<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>medyadaki | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/medyadaki/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/medyadaki</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 20 Sep 2025 11:19:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>medyadaki | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/medyadaki</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sosyal medyadaki mutluluk pozları gerçek mi yoksa gerçeklikten kaçış mı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sosyal-medyadaki-mutluluk-pozlari-gercek-mi-yoksa-gerceklikten-kacis-mi-452679</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Apr 2024 11:24:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeklikten]]></category>
		<category><![CDATA[kaçış]]></category>
		<category><![CDATA[medyadaki]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[pozları]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yoksa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=452679</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mutluluk pozlarıyla insanların kendilerini diğerleriyle kıyasladığı bir ortam bulabildiklerini ifade eden uzmanlar, sosyal medyayı kullanırken insanların kendilerini sürekli olarak başkalarıyla karşılaştırmasının mükemmeliyetçilik duygusunu körüklediğini de söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-medyadaki-mutluluk-pozlari-gercek-mi-yoksa-gerceklikten-kacis-mi-452679">Sosyal medyadaki mutluluk pozları gerçek mi yoksa gerçeklikten kaçış mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mutluluk pozlarıyla insanların kendilerini diğerleriyle kıyasladığı bir ortam bulabildiklerini ifade eden uzmanlar, sosyal medyayı kullanırken insanların kendilerini sürekli olarak başkalarıyla karşılaştırmasının mükemmeliyetçilik duygusunu körüklediğini de söylüyor. </strong></p>
<p><strong>Mutlu anları paylaşmanın insanların kendilerini iyi hissetmelerine ve olumlu bir imaj oluşturmalarına yardımcı olabileceğini de dile getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz,</strong> <strong>“Mutluluk pozları paylaşmak, kişinin kendine olan güvenini artırabilir, kişinin kendisini iyi hissedip, pozitif duygularını pekiştirmesine yardımcı olabilir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, Sosyal medyada mutluluk pozlarına olan ilgi ve ‘sanal mutluluk’ konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Mutluluk pozlarıyla insanlar kendilerini diğerleriyle kıyasladığı bir ortam bulabiliyor</strong></p>
<p>İnsanların en iyi ve mutlu anlarını paylaşmaları için, sosyal medya platformlarının bir alan sağladığına işaret eden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “İnsanlar, sosyal medyada kendilerini en iyi halde göstermek ve bu vesile ile de dikkat çekmeyi istedikleri için mutlu anlarını paylaşma eğilimi gösterebiliyor. Bu da olumlu geri bildirimler ve beğeniler alarak kendilerini daha iyi hissetmelerine imkân veriyor. Mutluluk pozlarıyla, insanlar kendilerini diğerleriyle kıyasladığı bir ortam bulabilirler ve birçok kişi, başkalarının mutlu anlarını gördükçe kendilerini eksik veya mutsuz hissedebilirler ve bu da bu yönde pozlar vermeyi daha da artırabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Mükemmeliyetçilik duygusunu körüklüyor</strong></p>
<p>Sosyal medyayı kullanırken insanların kendilerini sürekli olarak başkalarıyla karşılaştırmasının mükemmeliyetçilik duygusunun körüklenmesini artırdığını da ifade eden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ayrıca sosyal medya platformları, insanların kendilerini ifade etmeleri ve kimliklerini oluşturmaları için de bir araç olarak kullanılabiliyor. Mutlu anları paylaşmak, insanların kendilerini iyi hissetmelerine ve olumlu bir imaj oluşturmalarına yardımcı olabilir. Bu paylaşımlar, insanların kendilerini ve hayatlarını olumlu bir şekilde tanımlamalarına ve başkalarına göstermelerine ön ayak olabilir.</p>
<p><strong>Pozitif duyguları pekiştirmeye yardımcı olabiliyor</strong></p>
<p>Bunun psikolojik zeminde birçok nedeni olabilir. Evvela insanlar genellikle olumlu geri bildirim alma ve beğenilme arzusunu taşırlar. Mutluluk pozları, diğerlerinin beğenilerini ve olumlu yorumlarını çekebilir; kişinin kendisini değerli ve takdir edilmiş hissetmesine yardım edebilir. Dolayısıyla, mutluluk pozları paylaşmak, kişinin kendine olan güvenini artırabilir ve sosyal bağlarının da güçlenmesine yardım edebilir. Bunun dışında, kişinin kendisini iyi hissedip, pozitif duygularını pekiştirmesine yardımcı olabilir. Pozitif anıları hatırlamak ve paylaşmak, kişinin ruh halini yükseltebilir ve olumsuz duygularıyla başa çıkmasına yardımcı olabilir. Bu nedenle kişinin kendi mutluluğunu artırmasına ve psikolojik iyilik halini desteklemesine katkıda bulunabilir.”</p>
<p><strong>Kendilerini daha başarılı, çekici ve mutlu olarak göstermeye çalışıyorlar</strong></p>
<p> İnsanlar genellikle sosyal medyada en iyi ve mutlu anlarını paylaşarak kendilerini daha başarılı, çekici ve mutlu olarak göstermeye çalıştıklarını, çünkü bu durumun kişilerin kendilerini diğerleriyle kıyasladığı bir ortamda olumlu bir imaj oluşturmaya yardımcı olduğunu anlatan Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bu da, daha olumlu bir benlik algısının geliştirilmesine ve kişilerin kendilerini daha iyi hissetmesine katkıda bulunabilir. Son olarak, kişiler sosyal medya platformlarındaki paylaşımlarıyla kendilerini ifade edip, kişisel kimliklerini de inşa edebiliyor. Bu imkânı tanıdığı için de pozitif anıları paylaşmaları, ilgi alanlarını, değerlerini ve yaşam tarzını diğerlerine sunmaları ve bunun da olumlu veyahut mutluluk pozları özelinde verilmesi kendisini daha iyi anlamasına ve başkalarının da onu daha iyi anlayıp tanımalarına yardımcı olabilir.” şeklinde değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Gerçek mutluluk, sosyal medyada gösterildiği gibi daima parlak ve mükemmel değil</strong></p>
<p>Gerçek hayattaki mutlulukla sosyal medyada gösterilen mutluluğun uyumlu olmayabileceğini de dile getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:</p>
<p>“Çünkü sosyal medya platformları çoğunlukla kullanıcıların en iyi ve en mutlu anlarını paylaşmaları üzerine odaklanırken, gerçek hayat daha karmaşık ve farklı duygusal deneyimlere üzerine kuruludur. Sosyal medyada paylaşılan mutluluk pozları genellikle dikkatlice seçilerek, düzenlen anların bir yansımasıdır ve bu pozlar gerçek hayattaki her anın tam bir temsili değildir. Hayatın bütününün bir kısmını temsil etmektedir. Herkeste farklılıklar gösterse de gerçek hayatta insanlar, günlük yaşamın stresiyle, sorunlarıyla ve zorluklarıyla karşılaşabilirler; bu da duygusal dalgalanmaları deneyimlemelerine neden olabilmektedir. </p>
<p>Ayrıca, gerçek mutluluk, sosyal medyada gösterildiği gibi daima parlak ve mükemmel değildir; bunun yerine, genellikle küçük anlarda ve sıradan yaşamın içinde bulunur. Sosyal medyada gösterilen mutluluk genellikle idealize edilmiş bir versiyon sunarken, gerçek hayattaki mutluluk daha karmaşık, gerçekçi ve zaman zaman zorlu da olabiliyor. Ayrıca bunların yanı sıra sosyal medya üzerinden verilen mutluluk pozları, insanların olumlu duygularını paylaşma ve başkalarıyla bağlantı kurma ihtiyacını da karşılayabilmekte ve sosyal medya kullanıcıları arasında olumlu bir atmosferin oluşmasına da vesile olabiliyor.”</p>
<p><strong>İlişkilerde samimiyet ve derinlik eksikliğine yol açabiliyor</strong></p>
<p>Mutluluk pozları paylaşmanın kişilerin kendine olan güveni ve benlik saygısı üzerinde çeşitli etkileri olabileceğini de kaydeden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“İlk olarak, pozitif geri bildirimler ve beğeniler almak, kişilerin kendilerini değerli ve çevreleri tarafından kabul görmüş olduklarını düşünmelerine vesile olabilir ve güven duygusu hissettirebilir ve benlik saygılarını güçlendirebilir. Ancak, sosyal medyada sürekli olarak mutluluk ve başarıyla dolu pozlar paylaşmak, bazı kişilerde kendilerini karşılaştırma ve kendilerini yetersiz hissetme eğilimini de beraberinde getirebilir. Mükemmel görünen hayatları görmek, kişilerde kıskançlık, özsaygı eksikliği ve değersizlik duygularına da neden olabilir; benlik saygılarını olumsuz yönde etkileyebilir. Ayrıca, sürekli mutluluk pozları paylaşmak, kişilerin gerçek duygularını bastırmasına ve sosyal medyada yapay bir imaj oluşturmasına neden olabilir. Bu da bireylerin kendileriyle ve başkalarıyla olan ilişkilerinde samimiyet ve derinlik eksikliğine yol açabilir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-medyadaki-mutluluk-pozlari-gercek-mi-yoksa-gerceklikten-kacis-mi-452679">Sosyal medyadaki mutluluk pozları gerçek mi yoksa gerçeklikten kaçış mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Markalar dijital medyadaki görünürlük avantajına aldanmamalı…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/markalar-dijital-medyadaki-gorunurluk-avantajina-aldanmamali-346434</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2023 11:11:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aldanmamalı]]></category>
		<category><![CDATA[avantajına]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[görünürlük]]></category>
		<category><![CDATA[markalar]]></category>
		<category><![CDATA[medyadaki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346434</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sipariş teslimi için gittiği otelde piyano çalarak medyada büyük dikkat çeken kuryenin çalıştığı firmayı da gündeme getirmesi marka görünürlüğünün de artmasını sağladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/markalar-dijital-medyadaki-gorunurluk-avantajina-aldanmamali-346434">Markalar dijital medyadaki görünürlük avantajına aldanmamalı…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sipariş teslimi için gittiği otelde piyano çalarak medyada büyük dikkat çeken kuryenin çalıştığı firmayı da gündeme getirmesi marka görünürlüğünün de artmasını sağladı. Hikayesi olan unsurların interaktif iletişimi hızlandırdığını belirten uzmanlar, böylece yapılan paylaşımın da daha geniş kitlelere ulaştığını ifade ediyor. Olayın kendiliğinden, hayatın doğal akışı içerisinde gerçekleşmesinin organik iletişim olarak değerlendirilebileceğini vurgulayan Doç. Dr. Özge Uğurlu, “Her ne kadar görünürlük açısından avantaj sağlamış olsa da markalar dijital platformlar üzerinden oluşturulan bu izlenimlerin kendiliğinden ve kontrolsüz yayılmasına izin vermemeli.” dedi.</strong></p>
<p>Geçtiğimiz haftalarda, bir kuryenin paket götürdüğü yerde bulunan piyanoyu çaldığı görüntüler, Türkiye’de gündem olmuştu.   Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özge Uğurlu, bu görüntünün geniş kitlelere ulaşması ve organik iletişim çalışmalarının etkisine ilişkin   değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>Hikâyesi olan unsurlar geniş kitlelere ulaşıyor</strong></p>
<p>Doç. Dr. Özge Uğurlu, Türkiye’nin son haftalarda genç kurye Can İncir’in görüntülerinin birçok kesim tarafından ilgiyle seyredildiğini belirtirken, hikâyesi olan konuların marka bilinirliliğindeki etkisine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: </p>
<p>“Sipariş teslimi için gittiği otelde piyano çalan Can İncir ilginç hikayesi ile dikkat çekerken, gencin çalıştığı firma da sıklıkla bu haberlerle anıldı. Söz konusu markanın görünürlüğünün özellikle sosyal medyada viral içeriklerle olumlu yönde etkilendiğini söylemek mümkün. Günümüz sosyal medya kullanıcısını dijital platformlarda kalmaya motive eden etkenlere baktığımızda, paylaşılabilir ve hikayesi olan içerikler ön plana çıkıyor. Hikayesi olan unsurlar interaktif iletişimi hızlandırıp yapılan paylaşımın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor. Duygusal bağ yaratmak da bu noktada marka ve kullanıcı açısından son derece önemli. Bu gücün toplumsal duyarlılık, iyi niyet, dünyanın her hangi bir yerinde birilerine yarar sağlamak gibi sosyal sorumluluk bilinciyle birleşmesi markaya her anlamda artı değer katar. Can İncir’in piyano çalma görüntülerinin hızlı bir biçimde sosyal medyada gündem yaratmasını da bu sebeplere bağlamak mümkün.” </p>
<p><strong>Organik iletişim olarak değerlendirilebilir</strong></p>
<p>Arka planda herhangi bir stratejinin olmaması yani olayın kendiliğinden, hayatın doğal akışı içerisinde gerçekleşmesinin organik iletişim olarak değerlendirilebileceğini belirten Doç. Dr. Özge Uğurlu, “Bu durum kendi dinamikleri içerisinde riskler içerse de bu örnek olay özelinde pozitif bir sürece işaret ediyor. Aynı zamanda kullanıcıların sosyal medyada markalardan bekledikleri samimiyet, şeffaf olma gibi özelliklere de katkı sağlar nitelikte olduğunu söyleyebiliriz. Markanın daha fazla tekrarlanır ve tanınır olmasına fırsat yaratmasının yanında birçok ünlü ismin de Can İncir’e destek olması olayın daha da popüler bir alana yerleşmesine zemin hazırladı. Bu popüler alan içerisinde pozitif bir bakış hakim gözükürken diğer taraftan konuyla ilgili eleştirilerin gündeme gelmesi de proaktif yaklaşımla davranılması gerekliliğine işaret ediyor.” dedi.</p>
<p><strong>Markalar kontrolsüz yayılıma izin vermemeli</strong></p>
<p>Doç. Dr. Özge Uğurlu, markaların dijital platformlar üzerinden oluşan ya da oluşturulan bu izlenimlerin kendiliğinden kontrolsüz yayılmasına izin vermemesi gerektiğini vurguladı ve “Gelişen tüm bu olaylar marka görünürlüğü açısından avantaj sağlamış gibi gözükse de ilerleyen zaman dilimi içerisinde sürecin doğru yönetilmesi, denetlenmesi ve devamlılığının sağlanması önem taşıyor.” dedi. </p>
<p><strong>Dijitalleşme süreçleri değişime uğratıyor</strong></p>
<p>Halkla ilişkilerin kurumların stratejik olarak planladıkları, diyaloğu merkeze alan ve kamu yararına dayanan iletişim becerilerini ifade ettiğini belirten Doç. Dr. Özge Uğurlu, “Dijitalleşme her alanı dönüştürdüğü gibi halkla ilişkiler faaliyetlerinin tasarlanması sürecini de değişime uğratıyor. Bu süreç özellikle sosyal medyanın bireylerin hayatında çok önemli bir alanı işgal etmesinden dolayı, kurum ve markaların önemsemesi gereken bir duruma işaret ediyor.” dedi. </p>
<p><strong>Birçok unsur halkla ilişkiler faaliyetlerini etkiliyor</strong></p>
<p>Dijital platformlar özelinde düşünülen bu yönetsel faaliyetin kendi içerisinde birçok dinamik barındırdığını belirten Doç. Dr. Özge Uğurlu, “İçerik yönetiminden, kullanılacak görsel seçimlerine, hedef kitleye iletilecek mesajların tonuna, samimiyetine, diline kadar birçok unsurun dijital platformlarda yürütülecek halkla ilişkiler çalışmalarını etkilediğini söylemek mümkün. Elbette bu içeriklerin geleneksel mecralarla tutarlı olması, kurum ya da markanın kimliğini, vizyon ve misyonunu pekiştirmesi önemlidir. Her dijital platformun kendine özgü karakteristik yapısının, kullanıcısının ve kültürünün olması, bu mecradaki içerik yönetiminin de farklılaşabileceği ön görüsüyle davranmayı beraberinde getiriyor.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/markalar-dijital-medyadaki-gorunurluk-avantajina-aldanmamali-346434">Markalar dijital medyadaki görünürlük avantajına aldanmamalı…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
