<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>manifestosu | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/manifestosu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/manifestosu</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Dec 2025 12:38:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>manifestosu | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/manifestosu</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nilüfer Belediyesi &#8220;Spor Manifestosu&#8221;nu açıkladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-spor-manifestosunu-acikladi-599802</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 12:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[açıkladı]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[Manifesto]]></category>
		<category><![CDATA[manifestosu]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[nü]]></category>
		<category><![CDATA[Şadi Özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599802</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, kentin spor vizyonunu ve geleceğe dair stratejik yaklaşımını ortaya koyan “Nilüfer Spor Manifestosu”nu düzenlediği özel bir geceyle kamuoyuna duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-spor-manifestosunu-acikladi-599802">Nilüfer Belediyesi &#8220;Spor Manifestosu&#8221;nu açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi, kentin spor vizyonunu ve geleceğe dair stratejik yaklaşımını ortaya koyan “Nilüfer Spor Manifestosu”nu düzenlediği özel bir geceyle kamuoyuna duyurdu. Türkiye’de bir belediye tarafından sporun bir kamu politikası ve yaşam kültürü olarak ele alındığı ilk manifesto olma özelliğini taşıyan belge, sporu yalnızca sportif başarılarla sınırlamayan bütüncül bir anlayış ortaya koyuyor.</b></p>
<p>Sağlıklı kentleşme, kapsayıcı toplumsal katılım ve genç nesillerin potansiyelini artırmak hedefiyle yola çıkan Nilüfer Belediyesi, bugün Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan “Spor Manifestosu”nu kamuoyuna açıkladı. Manifesto, sporu sadece bir yaşam biçimi olarak ele almakla kalmayıp, sosyo-kültürel kalkınmanın da merkezine yerleştirerek toplumsal dönüşümün en etkin aracı olarak tanımlıyor.</p>
<p>Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir tarafından açıklanan ve kapsamlı bir analiz, hedef ve eylem planını bir araya getiren manifesto; eğitimden sağlığa, kent güvenliğinden gençlik politikalarına kadar uzanan geniş bir perspektifte sporun rolünü yeniden tanımlıyor.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi’nin, kentin sporla kurduğu bağı güçlendirmek ve bu alandaki vizyonunu kurumsal bir çerçeveye oturtmak amacıyla hazırladığı “Nilüfer Spor Manifestosu”, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Baran Güneş, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Türkiye Voleybol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ersin Yılmaz, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or ile iş dünyası temsilcileri, sporcular ve kulüp yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen özel bir organizasyonla paylaşıldı.</p>
<p>“SPOR NİLÜFER’İN YAŞAM KÜLTÜRÜDÜR”</p>
<p>Gecede Nilüfer’in spor anlayışını, vizyonunu ve geleceğini şekillendiren “Spor Manifestosu”nu açıklayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Spor, Nilüfer’in yaşam kültürüdür” mesajını verdi. Başkan Şadi Özdemir, sporu sadece yarışma ve başarıyla sınırlayan anlayışın ötesine geçiren Nilüfer Spor Manifestosu ile kentin planlamasından gençlik politikalarına, halk sağlığından toplumsal dayanışmaya kadar yaşamın her alanına yayılan, kapsayıcı ve eşitlikçi bir yaşam kültürü olduğunu vurguladı.</p>
<p>Manifesto ile seçim döneminde “100 Güldüren Projeler” kapsamında vaat ettikleri spor vizyonunu somutlaştırdıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir; sporu toplumun ahlakını ve disiplinini güçlendiren bir değer olarak gören Mustafa Kemal Atatürk’ün yaklaşımından ilham aldıklarını söyleyerek, manifestonun temel felsefesini şu sözlerle açıkladı:</p>
<p>“Biz sporu sadece başarıya indirgemiyoruz. Sadece kupa kazanmak olarak görmüyoruz. Bizim için spor; önleyici, koruyucu ve birleştiricidir. Gençler için bir okul, kadınlar için güçlenme alanı, toplum için ise dayanışmadır. Spor yapan genç hayata tutunur, çocuklar kendini yalnız hissetmez. İşte tam da bu yüzden Nilüfer’de sporu bir kamu sorumluluğu olarak ele alıyoruz.”</p>
<p>Başkan Şadi Özdemir, mahallelerdeki erişilebilir spor alanlarından bisiklet yollarına, gençlere ve kadınlara yönelik programlardan engelli bireyler için oluşturulan olanaklara kadar birçok çalışmanın bu manifestonun bir parçası olduğunu dile getirdi. Konuşmasını “Bu daha başlangıç” diyerek tamamlayan Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in sporla büyüyen hikayesini Nilüferlilerle birlikte yazmaya devam edeceklerini söyledi.</p>
<p>“BAŞARI TESADÜF DEĞİL, İSTİKRARIN ÜRÜNÜDÜR”</p>
<p>Nilüfer Belediyespor Kulübü’nün Türkiye’nin en köklü ve çok branşlı yapılarından biri olduğuna dikkat çeken Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or da, elde edilen başarıların planlı çalışma ve güçlü altyapı sayesinde geldiğini vurguladı.</p>
<p>Konuşmasında Nilüfer’in yetiştirdiği voleybolculardan Öykü Saruhan’ın hikayesine atıfta bulunan Muharrem Or, “Öykü’nün başarısı yalnızca bireysel bir yeteneğin sonucu değil; doğru zamanda verilen desteklerin ve sabırla kurulan bir altyapının ürünüdür. Bizim gücümüz sadece kazandığımız kupalarda değil; çocuklara verdiğimiz umut ve gençlere açtığımız yolda yatıyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>KATILIMCILARIN GÖRÜŞLERİ ALINDI</p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından katılımcıların görüşleri alındı. “Ortak bir spor kültürü yaratmak kentin geleceğini nasıl şekillendirir?” sorusundan yola çıkılarak yapılan ankette konukların önerilerini topladı. Anket sonuçlarının manifestonun sahadaki karşılığını güçlendireceği belirtildi.</p>
<p>Etkinlikte, Nilüfer’de spor kültürüne emek veren sporcular ile Süperlig ve Türkiye 1. lig takımları arasındaki tek kadın baş antrenör olan İlknur Kurtuluş, Nilüfer Belediyespor Hentbol Başantrenörü Gökhan Durmaz ve Nilüfer Belediyespor Eker Voleybol A Takımı destekçisi Eker Spor Kulübü Başkanı Ece Eker’e “Onur ve Katkı Belgesi” verildi. Türkiye Voleybol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ersin Yılmaz da, daha nice sporcuların yetişmesine duyduğu inancı temsilen, Milli Takım imzalı formayı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Kulüp Başkanı Muharrem Or’a takdim ederken, Başkan Özdemir ve Or da Nilüfer Belediyespor Eker Voleybol A Takımı sporcularının imzaladığı formayı Yılmaz’a hediye etti.</p>
<p>ÖZETLE NİLÜFER SPOR MANİFESTOSU</p>
<p>Öte yandan Nilüfer Spor Manifestosu, belediyelerin geleneksel spor hizmetlerinin ötesine geçerek; sporu kent planlaması, gençlik politikaları, halk sağlığı ve toplumsal dayanışma başlıklarıyla birlikte ele alan stratejik bir çerçeve sunuyor. Manifesto; sporun yalnızca rekabet ve başarı odaklı değil, yaşam boyu katılımı teşvik eden, kapsayıcı ve eşitlikçi bir toplumsal araç olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p>“SPOR, HERKES İÇİN BİR YAŞAM HAKKI”</p>
<p>Nilüfer Spor Manifestosu, günlük yaşamda sporu herkes için ulaşılabilir kılmayı amaçlıyor. Bu çerçevede belgenin temel hedefleri şöyle öne çıkıyor:</p>
<p>Her Yaştan Kentliye Açık Spor İmkanları: Okullar, parklar ve meydanlar başta olmak üzere kentin günlük yaşam alanlarında sporun doğal olarak yer alması.</p>
<p>Gençlik ve Toplum Odaklı Yaklaşım: Gençlerin sadece sportif başarı değil, aynı zamanda sosyal bağ, öz güven ve yaşam becerileri geliştireceği alanlar yaratmak.</p>
<p>Toplumsal Sağlık ve Refah: Sporu, fiziksel sağlığın ötesine taşıyarak ruh sağlığı ve toplumsal dayanışmanın temel bir bileşeni olarak konumlandırmak.</p>
<p>Kapsayıcılık ve Fırsat Eşitliği: Dezavantajlı gruplar, kadınlar, yaşlılar ve özel gereksinimli bireyler için eşit katılım imkânları sağlamak.</p>
<p>Manifesto; sporun yalnızca rekabet ya da başarıya odaklı bir faaliyet olmadığını; toplumun her bireyinin yaşam kalitesini yükselten, sosyal bağları güçlendiren, eşitlikçi bir araç olduğunu vurguluyor.</p>
<p>TÜRKİYE’DE BİR İLK: STRATEJİK SPOR POLİTİKASI</p>
<p>Belediyeler geleneksel olarak spor tesisleri inşa eder, kulüpleri destekler veya gençlik programları yürütür. Ancak Nilüfer’in Spor Manifestosu, bu çalışmaların ötesine geçerek sporu stratejik bir kamu politikası haline getiriyor ve bütüncül bir sosyal dönüşüm aracı olarak tanımlıyor. Sporun kent planlamasından eğitim politikalarına, toplumsal sağlığa kadar uzanan geniş bir vizyonla ele alınması, bu yaklaşımı Türkiye’de benzersiz kılıyor.</p>
<p>Sporun kent yaşamına entegrasyonu ve herkese ulaşan fırsatlar sunması, manifestonun en çarpıcı yönlerinden biri. Bu vizyon, yalnızca yarışma odaklı değil; hayat boyu spor, katılımcı topluluklar ve sağlıklı nesiller yaratma perspektifini benimsiyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-spor-manifestosunu-acikladi-599802">Nilüfer Belediyesi &#8220;Spor Manifestosu&#8221;nu açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>sahibinden.com&#8217;dan Sürdürülebilirlik Manifestosu: &#8220;Geleceği Sahiplen&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sahibindencomdan-surdurulebilirlik-manifestosu-gelecegi-sahiplen-540045</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 May 2025 13:11:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[manifestosu]]></category>
		<category><![CDATA[sahibindencomdan]]></category>
		<category><![CDATA[sahiplen]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=540045</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'nin önde gelen teknoloji şirketlerinden sahibinden.com, düzenlediği toplantıyla sürdürülebilirlik vizyonunu ve gelecek hedeflerini paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahibindencomdan-surdurulebilirlik-manifestosu-gelecegi-sahiplen-540045">sahibinden.com&#8217;dan Sürdürülebilirlik Manifestosu: &#8220;Geleceği Sahiplen&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin önde gelen teknoloji şirketlerinden sahibinden.com, düzenlediği toplantıyla sürdürülebilirlik vizyonunu ve gelecek hedeflerini paylaştı. 2028 yılı için koyduğu karbon-nötr olma hedefine 3 yıl önce ulaşan şirket, &#8220;İkinci Elin Sürdürülebilirliğe Katkısı&#8221;, &#8220;Karbon Ayak İzi&#8221; ve &#8220;2024 Yılı Sürdürülebilirlik” raporlarını da duyurdu.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin sahibinden.com&#8217;u, düzenlediği toplantı ile sürdürülebilirlik yolculuğunu ve bu alandaki çalışmalarını paylaştı. Kurulduğu günden bu yana döngüsel ekonomiye sunduğu katkıları, teknolojiyi insanın ve dünyanın hizmetine sunan yaklaşımı ve toplumsal faydayı odağa alan kültürüyle dikkat çeken şirket, gerçekleşen buluşmada, hazırladığı üç raporu duyurarak gelecek adımlarını da aktardı.</p>
<h3><strong>&#8220;İKİNCİ ELE YÖNELİM, ASLINDA GELECEĞİ SAHİPLENMEK&#8221;</strong></h3>
<p>Sürdürülebilirlik stratejisini “Dünyayı Sahiplen”, “Dönüşümü Sahiplen” ve “Eşitliği Sahiplen” yaklaşımıyla üç ana sütun üzerine inşa eden şirket, 2028 yılı için koyduğu karbon-nötr olma hedefine planlanandan 3 yıl önce ulaşma başarısı gösterdi. Sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgulayan <strong>sahibinden.com İnsan ve Sürdürülebilirlik Genel Müdür Yardımcısı Güntulu Peker</strong>, “Döngüsel ekonomi ve ikinci el alışveriş kültürü sadece fiziksel süreçlerden ibaret değil. Aynı zamanda kaynaklara duyulan saygının, emeğe verilen değerin ve sürdürülebilir bir gelecek inancının güçlü bir ifadesi. Bizim sahibinden.com olarak iş modelimizin özü döngüsel ekonomi. Bu yaklaşımı yalnızca kullanıcılarımızla değil çalışma arkadaşlarımız ve iş ortaklarımızla da paylaşıyor, birlikte dönüşüm yaratmayı hedefliyoruz. İş süreçlerimizi doğal kaynakları koruyacak şekilde tasarlıyor, karbon salımını azaltmak üzere somut adımlar atıyoruz. Attığımız her adımı şeffaf bir şekilde ölçümleyerek ve sürekli geliştirerek ilerliyoruz” açıklamasını yaptı.</p>
<p>sahibinden.com’un sürdürülebilirlik vizyonunu “Geleceği Sahiplen” yaklaşımıyla şekillendirdiğini söyleyen Peker, “Geleceği sahiplenmenin en kolay ve uygulanabilir yolunun ikinci ele yönelimle gerçekleşeceğine inanıyoruz. İkinci el ürün kullanmanın, bilinçli bir tercih olduğunu anlatmak ve sorumlu, gururla paylaşılacak bir davranış olduğunu yaymak istiyoruz. Konuyu doğayı korumak, ekonomiyi güçlendirmek ve topluma bilinç kazandırmak için var olana yeniden değer verme alışkanlığı olarak değerlendiriyoruz. Bu alışkanlığı bir yaşam tarzına dönüştürmek, sürdürülebilir bir trend haline getirmek için birlikte hareket etmeliyiz” dedi.</p>
<h3><strong>11,6 MİLYON TON SERA GAZI SALIMINI ÖNLEDİ<br />
</strong></h3>
<p>İkinci elin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda güçlü bir ekolojik değer taşıdığı günümüzde, Türkiye’de ikinci el alışveriş kültürünü dijitalleştiren sahibinden.com, düzenlediği toplantıda İsveç Çevre Araştırmaları Enstitüsü (IVL) iş birliğiyle hazırlanan “İkinci Elin Sürdürülebilirliğe Katkısı Raporu” üzerine çalıştıklarını ve raporun 5 Haziran Dünya Çevre Günü&#8217;nde yayımlanacağını duyurdu. Rapora göre, yalnızca 2024 yılında sahibinden.com üzerinden gerçekleştirilen ikinci el ürün alım-satımları sayesinde yaklaşık 11,6 milyon ton CO₂ eşdeğeri sera gazı salımı önlendi.</p>
<h3><strong>2030’A YENİ HEDEFLER</strong></h3>
<p>E-ticaret sektöründe TÜRKAK akreditasyonlu karbon ayak izi doğrulama belgesi alan ilk kuruluş olan sahibinden.com ayrıca, sera gazı emisyonlarını azaltma hedeflerini ve izlediği yol haritasını ortaya koyan “Karbon Ayak İzi Raporu”nun öne çıkan verilerini de paylaştı. Rapora göre şirketin 2024 yılındaki toplam karbon emisyonu 10.245,9 ton CO₂e olarak ölçüldü. 2030 senaryosunda bu miktarın 11.109,4 tona çıkması öngörülürken, emisyonlar Kapsam 1 (doğrudan), Kapsam 2 (elektrik kaynaklı dolaylı) ve Kapsam 3 (tedarik zinciri gibi diğer dolaylı emisyonlar) olarak sınıflandırıldı. Sahip olunan veriler doğrultusunda, şirketin öncelikli hedefi Kapsam 1 emisyonlarını azaltmak ve karbon nötr hedefine doğru ilerlemek olarak açıklandı.</p>
<h3><strong>İKİNCİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU YAYIMLANDI</strong></h3>
<p>Kuruluşunun 25’inci yılını kutlayan sahibinden.com, bu yıl ikincisini yayımladığı Sürdürülebilirlik Raporu hakkında da bilgi verdi. Türkiye’nin ilk karbon nötr e-ticaret platformu olma unvanını taşıyan şirket, Gold Standard sertifikalı Hatay’daki Rüzgâr Enerjisi Santrali’nden alınan karbon kredileri ile 10.372,5 ton CO₂ salımını nötrlediğini aktardı. Araç filosunun yüzde 79’unu hibrit modellere dönüştürerek yılda 329 ton CO₂ salımını engelleyen platform, döngüsel ekonomiye katkı sağlamak amacıyla ikinci el alışverişin yaygınlaştırılmasına ve Yepy gibi sürdürülebilir teknoloji odaklı projelere hız kesmeden devam edeceğini vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahibindencomdan-surdurulebilirlik-manifestosu-gelecegi-sahiplen-540045">sahibinden.com&#8217;dan Sürdürülebilirlik Manifestosu: &#8220;Geleceği Sahiplen&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evrensel İnsani Değer ve Haklar Manifestosu imzaya açıldı! 25 Bin imza ile BM&#8217;e sunulacak…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/evrensel-insani-deger-ve-haklar-manifestosu-imzaya-acildi-25-bin-imza-ile-bme-sunulacak-459014</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 May 2024 09:08:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[bme]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[evrensel]]></category>
		<category><![CDATA[haklar]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[imzaya]]></category>
		<category><![CDATA[insani]]></category>
		<category><![CDATA[manifestosu]]></category>
		<category><![CDATA[sunulacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=459014</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi ile Kazakistan N.L. Gumilev Avrasya Ulusal Üniversitesi, ortak ‘Evrensel İnsani Değer ve Haklar Manifestosu’ hazırlayarak imzaya açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/evrensel-insani-deger-ve-haklar-manifestosu-imzaya-acildi-25-bin-imza-ile-bme-sunulacak-459014">Evrensel İnsani Değer ve Haklar Manifestosu imzaya açıldı! 25 Bin imza ile BM&#8217;e sunulacak…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ortadoğu, Orta Asya, Afrika’da ve son olarak Gazze’de yaşananlara dikkat çekilen, 25 BİN imza hedefi olan manifesto bu yıl sonunda BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi&#8217;ne sunulacak.</strong></p>
<p><strong>10 maddeden oluşan manifestoda; “İki üniversite olarak yaşanan olaylardan hareketle, evrensel kavram ve fikirlerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini öngördük. N.L. Guliyev Milli Avrasya Üniversitesi ve Üsküdar Üniversitesi olarak; böyle bir durumda insan hak ve özgürlüklerinin en yüksek şekilde yaşandığı ve tartışıldığı ortam olan üniversite topluluğunun suskun kalmasının bir vebal olduğunu düşündük. Bireysel tepkiden çok kurumsal bir mutabakatla sesimizi duyurmak ve bir manifesto ile düşüncelerimiz ifade etmek istedik.” ifadelerine yer verildi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi ile Kazakistan N.L. Gumilev Avrasya Ulusal Üniversitesi, büyük düşünür Farabi ve Hoca Ahmed Yesevi&#8217;nin, diğer dünya düşünürlerinin hayatı, eserleri ve mirasından, Birleşmiş Milletler (BM), UNESCO, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nden ilham alarak ortak Evrensel İnsani Değer ve Haklar Manifestosu hazırladı ve imzaya açtı.<em> </em> </p>
<p>25 BİN imza hedefi olan manifesto, bu yılın sonunda BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi&#8217;ne sunulacak. </p>
<p><strong>‘Yaşayan Değerler Eğitim Programı (LVEP)’ projesi kapsamında yaşayan değerler…</strong></p>
<p>BM tüzüğünün, başlıca hedeflerinin; gelecek nesilleri savaş belasından kurtarmak, temel insan haklarına, insan kişiliğinin onuruna ve değerine, erkeklerin ve kadınların ve büyük ve küçük ulusların eşit haklarına olan inancı yeniden teyit etmek, adaletin ve antlaşmalardan ve uluslararası hukukun diğer kaynaklarından doğan yükümlülüklere saygının sürdürülebileceği koşulları tesis etmek ve daha geniş bir özgürlük içinde sosyal ilerlemeyi ve daha iyi yaşam standartlarını teşvik etmek olduğu belirtilen Manifestoda, şunlar kaydedildi:</p>
<p>“UNESCO tarafından desteklenen uluslararası ‘Yaşayan Değerler Eğitim Programı (LVEP)’ projesi kapsamında yaşayan değerler ‘Mutluluk, dürüstlük, alçakgönüllülük, iş birliği, özgürlük, sevgi, barış, saygı, sorumluluk, sadelik, hoşgörü, birlik’ olmak üzere 12 başlıkta UNICEF eğitim kümesi tarafından hazırlanmış ve UNESCO tarafından tanınmıştır. BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 1. maddesi ‘Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler’ der. </p>
<p>Daha sonra, ‘Yaşama hakkı, adil yargılanma hakkı, eşitlik hakkı, özgürlük hakkı, sağlığa ulaşma hakkı, sığınma hakkı, işkenceden korunma hakkı, zaruri ihtiyaçları elde etme hakkı, seyahat hakkı, evlenme hakkı, mülkiyet hakkı, fikir-vicdan-din hürriyeti ve ifadesi hakkı, saldırısız toplanma hakkı, sosyal güvenlik hakkı, çalışma hakkı, eğitim ve öğrenme hakkı ile birlikte topluluğa karşı görevleri ve sorumlulukları vurgusu vardır’ şeklinde ifade eder.”</p>
<p><strong>Farabi ve Hoca Ahmed Yesevi’den erdem…</strong></p>
<p>İslam Altın Çağı&#8217;nın önde gelen düşünürlerinden, metafizik, psikoloji ve politika teorilerinin yazarı, dünyanın İkinci öğretmeni, Türk Dünyası&#8217;ndan dünya ölçeğinde bilgin ve filozof Abu Nasr Muhammed al-Farabi’nin erdemleri ‘Etik’ ve ‘Entelektüel’ olarak iki başlıkta ele aldığı anlatılan Manifestoda, şu görüşlere yer verildi:</p>
<p>“Etik erdemleri; ‘Ölçülülük, &#8211; Cesaret, &#8211; Cömertlik, &#8211; Adalet’, entelektüel erdemleri; ‘Bilgelik, -Duygusal Zeka, -Sosyal Zeka’ olarak sınıflandırır. Dolayısıyla Al-Farabi&#8217;ye göre etiğin en önemli noktaları, gerçek mutluluğu bu 7 erdemin tamamına sahip olmak olarak tanımlar. Dahası, Al-Farabi erdemli insanları doğada özgür olarak adlandırır ve ‘Gezegenimiz dünya, ancak tüm uluslar saadete ulaşmak amacıyla iş birliği yaptığında ve birbirlerine yardım ettiğinde erdemli hale gelir ve mükemmel bir evrensel devlete dönüşür’ şeklinde özetlemiştir.  </p>
<p>Seyyid mutasavvıf şair Hoca Ahmed Yesevi, dünyaca ünlü ilahiyatçı, manevi rehber, din alimi, eğitimci, Türk şair, filozof, sufizm tarihinin en önde gelen dini figürü, ilk Türk Sufi Tarikatı&#8217;nın kurucusu, şiirlerinde bilgelik, sabır ve mükemmellik gibi erdemlerin önemini vurgular ve bunların gerçek saygınlığa ve kişisel gelişime nasıl katkıda bulunduğunu vurgular, sevgi ve insana, vatana ve ilahi olana güvenme erdemlerini öne çıkarır.”</p>
<p><strong>6 erdem 24 karakter gücü</strong></p>
<p>Manifestoda, bilimsel referans olarak çoklu zekâ kavramının geliştiricisi Howard Earl Gardner’in ise değerleri 6 erdemin altına 24 karakter gücü olarak yerleştirdiği dile getirilerek, 6 erdemin altında 24 karakter gücü şöyle sıralanıyor:</p>
<p>“I-Bilgelik; 1.Özgünlük, 2.Merak, 3.Öğrenmeye Açık Oluş, 4.Açık Fikirlilik, 5.Geniş Bakış Açısı, </p>
<p>II-Cesaret; 6.Dürüstlük, 7.Cesur Olma, 8.Beceriklilik, 9.Keyif Alma, </p>
<p>III-İnsaniyet; 10.Şefkatlilik, 11.Sevme ve Sevilme Kapasitesi, 12.Sosyal Zekâ, </p>
<p>IV-Adillik; 13.Adalet, 14.Liderlik, 15.Vatandaşlık, </p>
<p>V-Ölçülülük; 16.Affedicilik, 17.Tevazu, 18.Dikkat, 19.Özdenetim , </p>
<p>VI-Aşkınlık; 20.Güzelliği Takdir Etme, 21.Şükür, 22.Umut, 23.Mizah, 24.Maneviyat.”</p>
<p><strong>“Dünya tersine dönmüştür ve bir kez daha tehlike altındadır”</strong></p>
<p>İnsanlığın 21. yüzyılın yeni bir küresel iş birliği çağının habercisi olacağını umduğu kaydedilen Manifestoda, şöyle devam edildi:</p>
<p>“Ancak ilk çeyreğin sonunda bunun maalesef gerçekleşmediğini gördük. Irkçılık ve yabancı düşmanlığı, eşitsizlikler ve korkunç insan hakları ihlalleri hızla artıyor. Temel açılardan dünya tersine dönmüştür ve bir kez daha tehlike altındadır. Tehdit küresel ölçekte ölümcül bir savaş olduğu için riskler küçümsenemez. Çünkü çatışmalar derinleşmiş ve yeni tehlikeler ortaya çıkmıştır. Nükleer silahlara ilişkin küresel kaygılar soğuk savaştan bu yana en yüksek seviyededir.  Dahası, iklim değişikliği büyük ve hızlı bir şekilde ilerliyor.</p>
<p>Öte yandan, 21. Yüzyılın ikinci çeyreğinin kapısını açan 2025 yılı, savaş ve barış, güvenlik ve kalkınma, hukukun üstünlüğü ve daralan insani alan konularında önemli bir duruşu ifade eden bir dönüm noktası olacaktır. Özellikle de uluslararası toplumun kırılgan gezegenimiz için tamamen yeni bir barışçıl, güvenli, emniyetli ve müreffeh söylem ile, felsefe, mimari, jeopolitik, jeo-ekonomik alan ve düzen tesis edememesi durumunda ortaya çıkacak kıyamet tehdidi dikkat çekicidir.”</p>
<p><strong>“İnsani, sosyal eşitsizlik” durumu küresel barışı tehdit ediyor</strong></p>
<p>Bütün bu insani değerleri inceledikten sonra son yıllarda yaşanan psikopolitik olayların oluşturduğu ciddi bir “insani, sosyal eşitsizlik” durumunun küresel barışı tehdit eder duruma geldiği vurgulanan Manifestoda, “Siyasetin bize gösterdiği düşmanlardan çok kendimize dönerek içimizdeki nefrete, ırkçılığa, sömürgeciliğe, ayrımcılığa, ötekileştirmeye ve kötülüğe sessiz kalma duygularına düşmanlık yapma zamanı gelmiştir. Son 25 yılın psikopolitik olaylarının yarattığı ve küresel barışı tehdit eden ciddi ‘insani ve toplumsal eşitsizliği’ analiz ettikten sonra, siyasetin bize gösterdiği düşmanlara değil, kendimize dönmenin ve nefreti, ırkçılığı, sömürgeciliği, ayrımcılığı, ötekileştirmeyi ve kötülüğe karşı sessizliği düşman edinmenin zamanı gelmiştir. Ancak hep birlikte evrensel erdemlerimizi tanımlayabilir, teşvik edebilir ve uygulayabilir, çatışmaları çözebilir, nefretin üstesinden gelebilir ve ortak evrensel değerleri savunabiliriz.” ifadesine yer verildi.</p>
<p><strong>İhmal edilen değerler hatırlatıldı</strong></p>
<p>Manifestoda, “Irk, renk, din, dil, inanç, kültür ve ülke ayırımı yapmaksızın cömert gezegenimizin daha yaşanılır, adil, barışçıl ve sürdürülebilir olması için; ihmal edilen değerlerin” hatırlatılmak istendiğine işaret edilerek, şunlar vurgulandı: </p>
<p>“İki üniversite olarak yaşanan olaylardan hareketle, evrensel kavram ve fikirlerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini öngördük. N.L. Guliyev Milli Avrasya Üniversitesi ve Üsküdar Üniversitesi olarak; böyle bir durumda insan hak ve özgürlüklerinin en yüksek şekilde yaşandığı ve tartışıldığı ortam olan üniversite topluluğunun suskun kalmasının bir vebal olduğunu düşündük. Bireysel tepkiden çok kurumsal bir mutabakatla sesimizi duyurmak ve bir manifesto ile düşüncelerimiz ifade etmek istedik.</p>
<p>1/ Siyasi, etnik, dinsel, mezhepsel, ideolojik hırsların kör ettiği savaşları, her türlü azınlık veya çoğunluktan kaynaklanan terör ve şiddet eylemlerine kararlılıkla karşı çıkıyoruz.</p>
<p>2/ Ölçüsüz ve orantısız güç kullanımı ile silahsız insan, sivil ve çocuk öldürülmesini şiddetle kınıyoruz.</p>
<p>3/ İnsanlık 21. Yüzyılda sorunları konuşarak çözebilecek gelişmişlik seviyesine gelmiştir. İnsanlığın ilkel dogmalar ile yargılanmasına şiddetle itiraz ediyoruz.</p>
<p>4/ Güzel mavi gezegenimizin herkesi tatmin edecek bir cömertlik ve bolluğa sahip olduğuna   iktisat tarihini şahit tutuyoruz.</p>
<p>5/ Aç gözlülük, doyumsuzluk, sorumsuzluğu ve acımasızlığı doğuran siyasi “Tanrı Kompleksini” şiddetle reddediyoruz. Hiç kimse kendisine tanrısallık ve kutsallık atfedemez. Herkes hak ve fırsatlar açısından eşittir.</p>
<p>6/ İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin yeniden okunmasına ve hazmedilmesine şiddetle ihtiyaç vardır.</p>
<p>7/ Hiçbir devlet ayrıcalığa sahip olmamalıdır. Amaç adaletse bu çağda yöntem, özgürlükçü, katılımcı ve eşitlikçi demokrasidir. “Pozitif Siyaset”in insanlık için çözüm olduğunu vurguluyoruz.</p>
<p>8/ Bütün dünya devletlerinin eşit temsil edildiği “Dünya Parlamentosu”nun kurulmasının zorunlu olduğunu teklif olarak sunuyoruz.</p>
<p>9/ Medeni toplumlarla medeni olmayan toplumları ayıran en önemli şeyin, hak arama ve sorun çözme yöntemi olarak şiddeti kullanmamasıdır. İnsanlığın vahşet döneminden kalma şiddet yöntemini ilkesel olarak reddediyoruz.</p>
<p>10/ Eğer yukarda zikredilen insan hak ve değerlerinin göz önüne alındığı eşitlikçi bir politika geliştiremezsek, insan türünün kendi kendini yok etme potansiyeline sahip olduğunu ilan ediyoruz. </p>
<p>Sonuç olarak bu manifestoyu insan haklarına inancın çok zayıfladığı günümüzde, iki üniversite senatosu tartışarak imza altına alıp bütün duyarlı insanlara beyan etmeyi uygun görmüştür. Bu doğrultuda Manifestomuzu imzaya açıyoruz<em>.” </em></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/evrensel-insani-deger-ve-haklar-manifestosu-imzaya-acildi-25-bin-imza-ile-bme-sunulacak-459014">Evrensel İnsani Değer ve Haklar Manifestosu imzaya açıldı! 25 Bin imza ile BM&#8217;e sunulacak…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ressam Adyali&#8217;nin &#8220;As Beni&#8221; projesi ve manifestosu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ressam-adyalinin-as-beni-projesi-ve-manifestosu-437219</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Jan 2024 15:24:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[adyalinin]]></category>
		<category><![CDATA[beni]]></category>
		<category><![CDATA[manifestosu]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=437219</guid>

					<description><![CDATA[<p>‘‘As Beni’’ 2023 Eylül’de İstanbul’da Adyali tarafından gerçekleştirilen performatif bir resim enstalasyonu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ressam-adyalinin-as-beni-projesi-ve-manifestosu-437219">Ressam Adyali&#8217;nin &#8220;As Beni&#8221; projesi ve manifestosu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>‘‘As Beni’’ 2023 Eylül’de İstanbul’da Adyali tarafından gerçekleştirilen performatif bir resim enstalasyonu. Resimlerinin izleyiciyle buluşmasını hedefleyen Adyali, 48’i kanvas tablodan ve 17’si kağıt üzerine yapılmış akrilik resimlerinden oluşan toplamda 65 adet resmini sokaklara ‘‘As Beni’’ yazan etiketlerle yerleştirip, izleyicinin beğenisine sundu. Resimlerini atölyesinden çıkarmak olan bu performansın amacı; eserlerini beğenen veya ilgilenen kişilerle karşılaşmak, bu kişilerce Adyali resimlerinin sokaktan ücretsiz olarak alınıp sahiplenilmesidir.</p>
<p>Adyali, ‘‘Ürettiğim eserler, bir depoda tozlanacağına çoktan dolaşıma girsin istedim. Gerek sanatsever biri alıp evine götürsün; gerek geri dönüşüme değer veren biri alıp üstüne boyasın; gerekse bir eskici arabasında hiç yoksa materyali pahasına satılmak üzere devam etsin yolculuğu… Kim bilir oradan nereye varacak tablolarım. Kanımca bu noktada önemli olan, üretmeme sebep olan o hissin bedenimden geçip kanvasa yansımış olması ve benden çıkarak yeni yerini bulmaya doğru yola çıkmış olması.’’ diyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Günümüz sanat tüketimini eleştiren Adyali ‘‘Tıpkı sosyal medyada gezinirken karşımıza çıkan bir görsel gibi resimlerim de insanların karşısına çıksın istedim. Bir galeri ortamında olmadan, günlük yaşamın içinde, beklenmedik bir stüdyo ziyareti gibi hissettirsin istedim. İzleyen beğenisini dile getirebilsin, merakını tabloya temas ederek giderebilsin, isterse eline alıp arkasını önünü çevirip bakabilsin ve ‘‘kim bilir almaya kalksam ne kadardır’’ düşüncesiyle kendiyle bağdaştırdığı eseri evine götürmekten vazgeçmesin diye çareyi yine sokağın özgürlüğünde buldum.’’ diye ekliyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Sanatın kalıplaştırılmasına karşı hareketle devam ediyor ‘‘Bu performansla, sanatın sıkıştırıldığı kalıplardan taşmasını izlemeyi diliyorum. ‘Sanatçı ona denir, buna denir.’ kalıplarından uzaklaşılmasını diliyorum. Hisler ve düşüncelere aracılık eden bir şeyin akademi diliyle tanımlanmasına ve yalnız belli birikimler sonucu erişilebilir olmasına karşı olduğumu ve karşı olunması gerektiğini göstermek istiyorum. Eğer biri tabloma baktığında kendinden bir şey buluyor, bir süredir üzerine düşünmediği şeyi düşünüyor veya bu benim olsa nerede tutacağımı çok iyi biliyorum diyorsa… buyursun.’’</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>‘‘Bu hisleri yaşamak için bir gününü galeri gezmeye ve hiç sahip olamayacağı bir eserin, telefonuyla yalnız bir fotoğrafını çekip sosyal medyada paylaşmaktan ötesine geçebilsin kişilerin sanatla olan ilişkisi. Sanat herkes tarafından tüketilebilmeli, gerektiğince bağ kurulabilmeli ve çıkartılan o mertebeden sanatı indirmek için sanatçılar üstüne düşeni yerine getirebilmeli.’’</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Gerçekleştirdiği performans sonucu karşılaştıklarını şöyle dile getiriyor: </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>‘‘En nihayetinde, 4 gün süren bu rastlantısal enstalasyon süreci sonucunda ürettiğim 65 adet ‘aracı’ kıldığım resimlerim sokaklara dağıtıldı. Sergi süreci boyunca birçok olumlu yorum aldım. Olumlu yorumlar arasında, merakla bana yaklaşarak ne yaptığımı soran, yaşça nazaran daha büyük insanların etkileşimleri de bulunuyor. Bu kazanımlarım ışığında artık yeni bir bakış açısıyla üretmeye ve kendimden sokağa ve yaşantıya katmaya devam edeceğim.’’<br />Adyali aynı zamanda projesinin manifestosunu da yayımladı. </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><strong><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>&#8211; As Beni Manifesto &#8211;</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></strong></p>
<p>Ben Adyali.</p>
<p>2018’den bu yana biriktirdiğim tablolarımı ve kağıt üzerine yaptığım 65 resmimi, atölyemden çıkartıp üzerine ‘‘As Beni’’ yazan etiketlerle sokaklara yerleştirdiğim ve 4 gün süren performatif bir sergi enstalasyonu gerçekleştirdim. Bana ilham olan sokaklara, benden ve atölyemden geçen hisler ve düşüncelerle ürettiğim eserlerimi geri bıraktım.</p>
<p>Amacım, sanatla karşılaşmayı beklemeyen kitlelere beklenmedik bir sergi deneyimi yaşatmak ve muhtemel izleyici kitlemden etkileşim toplamak ve eserlerimin dolaşıma girmesini sağlamaktı.  Atölye sonrası yolculuklarının nerede devam edeceğini kestiremesem de, eserimi sanatsever birinin alıp evine asması veya bir eskici arabasında kanvasının para edecek olması için satılması bile benim için çok değerli. Çünkü en nihayetinde resimlerimi yaşamın içinde dolaşıma kazandırdığımı biliyorum.</p>
<p>Bu enstalasyonun diğer bir hedefi ise, herhangi birinin geçebileceği herhangi bir sokakta herhangi bir sanat eserinin bulunmasının, dijitalleşmenin zirvesini yaşadığımız bu dönemde sosyal medyada gördüğümüz bir görselin, gerçek boyutuyla ve temas edilebilecek bir aracı konumuna gelmesiyle sanatla olan etkileşimi artırmaktı.</p>
<p>İzleyicilerin, eserleri müze, galeri ve sanat alanları dışında, düzenlenmemiş ve steril olmayan ortamlarda görmesi ve istenirse eserlere temas edebilmesi benim için genel anlamda sanatla olan ilişkinin gelişmesi açısından büyük önem arz ediyor. Beğenildiği takdirde eserlere bila bedel sahip olabilmelerinin ise günümüz sanat tüketiminde irdelenmeye ihtiyaç duyulan bir başka önemli konu olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>En nihayetinde, sanatçı ilham almakla, his ve düşünceleriyle yoğrulmakla ve üretmekle meşgul olmalıdır. Sanatçılardan satış ve pazarlama becerileri beklenmemelidir. Her ne kadar rekabet dolu bir alan olsa da, bu iş dünyası beklentileri, herkesin ve her şeyin birer ürüne ve markaya dönüştüğü bu dönemde sanatçıdan hariç tutulmalıdır.</p>
<p> Sanat alanları dışında da sanatın sergilenebileceği anlayışıyla yola çıktığım ikinci performansım As Beni, İnsargi sokak sergisine benzer motivasyonlar taşıyor. Çünkü ben, sanatın, salt seçkin gruplarca anlaşılabilecek, tartışılabilecek ve sahip olunabilecek bir insan aktivitesinden çok daha ötesinde ve sanıldığının aksine hisseden ve düşünen herkese hitap ettiğine inanıyorum.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ressam-adyalinin-as-beni-projesi-ve-manifestosu-437219">Ressam Adyali&#8217;nin &#8220;As Beni&#8221; projesi ve manifestosu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
