<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>meme | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/meme/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/meme</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Mar 2026 10:28:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>meme | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/meme</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun-624041</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 10:28:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırmak]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılığı]]></category>
		<category><![CDATA[duygular]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[sürecinde]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tepkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624041</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında, özellikle kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri sürecinde kadınların yaşadığı psikolojik zorluklar, duygusal tepkiler, vücut imajı sorunları ve baş etme stratejileri ile sosyal desteğin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun-624041">Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında, özellikle kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri sürecinde kadınların yaşadığı psikolojik zorluklar, duygusal tepkiler, vücut imajı sorunları ve baş etme stratejileri ile sosyal desteğin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Kanser teşhisi hayatın tamamını sarsan bir ‘eşik anı’ olabilir!</strong></p>
<p>Meme kanseri teşhisinin, birçok kadın için yalnızca tıbbi bir bilgi olmadığına dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu teşhis hayatın tamamını sarsan bir ‘eşik anı’dır. Bu nedenle ilk tepkiler çoğunlukla yoğun, karmaşık ve dalgalı olur.” dedi.</p>
<p>En sık görülen ilk duygular arasında şok, inkâr, korku, kaygı ve kontrol kaybı hissinin yer aldığını ifade eden Aydın, “Pek çok kadın, tanıyı ilk duyduğunda ‘bu bana olamaz’ ya da ‘bir hata olmalı’ düşüncesine kapılır. Bu inkâr tepkisi, psikolojide akut stres tepkisinin doğal bir parçasıdır ve beynin ani tehdide karşı kendini koruma mekanizması olarak değerlendirilir. Araştırmalar, kanser tanısı alan bireylerin önemli bir kısmında ilk haftalarda travma sonrası stres belirtilerine benzer tepkiler görülebildiğini gösteriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Farklı tepkiler, baş etme tarzı ve kişilikle ilgili!</strong></p>
<p>Bu tepkilerin yanında ölüm korkusu, geleceğe dair belirsizlik, ‘çocuklarıma ne olacak?’, ‘hayatım yarım mı kalacak?’ gibi varoluşsal soruların da çok erken dönemde ortaya çıkabileceğini kaydeden Klinik Psikolog Cumali Aydın, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bazı kadınlar bu süreçte aşırı bilgi arayışına girerken, bazıları tam tersine tıbbi konuşmalardan kaçınabilir. Her iki tepki de psikolojik açıdan anlaşılırdır. Bir kadın, tanıdan sonraki ilk günlerde sürekli internette hastalıkla ilgili içerik aradığını, geceleri uyuyamadığını ve zihninin hiç durmadığını ifade edebilir. Bir başka kadın ise tam aksine, ‘hiçbir şey duymak istemiyorum’ diyerek çevresinden gelen bilgileri kapatabilir. Bu farklılıklar, kişinin baş etme tarzı, geçmiş yaşam deneyimleri ve kişilik yapısıyla yakından ilişkilidir.”</p>
<p><strong>Duygular tedavinin ‘yan etkisi’ değil, insani ve anlaşılır psikolojik tepkiler!</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavilerinin, bedeni hedef alıyor gibi görünse de psikolojik dünyayı da derinden etkilediğine vurgu yapan Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi süreçleri; bedensel bütünlük algısını, kontrol hissini ve benlik algısını doğrudan etkileyen deneyimlerdir. Cerrahi müdahaleler sonrasında kadınlar sıklıkla bedenlerine yabancılaşma, ‘artık eskisi gibi değilim’ duygusu ve kayıp hissi yaşayabilir. Özellikle mastektomi geçiren kadınlarda bu duygular daha belirgin olabilir.” dedi.</p>
<p>Bilimsel çalışmaların, cerrahi sonrası dönemde depresif belirtilerin ve anksiyetenin artabildiğini gösterdiğini aktaran Aydın, “Kemoterapi süreci ise yalnızca fiziksel yan etkilerle değil, psikolojik açıdan da zorludur. Saç dökülmesi, halsizlik, mide bulantısı gibi belirtiler, kişinin kendini ‘hasta’ olarak algılamasını pekiştirir. Bu süreçte kadınlar sıklıkla çaresizlik, öfke, sabırsızlık ve zaman zaman umutsuzluk hissedebilir. Ayrıca ‘kemobeyin’ olarak bilinen dikkat ve hafıza sorunları, kişinin kendine güvenini sarsabilir. Radyoterapi ise daha sessiz ilerleyen ama uzun vadede yorgunluk, tahammülsüzlük ve duygusal dalgalanmalar yaratabilen bir süreçtir. Tedavinin uzaması, ‘bu hiç bitmeyecek mi?’ düşüncesini besleyebilir. Önemli nokta şudur; bu duygular tedavinin ‘yan etkisi’ değil, insani ve anlaşılır psikolojik tepkilerdir. Araştırmalar, tedavi sürecinde psikolojik destek alan kadınların hem ruhsal dayanıklılığının hem de tedaviye uyumunun daha yüksek olduğunu gösteriyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Bedenle yeniden ilişki kurmak zamana ve şefkate ihtiyaç duyar!</strong></p>
<p>Meme kanseri sonrası vücut imajının, kadınlar için en hassas konulardan biri olduğuna işaret eden Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Meme, kültürel ve bireysel düzeyde kadınlık, annelik, cinsellik ve çekicilik ile ilişkilendirilen bir organdır. Bu nedenle bedende meydana gelen değişimler, yalnızca fiziksel değil, psikolojik bir kayıp olarak da yaşanabilir.” dedi.</p>
<p>Tedavi sonrası kadınların; ameliyat izleri, meme kaybı, protez kullanımı, kilo değişimleri veya ciltteki farklılıklar nedeniyle aynaya bakmakta zorlanabileceğini dile getiren Aydın, şunları söyledi:</p>
<p>“‘Artık kendimi tanımıyorum’ ya da ‘eşim beni eskisi gibi beğenir mi?’ gibi düşünceler sıkça dile getirilir. Araştırmalar, olumsuz vücut algısının özsaygı düşüşü, cinsel isteksizlik ve ilişkisel mesafelenme ile ilişkili olduğunu gösteriyor. </p>
<p>Tedavi süreci bitmiş, tıbben ‘iyi’ denilen bir kadın, sosyal ortamlardan kaçınmaya başlayabilir, denize girmekten çekinebilir ya da aynada kendine uzun süre bakmaktan kaçınabilir. Bu durum dışarıdan ‘abartı’ gibi algılansa da, aslında derin bir kimlik yeniden yapılanma sürecinin parçasıdır. Burada önemli olan, bedenle yeniden ilişki kurmanın zamana ve şefkate ihtiyaç duyduğunu kabul etmektir.”</p>
<p><strong>Güçlü olmak zorunda değilsiniz; ağlamak ve durmak da iyileşmenin parçası!</strong></p>
<p>Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün olduğunu hatırlatan Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Araştırmalar, bazı baş etme stratejilerinin ruh sağlığını belirgin şekilde desteklediğini gösteriyor.” dedi.</p>
<p>Öncelikle duyguları bastırmak yerine ifade etmenin büyük önem taşıdığının altını çizen Aydın, “Üzgün, öfkeli ya da korkmuş hissetmek zayıflık değil; insan olmanın doğal bir sonucudur. Yazmak, güvendiği biriyle konuşmak ya da bir uzmandan destek almak, bu duyguların yükünü hafifletir. İkinci olarak, kontrol edilebilir alanlara odaklanmak önemlidir. Tedavi sürecini yönetmek, randevularını planlamak, beslenme ve uyku düzenine özen göstermek, kişiye ‘aktif bir özne’ olma hissi kazandırır. Bu, kaygıyı azaltan temel faktörlerden biridir. Mindfulness, nefes egzersizleri ve gevşeme çalışmaları gibi yöntemlerin, kanser hastalarında anksiyete ve depresyonu azalttığı bilimsel olarak gösterilmiştir. Ayrıca destek gruplarına katılmak, ‘yalnız değilim’ duygusunu güçlendirir. En önemlisi ise; güçlü olmak zorunda değilsiniz. Zaman zaman dağılmak, ağlamak, durmak da iyileşmenin bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Şefkatli, anlayışlı ve sabırlı bir çevre, iyileşmenin psikolojik zeminini güçlendirir!</strong></p>
<p>Sosyal desteğin meme kanseri sürecinde en güçlü koruyucu faktörlerden biri olduğuna dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Güçlü sosyal desteğe sahip kadınlar daha düşük depresyon düzeyleri yaşıyor ve tedaviye psikolojik olarak daha iyi uyum sağıyor.” dedi.</p>
<p>Ancak desteğin her zaman ‘çok konuşmak’ ya da ‘pozitif ol’ demek anlamına gelmediğini aktaran Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bazen en iyisi, sadece orada olmak ve dinlemektir. ‘Güçlüsün, atlatırsın’ gibi iyi niyetli cümleler, kadının yaşadığı korkuyu görünmez kılabilir. Yakın çevreye düşen en önemli rol; yargılamadan dinlemek, duygulara alan açmak ve kadının temposuna saygı göstermektir. Yardım teklif etmek ama zorlamamak, bilgi vermeden önce izin almak, bedenle ilgili yorumlardan kaçınmak bu süreçte çok değerlidir. ‘İstersen bugün yanında olabilirim’ demek, ‘ben senin yerinde olsam böyle yapardım’ demekten çok daha destekleyicidir.</p>
<p>Sonuç olarak, meme kanseri yalnızca bireyin değil, bir ilişkiler sisteminin yaşadığı bir deneyimdir. Şefkatli, anlayışlı ve sabırlı bir çevre, iyileşmenin psikolojik zeminini güçlendirir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun-624041">Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme kanseri annelik hayallerine engel değil</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-annelik-hayallerine-engel-degil-622254</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 07:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[annelik]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hayallerine]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622254</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde genç yaşlarda da görülme sıklığı artan meme kanserinde, son yıllarda geliştirilen akıllı ilaçlar, immünoterapiler ve kişiye özel tedavi yaklaşımları, hastalar için umut veriyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-annelik-hayallerine-engel-degil-622254">Meme kanseri annelik hayallerine engel değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde genç yaşlarda da görülme sıklığı artan meme kanserinde, son yıllarda geliştirilen akıllı ilaçlar, immünoterapiler ve kişiye özel tedavi yaklaşımları, hastalar için umut veriyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay</strong>, doğru zamanda başlanan tedaviyle hem yaşam süresinin hem de yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabildiğini belirterek “Eskiden meme kanseri denince hastalar ve yakınları için akla hemen umutsuz bir tablo gelirdi. Ama artık bu durum değişti; meme kanseri, tıpkı diyabet ve hipertansiyon gibi uzun süre kontrol altında tutulabilen bir hastalık haline geldi. Bu nedenle tanı alan hastalarımızın umutsuzluğa kapılmadan, alternatif yöntemlere başvurmadan onkoloji hekimine başvurması ve tedavisine başlaması büyük önem taşıyor” diyor. Prof. Dr. Özge Gümüşay, meme kanseri tedavisinde yeni dönemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Meme kanseri dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak karşımıza çıkıyor. Her yıl milyonlarca kadın bu tanıyı alırken, teknoloji ve tıptaki gelişmeler sayesinde tedavi seçeneklerinin güçlenmesi ise umutları artırıyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay</strong>, hastaların bu sayede yaşam sürelerinin uzadığını ve günlük yaşamlarının kaliteli bir şekilde devam edebildiğini belirterek “Özel bir teknolojiyle geliştirilen antikor-ilaç konjugatlarının meme kanseri tedavisinde kullanıma girmesiyle çok iyi sonuçlar elde edildi. Bu teknoloji sayesinde antikora bağlı olarak taşınan kemoterapi ilacı doğrudan kanser hücresine ulaştırılarak sağlıklı dokulara verilen zarar önemli ölçüde azaltılabilmektedir. Tüm hasta grubunun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan HER2 pozitif meme kanserinde, damardan başlanan akıllı ilaçlar sayesinde hastaların tüm lezyonları gerileyerek hastalık kontrolü sağlanarak uzun süre yaşamını devam ettirebilmekteler. Tüm vakaların yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan östrojen duyarlı metastatik meme kanserli hastalar bazen sadece evde ağızdan aldıkları akıllı ilaçlar ve endokrin tablet sayesinde kansersiz bir şekilde yıllarca normal yaşantılarını sürdürebilmekteler” diyor. </p>
<p><strong>Kişiye özel tedavi modeli</strong></p>
<p>Son yıllarda hedefe yönelik ajanlar, antikor-ilaç konjugatları ve immünoterapi gibi yenilikçi tedavilerle meme kanseri tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Gümüşay sözlerine şöyle devam ediyor: “Artık meme kanseri, tek bir hastalık olarak değil; biyolojik alt tiplerine ve moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi edilen bir hastalık olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle tedavi kararını verirken yalnızca tümörün evresine değil, hormon reseptör durumuna, HER2 durumuna, genetik mutasyonlara, hastanın yaşına, ek hastalıklarına ve risk özelliklerine göre değerlendirme yapılmaktadır. Bugün meme kanserinde amacımız herkese aynı tedaviyi vermek değil; doğru hastaya, doğru zamanda, doğru ilacı verebilmektir. Bu alanda devam eden bilimsel çalışmaların sonuçlarını hem hastalarımız hem de biz onkologlar heyecanla takip ediyoruz. Tedavi seçeneklerinin her geçen gün artması, meme kanseriyle mücadelede hem hastalarımıza hem bizlere umut vermeye devam ediyor.”</p>
<p><strong>Anne olmaya engel değil!</strong></p>
<p>Meme kanserinin erken yaşlarda da görülebilen bir hastalık haline gelmesi ve son yıllarda genç yaşlarda hızla yaygınlaşması, meme kanseri tedavisi gören kadınları, anne olmalarını engelleyebileceği düşüncesiyle endişelendiriyor. Prof. Dr. Gümüşay bu konuda endişeleri gideren bilimsel gelişmeleri şöyle anlatıyor: “Henüz çocuk sahibi olmamış ya da çocuk isteği olan genç hastalarımız olup, bu hastalarda fertilite koruyucu yaklaşımlar büyük önem taşımaktadır. Tedavi öncesinde yumurta veya embriyo dondurma gibi yöntemler planlanabilmekte; bazı hastalarda over baskılama tedavileri ile doğurganlığın korunmasına katkı sağlanabilmektedir. Yapılan çalışma göstermiştir ki kemoterapi ve radyoterapi tedavilerini tamamlayan hastalarımız, sonrasında yeterli süre endokrin tedavisini alıp (çalışmada 18-30 ay endokrin tablet almışlardı) onkoloji doktorlarının da onayı ile hamile kalmasına izin verilmekte. Meme kanseri tanılı hastalar takip eden onkoloji doktorunun önerdiği uygun zamanda gebe kaldıklarında hastalığın tekrarlama riski artmamaktadır, bu da yapılan çalışma ile doğrulanmıştır.” </p>
<p>Öte yandan meme kanseri olan hastaların, aldıkları endokrin tedaviye bağlı yan etkiler yaşayabildiklerini, bunlardan en önemlisinin de sıcak basması olduğunu belirten Prof. Dr. Gümüşay “Yapılan çalışmada görüldü ki, sıcak basması gibi yaşam kalitesini bozan yan etkiye karşı geliştirilen ilaç sayesinde sorunun şiddeti azaldı. FDA onay sürecinin tamamlanmasının ardından ilacın günlük pratiğe girmesi beklenmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Üçlü negatif meme kanserinde artık sonuçlar daha iyi </strong></p>
<p>Özellikle genç kadınlarda ve BRCA gen mutasyonu bulunan kadınlarda daha sık görülen üçlü negatif meme kanseri, tüm meme kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 10-15’ini oluşturuyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, bu alt tipin geçmişte daha agresif seyreden bir hastalık olarak değerlendirildiğini belirtiyor. </p>
<p>Önceden sadece kemoterapi ile yönetilen bu alt tipte, immünoterapi ve yeni nesil antikor-ilaç konjugatları sayesinde tedavi başarısının önemli ölçüde iyileştiğini vurgulayan Prof. Dr. Gümüşay, şu bilgileri veriyor: “Son yıllarda üçlü negatif meme kanseri tedavisinde iki önemli gelişme yaşandı. Bunlardan ilki immünoterapi, diğeri ise yeni nesil antikor-ilaç konjugatlarıdır. Bu tedaviler sayesinde hastalarda tedavi başarısı önemli ölçüde artmıştır. Erken evrede ameliyat öncesi kemoterapiye immünoterapi eklenmesi artık standart tedavi olup ülkemizde SGK ödeme kapsamındadır. Metastatik hastalıkta ise özellikle PD-L1 pozitif hastalarda immünoterapi önemli fayda sağlamaktadır” </p>
<p><strong>Yaşam kalitesini artıran destek tedaviler</strong></p>
<p>Tedavideki gelişmelerin yalnızca kanseri hedeflemekle sınırlı kalmayıp, hastaların yaşam kalitesini korumayı da amaçladığını belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, şöyle konuşuyor: “Bulantı için geliştirilen ilaçlar sayesinde bulantı ve kusma büyük ölçüde kontrol altına alınmaktadır. Enfeksiyona karşı; kemoterapi sonrası uygulanan kan yükseltici iğneler, grip aşısı, zatürre aşısı ve zona aşısı gibi koruyucu önlemler alınmaktadır. Sosyal ve psikolojik olarak süreci zorlaştıran saç dökülmesine yönelik kemoterapi sırasında uygulanan -saçlı deri soğutma işlemleri- saç dökülmesi önemli ölçüde azalmakta ve hastaların psikolojik yükünü hafifletmektedir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-annelik-hayallerine-engel-degil-622254">Meme kanseri annelik hayallerine engel değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlar uyardı: “Meme kanserinde yeni lezyonlar 6 ay içinde gelişebilir”</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanlar-uyardi-meme-kanserinde-yeni-lezyonlar-6-ay-icinde-gelisebilir-617673</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 22:42:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ay]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[lezyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617673</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzmanlar meme kanserinde erken tanının önemine vurgu yaptı. Yeni lezyonların 6 ay içerisinde gelişebileceğine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlar-uyardi-meme-kanserinde-yeni-lezyonlar-6-ay-icinde-gelisebilir-617673">Uzmanlar uyardı: “Meme kanserinde yeni lezyonlar 6 ay içinde gelişebilir”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genel cerrahi uzmanları Dr. Batuhan Demir ve Doç. Dr. Özhan Çetindağ ile Radyoloji Uzmanı Dr. Ali Algül, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p><b>İki tarama arasında ortaya çıkan meme kanserleri</b></p>
<p>Uzmanlar, son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların meme kanserinde “interval süre” olarak tanımlanan iki tarama arasındaki dönemde yeni lezyon gelişimi veya mevcut lezyonların biyolojik davranışının değişebileceğini ortaya koyduğunu belirtti. Literatürde “interval kanser” olarak tanımlanan ve iki tarama arasında ortaya çıkan meme kanserleri bazı agresif tümör tiplerinde aylar içinde gelişebilmektedir. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Doç. Dr. Özhan Çetindağ, meme kanserinde erken tanının tedavi başarısını doğrudan etkilediğini ifade ederek şunları söyledi: “Meme dokusunda yeni bir lezyon gelişimi ya da mevcut bir kitlenin özelliklerinin değişmesi bazı hastalarda beklenenden daha kısa sürede gerçekleşebiliyor. Bu nedenle kadınların yalnızca kendi kendine muayene ile yetinmemesi, düzenli doktor kontrolü ve uygun görüntüleme yöntemleri ile takip edilmesi son derece önemlidir.” Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Batuhan Demir ise meme kanserinin erken evrede saptanmasının hem tedavi seçeneklerini artırdığını hem de başarı oranını belirgin şekilde yükselttiğini belirterek, “Erken evrede yakalanan meme kanserinde cerrahi ve diğer tedavi seçenekleri çok daha etkili sonuçlar vermektedir. Bu nedenle özellikle risk grubundaki kadınların yıllık meme muayenelerini ihmal etmemeleri gerekiyor” dedi.</p>
<p><b>Dr. Algül, “Mamografi ve meme ultrasonografisi tanıda önemli rol oynuyor”</b></p>
<p>Radyoloji uzmanı Dr. Ali Algül de mamografi ve meme ultrasonografisinin erken tanıda önemli rol oynadığını vurgulayarak şu bilgileri paylaştı: “Görüntüleme yöntemleri sayesinde henüz ele gelmeyen çok küçük lezyonları bile saptamak mümkün olabiliyor. Düzenli tarama programlarına katılım, meme kanserine bağlı ölüm oranlarının azaltılmasında en önemli faktörlerden biridir.” Uzmanlar, özellikle 40 yaş ve üzerindeki kadınların yılda en az bir kez meme muayenesi yaptırmaları ve doktorlarının önerdiği görüntüleme yöntemleri ile düzenli takipte olmalarının erken tanı açısından hayati önem taşıdığını ifade etti. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlar-uyardi-meme-kanserinde-yeni-lezyonlar-6-ay-icinde-gelisebilir-617673">Uzmanlar uyardı: “Meme kanserinde yeni lezyonlar 6 ay içinde gelişebilir”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu proje ile meme kanseri tedavisinde güvenli, etkin ve kişiselleştirilmiş yaklaşımlar geliştirilecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-proje-ile-meme-kanseri-tedavisinde-guvenli-etkin-ve-kisisellestirilmis-yaklasimlar-gelistirilecek-608529</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 11:09:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkin]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kişiselleştirilmiş]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Müftüler]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü Nükleer Uygulamalar Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fazilet Zümrüt Biber Müftüler’in yürütücülüğünü yaptığı “HER2-Pozitif Meme Kanserine Teranöstik Yaklaşımlar: ¹⁵⁵/¹⁶¹Tb-DOTA-Antikor Çifti ve Preklinik Değerlendirmeler” başlıklı proje, TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-proje-ile-meme-kanseri-tedavisinde-guvenli-etkin-ve-kisisellestirilmis-yaklasimlar-gelistirilecek-608529">Bu proje ile meme kanseri tedavisinde güvenli, etkin ve kişiselleştirilmiş yaklaşımlar geliştirilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü Nükleer Uygulamalar Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fazilet Zümrüt Biber Müftüler’in yürütücülüğünü yaptığı </span><span><span>“HER2-Pozitif Meme Kanserine Teranöstik Yaklaşımlar: ¹⁵⁵/¹⁶¹Tb-DOTA-Antikor Çifti ve Preklinik Değerlendirmeler” </span></span><span>başlıklı proje, TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje ile HER2 pozitif meme kanserinde hedefe yönelik tanı ve tedavi stratejilerinin geliştirilmesini amaçlıyor. Proje, Amerika Birleşik Devletleri Alabama Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Bölümünden</span><span><span> Prof. Dr. Suzanne Lapi’nin </span></span><span>de yer aldığı uluslararası bir iş birliği ile Ege Bölgesi’ndeki çeşitli üniversitelerden akademisyenlerin katkılarıyla yürütülecek.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, projesi TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenmeye uygun görülen </span><span><span>Prof. Dr. Zümrüt Müftüler ve ekibini tebrik ederek başarılarının devamını diledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Projenin amaçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan proje yürütücüsü</span><span><span> Prof. Dr. Zümrüt Müftüler</span></span><span>, meme kanserinin kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu ve</span><span><span> HER2 reseptörünün aşırı ekspresyonunun</span></span><span>, tümörlerin daha agresif bir biyolojik davranış sergilemesine yol açtığını vurguladı. Prof. Dr. Müftüler, HER2’yi hedefleyen monoklonal antikor temelli yaklaşımların klinik uygulamalarda yüksek özgüllük sağladığını, ancak bireysel tedavi yanıtlarındaki farklılıklar ve sistemik yan etkilerin halen önemli bir sorun teşkil ettiğini ifade etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>“Sağlıklı dokular radyasyondan korunacak”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Müftüler, “Bu proje kapsamında,</span><span><span> HER2 hedefli bir monoklonal antikor</span></span><span>, teranostik özelliklere sahip</span><span><span> Terbiyum-155 ve Terbiyum-161 </span></span><span>radyonüklidleri ile işaretlenerek hem tanı hem de tedavi amacıyla kullanılabilecek yenilikçi radyofarmasötiklerin geliştirilmesi hedefleniyor. Teranostik çift yaklaşımı sayesinde, tümör dokusuna özgü görüntüleme yapılması, tedavi etkinliğinin optimize edilmesi ve sağlıklı dokuların radyasyon maruziyetinin azaltılması amaçlanıyor. Proje süresince gerçekleştirilecek radyoişaretleme ve kalite kontrol çalışmalarının ardından, geliştirilen Terbiyum radyoizotopları ile işaretli bileşiklerin biyolojik etkinliği HER2 pozitif ve negatif meme kanseri hücre hatları üzerinde</span><span><span> in vitro </span></span><span>olarak değerlendirilecek.</span><span><span> In vivo </span></span><span>çalışmalarda ise deneysel tümör modelleri kullanılarak sintigrafik görüntüleme, biyodağılım, internal dozimetri ve tedavi etkinliği analizleri gerçekleştirilecek. Tedavi sonrası tümör yanıtları, hem görüntüleme yöntemleri hem de histopatolojik değerlendirmelerle incelenecek” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Müftüler, projenin HER2 hedefli teranostik radyofarmasötiklerin geliştirilmesine yönelik literatürde önemli bir boşluğu dolduracağını belirterek, “Bu proje, meme kanseri tedavisinde daha güvenli, etkin ve kişiselleştirilmiş yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlayacaktır. Elde edilecek sonuçların hem ulusal hem de uluslararası bilimsel literatüre ve ülkemizin nükleer tıp ve radyofarmasötik alanındaki bilimsel birikimine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-proje-ile-meme-kanseri-tedavisinde-guvenli-etkin-ve-kisisellestirilmis-yaklasimlar-gelistirilecek-608529">Bu proje ile meme kanseri tedavisinde güvenli, etkin ve kişiselleştirilmiş yaklaşımlar geliştirilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Video Görüşmelerden Meme Paylaşımlarına: Kaspersky, Dijitalleşmenin Aile Hayatını Nasıl Şekillendirdiğini Açıklıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/video-gorusmelerden-meme-paylasimlarina-kaspersky-dijitallesmenin-aile-hayatini-nasil-sekillendirdigini-acikliyor-607969</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 07:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Çevrim İçi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalleşmenin]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmelerden]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hesap]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Mesajlaşma Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşımlarına]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607969</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky’nin güncel araştırması, günümüzde hemen hemen herkesin aile üyeleriyle dijital kanallar üzerinden etkileşim kurduğunu gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/video-gorusmelerden-meme-paylasimlarina-kaspersky-dijitallesmenin-aile-hayatini-nasil-sekillendirdigini-acikliyor-607969">Video Görüşmelerden Meme Paylaşımlarına: Kaspersky, Dijitalleşmenin Aile Hayatını Nasıl Şekillendirdiğini Açıklıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky’nin güncel araştırması, günümüzde hemen hemen herkesin aile üyeleriyle dijital kanallar üzerinden etkileşim kurduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre Türkiye’deki katılımcıların %83’ü ailesiyle mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla iletişim kurarken, %69’u düzenli olarak video görüşmeler gerçekleştiriyor ve %36’sı ortak dijital yayın platformu hesapları kullanıyor. Dijitalleşme, aile içi iletişimde önemli bir kolaylık ve esneklik sunarken Kaspersky uzmanları, artan çevrim içi bağlılığın dijital güvenlik uygulamaları ve cihazların korunması konusunda daha yüksek bir farkındalık gerektirdiğine dikkat çekiyor.</strong></p>
<p>Dijital dünyada iletişim, artık günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası. Görüntülü görüşmeler ve anlık mesajlaşma sayesinde, nerede olursak olalım sevdiklerimizle bağımızı sürdürebiliyoruz. Dijitalleşme yalnızca iletişim biçimlerimizi değil, birlikte geçirdiğimiz boş zamanları da yeniden şekillendiriyor. Kaspersky, dijital çağda modern aile yaşamının öne çıkan alışkanlıklarını ve ekranların ardında gizlenen siber güvenlik risklerini ortaya koymak amacıyla bir araştırma* gerçekleştirdi.</p>
<p><strong>Aile içi dijital iletişimde siber güvenlik</strong></p>
<p>Araştırmaya göre WhatsApp, Telegram, Signal, Viber ve benzeri mesajlaşma uygulamaları, aile bireyleriyle iletişim kurmanın en yaygın yolu olarak öne çıkıyor. Özellikle 35–54 yaş grubunda bu oran %89’a ulaşıyor. Görüntülü görüşmeler ise aileyle iletişim kurma yöntemi olarak daha sınırlı bir kullanım alanına sahip; katılımcıların yalnızca %58’i bu seçeneği tercih ediyor.</p>
<p>Birçok aile için çevrim içi ortamda bağlantıda kalmanın bir diğer yolu da sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden gönderi ve meme paylaşmak. Katılımcıların %44’ü bu yolu tercih ederken, %58’lik oranla 18–34 yaş grubu bu trendin liderliğini üstleniyor. Bu durum, mizahın ve ortak kültürel referansların aile içi bağları güçlendirmede giderek daha önemli hale geldiğini gösteriyor.</p>
<p>55 yaş ve üzeri kullanıcılar genel olarak diğer yaş gruplarına kıyasla dijital dünyada daha az aktif olsa da mesajlaşma uygulamaları üzerinden aileleriyle iletişim kuranların oranı ortalamaya oldukça yakın (%85). Bu grubun %42’si de sosyal medya üzerinden gönderi ve meme paylaştığını belirtiyor. Ancak dijital ortamda daha aktif hale gelen ileri yaş grupları, siber tehditler ve dolandırıcılık girişimleri karşısında her zaman yeterince hazırlıklı olmayabiliyor. Bu nedenle kullanıcıların, büyük yaştaki aile bireylerini çevrim içi güvenlik ve cihazların güvenli kullanımı konusunda bilinçlendirmesi büyük önem taşıyor.</p>
<p>İleri düzey kullanıcılar için dahi çevrim içi iletişim belirli siber güvenlik risklerini barındırıyor. Meşru mesajlar gibi görünen kimlik avı girişimlerinden karmaşık sosyal mühendislik saldırılarına kadar pek çok tehdit, en kişisel iletişim kanallarımız üzerinden karşımıza çıkabiliyor. Mesajlaşma uygulamalarında kapsamlı bir koruma sağlamak için mümkün olan her yerde iki faktörlü kimlik doğrulamanın etkinleştirilmesi, her hesap için benzersiz ve güçlü parolalar kullanılması, beklenmedik bağlantı ve ekler karşısında temkinli olunması, mesajlaşma uygulamaları için kimlik avı koruması sunan güvenilir bir güvenlik çözümünden yararlanılması ve Kaspersky uzmanlarının güvenlik önerilerinin takip edilmesi önem taşıyor.</p>
<p><strong>Aile hesapları: Kolaylık mı, risk mi?</strong></p>
<p>Araştırma, Türkiye’de ailelerin boş zamanlarında %81 oranında birlikte film izlemeyi tercih ettiğini; %36’sının ise aileye özel bir dijital yayın platformu aboneliğine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Çevrim içi oyunlar da Türkiye’de aile eğlencesinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor; genel katılımcıların %43’ü bu aktiviteleri ailece vakit geçirmenin bir yolu olarak tercih ettiğini belirtiyor.</p>
<p>Dijital yayın platformları ve oyun hesaplarını paylaşmak ilk bakışta maliyet avantajı sağlıyor gibi görünse de özellikle aynı kullanıcı adı ve parola ile birden fazla aile bireyinin eriştiği hesaplar ciddi güvenlik ve gizlilik riskleri barındırıyor. Bu tür hesaplar, güvenlik ihlalleri için elverişli bir zemin oluşturuyor. Aile üyelerinden birinin cihazının ele geçirilmesi durumunda, saldırganlar tüm hesaba erişim sağlayabiliyor. Ayrıca parolaların farklı platformlarda tekrar kullanılması, tek bir ihlalin finansal bilgilerden e-posta hesaplarına kadar pek çok hassas verinin açığa çıkmasına yol açabiliyor. Tüm parolaların güvenli bir şekilde yönetilebilmesi için, aile bireylerinin tamamı tarafından kullanılabilecek bir password manager tercih edilmesi öneriliyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Tüketici İşleri Başkan Yardımcısı Marina Titova</strong><em> konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Aile yaşamımız giderek daha fazla çevrim içi ortama taşındıkça, birbirimize yakın kalmak ve birlikte anılar biriktirmek için harika fırsatlar ortaya çıkıyor. Ancak bu durum, dolandırıcılık ve hesap ele geçirme gibi yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Çocuklar ve ileri yaştaki aile bireyleri bu tehditlere karşı özellikle savunmasız olabiliyor. Bu nedenle dijital dünyada birbirimize göz kulak olmak büyük önem taşıyor. Dijital gizliliği korumak ve siber güvenlik önlemlerini hayata geçirmek, sevdiklerimize duyduğumuz özenin önemli bir parçası.”</em></p>
<p><em>*Araştırma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Arjantin, Şili, Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Malezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden toplam 3.000 kişi araştırmaya katıldı.</em></p>
<p><strong> </strong></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/video-gorusmelerden-meme-paylasimlarina-kaspersky-dijitallesmenin-aile-hayatini-nasil-sekillendirdigini-acikliyor-607969">Video Görüşmelerden Meme Paylaşımlarına: Kaspersky, Dijitalleşmenin Aile Hayatını Nasıl Şekillendirdiğini Açıklıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mamografi öncesi deodorant kullanımına dikkat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mamografi-oncesi-deodorant-kullanimina-dikkat-605298</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 11:35:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[deodorant]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[dokusu]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[görüntü]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımına]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605298</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser söz konusu olduğunda erken tanı, tedavinin seyrini ve başarısını doğrudan etkileyen en kritik adımların başında geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mamografi-oncesi-deodorant-kullanimina-dikkat-605298">Mamografi öncesi deodorant kullanımına dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kanser söz konusu olduğunda erken tanı, tedavinin seyrini ve başarısını doğrudan etkileyen en kritik adımların başında geliyor. Bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri, çoğu zaman herhangi bir şikayet olmasa bile büyük önem taşıyor. Meme sağlığı açısından mamografinin de bu kontroller arasında önemli bir yeri olmasına rağmen, hakkında dolaşan yanlış bilgiler nedeniyle sıkça ertelenebildiğini açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Sarıca, “Örneğin çekim öncesinde kullanılan bazı kişisel bakım ürünlerinin görüntülerde yanıltıcı izler oluşturabildiği ya da mamografinin sanıldığı gibi uzun ve zararlı bir işlem olmadığı pek bilinmiyor. Mamografiyle ilgili doğru bilinen yanlışların netleşmesi hem erken tanıdan vazgeçilmemesini sağlıyor hem de tarama sürecinin doğru ve sağlıklı şekilde ilerlemesine katkı sunuyor” dedi.</strong></p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Sarıca, mamografi hakkında bilinmesi gereken 8 önemli detayı paylaştı:</p>
<ol>
<li>Mamografi, düşük dozda X ışını kullanılarak yapılan bir görüntüleme yöntemidir. Ultrasonografide ise X ışını kullanılmaz, ses dalgalarıyla anlık görüntü elde edilir ve meme üzerine jel sürülerek inceleme yapılır.</li>
<li>Mamografi sırasında meme dokusu iki plaka arasında kısa süreli olarak sıkıştırılır. Bu sayede meme sabitlenir, dokuların üst üste gelmesi önlenir ve farklı yapılar daha net görüntülenir. Uygulanan sıkıştırma hafif bir hassasiyet ya da ağrıya neden olabilir ancak yalnızca birkaç saniye sürer, meme dokusuna zarar vermez ve rahatsızlık kısa sürede geçer.</li>
<li>Mamografi çekimi, hastanın hazırlanması ve görüntülerin alınmasıyla birlikte yaklaşık 10–15 dakika sürer. Memenin sıkıştırıldığı süre ise yalnızca 3–4 saniyedir.</li>
<li>Alüminyum hidroklorür içeren bazı deodorant, pudra ve kremler, mamografi sırasında memede küçük kalsiyum (kireç) birikintileri varmış gibi bir görüntü oluşturabilir. Bu durum yanlış tanıya yol açabilir.</li>
<li>Günlük yaşamda dijital cihazlar, uçak yolculukları ve bazı tıbbi işlemler nedeniyle zaten radyasyona maruz kalınır. Mamografi sırasında alınan X ışını dozu ise oldukça düşüktür. Mamografiye bağlı bir meme kanseri bildirilmemiştir ve sağladığı erken tanı faydası düşünüldüğünde alınan radyasyon dozu oldukça düşüktür.</li>
<li>Meme dokusunun yoğun olması, memeye özgü parankim dokusunun yağ dokusuna göre daha fazla olduğu anlamına gelir. Yoğun meme dokusu mamografinin duyarlılığını azaltabildiği için bu tip memelerde değerlendirmeye ultrasonografi ve kontrastlı görüntüleme yöntemleri de eklenebilir.</li>
<li>Tarama amaçlı mamografi, 40 yaş üstü kadınlarda yılda bir kez önerilir ve erken tanı açısından büyük önem taşır. Bir yıl içinde gelişip erken dönemde fark edilen kitlelerin tedavisi genellikle daha kolay ve başarılı olur. Bu yaş grubunda yılda bir kez mamografi çekilmesi ve gerektiğinde ultrasonografi ile değerlendirilmesi önerilir. Rutin tarama dışında, bazı riskli durumlarda doktorun gerekli görmesi halinde mamografi daha erken yaşta ya da daha sık yapılabilir.</li>
<li>Mamografi ve ultrasonografi incelemelerinin eski sonuçlarının da değerlendirmeye getirilmesi, önceki ve yeni bulguların karşılaştırılması açısından büyük önem taşır. Var olan lezyonların zaman içinde aynı şekilde ve büyüklükte kalması genellikle iyi huylu olduklarını düşündürür. Eski ve yeni görüntülerin birlikte değerlendirilmesi, yeni bir oluşumun olup olmadığını anlamada ve takip sürecini planlamada yol gösterici olur.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mamografi-oncesi-deodorant-kullanimina-dikkat-605298">Mamografi öncesi deodorant kullanımına dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli akademisyenler meme kanserinin erken tanısına yönelik yenilikçi cihaz geliştirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-meme-kanserinin-erken-tanisina-yonelik-yenilikci-cihaz-gelistirdi-601244</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 07:51:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[cihaz]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[engin]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[görüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[tanısına]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601244</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Engin yürütücülüğünde hayata geçirilen TÜSEB destekli proje kapsamında, meme kanserine yönelik yenilikçi bir görüntüleme sistemi geliştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-meme-kanserinin-erken-tanisina-yonelik-yenilikci-cihaz-gelistirdi-601244">Egeli akademisyenler meme kanserinin erken tanısına yönelik yenilikçi cihaz geliştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Engin yürütücülüğünde hayata geçirilen TÜSEB destekli proje kapsamında, meme kanserine yönelik yenilikçi bir görüntüleme sistemi geliştirildi. “Infrared Termal ve Difüz Optik Tabanlı Meme Görüntülerini Derin Öğrenme ile Değerlendiren Yenilikçi Bir Mamografi Sisteminin (Infomam) Prototip Tasarımı” başlıklı proje kapsamında geliştirilen cihaz, meme kanseri riskinin erken dönemde belirlenmesine yönelik bir ön tanı sistemi sunmayı amaçlıyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, proje ekibini tebrik ederek çalışmalarında başarılar diledi.</p>
<p>Prof. Dr. Mehmet Engin,  “Projemizin temel amacı, kadınlarda en sık görülen kanser türü olan ve her sekiz kadından birinde rastlanan meme kanserinin erken evrede tanılanmasını sağlayacak bir tarama sistemi geliştirmektir. Mevcut tanılama yöntemleri olan mamografi, ultrasonografi, MR ve PET gibi cihazlar yüksek maliyetli olabilmekte ve X ışını radyasyonu içerebilmektedir. Geliştirdiğimiz sistem, mamografinin yerini almak yerine tamamlayıcı bir tarama aracı olarak tasarlanmıştır. Cihazımız, özellikle mamografinin tespit etmekte zorlandığı erken evre vakalarda ve meme dokusu yoğun olan genç kadınlarda risk analizi yapmayı hedeflemektedir. Yoğun meme dokusu, mamografide kontrastı düşürdüğü için tanılama başarımı düşebilmektedir. Bu anlamda geliştirdiğimiz sistem önemli bir farklılık sunmaktadır. Teknik olarak ‘İnfrared Termal &#8211; Optik Mamografi’ olarak adlandırabileceğimiz bu yöntem, kızılaltı termal ve optik görüntüleme teknolojilerini bir arada kullanmaktadır” diye konuştu.</p>
<p><b>“Tedavi süreçleri radyasyon riski olmadan devam edebilecek”</b></p>
<p>VIVOMAM ismini verdikleri görüntüleme cihazının özelliklerinden bahseden Prof. Dr. Mehmet Engin, “Sistemin en önemli özelliklerinden biri, hastayla herhangi bir temas gerektirmemesidir. Mamografide olduğu gibi memenin iki plaka arasında sıkıştırılmasına gerek kalmadan, cihaz 360 derece dönerek termal ve optik kökenli fizyolojik değişimleri izlemektedir. Elde edilen görüntüler, yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edilerek hastalar; düşük, orta ve yüksek risk gruplarına ayrılmaktadır. Riskli bulunan bireyler, zaman kaybetmeden ileri tetkikler için yönlendirilebilecektir. Tedavi sürecinde düzenli olarak mamografi çektirmesi gereken hastalarda radyasyon alımı önemli bir sorun oluşturmaktadır. Özellikle hamilelerde bu durum daha da kritik hale gelmektedir. Ancak geliştirdiğimiz cihazın radyasyon etkisi bulunmadığı için her dönemde güvenle görüntüleme yapılabilecektir” dedi. </p>
<p><b>“Cihaz EÜ Hastanesinde denenecek”</b></p>
<p>Gerekli etik kurul izinlerinin alındığını belirten Prof. Dr. Engin, “Önümüzdeki günlerde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Radyoloji Bölümü Meme Biriminin yönlendirdiği gönüllü hastalar üzerinde klinik ortam görüntüleme çalışmaları başlayacaktır. Yaklaşık 60 gönüllüden elde edilecek verilerle yapay zekâ sistemimiz eğitilecek ve test edilecektir. Elde edilen sonuçlar, mamografi bulgularıyla karşılaştırılarak sistemin başarısı ölçülecektir. Meme kanserinde tümörün belirli bir boyuta ulaşmasını beklemeden patolojik riskin öngörülebilmesi, erken müdahale ve tedavi başarısı açısından büyük önem taşımaktadır. Radyasyon riski taşımayan bu cihaz, tedavi sürecinde değerli bir takip imkânı sunacaktır” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Prof. Dr. Mehmet Engin’in yürütücülüğünü üstlendiği projede; EÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Erkan Zeki Engin, EÜ Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Özge Aslan, Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Yücel Koçyiğit, Arş. Gör. Burcu Acar Demirci ve Öğr. Gör. Osman Demirci araştırmacı olarak yer alıyor. Projenin danışmanlığını EÜ Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Nur Oktay Alfatlı yaparken Arş. Gör. Ceyda Boz ise bursiyer olarak yer alıyor.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-meme-kanserinin-erken-tanisina-yonelik-yenilikci-cihaz-gelistirdi-601244">Egeli akademisyenler meme kanserinin erken tanısına yönelik yenilikçi cihaz geliştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ameliyat öncesinde ihmale gelmez 7 önemli kural!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ameliyat-oncesinde-ihmale-gelmez-7-onemli-kural-2-600256</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 09:22:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Münür Selçuk Kendir]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600256</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme estetiği dünyada ve Türkiye’de  en sık yapılan estetik ameliyatların başında geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ameliyat-oncesinde-ihmale-gelmez-7-onemli-kural-2-600256">Ameliyat öncesinde ihmale gelmez 7 önemli kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme estetiği dünyada ve Türkiye’de  en sık yapılan estetik ameliyatların başında geliyor. Uluslararası Estetik Plastik Cerrahi Derneği (ISAPS) verilerine göre; özellikle meme büyütme ve dikleştirme ameliyatlarına olan ilgi son yıllarda belirgin şekilde artmış durumda. Bunun nedeni ise  öncelikle kadınların bedenleriyle ilgili beklenti ve ihtiyaçlarını daha rahat dile getirmeleri, estetik ameliyatlarını sadece görünüm değişikliği değil, kendini iyi hissetmenin de bir yolu olarak görmeleri.  <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Münür Selçuk Kendir, </strong>meme estetiğine olan<strong> </strong>talebin artmasındaki<strong>  </strong>ikinci önemli etkenin ise cerrahi tekniklerdeki gelişmeler olduğuna dikkat çekerek, “Günümüzde kullanılan yeni nesil silikon implantlar, minimal iz bırakma teknikleri ve hızlı iyileşme protokolleri ameliyatı  hem daha güvenli hem de konforlu hale getirdi. Modern tekniklerin getirdikleri güven hissi doğal olarak kadınların daha kolay karar vermelerini sağlamaktadır. Ayrıca, sosyal medya ve dijital platformlar da kadınların bu konuda daha fazla bilgi edinmelerine destek olmaktadır” diyor.</p>
<p><strong>Son derece doğal ve vücutla uyumlu sonuçlar alınıyor!</strong></p>
<p>Günümüzde,  cerrahideki teknik gelişmeler ve kadına özel planlama sayesinde  meme estetiği ameliyatında son derece doğal ve  vücutla uyumlu sonuçlar elde edilebiliyor.  <strong>Dr. Münür Selçuk Kendir,</strong> özellikle kullanılan yeni nesil protezlerin doku, şekil ve kalite olarak doğal meme dokusuna çok yakın özellikler taşıdıklarını belirterek, “Ayrıca, her kadında meme yapısı, göğüs kafesi genişliği ve cilt elastikiyeti analiz edilmekte ve bu sayede vücuda en uygun hacim ile ameliyat tekniği belirlenmektedir. Amacımız, ‘yapılmış’ bir görünüm değil; aksine, kadının kendi vücut oranlarına yakışan, doğal ve estetik bir form elde etmektir. <strong> </strong>Ameliyatın en önemli kazanımı ise fiziksel görünümün yanı sıra özgüveni ve yaşam enerjisini de olumlu yönde etkilemesidir” diye konuşuyor. <strong>Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Münür Selçuk Kendir, </strong>meme estetiği ameliyatları ile ilgili en çok merak edilen 7  soruyu yanıtladı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Meme estetiği ameliyatında yaş sınırı var mıdır?</strong></p>
<p>Meme estetiği ameliyatları için belirli bir “üst yaş sınırı” yoktur; önemli olan kadının genel sağlık durumu ve vücut gelişimini tamamlamış olmasıdır. Meme estetiği ameliyatının genellikle 17 &#8211; 18 yaşından itibaren, yani meme dokusunun gelişimini tamamladıktan sonra  yapılabildiğini anlatan Dr. Münür Selçuk Kendir,   sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak, bazı istisnalar olabilir; örneğin doğuştan belirgin asimetri, tek taraflı gelişim bozukluğu veya aşırı büyük olması nedeniyle oluşan fiziksel rahatsızlıklar gibi durumlarda, psikolojik ve fiziksel sağlığı korumak adına, daha erken yaşlarda cerrahi müdahale gerekebilmektedir. Ameliyat kararı, vücut gelişimi kadar kadının psikolojik olarak hazır oluşu da göz önünde bulundurularak verilmektedir.” </p>
<p><strong>Bu fotoğraftaki gibi yaptırabilir miyim? </strong></p>
<p>Meme estetiği yaptırmak isteyen kadınlar hekimlerine bir fotoğraf gösterip, “Bu şekilde istiyorum” diyebiliyorlar. Ancak, beğenilen görünüm her vücut yapısında aynı sonucu vermeyebiliyor. Meme estetiğinin kesinlikle “tek kalıp” bir operasyon olmadığını vurgulayan Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Münür Selçuk Kendir, şu değerlendirmede bulunuyor: “Her kadının göğüs kafesi genişliği, cilt kalınlığı, meme dokusu miktarı ve vücut oranları birbirinden farklıdır. Bizim yaklaşımımız, hastalarımızın isteklerini dikkatle dinleyip, bu istekleri vücudun ölçülerine, doku özelliklerine ve doğal dengesine uygun bir biçimde planlamaktır. Amaç, fotoğraftaki görüntüyü birebir kopyalamak değil, vücutta en güzel ve en doğal duracak formu oluşturmaktır.” </p>
<p><strong>Dikleştirme ameliyatı sonrasında göğüslerim yeniden sarkar mı? </strong></p>
<p>Meme dikleştirme ameliyatında amaç sarkmış dokuyu toparlayıp meme başını yeniden ideal konuma taşımak ve memeye daha diri, dik ve estetik bir form kazandırmak. İhtiyaç halinde fazla deri çıkarılabiliyor veya meme aynı anda küçük bir silikon protezle desteklenerek hacim dengesi sağlanabiliyor. Dr. Münür Selçuk Kendir, meme dokusunun yerçekimi, kilo alıp vermeler veya yeni bir emzirme dönemi gibi etkenlerle hafifçe değişebildiğine, ancak tekrar aynı derecede sarkmanın genelde görülmediğine değinerek, “Sarkmayı önlemek için ideal kiloda kalmak, düzenli sütyen kullanımı ve cilt elastikiyetini koruyan yaşam alışkanlıkları çok önem taşımaktadır” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>Slikon protezler emzirmemi veya kanserin erken tanısını önler mi? </strong></p>
<p>Dr. Münür Selçuk Kendir,<strong> </strong> meme dokusu korunarak yapılan meme büyütme ameliyatlarının emzirme fonksiyonunu genellikle etkilemediğini söylüyor. Ayrıca, meme dokusunun arkasına yerleştirildikleri için silikon protezlerin mamografi ve ultrason taramalarında kanserin  erken tanısını önlemediğine de vurgu yapıyor. </p>
<p><strong>Slikon protezlerin bir süre sonra değiştirilmeleri gerekir mi? </strong></p>
<p>Meme büyütme ameliyatında; meme dokusunun veya kasın altına yerleştirilen silikon protezlerle meme hacmi artırılıyor. Seçilen teknik ise kadının cilt dokusunun yapısına ve beklentisine göre belirleniyor. Dr. Münür Selçuk Kendir, günümüzde kullanılan yeni nesil silikon protezlerin son derece güvenli olduklarını ve genellikle ömür boyu dayandıklarını belirterek,   “Slikonların rutin olarak  belirli bir sürede değiştirilmeleri gerekmez. Ancak, çok nadir durumlarda, implantın formu veya çevre dokularla ilişkisi değişirse, ihtiyaç halinde değişim önerilmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Meme küçültme ameliyatı sonrasında omuz ve sırt ağrılarım geçer mi? </strong></p>
<p>Meme küçültme ameliyatına hem estetik görünümü düzeltmek hem de büyüklüğü dolayısıyla oluşan boyun, sırt ve omuz ağrısı gibi fiziksel şikâyetleri gidermek amacıyla başvuruluyor. Meme küçültme ameliyatında fazla olan meme dokusu ve deri çıkarılarak meme yeniden şekillendiriliyor ve meme başı ideal konuma taşınıyor. Meme küçültmenin sadece estetik değil, yaşam kalitesini artıran bir ameliyat olduğunu ifade eden Dr. Münür Selçuk Kendir,<strong> </strong>“Ameliyat sonrasında boyun, sırt ve omuz ağrısı ile sürekli terleme nedeniyle oluşan cilt problemleri de ortadan kalkmaktadır” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Ameliyat öncesinde hangi hazırlıkları yapmalıyım?  <br /> <br /> </strong>Ameliyat öncesinde doğru planlama, dikkatli hazırlık ve bilinçli davranış; hem daha kısa iyileşme süresi hem de daha doğal ve kalıcı sonuçlar anlamına geliyor.<strong> </strong>Dr. Münür Selçuk Kendir, ameliyat öncesinde yapılması gereken hazırlıkları şöyle anlatıyor:</p>
<ul>
<li>Dokuları olumsuz etkileyerek yara iyileşmesini geciktirebilen sigarayı ameliyattan en az 2–3 hafta önce mutlaka bırakmalısınız. </li>
<li>Kan sulandırıcı ilaçlar, E vitamini, yeşil çay veya balık yağı gibi ürünler kanamayı artırabiliyor. Bu tür ilaçlar ve takviyeler kullanıyorsanız, geçici bir süreliğine bırakmanız gerektiği için hekiminizi bilgilendirmeniz çok önemli. </li>
<li>Vücudun iyileşme kapasitesini güçlendirdikleri için sağlıklı beslenmeye, bol su içmeye ve yeterince dinlenmeye özen gösterin. </li>
<li>Kronik hastalık nedeniyle kullandığınız ilaçlar varsa, özel doz ayarlamaları yapılacağı için hekiminizi mutlaka bilgilendirin. </li>
<li>Kanamayı artırabildiği ve anestezi sürecini olumsuz etkileyebildiği için alkol kullanımından kaçının. </li>
<li>Aşırı egzersiz veya ağır fiziksel aktiviteleri bırakın, çünkü yorgun kaslar ameliyat sonrasında toparlanmayı zorlaştırabiliyor. </li>
<li>Fazla kafein tüketimi ödem riskini artırabiliyor; bu nedenle kahve ve enerji içeceklerini sınırlandırın.  </li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ameliyat-oncesinde-ihmale-gelmez-7-onemli-kural-2-600256">Ameliyat öncesinde ihmale gelmez 7 önemli kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ameliyat öncesinde ihmale gelmez 7 önemli kural!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ameliyat-oncesinde-ihmale-gelmez-7-onemli-kural-599767</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 11:42:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[dik]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[gelmez]]></category>
		<category><![CDATA[ihmale]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[öncesinde]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599767</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme estetiği dünyada ve Türkiye’de  en sık yapılan estetik ameliyatların başında geliyor. Uluslararası Estetik Plastik Cerrahi Derneği (ISAPS) verilerine göre; özellikle meme büyütme ve dikleştirme ameliyatlarına olan ilgi son yıllarda belirgin şekilde artmış durumda.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ameliyat-oncesinde-ihmale-gelmez-7-onemli-kural-599767">Ameliyat öncesinde ihmale gelmez 7 önemli kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme estetiği dünyada ve Türkiye’de  en sık yapılan estetik ameliyatların başında geliyor. Uluslararası Estetik Plastik Cerrahi Derneği (ISAPS) verilerine göre; özellikle meme büyütme ve dikleştirme ameliyatlarına olan ilgi son yıllarda belirgin şekilde artmış durumda. Bunun nedeni ise  öncelikle kadınların bedenleriyle ilgili beklenti ve ihtiyaçlarını daha rahat dile getirmeleri, estetik ameliyatlarını sadece görünüm değişikliği değil, kendini iyi hissetmenin de bir yolu olarak görmeleri.  <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Münür Selçuk Kendir, </strong>meme estetiğine olan<strong> </strong>talebin artmasındaki<strong>  </strong>ikinci önemli etkenin ise cerrahi tekniklerdeki gelişmeler olduğuna dikkat çekerek, “Günümüzde kullanılan yeni nesil silikon implantlar, minimal iz bırakma teknikleri ve hızlı iyileşme protokolleri ameliyatı  hem daha güvenli hem de konforlu hale getirdi. Modern tekniklerin getirdikleri güven hissi doğal olarak kadınların daha kolay karar vermelerini sağlamaktadır. Ayrıca, sosyal medya ve dijital platformlar da kadınların bu konuda daha fazla bilgi edinmelerine destek olmaktadır” diyor.</p>
<p><strong>Son derece doğal ve vücutla uyumlu sonuçlar alınıyor!</strong></p>
<p>Günümüzde,  cerrahideki teknik gelişmeler ve kadına özel planlama sayesinde  meme estetiği ameliyatında son derece doğal ve  vücutla uyumlu sonuçlar elde edilebiliyor.  <strong>Dr. Münür Selçuk Kendir,</strong> özellikle kullanılan yeni nesil protezlerin doku, şekil ve kalite olarak doğal meme dokusuna çok yakın özellikler taşıdıklarını belirterek, “Ayrıca, her kadında meme yapısı, göğüs kafesi genişliği ve cilt elastikiyeti analiz edilmekte ve bu sayede vücuda en uygun hacim ile ameliyat tekniği belirlenmektedir. Amacımız, ‘yapılmış’ bir görünüm değil; aksine, kadının kendi vücut oranlarına yakışan, doğal ve estetik bir form elde etmektir. <strong> </strong>Ameliyatın en önemli kazanımı ise fiziksel görünümün yanı sıra özgüveni ve yaşam enerjisini de olumlu yönde etkilemesidir” diye konuşuyor. <strong>Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Münür Selçuk Kendir, </strong>meme estetiği ameliyatları ile ilgili en çok merak edilen 7  soruyu yanıtladı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! <strong> </strong></p>
<p><strong>Meme estetiği ameliyatında yaş sınırı var mıdır?</strong></p>
<p>Meme estetiği ameliyatları için belirli bir “üst yaş sınırı” yoktur; önemli olan kadının genel sağlık durumu ve vücut gelişimini tamamlamış olmasıdır. Meme estetiği ameliyatının genellikle 17 &#8211; 18 yaşından itibaren, yani meme dokusunun gelişimini tamamladıktan sonra  yapılabildiğini anlatan Dr. Münür Selçuk Kendir,   sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak, bazı istisnalar olabilir; örneğin doğuştan belirgin asimetri, tek taraflı gelişim bozukluğu veya aşırı büyük olması nedeniyle oluşan fiziksel rahatsızlıklar gibi durumlarda, psikolojik ve fiziksel sağlığı korumak adına, daha erken yaşlarda cerrahi müdahale gerekebilmektedir. Ameliyat kararı, vücut gelişimi kadar kadının psikolojik olarak hazır oluşu da göz önünde bulundurularak verilmektedir.” </p>
<p><strong>Bu fotoğraftaki gibi yaptırabilir miyim? </strong></p>
<p>Meme estetiği yaptırmak isteyen kadınlar hekimlerine bir fotoğraf gösterip, “Bu şekilde istiyorum” diyebiliyorlar. Ancak, beğenilen görünüm her vücut yapısında aynı sonucu vermeyebiliyor. Meme estetiğinin kesinlikle “tek kalıp” bir operasyon olmadığını vurgulayan Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Münür Selçuk Kendir, şu değerlendirmede bulunuyor: “Her kadının göğüs kafesi genişliği, cilt kalınlığı, meme dokusu miktarı ve vücut oranları birbirinden farklıdır. Bizim yaklaşımımız, hastalarımızın isteklerini dikkatle dinleyip, bu istekleri vücudun ölçülerine, doku özelliklerine ve doğal dengesine uygun bir biçimde planlamaktır. Amaç, fotoğraftaki görüntüyü birebir kopyalamak değil, vücutta en güzel ve en doğal duracak formu oluşturmaktır.” </p>
<p><strong>Dikleştirme ameliyatı sonrasında göğüslerim yeniden sarkar mı? </strong></p>
<p>Meme dikleştirme ameliyatında amaç sarkmış dokuyu toparlayıp meme başını yeniden ideal konuma taşımak ve memeye daha diri, dik ve estetik bir form kazandırmak. İhtiyaç halinde fazla deri çıkarılabiliyor veya meme aynı anda küçük bir silikon protezle desteklenerek hacim dengesi sağlanabiliyor. Dr. Münür Selçuk Kendir, meme dokusunun yerçekimi, kilo alıp vermeler veya yeni bir emzirme dönemi gibi etkenlerle hafifçe değişebildiğine, ancak tekrar aynı derecede sarkmanın genelde görülmediğine değinerek, “Sarkmayı önlemek için ideal kiloda kalmak, düzenli sütyen kullanımı ve cilt elastikiyetini koruyan yaşam alışkanlıkları çok önem taşımaktadır” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>Slikon protezler emzirmemi veya kanserin erken tanısını önler mi? </strong></p>
<p>Dr. Münür Selçuk Kendir,<strong> </strong> meme dokusu korunarak yapılan meme büyütme ameliyatlarının emzirme fonksiyonunu genellikle etkilemediğini söylüyor. Ayrıca, meme dokusunun arkasına yerleştirildikleri için silikon protezlerin mamografi ve ultrason taramalarında kanserin  erken tanısını önlemediğine de vurgu yapıyor. </p>
<p><strong>Slikon protezlerin bir süre sonra değiştirilmeleri gerekir mi? </strong></p>
<p>Meme büyütme ameliyatında; meme dokusunun veya kasın altına yerleştirilen silikon protezlerle meme hacmi artırılıyor. Seçilen teknik ise kadının cilt dokusunun yapısına ve beklentisine göre belirleniyor. Dr. Münür Selçuk Kendir, günümüzde kullanılan yeni nesil silikon protezlerin son derece güvenli olduklarını ve genellikle ömür boyu dayandıklarını belirterek,   “Slikonların rutin olarak  belirli bir sürede değiştirilmeleri gerekmez. Ancak, çok nadir durumlarda, implantın formu veya çevre dokularla ilişkisi değişirse, ihtiyaç halinde değişim önerilmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Meme küçültme ameliyatı sonrasında omuz ve sırt ağrılarım geçer mi? </strong></p>
<p>Meme küçültme ameliyatına hem estetik görünümü düzeltmek hem de büyüklüğü dolayısıyla oluşan boyun, sırt ve omuz ağrısı gibi fiziksel şikâyetleri gidermek amacıyla başvuruluyor. Meme küçültme ameliyatında fazla olan meme dokusu ve deri çıkarılarak meme yeniden şekillendiriliyor ve meme başı ideal konuma taşınıyor. Meme küçültmenin sadece estetik değil, yaşam kalitesini artıran bir ameliyat olduğunu ifade eden Dr. Münür Selçuk Kendir,<strong> </strong>“Ameliyat sonrasında boyun, sırt ve omuz ağrısı ile sürekli terleme nedeniyle oluşan cilt problemleri de ortadan kalkmaktadır” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Ameliyat öncesinde hangi hazırlıkları yapmalıyım?  <br /> <br /> </strong>Ameliyat öncesinde doğru planlama, dikkatli hazırlık ve bilinçli davranış; hem daha kısa iyileşme süresi hem de daha doğal ve kalıcı sonuçlar anlamına geliyor.<strong> </strong>Dr. Münür Selçuk Kendir, ameliyat öncesinde yapılması gereken hazırlıkları şöyle anlatıyor:</p>
<ul>
<li>Dokuları olumsuz etkileyerek yara iyileşmesini geciktirebilen sigarayı ameliyattan en az 2–3 hafta önce mutlaka bırakmalısınız. </li>
<li>Kan sulandırıcı ilaçlar, E vitamini, yeşil çay veya balık yağı gibi ürünler kanamayı artırabiliyor. Bu tür ilaçlar ve takviyeler kullanıyorsanız, geçici bir süreliğine bırakmanız gerektiği için hekiminizi bilgilendirmeniz çok önemli. </li>
<li>Vücudun iyileşme kapasitesini güçlendirdikleri için sağlıklı beslenmeye, bol su içmeye ve yeterince dinlenmeye özen gösterin. </li>
<li>Kronik hastalık nedeniyle kullandığınız ilaçlar varsa, özel doz ayarlamaları yapılacağı için hekiminizi mutlaka bilgilendirin. </li>
<li>Kanamayı artırabildiği ve anestezi sürecini olumsuz etkileyebildiği için alkol kullanımından kaçının. </li>
<li>Aşırı egzersiz veya ağır fiziksel aktiviteleri bırakın, çünkü yorgun kaslar ameliyat sonrasında toparlanmayı zorlaştırabiliyor. </li>
<li>Fazla kafein tüketimi ödem riskini artırabiliyor; bu nedenle kahve ve enerji içeceklerini sınırlandırın.  </li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ameliyat-oncesinde-ihmale-gelmez-7-onemli-kural-599767">Ameliyat öncesinde ihmale gelmez 7 önemli kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mamografi, MR&#8217;dan bir adım önde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mamografi-mrdan-bir-adim-onde-589371</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 09:37:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[görüntü]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[mr]]></category>
		<category><![CDATA[önde]]></category>
		<category><![CDATA[Sarıca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589371</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda hâlâ pek çok kişi kanseri tek bir hastalık olarak görüyor. Oysa her organın kanseri farklı seyrediyor ve tedavi başarıları aynı değil. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mamografi-mrdan-bir-adim-onde-589371">Mamografi, MR&#8217;dan bir adım önde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toplumda hâlâ pek çok kişi kanseri tek bir hastalık olarak görüyor. Oysa her organın kanseri farklı seyrediyor ve tedavi başarıları aynı değil. Özellikle meme kanserinde erken tanı ile başarı oranının neredeyse yüzde yüze ulaştığını dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Sarıca, “Tümör küçükken yakalanan bir meme kanserinde 100 hastadan 95’i 20 yıldan uzun süre yaşayabiliyor. Bu hastalarda çoğu zaman meme korunuyor, kemoterapiye gerek kalmayabiliyor. Tam da bu nedenle düzenli taramaları aksatmamak çok kıymetli. Özellikle mamografi, MR’ın gösteremediği mikrokalsifikasyonları saptayabildiği için erken tanıda vazgeçilmez” dedi.</strong></p>
<p>Mamografi, tümör oluşmadan önce süt kanallarında biriken ve MR’ın göremediği çok küçük kireçlenmeleri ortaya çıkarır. Bu sayede kanser henüz başlamadan tespit edilebilir. Bu nedenle MR’ın, mamografinin yerini alamayacağını dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Sarıca, “Meme kanseri taramasında kullanılan ultrason, mamografi ve MR yöntemleri farklı avantajlar sunar. Bu üç yöntem farklı bulguları ortaya koyduğu için birlikte kullanıldığında kanseri tespit etme olasılığı belirgin şekilde artar. Örneğin ultrason tek başına kullanıldığında dört-beş kanserden biri gözden kaçabilir. Ultrason ve mamografi birlikte uygulandığında ise saptama oranı yüzde 80–85’e ulaşır. Aynı yıl içinde bu taramalara MR da eklenirse aynı oran 95’e kadar çıkar. Bu üç yöntemin bir arada kullanılması, en güvenilir sonucu elde etmemizi sağlar” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yoğun meme dokusu varsa mamografi yeterli değil</strong></p>
<p>Taramada hangi yöntemin, hangi sıklıkta uygulanacağının; yaşa, meme yapısına ve kişisel risk faktörlerine göre değiştiğini vurgulayan Sarıca, “Örneğin genel olarak 40 yaşından itibaren her kadının yılda bir kez mamografi yaptırması önerilir. Yüksek risk grubundaki kadınlarda buna ek olarak MR tercih edilirken, yoğun meme dokusu olanlarda kontrastlı mamografi veya tomosentez kullanılabilir. Tomosentez, klasik mamografiden farklı olarak memeyi farklı açılardan çok sayıda ince kesit halinde görüntüler; bu kesitler daha sonra bilgisayar tarafından üç boyutlu bir görüntüye dönüştürülür. Bu sayede, yoğun meme dokusunun oluşturduğu üst üste binen görüntüler ayrıştırılır ve dokuların arasında ‘saklanan’ küçük lezyonlar veya kitleler tek tek seçilebilir hale gelir” dedi.</p>
<p><strong>Mamografiyle ilgili yaygın korkular gerçeği yansıtmıyor</strong></p>
<p>Mamografi konusunda toplumda hâlâ yanlış bilinen bazı noktalar olduğunu belirten Sarıca, “Meme implantı olan kadınlar da güvenle mamografi yaptırabilir; implantın patlama riski yoktur, olası hasar genellikle zamanla silikon sızıntısı şeklinde gelişir. Radyasyonla ilgili endişeler ise artık geçerliliğini yitirmiştir. Modern dijital mamografilerdeki radyasyon miktarı oldukça düşüktür” dedi.</p>
<p><strong>Dijital mamografi daha az radyasyon demek</strong></p>
<p>Klasik mamografinin geliştirilmiş ve bilgisayar destekli bir versiyonu olan dijital mamografide, görüntülerin film yerine dijital ortamda elde edilmesinin hem tanı doğruluğunu hem de hasta konforunu artırdığına değinen Sarıca, “Dijital mamografi daha az radyasyon içeriyor, görüntü kalitesi daha yüksek ve çekim süresi çok daha kısa. En önemli farklardan biri ise dijital arşivleme imkânı. Mamografide, önceki yılın görüntüsüyle yenisini yan yana karşılaştırmak büyük önem taşıyor çünkü en küçük değişiklik bile erken evre bir kanserin habercisi olabilir. Dijital sistemler de bu karşılaştırmayı çok daha kolay ve güvenilir hale getiriyor” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mamografi-mrdan-bir-adim-onde-589371">Mamografi, MR&#8217;dan bir adım önde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Horoz Lojistik&#8217;ten Pembe Ekim&#8217;e Destek: Meme Kanseri Farkındalık Semineri Düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/horoz-lojistikten-pembe-ekime-destek-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi-588354</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 17:54:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[ekim]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[horoz]]></category>
		<category><![CDATA[lojistik]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[pembe]]></category>
		<category><![CDATA[ten]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588354</guid>

					<description><![CDATA[<p>Horoz Lojistik, Ekim ayı boyunca tüm dünyada “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında farkındalık yaratmaya yönelik anlamlı bir etkinliğe imza attı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/horoz-lojistikten-pembe-ekime-destek-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi-588354">Horoz Lojistik&#8217;ten Pembe Ekim&#8217;e Destek: Meme Kanseri Farkındalık Semineri Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Horoz Lojistik, Ekim ayı boyunca tüm dünyada “<strong>Meme Kanseri Farkındalık Ayı” </strong>kapsamında<strong> </strong>farkındalık yaratmaya yönelik anlamlı bir etkinliğe imza attı. “Pembe Ekip” temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Medipol Bahçelievler Hastanesi’nden Doç. Dr. Sina Ferahman’ın katılımıyla “Meme Kanseri Farkındalığı ve Erken Tanının Önemi” konulu bir seminer düzenlendi.</p>
<p>Seminerde, erken teşhisin hayat kurtarıcı önemi ve meme kanserine karşı düzenli kontrollerin gerekliliği üzerinde duruldu. Katılımcılara, hastalıkla ilgili risk faktörleri, belirtiler ve tarama yöntemleri hakkında güncel bilgiler aktarıldı.</p>
<p>Horoz Lojistik çalışanları, bu özel gün kapsamında kadın-erkek fark etmeksizin pembe kıyafetler giyerek farkındalığa ortak oldu. “Pembe Ekip” temasıyla bir araya gelen çalışanlar, çektikleri fotoğraflarla da sosyal farkındalık mesajını güçlendirdi.</p>
<p>Horoz Lojistik Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü Hece Özyaman, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</p>
<p>“Horoz Lojistik olarak toplumsal farkındalığı artıran her adımı çok önemsiyoruz. Meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığı gerçeğini bir kez daha hatırlatmak ve çalışanlarımızla bu bilinci paylaşmak bizim için çok değerliydi. Pembe Ekim kapsamında düzenlediğimiz bu etkinlik hem çalışanlarımız arasında birlik duygusunu güçlendirdi hem de sağlıklı yaşam bilincine katkı sundu.”</p>
<p>Toplumsal konularda farkındalık yaratmayı kurumsal kültürünün bir parçası haline getiren Horoz Lojistik, bu etkinlikle hem çalışanları arasında bilinç oluşturmayı hem de toplumda erken teşhisin önemine dikkat çekmeyi hedefledi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/horoz-lojistikten-pembe-ekime-destek-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi-588354">Horoz Lojistik&#8217;ten Pembe Ekim&#8217;e Destek: Meme Kanseri Farkındalık Semineri Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri Konak’ta Gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindalik-ayi-seminerleri-konakta-gerceklesti-588123</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 11:55:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[seminerleri]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588123</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin Meme Kanseri Farkındalık ayı dolayısıyla düzenlediği Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri’nin kapanış etkinliği Medicana International İzmir Hastanesi’nin uzman hekimleriyle gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindalik-ayi-seminerleri-konakta-gerceklesti-588123">Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri Konak’ta Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi’nin Meme Kanseri Farkındalık ayı dolayısıyla düzenlediği Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri’nin kapanış etkinliği Medicana International İzmir Hastanesi’nin uzman hekimleriyle gerçekleştirildi. Medicana International İzmir Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Gülcan Bulut ve Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Onur Özener, Konaklı yüzlerce kadına meme kanseri hakkında bilgi verdi.</b></p>
<p>Konak Belediyesi, ekim ayı süresince meme kanserine karşı dikkat çeken farkındalık çalışmalarını Medicana International İzmir Hastanesi işbirliğiyle tamamladı. Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri’nin kapanış etkinliği olan söyleşide Medicana International İzmir Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülcan Bulut ve Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Onur Özener tarafından yüzlerce kadına meme kanserine karşı koruyucu ve önleyici yöntemler hakkında bilgi verildi. Uzman hekimlerin sunumlarının ardından katılımcılarla soru cevap bölümüne geçildi. Seminer sonunda Konak Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Orçun Doryan, hekimlere teşekkür belgelerini takdim etti.</p>
<h3><b>Yaşam tarzınızı iyileştirin</b></h3>
<p>Meme kanserine karşı yapılan farkındalık çalışmaları sayesinde kanseri erken evrede yakalama oranının artığına ve bu nedenle farkındalık kampanyalarının çok kıymetli olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Gülcan Bulut, “Meme kanseri sayısı artsa da erken evre yakalama oranımız da artış gösteriyor. Kadınlar arasında görülen en sık kanser tipi meme kanseri. Ancak aynı zamanda ölüm oranı düşük olan bir kanser türü. Dünyada her 8 kadından 1’inde görülüyor ama ülkemizde bu oran 6 kadından 1’i olarak. Çoğu hasta 50 yaşlarında. Her 100 erkekten 1’inde de meme kanserigörülebiliyor” sözlerini kaydetti. Meme kanserinin belirtilerini aktaran Doç. Dr. Gülcan Bulut, “Hastaların yüzde 90’ı ele gelen kitle nedeniyle hekime başvuruyor. O nedenle kadınların ele gelen kitleyi tanıması çok önemli. Özellikle meme başında kızarıklık ve döküntüler görülüyorsa buna da dikkat etmek gerekir. Bunların fark edilebilmesi için kendi kendine muayeneyi ısrarla öneriyoruz. Her ay adet sonrası ya da menopozdaysa kadın her ay belli bir gün meme dokusunu kontrol etmesi gerekiyor. Tarama yaşı da çok tartışılıyor. 20-40 yaş arasında 2-3 yılda bir, 40 yaşından sonra da yıllık meme muayenesi yani doktora giderek muayene önemli. Meme kanseri tedavisi hem evre hem de moleküler alt tipine göre yapılıyor. O nedenle erken teşhis hayat kurtarıyor. Yaşam tarzınızı değiştirmelisiniz. Beslenmek, Akdeniz Tipi beslenme bilinen en iyi kanser diyetidir. Egzersiz spor ya da fiziksel aktivite çok önemli. Sigara ve alkolden uzak durmak gerekiyor. D vitamini seviyelerini normal tutmamız çok önemli” mesajını verdi.</p>
<h3><b>Kişi kendi meme dokusunu tanımalı</b></h3>
<p>Meme kanserine karşı tıbbın eskisine nazaran daha güçlü bir noktada olduğunu aktaran Medicana International İzmir Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Onur Özener, meme kanserine karşı iyileşmenin daha başarılı olması için erken tanının önemli olduğunu ve erken tanı için de düzenli kontrollerin çok kıymetli olduğunu vurguladı. Op. Dr. Onur Özener, “Eve giderken aklımızda kalması gereken tek şey ‘tarama’. Bu taramanın da iki taraflı olması gerekiyor. Kadın bireylerin bu işe benim bir organım var bu organa ‘ben 8 kadından 1’inde oluşabilecek hastalığın tanısı için taramalarımı yaptırmalıyım’ diyerek bakması gerekiyor. Her kadının meme dokusu diğerlerinden farklı olduğu gibi, iki meme de birbirinin aynısı değildir. O yüzden kişinin kendi kendine muayene yapması, kendi meme dokusunu tanıması ve değişiklikleri erkenden farketmesi açısından önemli” ifadelerini kullandı. Öte yandan meme kanserindeki belirtilere değinen Op. Dr. Onur Özener, sözlerini şöyle tamamladı: “Meme kanseri kendini ilk olarak ciltte çekilme, yaralar, dışarıdan görülen yumru, ele yumru şeklinde kitle gelmesi gibi belirtilerle gösteriyor. 25 yaşını geçtikten sonra 1.5 yılı geçirmeden doktor kontrolünde muayeneden yararlanmak gerekiyor. 40 yaş diyoruz ama maalesef 20’li yaşlarda da meme kanseri teşhisi konulabiliyor. Yılda bir defa mamografi çekimi önemli. Yıllık takipler aksadığı zaman erken tanıdan uzaklaşılmış oluyor. Düzenli tarama yapmak çok önemli. Tarama 40 yaşınızı geçtiyseniz yılda bir defa korkmadan çekinmeden bir mamografi. Bu taramaları ihmal etmemek gerekiyor.”</p>
<p>Söyleşinin soru-cevap bölümünde kadınlar meme sağlığıyla ilgili merak ettiklerine yanıt alırken, davetlilerden bazıları da kendi kanser ve iyileşme öyküsünü paylaşarak hemcinslerine örnek oldu. Etkinliğin sonunda hekimlere katılımları için teşekkür belgesi sunuldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindalik-ayi-seminerleri-konakta-gerceklesti-588123">Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri Konak’ta Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanserinde Tedavi Kişiye Özel Planlanıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinde-tedavi-kisiye-ozel-planlaniyor-587756</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 09:53:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye]]></category>
		<category><![CDATA[koltuk]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Muayenesi]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[planlanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587756</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her 8 kadından birinde görülen meme kanseri, erken tanı ve modern tedavi yöntemleri sayesinde artık büyük oranda tedavi edilebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinde-tedavi-kisiye-ozel-planlaniyor-587756">Meme Kanserinde Tedavi Kişiye Özel Planlanıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her 8 kadından birinde görülen meme kanseri, erken tanı ve modern tedavi yöntemleri sayesinde artık büyük oranda tedavi edilebiliyor. Yeni cerrahi seçenekler ve hedefe yönelik ilaçlar sayesinde meme kanserinde sonuçlar yüz güldürücü hale geliyor. Memorial Ankara Hastanesi Meme Sağlığı Merkezi ve Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Ramazan Yıldız, meme kanserinde erken teşhisin ve düzenli taramaların önemini vurgulayarak, kişiye özel tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Yılda 2.5 milyon kadına meme kanseri teşhisi konuluyor</strong></p>
<p>Dünya genelinde yılda yaklaşık 2.5 milyon kadına meme kanseri tanısı konulmakta ve yaklaşık yarım milyon kadın meme kanseri nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Kadın kanser ölümlerinde maalesef birinci sırada meme kanseri bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Geç kalmamak için bu 4 önemli kontrolü ihmal etmeyin!</strong></p>
<ol>
<li>20 yaşından itibaren kendi kendine meme muayenesi </li>
<li>30 yaşından itibaren kendi kendine meme muayenesi, hekim muayenesi ve gerekli görülürse meme ultrasonu</li>
<li>40 yaşından itibaren ise kendi kendine meme muayenesi, hekim muayenesi, mamografi ve gerekli görülürse meme ultrasonu </li>
<li>Ailede, birinci derece yakınlarda meme kanseri var ise kanser olan bireyin hastalığa yakalandığı yaş dikkate alınarak o yaştan 10 yıl önce yakın takip ve taramaların yaptırılması</li>
</ol>
<p>Meme kanserini erken tanı ile daha küçük müdahalelerle tedavi edebiliriz. Organ kaybına neden olmadan ve hatta kemoterapiye bile ihtiyaç kalmadan tedavi edebilir. Erken tanı konulan hastaları tümör tipine bağlı olarak kemoterapiye bile gerek görmeksizin sadece tümörün olduğu bölgenin çıkarılması ve koltuk altında sadece örnek lenf nodu alınması ve radyoterapi ile tedavi edilebilmektedir.  </p>
<p><strong>40 yaşından itibaren yıllık mamografi çektirmeye özen gösterin</strong></p>
<p>Mamografi meme dokusunda yoğunluk dansite farkı ve mikrokalsifikasyonları değerlendirmesi nedeniyle çok önemli rol oynamaktadır. Meme dokusunun azalması memedeki yağ dokusunun artması ile görüntü kalitesi artmaktadır. 35’li yaşlardan itibaren meme dokusu azalarak yağ dokusu artacaktır ve mamografinin duyarlılığı bu nedenle artmaktadır. 35-40 yaş aralığında bir baz mamografinin çekilmesi ve 40 yaşından itibaren hastanın aile öyküsüne genetik yatkınlığını da dikkate alarak yıllık düzenli mamografi kontrollerinin yaptırılmasını önermekteyiz. </p>
<p>40 yaş altında usg ilk tercihimiz olmaktadır ancak elimizdeki bulgulara göre 40 yaş altında da mamografi çektiğimiz hastalar olmaktadır. Bazı durumlarda meme dokusu yoğunluğu nedeniyle dinamik (ilaçlı) meme emarı da çekilebilmektedir. </p>
<p><strong>Kendi kendine düzenli meme muayenesi nasıl yapılmalı?</strong></p>
<ol>
<li>Meme muayenesinde, belden yukarısı görünür olmalı</li>
<li>Muayene odası aydınlık olmalı</li>
<li>Her kadın, aylık döngüsünün ilk gününü birinci gün kabul ederek, 5-14. gün arasında bir gün belirleyerek, kendi kendine meme muayenesini yapmalı </li>
<li>Emziren kadınlar, emzirme sonrası ya da sağma sonrasında muayene yapmalı</li>
</ol>
<p>Ayna karşısında; düz ve yan olarak</p>
<ul>
<li>her iki el yukarıda</li>
<li>her iki el aşağıda,</li>
<li>her iki eli belimize bastırarak </li>
</ul>
<p>Meme muayenesinde, memedeki bombeliklere, ciltteki değişikliklere, çekintilere ve çukurlaşmalara bakılmalıdır. </p>
<p>Daha sonra palpasyon yani ellerimizle memelerin, meme başının ve koltuk altının muayenesi göğüs kafesi- kaburga ile cilt arasındaki meme dokusunu hissederek içten dışa, saat yönünde ya da yukarıdan aşağıya muayene edilmelidir. Muayene sırasında memenin her alanı, yani meme başı, koltuk altı ve köprücük kemiği altı ve üstü de unutulmamalıdır. Her kist veya her kitle kanser değildir. Kanserler genellikle ağrı yapmadan sinsi büyür ama ağrı yapmaz diye bir kural yoktur yani ağrı ile tanı konulan hastalarda mevcuttur. </p>
<p><strong>Her tümör farklı, tedavi de farklı olmalı</strong></p>
<p>Her tanı konulan meme kanseri aynı değildir ve aynı şekilde tedavi edilmemektedir. Kişiye ve hastalığa özel tedavi planlamaları yapılmaktadır. </p>
<ul>
<li>Cerrahi tedavi,</li>
<li>Kemoterapi,</li>
<li>Radyoterapi,</li>
<li>Hormon tedavisi,</li>
<li>Akıllı ilaç tedavisi,</li>
<li>İmmünoterapi </li>
</ul>
<p>Tedaviyi belirlerken tümörün tipi, immünhistokimya özelikleri ve yayılımı da dikkate alınarak her bireye özel gerekli olan tedavi planlanmaktadır. Aynı hastaya aynı tedavi yöntemi uygulanmamalıdır.   </p>
<p>Tümörün özelikleri immün histokimyasal öellikleri, mitoz oranı, yayılımı, hormon reseptör durumu, akıllı ilacı duyarlılığı, koltukaltına ve organlara yayılımı gibi detaylar belirlendikten sonra yol ikiye ayrılır. Bu özeliklere göre bazı hastalara önce kemoterapi uygulanıp, kemoterapi bittikten sonra cerrahi ve diğer tedaviler planlanırken, bazı hastalara cerrahi tedavi sonrası diğer tedavi yöntemleri planlanmaktadır. </p>
<p>Radyoterapide ise yapılan cerrahi ile birlikte koltuk altı ve diğer organlara yayılım belirleyici olmaktadır. Örneğin, meme koruyucu cerrahi yapılan (sadece tümörün olduğu bölgenin alındığı) bütün hastalar radyoterapi almaktadır. Meme tamamen alınsa bile, tümör boyutu, koltuk altı ve diğer organların tutulumu radyoterapi gerektirebilir.  Ama memenin tamamının alındığı hastalarda koltuk altı ve diğer organ yayılımı yok ise ve tümörün boyutu 5 cm’den küçük ise radyoterapi uygulanmamaktadır. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinde-tedavi-kisiye-ozel-planlaniyor-587756">Meme Kanserinde Tedavi Kişiye Özel Planlanıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir&#8217;de Meme Kanseri Farkındalığı Artıyor;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nevsehirde-meme-kanseri-farkindaligi-artiyor-587199</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 12:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587199</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü KAPEM kurs programı çerçevesinde NEVÜ Hemşirelik Bölümü öğrencileri tarafından bilinçlendirme eğitimleri düzenleniyor. 01 - 31 Ekim dönemi Meme Kanseri Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında, Nevşehir'de önemli bir halk sağlığı çalışması gerçekleştirildi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehirde-meme-kanseri-farkindaligi-artiyor-587199">Nevşehir&#8217;de Meme Kanseri Farkındalığı Artıyor;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü KAPEM kurs programı çerçevesinde NEVÜ Hemşirelik Bölümü öğrencileri tarafından bilinçlendirme eğitimleri düzenleniyor. 01 &#8211; 31 Ekim dönemi Meme Kanseri Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında, Nevşehir&#8217;de önemli bir halk sağlığı çalışması gerçekleştirildi. </p>
<p>Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi öğrencileri tarafından Kapadokya Eğitim Merkezi (KAPEM) bünyesindeki kursiyerlere yönelik kapsamlı bir bilgilendirme ve eğitim programı düzenlendi. </p>
<p>Meme kanserinde erken tanının hayat kurtarıcı rolüne dikkat çekmeyi amaçlayan etkinlikte, Hemşirelik Fakültesi öğrencileri tarafından kursiyerlere meme kanseri risk faktörleri, erken belirtiler ve özellikle kendi kendine meme muayenesinin nasıl yapılacağı konularında detaylı bilgiler aktarıldı. </p>
<p>Toplumsal farkındalığın artırılması ve erken teşhis bilincinin yaygınlaştırılması adına büyük önem taşıyan bu eğitimler, KAPEM kursiyerleri tarafından ilgiyle karşılandı. Üniversite öğrencileri, sahada yürüttükleri bu tür çalışmalarla sadece mesleki gelişimlerine katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda bölge halkının sağlığını koruma çabalarına da destek oldular. </p>
<p>Eğitimlerle katılımcıların meme kanserine karşı korunma ve erken teşhis yöntemleri hakkında bilgi düzeylerini artırması hedefleniyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehirde-meme-kanseri-farkindaligi-artiyor-587199">Nevşehir&#8217;de Meme Kanseri Farkındalığı Artıyor;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayraklı&#8217;da Meme kanseri farkındalık semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayraklida-meme-kanseri-farkindalik-semineri-586821</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Oct 2025 16:39:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586821</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, meme kanseri farkındalığını artırmak amacıyla uzman hekimlerin katılımıyla bilgilendirici bir seminer düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-meme-kanseri-farkindalik-semineri-586821">Bayraklı&#8217;da Meme kanseri farkındalık semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, meme kanseri farkındalığını artırmak amacıyla uzman hekimlerin katılımıyla bilgilendirici bir seminer düzenledi. Etkinlikte, katılımcılara erken teşhisin hayati önemi, modern tedavi yöntemleri ve tarama süreçleri anlatıldı. Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, “Sağlık seminerlerini belirli aralıklarla sürdüreceğiz. Belediye olarak kadınlarımızın, gençlerimizin, çocuklarımızın ve ilçemizde yaşayan her bir yurttaşımızın sağlık konusunda bilinçlenmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.</p>
<p>Meme kanseri farkındalık ayı dolayısıyla Bayraklı Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen seminer, Osmangazi Hizmet Binası Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinliğe Bayraklı İlçe Sağlık Müdürlüğü Kanser Birim Sorumlusu Uzm. Dr. Fadime Kaya Erdem, ve kadın vatandaşlar katıldı. Seminerde Bayraklı Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü’nde görev yapan Dr. Sibel Akay Tıkıroğlu, meme kanserinde erken teşhisin yaşam kurtardığını vurguladı. Katılımcılara modern tedavi yöntemleri, tarama süreçleri ve düzenli kontrollerin önemi hakkında bilgi veren Tıkıroğlu, “Erken tanı, tedavi başarısını büyük ölçüde artırıyor” ifadelerini kullandı. Etkinlik sonunda, Bayraklı İlçe Toplum Sağlığı Merkezi iş birliğiyle meme kanserine yönelik tarama yaptırmak isteyen katılımcılar için 3 Kasım 2025 tarihine mamografi randevusu oluşturuldu.</p>
<p>EĞİTİMDEN SAĞLIĞA, VATANDAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ</p>
<p>Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, “Sağlıklı bireyler ve sağlıklı bir gelecek için toplumda sağlık bilincinin artması çok önemli. Bayraklı Belediyesi olarak kadınlarımızın, gençlerimizin, çocuklarımızın ve ilçemizde yaşayan her bir yurttaşımızın sağlık konusunda bilinçlenmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Eğitimden sağlığa, her alanda halkımızın yanında olmaya kararlıyız” dedi.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-meme-kanseri-farkindalik-semineri-586821">Bayraklı&#8217;da Meme kanseri farkındalık semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keçiören Belediyesi&#8217;nden Meme Kanseri Farkındalık Eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kecioren-belediyesinden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi-586627</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 10:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586627</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, toplumsal farkındalık ve fırsat eşitliğini artırmak amacıyla ilçenin en uzak mahallelerine kadar ulaşarak eğitim çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-belediyesinden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi-586627">Keçiören Belediyesi&#8217;nden Meme Kanseri Farkındalık Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, toplumsal farkındalık ve fırsat eşitliğini artırmak amacıyla ilçenin en uzak mahallelerine kadar ulaşarak eğitim çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, kadın sağlığına dikkat çekmek amacıyla <b>“Meme Kanseri Farkındalık Eğitimi”</b> düzenlendi. Bağlum Kösrelik Mahalle Konağı’nda gerçekleştirilen etkinliğe Keçiören Belediyesi’nin kadın meclis üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p>Sağlık personeli <b>Busem Gül Kahraman</b> tarafından verilen eğitimde meme kanserinin tanımı, risk faktörleri, erken tanı yöntemleri ve kendi kendine meme muayenesi (KKMM) uygulaması hakkında katılımcılara ayrıntılı bilgiler aktarıldı. Etkinlikte, meme kanserinin evrensel sembolü olan pembe kurdele takılarak farkındalık ve dayanışma mesajı da verildi.</p>
<p><b>“Erken tanı hayat kurtarır”</b></p>
<p>Eğitim kapsamında, erken tanının meme kanseriyle mücadeledeki önemine dikkat çekilerek her kadının düzenli muayene ile erken teşhis şansını artırabileceği vurgulandı. Sağlık personeli Kahraman, 20-39 yaş aralığındaki kadınların üç yılda bir, 40-49 yaş aralığındakilerin iki yılda bir, 50 yaş ve üzerindekilerin ise her yıl düzenli kontrol ve muayene yaptırmalarının kadın sağlığı için en etkili koruma yöntemlerinden biri olduğunu belirtti. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-belediyesinden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi-586627">Keçiören Belediyesi&#8217;nden Meme Kanseri Farkındalık Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİGEM&#8217;de Meme Kanseri Farkındalık Etkinliği Gerçekleştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/digemde-meme-kanseri-farkindalik-etkinligi-gerceklestirildi-586549</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 08:02:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[di]]></category>
		<category><![CDATA[Didim Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gem]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirildi]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586549</guid>

					<description><![CDATA[<p>1–31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla, Didim Belediyesi tarafından erken tanı ve düzenli kontrollerin önemine dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir etkinlik düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/digemde-meme-kanseri-farkindalik-etkinligi-gerceklestirildi-586549">DİGEM&#8217;de Meme Kanseri Farkındalık Etkinliği Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>1–31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla, Didim Belediyesi tarafından erken tanı ve düzenli kontrollerin önemine dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir etkinlik düzenlendi.</span></span></p>
<p><span><span>Didim Belediyesi Gençlik Merkezi (DİGEM) Sanat Akademisi’nde gerçekleştirilen etkinliğe çok sayıda Didimli kadın katıldı.</span></span></p>
<p><span><span>Etkinlikte, Genel Cerrahi ve Meme Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hedef Özgün, meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtarıcı rolüne dair önemli bilgiler paylaştı. Katılımcılar, hem kendi sağlıklarını koruma konusunda bilinçlendi hem de sevdiklerine örnek olma fırsatı buldu.</span></span></p>
<p><span><span>Program kapsamında, pozitif ve kaliteli yaşamın anahtarı olan doğru nefes ve egzersiz teknikleri de uygulamalı olarak katılımcılarla paylaşıldı.</span></span></p>
<p><span><span>Ayrıca, Didim Belediyesi personelleri ile birlikte Kalben, Ercan Kesal ve Kerim Yağcı gibi sanat dünyasının tanınmış isimlerinin meme kanseri farkındalığına dikkat çeken mesajlarının yer aldığı özel video da etkinlikte izlendi.</span></span></p>
<p><span><span>Etkinlikle ilgili açıklamalarda bulunan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, şu ifadeleri kullandı:</span></span></p>
<p><span><span>“Kendimizi ve sevdiklerimizi korumanın en güçlü yolu, düzenli kontroller ve erken tanıdır. Bu konuda farkındalık oluşturmak hepimizin sorumluluğudur. Didim Belediyesi olarak kadın sağlığına ve toplumsal bilinçlenmeye yönelik çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.”</span></span></p>
<p><span><span>Didim Belediyesi, toplum sağlığına dikkat çekmeyi amaçlayan bilgilendirici etkinliklerle farkındalığı artırmayı sürdürecek.</span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/digemde-meme-kanseri-farkindalik-etkinligi-gerceklestirildi-586549">DİGEM&#8217;de Meme Kanseri Farkındalık Etkinliği Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme kanseri hastalarının yüzde 90&#8217;ına koruyucu cerrahi uygulanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hastalarinin-yuzde-90ina-koruyucu-cerrahi-uygulaniyor-586346</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 11:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarının]]></category>
		<category><![CDATA[Hastanın]]></category>
		<category><![CDATA[ına]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Raşa]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586346</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir zamanlar meme kanseri, kadınlar için hem sağlık hem de beden bütünlüğü açısından korkutucu bir anlam taşırken, artık durum çok farklı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hastalarinin-yuzde-90ina-koruyucu-cerrahi-uygulaniyor-586346">Meme kanseri hastalarının yüzde 90&#8217;ına koruyucu cerrahi uygulanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir zamanlar meme kanseri, kadınlar için hem sağlık hem de beden bütünlüğü açısından korkutucu bir anlam taşırken, artık durum çok farklı. Modern cerrahi teknikler sayesinde birçok kadın, meme kaybı yaşamadan sağlığına kavuşabiliyor. “Ameliyatta meme mutlaka alınır” düşüncesinin hatalı olduğunu belirten</strong> <strong>Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrah Op. Dr. Kemal Raşa, “Günümüzde meme kanseri tanısı koyduğumuz hastaların en az yüzde doksanında meme koruyucu cerrahiler uyguluyoruz. Yani memenin tamamını almak yerine, yalnızca tümörlü dokuyu çevresindeki sağlıklı meme dokusuna zarar vermeden çıkararak tedaviyi başarıyla gerçekleştirebiliyoruz” dedi.</strong></p>
<p>Hastanın memesinin küçük, tümörünün ise büyük olduğu durumlarda memenin tamamının alınmasının gündeme gelebileceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrah Op. Dr. Kemal Raşa, “Ayrıca, kalıtsal açıdan riskli hastalarda yapılan genetik analizlerde BRCA1 veya BRCA2 gibi anlamlı mutasyonlar saptanırsa, bu durumda da memeyi korumak yerine o memeyi, hatta her iki memeyi birden önleyici olarak çıkarmak tercih edilebilir. Bu olasılıklar dışında ise önceliğimiz, sistemik ilaç tedavisiyle kitleyi küçültüp memeyi mümkün olduğunca yerinde tutmak. Yani 1970–80’lerdeki ‘meme kanseri = memenin alınması’ anlayışı artık tamamen değişti” dedi.</p>
<p><strong>Memenin estetik görünümü için hastanın kendi dokusundan faydalanılıyor</strong></p>
<p>Ameliyat sonrası memede şekil bozukluğu oluşumunun çok nadir görüldüğünü ifade eden Raşa, “Çünkü biz, memedeki kitleyi çıkardıktan sonra estetik görünümün bozulmaması için hastanın kendi dokusundan faydalanarak farklı kaydırma ve şekillendirme teknikleriyle bir anlamda memeye doğal formunu yeniden kazandırıyoruz. Sonuç olarak, meme kanseri cerrahilerini genellikle kabul edilebilir düzeyde deformite ile estetik açıdan tatmin edici bir görünümle tamamlamak mümkün. Meme koruyucu ameliyatı gerçekleştirdiğimiz hastaların büyük çoğunluğunda, eğer özel bir yandaş hastalık, kırılganlık veya ek risk faktörü yoksa, hastanede bir gece yatış yeterli oluyor. Memenin tamamının çıkarıldığı ve rekonstrüksiyon (yeniden yapılandırma) yapılan hastalarda ise yatış süresi 2–3 gün civarında seyrediyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Tedavinin başarılı olabilmesi için multidisipliner yaklaşım şart</strong></p>
<p>Meme kanserinin çok katmanlı bir hastalık olduğu için çok disiplinli bir yaklaşım ve tedavi gerektirdiğini vurgulayan Raşa, “Meme kanserinde son 15–20 yılda tedavi oranlarının bu kadar iyileşmesindeki en büyük unsurlardan biri de multidisipliner yaklaşımdır. Cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi gibi sistemik tedaviler bir arada ve uyum içinde kullanıldığında sonuçlar çok daha başarılı olur. Ek olarak bu tedavileri; tümörün boyutu, yayılımı, biyolojik tipi, hastanın yaşı ve bireysel önceliklerine göre kişiselleştirdiğimizde yani tüm hastalara ‘kopyala-yapıştır’ şeklinde tek tip bir tedavi planı değil, bireyselleştirilmiş bir tedavi uyguladığımızda sonuçların anlamlı şekilde iyileştiğini söylemek de mümkün. Bu farkındalıkla artık tüm hastalarımızda yalnızca cerrahi tedaviyi değil, aynı zamanda faydası olabilecek ilaç ve ışın tedavilerini de birlikte değerlendiriyor, elimizdeki tüm tedavi yöntemlerini içeren kapsamlı bir yol haritası oluşturuyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Ameliyat sonrası kalıcı hareket kısıtlılığı ile nadiren karşılaşılıyor </strong></p>
<p>Ameliyat sonrasında kalıcı hareket kısıtlılığının oldukça nadir görüldüğünü belirten Raşa, “Ancak koltuk altı lenf bezlerinin geniş kapsamlı olarak temizlendiği, yani ‘diseksiyon’ adı verilen ameliyatlar uygulandığında, o bölgedeki dokulara yakın çalışıldığı için sinirler etkilenebilir ve bu durum zaman zaman hastanın kolunu ya da omzunu rahatça hareket ettirmesini zorlaştırabilir. Özellikle hareketlerini kendi haline bırakan veya kırılgan yaş grubundaki hastalarda bu oranın biraz daha yüksek olabildiğini görüyoruz. Bunu önleyebilmek için, hastanın aktif katılımıyla ameliyattan hemen sonra kol hareketlerine başlanması kıymetli. Bu proaktif yaklaşım sayesinde, hastaların yalnızca çok küçük bir bölümünde omuz veya kol hareketlerinde kalıcı kısıtlılık görülüyor” dedi.</p>
<p><strong>Tedavi sürecinde psikolojik destek büyük fark yaratıyor</strong></p>
<p>Meme, kadının cinsel kimliğini tamamlayan önemli bir uzuv olduğu için, meme kanseri cerrahisi ister koruyucu ister mastektomi şeklinde olsun, psikolojik etkileri kaçınılmazdır diyen Raşa, “Bu nedenle tedavi süreci başlamadan önce tüm hastalarımıza psikolog görüşmesi öneriyoruz. Medikal onkoloji ekibimizle birlikte çalışan psikologlarımız, hastaların yaşayabilecekleri psikolojik zorluklarla baş etmelerine ve beden algısındaki değişimlere uyum sağlamalarına yardımcı oluyor. Ayrıca hasta destek grupları da sürece büyük katkı sağlıyor; hastalar deneyimlerini paylaşarak bu zorlu hastalığı birlikte daha güçlü atlatabiliyor” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hastalarinin-yuzde-90ina-koruyucu-cerrahi-uygulaniyor-586346">Meme kanseri hastalarının yüzde 90&#8217;ına koruyucu cerrahi uygulanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlardan Meme Kanserine Karşı Etkili Öneriler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-meme-kanserine-karsi-etkili-oneriler-586266</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 08:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserine]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlardan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586266</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde her yıl yaklaşık iki milyonu aşkın kişi meme kanseri ile tanışıyor. Günümüzde halen 10 milyona yakın kadın ya tedavi görmekte ya de tedavisi tamamlanmış olarak hayatına devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-meme-kanserine-karsi-etkili-oneriler-586266">Uzmanlardan Meme Kanserine Karşı Etkili Öneriler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünya genelinde her yıl yaklaşık iki milyonu aşkın kişi meme kanseri ile tanışıyor. Günümüzde halen 10 milyona yakın kadın ya tedavi görmekte ya de tedavisi tamamlanmış olarak hayatına devam ediyor. Bilim dünyasının üzerinde en fazla araştırma yaptığı kanser türlerinin başında gelen meme kanserinde son yıllarda tanı ve tedavi yöntemlerindeki hızlı gelişmeler hem yaşam süresi hem de yaşam konforu açısından çok önemli iyileşmeler sağlarken, erken tanı hayat kurtarıyor! Erken tanıya yönelik her yıl Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen etkinliklerden biri de Acıbadem Ataşehir Hastanesi’nde gerçekleştirildi. </em></p>
<p><em><strong>Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği’</strong>nin desteğiyle gerçekleştirilen ve <strong>ünlü oyuncu Hazal Filiz Küçükköse’nin de katıldığı ‘Meme kanserinde her raunda hazırız” etkinliğine;  Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak, Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman </strong>ve alanında önde gelen pek çok uzman katıldı.<strong> </strong>Uzmanlar<strong> </strong>meme kanserinden korunmak için yapılması gerekenleri ve tedavi sürecinde öne çıkan gelişmeleri anlattılar, katılımcılardan gelen soruları yanıtladılar.</em></p>
<p>Meme kanserinde erken tanı tüm kanser türlerinde olduğu gibi hayat kurtarıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, erken tanı sayesinde tedavide başarı oranının yüzde 95’e çıktığını ortaya koyuyor. Hatta tam başarı sağlamak da mümkün olabiliyor. Bu nedenle meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak ve toplumda doğru bilinen yanlışları hafızalardan silmek hastalığa karşı önlem almada ve mücadelede büyük önem taşıyor. Ünlü oyuncu Hazal Filiz Küçükköse de, toplumsal farkındalığa katkı sağlamak amacıyla etkinliğe katıldı ve meme kanseri alanında uzman hekimleri dinledikten sonra kendisinin de çok değerli bilgiler edindiğini, hatta ‘mamografinin ve biyopsinin zararlı olduğu’ şeklindeki bilgilerinin de hurafeden ibaret olduğunun farkına vardığını vurguladı. </p>
<p><strong>Hazal Filiz Küçükköse: “Teyzem hamileyken meme kanseri tanısı aldı”</strong></p>
<p>Sözlerine, yıllar önce 39 yaşında meme kanserine yakalanan ve üç yıl içerisinde hayatını kaybeden teyzesini anarak başlayan Hazal Filiz Küçükköse şöyle konuştu: “Teyzem hamileydi ve meme kanseri tanısı aldı. 90’lı yıllardı ve ben küçük bir çocuktum. Teyzemin yaşadıklarını görüyordum. Sanırım ileri evrede anlaşılmıştı ve teyzemin kanseri hızla ilerledi ve 3 yıl içinde onu kaybettik. Ailemiz için çok acı bir süreçti. O yıllarda teyzemin yaşadıklarını gördüğümde, meme kanserinin ne kadar zor bir hastalık olduğunu anlamıştım. Geç tanı almıştı ve hastalığı hızla ilerlemişti. Günümüzde ise erken tanı alma şansı son derece arttı ve erken tanının hayat kurtardığını biliyoruz. Ailemde meme kanseri öyküsü olması nedeniyle ben de yıllık kontrollerimi yaptırıyorum. Meme kanseri ile ilgili hurafelerden de kendimizi kurtarmamız ve doğru bilgiler öğrenmemiz şart. Ben bugün değerli hocalarımı dinledikten sonra “mamografinin radyasyon nedeniyle zararlı olduğu”, “biyopsinin de kanserli hücrenin patlayıp yayılmasına neden olduğu” şeklindeki bilgilerin hurafe olduğunu öğrendim!”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Metin Çakmakçı: “Erken evrede tedavi başarısı çok yüksek”</strong></p>
<p><strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı</strong>, erken tanının önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Meme kanseri tüm dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri. Dünyada 2.3 milyon, ülkemizde ise 25 bini aşkın kadın meme kanseri ile tanışıyor. Bu sayı giderek artıyor. Meme kanserinin günümüzde genç yaşlarda da sık görüldüğüne şahit oluyoruz. Bu nedenle toplumsal bilinçlenme son derece önem taşıyor. Meme kanserinin kolay tarafları var çünkü tanısı kolay. Yeter ki düzgün kontroller yapılsın, çünkü daha bir belirti vermeden tanı koyabiliyoruz. Ancak erken tanıda elle kontrolün muayene yerine geçmediği mutlaka bilinmelidir. Çünkü elle kontrolde kadının eline herhangi bir kitle vb gelmediğinde ‘benim bir şeyim yok’ diyerek zaman kaybedebiliyor.  Bu nedenle her kadının 40 yaş sonrasında her yıl düzenli muayene, ultrason, sonografi ve mamografi yaptırmaları, erken tanı şansını artırır. Erken evrede yakalanınca tedavisi çok kolay ve çok başarılı yapılabilen bir kanser. Erken evrede yakalandığında 5 yıllık yaşam yüzde 95’in üzerinde ki çok az kanserde bu oran söz konusudur.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Özge Gümüşay: “Meme yapınızı tanıyın ama tarama için mutlaka mamografi yaptırın”</strong></p>
<p><strong>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay </strong>da konuşmasında, erken tanının tedavi seçeneklerini değiştirdiğini vurgulayarak, kadınların meme yapılarını tanımaları ve memelerinde meydana gelen olası değişiklikleri fark etmelerinin son derece önemli olduğunu ancak kendi kendine muayenenin yeterli olmadığını vurgulayarak “Meme yapınızı tanıyın ve kontrolde farklılık var mı diye bakın ama bu meme kanseri taraması için yeterli değildir. Meme kanseri taraması için 40 yaşından sonra yılda bir mamografi yaptırmak gerekir. Tümör henüz çok küçükken veya öncül hücreyken mamografide yakalamak çok kıymetli. Hastalığın tipine ve biyolojisine göre tedaviler değişmekle birlikte bütün hastalarımızı ne kadar erken evrede yakalarsak hem başarı oranımız artıyor, hem tedavimizin yoğunluğu azalıyor ve hasta için çok daha kolay bir süreç haline geliyor” dedi. Erken tanının tedavi seçeneklerini değiştiren çok önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gümüşay, günümüzde ileri tanı meme kanserlerinde de tedavi yöntemlerinin geliştiğini belirterek şöyle konuştu: “Özellikle erken evrede geldiğinde hastalarımız bazen kemoterapi bile vermeden, sadece endokrin tedavi ve cerrahi tedavi ile tam kür sağlayabiliyoruz. Bununla birlikte ileri evre tedavide de,  metastatik evre olsa da hastalarıma söylediğim cümle; tedavi edilebilir bir hastalığınız var. Ne demek bu? Aslında meme kanserinde o kadar çok gelişme var ki, yeni ilaçlar, akıllı ilaçlar, immünoterapiler birçok tedavi seçeneği ile çok çok iyi sonuçlar elde edebiliyoruz. Hastalarımız metastatik meme kanseri tanısı aldığında da mutlaka onkoloji uzmanı ile bu tedavi sürecini yönetmeli.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Bülent Saçak “Erken tanı hayat kurtarır, meme onarımı da hayata bağlar”</strong></p>
<p>Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak “erken tanı hayat kurtarır, meme onarımı da hayata bağlar, bizim mottomuz da bu” diyerek başladığı sözlerine şöyle devam etti: “Meme kanseri çok yaygın üstelik çok tedavi edilebilir bir hastalık ama hastalık sadece biyolojik değil, organ sadece biyolojik bir organ değil. Psikososyal olarak da görevi olan bir organ. Dolayısıyla kadının hastalığı tam olarak gerçekten atlatabilmesi için, gerçekten tam olarak iyileştim diyebilmesi için vücut bütünlüğünün de korunması gerekiyor. Çünkü memenin bir kimlik organı, bir kadınlık organı olduğunu biliyoruz. Bu anlamda tedavinin tam olarak tamamlanması, kadının memesinin alındıktan sonra memenin yeniden oluşturulmasıyla, simetrik ve doğala yakın bir meme görünümü elde edilmesiyle sağlanabiliyor. Bu anlamda plastik cerrahlara da büyük görev düşüyor. Biz de çeşitli farklı plastik cerrahi teknikler uygulayarak, hastanın kayıplarını gidererek, hastanın hastalığı gerçek anlamda atlatabilmesine, önüne bakabilmesine, hayatına devam edebilmesini sağlamaya dikkat ediyoruz. Son yıllarda gerek kadın vücudunu biyolojiyi anlamamız, gerek onkolojide artan bilgiler, gerek implant teknolojisinde artan bilgiler ve yenilikler sayesinde bugün hem insanın kendi vücudundan hem de silikonlarla hastanın kozmetiğini bozmayan, hayata kaldığı yerden devam etmesini sağlayan uygulamalar yapabiliyoruz.”</p>
<p><strong>Nur Ecem Baydı Ozman: “Batı tipi beslenmeyi Akdeniz tipi diyetle değiştirmek gerekiyor”</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman sadece meme kanserinde değil, tüm kanser türlerinde insanların sihirli şeyler duymak istediklerini, ancak ‘şunu yiyelim işe yarasın’ türünden sihirli bir besin olmadığını belirterek şöyle konuştu: “Kansere karşı korunmada olduğu gibi, kanser tedavisi sırasında da iyi beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi gerekiyor. Özellikle batı tipi beslenme dediğimiz işlenmiş besinler, kızartmalar ve şekerin yoğun olduğu beslenme türünün Akdeniz tipi diyetle değiştirilmesi gerekiyor. Akdeniz tipi beslenmede; balık, tam tahıllar, sebze, meyve, zeytinyağı ve lifler var. Bunların meme kanseri dahil tüm kanserlerde koruyucu olduğunu bilimsel olarak biliyoruz. Bunların egzersizle kombinlenmesi, ideal vücut ağırlığında olunması, yağ oranının çok yüksek olmaması gerekiyor. Sürdürülebilir şeyleri hayatımıza dahil etmemiz gerekiyor.” Ozman, kanserden korunmak için uzak durulması gerekenleri ise şöyle anlattı: “Özellikle işlenmiş etlerden ve kırmızı etlerden uzak durulması gerekiyor. İşlenmiş etlere toleransımız oldukça az. Neredeyse hiç tüketilmemesi gerekir. Kırmızı etin de haftada 350-500 gram arasında tüketilmesi öneriliyor. Daha fazlasının kanserler üzerinde tetikleyici olabileceği söyleniyor. Onun dışında birşeyleri takviye formunda almak, özellikle tedavi esnasında çok riskli olabilir. Yani bir ürün çok iyi olabilir ama onu yoğun bir formda takviye olarak almak, tam tersi etki yaratabilir. Bu anlamda takviye kullanılacaksa da mutlaka hekime danışılarak, o anda kullanılan ilaçla bir etkileşim var mı bundan emin olarak ilerlemek gerekebiliyor.” </p>
<p><strong>Sosyal medyadan öğrendikleriniz sağlığınızı riske atabilir!</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, kanserden korunmada beslenmenin önemli bir faktör olduğunu, mutlaka Akdeniz tipi beslenme alışkanlıklarının kazanılması gerektiğini belirterek, toplumda çok sık yapılan ve insan sağlığını tehlikeye atan hatalara da dikkat çekti. Ozman şöyle konuştu: “Günümüzde özellikle sosyal medya hayatımızın çok fazla içerisinde ve ne yazık ki çok yanlış bilgiler var; bunları hepimiz duymak istiyoruz insan olarak, bana ‘hap bilgi gelsin ve işime yarasın’. Ama henüz bilimde literatürde böyle bilgiler yok. Üstelik bu tür bilgiler fayda yerine son derece zararlı olabiliyor, tedavinin aksamasına hatta tam tersi sonuç alınmasına yol açabiliyor. Örneğin; bir şeyleri takviye olarak almak tedavi esnasında çok riskli olabilir. Yani bir ürün çok iyi olabilir ama yoğun bir formda takviye almak tam tersi etki yaratabilir. Bu anlamda bir takviye kullanılacaksa da mutlaka hekime danışılarak, o anda kullanılan ilaçla bir etkileşim var mı bundan emin olarak ilerlemek gerekiyor. Yine antioksidanları  çok faydalı diye biliriz ve evet faydalıdır da. Ama fazla alındığında tam tersi etki yaratabiliyor!”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-meme-kanserine-karsi-etkili-oneriler-586266">Uzmanlardan Meme Kanserine Karşı Etkili Öneriler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİGEM&#8217;de Meme Kanseri Farkındalık Etkinliği Düzenlenecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/digemde-meme-kanseri-farkindalik-etkinligi-duzenlenecek-586168</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 17:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[di]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlenecek]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gem]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586168</guid>

					<description><![CDATA[<p>1–31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, Didim Belediyesi tarafından toplum sağlığına dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir etkinlik gerçekleştirilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/digemde-meme-kanseri-farkindalik-etkinligi-duzenlenecek-586168">DİGEM&#8217;de Meme Kanseri Farkındalık Etkinliği Düzenlenecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>1–31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, Didim Belediyesi tarafından toplum sağlığına dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir etkinlik gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>24 Ekim Cuma günü saat 18.00’de, Didim Belediyesi Gençlik Merkezi (DİGEM) Sanat Akademisi’nde yapılacak programda, Genel Cerrahi ve Meme Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hedef Özgün konuşmacı olarak yer alacak.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Prof. Dr. Özgün, meme kanserinde erken tanının hayat kurtarıcı önemi üzerine katılımcılara bilgilendirmelerde bulunacak ve halkın sorularını yanıtlayacak.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Etkinliğe tüm vatandaşları davet eden Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, şu ifadeleri kullandı:</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Kadın sağlığına dikkat çekmek, erken teşhisin önemini vurgulamak ve farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediğimiz bu etkinliğe tüm kadınlarımızı davet ediyoruz. Bilinçli toplum, sağlıklı gelecek demektir.”</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Didim Belediyesi, halk sağlığı konusunda farkındalık yaratacak bilgilendirici etkinliklerle, toplumsal duyarlılığı artırmayı sürdürecek.</span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/digemde-meme-kanseri-farkindalik-etkinligi-duzenlenecek-586168">DİGEM&#8217;de Meme Kanseri Farkındalık Etkinliği Düzenlenecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri için Pembe Çiçekler Toprakla Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-icin-pembe-cicekler-toprakla-bulustu-585937</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 16:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[çiçekler]]></category>
		<category><![CDATA[dutlulu]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[pembe]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[toprakla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585937</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, Su Elçileri Kanserle Mücadele Derneği (SUKANDER) işbirliğiyle, meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla etkinlik düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-icin-pembe-cicekler-toprakla-bulustu-585937">Meme Kanseri için Pembe Çiçekler Toprakla Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, Su Elçileri Kanserle Mücadele Derneği (SUKANDER) işbirliğiyle, meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla etkinlik düzenledi. Farkındalık sembolü olarak pembe çiçek ekimi yapılan etkinliklerde Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, çeşitli organizasyonlar ile konuyu gündemde tutacaklarını söyledi.</p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla Su Elçileri Kanserle Mücadele Derneği işbirliğinde etkinlik gerçekleştirdi. Fatih Parkı’ndaki programa Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Genel Sekreter Burak Deste, Genel Sekreter Yardımcıları Ulaş Aydın ve Ahmet Ata Temiz, daire başkanları, siyasi parti temsilcileri, Su Elçileri Kanserle Mücadele Derneği Başkanı Yeliz Hastürk, Dr. Fzt. Öğretim Görevlisi Tuğçe Şirin Korucu, davetliler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Hastürk’ün konuşmasıyla başlayan etkinlikte, Başkan Dutlulu erken teşhisin önemine değindi.</p>
<p><b>Erken Teşhisin Önemine Dikkat Çekti</b></p>
<p>Erken teşhisin önemine dikkat çeken ve farkındalık çalışmalarına büyük önem verdiklerini söyleyen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, etkinliği de farkındalık oluşturmak ve meme kanserine dikkat çekmek için gerçekleştirdiklerini söyledi. Başkan Dutlulu, “Bugün attığımız her adımı, farkındalığa, dayanışmaya ve sağlıklı bir geleceğe attık.</p>
<p>Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında şehrimizde çeşitli organizasyonlar gerçekleştirerek bu önemli konuyu gündemde tutmaya çalışıyoruz. 17 ilçe belediyemizle birlikte meydanlarımızı, binalarımızı pembe renkle donatarak farkındalık oluşturduk. Tüm belediye başkanlarımızla birlikte videolar hazırladık ve bunları vatandaşlarımızla paylaştık” dedi.</p>
<p><b>“Sağlık Çalışmalarına Destek Oluyoruz”</b></p>
<p>Farkındalık çalışmalarının merhum Ferdi Zeyrek döneminde başladığını hatırlatan Başkan Dutlulu, aynı kararlılıkla konuya önem vermeye devam ettiklerini söyledi. Sağlık hizmetlerinden herkesin eşit şekilde faydalanması gerektiğini söyleyen Başkan Dutlulu, “Sadece zenginlerin değil, sosyal ve ekonomik her kesimden insanın kaliteli sağlık hizmetine erişmesi gerektiğine inanıyorum. Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı çalışmalara destek oluyoruz. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak da halkımızı bilinçlendirmek ve farkındalık oluşturmak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Emeği geçen, katılan herkese teşekkür ediyorum. Bir kez daha hatırlatıyoruz ‘Erken Teşhis Hayat Kurtarır!’” diye konuştu.</p>
<p><b>“Meme Kanseri Farkındalığını Arttırmak İçin El Ele Verdik”</b></p>
<p>Uluslararası Su Elçileri Federasyonu (USEF) Genel Başkan Yardımcısı ve Su Elçileri Kanserle Mücadele Derneği Kurucu Başkanı Yeliz Hastürk, şunları söyledi: “Ekim Ayı Uluslararası Meme Kanseri farkındalık ayı. Bütün ay boyunca biz, kamu, yerel yönetim ve özel sektör işbirliğiyle meme kanseri farkındalığını arttırmak için el ele verdik. Bugün de Manisa’da, Manisa Büyükşehir Belediye’mizin konuğuyuz. Burada kadın ve meme sağlığı, erken tedavi ve fiziksel aktivitenin önemine vurgu yapıyoruz. Hareketsiz yaşam şu anda maalesef ülkemizde yaygınlaştı. Bu hareketsiz yaşamı, nasıl hareketli hale dönüştürebileceğimiz ile ilgili ilk adımları atacağız. Meme sağlığı ve fiziksel aktivite arasındaki bağı anlatacağız. Desteklerinden dolayı Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’ya çok teşekkür ederiz.”</p>
<p><b>“Meme Kanseri Sembolü Pembe Çiçekler Ekildi”</b></p>
<p>Fatih Parkı’nda düzenlenen etkinlik kapsamında meme kanserinin farkındalık sembolü olan pembe çiçekler toprakla buluştu. Çiçek ekiminin ardından Dr. Fzt. Tuğçe Şirin Korucu tarafından hem meme kanseri hakkında bilgiler verildi hem de katılımcılarla birlikte egzersiz yapıldı. Bilgilendirmenin ardından hareket etmenin meme kanseri riskini azaltmasına dikkat çekmek amacıyla zumba etkinliği gerçekleştirildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-icin-pembe-cicekler-toprakla-bulustu-585937">Meme Kanseri için Pembe Çiçekler Toprakla Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Garanti BBVA Emeklilik Meme Kanseri Farkındalık Ayında Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası&#8217;nın Önemini Vurguluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/garanti-bbva-emeklilik-meme-kanseri-farkindalik-ayinda-kritik-kadin-hastaliklari-sigortasinin-onemini-vurguluyor-585862</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 13:40:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[bbva]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[garanti]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585862</guid>

					<description><![CDATA[<p>Garanti BBVA Emeklilik, kadınlara yönelik geliştirdiği Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası ile uzun ve masraflı tedavi süreçlerine karşı finansal güvence sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/garanti-bbva-emeklilik-meme-kanseri-farkindalik-ayinda-kritik-kadin-hastaliklari-sigortasinin-onemini-vurguluyor-585862">Garanti BBVA Emeklilik Meme Kanseri Farkındalık Ayında Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası&#8217;nın Önemini Vurguluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Garanti BBVA Emeklilik, kadınlara yönelik geliştirdiği Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası ile uzun ve masraflı tedavi süreçlerine karşı finansal güvence sağlıyor. Ürün, jinekolojik kanser türleri, meme kanseri, tiroit kanseri, kaza ve hastalık sonucu oluşabilecek maluliyet ve yaşam kaybı risklerine karşı kadınları ve sevdiklerini teminat altına alıyor. Garanti BBVA Mobil uygulaması üzerinden hızla ve kolaylıkla poliçe başlatılabiliyor. </p>
<p><strong>Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Gökhan Koca, </strong>“Müşterilerimizin hayatlarının her aşamasında yanında olmayı önemsiyoruz. Daha çok kadının, tedavisi uzun ve masraflı hastalıklara karşı finansal güvenceye sahip olması için çözümler geliştiriyoruz. Sigorta ürünlerimizi, Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası’nda olduğu gibi, müşterilerimizin özel ihtiyaçlarına göre kişiselleştiriyoruz. Böylelikle sunduğumuz faydalar, ihtiyaçlarla birebir örtüşüyor. Örneğin bu ürünümüzde müşterilerimize yılda bir kez meme ultrasonu veya mamografi ve mamografi sonucu doktor kontrolü hakkı tanıyoruz. Hastalık durumunda ise tüm süreçlerde yanlarında olmaya devam ediyoruz. Meme kanseri konusunda toplumsal farkındalığın artmasını ve erken tanının öneminin vurgulanmasını çok değerli buluyoruz. Bu nedenle meme kanseri gibi hastalıklara dikkat çeken ve erken tanı için düzenli tetkiki teşvik eden uygulamalarımıza devam edeceğiz” dedi.</p>
<p>Sigorta, kadınların farkındalık ve erken teşhis için gerekli bazı  ihtiyaçlarını destekleyen ek avantajlar da sunuyor. Yılda bir kez olmak üzere ücretsiz meme ultrasonu veya mamografi ile mamografi sonucu doktor değerlendirmesi ve diş bakım paketi sigorta kapsamında yer alıyor. Ayrıca, 449 TL’den başlayan peşin ödeme veya kredi kartı ile 9 taksite kadar ayda yalnızca 50 TL’den başlayan taksit seçenekleriyle uygun maliyetli bir güvence sağlanıyor. Sigortadan faydalananlar ortalama %27 oranında vergi avantajından da yararlanabiliyor.</p>
<p><strong>1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı’na Özel Kampanya</strong></p>
<p>Şirket, Meme Kanseri Farkındalık Ayı’na özel olarak bu konuda farkındalığı artırmak ve daha çok kadını bilinçlendirmek amacıyla ürününü daha cazip hale getiriyor. , 31 Ekim’e kadar Garanti BBVA Mobil üzerinden sigorta başlatan müşteriler, 500 TL değerinde Rossman hediye çeki kazanıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/garanti-bbva-emeklilik-meme-kanseri-farkindalik-ayinda-kritik-kadin-hastaliklari-sigortasinin-onemini-vurguluyor-585862">Garanti BBVA Emeklilik Meme Kanseri Farkındalık Ayında Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası&#8217;nın Önemini Vurguluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obezite Meme Kanseri Riskini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/obezite-meme-kanseri-riskini-artiriyor-585856</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 13:26:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[obez]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585856</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri farkındalık ayı çerçevesinde kişiselleştirilmiş sağlık yönetiminin öncüsü Acıbadem Life, alanında uzman isimleri bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-meme-kanseri-riskini-artiriyor-585856">Obezite Meme Kanseri Riskini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanseri farkındalık ayı çerçevesinde kişiselleştirilmiş sağlık yönetiminin öncüsü <strong>Acıbadem Life</strong>, alanında uzman isimleri bir araya getirdi. <strong>Six Senses Kocataş Mansions İstanbul’</strong>un bütünsel wellness felsefesiyle uyumlu atmosferinde ev sahipliği yaptığı <strong>Acıbadem Life Talks </strong>kapsamında Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Metin Çakmakçı</strong>, Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Beslenme ve Diyet Uzmanı <strong>Prof. Dr. Murat Baş</strong> ve Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı <strong>Dr. Parvana Seyidova</strong>, meme kanseri ve koruyucu sağlık yaklaşımlarını her yönüyle ele aldı. </p>
<p><strong>Meme Kanserinde En Büyük Şansımız: Erken Tanı</strong></p>
<p>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Metin Çakmakçı</strong>, meme kanserinin nedeninin hormonlar olmadığını belirtti. <strong>Prof. Dr. Çakmakçı</strong> “ Hormonlar yan unsurlardır. Meme kanserinin görülme hızı yaşla birlikte artıyor. Yılda 2,3 milyon kişiye yeni meme kanseri tanısı konuluyor. Ancak tüm bunlara rağmen meme kanserinde önemli bir şansımız var. Bu şans diğer kanser türlerinde sıklıkla karşımıza çıkmıyor. Bu da erken tanı. Kurallara uyduğunuzda, yılda sadece 2 saatinizi ayırdığınızda meme kanserini erken evrede, daha şikâyetler başlamadan yakalayabiliyoruz” dedi. </p>
<p>Meme kanserinde iki türlü tanı koyduklarını söyleyen <strong>Prof. Dr. Metin Çakmakçı</strong>, “Bunlardan birini tarama tetkiklerinde koyuyoruz. Diğeri ise şikâyetler üzerine… Ancak iki durum arasında ciddi bir fark var. O da evre farkı. Hedefimiz hiç şikâyet yokken hastalığı yakalamak. Bunun için de temel dayanağımız mamografidir. Son yıllarda kadınlarda “radyasyon alırım” çekincesiyle mamografiden kaçma eğilimi olabiliyor. Oysa bir mamografi sırasında sadece Ankara-İstanbul uçak yolculuğu dozunda radyasyon alınıyor” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Obezite, Kadınlarda Meme Kanseri Riskini Artırıyor</strong></p>
<p>Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı, Beslenme ve Diyet Uzmanı <strong>Prof. Dr. Murat Baş</strong>, ortalama ömrün 73 olduğunu ancak sağlıklı yaşam süresinin ortalama 64 yıl olduğuna dikkat çekerek, genetik faktörlerin yalnızca yüzde 20 oranında etkili olduğunu, geri kalan yüzde 80’in ise değiştirilebilir yaşam tarzı unsurlarından kaynaklandığını vurguladı. Türkiye özelinde obezitenin, meme kanseri de dâhil olmak üzere pek çok hastalığın temel nedeni haline geldiğini belirten <strong>Prof. Dr. Baş</strong>, “Türk kadın nüfusunun yarısının obez olacağı öngörülüyor. Özellikle menopoz sonrası dönemde görülen meme kanserlerinin büyük bölümü obeziteye bağlı gelişiyor. Premenopoz döneminde de hormona duyarlı kanserlerde obezite önemli bir risk faktörü. Beden kütle indeksinde her 5 kilogramlık artış, meme kanseri riskini anlamlı düzeyde yükseltiyor” dedi.</p>
<p>Akdeniz diyetinin koruyucu etkisine de değinen <strong>Prof. Dr. Baş</strong>, kırmızı et, beyaz un ve şekerin minimal düzeyde tüketildiği; sebze, meyve, baklagil ve kuruyemişlerin ön planda olduğu bu beslenme biçiminin meme kanseri riskini yüzde 3 oranında azalttığını belirtti. Batı tipi beslenmenin ise özellikle fast food tüketimi nedeniyle riski yüzde 14’e kadar artırdığını ifade etti. </p>
<p><strong>Hormon Tedavileri Meme Kanseri Riskini Artırmıyor</strong></p>
<p>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı <strong>Dr. Parvana Seyidova</strong>, kadın sağlığının bir kız çocuğunun doğumuyla başladığını belirtti. Kadın sağlığında bütünsel bakış açısının gerekliliğini vurgulayan <strong>Dr. Seyidova</strong> “Yaşam süresinin uzamasıyla bütünsel bakış açısı daha da önem kazandı. Çünkü artık menopoz döneminde daha uzun süre geçiriyoruz. Eskiden sentetik hormonlar kullanıyorduk. Bugün ise bio eş değer hormon kullanıyoruz. Bu sayede perimenopoz döneminden başlayarak hormon tedavileriyle hem menopoz şikâyetlerini baskılayabiliyor, kemik erimesinin önüne geçebiliyoruz. Toplumda sıklıkla hormon tedavisinin kanser riskini artırdığı yönünde bir kaygı var. Ancak bu kaygı doğru değil. Hormon tedavilerini kadınlarımızda güvenle kullanabiliyor ve hayat kalitelerini koruyabiliyoruz” diye konuştu. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-meme-kanseri-riskini-artiriyor-585856">Obezite Meme Kanseri Riskini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanserinde Ruhsal İyileşme İçin 5 Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinde-ruhsal-iyilesme-icin-5-oneri-585783</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 10:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yileşme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585783</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri, her yıl milyonlarca kadının yaşamını etkileyen ve kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak kabul ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinde-ruhsal-iyilesme-icin-5-oneri-585783">Meme Kanserinde Ruhsal İyileşme İçin 5 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanseri, her yıl milyonlarca kadının yaşamını etkileyen ve kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak kabul ediliyor. Tanı konulduğu andan itibaren sadece bedensel bir tedavi süreci değil, aynı zamanda ruhsal bir yeniden yapılanma dönemi de başlıyor. Uzmanlar, fiziksel iyileşmenin yanında psikolojik desteğin de tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor. Memorial Göztepe Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Psi. Arzu Beyribey, meme kanseriyle mücadele sürecinde ruhsal dayanıklılığın önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Tanı anında şok, kaygı ve belirsizlik duyguları hakim olur</strong></p>
<p>Kanser tanısını duymak, birçok kadın için hayatın durduğu bir an anlamına gelebilir. “Kanser” kelimesi, sadece bir teşhis değil; ölüm, kayıp ve belirsizlik kavramlarını da beraberinde getirir. Bu dönemde hastalar genellikle şok, inkâr, öfke ve yoğun kaygı yaşarken; psikolojik destek, bilgi kirliliğini azaltmak ve yalnızlık hissini gidermek açısından kritik önem taşır.</p>
<p><strong>Cerrahi süreç ve kadınlık kimliği</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavi sürecinde memenin tamamen alınması ya da sınırlı bir kısmın çıkarılması sadece fiziksel değil, duygusal izler de bırakabilmektedir. Meme; kadınlık, annelik ve toplumsal kimliğin sembolü olarak algılandığı için, kaybı ya da şekil değişikliği benlik algısında sarsılmalara yol açabilir. Memenin kaybı ya da şekil değişikliği, kişide “ben hala aynı kadın mıyım?” endişesi ve bedensel bütünlüğün zedelenmesi hissi doğurabilir. “Aynaya bakmaya korkuyorum”, “Eşim beni çekici bulacak mı?” gibi sorular; psikolojik travmanın kaçınılmaz olduğunun bir göstergesidir. Bu süreçte psikolojik destek çok önemlidir. Cerrahi sonrası rekonstrüksiyon fiziksel bir onarım sağlasa da, kadının kendi bedenini yeniden kabullenmesi ve özsaygısını inşa etmesi için psikoterapi büyük önem taşır. </p>
<p><strong>Yorgunluk ve sosyal izolasyon aşaması</strong></p>
<p>Kemoterapi, radyoterapi ve hormon tedavileri, bedeni olduğu kadar ruhu da etkiler. Saç dökülmesi, kilo değişimleri ve yorgunluk gibi yan etkiler, kişinin sosyal çevresinden uzaklaşmasına ve depresif duygulara sürüklenmesine neden olabilir.  Bu süreç depresyon, kaygı bozuklukları, uyku sorunları ve sosyal izolasyonla el ele ilerler. Kimi hastalar sevdiklerinden uzaklaşırken kimileri, toplumdan gelen “artık kırılgansın”, “iyi misin?” gibi iyi niyetli ama yargılayıcı bakışlar nedeniyle içine daha da kapanabilir. Bu noktada bilişsel davranışçı terapi (CBT), mindfulness uygulamaları ve grup terapileri hem kaygıyı azaltır hem de yalnızlık hissini hafifletir. Psikolojik destek, tıbbi tedavinin tamamlayıcısı olarak hastaların yaşam kalitesini artırır.</p>
<p><strong>Çiftlerin iletişimi de etkilenebilir</strong></p>
<p>Meme kanseri sadece bireysel değil, aynı zamanda ilişkisel bir mücadeledir. Cerrahi sonrası yaşanan bedensel değişiklikler, çift ilişkilerinde mesafe yaratabilmektedir. Kadın “Eşim beni hâlâ çekici bulacak mı?” diye kaygılanırken, partneri “Ona nasıl yaklaşmalıyım?” ikilemiyle baş başa kalabilir. Bu noktada çift terapisi ve psikoseksüel terapi, açık iletişimi güçlendirmeye destek olabilir. İlişkilerin yeniden güven, sevgi ve anlayış temeline oturmasını sağlar. </p>
<p><strong>Hayata yeniden dönüşle başlayan hastalanma korkusu</strong></p>
<p>Tedavi tamamlandığında hastalarda çoğu zaman yeni bir kaygı başlar; hastalığın tekrarlama korkusu. Bu nedenle her ağrı ya da kontrol, yeni bir endişeye dönüşebilir. Ancak bu dönem aslında, doğru yaklaşımlarla psikolojik destek sağlandığında, “travma sonrası büyüme”nin de mümkün olduğu bir dönemdir. Birçok kadın bu süreçte hayatın anlamını yeniden tanımlar, ilişkilerini güçlendirir ve kendi iç dayanıklılığını keşfeder. Bu dönemde psikolojik destek almak; kaygıları yönetmek, olumlu baş etme stratejileri geliştirmek ve bireyin kendi iç gücünü keşfetmesini sağlamak açısından vazgeçilmezdir.</p>
<p><strong>Beden ve ruhun ortak iyileşmesi sağlanmalı</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavi sürecinde beden ile ruh eşzamanlı iyileştiğinde, gerçek iyileşme kalıcı olur. Çünkü gerçek iyileşme yalnızca tümörün alınmasıyla değil, hastanın yaşam sevincini ve özgüvenini yeniden kazanmasıyla mümkündür. Bu dönemde hasta yakınlarının da dikkat etmesi gereken noktalar var. Örneğin “güçlü olmalısın” demek yerine duygulara alan tanıyın. Beden değişimlerine eleştirel yaklaşmayın; sevgi ve destek diliyle konuşun. Beraber yemek yapmak, refakat etmek gibi basit destekler kişinin yalnızlık hissini azaltır.</p>
<p><strong>Ruhun iyileşmesi için 5 öneri</strong></p>
<ul>
<li>Duygularınızı paylaşın ve profesyonel destek alın.</li>
<li>Bedeninizdeki değişimle uyum sağlamak için kendinize zaman tanıyın.</li>
<li>Grup terapilerine katılın; benzer deneyimlerin paylaşımı yalnızlık hissini azaltır.</li>
<li>Cinsel veya çift sorunlarında uzman desteğine başvurun.</li>
<li>Tekrar hastalanma korkusuyla başa çıkmak için nefes, gevşeme ve farkındalık tekniklerini deneyin. </li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinde-ruhsal-iyilesme-icin-5-oneri-585783">Meme Kanserinde Ruhsal İyileşme İçin 5 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>3 Boyutlu Mamografiden 4 Boyutlu Ultrasonografi ve MR&#8217;a…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/3-boyutlu-mamografiden-4-boyutlu-ultrasonografi-ve-mra-585780</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 10:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[boyutlu]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[mamografiden]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[mr]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[ultrasonografi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585780</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gelişmiş ülkelerde mamografi taramaları ve farkındalık kampanyaları sayesinde son 40 yılda meme kanserine bağlı ölümlerin yüzde 40 azaldığına dikkat çeken Prof. Dr. Erkin Arıbal, “Erken tanı, sadece yaşam süresini değil, yaşam kalitesini de artırıyor; daha az agresif tedaviyle, daha kısa sürede iyileşme imkanı sağlıyor” diyor...</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/3-boyutlu-mamografiden-4-boyutlu-ultrasonografi-ve-mra-585780">3 Boyutlu Mamografiden 4 Boyutlu Ultrasonografi ve MR&#8217;a…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gelişmiş ülkelerde mamografi taramaları ve farkındalık kampanyaları sayesinde son 40 yılda meme kanserine bağlı ölümlerin yüzde 40 azaldığına dikkat çeken Prof. Dr. Erkin Arıbal, “Erken tanı, sadece yaşam süresini değil, yaşam kalitesini de artırıyor; daha az agresif tedaviyle, daha kısa sürede iyileşme imkanı sağlıyor” diyor&#8230;</p>
<p>Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de durum benzer. Her 8 kadından 1’i yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıyor. Her yıl yaklaşık 25 bin yeni vaka tanı alıyor. Türkiye’de tanı yaşı, Batı ülkelerine göre ortalama 10 yıl daha erken; vakaların yaklaşık yüzde 40’ı 40–49 yaş arasında görülüyor. Bu nedenle ülkemizde mamografi taramaları 40 yaşında başlıyor.</p>
<p>Son yıllarda yürütülen tarama programları ve farkındalık çalışmaları sayesinde, Türkiye’de erken tanı oranı hızla yükseldi. 10 yıl önce kadınların büyük kısmı ileri evrede tanı alırken, bugün hastaların yüzde 70’inden fazlası erken evrede saptanıyor. Bunun da iyileşme oranlarını belirgin biçimde artırdığını vurgulayan Prof. Dr. Erkin Arıbal, “Kadınlar meme muayenesinden çekinmemeli. Bu bir utanma meselesi değil, yaşam kurtaran bir alışkanlık. Nasıl kalp veya cilt doktoruna gidiyorsak, meme kontrolü de rutin olmalı. Her şey farkındalıkla başlıyor” diyor. </p>
<p>Kadınların her ay kendi kendilerine meme muayenesi yapmalarının da önemine değinen Prof. Dr. Erkin Arıbal, “Kendi kendine muayeneyi hastalarımıza öğretiyoruz ancak bu, aslında bir tümörü erken yakalamak açısından çok da etkili bir yöntem değil. Önemli olan, düzenli olarak yılda bir veya duruma göre daha sık tarama yaptırmak. Ancak yine de vücudunu tanımak, bir değişikliği fark etmek ve hekime başvurmak açısından önemli. Öğrenmekte fayda var” diyor. </p>
<p><strong>Risk Haritasıyla Kişiye Özel Tarama Programları </strong></p>
<p>Her kadının meme yapısı ve risk profili farklı olduğu için tarama programlarının da kişiye özel planlandığını belirten Prof. Dr. Erkin Arıbal, şu bilgileri paylaşıyor:<br /> “Ailede anne, kız kardeş, teyze ya da baba tarafında prostat kanseri öyküsü bile meme kanseri riskini artırabiliyor. Bu nedenle genetik yatkınlığı olan kadınlarda taramaya 25 yaşında başlıyoruz. Annesinde 35 yaşında meme kanseri görülen bir kadının taramaya, 25 yaşında, yani annesinin kansere yakalandığı yaştan 10 yıl önce başlaması gerekir. Tüm bu risklere bakıp hastalara bir risk haritası çıkarıyoruz. Risk yüksekliğinize göre de yapılacak tarama programlarını oluşturuyoruz”.</p>
<p>Mamografinin çok önemli bir erken tanı aracı olduğuna ancak bazı kadınların radyasyon alındığı için mamografiden çekindiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Erkin Arıbal, “Mamografiyle alınan radyasyonun dozu çok düşük, bir uçak yolculuğunda alınandan bile az. Kimse kadınlara ‘uçağa binme’ demiyor ama ‘mamografi çektirme’ diyenler var nedense. Bu yanlış algıları artık geride bırakmalıyız” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Ameliyattan Önce Biyopsi Yapılması Şart </strong></p>
<p>Tanı konduktan sonra izlenecek adımların doğru belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Erkin Arıbal, “Asla biyopsi yapılmadan ameliyat yapılmamalı. Biyopsi lokal anesteziyle yapılan son derece güvenli bir işlemdir ve tümörün türünü, evresini, tedaviye vereceği yanıtı anlamamızı sağlar. Artık biyopsisiz meme ameliyatı tüm dünyada kabul edilmiyor” dedi.</p>
<p>Bugün yalnızca radyoloji alanında değil, meme kanserinin tedavisinde de çığır açan gelişmelere tanık oluyoruz. Meme kanseri tedavilerinin artık çok daha etkili, kişiye özel, hedefe yönelik ve estetik açıdan koruyucu hale geldiğini anlatan Prof. Dr. Erkin Arıbal, “1980’lerde tüm meme dokusu alınırken, artık çoğu zaman sadece tümör çıkarılıyor. Rekonstrüksiyonla meme görüntüsü korunabiliyor. Akıllı ilaçlar sadece tümöre etki ediyor, sağlıklı dokulara zarar vermiyor. Radyoterapide artık sadece hedef bölgeye ışın veriliyor. Yani artık çok daha etkili ve çok daha az yan etkili tedaviler sunabiliyoruz hastalarımıza” şeklinde konuşuyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/3-boyutlu-mamografiden-4-boyutlu-ultrasonografi-ve-mra-585780">3 Boyutlu Mamografiden 4 Boyutlu Ultrasonografi ve MR&#8217;a…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakırköy Belediyesi&#8217;nden Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediyesinden-meme-kanseri-farkindaligi-soylesisi-585658</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 16:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[üyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585658</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER) iş birliğiyle meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla “Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi” düzenledi. Söyleşide, İÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beyza Özçınar konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediyesinden-meme-kanseri-farkindaligi-soylesisi-585658">Bakırköy Belediyesi&#8217;nden Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER) iş birliğiyle meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla “Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi” düzenledi. Söyleşide, İÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beyza Özçınar konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p>Bakırköy Belediyesi, Ekim ayının “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında toplumda erken tanı bilincini artırmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Etkinlik kapsamında, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beyza Özçınar, “Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi” gerçekleştirdi. Ataköy Emekliler Evi’nde gerçekleştirilen söyleşide, meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtarıcı rolüne vurgu yapılarak kadınlara risk faktörleri, kontroller ve tedavi süreçleri hakkında detaylı bilgiler verildi. Söyleşi, katılımcıların soru-cevap bölümüyle son buldu.</p>
<p><b>“Kontrollerin ihmal edilmemesi gerekiyor”</b></p>
<p>Etkinliklerin ardından değerlendirmelerde bulunan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beyza Özçınar, “Bu etkinlikleri 18 yıldır birçok mecrada yapmaya ve farkındalığı artırmaya çalışıyoruz. Bakırköy Belediyesi de bizim partnerlerimizden biri. Söyleşiden önce, meydandan hep birlikte pembe balonlar uçurmak çok keyifliydi. Aslında ‘meme kanseri’ deyince insanlar hep kaçıyor, biz insanlar kaçmasın, daha eğlenceli, güzel, keyifli şeylerle hatırlasın istiyoruz. O yüzden farkındalık etkinliklerinde insanları korkutmadan kontrollerini yapmaya davet ediyoruz. Buradaki söyleşi çok güzel geçti çünkü çok güzel sorular geldi. Bilinçli bir kitle vardı. Meme kanserini enine boyuna konuşmuş olduk. İnsanlar, ‘benim hiçbir şikayetim yok, yaşım genç, ailemde de hiç meme kanseri yok, bende kanser olmaz ki” dememeli. Meme kanseri, ailesinde hiç meme kanseri görülmeyen kadınlarda bile görülebiliyor. 20’li yaşlardan itibaren genç kadınlarda da görebiliyoruz. Hiçbir şikayet olmasa dahi düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerekiyor. Özellikle 40 yaş ve üstü kadınları düzenli mamografi çektirmeye davet ediyoruz” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediyesinden-meme-kanseri-farkindaligi-soylesisi-585658">Bakırköy Belediyesi&#8217;nden Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gölcük&#8217;te Meme Kanseri Farkındalık Paneli Yoğun İlgi Gördü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/golcukte-meme-kanseri-farkindalik-paneli-yogun-ilgi-gordu-585526</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 10:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[paneli]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585526</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi ve Gölcük Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen "Meme Kanseri Farkındalık Paneli", erken teşhisin önemi konusunda kadınları bilgilendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcukte-meme-kanseri-farkindalik-paneli-yogun-ilgi-gordu-585526">Gölcük&#8217;te Meme Kanseri Farkındalık Paneli Yoğun İlgi Gördü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi ve Gölcük Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen &#8220;Meme Kanseri Farkındalık Paneli&#8221;, erken teşhisin önemi konusunda kadınları bilgilendirdi.</p>
<p>Gölcük Belediyesi ve Gölcük Kent Konseyi&#8217;nin ortaklaşa düzenlediği önemli bir etkinlik olan &#8220;Meme Kanseri Farkındalık Paneli&#8221;, Gölcük Belediyesi Sanat Galerisi&#8217;nde gerçekleştirildi. Etkinliğe Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Gölcük Kent Konseyi Başkanı Fatih Bayram, Kadın Meclisi Başkanı Selma Cebeci ve çok sayıda kadın vatandaş katıldı.</p>
<p><b>Erken Tanı Yöntemleri ve Düzenli Tarama</b></p>
<p>Panelde uzman konuşmacılar, meme kanserinde farkındalık ve erken teşhisin hayati önemi üzerine değerli bilgiler aktardı. Gölcük KETEM Sorumlu Hekimi Dr. Ezgi Erdem ve Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Saliha Kılıç Çüçen, katılımcılara erken tanı yöntemleri ve düzenli taramaların hayat kurtarıcı rolü hakkında kapsamlı sunumlar yaptı.</p>
<p><b>Kadın Sağlığı İçin Farkındalık Önemli</b></p>
<p>Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, panelin açılışında yaptığı konuşmada, kadın sağlığının ve farkındalık çalışmalarının önemini vurguladı. Gölcük Kent Konseyi Başkanı Fatih Bayram ve Kadın Meclisi Başkanı Selma Cebeci de bu tür bilinçlendirme faaliyetlerinin devam edeceğini belirtti.</p>
<p><b>Merak Edilen Soruları Yanıtladılar</b></p>
<p>Yoğun ilgi gören panelin sonunda, uzman hekimler katılımcılardan gelen soruları yanıtlayarak, meme kanseriyle mücadelede bilgi ve erken teşhisin en önemli etken olduğunu bir kez daha hatırlattılar.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcukte-meme-kanseri-farkindalik-paneli-yogun-ilgi-gordu-585526">Gölcük&#8217;te Meme Kanseri Farkındalık Paneli Yoğun İlgi Gördü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Farkındalığı İçin Bakırköy&#8217;de Gökyüzüne Pembe Balonlar Uçuruldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindaligi-icin-bakirkoyde-gokyuzune-pembe-balonlar-ucuruldu-585523</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 10:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy]]></category>
		<category><![CDATA[Balonlar]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[gökyüzüne]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[pembe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585523</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER) ortaklığıyla Cumhuriyet Meydanı’nda gökyüzüne pembe balonlar uçurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindaligi-icin-bakirkoyde-gokyuzune-pembe-balonlar-ucuruldu-585523">Meme Kanseri Farkındalığı İçin Bakırköy&#8217;de Gökyüzüne Pembe Balonlar Uçuruldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Bakırköy Belediyesi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER) ortaklığıyla Cumhuriyet Meydanı’nda gökyüzüne pembe balonlar uçurdu. Etkinliğe katılan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Gökyüzüne bıraktığımız balonların, yüzlerce kadının erken teşhis konusunda adım atmasına öncülük edeceğine yürekten inanıyorum” dedi. </b></p>
<p>Bakırköy Belediyesi, her yıl Ekim ayında kutlanan Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla MEMEDER ortaklığı ile anlamlı bir etkinliğe imza attı. “Erken teşhis, hayat kurtarır” sloganıyla düzenlenen etkinlikte, vatandaşlar gökyüzüne pembe balonlar bırakarak farkındalık mesajı verdi. Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlik, Bakırköy Cumhuriyet Meydanı’nda yapıldı. Etkinliğe MEMEDER Yönetim Kurulu Başkanı Leman Otlu, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri ve MEMEDER Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Beyza Özçınar ile Prof. Dr. Neslihan Cabioğlu, Gelişim Üniversitesi akademisyenleri ve Sağlık Yüksekokulu öğrencileri, İstanbul Üniversitesi akademisyenleri ve Tıp Fakültesi öğrencileri, Dünya Kadınlar Birliği İstanbul Şubesi, CHP Bakırköy ilçe örgütü, meclis üyeleri, STK temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlikte, katılımcıların hep birlikte pembe balonları gökyüzüne bırakmasıyla dayanışma dolu anlar yaşandı.<b> </b></p>
<p><b>“Erken teşhis, farkındalığın değerli bir adımıdır”</b></p>
<p>Etkinlikte konuşan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Bugün baktığımızda dünya genelinde her 14 saniyede bir meme kanseri teşhisi konuluyor. Bu tabloyu tersine çevirmek, yine bizlerin elinde. Meme kanseri, erken teşhisle birlikte tedavi şansının en yüksek olduğu hastalıklardan biri. Her yıl binlerce kadın, erken farkındalık sayesinde yaşamına umutla devam ediyor. Bu etkinlik, o umudu paylaşmanın, dayanışmanın ve bilincin simgesi olacak. Bakırköy Özgürlük Meydanı’ndan gökyüzüne bıraktığımız balonların, yüzlerce kadının erken teşhis konusunda adım atmasına öncülük edeceğine yürekten inanıyorum” dedi.</p>
<p>Bakırköy Belediyesi olarak kadınların yaşamına dokunan çalışmalara imza attıklarını belirten Ovalıoğlu, İBB ile yaptıkları işbirliği çalışmasıyla yaklaşık 500 kadına sağlık taraması yaptıklarını kaydetti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindaligi-icin-bakirkoyde-gokyuzune-pembe-balonlar-ucuruldu-585523">Meme Kanseri Farkındalığı İçin Bakırköy&#8217;de Gökyüzüne Pembe Balonlar Uçuruldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DESA&#8217;dan Meme Kanseri Farkındalığına Güçlü Destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/desadan-meme-kanseri-farkindaligina-guclu-destek-585220</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 08:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[desa]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığına]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585220</guid>

					<description><![CDATA[<p>Proje kapsamında, DESA’nın el işçiliğiyle hazırladığı pembe deri kurdele anahtarlıklar, umut ve dayanışmanın simgesi olarak mağazalarda ve desa.com.tr’de satışa sunuluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/desadan-meme-kanseri-farkindaligina-guclu-destek-585220">DESA&#8217;dan Meme Kanseri Farkındalığına Güçlü Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Proje kapsamında, DESA’nın el işçiliğiyle hazırladığı pembe deri kurdele anahtarlıklar, umut ve dayanışmanın simgesi olarak mağazalarda ve desa.com.tr’de satışa sunuluyor. Anahtarlıklardan elde edilen tüm gelir, Kansersiz Yaşam Derneği’ne bağışlanarak erken teşhis, psikososyal destek ve bilinçlendirme projelerine aktarılıyor.</p>
<p>DESA Yönetim Kurulu Üyesi Burçak Çelet, projenin devamlılığının markanın sosyal sorumluluk anlayışının bir yansıması olduğunu belirterek şöyle konuştu: “DESA olarak sadece estetik ve kaliteli ürünler üretmeyi değil, topluma fayda sağlayan projelerde yer almayı da bir sorumluluk olarak görüyoruz. ‘Dokun, Hayata Tutun’ projesi bizim için bir farkındalık kampanyasından çok daha fazlası. Projeye başladığımızdan bu yana elde ettiğimiz güçlü geri dönüşler, aslında kadınların birbirine umut olma gücünü gösterdi. Bu yıl da aynı kararlılıkla, erken teşhisin yaşam kurtardığı mesajını daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyoruz. Her bir pembe anahtarlık, dayanışmanın, farkındalığın ve umudun küçük ama anlamlı bir sembolü.”</p>
<p>Kansersiz Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dida Kaymaz ise, DESA’nın bu sosyal sorumluluk projesine katkısının toplum açısından büyük bir anlam taşıdığını vurguladı:</p>
<p>“Kansersiz Yaşam Derneği olarak 15 yıldır en büyük hedefimiz, kanserle mücadelede farkındalık yaratmak ve yaşam kalitesini artırmak. DESA’nın desteğiyle yürüttüğümüz bu proje, sadece maddi bir katkı değil; binlerce kadına moral, cesaret ve umut veriyor. Kadınların kendi bedenleriyle bağ kurması, düzenli kontrollerin önemini fark etmesi ve erken teşhisin hayati değerini anlaması için bu tür iş birlikleri büyük fark yaratıyor. DESA’nın duyarlılığı ve süreklilik yaklaşımı, sivil toplum–özel sektör dayanışmasının en güzel örneklerinden biri.”</p>
<p>DESA ve Kansersiz Yaşam Derneği, herkesi pembe deri kurdele anahtarlıkları satın alıp sevdiklerine hediye ederek bu anlamlı mesajı paylaşmaya ve projeye destek olmaya davet ediyor.Bir kadının hayatına ışık olmak ve erken teşhise katkı sağlamak için DESA mağazaları ve desa.com.tr ziyaret edilebilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/desadan-meme-kanseri-farkindaligina-guclu-destek-585220">DESA&#8217;dan Meme Kanseri Farkındalığına Güçlü Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiğli Belediyesi&#8217;nden meme kanseri farkındalık semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cigli-belediyesinden-meme-kanseri-farkindalik-semineri-584482</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 10:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bileklik]]></category>
		<category><![CDATA[çiğli]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<category><![CDATA[Sipahi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584482</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çiğli Belediyesi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kadınların bilinçlendirilmesine yönelik bir seminer düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cigli-belediyesinden-meme-kanseri-farkindalik-semineri-584482">Çiğli Belediyesi&#8217;nden meme kanseri farkındalık semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çiğli Belediyesi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kadınların bilinçlendirilmesine yönelik bir seminer düzenledi.</p>
<p>Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından organize edilen seminer, Fakir Baykurt Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>
<p><b>Erken tanı hayat kurtarıyor</b></p>
<p>Seminerde konuşan Dr. Hilal Sipahi, meme kanseri ve erken tanının önemine dikkat çekti. Erken tanının hayat kurtardığını vurgulayan Sipahi, “Haftada en az üç gün, yarım saat yürüyüş ya da egzersiz yapmak birçok kanser türünde risk faktörlerini azaltıyor. Egzersiz çok önemli bir konu. Bunun yanında yaşam tarzı, beslenme, kilo, alkol, sigara kullanımı ve ailede kanser geçmişi olup olmadığı da bizim için büyük önem taşıyor. Dengeli beslenme, sigara ve alkolden uzak durmak, egzersiz yapmak ve emzirmek koruyucu faktörler arasında yer alıyor” dedi.</p>
<p><b>“Her ay, sadece 5 dakika”</b></p>
<p>Dr. Sipahi, “Her kadın, her ay düzenli olarak, adet döneminin ardından her iki memesini de 5 dakika süreyle elle kontrol etmeli” diyerek, bu basit uygulamanın hayati önem taşıdığını belirtti. Sipahi, muayenenin ayna karşısında gözlemle başlayıp elle yapılan dairesel hareketlerle devam etmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>K<b>adın Sağlığı Merkezlerinde Ücretsiz eğitim ve destek</b></p>
<p>Dr. Hilal Sipahi, ayrıca Küçük Çiğli Mahallesi’nde bulunan İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezi (İZSEM) hakkında da bilgilendirme yaptı. “Merkezimizde her pazartesi kadın sağlığı eğitimleri düzenleniyor. Doğum kontrol yöntemleri, beslenme, kilo kontrolü ve egzersiz konularında destek veriyoruz. Pilates eğitimlerimiz var. Bunun yanı sıra hem çocuklar hem de yetişkinler için psiko-sosyal destek sağlıyoruz. Psikolojik destek almak isteyen vatandaşlarımız, İzmir Büyükşehir Belediyesi Hemşehri İletişim Merkezi’nin 153 numaralı hattı üzerinden randevu oluşturabilir. Ayrıca 0232 294 22 60 numaralı telefondan da bilgi alınabilir. Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’nden (KETEM) de aile hekimleri aracılığıyla randevu oluşturulabilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b> “Pembe bileklik hayat kurtarabilir”</b></p>
<p>Seminerin bir diğer konuşmacısı Sağlıkta Kalite Derneği (SAĞKAL) üyesi Saadet Kökden ise pembe bileklik uygulaması hakkında bilgi verdi. Kökden, “Kanser tedavisi gören ve kol altından operasyon geçiren kadınların o kolu çok hassas oluyor. Bu nedenle pembe bileklik takan bir kadının o koluna dokunulmaması, kan alınmaması, tansiyon ölçülmemesi ve serum takılmaması gerekiyor. Bu bileklik, ‘Lütfen bu koluma dokunmayın’ mesajını verir. Bileklik talebinde bulunmak isteyen kadınlar derneğimize başvuruda bulunabilir” dedi.</p>
<p><b>Başkan Yıldız: “Kadınların sağlığı her şeyden öncelikli”</b></p>
<p>Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, kadın sağlığına yönelik farkındalık çalışmalarını önemsediklerini belirterek, “Kadınlarımızın yaşam kalitesini yükseltecek, sağlık konusunda farkındalık yaratacak her çalışmayı destekliyoruz. Erken tanı ve bilinç, meme kanseriyle mücadelede en güçlü silahlarımızdan biridir. Bu tür etkinliklerle kadınlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cigli-belediyesinden-meme-kanseri-farkindalik-semineri-584482">Çiğli Belediyesi&#8217;nden meme kanseri farkındalık semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlü şarkıcı Hande Yener, meme kanserini yenme deneyimiyle kadınlara güç verdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/unlu-sarkici-hande-yener-meme-kanserini-yenme-deneyimiyle-kadinlara-guc-verdi-584479</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 10:33:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hande]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserini]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[şarkıcı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[yener]]></category>
		<category><![CDATA[yenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584479</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanserinde elle yapılan muayenenin hayat kurtarabileceğinin en çarpıcı örneklerinden biri, ünlü sanatçı Hande Yener. 5 yıl önce kendi kendini elle muayene ederken kitle hissedip hemen doktora giden ve meme kanseri olduğunu öğrenen ünlü sanatçı Hande Yener, Acıbadem Maslak Hastanesi’nde düzenlenen etkinlikte meme kanserini nasıl yendiğini ve yaşadıklarını içtenlikle anlattı… </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-sarkici-hande-yener-meme-kanserini-yenme-deneyimiyle-kadinlara-guc-verdi-584479">Ünlü şarkıcı Hande Yener, meme kanserini yenme deneyimiyle kadınlara güç verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Meme kanserinde elle yapılan muayenenin hayat kurtarabileceğinin en çarpıcı örneklerinden biri, ünlü sanatçı Hande Yener. 5 yıl önce kendi kendini elle muayene ederken kitle hissedip hemen doktora giden ve meme kanseri olduğunu öğrenen ünlü sanatçı Hande Yener, <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi’nde düzenlenen etkinlikte</strong> meme kanserini nasıl yendiğini ve yaşadıklarını içtenlikle anlattı… </em></p>
<p><em>Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği’nin desteğiyle gerçekleştirilen “Meme Kanserine Karşı  Her Raunda Hazırız” etkinliğine katılan <strong>Acıbadem Üniversitesi Senoloji Enstitüsü Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Esen İçten ve Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nuran Beşe </strong>de tanı ve tedavide en yeni gelişmeleri paylaştılar, katılımcılardan gelen soruları yanıtladılar… </em></p>
<p>Dünya genelinde her 8 kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıyor. Erken evrede tanı alan her 10 kadından 9’u ise meme kanserinden tamamen kurtuluyor. Kadınların ayda bir kendi kendine yapacakları meme muayenesi erken tanıda kritik rol oynuyor. Bunun en önemli örneklerinden biri ünlü sanatçı Hande Yener oldu. 5 yıl önce kendi kendini elle muayene ederken memesinde kitle hissedip hemen doktora giden ve meme kanseri olduğunu öğrenen Hande Yener, o dönem ailesini ve sevenlerini üzmemek için kanser tedavisi gördüğünü kimseye anlatmamıştı. Prof. Dr. Cihan Uras’ın başarıyla gerçekleştirdiği ameliyat ile kanseri yenen Hande Yener, Acıbadem Maslak Hastanesi’nde Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği ve Acıbadem Üniversitesi Senoloji Enstitüsü desteğiyle gerçekleştirilen “Meme Kanserine Karşı Her Raunda Hazırız” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Kadınlara elle muayenenin ve erken teşhisin önemini anlatmak zorundayım” diyerek yaşadığı sancılı süreci tüm detaylarıyla, içtenlikle anlattı. </p>
<p><strong>Hande Yener: “Çok büyük şey yaşayıp, erken tanı sayesinde grip gibi atlattım”</strong></p>
<p>Meme kanserini, kendi kendine elle yaptığı muayene sırasında fark ettiğini, erken tanı ve doğru ellerde doğru tedavi sayesinde hızlıca atlattığını dile getiren Hande Yener konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Erken tanı için kendi kendini elle muayene çok önemli. Açıkçası bu kadar büyük şey yaşayıp, grip atlatmışım gibi çıktım hastalıktan. Değerli hocalarımın sayesinde, çok ağır bir şey yaşayıp çok hafif atlattım. Duyduğumda çok büyük travma yaşadım. Ben kendimi çok seven bir kişiyim, bu nedenle kendi kontrolümü elimle kendime yapıp, kendim buldum. O süreçte pandemi süreciydi, herkes hastanelere gitmekten korkarken ben hastaneye koşa koşa geldim. Henüz Cihan hocamızla tanışmamıştım, klasik jinekolojik kontrolümden birinde doktoruma ‘ben mememde bir şey hissediyorum, bakabilir misiniz?’ dedim. ‘Paniklik bir şey yok, takip ederiz’ deyip eve yolladı. Ama ben bir şey hissediyordum, çünkü bir şey vardı ve 3 ayı zor geçirdim, koşa koşa tekrar doktora gittim. ‘Bir şey var’ dedim. Bana ‘mamografi çektirelim mi?’ dedi, ‘tabi ki’ dedim. Akşam 7’de gittim, çektirdim, laboratuvarın önünde bekliyorum, kimseler yok. Hocalardan birinin odasına girdim. Keşke girmeseydim! O sırada laboratuvardaki doktorun ‘felaket’ diye konuştuğunu duydum. Yığıldım, büyük bir kriz geçirdim, ağlıyorum. Arkadaşımı aradım, ‘Cihan hoca’yı bul’ dedi bana. Hocamız akşam 7’de rapor okumaya hastaneye gidiyormuş. Cihan hoca beni kabul etti, odasına girdiğim an aydınlandım ben. Huzurlu bakışı ve profesyonelliğiyle beni çok rahatlattı. ‘Yarın sabah parça alacağım ama o kadar kötü durumun yok’ dedi. Annemden, ablamdan, oğlumdan, ailemden bir sene sakladım. ‘Hatam neydi, neden böyle oldum’ diye düşündüm. Ertesi gün ameliyat oldum. Bütün ekip odaya girdiler ve hocam elimi tuttu, dedi ki ‘lenfler güzel, hiçbir problem yok, iki üç güne taburcu olabilirsin.’  Direnlerim 15 gün kaldı, evdekiler fark etmesin diye ceplerime sakladım. Sonra ‘bu senin ikinci şansın, işine gücüne git’ dedim kendi kendime. Altın Kelebek’te ödül almaya direnlerimle gittim, direnlerimi vatkalarımın içine soktum belli olmasın diye… Bu süreçte uzaya fırlatılıp geri geldim adeta. 6 ayda bir kontrol oluyorum. Şu an 4. yılımdayım. Emin ellerde, güvende olmak, harika bir doktorla bu süreci atlatmak benim için çok büyük bir şans.” </p>
<p>Sağlığına çok özen gösterdiğini vurgulayan Yener “Hem yokmuş gibi, hem de işin ciddiyetinin farkında olarak adım adım ilerleyip, sağlığım için neler yapabilirim bunu sürekli takip ettiğim için, hala da öyleyim, spor yapıyorum, iyi besleniyorum, uykuma dikkat ediyorum, sebzeyle besleniyorum, bol su içiyorum ve sık sık hocamızı ziyaret ediyorum” diye konuştu. </p>
<p><strong>Prof. Dr. Cihan Uras: “Erken tanı ile meme kanserini tamamen yenmek mümkün”</strong></p>
<p><strong>Acıbadem Üniversitesi Senoloji Enstitüsü Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras konuşmasında; </strong>meme kanserinde erken tanı sayesinde hastalıktan büyük oranda hatta tamamen kurtulmanın mümkün hale geldiğini belirterek “Tekrar vurgulamak isterim ki; erken tanı çok önemli. Erken tanı hayat kurtarır. Erken tanının sağlanması da tarama yöntemleri ve kadınlarımızın kendi kendilerini muayene ederek memelerini tanımalarından geçiyor” dedi. Günümüzde meme kanseri tedavisinde çok ciddi ilerlemeler kaydedildiğini belirten Prof. Dr. Uras sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sayede çok ileri evredeki meme kanserli hastalarımızı iyi bir tedaviyle başlangıç noktasına döndürüp yeniden sağlıklı bir yaşama devam etmelerini sağlayabiliyoruz. Meme kanserlerinin biyolojik yapısını öğrendiğimizden beri her tümöre farklı yaklaşımlarımız var. Bunlar arasında standart kemoterapiler, antihormon tedavileri, immünoterapiler ve ‘akıllı ilaç’ olarak bilinen hedefe yönelik tedaviler var. Bu sayede kadınlarımızı çok daha etkili bir şekilde tedavi ederek sağlıklarına kavuşturabiliyoruz.” </p>
<p><strong>Prof. Dr. Özlem Sönmez: “Birkaç dakikalık bir kontrol, bir ömürlük fark yaratabilir”</strong></p>
<p>Erken tanının meme kanseriyle mücadelede yaşam süresini ve tedavi başarısını belirleyen en kritik faktör olduğunu söyleyen <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, “</strong>Basit bir tarama, bir hayatın yönünü değiştirebilir.<strong> </strong>Modern tıpta artık geç kalmak istemeyen değil, erken davranan kadınlar kazanıyor. Çünkü birkaç dakikalık bir kontrol, bir ömürlük fark yaratabilir” dedi. Günümüzde ‘her hastaya aynı tedavi’ döneminin geride kaldığını vurgulayan Prof. Dr. Sönmez sözlerini şöyle sürdürdü: “Her hastaya, kendi biyolojisine uygun en etkili tedavi uygulanabiliyor. Bu yaklaşım tedavideki başarıyı artırırken, yaşam kalitesini koruyor. Bilim artık yalnızca hastalığı değil, hastayı merkeze alıyor. Çünkü her kadının kanseri farklı ve tedavisi de öyle olmalı.  Meme kanseriyle mücadelede bilim artık bir devrim çağında. Yeni nesil hedefe yönelik tedaviler, immünoterapiler ve klinik araştırmalar sayesinde her geçen gün daha fazla kadına umut doğuyor. Her yeni keşif, bir sonraki raundun daha güçlü geçmesini sağlıyor.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Gül Esen İçten: “Mamografi zararlı değil!”</strong></p>
<p>Mamografik taramanın erken tanıda etkinliği kanıtlanmış bir yöntem olduğuna dikkat çeken <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi</strong> <strong>Radyoloji Uzmanı</strong> <strong>Prof. Dr. Gül Esen İçten, </strong>“Mamografi ülkemizdeki tüm hastanelerde ve KETEM tarama merkezlerinde sunulan bir hizmet. Günümüzde sıklığı giderek artan meme kanserinin tanısında gecikmemek için 40 yaşın üzerindeki tüm kadınlar bu hizmetten yararlanmalı. Yanlış bilgilendirmeler nedeniyle kadınlarımız mamografi tetkikinden çekiniyor ve zararlı olduğunu düşünüyor. Mamografi çekimlerinde dikkat edilmesi gereken faktörler, cihaz kalitesi ve incelemeyi değerlendirecek olan radyoloğun tecrübesi” dedi. Buna karşın mamografinin tek başına tüm meme kanserlerini saptayamayacağını vurgulayan Prof. Dr. İçten sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle meme dokusu yoğun olan kişilerde erken tanı, tümörün yayılımını değerlendirme ve tedavi sonrası için ek görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç var. Erken tanıda risk bazlı yaklaşımlar gelecekte daha çok kullanılacak. Risk durumlarına göre kişiye özel planlanacak incelemeler daha fazla kadının en erken evrede tanı almasını sağlayacak.” </p>
<p><strong>Prof. Dr. Nuran Beşe: “Gereksiz Protez Ameliyatlarından Kaçınılmalı”</strong></p>
<p><strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı</strong> <strong>Prof. Dr. Nuran Beşe, </strong>günümüzde tedavi sürelerinin kısaldığını belirterek “Radyoterapiyi çok özel bir durum olmadıkça 15-16 seansta tamamlıyoruz. Tedavilerde hastanın yaşam kalitesini koruyarak mümkün olduğunca en etkili, en minimal uygulamalara yöneliyoruz. Uygun hastalarda tüm meme yerine tümörün bulunduğu bölgeyi yani parsiyel meme ışınlaması uygulayarak kalp ve akciğerin aldığı dozları neredeyse sıfıra indiriyoruz ve radyoterapiyi 5 günde tamamlıyoruz” dedi. Hastaların gereksiz protez ameliyatlarından kaçınmaları gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Beşe şöyle konuştu: “Gerçekten bir risk varsa -örneğin BRCA 1/2 pozitifliği gibi genetik bir faktör söz konusuysa ya da cerrah tarafından memenin takibi çok zorsa, memede farklı kadranlarda tümör varsa, özetle hekim bu işlemi mutlaka gerekli görüyorsa hastalığın olduğu memenin ya da her ikisinin boşaltılması gündeme gelebilir. Ancak işlem hastanın isteğiyle, ‘her iki meme boşaltılsın ve bu hastalıktan kurtulayım’ yanılsaması ile yapıldığında kozmetik sonuç ne kadar iyi olursa olsun kişi yapay iki meme taşıyor olur ve hiçbir zaman kendi memesi kadar konforlu olamaz. Eğer hastaya implant takıldıktan sonra radyoterapi uygulanması gerekirse bu durumda çok daha dikkatli olunmalı. İmplantı etkileme ve kozmetik sonucu bozma riski ile karşı karşıya oluruz. Bu nedenle hastalar bu kararı tamamen doktorlarına bıraksınlar ve mutlak gerekli ise yaptırsınlar. Sonuçta meme koruyucu cerrahi ve radyoterapi altın standart olarak kabul edilmektedir.”</p>
<p> </p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-sarkici-hande-yener-meme-kanserini-yenme-deneyimiyle-kadinlara-guc-verdi-584479">Ünlü şarkıcı Hande Yener, meme kanserini yenme deneyimiyle kadınlara güç verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi&#8217;de Meme Kanserine Karşı Farkındalık Buluşması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazide-meme-kanserine-karsi-farkindalik-bulusmasi-584318</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 18:13:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[buluşması]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanserine]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584318</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, kadın sağlığına dikkat çekmek ve meme kanserinde erken teşhisin önemini vurgulamak amacıyla anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-meme-kanserine-karsi-farkindalik-bulusmasi-584318">Osmangazi&#8217;de Meme Kanserine Karşı Farkındalık Buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Osmangazi Belediyesi, kadın sağlığına dikkat çekmek ve meme kanserinde erken teşhisin önemini vurgulamak amacıyla anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ‘Meme Kanseri Farkındalık Sergisi ve Söyleşisi’ programı kapsamında alanında uzman hekim, hemşire ile sanatçı, meme kanseriyle mücadele sürecinde farkındalık, moral ve umut dolu mesajlar paylaştı. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Osmangazi Belediyesi, dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserine karşı erken tanının önemini vurgulamak için ‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ etkinlikleri çerçevesinde ‘Farkındalık Yaşatır, Meme Kanserine Karşı Birlikteyiz’ konulu program düzenledi. Ördekli Kültür Merkezi’nde gerçekleşen ve kadın sağlığını korumaya yönelik bilgilerin paylaşıldığı etkinlikte katılımcılar hem bilinçlendi hem de umut dolu hikayelere tanıklık etti. Osmangazi Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Dr. Sevcan Yaman moderatörlüğünde yürütülen söyleşide Op. Dr. Can Başaran ve Yüksek Hemşire Hüsnüye Altıntaş, meme kanserinin nedenleri, korunma yöntemleri ile tarama sürecine ilişkin bilgiler verdi.</span></span></span></p>
<p><span><span><b><span>“Mamografide Sağlığı Tehdit Eden Bir Radyasyon Dozu Yok”</span></b></span></span></p>
<p><span><span><span>Meme kanserinde erken tanının hayat kurtardığını belirten Op. Dr. Can Başaran, “Her 8 kadından biri yaşamının bir döneminde meme kanseriyle karşılaşıyor. Toplumda hala ‘Ben gencim ya da ben artık yaşlıyım, bana bir şey olmaz’ düşüncesi yaygın. Oysa bu hastalık yaş ayırt etmiyor. Ne yazık ki birçok kadın, mamografideki radyasyon endişesiyle kontrolleri geciktiriyor. Oysa mamografide sağlığı tehdit eden bir radyasyon dozu yok. Kadınlarımız şunu bilmeli; düzenli kontroller ve erken teşhis hastalığın seyrini tamamen değiştirebilir. Özellikle 40 yaş üzerindeki tüm kadınların yılda bir kez mamografi çektirmesini öneriyoruz. Günümüzde hala meme kanseri taramalarında mamografi altın standarttır. </span><span>KETEMDER ücretsiz olarak 40-69 yaş arasında bütün kadınlara bu imkanı sağlıyor” dedi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>25 yıldır meme kanseri hastalarının tedavi sürecinde çalıştığını söyleyen Yüksek Hemşire Hüsniye Altıntaş da, “Kadınların hayattan erken kopmaması, sevdiklerine ve kendilerine sahip çıkabilmesi için erken tanının ne kadar önemli olduğunu her fırsatta anlatıyoruz. Kadın toplumun kalbidir; o yüzden sağlığı her şeyden değerlidir. Bizler onların yanında olmak, her zaman destek olmak ve farkındalık oluşturmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Kadınlarımızın yaşam mücadelesinde daime yanlarında olacağım” diye konuştu. </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b> </b><b><span>“Sergim Erken Teşhisin Ne Kadar Önemli Olduğunu Anlatıyor”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Yoğun katılımın sağlandığı programda meme kanseriyle mücadele etmiş Fotoğraf Sanatçısı Serpil Savaş ise hastalıkta tanı konduğu günden iyileşme sürecine kadar geçen dönemi anlatan fotoğraflarını paylaştı. Erken teşhisin bir insanın hayatını nasıl değiştirebileceğini duygusal karelerle anlatan Savaş, “İki yıl önce meme kanserine yakalandım. Hastalığımın başladığı andan itibaren yaşadığım her duyguyu, geçirdiğim tüm aşamaları fotoğraflarla belgeledim. Bugün açtığım bu sergide, hastalığın zorlu tedavi sürecinin ardından yeniden hayata tutunmanın mümkün olduğunu göstermek istedim. Fotoğraflarım, erken teşhisin bir yaşamı nasıl değiştirebileceğini, umudun insanı nasıl yeniden ayağa kaldırdığını anlatıyor. Eğer bu farkındalığa sahip olabilirsek, özellikle 40 yaş üzeri kadınlarımız düzenli kontroller yaptırırsa, erken teşhisin hayat kurtardığını hep birlikte görebiliriz” dedi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Program sonunda CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz ve meclis üyeleri, konuşmacılara günün anısına teşekkür hediyesi takdim etti. </span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-meme-kanserine-karsi-farkindalik-bulusmasi-584318">Osmangazi&#8217;de Meme Kanserine Karşı Farkındalık Buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allianz&#8217;dan Meme Kanseri Farkındalık Ayına Özel Proje: &#8220;Pazarda Elle Muayene!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/allianzdan-meme-kanseri-farkindalik-ayina-ozel-proje-pazarda-elle-muayene-584315</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 18:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[allianz]]></category>
		<category><![CDATA[ayına]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584315</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de yaklaşık 8 kadından 1’i meme kanserine yakalanma riski taşıyor* Kadınlarda en yaygın kanser türü olan meme kanseri ile mücadelede erken teşhis hayat kurtarıyor, kanserin erken dönemde tespit edilmesinde ise kendi kendine meme muayenesi kritik bir rol oynuyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/allianzdan-meme-kanseri-farkindalik-ayina-ozel-proje-pazarda-elle-muayene-584315">Allianz&#8217;dan Meme Kanseri Farkındalık Ayına Özel Proje: &#8220;Pazarda Elle Muayene!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de yaklaşık 8 kadından 1’i meme kanserine yakalanma riski taşıyor* Kadınlarda en yaygın kanser türü olan meme kanseri ile mücadelede erken teşhis hayat kurtarıyor, kanserin erken dönemde tespit edilmesinde ise kendi kendine meme muayenesi kritik bir rol oynuyor. Buna rağmen ülkemizde kadınların %48,5’i elle muayeneyi bilmiyor**. Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı olan ekim ayında elle muayenenin önemine dikkat çeken Allianz Türkiye, semt pazarlarının samimi ve doğal atmosferinden ilham alarak dikkat çekici ve bilgilendirici bir toplumsal farkındalık çalışmasına imza atıyor. Bu farkındalık çalışması kapsamında çekilen film de dijital mecralarda yayımlanmaya başladı.</p>
<p><strong>Kendi kendine elle muayene alışkanlığını yaygınlaştırmak hedefleniyor</strong></p>
<p>Bütüncül sağlık çözümleriyle müşterilerinin yaşam boyu sağlık partneri olmayı hedefleyen Allianz Türkiye, her yıl 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında erken tanının önemine dikkat çekerek farkındalık yaratmak amacıyla Elle Muayene kampanyası düzenliyor. 40 yaş üstü Allianz Modüler Sağlık Sigortası sahibi kadınlara yılda 1 kez poliçe kapsamında yer alan anlaşmalı kurumlar aracılığıyla ücretsiz mamografi hizmeti veren Allianz Türkiye, bu projesiyle daha çok kadına ulaşarak meme kanseriyle mücadelede toplumun tüm kesimlerinde farkındalık yaratmayı hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/allianzdan-meme-kanseri-farkindalik-ayina-ozel-proje-pazarda-elle-muayene-584315">Allianz&#8217;dan Meme Kanseri Farkındalık Ayına Özel Proje: &#8220;Pazarda Elle Muayene!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erken tanı ile meme kanserinde yaşam şansı yüzde 90&#8217;ı aşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erken-tani-ile-meme-kanserinde-yasam-sansi-yuzde-90i-asiyor-584297</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 17:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[oran]]></category>
		<category><![CDATA[şansı]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584297</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, erken tanı sayesinde artık büyük oranda tedavi edilebiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrah Op. Dr. Kemal Raşa, düzenli taramaların erken teşhiste hayat kurtardığını vurgulayarak, “Erken evrede yakalanan hastalarda 5 ila 10 yıllık sağ kalım oranı yüzde 90’ın üzerinde.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-tani-ile-meme-kanserinde-yasam-sansi-yuzde-90i-asiyor-584297">Erken tanı ile meme kanserinde yaşam şansı yüzde 90&#8217;ı aşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, erken tanı sayesinde artık büyük oranda tedavi edilebiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrah Op. Dr. Kemal Raşa, düzenli taramaların erken teşhiste hayat kurtardığını vurgulayarak, “Erken evrede yakalanan hastalarda 5 ila 10 yıllık sağ kalım oranı yüzde 90’ın üzerinde. Bu, birçok kanser türü için ulaşılması zor bir başarı. Bu oran yalnızca yaşam süresinin uzadığını değil, erken evrede tanı alan pek çok hastanın tamamen iyileşebildiğini de gösteriyor. Geç tanılarda ise yaşam süresi ciddi şekilde kısalıyor. Bu yüzden erken teşhise yönelik tarama programları, meme kanseriyle mücadelede en etkili silahımız” dedi. Dr. Raşa, meme kanseriyle ilgili merak edilen soruları yanıtladı.</strong></p>
<p><strong>Meme kanserinin erken teşhis edilmesiyle geç teşhis edilmesi arasında, hayatta kalma oranları açısından büyük bir fark var mı?</strong></p>
<p>Meme kanseri erken evrede teşhis edildiğinde hastalık genellikle memede veya koltuk altı lenf bezlerinde sınırlı olur. Bu aşamada tedaviye verilen yanıt çok yüksektir ve 5–10 yıllık sağ kalım oranı çoğu zaman yüzde 90’ın üzerindedir. Ancak hastalık geç fark edildiğinde, yani uzak organlara yayıldığında, yaşam süresi genellikle birkaç yıl ya da aylarla sınırlı kalır. Bu dönemde tedavinin amacı hastalığı tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade, yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitesini korumaktır. Erken tanı sayesinde eskiden ölümcül kabul edilen meme kanserini artık yaşamı tehdit eden bir durumdan çok, hipertansiyon ya da diyabet gibi kontrol edilebilen kronik bir hastalık olarak görebiliriz.</p>
<p><strong>Meme kanseri erkeklerde de görülebilir mi? </strong></p>
<p>Meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 1’i erkeklerde görülür ve bu vakalar kadınlardakine göre daha sık kalıtsal kökenlidir. Ailesinde birden fazla kadında meme kanseri bulunan erkekler de mutlaka muayene edilmeli ve ultrasonografiyle kontrol edilmeli. Erkeklerde meme dokusu az olduğundan hastalık genellikle ele gelen bir kitleyle fark edilir. Şüpheli bulgu varsa ultrasonografi ve kalın iğne biyopsisiyle tanı konur. Bu nedenle, kalıtsal meme kanseri öyküsü bulunan erkeklerin 40 yaşından sonra en az bir kez meme muayenesi yaptırması ve bir meme merkezine başvurması önerilir.</p>
<p><strong>Meme kanseri tedavisi doğurganlığı etkiler mi? </strong></p>
<p>Meme kanseri tedavisinde ilk adım genellikle ameliyattır. Bazı hastalar ek olarak kemoterapi ve anti-hormon tedavisi alırken, memesi korunan hastalara radyoterapi uygulanır. Bu tedaviler esnasında hastanın doğurganlığı olumsuz etkilenebilir, özellikle kemoterapi ve uzun süreli anti-hormon tedavileri bu riski artırır. Bu nedenle doğurganlık çağındaki kadınlarda tedaviye başlamadan önce bu konunun mutlaka değerlendirilmesi, hastanın tüp bebek ünitesinde görevli kadın doğum uzmanlarıyla görüşmesi ve doğurganlığını korumak istiyorsa yumurta dondurma gibi seçenekleri önceden planlaması önerilir.</p>
<p><strong>Hastalık tedavi edildikten sonra tamamen yok olur mu yoksa vücudun bir yerinde gizli kalmaya devam eder mi? </strong></p>
<p>Kuramsal olarak, bir hastalık ya da doku vücudun başka bir bölgesine yayılma potansiyeline sahipse —yani metastaz yapabiliyorsa— o hastalığa kanser denir. Bu sebeple kanserler vücudun farklı bölgelerine yayılabilir. Tanı sonrası hastalığın başka bir organa gidip gitmediği ise PET-BT gibi görüntüleme yöntemleriyle değerlendirilir. Ancak meme kanseri gibi yavaş ilerleyen kanserlerde, hastalık tedaviden 10, 15 hatta 20 yıl sonra bile memede ya da uzak organlarda yeniden ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Meme kanseri vücudun ilk olarak hangi bölgelerine sıçrama eğilimindedir?</strong></p>
<p>Tüm kanserlerin temelde iki yayılım yolu vardır. İlki, kan damarları aracılığıyla vücudun uzak organlarına yayılımdır. Tümörler en sık akciğer, karaciğer ve kemiklere yayılmayı tercih etse de teorik olarak her organa metastaz yapabilir. İkinci yol ise lenf damarları aracılığıyla gerçekleşir. Meme ve tiroid gibi endokrin kökenli kanserler genellikle önce lenf yoluyla yayılmayı tercih eder. Tabii zamanla kan dolaşımıyla uzak organlara da metastaz yapabilirler. Dolayısıyla meme kanserinde ilk olarak koltuk altındaki lenf bezlerine bakılır çünkü kanserin yayılmaya başlayıp başlamadığını gösteren en erken ve en önemli bölgedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-tani-ile-meme-kanserinde-yasam-sansi-yuzde-90i-asiyor-584297">Erken tanı ile meme kanserinde yaşam şansı yüzde 90&#8217;ı aşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>A&#8217;dan Z&#8217;ye Meme Kanseri Hakkında Bilinmesi Gerekenler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/adan-zye-meme-kanseri-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-583959</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 10:13:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmesi]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[ye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583959</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanserine tüm dünyada her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadın yakalanıyor. Tüm kanserlerin %25’ini oluşturan meme kanseri Türkiye’de de her 8 kadından birisinde görülüyor. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli kontrollerle meme kanseri önlenebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/adan-zye-meme-kanseri-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-583959">A&#8217;dan Z&#8217;ye Meme Kanseri Hakkında Bilinmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanserine tüm dünyada her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadın yakalanıyor. Tüm kanserlerin %25’ini oluşturan meme kanseri Türkiye’de de her 8 kadından birisinde görülüyor. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli kontrollerle meme kanseri önlenebiliyor. Tüm kanser türlerinde olduğu gibi meme kanserinde de erken tanı tedavide önemli kolaylıklar sağlıyor. Bu nedenle korunma yollarını bilmek, belirtileri tanımak ve risk faktörlerini öğrenmek hayat kurtarıyor. Memorial Antalya Hastanesi Meme Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Halit Özgül “15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü” nedeniyle meme kanserinin modern cerrahi yöntemlerinin daha güvenli ve estetik sonuçları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Yüzde 90 tedavi edilebiliyor</strong></p>
<p>Türkiye’de meme kanseri en sık 35–45 yaş aralığında görülmektedir. Dünyada genellikle 45–55 yaş aralığında ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de vakaların yarısından fazlası 50 yaş öncesinde tanı almaktadır. Erken evrede yakalanan meme kanserinde tedavi başarısı %99’a kadar çıkmaktadır. Ortalama sağkalım oranı %90 civarındadır. Erken tanıda tedavi daha kısa, daha kolay ve daha az maliyetlidir. İleri evrede immünoterapiler ve hedefe yönelik ilaçlarla yaşam süresi uzatılabilmektedir.</p>
<p><strong>Meme kanserinden korunmak için başlıca adımlar şunlardır;</strong></p>
<ul>
<li>Haftada en az 3 saat egzersiz yapın.</li>
<li>Akdeniz tipi gibi sağlıklı beslenme alışkanlığı edinin. </li>
<li>Sigara ve alkolden uzak durun.</li>
<li>Sağlıklı kilonuzu koruyun.</li>
<li>Düzenli taramalarınızı ihmal etmeyin.</li>
<li>Ayda bir kendi kendinize meme muayenesi yapın.<br />Gereksiz radyasyon maruziyetinden kaçının. </li>
</ul>
<p><strong>20 yaşından itibaren kontrollere başlanmalı!</strong></p>
<p>Meme kanserinde erken teşhis, tedavi başarısını artıran en kritik faktördür. Kendi kendine meme muayenesi, düzenli doktor kontrolleri ve mamografi gibi tarama yöntemleri, hastalığın henüz belirti vermeden tespit edilmesini sağlayabilir. Uzmanlar, 20 yaşından itibaren her kadının ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapmasını öneriyor. 40 yaşından sonra ise düzenli mamografi taramaları, risk faktörlerine bağlı olarak daha erken yaşlarda bile başlamalı. Unutmayın, erken teşhis sadece tedavi sürecini kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda hayat kurtarır.</p>
<p><strong>Meme kanserinde dikkat edilmesi gereken belirtiler şunlardır;</strong><br />&#8211; Memede ele gelen sert, ağrısız kitle<br />&#8211; Meme şeklinde değişiklik, asimetri<br />&#8211; Ciltte çukurlaşma, portakal kabuğu görünümü<br />&#8211; Meme başında akıntı<br />&#8211; Koltuk altında şişlik</p>
<p><strong>Meme kanserinde risk faktörleri şunlardır;</strong></p>
<ul>
<li>Kadın olmak (erkeklerde çok nadir görülür).</li>
<li>Yaş. Türkiye’de daha çok 35–45 yaş aralığında, dünyada ise 45–55 yaş aralığında sık görülür.</li>
<li>Aile öyküsü ve BRCA1/2 gen mutasyonu.</li>
<li>Obezite ve hareketsiz yaşam.</li>
<li>Sigara, alkol kullanımı.</li>
<li>Doğum yapmamak veya emzirmemek.</li>
<li>Uzun süreli hormon tedavileri.</li>
</ul>
<p><strong>Cerrahide pek çok seçenek mevcut</strong></p>
<p>Cerrahi tedavi, meme kanserinde en temel ve en etkili yöntemlerden biridir. Özellikle erken evrede hem sağkalım hem de yaşam kalitesini belirleyen ana faktördür. Meme koruyucu cerrahide ümör ve çevresindeki sağlıklı dokunun çıkarılması. Kozmetik avantajı vardır, sonrasında radyoterapi gerekir. Total mastektomi diye adlandırılan ameliyatta meme dokusunun tamamının çıkarılması söz konusu olur. Bu cerrahi büyük veya çok odaklı tümörlerde tercih edilir. </p>
<p>Modifiye radikal mastektomide meme dokusu ile birlikte aksiller lenf nodları çıkarılır ve bu cerrahi ileri evrelerde uygulanır. Sentinel lenf nodu biyopsisi ile koltuk altındaki ilk lenf nodları incelenir. Eğer temizse geniş diseksiyon gerekmez, böylece lenfödem riski azalır. Onkoplastik cerrahi ve rekonstrüksiyon ameliyatı ile memede tümör çıkarılırken, estetik ve onarım yöntemleri birlikte uygulanabilir. Bu sayede hem kanser kontrolü hem de psikolojik iyilik hali sağlanır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/adan-zye-meme-kanseri-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-583959">A&#8217;dan Z&#8217;ye Meme Kanseri Hakkında Bilinmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme onarımıyla doğal görünüme yakın sonuçlar alınıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-onarimiyla-dogal-gorunume-yakin-sonuclar-aliniyor-583645</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 10:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alınıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[görünüme]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[onarım]]></category>
		<category><![CDATA[onarımıyla]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlar]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[yakın]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583645</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde ve ülkemizde her 8 kadından 1’i yaşamının bir döneminde meme kanserine yakalanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-onarimiyla-dogal-gorunume-yakin-sonuclar-aliniyor-583645">Meme onarımıyla doğal görünüme yakın sonuçlar alınıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde ve ülkemizde her 8 kadından 1’i yaşamının bir döneminde meme kanserine yakalanıyor. Meme kanserinin kadınlarda görülme oranı giderek artarken, tanı ve tedavisinde yaşanan önemli gelişmeler ise hayat kurtarıyor. Erken tanı yöntemlerindeki ilerlemeler ve tedavi seçeneklerinin çeşitlenmesi, artık birçok kadının memenin alınmasına gerek kalmadan iyileşmesini mümkün kılıyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak,</strong> ancak yine de bazı durumlarda memenin kısmen veya tamamen alınmasının gerekebildiğini belirterek, “Kanserle savaşmak gibi zorlu bir mücadeleye meme kaybı da eklendiğinde, hastalarda özgüven kaybından derin duygusal etkilenmeye kadar uzanan psikolojik zorluklar gelişebilmektedir” diyor.<br /> </p>
<p>Son yıllarda meme onarımı (rekonstrüksiyon) ameliyatları sayesinde kadınların hem estetik hem de psikolojik açıdan büyük bir rahatlama yaşadıklarına dikkat çeken <strong>Prof. Dr. Bülent Saçak,</strong> “Meme onarımı yalnızca fiziksel bir yeniden inşa değil, aynı zamanda kadınların kendilerini yeniden bütün, güçlü ve özgüvenli hissetmelerini sağlayan uzun bir iyileşme sürecidir” diyor. Kanser tedavisindeki yeniliklere paralel olarak meme onarımının bütüncül meme tedavisinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayan <strong>Prof. Dr. Bülent Saçak,</strong> sözlerine şöyle devam ediyor: ”Bugün hastalarımıza birbirinden farklı onarım seçenekleri sunabiliyoruz. Ancak, her seçenek avantajlar ve dezavantajlar barındırır. Hangi seçeneğin sizin için en uygun olduğuna, plastik cerrahınızla yapacağınız görüşme ve muayene sonrasında karar verilmelidir. En ideal sonuçlara ulaşmak doğru hastada doğru tedaviyi planlamakla, bazen birden fazla ameliyatla ve zamana yayılan bir süreçle mümkündür. Doğru zamanlama, uygun yöntem seçimi ve multidisipliner yaklaşım, hem estetik hem de psikolojik açıdan en tatmin edici sonuçlara ulaşmanın anahtarıdır.&#8221;  </p>
<p><strong>Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak</strong>, meme onarımı hakkında en çok merak edilen 7 soruyu yanıtladı. </p>
<p><strong>Meme onarımı için en ideal zaman nedir?<br /> </strong><br />Cerrahi olarak tamamı veya bir kısmı alınan memenin tekrar bir bütün haline getirilmesi “meme onarımı” olarak adlandırılıyor. Meme onarımı; mastektomi (memenin alınması ameliyatı) ile aynı anda ya da daha sonra olmak üzere iki farklı dönemde yapılabiliyor. Onarımın zamanlamasında hastanın tercihi ve yaşam tarzı önemli olsa da; yaşı, genel sağlık durumu, kanserin evresi, ameliyat sonrası radyoterapi veya kemoterapi alıp almayacağı gibi pek çok faktör dikkate alınıyor. Prof. Dr. Bülent Saçak, “En ideal onarım, gerek kozmetik gerekse psikososyal üstünlükleri nedeniyle eş zamanlı onarımdır. Ancak onkolojik veya başka nedenlerle yapılamamışsa, geç dönemde de meme onarımı ameliyatı gerçekleştirilebilir” diyor.</p>
<p><strong>Mastektomi ile aynı anda onarım neden tercih ediliyor?<br /> </strong><br />Mastektomi ile aynı anda yapılan onarımda, hastalıklı olmayan meme cildi ve bazı durumlarda meme ucu korunarak normale yakın ve oldukça tatmin edici bir meme görünümü elde edilebiliyor. Prof. Dr. Bülent Saçak, &#8220;Memenin alınması ile aynı operasyonda gerçekleştirilen onarımda meme cildinin korunabilmesi sayesinde hem estetik açıdan daha doğal bir görünüm elde edilir hem de hastalar meme kaybı yaşamadıkları için psikolojik olarak çok daha rahat bir iyileşme süreci geçirirler&#8221; bilgisini veriyor. Geç onarımda elde edilen estetik sonuçlar ise genellikle eş zamanlı onarımlara kıyasla daha az tatmin edici oluyor.<br /> </p>
<p><strong>Meme onarımı için seçenekler nelerdir?<br /> </strong><br /> Meme onarımı temel olarak üç ana seçenekten oluşuyor:</p>
<p>•  Hastanın kendi dokusuyla onarım</p>
<p>•  Silikon protez kullanımı</p>
<p>•  Her iki yöntemin kombinasyonu</p>
<p><strong>Hastanın kendi dokusuyla onarım:</strong> Bu teknikte vücudun farklı bölgelerinden alınan dokular nakledilerek meme yeniden şekillendiriliyor. Dokuların yapısal benzerliği nedeniyle doğala en yakın sonuçlar elde edilirken, yabancı bir materyalin kullanılmaması sebebiyle uzun vadede en sorunsuz ve memnuniyet verici sonuçlar bu yöntemle sağlanıyor. En çok tercih edilen doku kaynağı karın bölgesi olmakla birlikte kalça, sırt ve uyluk bölgeleri de kullanılabiliyor.</p>
<p><strong>Silikon protezle onarım:</strong> Bu yöntemde meme, vücudun başka bir bölgesinden doku alınmadan, silikon protezlerle yeniden şekillendiriliyor. Silikon protezlerle onarım hastanın ve hastalığının durumuna göre tek seansta veya iki seansta tamamlanıyor. En uygun adaylar, vücudunda ek bir ameliyat istemeyen, cildi sağlıklı olan ve radyoterapi almamış veya almayacak olan hastalardır.</p>
<p><strong>Her iki yöntemin kombinasyonu: </strong>Protez ve özdoku tekniklerinin avantajlarını birleştirirken, her iki yöntemin risklerini de taşıyabiliyor. Bu nedenle günümüzde en son tercih edilen seçenektir.</p>
<p><strong>Meme ucunda hangi yöntemlere başvuruluyor?<br /> </strong><br />Bazı hastalarda mastektomi sırasında meme ucunun da alınması gerekebiliyor. Bu durumda, ameliyattan veya radyoterapi tedavisinden 4–6 ay sonra yeni meme ucu oluşturulabiliyor. Prof. Dr. Bülent Saçak, meme ucunu çevreleyen ve “areola” olarak adlandırılan bölgenin ise dövme (tatuaj) işlemiyle memenin diğer kısmıyla uyumlu şekilde renklendirildiğini belirtiyor.</p>
<p><strong>Kemoterapi ve radyoterapi meme onarımını engeller mi?<br /> </strong><br />Prof. Dr. Bülent Saçak, kemoterapi ve radyoterapi tedavisinin meme onarımı için engel olmadığını, ancak onarım metodu seçerken dikkate alınması gerektiğini, esas önemli olanın ise meme onarımının bu tedavileri aksatmaması olduğunu ifade ediyor; “Onarımın ardından gelecek radyoterapi veya kemoterapi tedavisinin gecikmemesi gerekir. Onarım sonrasında yara iyileşme problemleri tedavide gecikmelere yol açabilir. Bu nedenle, onarım yönteminin titizlikle seçilip uygulanması tedavi sürecinin güvenliği açısından önemlidir” diyor. Öte yandan, onarım sonrası uygulanan radyoterapi nihai estetik sonucu da olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle implant ile onarılmış memede radyoterapi önemli komplikasyonlara yol açabiliyor. Radyoterapi tedavisinin planlandığı durumlarda, uygulanacak onarım yönteminin buna uygun şekilde seçilmesi büyük önem taşıyor. Hastanın radyoterapi süreci ve olası etkileri konusunda önceden bilgilendirilmesi, hem estetik sonuçların hem de tedavi başarısının korunmasına yardımcı oluyor.</p>
<p><strong>Meme onarımı kanserin tekrarlamasını kolaylaştırır mı?<br /> </strong><br />Prof. Dr. Bülent Saçak, meme onarımının kanserin tekrarlamasını kolaylaştırdığına veya teşhis edilmesini zorlaştırdığına dair bir kanıt bulunmadığını vurgulayarak, “Kanserin tekrarlama riski, hastalığın evresi ve uygulanan tedavi yöntemiyle yakından ilişkilidir. Bu nedenle, meme kanseri sonrasında taramalar eksiksiz sürdürülmelidir” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Günlük aktivitelere ne zaman dönülür?<br /> </strong><br />Meme onarımı sonrasında günlük aktivitelere dönüş süresi, seçilen onarım yöntemine bağlı olarak değişmekle birlikte genellikle 3–4 haftayı buluyor. Yürüyüş gibi basit egzersizlere ilk günden itibaren başlanabilirken, pilates ve ağırlık kaldırma gibi daha kompleks egzersizler için yaklaşık 6 hafta beklemek gerekiyor. Prof. Dr. Bülent Saçak sözlerini, “Hastanın ilk 3 hafta içinde, işlem yapılan taraftaki omuz ve kol hareketlerini kısıtlaması iyileşmeyi hızlandırmakta ve ağrıyı azaltmaktadır” diyerek sonlandırıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-onarimiyla-dogal-gorunume-yakin-sonuclar-aliniyor-583645">Meme onarımıyla doğal görünüme yakın sonuçlar alınıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her sekiz kadından biri, meme kanseri ile karşılaşabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-sekiz-kadindan-biri-meme-kanseri-ile-karsilasabilir-583464</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 11:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[kadından]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[karşılaşabilir]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sekiz]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583464</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri riski, 80 yaşına kadar kadınların %12’sini etkiliyor……</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-sekiz-kadindan-biri-meme-kanseri-ile-karsilasabilir-583464">Her sekiz kadından biri, meme kanseri ile karşılaşabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Meme kanseri riski, 80 yaşına kadar kadınların %12’sini etkiliyor……</b></p>
<p><b>Atlas Üniversitesi Hastanesi tarafından Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen programda </b><b>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu söyledi. Doç. Dr. Emine Yıldırım, meme kanserinin erken tanınmasının toplum sağlığı açısından da önemli olduğunun altını çizerek “E</b><b>rken tanı, daha etkili tedavi ve çoğu durumda tam şifa anlamına gelir. Zira bir meme kanseri 1 cm çapında iken muayenede ele gelir ve bu dönemde koltuk altı yayılım oranı çok azdır” dedi.</b></p>
<p>Atlas Üniversitesi Hastanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte meme sağlığı ve meme kanseri hakkında bilgilendirmeler yapılıp meme kanserinde erken teşhis, meme muayenesi ve düzenli kontrolün önemini vurgulandı. </p>
<p><b>Erken tanı ile yüzde 90 iyileşme mümkün</b></p>
<p>Atlas Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Cem Cemal Balaban, açılış konuşmasında meme kanseri ile farkındalık oluşturmayı sadece bir ay boyunca değil, tüm yıla yaydıklarını söyledi. Meme kanseri ile ilgili farkındalık oluşturmada ve bilinçlenmede kadınların birbirlerine meme sağlığı ile ilgili yıllık ve aylık kontrollerini hatırlatmalarını tavsiye eden Dr. Öğr. Üyesi Cem Cemal Balaban, “Bu alışkanlık yaygınlaştığında bunun sonucunu bütün kadınlar görecek. Çünkü meme kanseri erken tanı konulduğunda yüzde 90 iyileşme oranına sahip bi kanser artık. Bu çok önemli ve erken tanısı da çok zor değil. Erken tanı için her kadının ufak bir zaman ayırması yetiyor” diye konuştu. </p>
<p><b>Kadınlarda en sık görülen kanser türü</b></p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, meme sağlığı ve meme kanserinden korunmada alınacak önlemlere dikkat çekti. Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirten Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Her sekiz kadından bir tanesi hayatının bir döneminde meme kanseri ile karşılaşabilir. Meme kanseri riski kadınlar için 80 yaşına kadar %12’dir. Bu nedenle meme hastalıklarının özellikle meme kanserinin erken tanınması toplum sağlığı açısından da önemlidir” dedi.</p>
<p><b>Erken tanı, çoğu durumda tam şifa anlamına geliyor</b></p>
<p>Meme ile ilgili şikayetlerde kadınların en büyük korkusunun kanser olduğunu belirten Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Ancak erken tanı, daha etkili tedavi ve çoğu durumda tam şifa anlamına gelir. Tarama maografileri sayesinde pek çok kadın erken tanıya ulaşabilirken meme kanseri nin yaklaşık bir cm çapında iken muayenede ele gelebileceği ve bu dönemde koltuk altı yayılım oranı çok az olduğunu söyledi. Kanser vakalarının büyük bir kısmı memede kitle ile kendini gösterir” dedi.</p>
<p><b>Kendi kendine meme muayenesi, erken teşhis için önemli</b></p>
<p>Meme kanserinde erken teşhisin önemini vurgulayan Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Yıllık olağan muayenelerinizde doktorunuzun yaptığı meme muayenesi ve belli bir yaştan sonra muayeneye ek olarak yapılan mamografi / meme ultrasonografisi meme kanseri erken tanısının doktorunuza düşen kısmıdır. Siz ise kendi kendine meme muayenesiusulünü kavrayarak aylık olarak uyguladığınızda, erken tanındığında tedavi şansı yüksek olan bu kanser türüyle başa çıkmak için size düşen görevi yerine getirmiş olacaksınız” dedi. </p>
<p><b>Kendi kendine meme muayenesi neden önemli?</b></p>
<p>Kendi kendine meme muayenesinin, meme kanserinde erken tanı amaçlı kullanılan bir tarama yöntemi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Memede olan değişiklikleri fark etmeye yardımcı olmak için hem gözler hem de eller kullanılarak memenin görünümü veya yapısında bir farklılık olup olmadığına bakılır. Kendi kendine yapılan muayene tabi ki doktor tarafından yapılan muayenenin ve görüntülemelerin yerini tutamaz ama meme yapısına aşinalık sağlayarak memedeki değişikliği daha erken fark etmeye yardımcı olur ve kanser taramasını destekler” diye konuştu.</p>
<p><b>Kendi kendine muayeneye 20 yaş sonrası başlanmalı</b></p>
<p>Kendi kendine meme muayenesine 20 yaş sonrası başlanmasının önerildiğini kaydeden Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Muayenede meme cildinde çukurlaşma ve çekilme, renk değişikliği, meme başında çekilme, pullanma, kabuklanma, memede ele gelen bir kitle varlığı aranmalıdır” dedi.</p>
<p>Kendi kendine muayenenin yapılması gereken döneme ilişkin bilgi de veren Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Kendi kendine meme muayenesi, ideal olarak adet döngüsünün 5.-7. günleri arasında (adetten sonra ilk hafta) yani hormon etkisinin en az olduğu dönemde, ayda bir kez yapılmalıdır. Adet kanamasının başlamasıyla birlikte kanda östrojen ve progesteron hormonlarının etkinlikleri nispeten azalır ve meme dokusunu incelemek kolaylaşır” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Emine Yıldırım, menopoz döneminde olan ve adet görmeyen kadınların ise her ayın kendi belirledikleri bir gününde bu muayeneyi yapabileceklerini ifade etti.</p>
<p>Meme ultrasonografisinin memede tespit edilmiş kitlenin doğasını ortaya koymada kullanılan yararlı bir yöntem olduğunu belirten Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Meme için kullanılan ultrasonların özellikleri sayesinde derini değil yüzeyel dokuyu taramayı amaçlayan özel kullanımlı cihazlardır” dedi.</p>
<p><b>Mamografi 40 yaşından sonra her yıl çektirilmelidir</b></p>
<p>Mamografinin ise memenin röntgen ışınları (X ışınları) ile incelenmesi olduğunu kaydeden Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Bu yöntemle meme kanseri muayene ile tanınabilecek büyüklüğe ulaşmadan tanınabilir. Mamografi ile elde edilen direkt grafiler olan mamogramlar”da meme dokusundaki kanser bulguları araştırılmaktadır. Mamografi Tarama Testi Programı, Radyoloji Derneği tarafından 40 yaş sonrası her yıl önerilmektedir. Kadın sağlıklı ve yaşam beklentisi 5 yıldan fazla ise tarama ileri yaşlara kadar devam eder. Genellikle birçok rehberde  üst sınır 70-74 kabul edilir” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Emine Yıldırım, birinci derece akrabalarında meme kanseri olanlarda mamografi ile taramaya, tanı yaşının 10 yıl öncesinde başlandığını ancak mamografi yaşının alt sınırıının 25 olduğunu söyledi.</p>
<p><b>Meme kanserinde tedavi yöntemleri</b></p>
<p>Meme kanserinde tedavi yöntemlerinden de bahseden Doç. Dr. Emine Yıldırm “Öncelikle hastalığın tedavi edilebilir olduğunu bilmeliyiz. Meme kanseri ileri evrede yakalanmışsa tümör boyutu büyük ya da koltuk altı lenf bezlerine yayılım varsa tedaviye kemoterapi ile başlanıp kitle küçültülebilir ve daha sonra cerrahi tedavi uygulanabilir. Başlangıçta kemoterapi almayan hastalar ameliyat sonrası kemoterapi görebilir. Hastaların memesinin bir kısmı alındıysa, ameliyat öncesi kemoterapiye rağmen memede hala kitle varsa ve koltuk altında lenf bezi varsa ameliyat sonrası radyoterapi gerekir” dedi. </p>
<p>Meme kanseri cerrahisinde artık memenin korunabileceğini, memenin tamamen alınması gerekse bile yerine hem erken dönemde hem de ilerleyen dönemde plastik ve rekonstrüktif cerrahinin de yardımı ile tekrar meme yapılabildiğini ekledi. </p>
<p><b>Tedavi sonrası takip önemli</b></p>
<p>Meme kanserinin tam olarak iyileşmesi sonrasında nüksleri atlamamak için takibin çok önemli olduğunun altını çizen Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Takiplerde kanserin tam olarak ortadan kalktığı izlenirse bu bölgeye ek düzeltici ve estetik operasyonlar uygulanabilir. Bu hastalarda psikolojik destek son derecede önemlidir” dedi.</p>
<p><b>Kadınlar kendilerine şefkat göstermeyi öğrenmeli</b></p>
<p>Gördüğü tedavi ile meme kanserini atlatan 32 yaşındaki Başak Turgut da etkinliğe katılarak kadınlara tecrübelerini anlattı. 26 yaşında meme kanserine yakalanan Başak Turgut,  belirtilere rağmen bir süre korku nedeniyle doktora başvurmadığını anlattı. Başak Turgut, daha sonra Doç. Dr. Emine Yıldırım’a başvurduğunu, iki ameliyat geçirdiğini ve bir yılı aşan tedavi sürecinin ardından sağlığna kavuştuğunu söyledi. Meme kanseri ile verdiği mücadeleyi kazandıığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Turgut, kanserden korkulmaması gerektiğini belirterek kadınlara aylık meme kontrollerini aksatmamalarını, en küçük bir şüphede hastaneye başvurmalarını tavsiye etti. Kadınların güçlü olmayı hedeflerken zaman zaman kendilerini ihmal edebildiğini belirten Başak Turgut, “Kadınlar hayatın her alanında hep güçlü olmayı hedefliyor. ‘Çok iyi olmalıyım, mücadeleyi bırakmamalıyım’ diye düşünüyor ama burada hatalı bir nokta var ki biz gücümüzü yanlış yerde kullanıyoruz. Asıl güç, kendimize şefkat gösterebilmekteymiş. Kadınlar kendini ihmal etmemeli ve kendine vakit ayırmalı. Kendinize değer verdikten sonra en karanlık anda bile içinizde bir ışık bulabiliyorsunuz.Kanserden korkmayın, o sizden korksun” diye konuştu.  </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-sekiz-kadindan-biri-meme-kanseri-ile-karsilasabilir-583464">Her sekiz kadından biri, meme kanseri ile karşılaşabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlar Meme Kanserinde Erken Tanı için Sanatta Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadinlar-meme-kanserinde-erken-tani-icin-sanatta-bulustu-583198</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 15:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[kıvılcım]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[okan]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatta]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583198</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Işıl Okan Gülen, İstanbul Okan Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Gökçe Tunç, Prof. Dr. Mithat Kıyak, Okan Sağlık Grubu Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ercan Özgül ve Tuzla İlçe Sağlık Müdürü Dr. Murat Sadettin Söylemez’in de katılımcılar arasında yer aldığı serginin açılışında, Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Taner Kıvılcım, meme kanserinde erken tanının önemine vurgu yapan bir sunum gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlar-meme-kanserinde-erken-tani-icin-sanatta-bulustu-583198">Kadınlar Meme Kanserinde Erken Tanı için Sanatta Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Işıl Okan Gülen, İstanbul Okan Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Gökçe Tunç, Prof. Dr. Mithat Kıyak, Okan Sağlık Grubu Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ercan Özgül ve Tuzla İlçe Sağlık Müdürü Dr. Murat Sadettin Söylemez’in de katılımcılar arasında yer aldığı serginin açılışında, Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Taner Kıvılcım, meme kanserinde erken tanının önemine vurgu yapan bir sunum gerçekleştirdi. Aralarında meme kanserini yenmiş kadınların kendi iyileşme yolculuklarından ilham verici izleri yansıttıkları eserlerin de bulunduğu sergi, 24 Ekim 2025’e kadar Tuzla’daki İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nde ziyaret edilebilecek. </p>
<p>Açılış töreninde konuşan İstanbul Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Işıl Okan Gülen,<em> </em><em>“Bugün burada olmak benim için büyük bir mutluluk. Meme kanseri konusunda sadece 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nda değil, her zaman bilinçli olmayı çok önemsiyorum. Özellikle böyle etkinliklerde sanatın gücünden faydalanmak verdiğimiz mesajları da daha anlamlı hale getiriyor. Üniversite olarak görevimiz, bu konuda toplumla daha sıkı bütünleşebilmek ve farkındalığı yükseltmeye katkı sunmaktır.” </em>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Murat Cengiz Aşıcıoğlu ise yaptığı konuşmada, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek bu konudaki bilinçlendirme çalışmalarının önemine değindi ve sergiye katılan tüm sanatçılara teşekkür etti.    </p>
<p>Sergi açılışında gerçekleştirilen panelde, İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Taner Kıvılcım, katılımcılarla meme kanseri ve tedavilerine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Dr. Kıvılcım, kadınlarda en sık görülen kanser türünün meme kanseri olduğunu hatırlatarak, özellikle son yıllardaki vaka sıklığının artışına dikkat çekti. 2020 yılında 2,3 milyon yeni vakanın görüldüğünü söyleyen Dr. Kıvılcım’ın verdiği bilgilere göre, bu rakamın 2040 yılında 3 milyon sınırına ulaşacağı tahmin ediliyor. Dr. Kıvılcım özellikle erken tanı için kendi kendine muayenenin ve kanser taramalarının önemini vurgulayarak şunları söyledi: <em>“Kanser taramasının nihai hedefi, hiçbir şikayeti olmayan sağlıklı bireylerde; kanseri, tedavisinin çok daha kolay ve etkili yapılabildiği erken evrelerde yakalamak. Son 20 yıldaki çalışmalar bize, mamografi ile yapılan toplum taramalarında kadınlarda meme kanseri nedeniyle ölüm oranlarının %30-50 oranlarında azaldığını gösteriyor. Günümüzde dijital mamografilerle meme incelemesinde maruz kalınan doz da giderek azalıyor. Bu nedenle kadınların 40 yaş üzerinde 2 yılda bir mamografi çektirmelerinde bir sakınca yok. Aile öyküsü, Batı tipi yaşam tarzı, stres ve tütün kullanımı gibi risk faktörlerinin varlığında ise taramaların daha erken yapılması planlanabilir.”</em></p>
<p>Panelin bir diğer konuşmacısı Gözde İlhan, 2024 yılında meme kanseri tanısı almış, verdiği mücadeleyle kanseri yenmeyi başarmış bir isim. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi gören İlhan, sergiye üç çalışmasıyla katılırken; kendi hikayesini, kanserle başlayan ama sanatla yeniden doğan bir yolculuk olarak tanımlıyor. İlhan konuşmasında, tedavi sürecinde yaşadıklarını ve resim sanatıyla olan yolculuğunu ise şu sözlerle paylaştı: <em>“Sanat, tedavi sürecimde bana nefes olan, umudu hatırlatan bir yol arkadaşı oldu. Sanat, bana kelimelerin yetmediği yerde şifa verdi. Bugün buradaki sergi, sadece bir sanat etkinliği değil; aynı zamanda farkındalık, umut ve dayanışmanın bir simgesi.” </em></p>
<p><strong>“Erken Tanıyoruz, Birlikte İyileşiyoruz”</strong> karma resim sergisi, 24 Ekim 2025’e kadar İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nde ziyarete açık olacak. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlar-meme-kanserinde-erken-tani-icin-sanatta-bulustu-583198">Kadınlar Meme Kanserinde Erken Tanı için Sanatta Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme kanseri ile ilgili 5 şehir efsanesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-ile-ilgili-5-sehir-efsanesi-583150</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 13:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[efsanesi]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kitle]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583150</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlarda en yaygın kanser türü olan meme kanseri hakkında tüm farkındalık çalışmalarına rağmen hâlâ birçok yanlış inanış bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-ile-ilgili-5-sehir-efsanesi-583150">Meme kanseri ile ilgili 5 şehir efsanesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kadınlarda en yaygın kanser türü olan meme kanseri hakkında tüm farkındalık çalışmalarına rağmen hâlâ birçok yanlış inanış bulunuyor. İnternette, sosyal medyada veya kulaktan kulağa yayılan şehir efsaneleri, kadınların gereksiz endişe yaşamasına ya da tam tersine, erken tanı fırsatını kaçırmasına neden olabiliyor. Oysa bilimsel araştırmalar; deodorant kullanımı, silikon implantlar, mamografi ya da cep telefonlarının meme kanseriyle ilişkili olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığını gösteriyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrah Op. Dr. Kemal Raşa, “Memede ele gelen her kitle kanser değildir ancak fark edilen her değişiklik önemlidir. Kadınların kendi bedenlerini tanımaları, düzenli kontrollerini yaptırmaları ve doğru bilgiye güvenmeleri, meme sağlığını korumanın en etkili yolu” dedi ve meme kanseri ile ilgili merak edilen beş soruya açıklık getirdi.</strong></p>
<p><strong>Memede kitle, ağrı, akıntı ve şekil değişikliği meme kanseri belirtisi midir?</strong></p>
<p>Bu sayılanlar meme kanseri belirtileri değildir. Memede ele gelen her kitlenin kanser olduğu düşünülse de bu kitlelerin çoğu iyi huylu değişikliklerden kaynaklanır. Kişinin kendi fark ettiği bu kitleler, klinik ve radyolojik incelemelerde genellikle fibrokistik değişiklikler olarak değerlendirilir. Meme ağrısı da kanserin tipik bir belirtisi değildir aksine ağrı, çoğu zaman iyi huylu kitleleri düşündürür. Meme başı akıntılarının büyük kısmı da iyi huylu nedenlerle oluşur. Ancak akıntı kendiliğinden geliyorsa, yoğun ve kanlıysa ayrıca bunlara bir de kitle eşlik ediyorsa kanser olasılığı yüzde 20–25’e kadar çıkar. Bunun dışında sadece sıkınca gelen, az miktarda, şeffaf ya da beyazımsı akıntılar genellikle endişe verici değildir.</p>
<p><strong>Meme kanseri; cep telefonu, mikrodalga fırın veya benzeri eşyalardan yayılan elektromanyetik dalgalarla ilişkilendirilebilir mi?</strong></p>
<p>2025 yılı itibarıyla yapılan araştırmalara göre, cep telefonu kullanımı veya mikrodalga fırınlara maruz kalmanın meme kanseri ya da diğer kanser türlerinin gelişme riskini artırdığı veya hastalığın seyrini olumsuz etkilediğine dair bilimsel bir kanıt bulunmuyor.</p>
<p><strong>Mamografi gibi görüntüleme yöntemleri radyasyon içerdiği için uzun vadede meme kanseri riskini tetikler mi? </strong></p>
<p>Mamografi radyasyon içeren bir görüntüleme yöntemidir ancak modern tomosentez cihazlarında alınan radyasyon miktarı son derece düşüktür. (Tomosentez gelişmiş bir mamografi türüdür) Hatta bu doz, uzun bir uçuşta ya da bir doğa yürüyüşünde alınan radyasyonla neredeyse eş değerdir. Öyle ki, yıllık mamografi taramaları sayesinde erken evrede tanı koyabildiğimiz ve tedaviyle yüzde yüze yakın sağ kalım elde ettiğimiz çok sayıda hasta var. Bu nedenle mamografi zararlı olarak değil, 40 yaş üzeri kadınların kendi sağlıklarını korumak için atabilecekleri en önemli adımlardan biri olarak görülmeli.</p>
<p><strong>Meme kanseri; deodorant kullanmak, koltuk altını jiletle almak ya da terlemeyi önleyen ürünlerle ilişkili olabilir mi? </strong></p>
<p>Şu ana kadar yapılan bilimsel çalışmalar; antiperspirant deodorant kullanımı, sıkı sütyenler, balenli iç çamaşırlar veya terlemenin engellenmesi gibi durumların meme kanseri riskini artırdığını gösteren hiçbir kanıt ortaya koymadı. Yani elimizde fiziksel ya da kimyasal olarak memeye baskı uygulanması ya da toksinlerin “vücutta birikmesi” gibi nedenlerle meme kanseri geliştiğine dair bilimsel bir veri bulunmuyor.</p>
<p><strong>Meme estetiğinde kullanılan; slikon, protez ve implant gibi uygulamalar kanser teşhisini zorlaştırır mı? </strong></p>
<p>Hayır zorlaştırmaz. 1960–70’li yıllarda, meme radyolojisinin henüz gelişme aşamasında olduğu ve elimizdeki görüntüleme yöntemlerinin oldukça sınırlı kaldığı dönemlerde bu konuda bazı çekinceler vardı. Ancak günümüzde dijital tomosentez, kontrastlı mamografi ve meme MR’ı gibi yüksek çözünürlüklü modern görüntüleme yöntemleri sayesinde, yerleştirilmiş meme protezleri tümörün görüntülenmesini engellemiyor ya da zorlaştırmıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-ile-ilgili-5-sehir-efsanesi-583150">Meme kanseri ile ilgili 5 şehir efsanesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanserinin İlk Habercisi Olan Belirtiler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-ilk-habercisi-olan-belirtiler-582417</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 07:56:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[başı]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[habercisi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanlı]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582417</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksektir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-ilk-habercisi-olan-belirtiler-582417">Meme Kanserinin İlk Habercisi Olan Belirtiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksektir. Çoğu zaman göz ardı edilen bazı belirtiler ise bu hastalığın ilk habercisi olabiliyor. Uzmanlar, özellikle tek taraflı ve kanlı meme başı akıntıların ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor ve bu belirtiyi yaşayan kadın ve erkeklerin vakit kaybetmeden doktora başvurmaları gerektiğini belirtiyor. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Memorial Ataşehir Hastanesi Meme ve Endokrin Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez, meme kanserinin belirtileri ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Tek taraflı meme başı akıntısı önemli bir belirti</strong></p>
<p>Meme başı akıntısı yalnızca doğum ya da emzirme döneminde değil, hiç doğum yapmamış gebe olmayan kadınlarda veya erkeklerde de görülebilir. Özellikle tek taraflı, kendiliğinden ve kanlı akıntılar ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir. Meme başı akıntısı birçok farklı nedenden dolayı oluşabilir. Bu akıntı aynı zamanda meme kanseri gibi ciddi bir hastalığın da belirtisidir. Teşhiste öncelikle kişinin yaşı ve genel sağlık durumu dikkate alınır. Daha sonra akıntının hangi dönemlerde, nasıl ve hangi sıklıkta oluştuğu incelenir. Meme başı akıntısının rengine de dikkat edilmelidir. Meme başı akıntısının nedenini belirlemek için meme ultrasonu, mamografi, duktografi, biyopsi, kan testlerine bakılabilir.</p>
<p><strong>Bu kişilerin yüzde 10’u meme kanseriyle karşı karşıya</strong></p>
<p>Son verilere bakıldığında ülkemizde kadınlar arasında en sık görülen kanserlerin başında yaklaşık yüzde 25 gibi bir oran ile meme kanseri gelmektedir. Bu nedenle düzenli kontrol, kendi kendine yapılan meme muayenesi ve şüpheli durumlarda zaman kaybetmeden tetkik yaptırmak büyük önem taşımaktadır. Patolojik incelemelere bakıldığında meme başı akıntısı olan kişilerin neredeyse yüzde 5-10’unda kanser saptanabilmektedir.</p>
<p><strong>Hangi renk akıntı meme kanserini işaret edebilir?</strong></p>
<p>Meme başı akıntısının rengi tanıda önemli ipuçları verir. Örneğin, en tehlikeli diyebileceğimiz pembe ve kanlı olan akıntıdır. Bu renkteki meme başı akıntıları iyi huylu tümör (intraduktal papillom) ya da meme kanseri belirtisi olabilir. Bunun dışında süt renginde beyaz ya da sarımsı akıntılar, hormonal değişiklikleri işaret edebilir. Emzirme sonrası normal kabul edilir. Yeşil veya kahverengi akıntılar da meme kanalı genişlemesi veya fibrokistik değişikliklerle ilgili olabilir. Son olarak şeffaf veya sarı meme başı akıntıları ise hormonal dengesizliklerden kaynaklanabilir.</p>
<p><strong>Ne zaman doktora gitmeliyim?</strong></p>
<p>Her kanlı akıntı hemen meme kanseri olarak yorumlanmamalıdır. Meme başı akıntısının sebebi iyi huylu tümoral oluşum da olabilir. Ancak bu, hemen doktor kontrolü gereken bir belirtidir. Özellikle tek bir memeden akıntı geliyorsa zaman kaybedilmeden doktora başvurulmalıdır. Tek memeden gelen, sürekli ve kendiliğinden olan kanlı akıntılar göz ardı edilmemelidir.</p>
<p><strong>Belirtileri fark etmek erken tanı için büyük şans</strong></p>
<p>Meme başı akıntısı tek taraftan geliyorsa, kanlıysa, memeye elle kontrolde ele gelen bir kitle hissediliyorsa, akıntı meme sıkılmadığı halde kendiliğinden geliyorsa meme kanseri olma ihtimali yüksektir. Bu belirtileri yaşayan kişi eğer erkekse bu normal bir durum değildir. Kadın ise bu durum normal olabilir; ancak yine de hemen doktora gitmesi ve gerekli tetkikleri yaptırması gerekir. Bu belirtilerin hemen fark edilmesi erken tanı için önemlidir. Böylelikle meme kanseri, daha başlangıç evresindeyken yakalanabilir. Bu noktada kendi kendine meme muayenesi yapmanın önemini ve düzenli meme kontrollerinin ihmal edilmemesini vurgulamak gerekir. 40 yaşından sonra her kadının mamografi taraması yaptırmasını öneriyoruz. Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kişilerin ise kontrollere daha erken yaşlarda başlaması gerekir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-ilk-habercisi-olan-belirtiler-582417">Meme Kanserinin İlk Habercisi Olan Belirtiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de meme kanseri farkındalık buluşması ve sergi açılışı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-meme-kanseri-farkindalik-bulusmasi-ve-sergi-acilisi-581948</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 14:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluşması]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581948</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlediği söyleşide uzman isimleri bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-meme-kanseri-farkindalik-bulusmasi-ve-sergi-acilisi-581948">Nilüfer&#8217;de meme kanseri farkındalık buluşması ve sergi açılışı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlediği söyleşide uzman isimleri bir araya getirdi. Erken tanı ve tedavi yöntemlerinin ele alındığı programın ardından bu rahatsızlığı atlatan fotoğraf sanatçısı Serpil Savaş’ın “Görünmeyeni Gör” sergisi açıldı.</p>
<p>​Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Sağlık Buluşmaları”nda 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı çerçevesinde kansere karşı bilinçlenmeyi ve erken tanının önemi gündeme taşındı. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen “Erken Tanı Hayat Kurtarır” başlıklı söyleşinin moderatörlüğünü Yüksek Hemşire Hüsniye Altıntaş yaptı.</p>
<p>​Söyleşide, Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Can Başaran ve Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özkan Kanat, hastalıkla mücadele konusunda bilgilerini paylaştı. Programı Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin ve çok sayıda kişi takip etti.</p>
<p>​Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Can Başaran, konuşmasında tüm dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinde erken tanı yöntemleri ve ameliyat seçenekleri hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Kadınların şikayeti olmasa bile 20 yaşından sonra düzenli doktor kontrolü ve ultrason muayenesi yaptırmalarını tavsiye eden Başaran, 40 yaşından sonra ise mutlaka iki yılda bir mamografi taraması yaptırmanın hayati önem taşıdığını vurguladı.</p>
<p>Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özkan Kanat ise her hastanın tedavisinin kendine özel olduğunu söyledi. Erken tanının önemine dikkat çeken Kanat, günümüzde çok konuşulan akıllı ilaç tedavileri ve immünoterapi konusunda da katılımcıları bilgilendirdi.</p>
<p>Bu hastalığı atlatan fotoğraf sanatçısı Serpil Savaş ise kanser teşhisini aldığı gün, belirsizliğin yaşamında olumsuzluk yarattığını belirterek, o dönemde elindeki en güçlü aparatın fotoğraf makinesi olduğunu kaydetti. Gözleriyle hayata yeniden, başka bir yerden bakmayı öğrendiğini ifade eden Savaş, serginin o yolculuğun izlerini taşıdığını belirterek, “Her kare, umudun nasıl filizlendiğini, ışığın nasıl karanlıktan doğduğunu ve yaşamın aslında ne kadar güçlü olduğunu anlatıyor. “Görünmeyeni Gör” benim için yalnızca bir sergi değil: yeniden doğuşun, içsel direncin ve kendime inanmanın bir ifadesi” dedi.</p>
<p>​Konuşmaların ardından katılımcılar merak ettikleri soruları uzmanlara yönelttiler. Daha sonra, Savaş’ın tedavi sürecindeki yolculuğunun izlerini taşıyan “Görünmeyeni Gör” sergisi izlenime açıldı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-meme-kanseri-farkindalik-bulusmasi-ve-sergi-acilisi-581948">Nilüfer&#8217;de meme kanseri farkındalık buluşması ve sergi açılışı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İETT&#8217;den Meme Kanseri Farkındalık Otobüsü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iettden-meme-kanseri-farkindalik-otobusu-581514</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 13:39:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[ett]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[otobüsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581514</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB bağlı kuruluşlarından İETT, “Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı” kapsamında farkındalığı artırmak için özel bir çalışma başlattı. Bu kapsamda farkındalığı artırmak amacıyla özel tasarlanan bir otobüs seferlere başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iettden-meme-kanseri-farkindalik-otobusu-581514">İETT&#8217;den Meme Kanseri Farkındalık Otobüsü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB bağlı kuruluşlarından İETT, “Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı” kapsamında farkındalığı artırmak için özel bir çalışma başlattı. Bu kapsamda farkındalığı artırmak amacıyla özel tasarlanan bir otobüs seferlere başladı.</strong></p>
<p>Filosu ile ülkemizin en büyük, dünyanın ise en büyük ikinci toplu taşıma kurumu olan İETT, sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirmeye devam ediyor.</p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bağlı kuruluşu İETT, ülkemizin önemli sağlık sorunlarından biri olan ve erken teşhisin çok önemli olduğu Meme Kanseri Farkındalığı için Türk Kanser Derneği ile birlikte bir projeye imza attı. Özellikle 40 yaş üstünde her 8 kadından birinin risk yaşadığı ve erken teşhisin hayat kurtardığı teması ile hazırlanan otobüs,<strong> 32T Cevatpaşa- Taksim hattında tam bir ay </strong>boyunca hizmet verecek.</p>
<p>İETT, her seferinde daha iyiye hedefiyle sadece işletme ve yatırım faaliyetleri ile değil, sorumluluk projeleri ile de hayatın her alanında olmaya devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iettden-meme-kanseri-farkindalik-otobusu-581514">İETT&#8217;den Meme Kanseri Farkındalık Otobüsü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milas Belediyesi&#8217;nden vatandaşlara sağlık hizmeti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/milas-belediyesinden-vatandaslara-saglik-hizmeti-581369</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 14:10:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimler]]></category>
		<category><![CDATA[hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[milas]]></category>
		<category><![CDATA[Milas Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581369</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milas Belediyesi vatandaşların sağlığını önemsiyor ve bu doğrultuda çalışmalar gerçekleştiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milas-belediyesinden-vatandaslara-saglik-hizmeti-581369">Milas Belediyesi&#8217;nden vatandaşlara sağlık hizmeti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milas Belediyesi vatandaşların sağlığını önemsiyor ve bu doğrultuda çalışmalar gerçekleştiriyor. İlçe merkezi ve kırsal mahalle ayrımı yapmaksızın çalışmalarını sürdüren ekipler halk taraması yaparak mahalle sakinlerinin sağlık durumlarını kontrol ediyor. <br />Çalışmalar kapsamında vatandaşlarımıza yönelik kan şekeri ve tansiyon ölçümü yapan ekipler 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında erken teşhisin önemini vurgulamak amacıyla kadınlara yönelik mahalle eğitimleri de gerçekleştiriyor.<br />Kırsal Mahallelerde halk taraması yapılıyor…<br />Vatandaşların sağlığını önemseyen ve ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının önceden belirlenmesinin yanı sıra mevcut sağlık problemlerinin de saptanması amacıyla çalışmalar gerçekleştiren Milas Belediyesi, ilçe merkezinin yanı sıra kırsal mahallelerde gerçekleştirdiği halk taraması ile vatandaşların kan şekeri ve tansiyon ölçümlerini yapıyor.  <br />Halk taraması belirli periyotlarla devam edecek…<br />Milas Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü personeli tarafından yapılan ölçümlerin ardından değerleri normal değerlerden farklılık gösteren vatandaşlara bilgilendirme yapılarak ilgili kurumlara yönlendirilmeleri de yapılıyor. Halk taramasının belirli periyotlarla devam edeceğini belirten ekipler mahalle ziyaretlerine devam edilerek vatandaşlara ikamet ettikleri mahallelerde hizmet verileceğini ifade ettiler. Yapılan uygulamadan memnuniyetlerini dile getiren vatandaşlar ise Milas Belediyesi’ne teşekkür etti.<br />Meme Kanseri Farkındalık Eğitimleri veriliyor…<br />Milas Belediyesi, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında erken teşhisin önemini vurgulamak amacıyla kadınlara yönelik mahalle eğitimleri gerçekleştiriyor.<br />Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ekipleri tarafından meme kanseri farkındalığını artırmak amacıyla düzenlenen eğitimlerle kadınların kendi kendine meme muayenesi yapmaları konusunda bilinçlendirilmeleri hedefleniyor. Ekim Ayı içinde gerçekleştirilecek olan ziyaretlerle eğitimler Milas’ın farklı mahallelerinde yapılarak kadınlar bilgilendirilecek.<br />Eğitimler Akçalı, Gölyaka ve Kapıkırı Mahalleleri ile başladı…<br />Önceden belirlenen mahalle ziyaretleri takvimine göre eğitimler Akçalı, Gölyaka ve Kapıkırı Mahallelerinde başladı. Eğitimlerin sonunda ise mamografi taramasına yönlendirilmesi uygun görülen kadınlar, Milas Belediyesi’nin tahsis ettiği araçlarla en yakın Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’ne (KETEM) taşındı. Kontrolleri tamamlanan kadınlar, yine belediyenin araçlarıyla evlerine geri götürüldü. Ekim ayı boyunca sürecek eğitimlerde kadınların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırarak erken teşhis ve tedavi şansını artırmak amaçlanıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milas-belediyesinden-vatandaslara-saglik-hizmeti-581369">Milas Belediyesi&#8217;nden vatandaşlara sağlık hizmeti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Tanı ve Tedavisinde Yapay Zeka Dönemi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tani-ve-tedavisinde-yapay-zeka-donemi-581228</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 09:57:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Cihan Uras]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581228</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 2,3 milyon kadına meme kanseri tanısı konuluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tani-ve-tedavisinde-yapay-zeka-donemi-581228">Meme Kanseri Tanı ve Tedavisinde Yapay Zeka Dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl <strong>2,3 milyon kadına meme kanseri tanısı konuluyor</strong>. Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, her yıl dünya genelinde yaklaşık 700 bin kadının yaşamını yitirmesine neden oluyor. Uzmanlara göre, <strong>her 8 kadından 1’i</strong> yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıyor. </strong></em></p>
<p><em><strong>Ekim ayı ise tüm dünyada <strong>Meme Kanseri Farkındalık Ayı</strong></strong> <strong>olarak anılıyor. Acıbadem Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Senoloji Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cihan Uras, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek, “Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü. Ancak erken tanı sayesinde tedavi başarısı oldukça yüksek. Düzenli taramalar ve kontroller sağkalım oranlarını önemli ölçüde artırıyor, yaşam süresini ve kalitesini belirgin şekilde yükseltiyor. Böylece hastalık erken evrede yakalanarak tedavide başarı şansı da belirgin bir şekilde artıyor. Yapay zeka teknolojileri ise bu süreçte giderek daha fazla rol üstleniyor. Yapay zeka destekli görüntüleme sistemleri tanıda adeta devrim yaratıyor. Bu sistemler sayesinde gözden kaçabilecek en küçük bulgular bile saptanabiliyor, erken tanı oranları daha da yükseliyor” şeklinde konuşuyor. </strong></em></p>
<p><strong>Yapay Zeka ve Kişiye Özel Tedaviler </strong></p>
<p>Prof. Dr. Cihan Uras, Acıbadem Üniversitesi Senoloji Araştırma Enstitüsü’nde, teknolojinin yeni imkanlarını hastaların hizmetine sunduklarını belirtiyor. Özellikle de yapay zeka destekli görüntüleme sistemlerinin tanıda devrim yarattığını vurgulayan Prof. Dr. Cihan Uras, “Erken tanıda yapay zeka destekli görüntüleme yöntemlerine yoğunlaşıyoruz. Bu sayede özellikle tarama programlarında gözden kaçabilecek bulguları daha hızlı ve güvenilir şekilde tespit edebiliyoruz. Yapay zekayı patolojik incelemelerde de kullanarak, tanıların daha doğru ve güvenilir bir şekilde konulmasına katkı sağlıyoruz” diyor.<strong> </strong></p>
<p>Meme kanseri artık sadece standart tedavilerle değil, kişiye özel planlanan yöntemlerle de ele alınıyor. Hastanın genetik özellikleri, tümörün biyolojik yapısı, hormon reseptör durumu ve yaşam tarzı göz önünde bulundurularak tedavi planı belirleniyor. Bu kapsamda hedefe yönelik ilaç tedavileri, immünoterapiler, hormon tedavileri ve moleküler testler önemli rol oynuyor. Prof. Dr. Cihan Uras, bu konuda yürütülen çalışmaların önemine değinerek “Multidisipliner bir yaklaşımla kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri üzerinde çalışıyoruz. Ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle elde ettiğimiz bilimsel verileri hızla klinik uygulamalara aktarmayı hedefliyoruz. Klinik araştırma programlarında yer alıyoruz. Bu klinik araştırma programları sayesinde hastalarımıza, normal şartlarda ulaşamayacakları yeni ilaçlara erişim imkanı sunuyoruz. Enstitümüzde meme kanseri tanısı alan hastalarımıza diyetisyen desteği ve psikolojik danışmanlık sunuyor, ayrıca ameliyat sonrası deneyimli fizyoterapistlerimiz eşliğinde fizyoterapi hizmeti de veriyoruz” şeklinde konuşuyor.</p>
<p><strong>Destekleyici Onkoloji ile Yaşam Kalitesi Korunuyor </strong></p>
<p>Meme kanserinde tedavi başarısı sadece tümörün ortadan kaldırılmasıyla değil, hastaların yaşam kalitesinin korunmasıyla da ölçülüyor. Prof. Dr. Cihan Uras, “Enstitüde destekleyici onkoloji uygulamalarıyla, tedavi sürecinde kadınların fiziksel ve psikolojik olarak güçlendirilmesi amaçlanıyor. Destekleyici onkoloji,<strong> </strong>kanser tedavisinde asıl tümör tedavisinin (cerrahi, kemoterapi, radyoterapi vb.) yanında, hastanın yaşam kalitesini artırmaya odaklanan yaklaşımları kapsıyor. Amaç, sadece tümörü tedavi etmek değil, aynı zamanda hastanın fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan güçlenmesini sağlamak” diyor. Örnek uygulamalar arasında beslenme desteği (tedavi sırasında iştah kaybı veya kilo değişimlerini dengelemek), ağrı tedavisi ve semptom kontrolü, psikolojik destek ve danışmanlık, fiziksel aktivite ve egzersiz programları ile yoga ve nefes egzersizleri gibi tamamlayıcı yöntemler yer alıyor. </p>
<p>Meme kanserinde en güçlü silah ise farkındalık. Çünkü erken tanı hayat kurtarıyor. Prof. Dr. Cihan Uras “Kadınlarımızı kontrollerini aksatmamaya, kendi farkındalıklarını artırmaya davet ediyoruz. Sağlıkta küçük bir adım, yaşamda büyük bir fark yaratır” şeklinde konuşuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tani-ve-tedavisinde-yapay-zeka-donemi-581228">Meme Kanseri Tanı ve Tedavisinde Yapay Zeka Dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi Belediyesi Meme Kanserine Dikkat Çekti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesi-meme-kanserine-dikkat-cekti-581176</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 09:10:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çekti]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanserine]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581176</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Kent Konseyi, her yıl 1-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen ‘Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı’ kapsamında Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği ile ‘2025 Onkoloji Farkındalık Etkinlikleri’ düzenledi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesi-meme-kanserine-dikkat-cekti-581176">Osmangazi Belediyesi Meme Kanserine Dikkat Çekti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Kent Konseyi, her yıl 1-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen ‘Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı’ kapsamında Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği ile ‘2025 Onkoloji Farkındalık Etkinlikleri’ düzenledi. </p>
<p>Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleşen etkinliğe Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in yanı sıra Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Fatma Çil Yılmaz, Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği Başkanı Füsun Önen ve çok sayıda kadın personel katılım gösterdi. Müzik dinletisiyle başlayan programda Uludağ Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Türkkan Evrensel, Genel Cerrah Operatör Dr. Coşkun Özer, Psikolog Gönül Hazneci ile Eğitim Hemşiresi Elif Pişkin ise erken teşhisin önemine dikkat çekerek kadınlara hayati bilgiler verdi.</p>
<p>“MEME KANSERİ KADINLARDA EN SIK GÖRÜLEN KANSER TÜRÜ”</p>
<p>Meme kanserinin tüm dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirten Uludağ Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Türkkan Evrensel, “Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor. Bu anlamda kadınların farkındalıklarının artması büyük önem arz ediyor. Bu ay vesilesiyle kadınlara düzenli taramalar yaptırmalarını, sağlıklı beslenmelerini, fiziksel aktiviteyi artırmalarını, ailedeki hastalık geçmişini takip etmelerini öneriyorum. Meme kanseriyle mücadelede en büyük gücümüz, bilinçli toplumdur. Bizler, çok ilerlemiş hastalıklarda bile tamamen şifaya varan sonuçları görüyoruz” dedi. </p>
<p>“PSİKOLOJİK SAĞLAMLIK TEDAVİ BAŞARISINI ARTIRIR”</p>
<p>Meme kanserinde moral, psikoloji ve motivasyonun öneminin oldukça fazla olduğunu söyleyen Psikolog Gönül Hazneci de, “Meme kanserinde hastanın hem fiziksel hem de duygusal iyiliği, tedavi sürecinin başarısını artırır. Farkındalığı olanlar ve psikolojik sağlamlığı yakalayanlar bu süreci daha sancısız geçiriyor. Dolayısıyla bu yolculukta en az ilaç ve tedavi kadar, moral ve psikolojik destek de hayati bir rol oynuyor” diye konuştu.</p>
<p>“MEMEYİ KORUYARAK KİTLEYİ ALABİLİYORUZ”</p>
<p>Genel Cerrah Operatör Dr. Coşkun Özer ise meme kanseri cerrahi tedavi yöntemlerini anlatarak, “Meme kanseri deyince hastalarımız memenin hepsinin alınacağını düşünüyordu. Artık birçok vakada memeyi koruyarak kitleyi alabiliyoruz. Eskiden tedavideki başarılarımız %40 iken, şu an %99 görebiliyoruz. Böylece kadınlarımızı hastalıktan kurtararak, estetik kaygılarını giderebiliyoruz” dedi. <br />Program sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, katılımcı hocalara teşekkür sertifikası takdim etti. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesi-meme-kanserine-dikkat-cekti-581176">Osmangazi Belediyesi Meme Kanserine Dikkat Çekti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Personele &#8216;Meme Kanseri Farkındalık&#8217; semineri düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/personele-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi-580979</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 09:58:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlendi]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[personele]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580979</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında ‘Meme Kanseri Farkındalık’ semineri düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/personele-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi-580979">Personele &#8216;Meme Kanseri Farkındalık&#8217; semineri düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında ‘Meme Kanseri Farkındalık’ semineri düzenledi. Doçent Doktor Sina Ferahman meme kanserine yakalanan hastaların yaşının giderek düştüğünü belirterek, ‘’Dünyada meme kanseri vakaları 50-55 yaşlarında iken Türkiye&#8217;de meme kanseri 45’li yaşlarda başlıyor hatta bu oran 20’li yaşlara kadar düşüyor’’ dedi.</p>
<p>Belediye Binası Çok Amaçlı Salonu’nda gerçekleştirilen seminerde; meme kanseri risk faktörleri, riski azaltan faktörler, tarama yöntemleri, belirtiler, erken tanının önemi gibi konularda personele ayrıntılı bilgi verildi.</p>
<p><b>Sina Ferahman: Meme kanserinin erken fark edilmesi tedaviyi kolaylaştırıyor</b></p>
<p>Doç. Dr. Sina Ferahman seminerde, ‘’Eskiden 20&#8217;li yaşlarda memede kitleler görünce korkmazdık ancak şuan 20&#8217;li yaşlarda kitle görünce korkuyoruz çünkü meme kanseri çıkabiliyor. Bunun nedeni genelde coğrafi köken. Türk kadınlarının meme yapısı Avrupalı kadınlardan çok farklı, memenin içindeki dokular daha yoğun. Türkiye’deki her 8,9 kadından biri meme kanserine yakalanıyor. Kimisi 30 yaşında kimisi 70 yaşında. Kanser oluşmadan veya yeni oluştuğunda tedavi sadece bir ameliyatla, kemoterapi ve ışın tedavisi almadan halledilebiliyor. Bunun için düzenli kontroller çok önemli’’ dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/personele-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi-580979">Personele &#8216;Meme Kanseri Farkındalık&#8217; semineri düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Hakkında En Çok Merak Edilen 16 Soru</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hakkinda-en-cok-merak-edilen-16-soru-580235</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 08:26:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alınması]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kitle]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580235</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her 8 kadından 1’inde görülen meme kanseri, yaşamın her döneminde ortaya çıkabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hakkinda-en-cok-merak-edilen-16-soru-580235">Meme Kanseri Hakkında En Çok Merak Edilen 16 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her 8 kadından 1’inde görülen meme kanseri, yaşamın her döneminde ortaya çıkabiliyor. Pek çok kadın artık meme kanserini yakından tanıyor. Ancak bu hastalıkla ilgili kafalarda netleşmeyen pek çok soru olabiliyor. Meme sağlığı ile ilgili yanlış bilinenler de tanı ve tedavide geç kalınmasına, hastalığın daha ciddi seyretmesine hatta yaşam kaybıyla sonuçlanan tablolara neden olabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkan Keskin, “<strong>1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı”</strong> nedeniyle meme kanseri hakkında merak edilen soruları yanıtladı. </p>
<p><strong>1. Sık mamografi çektirmek meme kanseri yapar mı?</strong></p>
<p>Meme kanseri tanısında çok önemli bir yere sahip olan mamografide verilen ışın dozu düşüktür. Belirli aralıklarla mamografi çektirmek sakıncalı değildir.</p>
<p><strong>2. Mememi ben kontrol ediyorum, şikayetim de yok, doktora gitmeli miyim?</strong></p>
<p>Meme kanseri için en önemli nokta herhangi bir şikayet olmadan doktora gitmektir. Memedeki kitle, ele gelecek hale gelmeden çok önce mamografi ile saptanabilir. Dolayısıyla hiç şikayet olmadan kontrole gidilmelidir.</p>
<p><strong>3. Ailemde hiç meme kanseri yok, bende de olmaz değil mi?</strong></p>
<p>Ailedeki kanser vakaları, meme kanseri riskini artırır. Ancak meme kanserlerinin %85&#8217;i bireysel faktörlerle ortaya çıkar. Bu nedenle ailesinde meme kanseri olmayan kadınlarında rutin kontrollerini ihmal etmemesi gerekir. </p>
<p><strong>4. Doğum yaptım ve emzirdim, benim meme kanseri olma riskim var mı? </strong></p>
<p>Doğum yapmış ve emzirmiş olmak meme kanseri riskini azaltsa da meme kanseri olmayacağı anlamına gelmez.</p>
<p><strong>5. Menopozdan önce meme kanseri olur muyum?</strong></p>
<p>Hayati riske sebep olan en önemli hastalıklardan biri olan kanserin çoğu türü her yaşta ortaya çıkabilir. Meme kanseri günümüzde genç yaşlardaki kadınlarda da sık görülmeye başlamış durumdadır. </p>
<p><strong>6. Erkeklerde meme kanseri olur mu?</strong></p>
<p>Ailesinde kanser hikayesi olan erkekler de meme kanseri ve diğer tüm kanser türleri riski taşırlar. Tüm meme kanserlerinin %1’i erkeklerde görülür.</p>
<p><strong>7. Mememde kistler var, meme kanseri miyim?</strong></p>
<p>Meme kistleri çoğu kadında görülür ve kanser riski taşımaz. Ameliyat ile alınmasına gerek yoktur. Büyüyüp ağrı yaptıklarında ya da meme kanseri yönünden kuşku uyandırdıklarında boşaltılabilir.</p>
<p><strong>8. Mememde bir kitle var ve ağrımıyor, kanser mi oldum?</strong></p>
<p> Kitlenin ağrıması ile kanser olması arasında bağlantı yoktur. Memede ele gelen her doku kanser kitlesi demek değildir.</p>
<p><strong>9. Mememdeki akıntı kanser anlamına gelir mi?</strong></p>
<p>Her kadında memeden sıkmakla bir miktar akıntı olabilir. Bu kanser belirtisi değildir. Kendiliğinden olan, tek taraflı ve kanlı akıntılar tehlike habercisidir ve incelenmesi gerekir.</p>
<p><strong>10. Genç yaşta mamografi çektirmek sakıncalıdır mıdır?</strong></p>
<p> Genç yaşta mamografi çektirmenin sakıncası yoktur. Ancak 30 yaşın altındaki kadınlarda meme dokusunun özelliğinden dolayı mamografi ile yeterli görüntü alınamadığından, genç yaşlarda genellikle mamografi yerine ultrason tercih edilir.</p>
<p><strong>11. Meme MR’ı ile yüksek dozda radyasyon alınır mı?</strong></p>
<p>Meme MR çekimlerinde hasta herhangi bir radyasyona maruz kalmaz.</p>
<p><strong>12. Çok sık meme ultrasonu yaptırmak sakıncalıdır mıdır?</strong></p>
<p> Ultrason, anne karnındaki bebeğe bile yapılabilir. Hangi sıklıkta gerekiyorsa o sıklıkla yapılabilir.</p>
<p><strong>13. Biyopsi yaptırmak kitlenin kanserleşmesine yol açar mı?</strong></p>
<p> Biyopsi işlemi, bir kitlenin adının konması için en güvenli yoldur ve kitlenin niteliğini değiştirmez. Hastalığın yayılmasına neden olmaz.</p>
<p><strong>14. Kanserli bir kitlenin ameliyatla alınması kanserin vücuda yayılmasına yol açar mı?</strong></p>
<p>Kanser vücuda yayılacaksa, kanserli kitleden ayrılan hücreler yoluyla yayılır. Bu kitlenin alınması yayılmayı engeller. Kitlenin alınmasında geç kalınmış ise, ameliyattan önce vücuda yayılmış hücreler, kitlenin kendisi alınsa bile bir süre sonra yeni kitleler oluşturabilir. Bu durumun ameliyatla ilgisi yoktur.</p>
<p><strong>15. Bende meme kanseri tespit edildi, mememi kaybedecek miyim?</strong></p>
<p>Çok geç kalınmamışsa meme kanseri ameliyatlarında memenin tümünün alınmasına gerek yoktur. Yalnızca kanserli dokunun alınmasıyla memeye dokunmadan tedavi tamamlanmaktadır. Gecikmiş olgularda ise, memenin tamamen alınması gerekse bile, aynı seansta hastanın kendi dokularından ya da hazır protezler kullanılarak aynı seansta hastanın alınan memesi yerine konabilmektedir.</p>
<p><strong>16. Meme kanseri ameliyatlarında koltuk altı lenf bezleri tamamen alınır ve bu da kolun şişmesine, sakatlanmasına yol açar. Kolumu artık eskisi gibi kullanamayacak mıyım?</strong></p>
<p>Çok geç kalınmamışsa koltuk altı lenf bezlerinin tamamının alınmasına gerek yoktur. Çeşitli işaretleme yöntemleri ile ameliyat sırasında lenf bezlerinin birkaçı işaretlenip alınarak incelenir. Eğer sorun yoksa diğer lenf bezlerine hiç dokunulmaz. Diğer lenf bezlerinin alınması gerekse bile bu durum mutlaka kolun şişmesi anlamına gelmez. Kolun şişmemesi için tedbirler alınmalıdır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hakkinda-en-cok-merak-edilen-16-soru-580235">Meme Kanseri Hakkında En Çok Merak Edilen 16 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erken fark edilen bir belirti, bir hayat kurtarır!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erken-fark-edilen-bir-belirti-bir-hayat-kurtarir-579480</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 09:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarır]]></category>
		<category><![CDATA[Lenf]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[şekil]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579480</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde her 8 kadından biri, yaşamı boyunca meme kanseri ile tanışıyor. Erken teşhis tedavinin yönünü belirlerken, tıp ve teknolojideki hızlı ilerlemelerin de sayesinde hayat kurtarıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-fark-edilen-bir-belirti-bir-hayat-kurtarir-579480">Erken fark edilen bir belirti, bir hayat kurtarır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde her 8 kadından biri, yaşamı boyunca meme kanseri ile tanışıyor. Erken teşhis tedavinin yönünü belirlerken, tıp ve teknolojideki hızlı ilerlemelerin de sayesinde hayat kurtarıyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Senoloji (Meme) Araştırma Enstitüsü Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras</strong>, “Günümüzde dünya bilim insanlarının en yoğun araştırma yaptığı ve yeni tedavi yöntemleri geliştirdiği alanlardan biri olan meme kanseri, erken teşhis edildiğinde artık tamamen tedavi edilebiliyor. Ancak erken tanı için, kadınların kendilerini ayda bir 10 dakika muayene etmeleri ve şüpheli bir belirti fark ettiklerinde hemen hekime başvurmaları kritik rol oynuyor” diyor.</p>
<p>Meme kanserinin basit bulgularla kendini belli edebildiğini vurgulayan Prof. Dr. Uras, “20 yaşından itibaren her kadının ayda bir kez ayna karşısında kendi kendine meme muayenesi yapması, 40 yaşından itibaren ise doktorun önerdiği aralıklarla düzenli klinik muayene, mamografi ve ultrason yaptırması hayat kurtaran bir alışkanlıktır” diye konuşuyor. Prof. Dr. Cihan Uras, <strong>Ekim ayı-Meme Kanseri Farkındalık Ayı</strong> kapsamında yaptığı açıklamada, meme kanserinin öncü belirtilerini ve tedavide en güncel yöntemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Ele gelen kitle</strong></li>
</ul>
<p>Memenin herhangi bir yerinde veya koltuk altına yakın kısmında hissedilen sert, genellikle ağrısız kitleler, meme kanserinin en sık görülen ilk bulgusudur. Prof. Dr. Cihan Uras “Her kitle kanser değildir ancak her kitle ciddiye alınmalıdır” diyor.  </p>
<ul>
<li><strong>Meme başında çekilme</strong></li>
</ul>
<p>Meme ucunda içe doğru çekilme, düzleşme veya normal görünümün bozulması, dokuların derinliğinde bir değişikliğe işaret edebilir. Meme ucundaki şekil değişiklikleri acilen  değerlendirilmelidir. Basit bir muayene bile erken tanıya giden yolun kapısını aralar.</p>
<ul>
<li><strong>Deride çukurlaşma</strong></li>
</ul>
<p>Meme derisinde portakal kabuğu görünümü, çukurlaşma, kalınlaşma ve meme başında pullanma gibi değişiklikler, önemli belirtilerdir. Prof. Dr. Cihan Uras “Bu tür görsel değişiklikler genellikle hastalar tarafından kozmetik bir cilt problemi gibi algılanıyor oysa altta yatan neden daha ciddi olabilir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Akıntı ve kanama</strong></li>
</ul>
<p>Meme başından kendiliğinden, özellikle kanlı veya berrak akıntı gelmesi normal değildir. Bu bulgu, erken evre dahil birçok meme hastalığının belirtisi olabilir. Bu tür akıntılar enfeksiyon ya da iyi huylu bir lezyon kaynaklı olsa bile mutlaka hekim değerlendirmesi gerekir.</p>
<ul>
<li><strong>Koltuk altında şişlik</strong></li>
</ul>
<p>Koltuk altında ele gelen lenf bezi büyümeleri, enfeksiyon dışı durumlarda meme kanserinin yansıması olabilir. Bu bölgedeki şişlikler çoğu zaman önemsenmiyor ama lenf bezleri aslında vücudun alarm verdiğini gösteriyor. </p>
<ul>
<li><strong>Şekil veya boyut değişimi</strong></li>
</ul>
<p>Prof. Dr. Cihan Uras “Memenin birinde, diğerine göre ani büyüme, asimetri ya da şekil değişikliği fark edildiğinde mutlaka doktora başvurulmalıdır. Kadınlar çoğu kez yavaş değişimleri fark etmediklerinden, düzenli şekilde ayna karşısında elle muayene çok önemlidir” diyor.</p>
<p><strong>xxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxx</strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Cihan Uras</strong>, meme kanserinin tedavisinde en güncel yöntemleri şöyle anlattı;</p>
<p><strong>Kişiye Özel Tedavi:</strong> Hedefe yönelik ilaçlar kanserli hücreleri hedef alır, sağlıklı dokulara az zarar verir. Her hastanın tümörü ve genetiği farklıdır, tedavi buna göre planlanır. Hormon reseptörü pozitif hastalarda anti-hormon tedavisi tümörün büyümesini yavaşlatıyor.   </p>
<p><strong>Onkoplastik Cerrahi:</strong> Kanserli dokuyu yeterli bir şekilde çıkardıktan sonra, plastik cerrahi işlemi de eklenerek ameliyat sonrası estetik açıdan doğal bir görünüm sağlanabiliyor. </p>
<p><strong>İmmünoterapi ve Akıllı İlaçlar:</strong> Vücudun bağışıklık sistemini güçlendiren yeni nesil ilaçlar, bazı meme kanseri türlerinde önemli başarılar sağlıyor.</p>
<p><strong>Daha Hassas Radyoterapi:</strong> Yeni teknolojilerle ışın tedavisi sadece hastalıklı bölgeye yoğunlaştırılarak yan etkiler azaltılıyor ve çevredeki diğer organların zarar görmesi de engelleniyor. Yeni tekniklerle tedavi süresi kısaltılarak, hastanın işgücü kaybı en aza indirgeniyor. </p>
<p><strong>Minimal Invaziv Yöntemler:</strong> Meme kanseri cerrahisinde lenf bezlerinin korunmasına büyük özen gösteriliyor, sadece birkaç lenf bezi örneği alınarak lenfödem ve diğer komplikasyonlar önleniyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-fark-edilen-bir-belirti-bir-hayat-kurtarir-579480">Erken fark edilen bir belirti, bir hayat kurtarır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme kanserinin erken evrede doğru teşhis ve tedavisine yönelik proje</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-erken-evrede-dogru-teshis-ve-tedavisine-yonelik-proje-576341</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 09:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[evrede]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisine]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576341</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Eczacılık Teknolojisi Bölümü Radyofarmasi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Meliha Ekinci’nin yürütücülüğünü yaptığı “99mTc ile işaretli lapatinib ditosilat içeren nanopartiküllerin meme kanserini görüntüleme potansiyelinin in vitro ve in vivo çalışmalar ile araştırılması” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-erken-evrede-dogru-teshis-ve-tedavisine-yonelik-proje-576341">Meme kanserinin erken evrede doğru teşhis ve tedavisine yönelik proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Eczacılık Teknolojisi Bölümü Radyofarmasi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Meliha Ekinci’nin yürütücülüğünü yaptığı “99mTc ile işaretli lapatinib ditosilat içeren nanopartiküllerin meme kanserini görüntüleme potansiyelinin in vitro ve in vivo çalışmalar ile araştırılması” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p>Proje kapsamında, meme kanserine yönelik erken teşhise katkı sağlamak amacıyla, HER2 pozitif meme kanserinin tanısında kullanılabilecek yeni bir radyofarmasötik geliştirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akredite, sağlık temalı araştırma üniversitemiz, sağlık alanında yenilikçi projeler üretmeye devam ediyor. Bu değerli çalışmalar, üniversitemizin araştırma ve inovasyon vizyonuna önemli katkılar sunuyor. Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinin erken tanısına yönelik gerçekleştirdikleri projeleri TÜBİTAK tarafından kabul gören Eczacılık Fakültesi öğretim üyemiz Doç. Dr. Meliha Ekinci ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Meliha Ekinci, “HER2 reseptörüne yüksek afinite gösteren ve meme kanseri tedavisinde FDA onaylı bir tirozin kinaz inhibitörü olarak kullanılan lapatinib ditosilat içeren nanopartiküler formülasyonları, 99mTc ile radyoişaretleyerek ‘99mTc-lapatinib ditosilat nanopartikülü’ formunda yeni bir radyofarmasötik geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu yeni radyofarmasötiğin, hücre kültürü ve in vivo biyodağılım çalışmaları ile meme kanseri hücrelerine olan afinitesini değerlendireceğiz. Projemizle, kanserin erken evrede doğru teşhis ve tedavisinin önemine vurgu yaparak, sintigrafik görüntüleme gibi fizyolojik değişiklikleri tespit etmeye yönelik non-invaziv görüntüleme tekniklerinin tanıdaki etkinliğini artırmayı amaçlıyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-erken-evrede-dogru-teshis-ve-tedavisine-yonelik-proje-576341">Meme kanserinin erken evrede doğru teşhis ve tedavisine yönelik proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Estetiği Öncesi Bilmeniz Gerekenler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-estetigi-oncesi-bilmeniz-gerekenler-568988</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2025 07:55:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[Dikleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Genellikle]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=568988</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınların vücut imajı ve kendine güveni üzerinde önemli etkileri olan meme estetiği operasyonları, teknolojik gelişmeler ve cerrahi tecrübe ile artık çok daha güvenli ve etkili bir şekilde gerçekleştirilmektedir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-estetigi-oncesi-bilmeniz-gerekenler-568988">Meme Estetiği Öncesi Bilmeniz Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların vücut imajı ve kendine güveni üzerinde önemli etkileri olan meme estetiği operasyonları, teknolojik gelişmeler ve cerrahi tecrübe ile artık çok daha güvenli ve etkili bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda meme büyütme ve meme dikleştirme ameliyatları, plastik cerrahinin en sık yaptığı kozmetik işlemlerdendir. Meme estetiği olmak isteyenlerin bu konuda bilinçli hareket etmesi ve doğru uzman seçimi yapması önemlidir. Memorial Ankara Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Ümit Naci Karaçal, meme büyütme ve dikleştirme operasyonları hakkında merak edilenleri anlattı.</p>
<p>Meme büyütme, genellikle silikon implantlar kullanılarak memenin hacmini artırmayı amaçlayan cerrahi bir işlemdir. Meme dikleştirme ise zamanla sarkan memelerin, fazla derinin çıkarılması ve meme dokusunun yeniden şekillendirilmesi yoluyla daha dik ve genç bir görünüme kavuşturulmasıdır. Bu iki işlem, aynı seansta kombine şekilde uygulanabilmekte ve estetik açıdan dengeli, doğal bir sonuç sağlamaktadır. Bu ameliyatların gerçekleştirilmesi aşağıdaki durumlarda uygun görülmektedir;</p>
<ul>
<li>Memelerin doğum ve emzirme sonrası hacmini ve formunu kaybetmesi</li>
<li>Yaşlanma veya kilo değişimleri sonucu oluşan meme sarkmaları</li>
<li>Genetik olarak küçük ve sarkık meme yapısı olması</li>
<li>Daha dolgun, dik ve simetrik bir meme görünümü istenmesi</li>
</ul>
<p><strong>Hastaların vücut yapısına göre iz kalma ihtimali çok az </strong></p>
<p>Meme büyütme ve dikleştirme işlemleri genellikle genel anestezi altında, hastanın vücut yapısına ve taleplerine göre özel planlanarak uygulanmaktadır. Operasyon ortalama 2-3 saat sürmektedir. Kullanılan implant türü ve dikleştirme tekniği, detaylı bir hekim değerlendirmesi sonrası belirlenmektedir. Kullanılacak olan implant türü yuvarlak veya anatomik olabilirken, genellikle hekimin tecrübeleri ile en iyi sonucu aldığı tip belirleyici olmaktadır. İmplantlar meme altına birkaç yerden konulabilirken; şu anda genel hakim olan yöntem, meme alt katlantısından yapılan 4-5 cm’lik bir kesi ile implantın yerleştirilmesidir. Bu ameliyat sonrasında kişiden kişiye değişmekle birlikte çok minimal bir iz kalmaktadır. Yine implantın memede konulduğu plan da hastadan hastaya değişmektedir ve her tekniğin birbirine karşı üstünlükleri vardır. Meme cilt kalınlığı yeterli olan hastalarda genellikle göğüs kası zarı altına konulması güzel ve doğal bir sonuç doğururken, oluşabilecek olası komplikasyonların da nispeten daha az olması beklenmektedir.</p>
<p><strong>Birkaç gün içerisinde günlük hayata dönülebiliyor</strong></p>
<p>Hastanın ameliyat sonrasında bir gece hastanede kalması planlanmaktadır. Hastalar genellikle ameliyattan sonraki 2. gün yürüyüş yapıp, kollarını aşırı hareket ettirmeyecek işlerini yapabilmektedirler. Ameliyattan sonraki 3. gün banyo yapabilir, 2. hafta ise suya girebilirler ancak aktif yüzme ve diğer vücut hareketlerini gerektiren sporlar için 6. haftayı beklemeleri önerilmektedir. Şişlik ve morluklar birkaç hafta içinde azalmakta, sonuçlar ise birkaç ay içinde tamamen oturmaktadır.</p>
<p><strong>Meme implantları ömürlük müdür? </strong></p>
<p>Meme implantları hastadan hastaya değişmekle birlikte genellikle ömür boyu kullanılmaktadır. Ancak deri kalitesi kötü ve çok kilo alıp-verme öyküsü olan hastalarda konulan implantların zaman içinde gözden geçirilmesi gerekebilmektedir.</p>
<p>Meme büyütme ve dikleştirme operasyonları, kadınların hem dış görünümlerine hem de kendilerine olan güvenlerine olumlu katkı sağlayan, hasta memnuniyeti oldukça yüksek ameliyatlar olmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-estetigi-oncesi-bilmeniz-gerekenler-568988">Meme Estetiği Öncesi Bilmeniz Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Hastalarına Yaz Önerileri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hastalarina-yaz-onerileri-554594</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 07:42:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri tedavisi gören hastalar, tedavi sürecinde ve sonrasında genel sağlıklarını korumak, bağışıklık sistemlerini güçlendirmek ve tedaviye bağlı yan etkileri azaltmak için yaşam tarzlarına dikkat etmelidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hastalarina-yaz-onerileri-554594">Meme Kanseri Hastalarına Yaz Önerileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanseri tedavisi gören hastalar, tedavi sürecinde ve sonrasında genel sağlıklarını korumak, bağışıklık sistemlerini güçlendirmek ve tedaviye bağlı yan etkileri azaltmak için yaşam tarzlarına dikkat etmelidir. Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları, sıvı kaybı, güneş ışınlarının etkisi ve aktivite seviyelerindeki değişiklikler nedeniyle bu süreçte ekstra önlemler alınması önemlidir. Memorial Ataşehir Hastanesi Meme ve Endokrin Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez, yaz aylarında meme kanseri tedavisi gören hastaların dikkat etmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Beslenme Düzenine Yaz Ayarı Yapılmalı  </strong></p>
<p>Beslenme, meme kanseri tedavisi sürecinde hastaların enerji seviyelerini korumaları ve bağışıklık sistemlerini desteklemeleri açısından kritik öneme sahiptir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken noktalar şöyle sıralanmaktadır:  </p>
<p><strong>Bol su tüketimi:</strong> Sıcak havalarda vücut daha fazla sıvı kaybettiği için günde en az 2-3 litre su içilmelidir. Su tüketimi, toksinlerin vücuttan atılmasını destekler ve enerji kaybını önler.  </p>
<p><strong>Taze meyve ve sebzeler:</strong> Yaz mevsiminde bol bulunan kırmızı ve mor meyveler (böğürtlen, çilek, vişne) ve yeşil yapraklı sebzeler tüketilmelidir. Bu besinler antioksidan zenginliği sayesinde hücre sağlığını destekler.  </p>
<p><strong>Lifli gıdalar:</strong> Tam tahıllı ürünler, baklagiller ve sebzeler bağırsak sağlığını korumak ve sindirimi düzenlemek için tercih edilmelidir.  </p>
<p><strong>Yeterli protein alımı:</strong> Balık, tavuk, yumurta, süt ürünleri ve bitkisel protein kaynakları (mercimek, nohut gibi) kas kütlesini korur ve bağışıklığı destekler.  </p>
<p><strong>Sağlıklı yağlar:</strong> Zeytinyağı, avokado ve ceviz gibi sağlıklı yağ asitleri içeren besinler, hücre yenilenmesini destekler.  </p>
<p><strong>Şeker ve işlenmiş gıdalardan kaçınma:</strong> Rafine şeker ve hazır ürünler yerine doğal besinler tercih edilmelidir.  </p>
<p><strong>Probiyotikler:</strong> Yoğurt ve kefir gibi probiyotik içeren ürünler, bağırsak florasının sağlıklı kalmasına yardımcı olur.  </p>
<p><strong>Az porsiyonlar, sık öğünler:</strong> Mideyi fazla zorlamamak ve enerji seviyesini düzenli tutmak için sık ama küçük öğünlerle beslenilmelidir.  </p>
<p><strong>Alkol ve kafein tüketimi: </strong>Alkol ve kafein vücuttan su atımını artırır ve çeşitli yan etkilere neden olabilir.  </p>
<p><strong>Sıcak Havaya ve Güneşe Karşı Önleminizi Alın</strong></p>
<p>Yaz aylarında güneşin zararlı etkilerinden korunmak ve sıcak havayı doğru yönetmek önemlidir.  </p>
<p><strong>Güneş koruması:</strong> Cilt kanseri riskini azaltmak ve genel deri sağlığını korumak için en az 30 SPF içeren güneş koruyucu düzenli olarak kullanılmalıdır. Güneş ışınlarının yoğun olduğu 10:00-16:00 saatleri arasında mümkün olduğunca gölgede kalınmalıdır.  </p>
<p><strong>Hafif ve nefes alabilen kıyafetler</strong>: Pamuklu ve açık renkli kıyafetler tercih edilerek sıcak bunalmaları önlenebilir. Ayrıca, baş bölgesini korumak için şapka veya şemsiye kullanmak faydalıdır.   </p>
<p><strong>Serin ortamlarda dinlenme:</strong> Evinizin sıcaklık seviyesini kontrol etmek ve bunaltıcı sıcaklardan kaçınmak için serin alanlarda bulunmaya özen gösterilmelidir.  </p>
<p><strong>Fiziksel Aktiviteleri İhmal Etmeyin</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavisi gören birçok hasta, yorgunluk ve enerji düşüklüğü yaşayabilir. Ancak, fiziksel aktivite dayanıklılığı artırabilir ve stres azaltabilir.  </p>
<p><strong>Hafif egzersizler:</strong> Yoga, yürüyüş ve esneme hareketleri gibi düşük yoğunluklu egzersizler tercih edin.</p>
<p><strong>Açık havada hareket</strong>: Sabah erken saatlerde veya akşamüzeri, sıcaklık daha düşükken kısa yürüyüşler yapın.  </p>
<p><strong>Güçlü yorgunluk durumunda dinlenme:</strong> Kendinizi zorlamak yerine dinlenmeye zaman ayırın.  </p>
<p><strong>D Vitamini Alımına Özen Gösterin</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavisi sürecinde D vitamini seviyelerinin yeterli olması önemlidir. D vitamini alımı güneşlenme yoluyla sağlanabilir, ancak güneşe kontrollü ve koruyucu önlemlerle çıkılmalıdır. Ayrıca, D vitamini eksikliğiniz varsa doktorunuzdan destek almak gerekebilir.  </p>
<p><strong>Enfeksiyonlara Karşı Tedbir Alın</strong></p>
<p>Tedavi sürecinde bağışıklık sistemi genellikle zayıflar, bu da enfeksiyon riskini artırabilir. Yaz aylarında artan sıcaklık, yiyeceklerin bozulmasını hızlandırabilir ve enfeksiyon riskini artırabilir.  </p>
<p><strong> Besin hijyenine dikkat:</strong> Meyve ve sebzeler iyice yıkayın, çiğ tüketimden önce gerekli temizliği yapın. Dışarıda açıkta satılan yiyeceklerden kaçının.  Gıdaların sıcak havada bozulmasını önlemek için soğuk muhafaza yöntemlerine dikkat edin.   </p>
<p><strong>Kişisel Hijyeninizi koruyun:</strong> Terlemeler ve yaz sıcağında ciltte oluşabilecek tahrişlerden korunmak için düzenli duş alın, cilt temizliği ihmal etmeyin.  </p>
<p><strong>Doktor Takibi ve İlaç Yönetimi Çok Önemli</strong></p>
<p>Tedavi sürecindeki düzenli doktor kontrolleri, ilaç yönetimi ve önerilen tüm tavsiyelere uyulması hayati önem taşır. Yaz aylarında seyahatler veya program değişiklikleri nedeniyle doktor takibini aksatmamak için planlama yapılmalıdır.  </p>
<p><strong>Seyahat Planlamanızı Doğru Yapın</strong></p>
<p>Meme kanseri hastalarında seyahat planlaması da çok önemlidir. Her bireyin sağlık durumu ve ihtiyaçları farklı olduğundan, mutlaka doktor veya diyetisyeninizle görüşerek kişisel bir plan oluşturulmalıdır. Bu öneriler şöyle sıralanabilir:</p>
<ul>
<li>Uçak veya uzun otomobil seyahatlerinde bacaklarınızı dinlendirmek için mola verin veya dolaşımınızı artıracak hareketler yapın. </li>
<li>Kullanmanız gereken ilaçları ve tıbbi malzemeleri yanınızda bulundurmayı unutmayın.   </li>
<li>Seyahatte de olsanız beslenme planınızı bozmayın.</li>
</ul>
<p><strong>Psikolojik Destek Alabilirsiniz</strong></p>
<p>Tedavi sürecinde stres, endişe ve duygusal zorluklar yaşanabilir. Yaz mevsimi, açık hava aktiviteleri ve pozitif ortamlar yaratılabilmesi açısından bir avantajdır.  </p>
<p><strong>Meditasyon ve nefes egzersizleri:</strong> Meditasyon, zihni sakinleştirmek ve stresle başa çıkmak için güçlü bir araçtır.  </p>
<p><strong>Pozitif sosyal ilişkiler:</strong> Aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek, destek sağlamak ve moralin yükselmesine katkıda bulunur.  </p>
<p><strong>Doğada vakit geçirme:</strong> Yeşillikler içinde vakit geçirmek veya plajda dinlenmek, psikolojik rahatlama sağlayabilir.  </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hastalarina-yaz-onerileri-554594">Meme Kanseri Hastalarına Yaz Önerileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Sonrası Yeniden Meme Oluşturma, Kadının Yaşam Kalitesini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-sonrasi-yeniden-meme-olusturma-kadinin-yasam-kalitesini-artiriyor-549758</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 08:21:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturma]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanserine bağlı olarak memenin alınmasından sonra plastik cerrahlar tarafından uygulanan yeniden meme oluşturma (meme onarımı/meme rekonstrüksiyonu) ameliyatları, kadınların hem fiziksel hem de psikolojik yönden yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-sonrasi-yeniden-meme-olusturma-kadinin-yasam-kalitesini-artiriyor-549758">Meme Kanseri Sonrası Yeniden Meme Oluşturma, Kadının Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Meme kanserine bağlı olarak memenin alınmasından sonra plastik cerrahlar tarafından uygulanan yeniden meme oluşturma (meme onarımı/meme rekonstrüksiyonu) ameliyatları, kadınların hem fiziksel hem de psikolojik yönden yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor. Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Uzmanı Doç. Dr. Bilge Kağan Aysal, bu ameliyatların tercihe bağlı olarak yapılmasına rağmen, kadınların sosyal yaşamlarını sürdürmelerine büyük katkı sağladığını belirtti. Meme kanseri sıklığının artması ve tedavideki başarılı sonuçların bu konunun önemini daha da artırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Aysal, “Kadının özgüvenini yeniden kazanmasına da katkı sağlayan meme rekonstrüksiyonu ameliyatları, plastik cerrahinin en yüz güldürücü işlemlerinden biri” dedi.</em></p>
<p>Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri tedavisinde bir memenin veya iki memenin birden alınması gerekliliği hastaları hem fiziksel hem de ruhsal açıdan derinden etkileyebiliyor. Bu süreçte, doğru zamanlama ve yöntemle yapılan yeniden meme oluşturma ameliyatlarının kadının yaşam kalitesine büyük katkı sağladığını vurgulayan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Uzmanı Doç. Dr. Bilge Kağan Aysal, plastik cerrahi desteğinin kadınların sosyal yaşantısında ve özgüveninde fark edilir bir iyileşme sağladığını ifade etti. Doç. Dr. Aysal, “Amacımız, hastalarımızı yeni bir memeyle taburcu etmek ve onları çok daha mutlu bir şekilde kıyafet giyebilir hale getirmek” diye konuştu.</p>
<p><strong>‘KADININ SOSYAL YAŞAMINI SÜRDÜRMESİNE KATKI SAĞLIYOR’</strong></p>
<p>Meme kaybının kadınlar için yalnızca fiziksel değil, duygusal olarak da çok yıkıcı olabildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Aysal, “Meme kanseri günümüzde oldukça yaygın. Kanser hastalığının getirdiği olumsuz hislere ek olarak memesinin bir kısmını veya tamamını kaybetmek durumunda kalan kadın sayısı az değil. Estetik cerrahiyle yeniden meme oluşturmak, hem psikolojik destek hem de yaşam kalitesini artıran önemli bir adım. Bu ameliyatlar, plastik cerrahinin en tatmin edici uygulamalarından biri” dedi.</p>
<p><strong>‘MEMESİ ALINMIŞ HER HASTAYA YENİDEN MEME OLUŞTURMAK MÜMKÜN’</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavisi amacıyla meme alınması ameliyatı sonrasında yeniden meme oluşturmanın mümkün olduğunu belirten Doç. Dr. Aysal, sözlerine şöyle devam etti: “Genel cerrahlar, kanseri tamamen ortadan kaldırmak amacıyla memenin bir kısmını ya da tamamını almak zorunda kalabiliyor. Bu noktada plastik cerrahlar olarak biz devreye giriyoruz. Memenin alınmasından hemen sonra, eş zamanlı olarak yeni bir meme oluşturmak mümkün. Ya da hastalarımız ilerleyen dönemlerde yeniden meme oluşturma ameliyatı için bize başvurabilir.”</p>
<p><strong>“BU AMELİYATLAR KANSER TEDAVİSİYLE ÇELİŞMEZ”</strong></p>
<p>Meme kanseri ameliyatından sonra yeni memenin ne zaman yapılacağına ve var olan meme kanseri riskiyle bir ilişkisi olup olmadığına değinen Doç. Dr. Aysal, şu bilgileri verdi: “Yeniden meme oluşturma, kanser tedavisiyle çelişmez. Kanserin tekrarlamaması için tüm önlemler alındıktan sonra, estetik cerrahlar yeni meme yapımına geçer. Ne Türkiye’de ne de yurt dışında, estetik kaygılarla eksik kanser ameliyatı yapılmaz. Bu işlemin, mevcut meme kanserinin tekrarlama riskini artırdığına dair herhangi bir bulgu bulunmamaktadır.”</p>
<p><strong>“FARKLI YÖNTEMLER KULLANILIYOR”</strong></p>
<p>Yeniden meme oluşturmak için iki farklı yöntem uygulandığını belirten Doç. Dr. Aysal, cerrahi seçeneklerle ilgili şu bilgileri verdi: “Yöntemlerden biri silikon implantlarla yeniden meme oluşturma ameliyatlarıdır. Diğer yöntemde ise hastanın kendi var olan dokuları yani hastanın öz dokuları kullanılarak yeniden meme oluşturulur. Silikon implantlarla yapılan ameliyatlarda, meme kanseri ameliyatında derinin bir kısmı korunur, içerisine silikon implantlar yerleştirilir ve dıştaki deriyle meme şekli verilir. Bu yöntemle hasta, kanser ameliyatından sonra memesini kaybetmediği için yaşayabileceği psikolojik etkiden de korunmuş olur. Öz doku tekniğinde ise karın veya sırt dokusu kullanılarak yeni bir meme oluşturulur. Örneğin, hafif göbeği olan bir kadına göbek dokusuyla meme yapılırken aynı anda karın germe işlemi de gerçekleştirilmiş olur. Hangi yöntemin tercih edileceği; hastanın genel durumu, cerrahın deneyimi ve hasta ile yapılan görüşmelere göre belirlenir.”</p>
<p><strong>“YENİDEN MEME OLUŞTURMA AMELİYATLARI, KANSER TANISI ALMIŞ HER HASTAYA YAPILABİLİR”</strong></p>
<p>Her yaştan kadına meme oluşturma ameliyatı yapılabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Aysal şöyle konuştu: “Yeniden meme oluşturma ameliyatları, kanser tanısı almış her hastaya uygulanabilir. Yaş fark etmemektedir. Örneğin, 20 yaşında meme kanseri çok nadirdir ama yapılmaz mı? Elbette yapılır. Farklı bir hastada gen pozitifliği dediğimiz bir durum söz konusu olabilir. Ailesinde meme kanseri bulunan bir hastaya genetik analizlerle meme kanseri riski belirlenmiş olabilir. Risk analizlerini genel cerrahi yapar. Bu hastalara genel cerrahi uzmanları tarafından memelerin alınıp içleri boşaltılırsa kanserden korunabileceği söylenebilir. Bu durumda dahi plastik cerrahi tarafından yeniden meme yapılabilir. 40 ve 50 yaşındaki hastalara da meme oluşturma ameliyatı yapılabilir. Teknikler farklılık gösterebilir, hangi tekniğin uygun olacağı hastaya özel olarak değerlendirilir. Geçmişte memesi alınmış, göğsünde meme bulunmayan bir hastaya da yıllar sonra meme yapılması mümkündür. Böyle hastalar varsa başvurabilirler.”</p>
<p><strong>“HASTA-HEKİM UYUMU ÇOK ÖNEMLİ”</strong></p>
<p>Meme oluşturma ameliyatlarının bazı riskler barındırabileceğini belirten Doç. Dr. Aysal, şunları söyledi: “Her ameliyat gibi bu operasyon da bazı komplikasyonlar içerebilir. Enfeksiyon, doku ayrışması gibi durumlar oluşabilir. Ancak bu riskler yönetilebilir. Cerrah ve hasta uyum içinde çalıştığında bu süreç başarıyla yönetilir. Biz hastalarımızın yanında oluyor ve sürecin sonuna kadar destek veriyoruz.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-sonrasi-yeniden-meme-olusturma-kadinin-yasam-kalitesini-artiriyor-549758">Meme Kanseri Sonrası Yeniden Meme Oluşturma, Kadının Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme kanserinde bilinmesi gerekenler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinde-bilinmesi-gerekenler-543794</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 09:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmesi]]></category>
		<category><![CDATA[gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543794</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, toplumda hala doğru bilinen yanlışlarıyla gündemde.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinde-bilinmesi-gerekenler-543794">Meme kanserinde bilinmesi gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, toplumda hala doğru bilinen yanlışlarıyla gündemde. Bu yanlış bilgilerin, hastaların doğru önlemleri almasını engelleyerek erken evreyi kaçırmalarına yol açabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı ve Meme Sağlığı Merkezi Direktörü Prof. Dr. Ali Uğur Emre, meme kanseriyle ilgili en yaygın yanlış inanışları şöyle sıralıyor:</strong></p>
<p><strong> Meme kanserlerinin tümü genetik geçişlidir</strong></p>
<p><strong>Yanlış</strong>: Meme kanserinin yalnızca genetik yatkınlığı olan kişilerde ortaya çıktığı düşünülür. Aslında, meme kanserinin büyük bir kısmı genetik risk faktörleri olmadan da gelişebilir. Çoğu meme kanseri, ailede geçmiş bir kanser öyküsü olmadan da ortaya çıkar.</p>
<p><strong>Elle muayenede teşhir edilirse kanserin evresi ilerlemiştir</strong></p>
<p><strong>Yanlış</strong>: Elle yapılan muayenede bir kitle fark edilmesi, kanserin her zaman ileri evrede olduğunu göstermez. Erken evrede de kitleler hissedilebilir. Ancak, herhangi bir anormal değişiklik fark edildiğinde hemen doktora başvurmak önemli.</p>
<p><strong>Meme kanseri sadece ileri yaşlarda görülür</strong></p>
<p><strong>Yanlış</strong>: Meme kanseri her yaş grubunda görülebilir, ancak risk yaşla birlikte artar. Genç kadınlar, hatta erkekler de meme kanserine yakalanabilir.  </p>
<p><strong>Mamografi çektirmek veya meme kanserine cerrahi müdahale yapmak kanseri yayar veya kanser yapar</strong></p>
<p><strong>Yanlış</strong>: Mamografi, radyasyon içerir ancak bu radyasyon dozları çok düşüktür ve genellikle güvenlidir. Mamografi, meme kanserinin erken teşhisi için önemli bir tarama yöntemidir. Radyasyonun kanser yapma riskinin minimal olduğu kabul edilir ve mamografinin faydaları, risklerinden çok daha büyüktür. Cerrahi sonrasında kanserin vücuda yayıldığı yanlış bir düşüncedir.</p>
<p><strong>Ailede meme kanseri yoksa risk ortadan kalkar</strong></p>
<p><strong>Yanlış</strong>: Her kadının meme kanseri riskini etkileyen faktörler vardır, ancak bazıları diğerlerinden daha fazla risk taşır. Meme kanseri riski, yaş, genetik faktörler, yaşam tarzı ve hormonal durumlar gibi birçok faktöre bağlıdır. Sağlıklı bir yaşam tarzı ve düzenli taramalar riskleri azaltabilir.</p>
<p><strong>Genetik testler meme kanserini önler</strong></p>
<p><strong>Yanlış</strong>: Genetik testler, kişilerin meme kanseri riskini değerlendirmeye yardımcı olabilir ancak bu testler kanserden korunmayı sağlamaz. Genetik testler yüksek riskli bireylerin risk azaltıcı önlemler alabilmesini sağlar. </p>
<p><strong> Sadece kadınlar meme kanseri olur</strong></p>
<p><strong>Yanlış</strong>: Meme kanseri yalnızca kadınlarda görülür düşüncesi yanlıştır. Erkekler de meme kanseri riski taşır, ancak bu durum kadınlara göre çok daha nadirdir. Bu oran kabaca 1/100 olarak verilebilir. Erkeklerde meme kanseri görülme oranı düşük olsa da risk faktörlerini bilmeleri ve belirtileri takip etmeleri önemlidir.</p>
<p><strong>Küçük kitlenin kanser olmadığını düşünmek güvenlidir</strong></p>
<p><strong>Yanlış</strong>: Memede küçük bir kitle olması, bu kitlenin kesinlikle kanser olmadığı anlamına gelmez. Küçük kitlenin de kanserli olabilmesi mümkündür. Herhangi bir kitle, büyüklüğü ne olursa olsun, doktor tarafından değerlendirilmelidir.</p>
<p><strong>Meme kanseri teşhisi koyulduktan sonra sadece ameliyat yeterlidir</strong></p>
<p><strong>Yanlış</strong>: Meme kanseri tedavisi genellikle multidisipliner bir yaklaşımı gerektirir. Ameliyat, tedavi planının sadece bir parçasıdır. Kemoterapi, radyoterapi, hormon tedavisi ve hedefe yönelik tedaviler gibi yöntemler gerekebilir.</p>
<p><strong>Emzirme meme kanserinden korur</strong></p>
<p><strong>Yanlış</strong>: Emzirmek, meme kanseri riskini kısmen azaltabilir ancak tamamen ortadan kaldırmaz. Bu, durum emziren kadınlarda kanser gelişmeyeceği anlamına gelmez.</p>
<p><strong>Elle muayene yeterli bir tarama yöntemidir</strong></p>
<p><strong>Yanlış</strong>: Kendi kendine meme muayenesi, düzenli doktor kontrollerinin ve mamografinin yerine geçmez. Elle muayenede bazı anormallikler fark edilebilir ancak mamografi gibi tarama yöntemleri, daha küçük ve erken evre tümörleri teşhis eder.</p>
<p><strong>Deodorantlar veya balenli sütyenler meme kanserine neden olur</strong></p>
<p><strong>Yanlış: </strong>Deodorantlar, koltuk altı kremleri veya sütyenler meme kanserine neden olmaz.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinde-bilinmesi-gerekenler-543794">Meme kanserinde bilinmesi gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme estetiğinde cerrahiden uzak duruyorsanız&#8230;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-estetiginde-cerrahiden-uzak-duruyorsaniz-539023</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 May 2025 07:31:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahiden]]></category>
		<category><![CDATA[duruyorsanız]]></category>
		<category><![CDATA[duruyorsanız8230]]></category>
		<category><![CDATA[estetiğinde]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=539023</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güzel ve genç görünme isteği arttıkça daha çok sayıda kişi, estetik operasyon olmayı tercih ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-estetiginde-cerrahiden-uzak-duruyorsaniz-539023">Meme estetiğinde cerrahiden uzak duruyorsanız&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güzel ve genç görünme isteği arttıkça daha çok sayıda kişi, estetik operasyon olmayı tercih ediyor. Özellikle kilo alıp verme, yaşlanma, hamilelik, emzirme ve yaşam biçimine dikkat etmeme sonucu oluşan estetik sorunlara karşı, operasyon dışında seçenek arayanlar da var. Estetik dünyasında ise bu arayışlara yanıt verecek yeni yöntemler geliştiriyor. Sık yapılan meme estetiğinde geliştirilen ve cerrahi gerektirmeyen Minimal İnvaziv Augmentasyon yöntemi, sadece koltuk altında iz bırakması ve işlem sonrasında gündelik hayata hızlı dönmeyi sağlaması gibi özellikleriyle meme hacmi kazandırmak isteyenlerin ilgisini çekiyor. Bu yöntemle meme şekillendirmede doğal ve orantılı bir sonuç hedeflendiğine dikkat çeken <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak,</strong> &#8220;Minimal İnvaziv Augmentasyon; ‘fikir, implant ve teknoloji’ olmak üzere 3 alanda inovasyon sağlanarak geliştirilmiş bir yöntem. Enjekte edilebilir bir formda bulunan implantlar koltuk altında 2 cm kesi ile yerleştirilebiliyor. 1 ila 2 kup büyüklükte, yumuşak, doğal bir sonuç elde edilebiliyor. Ayrıca doku koruma tekniğiyle hızlı iyileşme sağlanıyor” diyor. </p>
<p><strong>Doğal sonuçlar elde ediliyor</strong></p>
<p>Doğala yakın görünümüyle öne çıkan Minimal İnvaziv Augmentasyon yöntemini çoğunlukla “Göğsünün vücuduyla uyumlu, dikkat çekmeyen (maksimum 195 cc yani 1-2 sütyen bedeni kadar) ve orantılı bir değişim isteyenler, daha güzel bir dekolte elde etmek için dolgulu sütyen veya diğer yöntemlerden yorulanlar, emzirme, yaşlanma veya vücutta meydana gelen doğal değişiklikler nedeniyle görünümünden rahatsız olanlar, büyük cerrahi işlemlerden kaçınanlar, aynı gün veya ertesi gün aktivitelerine geri dönmek isteyenler” tercih ediyor. Bununla birlikte, bu işlemin uygunluğuna hasta ve hekimin birlikte karar vermesi gerektiği belirtiliyor. </p>
<p><strong>Çok az kesi uygulanan işlem 15 dakikada yapılıyor</strong></p>
<p>Memeleri şekillendirirken beden ile uyumunu da koruyan bu yöntemle doğal ve göze batmayan orantılı sonuçlar amaçlanıyor. Genel anestezi olmadan yapılan 15 dakikalık işlem “minimal invaziv” olarak tanımlanıyor; yani mümkün olan en az sayıda kesi ve müdahale uygulanıyor. Küçük ve koltuk altı katlarının içerisinde olması nedeniyle yara izleri gizli kalıyor, ayrıca hasta aynı gün gündelik işlerine devam edebiliyor. Memeye neşter değmediğinin altını çizen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak, “Bu yöntem meme dokusunu kesme ihtiyacını ortadan kaldırmaktadır. Cerrah, memenin anatomik bütünlüğünü bozmaz; bunun yerine, yüksek teknoloji özelliği olan bir cihazla memede bir kanal açar ve protezi içine enjekte eder. Memenin yerinde durmasını sağlayan bir askı görevi gören bağ dokularının cerrahi işlem sırasında zarar görme ihtimali bulunsa da bu yöntemde o bağ dokulara zarar vermeden, implantı yerleştirmek, yani meme dokusunu korumak mümkün. Sadece koltuk altı kıvrımlarında 2-2,5 cm kadar gizli bir yara izi oluşur” diyor. </p>
<p><strong>Lokal sedasyon ile ağrısız bir işlem</strong></p>
<p>Yeni bir yöntem olan Minimal İnvaziv Augmentasyon ile işlem sırasında, maksimum projeksiyon elde etmek için daha küçük hacme sahip silikon ve elmas şeklindeki implantlar kullanılıyor. İşlemin detaylarına değinen<strong> </strong>Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak, şunları söylüyor: “Ciltle temasın gerçekleştirildiği işlem süresi 15 dakika; işlemin daha kısa sürmesi de daha az risk anlamına gelir. Sürenin bu kadar kısa olmasını sağlayan elbette yüksek teknoloji ve cerrahın yetkinliği. Toplamda, işlemle birlikte hastaneden ayrılış süresi yaklaşık olarak 90 dakika sürüyor. İşlem sırasında genel anestezi değil, lokal anestezi ve sedasyon kullanıyoruz, bu da ağrısız bir uygulama olması anlamına geliyor.” </p>
<p><strong>Mamografi sonuçlarını etkilemiyor</strong></p>
<p>Bu yöntemde kullanılan implantlar, mamografi veya meme görüntüleme ile yapılan meme taramalarını da etkilemiyor ve elde edilen sonuçları değiştirmiyor. Ayrıca bu implantlarda bulunan, dahili batarya içermeyen yeni nesil bir teknoloji sayesinde implant kartı taşımaya gerek kalmıyor. Bu teknolojiyle aynı zamanda implant verileri taranabiliyor ve seri numarası doğrulanabiliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-estetiginde-cerrahiden-uzak-duruyorsaniz-539023">Meme estetiğinde cerrahiden uzak duruyorsanız&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri İçin Mucizevi Önlem: Mamografi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-icin-mucizevi-onlem-mamografi-458596</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2024 07:52:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[mucizevi]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458596</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme Kanseri ciddi bir sağlık sorunudur ve önemi oldukça büyüktür. Erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı artar, bu nedenle düzenli meme muayeneleri ve mamografi taramaları önemlidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-icin-mucizevi-onlem-mamografi-458596">Meme Kanseri İçin Mucizevi Önlem: Mamografi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi bölümünden Prof. Dr. Abut Kebudi meme kanserini ve mamografinin önemini detaylandırdı.</p>
<p>Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir, batı ülkelerinde her 8 kadından 1’inde gelişebilmektedir.</p>
<p>Erken tanı hayat kurtarıcı olmakta ve en az tedavi ile en iyi sonuçlar alınabilmektedir. Erken tanı için, kadınların 20 yaşından itibaren risk durumuna uygun sıklıkta doktora başvurmaları çok önemlidir.</p>
<p>Tanıda önemli olan konular öncelikle; </p>
<ul>
<li>Hastanın ayda bir kendi kendini muayenesi, </li>
<li>Doktor muayenesi, </li>
<li>Görüntüleme yöntemlerine başvurulması ve</li>
<li>Nihayetinde biyopsi yapılması şeklinde ifade edilebilir.</li>
</ul>
<p><strong>Meme Kanseri Bulguları</strong>: Memede sertlik, ciltte kızarıklık, ciltte ödem, ciltte çekinti, meme başında iyileşmeyen yara, koltukaltında sertlik.</p>
<p>Meme kanseri tanısında “Mamografi” en değerli görüntüleme yöntemidir. Özellikle 40 yaşından sonra taramada çok yararlıdır. Öncesinde genellikle ultrasonu ve risk yüksek ise MR’ı tercih etmekteyiz. Ayrıca, bazen hastada hiçbir şikayet yoktur, muayenede de bir özellik yoktur, ama görüntüleme yapıldığında görülen bazı yapısal bozukluklar ile kanserden şüphelenilebilir.(Muayenede belirti vermeyen kanserler) </p>
<p>Aile hikayesi çok önemlidir, ailede birden fazla kişide meme kanseri olması, iki taraflı meme kanseri olması, erkek meme kanseri olması, erken yaşta meme kanseri olması durumunda “Genetik Araştırma” yapılmalıdır.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-icin-mucizevi-onlem-mamografi-458596">Meme Kanseri İçin Mucizevi Önlem: Mamografi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Onarımı Hakkında En Sık Sorulan 7 Soru</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-onarimi-hakkinda-en-sik-sorulan-7-soru-2-447570</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Mar 2024 21:14:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[onarımı]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[sorulan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=447570</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genetik ve çevresel faktörlere yanlış yaşam alışkanlıkları da eklendiğinde günümüzde görülme sıklığı giderek artan meme kanseri artık genç yaşlarda da kapıyı çalıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-onarimi-hakkinda-en-sik-sorulan-7-soru-2-447570">Meme Onarımı Hakkında En Sık Sorulan 7 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genetik ve çevresel faktörlere yanlış yaşam alışkanlıkları da eklendiğinde günümüzde<br />görülme sıklığı giderek artan meme kanseri artık genç yaşlarda da kapıyı çalıyor.</p>
<p>Ancak tanı<br />ve tedavisine yönelik bilimsel çalışmaların en yoğun şekilde devam ettiği bu kanserde; gerek<br />tıpta gerekse teknolojideki baş döndürücü gelişmeler sayesinde tümör hücreleri gibi estetik kaygıya yol açan sorunlardan da eser kalmıyor! <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak</strong> “Teknikler ve ekipmanlar geliştikçe, kanser tedavisindeki yeniliklere paralel olarak meme onarımı artık az sayıda hastanın ayrıcalığı olmaktan çıkmış, bütüncül meme tedavilerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Cerrahlar günümüzde hastalara birbirinden farklı seçenekler sunabilmektedir.</p>
<p>Meme rekonstrüksiyonu birçok kadın için psikolojik sağlığı ve duygusal iyileşmeyi olumlu<br />yönde etkilerken, kadınların meme kanseri tedavisinin zorluklarıyla karşılaştıktan sonra<br />kadınlık ve bütünlük duygusunu yeniden kazanmalarına da olanak tanımaktadır” diyor. Prof.<br />Dr. Bülent Saçak meme onarımı hakkında hastaların en sık sorduğu 7 soruyu sıraladı, önemli<br />uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p><strong> SORU: Doğal görünüm mümkün mü?</strong><br /> </p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Günümüzde plastik cerrahi tekniklerinin çok hızlı gelişmesi ve hekimlerin artan tecrübeleri sayesinde meme rekonstrüksiyonu ehil Plastik Cerrahlar tarafından yapıldığında<br />doğala yakın bir görünüm sağlanabiliyor.</p>
<p><strong>SORU: Her hastaya yapılabilir mi?<br /> </strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Üç grup hasta meme onarımı adayıdır: Hastalığı olmayan ancak genetik mutasyon<br />saptanan ve meme kanseri riskinin yüksek olması sebebiyle koruyucu mastektomi (meme<br />dokusunun cerrahi olarak alınması) ameliyatı olacak hastalar; meme kanseri tanısı almış ve<br />ameliyat olup kısmi kayıp olacak hastalar; meme kanseri tanısı almış ve mastektomi<br />yapılmış/yapılacak olan hastalara meme onarımı yapılır.</p>
<p><strong>SORU: Meme onarımı estetik bir işlem midir?<br /> </strong><br /><strong>CEVAP:</strong> Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak “Meme<br />onarımı estetik bir işlem değildir. Kadınlara; meme kanseri tedavisinin zorluklarıyla<br />karşılaştıktan sonra kadınlık ve bütünlük duygusunu yeniden kazandırdığı sayısız çalışmayla<br />gösterilmiştir; bu sebeple bir kadınlık organı olan memenin onarımı bir kadın hakkıdır” diyor.</p>
<p><strong>SORU: Kemoterapi meme onarımına engel midir?<br /> </strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Meme onarımı öncesinde birçok hasta kemoterapi alır. Kemoterapi sonrası yara<br />iyileşmesinin normale dönmesi için beklenen süre tümör cerrahisi gibi onarım için de<br />yeterlidir. Onarım, arkasından gelecek kemoterapiyi geciktirmemelidir ancak ameliyat<br />sonrasında yaşanacak yara iyileşme problemleri gecikmelere sebep olabilir.</p>
<p><strong>SORU: Radyoterapi almak meme onarımına engel midir?<br /> </strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Radyasyonun meme kanseri tedavisindeki önemi giderek artmaktadır. Kanseri tedavi<br />edici ve engelleyici özelliklerinin yanı sıra, ışının yeni meme üzerinde tahrip edici etkileri<br />vardır ve nihai sonucu olumsuz etkileyebilir. Özellikle implant ile onarılmış memede<br />radyoterapi önemli komplikasyonlara neden olabilir. Radyoterapi kesin olarak yapılacaksa<br />meme onarımı radyoterapi sonrasına bırakılabilir.</p>
<p><strong>SORU: Meme onarımı için seçenekler nelerdir?<br /> </strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Silikon implantların ve diğer sentetik materyallerin kullanıldığı yöntemlerin yanı sıra,<br />kişinin özdokularıyla yani vücudunun diğer kısımlarından (karın bölgesi, kalça, sırt, uyluk)<br />faydalanılarak da meme onarımı yapılabiliyor. Özdoku ile onarım, transfer edilen dokuların meme dokusu ile benzer nitelikleri nedeniyle doğala en yakın sonuçları verecektir. Ayrıca daha nadir olarak başvurduğumuz, hem özdoku hem de implantların beraber kullanıldığı hibrid onarımlar da seçenekler arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>SORU: “Hastalığım tekrarlarsa fark edilmeme ihtimali var mı!”<br /> </strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Prof. Dr. Bülent Saçak meme onarımında toplumda doğru sanılan bazı yanlışların<br />meme onarımının önünde engel teşkil ettiğini belirterek “Toplumda, özellikle hastalığın nüks<br />etmesi durumunda atlanabileceği düşüncesi, meme onarımı başarısız olursa<br />düzeltilemeyeceği, doğal bir görünüm sağlanamayacağı, meme onarımının ameliyatla eş<br />zamanlı yapılamayacağı gibi şeklindeki inanışlar günümüzde pek çok kadının, kadınlık<br />hakkından mahrum kalmasına ve tedavi olsa bile mutsuz yaşamasına neden olabiliyor. Oysa<br />artık meme onarımı bütüncül meme tedavilerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.<br />Cerrahlar günümüzde hastalara birbirinden farklı seçenekler sunarak hem doğal bir meme<br /> görünümü kazandırmakta hem de tedavi süreci aksamamaktadır” diyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-onarimi-hakkinda-en-sik-sorulan-7-soru-2-447570">Meme Onarımı Hakkında En Sık Sorulan 7 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Onarımı Hakkında En Sık Sorulan 7 Soru</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-onarimi-hakkinda-en-sik-sorulan-7-soru-447569</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Mar 2024 21:14:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[onarımı]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[sorulan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=447569</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genetik ve çevresel faktörlere yanlış yaşam alışkanlıkları da eklendiğinde günümüzde görülme sıklığı giderek artan meme kanseri artık genç yaşlarda da kapıyı çalıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-onarimi-hakkinda-en-sik-sorulan-7-soru-447569">Meme Onarımı Hakkında En Sık Sorulan 7 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genetik ve çevresel faktörlere yanlış yaşam alışkanlıkları da eklendiğinde günümüzde<br />görülme sıklığı giderek artan meme kanseri artık genç yaşlarda da kapıyı çalıyor.</p>
<p>Ancak tanı<br />ve tedavisine yönelik bilimsel çalışmaların en yoğun şekilde devam ettiği bu kanserde; gerek<br />tıpta gerekse teknolojideki baş döndürücü gelişmeler sayesinde tümör hücreleri gibi estetik kaygıya yol açan sorunlardan da eser kalmıyor! <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak</strong> “Teknikler ve ekipmanlar geliştikçe, kanser tedavisindeki yeniliklere paralel olarak meme onarımı artık az sayıda hastanın ayrıcalığı olmaktan çıkmış, bütüncül meme tedavilerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Cerrahlar günümüzde hastalara birbirinden farklı seçenekler sunabilmektedir.</p>
<p>Meme rekonstrüksiyonu birçok kadın için psikolojik sağlığı ve duygusal iyileşmeyi olumlu<br />yönde etkilerken, kadınların meme kanseri tedavisinin zorluklarıyla karşılaştıktan sonra<br />kadınlık ve bütünlük duygusunu yeniden kazanmalarına da olanak tanımaktadır” diyor. Prof.<br />Dr. Bülent Saçak meme onarımı hakkında hastaların en sık sorduğu 7 soruyu sıraladı, önemli<br />uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p><strong> SORU: Doğal görünüm mümkün mü?</strong><br /> </p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Günümüzde plastik cerrahi tekniklerinin çok hızlı gelişmesi ve hekimlerin artan tecrübeleri sayesinde meme rekonstrüksiyonu ehil Plastik Cerrahlar tarafından yapıldığında<br />doğala yakın bir görünüm sağlanabiliyor.</p>
<p><strong>SORU: Her hastaya yapılabilir mi?<br /> </strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Üç grup hasta meme onarımı adayıdır: Hastalığı olmayan ancak genetik mutasyon<br />saptanan ve meme kanseri riskinin yüksek olması sebebiyle koruyucu mastektomi (meme<br />dokusunun cerrahi olarak alınması) ameliyatı olacak hastalar; meme kanseri tanısı almış ve<br />ameliyat olup kısmi kayıp olacak hastalar; meme kanseri tanısı almış ve mastektomi<br />yapılmış/yapılacak olan hastalara meme onarımı yapılır.</p>
<p><strong>SORU: Meme onarımı estetik bir işlem midir?<br /> </strong><br /><strong>CEVAP:</strong> Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak “Meme<br />onarımı estetik bir işlem değildir. Kadınlara; meme kanseri tedavisinin zorluklarıyla<br />karşılaştıktan sonra kadınlık ve bütünlük duygusunu yeniden kazandırdığı sayısız çalışmayla<br />gösterilmiştir; bu sebeple bir kadınlık organı olan memenin onarımı bir kadın hakkıdır” diyor.</p>
<p><strong>SORU: Kemoterapi meme onarımına engel midir?<br /> </strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Meme onarımı öncesinde birçok hasta kemoterapi alır. Kemoterapi sonrası yara<br />iyileşmesinin normale dönmesi için beklenen süre tümör cerrahisi gibi onarım için de<br />yeterlidir. Onarım, arkasından gelecek kemoterapiyi geciktirmemelidir ancak ameliyat<br />sonrasında yaşanacak yara iyileşme problemleri gecikmelere sebep olabilir.</p>
<p><strong>SORU: Radyoterapi almak meme onarımına engel midir?<br /> </strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Radyasyonun meme kanseri tedavisindeki önemi giderek artmaktadır. Kanseri tedavi<br />edici ve engelleyici özelliklerinin yanı sıra, ışının yeni meme üzerinde tahrip edici etkileri<br />vardır ve nihai sonucu olumsuz etkileyebilir. Özellikle implant ile onarılmış memede<br />radyoterapi önemli komplikasyonlara neden olabilir. Radyoterapi kesin olarak yapılacaksa<br />meme onarımı radyoterapi sonrasına bırakılabilir.</p>
<p><strong>SORU: Meme onarımı için seçenekler nelerdir?<br /> </strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Silikon implantların ve diğer sentetik materyallerin kullanıldığı yöntemlerin yanı sıra,<br />kişinin özdokularıyla yani vücudunun diğer kısımlarından (karın bölgesi, kalça, sırt, uyluk)<br />faydalanılarak da meme onarımı yapılabiliyor. Özdoku ile onarım, transfer edilen dokuların meme dokusu ile benzer nitelikleri nedeniyle doğala en yakın sonuçları verecektir. Ayrıca daha nadir olarak başvurduğumuz, hem özdoku hem de implantların beraber kullanıldığı hibrid onarımlar da seçenekler arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>SORU: “Hastalığım tekrarlarsa fark edilmeme ihtimali var mı!”<br /> </strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Prof. Dr. Bülent Saçak meme onarımında toplumda doğru sanılan bazı yanlışların<br />meme onarımının önünde engel teşkil ettiğini belirterek “Toplumda, özellikle hastalığın nüks<br />etmesi durumunda atlanabileceği düşüncesi, meme onarımı başarısız olursa<br />düzeltilemeyeceği, doğal bir görünüm sağlanamayacağı, meme onarımının ameliyatla eş<br />zamanlı yapılamayacağı gibi şeklindeki inanışlar günümüzde pek çok kadının, kadınlık<br />hakkından mahrum kalmasına ve tedavi olsa bile mutsuz yaşamasına neden olabiliyor. Oysa<br />artık meme onarımı bütüncül meme tedavilerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.<br />Cerrahlar günümüzde hastalara birbirinden farklı seçenekler sunarak hem doğal bir meme<br /> görünümü kazandırmakta hem de tedavi süreci aksamamaktadır” diyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-onarimi-hakkinda-en-sik-sorulan-7-soru-447569">Meme Onarımı Hakkında En Sık Sorulan 7 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Hakkında Doğru Sanılan 8 Hatalı Bilgi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hakkinda-dogru-sanilan-8-hatali-bilgi-445215</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Feb 2024 21:04:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[hatalı]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[sanılan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445215</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü, en sık görülen kanser türünün artık akciğer kanseri değil, meme kanseri olduğunu açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hakkinda-dogru-sanilan-8-hatali-bilgi-445215">Meme Kanseri Hakkında Doğru Sanılan 8 Hatalı Bilgi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü, en sık görülen kanser türünün artık akciğer kanseri değil, meme kanseri olduğunu açıkladı.</p>
<p>Dünyada her yıl 2 milyon 300 bin kadına meme kanseri tanısı konuluyor. Ülkemizde de kadınlarda gelişen her 4 kanserden 1’ini meme kanseri oluşturuyor. Başka bir deyişle, her 8 kadından 1’i, yani kadınların yüzde 13’ü yaşamları boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıyor.<strong> Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, </strong>son yıllarda tanı ve tedavisinde yaşanan önemli gelişmeler sayesinde meme kanserinin artık ölümcül bir hastalık olmaktan çıkarak kronik bir hastalığa dönüştüğüne dikkat çekiyor. Tedaviden başarılı sonuç alınması için kadınların tarama programlarında yer alan  tetkik ve muayenelerini düzenli olarak yaptırmaları ve meme kanserine yönelik belirtilerde zaman kaybetmeden hekime başvurmaları gerektiğine işaret eden <strong>Prof. Dr. Metin Çakmakçı, </strong>“Ancak meme kanseriyle ilgili risk faktörlerinden tedaviye kadar pek çok konuda toplumda doğru sanılan hatalı bilgiler mevcut. Bu hatalı bilgiler hastaların gereksiz kaygıya kapılmalarına, daha da önemlisi hekime geç başvurmaları nedeniyle tedavinin güçleşmesine neden olabilmektedir” diyor. <strong>Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı,  </strong>meme kanseri hakkında toplumda doğru sanılan hatalı bilgileri anlattı; önemli önerilerde bulundu!<strong> </strong></p>
<p><strong>Aile öyküsü yoksa meme kanseri gelişmez. YANLIŞ! </strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU: </strong>‘Ailemde meme kanseri yoksa bende de olmaz’ düşüncesi nedeniyle rutin kontroller sıkça ihmal ediliyor. Oysa meme kanserinin yüzde 90’ından fazlası kalıtsal olmayan etkenlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla meme kanseri tanısı alan kadınların çok büyük bir bölümünde aile öyküsü veya genetik bir bozukluk görülmüyor. Bu nedenle aile öyküsü olmayan kadınların da tarama programlarında yer alan mamografi, ultrasonografi ve meme muayenelerini yaptırmaları yaşamsal öneme sahip. </p>
<p><strong>Sadece annenin aile öyküsü riski artırır! YANLIŞ!</strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU: </strong>Meme kanserinde aile öyküsünden söz edildiğinde aklımıza sadece annede ve 1’nci derece akrabalarda görülen meme kanseri geliyor. Aslında aynı şekilde baba tarafında meme kanseri görülmesi de riski yükseltiyor. Bunun sebebi ise genlerin yarısının anneden yarısının ise babadan gelmesidir. </p>
<p><strong>Meme kanseri ağrı yapmaz. YANLIŞ!  </strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU: </strong> Memede ya da koltuk altında ele gelen kitle meme kanserinin en yaygın ve en önemli belirtisi oluyor. Toplumda meme kanseriyle ilgili hatalı bilinen bir başka konu ise meme kanserinde kitlenin ağrı yapmamasına yönelik. Yaygın inanışın aksine, hastaların yüzde 1-2’sinde memede ve meme başında ağrı oluyor. </p>
<p><strong>Mamografideki   radyasyon  miktarı çok yüksektir. YANLIŞ!</strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU: </strong>Günümüzde kullanılan modern mamografi cihazlarıyla gerçekleştirilen çekimler sırasında maruz kalınan radyasyon miktarı, yaklaşık birkaç saatlik uçak yolculuğunda alınan radyasyon miktarına eş değer oluyor. Prof. Dr. Metin Çakmakçı, “Tarama ve tanı amaçlı kullanılan mamografi kansere erken tanı konmasını sağlayarak hayat kurtarmaktadır. Dolayısıyla erken tanı için risk altında olmayan her kadının 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi, ultrasonografi ve hekim tarafından yapılan elle muayeneyi ihmal etmemesi gerekir. Risk altında olan kadınlarda ise bu taramalara daha erken yaşta başlanır.” diyor. </p>
<p><strong>Emzirmek meme kanserinden korur. YANLIŞ!</strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU: </strong>Yapılan çalışmalara göre; 35 yaş altında doğum yapmak ve bebeğini uzun süre emzirmek meme kanseri riskini biraz düşürüyor. Ancak kadın olmak meme kanseri için tek başına önemli bir risk faktörü. Dolayısıyla erken yaşta doğum yapan ve emziren kadınların da meme kanseri riski taşıdıkları için rutin tetkiklerini aksatmamaları gerekiyor.</p>
<p><strong>Doğum kontrol ilaçları meme kanserini tetikler. YANLIŞ!</strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU: </strong>Doğum kontrol ilaçlarının<strong> </strong>meme kanseri riskini artırdığına yönelik iddialar da bilimsel olarak kanıtlanmamış. Prof. Dr. Metin Çakmakçı<strong>,</strong> “Günümüzde kullanılan doğum kontrol ilaçlarının<strong> </strong>oldukça düşük dozda östrojen ve progesteron hormonu içermeleri nedeniyle meme kanseri riskini artırmaları beklenmez. Yapılan klinik çalışmalarda da doğum kontrol ilaçları<strong> </strong>kullanan kadınlarda meme kanseri riskinin yükseldiğini gösteren herhangi bir sonuç alınmamıştır” diyor.</p>
<p><strong>Kanser tanısı konulan her kadın memesini kaybeder. YANLIŞ! </strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Erken evre meme kanserinin öncelikli tedavisi cerrahi yöntem oluyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, cerrahi işlemlerde yıllar içerisinde ciddi gelişmeler yaşandığına işaret ederek, “Eskiden meme kanserinde genellikle; tümörün yanı sıra meme dokusu, meme altındaki bazı kaslar ve koltuk altında yer alan lenf düğümlerinin çıkarılmasıyla gerçekleştirilen mastektomi ameliyatı uygulanırdı.   Günümüzde ise özel durumlar dışında, kanser tanısı alan kadınların memesi korunabilmekte ve hastalığın tedavisi doğal bir meme görüntüsüne sahip sonuçlar ile gerçekleştirilmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Biyopsi ve ameliyat kanseri vücuda yayar. YANLIŞ! </strong></p>
<p><strong>DOĞRUSU: </strong>Toplumdaki yaygın inanışın aksine, memeye biyopsi yapılması kanserin yayılmasına neden olmuyor.<strong> </strong>Prof. Dr. Metin Çakmakçı,<strong> </strong>kanserin iğne veya bıçağın değmesiyle vücuda yayılmadığını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Kanser riski taşıyan her kitleye; ultrasonografi, mamografi veya MR kılavuzluğunda alınan örneğin incelenmesi ile patoloji uzmanları tarafından tanı konulur. Erken evre meme kanseri tedavisinin ilk basamağı da cerrahi yöntemdir. Ameliyatlar kanseri vücuda yaymaz, tam aksine tümörün çıkarılmasını sağlayarak hayat kurtarır. Tedavide kullanılabilen üç farklı aracımız var: Cerrahi, ilaç tedavisi ve ışın tedavisi (radyoterapi). Bunların üçü de farklı şekillerde ve farklı sırayla olsa da hemen hemen her hastada kullanılır. Erken evrelerde ilk tedavi basamağı ameliyatla tümörün yok edilmesi ve koltuk altındaki lenf bezlerinde tümör hücresi olup olmadığının anlaşılmasıdır. Bazı meme kanseri türlerinde evresine bakmaksızın önce ilaç tedavisi ile başlamanın daha iyi sonuç verdiğini biliyoruz. İlaç denilince hemen kemoterapi anlaşılmamalı, bugün elimizde tümör tipi ve evresine göre kullandığımız ve etki mekanizmaları çok farklı ilaçlar var” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hakkinda-dogru-sanilan-8-hatali-bilgi-445215">Meme Kanseri Hakkında Doğru Sanılan 8 Hatalı Bilgi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme mastektomisi sonrası psikoterapi önerisi… Kanserli memenin alınması kadınlarda ruhsal dengeyi derinden sarsabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-mastektomisi-sonrasi-psikoterapi-onerisi-kanserli-memenin-alinmasi-kadinlarda-ruhsal-dengeyi-derinden-sarsabiliyor-429972</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Dec 2023 09:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alınması]]></category>
		<category><![CDATA[dengeyi]]></category>
		<category><![CDATA[derinden]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda]]></category>
		<category><![CDATA[kanserli]]></category>
		<category><![CDATA[mastektomisi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[memenin]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[psikoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal]]></category>
		<category><![CDATA[sarsabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429972</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser başlı başına varoluşsal kaygıları gündeme getiren bir hastalık iken meme kanseri söz konusu olduğunda fiziksel görünümdeki değişimler kadın ruh sağlığını derinden etkiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-mastektomisi-sonrasi-psikoterapi-onerisi-kanserli-memenin-alinmasi-kadinlarda-ruhsal-dengeyi-derinden-sarsabiliyor-429972">Meme mastektomisi sonrası psikoterapi önerisi… Kanserli memenin alınması kadınlarda ruhsal dengeyi derinden sarsabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kanser başlı başına varoluşsal kaygıları gündeme getiren bir hastalık iken meme kanseri söz konusu olduğunda fiziksel görünümdeki değişimler kadın ruh sağlığını derinden etkiliyor. Kanserli memenin alınması anlamına gelen mastektominin yalnızca bir uzuv kaybı değil, kadınlığı temsil eden bir organın yitimi anlamına geldiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Yaşamda varlığını sürdürmeye dair kaygıların yönetildiği, depresif yakınmaların ele alındığı, iç motivasyonun yüksek tutulmaya çalışıldığı ve sosyal desteğin yapılandırıldığı bir psikoterapi süreci planlanabilir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, meme mastektomisinin kadınların ruhunda yarattığı etkiye ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Yalnızca bir uzuv kaybı değil</strong></p>
<p>Kanserin başlı başına varoluşsal kaygıları gündeme getiren bir hastalık iken meme kanseri söz konusu olduğunda fiziksel görünümdeki değişimlerin kadın ruhsallığını etkilediğini söyleyen Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Meme kanserinin tedavisindeki müdahalelerden biri olan mastektomi, en anlaşılabilir haliyle kanserli memenin alınması anlamına gelir. Bu cerrahi uygulama yalnızca bir uzuv kaybı değil, kadınlığı temsil eden bir organın yitimi ile kadınlarda ruhsal dengeyi derinden sarsabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Beden imajına dair algısını olumsuz etkiliyor</strong></p>
<p>Hastalığın kendisi her ne kadar yaşamı tehdit etse ve yaşamın devamlılığı için mastektominin gerekli görüldüğü durumlar olsa da bu yöntemin de zorlayıcı yanlarının olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Mastektomi ile birlikte bireyin cinsel hayatı, beden imajına dair algısı, işlevselliği, özgüveni ve yakın ilişkileri üzerinde olumsuz etkilere neden olması mümkün.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kadınların duygusal açıdan sürece hazır olmasını beklemek gerçekçi değildir</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, fizyolojik açıdan birtakım değişiklikler yaşayan bireyin ruhsal açıdan da aynı kalmamasının beklenen bir durum olduğunu da söyleyerek, “Ancak birey süreç hakkında ne kadar bilgi sahibi olsa da duygusal açıdan sürece hazır olmasını beklemek gerçekçi değildir. Tedavi süreci, bir yandan hayatta kalmaya yönelik arzuların daha belirgin olduğu, diğer yandan hayatın sonlanabileceğine dair korkuların yaşandığı dalgalı seyredebilen bir dönemdir.” dedi.</p>
<p><strong>Psikolojik iyi oluşun da sağlanması bu tedavide kritik öneme sahip</strong></p>
<p>Bu süreçte en iyi gelebilecek destek bireyin yakınlarıyla sağlanabildiğini de ifade eden Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, şunları anlattı:</p>
<p>“Hem bireyin hem de yakınlarının psikolojik destek almaları bu sürecin iyi yönetilmesi açısından sıklıkla önerilir. Fizyolojik iyi oluşu hedeflerken, psikolojik iyi oluşun da sağlanması bu tedavide kritik öneme sahiptir. Yaşamda varlığını sürdürmeye dair kaygıların yönetildiği, depresif yakınmaların ele alındığı, iç motivasyonun yüksek tutulmaya çalışıldığı ve sosyal desteğin yapılandırıldığı bir psikoterapi süreci planlanabilir. Psikolojik dayanıklılığın desteklenmesiyle birlikte bireyin işlevselliğinin de korunması oldukça önemlidir. Tıbbi tedaviyi aksatmadan, özellikle bireye iyi gelen günlük rutinlerinin devam ettirilmesi uygun olacaktır.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-mastektomisi-sonrasi-psikoterapi-onerisi-kanserli-memenin-alinmasi-kadinlarda-ruhsal-dengeyi-derinden-sarsabiliyor-429972">Meme mastektomisi sonrası psikoterapi önerisi… Kanserli memenin alınması kadınlarda ruhsal dengeyi derinden sarsabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanserinde Tümörün Boyutu Hem Evreyi Hem de Tedaviyi Etkiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinde-tumorun-boyutu-hem-evreyi-hem-de-tedaviyi-etkiliyor-421186</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Nov 2023 08:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[boyutu]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[evreyi]]></category>
		<category><![CDATA[hem]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviyi]]></category>
		<category><![CDATA[tümörün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=421186</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tümör boyutunun meme kanserinin evreleri ve tedavisinde oldukça önem taşıdığını belirten Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Neşet Köksal, “Ne kadar erken ve tümör ne kadar küçük boyutlarda meme kanseri tanısı konursa tedaviden beklentimiz o kadar fazla oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinde-tumorun-boyutu-hem-evreyi-hem-de-tedaviyi-etkiliyor-421186">Meme Kanserinde Tümörün Boyutu Hem Evreyi Hem de Tedaviyi Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meme Kanserinde Tümörün Boyutu Hem Evreyi Hem de Tedaviyi Etkiliyor</strong></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Tümör boyutunun meme kanserinin evreleri ve tedavisinde oldukça önem taşıdığını belirten Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Neşet Köksal, “Ne kadar erken ve tümör ne kadar küçük boyutlarda meme kanseri tanısı konursa tedaviden beklentimiz o kadar fazla oluyor. Erken tanı konduğunda tedavi oranı neredeyse yüzde 100’dür. Bununla birlikte günümüzde ilerleyen meme kanseri tedavi oranı da oldukça yüksektir. Organ yayılımı yapmamış lokal İleri meme kanserinde, yüzde 90’a varan tedavi mümkündür.” Dedi.</em></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Meme kanserinin dünyada her yıl bir milyon kadını etkilediğini hatırlatan Genel Cerrahi uzmanı Prof. Dr. Neşet Köksal, dünya genelinde her platformda meme kanseri farkındalık ve bilinçlendirme çalışmalarıyla amacın kitle oluşmadan meme kanseri tanısını koyabilmek olduğunu hatırlattı. </p>
<p>Günümüzde hala hastaların sıklıkla kitle tespit edildikten sonra hekime başvurduğunu söyleyen Prof. Dr. Köksal, “Bu hastalarda kitle saptandıktan sonra kitlenin boyutunun tedaviyi nasıl etkilediğini öğrenmek istiyor, bu konuda bir araştırmaya giriyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>“MEME KANSERİNDE ÇOĞALMA HIZI GENELLİKLE 6 AY KADARDIR”</strong></p>
<p>Meme kanserinde tümör boyutunun hem meme kanseri evresini hem de tedavisini çok yakından etkileyen bir durum olduğunun altını çizen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Köksal, “Meme kanserinde tanı esnasındaki tümör boyutu ne kadar küçükse ve ne kadar erken tanı konmuşsa, hem tedaviden beklentimiz o kadar fazla oluyor hem de hasta normal yaşamına o kadar hızlı dönebiliyor” diye konuştu. Kanser hücrelerinin çoğalmasının normal hücre yapısından farklı olduğunu ve kanser hücrelerinin kontrolsüz olarak çoğalmaya devam ettiğini söyleyen Prof. Dr. Köksal sözlerine şöyle devam etti: “Farklı kanser türlerinde bu büyüme ve çoğalma hızları farklıdır. Bazı kanser türlerinde daha hızlı, bazılarında daha yavaş. Bu çoğalma hızını belirtmek amacıyla double time ya da ikilenme zamanı dediğimiz bir deyim kullanırız. Bundan anlaşılan bir kanserin boyutunun ikiye katlanması için geçen zamandır. Yani bir hücrenin 2 hücre olması, ya da bir santimetrelik bir tümörün iki santimetreye ulaşması için geçen zaman. Meme kanserinde büyüme hızını etkileyen çeşitli faktörler olsa da bu süre ortalama 6 ay civarındadır. Meme kanserinde tümörün yaklaşık bir santimetrelik boyuta ulaşması için geçen süre 2-5 yıl arasında değişmektedir.” </p>
<p> </p>
<p><strong>“MEME KANSERİNİN SEYRİNDE DE YAŞ FAKTÖRÜ ÖNEMLİ”</strong></p>
<p>Kanserin büyüme hızını etkileyen birçok faktör olduğuna değinen Prof. Dr. Neşet Köksal sözlerine şöyle devam etti:  “Bu faktörlerin başında yaş geliyor. Örneğin, 40 yaşın altında ortaya çıkan meme kanserleri daha hızlı büyüyor ve daha agresif oluyor. Yine menopoz öncesi oluşan meme kanserlerinin daha hızlı büyüdüğü biliniyor. Ailesinde meme kanseri hikayesi olan kişilerde de, menopoz sonrası hormon tedavisi gören kişilerde de büyüme daha hızlı. Tümörün patolojik değerlendirilmesinde, çoğalma hızı konusunda bizlere bilgi sağlayan bazı parametrelere de bakılmaktadır. Kanser hücrelerindeki farklılaşma ya da çoğalma indeksinin yüksek olduğu durumlarda meme kanseri daha hızlı büyümektedir.”  </p>
<p> </p>
<p>“<strong>TÜMÖR BOYUTU ARTTIKÇA BÖLGESEL LENF BEZLERİNE YAYILIMIN ARTTIĞI KABUL EDİLİR”</strong></p>
<p>Dolayısıyla meme kanserinde erken tanının hayati önemi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Neşet Köksal, meme kanserinde erken evrede tedavi şansının neredeyse yüzde 100 olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Köksal, konuyla ilgili sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“Tümör boyutunun 2 santimin altında olduğu meme kanserlerini koltuk altı lenf bezlerine yayılım olsa da erken evre olarak tanımlarız. Tümör boyutu 2-5 santim arasında ise koltuk altı lenf bezlerinin durumu önem kazanır. Lenf bezlerinde hastalık yoksa hastalığı yine erken evre olarak kabul ederiz. Ancak tümörün boyutu 2-5 santim arası ve lenf bezlerinde yayılım varsa, ya da tümör boyutu 5 santimin üzerinde ise lenf bezlerinin durumuna bakmadan hastalığın bir adım öteye geçtiğini anlarız ve hastalığı lokal ileri meme kanseri olarak tanımlarız. Karaciğer ya da akciğer gibi organ yayılımı varsa tümör boyutuna bakmadan artık bunu metastatik yani yayılmış meme kanseri olarak kabul ediyoruz.” </p>
<p>Tümör boyutu arttıkça bölgesel lenf bezlerine yayılımın ya da organ metastazlarının arttığı kabul edilmektedir diyen Prof. Dr. Köksal, “Yapılan bazı çalışmalarda; boyutu 1cm ve altındaki meme kanserlerinde koltuk altı lenf bezlerine yayılma ihtimali yüzde 10 civarında iken bu oran 5cm’nin üstünde olan kanserlerde yüzde 70’e kadar çıkmaktadır. Ancak tümör boyutu ile koltuk lenf bezlerindeki yayılım ilişkisi doğru oranlı olarak artmamaktadır. Bu da tümör boyutu yanında yayılımları etkileyen, moleküler özellikler gibi başka faktörlerde olduğunu göstermektedir” diye konuştu. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>TÜMÖRÜN BOYUTU TEDAVİYİ DE ŞEKİLLENDİRİYOR</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavisinde kullandığımız yöntemleri üç grupta toplanıyor. Cerrahi tedavi, kemoterapi, hormonoterapi ve akıllı ilaç denilen ilaç tedavileri ve ışın tedavisi olarak bilinen radyoterapi.   Cerrahi tedavi ve radyoterapi hastalığın lokal kontrolünü sağlarken ilaç tedavileri ile sistemik tedavinin hedeflendiğini hatırlatan Prof. Dr. Köksal, erken evrenin tedaviyi nasıl etkilediğini şöyle anlattı: “Uygulanan her bir tedavinin yaşam konforunu bozabilecek ve istenmeyen yan etkileri olabilir. Meme kanseri ne kadar küçük boyut da ve erken aşamada saptanırsa lokal kontrolü sağlayan cerrahi tedavi ve radyoterapi yeterli olabilir. Örneğin 1cm’in altında saptanan meme kanserlerinin büyük çoğunluğunda kemoterapi gereksinimi olmayabilir ve tedavinin yan etkilerinden kurtulur. Lokal tedavilerin yanında hormon duyarlı ise hormon tedavisi, akıllı ilaçtan yarar görecek bir hasta ise akıllı ilaç tedavisi eklenir.”</p>
<p><strong>“HASTALAR UYGUNSA MEMEYİ KORUMAYI TERCİH EDİYORUZ”</strong></p>
<p>Cerrahi tedavinin meme kanseri tedavisinde oldukça önemli bir yer tuttuğunun altını çizen Prof. Dr. Neşet Köksal sözlerine şöyle devam etti: “Genellikle memenin cerrahi tedavisini uygularken memeyi olabildiğince korumaya çalışıyoruz. Çünkü hastalar ilk başta, meme kanseri tanısı alınca kanserli memesinin alınmasını ve bu sayede hastalıktan kurtulacağı gibi bir kanı içinde oluyorlar. Ama yapılan çalışmalarda, memenin korunduğu meme koruyucu cerrahi ile memenin alındığı mastektomi arasında nüks ya da sağ kalım açısından bir fark ortaya konmamış.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“AMACIMIZ HEM HASTANIN TEDAVİSİNİ PLANLAMAK HEM DE YAŞAM KALİTESİNİ KORUMAK”</strong></p>
<p>“Meme kanserinin cerrahi tedavisini planlarken bir taraftan kanserini tedavi ederken diğer taraftan da hastanın yaşam kalitesini korumaya çalışırız.” Diyen Prof. Dr. Köksal, sözlerine şöyle devam etti: “Memenin kadınlar için önemli bir organ olduğunu akıldan çıkarmamak gerekir. Meme kanseri cerrahisinde uygun hastalarda memeyi koruduğumuz, tümörlü kısmı etraf meme dokusu ile birlikte çıkardığımız meme koruyucu cerrahi tedavi yöntemlerini tercih etmekteyiz. Ancak bu işlemi yaparken ortaya çıkacak kozmetik sonuçlar da kabul edilebilir olmalıdır. Meme koruyucu cerrahi için tümör boyutu kadar memenin kendi hacmi de önemlidir. Küçük bir memede 3 santimlik bir tümör için yapılacak meme koruyucu cerrahi iyi bir kozmetik sonuç vermeyebilirken, büyük bir memede 5 santimlik bir tümör için yapılacak meme koruyucu cerrahi iyi bir kozmetik sonuç verebilir. Tümör boyutu küçük olsa da bazen meme içinde birden fazla yerde tümör olabilir. Bu tür tümörlerde meme koruyucu cerrahi yerine mümkünse meme başının ve meme derisinin korunarak meme dokusunun tamamının alındığı subkutanöz mastektomi ve arkasında değişik yöntemlerle meme rekonstriksiyonunun yapılmasını tercih etmekteyiz. Günümüzde meme kanserininin cerrahi tedavisinde onkoplastik cerrahi olarak tanımladığımız, kanserin tedavisi ile birlikte hastanın yaşam konforunu bozmayacak yöntemler daha fazla kullanılmaktadır.”</p>
<p> </p>
<p><strong> “BOYUT UYGULANAN TEDAVİYİ DİREKT ETKİLER”</strong></p>
<p>Tümör boyutunun koltuk altı cerrahisini etkilediğinin altını çizen Prof. Dr. Neşet Köksal, “Gerektiğinde yapılmak zorunda olunsa da meme cerrahisi sonrası hasta konforunu en fazla bozan durum koltuk altı lenf bezlerinin temizlenmesi sonrası oluşan kol ödemidir ve bunlara çözüm bulmak da oldukça zordur. Bu nedenle meme kanseri cerrahisi esnasında olabildiğince koltuk altı lenf bezlerini korumak isteriz.  Küçük boyutlarda genellikle koltuk altı lenf bezlerindeki yayılmayı daha az görüyoruz ve bu hastalarda bekçi lenf bezi biyopsisi dediğimiz işaretlenmiş 2-3 koltuk altı lenf bezini çıkarmakla yetiniyoruz. Günümüzde meme koruyucu cerrahi yapılmış hastalarda bekçi lenf bezlerinden bir ya da ikisinde lenf bezi dışına çıkmamış yayılım olsa da bu hastalarda koltuk altı lenf bezlerinin çıkarılmasından kaçınıyoruz. Boyut arttıkça koltuk altındaki lenf bezleri tutulumu daha fazla oluyor. Bu yüzden boyut, koltuk altı lenf bezlerine uyguladığımız cerrahiyi direkt etkileyen bir faktördür” diye konuştu. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“TEDAVİNİN NASIL VE NEREDE BAŞLAYACAĞI ÇOK ÖNEMLİDİR”</strong></p>
<p>Hastalara tanı koyulduktan sonra önce bununla yüzleştiklerini belirten Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Neşet Köksal, “Hastalar için başlangıçta biraz ürkütücü ve korkunç olabiliyor. Bunu kabullendikten sonra ‘bu hastalıkla ne yapmak lazım, nasıl bir tedavi uygulamak lazım, nerede bu tedaviyi uygulamak lazım’ arayışı içine giriyorlar. Meme kanser tanısı konduktan sonra hastanın yaşı, menopoz durumu, aile hikayesi, genetik farklılıkların olup olmaması, hastalığın evresi, tümörün boyutu, tek ya da birden fazla olması, meme başı ile yakınlığı, meme yapısı ve tümörün moleküler özellikleri değerlendirildikten sonra tedavi planlaması yapılır. Bu planlama genel cerrahi uzmanı, medikal onkoloji uzmanı, radyasyon onkoloğu, radyolog, patolog dan oluşan bir konsey tarafından değerlendirildikten sonra belirlenir. Bu planlama yapılırken hasta ile konuşulur ve alınacak karara onun da dahil olması istenir. Bu şekilde tedaviye cerrahi ile mi ya da kemoterapi ya da akıllı ilaçla mı başlanacağı, cerrahi ile başlanacaksa nasıl bir cerrahi tedavi uygulanacağına, koltuk altı lenf bezleri için nasıl bir işlem yapılacağına hasta ile konuşarak birlikte karar verilmelidir. Hastanın bu konularda doğru bir şekilde bilgilendirilmesi, iyi bir merkeze ve doğru adreslere müracaat etmesi önemlidir.  Unutulmaması gereken erken tanı konmuş meme kanserinin tedavisi neredeyse yüzde 100’e yakın, lokal ilerlemiş meme kanserlerinde %85 civarındadır. Hastalar çok uzun yıllar, sorunsuz, hastalıksız bir yaşam sürüyorlar” açıklamasını yaptı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinde-tumorun-boyutu-hem-evreyi-hem-de-tedaviyi-etkiliyor-421186">Meme Kanserinde Tümörün Boyutu Hem Evreyi Hem de Tedaviyi Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Tedavisinde Memenin Alınması Şart Değil!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tedavisinde-memenin-alinmasi-sart-degil-418343</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2023 11:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alınması]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[memenin]]></category>
		<category><![CDATA[şart]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418343</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi, Genel Cerrahi Bölümünden Prof. Dr. Abut Kebudi, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı için meme kanseri hakkındaki sorularımızı titizlikle yanıtladı. Erken tanıdan, risk taşıyan kişilere kadar pek çok konuda sorumuzu yanıtlayan Kebudi ’nin söyleşisi sizlerle.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tedavisinde-memenin-alinmasi-sart-degil-418343">Meme Kanseri Tedavisinde Memenin Alınması Şart Değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi, Genel Cerrahi Bölümünden Prof. Dr. Abut Kebudi, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı için meme kanseri hakkındaki sorularımızı titizlikle yanıtladı. Erken tanıdan, risk taşıyan kişilere kadar pek çok konuda sorumuzu yanıtlayan Kebudi ’nin söyleşisi sizlerle.</p>
<p><strong>Kadınlar en çok hangi meme şikâyeti ile başvururlar?</strong></p>
<p>Sıklıkla ana şikâyetler memelerde ağrı ve sertliklerdir. Büyük ihtimalle sebepler iyi huylu yapılardır. Burada önemli olan düzenli kontrollerin yapılması ve böylelikle az ihtimal olan ciddi durumların erken tanınmasıdır.</p>
<p><strong>Meme kanserinde erken tanının önemi?</strong></p>
<p>Erken tanı konulduğu zaman en az tedavi ile en iyi sonucu alabilmekteyiz ve ayrıca memenin kozmetik görünümünü iyi tutmak ta daha mümkündür.</p>
<p><strong>Meme kanserinde tarama amaçlı doktora gitme sıklığı?</strong></p>
<p>Öncelikle 40 yaşında itibaren senede bir kontrole gidilmeli ve mamografi de senede bir veya 2 senede bir yapılmalıdır. Ultrason tetkik ise senede bir yapılabilir. 40 yaşında önce de risk durumuna göre uygun sıklıkta doktora gidilmelidir.</p>
<p><strong>Riskli kişiler kimlerdir?</strong></p>
<p>Ailesinde meme kanseri olanlar,</p>
<p>Ailesinde genetik risk gösterilmiş olanlar,</p>
<p>İleri yaş sahibi olan kişiler,</p>
<p>Radyasyona maruz kalanlar,</p>
<p>Kilolu olanlar.</p>
<p><strong>Meme kanserinde tanı nasıl konur?</strong></p>
<p>Önce hastanın şikâyeti (ele gelen sertlik, ciltte kızarıklık, yara, koltukaltında sertlik, meme başı veya ciltte çökme gibi)Bazen hastanın şikâyeti yoktur ve tetkiklerde şüpheli bulgular saptanır. Sonra Fizik muayene+ radyolojik tetkikler (mamografi, ultrason, MR …) uygulanır ve en son tanıyı kesinleştiren tetkik ise yapılacak İnce iğne aspirasyon biyopsisi veya kalın kesici (tru cut) biyopsidir.</p>
<p><strong>Meme kanseri tanısı konduğunda meme mutlaka alınmalı mıdır?</strong></p>
<p>Hayır, hasta uygun evrede ise veya ameliyat öncesi tedavilerle uygun evreye getirilebilmişse Meme Koruyucu dediğimiz ameliyatlar veya onkoplastik ameliyatlar yapılabilir. Bu şekilde hem kanseri tedavi ediyor ve hem de iyi bir kozmetik sonuç alabiliyoruz.</p>
<p><strong>Hem memenin alınması ve hem de iyi bir kozmetik sonuç almak mümkün müdür?</strong></p>
<p>Evet mümkündür. Hastalığın durumu tüm memenin alınmasını gerektiriyorsa, bazı özel durumlar hariç memenin içi boşaltılıp yerine silikon protez konarak iyi bir görünüm sağlanabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tedavisinde-memenin-alinmasi-sart-degil-418343">Meme Kanseri Tedavisinde Memenin Alınması Şart Değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme biyopsisi hakkında bilinmesi gereken 5 nokta !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-biyopsisi-hakkinda-bilinmesi-gereken-5-nokta-417835</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 07:08:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmesi]]></category>
		<category><![CDATA[biyopsisi]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[nokta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417835</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim dünyasının üzerinde en çok araştırma yaptığı kanser türlerinden biri olan meme kanserinde, teknoloji ve tıptaki hızlı ilerlemeler özellikle de ‘erken teşhis’ ile birleştiğinde tam tedavi mümkün olabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-biyopsisi-hakkinda-bilinmesi-gereken-5-nokta-417835">Meme biyopsisi hakkında bilinmesi gereken 5 nokta !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>(EKİM AYI-MEME KANSERİ FARKINDALIK AYI)</strong></p>
<p><strong>Bu yöntemle biyopsi esnasında tümör çıkarılabiliyor!</strong></p>
<p><strong>Vakum biyopsi ile tanı ve tedavi aynı anda!</strong></p>
<p><strong>Meme biyopsisinde bu hurafelerden kaçının!</strong></p>
<p><strong>MEME BİYOPSİSİ HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKEN 5 NOKTA!</strong></p>
<p> </p>
<p>Bilim dünyasının üzerinde en çok araştırma yaptığı kanser türlerinden biri olan meme kanserinde, teknoloji ve tıptaki hızlı ilerlemeler özellikle de ‘erken teşhis’ ile birleştiğinde tam tedavi mümkün olabiliyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Acıbadem Altunizade Hastanesi Meme Radyolojisi Kliniği, Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erkin Arıbal,</strong> günümüzde artık kişiye özel tarama yöntemleri sayesinde erken teşhiste çok daha kolay ve doğru sonuç alınabildiğini belirtirken, meme biyopsisinin de teşhis koymada son derece önemli olduğunu vurguluyor. Meme biyopsisinde son yıllarda çok hızlı gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Arıbal, son dönemde öne çıkan Vakum biyopsi ile tanı ve tedavi işleminin bir arada yapılabildiğini söylüyor. Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erkin Arıbal, <strong>Ekim ayı-Meme Kanseri Farkındalık Ayı</strong> kapsamında yaptığı açıklamada meme biyopsisi ve vakumlu biyopsi hakkında bilinmesi gereken 5 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<p> </p>
<p><strong>1. Meme biyopsisinde cerrahi yöntem çağ dışı kaldı! </strong></p>
<p>Prof. Dr. Erkin Arıbal “Biyopsi amacı ile cerrahi operasyon yapmak eski bir yöntem olup çağ dışı kalmıştır! Meme biyopsisi iğne eşliğinde yapılmalı ancak ince iğne değil, kalın iğne denilen, tanı koydurucu küçük parçaların toplanabildiği biyopsiler memede ilk tanı yöntemi olmalıdır” diyor. Kalın iğne biyopsisi, biyopsi alınacak lezyonun en iyi görülebildiği yöntem (ultrason, mamografi, ilaçlı) hangisi ise o yöntemle yapılıyor. Lokal anestezi ile yapılan biyopside ağrı hissedilmiyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>2. Meme biyopsisinde hurafelere dikkat! </strong></p>
<p>Halk arasında ‘meme biyopsisi sonrası tümör başka dokulara yayılır’ şeklinde yanlış bir inanış olduğunu belirten Prof. Dr. Arıbal, aksine meme biyopsisinin yaklaşık 30 yıldır güvenle yapıldığını ve tedavinin biyopsiden alınan sonuca göre belirlendiğini söylüyor. Prof. Dr. Erkin Arıbal, bir diğer yanlış inanışın da ‘biyopsinin acıttığı’na yönelik olduğunu belirterek şöyle konuşuyor: “Yapılan lokal anestezi sayesinde ağrı hissedilmeyen iğne biyopsileri konforlu bir yöntemdir. 10 dakikadan kısa süren işlem sırasında hasta ile sohbet etmek ve rahatlatmak mümkün olabilmektedir.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>3. Vakum biyopsi sırasında tümör de çıkarılabiliyor! </strong></p>
<p>Vakum biyopsinin (vakum aspirasyon eşliğinde biyopsi) memede izlenen lezyonlara yönelik yapılan yeni bir biyopsi tekniği olduğunu belirten <strong>Acıbadem Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Acıbadem Altunizade Hastanesi Meme Radyolojisi Kliniği, Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erkin Arıbal </strong>bu tekniği şöyle açıklıyor: “Vakum biyopsinin amacı tek bir kere iğne ile lezyon içine girildikten sonra iğneyi hiç çıkarmadan lezyonun tümünü örneklemeye yarayan bir tekniktir. İğne içine ardışık olarak vakum ile çekilen doku kesilip iğne içinden yine vakum yardımı ile dışarı alınır. Bu sayede 3 ile 5 cm ye kadar olan lezyonlar tümü ile örneklenebilmektedir. İyi huylu tümörlerde hem tanı koyucu hem de tedavi edici olmasına rağmen kötü huylu lezyonlarda lezyon tümü ile çıkarılsa da ardından küçük bir cerrahi müdahale ile bu bölgenin etrafının çıkarılması gerekir.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>4. Meme radyolojisinde önemli bir yenilik!</strong></p>
<p>Kontrastlı mamografi eşliğinde vakum biyopsinin, meme radyolojisinde önemli bir yenilik olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Erkin Arıbal, “Hasta için konforlu ve pratik bir uygulamadır. Damardan iyotlu kontrast ilaç verilerek, mamografi veya ultrason gibi diğer teknikler ile görülemeyen sinsi kanser odakları görünür hale geldikten sonra, lezyonu vakum biyopsi ile örnekliyoruz. Meme MR eşliğinde biyopsi yerine kullanabilmekteyiz. MR eşliğinde biyopsiden daha kısa süren bu teknik, hasta açısından daha konforludur. Biyopsi süresi 10-15 dakika kadar sürmekte ve lokal anestezi eşliğinde biyopsi yapılabilmektedir. Hasta işlem sırasında bizimle konuşabilmekte ve MR odasında olduğu gibi kendini yalnız hissetmemektedir” diyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>5. Dikiş gerektirmiyor</strong></p>
<p>Vakum biyopsinin, lezyon hangi yöntem ile (ultrason – mamografi – MR) en iyi görülebiliyor ise o yöntem eşliğinde yapıldığını belirten Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erkin Arıbal “Seçilen yöntem ile lezyon yeri saptandıktan sonra cilde uygulanan lokal anestezi sayesinde ciltten geçilerek lezyona ulaşılır ve ardışık olarak vakum kesi yöntemi ile iğne içinden lezyon kesilerek tümü veya tüme yakın örneklenir. Ciltte sadece küçük iğne girişine ait bir yara olur, dikiş gerektirmez. Vakum biyopside lokal anestezi verilmesi yeterli olmaktadır. Genel anestezi uygulamasına gerek yoktur” diyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-biyopsisi-hakkinda-bilinmesi-gereken-5-nokta-417835">Meme biyopsisi hakkında bilinmesi gereken 5 nokta !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beslenme Alışkanlıklarınız Meme Kanseri Riskinizi Azaltabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beslenme-aliskanliklariniz-meme-kanseri-riskinizi-azaltabilir-417832</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 07:08:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıklarınız]]></category>
		<category><![CDATA[azaltabilir]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[riskinizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417832</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlarda en sık görülen kanser türü meme kanseridir. Meme kanseri görülme riskinin en yüksek olduğu gruplar içerisinde; erken ergenliğe giren(12 yaş öncesi), geç doğum yapan ya da hiç doğum yapmayan, bebeğini emziremeyen, geç menopoza giren(50 yaş sonrası) kadınlar yer alır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenme-aliskanliklariniz-meme-kanseri-riskinizi-azaltabilir-417832">Beslenme Alışkanlıklarınız Meme Kanseri Riskinizi Azaltabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme Alışkanlıklarınız Meme Kanseri Riskinizi Azaltabilir!</p>
<p>Kadınlarda en sık görülen kanser türü meme kanseridir. Meme kanseri görülme riskinin en yüksek olduğu gruplar içerisinde; erken ergenliğe giren(12 yaş öncesi), geç doğum yapan ya da hiç doğum yapmayan, bebeğini emziremeyen, geç menopoza giren(50 yaş sonrası) kadınlar yer alır. Tabii bu özelliklerin bulunmadığı bireylerin de meme kanserine yakalanma olasılığı vardır. Diğer kanser türlerinde olduğu gibi meme kanserinde de erken teşhis çok önemlidir. Dolayısıyla meme kanserine yönelik taramaların düzenli sıklıkta tekrarlanması bile kanserden ölüm sıklığını azaltmada etkili olacaktır. </p>
<p><strong>Besin ögelerinin yetersiz, aşırı ya da yanlış tarzda alımı kansere yakalanma riskini artırabilir!</strong></p>
<p> Kanser riskini artırabilecek besinlerin yanı sıra yemek hazırlama ve saklama koşullarında da oluşabilecek değişiklikler ve maddeler önemlidir. Yüksek ısıda pişirme ve yanlış pişirme yöntemleriyle veya dumana maruz bırakılarak pişirilen besinlerde kanserojen maddeler birikebilmektedir. Besinlerin işlemden geçirilerek aşırı ayrıştırılması ve saflaştırılması nedeniyle de besinlerin vitamin, mineral ve diğer bileşenlerden fakirleşebileceği göz ardı edilmemelidir. Dolayısıyla kansere karşı koruyucu vitamin, mineral ve diğer bileşenlerin etkinliğini azaltmak da dolaylı olarak kanser riskini artırabilir. Yapılan çalışmalara göre, bazı besinlerin içeriğinde bulunan veya besin hazırlama aşamasında ortaya çıkan maddelerin de kanser riski oluşturabileceği bildirilmektedir. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Meme kanserinden korunmak için beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri;</strong></p>
<p>Sağlıklı vücut ağırlığınızı koruyun,</p>
<p>Yeterli ve dengeli sürdürülebilir beslenmeye özen gösterin,</p>
<ul>
<li>Öğün planlamalarınızda porsiyon kontrolü yapmaya çalışın,</li>
<li>Tabağınızın büyük bölümünde bitkisel kaynaklı besinlere(taze sebze-meyveler, tam tahıllar, kuru baklagiller) yer verin,</li>
<li>Yeterli vitamin, mineral ve besin bileşenlerinden yararlanmak için çeşitliliğe önem verin,</li>
<li>Hayvansal kaynaklı gıdaların tüketimini azaltın, daha az yağlı olanları ve doğru pişirme yöntemlerini tercih edin,</li>
<li>Hayvansal kaynaklı gıdalar tercih edilirken özellikle C vitamininden zengin taze meyve ve sebzelerle birlikte tüketin.</li>
</ul>
<p><strong>Kanserojen besinlerden uzak durun!</strong></p>
<ul>
<li>Odun-kömür ateşine/dumanına doğrudan maruz bırakılarak pişirilen ve yüksek ısıda yağda kızartılan besinlerin tüketiminden kaçının,</li>
<li>İşlenmiş ve hazır gıdaların(koruyucu, renklendirici, kıvam artırıcı gibi maddeler içeren) tüketimini sınırlandırın,</li>
<li>Rafine şeker, un ve trans yağları beslenmenizden çıkarın,</li>
<li>Zararlı mikroorganizmaların çoğalmasını engellemek için pişirme ve saklama yöntemlerini gözden geçirin doğru yöntemleri kullanın.</li>
</ul>
<p><strong>Stresten uzak kalmaya çalışın, fiziksel aktivitenizi önemseyin ve size uygun aktivite rutini oluşturun!</strong></p>
<ul>
<li>Duygusal yeme ataklarınızı sağlıksız yiyeceklerle yönetmeye çalışmayın, ruh halinize iyi gelen aktivitelerle veya fiziksel aktivitelerle yönetmeye çalışın.</li>
</ul>
<p><strong>Alkol, sigara gibi zararlı alışkanlıkları azaltın/bırakın!</strong></p>
<ul>
<li>Bu gibi alışkanlıklar vücudun savunma sistemini tehdit eden serbest radikallerin artmasına neden olabilir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve kansere yakalanma riskini azaltmak amacıyla antioksidan içeriği zengin besinler tüketin özellikle folik asitten yeterli beslenmeye çalışın ve en önemlisi düzenli olarak kansere yönelik tetkik ve taramalarınızı yaptırın.</li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Anti-kanserojen besin grupları;</strong></p>
<ul>
<li>Renkli, çeşitli sebze ve meyveler,</li>
<li>Kurubaklagiller,</li>
<li>Kuruyemişler,</li>
<li>Tahıllar,</li>
<li>Az yağlı et ve süt ürünleri.</li>
</ul>
<p>Meme kanseri ve diğer kanser türleri üzerine çalışmalar yürüten bilim insanları, yukarıda yer alan besin gruplarının doğru yöntemlerle hazırlanıp sürdürülebilir halde beslenmeye dâhil edilmesiyle beraber kansere yakalanma riskinin azalabileceğini bildirmektedir.</p>
<p> Bağışıklık sisteminizi desteklemek ve meme kanserinden korunmak için beslenme alışkanlıklarınızın farkında olun, sağlığınızı ihmal etmeyin ve periyodik kontrollerinizi yaptırın.   </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenme-aliskanliklariniz-meme-kanseri-riskinizi-azaltabilir-417832">Beslenme Alışkanlıklarınız Meme Kanseri Riskinizi Azaltabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme kanseri farkındalığı ve erken tanının önemi için çırağan palace kempinski istanbul ile memeder 9 yıldır el ele</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindaligi-ve-erken-taninin-onemi-icin-ciragan-palace-kempinski-istanbul-ile-memeder-9-yildir-el-ele-417648</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Oct 2023 13:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çırağan]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kempinski]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[memeder]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>
		<category><![CDATA[palace]]></category>
		<category><![CDATA[tanının]]></category>
		<category><![CDATA[yıldır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417648</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme sağlığına dikkat çekmeyi amaçlayan MEMEDER (Meme Sağlığı Derneği) ile dokuz yıldır ortak projelere imza atan Çırağan Palace Kempinski İstanbul, Ekim ayı süresince hem meme kanserine dikkat çekmek hem de erken teşhisin önemini vurgulamak için “Çırağan Sarayı Pembe Oluyor’’ temasıyla, kadınlara destek olmayı amaçlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindaligi-ve-erken-taninin-onemi-icin-ciragan-palace-kempinski-istanbul-ile-memeder-9-yildir-el-ele-417648">Meme kanseri farkındalığı ve erken tanının önemi için çırağan palace kempinski istanbul ile memeder 9 yıldır el ele</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MEME KANSERİ FARKINDALIĞI VE ERKEN TANININ ÖNEMİ İÇİN </strong></p>
<p><strong>ÇIRAĞAN PALACE KEMPİNSKİ İSTANBUL İLE MEMEDER 9 YILDIR EL ELE</strong></p>
<p><strong>Meme sağlığına dikkat çekmeyi amaçlayan MEMEDER (Meme Sağlığı Derneği) ile dokuz yıldır ortak projelere imza atan Çırağan Palace Kempinski İstanbul, Ekim ayı süresince hem meme kanserine dikkat çekmek hem de erken teşhisin önemini vurgulamak için “Çırağan Sarayı Pembe Oluyor’’ temasıyla, kadınlara destek olmayı amaçlıyor.</strong></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;nin tarihi simgelerinden biri olan Çırağan Palace Kempinski İstanbul, meme kanseri farkındalık ayı olan Ekim ayında kadınlara destek olmak ve erken teşhisin önemini vurgulamak amacıyla </strong>Çırağan Palace Kempinski İstanbul Genel Müdürü ve Kempinski Residences Türkiye Bölge Direktörü Ralph Radtke, “Çırağan Sarayı olarak, tam dokuz yıldır Meme Kanseri Farkındalık Ayı boyunca çok sayıda etkinlik düzenleyerek MEMEDER’e desteğimizi kesintisiz sürdürmekten dolayı çok mutluyuz. Dünyanın dört bir yanından gelen konuklarımızı da bu farkındalık hareketine ortak ederek, bilinçlendirme çalışmalarımızı global düzeye taşımaktan da ayrıca sevinç duyuyoruz. Yıllardır MEMEDER ile el ele ilerleyerek böylesine anlamlı bir proje ile toplumsal bir sorumluluğu yerine getirmenin ve destek vermenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>MEMEDER Kurucusu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. Vahit Özmen ise yapılan toplantıda, “Öncelikle ‘Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayında’ farkındalığı artırmak için 9 yıldır birlikte çalıştığımız Çırağan Palace Kempinski’ye ve Türkiye Bölge Direktörü Ralph Radtke’ye kadın sağlığına ve</strong> <strong>MEMEDER’e katkıları için çok teşekkür ediyorum.  Bugün meme kanseri sıklığı akciğer kanseri sıklığını da geride bırakarak birinci sıraya yerleşmiştir. Türkiye’de de en sık görülen kadın kanseri olup, sıklığı son 20 yıl içerisinde 2 katından fazla artmıştır. Meme kanserinin önlenebilir ve erken tanı ile sağlıklı bir yaşam şansı verdiğini vurgulamak istiyorum. Obeziteden kaçınmak ve düzenli egzersiz yapmak meme kanserinden koruyabilir. 20 yaşından itibaren her ay kendi kendini muayene ve düzenli klinik muayene farkındalığı artırmakta, 40 yaşından itibaren mamografik tarama ile çok erken tanı mümkün olmaktadır. Kadınlarımızın kendilerinde sık görülen bu hastalığın farkında olmalarını ve sağlıklı yaşamalarını arzu ediyorum” şeklinde konuştu.</strong></p>
<p><strong>Çırağan Sarayı’nda Ekim Ayı Boyunca Gerçekleşen Pembe Aktiviteler</strong></p>
<p>Ay boyunca<strong> otelin birçok noktasına pembe çiçek </strong>aranjmanları yerleştirilmesinin yanı sıra otelin ortak alanları ve restoranlarında farkındalığı artırmak üzere bilgi kartları ve hashtag kartları koyularak misafirlere bilgiler sunuluyor. Ekim ayı içerisinde Çırağan Palace Kempinski çalışanlarına MEMEDER yönetim kurulundan farkındalık eğitimi verilerek bilinçlendirme çalışmalarında bulunuyor. </p>
<p> </p>
<p>Farkındalığa lezzet katan çalışmalarda da bulunan Çırağan Palace Kempinski İstanbul; online alışveriş sitesi Çırağan Palace Shop’ta sunulan şeker ilavesiz tatlardan oluşan “fit lezzetler” kategorisinde satılan tüm ürünlerin gelirini ay sonunda MEMEDER’e bağışlıyor. Otelin yenilenen restoranı Gazebo’nun girişinde Çırağan Sarayı siluetinde dikkat çekici bir boyutta ve pembe renkte hazırlanan çikolata üzerindeki özel bilgi kartları ile misafirleri karşılıyor. Gazebo’da tüm masalarda farkındalığı artırıcı bilgi kartları yer alıyor. Restoranda sunulan çayın yanına pembe baklava, kahvenin yanına ise Çırağan Sarayı silüetinde minik pembe madlen çikolatalar servis ediliyor. Ekim ayına özel pembe renkte Çırağan Sarayı silüetinde madlen ve tarihi kapı modelinde çikolatalar da satışa sunuluyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindaligi-ve-erken-taninin-onemi-icin-ciragan-palace-kempinski-istanbul-ile-memeder-9-yildir-el-ele-417648">Meme kanseri farkındalığı ve erken tanının önemi için çırağan palace kempinski istanbul ile memeder 9 yıldır el ele</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka meme kanserinin farkında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyaka-meme-kanserinin-farkinda-417437</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Oct 2023 08:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[farkında]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417437</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Erken teşhis hayat kurtarır”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyaka-meme-kanserinin-farkinda-417437">Karşıyaka meme kanserinin farkında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka meme kanserinin farkında</p>
<p>“Erken teşhis hayat kurtarır”</p>
<p>Sağlık alanında kente kazandırdığı proje ve yatırımlar ile fark yaratan Karşıyaka</p>
<p>Belediyesi, Meme Farkındalık Ayı sebebiyle iki önemli söyleşi düzenledi.</p>
<p>Uzmanların katıldığı iki söyleşide de meme kanserinin her kadın için risk oluşturduğu</p>
<p>belirtilirken erken teşhisin önemi vurgulandı.</p>
<p>Karşıyaka Belediyesi ve Metropol Hastanesi iş birliği ile Çarşı Kültür Merkezi’nde</p>
<p>düzenlenen ‘Meme Kanseri’ başlıklı söyleşiye Op. Dr. Batuhan Hazer konuşmacı olarak</p>
<p>katıldı. Doğru tedavinin hayati bir önem taşıdığını vurgulayan Op. Dr. Hazer, “Meme</p>
<p>kanseri toplumda çok sık rastlanan bir kanser türü. Yıllık kontrollerin muhakkak</p>
<p>yapılması gerekiyor. Elle muayene bu hastalığın ilk kuralı. 40 yaş ve üzeri kadınların</p>
<p>düzenli kontrollerini yaptırması gerekiyor. Eğer ailede de kanser riski var ise 25-30</p>
<p>yaşlarında kontroller yapılmalı. Meme kanseri ülkemizde her yıl yüzde 1 oranında artış</p>
<p>gösteriyor fakat bu hastalık diğer kanser türleri gibi olumsuz sonuçlanan bir tür değil.</p>
<p>Tedavi sonucu hastanın yaşam süresi, yaşam kalitesi olumlu anlamda etkileniyor. Yeter</p>
<p>ki erken tanı konulsun” dedi. Söyleşi sonunda çekiliş ile üç katılımcıya meme kanseri test</p>
<p>kiti hediye edildi.</p>
<p>RADYOLOJİ UZMANI YÖNTEMLERİ ANLATTI</p>
<p>Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Kadın Sağlığı Söyleşileri’</p>
<p>kapsamında da meme kanseri ele alındı. Zübeyde Hanım Nikah Sarayı’nda</p>
<p>gerçekleştirilen söyleşide Radyoloji Uzmanı Dr. Feray Saraçoğlu meme kanseri ve erken</p>
<p>tanı hakkında konuşurken, hastalığın tanı ve tedavisinde kullanılan radyolojik</p>
<p>görüntüleme yöntemlerini anlattı. Dr. Saraçoğlu, “Her kadının riski vardır, kadınsanız her</p>
<p>an meme kanseri teşhisi alabilirsiniz. Moralinizi yüksek tutun, stresten ve sigaradan uzak</p>
<p>durun, egzersiz yapın” diye konuştu.</p>
<p>“BEDENİNİZİ TANIYIN”</p>
<p>Genel Cerrah Op. Dr. Gülden Ballı ise meme kanserinde cerrahi tedavi yöntemlerini</p>
<p>anlattı. ‘Meme kanserinin farkındayım, fark yaratmakta kararlıyım’ başlıklı bir sunum</p>
<p>yapan Op. Dr. Ballı, kadınların kişisel muayenelerinin çok önemli olduğunu vurgulayarak</p>
<p>şunları kaydetti: “Bedensel algınızı memelerinize yönlendirin, memelerinizi tanıyın çünkü</p>
<p>eğer tanırsanız bir değişiklik olduğunda fark etmeniz daha kolay olacaktır.” Ballı, elle</p>
<p>muayenenin nasıl yapılacağını da katılımcılara anlattı. Sunum ve konuşmaların ardından</p>
<p>katılımcıların soruları cevaplandı. Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi</p>
<p>Öznur Tugay da günün anısına konuşmacılara çiçek ve hediye takdim etti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyaka-meme-kanserinin-farkinda-417437">Karşıyaka meme kanserinin farkında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de Meme Kanseri Farkındalık Yürüyüşü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-meme-kanseri-farkindalik-yuruyusu-415727</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Oct 2023 09:54:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[eüde]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüşü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415727</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Meme Kanseri Farkındalık Ayı Etkinlikleri kapsamında EÜ Tıp Fakültesi, EÜ Kanserle Savaş Uygulama Merkezi, European Medikal Students Association işbirliği ile meme kanserine dikkat çekmek  amacıyla “Pembe Yürüyüş” gerçekleştirildi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-meme-kanseri-farkindalik-yuruyusu-415727">EÜ&#8217;de Meme Kanseri Farkındalık Yürüyüşü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Meme Kanseri Farkındalık Ayı Etkinlikleri kapsamında EÜ Tıp Fakültesi, EÜ Kanserle Savaş Uygulama Merkezi, European Medikal Students Association işbirliği ile meme kanserine dikkat çekmek  amacıyla “Pembe Yürüyüş” gerçekleştirildi. Etkinliğe, EÜ Tıp Fakütesi Dekanı Prof.Dr. Rüçhan Sertöz, EÜ Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emine Serra Kamer, Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Prof. Dr. Zeynep Özsaran, Prof. Dr. Senem Alanyalı, Doç. Dr. Fatma Sert, akademisyenler, öğrenciler, idari personel, hasta ve hasta yakınları katıldı.</p>
<p>“Pembe Tişörtlerinizle Yürüyüşümüze Bekliyoruz” sloganı ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde başlayarak, Kampüs Öğrenci Dekanlığında sona eren yürüyüşte katılımcılar meme kanseri konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla “Meme Kanserinde Güç Sende” yazılı pankart taşıdılar. Katılımın yoğun olduğu etkinlikte, meme kanserinde dikkat çekmek amacıyla pembe kurdele dağıtıldı.</p>
<p><b>“Meme kanseri konusunda farkındalık ve erken tanı hayat kurtarır”</b></p>
<p>Etkinlikte konuşan Prof. Dr. Emine Serra Kamer, “Dünya Sağlık Örgütü tarafından Ekim Ayı, Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak tanımlandı. Her sekiz kadından birinde meme kanseri riski tanımlanmış olması nedeni ile geniş tabanlı erken tanı çalışmaları özellikle bu ayda önem kazanmakta. Meme kanseri, maalesef kadınlarda en sık rastladığımız tümör türü olarak karşımıza çıkıyor. Meme kanseri konusunda farkındalık ve erken tanı son derece önemli. Bugün düzenlediğimiz bu etkinlikte, Ege Üniversitesi Hastanesinden Öğrenci Dekanlığına kadar hekimlerimiz, hocalarımız, öğrencilerimiz, hastalarımız ve hasta yakınlarımızla beraber yürüyerek, erken tanının ve hep beraber güçlü olacağımızın sinyalini vermek istedik. Erken tanı hayat kurtarır. Bugün, bir kurdeleden ötesi bir gün. Hep birlikte bu dönemi atlatacağız” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Kamer, “Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak meme kanseri farkındalık ayında, meme kanserinde farkındalık ve yeniden düşünmeyi artırmak amacı doğrultusunda Tıp Fakültemizde öğrencilerimiz, çalışanlarımız, hocalarımızla birlikte etkinlikler düzenlemeye devam ediyoruz” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-meme-kanseri-farkindalik-yuruyusu-415727">EÜ&#8217;de Meme Kanseri Farkındalık Yürüyüşü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Erken Teşhis Edildiğinde Hastalar Tedaviye Yüzde 99 Olumlu Yanıt Veriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-erken-teshis-edildiginde-hastalar-tedaviye-yuzde-99-olumlu-yanit-veriyor-414938</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Oct 2023 22:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[edildiğinde]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviye]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[yanıt]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414938</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koç Healthcare’in Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hayata geçirdiği Meme Kanseri Farkındalığı Bisiklet Turu Etkinliği 3. yılında da yoğun bir katılımla gerçekleşti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-erken-teshis-edildiginde-hastalar-tedaviye-yuzde-99-olumlu-yanit-veriyor-414938">Meme Kanseri Erken Teşhis Edildiğinde Hastalar Tedaviye Yüzde 99 Olumlu Yanıt Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Koç Healthcare’in Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hayata geçirdiği Meme Kanseri Farkındalığı Bisiklet Turu Etkinliği 3. yılında da yoğun bir katılımla gerçekleşti. Katılımcıların toplamda 7 kilometre pedal çevirdiği etkinlikte meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekildi. 15 Ekim Pazar günü gerçekleştirilen farkındalık etkinliğine Koç Healthcare çalışanları bisiklet grubu ve yürüyüşlerle destek verdi.</strong></p>
<p> </p>
<p>Koç Healthcare, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yürüttüğü çalışmalarına bu yıl 3’üncü kez düzenlediği Meme Kanseri Farkındalığı Bisiklet Turu ile devam etti. Meme kanseri konusunda toplum nezdinde farkındalık yaratmak amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor İstanbul destekleriyle 15 Ekim Pazar günü düzenlenen etkinliğe Koç Healthcare çalışanları bisiklet grubu ve yürüyüşlerle destek verdi. Sabah saat 10:00’da Bostancı İsbike önünden hareket eden bisikletliler, Fenerbahçe Orduevi’ne kadar pedal çevirdi. Turun finali Şaşkınbakkal Paten Pisti oldu. Katılımcılar pembe tişörtleri ve bisikletlerine bağladıkları pembe balonları ile çevredekilerin dikkatini çekerken, dağıtılan broşürlerde meme kanserine yönelik bilgiler paylaşıldı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Memelerinizde farklılık olup olmadığını düzenli olarak kontrol edin</strong></p>
<p>Meme kanserinde erken teşhis için, kendi kendine meme muayenesi, düzenli doktor muayenesi, 40 yaş üzeri için mamografi çektirilmesi öneriliyor. Kendi kendine muayene için ayna karşısında kollarınızı farklı pozisyonlara getirip memelerinizde farklılık olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. Parmak uçlarınızla yukarıdan aşağı, aşağıdan yukarı hareketle; meme başlarından çevreye doğru ışınsal hareketle ve dairesel şekilde, meme başından başlayıp çevreye doğru ya da tersi hareketle kendinizi muayene edebilirsiniz. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-erken-teshis-edildiginde-hastalar-tedaviye-yuzde-99-olumlu-yanit-veriyor-414938">Meme Kanseri Erken Teşhis Edildiğinde Hastalar Tedaviye Yüzde 99 Olumlu Yanıt Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Küçültme Ameliyatları Estetik Sonuçlarının Yanında Kadının Sağlığını da Koruyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kucultme-ameliyatlari-estetik-sonuclarinin-yaninda-kadinin-sagligini-da-koruyor-414860</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Oct 2023 15:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatları]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[koruyor]]></category>
		<category><![CDATA[küçültme]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlarının]]></category>
		<category><![CDATA[yanında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414860</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme küçültme ameliyatlarının kadının genel sağlığı üzerinde yarattığı olumlu sonuçlarıyla yaşam kalitesini de artırdığını söyleyen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Bilge Kağan Aysal, “Kadınlarda meme büyüklüğü boyun ağrısı, bel ağrısı, bel fıtığında tetiklenme veya hijyen problemleri gibi sıkıntılara yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kucultme-ameliyatlari-estetik-sonuclarinin-yaninda-kadinin-sagligini-da-koruyor-414860">Meme Küçültme Ameliyatları Estetik Sonuçlarının Yanında Kadının Sağlığını da Koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Meme küçültme ameliyatlarının kadının genel sağlığı üzerinde yarattığı olumlu sonuçlarıyla yaşam kalitesini de artırdığını söyleyen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Bilge Kağan Aysal, “Kadınlarda meme büyüklüğü boyun ağrısı, bel ağrısı, bel fıtığında tetiklenme veya hijyen problemleri gibi sıkıntılara yol açabiliyor. Meme küçültme ameliyatları sıklıkla estetik kaygılarla yapılmakla birlikte, sağlıkla ilgili de çok ciddi düzeylerde hastalara yardımcı oluyor” diye konuştu. Doç. Dr. Aysal, “Meme küçültmenin her anlamda yüz güldürücü bir ameliyat olduğunu söyleyebiliriz” dedi. </em></p>
<p>Kadının gebelik, emzirme ya da yaşlanma gibi yaşamının her döneminde memelerin kadın kimliğinin bir parçası olduğunu belirten Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif, Estetik Cerrahi Doç. Dr. Bilge Kağan Aysal, vücuttaki pek çok yapısal ya da hormonal değişikliklerin meme dokusunu etkileyebileceğini söyledi. Dolayısıyla kalıtımsal nedenlerin dışında gebelik, emzirmek gibi kadınlık eylemleri sonucunda meme boyutunun da etkilenebileceğini anlattı. Kadının beden yapısına göre memelerinin normalden daha büyük olması durumunda bazı sağlık sorunlarının ortaya çıkabildiğini ve buna bağlı olarak da kadının yaşam kalitesinin ciddi oranda etkilenebileceğine işaret eden Doç. Dr. Aysal, “Bu nedenle meme küçültme ameliyatları sadece estetik kaygılar nedeniyle yapılmaz. Kadınların yaşadığı bu fiziki problemlerin çözülmesi için uygulanabilir” diye konuştu. </p>
<p><strong> “BÜYÜK MEME KADINDA OMURGA BOZUKLUKLARINA YOL AÇABİLİYOR” </strong></p>
<p>Meme büyüklüğünün yaratabileceği fiziksel sorunlarla ilgili bilgi veren Doç. Dr. Bilge Kağan Aysal, şunları anlattı: “Özellikle genç kadınlarda sosyal olarak utanma, çekinme gibi durumlar oluşabilir. Buna ek olarak boyun ağrısı, bel ağrısı, bel fıtığında tetiklenme veya hijyen problemleri gibi sıkıntılar, omurga bozukluklarına yol açabilir. Vücudumuz farklı durumlara adapte olabilen biyolojik bir mekanizmadır. Bu nedenle de ağırlık merkezi bozulduysa omurgamızdaki ligamanlar ve kemiklerin yapılarında öne doğru bir adaptasyon söz konusu olur. Yani ağırlık öne doğruysa kamburlaşma, sırt ve bel ağrıları gibi durumlar yaşanabiliyor. Ekstradan meme altlarındaki terlemeye bağlı egzamalar ya da hijyen bozuklukları da oluşabiliyor. Memesinin büyüklüğünden rahatsız olan kadınlarda yaşanabilecek hem sosyal hem de sağlık problemlerini çözmek için meme küçültme ameliyatları etkin olarak yapılıyor.”</p>
<p><strong>“SOSYAL SORUNLARA NEDEN OLABİLİYOR” </strong></p>
<p>Büyük ve sarkmış bir memenin kadında yarabileceği sağlık problemlerinin yanı sıra sosyal sorunları da beraberinde getirebileceğini belirten Doç. Dr. Aysal, “Standart ve büyük olmayan bir meme aynı zamanda sarkmanın da beraberinde olduğu bir meme anlamına geliyor. Yani büyük bir meme sıklıkla hacmi büyüktür ve sarkmıştır. Bu durum da sağlık problemlerinin yanı sıra kıyafet seçememe, genç hastaların kendini izole etmeye çalışmaları, bedene göre kıyafet aldığında memelere uygun olmama, memeye göre kıyafet aldığında bedene bol gelmesi gibi bir takım sosyal sorunlara yol açabiliyor” diye konuştu.   </p>
<p><strong>“AMELİYAT ÖNCESİNDE TARAMA YAPILIYOR!”</strong></p>
<p>Meme küçültme ameliyatında tüm hastaları ilk önce sağlık taramasından geçirdiklerini belirten Doç. Dr. Aysal, “Meme küçültme ameliyatı için yapılan ilk değerlendirmede öncelikle hasta uygunsa meme ultrasonu ile tarayarak herhangi bir kanser riski olup olmadığına bakılıyor. Tümör ya da herhangi bir riskli bir durum yoksa ameliyat için aday haline gelen kadını ameliyat için hazırlıyoruz.” Diye konuştu.<strong> </strong></p>
<p><strong>“18 YAŞ ÜSTÜNDEKİ KADINLARA ÖNERİYORUZ” </strong></p>
<p>Meme küçültme ameliyatının vücut gelişimini tamamlamış her kadına yapılabileceğini söyleyen Doç. Dr. Aysal, “Sıklıkla erişkin çağa gelmesini ve kendi kararlarını verebilmesi açısından 18 yaş üstündeki kadınlara öneriyoruz ve meme küçültmenin her anlamda yüz güldürücü bir ameliyat olduğunu söyleyebiliriz” dedi. </p>
<p>Doç. Dr. Aysal, ameliyat öncesi ve sonrası dikkat edilmesi gerekenler hakkında şu bilgileri verdi: “Eğer hastamız gerekli değerlendirmeler sonrasında ameliyat için uygun olduğu ortaya konulursa ameliyat gerçekleştiriliyor. Yaklaşık üç saat süren bir ameliyat sonrasında işlem tamamlanıyor. Meme ameliyatından sonra hastalarımız ortalama bir gün hastanede kalıyor ve yaklaşık bir haftalık iyileşme süresi oluyor. Bu sürenin sonunda ufak tefek gündelik işlerine dönebiliyor ve bir ay sonrasında da rutin hayatlarına dönebiliyor.”</p>
<p><strong>“AMELİYATTAN SONRA EMZİRMEK MÜMKÜN” </strong></p>
<p>Meme küçültme ameliyatının tanımlanmış bir zararı olmadığını ancak kadınlarda bazen ‘süt veremem, bebeğim olursa emziremem’ gibi bir kaygı oluştuğunu söyleyen Doç. Dr. Aysal, “Hangi kadının süt verip vermeyeceğini zaten önceden öngörmek mümkün değil. Ancak şunu söyleyebiliriz ki meme küçültme ameliyatları sonrasında emzirebilen annelerimiz mevcuttur” diye konuştu. </p>
<p><strong> “MEME KANSERİNİ TETİKLEMEZ!” </strong></p>
<p>Halk arasında meme estetiği ameliyatları konusunda bazı yanlış düşüncelerin olduğunu hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif, Estetik Cerrahi Doç. Dr. Bilge Kağan Aysal, bu konuyla ilgili görüşlerini şöyle dile getirdi: “Meme küçültme ameliyatı olmak meme kanserini tetiklemez. Hatta memenin hacmi azaldığı için, ameliyat esnasında çıkartılan bölgede ileride oluşacak bir tümörün oluşma ihtimalini azaltabilir. Ama ‘vücuduma bıçak değmesi meme kanserine yol açar mı’ diye bir merak var ise meme küçültme ameliyatı tek başına meme kanseri yapmaz” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kucultme-ameliyatlari-estetik-sonuclarinin-yaninda-kadinin-sagligini-da-koruyor-414860">Meme Küçültme Ameliyatları Estetik Sonuçlarının Yanında Kadının Sağlığını da Koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Ameliyat Meme Kanserinin İzlerini Onarıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-ameliyat-meme-kanserinin-izlerini-onariyor-413643</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Oct 2023 10:54:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[izlerini]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[onarıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413643</guid>

					<description><![CDATA[<p>2020 yılında dünya genelinde 2 milyon 300 bin yeni meme kanseri tespit edilmiş. Bu sayı, yaklaşık olarak her 8 kadından 1’inin meme kanseri olduğunun da göstergesi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-ameliyat-meme-kanserinin-izlerini-onariyor-413643">Bu Ameliyat Meme Kanserinin İzlerini Onarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2020 yılında dünya genelinde 2 milyon 300 bin yeni meme kanseri tespit edilmiş. Bu sayı, yaklaşık olarak her 8 kadından 1’inin meme kanseri olduğunun da göstergesi. Meme kanserinin görülme oranı geçmiş yıllara göre giderek artıyor. Ancak meme kanseri yaygınlaşırken tedavideki başarı oranlarının yükselmesi de dikkat çekiyor. Uzmanlar bu durumda, kadınların bilinçlerinin artmasının ve tarama programlarına daha sık başvurmalarının önemli bir payı olduğunu söylüyorlar. Tarama programları sayesinde erken teşhis oranı yükseliyor, erken teşhiste tedavi başarısı daha yüksek olduğu için kadınların hayata tutunma oranı artıyor. </p>
<p><strong>Hastalık artıyor ama tedavi başarısı da yükseliyor</strong></p>
<p>Meme kanserinin tedavisinde farklı yöntemler olsa da cerrahi tedavi hala önemli bir yer tutuyor. Tedavide hastaların büyük bir bölümünde, dişilik sembolü olarak algılanan meme korunabiliyor. Ancak yine de bazı durumlarda memenin kısmi veya tümüyle alınması gerekebiliyor. Kanserle savaşmak gibi zorlu bir mücadeleye meme kaybı sonrasında estetik kaygılar de eklenince, hastalarda özgüven kaybından ciddi travmaya kadar uzanan önemli sorunlar gelişebiliyor. Aslında meme kanseri sebebiyle memede oluşan deformasyonlar ve meme kaybı  ‘meme onarımı ameliyatı’ ile başarıyla düzeltilebiliyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak, </strong>meme onarımı ameliyatlarında doğal görünüme oldukça yakın sonuçlar elde edilebildiğine işaret ederek, “Meme onarımı; protez, doku genişletici ve doku transferi gibi çeşitli yöntemlerle yapılıyor. Bu ameliyatların yöntemleri ve zamanlamaları; hastaların genel sağlık durumları, bireysel ihtiyaçları ile tercihleri gibi çeşitli etkenler göz önünde bulundurularak planlanıyor. Meme onarımı ameliyatı sayesinde hastalar özgüvenlerine yeniden kavuşuyor ve yaşamlarına daha sağlıklı devam edebiliyorlar” diyor.</p>
<p><strong> Aynı anda veya geç zamanlı onarım </strong></p>
<p>Cerrahi olarak tamamı veya bir kısmı alınan memenin tekrar bir bütün haline getirilmesi ‘meme onarımı’ olarak adlandırılıyor. Meme onarımı; mastektomi (memenin alınması) ile aynı anda ve geç zamanlı olmak üzere iki şekilde yapılabiliyor. Onarımın zamanlamasında kişisel tercihler ve hayat tarzı önemli olsa da; hastanın yaşı, genel sağlık durumu, kanserin evresi, ameliyat sonrası radyoterapi ve/veya kemoterapi alınıp alınmayacağı gibi pek çok nokta da göz önüne alınıyor. Mastektomi ile aynı anda onarımla hastalıklı olmayan meme cildi ve bazı durumlarda meme ucu korunarak normale yakın, oldukça tatmin edici meme görünümü elde edilebiliyor. “Aynı anda yapılan meme onarımıyla hastalar ikinci kez ameliyattan kurtuluyorlar. Daha da önemlisi meme kaybı yaşamadıkları için psikolojik ve sosyal zorluklar çekmiyorlar” diyen Prof. Dr. Bülent Saçak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Öte yandan ameliyat ve hastanede yatış süreleri, iş ile normal hayata dönüş zamanları göreceli olarak daha uzun oluyor. Geç onarımda edilen estetik sonuçlar ise mastektomi ile aynı anda onarımla karşılaştırıldığında her zaman daha az tatmin edici kalıyor.” </p>
<p> <strong>Meme ucu yapılabiliyor </strong></p>
<p>Mastektomi ile meme ucunun da alındığı hastalarda ameliyattan ve ışın tedavisi de uygulanacaksa ışın tedavisinin bitiminden 4-6 ay sonra, lokal anestezi altında, lokal deri flepleriyle meme ucu oluşturulabiliyor. Meme ucunu çevreleyen ve areola olarak adlandırılan, meme cildinin diğer kısımlarıyla ton farkı olan bölge ise tatuaj işlemiyle başarıyla yapılıyor. İlerleyen dönemde, iyileşme tamamlandıktan sonra belirgin olan asimetriler varsa, bunları gidermek, görünümünü iyileştirmek için iz düzeltimi, meme dikleştirme ve yağ grefti uygulaması yapılabiliyor. </p>
<p> <strong>Meme onarımında üç yöntem</strong></p>
<p><em>Meme onarımı; protezler, hastaların kendi dokuları ve her iki yöntemin birlikte kombine edildiği, temel olarak üç yöntemle gerçekleştirilebiliyor. Prof. Dr. Bülent Saçak, bu yöntemleri şöyle özetliyor: </em></p>
<p><strong>Protezler ile onarım:</strong> Vücudun başka bir kısmından doku almadan, silikon protezler ile meme onarımı yapılabiliyor. Bu metot için hastanın isteği kadar uygunluğu da önem taşıyor. En uygun hastalar vücudunda başka bir bölgeden ameliyat istemeyen, meme cebi yeterli, radyoterapi almamış/almayacak hastalar oluyor.</p>
<p><strong>Hastanın kendi dokularıyla onarım:</strong> Vücudun başka kısımlarından alınan dokuların taşınarak şekillendirilmesi ile yapılan onarımdır. Hastanın kendi dokularıyla gerçekleştirilen onarım, dokuların benzer nitelikleri nedeniyle doğala en yakın sonuçları veriyor. Vücutta en sık başvurulan doku kaynağı karın bölgesi oluyor. Ayrıca kalça, sırt ve uyluk, diğer özdoku kaynaklarını oluşturuyor. </p>
<p><strong>Her iki yöntemin kombine edilmesi: </strong>Her iki tekniğe ait olumsuzlukların diğer metodun yardımıyla ortadan kaldırılması prensibine dayanıyor. İki tekniğin risklerini de içerdiği için günümüzde en az tercih edilen yöntemdir. </p>
<p> <strong>İyileşme süresi 3-4 haftayı buluyor</strong></p>
<p>Hastanın günlük yaşam aktivitelerine dönüş süresi, tercih edilen onarım yöntemine bağlı olarak değişmekle birlikte, genellikle 3-4 haftayı buluyor. Birçok onarım yönteminde, ameliyat bölgesindeki kan ve sıvıları dışarı almak için kullanılan drenler 1-2 hafta içinde sonlandırılıyor. Hastanın ilk 3 hafta içinde, işlem yapılan taraftaki omuz ve kol hareketlerini kısıtlaması iyileşmeyi hızlandırıyor ve ağrıyı azaltıyor. Yürüyüş gibi basit egzersizlere hemen ilk günden itibaren başlanabilirken, pilates ve ağırlık kaldırma gibi kompleks egzersizler için 2 ay kadar beklemek gerekebiliyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-ameliyat-meme-kanserinin-izlerini-onariyor-413643">Bu Ameliyat Meme Kanserinin İzlerini Onarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Tedavisi Anne Olmanızı Engellemesin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tedavisi-anne-olmanizi-engellemesin-412857</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Oct 2023 12:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[engellemesin]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[olmanızı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412857</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri tedavisi gören ve hastalığı atlatan kadınların hamile kalma ihtimali daha zor olabiliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tedavisi-anne-olmanizi-engellemesin-412857">Meme Kanseri Tedavisi Anne Olmanızı Engellemesin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meme kanseri tedavisi gören ve hastalığı atlatan kadınların hamile kalma ihtimali daha zor olabiliyor. Ancak kanser, cerrahi işlem, kemoterapi ve radyoterapi nedeniyle yumurta dokusunu kaybetme riski olan kişilerin bu tedavi öncesinde yumurtalarını dondurup, tedavi süreci bittikten sonra bu yumurtaları kullanıp gebe kalabileceklerini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Ebru Öztürk Öksüz, “Doğurganlık döneminde meme kanserine yakalananlar ve hamile kalmayı planlayanlar tedaviden önce yumurtalarını dondurarak tedavi sonrasında hamile kalabilirler. Yumurtalar yasal olarak 5 yıl saklanabilirken, bakanlık onayı ile bu süre daha da uzayabiliyor” dedi.</strong></p>
<p>Teknolojinin gelişmesine bağlı olarak tıp alanında da çok önemli gelişmeler oluyor. Bu gelişim alanlarından birinin de tüp bebek olduğunu paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Ebru Öztürk Öksüz, “Gebeliğin oluşmasını etkileyen çok önemli iki faktör var, yumurta ve sperm kalitesi. Yaşla birlikte bu kalite düşüyor. Bunun yanında kanser, kemoterapi, radyoterapi tedavileri de yumurta dokusunu olumsuz etkiliyor. Bu noktada meme kanseri tanısı konulan genç hastaların eğer hamile kalma istekleri de varsa, tedaviye başlamadan önce bir tüp bebek uzmanından destek almaları çok önemli. Hastalara da bu konuda bilgilendirme yapılmalı” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yumurta dondurma işlemi uzun bir zaman gerektirmiyor</strong></p>
<p>Yumurta dondurma işleminin çok uzun zaman ayrılması gerektiren bir işlem olmadığını hatırlatan Dr. Ebru Öztürk Öksüz, “Tedavi, adetin herhangi bir döneminde başlanabilir.  Amacımız hormon tedavisi ile birlikte yumurtaları uyarmak ve onları belli bir sayı ve olgunluğa ulaştırmak. Yaklaşık 10-11 günde istediğimiz gelişmeyi elde ediyoruz ve yumurta toplama işlemine geçiyoruz. Yumurtalar toplandıktan sonra iyi kalitede yumurtalarımızı donduruyoruz. Kısaca tedavinin yaklaşık 14 gün sürdüğünü söyleyebiliriz. Yumurta dondurma işlemiyle meme kanseri hastalarının da tedavileri tamamlandıktan sonra anne olma şansları oluyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tedavisi-anne-olmanizi-engellemesin-412857">Meme Kanseri Tedavisi Anne Olmanızı Engellemesin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Pembe Kurdele&#8221; ile Meme Sağlığı Farkındalığı Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pembe-kurdele-ile-meme-sagligi-farkindaligi-artiyor-411597</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Oct 2023 15:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kurdele]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[pembe]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=411597</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nesfit’in 11 yıl önce meme kanseri farkındalığını artırmak ve kadınların sağlığına katkı sunmak için MEMEDER iş birliğiyle hayata geçirdiği Pembe Kurdele projesi, Migros’un destekleriyle güçlenmeye devam ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pembe-kurdele-ile-meme-sagligi-farkindaligi-artiyor-411597">&#8220;Pembe Kurdele&#8221; ile Meme Sağlığı Farkındalığı Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nesfit’in 11 yıl önce meme kanseri farkındalığını artırmak ve kadınların sağlığına katkı sunmak için MEMEDER iş birliğiyle hayata geçirdiği Pembe Kurdele projesi, Migros’un destekleriyle güçlenmeye devam ediyor. Migros mağazalarında ve Migros Sanal Market’te satışa sunulan Nesfit’in Pembe Kurdele paketlerini satın alan tüketiciler, bu sayede yaptıkları bağışlarla, MEMEDER aracılığıyla projeye katkı sunuyor.</strong></p>
<p> </p>
<p>Nesfit; MEMEDER ve Migros iş birliğiyle sürdürdüğü Pembe Kurdele projesi ile kadınları meme sağlığı konusunda bilinçlendirmeye ve erken teşhisin önemine vurgu yapmaya devam ediyor. Nesfit, MEMEDER ve Migros iş birliği ile yürütülen ve bugüne kadar 60 bine yakın kadının meme sağlığı kontrolüne, 9 bine yakın kadında erken teşhise ve 271 kadının tedavisine destek olunan projenin etki alanı genişlemeyi sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl meme sağlığı farkındalığının düşük seyrettiği Muş, Van ve Gaziantep’te 1.000’i aşkın kadına ulaşılan projede, bu yıl da çeşitli illerde  kadınlara ulaşılması hedefleniyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Ekşi: “MEMEDER aracılığıyla daha fazla kadına ulaşacağız”</strong></p>
<p>Kadınlarda meme kanseri tanısının son 20 yılda 2 kat artığını belirten <strong>Nestlé Kahvaltılık Gevrekler İş Birimi Genel Müdürü Burçin Alev Ekşi</strong>, “Meme kanseri vakaları artış gösteriyor ancak biliyoruz ki erken tanı tedavi şansını oldukça yükseltiyor. 11 yıl önce bu bilinçle yola çıktığımız Pembe Kurdele projesi aracılığıyla kadınların bilgilenmesine katkı sunmak, tanı ve tedavilerinde rol alabilmek bizim için çok önemli. Bu anlayışla projemizin etki alanını büyütmeye odaklanıyoruz. Bu yıl da meme sağlığı farkındalığının düşük seyrettiği illerde daha fazla kadına ulaşmayı hedefliyoruz. Projemizin iş ortakları Migros ve MEMEDER’in katkıları bu hedefimize ulaşmada önemli rol oynuyor” dedi. </p>
<p> </p>
<p><strong>Yaman: “Pembe Kurdele projesinin farkındalık hareketine güçlü bir katkı sunmaktan mutluyuz”</strong></p>
<p><strong>Migros FMCG Gıda Pazarlama Direktörü Caner Yaman</strong>, “Sağlıklı yaşamı teşvik etmek amacıyla sunduğumuz ürün ve hizmetlere ek olarak toplum sağlığına yönelik projeler geliştiriyor, iş birliklerimiz ile etki alanımızı genişletiyoruz. Nesfit ve MEMEDER ile yürüttüğümüz ‘Pembe Kurdele’ projesi kapsamında tüketicilerimizin meme sağlığı konusunda bilinçlenmelerini sağlarken, erken teşhis ve düzenli mamografik taramanın önemini aktarıyoruz. Bu kıymetli proje ile ulaştığımız kadın sayısının her geçen yıl artmasından mutluluk duyuyoruz” açıklamasında bulundu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Özmen: “Bir kadının sağlığı aynı zamanda ailesinin, toplumun ve geleceğin sağlığıdır”</strong></p>
<p>Konuyla ilgili açıklama yapan <strong>MEMEDER Kurucusu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. Vahit Özmen</strong>, “Nesfit, Migros ve MEMEDER iş birliği ile yürütülen ‘Pembe Kurdele’ projesi, yıllar içinde birçok kadının hayatına dokundu, farkındalık yarattı ve umut oldu. On bir yıl önce başlattığımız bu projenin amacı, kadınların hayatını daha sağlıklı kılmak ve meme sağlığının ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatmaktı. Bu proje sayesinde, binlerce kadının meme sağlığı kontrollerini gerçekleştirdik. Bu kontroller, erken teşhisin ne kadar büyük bir kurtarıcı olduğunu bir kez daha gösterdi. Unutmayalım ki, bir kadının sağlığı aynı zamanda ailesinin, toplumun ve geleceğin sağlığıdır. Bu projeye destek veren, farkındalık yaratan ve umuda ortak olan herkese teşekkür ederiz” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pembe-kurdele-ile-meme-sagligi-farkindaligi-artiyor-411597">&#8220;Pembe Kurdele&#8221; ile Meme Sağlığı Farkındalığı Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Farkındalık Ayı Dolayısıyla Medicana Sağlık Grubu Uzmanlarından Açıklamalar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindalik-ayi-dolayisiyla-medicana-saglik-grubu-uzmanlarindan-aciklamalar-410912</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 15:42:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[dolayısıyla]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[grubu]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[medicana]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlarından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410912</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanserinin tüm kanser türleri içinde insanda en sık görülen kanser türü olduğunu vurgulayan Medicana Sağlık grubu uzmanları, Meme Kanseri Farkındalık ayı dolayısıyla açıklamalarda bulundular</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindalik-ayi-dolayisiyla-medicana-saglik-grubu-uzmanlarindan-aciklamalar-410912">Meme Kanseri Farkındalık Ayı Dolayısıyla Medicana Sağlık Grubu Uzmanlarından Açıklamalar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meme kanserinin tüm kanser türleri içinde insanda en sık görülen kanser türü olduğunu vurgulayan Medicana Sağlık grubu uzmanları, Meme Kanseri Farkındalık ayı dolayısıyla açıklamalarda bulundular. 2022 verilerine göre dünyada her yıl 2 milyon fazla kadına meme kanseri tanısı konulduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki meme kanseri yaşı ortalamasının 50 yaş civarı olduğunu, hastaların yüzde 17’sinin ise 40 yaş altında olduğunun altını çizdiler. Sağlıklı yaşam biçimi meme kanseri riskini düşürdüğünü, meme kanserinde erken tanı ve rutin kontrollerin tanı ile tedavideki başarı oranını yüzde 90’seviyesine taşıdığını söylediler.</strong></p>
<p><strong>Medicana Ataköy Hastanesi genel Cerrahi Uzmanı, Prof. Dr. Mehmet Karabulut: </strong></p>
<p><strong>MEME KANSERİ TEDAVİLERİNDE BAŞARI ORANI ARTTI</strong></p>
<p>Meme kanserini kısaca, meme dokusunu oluşturan hücre gruplarından birisinin değişime uğraması ve kontrolsüz olarak çoğalması nedeniyle oluşan tümör sonucu ortaya çıkan bir hastalık olarak tanımlayan Prof. Dr. Mehmet Karabulut, “Hastalığın evresi ve hastanın özelliklerine göre tedavi şekli değişmektedir. Memede daha önce görülmeyen bir asimetri, şişlik görülmesi ve ele bir kitle gelmesi gibi belirtiler bulunuyorsa meme kanseri ihtimali dolayısıyla doktora mutlaka başvurulması gerekir. Hastalığın evresine, hastanın özelliklerine ve genel sağlığına bağlı olarak tedavi seçenekleri bir veya birden fazlasını içerebilir. Bunlar cerrahi, radyasyon tedavisi, hormon tedavisi, kemoterapi veya hedefe yönelik tedaviler içerir” diye konuştu.<strong> </strong>Son yıllarda cerrahi ve radyoterapi tekniklerinin gelişmesi, kemoterapiye ek olarak immünoterapi ve akıllı ilaçların kullanımı ile meme kanser tedavisinde çok büyük aşamalar kaydedildiğinin altını çizen Prof. Dr. Mehmet Karabulut, “Mastektomi genelde meme kanser tanısı konmuş ya da kanser olma riski yüksek memede kitlesi olan hastalara uygulanır. Ayrıca fibroadenom gibi iyi huylu kitleler, medikal tedaviye cevap vermeyen granulomatöz mastit gibi meme dokusu iltihaplarında mastektomi yapılabilir” şeklinde konuştu.<strong> </strong>Stresten uzak bir yaşam terci edilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Karabulut,<strong>  “</strong>Ailede meme kanseri olup kendisinde BRCA gen pozitifliği olan bireylerde meme kanserinden korunmak için mastektomi yapılabilir. Meme Kanserinden korunmka için stresten uzak hareketli yaşam tarzı benimsenmeli (Haftada en az 3 saat egzersiz önerilir), sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınmalı, kiloyu kontrol ederek obeziteden kaçınılmalı, hazır ve fast food tarzı gıdalardan uzak durmalı, sebze ağırlıklı Akdeniz beslenme alışkanlığı edinilmeli, radyasyonlu ortamlardan kaçınılmalı, hormon tedavilerini sınırlı kullanmalı, emzirmeyi uzun tutmalı (en az 6 ay).” Birçok kanser tedavisinde olduğu gibi meme kanseri tedavisinde başarılı sonuçlar elde etmek için deneyimli hekimlerin yanı sıra doğru tanı ve tedavi için uygun ortam ile operasyon gereçlerinin bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Karabulut, “Meme kanseri cerrahisinde başarı oranı arttı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Medicana Ataşehir Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı, Doç. Dr. Türkan Öztürk Topçu: </strong></p>
<p><strong>MEME KANSERİNDE HEDEFE YÖNELİK TEDAVİ</strong></p>
<p>Meme kanserinde cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavisi tedavi şekillerini oluşturmaktadır. Bunun yanında bazı meme kanseri türlerinde, kanser hücrelerinin belirli hedeflere yönelik ilaçlarla tedavi edilmesi gerekebilir. Her iki pozitif meme kanseri gibi durumlarda hedefe yönelik tedaviler kullanıldığını söyleyen Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Türkan Öztürk Topcu; “Meme kanseri tedavisindeki yeni gelişmeler arasında daha çok hedefe yönelik tedaviler, kişiye özel tedavi planları, daha az yan etki ve daha yüksek tedavi başarısı gibi iyileştirmeler bulunmaktadır. Genetik testler ve moleküler profillemeler, hastanın kanser hücrelerinin özelliklerini daha iyi anlamalarına ve tedaviyi daha iyi yönlendirmelerine yardımcı olur.” dedi. Mastektominin meme dokusunun tamamen veya kısmen çıkarıldığı bir cerrahi prosedür olduğunu belirten Doç. Dr. Türkan Öztürk Topcu; “Mastektomi, meme kanseri teşhisi konulduğunda ve kanser tümörü büyükse veya diğer tedavi seçenekleri etkili olmayabilirse bir tedavi seçeneği olarak kullanılabilir. Kısmi meme çıkarılması, bazı durumlarda uygun değildir. Özellikle büyük tümörler veya tümörlerin meme dokusunun farklı bölgelerine yayılması durumunda, mastektomi tercih edilebilir.” diye belirtti.</p>
<p><strong>Multidisipliner Bir Yaklaşım Önemli: </strong>Doç. Dr. Türkan Öztürk Topcu şöyle devam etti; “Tedavi planı, bir multidisipliner sağlık ekibi tarafından belirlenmeli ve hastanın onkoloğu veya cerrahı ile ayrıntılı olarak tartışılmalıdır. Mastektomi öncesinde ve sonrasında hastaların psikolojik ve duygusal destek alması da önemlidir, çünkü bu ameliyat bazen duygusal zorluklara yol açabilir.”</p>
<p><strong>Meme Kanserinden korunmak için neler yapmalı? </strong>Meme kanserinden korunmak için sağlıklı yaşam tarzı ve düzenli taramalar ile önlemler alınması gerektiğini belirten Doç. Dr. Topcu; “Kendi kendinize meme muayenesi, düzenli mamografi taramalarını yaptırmak, daha fazla meyve, sebze, tam tahıllar ve az yağlı protein kaynakları içeren besinler tüketmek,  haftada en az 150 dakika orta düzeyde aerobik aktivite veya 75 dakika yüksek yoğunluklu aerobik aktivite yapmak, ideal vücut ağırlığını korumak ,alkol ve sigaradan, hormon replasman tedavilerinden uzak durmak  en önemli önlemleri oluşturmaktadır.  Emzirmek, stres yönetimini iyi yapmak da meme kanseri için önleyici etkiye sahiptir.” dedi.</p>
<p><strong>Teşhis için Mamografi</strong>: Meme kanserini erken teşhis etmek için en yaygın kullanılan yöntemlerden birinin mamografi olduğunu belirten Prof. Dr. Türkan Öztürk Topçu, “Mamografi, röntgen görüntülerini kullanarak meme dokusunu incelemeyi sağlar. Kadınlar genellikle 40 yaşından itibaren düzenli mamografi taraması yaptırmalıdır. Kadınlar, düzenli olarak meme kendini muayene etmelidir. Bu, potansiyel meme değişikliklerini veya yumru tespit etmek için faydalı olabilir. Düzenli olarak bir meme uzmanı tarafından meme muayenesi yapılmalıdır. Bu erken teşhis için önemlidir. 40 yaşından itibaren kadınlar düzenli mamografi taraması yaptırmalıdır. Ancak, aile geçmişi, genetik faktörler ve kişisel risk faktörleri gibi durumlar göz önüne alındığında, bazı kadınlar için bu yaş daha erken olabilir.” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hangi Durumlarda Doktora Başvurmak Gerekir?</strong></p>
<ul>
<li>Meme dokusunda herhangi bir değişiklik, doku kalınlaşması, şişlik, sertlik, düzensizlik. Meme dokusunda, bir yumru veya sertlik hissederseniz.</li>
<li>Göğüslerinizde sürekli veya düzenli olarak ağrı veya rahatsızlık hissi.</li>
<li>Memeden kanlı, sulu veya diğer anormal akıntılar gelmesi.</li>
<li>Meme derisinde kızarıklık, şişlik, pullanma veya kabuklanma gibi değişiklikler. Meme başında çekilme, içe doğru batık veya başın şeklinde değişiklikler. Meme kanseri bazen ağrısız olabilir, bu nedenle herhangi bir anormal doku veya kitleyi gözlemlemek önemlidir.</li>
<li>İki meme arasında belirgin bir asimetri veya görünür farklılık.</li>
<li>Koltuk altı veya boyun bölgelerinde lenf düğümlerinde şişlik. </li>
</ul>
<p>Bu belirtiler her zaman meme kanseri anlamına gelmez, ancak herhangi bir anormallik veya şüphe durumunda bir sağlık profesyoneli ile görüşmek önemlidir. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Medicana Ataköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İnci Öz</strong></p>
<p><strong>DOĞUM YAPMAK VE EMZİRMEK MEME KANSERİ RİSKİNİ AZALTIYOR</strong></p>
<p>Meme kanserinin genelde daha geç yaşlarda olduğunu ifade eden Medicana Ataköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İnci Öz, “Hormon etkisini azaltmak için tedavi sırasında hastanın âdeti ilaçla kesiliyor. Ancak genç hasta tedavisi tamamlandıktan sonra gebe kalabilir. Gebelikte takip devam ediyor” diye konuştu.  Kemoterapi ve radyoterapi görecek hastalarda tedavi öncesi yumurta dondurmanın önerildiğini ifade eden Op. Dr. İnci Öz, gebelikte hastanın takibini jinekolog ve onkolojinin birlikte yapması gerektiğini ifade etti.</p>
<p><strong>Meme kanseri hastaları ve kızları mutlaka genetik risk testi yaptırmalı</strong>: Doğum yapmanın ve emzirmenin meme kanseri riskini azalttığını ve aynı şekilde yeniden ortaya çıkma riskini de düşürdüğünü belirten Op. Dr. İnci Öz, “Meme kanseri hastaları ve kızları, kız kardeşleri ve anneleri mutlaka genetik risk testi BRCA gen analizi yaptırmaları gerekiyor. Meme kanseriyle birlikte yumurtalık ve rahim kanseri riskini de görmek için mutlaka bakılması gerekiyor” açıklamasında bulundu. Meme kanseri olan hastaların tedavi sürecini tamamladıktan sonra gebelik düşünmesini tavsiye eden Op. Dr. İnci Öz, “Tedavi sürecinde hastanın rahatsızlığı devam ediyorsa bu süreç gebelik açısından riskli olur” şeklinde konuştu. Aslında meme kanseri görülme yaşının genellikle hastaların doğumlarını tamamladığı bir yaşta olduğu için genel olarak hastalara tedavi sürecinde hormon duyarlı tümörlerde özellikle hastayı ilaçlarla menopoz sürecine sokarak tedavi yapıldığını belirten Op. Dr. İnci Öz, “Hastalar doğal olarak menopoza girdiğinde zaten ayrıca ilaç verilmiyor. Fakat tedavide kullanılan ilaçların yan etkileri nedeniyle düzenli olarak rahim ve yumurtalıklarına bakılarak takip edilmektedir” dedi. Meme kanseri için ilk tanı alındığında genel cerrahi tarafından değerlendirildiğini söyleyen Op. Dr. İnci Öz, “Hastanın evresine göre cerrahi yapıldıktan sonra medikal onkoloji, genel cerrahi ve jinekologlar tarafından takip ediliyor” diye konuştu. Meme kanseri ve rahim yumurtalık kanserleri gebetik olarak geçişli hastalıklar olduğuna dikkat çeken Op. Dr. İnci Öz, “Genetik olarak yatkın olan bu bireylere profilaktik meme cerrahisi ve rahim yumurtalık cerrahisi belli bir yaşın üzerinde veya daha erken önerilebilir. Tüm dünyada bu oldukça yaygın olarak yapılmaktadır” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>İleri evrelerde tedavi hastaya göre yönetiliyor</strong>: Meme kanserinin hastanın evresine ve gebeliğin hangi dönemde olduğuna göre değerlendirildiğini söyleyen Op. Dr. İnci Öz, “Gebeliğin 12. haftasında tespit edildiğinde hastayla rahatsızlığın ilerleme süreci ve riskleri konuşulmalıdır. Gebeliğin 2. ve 3. döneminde genel olarak gebeliğin sonlanmasını takiben tedaviye başlanmaktadır. Hastalığın evresi de bu yaklaşımlarda önemlidir. İleri evrelerde tedavi hastaya göre yönetilmektedir” şeklinde konuştu. Doğum sayısı, emzirme sayısı ve süresinin meme kanseri, rahim ve yumurtalık kanserlerinde koruyuculuğu yüksek önemli faktörler olduğunun altını çizen Op. Dr. İnci Öz sözlerini şöyle tamamladı: “Düzenli jinekolojik muayene çok önemlidir. Muayenelerin düzenli yapıldığı hastalarda rahim ağzı kanseri riski çok azalmakta ve tedavisi kolaylıkla yapılmakta. Hastalar da tamamen iyileşmektedir. Yine düzenli jinekolojik muayeneyle menopoz döneminde olan rahim içi ve yumurtalık kanserini erken evrede yakalayarak hastanın tedaviye olan cevabını arttırmak ve iyileştirmek mümkündür.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindalik-ayi-dolayisiyla-medicana-saglik-grubu-uzmanlarindan-aciklamalar-410912">Meme Kanseri Farkındalık Ayı Dolayısıyla Medicana Sağlık Grubu Uzmanlarından Açıklamalar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beylikdüzü Meme Kanserine Karşı Bilinçlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beylikduzu-meme-kanserine-karsi-bilinclendi-410896</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 15:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beylikdüzü]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçlendi]]></category>
		<category><![CDATA[kanserine]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410896</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi, 1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı kapsamında “Meme Kanseri Farkındalık Semineri” düzenledi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzu-meme-kanserine-karsi-bilinclendi-410896">Beylikdüzü Meme Kanserine Karşı Bilinçlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi, 1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı kapsamında “Meme Kanseri Farkındalık Semineri” düzenledi. Esencan Hastanesi ve Medicalpark Hastanesi iş birliğiyle Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen seminerde; Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Atakan Özkan, Medikal Onkoloji Uzmanı Dr. Şaban Seçmeler, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Yıldırım Altınok katılımcıları bilgilendirdi.</p>
<p>“Kanseri erken teşhis edip tedavi edebilmemiz mümkün”</p>
<p>Kanserde erken tanının önemini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Atakan Özkan, “Kadınlarda en fazla meme kanseri ve rahim ağzı kanseri görülüyor. Kanseri önleyebilmemiz şu an mümkün değil ama kanseri erken teşhis edip tedavi edebilmemiz mümkün. Bu yüzden bu seminerler çok önemli bir yere sahip. Her iki kanserinde tarama yöntemleri var. 40 yaşından sonra yılda bir kere bir mamografi çektirirseniz ve her ay kendinize 3 dakika ayırıp kendinize meme muayenesi yaparsanız erken teşhis edebilme şansınız olacak” şeklinde konuştu.</p>
<p>“Türkiye’de yılda 25 bin kişi meme kanserine yakalanıyor”</p>
<p>Meme kanseri riskini artıran faktörleri paylaşan Dr. Şaban Seçmeler, “Dünyada yılda yaklaşık 2 buçuk milyon, Türkiye’de ise 25 bin kişi meme kanserine yakalanıyor. Bu kanser türünde en önemli şey memenin farkındalığı. Meme muayenesini her adet döneminin sonunda yapmak gerekiyor. Önceki adet dönemine göre memede farklılık görülmesi durumda bir uzmana başvurulması gerekiyor” dedi.</p>
<p>Her 8 kadından biri meme kanseri</p>
<p>Radyasyon onkolojisi hakkında paylaşımlarda bulunan Doç. Dr. Ayşe Yıldırım Altınok ise “Meme kanseri artık korkulacak bir hastalık değil. Her 8 kadından biri meme kanseri. Ailenizdeki 40 yaşını geçmiş tüm yakınlarınıza mamografi yaptırıp yaptırmadığını sorun. 40 yaşından itibaren yılda bir kere bunu yaptırmamız lazım” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzu-meme-kanserine-karsi-bilinclendi-410896">Beylikdüzü Meme Kanserine Karşı Bilinçlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri ile İlgili Yanıtı Merak Edilen 5 Soru</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-ile-ilgili-yaniti-merak-edilen-5-soru-410540</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Oct 2023 14:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[yanıtı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410540</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde son yıllarda meme kanseri vakalarında önemli bir artış yaşanıyor. Kadınlarda sık görülen meme kanseri, erkeklerde de görülebiliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-ile-ilgili-yaniti-merak-edilen-5-soru-410540">Meme Kanseri ile İlgili Yanıtı Merak Edilen 5 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde son yıllarda meme kanseri vakalarında önemli bir artış yaşanıyor. Kadınlarda sık görülen meme kanseri, erkeklerde de görülebiliyor. Meme kanseri erken evrede yakalandığında tedavide daha başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. </p>
<p> </p>
<p>Memorial Sağlık Grubu&#8217;nun kadınların meme sağlığı farkındalığı için her yıl düzenlediği “Pembe Ayna” projesinin lansmanında konuşan Memorial Ataşehir ve Hizmet Hastaneleri Meme Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez, meme kanseri ile ilgili en çok merak edilen sorulan yanıtlarını paylaştı.</p>
<p> </p>
<p><strong>1. Meme kanseri sadece kitle ile mi belirti verir? </strong></p>
<p>Meme dokusunda bulunan hücrelerin kontrol dışı çoğalması ve çoğalma sonrasında kanserli hücre yapılarının ortaya çıkması olarak tanımlanmaktadır. Genelde meme kanallarında ve süt bezlerinde bu kontrolsüz çoğalma gerçekleştiğinde kitle benzeri yapılar ortaya çıkmaktadır. Dışarıdan el ile fiziksel muayene gerçekleştirildiğinde oluşan bu kitle fark edilebilmektedir. Bu nedenle kendi kendine meme muayenesi çok önemlidir ve her kadın bunu belirli periyodlarla gerçekleştirmelidir. Ayrıca düzenli taramalar da ihmal edilmemelidir. Memede kitlenin dışında, ağrı, kızarıklık, aşırı hassasiyet, meme boyutunda değişiklik, meme ucunun içe dönmesi gibi belirtiler de gözlemlenebilmektedir. Bu tür durumlarda da vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.</p>
<p> </p>
<p><strong>2. Dünyada meme kanserinin erkeklerde artış durumu nedir? </strong></p>
<p>Dünya genelinde 2020 yılında yaklaşık 2,3 milyon yeni meme kanseri vakası bildirilmiştir, bu da tanı konulan her 8 kanserden 1’inin meme kanseri olduğunu göstermektedir. Yine 2020 yılında meme kanseri 685.000 yaşam kaybına sebep olmuş ve bu hastalık dünya genelinde ölüme sebep olan kanserler arasında 5. sırada yer almıştır. Meme kanserlerinin yaklaşık %0,5-1&#8217;i erkeklerde görülür.</p>
<p> </p>
<p>Meme kanseri en sık kadınlarda ortaya çıksa da, erkekler de meme kanserine yakalanabilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde teşhis edilen her 100 meme kanserinden yaklaşık 1&#8217;i erkeklerde bulunmaktadır. Genellikle 60 yaşın üzerindeki erkeklerde görülmektedir. Ancak nadiren genç erkekleri de etkileyebilmektedir. Risk faktörleri kadın meme kanseri risk faktörlerine benzerdir. İleri yaş, X ışınlarına ve radyoterapiye maruz kalmak, ailede meme kanseri öyküsü veya kalıtsal meme kanseri geni olması, yüksek östrojen hormon düzeylerine ve Klinefelter sendromu adı verilen nadir bir duruma sahip olunması erkeklerde meme kanseri riskini artırmaktadır. </p>
<p> </p>
<p><strong>3. Meme kanseri tedavisi nerede olmalıdır?</strong></p>
<p>Meme kanseri teşhisi konulan hastalara en iyi tedavi ve bakımı sağlamak için birlikte çalışan bir grup uzmanlaşmış doktordan oluşan multidisipliner bir ekip gerekmektedir. Meme kanserinin ana tedavileri arasında ameliyat, radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavisi ve hedefe yönelik tedaviler yer alır. Hastalara bu tedavilerden biri veya birden fazlasının kombinasyonu uygulanabilmektedir. Meme kanseri tedavi seçenekleri kanserin türüne, evresine ve derecesine, büyüklüğüne, kanser hücrelerinin hormonlara duyarlı olup olmadığına göre belirlenmektedir. </p>
<p> </p>
<p><strong>4. Meme kanseri erken evrede teşhis edilirse ne olur? Nasıl tedavi edilir? </strong></p>
<p>Erken evre meme kanseri tanısı konulduğu takdirde tedavinin amacı meme kanserinin ve memede, koltuk altında veya vücudun diğer bölgelerinde kalan ancak tespit edilemeyen diğer kanser hücrelerinin uzaklaştırılmasıdır. Erken evre meme kanserinin tedavisi kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir. Tedaviye karar verirken meme kanserinin evresi önemli bir faktördür. Ancak en uygun tedavi, kanserin memenin neresinde olduğu, derecesi, hormon reseptörleri gibi diğer faktörlere de bağlıdır. Ayrıca yaş, genel sağlık durumu ve hastanın tercihleri de dikkate alınmaktır. Genellikle meme kanseri tedavisinde birden fazla tedavi yöntemi kullanılır. Erken evre meme kanseri tedavisinde temel ameliyat seçenekleri meme koruyucu cerrahi veya mastektomi yani meme dokusunun çıkarıldığı cerrahi işlemdir. Her iki ameliyat türü de genellikle koltuk altından bir veya daha fazla lenf düğümünün çıkarılmasını içermektedir. </p>
<p>Radyoterapi genellikle meme koruyucu cerrahi sonrasında memede kalan kanser hücrelerini yok etmek için önerilmektedir. Ayrıca etkilenen memede kanserin nüks yani tekrarlama riskinin azaltılmasına da yardımcı olur. Kanser hücrelerinin meme ve koltuk altı dışına yayılma riski varsa, erken evre meme kanseri hastalarına da kemoterapi önerilebilmektedir. Kemoterapi kanserin tekrarlama ihtimalini azaltabilir ve hastanın hayatta kalma şansını artırabilmektedir. </p>
<p> </p>
<p><strong>5. Hormonal tedaviler ile başarılı sonuçlar elde edilebilir mi?</strong></p>
<p>Hormonal tedaviler, erken evre meme kanserleri de dahil olmak üzere, kanser hücrelerinde hormon reseptörleri bulunan meme kanserlerini tedavi etmek için kullanılan ilaçlardır. Kanserin tekrarlama ihtimalini azaltabilir ve bazı durumlarda hayatta kalma şansını artırabilir. Hormon tedavisinin farklı türleri vardır. Önerilen seçenekler kanserin tekrarlama riskine, hastanın menopoza girip girmediğine ve tedavinin potansiyel yan etkilerine bağlı olacaktır. Hedefe yönelik tedaviler, belirli meme kanseri türlerini tedavi etmek için kullanılan ilaçlardır. Bu tedavi türü yalnızca bazı hastalar için uygundur ve diğer meme kanseri tedavileriyle birlikte kullanılabilir. Erken evre meme kanserini tedavi etmek için yaygın kullanılan hedefe yönelik tedavi, HER2 pozitif meme kanserini tedavi etmek için kullanılan trastuzumab yani akıllı ilaçtır. Çoğu durumda, meme kanseri ne kadar erken teşhis edilir ve tedavi edilirse hayatta kalma şansı o kadar artmaktadır. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-ile-ilgili-yaniti-merak-edilen-5-soru-410540">Meme Kanseri ile İlgili Yanıtı Merak Edilen 5 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Memeder Hatay&#8217;da Yaklaşık Bin Kadına Meme Sağlığı Eğitimi Verdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/memeder-hatayda-yaklasik-bin-kadina-meme-sagligi-egitimi-verdi-410522</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Oct 2023 14:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[hatayda]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[memeder]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[verdi]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410522</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurulduğu günden bu yana kadınları meme sağlığı konusunda bilinçlendiren ve ön teşhisin önemine dikkat çeken Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER), ÇİSAD ve Hatay Tabip Odasıyla birlikte Hatay’daki 14 köy ve çadır kentteki kadınlarla bir araya gelerek meme sağlığı eğitimi gerçekleştirdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/memeder-hatayda-yaklasik-bin-kadina-meme-sagligi-egitimi-verdi-410522">Memeder Hatay&#8217;da Yaklaşık Bin Kadına Meme Sağlığı Eğitimi Verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kurulduğu günden bu yana kadınları meme sağlığı konusunda bilinçlendiren ve ön teşhisin önemine dikkat çeken Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER), ÇİSAD ve Hatay Tabip Odasıyla birlikte Hatay’daki 14 köy ve çadır kentteki kadınlarla bir araya gelerek meme sağlığı eğitimi gerçekleştirdi.</strong></p>
<p>ÜLKEMİZDE her 8 kadından birinde görülen meme kanseri konusunda erken teşhisin önemine dikkat çekmek için 15 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren MEMEDER, Ekim – Meme Sağlığı Farkındalık Ayı kapsamında düzenlediği Hatay Pembe Festival etkinliği kapsamında, Türkiye&#8217;nin dört bir yanından gelen gönüllü uzman doktorlarla Hataylı kadınlara kendi kendine meme muayenesi eğitimi verdi. Hatay Pembe Festival farkındalık eğitimlerine, bölgedeki çadır ve konteyner kentlerden yaklaşık 2 bin kadın katılması planlandı.</p>
<p>MEMEDER   Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Özaydın ve Hatay etkinlik sorumlusu MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, deprem bölgesindeki kadınların sağlık durumlarını iyileştirmek amacıyla gerçekleştirdikleri organizasyonda, toplumun meme sağlığı bilincini artırmayı amaçladıklarını vurguladı. Prof. Dr. Özkan Gürdal , &#8220;Deprem bölgesinde yaşayan kadınları meme sağlığı konusunda bilinçlendirmek ve erken teşhis için önemli adımlar atmalarını sağlamak en önemli hedeflerimizden biri. Türkiye&#8217;nin dört bir yanından gelen doktorlarımız, bu önemli projede gönüllü yer alarak toplumsal bir fark yaratmamıza destek oluyorlar. Sağlıklı bir toplum için çaba harcayan herkese teşekkür ederim&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Özaydın; Farkındalık projeleri Ekim ayı boyunca devam edeceğinin müjdesini verdi. </p>
<p>MEMEDER Ekim ayında gerçekleştirecekleri diğer farkındalık etkinlikleri ile ilgili şu bilgileri verdi: “Nesfit, Migros ve MEMEDER iş birliği ile yürüttüğümüz ve yıllar içinde birçok kadının hayatına dokunan &#8216;Pembe Kurdele&#8217; projesi bu sene 11. yılına girdi. Bu projenin amacı, kadınların hayatını daha sağlıklı kılmak ve meme sağlığının ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatmaktı. Bu proje sayesinde, binlerce kadının meme sağlığı kontrollerini gerçekleştirdik. Bu kontroller, erken teşhisin ne kadar büyük bir kurtarıcı olduğunu bir kez daha gösterdi. Ayrıca Çırağan Palace Kempinski İstanbul ile tam dokuz yıldır aralıksız olarak birbirinden özel aktivite ve etkinlikler düzenleyerek farkındalığın ve erken teşhisin önemine dikkat çekmeye devam edeceğiz. Unutmayalım ki, bir kadının sağlığı aynı zamanda ailesinin, toplumun ve geleceğin sağlığıdır. Projelerimize destek veren, farkındalık yaratan ve umuda ortak olan herkese teşekkür ederiz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/memeder-hatayda-yaklasik-bin-kadina-meme-sagligi-egitimi-verdi-410522">Memeder Hatay&#8217;da Yaklaşık Bin Kadına Meme Sağlığı Eğitimi Verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlüler ve Kanser Kahramanları Meme Farkındalığı için &#8220;Pembe Ayna Söyle Bana&#8221; Dedi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/unluler-ve-kanser-kahramanlari-meme-farkindaligi-icin-pembe-ayna-soyle-bana-dedi-409737</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Sep 2023 13:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayna]]></category>
		<category><![CDATA[bana]]></category>
		<category><![CDATA[dedi]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kahramanları]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[pembe]]></category>
		<category><![CDATA[söyle]]></category>
		<category><![CDATA[ünlüler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409737</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pembe Ayna karşısına geçen ünlülerden, meme kanseri farkındalığı için mesaj var</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unluler-ve-kanser-kahramanlari-meme-farkindaligi-icin-pembe-ayna-soyle-bana-dedi-409737">Ünlüler ve Kanser Kahramanları Meme Farkındalığı için &#8220;Pembe Ayna Söyle Bana&#8221; Dedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Memorial Sağlık Grubu’nun, kadınların meme farkındalığı için her ay düzenli olarak ayna karşısında meme yapısını kontrol etmesi ve gördükleri herhangi bir değişiklikte önlem alması gerektiğine dikkat çekmek için hayata geçirdiği <em><strong>“Pembe Ayna”</strong></em> projesi, bu yıl sanat, spor ve televizyon dünyasının ünlü isimlerini buluşturdu. </p>
<p><em><strong>“Pembe Ayna Söyle Bana” </strong></em>mottosuyla<em><strong> </strong></em>ayna karşısına geçen ünlüler, meme kanseri farkındalığına ilişkin mesajlarını, Pembe Ayna’dan yansıtarak kadınlara aktardı. Birbirinden ünlü isimlerin; bedeninin farkında olan, kendini ve hayatı seven, kanserle mücadeleden vazgeçmeyen kadınları tasvir eden fotoğrafları ile mesajları, <em><strong>“Pembe Ayna Meme Kanseri Farkındalık Sergisi” </strong></em>ve<em><strong> </strong></em>dijital bilinçlendirme spotlarında anlam kazandı.   <em><strong> </strong></em></p>
<p>Serginin yapımcılığını Zuhal Ceran, ünlü isimlerin çekimlerini fotoğraf sanatçısı Cengiz Dikbaş üstlendi. Meme kanseri farkındalığına özel tasarlanan ve pembe renkli kıyafetlerden oluşan styling’i ünlü modacı Tanju Babacan gerçekleştirdi. Sergiye katılan ünlü isimlerin makyajı da <em><strong>Eve</strong></em> make-up artistleri tarafından <em><strong>Eve</strong></em> makyaj ürünleriyle yapıldı. </p>
<p>Lansmanda Babacan’ın meme kanseri farkındalığına özel tasarladığı pembe renkli kıyafetin satışından elde edilen gelir, İyi Niyet Derneği’ne başvuran meme kanseri hastalarının tedavisi için kullanılacak. </p>
<p><em><strong>“Pembe Ayna Söyle Bana…”</strong></em></p>
<p>Kadınların, %80 oranında kendi kendini muayene etmesi ile memedeki var olan bir kitleyi erken evrede belirlemesi ve bu erken teşhis yönteminden yararlanması adına toplumsal bilinç oluşturmayı hedefleyen Pembe Ayna projesi, bu yıl ünlü isimleri meme kanseri farkındalığı için bir araya getirdi. Ünlüler <strong>“Pembe Ayna Söyle Bana” </strong>dedi, meme kanseri farkındalığına ışık tutan mesajları pembe aynadan yansıyarak geniş kitlelere ulaştı. </p>
<p>Sanat, spor ve medya dünyasının ünlü isimleri; Aysu Türkoğlu, Başak Gümülcinelioğlu, Begüm Öner, Cansu Tuman, Dicle Doğan, Evrim Keklik, Feyza Civelek, Nefise Karatay, Nisa Bölükbaşı, Nur Viral, Simay Rasimoğlu, Şahika Ercümen, Şebnem Dönmez, Şeyda Coşkun, Zeynep Beşerler, Zeynep Sever Demirel’in fotoğrafları ve meme kanseri farkındalığı mesajları, <em><strong>“Pembe Ayna Meme Kanseri Farkındalık Sergisi”</strong></em>ne hayat verdi.</p>
<p><em><strong>Meme Kanseri Farkındalık Sergisi, lansmanın ardından 01-31 Ekim tarihleri arasında Memorial Bahçelievler Hastanesi lobi salonunda bulunan Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilecek. </strong></em></p>
<p>Kendi kendine meme muayenesinin simgesi olan “Pembe Ayna”, Ekim ayı süresince Memorial Sağlık Grubu hastaneleri, İstanbul ve Esenboğa havalimanları, Zorlu Center, Zorlu Performans Sanatları Merkezi UNIQ İstanbul, ANKAmall ve MarkAntalya alışveriş merkezlerinde yer alacak. </p>
<p><strong>Meme kanseri farkındalığı için projeye destek veren ünlü isimler, sağlıklı yaşam ve kanserde erken tanının önemine yönelik mesajlarını paylaştı:</strong></p>
<p><strong>“SPOR BİR YAŞAM TARZI OLMALI” </strong></p>
<p>Rekortmen yüzücü Aysu Türkoğlu, “Böyle farkındalık değeri yüksek bir projenin içerisinde yer almaktan çok mutluyum. Kendi ailem olmak üzere herkese olabildiğince spor yaptırmaya çalışıyorum.” </p>
<p><strong>“İLK CİDDİ FOTOĞRAFIM”</strong></p>
<p>Survivor şampiyonu Nisa Bölükbaşı, “İlk defa ciddi poz vererek fotoğraf çektirdim. Meme kanseri için çekime geldiklerini duyduğumda gerçekten duygulandım. Ben de projede gerçekten yer aldığım için de ayrıca bir mutluyum.”  </p>
<p><strong>“KATILDIĞIM İLK FARKINDALIK KAMPANYASI MEME KANSERİ İLE İLGİLİYDİ”</strong></p>
<p>Volkan Demirel’in eşi Zeynep Sever Demirel, “Hem ülkemizde hem dünyada meme kanseri gerçekten farkındalık yaratılması gereken bir konu. Çünkü erken teşhisle çok kolay bir şekilde tedavi edilebiliyor. Vücudumuzu tanımamız, kendimizi dinlememiz, kendimize zaman ayırmamız önemli.” </p>
<p><strong>“TAM ANLAMIYLA FARKINDALIK YARATACAK BİR PROJE”</strong></p>
<p>Oyuncu Begüm Öner, “Stüdyoya adımımı attığım anda çok yaratıcı bir günün beni beklediğini fark etmiştim. Çok güzel bir iş çıkacağını biliyordum. Hakikaten bugün buraya geldiğimde fark ettim ki tam anlamıyla farkındalık yaratacak bir sosyal sorumluluk projesi olmuş.”</p>
<p><strong>Kanserle mücadelesini kazanan kahraman kadınlar da şu mesajları verdi: </strong></p>
<p><strong>“ELİNİZE EN UFAK BİR KİTLE GELSE HEMEN DOKTOR GİDİN”</strong></p>
<p>Meme kanserine yakalanıp atlatmayı başaran Ayşe Burcu Erce, “Kendi kendine meme muayenesi ile hastalığımın farkına vardım. En büyük hatam, 6 ay doktora geç gittim. O yüzden, ‘Elinize en ufak bir kitle gelse hemen gidin. Ben geç kaldığım için ikinci evre meme kanseri tehisi ile tedaviye başladım. Kanser teşhisi konulan herkes; saçım dökülecek, kaşım dökülecek, kirpiğim dökülecek diye korkuyor. Ama gördüğünüz gibi hepsi çıktı.”</p>
<p><strong>“KANSERİ EŞİMİN AŞKI VE BOWLİNG TUTKUSUYLA YENDİM”</strong></p>
<p>Türkiye Bowling Federasyonu’nun lisanslı oyuncusu 60 yaşındaki Özgül Türkkan, “2 yıl önce diyabet cerrahisi sonrası meme kanseri olduğumu öğrendim. Kemoterapi sürecinde bowling oynamayı hiç bırakmadım. 6 ay önce konulan safrakesesi kanserini de meme kanseri gibi eşimin aşkı ve bowling tutkumla yenmeyi başardım. Umudumu hiç kaybetmeden yaşamaya devam ediyorum.”</p>
<p><strong>“GENÇ YAŞTA İKİ KANSERİ YENDİM”</strong></p>
<p>Meme ve tiroid kanseriyle mücadelesini başarıyla tamamlayan Esin Gül, “28 yaşında kanser teşhisi aldığımda kanser kelimesi benim için oldukça yabancıydı. Kanserle tanışmam önce tiroid kanseri ile oldu ve bu kanseri yendim. Ardından iki yıl sonrasında meme kanserine yakalandığımı öğrendim. İyileşmenin mümkün olduğunu bildiğimde bir an önce tedaviye başladım. Kemoterapi, radyoterapi, bir de ameliyat süreci geçirdim. Hastalık tedaviye olumlu cevap verdi. Şu an hastalığım kontrol altında, tedavim devam ediyor. Kendimi güçlü hissediyorum.”<strong> </strong></p>
<p><strong>KORKMADAN DOKTORUNUZA DANIŞIN </strong></p>
<p>Prof. Dr. Bülent Çitgez, “Kişinin kendi kendini meme muayenesini alışkanlık haline getirmesi ve her ay düzenli olarak kontrol etmesi çok önemli. Eğer eline bir kitle, bir şişlik geliyorsa korkmadan doktora gitmesi gerekir” dedi. Prof. Dr. Fatih Aydoğan da, &#8220;Meme kanseri kadınlarda en sık rastlanan kanserler arasında yer alıyor. Ülkemizde de ilk sırada bulunuyor. Ülkemizde özellikle 40 yaş altı meme kanseri çok sık görülüyor. ABD ve Avrupa&#8217;da 20 meme kanserinin sadece 1 tanesi 40 yaş altındayken, ülkemizde 6-7 meme kanserinin 1&#8217;i 40 yaş altında. Erken tanı çok önemli. Hastalık erken dönemde tespit edilirse tedavi kolay edilebiliyor&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unluler-ve-kanser-kahramanlari-meme-farkindaligi-icin-pembe-ayna-soyle-bana-dedi-409737">Ünlüler ve Kanser Kahramanları Meme Farkındalığı için &#8220;Pembe Ayna Söyle Bana&#8221; Dedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanserinin Görülme Sıklığı Akciğer Kanserini Geçti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-gorulme-sikligi-akciger-kanserini-gecti-409629</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Sep 2023 11:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[geçti]]></category>
		<category><![CDATA[görülme]]></category>
		<category><![CDATA[kanserini]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[şıklığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409629</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her 8 kadından birini etkileyen meme kanserinin görülme sıklığı akciğer kanserini geçerek dünya genelinde en yaygın tanı konulan kanser oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-gorulme-sikligi-akciger-kanserini-gecti-409629">Meme Kanserinin Görülme Sıklığı Akciğer Kanserini Geçti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her 8 kadından birini etkileyen meme kanserinin görülme sıklığı akciğer kanserini geçerek dünya genelinde en yaygın tanı konulan kanser oldu. Meme kanseri sıklığının arttığını ancak yaşam süresinin de uzadığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Şeref Kömürcü, “Hastalığın tedavisindeki gelişmeler başarı sağlıyor ama değişen şartlara bağlı meme kanseri de daha çok görülüyor. Yani ölüm oranı azaldı, yaşam süresi uzadı. Çok kanser görülmesine rağmen daha çok hasta kurtuluyor. Profilaktik yaklaşımlarla genetik risk testlerini daha çok yapıyoruz, hangi grupların meme kanserine daha çok yakalandığını belirleyebiliyoruz ve riskli olan grupta koruyucu olarak örneğin cerrahi veya hormon tedavileri gündeme geliyor” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Şeref Kömürcü Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı vesilesiyle konuyla ilgili önemli bilgiler verdi… </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>BRCA 1 ve BRCA 2 gen mutasyonları kadınlarda meme, erkeklerde de prostat kanseri gelişimini etkileyen önemli bir kalıtsal risk faktörüdür.  Ailesinde meme veya prostat kanseri olanların düzenli doktor kontrollerinden geçmesi gerektiğinin altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Şeref Kömürcü, “BRCA dışında başka riskli genlere de bakılıyor ve bu anlamlı derecede riskli olan kişilere koruyucu olarak iki taraflı mastektomi önerilebiliyor veya koruyucu olarak hormon tedavisi önerilebiliyor. Meme kanseri, over kanseri, prostat kanseri, pankreas kanseri, kolon kanseri bunlar kardeş kanserler. Bunlardaki risk birbirini takip ediyor. Bu hastalıklardan da varsa yine risk fazla olabiliyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Her 8 kanserden 1’i meme kanseri</strong></p>
<p>Dünyada 2020 yılında 19,3 milyon yeni kanser olgusunun varlığının bilindiğine dikkat çeken Prof. Dr. Şeref Kömürcü, “Bütün kanserler içinde meme kanseri sıklığı artık akciğer kanserini geçerek dünya genelinde en yaygın tanı konulan kanser oldu. 2020 yılında yaklaşık 2,3 milyon yeni meme kanseri vakası bildirildi, bu da tanı konulan her 8 kanserden 1’inin meme kanseri olduğunu gösteriyor. Yine 2020 yılında meme kanseri, 685.000 yaşam kaybına sebep oldu. Bu hastalık dünya genelinde ölüme sebep olan kanserler arasında 5. sırada yerini aldı. Kadınlarda meme kanseri her 4 kanser vakasının 1’inden ve her 6 kanser nedenli yaşam kaybının 1’inden sorumlu” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Meme kanseri tedavisinde alternatif yöntem: İmmünoterapi</strong></p>
<p>Kanser tedavisinde her geçen gün hedefe yönelik tedavi için yeni ilaçların kullanılmaya başlandığını belirten Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Şeref Kömürcü, “İmmünoterapi ve hedefe yönelik tedavi kullanım oranı giderek artıyor. Uzun yıllardır kullanılan kemoterapi ve radyoterapi yöntemlerine ek olarak son yıllarda immünoterapi adı verilen ilaçlarla kanser hastalığı artık daha uzun süreli kontrol altına alınmaya başlandı. Bu tedavi yöntemi sayesinde kişinin bağışıklık sistemi harekete geçirilerek, kişinin kendi bağışıklık sistemi hücrelerinin kanser hücreleri ile daha etkili savaşması sağlanıyor” açıklamasında bulundu.</p>
<p> </p>
<p><strong> Anadolu Sağlık Merkezi Hakkında</strong></p>
<p>Yaşam kalitesini artırmak için dünya standartlarında sağlık hizmeti sunmak hedefiyle kurulan Anadolu Sağlık Merkezi, modern tıbbın gereklerini yeni ve kapsamlı bir sağlık anlayışıyla hastalarına aktarıyor. Hizmet kalitesine önemli katkı sağlayan Johns Hopkins Medicine (JHM) ile devam eden iş birliği Anadolu Sağlık Merkezi&#8217;nin sağlığın merkezi olma vizyonunu da destekliyor. Kurulduğu günden buyana gerçekleştirdiği çalışmalarla ‘Sağlığın Merkezi’ konumuna ulaşan Anadolu Sağlık Merkezi; onkoloji, kalp damar sağlığı, kadın hastalıkları ve tüp bebek, nöroloji, cerrahi bilimler ve iç hastalıkları dahil olmak üzere tüm branşlarda sunduğu hizmetlerde hasta odaklı yaklaşımla hareket ediyor. Hizmetlerinde hasta hakları ve güvenliğini temel önceliği olarak belirleyen Anadolu Sağlık Merkezi, kaliteli sağlık hizmeti ile dünyanın farklı bölgelerinden gelen hastalara tedavi olanağı sunuyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-gorulme-sikligi-akciger-kanserini-gecti-409629">Meme Kanserinin Görülme Sıklığı Akciğer Kanserini Geçti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ailesinde meme kanseri olanlar prostat kanseri açısından da risk altında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ailesinde-meme-kanseri-olanlar-prostat-kanseri-acisindan-da-risk-altinda-401945</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Sep 2023 19:10:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ailesinde]]></category>
		<category><![CDATA[altında]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=401945</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü her yıl dünyada yaklaşık 1 buçuk milyon erkeğe prostat kanseri tanısı konduğunu belirtiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailesinde-meme-kanseri-olanlar-prostat-kanseri-acisindan-da-risk-altinda-401945">Ailesinde meme kanseri olanlar prostat kanseri açısından da risk altında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Sağlık Örgütü her yıl dünyada yaklaşık 1 buçuk milyon erkeğe prostat kanseri tanısı konduğunu belirtiyor. Türkiye’de ise bu rakamın ortalama olarak 20 bin olduğunu ve akciğer kanserinden sonra erkeklerde en sık görülen kanserin prostat kanseri olduğunu paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Üroonkoloji Merkezi Direktörü Prof. Dr. İlker Tinay, “Prostat kanseri düzenli muayene ve erken tanı ile önlenebilen bir kanser türü. Genetik yatkınlık prostat kanserinde önemli. Ailesinde prostat kanseri öyküsü olanlar 2-3 kat daha fazla risk altında. Ayrıca ailede meme kanseri varlığı da prostat kanseri açısından bir risk. Bu nedenle ailesinde meme veya prostat kanseri olanlar prostat taramalarına daha erken başlamalı” hatırlatmasında bulundu.</strong></p>
<p>Kadınlarda meme kanserine neden olan BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonların (değişikliklerin), erkeklerde de prostat kanserine neden olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Üroonkoloji Merkezi Direktörü Prof. Dr. İlker Tinay, “Dolayısıyla annesinde meme kanseri öyküsü olanlar, prostat kanseri açısından da risk altında. Sağlıklı erkekler 50 yaşından sonra, ailesinde prostat kanseri veya meme kanseri öyküsü olanlar ise 40 yaşından itibaren yıllık muayene ve PSA tahlili yaptırmalı” dedi. </p>
<p>  </p>
<p><strong>Erkekler muayeneden kaçıyor</strong></p>
<p>Pek çok erkeğin elle yapılan üroloji muayenesinden çekindiğini ve sadece kan tahlili yaptırmayı tercih ettiğini söyleyen Prof. Dr. İlker Tinay, “Hiçbir teknoloji muayenenin yerini tutmaz. Görüntüleme yöntemleriyle ortaya çıkmayan pek çok sorun sadece elle muayene esnasında tespit edilebiliyor” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Prostat kanseri belirti vermeyebilir</strong></p>
<p>Erken tanının daha başarılı tedavi anlamına geldiğini hatırlatan Prof. Dr. İlker Tinay, “İnsanların bilinçli olması ve düzenli kontrollere gelerek taramalarını yaptırması çok önemli. Yeni gelişmeler sayesinde ileri evre prostat kanserinde bile tedavide yüz güldürücü sonuçlar elde etmek mümkün olsa da erken tanı alan kişilerin sonuçları da daha başarılı oluyor” dedi. Prostat kanserinin hiçbir belirti vermeyebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. İlker Tinay, “İleri evre prostat kanserinde idrarda kan görülebilir. Prostat kanseri ilk olarak bel omurlarına ve omurgaya sıçrama yaptığı için bel ve sırt ağrıları olabilir. İdrarın kesik kesik yapılması ise kansere değil, iyi huylu prostat büyümesine de bağlı olabilir. Ancak net tanı koymak için bir üroloji uzmanına başvurmak önemli” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Ameliyatsız tedavi mümkün</strong></p>
<p>Prostat kanserinin çoğu zaman tedavisinin ameliyat olduğunu ancak özellikle Radyasyon Onkolojisi alanındaki teknolojik gelişmeler sayesinde pek çok prostat kanseri hastasının ameliyat olmadan, sadece ışın tedavisiyle de sağlığına kavuşabildiğini belirten Prof. Dr. İlker Tinay, “Sadece tümörü hedef alan, çevre dokulara zarar vermeyen yeni radyoterapi cihazları yaşam kalitesini daha çok koruyor. Günümüzdeki gelişmeler sayesinde artık çok daha etkili ve çok daha az yan etkili tedaviler söz konusu. Nükleer Tıp alanındaki yeni radyonüklid tedaviler, medikal taraftaki akıllı ilaçlar ve bağışıklık sistemini harekete geçiren immünoterapiler de prostat kanseri tedavisinde cerrahiye giderek daha sık ek veya alternatif olan yöntemler arasında yer alıyor” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailesinde-meme-kanseri-olanlar-prostat-kanseri-acisindan-da-risk-altinda-401945">Ailesinde meme kanseri olanlar prostat kanseri açısından da risk altında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Meme Hastalıklarına Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-meme-hastaliklarina-dikkat-383273</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jun 2023 11:00:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarına]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=383273</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme hastalıklarının kadınlarda sıklıkla görüldüğü biliniyor ancak çocukluk dönemlerinde de meme hastalıklarına rastlanabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-meme-hastaliklarina-dikkat-383273">Çocuklarda Meme Hastalıklarına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme hastalıklarının kadınlarda sıklıkla görüldüğü biliniyor ancak çocukluk dönemlerinde de meme hastalıklarına rastlanabiliyor. Çocuklarda meme sağlığının korunması için anne babaların bu konuda bilinçli olması ve çocukların sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi önem taşıyor. Memorial Hizmet Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Hülya Öztürk, çocuklarda meme hastalıkları ve tedavi yöntemleri ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>Çocuklarda farklı meme hastalıkları görülebiliyor</strong></p>
<p>Çocuklarda görülen meme hastalıkları doğuştan ya da sonradan olabilir. Konjenital yani doğumsal olarak meme veya meme başının hiç bulunmaması ya da aksesuar meme dokusu şeklinde adlandırılan birden fazla meme başı, meme dokusunun olması gibi tablolar görülebilir. Memenin hiç olmaması nadir görülürken, aksesuar meme toplumda yüzde 1-2 sıklığında görünebilmektedir. Bunun dışında meme asimetrisi denilen, memenin büyüklükleri arasında fark olması çok sık rastlanan bir durum olup, hormonal veya travmaya bağlı gelişebilir. Makromasti adı verilen meme dokusunu aşırı büyümesi obezite ile beraber ortaya çıkabilir. Meme atrofisi yani normal boyutta bir memenin hızla küçülmesi, hızlı kilo kaybı görülen hastalarda ve yeme bozukluklarında olabilir. Juvenil hipertrofi yani aşırı büyüyen meme, tek veya çift taraflı olarak gelişme çağındaki çocuklarda meme dokusunun hormonlara aşırı duyarlı olmasına bağlı gelişmektedir. Meme dokusu, ergenlikle beraber çok hızlı büyüme gösterebilir. Bu durum kız çocuklarında utanma, erkek çocuklarda ise toplumdan soyutlanma, geniş giysiler seçme gibi durumlar ya da boyun ve sırt ağrılarına neden olabilir.</p>
<p>Bununla birlikte yenidoğan ya da ergenlik döneminde mastit denilen meme enfeksiyonuyla karşılaşılabilmektedir. Meme travmaları, meme başı akıntısı, mastalji yani meme ağrısı özellikle menstürasyon döngüyle ilişkili ağrı ve memede kitle, çocuklarda görülebilen meme hastalıklarıdır.</p>
<p><strong>Yanlış beslenme alışkanlıkları önemli bir risk faktörü</strong></p>
<p>Memenin doğuştan hastalıkları nadir görülürken, sonradan ortaya çıkan hastalıkları özellikle ergenlik döneminde hormonal durumlar, beslenme alışkanlıkları ve kullanılan ilaçlara bağlı olarak daha sık görülebilmektedir.</p>
<p>Meme kanseri, ergenlik veya çocuk yaş grubunda oldukça nadir görülür. Meme kanseri 20 yaş altındaki kadınların milyonda birinde görülürken, tüm çocukluk çağı kanserlerinin %1’ini oluşturur. Meme kitleleri ise 18 yaş altında %3,35 olarak tespit edilmiştir. Bu kitleler genellikle iyi huyludur.</p>
<p><strong>Çocuklarda meme hastalıkları konusunda bunlara dikkat edin   </strong></p>
<ul>
<li>Genetik faktörler (ailesel geçiş)</li>
<li>Hormonal nedenler, özellikle östrojen duyarlılığın artması (adrenal kaynaklı –yiyeceklerden)</li>
<li>Kullanılan bazı ilaçlar</li>
<li>Plastikten yapılmış günlük kullanım malzemeleri</li>
<li>Östrojen içeren ürünlerin tüketilmesi </li>
</ul>
<p><strong>Çocuklarda bu belirtilere dikkat!</strong></p>
<p>Tüm çocuklar ve ergenlik çağındaki bireylerin şikayeti olmasa bile yıllık kontrollerinin yapılması gerekir.</p>
<p>Özellikle ergenlikte daha önce göğüs kafesi bölgesine radyasyon almışsa, ailede meme kanseri öyküsü ya da ailesel BRCA-1 ve BRCA-2 gen bozukluğu tespit edilmişse bu kişiler daha yakından takip edilmelidir. Çocuklarda bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybedilmeden çocuk cerrahisi uzmanına başvurulmalıdır.</p>
<ul>
<li>Memede ele gelen kitle, ağrı</li>
<li>Meme başında akıntı</li>
<li>Meme derisi üzerindeki eritem ( Kılcal damarlarda kan toplanması sonucu oluşan kızarıklık), ülserler meme başının içe çekilmesi</li>
<li>Koltuk altı lenf nodlarının büyümesi</li>
<li>Meme büyüklüklerinin farklı olması </li>
<li>Memede asimetri</li>
</ul>
<p><strong>Çay, asitli içecekler, kahve ve çikolataya dikkat! </strong></p>
<p>Yenidoğan döneminde rastlanılan neonatal mastit yani apse, sık olmamasına rağmen sepsis denilen tabloya yol açarak bebeğin hayatını tehdit edebileceği için gerekirse yatış yapılarak tedavi gerçekleştirilmelidir. Yine aşırı büyüme gösteren meme dokusu çocuklarda iskelet bozuklukları, duruş anomalileri ve baş boyun ağrılarına neden olabilir. Meme başı akıntıları gerekli tetkikler yapıldıktan sonra uygun antibiyotik tedavisi ile gerileyebilmektedir.</p>
<p>Mastodoni ve mastalji yani meme ağrıları yüzde 40 oranında görülür, meme dokusunun şişmesine bağlı nodülarite artışını neden olabilmektedir. Ağrı kesici ilaçlar fayda sağlayabilmekle birlikte, çay, asitli içecekler, kahve ve çikolata tüketiminin kısıtlanması tedavide öne çıkmaktadır.</p>
<p><strong>Meme hastalığında tedavi çocuğa özel planlanıyor</strong></p>
<p>Çocuklarda meme hastalıklarının tanısı; fiziki muayenenin yanı sıra ultrason, ince iğne biyopsisi ve MR gibi tetkikler ile belirlenmektedir. Hastalığın özelliği belirlendikten sonra uygun tedavi kişiye özel planlanmaktadır. Memenin az gelişmesi veya asimetri söz konusu ise, iskelet gelişimi tamamlandıktan sonra redüksiyon mamoplastisi yani meme küçültme ameliyatı yapılabilir. Kitle varlığında gerekli tetkikler sonrası kitlenin iyi huylu olduğunun belirlenmesi durumunda takip ön planda olmalıdır. Eğer ağrı ve iskelet bozukluğuna neden olan, hızlı büyüyen bir kitle varsa, bu kitleler daha fazla meme dokusunun yol açmadan cerrahi işlemle çıkarılmalıdır. Çocuklarda nadir görülen meme kanserinde ise geniş doku rezeksiyonuyla beraber kitlenin tamamı çıkarılmalıdır. </p>
<p><strong>Erkek çocuklarında da görülebiliyor</strong></p>
<p>Meme hastalıkları sadece kız çocuklarında değil, erkek çocuklarında da görülen bir hastalıktır. Asimetrik meme büyümesi (erkek çocuklarda kadın tipi meme büyümesi dediğimiz jinekomasti ), meme başı akıntısı, memede ağrılı veya ağrısız kitle varlığında öncelikle gerekli tetkikler yapıldıktan sonra uygun tedavi yöntemleriyle hastanın takibinin yapılması önerilmektedir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-meme-hastaliklarina-dikkat-383273">Çocuklarda Meme Hastalıklarına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>40 yaş sonrası meme kanseri taramaları ihmal edilmemeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/40-yas-sonrasi-meme-kanseri-taramalari-ihmal-edilmemeli-379131</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2023 12:25:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edilmemeli]]></category>
		<category><![CDATA[ihmal]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[taramaları]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=379131</guid>

					<description><![CDATA[<p>Medical Park Çanakkale Hastanesi Radyoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Orhan Kaya, meme kanserinde tarama programlarından ultrasonografi ve mamografi ile ilgili açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-yas-sonrasi-meme-kanseri-taramalari-ihmal-edilmemeli-379131">40 yaş sonrası meme kanseri taramaları ihmal edilmemeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinin erken teşhisinde meme kanseri tarama programlarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Medical Park Çanakkale Hastanesi Radyoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Orhan Kaya, “Menopoz öncesi genç kadınlarda meme kanseri oranı ülkemizde daha fazla olduğundan, mamografik taramaya erken başlanmaktadır. Türk Radyoloji Derneği meme ile ilgili şikâyeti ve yüksek riski olmayan kadınlarda 40 yaşından itibaren yılda bir kere mamografi taramasını önermektedir. Meme kanseri açısından yüksek riskli olan kişilere mamografi taramasına 40 yaşından önce başlanmaktadır” dedi.</strong></p>
<p>Medical Park Çanakkale Hastanesi Radyoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Orhan Kaya, meme kanserinde tarama programlarından ultrasonografi ve mamografi ile ilgili açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Kadınlarda en sık görülen kanserler arasında ilk sırada yer alan meme kanserinin erken teşhisinde meme kanseri tarama programlarının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Kaya, “Menopoz öncesi genç kadınlarda meme kanseri oranı ülkemizde daha fazla olduğundan, mamografik taramaya erken başlanmaktadır. Türk Radyoloji Derneği meme ile ilgili şikâyeti ve yüksek riski olmayan kadınlarda 40 yaşından itibaren yılda bir kere mamografi taramasını önermektedir. Meme kanseri açısından yüksek riskli olan kişilere mamografi taramasına 40 yaşından önce başlanmaktadır” ifadelerini kullandı.</p>
<p> <strong>TÜM SONUÇLAR HEKİMLE PAYLAŞILMALI</strong></p>
<p>Hastaların tüm sonuçlarını hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Kaya, “Mamografi incelemesine gelirken varsa önceki mamografi sonuçlarını ve filmlerini de yanlarında getirmeleri, eski sonuçlarla yeni sonucu karşılaştırmak açısından çok önemlidir. Meme dokusu yoğun olan hastalarda mamografik duyarlılık azalmakta ve mamografiye ek ultrasonografi incelemesi de taramaya eklenmektedir” diye konuştu.</p>
<p><strong>ÖNCELİK ULTRASONOGRAFİ</strong></p>
<p>Memeyle ilgili şikâyet ve muayene bulguları olan 40 yaşından genç kadınlara öncelikle ultrasonografi çekimi öneren Uzm. Dr. Orhan Kaya, “Meme ile ilgili şikâyet ve klinik muayene bulgularında ilk başvurulan görüntüleme yöntemi ultrasonografidir. Ultrasonografiden sonra kanseri işaret eden bulgular varsa, mutlaka mamografik incelemece için bir uzman hekime başvurmaları gereklidir” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-yas-sonrasi-meme-kanseri-taramalari-ihmal-edilmemeli-379131">40 yaş sonrası meme kanseri taramaları ihmal edilmemeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Cinsiyet Ayırt Etmiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-cinsiyet-ayirt-etmiyor-378370</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 May 2023 08:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayırt]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[etmiyor]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=378370</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doktor Öğretim Üyesi Dilek Yıldırım, meme kanserine karşı erken teşhisin hayat kurtardığını ifade ederek, meme kanserinin yalnızca kadınları değil erkekleri de tehdit ettiğine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-cinsiyet-ayirt-etmiyor-378370">Meme Kanseri Cinsiyet Ayırt Etmiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doktor Öğretim Üyesi Dilek Yıldırım, meme kanserine karşı erken teşhisin hayat kurtardığını ifade ederek, meme kanserinin yalnızca kadınları değil erkekleri de tehdit ettiğine dikkat çekti.</p>
<p>Küçükçekmece Belediyesi, meme kanserine karşı farkındalığını artırmak amacıyla ‘Sağlıklı Yaşam Biçimi ve Meme Kanseri ile Mücadele’ konulu seminer düzenledi. İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü tarafından Belediye Çok Amaçlı Salonda düzenlenen seminerde Doktor Öğretim Üyesi Dilek Yıldırım; sağlıklı yaşam biçimi, sağlıklı beslenme, meme kanseri belirtileri ve korunma yöntemleri gibi konularda personele ayrıntılı bilgi verdi.</p>
<p><b>Dilek Yıldırım: Herkes meme kanseri hakkında bilinçli olmalı</b></p>
<p>Doktor Öğretim Üyesi Dilek Yıldırım özellikle son yıllarda artan meme kanseri vakalarına karşı korunma yöntemlerini anlatırken, ‘’40 yaş üstü her kadın 2 yılda bir düzenli olarak mamografi çektirmeli. Meme kanserinin erken teşhis ile tespiti durumunda iyileşme şansı %98’dir. Toplumun tüm kesimi meme kanseri konusunda bilinçli olmalıdır. Özellikle 20 yaşından itibaren her kadının her ay kendi kendini muayene etmesi gerekir. Ayrıca 20 yaş üzeri her kadın 2 yılda bir sağlık personeline muayene yaptırmalıdır’’ dedi.</p>
<p><b>Bilinenin aksine erkeklerde risk altında</b></p>
<p>Yıldırım, meme kanserinin erkekleri de tehdit ettiğine dikkat çekerek, “Meme kanseri her ne kadar toplumda kadın hastalığı olarak bilinse de sanılanın aksine erkeklerde görülen kanserlerin % 1’ini oluşturuyor. Bu durumda erkeklerde de görülebilecek meme kanserinde erken teşhis ve tedavinin önemi ortaya çıkıyor. Ayrıca erkeklerde de kadınlarda görülen meme kanseri belirtileri aynı şekilde kendini gösteriyor. Bu belirtiler ise; meme ucundan salgı gelmesi, kızarıklık, şişlik, çukurlaşma, büzülme ve kabarıklık gibi belirtiler görülüyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-cinsiyet-ayirt-etmiyor-378370">Meme Kanseri Cinsiyet Ayırt Etmiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli akademisyen Doç. Dr. Sarıkahya ve ekibi meme kanserine karşı endemik bitki türü ile araştırma yapacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyen-doc-dr-sarikahya-ve-ekibi-meme-kanserine-karsi-endemik-bitki-turu-ile-arastirma-yapacak-373896</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 May 2023 08:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyen]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[ekibi]]></category>
		<category><![CDATA[endemik]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kanserine]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[sarıkahya]]></category>
		<category><![CDATA[turu]]></category>
		<category><![CDATA[yapacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373896</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi(EÜ) Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nazlı Sarıkahya’nın yürütücülüğünü yaptığı proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) “Stratejik Sağlık Teknolojilerine Yönelik Ar-Ge Proje Çağrısı” kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyen-doc-dr-sarikahya-ve-ekibi-meme-kanserine-karsi-endemik-bitki-turu-ile-arastirma-yapacak-373896">Egeli akademisyen Doç. Dr. Sarıkahya ve ekibi meme kanserine karşı endemik bitki türü ile araştırma yapacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi(EÜ) Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nazlı Sarıkahya’nın yürütücülüğünü yaptığı proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) “Stratejik Sağlık Teknolojilerine Yönelik Ar-Ge Proje Çağrısı” kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Doç. Dr. Sarıkahya ve ekibi  “Endemik ‘Cephalaria’ Türlerinden İzole Edilen İmmunomodülatör Saponin Adjuvan Adaylarının Meme Kanseri Aşılarında Aşı Antijeni Her2/Neu Peptidi ile kullanım potansiyelinin araştırılması” projesinde meme kanserine yönelik araştırmalarda bulunacak.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Doç. Dr. Nazlı Sarıkahya ve ekibini makamında ağırlayarak tebrik etti. Prof. Dr. Budak, “ Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim üyemiz Doç. Dr. Nazlı Sarıkahya hocamız ve ekibinin meme kanserine yönelik geliştirdikleri proje TUSEB tarafından desteklenmeye hak kazandı. Hocamızı ve ekibini tebrik eder, çalışmalarında başarılar dilerim” dedi.</p>
<p>Adjuvan kullanımı ile aşı geliştirilecek</p>
<p>Meme kanseri vakalarında “HER2” pozitif türünün etkin olduğunu buna yönelik araştırmalarda bulunduklarını ifade eden Doç. Dr. Sarıkahya, “ “Bilimsel verilere göre ülkemiz kadınlarında yüzde 43 gibi yüksek bir oranla ilk sırada yer alan meme kanser vakalarının yüzde 20-30’u HER2 pozitif türdür. Günümüzde HER2 pozitif meme kanserine karşı klinikte HER2 spesifik monoklonal antikorlar uzun yıllardır etkin tedavi yöntemleri arasında yer alıyor. Günümüzde biyoteknolojik yöntemlerle üretilen bu antikorlar kadar aktif olarak bağışıklık sistemini indükleyecek HER2 peptidi içeren aşı formülasyonlarının geliştirilmesi önem arz ediyor. Son yıllarda güçlü koruyucu yanıt oluşturmada adjuvan kullanımına ihtiyaç duyan farklı orijine sahip aşılar ve antijenler birçok araştırmanın konusunu oluşturuyor.  Adjuvan kullanımı sayesinde immünojenitesi az olan bir antijenin immünojenitesi artırılabilmekte, daha az antijenle immün yanıt indüklenebilmekte ve aşının etkinliği uzatılabilmektedir. Son yıllarda adjuvanların kombinasyon şeklinde kullanılması üzerinde çalışılıyor. Bu sayede immün sistem üzerinde daha güçlü bir etkinin oluşturulması hedefleniliyor. Saponinler, bir triterpenik veya steroidal yapı üzerinde şeker üniteleri taşıyan sekonder metabolitlerdir. İmmün sistem üzerindeki etkilerinden dolayı sahip oldukları immünomodülatör etkileri nedeniyle adjuvan potansiyeli göstermektedirler” diye konuştu.</p>
<p>Cephalaria endemik bitkisi ile aşı kombinasyonları yapılacak</p>
<p>Proje hakkında detaylı bilgi veren Doç. Dr. Sarıkahya, “Bu proje kapsamında, meme kanseri tedavisinde HER2/Neu onkoproteinpeptid antijeni ile Cephalaria bitkilerinden elde edilen potansiyel saponin adjuvanı içeren aşı kombinasyonlarının geliştirmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla, ülkemiz endemik Cephalaria spp. türlerinden elde edilen adjuvan potansiyeline sahip saponin molekülleri ile  etkili aşı kombinasyonunun tümör boyutunu küçültmesi, tamamen ortadan kaldırması veya oluşumunu engellemesini sağlayacak bir formülün geliştirilmesi projenin en kayda değer sonucu olacaktır. Bu çalışma ile HER2/Neu peptidi, Cephalaria spp. saponin adjuvanı kombinasyonunun ilk kez denenmesi ve alınacak olumlu sonuçlar, meme kanserine karşı oluşturulan bu kombinasyonun ileride farklı antijenlerle kullanımını da yaygınlaştıracak, sağlık sektöründeki ve adjuvan olarak üretiminin ticari boyutta üretim değerini de artıracak. Ayrıca ticarileşme basamağında elde edilecek kombinasyon verileri yerli firmalara sunularak ülkemizdeki imkanlarla üretilmesine potansiyel oluşturacak yönde önemli bir adımın atılması sağlanacak” dedi</p>
<p>Yürütücülüğünü Doç. Dr. Nazlı Sarıkahya’nın yaptığı projede EÜ Biyomühendislik Bölümünden Prof. Dr. Ayşe Nalbantsoy, Eczacılık Fakültesinden Prof. Dr. Emel Öykü Çetin Uyanıkgil, Nükleer Bilimler Enstitüsünden Prof. Dr. Fatma Yurt Onaran, Tıp Fakültesinden Prof. Dr. Osman Zekioğlu ve  Öğr. Gör. Gürdeniz Serin, Akdeniz Üniversitesi Botanik Bölümünden Prof. Dr. Ramazan Süleyman Göktürk, Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji Bölümünden Prof. Dr. Nesrin Özören  ve Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesinden Uzm. Bio. Burçin Çıngay yer alıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyen-doc-dr-sarikahya-ve-ekibi-meme-kanserine-karsi-endemik-bitki-turu-ile-arastirma-yapacak-373896">Egeli akademisyen Doç. Dr. Sarıkahya ve ekibi meme kanserine karşı endemik bitki türü ile araştırma yapacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Tedavisinde Erken Teşhis Başarıyı Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tedavisinde-erken-teshis-basariyi-artiriyor-354910</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 13:45:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[başarıyı]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354910</guid>

					<description><![CDATA[<p>Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Tanısal Radyoloji Uzmanı Dr. Aresh Soudmand, meme kanseri hakkında bilgilendirdi. Meme kanserinin erken tanısında en önemli faktörün kişinin bilinçlenmesi olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Aresh Soudmand, "Meme kanserinin erken dönemde teşhis edilmesi, tedavinin başarısını ve hayatta kalma şansını artırır” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tedavisinde-erken-teshis-basariyi-artiriyor-354910">Meme Kanseri Tedavisinde Erken Teşhis Başarıyı Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Tanısal Radyoloji Uzmanı</p>
<p>Dr. Aresh Soudmand, meme kanseri hakkında bilgilendirdi. Meme kanserinin erken tanısında en önemli faktörün kişinin bilinçlenmesi olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Aresh Soudmand, &#8220;Meme kanserinin erken dönemde teşhis edilmesi, tedavinin başarısını ve hayatta kalma şansını artırır” diye konuştu.</p>
<p><b>“50 YAŞ ÜZERİNDE DAHA YAYGIN”</b></p>
<p>Kanser, vücudumuzdaki herhangi bir organ ya da dokudaki hücrelerin kontrol dışı çoğalması ve büyümesi sonucunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Meme kanseri ise meme dokusundaki hücrelerden gelişen kanserlerdir. Sıklıkla 50 yaş sonrası ortaya çıkan meme kanseri, kadınlarda görülen kanser tipleri arasında birinci sırada yer almaktadır. Tüm yaşamı boyunca her sekiz kadından birinin kansere yakalanma riski mevcuttur. Meme kanserinin görülme sıklığı yaş ilerledikçe artar. Meme kanserinin risk faktörleri,</p>
<p>•  Fazla kilolu olmak</p>
<p>• Alkol ve sigara kullanmak,</p>
<p>• Fiziksel aktivite azlığı,</p>
<p>•  Uzun süreli hormon tedavisi almak,</p>
<p>•  Aile hikâyesi ve genetik faktörler (Anne veya kardeşte meme kanseri görüldüğünde hastalık riski üç kat artmaktadır.),</p>
<p>• 30 yaşından sonra doğum yapmak veya hiç doğum yapmamış olmak,</p>
<p>•  Erken yaşta adet görmek (hayatları boyunca daha fazla östrojen hormonuna maruz kalacaklarından dolayı risk artmaktadır),</p>
<p>•  Menopoza geç girmek (Burada da etken yine uzun süre östrojen hormonuna maruz kalmak).</p>
<p><b>“YILDA BİR KEZ MAMOGRAFİ ÇEKİLMELİ”</b></p>
<p>En sık rastlanan belirti memede ve koltuk altında ağrısız, zamanla yavaş yavaş büyüyen bir kitlenin hissedilmesidir. Ağrı çok nadiren de olsa eşlik edebilir. Memede şişlikler, deride kalınlaşma, meme ucunun içe dönmesi, deride kızarıklık ve tahriş nadiren de olsa meme kanserinin diğer belirtileridir. Erken tanı için en temel yöntem, evde kendi kendine yapılan meme kontrolleridir. Meme dokusu içerisinde herhangi bir şüpheli kitle ele geldiğinde vakit geçirmeden doktora başvurulmalıdır. Normalde 20 yaşından sonra ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi ve yılda bir kez uzman doktora meme muayenesi yaptırmanız önerilir. 40 yaşından sonra ise, ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi ve yılda bir kez mamografi çekilmesi gerekmektedir. Mamografi meme kanseri taramasında en temel yöntem olarak kabul edilmektedir. 40 yaşından önce özel bir sebep olmadıkça mamografi çekilmesi önerilmez. Bunun sebebi ise, genç kadınlarda meme dokusunun yoğunluğunun fazla olması nedeni ile yeterli bilgi vermemesidir.</p>
<p>Her hastanın tedavisi farklılık göstermekte olup tedavi kararında hastalığın seyri, kanserin evresi, hastanın yaşı ve diğer sağlık sorunları gibi birden fazla faktör etkilidir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tedavisinde-erken-teshis-basariyi-artiriyor-354910">Meme Kanseri Tedavisinde Erken Teşhis Başarıyı Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Yeşil Çeliktaş ve ekibi çip üstü meme kanseri modeli geliştirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-yesil-celiktas-ve-ekibi-cip-ustu-meme-kanseri-modeli-gelistirdi-353155</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Mar 2023 08:12:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çeliktaş]]></category>
		<category><![CDATA[çip]]></category>
		<category><![CDATA[ekibi]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirdi]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[modeli]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[üstü]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=353155</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ), nitelikli akademik faaliyetleriyle hem bilim dünyasına hem de insanlığa katkı sunmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-yesil-celiktas-ve-ekibi-cip-ustu-meme-kanseri-modeli-gelistirdi-353155">Prof. Dr. Yeşil Çeliktaş ve ekibi çip üstü meme kanseri modeli geliştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ), nitelikli akademik faaliyetleriyle hem bilim dünyasına hem de insanlığa katkı sunmaya devam ediyor. EÜ Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Özlem Yeşil Çeliktaş tarafından yürütülen “Yeni Terapötiklerin Test Edilmesi İçin 3B Biyomimetik Meme Kanseri İnvazyon Modeli” başlıklı proje Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Uluslararası İşbirliği Projeleri Araştırma Destek Grubu (UPAG) Polonya Ulusal Araştırma ve Geliştirme Merkezi (NCBR) tarafından desteklendi. Projede geliştirilen çip üstü meme kanseri modeliyle meme kanserinin yayılım gösterme sürecindeki farklı aşamaları en iyi şekilde taklit edilirken, hayvan denemelerinin de azaltılması hedeflendi.</p>
<p>         Ege Üniversitesinin sağlık alanında Türkiye’nin referans merkezi olduğuna dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemiz, diğer birçok alanda olduğu gibi sağlık hizmetleri alanında da ülkemizin referans merkezlerinden birisi. Egeli akademisyenlerimiz tarafından geliştirilen projelerle, sağlıkta alternatif birçok tanı ve tedavi yönetimi ortaya koyarak, yeni başarılara imza atmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda Biyomühendislik Bölümü öğretim üyemiz Prof. Dr. Özlem Yeşil Çeliktaş tarafından yürütülen projeyle çip üstü meme kanseri modeli üretildi. Çip üstü meme kanseri modeli, potansiyel tedavi edicilerin etkinliğinin değerlendirilmesi için güçlü bir klinik öncesi uygulama alanı aracı niteliğinde olacak. Başarısı dolayısıyla Prof. Dr. Yeşil Çeliktaş hocamızı ve ekibini tebrik ediyorum” diye konuştu.</p>
<p>         <b>“Meme kanseri mekanizmaları en iyi şekilde anlaşılmalı”</b></p>
<p><b>         </b>Meme kanseri ve araştırma süreçleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özlem Yeşil Çeliktaş, “Meme kanseri, dünya çapında kadınlar arasında en sık görülen kanser olmakla birlikte, ne yazık ki en çok ölüme sebep olan kanserlerden de birisi. Pek çok farklı tipe sahip olan meme kanseri mekanizmaları en iyi şekilde anlaşılmalı. Çünkü elde edilecek sonuç, kansere karşı geliştirilecek olan tedaviyi de belirleyici nitelikte. Meme kanserinin karmaşık mekanizmalarının anlaşılması için araştırmanın in vivo koşullarda, yani bütün bir organizmanın üzerinde yapılması gerekir. Normal mekanik, fiziksel ve biyokimyasal işlevlerde ortaya çıkan bozuklukların en doğru şekilde taklit edilmesi ancak hücre bazlı sistemlerle mümkün olur. Sıklıkla kullanılan 2 boyutlu hücre kültürleri hücrelerarası ve hücre-matriks etkileşimleri gibi in vivo koşulları taklit etmekte yetersiz kaldığı için son zamanlarda 3 boyutlu hücre kültürleri ilgi odağı oluyor” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Yeşil Çeliktaş, “Kanser biyolojisinin anlaşılması ve ilaç geliştirmeye yönelik çalışmalarda hücre kültürü çalışmalarını takiben gerçekleştirilen hayvan denemelerinin yerini in vivo’ya alternatif sistemler aldı. Bu gelişmede benzerlik, maliyet, zaman, etkinlik, güvenlik ve etik prensipler gibi birçok faktör etkili oldu. 2021 tarihli ‘FDA Modernizasyon Yasası (HR 2565)’ da meme kanserine karşı geliştirilecek bir ilacın etkinliğini ve güvenliğini belirlemede hayvan denemelerine alternatif olarak çip üstü organ sistemleri ve mikrofizyolojik sistemler yenilikçi bir yaklaşım sundu. Biz de Modernizasyon Yasası ile ilişkili olarak ürettiğimiz projemiz kapsamında çip üstü meme kanseri modeli geliştirdik. Bu model sayesinde meme kanserinin invazyon, intravazasyon gibi farklı yayılım gösterme aşamalarının en iyi şekilde taklit edilmesini sağladık. Böylelikle hayvan denemelerini de mümkün olduğunca azaltmayı amaçladık. Ayrıca geliştirdiğimiz çip üstü meme kanseri modeli, potansiyel tedavi edicilerin etkinliğinin ve güvenliğinin değerlendirilmesi için güçlü bir klinik öncesi uygulama alanı aracı niteliği taşıyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-yesil-celiktas-ve-ekibi-cip-ustu-meme-kanseri-modeli-gelistirdi-353155">Prof. Dr. Yeşil Çeliktaş ve ekibi çip üstü meme kanseri modeli geliştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erkeklerde akciğer, kadınlarda meme kanseri ilk sırada</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erkeklerde-akciger-kadinlarda-meme-kanseri-ilk-sirada-348507</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2023 08:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerde]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[sırada]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=348507</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye kanser insidansının, dünya geneline oranla daha yüksek değerde olduğunu vurgulayan Koçak, “Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nden alınan son verilere göre, erkeklerde akciğer, kadınlarda meme kanseri ilk sırada” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erkeklerde-akciger-kadinlarda-meme-kanseri-ilk-sirada-348507">Erkeklerde akciğer, kadınlarda meme kanseri ilk sırada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kansere dikkat çekmek amacıyla her yıl 4 Şubat Dünya Kanser Günü faaliyetleri düzenleniyor. Kanser türlerinin genetik altyapısını inceleyen nanoteknoloji yardımıyla kişiselleştirilmiş tedavi stratejileri geliştirme çalışmaları yürüten İstinye Üniversitesi (İSÜ) Biyomedikal Mühendisliği Dr. Öğr. Üyesi Polen Koçak, kanser tedavilerinde gelinen son noktayı değerlendirdi.</strong></p>
<p><strong>Türkiye kanser insidansının, dünya geneline oranla daha yüksek değerde olduğunu vurgulayan Koçak, “Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nden alınan son verilere göre, erkeklerde akciğer, kadınlarda meme kanseri ilk sırada” dedi. </strong></p>
<p>Kanser hem dünyada, hem de Türkiye’de ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alıyor. 4 Şubat, tüm dünyada kanser hastalığına dikkat çekmek ve erken teşhisin önemini vurgulamak için Dünya Kanser Günü olarak çeşitli etkinlikler ile anılıyor.</p>
<p>İstinye Üniversitesi (İSÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Dr. Öğr. Üyesi Polen Koçak, 4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle kanser tedavilerinde gelinen son noktayı değerlendirdi. </p>
<p><strong>Hedefe yönelik tedaviler geliştirmek için yeni yöntemler geliştiriliyor</strong></p>
<p>İSÜ laboratuvarlarında sağlık endüstrisinin herkese özel çözümleri yerine, bilimsel altyapıyla desteklenen ve kişiye özel tedavi stratejileri üzerine çalışmalar yapan, bu amaçla kanser türlerinin genetik altyapısını inceleyen nanoteknoloji yardımıyla kişiselleştirilmiş tedavi stratejileri geliştirme çalışmaları yürüten İSÜ Biyomedikal Mühendisliği Dr. Öğr. Üyesi Polen Koçak, kanser tedavileri konusunda açıklamalarda bulundu: </p>
<p>“Kanser tedavilerinde gelinen en önemli nokta, kişiselleştirilmiş tıp uygulamalarının kanser hastalarına uygulanması. Araştırmacılar, kişiselleştirilmiş kanser tedavi stratejileri geliştirebilmek için çok çeşitli taktikler üzerinde çalışıyorlar. Bunlar, farklı kanserlerde mümkün olduğunca çok sayıda genetik mutasyonun tanımlanmasını, tümörleri sıralamak için daha hızlı ve daha etkili teknikleri ve tedavileri, hastalarla daha doğru bir şekilde eşleştirmek ve daha hedef odaklı tedaviler geliştirmek için yeni yöntemleri içermektedir. Bu araştırmalar ve ileri teknolojiler bir araya getirilerek, tedavi edilmesi zor hastalar için potansiyel umutlar sunuyor.” </p>
<p><strong>Türkiye kanser insidansı, dünya insidansından yüksek</strong></p>
<p>Türkiye kanser insidansının, dünya insidansının üzerinde seyrettiğini belirten Koçak, kanser verileriyle ilgili şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nden alınan son istatistik verilerine göre, Türkiye kanser insidansı, dünya insidansının bir miktar üzerinde seyrediyor. Ülkemizin de içinde yer aldığı Batı Asya bölgesi ortalaması kanser insidansları Türkiye ortalamasından düşük. Orta ve Doğu Avrupa ve Amerika gibi gelişmişlik düzeyi yüksek olan ülkelerin kanser insidansları, ülkemize göre daha yüksek. Türkiye’de 2017 yılında yaşa standardize edilmiş kanser hızı erkeklerde 259,2 iken kadınlarda 187,0’dir (100.000 kişide). 2017 yılı kanser istatistiklerine göre, ülkemizde toplam 180.288 kişinin kansere yakalandığı tahmin ediliyor. Erkeklerde en sık görülen kanser akciğer kanseri. Erkeklerde tütün ve tütün ürünlerine bağlı kanserler arasında tütün kullanımına atfedilen vaka sayısı 16.781 olarak tahmin ediliyor ve tütüne bağlı kanserler erkeklerde önemini korumaya devam ediyor. Kadınlarda en sık görülen tür meme kanseri. Her dört kadın kanserinden birisi bu türde olmayı sürdürüyor ve bir yıl içinde toplam 19.211 kadına meme kanseri teşhisi konuldu.” </p>
<p><strong>Akciğer kanserinde hastaların yarısından fazlası ileri evrede teşhis ediliyor</strong></p>
<p>Akciğer kanserinde hastaların yarısından fazlasının ileri evrede teşhis edildiğine dikkat çeken Koçak, “Obeziteye atfedilen vaka sayısının toplamda 6.707 civarında olduğu tahmin ediliyor. Obezitenin etken olduğu kanserler daha çok kadınları etkiliyor. Hem erkeklerde ve hem de kadınlarda kolorektal kanserler üçüncü sırada yer alıyor. Çocukluk çağı kanserlerinde lösemi en sık görülen kanser türü. 15-24 yaş grubu gençlerde, erkeklerde testis kanseri, kadınlarda tiroit kanseri ilk sırada yer alıyor. Akciğer kanserinde ise hastaların yarısından fazlası ileri evrede teşhis ediliyor. Meme kanserinin sadece yüzde 11’i uzak evre kanser vakalarından oluşuyor. Kadın kanserleri olan uterus korpusu ve serviks kanserlerinin çoğunluğu, erken evrede yakalanıyor,” dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erkeklerde-akciger-kadinlarda-meme-kanseri-ilk-sirada-348507">Erkeklerde akciğer, kadınlarda meme kanseri ilk sırada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
