<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Meme Kanseri | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/meme-kanseri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/meme-kanseri</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 09:13:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>Meme Kanseri | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/meme-kanseri</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kanserden Korunmada Yaşam Tarzı, Düşündüğünüzden Çok Daha Güçlü!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanserden-korunmada-yasam-tarzi-dusundugunuzden-cok-daha-guclu-625381</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[düşündüğünüzden]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanserden]]></category>
		<category><![CDATA[kıvılcım]]></category>
		<category><![CDATA[korunmada]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[tarzı]]></category>
		<category><![CDATA[Vaka]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Tarzı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Tarzı Tıbbı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625381</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel Hastalık Yükü Çalışması Meme Kanseri İş birliği Grubu'nun analizine göre, kadınlarda yeni meme kanseri vakaları dünyada üçte bir oranında arttı ve 2050 yılında vaka sayısının 3,5 milyonu aşacağına dikkat çekiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanserden-korunmada-yasam-tarzi-dusundugunuzden-cok-daha-guclu-625381">Kanserden Korunmada Yaşam Tarzı, Düşündüğünüzden Çok Daha Güçlü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel Hastalık Yükü Çalışması Meme Kanseri İş birliği Grubu&#8217;nun analizine göre, kadınlarda yeni meme kanseri vakaları dünyada üçte bir oranında arttı ve 2050 yılında vaka sayısının 3,5 milyonu aşacağına dikkat çekiliyor. Yeni araştırmanın sonuçları ise, bu tabloyu değiştirebileceğimizi gösteren güçlü bir hatırlatma niteliğinde. Elde edilen verilere göre; sigara içmemek, yeterli düzeyde fiziksel aktivite yapmak ve kırmızı et tüketimini azaltmak gibi sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdürmek, meme kanseri hastalarında hem kaybedilen sağlıklı yaşam yıllarının dörtte birinden fazlasını geri getiriyor hem de erken yaşam kayıplarını önleyebiliyor. </p>
<p><strong>TEDAVİ, MUTFAKTA VE GÜNLÜK RUTİNLERDE BAŞLIYOR </strong></p>
<p>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Taner Kıvılcım, araştırmanın sonuçlarına ve yaşam tarzı alışkanlıklarının artan önemine dair açıklamalarda bulundu. “<em>Bizim için bu rakamlar, meme kanseri tedavisinin sadece hastanede değil, mutfakta ve günlük rutinlerde başladığının bilimsel belgesidir</em>. <em>Bu oran, aslında meme kanserinin kader olmadığını, her 4 kadından birinin hayat kalitesini tamamen kendi seçimleriyle koruyabileceğini gösteriyor. Özellikle 20-54 yaş arası kadınlarda vaka oranlarının %29 artması, modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve kötü beslenmenin bedelini genç kuşakların ödediğinin de bir kanıtı</em>.”  </p>
<p>Sağlıklı yaşamanın değeri kuşkusuz tartışılmaz. Bu konuda kanıta dayalı olmayı sağlayan önemli bir bilim alanı var; yaşam tarzımızın genlerimizi nasıl etkilediğini inceleyen epigenetik çalışmalar. Sağlıksız bir yaşam şekli epigenetik yapımızı bozarak kansere ve kronik hastalıklara olan yatkınlığımızı artırabiliyor. Bununla beraber güzel haber şu ki; tıp dünyası bize, sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ile bu epigenetik değişimlerin geri dönüşümlü olabileceğini de gösteriyor.</p>
<p><strong>MODERN TIBBIN YENİ BİLİMİ: YAŞAM TARZI TIBBI</strong></p>
<p>Son yıllarda fonksiyonel tıp, longevity ya da wellness gibi kavramları sıkça duyuyoruz. Hepsinin temelinde yaşam tarzı değişiklikleri var. Ancak Dr. Kıvılcım, kanıta dayalı yaşam tarzı tıbbı adı altında ticari bakış açısıyla bazen bilim dışı uygulamaların da sürece dahil edildiğini, bu nedenle bilinçli olmak gerektiğini söylüyor. Yaşam tarzı tıbbı, her hastanın bireysel değerlendirmesini gerektirirken; bir yandan ailenin, çevrenin, toplumun ve hatta gezegenimizin sağlığına kavuşması gerekliliğine odaklanan çatı bir kavram. “Yaşam tarzı tıbbı, sağlıklı yaşamı bir lüks olarak görmüyor” diyen Dr. Kıvılcım, her kronik hastalıkta olduğu gibi meme kanserinde de yaşam tarzının, artık reçete edilmesi gereken bir ana tedavi yöntemi olduğunu belirtiyor. Dolayısyla klasik tıp protokollerini tamamlayan ve etkisini artıran bir disiplin ve hastanın bu süreci yönetebilmesi için en az cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi kadar gerekli. </p>
<p>Beslenme, egzersiz, uyku, bağımlılıklardan kaçınma, stres yönetimi ve sosyal ilişkiler, bugün kanıta dayalı olan yaşam tarzı tıbbının ilgilendiği 6 önemli başlık. Her bir başlık üzerine saatlerce konuşulabilecek bilimsel bir altyapı var. Bu konuda eğitim alan hekimlerin diğer branşlarla da iş birliği içinde yapacakları düzenli hasta takipleri, kalıcı bir kültür oluşturulması açısından önemli. Dr. Kıvılcım, konuya bir bütüncül ve sistematik şekilde bakılmadığında yarım bilgilerle yol alınamadığını vurguluyor ve ekliyor: “<em>Biz sadece ‘sağlıklı beslenin’ demiyoruz; uyku kalitesinden stres yönetimine kadar 6 temel başlığı, hastanın biyokimyasını iyileştirecek birer ‘ilaç’ gibi planlıyoruz.”</em></p>
<p> </p>
<p><strong>VAKALARIN YÜZDE 40’A YAKINI ÖNLENEBİLİR </strong></p>
<p>2023&#8217;te 2,3 milyon olan meme kanseri vaka sayısının 2050&#8217;de 3,5 milyonu aşması bekleniyor. Bu yükü sadece bireysel çabayla göğüslemenin kolay görünmediğini belirten Dr. Kıvılcım, <em>“Sağlıklı yaşam merkezleri kurulup etkinlikleri artırılmalı, hekimler için yaşam tarzı tıbbı eğitimi teşvik edilmelidir. Kanser Research UK&#8217;nin de açıkladığı gibi, vakaların %40&#8217;ı önlenebilir” diyor. </em></p>
<p><strong>MEME KANSERİ RİSKİNİ AZALTMAK İÇİN EN ETKİLİ 3 DEĞİŞİKLİK! </strong></p>
<p>Araştırma sonuçlarının da vurguladığı gibi, yaşam tarzımızda 3 temel değişiklikle riskleri azaltmak, yarınları değiştirmek mümkün: </p>
<p><strong>Minimize edin.</strong> Tabağınızdaki kırmızı eti mümkün olduğunca azaltın ve yerine bitkisel proteinler tercih edin. </p>
<p><strong>Yanınıza dahi yaklaştırmayın.</strong> Pasif içicilik dahil tütünden tamamen uzaklaşın. </p>
<p><strong>Her gün aksatmadan uygulayın.</strong> Unutmayın, her gün yapılan düzenli, orta tempolu yürüyüşler epigenetik yapımızı hızlıca onarmaya başlar.  </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanserden-korunmada-yasam-tarzi-dusundugunuzden-cok-daha-guclu-625381">Kanserden Korunmada Yaşam Tarzı, Düşündüğünüzden Çok Daha Güçlü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun-624041</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 10:28:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırmak]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılığı]]></category>
		<category><![CDATA[duygular]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[sürecinde]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tepkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624041</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında, özellikle kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri sürecinde kadınların yaşadığı psikolojik zorluklar, duygusal tepkiler, vücut imajı sorunları ve baş etme stratejileri ile sosyal desteğin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun-624041">Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında, özellikle kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri sürecinde kadınların yaşadığı psikolojik zorluklar, duygusal tepkiler, vücut imajı sorunları ve baş etme stratejileri ile sosyal desteğin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Kanser teşhisi hayatın tamamını sarsan bir ‘eşik anı’ olabilir!</strong></p>
<p>Meme kanseri teşhisinin, birçok kadın için yalnızca tıbbi bir bilgi olmadığına dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu teşhis hayatın tamamını sarsan bir ‘eşik anı’dır. Bu nedenle ilk tepkiler çoğunlukla yoğun, karmaşık ve dalgalı olur.” dedi.</p>
<p>En sık görülen ilk duygular arasında şok, inkâr, korku, kaygı ve kontrol kaybı hissinin yer aldığını ifade eden Aydın, “Pek çok kadın, tanıyı ilk duyduğunda ‘bu bana olamaz’ ya da ‘bir hata olmalı’ düşüncesine kapılır. Bu inkâr tepkisi, psikolojide akut stres tepkisinin doğal bir parçasıdır ve beynin ani tehdide karşı kendini koruma mekanizması olarak değerlendirilir. Araştırmalar, kanser tanısı alan bireylerin önemli bir kısmında ilk haftalarda travma sonrası stres belirtilerine benzer tepkiler görülebildiğini gösteriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Farklı tepkiler, baş etme tarzı ve kişilikle ilgili!</strong></p>
<p>Bu tepkilerin yanında ölüm korkusu, geleceğe dair belirsizlik, ‘çocuklarıma ne olacak?’, ‘hayatım yarım mı kalacak?’ gibi varoluşsal soruların da çok erken dönemde ortaya çıkabileceğini kaydeden Klinik Psikolog Cumali Aydın, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bazı kadınlar bu süreçte aşırı bilgi arayışına girerken, bazıları tam tersine tıbbi konuşmalardan kaçınabilir. Her iki tepki de psikolojik açıdan anlaşılırdır. Bir kadın, tanıdan sonraki ilk günlerde sürekli internette hastalıkla ilgili içerik aradığını, geceleri uyuyamadığını ve zihninin hiç durmadığını ifade edebilir. Bir başka kadın ise tam aksine, ‘hiçbir şey duymak istemiyorum’ diyerek çevresinden gelen bilgileri kapatabilir. Bu farklılıklar, kişinin baş etme tarzı, geçmiş yaşam deneyimleri ve kişilik yapısıyla yakından ilişkilidir.”</p>
<p><strong>Duygular tedavinin ‘yan etkisi’ değil, insani ve anlaşılır psikolojik tepkiler!</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavilerinin, bedeni hedef alıyor gibi görünse de psikolojik dünyayı da derinden etkilediğine vurgu yapan Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi süreçleri; bedensel bütünlük algısını, kontrol hissini ve benlik algısını doğrudan etkileyen deneyimlerdir. Cerrahi müdahaleler sonrasında kadınlar sıklıkla bedenlerine yabancılaşma, ‘artık eskisi gibi değilim’ duygusu ve kayıp hissi yaşayabilir. Özellikle mastektomi geçiren kadınlarda bu duygular daha belirgin olabilir.” dedi.</p>
<p>Bilimsel çalışmaların, cerrahi sonrası dönemde depresif belirtilerin ve anksiyetenin artabildiğini gösterdiğini aktaran Aydın, “Kemoterapi süreci ise yalnızca fiziksel yan etkilerle değil, psikolojik açıdan da zorludur. Saç dökülmesi, halsizlik, mide bulantısı gibi belirtiler, kişinin kendini ‘hasta’ olarak algılamasını pekiştirir. Bu süreçte kadınlar sıklıkla çaresizlik, öfke, sabırsızlık ve zaman zaman umutsuzluk hissedebilir. Ayrıca ‘kemobeyin’ olarak bilinen dikkat ve hafıza sorunları, kişinin kendine güvenini sarsabilir. Radyoterapi ise daha sessiz ilerleyen ama uzun vadede yorgunluk, tahammülsüzlük ve duygusal dalgalanmalar yaratabilen bir süreçtir. Tedavinin uzaması, ‘bu hiç bitmeyecek mi?’ düşüncesini besleyebilir. Önemli nokta şudur; bu duygular tedavinin ‘yan etkisi’ değil, insani ve anlaşılır psikolojik tepkilerdir. Araştırmalar, tedavi sürecinde psikolojik destek alan kadınların hem ruhsal dayanıklılığının hem de tedaviye uyumunun daha yüksek olduğunu gösteriyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Bedenle yeniden ilişki kurmak zamana ve şefkate ihtiyaç duyar!</strong></p>
<p>Meme kanseri sonrası vücut imajının, kadınlar için en hassas konulardan biri olduğuna işaret eden Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Meme, kültürel ve bireysel düzeyde kadınlık, annelik, cinsellik ve çekicilik ile ilişkilendirilen bir organdır. Bu nedenle bedende meydana gelen değişimler, yalnızca fiziksel değil, psikolojik bir kayıp olarak da yaşanabilir.” dedi.</p>
<p>Tedavi sonrası kadınların; ameliyat izleri, meme kaybı, protez kullanımı, kilo değişimleri veya ciltteki farklılıklar nedeniyle aynaya bakmakta zorlanabileceğini dile getiren Aydın, şunları söyledi:</p>
<p>“‘Artık kendimi tanımıyorum’ ya da ‘eşim beni eskisi gibi beğenir mi?’ gibi düşünceler sıkça dile getirilir. Araştırmalar, olumsuz vücut algısının özsaygı düşüşü, cinsel isteksizlik ve ilişkisel mesafelenme ile ilişkili olduğunu gösteriyor. </p>
<p>Tedavi süreci bitmiş, tıbben ‘iyi’ denilen bir kadın, sosyal ortamlardan kaçınmaya başlayabilir, denize girmekten çekinebilir ya da aynada kendine uzun süre bakmaktan kaçınabilir. Bu durum dışarıdan ‘abartı’ gibi algılansa da, aslında derin bir kimlik yeniden yapılanma sürecinin parçasıdır. Burada önemli olan, bedenle yeniden ilişki kurmanın zamana ve şefkate ihtiyaç duyduğunu kabul etmektir.”</p>
<p><strong>Güçlü olmak zorunda değilsiniz; ağlamak ve durmak da iyileşmenin parçası!</strong></p>
<p>Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün olduğunu hatırlatan Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Araştırmalar, bazı baş etme stratejilerinin ruh sağlığını belirgin şekilde desteklediğini gösteriyor.” dedi.</p>
<p>Öncelikle duyguları bastırmak yerine ifade etmenin büyük önem taşıdığının altını çizen Aydın, “Üzgün, öfkeli ya da korkmuş hissetmek zayıflık değil; insan olmanın doğal bir sonucudur. Yazmak, güvendiği biriyle konuşmak ya da bir uzmandan destek almak, bu duyguların yükünü hafifletir. İkinci olarak, kontrol edilebilir alanlara odaklanmak önemlidir. Tedavi sürecini yönetmek, randevularını planlamak, beslenme ve uyku düzenine özen göstermek, kişiye ‘aktif bir özne’ olma hissi kazandırır. Bu, kaygıyı azaltan temel faktörlerden biridir. Mindfulness, nefes egzersizleri ve gevşeme çalışmaları gibi yöntemlerin, kanser hastalarında anksiyete ve depresyonu azalttığı bilimsel olarak gösterilmiştir. Ayrıca destek gruplarına katılmak, ‘yalnız değilim’ duygusunu güçlendirir. En önemlisi ise; güçlü olmak zorunda değilsiniz. Zaman zaman dağılmak, ağlamak, durmak da iyileşmenin bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Şefkatli, anlayışlı ve sabırlı bir çevre, iyileşmenin psikolojik zeminini güçlendirir!</strong></p>
<p>Sosyal desteğin meme kanseri sürecinde en güçlü koruyucu faktörlerden biri olduğuna dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Güçlü sosyal desteğe sahip kadınlar daha düşük depresyon düzeyleri yaşıyor ve tedaviye psikolojik olarak daha iyi uyum sağıyor.” dedi.</p>
<p>Ancak desteğin her zaman ‘çok konuşmak’ ya da ‘pozitif ol’ demek anlamına gelmediğini aktaran Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bazen en iyisi, sadece orada olmak ve dinlemektir. ‘Güçlüsün, atlatırsın’ gibi iyi niyetli cümleler, kadının yaşadığı korkuyu görünmez kılabilir. Yakın çevreye düşen en önemli rol; yargılamadan dinlemek, duygulara alan açmak ve kadının temposuna saygı göstermektir. Yardım teklif etmek ama zorlamamak, bilgi vermeden önce izin almak, bedenle ilgili yorumlardan kaçınmak bu süreçte çok değerlidir. ‘İstersen bugün yanında olabilirim’ demek, ‘ben senin yerinde olsam böyle yapardım’ demekten çok daha destekleyicidir.</p>
<p>Sonuç olarak, meme kanseri yalnızca bireyin değil, bir ilişkiler sisteminin yaşadığı bir deneyimdir. Şefkatli, anlayışlı ve sabırlı bir çevre, iyileşmenin psikolojik zeminini güçlendirir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun-624041">Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme kanseri annelik hayallerine engel değil</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-annelik-hayallerine-engel-degil-622254</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 07:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[annelik]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hayallerine]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622254</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde genç yaşlarda da görülme sıklığı artan meme kanserinde, son yıllarda geliştirilen akıllı ilaçlar, immünoterapiler ve kişiye özel tedavi yaklaşımları, hastalar için umut veriyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-annelik-hayallerine-engel-degil-622254">Meme kanseri annelik hayallerine engel değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde genç yaşlarda da görülme sıklığı artan meme kanserinde, son yıllarda geliştirilen akıllı ilaçlar, immünoterapiler ve kişiye özel tedavi yaklaşımları, hastalar için umut veriyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay</strong>, doğru zamanda başlanan tedaviyle hem yaşam süresinin hem de yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabildiğini belirterek “Eskiden meme kanseri denince hastalar ve yakınları için akla hemen umutsuz bir tablo gelirdi. Ama artık bu durum değişti; meme kanseri, tıpkı diyabet ve hipertansiyon gibi uzun süre kontrol altında tutulabilen bir hastalık haline geldi. Bu nedenle tanı alan hastalarımızın umutsuzluğa kapılmadan, alternatif yöntemlere başvurmadan onkoloji hekimine başvurması ve tedavisine başlaması büyük önem taşıyor” diyor. Prof. Dr. Özge Gümüşay, meme kanseri tedavisinde yeni dönemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Meme kanseri dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak karşımıza çıkıyor. Her yıl milyonlarca kadın bu tanıyı alırken, teknoloji ve tıptaki gelişmeler sayesinde tedavi seçeneklerinin güçlenmesi ise umutları artırıyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay</strong>, hastaların bu sayede yaşam sürelerinin uzadığını ve günlük yaşamlarının kaliteli bir şekilde devam edebildiğini belirterek “Özel bir teknolojiyle geliştirilen antikor-ilaç konjugatlarının meme kanseri tedavisinde kullanıma girmesiyle çok iyi sonuçlar elde edildi. Bu teknoloji sayesinde antikora bağlı olarak taşınan kemoterapi ilacı doğrudan kanser hücresine ulaştırılarak sağlıklı dokulara verilen zarar önemli ölçüde azaltılabilmektedir. Tüm hasta grubunun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan HER2 pozitif meme kanserinde, damardan başlanan akıllı ilaçlar sayesinde hastaların tüm lezyonları gerileyerek hastalık kontrolü sağlanarak uzun süre yaşamını devam ettirebilmekteler. Tüm vakaların yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan östrojen duyarlı metastatik meme kanserli hastalar bazen sadece evde ağızdan aldıkları akıllı ilaçlar ve endokrin tablet sayesinde kansersiz bir şekilde yıllarca normal yaşantılarını sürdürebilmekteler” diyor. </p>
<p><strong>Kişiye özel tedavi modeli</strong></p>
<p>Son yıllarda hedefe yönelik ajanlar, antikor-ilaç konjugatları ve immünoterapi gibi yenilikçi tedavilerle meme kanseri tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Gümüşay sözlerine şöyle devam ediyor: “Artık meme kanseri, tek bir hastalık olarak değil; biyolojik alt tiplerine ve moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi edilen bir hastalık olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle tedavi kararını verirken yalnızca tümörün evresine değil, hormon reseptör durumuna, HER2 durumuna, genetik mutasyonlara, hastanın yaşına, ek hastalıklarına ve risk özelliklerine göre değerlendirme yapılmaktadır. Bugün meme kanserinde amacımız herkese aynı tedaviyi vermek değil; doğru hastaya, doğru zamanda, doğru ilacı verebilmektir. Bu alanda devam eden bilimsel çalışmaların sonuçlarını hem hastalarımız hem de biz onkologlar heyecanla takip ediyoruz. Tedavi seçeneklerinin her geçen gün artması, meme kanseriyle mücadelede hem hastalarımıza hem bizlere umut vermeye devam ediyor.”</p>
<p><strong>Anne olmaya engel değil!</strong></p>
<p>Meme kanserinin erken yaşlarda da görülebilen bir hastalık haline gelmesi ve son yıllarda genç yaşlarda hızla yaygınlaşması, meme kanseri tedavisi gören kadınları, anne olmalarını engelleyebileceği düşüncesiyle endişelendiriyor. Prof. Dr. Gümüşay bu konuda endişeleri gideren bilimsel gelişmeleri şöyle anlatıyor: “Henüz çocuk sahibi olmamış ya da çocuk isteği olan genç hastalarımız olup, bu hastalarda fertilite koruyucu yaklaşımlar büyük önem taşımaktadır. Tedavi öncesinde yumurta veya embriyo dondurma gibi yöntemler planlanabilmekte; bazı hastalarda over baskılama tedavileri ile doğurganlığın korunmasına katkı sağlanabilmektedir. Yapılan çalışma göstermiştir ki kemoterapi ve radyoterapi tedavilerini tamamlayan hastalarımız, sonrasında yeterli süre endokrin tedavisini alıp (çalışmada 18-30 ay endokrin tablet almışlardı) onkoloji doktorlarının da onayı ile hamile kalmasına izin verilmekte. Meme kanseri tanılı hastalar takip eden onkoloji doktorunun önerdiği uygun zamanda gebe kaldıklarında hastalığın tekrarlama riski artmamaktadır, bu da yapılan çalışma ile doğrulanmıştır.” </p>
<p>Öte yandan meme kanseri olan hastaların, aldıkları endokrin tedaviye bağlı yan etkiler yaşayabildiklerini, bunlardan en önemlisinin de sıcak basması olduğunu belirten Prof. Dr. Gümüşay “Yapılan çalışmada görüldü ki, sıcak basması gibi yaşam kalitesini bozan yan etkiye karşı geliştirilen ilaç sayesinde sorunun şiddeti azaldı. FDA onay sürecinin tamamlanmasının ardından ilacın günlük pratiğe girmesi beklenmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Üçlü negatif meme kanserinde artık sonuçlar daha iyi </strong></p>
<p>Özellikle genç kadınlarda ve BRCA gen mutasyonu bulunan kadınlarda daha sık görülen üçlü negatif meme kanseri, tüm meme kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 10-15’ini oluşturuyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, bu alt tipin geçmişte daha agresif seyreden bir hastalık olarak değerlendirildiğini belirtiyor. </p>
<p>Önceden sadece kemoterapi ile yönetilen bu alt tipte, immünoterapi ve yeni nesil antikor-ilaç konjugatları sayesinde tedavi başarısının önemli ölçüde iyileştiğini vurgulayan Prof. Dr. Gümüşay, şu bilgileri veriyor: “Son yıllarda üçlü negatif meme kanseri tedavisinde iki önemli gelişme yaşandı. Bunlardan ilki immünoterapi, diğeri ise yeni nesil antikor-ilaç konjugatlarıdır. Bu tedaviler sayesinde hastalarda tedavi başarısı önemli ölçüde artmıştır. Erken evrede ameliyat öncesi kemoterapiye immünoterapi eklenmesi artık standart tedavi olup ülkemizde SGK ödeme kapsamındadır. Metastatik hastalıkta ise özellikle PD-L1 pozitif hastalarda immünoterapi önemli fayda sağlamaktadır” </p>
<p><strong>Yaşam kalitesini artıran destek tedaviler</strong></p>
<p>Tedavideki gelişmelerin yalnızca kanseri hedeflemekle sınırlı kalmayıp, hastaların yaşam kalitesini korumayı da amaçladığını belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, şöyle konuşuyor: “Bulantı için geliştirilen ilaçlar sayesinde bulantı ve kusma büyük ölçüde kontrol altına alınmaktadır. Enfeksiyona karşı; kemoterapi sonrası uygulanan kan yükseltici iğneler, grip aşısı, zatürre aşısı ve zona aşısı gibi koruyucu önlemler alınmaktadır. Sosyal ve psikolojik olarak süreci zorlaştıran saç dökülmesine yönelik kemoterapi sırasında uygulanan -saçlı deri soğutma işlemleri- saç dökülmesi önemli ölçüde azalmakta ve hastaların psikolojik yükünü hafifletmektedir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-annelik-hayallerine-engel-degil-622254">Meme kanseri annelik hayallerine engel değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bugün yapılacak bir tarama, yarın bir hayat kurtarabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bugun-yapilacak-bir-tarama-yarin-bir-hayat-kurtarabilir-610107</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 11:52:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bugün]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarabilir]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[yapılacak]]></category>
		<category><![CDATA[yarın]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610107</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanserle mücadelede en güçlü silahın farkındalık ve erken tanı olduğunu söyleyen İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, bilimsel veriler ve ulusal–uluslararası kılavuzlar doğrultusunda tarama programlarının etkili olduğu başlıca kanser türlerinin meme kanseri, kolorektal (kalın bağırsak) kanseri, rahim ağzı (serviks) kanseri ve prostat kanseri olarak sıralandığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bugun-yapilacak-bir-tarama-yarin-bir-hayat-kurtarabilir-610107">Bugün yapılacak bir tarama, yarın bir hayat kurtarabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Kanserle mücadelede en güçlü silahın farkındalık ve erken tanı olduğunu söyleyen </span></span></span></b><b><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, bilimsel veriler ve ulusal–uluslararası kılavuzlar doğrultusunda tarama programlarının etkili olduğu başlıca kanser türlerinin meme kanseri, kolorektal (kalın bağırsak) kanseri, rahim ağzı (serviks) kanseri ve prostat kanseri olarak sıralandığını söyledi. </span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Bu kanser türlerinde düzenli taramanın, hastalığın erken evrede saptanmasını sağlayarak tedavi başarısını belirgin şekilde artırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Emine Yıldırım, “K</span></span></span></span></b><b><span><span><span><span>anserden korkmak yerine, geç kalmaktan korkmalıyız. Düzenli taramalar, bilinçli bireyler ve güçlü bir sağlık sistemi ile kanserle mücadelede çok daha yol alabiliriz. Bugün yapılacak bir tarama, yarın bir hayatı kurtarabilir” diye konuştu.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kanserde erken teşhisin önemine dikkat çekti.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Her bireyin kanser yolculuğu kendine özgüdür</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Her yıl 4 Şubat’ta kutlanan Dünya Kanser Günü’nün, Uluslararası Kanser Kontrol Birliği öncülüğünde yürütülen küresel bir farkındalık hareketi olduğunu söyleyen </span></span></span><span><span><span><span>Doç. Dr. Emine Yıldırım, “</span></span></span></span><span><span><span>2026 yılında ‘Eşsiz Olanla Birleşmiş’ temasıyla 26. kez düzenlenecek olan bugün bize önemli bir gerçeği hatırlatmaktadır: Her bireyin kanser yolculuğu kendine özgüdür fakat çözüm ancak toplum olarak birlikte hareket edilirse mümkündür” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Kanserle mücadelede farkındalık ve erken tanı büyük öneme sahip</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Kanserde erken tanının önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Emine Yıldırım, “</span></span></span></span><span><span><span>Kanser günümüzde dünya genelinde en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biridir. Ancak çoğu zaman gözden kaçan çok önemli bir gerçek vardır: Kanserlerin önemli bir bölümü önlenebilir ya da erken tanı ile başarılı şekilde tedavi edilebilir hastalıklardır<b>.</b> Bu nedenle kanserle mücadelede en güçlü silahımız, farkındalık ve erken tanıdır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Her 8 kadından biri meme kanseriyle yüzleşiyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kadın sağlığı açısından bakıldığında meme kanserinin hem görülme sıklığı hem de erken tanı ile yüz güldürücü sonuçlar elde edilebilmesi nedeniyle ayrı bir yerde durduğunu kaydeden </span></span></span><span><span><span><span>Doç. Dr. Emine Yıldırım</span></span></span></span><span><span><span>, “Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür ve her 8 kadından biri yaşamının bir döneminde bu hastalıkla yüzleşmektedir. Bu rakam ürkütücü gibi görünse de erken tanı sayesinde bugün meme kanseri artık büyük oranda tedavi edilebilen bir hastalıktır. Asıl hedef, hastalığı ileri evrede tedavi etmek değil; erken evrede yakalayarak kadının yaşam süresini, beden bütünlüğünü ve yaşam kalitesini korumaktır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kanser taramalarının önemi çok büyük</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Henüz herhangi bir şikâyet ortaya çıkmadan hastalığın erken evrede saptanmasını amaçlayan testler olan kanser taramalarının önemini vurgulayan </span></span></span><span><span><span><span>Doç. Dr. Emine Yıldırım, “</span></span></span></span><span><span><span>Erken evrede yakalanan kanserlerin tedavisi daha başarılı, daha az yıpratıcı ve hastalar açısından çok daha umut vericidir. Bazı kanser türlerinde tarama sayesinde yalnızca erken tanı sağlanmaz, aynı zamanda kanser gelişimi tamamen önlenebilir. Özellikle meme kanseri ve kolorektal (kalın bağırsak) kanseri gibi hastalıklarda tarama programları, kanserle mücadelenin temel taşlarından biridir. Bu nedenle taramalar, bireysel bir tercih olmanın ötesinde, toplum sağlığını doğrudan etkileyen koruyucu sağlık hizmetleridir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Taramanın etkili olduğu bazı kanser türleri </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Emine Yıldırım, bilimsel veriler ve ulusal–uluslararası kılavuzlar doğrultusunda tarama programlarının etkili olduğu başlıca kanser türlerinin meme kanseri, kolorektal (kalın bağırsak) kanseri, rahim ağzı (serviks) kanseri ve prostat kanseri olduğunu belirterek<b> “</b>Bu kanser türlerinde düzenli tarama, hastalığın erken evrede saptanmasını sağlayarak tedavi başarısını belirgin şekilde artırmaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Meme kanserinde düzenli ve yıllık takip hayat kurtarır</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kadınların 40 yaşından itibaren düzenli olarak meme kanseri taraması yaptırması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Meme kanseri taramasında en önemli mesaj şudur: Düzenli ve yıllık takip hayat kurtarır. Radyoloji derneklerinin ve uluslararası bilimsel kılavuzların önerileri doğrultusunda 40 yaşından itibaren tüm kadınlarda yıllık mamografi meme kanseri taramasının temelini oluşturur. Yoğun meme dokusu bulunan veya ek risk faktörleri olan kadınlarda, mamografiye ek olarak ultrasonografi yapılması önerilir. Bu yaklaşım, meme kanserinin erken evrede yakalanmasını artırmakta ve kişiye özel bir tarama stratejisi geliştirilmesine olanak sağlamaktadır. Her kadının meme yapısı ve risk profili farklıdır; bu nedenle tarama da kişiye göre planlanmalıdır” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sağlık Bakanlığı Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 40–69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi önerildiğini ve bu taramaların KETEM’lerde ücretsiz olarak yapıldığını hatırlatan Doç. Dr. Emine Yıldırım, ancak klinik pratiğe yansıyan güncel bilimsel yaklaşımda, yıllık mamografi takibinin esas kabul edildiğini kaydetti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kolorektal kanser taraması 50 yaşından itibaren yapılmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kolorektal kanserlerin çoğu zaman iyi huylu poliplerden geliştiğini ve bu sürecin yıllar aldığını ifade eden Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Bu nedenle tarama programları, bu kanser türünün önlenmesinde son derece etkilidir. Sağlık Bakanlığı önerileri doğrultusunda 50–70 yaş arası kadın ve erkeklerde, 2 yılda bir gaitada gizli kan testi ve 10 yılda bir kolonoskopi yapılması önerilmektedir. Bu sayede kanser oluşmadan önce poliplerin saptanması ve çıkarılması mümkün olmaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kanserden korunmada bireysel sorumluluklara dikkat!</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kanserle mücadelenin yalnızca taramalarla sınırlı olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Sağlıklı beslenme, ideal kilonun korunması, düzenli fiziksel aktivite, sigara ve alkol kullanımından uzak durmak, güneşten korunmak ve düzenli hekim kontrolleri kanser riskini belirgin şekilde azaltır. Unutulmamalıdır ki kanserden korunma, büyük değişimlerden değil; günlük yaşamda sürdürülebilir sağlıklı alışkanlıklardan geçer” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ailesinde kanser öyküsü olanlar için öneriler</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Ailede meme veya kolorektal kanser öyküsü bulunması, bireyin mutlaka kanser olacağı anlamına gelmez” diyen Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Ancak bu kişiler için risk artmış olabilir. Bu nedenle ailesel öyküsü olan bireylerin tarama programlarına daha erken yaşta başlaması ve takiplerinin kişiselleştirilmesi büyük önem taşır. Gerekli durumlarda genetik danışmanlık da sürece dâhil edilmelidir” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kanserden değil, geç kalmaktan korkulmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kanserin tek bir bireyin değil, tüm toplumun ortak sorunu olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Emine Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: “Dünya Kanser Günü’nün bu yılki teması olan ‘Eşsiz Olanla Birleşmiş’, bize her bireyin hikâyesinin farklı olduğunu; ancak çözümün ortak bilinçle mümkün olduğunu hatırlatmaktadır. Bir genel cerrah olarak altını özellikle çizmek isterim ki; kanserden korkmak yerine, geç kalmaktan korkmalıyız. Düzenli taramalar, bilinçli bireyler ve güçlü bir sağlık sistemi ile kanserle mücadelede çok daha yol alabiliriz. Bugün yapılacak bir tarama, yarın bir hayatı kurtarabilir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bugun-yapilacak-bir-tarama-yarin-bir-hayat-kurtarabilir-610107">Bugün yapılacak bir tarama, yarın bir hayat kurtarabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu proje ile meme kanseri tedavisinde güvenli, etkin ve kişiselleştirilmiş yaklaşımlar geliştirilecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-proje-ile-meme-kanseri-tedavisinde-guvenli-etkin-ve-kisisellestirilmis-yaklasimlar-gelistirilecek-608529</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 11:09:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkin]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kişiselleştirilmiş]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Müftüler]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü Nükleer Uygulamalar Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fazilet Zümrüt Biber Müftüler’in yürütücülüğünü yaptığı “HER2-Pozitif Meme Kanserine Teranöstik Yaklaşımlar: ¹⁵⁵/¹⁶¹Tb-DOTA-Antikor Çifti ve Preklinik Değerlendirmeler” başlıklı proje, TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-proje-ile-meme-kanseri-tedavisinde-guvenli-etkin-ve-kisisellestirilmis-yaklasimlar-gelistirilecek-608529">Bu proje ile meme kanseri tedavisinde güvenli, etkin ve kişiselleştirilmiş yaklaşımlar geliştirilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü Nükleer Uygulamalar Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fazilet Zümrüt Biber Müftüler’in yürütücülüğünü yaptığı </span><span><span>“HER2-Pozitif Meme Kanserine Teranöstik Yaklaşımlar: ¹⁵⁵/¹⁶¹Tb-DOTA-Antikor Çifti ve Preklinik Değerlendirmeler” </span></span><span>başlıklı proje, TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje ile HER2 pozitif meme kanserinde hedefe yönelik tanı ve tedavi stratejilerinin geliştirilmesini amaçlıyor. Proje, Amerika Birleşik Devletleri Alabama Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Bölümünden</span><span><span> Prof. Dr. Suzanne Lapi’nin </span></span><span>de yer aldığı uluslararası bir iş birliği ile Ege Bölgesi’ndeki çeşitli üniversitelerden akademisyenlerin katkılarıyla yürütülecek.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, projesi TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenmeye uygun görülen </span><span><span>Prof. Dr. Zümrüt Müftüler ve ekibini tebrik ederek başarılarının devamını diledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Projenin amaçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan proje yürütücüsü</span><span><span> Prof. Dr. Zümrüt Müftüler</span></span><span>, meme kanserinin kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu ve</span><span><span> HER2 reseptörünün aşırı ekspresyonunun</span></span><span>, tümörlerin daha agresif bir biyolojik davranış sergilemesine yol açtığını vurguladı. Prof. Dr. Müftüler, HER2’yi hedefleyen monoklonal antikor temelli yaklaşımların klinik uygulamalarda yüksek özgüllük sağladığını, ancak bireysel tedavi yanıtlarındaki farklılıklar ve sistemik yan etkilerin halen önemli bir sorun teşkil ettiğini ifade etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>“Sağlıklı dokular radyasyondan korunacak”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Müftüler, “Bu proje kapsamında,</span><span><span> HER2 hedefli bir monoklonal antikor</span></span><span>, teranostik özelliklere sahip</span><span><span> Terbiyum-155 ve Terbiyum-161 </span></span><span>radyonüklidleri ile işaretlenerek hem tanı hem de tedavi amacıyla kullanılabilecek yenilikçi radyofarmasötiklerin geliştirilmesi hedefleniyor. Teranostik çift yaklaşımı sayesinde, tümör dokusuna özgü görüntüleme yapılması, tedavi etkinliğinin optimize edilmesi ve sağlıklı dokuların radyasyon maruziyetinin azaltılması amaçlanıyor. Proje süresince gerçekleştirilecek radyoişaretleme ve kalite kontrol çalışmalarının ardından, geliştirilen Terbiyum radyoizotopları ile işaretli bileşiklerin biyolojik etkinliği HER2 pozitif ve negatif meme kanseri hücre hatları üzerinde</span><span><span> in vitro </span></span><span>olarak değerlendirilecek.</span><span><span> In vivo </span></span><span>çalışmalarda ise deneysel tümör modelleri kullanılarak sintigrafik görüntüleme, biyodağılım, internal dozimetri ve tedavi etkinliği analizleri gerçekleştirilecek. Tedavi sonrası tümör yanıtları, hem görüntüleme yöntemleri hem de histopatolojik değerlendirmelerle incelenecek” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Müftüler, projenin HER2 hedefli teranostik radyofarmasötiklerin geliştirilmesine yönelik literatürde önemli bir boşluğu dolduracağını belirterek, “Bu proje, meme kanseri tedavisinde daha güvenli, etkin ve kişiselleştirilmiş yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlayacaktır. Elde edilecek sonuçların hem ulusal hem de uluslararası bilimsel literatüre ve ülkemizin nükleer tıp ve radyofarmasötik alanındaki bilimsel birikimine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-proje-ile-meme-kanseri-tedavisinde-guvenli-etkin-ve-kisisellestirilmis-yaklasimlar-gelistirilecek-608529">Bu proje ile meme kanseri tedavisinde güvenli, etkin ve kişiselleştirilmiş yaklaşımlar geliştirilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çoğu erkek &#8216;kadın kanseri&#8217; sanıyor ama…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cogu-erkek-kadin-kanseri-saniyor-ama-605560</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 08:05:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aydoğan]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[çoğu]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerde]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeklerde Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[sanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605560</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde erkeklerde meme kanseri, kadınlara göre nadir görülse de son yıllarda giderek artış gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cogu-erkek-kadin-kanseri-saniyor-ama-605560">Çoğu erkek &#8216;kadın kanseri&#8217; sanıyor ama…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde erkeklerde meme kanseri, kadınlara göre nadir görülse de son yıllarda giderek artış gösteriyor. Toplumumuzda ‘erkeklerde meme kanseri olmaz’ gibi yanlış bir algı olduğunu belirten <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Aydoğan</strong> “Türkiye&#8217;de yılda yaklaşık 25 bin kadında, 200-250 erkekte meme kanseri teşhis ediliyor. Erkeklerde kadınlardan daha ileri dönemde 65-70 yaşlarında görülmektedir. En sık yapılan hataların başında; meme kanserinin sadece kadınlara özgü bir hastalık sanılması, gelişen kitlelerin önemsenmemesi ve doktora geç başvurulması gelmektedir. Bilimsel araştırmalar; erkeklerde meme kanserinin çoğunlukla geç fark edildiğini gösteriyor” diyor. </p>
<p>Genetik yatkınlık ve ailede meme kanseri öyküsü olmasının riski artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Aydoğan buna karşın bazı yanlış yaşam alışkanlıklarının da meme kanserine zemin hazırlayabildiğini vurguluyor. <strong>Onkoloji Cerrahisi</strong> <strong>Uzmanı Prof. Dr. Fatih Aydoğan</strong>, erkeklerde meme kanserine neden olan 7 etkeni sıraladı, erkeklerde meme kanserine yönelik uluslararası dergide yayınlanan bilimsel çalışmalarında ortaya çıkan çarpıcı sonucu paylaştı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<ul>
<li><strong>Aşırı alkol kullanımı</strong></li>
</ul>
<p>Alkol, karaciğer fonksiyonlarını bozarak hormon dengesini etkileyebilir. Karaciğerin düzgün çalışmaması, vücutta östrojenin artmasına yol açar. Bu durum meme dokusunu olumsuz etkileyerek kanser riskini artırabilir. Düzenli ve aşırı alkol tüketimi, erkeklerde meme kanseriyle ilişkilendirilmiştir.</p>
<ul>
<li><strong>Fazla kilo ve obezite</strong></li>
</ul>
<p><strong>Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Aydoğan</strong> “Fazla kilo, erkeklerde meme kanseri için önemli bir risk faktörüdür. Yağ dokusu arttıkça vücutta kadınlık hormonu olarak bilinen östrojenin düzeyi yükselir. Bu hormon artışı meme dokusunu olumsuz etkileyebilir. Obezite aynı zamanda bağışıklık sistemini zayıflatır ve vücuttaki iltihabi durumu artırır. Bu nedenle kilo kontrolü büyük önem taşır” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Hareketsiz yaşam</strong></li>
</ul>
<p>Düzenli fiziksel aktivitenin olmaması, meme kanseri riskini artıran faktörler arasındadır. Hareketsiz yaşam kilo alımına, hormon dengesinin bozulmasına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olur. Düzenli yürüyüş, egzersiz ve aktif yaşam tarzı hem kilo kontrolünü sağlar hem de kanser riskini azaltır. Özellikle masa başı çalışan erkeklerde bu risk daha belirgindir.</p>
<ul>
<li><strong>Aile öyküsü ve genetik yatkınlık</strong></li>
</ul>
<p>Ailede meme kanseri öyküsü olan erkeklerde risk artar. Özellikle anne, kız kardeş ve erkek akrabalarda meme kanseri bulunması önemlidir. Bazı erkekler doğuştan meme kanseri riskini artıran genetik değişiklikler taşıyabilir. En bilineni BRCA2 genidir. Ancak ailede kanser öyküsü olmayan erkeklerde de meme kanseri görülebilir. </p>
<ul>
<li><strong>İleri yaş</strong></li>
</ul>
<p>Prof. Dr. Aydoğan “Erkek meme kanseri en sık ileri yaşlarda görülür. Özellikle 60 yaşından sonra risk belirgin şekilde artar. Yaş ilerledikçe vücutta hormon dengesi değişir ve hücrelerde birikmiş hasar artar. Bu durum kanser gelişimine zemin hazırlayabilir. Erkeklerde meme kanserinin kadınlara göre daha geç yaşlarda ortaya çıkmasının en önemli nedenlerinden biri budur” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Göğüs bölgesine radyasyon maruziyeti</strong></li>
</ul>
<p>Daha önce göğüs bölgesine radyoterapi uygulanmış erkeklerde meme kanseri riski artabilir. Özellikle genç yaşta alınan radyasyonun etkisi daha fazladır. Lenfoma gibi hastalıklar nedeniyle göğüs bölgesine radyasyon alan kişilerde bu risk yıllar sonra ortaya çıkabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Hormon dengesizliği ve bazı hastalıklar </strong></li>
</ul>
<p>Prof. Dr. Aydoğan “Erkeklerde hormon dengesini bozan bazı durumlar meme kanseri riskini artırabilir. Karaciğer hastalıkları, testosteron düşüklüğü ve bazı endokrin sorunlar buna örnektir. Ayrıca Klinefelter sendromu gibi doğuştan gelen bazı durumlarda meme kanseri riski belirgin şekilde yükselir” diyor.</p>
<p><strong>xxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Bilimsel araştırmada çarpıcı gerçek! </strong></p>
<p><strong>Duygusal ve sosyal destek tıbbi tedavi kadar hayati rol oynuyor!</strong></p>
<p>Prof. Dr. Fatih Aydoğan’ın da yer aldığı ekibin, uluslararası dergide yayınlanan çalışması, meme kanserinde çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor. Prof. Dr. Aydoğan şöyle konuşuyor: “Özellikle meme kanseri olan erkeklerde, toplumdaki önyargılar ve yanlış algılar nedeniyle yalnızlık sık görülebiliyor. Kanser tedavisinde ilaç kadar önemli olan bir şey varsa, o da moral ve paylaşım duygusudur. Yaptığımız bilimsel araştırmanın sonuçları; duygusal ve sosyal desteğin tıbbi tedavi kadar hayati olduğunu gösteriyor. Tedavi sürecinde hastanın yanında onu anlayan ve motive eden biri ya da birilerinin varlığı -ki bu aile bireyleri, arkadaş, komşu, hekim ekibi hatta hasta destek grupları olabilir- sağkalımı doğrudan etkileyebiliyor.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cogu-erkek-kadin-kanseri-saniyor-ama-605560">Çoğu erkek &#8216;kadın kanseri&#8217; sanıyor ama…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MIT Jameel Clinic ve Japonya&#8217;daki Ulusal Kanser Merkezi, her yıl 16 bin Japon kadının hayatını alan meme kanserine karşı yapay zeka destekli Mirai teşhis sistemi için iş birliği yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mit-jameel-clinic-ve-japonyadaki-ulusal-kanser-merkezi-her-yil-16-bin-japon-kadinin-hayatini-alan-meme-kanserine-karsi-yapay-zeka-destekli-mirai-teshis-sistemi-icin-is-birligi-yapti-599543</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 11:20:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[clinic]]></category>
		<category><![CDATA[daki]]></category>
		<category><![CDATA[İş Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[jameel]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[japonya]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[mit]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tahmin]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599543</guid>

					<description><![CDATA[<p>Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’ndeki (MIT) yapay zeka ve sağlık alanındaki merkezi olan MIT Jameel Clinic ile Japonya’daki Ulusal Kanser Merkezi, hastanın mamografisini analiz ederek 5 yıla kadar meme kanserine yakalanma riskini doğru bir şekilde tahmin edebilen teşhis sistemi Mirai’yi değerlendirmek üzere yeni bir iş birliği yaptıklarını duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mit-jameel-clinic-ve-japonyadaki-ulusal-kanser-merkezi-her-yil-16-bin-japon-kadinin-hayatini-alan-meme-kanserine-karsi-yapay-zeka-destekli-mirai-teshis-sistemi-icin-is-birligi-yapti-599543">MIT Jameel Clinic ve Japonya&#8217;daki Ulusal Kanser Merkezi, her yıl 16 bin Japon kadının hayatını alan meme kanserine karşı yapay zeka destekli Mirai teşhis sistemi için iş birliği yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’ndeki (MIT) yapay zeka ve sağlık alanındaki merkezi olan MIT Jameel Clinic ile Japonya’daki Ulusal Kanser Merkezi, hastanın mamografisini analiz ederek 5 yıla kadar meme kanserine yakalanma riskini doğru bir şekilde tahmin edebilen teşhis sistemi Mirai’yi değerlendirmek üzere yeni bir iş birliği yaptıklarını duyurdu.</p>
<p>Bu çığır açan derin öğrenme modeline sahip Mirai, 2018 yılında MIT ve toplulukların gelişmesi için bilim ve öğrenmeyi teşvik eden uluslararası bir kuruluş olan Community Jameel tarafından ortaklaşa kurulan Jameel Clinic’te geliştirildi. Şu anda Mirai’nin 23 ülkedeki 72 hastanede iki milyondan fazla mamografide geçerliliği kanıtlandı.</p>
<p>İş birliği, Community Jameel’in kurucusu ve başkanı Mohammed Jameel KBE ile Ulusal Kanser Merkezi Direktörü Yasuyuki Seto’nun katıldığı bir törende duyuruldu.</p>
<p>MIT Jameel Clinic ile Ulusal Kanser Merkezi arasındaki iş birliği, Mirai’nin mamografi görüntülerini kullanarak Japon kadınlarda meme kanseri riskini tahmin etme yeteneğini değerlendirmek amacıyla yapılacak bir çalışma ile başlayacak. Bu ortak çalışma, Mirai’nin Japon kadınlarda meme kanseri riskini doğru bir şekilde değerlendirip değerlendiremeyeceğini belirlemek için 2013 ile 2024 yılları arasında toplanan mamografi verilerini analiz edecek ve böylece başarılı doğrulama kayıtlarını daha da ileriye taşıyacak. </p>
<p>Bu çalışma başarılı olursa, elde edilen bulgular Japonya’da meme kanseri taramasına hastaya özel, kişiselleştirilmiş bir yaklaşım getirilmesine yardımcı olacak. Yüksek riskli bireyler daha yakından izlenebilirken, düşük risk taşıyan bireyler için gereksiz testler azaltılabilecek.</p>
<p>Meme kanseri, Japonya’daki kadınlar arasında en yaygın kanser türlerinden biri olmaya devam ediyor ve Japonya’daki tüm kadın kanser vakalarının yüzde 23’ünü meme kanseri oluşturuyor. Bu, her yıl 98 bin 782 meme kanseri tanısı anlamına gelmektedir.*1 Ayrıca her yıl yaklaşık 16 bin kadının meme kanserinden hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir.*2 Buna karşılık, meme kanseri erken evrede tespit edildiğinde 5 yıllık göreceli sağkalım oranı yüzde 90’ın üzerine çıkıyor ve bu da çok daha iyi tedavi sonuçlarının elde edilebileceğini gösteriyor.</p>
<p>¹ Japonya Ulusal Kanser Merkezi, Kanser Bilgi Servisi: Kanser Kayıt İstatistikleri (2021)</p>
<p>² Japonya Ulusal Kanser Merkezi, Kanser Bilgi Servisi: Sağlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Yaşam İstatistikleri</p>
<p>Elde edilen bu veriler, kanser riskini daha erken tespit etmenin, uygun takibin yapılmasının ve tedavinin sağlanmasının önemini vurguluyor. Japonya’da, 40 yaş ve üstü kadınlar için şu anda 2 yılda bir mamografi taraması önerilmektedir. Mamografiler, doktorların muayenesinde görülemeyen küçük kitlelerin ve mikrokalsifikasyonların tespit edilmesini sağlasa da, yorumlama hala büyük ölçüde görselliğe ve klinik deneyime bağlıdır.</p>
<p>Community Jameel’in kurucusu ve başkanı Mohammed Jameel KBE, bu önemli iş birliği için şu açıklamayı yaptı: “Mirai, yapay zekayı kullanarak dünya çapında kadınların kanser tedavisini iyileştiren güçlü bir araçtır. Jameel ailesinin Japonya ile derin ve uzun süreli bağları sayesinde, MIT Jameel Clinic ve Community Jameel’in Ulusal Kanser Merkezi ile iş birliği yaparak, Mirai’nin meme kanseri riski taşıyan Japon kadınların tedavisini iyileştirmesinin önünü açmasından büyük mutluluk duyuyoruz.”</p>
<p>Ulusal Kanser Merkezi Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölüm Başkanı Dr. Kan Yonemori ise şu ifadeleri kullandı: “Bu çalışma, geçmişte ve günümüzde elde edilen büyük ölçekli mamografi tarama verilerini kullanarak, bireylerin gelecekteki meme kanseri riskini tahmin ediyor. Böylece kadınların sağlığının iyileştirilmesine önemli bir katkıda bulunma potansiyeline sahip. Japonya’daki ekibimiz, MIT Jameel Clinic ile uluslararası iş birliği kapsamında bu çalışmayı ilerletmeye kararlı. Bu önemli küresel araştırmaya anlamlı bir katkı sağlamayı umut ediyoruz.”</p>
<p>MIT Jameel Clinic’in yapay zeka fakülte başkanı Regina Barzilay da şunları söyledi: “Mirai’nin bir hastanın kanser riskini beş yıl öncesine kadar tahmin edebilme yeteneği var. Bu iş birliğinin Japonya’da meme kanseri taraması ve tedavisine yönelik yeni yaklaşımlara ilham vereceğini düşünüyorum.”</p>
<p>Çalışma, 2013 ile 2024 yılları arasında Ulusal Kanser Merkezi Hastanesi ve Yotsuya Medical Cube’da meme kanseri taraması yapılan bireylerin verilerini analiz etmeye odaklanacak. Mirai, bu taramalardan elde edilen mamografi görüntülerini analiz ederek 1-5 yıllık bir zaman diliminde meme kanseri riskini tahmin edecek. Tahmin edilen risk puanları daha sonra gerçek sonuçlarla karşılaştırılarak, modelin Japon klinik bağlamındaki doğruluğu ve güvenilirliği değerlendirilecek.</p>
<p>Sonuçların doğrulanması halinde bu araştırma, Japonya’da yapay zeka destekli, riske dayalı meme kanseri taramasının uygulanmasına yönelik önemli bir adım olabilir. Böylece ileri teknoloji sayesinde kanserin daha erken teşhis edilmesine ve tedavinin hastaya özel uygulanmasına katkı sağlayabilir. </p>
<p>Bu çalışma, Community Jameel ve Jameel Corporation tarafından desteklenmektedir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mit-jameel-clinic-ve-japonyadaki-ulusal-kanser-merkezi-her-yil-16-bin-japon-kadinin-hayatini-alan-meme-kanserine-karsi-yapay-zeka-destekli-mirai-teshis-sistemi-icin-is-birligi-yapti-599543">MIT Jameel Clinic ve Japonya&#8217;daki Ulusal Kanser Merkezi, her yıl 16 bin Japon kadının hayatını alan meme kanserine karşı yapay zeka destekli Mirai teşhis sistemi için iş birliği yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri Konak’ta Gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindalik-ayi-seminerleri-konakta-gerceklesti-588123</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 11:55:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[seminerleri]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588123</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin Meme Kanseri Farkındalık ayı dolayısıyla düzenlediği Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri’nin kapanış etkinliği Medicana International İzmir Hastanesi’nin uzman hekimleriyle gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindalik-ayi-seminerleri-konakta-gerceklesti-588123">Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri Konak’ta Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi’nin Meme Kanseri Farkındalık ayı dolayısıyla düzenlediği Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri’nin kapanış etkinliği Medicana International İzmir Hastanesi’nin uzman hekimleriyle gerçekleştirildi. Medicana International İzmir Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Gülcan Bulut ve Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Onur Özener, Konaklı yüzlerce kadına meme kanseri hakkında bilgi verdi.</b></p>
<p>Konak Belediyesi, ekim ayı süresince meme kanserine karşı dikkat çeken farkındalık çalışmalarını Medicana International İzmir Hastanesi işbirliğiyle tamamladı. Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri’nin kapanış etkinliği olan söyleşide Medicana International İzmir Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülcan Bulut ve Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Onur Özener tarafından yüzlerce kadına meme kanserine karşı koruyucu ve önleyici yöntemler hakkında bilgi verildi. Uzman hekimlerin sunumlarının ardından katılımcılarla soru cevap bölümüne geçildi. Seminer sonunda Konak Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Orçun Doryan, hekimlere teşekkür belgelerini takdim etti.</p>
<h3><b>Yaşam tarzınızı iyileştirin</b></h3>
<p>Meme kanserine karşı yapılan farkındalık çalışmaları sayesinde kanseri erken evrede yakalama oranının artığına ve bu nedenle farkındalık kampanyalarının çok kıymetli olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Gülcan Bulut, “Meme kanseri sayısı artsa da erken evre yakalama oranımız da artış gösteriyor. Kadınlar arasında görülen en sık kanser tipi meme kanseri. Ancak aynı zamanda ölüm oranı düşük olan bir kanser türü. Dünyada her 8 kadından 1’inde görülüyor ama ülkemizde bu oran 6 kadından 1’i olarak. Çoğu hasta 50 yaşlarında. Her 100 erkekten 1’inde de meme kanserigörülebiliyor” sözlerini kaydetti. Meme kanserinin belirtilerini aktaran Doç. Dr. Gülcan Bulut, “Hastaların yüzde 90’ı ele gelen kitle nedeniyle hekime başvuruyor. O nedenle kadınların ele gelen kitleyi tanıması çok önemli. Özellikle meme başında kızarıklık ve döküntüler görülüyorsa buna da dikkat etmek gerekir. Bunların fark edilebilmesi için kendi kendine muayeneyi ısrarla öneriyoruz. Her ay adet sonrası ya da menopozdaysa kadın her ay belli bir gün meme dokusunu kontrol etmesi gerekiyor. Tarama yaşı da çok tartışılıyor. 20-40 yaş arasında 2-3 yılda bir, 40 yaşından sonra da yıllık meme muayenesi yani doktora giderek muayene önemli. Meme kanseri tedavisi hem evre hem de moleküler alt tipine göre yapılıyor. O nedenle erken teşhis hayat kurtarıyor. Yaşam tarzınızı değiştirmelisiniz. Beslenmek, Akdeniz Tipi beslenme bilinen en iyi kanser diyetidir. Egzersiz spor ya da fiziksel aktivite çok önemli. Sigara ve alkolden uzak durmak gerekiyor. D vitamini seviyelerini normal tutmamız çok önemli” mesajını verdi.</p>
<h3><b>Kişi kendi meme dokusunu tanımalı</b></h3>
<p>Meme kanserine karşı tıbbın eskisine nazaran daha güçlü bir noktada olduğunu aktaran Medicana International İzmir Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Onur Özener, meme kanserine karşı iyileşmenin daha başarılı olması için erken tanının önemli olduğunu ve erken tanı için de düzenli kontrollerin çok kıymetli olduğunu vurguladı. Op. Dr. Onur Özener, “Eve giderken aklımızda kalması gereken tek şey ‘tarama’. Bu taramanın da iki taraflı olması gerekiyor. Kadın bireylerin bu işe benim bir organım var bu organa ‘ben 8 kadından 1’inde oluşabilecek hastalığın tanısı için taramalarımı yaptırmalıyım’ diyerek bakması gerekiyor. Her kadının meme dokusu diğerlerinden farklı olduğu gibi, iki meme de birbirinin aynısı değildir. O yüzden kişinin kendi kendine muayene yapması, kendi meme dokusunu tanıması ve değişiklikleri erkenden farketmesi açısından önemli” ifadelerini kullandı. Öte yandan meme kanserindeki belirtilere değinen Op. Dr. Onur Özener, sözlerini şöyle tamamladı: “Meme kanseri kendini ilk olarak ciltte çekilme, yaralar, dışarıdan görülen yumru, ele yumru şeklinde kitle gelmesi gibi belirtilerle gösteriyor. 25 yaşını geçtikten sonra 1.5 yılı geçirmeden doktor kontrolünde muayeneden yararlanmak gerekiyor. 40 yaş diyoruz ama maalesef 20’li yaşlarda da meme kanseri teşhisi konulabiliyor. Yılda bir defa mamografi çekimi önemli. Yıllık takipler aksadığı zaman erken tanıdan uzaklaşılmış oluyor. Düzenli tarama yapmak çok önemli. Tarama 40 yaşınızı geçtiyseniz yılda bir defa korkmadan çekinmeden bir mamografi. Bu taramaları ihmal etmemek gerekiyor.”</p>
<p>Söyleşinin soru-cevap bölümünde kadınlar meme sağlığıyla ilgili merak ettiklerine yanıt alırken, davetlilerden bazıları da kendi kanser ve iyileşme öyküsünü paylaşarak hemcinslerine örnek oldu. Etkinliğin sonunda hekimlere katılımları için teşekkür belgesi sunuldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-farkindalik-ayi-seminerleri-konakta-gerceklesti-588123">Meme Kanseri Farkındalık Ayı Seminerleri Konak’ta Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanserinde Tedavi Kişiye Özel Planlanıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinde-tedavi-kisiye-ozel-planlaniyor-587756</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 09:53:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye]]></category>
		<category><![CDATA[koltuk]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Muayenesi]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[planlanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587756</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her 8 kadından birinde görülen meme kanseri, erken tanı ve modern tedavi yöntemleri sayesinde artık büyük oranda tedavi edilebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinde-tedavi-kisiye-ozel-planlaniyor-587756">Meme Kanserinde Tedavi Kişiye Özel Planlanıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her 8 kadından birinde görülen meme kanseri, erken tanı ve modern tedavi yöntemleri sayesinde artık büyük oranda tedavi edilebiliyor. Yeni cerrahi seçenekler ve hedefe yönelik ilaçlar sayesinde meme kanserinde sonuçlar yüz güldürücü hale geliyor. Memorial Ankara Hastanesi Meme Sağlığı Merkezi ve Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Ramazan Yıldız, meme kanserinde erken teşhisin ve düzenli taramaların önemini vurgulayarak, kişiye özel tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Yılda 2.5 milyon kadına meme kanseri teşhisi konuluyor</strong></p>
<p>Dünya genelinde yılda yaklaşık 2.5 milyon kadına meme kanseri tanısı konulmakta ve yaklaşık yarım milyon kadın meme kanseri nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Kadın kanser ölümlerinde maalesef birinci sırada meme kanseri bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Geç kalmamak için bu 4 önemli kontrolü ihmal etmeyin!</strong></p>
<ol>
<li>20 yaşından itibaren kendi kendine meme muayenesi </li>
<li>30 yaşından itibaren kendi kendine meme muayenesi, hekim muayenesi ve gerekli görülürse meme ultrasonu</li>
<li>40 yaşından itibaren ise kendi kendine meme muayenesi, hekim muayenesi, mamografi ve gerekli görülürse meme ultrasonu </li>
<li>Ailede, birinci derece yakınlarda meme kanseri var ise kanser olan bireyin hastalığa yakalandığı yaş dikkate alınarak o yaştan 10 yıl önce yakın takip ve taramaların yaptırılması</li>
</ol>
<p>Meme kanserini erken tanı ile daha küçük müdahalelerle tedavi edebiliriz. Organ kaybına neden olmadan ve hatta kemoterapiye bile ihtiyaç kalmadan tedavi edebilir. Erken tanı konulan hastaları tümör tipine bağlı olarak kemoterapiye bile gerek görmeksizin sadece tümörün olduğu bölgenin çıkarılması ve koltuk altında sadece örnek lenf nodu alınması ve radyoterapi ile tedavi edilebilmektedir.  </p>
<p><strong>40 yaşından itibaren yıllık mamografi çektirmeye özen gösterin</strong></p>
<p>Mamografi meme dokusunda yoğunluk dansite farkı ve mikrokalsifikasyonları değerlendirmesi nedeniyle çok önemli rol oynamaktadır. Meme dokusunun azalması memedeki yağ dokusunun artması ile görüntü kalitesi artmaktadır. 35’li yaşlardan itibaren meme dokusu azalarak yağ dokusu artacaktır ve mamografinin duyarlılığı bu nedenle artmaktadır. 35-40 yaş aralığında bir baz mamografinin çekilmesi ve 40 yaşından itibaren hastanın aile öyküsüne genetik yatkınlığını da dikkate alarak yıllık düzenli mamografi kontrollerinin yaptırılmasını önermekteyiz. </p>
<p>40 yaş altında usg ilk tercihimiz olmaktadır ancak elimizdeki bulgulara göre 40 yaş altında da mamografi çektiğimiz hastalar olmaktadır. Bazı durumlarda meme dokusu yoğunluğu nedeniyle dinamik (ilaçlı) meme emarı da çekilebilmektedir. </p>
<p><strong>Kendi kendine düzenli meme muayenesi nasıl yapılmalı?</strong></p>
<ol>
<li>Meme muayenesinde, belden yukarısı görünür olmalı</li>
<li>Muayene odası aydınlık olmalı</li>
<li>Her kadın, aylık döngüsünün ilk gününü birinci gün kabul ederek, 5-14. gün arasında bir gün belirleyerek, kendi kendine meme muayenesini yapmalı </li>
<li>Emziren kadınlar, emzirme sonrası ya da sağma sonrasında muayene yapmalı</li>
</ol>
<p>Ayna karşısında; düz ve yan olarak</p>
<ul>
<li>her iki el yukarıda</li>
<li>her iki el aşağıda,</li>
<li>her iki eli belimize bastırarak </li>
</ul>
<p>Meme muayenesinde, memedeki bombeliklere, ciltteki değişikliklere, çekintilere ve çukurlaşmalara bakılmalıdır. </p>
<p>Daha sonra palpasyon yani ellerimizle memelerin, meme başının ve koltuk altının muayenesi göğüs kafesi- kaburga ile cilt arasındaki meme dokusunu hissederek içten dışa, saat yönünde ya da yukarıdan aşağıya muayene edilmelidir. Muayene sırasında memenin her alanı, yani meme başı, koltuk altı ve köprücük kemiği altı ve üstü de unutulmamalıdır. Her kist veya her kitle kanser değildir. Kanserler genellikle ağrı yapmadan sinsi büyür ama ağrı yapmaz diye bir kural yoktur yani ağrı ile tanı konulan hastalarda mevcuttur. </p>
<p><strong>Her tümör farklı, tedavi de farklı olmalı</strong></p>
<p>Her tanı konulan meme kanseri aynı değildir ve aynı şekilde tedavi edilmemektedir. Kişiye ve hastalığa özel tedavi planlamaları yapılmaktadır. </p>
<ul>
<li>Cerrahi tedavi,</li>
<li>Kemoterapi,</li>
<li>Radyoterapi,</li>
<li>Hormon tedavisi,</li>
<li>Akıllı ilaç tedavisi,</li>
<li>İmmünoterapi </li>
</ul>
<p>Tedaviyi belirlerken tümörün tipi, immünhistokimya özelikleri ve yayılımı da dikkate alınarak her bireye özel gerekli olan tedavi planlanmaktadır. Aynı hastaya aynı tedavi yöntemi uygulanmamalıdır.   </p>
<p>Tümörün özelikleri immün histokimyasal öellikleri, mitoz oranı, yayılımı, hormon reseptör durumu, akıllı ilacı duyarlılığı, koltukaltına ve organlara yayılımı gibi detaylar belirlendikten sonra yol ikiye ayrılır. Bu özeliklere göre bazı hastalara önce kemoterapi uygulanıp, kemoterapi bittikten sonra cerrahi ve diğer tedaviler planlanırken, bazı hastalara cerrahi tedavi sonrası diğer tedavi yöntemleri planlanmaktadır. </p>
<p>Radyoterapide ise yapılan cerrahi ile birlikte koltuk altı ve diğer organlara yayılım belirleyici olmaktadır. Örneğin, meme koruyucu cerrahi yapılan (sadece tümörün olduğu bölgenin alındığı) bütün hastalar radyoterapi almaktadır. Meme tamamen alınsa bile, tümör boyutu, koltuk altı ve diğer organların tutulumu radyoterapi gerektirebilir.  Ama memenin tamamının alındığı hastalarda koltuk altı ve diğer organ yayılımı yok ise ve tümörün boyutu 5 cm’den küçük ise radyoterapi uygulanmamaktadır. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinde-tedavi-kisiye-ozel-planlaniyor-587756">Meme Kanserinde Tedavi Kişiye Özel Planlanıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme kanseri hastalarının yüzde 90&#8217;ına koruyucu cerrahi uygulanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hastalarinin-yuzde-90ina-koruyucu-cerrahi-uygulaniyor-586346</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 11:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarının]]></category>
		<category><![CDATA[Hastanın]]></category>
		<category><![CDATA[ına]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Raşa]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586346</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir zamanlar meme kanseri, kadınlar için hem sağlık hem de beden bütünlüğü açısından korkutucu bir anlam taşırken, artık durum çok farklı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hastalarinin-yuzde-90ina-koruyucu-cerrahi-uygulaniyor-586346">Meme kanseri hastalarının yüzde 90&#8217;ına koruyucu cerrahi uygulanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir zamanlar meme kanseri, kadınlar için hem sağlık hem de beden bütünlüğü açısından korkutucu bir anlam taşırken, artık durum çok farklı. Modern cerrahi teknikler sayesinde birçok kadın, meme kaybı yaşamadan sağlığına kavuşabiliyor. “Ameliyatta meme mutlaka alınır” düşüncesinin hatalı olduğunu belirten</strong> <strong>Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrah Op. Dr. Kemal Raşa, “Günümüzde meme kanseri tanısı koyduğumuz hastaların en az yüzde doksanında meme koruyucu cerrahiler uyguluyoruz. Yani memenin tamamını almak yerine, yalnızca tümörlü dokuyu çevresindeki sağlıklı meme dokusuna zarar vermeden çıkararak tedaviyi başarıyla gerçekleştirebiliyoruz” dedi.</strong></p>
<p>Hastanın memesinin küçük, tümörünün ise büyük olduğu durumlarda memenin tamamının alınmasının gündeme gelebileceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrah Op. Dr. Kemal Raşa, “Ayrıca, kalıtsal açıdan riskli hastalarda yapılan genetik analizlerde BRCA1 veya BRCA2 gibi anlamlı mutasyonlar saptanırsa, bu durumda da memeyi korumak yerine o memeyi, hatta her iki memeyi birden önleyici olarak çıkarmak tercih edilebilir. Bu olasılıklar dışında ise önceliğimiz, sistemik ilaç tedavisiyle kitleyi küçültüp memeyi mümkün olduğunca yerinde tutmak. Yani 1970–80’lerdeki ‘meme kanseri = memenin alınması’ anlayışı artık tamamen değişti” dedi.</p>
<p><strong>Memenin estetik görünümü için hastanın kendi dokusundan faydalanılıyor</strong></p>
<p>Ameliyat sonrası memede şekil bozukluğu oluşumunun çok nadir görüldüğünü ifade eden Raşa, “Çünkü biz, memedeki kitleyi çıkardıktan sonra estetik görünümün bozulmaması için hastanın kendi dokusundan faydalanarak farklı kaydırma ve şekillendirme teknikleriyle bir anlamda memeye doğal formunu yeniden kazandırıyoruz. Sonuç olarak, meme kanseri cerrahilerini genellikle kabul edilebilir düzeyde deformite ile estetik açıdan tatmin edici bir görünümle tamamlamak mümkün. Meme koruyucu ameliyatı gerçekleştirdiğimiz hastaların büyük çoğunluğunda, eğer özel bir yandaş hastalık, kırılganlık veya ek risk faktörü yoksa, hastanede bir gece yatış yeterli oluyor. Memenin tamamının çıkarıldığı ve rekonstrüksiyon (yeniden yapılandırma) yapılan hastalarda ise yatış süresi 2–3 gün civarında seyrediyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Tedavinin başarılı olabilmesi için multidisipliner yaklaşım şart</strong></p>
<p>Meme kanserinin çok katmanlı bir hastalık olduğu için çok disiplinli bir yaklaşım ve tedavi gerektirdiğini vurgulayan Raşa, “Meme kanserinde son 15–20 yılda tedavi oranlarının bu kadar iyileşmesindeki en büyük unsurlardan biri de multidisipliner yaklaşımdır. Cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi gibi sistemik tedaviler bir arada ve uyum içinde kullanıldığında sonuçlar çok daha başarılı olur. Ek olarak bu tedavileri; tümörün boyutu, yayılımı, biyolojik tipi, hastanın yaşı ve bireysel önceliklerine göre kişiselleştirdiğimizde yani tüm hastalara ‘kopyala-yapıştır’ şeklinde tek tip bir tedavi planı değil, bireyselleştirilmiş bir tedavi uyguladığımızda sonuçların anlamlı şekilde iyileştiğini söylemek de mümkün. Bu farkındalıkla artık tüm hastalarımızda yalnızca cerrahi tedaviyi değil, aynı zamanda faydası olabilecek ilaç ve ışın tedavilerini de birlikte değerlendiriyor, elimizdeki tüm tedavi yöntemlerini içeren kapsamlı bir yol haritası oluşturuyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Ameliyat sonrası kalıcı hareket kısıtlılığı ile nadiren karşılaşılıyor </strong></p>
<p>Ameliyat sonrasında kalıcı hareket kısıtlılığının oldukça nadir görüldüğünü belirten Raşa, “Ancak koltuk altı lenf bezlerinin geniş kapsamlı olarak temizlendiği, yani ‘diseksiyon’ adı verilen ameliyatlar uygulandığında, o bölgedeki dokulara yakın çalışıldığı için sinirler etkilenebilir ve bu durum zaman zaman hastanın kolunu ya da omzunu rahatça hareket ettirmesini zorlaştırabilir. Özellikle hareketlerini kendi haline bırakan veya kırılgan yaş grubundaki hastalarda bu oranın biraz daha yüksek olabildiğini görüyoruz. Bunu önleyebilmek için, hastanın aktif katılımıyla ameliyattan hemen sonra kol hareketlerine başlanması kıymetli. Bu proaktif yaklaşım sayesinde, hastaların yalnızca çok küçük bir bölümünde omuz veya kol hareketlerinde kalıcı kısıtlılık görülüyor” dedi.</p>
<p><strong>Tedavi sürecinde psikolojik destek büyük fark yaratıyor</strong></p>
<p>Meme, kadının cinsel kimliğini tamamlayan önemli bir uzuv olduğu için, meme kanseri cerrahisi ister koruyucu ister mastektomi şeklinde olsun, psikolojik etkileri kaçınılmazdır diyen Raşa, “Bu nedenle tedavi süreci başlamadan önce tüm hastalarımıza psikolog görüşmesi öneriyoruz. Medikal onkoloji ekibimizle birlikte çalışan psikologlarımız, hastaların yaşayabilecekleri psikolojik zorluklarla baş etmelerine ve beden algısındaki değişimlere uyum sağlamalarına yardımcı oluyor. Ayrıca hasta destek grupları da sürece büyük katkı sağlıyor; hastalar deneyimlerini paylaşarak bu zorlu hastalığı birlikte daha güçlü atlatabiliyor” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hastalarinin-yuzde-90ina-koruyucu-cerrahi-uygulaniyor-586346">Meme kanseri hastalarının yüzde 90&#8217;ına koruyucu cerrahi uygulanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlardan Meme Kanserine Karşı Etkili Öneriler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-meme-kanserine-karsi-etkili-oneriler-586266</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 08:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserine]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlardan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586266</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde her yıl yaklaşık iki milyonu aşkın kişi meme kanseri ile tanışıyor. Günümüzde halen 10 milyona yakın kadın ya tedavi görmekte ya de tedavisi tamamlanmış olarak hayatına devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-meme-kanserine-karsi-etkili-oneriler-586266">Uzmanlardan Meme Kanserine Karşı Etkili Öneriler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünya genelinde her yıl yaklaşık iki milyonu aşkın kişi meme kanseri ile tanışıyor. Günümüzde halen 10 milyona yakın kadın ya tedavi görmekte ya de tedavisi tamamlanmış olarak hayatına devam ediyor. Bilim dünyasının üzerinde en fazla araştırma yaptığı kanser türlerinin başında gelen meme kanserinde son yıllarda tanı ve tedavi yöntemlerindeki hızlı gelişmeler hem yaşam süresi hem de yaşam konforu açısından çok önemli iyileşmeler sağlarken, erken tanı hayat kurtarıyor! Erken tanıya yönelik her yıl Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen etkinliklerden biri de Acıbadem Ataşehir Hastanesi’nde gerçekleştirildi. </em></p>
<p><em><strong>Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği’</strong>nin desteğiyle gerçekleştirilen ve <strong>ünlü oyuncu Hazal Filiz Küçükköse’nin de katıldığı ‘Meme kanserinde her raunda hazırız” etkinliğine;  Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak, Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman </strong>ve alanında önde gelen pek çok uzman katıldı.<strong> </strong>Uzmanlar<strong> </strong>meme kanserinden korunmak için yapılması gerekenleri ve tedavi sürecinde öne çıkan gelişmeleri anlattılar, katılımcılardan gelen soruları yanıtladılar.</em></p>
<p>Meme kanserinde erken tanı tüm kanser türlerinde olduğu gibi hayat kurtarıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, erken tanı sayesinde tedavide başarı oranının yüzde 95’e çıktığını ortaya koyuyor. Hatta tam başarı sağlamak da mümkün olabiliyor. Bu nedenle meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak ve toplumda doğru bilinen yanlışları hafızalardan silmek hastalığa karşı önlem almada ve mücadelede büyük önem taşıyor. Ünlü oyuncu Hazal Filiz Küçükköse de, toplumsal farkındalığa katkı sağlamak amacıyla etkinliğe katıldı ve meme kanseri alanında uzman hekimleri dinledikten sonra kendisinin de çok değerli bilgiler edindiğini, hatta ‘mamografinin ve biyopsinin zararlı olduğu’ şeklindeki bilgilerinin de hurafeden ibaret olduğunun farkına vardığını vurguladı. </p>
<p><strong>Hazal Filiz Küçükköse: “Teyzem hamileyken meme kanseri tanısı aldı”</strong></p>
<p>Sözlerine, yıllar önce 39 yaşında meme kanserine yakalanan ve üç yıl içerisinde hayatını kaybeden teyzesini anarak başlayan Hazal Filiz Küçükköse şöyle konuştu: “Teyzem hamileydi ve meme kanseri tanısı aldı. 90’lı yıllardı ve ben küçük bir çocuktum. Teyzemin yaşadıklarını görüyordum. Sanırım ileri evrede anlaşılmıştı ve teyzemin kanseri hızla ilerledi ve 3 yıl içinde onu kaybettik. Ailemiz için çok acı bir süreçti. O yıllarda teyzemin yaşadıklarını gördüğümde, meme kanserinin ne kadar zor bir hastalık olduğunu anlamıştım. Geç tanı almıştı ve hastalığı hızla ilerlemişti. Günümüzde ise erken tanı alma şansı son derece arttı ve erken tanının hayat kurtardığını biliyoruz. Ailemde meme kanseri öyküsü olması nedeniyle ben de yıllık kontrollerimi yaptırıyorum. Meme kanseri ile ilgili hurafelerden de kendimizi kurtarmamız ve doğru bilgiler öğrenmemiz şart. Ben bugün değerli hocalarımı dinledikten sonra “mamografinin radyasyon nedeniyle zararlı olduğu”, “biyopsinin de kanserli hücrenin patlayıp yayılmasına neden olduğu” şeklindeki bilgilerin hurafe olduğunu öğrendim!”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Metin Çakmakçı: “Erken evrede tedavi başarısı çok yüksek”</strong></p>
<p><strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı</strong>, erken tanının önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Meme kanseri tüm dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri. Dünyada 2.3 milyon, ülkemizde ise 25 bini aşkın kadın meme kanseri ile tanışıyor. Bu sayı giderek artıyor. Meme kanserinin günümüzde genç yaşlarda da sık görüldüğüne şahit oluyoruz. Bu nedenle toplumsal bilinçlenme son derece önem taşıyor. Meme kanserinin kolay tarafları var çünkü tanısı kolay. Yeter ki düzgün kontroller yapılsın, çünkü daha bir belirti vermeden tanı koyabiliyoruz. Ancak erken tanıda elle kontrolün muayene yerine geçmediği mutlaka bilinmelidir. Çünkü elle kontrolde kadının eline herhangi bir kitle vb gelmediğinde ‘benim bir şeyim yok’ diyerek zaman kaybedebiliyor.  Bu nedenle her kadının 40 yaş sonrasında her yıl düzenli muayene, ultrason, sonografi ve mamografi yaptırmaları, erken tanı şansını artırır. Erken evrede yakalanınca tedavisi çok kolay ve çok başarılı yapılabilen bir kanser. Erken evrede yakalandığında 5 yıllık yaşam yüzde 95’in üzerinde ki çok az kanserde bu oran söz konusudur.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Özge Gümüşay: “Meme yapınızı tanıyın ama tarama için mutlaka mamografi yaptırın”</strong></p>
<p><strong>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay </strong>da konuşmasında, erken tanının tedavi seçeneklerini değiştirdiğini vurgulayarak, kadınların meme yapılarını tanımaları ve memelerinde meydana gelen olası değişiklikleri fark etmelerinin son derece önemli olduğunu ancak kendi kendine muayenenin yeterli olmadığını vurgulayarak “Meme yapınızı tanıyın ve kontrolde farklılık var mı diye bakın ama bu meme kanseri taraması için yeterli değildir. Meme kanseri taraması için 40 yaşından sonra yılda bir mamografi yaptırmak gerekir. Tümör henüz çok küçükken veya öncül hücreyken mamografide yakalamak çok kıymetli. Hastalığın tipine ve biyolojisine göre tedaviler değişmekle birlikte bütün hastalarımızı ne kadar erken evrede yakalarsak hem başarı oranımız artıyor, hem tedavimizin yoğunluğu azalıyor ve hasta için çok daha kolay bir süreç haline geliyor” dedi. Erken tanının tedavi seçeneklerini değiştiren çok önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gümüşay, günümüzde ileri tanı meme kanserlerinde de tedavi yöntemlerinin geliştiğini belirterek şöyle konuştu: “Özellikle erken evrede geldiğinde hastalarımız bazen kemoterapi bile vermeden, sadece endokrin tedavi ve cerrahi tedavi ile tam kür sağlayabiliyoruz. Bununla birlikte ileri evre tedavide de,  metastatik evre olsa da hastalarıma söylediğim cümle; tedavi edilebilir bir hastalığınız var. Ne demek bu? Aslında meme kanserinde o kadar çok gelişme var ki, yeni ilaçlar, akıllı ilaçlar, immünoterapiler birçok tedavi seçeneği ile çok çok iyi sonuçlar elde edebiliyoruz. Hastalarımız metastatik meme kanseri tanısı aldığında da mutlaka onkoloji uzmanı ile bu tedavi sürecini yönetmeli.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Bülent Saçak “Erken tanı hayat kurtarır, meme onarımı da hayata bağlar”</strong></p>
<p>Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak “erken tanı hayat kurtarır, meme onarımı da hayata bağlar, bizim mottomuz da bu” diyerek başladığı sözlerine şöyle devam etti: “Meme kanseri çok yaygın üstelik çok tedavi edilebilir bir hastalık ama hastalık sadece biyolojik değil, organ sadece biyolojik bir organ değil. Psikososyal olarak da görevi olan bir organ. Dolayısıyla kadının hastalığı tam olarak gerçekten atlatabilmesi için, gerçekten tam olarak iyileştim diyebilmesi için vücut bütünlüğünün de korunması gerekiyor. Çünkü memenin bir kimlik organı, bir kadınlık organı olduğunu biliyoruz. Bu anlamda tedavinin tam olarak tamamlanması, kadının memesinin alındıktan sonra memenin yeniden oluşturulmasıyla, simetrik ve doğala yakın bir meme görünümü elde edilmesiyle sağlanabiliyor. Bu anlamda plastik cerrahlara da büyük görev düşüyor. Biz de çeşitli farklı plastik cerrahi teknikler uygulayarak, hastanın kayıplarını gidererek, hastanın hastalığı gerçek anlamda atlatabilmesine, önüne bakabilmesine, hayatına devam edebilmesini sağlamaya dikkat ediyoruz. Son yıllarda gerek kadın vücudunu biyolojiyi anlamamız, gerek onkolojide artan bilgiler, gerek implant teknolojisinde artan bilgiler ve yenilikler sayesinde bugün hem insanın kendi vücudundan hem de silikonlarla hastanın kozmetiğini bozmayan, hayata kaldığı yerden devam etmesini sağlayan uygulamalar yapabiliyoruz.”</p>
<p><strong>Nur Ecem Baydı Ozman: “Batı tipi beslenmeyi Akdeniz tipi diyetle değiştirmek gerekiyor”</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman sadece meme kanserinde değil, tüm kanser türlerinde insanların sihirli şeyler duymak istediklerini, ancak ‘şunu yiyelim işe yarasın’ türünden sihirli bir besin olmadığını belirterek şöyle konuştu: “Kansere karşı korunmada olduğu gibi, kanser tedavisi sırasında da iyi beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi gerekiyor. Özellikle batı tipi beslenme dediğimiz işlenmiş besinler, kızartmalar ve şekerin yoğun olduğu beslenme türünün Akdeniz tipi diyetle değiştirilmesi gerekiyor. Akdeniz tipi beslenmede; balık, tam tahıllar, sebze, meyve, zeytinyağı ve lifler var. Bunların meme kanseri dahil tüm kanserlerde koruyucu olduğunu bilimsel olarak biliyoruz. Bunların egzersizle kombinlenmesi, ideal vücut ağırlığında olunması, yağ oranının çok yüksek olmaması gerekiyor. Sürdürülebilir şeyleri hayatımıza dahil etmemiz gerekiyor.” Ozman, kanserden korunmak için uzak durulması gerekenleri ise şöyle anlattı: “Özellikle işlenmiş etlerden ve kırmızı etlerden uzak durulması gerekiyor. İşlenmiş etlere toleransımız oldukça az. Neredeyse hiç tüketilmemesi gerekir. Kırmızı etin de haftada 350-500 gram arasında tüketilmesi öneriliyor. Daha fazlasının kanserler üzerinde tetikleyici olabileceği söyleniyor. Onun dışında birşeyleri takviye formunda almak, özellikle tedavi esnasında çok riskli olabilir. Yani bir ürün çok iyi olabilir ama onu yoğun bir formda takviye olarak almak, tam tersi etki yaratabilir. Bu anlamda takviye kullanılacaksa da mutlaka hekime danışılarak, o anda kullanılan ilaçla bir etkileşim var mı bundan emin olarak ilerlemek gerekebiliyor.” </p>
<p><strong>Sosyal medyadan öğrendikleriniz sağlığınızı riske atabilir!</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, kanserden korunmada beslenmenin önemli bir faktör olduğunu, mutlaka Akdeniz tipi beslenme alışkanlıklarının kazanılması gerektiğini belirterek, toplumda çok sık yapılan ve insan sağlığını tehlikeye atan hatalara da dikkat çekti. Ozman şöyle konuştu: “Günümüzde özellikle sosyal medya hayatımızın çok fazla içerisinde ve ne yazık ki çok yanlış bilgiler var; bunları hepimiz duymak istiyoruz insan olarak, bana ‘hap bilgi gelsin ve işime yarasın’. Ama henüz bilimde literatürde böyle bilgiler yok. Üstelik bu tür bilgiler fayda yerine son derece zararlı olabiliyor, tedavinin aksamasına hatta tam tersi sonuç alınmasına yol açabiliyor. Örneğin; bir şeyleri takviye olarak almak tedavi esnasında çok riskli olabilir. Yani bir ürün çok iyi olabilir ama yoğun bir formda takviye almak tam tersi etki yaratabilir. Bu anlamda bir takviye kullanılacaksa da mutlaka hekime danışılarak, o anda kullanılan ilaçla bir etkileşim var mı bundan emin olarak ilerlemek gerekiyor. Yine antioksidanları  çok faydalı diye biliriz ve evet faydalıdır da. Ama fazla alındığında tam tersi etki yaratabiliyor!”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-meme-kanserine-karsi-etkili-oneriler-586266">Uzmanlardan Meme Kanserine Karşı Etkili Öneriler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri için Pembe Çiçekler Toprakla Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-icin-pembe-cicekler-toprakla-bulustu-585937</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 16:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[çiçekler]]></category>
		<category><![CDATA[dutlulu]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[pembe]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[toprakla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585937</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, Su Elçileri Kanserle Mücadele Derneği (SUKANDER) işbirliğiyle, meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla etkinlik düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-icin-pembe-cicekler-toprakla-bulustu-585937">Meme Kanseri için Pembe Çiçekler Toprakla Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, Su Elçileri Kanserle Mücadele Derneği (SUKANDER) işbirliğiyle, meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla etkinlik düzenledi. Farkındalık sembolü olarak pembe çiçek ekimi yapılan etkinliklerde Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, çeşitli organizasyonlar ile konuyu gündemde tutacaklarını söyledi.</p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla Su Elçileri Kanserle Mücadele Derneği işbirliğinde etkinlik gerçekleştirdi. Fatih Parkı’ndaki programa Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Genel Sekreter Burak Deste, Genel Sekreter Yardımcıları Ulaş Aydın ve Ahmet Ata Temiz, daire başkanları, siyasi parti temsilcileri, Su Elçileri Kanserle Mücadele Derneği Başkanı Yeliz Hastürk, Dr. Fzt. Öğretim Görevlisi Tuğçe Şirin Korucu, davetliler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Hastürk’ün konuşmasıyla başlayan etkinlikte, Başkan Dutlulu erken teşhisin önemine değindi.</p>
<p><b>Erken Teşhisin Önemine Dikkat Çekti</b></p>
<p>Erken teşhisin önemine dikkat çeken ve farkındalık çalışmalarına büyük önem verdiklerini söyleyen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, etkinliği de farkındalık oluşturmak ve meme kanserine dikkat çekmek için gerçekleştirdiklerini söyledi. Başkan Dutlulu, “Bugün attığımız her adımı, farkındalığa, dayanışmaya ve sağlıklı bir geleceğe attık.</p>
<p>Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında şehrimizde çeşitli organizasyonlar gerçekleştirerek bu önemli konuyu gündemde tutmaya çalışıyoruz. 17 ilçe belediyemizle birlikte meydanlarımızı, binalarımızı pembe renkle donatarak farkındalık oluşturduk. Tüm belediye başkanlarımızla birlikte videolar hazırladık ve bunları vatandaşlarımızla paylaştık” dedi.</p>
<p><b>“Sağlık Çalışmalarına Destek Oluyoruz”</b></p>
<p>Farkındalık çalışmalarının merhum Ferdi Zeyrek döneminde başladığını hatırlatan Başkan Dutlulu, aynı kararlılıkla konuya önem vermeye devam ettiklerini söyledi. Sağlık hizmetlerinden herkesin eşit şekilde faydalanması gerektiğini söyleyen Başkan Dutlulu, “Sadece zenginlerin değil, sosyal ve ekonomik her kesimden insanın kaliteli sağlık hizmetine erişmesi gerektiğine inanıyorum. Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı çalışmalara destek oluyoruz. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak da halkımızı bilinçlendirmek ve farkındalık oluşturmak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Emeği geçen, katılan herkese teşekkür ediyorum. Bir kez daha hatırlatıyoruz ‘Erken Teşhis Hayat Kurtarır!’” diye konuştu.</p>
<p><b>“Meme Kanseri Farkındalığını Arttırmak İçin El Ele Verdik”</b></p>
<p>Uluslararası Su Elçileri Federasyonu (USEF) Genel Başkan Yardımcısı ve Su Elçileri Kanserle Mücadele Derneği Kurucu Başkanı Yeliz Hastürk, şunları söyledi: “Ekim Ayı Uluslararası Meme Kanseri farkındalık ayı. Bütün ay boyunca biz, kamu, yerel yönetim ve özel sektör işbirliğiyle meme kanseri farkındalığını arttırmak için el ele verdik. Bugün de Manisa’da, Manisa Büyükşehir Belediye’mizin konuğuyuz. Burada kadın ve meme sağlığı, erken tedavi ve fiziksel aktivitenin önemine vurgu yapıyoruz. Hareketsiz yaşam şu anda maalesef ülkemizde yaygınlaştı. Bu hareketsiz yaşamı, nasıl hareketli hale dönüştürebileceğimiz ile ilgili ilk adımları atacağız. Meme sağlığı ve fiziksel aktivite arasındaki bağı anlatacağız. Desteklerinden dolayı Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’ya çok teşekkür ederiz.”</p>
<p><b>“Meme Kanseri Sembolü Pembe Çiçekler Ekildi”</b></p>
<p>Fatih Parkı’nda düzenlenen etkinlik kapsamında meme kanserinin farkındalık sembolü olan pembe çiçekler toprakla buluştu. Çiçek ekiminin ardından Dr. Fzt. Tuğçe Şirin Korucu tarafından hem meme kanseri hakkında bilgiler verildi hem de katılımcılarla birlikte egzersiz yapıldı. Bilgilendirmenin ardından hareket etmenin meme kanseri riskini azaltmasına dikkat çekmek amacıyla zumba etkinliği gerçekleştirildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-icin-pembe-cicekler-toprakla-bulustu-585937">Meme Kanseri için Pembe Çiçekler Toprakla Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Garanti BBVA Emeklilik Meme Kanseri Farkındalık Ayında Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası&#8217;nın Önemini Vurguluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/garanti-bbva-emeklilik-meme-kanseri-farkindalik-ayinda-kritik-kadin-hastaliklari-sigortasinin-onemini-vurguluyor-585862</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 13:40:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[bbva]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[garanti]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585862</guid>

					<description><![CDATA[<p>Garanti BBVA Emeklilik, kadınlara yönelik geliştirdiği Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası ile uzun ve masraflı tedavi süreçlerine karşı finansal güvence sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/garanti-bbva-emeklilik-meme-kanseri-farkindalik-ayinda-kritik-kadin-hastaliklari-sigortasinin-onemini-vurguluyor-585862">Garanti BBVA Emeklilik Meme Kanseri Farkındalık Ayında Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası&#8217;nın Önemini Vurguluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Garanti BBVA Emeklilik, kadınlara yönelik geliştirdiği Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası ile uzun ve masraflı tedavi süreçlerine karşı finansal güvence sağlıyor. Ürün, jinekolojik kanser türleri, meme kanseri, tiroit kanseri, kaza ve hastalık sonucu oluşabilecek maluliyet ve yaşam kaybı risklerine karşı kadınları ve sevdiklerini teminat altına alıyor. Garanti BBVA Mobil uygulaması üzerinden hızla ve kolaylıkla poliçe başlatılabiliyor. </p>
<p><strong>Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Gökhan Koca, </strong>“Müşterilerimizin hayatlarının her aşamasında yanında olmayı önemsiyoruz. Daha çok kadının, tedavisi uzun ve masraflı hastalıklara karşı finansal güvenceye sahip olması için çözümler geliştiriyoruz. Sigorta ürünlerimizi, Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası’nda olduğu gibi, müşterilerimizin özel ihtiyaçlarına göre kişiselleştiriyoruz. Böylelikle sunduğumuz faydalar, ihtiyaçlarla birebir örtüşüyor. Örneğin bu ürünümüzde müşterilerimize yılda bir kez meme ultrasonu veya mamografi ve mamografi sonucu doktor kontrolü hakkı tanıyoruz. Hastalık durumunda ise tüm süreçlerde yanlarında olmaya devam ediyoruz. Meme kanseri konusunda toplumsal farkındalığın artmasını ve erken tanının öneminin vurgulanmasını çok değerli buluyoruz. Bu nedenle meme kanseri gibi hastalıklara dikkat çeken ve erken tanı için düzenli tetkiki teşvik eden uygulamalarımıza devam edeceğiz” dedi.</p>
<p>Sigorta, kadınların farkındalık ve erken teşhis için gerekli bazı  ihtiyaçlarını destekleyen ek avantajlar da sunuyor. Yılda bir kez olmak üzere ücretsiz meme ultrasonu veya mamografi ile mamografi sonucu doktor değerlendirmesi ve diş bakım paketi sigorta kapsamında yer alıyor. Ayrıca, 449 TL’den başlayan peşin ödeme veya kredi kartı ile 9 taksite kadar ayda yalnızca 50 TL’den başlayan taksit seçenekleriyle uygun maliyetli bir güvence sağlanıyor. Sigortadan faydalananlar ortalama %27 oranında vergi avantajından da yararlanabiliyor.</p>
<p><strong>1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı’na Özel Kampanya</strong></p>
<p>Şirket, Meme Kanseri Farkındalık Ayı’na özel olarak bu konuda farkındalığı artırmak ve daha çok kadını bilinçlendirmek amacıyla ürününü daha cazip hale getiriyor. , 31 Ekim’e kadar Garanti BBVA Mobil üzerinden sigorta başlatan müşteriler, 500 TL değerinde Rossman hediye çeki kazanıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/garanti-bbva-emeklilik-meme-kanseri-farkindalik-ayinda-kritik-kadin-hastaliklari-sigortasinin-onemini-vurguluyor-585862">Garanti BBVA Emeklilik Meme Kanseri Farkındalık Ayında Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası&#8217;nın Önemini Vurguluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obezite Meme Kanseri Riskini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/obezite-meme-kanseri-riskini-artiriyor-585856</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 13:26:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[obez]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585856</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri farkındalık ayı çerçevesinde kişiselleştirilmiş sağlık yönetiminin öncüsü Acıbadem Life, alanında uzman isimleri bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-meme-kanseri-riskini-artiriyor-585856">Obezite Meme Kanseri Riskini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanseri farkındalık ayı çerçevesinde kişiselleştirilmiş sağlık yönetiminin öncüsü <strong>Acıbadem Life</strong>, alanında uzman isimleri bir araya getirdi. <strong>Six Senses Kocataş Mansions İstanbul’</strong>un bütünsel wellness felsefesiyle uyumlu atmosferinde ev sahipliği yaptığı <strong>Acıbadem Life Talks </strong>kapsamında Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Metin Çakmakçı</strong>, Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Beslenme ve Diyet Uzmanı <strong>Prof. Dr. Murat Baş</strong> ve Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı <strong>Dr. Parvana Seyidova</strong>, meme kanseri ve koruyucu sağlık yaklaşımlarını her yönüyle ele aldı. </p>
<p><strong>Meme Kanserinde En Büyük Şansımız: Erken Tanı</strong></p>
<p>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Metin Çakmakçı</strong>, meme kanserinin nedeninin hormonlar olmadığını belirtti. <strong>Prof. Dr. Çakmakçı</strong> “ Hormonlar yan unsurlardır. Meme kanserinin görülme hızı yaşla birlikte artıyor. Yılda 2,3 milyon kişiye yeni meme kanseri tanısı konuluyor. Ancak tüm bunlara rağmen meme kanserinde önemli bir şansımız var. Bu şans diğer kanser türlerinde sıklıkla karşımıza çıkmıyor. Bu da erken tanı. Kurallara uyduğunuzda, yılda sadece 2 saatinizi ayırdığınızda meme kanserini erken evrede, daha şikâyetler başlamadan yakalayabiliyoruz” dedi. </p>
<p>Meme kanserinde iki türlü tanı koyduklarını söyleyen <strong>Prof. Dr. Metin Çakmakçı</strong>, “Bunlardan birini tarama tetkiklerinde koyuyoruz. Diğeri ise şikâyetler üzerine… Ancak iki durum arasında ciddi bir fark var. O da evre farkı. Hedefimiz hiç şikâyet yokken hastalığı yakalamak. Bunun için de temel dayanağımız mamografidir. Son yıllarda kadınlarda “radyasyon alırım” çekincesiyle mamografiden kaçma eğilimi olabiliyor. Oysa bir mamografi sırasında sadece Ankara-İstanbul uçak yolculuğu dozunda radyasyon alınıyor” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Obezite, Kadınlarda Meme Kanseri Riskini Artırıyor</strong></p>
<p>Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı, Beslenme ve Diyet Uzmanı <strong>Prof. Dr. Murat Baş</strong>, ortalama ömrün 73 olduğunu ancak sağlıklı yaşam süresinin ortalama 64 yıl olduğuna dikkat çekerek, genetik faktörlerin yalnızca yüzde 20 oranında etkili olduğunu, geri kalan yüzde 80’in ise değiştirilebilir yaşam tarzı unsurlarından kaynaklandığını vurguladı. Türkiye özelinde obezitenin, meme kanseri de dâhil olmak üzere pek çok hastalığın temel nedeni haline geldiğini belirten <strong>Prof. Dr. Baş</strong>, “Türk kadın nüfusunun yarısının obez olacağı öngörülüyor. Özellikle menopoz sonrası dönemde görülen meme kanserlerinin büyük bölümü obeziteye bağlı gelişiyor. Premenopoz döneminde de hormona duyarlı kanserlerde obezite önemli bir risk faktörü. Beden kütle indeksinde her 5 kilogramlık artış, meme kanseri riskini anlamlı düzeyde yükseltiyor” dedi.</p>
<p>Akdeniz diyetinin koruyucu etkisine de değinen <strong>Prof. Dr. Baş</strong>, kırmızı et, beyaz un ve şekerin minimal düzeyde tüketildiği; sebze, meyve, baklagil ve kuruyemişlerin ön planda olduğu bu beslenme biçiminin meme kanseri riskini yüzde 3 oranında azalttığını belirtti. Batı tipi beslenmenin ise özellikle fast food tüketimi nedeniyle riski yüzde 14’e kadar artırdığını ifade etti. </p>
<p><strong>Hormon Tedavileri Meme Kanseri Riskini Artırmıyor</strong></p>
<p>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı <strong>Dr. Parvana Seyidova</strong>, kadın sağlığının bir kız çocuğunun doğumuyla başladığını belirtti. Kadın sağlığında bütünsel bakış açısının gerekliliğini vurgulayan <strong>Dr. Seyidova</strong> “Yaşam süresinin uzamasıyla bütünsel bakış açısı daha da önem kazandı. Çünkü artık menopoz döneminde daha uzun süre geçiriyoruz. Eskiden sentetik hormonlar kullanıyorduk. Bugün ise bio eş değer hormon kullanıyoruz. Bu sayede perimenopoz döneminden başlayarak hormon tedavileriyle hem menopoz şikâyetlerini baskılayabiliyor, kemik erimesinin önüne geçebiliyoruz. Toplumda sıklıkla hormon tedavisinin kanser riskini artırdığı yönünde bir kaygı var. Ancak bu kaygı doğru değil. Hormon tedavilerini kadınlarımızda güvenle kullanabiliyor ve hayat kalitelerini koruyabiliyoruz” diye konuştu. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-meme-kanseri-riskini-artiriyor-585856">Obezite Meme Kanseri Riskini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>3 Boyutlu Mamografiden 4 Boyutlu Ultrasonografi ve MR&#8217;a…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/3-boyutlu-mamografiden-4-boyutlu-ultrasonografi-ve-mra-585780</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 10:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[boyutlu]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[mamografiden]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[mr]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[ultrasonografi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585780</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gelişmiş ülkelerde mamografi taramaları ve farkındalık kampanyaları sayesinde son 40 yılda meme kanserine bağlı ölümlerin yüzde 40 azaldığına dikkat çeken Prof. Dr. Erkin Arıbal, “Erken tanı, sadece yaşam süresini değil, yaşam kalitesini de artırıyor; daha az agresif tedaviyle, daha kısa sürede iyileşme imkanı sağlıyor” diyor...</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/3-boyutlu-mamografiden-4-boyutlu-ultrasonografi-ve-mra-585780">3 Boyutlu Mamografiden 4 Boyutlu Ultrasonografi ve MR&#8217;a…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gelişmiş ülkelerde mamografi taramaları ve farkındalık kampanyaları sayesinde son 40 yılda meme kanserine bağlı ölümlerin yüzde 40 azaldığına dikkat çeken Prof. Dr. Erkin Arıbal, “Erken tanı, sadece yaşam süresini değil, yaşam kalitesini de artırıyor; daha az agresif tedaviyle, daha kısa sürede iyileşme imkanı sağlıyor” diyor&#8230;</p>
<p>Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de durum benzer. Her 8 kadından 1’i yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıyor. Her yıl yaklaşık 25 bin yeni vaka tanı alıyor. Türkiye’de tanı yaşı, Batı ülkelerine göre ortalama 10 yıl daha erken; vakaların yaklaşık yüzde 40’ı 40–49 yaş arasında görülüyor. Bu nedenle ülkemizde mamografi taramaları 40 yaşında başlıyor.</p>
<p>Son yıllarda yürütülen tarama programları ve farkındalık çalışmaları sayesinde, Türkiye’de erken tanı oranı hızla yükseldi. 10 yıl önce kadınların büyük kısmı ileri evrede tanı alırken, bugün hastaların yüzde 70’inden fazlası erken evrede saptanıyor. Bunun da iyileşme oranlarını belirgin biçimde artırdığını vurgulayan Prof. Dr. Erkin Arıbal, “Kadınlar meme muayenesinden çekinmemeli. Bu bir utanma meselesi değil, yaşam kurtaran bir alışkanlık. Nasıl kalp veya cilt doktoruna gidiyorsak, meme kontrolü de rutin olmalı. Her şey farkındalıkla başlıyor” diyor. </p>
<p>Kadınların her ay kendi kendilerine meme muayenesi yapmalarının da önemine değinen Prof. Dr. Erkin Arıbal, “Kendi kendine muayeneyi hastalarımıza öğretiyoruz ancak bu, aslında bir tümörü erken yakalamak açısından çok da etkili bir yöntem değil. Önemli olan, düzenli olarak yılda bir veya duruma göre daha sık tarama yaptırmak. Ancak yine de vücudunu tanımak, bir değişikliği fark etmek ve hekime başvurmak açısından önemli. Öğrenmekte fayda var” diyor. </p>
<p><strong>Risk Haritasıyla Kişiye Özel Tarama Programları </strong></p>
<p>Her kadının meme yapısı ve risk profili farklı olduğu için tarama programlarının da kişiye özel planlandığını belirten Prof. Dr. Erkin Arıbal, şu bilgileri paylaşıyor:<br /> “Ailede anne, kız kardeş, teyze ya da baba tarafında prostat kanseri öyküsü bile meme kanseri riskini artırabiliyor. Bu nedenle genetik yatkınlığı olan kadınlarda taramaya 25 yaşında başlıyoruz. Annesinde 35 yaşında meme kanseri görülen bir kadının taramaya, 25 yaşında, yani annesinin kansere yakalandığı yaştan 10 yıl önce başlaması gerekir. Tüm bu risklere bakıp hastalara bir risk haritası çıkarıyoruz. Risk yüksekliğinize göre de yapılacak tarama programlarını oluşturuyoruz”.</p>
<p>Mamografinin çok önemli bir erken tanı aracı olduğuna ancak bazı kadınların radyasyon alındığı için mamografiden çekindiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Erkin Arıbal, “Mamografiyle alınan radyasyonun dozu çok düşük, bir uçak yolculuğunda alınandan bile az. Kimse kadınlara ‘uçağa binme’ demiyor ama ‘mamografi çektirme’ diyenler var nedense. Bu yanlış algıları artık geride bırakmalıyız” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Ameliyattan Önce Biyopsi Yapılması Şart </strong></p>
<p>Tanı konduktan sonra izlenecek adımların doğru belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Erkin Arıbal, “Asla biyopsi yapılmadan ameliyat yapılmamalı. Biyopsi lokal anesteziyle yapılan son derece güvenli bir işlemdir ve tümörün türünü, evresini, tedaviye vereceği yanıtı anlamamızı sağlar. Artık biyopsisiz meme ameliyatı tüm dünyada kabul edilmiyor” dedi.</p>
<p>Bugün yalnızca radyoloji alanında değil, meme kanserinin tedavisinde de çığır açan gelişmelere tanık oluyoruz. Meme kanseri tedavilerinin artık çok daha etkili, kişiye özel, hedefe yönelik ve estetik açıdan koruyucu hale geldiğini anlatan Prof. Dr. Erkin Arıbal, “1980’lerde tüm meme dokusu alınırken, artık çoğu zaman sadece tümör çıkarılıyor. Rekonstrüksiyonla meme görüntüsü korunabiliyor. Akıllı ilaçlar sadece tümöre etki ediyor, sağlıklı dokulara zarar vermiyor. Radyoterapide artık sadece hedef bölgeye ışın veriliyor. Yani artık çok daha etkili ve çok daha az yan etkili tedaviler sunabiliyoruz hastalarımıza” şeklinde konuşuyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/3-boyutlu-mamografiden-4-boyutlu-ultrasonografi-ve-mra-585780">3 Boyutlu Mamografiden 4 Boyutlu Ultrasonografi ve MR&#8217;a…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakırköy Belediyesi&#8217;nden Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediyesinden-meme-kanseri-farkindaligi-soylesisi-585658</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 16:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[üyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585658</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER) iş birliğiyle meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla “Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi” düzenledi. Söyleşide, İÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beyza Özçınar konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediyesinden-meme-kanseri-farkindaligi-soylesisi-585658">Bakırköy Belediyesi&#8217;nden Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER) iş birliğiyle meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla “Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi” düzenledi. Söyleşide, İÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beyza Özçınar konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p>Bakırköy Belediyesi, Ekim ayının “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında toplumda erken tanı bilincini artırmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Etkinlik kapsamında, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beyza Özçınar, “Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi” gerçekleştirdi. Ataköy Emekliler Evi’nde gerçekleştirilen söyleşide, meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtarıcı rolüne vurgu yapılarak kadınlara risk faktörleri, kontroller ve tedavi süreçleri hakkında detaylı bilgiler verildi. Söyleşi, katılımcıların soru-cevap bölümüyle son buldu.</p>
<p><b>“Kontrollerin ihmal edilmemesi gerekiyor”</b></p>
<p>Etkinliklerin ardından değerlendirmelerde bulunan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beyza Özçınar, “Bu etkinlikleri 18 yıldır birçok mecrada yapmaya ve farkındalığı artırmaya çalışıyoruz. Bakırköy Belediyesi de bizim partnerlerimizden biri. Söyleşiden önce, meydandan hep birlikte pembe balonlar uçurmak çok keyifliydi. Aslında ‘meme kanseri’ deyince insanlar hep kaçıyor, biz insanlar kaçmasın, daha eğlenceli, güzel, keyifli şeylerle hatırlasın istiyoruz. O yüzden farkındalık etkinliklerinde insanları korkutmadan kontrollerini yapmaya davet ediyoruz. Buradaki söyleşi çok güzel geçti çünkü çok güzel sorular geldi. Bilinçli bir kitle vardı. Meme kanserini enine boyuna konuşmuş olduk. İnsanlar, ‘benim hiçbir şikayetim yok, yaşım genç, ailemde de hiç meme kanseri yok, bende kanser olmaz ki” dememeli. Meme kanseri, ailesinde hiç meme kanseri görülmeyen kadınlarda bile görülebiliyor. 20’li yaşlardan itibaren genç kadınlarda da görebiliyoruz. Hiçbir şikayet olmasa dahi düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerekiyor. Özellikle 40 yaş ve üstü kadınları düzenli mamografi çektirmeye davet ediyoruz” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediyesinden-meme-kanseri-farkindaligi-soylesisi-585658">Bakırköy Belediyesi&#8217;nden Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlü şarkıcı Hande Yener, meme kanserini yenme deneyimiyle kadınlara güç verdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/unlu-sarkici-hande-yener-meme-kanserini-yenme-deneyimiyle-kadinlara-guc-verdi-584479</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 10:33:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hande]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserini]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[şarkıcı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[yener]]></category>
		<category><![CDATA[yenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584479</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanserinde elle yapılan muayenenin hayat kurtarabileceğinin en çarpıcı örneklerinden biri, ünlü sanatçı Hande Yener. 5 yıl önce kendi kendini elle muayene ederken kitle hissedip hemen doktora giden ve meme kanseri olduğunu öğrenen ünlü sanatçı Hande Yener, Acıbadem Maslak Hastanesi’nde düzenlenen etkinlikte meme kanserini nasıl yendiğini ve yaşadıklarını içtenlikle anlattı… </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-sarkici-hande-yener-meme-kanserini-yenme-deneyimiyle-kadinlara-guc-verdi-584479">Ünlü şarkıcı Hande Yener, meme kanserini yenme deneyimiyle kadınlara güç verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Meme kanserinde elle yapılan muayenenin hayat kurtarabileceğinin en çarpıcı örneklerinden biri, ünlü sanatçı Hande Yener. 5 yıl önce kendi kendini elle muayene ederken kitle hissedip hemen doktora giden ve meme kanseri olduğunu öğrenen ünlü sanatçı Hande Yener, <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi’nde düzenlenen etkinlikte</strong> meme kanserini nasıl yendiğini ve yaşadıklarını içtenlikle anlattı… </em></p>
<p><em>Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği’nin desteğiyle gerçekleştirilen “Meme Kanserine Karşı  Her Raunda Hazırız” etkinliğine katılan <strong>Acıbadem Üniversitesi Senoloji Enstitüsü Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Esen İçten ve Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nuran Beşe </strong>de tanı ve tedavide en yeni gelişmeleri paylaştılar, katılımcılardan gelen soruları yanıtladılar… </em></p>
<p>Dünya genelinde her 8 kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıyor. Erken evrede tanı alan her 10 kadından 9’u ise meme kanserinden tamamen kurtuluyor. Kadınların ayda bir kendi kendine yapacakları meme muayenesi erken tanıda kritik rol oynuyor. Bunun en önemli örneklerinden biri ünlü sanatçı Hande Yener oldu. 5 yıl önce kendi kendini elle muayene ederken memesinde kitle hissedip hemen doktora giden ve meme kanseri olduğunu öğrenen Hande Yener, o dönem ailesini ve sevenlerini üzmemek için kanser tedavisi gördüğünü kimseye anlatmamıştı. Prof. Dr. Cihan Uras’ın başarıyla gerçekleştirdiği ameliyat ile kanseri yenen Hande Yener, Acıbadem Maslak Hastanesi’nde Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği ve Acıbadem Üniversitesi Senoloji Enstitüsü desteğiyle gerçekleştirilen “Meme Kanserine Karşı Her Raunda Hazırız” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Kadınlara elle muayenenin ve erken teşhisin önemini anlatmak zorundayım” diyerek yaşadığı sancılı süreci tüm detaylarıyla, içtenlikle anlattı. </p>
<p><strong>Hande Yener: “Çok büyük şey yaşayıp, erken tanı sayesinde grip gibi atlattım”</strong></p>
<p>Meme kanserini, kendi kendine elle yaptığı muayene sırasında fark ettiğini, erken tanı ve doğru ellerde doğru tedavi sayesinde hızlıca atlattığını dile getiren Hande Yener konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Erken tanı için kendi kendini elle muayene çok önemli. Açıkçası bu kadar büyük şey yaşayıp, grip atlatmışım gibi çıktım hastalıktan. Değerli hocalarımın sayesinde, çok ağır bir şey yaşayıp çok hafif atlattım. Duyduğumda çok büyük travma yaşadım. Ben kendimi çok seven bir kişiyim, bu nedenle kendi kontrolümü elimle kendime yapıp, kendim buldum. O süreçte pandemi süreciydi, herkes hastanelere gitmekten korkarken ben hastaneye koşa koşa geldim. Henüz Cihan hocamızla tanışmamıştım, klasik jinekolojik kontrolümden birinde doktoruma ‘ben mememde bir şey hissediyorum, bakabilir misiniz?’ dedim. ‘Paniklik bir şey yok, takip ederiz’ deyip eve yolladı. Ama ben bir şey hissediyordum, çünkü bir şey vardı ve 3 ayı zor geçirdim, koşa koşa tekrar doktora gittim. ‘Bir şey var’ dedim. Bana ‘mamografi çektirelim mi?’ dedi, ‘tabi ki’ dedim. Akşam 7’de gittim, çektirdim, laboratuvarın önünde bekliyorum, kimseler yok. Hocalardan birinin odasına girdim. Keşke girmeseydim! O sırada laboratuvardaki doktorun ‘felaket’ diye konuştuğunu duydum. Yığıldım, büyük bir kriz geçirdim, ağlıyorum. Arkadaşımı aradım, ‘Cihan hoca’yı bul’ dedi bana. Hocamız akşam 7’de rapor okumaya hastaneye gidiyormuş. Cihan hoca beni kabul etti, odasına girdiğim an aydınlandım ben. Huzurlu bakışı ve profesyonelliğiyle beni çok rahatlattı. ‘Yarın sabah parça alacağım ama o kadar kötü durumun yok’ dedi. Annemden, ablamdan, oğlumdan, ailemden bir sene sakladım. ‘Hatam neydi, neden böyle oldum’ diye düşündüm. Ertesi gün ameliyat oldum. Bütün ekip odaya girdiler ve hocam elimi tuttu, dedi ki ‘lenfler güzel, hiçbir problem yok, iki üç güne taburcu olabilirsin.’  Direnlerim 15 gün kaldı, evdekiler fark etmesin diye ceplerime sakladım. Sonra ‘bu senin ikinci şansın, işine gücüne git’ dedim kendi kendime. Altın Kelebek’te ödül almaya direnlerimle gittim, direnlerimi vatkalarımın içine soktum belli olmasın diye… Bu süreçte uzaya fırlatılıp geri geldim adeta. 6 ayda bir kontrol oluyorum. Şu an 4. yılımdayım. Emin ellerde, güvende olmak, harika bir doktorla bu süreci atlatmak benim için çok büyük bir şans.” </p>
<p>Sağlığına çok özen gösterdiğini vurgulayan Yener “Hem yokmuş gibi, hem de işin ciddiyetinin farkında olarak adım adım ilerleyip, sağlığım için neler yapabilirim bunu sürekli takip ettiğim için, hala da öyleyim, spor yapıyorum, iyi besleniyorum, uykuma dikkat ediyorum, sebzeyle besleniyorum, bol su içiyorum ve sık sık hocamızı ziyaret ediyorum” diye konuştu. </p>
<p><strong>Prof. Dr. Cihan Uras: “Erken tanı ile meme kanserini tamamen yenmek mümkün”</strong></p>
<p><strong>Acıbadem Üniversitesi Senoloji Enstitüsü Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras konuşmasında; </strong>meme kanserinde erken tanı sayesinde hastalıktan büyük oranda hatta tamamen kurtulmanın mümkün hale geldiğini belirterek “Tekrar vurgulamak isterim ki; erken tanı çok önemli. Erken tanı hayat kurtarır. Erken tanının sağlanması da tarama yöntemleri ve kadınlarımızın kendi kendilerini muayene ederek memelerini tanımalarından geçiyor” dedi. Günümüzde meme kanseri tedavisinde çok ciddi ilerlemeler kaydedildiğini belirten Prof. Dr. Uras sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sayede çok ileri evredeki meme kanserli hastalarımızı iyi bir tedaviyle başlangıç noktasına döndürüp yeniden sağlıklı bir yaşama devam etmelerini sağlayabiliyoruz. Meme kanserlerinin biyolojik yapısını öğrendiğimizden beri her tümöre farklı yaklaşımlarımız var. Bunlar arasında standart kemoterapiler, antihormon tedavileri, immünoterapiler ve ‘akıllı ilaç’ olarak bilinen hedefe yönelik tedaviler var. Bu sayede kadınlarımızı çok daha etkili bir şekilde tedavi ederek sağlıklarına kavuşturabiliyoruz.” </p>
<p><strong>Prof. Dr. Özlem Sönmez: “Birkaç dakikalık bir kontrol, bir ömürlük fark yaratabilir”</strong></p>
<p>Erken tanının meme kanseriyle mücadelede yaşam süresini ve tedavi başarısını belirleyen en kritik faktör olduğunu söyleyen <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, “</strong>Basit bir tarama, bir hayatın yönünü değiştirebilir.<strong> </strong>Modern tıpta artık geç kalmak istemeyen değil, erken davranan kadınlar kazanıyor. Çünkü birkaç dakikalık bir kontrol, bir ömürlük fark yaratabilir” dedi. Günümüzde ‘her hastaya aynı tedavi’ döneminin geride kaldığını vurgulayan Prof. Dr. Sönmez sözlerini şöyle sürdürdü: “Her hastaya, kendi biyolojisine uygun en etkili tedavi uygulanabiliyor. Bu yaklaşım tedavideki başarıyı artırırken, yaşam kalitesini koruyor. Bilim artık yalnızca hastalığı değil, hastayı merkeze alıyor. Çünkü her kadının kanseri farklı ve tedavisi de öyle olmalı.  Meme kanseriyle mücadelede bilim artık bir devrim çağında. Yeni nesil hedefe yönelik tedaviler, immünoterapiler ve klinik araştırmalar sayesinde her geçen gün daha fazla kadına umut doğuyor. Her yeni keşif, bir sonraki raundun daha güçlü geçmesini sağlıyor.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Gül Esen İçten: “Mamografi zararlı değil!”</strong></p>
<p>Mamografik taramanın erken tanıda etkinliği kanıtlanmış bir yöntem olduğuna dikkat çeken <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi</strong> <strong>Radyoloji Uzmanı</strong> <strong>Prof. Dr. Gül Esen İçten, </strong>“Mamografi ülkemizdeki tüm hastanelerde ve KETEM tarama merkezlerinde sunulan bir hizmet. Günümüzde sıklığı giderek artan meme kanserinin tanısında gecikmemek için 40 yaşın üzerindeki tüm kadınlar bu hizmetten yararlanmalı. Yanlış bilgilendirmeler nedeniyle kadınlarımız mamografi tetkikinden çekiniyor ve zararlı olduğunu düşünüyor. Mamografi çekimlerinde dikkat edilmesi gereken faktörler, cihaz kalitesi ve incelemeyi değerlendirecek olan radyoloğun tecrübesi” dedi. Buna karşın mamografinin tek başına tüm meme kanserlerini saptayamayacağını vurgulayan Prof. Dr. İçten sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle meme dokusu yoğun olan kişilerde erken tanı, tümörün yayılımını değerlendirme ve tedavi sonrası için ek görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç var. Erken tanıda risk bazlı yaklaşımlar gelecekte daha çok kullanılacak. Risk durumlarına göre kişiye özel planlanacak incelemeler daha fazla kadının en erken evrede tanı almasını sağlayacak.” </p>
<p><strong>Prof. Dr. Nuran Beşe: “Gereksiz Protez Ameliyatlarından Kaçınılmalı”</strong></p>
<p><strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı</strong> <strong>Prof. Dr. Nuran Beşe, </strong>günümüzde tedavi sürelerinin kısaldığını belirterek “Radyoterapiyi çok özel bir durum olmadıkça 15-16 seansta tamamlıyoruz. Tedavilerde hastanın yaşam kalitesini koruyarak mümkün olduğunca en etkili, en minimal uygulamalara yöneliyoruz. Uygun hastalarda tüm meme yerine tümörün bulunduğu bölgeyi yani parsiyel meme ışınlaması uygulayarak kalp ve akciğerin aldığı dozları neredeyse sıfıra indiriyoruz ve radyoterapiyi 5 günde tamamlıyoruz” dedi. Hastaların gereksiz protez ameliyatlarından kaçınmaları gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Beşe şöyle konuştu: “Gerçekten bir risk varsa -örneğin BRCA 1/2 pozitifliği gibi genetik bir faktör söz konusuysa ya da cerrah tarafından memenin takibi çok zorsa, memede farklı kadranlarda tümör varsa, özetle hekim bu işlemi mutlaka gerekli görüyorsa hastalığın olduğu memenin ya da her ikisinin boşaltılması gündeme gelebilir. Ancak işlem hastanın isteğiyle, ‘her iki meme boşaltılsın ve bu hastalıktan kurtulayım’ yanılsaması ile yapıldığında kozmetik sonuç ne kadar iyi olursa olsun kişi yapay iki meme taşıyor olur ve hiçbir zaman kendi memesi kadar konforlu olamaz. Eğer hastaya implant takıldıktan sonra radyoterapi uygulanması gerekirse bu durumda çok daha dikkatli olunmalı. İmplantı etkileme ve kozmetik sonucu bozma riski ile karşı karşıya oluruz. Bu nedenle hastalar bu kararı tamamen doktorlarına bıraksınlar ve mutlak gerekli ise yaptırsınlar. Sonuçta meme koruyucu cerrahi ve radyoterapi altın standart olarak kabul edilmektedir.”</p>
<p> </p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-sarkici-hande-yener-meme-kanserini-yenme-deneyimiyle-kadinlara-guc-verdi-584479">Ünlü şarkıcı Hande Yener, meme kanserini yenme deneyimiyle kadınlara güç verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi&#8217;de Meme Kanserine Karşı Farkındalık Buluşması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazide-meme-kanserine-karsi-farkindalik-bulusmasi-584318</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 18:13:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[buluşması]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanserine]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584318</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, kadın sağlığına dikkat çekmek ve meme kanserinde erken teşhisin önemini vurgulamak amacıyla anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-meme-kanserine-karsi-farkindalik-bulusmasi-584318">Osmangazi&#8217;de Meme Kanserine Karşı Farkındalık Buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Osmangazi Belediyesi, kadın sağlığına dikkat çekmek ve meme kanserinde erken teşhisin önemini vurgulamak amacıyla anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ‘Meme Kanseri Farkındalık Sergisi ve Söyleşisi’ programı kapsamında alanında uzman hekim, hemşire ile sanatçı, meme kanseriyle mücadele sürecinde farkındalık, moral ve umut dolu mesajlar paylaştı. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Osmangazi Belediyesi, dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserine karşı erken tanının önemini vurgulamak için ‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ etkinlikleri çerçevesinde ‘Farkındalık Yaşatır, Meme Kanserine Karşı Birlikteyiz’ konulu program düzenledi. Ördekli Kültür Merkezi’nde gerçekleşen ve kadın sağlığını korumaya yönelik bilgilerin paylaşıldığı etkinlikte katılımcılar hem bilinçlendi hem de umut dolu hikayelere tanıklık etti. Osmangazi Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Dr. Sevcan Yaman moderatörlüğünde yürütülen söyleşide Op. Dr. Can Başaran ve Yüksek Hemşire Hüsnüye Altıntaş, meme kanserinin nedenleri, korunma yöntemleri ile tarama sürecine ilişkin bilgiler verdi.</span></span></span></p>
<p><span><span><b><span>“Mamografide Sağlığı Tehdit Eden Bir Radyasyon Dozu Yok”</span></b></span></span></p>
<p><span><span><span>Meme kanserinde erken tanının hayat kurtardığını belirten Op. Dr. Can Başaran, “Her 8 kadından biri yaşamının bir döneminde meme kanseriyle karşılaşıyor. Toplumda hala ‘Ben gencim ya da ben artık yaşlıyım, bana bir şey olmaz’ düşüncesi yaygın. Oysa bu hastalık yaş ayırt etmiyor. Ne yazık ki birçok kadın, mamografideki radyasyon endişesiyle kontrolleri geciktiriyor. Oysa mamografide sağlığı tehdit eden bir radyasyon dozu yok. Kadınlarımız şunu bilmeli; düzenli kontroller ve erken teşhis hastalığın seyrini tamamen değiştirebilir. Özellikle 40 yaş üzerindeki tüm kadınların yılda bir kez mamografi çektirmesini öneriyoruz. Günümüzde hala meme kanseri taramalarında mamografi altın standarttır. </span><span>KETEMDER ücretsiz olarak 40-69 yaş arasında bütün kadınlara bu imkanı sağlıyor” dedi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>25 yıldır meme kanseri hastalarının tedavi sürecinde çalıştığını söyleyen Yüksek Hemşire Hüsniye Altıntaş da, “Kadınların hayattan erken kopmaması, sevdiklerine ve kendilerine sahip çıkabilmesi için erken tanının ne kadar önemli olduğunu her fırsatta anlatıyoruz. Kadın toplumun kalbidir; o yüzden sağlığı her şeyden değerlidir. Bizler onların yanında olmak, her zaman destek olmak ve farkındalık oluşturmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Kadınlarımızın yaşam mücadelesinde daime yanlarında olacağım” diye konuştu. </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b> </b><b><span>“Sergim Erken Teşhisin Ne Kadar Önemli Olduğunu Anlatıyor”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Yoğun katılımın sağlandığı programda meme kanseriyle mücadele etmiş Fotoğraf Sanatçısı Serpil Savaş ise hastalıkta tanı konduğu günden iyileşme sürecine kadar geçen dönemi anlatan fotoğraflarını paylaştı. Erken teşhisin bir insanın hayatını nasıl değiştirebileceğini duygusal karelerle anlatan Savaş, “İki yıl önce meme kanserine yakalandım. Hastalığımın başladığı andan itibaren yaşadığım her duyguyu, geçirdiğim tüm aşamaları fotoğraflarla belgeledim. Bugün açtığım bu sergide, hastalığın zorlu tedavi sürecinin ardından yeniden hayata tutunmanın mümkün olduğunu göstermek istedim. Fotoğraflarım, erken teşhisin bir yaşamı nasıl değiştirebileceğini, umudun insanı nasıl yeniden ayağa kaldırdığını anlatıyor. Eğer bu farkındalığa sahip olabilirsek, özellikle 40 yaş üzeri kadınlarımız düzenli kontroller yaptırırsa, erken teşhisin hayat kurtardığını hep birlikte görebiliriz” dedi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Program sonunda CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz ve meclis üyeleri, konuşmacılara günün anısına teşekkür hediyesi takdim etti. </span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-meme-kanserine-karsi-farkindalik-bulusmasi-584318">Osmangazi&#8217;de Meme Kanserine Karşı Farkındalık Buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allianz&#8217;dan Meme Kanseri Farkındalık Ayına Özel Proje: &#8220;Pazarda Elle Muayene!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/allianzdan-meme-kanseri-farkindalik-ayina-ozel-proje-pazarda-elle-muayene-584315</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 18:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[allianz]]></category>
		<category><![CDATA[ayına]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584315</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de yaklaşık 8 kadından 1’i meme kanserine yakalanma riski taşıyor* Kadınlarda en yaygın kanser türü olan meme kanseri ile mücadelede erken teşhis hayat kurtarıyor, kanserin erken dönemde tespit edilmesinde ise kendi kendine meme muayenesi kritik bir rol oynuyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/allianzdan-meme-kanseri-farkindalik-ayina-ozel-proje-pazarda-elle-muayene-584315">Allianz&#8217;dan Meme Kanseri Farkındalık Ayına Özel Proje: &#8220;Pazarda Elle Muayene!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de yaklaşık 8 kadından 1’i meme kanserine yakalanma riski taşıyor* Kadınlarda en yaygın kanser türü olan meme kanseri ile mücadelede erken teşhis hayat kurtarıyor, kanserin erken dönemde tespit edilmesinde ise kendi kendine meme muayenesi kritik bir rol oynuyor. Buna rağmen ülkemizde kadınların %48,5’i elle muayeneyi bilmiyor**. Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı olan ekim ayında elle muayenenin önemine dikkat çeken Allianz Türkiye, semt pazarlarının samimi ve doğal atmosferinden ilham alarak dikkat çekici ve bilgilendirici bir toplumsal farkındalık çalışmasına imza atıyor. Bu farkındalık çalışması kapsamında çekilen film de dijital mecralarda yayımlanmaya başladı.</p>
<p><strong>Kendi kendine elle muayene alışkanlığını yaygınlaştırmak hedefleniyor</strong></p>
<p>Bütüncül sağlık çözümleriyle müşterilerinin yaşam boyu sağlık partneri olmayı hedefleyen Allianz Türkiye, her yıl 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında erken tanının önemine dikkat çekerek farkındalık yaratmak amacıyla Elle Muayene kampanyası düzenliyor. 40 yaş üstü Allianz Modüler Sağlık Sigortası sahibi kadınlara yılda 1 kez poliçe kapsamında yer alan anlaşmalı kurumlar aracılığıyla ücretsiz mamografi hizmeti veren Allianz Türkiye, bu projesiyle daha çok kadına ulaşarak meme kanseriyle mücadelede toplumun tüm kesimlerinde farkındalık yaratmayı hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/allianzdan-meme-kanseri-farkindalik-ayina-ozel-proje-pazarda-elle-muayene-584315">Allianz&#8217;dan Meme Kanseri Farkındalık Ayına Özel Proje: &#8220;Pazarda Elle Muayene!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erken tanı ile meme kanserinde yaşam şansı yüzde 90&#8217;ı aşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erken-tani-ile-meme-kanserinde-yasam-sansi-yuzde-90i-asiyor-584297</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 17:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[oran]]></category>
		<category><![CDATA[şansı]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584297</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, erken tanı sayesinde artık büyük oranda tedavi edilebiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrah Op. Dr. Kemal Raşa, düzenli taramaların erken teşhiste hayat kurtardığını vurgulayarak, “Erken evrede yakalanan hastalarda 5 ila 10 yıllık sağ kalım oranı yüzde 90’ın üzerinde.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-tani-ile-meme-kanserinde-yasam-sansi-yuzde-90i-asiyor-584297">Erken tanı ile meme kanserinde yaşam şansı yüzde 90&#8217;ı aşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, erken tanı sayesinde artık büyük oranda tedavi edilebiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrah Op. Dr. Kemal Raşa, düzenli taramaların erken teşhiste hayat kurtardığını vurgulayarak, “Erken evrede yakalanan hastalarda 5 ila 10 yıllık sağ kalım oranı yüzde 90’ın üzerinde. Bu, birçok kanser türü için ulaşılması zor bir başarı. Bu oran yalnızca yaşam süresinin uzadığını değil, erken evrede tanı alan pek çok hastanın tamamen iyileşebildiğini de gösteriyor. Geç tanılarda ise yaşam süresi ciddi şekilde kısalıyor. Bu yüzden erken teşhise yönelik tarama programları, meme kanseriyle mücadelede en etkili silahımız” dedi. Dr. Raşa, meme kanseriyle ilgili merak edilen soruları yanıtladı.</strong></p>
<p><strong>Meme kanserinin erken teşhis edilmesiyle geç teşhis edilmesi arasında, hayatta kalma oranları açısından büyük bir fark var mı?</strong></p>
<p>Meme kanseri erken evrede teşhis edildiğinde hastalık genellikle memede veya koltuk altı lenf bezlerinde sınırlı olur. Bu aşamada tedaviye verilen yanıt çok yüksektir ve 5–10 yıllık sağ kalım oranı çoğu zaman yüzde 90’ın üzerindedir. Ancak hastalık geç fark edildiğinde, yani uzak organlara yayıldığında, yaşam süresi genellikle birkaç yıl ya da aylarla sınırlı kalır. Bu dönemde tedavinin amacı hastalığı tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade, yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitesini korumaktır. Erken tanı sayesinde eskiden ölümcül kabul edilen meme kanserini artık yaşamı tehdit eden bir durumdan çok, hipertansiyon ya da diyabet gibi kontrol edilebilen kronik bir hastalık olarak görebiliriz.</p>
<p><strong>Meme kanseri erkeklerde de görülebilir mi? </strong></p>
<p>Meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 1’i erkeklerde görülür ve bu vakalar kadınlardakine göre daha sık kalıtsal kökenlidir. Ailesinde birden fazla kadında meme kanseri bulunan erkekler de mutlaka muayene edilmeli ve ultrasonografiyle kontrol edilmeli. Erkeklerde meme dokusu az olduğundan hastalık genellikle ele gelen bir kitleyle fark edilir. Şüpheli bulgu varsa ultrasonografi ve kalın iğne biyopsisiyle tanı konur. Bu nedenle, kalıtsal meme kanseri öyküsü bulunan erkeklerin 40 yaşından sonra en az bir kez meme muayenesi yaptırması ve bir meme merkezine başvurması önerilir.</p>
<p><strong>Meme kanseri tedavisi doğurganlığı etkiler mi? </strong></p>
<p>Meme kanseri tedavisinde ilk adım genellikle ameliyattır. Bazı hastalar ek olarak kemoterapi ve anti-hormon tedavisi alırken, memesi korunan hastalara radyoterapi uygulanır. Bu tedaviler esnasında hastanın doğurganlığı olumsuz etkilenebilir, özellikle kemoterapi ve uzun süreli anti-hormon tedavileri bu riski artırır. Bu nedenle doğurganlık çağındaki kadınlarda tedaviye başlamadan önce bu konunun mutlaka değerlendirilmesi, hastanın tüp bebek ünitesinde görevli kadın doğum uzmanlarıyla görüşmesi ve doğurganlığını korumak istiyorsa yumurta dondurma gibi seçenekleri önceden planlaması önerilir.</p>
<p><strong>Hastalık tedavi edildikten sonra tamamen yok olur mu yoksa vücudun bir yerinde gizli kalmaya devam eder mi? </strong></p>
<p>Kuramsal olarak, bir hastalık ya da doku vücudun başka bir bölgesine yayılma potansiyeline sahipse —yani metastaz yapabiliyorsa— o hastalığa kanser denir. Bu sebeple kanserler vücudun farklı bölgelerine yayılabilir. Tanı sonrası hastalığın başka bir organa gidip gitmediği ise PET-BT gibi görüntüleme yöntemleriyle değerlendirilir. Ancak meme kanseri gibi yavaş ilerleyen kanserlerde, hastalık tedaviden 10, 15 hatta 20 yıl sonra bile memede ya da uzak organlarda yeniden ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Meme kanseri vücudun ilk olarak hangi bölgelerine sıçrama eğilimindedir?</strong></p>
<p>Tüm kanserlerin temelde iki yayılım yolu vardır. İlki, kan damarları aracılığıyla vücudun uzak organlarına yayılımdır. Tümörler en sık akciğer, karaciğer ve kemiklere yayılmayı tercih etse de teorik olarak her organa metastaz yapabilir. İkinci yol ise lenf damarları aracılığıyla gerçekleşir. Meme ve tiroid gibi endokrin kökenli kanserler genellikle önce lenf yoluyla yayılmayı tercih eder. Tabii zamanla kan dolaşımıyla uzak organlara da metastaz yapabilirler. Dolayısıyla meme kanserinde ilk olarak koltuk altındaki lenf bezlerine bakılır çünkü kanserin yayılmaya başlayıp başlamadığını gösteren en erken ve en önemli bölgedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-tani-ile-meme-kanserinde-yasam-sansi-yuzde-90i-asiyor-584297">Erken tanı ile meme kanserinde yaşam şansı yüzde 90&#8217;ı aşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>A&#8217;dan Z&#8217;ye Meme Kanseri Hakkında Bilinmesi Gerekenler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/adan-zye-meme-kanseri-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-583959</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 10:13:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmesi]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[ye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583959</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanserine tüm dünyada her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadın yakalanıyor. Tüm kanserlerin %25’ini oluşturan meme kanseri Türkiye’de de her 8 kadından birisinde görülüyor. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli kontrollerle meme kanseri önlenebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/adan-zye-meme-kanseri-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-583959">A&#8217;dan Z&#8217;ye Meme Kanseri Hakkında Bilinmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanserine tüm dünyada her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadın yakalanıyor. Tüm kanserlerin %25’ini oluşturan meme kanseri Türkiye’de de her 8 kadından birisinde görülüyor. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli kontrollerle meme kanseri önlenebiliyor. Tüm kanser türlerinde olduğu gibi meme kanserinde de erken tanı tedavide önemli kolaylıklar sağlıyor. Bu nedenle korunma yollarını bilmek, belirtileri tanımak ve risk faktörlerini öğrenmek hayat kurtarıyor. Memorial Antalya Hastanesi Meme Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Halit Özgül “15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü” nedeniyle meme kanserinin modern cerrahi yöntemlerinin daha güvenli ve estetik sonuçları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Yüzde 90 tedavi edilebiliyor</strong></p>
<p>Türkiye’de meme kanseri en sık 35–45 yaş aralığında görülmektedir. Dünyada genellikle 45–55 yaş aralığında ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de vakaların yarısından fazlası 50 yaş öncesinde tanı almaktadır. Erken evrede yakalanan meme kanserinde tedavi başarısı %99’a kadar çıkmaktadır. Ortalama sağkalım oranı %90 civarındadır. Erken tanıda tedavi daha kısa, daha kolay ve daha az maliyetlidir. İleri evrede immünoterapiler ve hedefe yönelik ilaçlarla yaşam süresi uzatılabilmektedir.</p>
<p><strong>Meme kanserinden korunmak için başlıca adımlar şunlardır;</strong></p>
<ul>
<li>Haftada en az 3 saat egzersiz yapın.</li>
<li>Akdeniz tipi gibi sağlıklı beslenme alışkanlığı edinin. </li>
<li>Sigara ve alkolden uzak durun.</li>
<li>Sağlıklı kilonuzu koruyun.</li>
<li>Düzenli taramalarınızı ihmal etmeyin.</li>
<li>Ayda bir kendi kendinize meme muayenesi yapın.<br />Gereksiz radyasyon maruziyetinden kaçının. </li>
</ul>
<p><strong>20 yaşından itibaren kontrollere başlanmalı!</strong></p>
<p>Meme kanserinde erken teşhis, tedavi başarısını artıran en kritik faktördür. Kendi kendine meme muayenesi, düzenli doktor kontrolleri ve mamografi gibi tarama yöntemleri, hastalığın henüz belirti vermeden tespit edilmesini sağlayabilir. Uzmanlar, 20 yaşından itibaren her kadının ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapmasını öneriyor. 40 yaşından sonra ise düzenli mamografi taramaları, risk faktörlerine bağlı olarak daha erken yaşlarda bile başlamalı. Unutmayın, erken teşhis sadece tedavi sürecini kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda hayat kurtarır.</p>
<p><strong>Meme kanserinde dikkat edilmesi gereken belirtiler şunlardır;</strong><br />&#8211; Memede ele gelen sert, ağrısız kitle<br />&#8211; Meme şeklinde değişiklik, asimetri<br />&#8211; Ciltte çukurlaşma, portakal kabuğu görünümü<br />&#8211; Meme başında akıntı<br />&#8211; Koltuk altında şişlik</p>
<p><strong>Meme kanserinde risk faktörleri şunlardır;</strong></p>
<ul>
<li>Kadın olmak (erkeklerde çok nadir görülür).</li>
<li>Yaş. Türkiye’de daha çok 35–45 yaş aralığında, dünyada ise 45–55 yaş aralığında sık görülür.</li>
<li>Aile öyküsü ve BRCA1/2 gen mutasyonu.</li>
<li>Obezite ve hareketsiz yaşam.</li>
<li>Sigara, alkol kullanımı.</li>
<li>Doğum yapmamak veya emzirmemek.</li>
<li>Uzun süreli hormon tedavileri.</li>
</ul>
<p><strong>Cerrahide pek çok seçenek mevcut</strong></p>
<p>Cerrahi tedavi, meme kanserinde en temel ve en etkili yöntemlerden biridir. Özellikle erken evrede hem sağkalım hem de yaşam kalitesini belirleyen ana faktördür. Meme koruyucu cerrahide ümör ve çevresindeki sağlıklı dokunun çıkarılması. Kozmetik avantajı vardır, sonrasında radyoterapi gerekir. Total mastektomi diye adlandırılan ameliyatta meme dokusunun tamamının çıkarılması söz konusu olur. Bu cerrahi büyük veya çok odaklı tümörlerde tercih edilir. </p>
<p>Modifiye radikal mastektomide meme dokusu ile birlikte aksiller lenf nodları çıkarılır ve bu cerrahi ileri evrelerde uygulanır. Sentinel lenf nodu biyopsisi ile koltuk altındaki ilk lenf nodları incelenir. Eğer temizse geniş diseksiyon gerekmez, böylece lenfödem riski azalır. Onkoplastik cerrahi ve rekonstrüksiyon ameliyatı ile memede tümör çıkarılırken, estetik ve onarım yöntemleri birlikte uygulanabilir. Bu sayede hem kanser kontrolü hem de psikolojik iyilik hali sağlanır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/adan-zye-meme-kanseri-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-583959">A&#8217;dan Z&#8217;ye Meme Kanseri Hakkında Bilinmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her sekiz kadından biri, meme kanseri ile karşılaşabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-sekiz-kadindan-biri-meme-kanseri-ile-karsilasabilir-583464</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 11:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[kadından]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[karşılaşabilir]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sekiz]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583464</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri riski, 80 yaşına kadar kadınların %12’sini etkiliyor……</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-sekiz-kadindan-biri-meme-kanseri-ile-karsilasabilir-583464">Her sekiz kadından biri, meme kanseri ile karşılaşabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Meme kanseri riski, 80 yaşına kadar kadınların %12’sini etkiliyor……</b></p>
<p><b>Atlas Üniversitesi Hastanesi tarafından Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen programda </b><b>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu söyledi. Doç. Dr. Emine Yıldırım, meme kanserinin erken tanınmasının toplum sağlığı açısından da önemli olduğunun altını çizerek “E</b><b>rken tanı, daha etkili tedavi ve çoğu durumda tam şifa anlamına gelir. Zira bir meme kanseri 1 cm çapında iken muayenede ele gelir ve bu dönemde koltuk altı yayılım oranı çok azdır” dedi.</b></p>
<p>Atlas Üniversitesi Hastanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte meme sağlığı ve meme kanseri hakkında bilgilendirmeler yapılıp meme kanserinde erken teşhis, meme muayenesi ve düzenli kontrolün önemini vurgulandı. </p>
<p><b>Erken tanı ile yüzde 90 iyileşme mümkün</b></p>
<p>Atlas Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Cem Cemal Balaban, açılış konuşmasında meme kanseri ile farkındalık oluşturmayı sadece bir ay boyunca değil, tüm yıla yaydıklarını söyledi. Meme kanseri ile ilgili farkındalık oluşturmada ve bilinçlenmede kadınların birbirlerine meme sağlığı ile ilgili yıllık ve aylık kontrollerini hatırlatmalarını tavsiye eden Dr. Öğr. Üyesi Cem Cemal Balaban, “Bu alışkanlık yaygınlaştığında bunun sonucunu bütün kadınlar görecek. Çünkü meme kanseri erken tanı konulduğunda yüzde 90 iyileşme oranına sahip bi kanser artık. Bu çok önemli ve erken tanısı da çok zor değil. Erken tanı için her kadının ufak bir zaman ayırması yetiyor” diye konuştu. </p>
<p><b>Kadınlarda en sık görülen kanser türü</b></p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, meme sağlığı ve meme kanserinden korunmada alınacak önlemlere dikkat çekti. Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirten Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Her sekiz kadından bir tanesi hayatının bir döneminde meme kanseri ile karşılaşabilir. Meme kanseri riski kadınlar için 80 yaşına kadar %12’dir. Bu nedenle meme hastalıklarının özellikle meme kanserinin erken tanınması toplum sağlığı açısından da önemlidir” dedi.</p>
<p><b>Erken tanı, çoğu durumda tam şifa anlamına geliyor</b></p>
<p>Meme ile ilgili şikayetlerde kadınların en büyük korkusunun kanser olduğunu belirten Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Ancak erken tanı, daha etkili tedavi ve çoğu durumda tam şifa anlamına gelir. Tarama maografileri sayesinde pek çok kadın erken tanıya ulaşabilirken meme kanseri nin yaklaşık bir cm çapında iken muayenede ele gelebileceği ve bu dönemde koltuk altı yayılım oranı çok az olduğunu söyledi. Kanser vakalarının büyük bir kısmı memede kitle ile kendini gösterir” dedi.</p>
<p><b>Kendi kendine meme muayenesi, erken teşhis için önemli</b></p>
<p>Meme kanserinde erken teşhisin önemini vurgulayan Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Yıllık olağan muayenelerinizde doktorunuzun yaptığı meme muayenesi ve belli bir yaştan sonra muayeneye ek olarak yapılan mamografi / meme ultrasonografisi meme kanseri erken tanısının doktorunuza düşen kısmıdır. Siz ise kendi kendine meme muayenesiusulünü kavrayarak aylık olarak uyguladığınızda, erken tanındığında tedavi şansı yüksek olan bu kanser türüyle başa çıkmak için size düşen görevi yerine getirmiş olacaksınız” dedi. </p>
<p><b>Kendi kendine meme muayenesi neden önemli?</b></p>
<p>Kendi kendine meme muayenesinin, meme kanserinde erken tanı amaçlı kullanılan bir tarama yöntemi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Memede olan değişiklikleri fark etmeye yardımcı olmak için hem gözler hem de eller kullanılarak memenin görünümü veya yapısında bir farklılık olup olmadığına bakılır. Kendi kendine yapılan muayene tabi ki doktor tarafından yapılan muayenenin ve görüntülemelerin yerini tutamaz ama meme yapısına aşinalık sağlayarak memedeki değişikliği daha erken fark etmeye yardımcı olur ve kanser taramasını destekler” diye konuştu.</p>
<p><b>Kendi kendine muayeneye 20 yaş sonrası başlanmalı</b></p>
<p>Kendi kendine meme muayenesine 20 yaş sonrası başlanmasının önerildiğini kaydeden Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Muayenede meme cildinde çukurlaşma ve çekilme, renk değişikliği, meme başında çekilme, pullanma, kabuklanma, memede ele gelen bir kitle varlığı aranmalıdır” dedi.</p>
<p>Kendi kendine muayenenin yapılması gereken döneme ilişkin bilgi de veren Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Kendi kendine meme muayenesi, ideal olarak adet döngüsünün 5.-7. günleri arasında (adetten sonra ilk hafta) yani hormon etkisinin en az olduğu dönemde, ayda bir kez yapılmalıdır. Adet kanamasının başlamasıyla birlikte kanda östrojen ve progesteron hormonlarının etkinlikleri nispeten azalır ve meme dokusunu incelemek kolaylaşır” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Emine Yıldırım, menopoz döneminde olan ve adet görmeyen kadınların ise her ayın kendi belirledikleri bir gününde bu muayeneyi yapabileceklerini ifade etti.</p>
<p>Meme ultrasonografisinin memede tespit edilmiş kitlenin doğasını ortaya koymada kullanılan yararlı bir yöntem olduğunu belirten Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Meme için kullanılan ultrasonların özellikleri sayesinde derini değil yüzeyel dokuyu taramayı amaçlayan özel kullanımlı cihazlardır” dedi.</p>
<p><b>Mamografi 40 yaşından sonra her yıl çektirilmelidir</b></p>
<p>Mamografinin ise memenin röntgen ışınları (X ışınları) ile incelenmesi olduğunu kaydeden Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Bu yöntemle meme kanseri muayene ile tanınabilecek büyüklüğe ulaşmadan tanınabilir. Mamografi ile elde edilen direkt grafiler olan mamogramlar”da meme dokusundaki kanser bulguları araştırılmaktadır. Mamografi Tarama Testi Programı, Radyoloji Derneği tarafından 40 yaş sonrası her yıl önerilmektedir. Kadın sağlıklı ve yaşam beklentisi 5 yıldan fazla ise tarama ileri yaşlara kadar devam eder. Genellikle birçok rehberde  üst sınır 70-74 kabul edilir” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Emine Yıldırım, birinci derece akrabalarında meme kanseri olanlarda mamografi ile taramaya, tanı yaşının 10 yıl öncesinde başlandığını ancak mamografi yaşının alt sınırıının 25 olduğunu söyledi.</p>
<p><b>Meme kanserinde tedavi yöntemleri</b></p>
<p>Meme kanserinde tedavi yöntemlerinden de bahseden Doç. Dr. Emine Yıldırm “Öncelikle hastalığın tedavi edilebilir olduğunu bilmeliyiz. Meme kanseri ileri evrede yakalanmışsa tümör boyutu büyük ya da koltuk altı lenf bezlerine yayılım varsa tedaviye kemoterapi ile başlanıp kitle küçültülebilir ve daha sonra cerrahi tedavi uygulanabilir. Başlangıçta kemoterapi almayan hastalar ameliyat sonrası kemoterapi görebilir. Hastaların memesinin bir kısmı alındıysa, ameliyat öncesi kemoterapiye rağmen memede hala kitle varsa ve koltuk altında lenf bezi varsa ameliyat sonrası radyoterapi gerekir” dedi. </p>
<p>Meme kanseri cerrahisinde artık memenin korunabileceğini, memenin tamamen alınması gerekse bile yerine hem erken dönemde hem de ilerleyen dönemde plastik ve rekonstrüktif cerrahinin de yardımı ile tekrar meme yapılabildiğini ekledi. </p>
<p><b>Tedavi sonrası takip önemli</b></p>
<p>Meme kanserinin tam olarak iyileşmesi sonrasında nüksleri atlamamak için takibin çok önemli olduğunun altını çizen Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Takiplerde kanserin tam olarak ortadan kalktığı izlenirse bu bölgeye ek düzeltici ve estetik operasyonlar uygulanabilir. Bu hastalarda psikolojik destek son derecede önemlidir” dedi.</p>
<p><b>Kadınlar kendilerine şefkat göstermeyi öğrenmeli</b></p>
<p>Gördüğü tedavi ile meme kanserini atlatan 32 yaşındaki Başak Turgut da etkinliğe katılarak kadınlara tecrübelerini anlattı. 26 yaşında meme kanserine yakalanan Başak Turgut,  belirtilere rağmen bir süre korku nedeniyle doktora başvurmadığını anlattı. Başak Turgut, daha sonra Doç. Dr. Emine Yıldırım’a başvurduğunu, iki ameliyat geçirdiğini ve bir yılı aşan tedavi sürecinin ardından sağlığna kavuştuğunu söyledi. Meme kanseri ile verdiği mücadeleyi kazandıığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Turgut, kanserden korkulmaması gerektiğini belirterek kadınlara aylık meme kontrollerini aksatmamalarını, en küçük bir şüphede hastaneye başvurmalarını tavsiye etti. Kadınların güçlü olmayı hedeflerken zaman zaman kendilerini ihmal edebildiğini belirten Başak Turgut, “Kadınlar hayatın her alanında hep güçlü olmayı hedefliyor. ‘Çok iyi olmalıyım, mücadeleyi bırakmamalıyım’ diye düşünüyor ama burada hatalı bir nokta var ki biz gücümüzü yanlış yerde kullanıyoruz. Asıl güç, kendimize şefkat gösterebilmekteymiş. Kadınlar kendini ihmal etmemeli ve kendine vakit ayırmalı. Kendinize değer verdikten sonra en karanlık anda bile içinizde bir ışık bulabiliyorsunuz.Kanserden korkmayın, o sizden korksun” diye konuştu.  </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-sekiz-kadindan-biri-meme-kanseri-ile-karsilasabilir-583464">Her sekiz kadından biri, meme kanseri ile karşılaşabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlar Meme Kanserinde Erken Tanı için Sanatta Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadinlar-meme-kanserinde-erken-tani-icin-sanatta-bulustu-583198</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 15:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[kıvılcım]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[okan]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatta]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583198</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Işıl Okan Gülen, İstanbul Okan Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Gökçe Tunç, Prof. Dr. Mithat Kıyak, Okan Sağlık Grubu Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ercan Özgül ve Tuzla İlçe Sağlık Müdürü Dr. Murat Sadettin Söylemez’in de katılımcılar arasında yer aldığı serginin açılışında, Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Taner Kıvılcım, meme kanserinde erken tanının önemine vurgu yapan bir sunum gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlar-meme-kanserinde-erken-tani-icin-sanatta-bulustu-583198">Kadınlar Meme Kanserinde Erken Tanı için Sanatta Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Işıl Okan Gülen, İstanbul Okan Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Gökçe Tunç, Prof. Dr. Mithat Kıyak, Okan Sağlık Grubu Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ercan Özgül ve Tuzla İlçe Sağlık Müdürü Dr. Murat Sadettin Söylemez’in de katılımcılar arasında yer aldığı serginin açılışında, Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Taner Kıvılcım, meme kanserinde erken tanının önemine vurgu yapan bir sunum gerçekleştirdi. Aralarında meme kanserini yenmiş kadınların kendi iyileşme yolculuklarından ilham verici izleri yansıttıkları eserlerin de bulunduğu sergi, 24 Ekim 2025’e kadar Tuzla’daki İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nde ziyaret edilebilecek. </p>
<p>Açılış töreninde konuşan İstanbul Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Işıl Okan Gülen,<em> </em><em>“Bugün burada olmak benim için büyük bir mutluluk. Meme kanseri konusunda sadece 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nda değil, her zaman bilinçli olmayı çok önemsiyorum. Özellikle böyle etkinliklerde sanatın gücünden faydalanmak verdiğimiz mesajları da daha anlamlı hale getiriyor. Üniversite olarak görevimiz, bu konuda toplumla daha sıkı bütünleşebilmek ve farkındalığı yükseltmeye katkı sunmaktır.” </em>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Murat Cengiz Aşıcıoğlu ise yaptığı konuşmada, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek bu konudaki bilinçlendirme çalışmalarının önemine değindi ve sergiye katılan tüm sanatçılara teşekkür etti.    </p>
<p>Sergi açılışında gerçekleştirilen panelde, İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Taner Kıvılcım, katılımcılarla meme kanseri ve tedavilerine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Dr. Kıvılcım, kadınlarda en sık görülen kanser türünün meme kanseri olduğunu hatırlatarak, özellikle son yıllardaki vaka sıklığının artışına dikkat çekti. 2020 yılında 2,3 milyon yeni vakanın görüldüğünü söyleyen Dr. Kıvılcım’ın verdiği bilgilere göre, bu rakamın 2040 yılında 3 milyon sınırına ulaşacağı tahmin ediliyor. Dr. Kıvılcım özellikle erken tanı için kendi kendine muayenenin ve kanser taramalarının önemini vurgulayarak şunları söyledi: <em>“Kanser taramasının nihai hedefi, hiçbir şikayeti olmayan sağlıklı bireylerde; kanseri, tedavisinin çok daha kolay ve etkili yapılabildiği erken evrelerde yakalamak. Son 20 yıldaki çalışmalar bize, mamografi ile yapılan toplum taramalarında kadınlarda meme kanseri nedeniyle ölüm oranlarının %30-50 oranlarında azaldığını gösteriyor. Günümüzde dijital mamografilerle meme incelemesinde maruz kalınan doz da giderek azalıyor. Bu nedenle kadınların 40 yaş üzerinde 2 yılda bir mamografi çektirmelerinde bir sakınca yok. Aile öyküsü, Batı tipi yaşam tarzı, stres ve tütün kullanımı gibi risk faktörlerinin varlığında ise taramaların daha erken yapılması planlanabilir.”</em></p>
<p>Panelin bir diğer konuşmacısı Gözde İlhan, 2024 yılında meme kanseri tanısı almış, verdiği mücadeleyle kanseri yenmeyi başarmış bir isim. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi gören İlhan, sergiye üç çalışmasıyla katılırken; kendi hikayesini, kanserle başlayan ama sanatla yeniden doğan bir yolculuk olarak tanımlıyor. İlhan konuşmasında, tedavi sürecinde yaşadıklarını ve resim sanatıyla olan yolculuğunu ise şu sözlerle paylaştı: <em>“Sanat, tedavi sürecimde bana nefes olan, umudu hatırlatan bir yol arkadaşı oldu. Sanat, bana kelimelerin yetmediği yerde şifa verdi. Bugün buradaki sergi, sadece bir sanat etkinliği değil; aynı zamanda farkındalık, umut ve dayanışmanın bir simgesi.” </em></p>
<p><strong>“Erken Tanıyoruz, Birlikte İyileşiyoruz”</strong> karma resim sergisi, 24 Ekim 2025’e kadar İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nde ziyarete açık olacak. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlar-meme-kanserinde-erken-tani-icin-sanatta-bulustu-583198">Kadınlar Meme Kanserinde Erken Tanı için Sanatta Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme kanseri ile ilgili 5 şehir efsanesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-ile-ilgili-5-sehir-efsanesi-583150</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 13:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[efsanesi]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kitle]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583150</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlarda en yaygın kanser türü olan meme kanseri hakkında tüm farkındalık çalışmalarına rağmen hâlâ birçok yanlış inanış bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-ile-ilgili-5-sehir-efsanesi-583150">Meme kanseri ile ilgili 5 şehir efsanesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kadınlarda en yaygın kanser türü olan meme kanseri hakkında tüm farkındalık çalışmalarına rağmen hâlâ birçok yanlış inanış bulunuyor. İnternette, sosyal medyada veya kulaktan kulağa yayılan şehir efsaneleri, kadınların gereksiz endişe yaşamasına ya da tam tersine, erken tanı fırsatını kaçırmasına neden olabiliyor. Oysa bilimsel araştırmalar; deodorant kullanımı, silikon implantlar, mamografi ya da cep telefonlarının meme kanseriyle ilişkili olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığını gösteriyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrah Op. Dr. Kemal Raşa, “Memede ele gelen her kitle kanser değildir ancak fark edilen her değişiklik önemlidir. Kadınların kendi bedenlerini tanımaları, düzenli kontrollerini yaptırmaları ve doğru bilgiye güvenmeleri, meme sağlığını korumanın en etkili yolu” dedi ve meme kanseri ile ilgili merak edilen beş soruya açıklık getirdi.</strong></p>
<p><strong>Memede kitle, ağrı, akıntı ve şekil değişikliği meme kanseri belirtisi midir?</strong></p>
<p>Bu sayılanlar meme kanseri belirtileri değildir. Memede ele gelen her kitlenin kanser olduğu düşünülse de bu kitlelerin çoğu iyi huylu değişikliklerden kaynaklanır. Kişinin kendi fark ettiği bu kitleler, klinik ve radyolojik incelemelerde genellikle fibrokistik değişiklikler olarak değerlendirilir. Meme ağrısı da kanserin tipik bir belirtisi değildir aksine ağrı, çoğu zaman iyi huylu kitleleri düşündürür. Meme başı akıntılarının büyük kısmı da iyi huylu nedenlerle oluşur. Ancak akıntı kendiliğinden geliyorsa, yoğun ve kanlıysa ayrıca bunlara bir de kitle eşlik ediyorsa kanser olasılığı yüzde 20–25’e kadar çıkar. Bunun dışında sadece sıkınca gelen, az miktarda, şeffaf ya da beyazımsı akıntılar genellikle endişe verici değildir.</p>
<p><strong>Meme kanseri; cep telefonu, mikrodalga fırın veya benzeri eşyalardan yayılan elektromanyetik dalgalarla ilişkilendirilebilir mi?</strong></p>
<p>2025 yılı itibarıyla yapılan araştırmalara göre, cep telefonu kullanımı veya mikrodalga fırınlara maruz kalmanın meme kanseri ya da diğer kanser türlerinin gelişme riskini artırdığı veya hastalığın seyrini olumsuz etkilediğine dair bilimsel bir kanıt bulunmuyor.</p>
<p><strong>Mamografi gibi görüntüleme yöntemleri radyasyon içerdiği için uzun vadede meme kanseri riskini tetikler mi? </strong></p>
<p>Mamografi radyasyon içeren bir görüntüleme yöntemidir ancak modern tomosentez cihazlarında alınan radyasyon miktarı son derece düşüktür. (Tomosentez gelişmiş bir mamografi türüdür) Hatta bu doz, uzun bir uçuşta ya da bir doğa yürüyüşünde alınan radyasyonla neredeyse eş değerdir. Öyle ki, yıllık mamografi taramaları sayesinde erken evrede tanı koyabildiğimiz ve tedaviyle yüzde yüze yakın sağ kalım elde ettiğimiz çok sayıda hasta var. Bu nedenle mamografi zararlı olarak değil, 40 yaş üzeri kadınların kendi sağlıklarını korumak için atabilecekleri en önemli adımlardan biri olarak görülmeli.</p>
<p><strong>Meme kanseri; deodorant kullanmak, koltuk altını jiletle almak ya da terlemeyi önleyen ürünlerle ilişkili olabilir mi? </strong></p>
<p>Şu ana kadar yapılan bilimsel çalışmalar; antiperspirant deodorant kullanımı, sıkı sütyenler, balenli iç çamaşırlar veya terlemenin engellenmesi gibi durumların meme kanseri riskini artırdığını gösteren hiçbir kanıt ortaya koymadı. Yani elimizde fiziksel ya da kimyasal olarak memeye baskı uygulanması ya da toksinlerin “vücutta birikmesi” gibi nedenlerle meme kanseri geliştiğine dair bilimsel bir veri bulunmuyor.</p>
<p><strong>Meme estetiğinde kullanılan; slikon, protez ve implant gibi uygulamalar kanser teşhisini zorlaştırır mı? </strong></p>
<p>Hayır zorlaştırmaz. 1960–70’li yıllarda, meme radyolojisinin henüz gelişme aşamasında olduğu ve elimizdeki görüntüleme yöntemlerinin oldukça sınırlı kaldığı dönemlerde bu konuda bazı çekinceler vardı. Ancak günümüzde dijital tomosentez, kontrastlı mamografi ve meme MR’ı gibi yüksek çözünürlüklü modern görüntüleme yöntemleri sayesinde, yerleştirilmiş meme protezleri tümörün görüntülenmesini engellemiyor ya da zorlaştırmıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-ile-ilgili-5-sehir-efsanesi-583150">Meme kanseri ile ilgili 5 şehir efsanesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Kamer, &#8220;Erken teşhis hayat kurtarır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-kamer-erken-teshis-hayat-kurtarir-583052</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 10:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kamer]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarır]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583052</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-kamer-erken-teshis-hayat-kurtarir-583052">Prof. Dr. Kamer, &#8220;Erken teşhis hayat kurtarır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi. Avrupa Tıp Öğrencileri Birliği (EMSA) Ege iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, EÜ 1 Nolu Yemekhane önünde hibrit bir farkındalık çalışması olarak yapıldı.</p>
<p>Etkinlikte, Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emine Serra Kamer ve hekim adayları, öğrencilere meme kanseri konusunda erken tanı ve korunma yöntemlerini anlattı. Öğrenciler, katılımcılara kendi kendine meme muayenesi ve düzenli doktor kontrollerinin önemine dair mesajlar verdi.</p>
<p><b>“Meme kanserinden korkmamak ve geç kalmamak gerekiyor”</b></p>
<p>Etkinlikle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Emine Serra Kamer, “Meme kanseri, dünya genelinde ve ülkemizde kadınlar arasında en sık görülen tümörlerden biridir. Farkındalık ve erken tanı giderek önem kazanıyor. Her ay yalnızca beş dakika ayırarak memelerdeki şişlik, renk değişikliği, meme başında içe dönme veya kanlı akıntı gibi belirtiler fark edilebilir. Düzenli mamografi ve ultrasonografi ile de belirti vermeden kanser tespiti mümkün. Meme kanserinden korkmamak ve geç kalmamak gerekiyor. Erken teşhis hayat kurtarır. Tarama programlarına katılım, riskinizi minimize eder. Unutmayın, ayıracağınız beş dakika hayatınızı kurtarabilir” dedi.</p>
<p>Kurulan stantta katılımcılara meme kanseriyle ilgili kitap, broşür ve pembe kurdeleler dağıtılırken, görsel materyallerle de bilgilendirme yapıldı. Pembe balonlar ve kurdelelerle süslenen stant, katılımcıların ilgisini topladı. Etkinlik boyunca kampüs ve çevresinde meme kanseri farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-kamer-erken-teshis-hayat-kurtarir-583052">Prof. Dr. Kamer, &#8220;Erken teşhis hayat kurtarır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanserinin İlk Habercisi Olan Belirtiler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-ilk-habercisi-olan-belirtiler-582417</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 07:56:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başı]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[habercisi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanlı]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582417</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksektir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-ilk-habercisi-olan-belirtiler-582417">Meme Kanserinin İlk Habercisi Olan Belirtiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksektir. Çoğu zaman göz ardı edilen bazı belirtiler ise bu hastalığın ilk habercisi olabiliyor. Uzmanlar, özellikle tek taraflı ve kanlı meme başı akıntıların ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor ve bu belirtiyi yaşayan kadın ve erkeklerin vakit kaybetmeden doktora başvurmaları gerektiğini belirtiyor. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Memorial Ataşehir Hastanesi Meme ve Endokrin Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez, meme kanserinin belirtileri ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Tek taraflı meme başı akıntısı önemli bir belirti</strong></p>
<p>Meme başı akıntısı yalnızca doğum ya da emzirme döneminde değil, hiç doğum yapmamış gebe olmayan kadınlarda veya erkeklerde de görülebilir. Özellikle tek taraflı, kendiliğinden ve kanlı akıntılar ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir. Meme başı akıntısı birçok farklı nedenden dolayı oluşabilir. Bu akıntı aynı zamanda meme kanseri gibi ciddi bir hastalığın da belirtisidir. Teşhiste öncelikle kişinin yaşı ve genel sağlık durumu dikkate alınır. Daha sonra akıntının hangi dönemlerde, nasıl ve hangi sıklıkta oluştuğu incelenir. Meme başı akıntısının rengine de dikkat edilmelidir. Meme başı akıntısının nedenini belirlemek için meme ultrasonu, mamografi, duktografi, biyopsi, kan testlerine bakılabilir.</p>
<p><strong>Bu kişilerin yüzde 10’u meme kanseriyle karşı karşıya</strong></p>
<p>Son verilere bakıldığında ülkemizde kadınlar arasında en sık görülen kanserlerin başında yaklaşık yüzde 25 gibi bir oran ile meme kanseri gelmektedir. Bu nedenle düzenli kontrol, kendi kendine yapılan meme muayenesi ve şüpheli durumlarda zaman kaybetmeden tetkik yaptırmak büyük önem taşımaktadır. Patolojik incelemelere bakıldığında meme başı akıntısı olan kişilerin neredeyse yüzde 5-10’unda kanser saptanabilmektedir.</p>
<p><strong>Hangi renk akıntı meme kanserini işaret edebilir?</strong></p>
<p>Meme başı akıntısının rengi tanıda önemli ipuçları verir. Örneğin, en tehlikeli diyebileceğimiz pembe ve kanlı olan akıntıdır. Bu renkteki meme başı akıntıları iyi huylu tümör (intraduktal papillom) ya da meme kanseri belirtisi olabilir. Bunun dışında süt renginde beyaz ya da sarımsı akıntılar, hormonal değişiklikleri işaret edebilir. Emzirme sonrası normal kabul edilir. Yeşil veya kahverengi akıntılar da meme kanalı genişlemesi veya fibrokistik değişikliklerle ilgili olabilir. Son olarak şeffaf veya sarı meme başı akıntıları ise hormonal dengesizliklerden kaynaklanabilir.</p>
<p><strong>Ne zaman doktora gitmeliyim?</strong></p>
<p>Her kanlı akıntı hemen meme kanseri olarak yorumlanmamalıdır. Meme başı akıntısının sebebi iyi huylu tümoral oluşum da olabilir. Ancak bu, hemen doktor kontrolü gereken bir belirtidir. Özellikle tek bir memeden akıntı geliyorsa zaman kaybedilmeden doktora başvurulmalıdır. Tek memeden gelen, sürekli ve kendiliğinden olan kanlı akıntılar göz ardı edilmemelidir.</p>
<p><strong>Belirtileri fark etmek erken tanı için büyük şans</strong></p>
<p>Meme başı akıntısı tek taraftan geliyorsa, kanlıysa, memeye elle kontrolde ele gelen bir kitle hissediliyorsa, akıntı meme sıkılmadığı halde kendiliğinden geliyorsa meme kanseri olma ihtimali yüksektir. Bu belirtileri yaşayan kişi eğer erkekse bu normal bir durum değildir. Kadın ise bu durum normal olabilir; ancak yine de hemen doktora gitmesi ve gerekli tetkikleri yaptırması gerekir. Bu belirtilerin hemen fark edilmesi erken tanı için önemlidir. Böylelikle meme kanseri, daha başlangıç evresindeyken yakalanabilir. Bu noktada kendi kendine meme muayenesi yapmanın önemini ve düzenli meme kontrollerinin ihmal edilmemesini vurgulamak gerekir. 40 yaşından sonra her kadının mamografi taraması yaptırmasını öneriyoruz. Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kişilerin ise kontrollere daha erken yaşlarda başlaması gerekir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-ilk-habercisi-olan-belirtiler-582417">Meme Kanserinin İlk Habercisi Olan Belirtiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Tanı ve Tedavisinde Yapay Zeka Dönemi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tani-ve-tedavisinde-yapay-zeka-donemi-581228</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 09:57:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Cihan Uras]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581228</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 2,3 milyon kadına meme kanseri tanısı konuluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tani-ve-tedavisinde-yapay-zeka-donemi-581228">Meme Kanseri Tanı ve Tedavisinde Yapay Zeka Dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl <strong>2,3 milyon kadına meme kanseri tanısı konuluyor</strong>. Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, her yıl dünya genelinde yaklaşık 700 bin kadının yaşamını yitirmesine neden oluyor. Uzmanlara göre, <strong>her 8 kadından 1’i</strong> yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıyor. </strong></em></p>
<p><em><strong>Ekim ayı ise tüm dünyada <strong>Meme Kanseri Farkındalık Ayı</strong></strong> <strong>olarak anılıyor. Acıbadem Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Senoloji Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cihan Uras, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek, “Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü. Ancak erken tanı sayesinde tedavi başarısı oldukça yüksek. Düzenli taramalar ve kontroller sağkalım oranlarını önemli ölçüde artırıyor, yaşam süresini ve kalitesini belirgin şekilde yükseltiyor. Böylece hastalık erken evrede yakalanarak tedavide başarı şansı da belirgin bir şekilde artıyor. Yapay zeka teknolojileri ise bu süreçte giderek daha fazla rol üstleniyor. Yapay zeka destekli görüntüleme sistemleri tanıda adeta devrim yaratıyor. Bu sistemler sayesinde gözden kaçabilecek en küçük bulgular bile saptanabiliyor, erken tanı oranları daha da yükseliyor” şeklinde konuşuyor. </strong></em></p>
<p><strong>Yapay Zeka ve Kişiye Özel Tedaviler </strong></p>
<p>Prof. Dr. Cihan Uras, Acıbadem Üniversitesi Senoloji Araştırma Enstitüsü’nde, teknolojinin yeni imkanlarını hastaların hizmetine sunduklarını belirtiyor. Özellikle de yapay zeka destekli görüntüleme sistemlerinin tanıda devrim yarattığını vurgulayan Prof. Dr. Cihan Uras, “Erken tanıda yapay zeka destekli görüntüleme yöntemlerine yoğunlaşıyoruz. Bu sayede özellikle tarama programlarında gözden kaçabilecek bulguları daha hızlı ve güvenilir şekilde tespit edebiliyoruz. Yapay zekayı patolojik incelemelerde de kullanarak, tanıların daha doğru ve güvenilir bir şekilde konulmasına katkı sağlıyoruz” diyor.<strong> </strong></p>
<p>Meme kanseri artık sadece standart tedavilerle değil, kişiye özel planlanan yöntemlerle de ele alınıyor. Hastanın genetik özellikleri, tümörün biyolojik yapısı, hormon reseptör durumu ve yaşam tarzı göz önünde bulundurularak tedavi planı belirleniyor. Bu kapsamda hedefe yönelik ilaç tedavileri, immünoterapiler, hormon tedavileri ve moleküler testler önemli rol oynuyor. Prof. Dr. Cihan Uras, bu konuda yürütülen çalışmaların önemine değinerek “Multidisipliner bir yaklaşımla kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri üzerinde çalışıyoruz. Ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle elde ettiğimiz bilimsel verileri hızla klinik uygulamalara aktarmayı hedefliyoruz. Klinik araştırma programlarında yer alıyoruz. Bu klinik araştırma programları sayesinde hastalarımıza, normal şartlarda ulaşamayacakları yeni ilaçlara erişim imkanı sunuyoruz. Enstitümüzde meme kanseri tanısı alan hastalarımıza diyetisyen desteği ve psikolojik danışmanlık sunuyor, ayrıca ameliyat sonrası deneyimli fizyoterapistlerimiz eşliğinde fizyoterapi hizmeti de veriyoruz” şeklinde konuşuyor.</p>
<p><strong>Destekleyici Onkoloji ile Yaşam Kalitesi Korunuyor </strong></p>
<p>Meme kanserinde tedavi başarısı sadece tümörün ortadan kaldırılmasıyla değil, hastaların yaşam kalitesinin korunmasıyla da ölçülüyor. Prof. Dr. Cihan Uras, “Enstitüde destekleyici onkoloji uygulamalarıyla, tedavi sürecinde kadınların fiziksel ve psikolojik olarak güçlendirilmesi amaçlanıyor. Destekleyici onkoloji,<strong> </strong>kanser tedavisinde asıl tümör tedavisinin (cerrahi, kemoterapi, radyoterapi vb.) yanında, hastanın yaşam kalitesini artırmaya odaklanan yaklaşımları kapsıyor. Amaç, sadece tümörü tedavi etmek değil, aynı zamanda hastanın fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan güçlenmesini sağlamak” diyor. Örnek uygulamalar arasında beslenme desteği (tedavi sırasında iştah kaybı veya kilo değişimlerini dengelemek), ağrı tedavisi ve semptom kontrolü, psikolojik destek ve danışmanlık, fiziksel aktivite ve egzersiz programları ile yoga ve nefes egzersizleri gibi tamamlayıcı yöntemler yer alıyor. </p>
<p>Meme kanserinde en güçlü silah ise farkındalık. Çünkü erken tanı hayat kurtarıyor. Prof. Dr. Cihan Uras “Kadınlarımızı kontrollerini aksatmamaya, kendi farkındalıklarını artırmaya davet ediyoruz. Sağlıkta küçük bir adım, yaşamda büyük bir fark yaratır” şeklinde konuşuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tani-ve-tedavisinde-yapay-zeka-donemi-581228">Meme Kanseri Tanı ve Tedavisinde Yapay Zeka Dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi Belediyesi Meme Kanserine Dikkat Çekti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesi-meme-kanserine-dikkat-cekti-581176</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 09:10:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çekti]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanserine]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581176</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Kent Konseyi, her yıl 1-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen ‘Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı’ kapsamında Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği ile ‘2025 Onkoloji Farkındalık Etkinlikleri’ düzenledi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesi-meme-kanserine-dikkat-cekti-581176">Osmangazi Belediyesi Meme Kanserine Dikkat Çekti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Kent Konseyi, her yıl 1-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen ‘Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı’ kapsamında Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği ile ‘2025 Onkoloji Farkındalık Etkinlikleri’ düzenledi. </p>
<p>Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleşen etkinliğe Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in yanı sıra Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Fatma Çil Yılmaz, Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği Başkanı Füsun Önen ve çok sayıda kadın personel katılım gösterdi. Müzik dinletisiyle başlayan programda Uludağ Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Türkkan Evrensel, Genel Cerrah Operatör Dr. Coşkun Özer, Psikolog Gönül Hazneci ile Eğitim Hemşiresi Elif Pişkin ise erken teşhisin önemine dikkat çekerek kadınlara hayati bilgiler verdi.</p>
<p>“MEME KANSERİ KADINLARDA EN SIK GÖRÜLEN KANSER TÜRÜ”</p>
<p>Meme kanserinin tüm dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirten Uludağ Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Türkkan Evrensel, “Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor. Bu anlamda kadınların farkındalıklarının artması büyük önem arz ediyor. Bu ay vesilesiyle kadınlara düzenli taramalar yaptırmalarını, sağlıklı beslenmelerini, fiziksel aktiviteyi artırmalarını, ailedeki hastalık geçmişini takip etmelerini öneriyorum. Meme kanseriyle mücadelede en büyük gücümüz, bilinçli toplumdur. Bizler, çok ilerlemiş hastalıklarda bile tamamen şifaya varan sonuçları görüyoruz” dedi. </p>
<p>“PSİKOLOJİK SAĞLAMLIK TEDAVİ BAŞARISINI ARTIRIR”</p>
<p>Meme kanserinde moral, psikoloji ve motivasyonun öneminin oldukça fazla olduğunu söyleyen Psikolog Gönül Hazneci de, “Meme kanserinde hastanın hem fiziksel hem de duygusal iyiliği, tedavi sürecinin başarısını artırır. Farkındalığı olanlar ve psikolojik sağlamlığı yakalayanlar bu süreci daha sancısız geçiriyor. Dolayısıyla bu yolculukta en az ilaç ve tedavi kadar, moral ve psikolojik destek de hayati bir rol oynuyor” diye konuştu.</p>
<p>“MEMEYİ KORUYARAK KİTLEYİ ALABİLİYORUZ”</p>
<p>Genel Cerrah Operatör Dr. Coşkun Özer ise meme kanseri cerrahi tedavi yöntemlerini anlatarak, “Meme kanseri deyince hastalarımız memenin hepsinin alınacağını düşünüyordu. Artık birçok vakada memeyi koruyarak kitleyi alabiliyoruz. Eskiden tedavideki başarılarımız %40 iken, şu an %99 görebiliyoruz. Böylece kadınlarımızı hastalıktan kurtararak, estetik kaygılarını giderebiliyoruz” dedi. <br />Program sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, katılımcı hocalara teşekkür sertifikası takdim etti. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesi-meme-kanserine-dikkat-cekti-581176">Osmangazi Belediyesi Meme Kanserine Dikkat Çekti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Personele &#8216;Meme Kanseri Farkındalık&#8217; semineri düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/personele-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi-580979</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 09:58:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlendi]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[personele]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580979</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında ‘Meme Kanseri Farkındalık’ semineri düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/personele-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi-580979">Personele &#8216;Meme Kanseri Farkındalık&#8217; semineri düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında ‘Meme Kanseri Farkındalık’ semineri düzenledi. Doçent Doktor Sina Ferahman meme kanserine yakalanan hastaların yaşının giderek düştüğünü belirterek, ‘’Dünyada meme kanseri vakaları 50-55 yaşlarında iken Türkiye&#8217;de meme kanseri 45’li yaşlarda başlıyor hatta bu oran 20’li yaşlara kadar düşüyor’’ dedi.</p>
<p>Belediye Binası Çok Amaçlı Salonu’nda gerçekleştirilen seminerde; meme kanseri risk faktörleri, riski azaltan faktörler, tarama yöntemleri, belirtiler, erken tanının önemi gibi konularda personele ayrıntılı bilgi verildi.</p>
<p><b>Sina Ferahman: Meme kanserinin erken fark edilmesi tedaviyi kolaylaştırıyor</b></p>
<p>Doç. Dr. Sina Ferahman seminerde, ‘’Eskiden 20&#8217;li yaşlarda memede kitleler görünce korkmazdık ancak şuan 20&#8217;li yaşlarda kitle görünce korkuyoruz çünkü meme kanseri çıkabiliyor. Bunun nedeni genelde coğrafi köken. Türk kadınlarının meme yapısı Avrupalı kadınlardan çok farklı, memenin içindeki dokular daha yoğun. Türkiye’deki her 8,9 kadından biri meme kanserine yakalanıyor. Kimisi 30 yaşında kimisi 70 yaşında. Kanser oluşmadan veya yeni oluştuğunda tedavi sadece bir ameliyatla, kemoterapi ve ışın tedavisi almadan halledilebiliyor. Bunun için düzenli kontroller çok önemli’’ dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/personele-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi-580979">Personele &#8216;Meme Kanseri Farkındalık&#8217; semineri düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Hakkında En Çok Merak Edilen 16 Soru</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hakkinda-en-cok-merak-edilen-16-soru-580235</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 08:26:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alınması]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kitle]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580235</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her 8 kadından 1’inde görülen meme kanseri, yaşamın her döneminde ortaya çıkabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hakkinda-en-cok-merak-edilen-16-soru-580235">Meme Kanseri Hakkında En Çok Merak Edilen 16 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her 8 kadından 1’inde görülen meme kanseri, yaşamın her döneminde ortaya çıkabiliyor. Pek çok kadın artık meme kanserini yakından tanıyor. Ancak bu hastalıkla ilgili kafalarda netleşmeyen pek çok soru olabiliyor. Meme sağlığı ile ilgili yanlış bilinenler de tanı ve tedavide geç kalınmasına, hastalığın daha ciddi seyretmesine hatta yaşam kaybıyla sonuçlanan tablolara neden olabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkan Keskin, “<strong>1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı”</strong> nedeniyle meme kanseri hakkında merak edilen soruları yanıtladı. </p>
<p><strong>1. Sık mamografi çektirmek meme kanseri yapar mı?</strong></p>
<p>Meme kanseri tanısında çok önemli bir yere sahip olan mamografide verilen ışın dozu düşüktür. Belirli aralıklarla mamografi çektirmek sakıncalı değildir.</p>
<p><strong>2. Mememi ben kontrol ediyorum, şikayetim de yok, doktora gitmeli miyim?</strong></p>
<p>Meme kanseri için en önemli nokta herhangi bir şikayet olmadan doktora gitmektir. Memedeki kitle, ele gelecek hale gelmeden çok önce mamografi ile saptanabilir. Dolayısıyla hiç şikayet olmadan kontrole gidilmelidir.</p>
<p><strong>3. Ailemde hiç meme kanseri yok, bende de olmaz değil mi?</strong></p>
<p>Ailedeki kanser vakaları, meme kanseri riskini artırır. Ancak meme kanserlerinin %85&#8217;i bireysel faktörlerle ortaya çıkar. Bu nedenle ailesinde meme kanseri olmayan kadınlarında rutin kontrollerini ihmal etmemesi gerekir. </p>
<p><strong>4. Doğum yaptım ve emzirdim, benim meme kanseri olma riskim var mı? </strong></p>
<p>Doğum yapmış ve emzirmiş olmak meme kanseri riskini azaltsa da meme kanseri olmayacağı anlamına gelmez.</p>
<p><strong>5. Menopozdan önce meme kanseri olur muyum?</strong></p>
<p>Hayati riske sebep olan en önemli hastalıklardan biri olan kanserin çoğu türü her yaşta ortaya çıkabilir. Meme kanseri günümüzde genç yaşlardaki kadınlarda da sık görülmeye başlamış durumdadır. </p>
<p><strong>6. Erkeklerde meme kanseri olur mu?</strong></p>
<p>Ailesinde kanser hikayesi olan erkekler de meme kanseri ve diğer tüm kanser türleri riski taşırlar. Tüm meme kanserlerinin %1’i erkeklerde görülür.</p>
<p><strong>7. Mememde kistler var, meme kanseri miyim?</strong></p>
<p>Meme kistleri çoğu kadında görülür ve kanser riski taşımaz. Ameliyat ile alınmasına gerek yoktur. Büyüyüp ağrı yaptıklarında ya da meme kanseri yönünden kuşku uyandırdıklarında boşaltılabilir.</p>
<p><strong>8. Mememde bir kitle var ve ağrımıyor, kanser mi oldum?</strong></p>
<p> Kitlenin ağrıması ile kanser olması arasında bağlantı yoktur. Memede ele gelen her doku kanser kitlesi demek değildir.</p>
<p><strong>9. Mememdeki akıntı kanser anlamına gelir mi?</strong></p>
<p>Her kadında memeden sıkmakla bir miktar akıntı olabilir. Bu kanser belirtisi değildir. Kendiliğinden olan, tek taraflı ve kanlı akıntılar tehlike habercisidir ve incelenmesi gerekir.</p>
<p><strong>10. Genç yaşta mamografi çektirmek sakıncalıdır mıdır?</strong></p>
<p> Genç yaşta mamografi çektirmenin sakıncası yoktur. Ancak 30 yaşın altındaki kadınlarda meme dokusunun özelliğinden dolayı mamografi ile yeterli görüntü alınamadığından, genç yaşlarda genellikle mamografi yerine ultrason tercih edilir.</p>
<p><strong>11. Meme MR’ı ile yüksek dozda radyasyon alınır mı?</strong></p>
<p>Meme MR çekimlerinde hasta herhangi bir radyasyona maruz kalmaz.</p>
<p><strong>12. Çok sık meme ultrasonu yaptırmak sakıncalıdır mıdır?</strong></p>
<p> Ultrason, anne karnındaki bebeğe bile yapılabilir. Hangi sıklıkta gerekiyorsa o sıklıkla yapılabilir.</p>
<p><strong>13. Biyopsi yaptırmak kitlenin kanserleşmesine yol açar mı?</strong></p>
<p> Biyopsi işlemi, bir kitlenin adının konması için en güvenli yoldur ve kitlenin niteliğini değiştirmez. Hastalığın yayılmasına neden olmaz.</p>
<p><strong>14. Kanserli bir kitlenin ameliyatla alınması kanserin vücuda yayılmasına yol açar mı?</strong></p>
<p>Kanser vücuda yayılacaksa, kanserli kitleden ayrılan hücreler yoluyla yayılır. Bu kitlenin alınması yayılmayı engeller. Kitlenin alınmasında geç kalınmış ise, ameliyattan önce vücuda yayılmış hücreler, kitlenin kendisi alınsa bile bir süre sonra yeni kitleler oluşturabilir. Bu durumun ameliyatla ilgisi yoktur.</p>
<p><strong>15. Bende meme kanseri tespit edildi, mememi kaybedecek miyim?</strong></p>
<p>Çok geç kalınmamışsa meme kanseri ameliyatlarında memenin tümünün alınmasına gerek yoktur. Yalnızca kanserli dokunun alınmasıyla memeye dokunmadan tedavi tamamlanmaktadır. Gecikmiş olgularda ise, memenin tamamen alınması gerekse bile, aynı seansta hastanın kendi dokularından ya da hazır protezler kullanılarak aynı seansta hastanın alınan memesi yerine konabilmektedir.</p>
<p><strong>16. Meme kanseri ameliyatlarında koltuk altı lenf bezleri tamamen alınır ve bu da kolun şişmesine, sakatlanmasına yol açar. Kolumu artık eskisi gibi kullanamayacak mıyım?</strong></p>
<p>Çok geç kalınmamışsa koltuk altı lenf bezlerinin tamamının alınmasına gerek yoktur. Çeşitli işaretleme yöntemleri ile ameliyat sırasında lenf bezlerinin birkaçı işaretlenip alınarak incelenir. Eğer sorun yoksa diğer lenf bezlerine hiç dokunulmaz. Diğer lenf bezlerinin alınması gerekse bile bu durum mutlaka kolun şişmesi anlamına gelmez. Kolun şişmemesi için tedbirler alınmalıdır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-hakkinda-en-cok-merak-edilen-16-soru-580235">Meme Kanseri Hakkında En Çok Merak Edilen 16 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erken fark edilen bir belirti, bir hayat kurtarır!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erken-fark-edilen-bir-belirti-bir-hayat-kurtarir-579480</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 09:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarır]]></category>
		<category><![CDATA[Lenf]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[şekil]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579480</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde her 8 kadından biri, yaşamı boyunca meme kanseri ile tanışıyor. Erken teşhis tedavinin yönünü belirlerken, tıp ve teknolojideki hızlı ilerlemelerin de sayesinde hayat kurtarıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-fark-edilen-bir-belirti-bir-hayat-kurtarir-579480">Erken fark edilen bir belirti, bir hayat kurtarır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde her 8 kadından biri, yaşamı boyunca meme kanseri ile tanışıyor. Erken teşhis tedavinin yönünü belirlerken, tıp ve teknolojideki hızlı ilerlemelerin de sayesinde hayat kurtarıyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Senoloji (Meme) Araştırma Enstitüsü Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras</strong>, “Günümüzde dünya bilim insanlarının en yoğun araştırma yaptığı ve yeni tedavi yöntemleri geliştirdiği alanlardan biri olan meme kanseri, erken teşhis edildiğinde artık tamamen tedavi edilebiliyor. Ancak erken tanı için, kadınların kendilerini ayda bir 10 dakika muayene etmeleri ve şüpheli bir belirti fark ettiklerinde hemen hekime başvurmaları kritik rol oynuyor” diyor.</p>
<p>Meme kanserinin basit bulgularla kendini belli edebildiğini vurgulayan Prof. Dr. Uras, “20 yaşından itibaren her kadının ayda bir kez ayna karşısında kendi kendine meme muayenesi yapması, 40 yaşından itibaren ise doktorun önerdiği aralıklarla düzenli klinik muayene, mamografi ve ultrason yaptırması hayat kurtaran bir alışkanlıktır” diye konuşuyor. Prof. Dr. Cihan Uras, <strong>Ekim ayı-Meme Kanseri Farkındalık Ayı</strong> kapsamında yaptığı açıklamada, meme kanserinin öncü belirtilerini ve tedavide en güncel yöntemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Ele gelen kitle</strong></li>
</ul>
<p>Memenin herhangi bir yerinde veya koltuk altına yakın kısmında hissedilen sert, genellikle ağrısız kitleler, meme kanserinin en sık görülen ilk bulgusudur. Prof. Dr. Cihan Uras “Her kitle kanser değildir ancak her kitle ciddiye alınmalıdır” diyor.  </p>
<ul>
<li><strong>Meme başında çekilme</strong></li>
</ul>
<p>Meme ucunda içe doğru çekilme, düzleşme veya normal görünümün bozulması, dokuların derinliğinde bir değişikliğe işaret edebilir. Meme ucundaki şekil değişiklikleri acilen  değerlendirilmelidir. Basit bir muayene bile erken tanıya giden yolun kapısını aralar.</p>
<ul>
<li><strong>Deride çukurlaşma</strong></li>
</ul>
<p>Meme derisinde portakal kabuğu görünümü, çukurlaşma, kalınlaşma ve meme başında pullanma gibi değişiklikler, önemli belirtilerdir. Prof. Dr. Cihan Uras “Bu tür görsel değişiklikler genellikle hastalar tarafından kozmetik bir cilt problemi gibi algılanıyor oysa altta yatan neden daha ciddi olabilir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Akıntı ve kanama</strong></li>
</ul>
<p>Meme başından kendiliğinden, özellikle kanlı veya berrak akıntı gelmesi normal değildir. Bu bulgu, erken evre dahil birçok meme hastalığının belirtisi olabilir. Bu tür akıntılar enfeksiyon ya da iyi huylu bir lezyon kaynaklı olsa bile mutlaka hekim değerlendirmesi gerekir.</p>
<ul>
<li><strong>Koltuk altında şişlik</strong></li>
</ul>
<p>Koltuk altında ele gelen lenf bezi büyümeleri, enfeksiyon dışı durumlarda meme kanserinin yansıması olabilir. Bu bölgedeki şişlikler çoğu zaman önemsenmiyor ama lenf bezleri aslında vücudun alarm verdiğini gösteriyor. </p>
<ul>
<li><strong>Şekil veya boyut değişimi</strong></li>
</ul>
<p>Prof. Dr. Cihan Uras “Memenin birinde, diğerine göre ani büyüme, asimetri ya da şekil değişikliği fark edildiğinde mutlaka doktora başvurulmalıdır. Kadınlar çoğu kez yavaş değişimleri fark etmediklerinden, düzenli şekilde ayna karşısında elle muayene çok önemlidir” diyor.</p>
<p><strong>xxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxx</strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Cihan Uras</strong>, meme kanserinin tedavisinde en güncel yöntemleri şöyle anlattı;</p>
<p><strong>Kişiye Özel Tedavi:</strong> Hedefe yönelik ilaçlar kanserli hücreleri hedef alır, sağlıklı dokulara az zarar verir. Her hastanın tümörü ve genetiği farklıdır, tedavi buna göre planlanır. Hormon reseptörü pozitif hastalarda anti-hormon tedavisi tümörün büyümesini yavaşlatıyor.   </p>
<p><strong>Onkoplastik Cerrahi:</strong> Kanserli dokuyu yeterli bir şekilde çıkardıktan sonra, plastik cerrahi işlemi de eklenerek ameliyat sonrası estetik açıdan doğal bir görünüm sağlanabiliyor. </p>
<p><strong>İmmünoterapi ve Akıllı İlaçlar:</strong> Vücudun bağışıklık sistemini güçlendiren yeni nesil ilaçlar, bazı meme kanseri türlerinde önemli başarılar sağlıyor.</p>
<p><strong>Daha Hassas Radyoterapi:</strong> Yeni teknolojilerle ışın tedavisi sadece hastalıklı bölgeye yoğunlaştırılarak yan etkiler azaltılıyor ve çevredeki diğer organların zarar görmesi de engelleniyor. Yeni tekniklerle tedavi süresi kısaltılarak, hastanın işgücü kaybı en aza indirgeniyor. </p>
<p><strong>Minimal Invaziv Yöntemler:</strong> Meme kanseri cerrahisinde lenf bezlerinin korunmasına büyük özen gösteriliyor, sadece birkaç lenf bezi örneği alınarak lenfödem ve diğer komplikasyonlar önleniyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-fark-edilen-bir-belirti-bir-hayat-kurtarir-579480">Erken fark edilen bir belirti, bir hayat kurtarır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme kanserinin erken evrede doğru teşhis ve tedavisine yönelik proje</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-erken-evrede-dogru-teshis-ve-tedavisine-yonelik-proje-576341</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 09:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[evrede]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisine]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576341</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Eczacılık Teknolojisi Bölümü Radyofarmasi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Meliha Ekinci’nin yürütücülüğünü yaptığı “99mTc ile işaretli lapatinib ditosilat içeren nanopartiküllerin meme kanserini görüntüleme potansiyelinin in vitro ve in vivo çalışmalar ile araştırılması” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-erken-evrede-dogru-teshis-ve-tedavisine-yonelik-proje-576341">Meme kanserinin erken evrede doğru teşhis ve tedavisine yönelik proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Eczacılık Teknolojisi Bölümü Radyofarmasi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Meliha Ekinci’nin yürütücülüğünü yaptığı “99mTc ile işaretli lapatinib ditosilat içeren nanopartiküllerin meme kanserini görüntüleme potansiyelinin in vitro ve in vivo çalışmalar ile araştırılması” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p>Proje kapsamında, meme kanserine yönelik erken teşhise katkı sağlamak amacıyla, HER2 pozitif meme kanserinin tanısında kullanılabilecek yeni bir radyofarmasötik geliştirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akredite, sağlık temalı araştırma üniversitemiz, sağlık alanında yenilikçi projeler üretmeye devam ediyor. Bu değerli çalışmalar, üniversitemizin araştırma ve inovasyon vizyonuna önemli katkılar sunuyor. Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinin erken tanısına yönelik gerçekleştirdikleri projeleri TÜBİTAK tarafından kabul gören Eczacılık Fakültesi öğretim üyemiz Doç. Dr. Meliha Ekinci ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Meliha Ekinci, “HER2 reseptörüne yüksek afinite gösteren ve meme kanseri tedavisinde FDA onaylı bir tirozin kinaz inhibitörü olarak kullanılan lapatinib ditosilat içeren nanopartiküler formülasyonları, 99mTc ile radyoişaretleyerek ‘99mTc-lapatinib ditosilat nanopartikülü’ formunda yeni bir radyofarmasötik geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu yeni radyofarmasötiğin, hücre kültürü ve in vivo biyodağılım çalışmaları ile meme kanseri hücrelerine olan afinitesini değerlendireceğiz. Projemizle, kanserin erken evrede doğru teşhis ve tedavisinin önemine vurgu yaparak, sintigrafik görüntüleme gibi fizyolojik değişiklikleri tespit etmeye yönelik non-invaziv görüntüleme tekniklerinin tanıdaki etkinliğini artırmayı amaçlıyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-erken-evrede-dogru-teshis-ve-tedavisine-yonelik-proje-576341">Meme kanserinin erken evrede doğru teşhis ve tedavisine yönelik proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
