<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>meditasyon | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/meditasyon/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/meditasyon</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 May 2026 12:48:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>meditasyon | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/meditasyon</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Manevi pratikler zihni şimdiye sabitliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/manevi-pratikler-zihni-simdiye-sabitliyor-636838</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 12:48:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[manevi]]></category>
		<category><![CDATA[meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[pratikler]]></category>
		<category><![CDATA[sabitliyor]]></category>
		<category><![CDATA[şimdiye]]></category>
		<category><![CDATA[zihni]]></category>
		<category><![CDATA[Zikir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636838</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, 21 Mayıs Dünya Meditasyon Günü kapsamında, meditasyon, dua ve zikir gibi manevi pratiklerin zihinsel sağlık üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manevi-pratikler-zihni-simdiye-sabitliyor-636838">Manevi pratikler zihni şimdiye sabitliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, 21 Mayıs Dünya Meditasyon Günü kapsamında, meditasyon, dua ve zikir gibi manevi pratiklerin zihinsel sağlık üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Meditasyon, dua ve zikir zihni şimdiye sabitliyor!</strong> </p>
<p>Meditasyon, dua ve zikir kavramlarına dışarıdan bakıldığında bambaşka kültürel ritüeller gibi göründüğünü ifade eden Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Oysa psikolojik zeminde hepsi zihni o yorucu geçmiş veya gelecek sarmalından çekip çıkaran, şimdiye sabitleyen müthiş birer farkındalık pratiğidir.” dedi.</p>
<p>Sürekli konuşan o eleştirel iç sesimize, otomatik düşüncelerimize atıfta bulunan Beyaz, “İşte dua veya zikir, o sesten çıkıp yükü daha büyük bir güce devretmemizi sağlıyor. Çoğu zaman o derin yalnızlık hissini de bu vesileyle kırabilmek mümkün olabiliyor. Ruh sağlığı açısından bu pratikleri ortak bir çerçevede değerlendirmek mümkün. İster inanç temelli olsun ister kültürel, bunları genellikle tevekkül şemsiyesi altında toplayabiliriz. Çünkü beynin neresine dokunduklarına baktığımızda, kökenleri ne olursa olsun sinir sistemimizde yarattıkları o regüle edici, yatıştırıcı etki neredeyse aynı.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Bu yöntemler stresle tepki arasına farkındalık koyuyor! </strong></p>
<p>Bu uygulamaların zihinsel rahatlama ve duygusal dengeyi nasıl sağladığına değinen Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:</p>
<p>“Mesele tamamen otonom sinir sistemindeki o fren mekanizmasıyla, yani vagus siniriyle ilgili. Bu pratikleri zihninize attığınız bir çıpa gibi düşünebiliriz. Nefesimize veya tekrar ettiğiniz kelimeye odaklandıkça kalp atışlarınız yavaşlar, stres hormonları dibe iner. Beynimizin sürekli tehlike çanları çalan bölgesi amigdala sakinlerken; mantıklı karar alan, duyguları yöneten prefrontal korteks direksiyona geçer. Beyin esner ve ardından nefes alır. Nöroplastisite dediğimiz şey tam da burada devreye giriyor.</p>
<p>Stres altındayken zihnimiz durmadan felaket senaryoları yazar. Her şey kontrolden çıkacakmış gibi gelir. İşte bu yöntemler, olay ile sizin vereceğiniz tepki arasına farkındalık boşluğu koyar. Yani otomatik bir tepki vermek yerine, bir an durup ‘şu an ne oluyor’ diyebilme gücü kazanırız. Hayatın getirdiği o belirsizliğe karşı tahammül artar, her şeyi kontrol etme isteğinden yavaş yavaş vazgeçilebilir.”</p>
<p><strong>Manevi pratikler, tedavi yerine değil; iyileşme sürecine destek için kullanılmalı!</strong></p>
<p>Günlük hayatta uygulanabilecek basit pratikler olduğunu aktaran Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “İlla dağ başına gidip saatlerce inzivaya çekilmek gerekmiyor. Gündelik hayattan örneklere de yönelebiliriz, trafikte sıkıştığınızda içinizden ritmik bir şekilde dua okumak veya sizi yatıştıran bir kelimeyi tekrarlamak bile işe yarayabilir. Gece yatarken bedendeki kasılmaları fark edip oraya doğru derin bir nefes göndermek, ya da yürürken sadece adımlarınıza ve ayak tabanlarınıza odaklanmak. Bunlar gün içine serpiştirebileceğiniz, bir, iki dakikalık ama etkisi olabilecek molalardır.” dedi.</p>
<p>Ancak bu pratiklerin tek başına bir tedavi yöntemi olarak yeterli olmadığını vurgulayan Beyaz, “Tedavi ve takip sürecinde durum o kadar basit değil. Gündelik streslerde, hafif kaygılarda iş görebilir, evet. Ancak yoğun psikolojik sorunlar söz konusuysa, beynin biyokimyası çoktan sarsılmıştır. O noktada asıl işi psikoterapi ve medikal tedavi yapar. Manevi pratikler ise bu iyileşme yolculuğunda sizi destekleyen, sürece omuz veren çok güçlü birer yol arkadaşı olabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Herkes meditasyon pratiklerinden aynı şekilde fayda görmeyebilir! </strong></p>
<p>Her bireyin bu yöntemlerden aynı şekilde fayda görüp göremeyeceğini değerlendiren Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Herkesin parmak izi nasıl farklıysa, bu yöntemlere verdiği tepki de öyle eşsiz olabilmekte. İki insan düşünün; biri inançla çok güvenli bir bağ kurmuş, dua ettikçe güçleniyor, direnci artıyor. Diğerinin ise çocukluk travmaları ağır, zihnindeki Yaratıcı figürü çok daha ‘cezalandırıcı’. İşte o kişi gözlerini kapatıp içine döndüğünde huzur bulmak yerine korkunç tetiklenmeler yaşayabiliyor, ağır bir suçlulukla baş başa kalabiliyor. Dolayısıyla tek bir şablonu herkese uydurmak pek de mümkün değil.” dedi.</p>
<p><strong>Manevi pratikler, hayattan kaçış aracı değil; güvenli bir yüzleşme alanı olmalı! </strong></p>
<p>Meditasyon, dua veya zikirle ruhsal rahatlama arayan bireylere önerilerde bulunan Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“En önemlisi: Bu pratikler kişinin kendi içindeki karanlıktan, ilişkilerden veya hayatın acılarından kaçmak için geçici bir uyuşturucu gibi kullanılmamalı. Tam tersine, öfkeyle, korkularla yargılamadan yüzleşilebilecek güvenli birer liman olarak görülmeli. Eğer yapılan pratikler kişiyi başka insanlardan koparıyor, işlevselliğini bozuyor veya içinde sürekli bir korku döngüsü yaratıyorsa, bir uzmandan destek almakta fayda var. İlaçlar veya psikoterapi maneviyatın asla rakibi değildir. Aslında tam tersi bedenin biyolojik zeminini toparlayarak duadan, zikirden alınacak verimi kat kat artıran etkenlerdir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manevi-pratikler-zihni-simdiye-sabitliyor-636838">Manevi pratikler zihni şimdiye sabitliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meditasyonun &#8220;Beyne&#8221; Bilimsel Olarak Kanıtlanmış 4 Olumlu Etkisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meditasyonun-beyne-bilimsel-olarak-kanitlanmis-4-olumlu-etkisi-634448</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 07:43:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[beyne]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kanıtlanmış]]></category>
		<category><![CDATA[meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[meditasyonun]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634448</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meditasyon, ruh ve bedenin eş zamanlı olarak fayda gördüğü bir zihinsel eğitim tekniği olarak tanımlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meditasyonun-beyne-bilimsel-olarak-kanitlanmis-4-olumlu-etkisi-634448">Meditasyonun &#8220;Beyne&#8221; Bilimsel Olarak Kanıtlanmış 4 Olumlu Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meditasyon, ruh ve bedenin eş zamanlı olarak fayda gördüğü bir zihinsel eğitim tekniği olarak tanımlanıyor. Bilinen etkisi, stresi azaltmak olan bu tekniğin oldukça köklü bir geçmişi bulunuyor. Meditasyonun düzenli uygulanması, stres hormonlarını azaltarak beynin odaklanma, hafıza ve duygusal dengeyle ilişkili bölgelerinde olumlu değişimler sağlayabiliyor. Bilimsel araştırmalar, günde sadece birkaç dakikalık meditasyon yapmanın bile zihinsel dayanıklılığı artırıp kaygıyı azaltabileceğini ortaya koyuyor. Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Sevin Balkan, meditasyonun beyindeki kanıtlanmış etkilerini anlattı.</p>
<p><strong>Beyin hayat boyu gelişebilir ve değişebilir bir organ</strong></p>
<p>1400 gr kadar ağırlığı olan ve yaklaşık 86 milyar nöron içeren beyin çok eşsiz bir organdır. Önceden sanılanın aksine; beyin esnektir ve yaşam boyu yaptığımız her şeye ve yaşadığımız her deneyime cevaben beyindeki nöronlar birbirleriyle yeni bağlantılar kurabilmekte, hatta yeni nöronlar oluşabilmektedir. Yani beyin hayat boyu gelişebilir ve değişebilir. Buna “Nöroplastisite” denir. Bunun sayesinde sinir sistemi çevresel değişimlere uyum gösterebilme yeteneği sağlar. Birçok meditasyon tipi içinde en çok ‘farkındalık meditasyonu’ (mindfulness meditation) bu araştırmalarda kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Meditasyonun beyinde bilimsel kanıtlanmış olumlu etkileri şunlardır;</strong></p>
<p><strong> 1. Stres, anksiyete ve panik bozukluğunu azaltır</strong></p>
<p>Meditasyon tüm toplumlarda stresi azaltmak amacıyla yapılmaktadır. 2017’de önceden yapılmış 45 çalışmanın gözden geçirilmesinde meditasyonun farklı formlarının stresin fizyolojik göstergeleri (örneğin kalp hızı, kortizol düzeyi gibi) azaltabildiği saptanmıştır. Ayrıca stresle ilgili olabilen fibromiyalji, huzursuz bağırsak sendromu, travma sonrası stres bozukluğu gibi bir grup hastalıkta da meditasyonun semptomlarda azalma yapabildiği gösterilmiştir. Anksiyete de üzerinde çok çalışılan bir konudur ve 8 haftalık bir meditasyonun bile olumlu etkisi gösterilmiştir.</p>
<p><strong>2.  Dikkat ve konsantrasyonu artırır</strong></p>
<p>Düzenli meditasyon; dikkat, konsantrasyon, odaklanma, planlama, kişinin kendini kontrol edebilmesi ve farkındalık gibi yetenekleri geliştirir. Sosyal duyguları yorumlama alanı gelişerek empati ve anlayışı artırır. Araştırmalar meditasyon yapan kişilerin beyinlerinde bu fonksiyonlarla ilgili ön beyin bölgesinde beynin nöronal hücre gövdelerinin çoğunu içeren gri cevherde kalınlaşmaya neden olduğunu göstermektedir. Örneğin 2019’da gerçekleştirilen bir çalışmada, 153 kişide yapılan 2 haftalık farkındalık meditasyonu ile yalnızlık duygusunun azaldığı ve sosyal iletişimin arttığı gösterilmiştir.</p>
<p><strong>3. Stres tepkilerini azaltır</strong></p>
<p>Meditasyon ile korku, kaygı veya öfke gibi duygular daha yönetilebilir hale gelir. Bu etkiler için beyinde amigdala bölgesinde araştırmalar yapılmış ve stres altında aktif olan bu bölgenin hacminin 8 haftalık bir meditasyon ile küçülebildiği saptanmıştır.</p>
<p><strong>4. Öğrenme, bellek, ruhsal denge ve motivasyonu artırır</strong></p>
<p>Hipokampus bellek ve öğrenmenin ana merkezidir. Hipokampusta stresle vücutta artan kortizolun bağlandığı reseptörler vardır ve bu etkileşim nörotoksisiteye neden olarak hücrelere zarar verir ve hipokampusun küçülmesine neden olur. Yapılan birçok MR araştırması meditasyonun hipokampusta gri cevher yoğunluğunu artırdığını, kalınlaştırdığını ve ön beyin, amigdala dengesini olumlu etkilediğini göstermiştir.</p>
<p>Meditasyonun bu etkilerinin görülebilmesi için günde 10-30 dakika, haftada 5-7 gün ve en az 8 hafta yapılması önerilmektedir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meditasyonun-beyne-bilimsel-olarak-kanitlanmis-4-olumlu-etkisi-634448">Meditasyonun &#8220;Beyne&#8221; Bilimsel Olarak Kanıtlanmış 4 Olumlu Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dokuz Eylül Üniversitesi&#8217;nden (DEÜ) bilim insanları, hekimlerde görülebilen tükenmişlik sendromuna nefes, yoga ve meditasyon yoluyla iyileştirici çözümler sunan klinik bir araştırmaya imza attı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dokuz-eylul-universitesinden-deu-bilim-insanlari-hekimlerde-gorulebilen-tukenmislik-sendromuna-nefes-yoga-ve-meditasyon-yoluyla-iyilestirici-cozumler-sunan-klinik-bir-arastirmaya-imza-atti-447621</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Mar 2024 21:18:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmaya]]></category>
		<category><![CDATA[attı]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[dokuz]]></category>
		<category><![CDATA[eylül]]></category>
		<category><![CDATA[görülebilen]]></category>
		<category><![CDATA[hekimlerde]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[insanları]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştirici]]></category>
		<category><![CDATA[klinik]]></category>
		<category><![CDATA[meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[sendromuna]]></category>
		<category><![CDATA[sunan]]></category>
		<category><![CDATA[tükenmişlik]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinden]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<category><![CDATA[yoluyla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=447621</guid>

					<description><![CDATA[<p>Norveç Oslo Üniversitesi ile ortak yürütülen, mutlu hastalar ve sağlıklı bir toplum için mutlu hekimlerin varlığının öneminin vurgulandığı çalışmada, hekimlerin tükenmişlik sendromunun hasta bakımı üzerindeki etkilerine dikkat çekiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dokuz-eylul-universitesinden-deu-bilim-insanlari-hekimlerde-gorulebilen-tukenmislik-sendromuna-nefes-yoga-ve-meditasyon-yoluyla-iyilestirici-cozumler-sunan-klinik-bir-arastirmaya-imza-atti-447621">Dokuz Eylül Üniversitesi&#8217;nden (DEÜ) bilim insanları, hekimlerde görülebilen tükenmişlik sendromuna nefes, yoga ve meditasyon yoluyla iyileştirici çözümler sunan klinik bir araştırmaya imza attı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Norveç Oslo Üniversitesi ile ortak yürütülen, mutlu hastalar ve sağlıklı bir toplum için mutlu hekimlerin varlığının öneminin vurgulandığı çalışmada, hekimlerin tükenmişlik sendromunun hasta bakımı üzerindeki etkilerine dikkat çekiliyor.</p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi’nden (DEÜ) bilim insanları, tıp doktorlarında görülebilen tükenmişlik sendromuna nefes, yoga ve meditasyon yoluyla iyileştirici çözümler sunan klinik bir araştırmaya imza attı. Norveç Oslo Üniversitesi ile ortak yürütülen, mutlu hastalar ve sağlıklı bir toplum için mutlu hekimlerin varlığının öneminin vurgulandığı çalışmada, hekimlerin tükenmişlik sendromunun hasta bakımı üzerindeki etkilerine dikkat çekiliyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi ve İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi araştırma grup lideri Doç. Dr. Duygu Sağ’ın çalışma koordinatörlerinden biri olarak yer aldığı proje, “Hekimlerde Tükenmişlik Sendromuna Yönelik Sudarshan Kriya Yoga Nefesi ve Meditasyon Programı: Randomize Klinik Çalışma” ismini taşıyor.  </p>
<p>Araştırmayı değerlendiren Doç. Dr. Sağ, “Bu yönde heyecan verici ilk klinik araştırmamızın sonuçlarını dünyaya duyurmanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Kısaca SKY olarak adlandırdığımız nefes ve meditasyon yöntemimizin tıp hekimlerinin stres seviyesini düşürdüğünü ve hekimlerde iyilik halini arttırdığını ortaya koyduk. Sağlık sektöründe devrim yaratabilecek bu yöntemle ağır şartlar altında çalışmak durumunda olan hekimlerimizin tükenmişlik sendromuna çözüm önerileri sunuyoruz” dedi.</p>
<p>AMERİKAN TIP DERNEĞİ’NİN DİKKATİNİ ÇEKTİ</p>
<p>Çalışmaya ilişkin makalenin Amerikan Tıp Derneği’nin (American Medical Association) prestijli dergisi JAMA Network Open’da yayımlandığını belirten Sağ, “Norveç Oslo Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fahri Saatçioğlu ile birlikte sorumlu yazar olduğumuz, doktora öğrencim Aslı Korkmaz’ın ilk yazar olduğu makalemiz, Amerikan Tıp Derneği’nin de ilgisini çekti ve JAMA Network Open’da yayımlandı. Bu gelişme bizleri ayrıca memnun etti. Dünya çapındaki sağlık sistemleri, sağlık hizmeti sunumunun sürdürülebilirliğini ve etkinliğini sağlamak için hekim tükenmişliğini ele almanın önemini giderek daha fazla kabul etmektedir. Maliyetleri azaltmak ve sağlık sistemlerini daha da iyileştirmek için tükenmişliği giderecek önleyici tedbirlere ve müdahalelere acilen ihtiyaç vardır. Önceki çalışmalar hekim tükenmişliğini azaltmak için hem kurumsal hem de bireysel önlemlerin gerekli olduğunu göstermiştir. Bu çalışmada biz ikincisine odaklandık ve Sudarshan Kriya Yoga (SKY) adı verilen nefes ve meditasyona dayalı bir programın tıp doktorları üzerindeki potansiyel etkinliğini değerlendirmek için randomize kontrollü bir çalışma yürüttük.  SKY, 90 dakikalık üç oturumda öğrenilebilen çevrim içi bir programdır” bilgisini paylaştı.</p>
<p>STRES, KAYGI VE DEPRESYONDA AZALMALAR GÖRÜLDÜ</p>
<p>Araştırmada 129 tıp doktorunun Sudarshan Kriya Yoga Nefesi ya da eşit uzunluktaki psikolojik stres yönetimi eğitimine rastgele atandığını, programların ardından her iki gruba da sekiz hafta boyunca haftalık birer saatlik takip seansları uygulandığı belirten Doç. Dr. Sağ, “Katılımcılar çalışmanın başında, eğitimin hemen sonrasında ve 8 haftalık sürenin sonunda değerlendirilmeye alındı. Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, SKY grubundaki katılımcıların stres, kaygı, depresyon ve uykusuzluk düzeyleri önemli ölçüde azaldı. SKY grubundaki kişilerde aynı zamanda mesleki tatminin önemli ölçüde arttığı gözlemlendi. Bununla birlikte iş yorgunluğunda, kişilerarası kopuklukta ve tükenmişlikte ise bu kişilerde önemli azalmalar görüldü” diye konuştu.</p>
<p>ARAŞTIRMANIN KAPSAMI GENİŞLEYECEK</p>
<p>Açıklamalarını sürdüren Sağ, şunları kaydetti: “Kısa bir müdahalenin zihinsel sağlık üzerinde bu kadar net bir olumlu etki sağlaması oldukça umut verici. Gelecekte, bu etkilerin altında yatan fizyolojik ve psikolojik mekanizmaları daha iyi anlamak için çalışmalar yapmayı hedefliyoruz. Verilerimiz SKY&#8217;ın önleyici bir tedbir olarak değerlendirilebileceğini veya hekimlerde stres ve tükenmişliği azaltmak için kullanılabileceğini gösteriyor. Pratik ve uygun maliyetli bir program olarak SKY, diğer sağlık profesyonellerinde de stresi ve tükenmişliği azaltmak için uygun bir yöntem olabilir. Dokuz Eylül Üniversitesi olarak, bu alandaki çalışmalarımızı sürdürmeye ve çalışmanın kapsamını belirttiğimiz alanlarda genişletmeye devam edeceğiz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dokuz-eylul-universitesinden-deu-bilim-insanlari-hekimlerde-gorulebilen-tukenmislik-sendromuna-nefes-yoga-ve-meditasyon-yoluyla-iyilestirici-cozumler-sunan-klinik-bir-arastirmaya-imza-atti-447621">Dokuz Eylül Üniversitesi&#8217;nden (DEÜ) bilim insanları, hekimlerde görülebilen tükenmişlik sendromuna nefes, yoga ve meditasyon yoluyla iyileştirici çözümler sunan klinik bir araştırmaya imza attı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
