlediği önemli dönemeçlerden biri olan menopoz hakkında pek çok doğru bilinen yanlış ve kafa karışıklığı olduğu açık bir gerçek. İşte bu konu hakkında, Bağdat Caddesi Amerikan Tıp Merkezi’nde göreve başlayan Dr. Gamze Kırpınar ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Tüm sorulara son derece anlaşılır bir dille cevap veren Kırpınar’a teşekkür ediyor, sizleri onun cevapları ile baş başa bırakıyoruz:</p>
<p><strong>Menopoz nedir? Kaç yaşında menopoza girmek normaldir?</strong></p>
<div class="wp-block-image is-style-default">
<figure class="alignright size-large is-resized"><img decoding="async" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAAAAACH5BAEKAAEALAAAAAABAAEAAAICTAEAOw==" alt="" class=" lazy wp-image-104531"></figure>
</div>
<p>Menopoz, yumurtalıklarda östrojen hormon üretiminin durması ile birlikte adet görmenin sona ermesi ve aynı zamanda üreme fonksiyonlarının da bitmesi olarak tanımlanmaktadır. Son adetin üzerinden bir yıl geçtikten sonra artık menopoz denilmektedir. Bu bazen doğal akışında meydana gelirken, bazen de cerrahi-kemoterapi gibi faktörlerle aniden meydana gelmektedir. Ailesel faktörler, beslenme düzeni, fiziksel aktivite, sigara kullanımı, vücut kitle indeksi, eşlik eden tıbbi hastalıklar, geçirilmiş yumurtalık cerrahisi ve radyoterapi, kemoterapi gibi tedaviler, menopoza girme yaşını etkilemektedir. Normal menopoz yaşı 45-55 yaşlar arasındadır. Ortalama menopoz yaşı Türkiye için 48, dünyada 51 yaş olarak bildirilmektedir. 40-45 yaşlarında görüldüğünde erken menopoz, 40 yaş altında ise erken yumurtalık yetmezliği olarak adlandırılmaktadır.</p>
<p><strong>Perimenopoz nedir, en sık görülen belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p>Hormon seviyelerinde dalgalanmaların olduğu menopoza geçiş sürecidir. Ortalama 2-7 yıl arasında sürdüğü kabul edilmektedir. Adet düzensizlikleri, sıcak basmaları, gece terlemeleri, uyku bozuklukları, ruh h&acirc;li değişikliklerinin kendini gösterdiği dönemdir. Perimenopozda başlayan şik&acirc;yetlere zamanla vajinal kuruluk, libido kaybı, idrar yolu problemleri, konsantrasyon güçlüğü, cilt değişiklikleri, kilo artışı gibi şik&acirc;yetler eklenmektedir.</p>
<p><strong>Menopozda kilo almak kaçınılmaz mıdır?</strong></p>
<p>Metabolizmada yavaşlama olduğu için kilo alma eğilimi artar. Ancak günlük su tüketimini artırmak, dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve yeterli uyku bu sürece katkı sağlar.</p>
<p><strong>Menopoz beraberinde ne gibi riskler getiriyor?</strong></p>
<p>Östrojen eksikliğine bağlı kemik yoğunluğunda azalma, kırık riskinde artış görülür. Hipertansiyon ve ateroskleroz gelişimine bağlı kalp hastalıkları riski artar. Hafıza ve konsantrasyon problemleri başlar. Mood değişiklikleri, depresyon, anksiyete gelişebilir.</p>
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAAAAACH5BAEKAAEALAAAAAABAAEAAAICTAEAOw==" alt="Menopoz hakkında doğru bilinen yanlışlar" class=" lazy wp-image-104530"></figure>
<p><strong>Hormon tedavisi kullanılmalı mı? Meme kanseri yapar mı?</strong></p>
<p>Östrojeni yerine koymanın ateş basması, terlemeler ve bunların getirdiği sorunları iyileştirdiği bilinmektedir. Ayrıca doğru zamanda doğru hastada kullanıldığında, kalp sağlığı ve kemik sağlığı üzerine de olumlu etkileri olmaktadır. 60 yaş altında, menopoz sonrası 10 yıldan daha az geçmiş olan kadınlarda, ek sakınca yoksa hormon tedavilerinin kullanımı önerilmektedir. Östrojen kullandığımızda, rahmi olan kadınlarda rahim duvarını kanserden korumak için progesteron tedavisi de eklenmesi gerekmektedir. Kullanılan sentetik progesteronların meme kanseri ile ilişkisi olduğu bilinmektedir. Ancak biyoeşdeğer progesteronun, meme kanser riskini artırmadığı gösterilmiştir. Östrojenler de ağız yoluyla alındığında pıhtı riski ile ilişkilendirilmektedir. Östrojenleri cilt yolu ile kullandığımızda bu riskten kaçınılabilmektedir.</p>
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAAAAACH5BAEKAAEALAAAAAABAAEAAAICTAEAOw==" alt="Menopoz hakkında doğru bilinen yanlışlar" class=" lazy wp-image-104528"></figure>
<p><strong>Ne gibi yaşam tarzı değişiklikleri yapılabilir?</strong></p>
<p>Kalsiyum, D vitamini, Omega-3 ve bitkisel östrojenlerden zengin beslenmek, işlenmiş gıdalardan ve aşırı şekerden uzak durmak, aktif bir yaşam tarzı benimsemek, stres yönetimi için düzenli uyku, meditasyon, derin nefes egzersizleri ve hobilere zaman ayırmak, gerekirse destek almak, sigara ve alkol tüketimini azaltmak önerilmektedir.</p>
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAAAAACH5BAEKAAEALAAAAAABAAEAAAICTAEAOw==" alt="" class=" lazy wp-image-104529"></figure>
<p><strong>Büyüklerimiz menopoza girince hormon mu kullandılar ki, bu doğal bir durum değil mi?</strong></p>
<p>Evet; menopoz hayatın doğal bir evresidir. Ancak günümüzde kadınlar için beklenen yaşam ömrü uzamıştır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kadınlar, erkeklerden ortalama 6-8 yıl daha uzun yaşamakta ve kadınlarda beklenen yaşam süresi 80 yaşın üzerindedir. Bu açıdan bakıldığında, artık kadınlar hayatlarının uzun bir dönemini menopozda geçirmekteler. Kadınların hayatında önemli bir dönemeç olan bu süreçte, hem fiziksel hem ruhsal değişiklikler meydana gelmektedir. Öte yandan, kadının kendine daha çok vakit ayırdığı, içsel gücünü keşfettiği bu dönemde doğru bilgi, destek, bireyselleştirilmiş tedaviler ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla bu süreç daha verimli ve keyifli geçebilmektedir. Menopoz hakkında pek çok doğru bilinen yanlış ve kafa karışıklığı vardır. Bu süreci daha bilinçli yönetmek, sağlıklı yaş almayı sağlayabilmek için bu alanla ilgilenen bir hekimin takibinde olmak önem arz etmektedir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar-521901">Menopoz hakkında doğru bilinen yanlışlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopoz Döneminde Pilates: Kadınların Sağlıklı Yaşamı İçin Bir Adım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopoz-doneminde-pilates-kadinlarin-saglikli-yasami-icin-bir-adim-448760</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Apr 2024 22:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[döneminde]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[pilates]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=448760</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz, birçok kadının hayatında önemli bir dönüm noktasıdır. Bu dönemde hormonal değişimler, sıcak basmalar, uyku problemleri, kemik erimesi ve ruhsal dalgalanmalar gibi çeşitli belirtiler görülebilir. Bu belirtiler yaşam kalitesini düşürebilir ve günlük hayatı zorlaştırabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-doneminde-pilates-kadinlarin-saglikli-yasami-icin-bir-adim-448760">Menopoz Döneminde Pilates: Kadınların Sağlıklı Yaşamı İçin Bir Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Menopoz, birçok kadının hayatında önemli bir dönüm noktasıdır. Bu dönemde hormonal değişimler, sıcak basmalar, uyku problemleri, kemik erimesi ve ruhsal dalgalanmalar gibi çeşitli belirtiler görülebilir. Bu belirtiler yaşam kalitesini düşürebilir ve günlük hayatı zorlaştırabilir.</span></p>
<p><span>Peki, menopoz dönemini daha rahat ve keyifli hale getirmek için ne yapılabilir? </span><span>Marmaris Pilates sahibi Gökçe Kıymaz bize menopoz döneminde pilatesin faydalarını anlattı. Gökçe Kıymaz: </span><span>“</span><span>Pilates, menopozla başa çıkmada kadınlara yardımcı olabilecek etkili bir egzersiz yöntemidir.</span><span> Bu egzersizler aynı zamanda fiziksel formun korunmasına ve kilo kontrolüne de yardımcı olabilir.”</span></p>
<p><strong><span>Pilatesin Menopoz Belirtilerine Etkisi:</span></strong></p>
<ul>
<li><strong><span>Sıcak Basmaları:</span></strong><span> Pilates, dengeli nefes ve vücut farkındalığı ile sıcak basmaların şiddetini ve sıklığını azaltmaya yardımcı olur.</span></li>
<li><strong><span>Uyku Problemleri:</span></strong><span> Düzenli pilates egzersizleri stresi azaltarak ve zihni sakinleştirerek uyku kalitesini artırır.</span></li>
<li><strong><span>Kemik Erimesi:</span></strong><span> Pilates, kasları güçlendirerek ve kemiklere yük binmesini sağlayarak kemik erimesi riskini azaltır.</span></li>
<li><strong><span>Ruhsal Dalgalanmalar:</span></strong><span> Pilates, endorfin salgılanmasını artırarak ruh halini iyileştirir ve depresyon belirtilerini hafifletir.</span></li>
</ul>
<p><strong><span>Pilatesin Menopoz Döneminde Sağladığı Faydalar:</span></strong></p>
<ul>
<li><strong><span>Esneklik ve Güç Artışı:</span></strong><span> Pilates, kasları güçlendirir ve eklemleri esneterek hareket kabiliyetini artırır.</span></li>
<li><strong><span>Denge ve Dengeleyici Kasların Güçlenmesi:</span></strong><span> Düşme riskini azaltır.</span></li>
<li><strong><span>Postür Düzeltme:</span></strong><span> Sırt ve bel ağrılarını hafifletir.</span></li>
<li><strong><span>Stresi Azaltma:</span></strong><span> Zihinsel rahatlama ve sakinlik sağlar.</span></li>
<li><strong><span>Daha Mutlu Bir Dönem:</span></strong><span> Yaşam kalitesini artırır ve menopoz belirtileriyle başa çıkmayı kolaylaştırır.</span></li>
</ul>
<p><span>Herhangi bir egzersiz programına başlamadan önce bir uzmana danışmak önemlidir. Pilates egzersizlerini menopoz döneminde uygulamadan önce mutlaka bir pilates eğitmeninden destek almak, sağlıklı ve güvenli bir şekilde hareket etmenizi sağlayacaktır.</span><span> </span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-doneminde-pilates-kadinlarin-saglikli-yasami-icin-bir-adim-448760">Menopoz Döneminde Pilates: Kadınların Sağlıklı Yaşamı İçin Bir Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopoz dönemini sağlıklı geçirmenin yolları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopoz-donemini-saglikli-gecirmenin-yollari-427039</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 08:54:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dönemini]]></category>
		<category><![CDATA[geçirmenin]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427039</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz kadınlarda kalp hastalıkları, kemik erimesi ve birçok sağlık sorununa yol açabilir. Bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için her kadının bu özel döneme hazırlıklı olması ve yaratacağı zorlu etkileri azaltmasının önemli olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli, “Menopoz her kadın için doğal bir süreç. Ancak menopoz dönemini en sağlıklı şekilde geçirmek için yaşam alışkanlıklarında bazı değişiklikler yapılmalı” dedi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-donemini-saglikli-gecirmenin-yollari-427039">Menopoz dönemini sağlıklı geçirmenin yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz dönemini sağlıklı geçirmenin yolları</p>
<p> </p>
<p><strong>Menopoz kadınlarda kalp hastalıkları, kemik erimesi ve birçok sağlık sorununa yol açabilir. Bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için her kadının bu özel döneme hazırlıklı olması ve yaratacağı zorlu etkileri azaltmasının önemli olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli, “Menopoz her kadın için doğal bir süreç. Ancak menopoz dönemini en sağlıklı şekilde geçirmek için yaşam alışkanlıklarında bazı değişiklikler yapılmalı” dedi. </strong></p>
<p>Her kadının doğal bir süreç olarak yaşadığı menopoz çok özel bir dönüm noktası. Bu özel döneme hazırlıklı olmanın pek çok sağlık sorunundan da korunmak anlamına geldiğini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli, “Menopozun yanı sıra erken menopoz da unutulmamalı. Erken menopoz rahim kanseri gibi birçok hastalığın da habercisi aynı zamanda. Ülkemizde kadınlar ortalama 47, Avrupa’da ise 51 yaşında menopoza giriyor. Yumurtalık rezervinin sona ermesiyle ortaya çıkan menopozun, 40 yaşından önce olması durumu ise erken menopoz olarak kabul ediliyor” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Anne ve ablanın menopoz yaşa dikkat</strong></p>
<p>Ailedeki anne ya da ablanın menopoza girdikleri yaşın belirleyici bir faktör olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli, <strong>“</strong>Araştırmalar da erken menopozun nedeninin yüzde 60’ının genetik olduğuna işaret ediyor. Ancak beslenme, yaşam şekli, sigara alışkanlığı ya da stres gibi faktörler de menopoza girme yaşını etkiliyor. Örneğin, günde 20’den fazla sigara içen kadınların menopoz yaşı 1-2 yıl kadar öne çekiliyor” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Erken menopozun bir başka faktörü olarak coğrafyanın etkili olduğunu söyleyen Op. Dr. Nuri Ceydeli, “Uzakdoğu kadınlarının daha geç yaşlarda veya biraz daha az semptomlarla menopoza girmeleri bunun bir sonucu. Bunun nedenleri ise beslenme tarzları, refah düzeyi ve stresin az olması” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Bazı operasyonlar erken menopoza neden olabiliyor</strong></p>
<p>Ailesinde erken menopoz yaşayan herkesin gerekli tıbbi kontrolleri aksatmadan yaptırmasının erken teşhis için önemli olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli, “Genetik ve diğer faktörler dışında hastaya tıbbi gereklilikten dolayı yapılan bazı cerrahi operasyonlar, kemoterapi ya da radyoterapi tedavileri de erken menopoza neden olabiliyor. Bu dönemde psikolojik değişiklikler, uykusuzluk, ani terlemeler, odaklanamama ya da agresif tavırlar en dikkat çekici belirtileri” hatırlatmasında bulundu.</p>
<p><strong>Adet düzensizliği önemli belirti</strong></p>
<p>Erken menopozun belirtilerinden biri olan adet düzensizlikleri başlar başlamaz gerekli önlemleri almanın önemli olduğunu dile getiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli, “Menopoz Check-up’ı ile menopoza girmiş ve girecek olan kadınların bu süreci daha sağlıklı bir şekilde geçirmelerine destek oluyoruz. Bu check-up ile jinekolojik hastalıkların erken tanısı ve tedavisi, meme sağlığının korunması, kemik erimesi, ateş basması, sinirlilik ve uykusuzluk gibi genel sağlık sorunlarının giderilmesi de amaçlanıyor” dedi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Menopoz tedavisi kişiye özel olmalı </strong></p>
<p>Her kadının farklı ihtiyaçları olduğu için standart bir menopoz tedavisinden bahsetmenin mümkün olmadığının altını çizen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli, “Kişiye özel düzenlenmesi gereken tedavide kadın aktif çalışıyorsa ve gece ateş basması nedeniyle uykusunu iyi alamıyorsa bu durum iş hayatını olumsuz etkiliyor. Bir başka kadının ailesinde erken dönem kemik kırıkları sıksa menopozu bu yönden ele almak daha doğru olur” diye konuştu.</p>
<p>Meme dokusunun yoğun, fibrokistik olan veya ailede meme kanseri görülenlerde ise tedavinin bu bilgilere göre planlanması gerektiği uyarısında bulunan Op. Dr. Nuri Ceydeli, “Tüm bu noktalar bireysel olarak iyice irdelenmeli ve hastanın menopoz sonrasında ortaya çıkabilecek sağlık sorunları için rutin kontroller yapılarak risk faktörleri belirlenmeli. Menopoz tedavisi için kullanılan doğal takviyeler ve hormon tedavilerinde ortak amaç, eksilen hormonların yerine konmasına dayanıyor” dedi. </p>
<p> </p>
<p><strong>Sağlıklı bir menopoz dönemi için 7 tavsiye  </strong></p>
<p>Op. Dr. Nuri Ceydeli, menopoz döneminin sağlıklı şekilde geçirilmesi için tavsiyelerde bulundu: </p>
<p><strong>Spor yapın.</strong></p>
<p>Bol bol spor yapın. Haftada en az 3 gün spor yapmaya gayret edin. Gün içinde asansör kullanmak yerine merdiven kullanmayı, her fırsatta yürüyüş yapmayı tercih edin.</p>
<p><strong>Kilo kontrolünüzü sağlayın.</strong></p>
<p>Vücut kitle indeksinizi hesaplayın. Ne çok zayıf ne de kilolu olun. </p>
<p><strong>Uzak durun.</strong></p>
<p>Kimyasal maddelerden uzak durun. </p>
<p><strong>Stresten kaçının.</strong></p>
<p>Stresinizi artıran ortamlardan, kişilerden, olaylardan kaçının.</p>
<p><strong>Tütün kullanmayın.</strong></p>
<p>Sigara kullanmayın. Pasif içicilikten de uzak durun. </p>
<p><strong>Sağlıklı beslenin.</strong></p>
<p>Balık, ceviz, fındık, brokoli, domates, biber, havuç, üzüm, çilek gibi yüksek antioksidan besinler ve kalsiyumu yüksek gıdalar tüketin. Günde 200 ml süt için, yoğurt ve dondurma yiyin. </p>
<p><strong>D vitamininizi eksik bırakmayın.</strong></p>
<p>Güzel havalarda bol bol güneşlenin ve D vitaminini eksik etmeyin. D vitamini takviyesini doktor kontrolünde kullanın.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-donemini-saglikli-gecirmenin-yollari-427039">Menopoz dönemini sağlıklı geçirmenin yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Öğ. Ü. Yazıcı &#8220;Menopoz Döneminde Kadının Sağlığı ve Yaşam Kalitesi için Semptomlar Tedavi Edilmeli&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-og-u-yazici-menopoz-doneminde-kadinin-sagligi-ve-yasam-kalitesi-icin-semptomlar-tedavi-edilmeli-415505</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Oct 2023 12:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[döneminde]]></category>
		<category><![CDATA[edilmeli]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[semptomlar]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yazıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415505</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz tedavisi için zamanlamanın da çok önemli olduğunun altını çizen Kadın Hastalıkları Doğum, Tüp Bebek Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Melis G. Koçer Yazıcı, ''60 yaşından küçük veya menopoz başlangıcından sonraki 10 yıl içinde hormon tedavisine başlayan kadınların uzun vadede hayat kalitesinin yükseldiği konusunda genel bir görüş vardır. Bu yüzden menopoz semptomları ortaya çıktığında en kısa sürede tedaviye başlamak uygun olacaktır” diye konuştu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-og-u-yazici-menopoz-doneminde-kadinin-sagligi-ve-yasam-kalitesi-icin-semptomlar-tedavi-edilmeli-415505">Dr. Öğ. Ü. Yazıcı &#8220;Menopoz Döneminde Kadının Sağlığı ve Yaşam Kalitesi için Semptomlar Tedavi Edilmeli&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SOSYOEKONOMİK DÜZEY MENOPOZA GİRİŞ YAŞINI ETKİLİYOR</strong></p>
<p>Kadınlar on iki ay boyunca hiç adet görmemesi halinde menopoza girmiş olarak kabul edilse de, bu durumun kişiye göre değişkenlik gösterebileceğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum, Tüp Bebek Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Melis. G. Koçer Yazıcı, “Türkiye gibi orta sosyoekonomik seviyede olan ülkelerle ortalama menopoza girme yaşını 48 diyebiliriz. Ancak, Avrupa, ABD gibi ülkelerde bu yaş biraz daha ileri giderek 55 yaşlara kadar çıkabiliyor. Buradan anlayacağımız kadarıyla sosyoekonomik düzey sınırlıysa veya düşükse menopoza daha erken giriliyor.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“GENETİĞİNİZ MENOPOZ DÖNEMİNİZİ DE BELİRLİYOR”</strong></p>
<p>Menopoza giriş yaşının her kadında farklı gelişmesinin temel nedeninin genetik faktörler olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Ü. Yazıcı, bunun yanında kilo ve sigara kullanımının da yaşı erkene çekebileceğine işaret etti. Dr. Öğ. Ü. Yazıcı sözlerine şöyle devam etti: “Öncelikle annenizin menopoza girdiği yaş bizim için önemli. Anneniz, kız kardeşiniz, teyzeniz, halanız 45 yaştan önce menopoza girmişse o zaman büyük ihtimalle siz de erken menopoza gireceksiniz. Ancak bu durum, 40 yaşından önce gelişen “prematür ovaryan yetmezlik”  ile karıştırılmamalı. Bu daha farklı bir konu. Aile öyküsünün yanında kromozomlarla ilgili bazı sorunlar, sigara içmek, egzersiz yapılıp yapılmadığı ve kadının beden kitle indeksi de menopoz yaşını belirleyen etkenler arasında yer almaktadır.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“AİLE GEÇMİŞİNİZ ÖNEMLİ GÖSTERGE”</strong></p>
<p>“Menopoz, kadınların yaşadığı doğal bir olay ve geçiştir ancak zamanlama ve semptomlar herkes için farklıdır” diyen Dr. Öğr. Üyesi Yazıcı sözlerine şöyle devam etti: “Çoğu kadın menopozun semptomlarını yaşayacaktır. Bazı kadınlar çok az semptom yaşayacak veya hiç yaşamayacakken bazıları günlü yaşamı etkileyecek kadar şiddetli olabilecektir. Ne zaman geçebileceğinize dair bir fikir edinmek için aile geçmişinize bakabilirsiniz. Muhtemelen annenizin veya ablalarınızın menopoz semptomlarının başladığı yaşlar sizin için de benzer olacaktır. Belirli ameliyatlar veya kanser tedavileri nedeniyle menopoz da ortaya çıkabilir. Bu nedenler semptomların daha ani ve daha şiddetli olmasına neden olabilir.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>SEMPTOMLAR KADINLAR ARASINDA FARKLILIK GÖSTERİR<br /> </strong></p>
<p>Farklı menopoz belirtilerinin olduğunu ve semptomların da bireyler arasında farklılık gösterebileceğini hatırlatan Dr. Öğr. Ü. Melis Yazıcı, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Sıcak basması, gece terlemeleri, vajinal kuruluk veya ağrı, düşük ruh hali veya kaygı, beyin sisi ve hafıza sorunları, uyumakta zorluk, yorgunluk, eklem ağrıları, cinsel dürtü kaybı (libido) ve migren en yaygın semptomlar arasında yer alıyor. Adetlerin arasındaki süre, genellikle tamamen durmadan önce birkaç ay veya yıl içinde kısalabildiği gibi daha uzun aralıklarla da olabilir. Bazen adet aniden durabilir. Her iki veya üç haftada bir ortaya çıkabilir veya bir seferde aylarca ortaya çıkmayabilir. Sonunda, regller tamamen duracaktır. Ancak bazı kadınlar için diğer menopoz semptomları devam edebilir.<strong> </strong>Bazı kadınlar regl dönemlerinde düzensizlik olmadan da migren, sinirlilik ve düşük ruh hali gibi belirtiler yaşayabilir.’’</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>KADININ YAŞAM KALİTESİ İÇİN MENOPOZ SEMPTOMLARI TEDAVİ EDİLMELİ<br /> </strong></p>
<p>Menopoza giren her kadına hormon replasman tedavisi verilmediğini bunun da kadına göre değiştiğini hatırlatan Dr. Öğr. Ü. Melis Yazıcı, “Eğer bize gelen kadının ateş basması, terleme, sinirlilik gibi şikayetleri çok yoğunsa ve artık hayatını etkileyecek boyuta ulaşmışsa tedaviye başlıyoruz. Elbette bunun için kadının tedaviyi kullanımını etkileyecek farklı bir durumu yoksa. Bunun yanında kadının bu tarz şikayetleri bulunmuyorsa sadece vajinal kuruluktan muzdaripse, bu durumda hormon tedavisi uygulamıyoruz lokal tedavi yapıyoruz” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>TEDAVİDE ZAMANLAMA ÖNEMLİ<br /> </strong></p>
<p>Menopoz tedavisi için zamanlamanın da çok önemli olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Ü. Yazıcı, 60 yaşından küçük veya menopoz başlangıcından sonraki 10 yıl içinde hormon tedavisine başlayan kadınların, menopoz sonrası  kronik hastalıklardan korunma açısından semptomatik rahatlama ve uzun vadede hayat kalitesini yükselttiği konusunda genel bir görüş vardır. Bu yüzden menopoz semptomları ortaya çıktığında en kısa sürede tedaviye başlamak uygun olacaktır” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>ÖSTROJEN ÇEKİLMESİYLE KEMİK YIKIMI KOLAYLAŞIYOR!</strong></p>
<p>Menopozla birlikte kadının sonraki yaşamı için en önemli risklerden birinin de osteoporoz ve daha ileri yaşlarda kalça kırıkları olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Ü. Yazıcı, “Menopozla birlikte çekilmeye başlayan östrojen bizim kemiklerimizi de koruyan bir hormondur. Östrojen çekildikten sonra kemik yapımı eskisi kadar iyi olmayacaktır. Özellikle daha ileri yaşlarda kalça kırığı riski gündeme gelir. Hatta, kadınlarda gündelik yaşam içinde çok küçük darbelerle bile kırıklar yaşanabiliyor ki bunun temel nedeni östrojen eksikliğidir.” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>MENOPOZDAN SONRA GEBE KALINABİLİR Mİ? </strong></p>
<p>Menopoz olan bir kadının hamile kalması, çocuk sahibi olması mümkün mü” sorusunu Dr. Öğr. Ü. Yazıcı şöyle yanıtladı. “Yapılan değerlendirmeler ve muayeneler sonrasında yumurta rezervi tamamen bitmiş bir kadının gebe kalması zor. Ancak hala bir iki tane bile olsa yumurta tespit edilmişse bu durumda bu kadın gebe kalabilir. Yumurtalarını dondurabilir ya da tüp bebek tedavisiyle devam edebilir. Çünkü menopozda yumurtalar bitiyor. Rahim yerinde kalıyor. Bazı kadınlar için menopozdan sonra gebe kalma tercih etmediği bir durum olabiliyor.  Bu nedenle hastalarımıza 12 ay adet görmedikten sonra en az 2 sene korunun diyoruz.”</p>
<p>Menopozun cinsel hayatı da etkileyen şikayetlere neden olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Ü. Yazıcı, “Kadınlarda vajinal kuruluk, depresyon, uykusuzluk yaşanabilecek şikayetlerdir. Bazı kadınlarda da idrar kaçırma sorunları da bu dönemde artabiliyor ve cinsel hayat olumsuz yönde etkilenebiliyor. Hatta özellikle 60-70 yaşında sadece çamaşır değmesiyle bile rahatsızlık yaşayan kadınlar oluyor. Bu durumla lokal ilaçlarla destek olabiliyoruz.” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>MENOPOZ DÖNEMİNİ RAHAT GEÇİRMEK İÇİN NELER YAPILMALI?</strong></p>
<p>Hem menopoz dönemi hem de sonraki hayatı için kadınların öncelikle yaşam tarzlarını değiştirmeleri gerektiğinin altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum, Tüp Bebek Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Melis. G. Koçer Yazıcı sözlerini şöyle tamamladı: “Eğer kadının fazla kilosu varsa öncelikle bunların verilmesi gerekir. Dolayısıyla sağlıklı beslenmenin yanında, dans, yürüyüş, pilates gibi egzersizleri hayatlarına almalı ve düzenli olarak egzersiz yapılmalı. Bir diğer önemli unsur sigara. Sigara kullanan kadınların daha erken menopoza girdiği unutulmamalı ve kesinlikle sigara bırakılmalı. Ayrıca düzenli muayenelerini de ihmal etmemeli.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-og-u-yazici-menopoz-doneminde-kadinin-sagligi-ve-yasam-kalitesi-icin-semptomlar-tedavi-edilmeli-415505">Dr. Öğ. Ü. Yazıcı &#8220;Menopoz Döneminde Kadının Sağlığı ve Yaşam Kalitesi için Semptomlar Tedavi Edilmeli&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopoz Hakkında Doğru Sanılan 10 Hatalı Bilgi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopoz-hakkinda-dogru-sanilan-10-hatali-bilgi-411416</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Oct 2023 11:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[hatalı]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[sanılan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=411416</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlarda yumurtalıkların görevlerinin azalmasına bağlı olarak adet döngüsünün ve doğurganlığın sona erdiği yaşam evresi ‘menopoz’ olarak adlandırılıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-hakkinda-dogru-sanilan-10-hatali-bilgi-411416">Menopoz Hakkında Doğru Sanılan 10 Hatalı Bilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlarda yumurtalıkların görevlerinin azalmasına bağlı olarak adet döngüsünün ve doğurganlığın sona erdiği yaşam evresi ‘menopoz’ olarak adlandırılıyor. Ülkemizde kadınların ortalama 47-49 yaşları arasında menopoza girdiği belirtiliyor. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, rutin hekim kontrolleri ve yakınmalara yönelik uygulanan tedaviler sayesinde kadınlar menopoz sürecinde aktif ve kaliteli bir yaşam sürebiliyor. Ancak menopozla ilgili toplumda doğru sanılan hatalı bilgiler ve bu doğrultuda hareket edilmesi, kadınların menopoz dönemini sağlıklı ve mutlu yaşamalarını önleyebiliyor. Örneğin, menopoz döneminde uygulanan hormon tedavilerinin kansere yol açacağı kaygısı nedeniyle tedaviden kaçınmak, yıllarca sürebilecek olan menopoza dair sıkıntıların çözümüne ulaşmayı engelleyebiliyor. <strong>Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, </strong>menopoz sürecine yönelik gereksiz kaygılar veya hatalı bilgiler nedeniyle hekim kontrolünden kaçınmanın aynı zamanda ciddi tablolara da neden olabileceğine dikkat çekerek, “Menopoz kalp ve damar hastalıkları, meme, rahim ve yumurtalık hastalıkları ile kemik erimesi gibi pek çok hastalığın sıkça karşılaşıldığı bir dönem. Dolayısıyla menopoz sürecinde düzenli olarak yapılması gereken hekim kontrollerini aksatmak, bu hastalıkların atlanmasına veya erken teşhis edilememesine yol açabiliyor. Bu nedenle menopoz döneminde hem Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı kontrolüne gitmek, hem de düzenli aralıklarla check-up yaptırmak büyük bir öneme sahip. Bu sayede yaşam kalitesi yükselirken, hayatı tehdit edebilen hastalıklar da erken dönemde teşhis ve tedavi edilebiliyor” diyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Menopoza girme yaşı geciktirilebilir. YANLIŞ! </strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU: </strong>Adet kanamaları sona erdiğinde menopoza dair yakınmaları gidermek amacıyla hormon tedavisine başlanabiliyor ve ilaç tedavisiyle rahim iç zarı kalınlaştırılıp, sonrasında kanama sağlanarak ‘yapay bir adet döngüsü’ oluşturuluyor. Ancak ilaç tedavisi sayesinde her ay adet görülse de bu durum menopozun geciktirildiği anlamına gelmiyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kadınlar annesine benzer yaşta menopoza girer. YANLIŞ! </strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> ‘Her kadın annesiyle benzer yaşta menopoza girer, annesine benzer belirtileri yaşar’ düşüncesi de yine toplumda yaygın olan hatalı bilgilerden. Kadınlar kalıtsal olarak annelerine benzeseler de menopoza girme yaşını; kilo alımı, sigara ve alkol kullanımı, kronik hastalıklar, geçirilen ameliyatlar, radyoterapi, kemoterapi, stres ile doğum sayısı gibi faktörler etkiliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Her kadın menopoz dönemini aynı deneyimler. YANLIŞ! </strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Yaklaşık her 2 kadından 1’inde menopoza giriş döneminde ve sonraki yıllarda ateş basmaları, gece terlemeleri ile duygu durum değişiklikleri gibi yakınmalar gelişiyor. Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, “Ancak menopoza ait belirtiler kadınlar arasında oldukça değişkenlik gösteriyor; hiçbir şikâyeti olmayan kadınlar olabildiği gibi yaşam kalitesi ciddi anlamda etkilenmiş kadınlarla da karşılaşıyoruz. Bu yakınmaların değişkenliği kalıtsal, ırksal, beslenme alışkanlıkları, iklim ve yaşam tarzı pek çok faktörden kaynaklanıyor” diyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Rahim alınınca menopoza girilir. YANLIŞ! </strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Kadının menopoz sürecini belirleyen durum, yumurtalıklardaki yumurtaların tükenmesi ve buna bağlı olarak işlevini yerine getirememesidir. Bununla birlikte, ameliyat yoluyla iki yumurtalığın çıkarılması halinde de kadın menopoza giriyor. Dolayısıyla, sadece rahim alınınca kadın adet görmüyor ve bir daha hamile kalamıyor ama menopoza girmiyor. Menopoz ancak rahimle beraber yumurtalıklar da alınırsa başlıyor.  </p>
<p> </p>
<p><strong>Menopozla birlikte cinsel yaşam biter. YANLIŞ! </strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Menopoz döneminde kadınların yaklaşık yüzde 70’inde vajinal kuruluk, cinsel ilişkide ağrı, isteksizlik, idrar yaparken yanma ve sık enfeksiyon geçirme gibi yakınmalar oluşuyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, ancak bu tür şikayetlerin tedavilerle giderilebildiğine işaret ederek, “Menopoz dönemindeki kadınlarda gelişen yakınmaların altta yatan nedeni, menopozla birlikte östrojen hormonunun azalması ve buna bağlı olarak vajinal bölgenin elastikiyetinin, kayganlığının ve florasının bozulmasıdır. Öncelikli olarak vajinal kayganlaştırıcı ve nemlendirici tedaviler uygulanabilirken, uygun hastalarda topikal veya sistemik yolla östrojen hormonunun verilmesi de sorunların büyük oranda düzelmesini sağlıyor” bilgisin veriyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Menopoz döneminde mutlaka kilo alınır. YANLIŞ! </strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Kadınlar genellikle menopozdan sonra kilo aldıklarından yakınıyorlar. “Ancak kilo almak hormonal değişimin değil, yaşlanmanın bir etkisidir” diyen Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, sözlerine şöyle devam ediyor: “İlerleyen yaşla birlikte metabolizmanın bir miktar yavaşlaması nedeniyle günde yaklaşık 250 kalori daha az enerji almak, bu süreci dengeleyecektir. Elbette her zaman olduğu gibi kilo dengesi menopoz döneminde de; liften zengin, meyve ve sebze ağırlıklı, protein ile kalsiyumdan zengin, yağ oranı düşük beslenme modeli ve düzenli egzersizlerle sağlanabiliyor” </p>
<p> </p>
<p><strong>Hormon tedavisi kansere neden olur. YANLIŞ! </strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Hormon tedavisinin meme kanserine yol açtığı endişesi nedeniyle pek çok kadın menopozun sebep olduğu sorunlara katlanmak zorunda kalıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran,<strong> </strong>menopoz doğal bir süreç olsa da yaşam kalitesini olumsuz etkileyen yakınmalar için mutlaka hekime başvurmak gerektiğini vurgulayarak, “İhtiyaç halinde de ilaç desteği almak doğru bir yaklaşım olacaktır. Kişisel olarak uygun hastalarda, uygun dozda ve sürede verilen hormon tedavileri yakınmaları giderirken, toplumda sanıldığı kadar yüksek oranda kanser vakasıyla karşılaşılmıyor” diyor. Hekime danışmadan uygulanan ve etkinliği ile güvenirliliği kanıtlanmamış birtakım bitkisel tedavilerden de mutlaka kaçınmak gerekiyor, zira bu yöntemler karaciğer, böbrek ve kalp gibi<strong> </strong>organlarda hasara neden olabiliyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Şikayeti olan her kadın hormon tedavisi alabilir</strong>. <strong>YANLIŞ!</strong> </p>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Östrojen içeren hormon tedavileri menopozdaki yakınmaları hafifletmek amacıyla sık kullanılan bir yöntem olsa da, her kadın için uygun olmayabiliyor. Özellikle de rahim kanseri, meme kanseri, aktif karaciğer, kalp ve damar ile emboli gibi hastalıkların varlığında hormon tedavilerinin kullanımı önerilmiyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Menopoz döneminde hamilelik riski yoktur. YANLIŞ! </strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Özellikle ‘perimenopozal dönem’ olarak adlandırılan adetin kesilmesinden itibaren geçen bir yıl içinde düşük ihtimal de olsa hamilelik gerçekleşebiliyor. Dolayısıyla bu dönemde cinsel yaşamda korunmaya mutlaka devam etmek gerekiyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Menopoza geçiş döneminde yoğun âdet kanamaları normaldir. YANLIŞ! </strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Menopoza geçiş dönemi sıklıkla adet döngüsünün seyrekleşmesi veya kesilmesi şeklinde belirti veriyor. Tam tersi olarak yoğun âdet kanamaları, düzensiz ve sık kanamalar altta yatan rahimde kalınlaşma, miyom ile polip gibi bir jinekolojik hastalıkla ilişkili olabiliyor. Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, dolayısıyla bu süreçte gözlenen yoğun kanamalarda mutlaka hekime başvurmak gerektiğine dikkat çekiyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-hakkinda-dogru-sanilan-10-hatali-bilgi-411416">Menopoz Hakkında Doğru Sanılan 10 Hatalı Bilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopoz Göbeğinden Kurtulmak için Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopoz-gobeginden-kurtulmak-icin-oneriler-408269</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Sep 2023 12:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[göbeğinden]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kurtulmak]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=408269</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz döneminde kilo alımının geçiş sürecinin oldukça tipik ve beklenen bir parçası olduğunu söyleyen Uzm. Dyt, Uzm. Klinik Psikolog Merve Öz, özellikle göbek bölgesinde yağlanmanın artmasının yanında herkesin karın bölgesinden de kilo almadığının da hatırlanması gerektiğini anlattı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-gobeginden-kurtulmak-icin-oneriler-408269">Menopoz Göbeğinden Kurtulmak için Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz döneminde kilo alımının geçiş sürecinin oldukça tipik ve beklenen bir parçası olduğunu söyleyen Uzm. Dyt, Uzm. Klinik Psikolog Merve Öz, özellikle göbek bölgesinde yağlanmanın artmasının yanında herkesin karın bölgesinden de kilo almadığının da hatırlanması gerektiğini anlattı. </p>
<p><strong>MENOPOZ GÖBEĞİNDEN KURTULMAK MÜMKÜN MÜ?</strong></p>
<p>Bu sonucun ortaya çıkmasında; değişen hormon seviyeleri, fiziksel aktivite değişiklikleri, tıbbi durumlar, ilaç kullanımı, iştah değişikleri veya diyet gereksinimlerinizdeki değişikliklerin etkili olduğunu anlatan Dyt. Öz, menopoz sırasında ve sonrasında göbek bölgesine kilo alımının abdominal obezite ile ilişkili olduğundan sağlık açısından da çeşitli riskleri bulunacağına işaret etti. </p>
<p>Menopoz göbeği ile başa çıkmak için egzersiz yapmanın, kişiye özel beslenme ihtiyaçlarını karşılayan sağlıklı beslenme programına uymanın ve stresi yönetmenin önemli olduğunu anlatan Dyt. Öz, bu konuda alınabilecek önlemler ve yapılacaklarla ilgili önemli bilgiler verdi: </p>
<p><strong>“ARTAN YAŞLA BİRLİKTE KİLO ALMAK KOLAYLAŞIYOR”</strong></p>
<p>Artan yaş ile birlikte kalori ihtiyacının da azaldığını hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Uzm. Dyt., Uzm. Klinik Psikolog Merve Öz, bu nedenle besin alımında herhangi bir değişiklik olmasa bile yaş ile birlikte kilo almanın daha kolaylaşabildiğini belirterek “Kilo alımını engellemek için diyet yapmak kalori açığı ortaya çıkartırken diyetin yanında yapılan fiziksel aktivite, harcanan kaloriyi artırarak daha fazla kilo vermeyi sağlayacaktır. Ortaya çıkan kalori açığı sayesinde karın dâhil olmak üzere tüm vücutta kilo kaybı sağlanacaktır” diye konuştu. </p>
<p><strong>“SAĞLIKLI VE DÜZENLİ BESLENİN”</strong></p>
<p>Dyt. Öz, hem menopoz sürecinde hem de sonrasında beslenme açısından özellikle dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı: </p>
<p><strong>Yüksek kalorili besinlerden uzak durun: </strong>Sağlıklı beslenmek için öncelikle yağ oranı ve şeker oranı yüksek kalorili yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalıdır. Çok tuzlu ve işlenmiş gıdalar da tüketilmemelidir. </p>
<p><strong>Su tüketiminizi artırın:</strong> Su hem genel sağlımızı korumak hem de kilo kontrolünü sağlamak için vazgeçilmezlerin başında yer alır. Bu dönemde de yeterli su tüketildiğinden emin olunmalıdır. Şöyle ki; kilo başına 30 ml olacak şekilde su tüketilmelidir. Yani, 60 kg bir kişi 60 x 30 ml olacak şekilde günde 1800 ml su içmeye özen göstermelidir. Kahve ve çay ödem yapacağından miktarı sınırlandırılmalıdır.</p>
<p><strong>Kaliteli karbonhidratlara yönelin:</strong> Makarna, pilav, patates, pizza, hamburger gibi yoğun karbonhidratlı yiyecekler öğünlerden çıkarılmalıdır. Bunun yerine karbonhidrat ihtiyacı, siyez ekmeği, karabuğday ekmeği, ekşi mayalı ekmek, tam buğday ekmeği gibi kaliteli karbonhidratlardan sağlanmalıdır. </p>
<p><strong>Lif oranı yüksek besinleri tercih edin:</strong> Hem tok tutması hem de lif oranının yüksek olması nedeniyle öğünlere kuru baklagiller eklenmelidir. Bununla birlikte, 2 porsiyonu meyve, 3 porsiyonu sebze olmak üzere günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir. Ayrıca haftada en az 2 kez balık tüketmek de hem sağlıklı beslenmek hem de kilo kontrolünü sağlamaya yardımcı olacaktır. Bağırsak sağlığı için kefir tüketmek de yararlı olacaktır.</p>
<p><strong>Zeytinyağını da abartmayın:</strong> Özellikle sebze yemekleri ve salatalar için tercih edilecek yağ, zeytinyağı olmalıdır. Ancak sağlıklı olduğu düşüncesiyle de zeytinyağı abartılmamalıdır. Salatalar için kişi başı 1 tatlı kaşığı yağ yeterli olacaktır. </p>
<p><strong>Yeşil çay tüketimini günde 3 fincanla sınırlayın:</strong> Sağlık açısından içilmesinde herhangi bir engel yoksa yeşil çay, yağ yakımını hızlandıracaktır. Fakat akşam saatleri içeceğiniz yeşil çay uykunuzu kaçırabilir. Bu nedenle 3 fincanın üzerinde yeşil çay tüketmemeye özen gösterin ve çayı gündüz saatleri tüketmeye çalışın. </p>
<p><strong>EGZERSİZLE HARCADIĞINIZ KALORİYİ ARTIRIN</strong></p>
<p>Fiziksel aktivitedeki artışının sağlıklı beslenme programı ile desteklendiğinde kalori açığı ortaya çıkacağından karın dâhil olmak üzere tüm vücutta kilo kaybının sağlanacağını söyleyen Dyt. Öz, şu bilgileri verdi: “Egzersiz, her yaşta sağlığı desteklemektedir. Menopoz sırasında, göbek yağını kaybetmede egzersiz yardımcı olacaktır. Pilates gibi karın kaslarını güçlendiren egzersizler yapmak karnı sıkılaştırmak ve görünümünü iyileştirmek için tercih edilebilir. Harcadığınız kaloriyi artırmak için yürüyüş, bisiklete binmek, dans etmek, tenis, kick boks ve benzeri fiziksel aktiviteleri de yapabilirsiniz. Belirlediğiniz hedeflere ulaşıp ulaşmadığınızı kontrol etmek için ve motive olmak için adım sayar ya da akıllı saat kullanabilirsiniz.”</p>
<p><strong>STRES KORTİZOL HORMONU SALINIMINI ARTIRIR</strong></p>
<p>Stres hormonu olan kortizolün karın bölgesinde yağ birikme riskini artırdığına işaret eden Dyt. Merve Öz, stresin yeme alışkanlıklarında da önemli rol oynadığına dikkat çekti. Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Uzm. Dyt ve Uzm. Klinik Psikolog Merve Öz, “Örneğin stresli durumlarda yeme hızı artar ayrıca stres, duygusal açlığı da tetikler. Duygusal açlık olumlu duyguyu ortaya çıkarmak ya da olumsuz duyguyu bastırmak için ihtiyaç dışı yemek yeme olarak açıklanabilir” diye konuşarak stresi yönetmek için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: </p>
<p>“İyi bir uyku stres yönetiminizi kolaylaştıracak en önemli unsurların başında gelir. Bunun yanında, rahatlatıcı müzik dinlemek, nefes egzersizleri yapmak ve stresiniz çok arttığında bulunduğunuz yerden uzaklaşmak iyi gelecektir. Egzersiz kilo kontrolüne yardımcı olduğu gibi ruhunuzu besleyerek stresinizi azaltmaya yardımcı olacaktır. Yüzebilir, yürüyebilir ya da yoga veya meditasyon yapabilirsiniz. Ayrıca stresi azaltmak için; sağlıklı beslenin, sigarayı bırakın, alkol ve bağımlılık yapıcı maddelerden uzak durun, kafein alımınızı azaltın. Mükemmeliyetçilik tek başına stres kaynağı olabiliyor. Bu nedenle öncelikle kendinize gerçekçi hedefler belirleyin ve istemediğiniz şeylere “hayır” demeyi öğrenin. Zamanınızı planlayın ve her gün kendinize zaman ayırın. Evcil hayvan bakımı sağlamak da stresi azaltmaya fayda sağlayacağından mümkünse bir evcil hayvan da sahiplenebilirsiniz. Stresinizi yönetemediğinizi düşünüyorsanız ruh sağlığı uzmanlarından destek alabilirsiniz. Bir profesyonelle çalışmak; hayatınızda sizi strese soktuğunun farkında bile olmadığınız şeyleri belirlemenize, bunlarla başa çıkmanın sağlıklı ve etkili yollarını bulmanıza yardımcı olabilir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-gobeginden-kurtulmak-icin-oneriler-408269">Menopoz Göbeğinden Kurtulmak için Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopoz Geciktirilebilir mi?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopoz-geciktirilebilir-mi-406354</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Sep 2023 08:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[geciktirilebilir]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406354</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşam uzuyor. Hiç kimse özellikle de kadınlar ileri yaşta da olsa iş ve sosyal yaşamında aktif olmak ve genç görünmek istiyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-geciktirilebilir-mi-406354">Menopoz Geciktirilebilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam uzuyor. Hiç kimse özellikle de kadınlar ileri yaşta da olsa iş ve sosyal yaşamında aktif olmak ve genç görünmek istiyor. Kadınlar için zorlu bir süreç olabilen menopoz</strong> g<strong>enellikle 40’lı yaşların ortalarında ve 50’li yaşların başlarında ortaya çıkar. Yumurta atılımı durduğu zaman oluşan menopoz, ateş basması, uyku bozukluğu, halsizlik, gece terlemeleri gibi belirtiler gösterebiliyor. Peki menopozu geciktirmek mümkün mü? </strong><strong>Birtakım önlem ve ilaçlar ile menopoz belirtilerinin ötelenebileceğini ve adet görmeye devam edilebileceğini söyleyen Liv Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sibel Malkoç anlattı.</strong></p>
<p><strong>Menopoz ne zaman tam olarak kabul edilir?</strong></p>
<p>Menopoz; overlerin (yumurtalıklar) yaşlanması ve yumurtlama aktivitesinin (foliküler aktivite) geri dönüşümsüz olarak bitmesine bağlı olarak gelişen 12 aylık adet görmeme (amonore) süreci ile biten dönemdir. Menopoz döneminde overlerin foliküler fonksiyonlarının tamamen bitmesi ile üreme çağı da sona erer. Yumurtlamanın azalması ile beraber önce adet düzeni bozulur (az ya da çok kanama) sonra da kanama tamamen biter.</p>
<p><strong>Genetik erken menopoza zemin hazırlıyor</strong></p>
<p>Menopozun erkene çekilmesinin nedenlerinin başında genetik yatkınlık gelir. Ayrıca otoimmün hastalıklar (Hipotroidizm, Tip 1 Diyabet, M.Gravis, Chron  v.s)   kişinin erken menopoza girmesine neden olabilir. Geçirilmiş over (yumurtalık) cerrahisi, kemoterapi, radyoterapi erken menopoza neden olabilecek diğer etkenlerdir. Ayrıca sigara, kafein ve alkolün aşırı tüketimi, ciddi stresler menopoz yaşını erkene çekebilir.</p>
<p><strong>Menopozu geciktirmek için neler yapabiliriz?</strong></p>
<p>Erken menopoza neden olabilecek otoimmun bir hastalık var ise tedavisi yapılarak, sigara – alkol- kafein gibi bağımlılıklar var ise bu alışkanlıkları bırakarak menopozun ötelenmesine katkıda bulunulabilir. Ayrıca “Fitoöstrojen” adı verilen bitkilerden elde edilen ve östrojenler ile yapısal benzerlik gösteren bileşiklerin ana maddesi olan kurubaklagiller (özellikle soya fasulyesi), keten tohumu, sarı kantaron, gecesefası, şerbetçi otu, hayıt bitkisi, Hint yer elması, Adaçayı tüketiminin devamlı ve kontrollü bir şekilde yapılması da menopozun geciktirilmesine katkıda bulunabilir. </p>
<p><strong>Uygun hastalarda bioeşdeğer hormon tedavisi kullanılabilir</strong></p>
<p>Genetik yatkınlık, cerrahi sonrası veya ilaç tedavisi nedeni ile menopoza giriş söz konusu ise uygun hastalara bioeşdeğer hormon replasman tedavisi başlanabilir. Hormon tedavisi alarak menopozun neden olduğu şikayetler azalabilir. Ama unutulmaması gereken ilaç kullanarak adet görmek veya menopoz şikayetlerinizin azalması, yumurtlama fonksiyonlarını geri getirmeyecek, dolayısı ile gebe kalmayı sağlamayacaktır. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-geciktirilebilir-mi-406354">Menopoz Geciktirilebilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
