<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>maddi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/maddi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/maddi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jan 2026 10:02:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>maddi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/maddi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Maddi Durumu Yetersiz Vatandaşlara Ücretsiz Sosyal Market Desteği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maddi-durumu-yetersiz-vatandaslara-ucretsiz-sosyal-market-destegi-608376</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 10:02:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bağış]]></category>
		<category><![CDATA[durumu]]></category>
		<category><![CDATA[maddi]]></category>
		<category><![CDATA[market]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlara]]></category>
		<category><![CDATA[yetersiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608376</guid>

					<description><![CDATA[<p>*Giyim, ayakkabı, çocuk oyuncak grubu, ev tekstil (masa örtüsü, çarşaf vb), bebek için yardımcı malzemelerin bağışçıların adreslerinden ekipler tarafından alınıyor, dilerlerse kendileri de sosyal markete teslim edebilirler</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maddi-durumu-yetersiz-vatandaslara-ucretsiz-sosyal-market-destegi-608376">Maddi Durumu Yetersiz Vatandaşlara Ücretsiz Sosyal Market Desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>*Giyim, ayakkabı, çocuk oyuncak grubu, ev tekstil (masa örtüsü, çarşaf vb), bebek için yardımcı malzemelerin bağışçıların adreslerinden ekipler tarafından alınıyor, dilerlerse kendileri de sosyal markete teslim edebilirler<br />Ayvalık Belediyesi tarafından hayata geçirilen Sosyal Market, maddi durumu yetersiz vatandaşlara ücretsiz giysi ve ayakkabı desteği sağlıyor. Sosyal Market’ten yararlanan vatandaşlar, hiçbir ücret ödemeden ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Eski otogar girişindeki sosyal marketten vatandaşlar ihtiyaçları olan malzemeleri temin edebilecek.<br />2025 yılı içerisinde Sosyal Market’te, kıyafet ve değerlendirilebilir ev eşyalarından oluşan toplam ürünler 2590 vatandaşa ulaştırıldı. Hizmet, Ayvalıklı hayırseverlerin ve bağışçı firmaların katkılarıyla sürdürülüyor.<br />Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, ayakkabıdan kadın, erkek ve çocuk kıyafetlerine; kazaktan monta kadar geniş bir ürün yelpazesinin bulunduğunu belirterek, Sosyal Market’in bir mağaza titizliğiyle hizmet verdiğini vurguladı.<br />Ergin, bağış yoluyla gelen giysilerin vatandaşlara sunulmadan önce hijyen ve kalite açısından titizlikle kontrol edildiğini, kullanılabilir olduğuna kanaat getirilen ürünlerin raflara yerleştirildiğini ifade etti.<br />Market raflarında, temiz ve giyilebilir durumdaki ürünlerin yanı sıra hiç kullanılmamış giysiler de yer alıyor. İmalatçı firmaların yaptığı bağışlarla ürün çeşitliliği her geçen gün artıyor. Sosyal Market’e bağışta bulunmak isteyen vatandaşlar, Ayvalık Belediyesi Sosyal Hizmetler  Müdürlüğü’ne 444 10 66 veya 0 530 340 27 10 numaralı telefonlardan ulaşabiliyor.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maddi-durumu-yetersiz-vatandaslara-ucretsiz-sosyal-market-destegi-608376">Maddi Durumu Yetersiz Vatandaşlara Ücretsiz Sosyal Market Desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri Yatırım Harcamaları, 2024</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yillik-sanayi-ve-hizmet-istatistikleri-yatirim-harcamalari-2024-606920</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 08:09:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2024]]></category>
		<category><![CDATA[2024 Yılında]]></category>
		<category><![CDATA[harcamaları]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[maddi]]></category>
		<category><![CDATA[Milyar Tl]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[statistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[trilyon]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606920</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri Yatırım Harcamaları çalışması, 2009-2024 yıllarını kapsayacak şekilde geçmiş yıllar revize edilerek hazırlanmıştır. Bu çalışmada maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcama kalemleri hesaplanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yillik-sanayi-ve-hizmet-istatistikleri-yatirim-harcamalari-2024-606920">Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri Yatırım Harcamaları, 2024</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri Yatırım Harcamaları çalışması, 2009-2024 yıllarını kapsayacak şekilde geçmiş yıllar revize edilerek hazırlanmıştır. Bu çalışmada maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcama kalemleri hesaplanmıştır.<br /> </p>
<p><strong>Maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamaları 2024 yılında 5 trilyon 645 milyar TL olarak gerçekleşti</strong><br /> </p>
<p>Maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamaları 2024 yılında 5 trilyon 645 milyar TL olarak gerçekleşti. Maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamalarının 1 trilyon 737 milyar TL&#8217;si imalat sektöründe, 885 milyar TL&#8217;si toptan ve perakende ticaret sektöründe, 617 milyar TL&#8217;si ulaştırma ve depolama sektöründe faaliyet gösteren girişimler tarafından yapıldı.</p>
<p><strong>Makine ve teçhizata yapılan gayri safi yatırım harcamaları 2024 yılında 2 trilyon 822 milyar TL olarak gerçekleşti</strong><br /> </p>
<p>2024 yılında maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamalarının 2 trilyon 822 milyar TL&#8217;si makine ve teçhizata, 1 trilyon 620 milyar TL&#8217; si mevcut bina ve yapılara, 721 milyar TL&#8217;si inşaatların ve binaların büyük tadilatlarına, 443 milyar TL&#8217;si araziye ve 39 milyar TL&#8217;si diğer maddi mallara yatırım harcamaları olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Ekonomik faaliyet türüne göre maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamaları, 2024</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/yillik-sanayi-ve-hizmet-istatistikleri-yatirim-harcamalari-2024-0-PrdE9Z2L.png"/></p>
<p><strong>Yıllara göre maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamaları toplamı ve toplam maddi mallara yatırım/ciro oranı, 2009-2024</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/yillik-sanayi-ve-hizmet-istatistikleri-yatirim-harcamalari-2024-1-keRMkswf.png"/></p>
<p><strong>Maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamalarının %50,0&#8217;ı 2024 yılı içinde makine ve teçhizata yapılmıştır</strong></p>
<p>Maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamaları içerisinde en yüksek pay, makine ve teçhizata yapılan yatırımlar oldu. 2023 yılında makine ve teçhizat yatırımlarının maddi mallara ilişkin gayrisafi yatırım harcaması içindeki payı %52,3 iken 2024 yılında %50,0 olarak gerçekleşti. 2024 yılında Maddi mallara ilişkin gayrisafi yatırım harcaması içindeki payının en yüksek olduğu ikinci alan ise %28,7 ile mevcut bina ve yapılardaki yatırımlar oldu.</p>
<p><strong>Yıllara göre maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcama türleri, 2009-2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/yillik-sanayi-ve-hizmet-istatistikleri-yatirim-harcamalari-2024-2-vHUnKnED.png"/></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yillik-sanayi-ve-hizmet-istatistikleri-yatirim-harcamalari-2024-606920">Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri Yatırım Harcamaları, 2024</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnşaat Sektörüne Sigorta Kalkanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/insaat-sektorune-sigorta-kalkani-604473</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 09:05:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Sağlığı Ve Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[kalkanı]]></category>
		<category><![CDATA[maddi]]></category>
		<category><![CDATA[nşaat]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sektörüne]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604473</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alman sigorta devi HDI International AG çatısı altında, 4.000'i aşkın acentesiyle Türkiye'nin her noktasında hizmet sunan HDI Sigorta ile İnşaat Müteahhitleri Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) iş birliğiyle Sheraton Bursa Hotel'de gerçekleştirilen etkinlikte, inşaat sektöründe sigortacılığın önemi konusu ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/insaat-sektorune-sigorta-kalkani-604473">İnşaat Sektörüne Sigorta Kalkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İMSİAD Başkanı Şeref Demir, TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Üyesi Ayhan Gencal, Avukat Yusuf Barkoğlu ve Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Yamankaradeniz&#8217;in konuşmacı olarak katıldıkları etkinliğe İMSİAD üyeleri yoğun ilgi gösterdi.</p>
<p><b>İnşaat projelerinde riskler</b></p>
<p>İnşaat projelerinde karşılaşılan risklerin sigorta olgusunu zorunlu kıldığını belirten İMSİAD Başkanı Şeref Demir, inşaat sektörü temsilcilerinin risk yönetimini profesyonel anlayış doğrultusunda hayata geçirmeleri gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Müteahhitlerin inşaat sürecinde pek çok belirsizlikle karşı karşıya kaldığını belirten Demir, &#8220;Üretim sürecindeki belirsizlikler, risk yönetimini de beraberinde getiriyor. Malzeme sevkiyatında yaşanan olası kazalar ve çevre koşullarının getirdiği zorluklar, risk faktörlerini oluşturan başlıca faktörler. Bu faktörler ile diğer unsurların varlığı, sigorta kalkanı ile bertaraf edilebilir. Meslektaşlarımız risk faktörlerinden kaynaklanabilecek maddi manevi kayıplarını, sigorta güvencesiyle telâfi edebilirler. Diğer yandan yaşanan üzücü iş kazaları da sektörün risk barındıran bir başka gerçeği. 2024 yılında yaşanan ölümlü iş kazalarının yüzde 30&#8217;u maalesef sektörümüzde gerçekleşti. Bu hazin tablo, sigortacılıkla beraber iş sağlığı ve güvenliği olgusunu da gündeme getiriyor. Gerçekleştirdiğimiz etkinliklerde sürekli risk faktörünün varlığına dikkat çekerek, meslektaşlarımızı riskin yol açabileceği kayıplar karşısında uyarıyoruz. İş kaybı, can kaybı, yaralanma gibi risklerin minimize edilmesi adına iş sağlığı ve güvenliği ile sigorta gerçeğine dikkat çekiyoruz.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b>Poliçelerin kapsamı</b></p>
<p>Konuşmasında karşılaşılan risk faktörlerine karşı söz konusu olabilecek maddi kaybın değerinin, sektör temsilcileri tarafından sigorta poliçelerinde belirtilmesi gerektiğini ifade eden TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Üyesi Ayhan Gencal ise, aksi durumda doğabilecek olumsuzluklardan sigorta acentelerinin sorumlu tutulamayacağını vurguladı.</p>
<p>Riske konu olan kaybın maddi tutarının ne olacağını, ancak ve ancak üretim süreçlerine hakim olan işletme ya da firma temsilcilerinin bilebileceğini vurgulayan Gencal, &#8220;Sigorta poliçenizde hiçbir detayı atlamayın. &#8216;Bu da olmaz&#8217; diyebileceğiniz ayrıntılara dahi dikkat edin. Sigorta poliçesi ile güvence altına alınmayan üretim ve hizmet süreçlerinde yaşanması muhtemel maddi manevi kayıplar, inşaatınızın durmasına neden olabilir. Böylesi bir durum hiç istenilmeyen olumsuz sonuçları da beraberinde getirir&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b>İş kazalarındaki maddi-manevi kayıplar</b></p>
<p>Avukat Yusuf Barkoğlu da konuşmasında, iş kazalarında söz konusu olabilecek maddi-manevi tazminat hususlarına ilişkin bilgilendirmede bulundu.</p>
<p>Kişinin yaşı, geliri, kusur durumu ve mağduriyetinin maddi – manevi tazminata konu olabilecek kriterleri belirlediğine değinen Barkoğlu, kişinin iş kazası sonucunda vefatı durumunda tazminattan vefat eden kişinin mirasçıları ile bakmakla yükümlü olduğu birinci derece yakınlarının da hak sahibi olacaklarına işaret etti.</p>
<p><b>İş sağlığı ve güvenliğinin önemi</b></p>
<p>Etkinliğin son konuşmacısı Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Yamankaradeniz ise iş sağlığı ve güvenliğinin önemine dikkat çekti.</p>
<p>İnşaat sektöründe 2024&#8217;de meydana gelen 86 bin 736 iş kazasında 552 ölümlü vaka yaşandığına işaret eden Yamankaradeniz, &#8220;Yüksekten düşmeye bağlı olarak meydana gelen iş kazaları, sektördeki kazaların büyük bölümünü oluşturmaktadır. Bu da iş sağlığı ve güvenliğini gerektiren kurallara uyulmadığını gösteriyor. İşverenlerimiz bu durumu göz önünde bulundurarak gerekli tedbirleri almalıdır. Son yıllarda iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bilinçlendirici faaliyetler dikkat çekiyor. İşveren her ne kadar kazaları minimize edici önlemler almış olsa da alınan önlemlere çalışanların ne denli uyup uymadıklarını sürekli denetlemelidir. Çalışanlar da kendi can emniyetleri için iş sağlığı ve güvenliğinin gereklerini yerine getirmelidir&#8221; dedi.</p>
<p>Sunumların ardından konuşmacılar ile etkinliğin sponsoru olan HDI Sigorta adına, Marmara Bölge Müdürü Zekeriya Kahraman&#8217;a, İMSİAD Başkanı Şeref Demir tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.</p>
<p>Programın sonunda katılımcılar toplu fotoğraf verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/insaat-sektorune-sigorta-kalkani-604473">İnşaat Sektörüne Sigorta Kalkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alışveriş bağımlılığını bilinçli farkındalıkla yenmek mümkün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alisveris-bagimliligini-bilincli-farkindalikla-yenmek-mumkun-590598</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2025 12:07:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığını]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçli]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalıkla]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[maddi]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[taşkın]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[yenmek]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590598</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, alışveriş bağımlılığının belirtileri, bilinçli farkındalıkla nasıl yönetilebileceği ve sağlıklı alışveriş alışkanlıkları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alisveris-bagimliligini-bilincli-farkindalikla-yenmek-mumkun-590598">Alışveriş bağımlılığını bilinçli farkındalıkla yenmek mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, alışveriş bağımlılığının belirtileri, bilinçli farkındalıkla nasıl yönetilebileceği ve sağlıklı alışveriş alışkanlıkları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Bilinçli farkındalık oluşturmadan alışveriş yapmak, tüketim tuzağına düşmek demek!</strong></p>
<p>Sağlıklı bir alışverişin nasıl olması gerektiğinden bahseden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Sağlıklı alışverişte kendimize üç tane soru sorabiliriz.” dedi.</p>
<p>‘Benim bu alışverişe ihtiyacım var mı?’, ‘Bu alışveriş benim maddi durumumu zorlayacak mı?’ ve ‘Bu alışverişi yaptığımda gerçekten gerekli, maddi durumumu zorlamamış ve aynı zamanda hedeflerimi engellemeyecek, gittiğim yolu, ilerlediğim yolu engellemeyecek bir alışveriş yapmış olmuyor muyum?’ sorularının değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Taşkın, “Çünkü bazen alışveriş kaynaklı kişiler maddi anlamda o kadar çok açılıyor ki, normalde hayatına, yaşam gereçlerini, o hiyerarşi listesindeki birinci basamakta olan yeme, içme, barınma listesindeki gereklilikleri yerine getiremeyecek kadar ilerlemiş oluyor. Haliyle bu üç soruya bakmadan yani bilinçli farkındalık oluşturmadan alışveriş yapmak tüketim tuzağına düşmek demektir.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Alışveriş bağımlısı kişiyi suçlamak, o kişiye yapılabilecek en büyük kötülük! </strong></p>
<p>Alışveriş bağımlılarına yapılabilecek en büyük kötülüğün onları eleştirmek olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Kesinlikle eleştirilmemeli. Sadece ne hissettiği, ne istediği ve neden bu alışverişe ihtiyaç duyduğu sorulmalı.” dedi.</p>
<p>Bu durumun aile bütçesini sarması halinde gerekçeleriyle beraber anlatılması gerektiğine vurgu yapan Taşkın, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Aile bütçesinde böyle bir maddi imkana ihtiyaç olduğu ama alışveriş kaynaklı bu maddi imkanın sağlanamadığı açık açık anlatılmalı, sebepler belirtilmeli. Burada kişiyi suçlamak, kişiye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Eğer suçlayacaksak bu iletişime hiç girmemek daha mantıklı. Ama suçlamayıp bilinçli farkındalık boyutuna kişiyi ulaştıracaksak zaten işlevsel olacaktır. İşlevsel olamadığı durumlarda da artık burada demek ki biz yakınlarımıza yardımcı olamıyoruz anlamına gelir. Bu durum da bir psikolog ya da psikiyatrist desteğine, bir bağımlılık desteğine ihtiyaç duyduğunu gösterir.” </p>
<p><strong>Kişinin zor duruma düşmesine neden olacak kadar alışveriş yapması bir bağımlılık…  </strong></p>
<p>Alışveriş bağımlılığı gerçekten bir bağımlılık olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Çünkü kişi alışveriş yaptıkça dopamin salgılanır, bu da ödül sistemini oluşturur.” dedi.</p>
<p>Beynin bu durumu ödül olarak algıladığını aktaran Taşkın, “Hatta bazı kişiler, ‘kendimi bugün ödüllendirdim, kendim için alışveriş yaptım’ derler. Ancak o mutluluğun anlık olduğunu hissederler. ‘Bir sürü şey aldım ama aslında gereksizdi, çok da gerek yoktu. Bir anda heyecanlandım ve aldım. İyi de hissettim ama şu anda ben bunları ne yapacağım, zaten kullanamayacağım’ noktasına kadar gidebilirler. Bağımlılık dediğimiz durum, kişinin zor duruma düşmesine neden olacak kadar alışveriş yapmasıdır. Acil ihtiyaçları varken ya da birikim yapması gerekirken bu durumu göz ardı edip, sadece duygusal bir boşlukta hissettiği için ya da dopamin ihtiyacından kaynaklanan bir dürtüyle alışveriş yapmasıdır. Eğer bu durum kişinin hayatını ciddi anlamda etkiliyorsa, buna bağımlılık diyebiliriz.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>‘Ne hissediyorum ve neden alışveriş yapıyorum?’ sorusu tatmini erteler!</strong></p>
<p>Anlık tatmin duygusunun nasıl kırılabileceği konusunda bilgi veren Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Anlık tatmin duygusunu farkındalıkla değil, bilinçli farkındalıkla kırabiliriz.” dedi.</p>
<p>Konuya açıklık getiren Taşkın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yani bu şu demek oluyor; farkındalığımız, bize o alışverişi yapmamamız gerektiğini, maddi imkânımızın olmadığını söyleyebilir. Ancak bilinçli farkındalık, ‘bu alışverişi yaptıktan sonra başına bunlar gelecek, zorlanacaksın, sıkıntıya düşeceksin, depresif hissedeceksin’ gibi maddeleri de açar. Orada duyguyu bastırmak yerine ‘ben şu anda ne hissediyorum ve neden bu alışverişi yapıyorum?’ sorusunu sormak, sizi üç saniyeliğine de olsa alışverişten uzaklaştırır. Ardından nefes teknikleriyle beraber, alışveriş yapma arzusu geldiğinde veya haz tetiklendiğinde kendimizi rahatlatabiliriz. Yani alışveriş yapmaya gittik, baktık, beğendik, alacağız ama buna uygun bir bütçemiz yok. O zaman o alışveriş ortamından biraz uzaklaşmak, belki bir kahve molası vermek, biraz düşünmek, maddi süreci ve bunu nasıl karşılayacağımızı değerlendirmek gerekir. Hâlâ o ihtiyacımızın devam ettiğini düşünüyorsak, bilinçli farkındalıkla bir bütçe planı yapıp alışveriş yapmak doğru bir örnektir.</p>
<p>Özetle; hazzı erteliyoruz. Hazzı ertelediğimizde, o haz hâlâ bir ihtiyaç hâlindeyse, bu durumda onun için doğru ve uygun yolları bulmaya çalışıyoruz.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alisveris-bagimliligini-bilincli-farkindalikla-yenmek-mumkun-590598">Alışveriş bağımlılığını bilinçli farkındalıkla yenmek mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sanatçı Maddi Beklenti İçinde Olmaz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sanatci-maddi-beklenti-icinde-olmaz-413847</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Oct 2023 15:10:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beklenti]]></category>
		<category><![CDATA[içinde]]></category>
		<category><![CDATA[maddi]]></category>
		<category><![CDATA[olmaz]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413847</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 13. Kitap Fuarı, 390 yayınevi, 450 yazar ve 750’yi aşkın etkinlikle kâğıttan dünyaları keşfe çıkarıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanatci-maddi-beklenti-icinde-olmaz-413847">&#8220;Sanatçı Maddi Beklenti İçinde Olmaz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 13. Kitap Fuarı, </p>
<p>390 yayınevi, 450 yazar ve 750’yi aşkın etkinlikle kâğıttan dünyaları keşfe çıkarıyor. Bu bağlamda “Ağlasam Gözlerime İhanet” ve &#8220;Aşk Direnmektir” şiir kitaplarının ve “Caspian” adlı romanının yazarı Yasin Pamuk, Karamürsel Alp Salonu’nda, “Kültür, Sanat ve Hayata Dair” başlıklı söyleşisinde okurlarıyla bir araya geldi. Aynı zamanda Evrensel Kültür ve Sanat Derneği Başkan Vekili olan ve sporcu kimliğiyle de birlikte birçok alanda başarılı projelere imza atan şair ve yazar Yasin Pamuk, söyleşisinde dünyayı gezerken gördüklerini ve yaşadığı duygularını şiire döktüğünü, romanının birçoğunu seyahat ederken uçakta kaleme aldığını söyledi. Pamuk, “Sanatçı maddi beklenti içinde olmaz” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“SANATÇI OLMAK KOLAY DEĞİL”</b></p>
<p>Kültürün, doğuştan gelen veya genlerden geçen bir kavram olmadığını, yaşanmışlıklardan, çevreden ve toplumun tarihi geçmişinden gelen bir kavram olduğunu belirten Pamuk, “Ailemizden, çevremizden ne görüyorsak hayatımıza yansıtıyoruz. O kültürün içinde değilsiniz dirençle, tepkiyle karşılaşırsınız. Sanatçılar maddi beklenti içinde olmaz, kendi iç yansımalarını dışa aktarırlar. Sanatçı, içindeki dürtüleri ortaya çıkartır. Kabul görürse mutlu olurlar” diye konuştu. Pamuk, bazen sanat ve zanaatın karıştırıldığını dile getirerek, “Zanaatkarlık sonradan öğrenilen bir meslektir. Başka birinin yaptığını yapabilir ve ekonomik bir çıkar sağlar. Ayakkabı ve terzi ise sadece ona ihtiyaç duyanların ilgi alanındadır. Sanatçı böyle değil. Ürettiği eserlerini herkes ilgi duyabilir. Sanatçı olmak kolay değil ve çoğu da anlaşılmaz” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“KÜLTÜRÜMÜZE DÖNMEMİZ LAZIM”</b></p>
<p>Türk kültürünün güvene dayandığını dile getiren Pamuk, şunları kaydetti; “Birbirimizi maddi manevi kandırmaktan vazgeçmemiz lazım Yüzyıllardır gelen kültürümüz güven üzerine kurulmuştur. Birbirimizi sevmemiz lazım. Bireysel çıkardan çok, toplumsal çıkarı düşünelim. Yaşıyorsak insan gibi yaşamalıyız, seviyorsak insan gibi sevmeliyiz. Kültürümüze sahip çıkmalıyız. Bu önce dil ile olur. Dilimizi düzgün kullanalım. Milli ve manevi bilinci, çocuklarımıza aşılamamız lazım. Eski kültürümüze dönmemiz lazım. Özgüvenimizi geliştirmemiz gerekir. İnsanlığımızı kültürümüzü kaybetmememiz, aykırı düşünen insanları dışlamamamız, sanatçımıza ve zanaatkarlarımıza sahip çıkmamız lazım.” Yasin Pamuk söyleşisinde yazdığı şiiri seslendirdi, okurlarının sorularını yanıtladı.</p>
<p> </p>
<p><b>“YAŞLILARIMIZ BEREKETİMİZDİR”</b></p>
<p>Karamürsel Alp Salonu’nda okurlarıyla bir araya gelen eğitimci-yazar Erdoğan Eriçyel, kaleme aldığı “Yarından Sonra Bir Huzurevi Hikâyesi” başlıklı söyleşisinde, 17 sene müdürlüğünü yaptığı huzurevinde yaşadığı anılarını paylaştı. Yaşlılığın her insanın başına gelebilecek bir şey olduğunu ancak bunu kimsenin kabul etmek istemediğini belirten Eriçyel, “Kimse yaşlanmak istemez. Ama insanın doğasında böyle bir gerçek var. Yaşlılar, ‘Bizler sizin yaşınıza gelemeyiz ama sizler bizim yaşımıza geleceksiniz.’ derler. Bu önemli. Yaşlılığın, kronolojik, psikolojik ve sosyolojik evreleri vardır. İnsanlar yaşlandıkça tecrübe kazanırlar. Yaşanmışlıklar vardır. Zamanla armut olgunlaşır, insan değil. Zaman çok kıymetlidir ve asla boş geçirmeye gelmez. Yaşlılar çınar ağacı gibidir gölgesinden yararlanmayı bileceğiz. Peygamberimiz, ‘Bereket büyüklerle birlikte’, Hz. Alide ‘büyüklerinize saygı gösterin ki küçükleriniz de size saygı göstersin’ der. </p>
<p> </p>
<p><b>“MECBUR KALMADIKÇA HUZUREVİNE YATIRMAYIN”</b></p>
<p>Erdoğan Eriçyel, 17 sene huzur evi müdürlüğü yaptığını ve çok şeye şahit olduğunu belirterek, “Toplumda, huzurevi öcü gibi görülüyor. Kimse anne babasını huzurevine götürmek istemiyor. Çocuklarım ne der, çevremiz ne der. Huzurevi kalacak bir yeri kimsesi olmayanların kalabileceği yerlerdir. Mecbur kalmadıkça yatırmayın ama yatırınca da ziyareti ihmal etmeyin. Huzurevindeki yaşlıların gözlerindeki yaşlar kurumuştur. Hasretten, ağlamaktan. Hasretlik bir insana verilebilecek cezalardan biridir. Annem hasta bakamıyoruz, eşim ben çalışıyoruz anneme bakamıyoruz. En büyük bahane bu.” değerlendirmesinde bulundu.  Eriçyel, “Yarından Sonra Bir Huzurevi Hikayesi” kitabının filme uyarlanacağını ve şua anda senaryosunu yazdığını sözlerine ekledi.</p>
<p><b> </b></p>
<p><b>“SULTAN SELİM CİHANI DEĞİŞTİRECEK HAMLELER YAPTI”</b></p>
<p>Karamürsel Alp Salonu’ndaki diğer katılımcı tarihçi Resul Orman, “Yavuz Sultan Selim Han” konulu söyleşi gerçekleştirdi. Yavuz Sultan Selim’i, savaşçı ve mücadeleci özelliğinin onu tahta taşıdığını anlatan Orman, onun disiplinli ve sert mizaçlı olmasının, özellikle döneminde Osmanlı sınırları ve topraklarındaki karmaşaya son vermesi açısından önemli bir etken olduğunu kaydetti. Selim’in, tahta geçtikten hemen sonra 1512 ve 1513’de Şah İsmail sorununu için Safevi Devleti’ne karşı düzenlediği seferlerle doğuda güvenliğini sağladığını aktaran Orman, şöyle konuştu; “Osmanlı, fethettiği yerlerde asimilasyon yapmamış, oradaki halk kültürünü ve inancını serbestçe yaşamıştır. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışı ile hareket edilmiştir, Yavuz, Osmanlı’nın tek kontrol, tek merkez ve güçlü bir devlet olmasını istiyordu. Yavuz Sultan Selim’i anlarsak, Ortadoğu karmaşasından nasıl çıkıldığını anlayabiliriz. Cihanı değiştirecek hamleler yaptı. 25 senesi Trabzon’da,17 senesi Amasya’da geçti. İstanbul’da tahtta 8 sene kaldı ama 6 senesi savaşlarda geçti. Ona, “Şarkın fatihi” ve “dönemin İskender’i” derlerdi Osmanlının kültür ve medeniyeti o günkü Avrupa’nın çok üzerindeydi.”</p>
<p> </p>
<p><b>“DÜNYA TARİHİNDE BÖYLE BİR YÜRÜYÜŞ YOK”</b></p>
<p>Karamürsel Alp Salonu’nda Yüksel Mimar Prof. Dr. Suphi Saatçi, “Medeniyetin Beşiğinde Şehir” konulu söyleşi yaptı. Bazı tarihçileri ve yazarların Türklerin sıfırdan şehir kurmadıklarını söylediğini ancak bunun doğru olmadığını açıklayan Saatçi, Buhara ve Semerkant’ın dönemin mimari özelliği yüksek olan şehirler olduğunu söyledi. Türklerin çok hareketli ve coğrafyasını sürekli değiştiren bir tek millet olduğunu belirten Saatçi, “Mesela Çin, Rusya, İran diğer bölgedeki ülkeler ülkesini değiştirmiyor. Orta Asya’dan çıkmışız yavaş yavaş İran üzerinden Anadolu’ya gelmişiz. Malazgirt zaferi ile Anadolu’ya geçmişiz. 1453 İstanbul’a gelmişiz. Dünya tarihinde böyle bir yürüyüş yok. Atalarımızın akıllı politikaları sayesinde, stratejik derinliği olan yerleri almışız. İ’la-yı Kelimetullah, İslam’ın adaletini ve barışını dünyaya yaymak bizim Türk milletinin misyonu, görevi bu olmuş. Bu da bize müthiş bir dinamik sağlamış. Bu yürüyüşü, insanları öldürerek değil onlara özgürlük ve medeniyet getirerek yapmışız ve şehirler kurmuşuz” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p><b>“TÜRKLER BÜYÜK BİR DEVRİMİ GERÇEKLEŞTİRDİ”</b></p>
<p>Türklerde illa sıfırdan şehir kurayım kompleksinin olmadığını, hazır olan şehirleri imar ve ihya ettiklerini vurgulayan Saatçi, şunları kaydetti; Orta Asya’dan İstanbul’a, oradan da Balkanlara gitmişiz. Bu büyük bir devrimdir. Türklerin gelişiyle Anadolu’da güvenlik sağlanmış Selçuklu döneminde 100 den fazla kervansaray yapılmış. Ticaret gelişmiş. Ticaret yapılan yerlerde istikrar ve güven vardır. Türkler bunu sadece Müslümanlara değil herkes için yaptı. Biz kaleler, setler, yeraltı şehirleri yapmadık çünkü Türklerin mizacına ters. Biz özgürlüğü ve açık alanlarda yaşamayı severiz. Bu anlayış, Türklerin kurduğu şehirlerin mimarilerine de yansımıştır. İstanbul, kırmızı kiremitli evleri, külliyeleri, camileri ile İslam şehri olarak hızlı bir şekilde imar edildi. Şehirler surların dışına taşarak büyümüştür.  Bugün çok inşaata yapılıyor biraz ara verelim. Estetik binalar yapılmalı. Müteahhitleri itidale tavsiye edelim. Mimar Sinan’ın muhteşem eseri Süleymaniye 7 senede, San Pietro kilisesi 120 senede tamamlandı. Osmanlı mimari tekniğinin, Rönesans’ın çok önünde olduğunu gösterir. Sinan sadece mimar değil mühendis olarak büyüklüğünü ortaya koymuştur.”</p>
<p> </p>
<p><b>“PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI ÖRNEK ALINMALI”</b></p>
<p>Türkiye Yazarlar Birliği’nin Çocuk Edebiyat Ödülü’nü alan ve “365 Günde Sevgili Peygamberim” adlı eserin yazarı olan Nurdan Damla, Karamürsel Alp Salonu’nda,  “Evlilikte Mutluluğun Sırları” başlıklı söyleşisinde okurlarıyla buluştu.  Hz. Peygamber’in eşleri Hz. Hatice ve Hz. Ayşe başta olmak üzere diğer eşleri ile olan evliliklerinden örnekler veren Damla, bugün evlenmek korkan, ürken bir gençlik kitlesinin olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu; “Hepimizin çevresinde yaşı 30’unu geçmiş bekâr erkekler var. Sorumluluk almaktan kaçıyorlar. Kızlar da evlenecek uygun birini bulamamaktan şikâyetçi. Evlendiremiyoruz çünkü rol model yok önlerinde. Hep olumsuz, kötü örnekler var. Korkuyorlar. Oysaki Peygamberimiz bize yaşantısıyla, evlilikleriyle örnek olmuş. Hayatında 9 evlilik yaşamış. Eşlerinin hepsinin huyu farklı. Onun eşleriyle olan ilişkileri bize örnek olmalı” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“TEK ÇARE SÜNNETE UYMAKTIR”</b></p>
<p>Toplumda çok sayıda parçalanmış ailenin olduğunu ve insanların evliliklerini kurtarmak için adeta sihirli bir değnek aradığını dile getiren Damla, “Önümüzde rol modellerimiz var. Tek çare Peygamberimizi sünneti. Özellikle Hz. Hatice ve Hz. Ayşe, bize rol model. Onlar bizim için adeta yaşam koçu. Madem Müslümanız onları örnek almalıyız. Ama toplum bunu bilmiyor. Gençlerimize tanıtmamız lazım.” ifadesini kullandı.</p>
<p> </p>
<p><b>“HZ. HATİCE’YE 25 YIL SADAKATLA BAĞLI KALDI”</b></p>
<p>Hz. Peygamber’in, Hz. Hatice ile evliliğinde çok büyük bir fedakârlık ve örnekler olduğunu belirten Nurdan Damla konuşmasını şöyle sürdürdü; “Evlenecek her gencin, Peygamberimizin, Hz. Hatice olan 25 yıllık evliliğini, iki tarafın da sorumluluğunu, fedakârlığını ve sadakatini bilmesi gerekir. Peygamberimize çok teklif geliyor, güzel ve genç kızlardan ama kabul etmiyor. Hatice’ye, ‘sen bana yetersin’ diyor. İşte sadakat budur. Peygamberimizin, İslamiyet’in daha çok yayılması için yapılan evlilikleri 55 yaşından sonra olmuştur. Gençken Hz. Hatice’ye sadık kalmıştır. Böyle bir yuva cennetten bir köşe olur. Yeryüzünün en muhteşem evliliği. Evlilik, ebedi sırdaşlık ve en büyük yoldaşlıktır. Evliliklerini dürüstlük üzerine kurmuşlar. Savaşa giderken bir eşlerini yanında götürmüş. Peygamberlik geldiğinde ilk Hz. Hatice inanmış. Arkasında olmuş ve desteklemiştir. Evlilikte dürüstlük, sadakat ve fedakârlıkla ayakta kalır. İnsan kalbini rahatlatan tek kurum evlilik kurumudur. Hayatın yükünü birlikte hafifletmek, sorunları birlikte çözmek çok önemli.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanatci-maddi-beklenti-icinde-olmaz-413847">&#8220;Sanatçı Maddi Beklenti İçinde Olmaz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aksigorta, Depremin Maddi Riskini &#8216;Hayata Devam Türkiye&#8217; ile Azaltacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aksigorta-depremin-maddi-riskini-hayata-devam-turkiye-ile-azaltacak-372060</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2023 21:03:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aksigorta]]></category>
		<category><![CDATA[azaltacak]]></category>
		<category><![CDATA[depremin]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[maddi]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372060</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigorta sektörünün en önemli oyuncularından biri olan Aksigorta, deprem risk transferine yönelik yeni bir projeye imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aksigorta-depremin-maddi-riskini-hayata-devam-turkiye-ile-azaltacak-372060">Aksigorta, Depremin Maddi Riskini &#8216;Hayata Devam Türkiye&#8217; ile Azaltacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sigorta sektörünün en önemli oyuncularından biri olan Aksigorta, deprem risk transferine yönelik yeni bir projeye imza attı. ‘Hayata Devam Türkiye’ adı verilen sorumluluk projesi ile sigorta bilinci geliştirmenin ötesinde, karşı karşıya olduğumuz risklerin işin uzmanlarından öğrenilebileceğini, depreme karşı alınabilecek önlemler konusunda topluma yardımcı olabilecek ve olası risklerin neden bir sigorta kurumuna transfer edilmesi gerektiğini anlatıyor. Aksigorta aynı zamanda, İhtiyaç Haritası ile birlikte 6 Şubat depremzedeleri için de bir bağış kampanyası başlatıyor.</strong></p>
<p>Aksigorta,<strong> </strong>2010-2015 yılları arasında gerçekleştirdiği ‘Hayata Devam Türkiye’ projesinin bir devamı niteliğinde olan <strong>‘Hayata Devam Türkiye – </strong><strong>Deprem Risk Transfer Projesi’</strong>ni hayata geçirdi.   Proje, risk transferinin neden gerekli olduğu başta olmak üzere, karşı karşıya olduğumuz risklerin işin uzmanlarından öğrenilebileceğini, depreme karşı alınabilecek önlemler konusunda topluma yardımcı olabilecek ve olası risklerin neden bir sigorta kurumuna transfer edilmesi gerektiğini anlatıyor.</p>
<p><em><strong>Gülen: “Toplam kayıp yaklaşık 2 trilyon TL, sigortadan geri aldığımız kısım ise yalnızca 97,3 milyar TL. Oysa bunun tamamı sigortalı olabilirdi.’’</strong></em></p>
<p><em>06 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen depremlerin manevi etkisinin yanı sıra maddi hasarının da oldukça yıkıcı olduğuna değinen <strong>Aksigorta Genel Müdürü Uğ</strong><strong>ur Gülen</strong>, “Kahramanmaraş merkezli depremlerimizin etkilediği 11 ilimizin sigorta durum raporuna göre, bölgede kasko, yangın, DASK ve hayat-ferdi kaza sigortası toplam poliçe sayısı yaklaşık 5,8 milyon adettir. Bu poliçelerle sektörümüzün 11 ilimize verdiği teminat tutarı ise (DASK hariç) 1,8 Trilyon TL’nin üstündedir. Toplam teminatın içinde en yüksek tutar 1,2 trilyon TL ile yangın poliçeleri içinde yer almaktadır. 11 ilimizdeki muallak hasar tutarı yaklaşık 46 milyar TL (DASK hariç) seviyesindedir. Ödenen hasar tutarı ise yaklaşık 8,7 milyar TL (DASK hariç) civarındadır. DASK tarafından da yaklaşık 21 milyar TL hasar ödemesi yapılmıştır. Toplam kayıp neredeyse 2 trilyon TL, sigortadan geri aldığımız kısım ise yalnızca 97.3 milyar TL. Oysa bunun tamamı sigortalı olabilirdi. İyi zamanda para tasarrufu yapmak ve zor zamanlar için kaynak ayırmayı bilmeliyiz. Sigorta bunun için en doğru ve en düşük bütçeli araç. Sigorta sektörü olarak bizler kara gün dostuyuz, bugünler için varız. Sigorta sektörümüz yapısı gereği bugünlere çok önceden hazır. Sektörümüz bu depremi de bundan sonra yaşanabilecek afetleri de karşılayacak güç ve teminat yapısına sahip. Yeter ki toplumsal risk bilincine kavuşalım’’ açıklamalarında bulundu.</em></p>
<p><strong>Olası İstanbul depremi, milli gelirin yarısına etki edecek</strong></p>
<p>Türkiye’nin bir ‘fay hattı ülkesi’ olduğunun altını çizen <strong>Uğur</strong> <strong>Gülen</strong>, beklenen İstanbul depremine ilişkin şunları söyledi: <em>“Uzmanlar, İstanbul&#8217;da 2030 yılına kadar 7 büyüklüğündeki bir depremin olma olasılığının yüzde 64 olduğunun altını çiziyor. Türkiye&#8217;nin sanayi ve finans merkezi olan İstanbul’da yıkıma neden olacak olası bir depremin çevre iller ile birlikte Türkiye’nin milli gelirinin yarısına etki etmesi bekleniyor. Önlem alınmazsa bunun bedelini tüm Türkiye ödeyecek. Yaşanması oldukça muhtemel olan bu büyük depremin, Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden biri olduğu kesin. Hepimizin bugünden önlem alması gerekiyor. İstanbul depremi için kaybedecek zamanımız yok. Türkiye’de 100 m2 bir ev için, 1 milyon TL inşa bedeli teminatlı bir poliçenin ortalama değeri ayda 200 TL. Diğer deprem ülkeleri afetlerle yaşamayı nasıl öğrendiyse biz de doğaya karşı koymadan onunla birlikte afetlere dirençli kentler kurabilme gücüne sahibiz.’’</em></p>
<p><strong>Risk Transferi Mekanizması: Hayata Devam Türkiye</strong></p>
<p>Depremin yıkıcı etkisinin ‘kader’   olmaktan çıkması gerektiğinin altını çizen <strong>Gülen</strong>, <em>“Aktif fay hatları üzerinde bulunan bir ülkenin fertleri olarak, depremin bir gerçek, önlem almanın ise kaçınılmaz olduğunu aklımıza kazımamız gerek. Bu bilinçle, Aksigorta olarak yeni bir sorumluluk projesine başladığımızı duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Projemizin adı, ‘Hayata Devam Türkiye’. Karşı karşıya kalacağımız risklerin öncelikle farkında olacağız, sonrasında önlemlerimizi alarak ‘Hayata Devam’ diyeceğiz. Afetlerin yıkıcı etkisini, ‘kader olmaktan çıkaracağız. Sigortacılık, bir risk transferi mekanizmasıdır. Siz bir poliçe satın alırsınız ve üzerinizdeki riskleri bir kurumun güvence altına alması için o riski transfer edersiniz. Bunun en yakın örneğini Maraş depreminde hepimiz gördük. Sektör olarak karşı karşıya olduğumuz bu büyük hasarın önemli bir bölümünü bizi sigortalayan reasürans şirketlerine devrettik. O reasürörler de kendini koruyan kurumlara bu riski sevk etti. Yaşanabilecek büyük afetleri göz önüne alarak hareket etmemiz büyük önem taşıyor. Konutlarımızı sağlam zeminler üzerine inşa ettiğimizden emin olmalıyız. Yıkılmayacak konut yapmalıyız. Riskimizi de sigorta sektörüne bırakmalıyız ki olabilecek en düşük hasarla bu gibi afetleri atlatalım’’</em> dedi.</p>
<p>Yaşanan depremlerde yıkıcı olan asıl etkinin bilinç ve önlem eksikliği olduğunun altını çizen <strong>Gülen</strong>, <em>“Depreme yönelik risk bilinci, yaşadığımız acı tecrübeler neticesinde oldukça arttı. Ancak, saha araştırmalarımızda görüyoruz ki; pek çok insan evini nasıl koruma altına alacağını bilmiyor. Sigorta sektörünün kendine has bir dili olduğu hepimizin malumu. Ancak biz istedik ki hepimiz aynı dili konuşalım. Bu sebeple sigortacılığın karmaşık yapısını ortadan kaldırıp, yalın, herkesin anlayabileceği ve kolaylıkla ulaşıp kendi evi için çözüm geliştireceği bir sistem inşa ettik. Bu, riski anlayıp ister ev sahibi ister kiracı olsun her bir bireyin kendi riskini sigorta kurumuna devretmesi için oldukça önemli. Önce farkında olacağız. Biz afetlere yatkın, fay hatları üzerinde bulunan bir ülkenin fertleriyiz. Karşı karşıya olduğumuz riskleri tanıyacağız. Sonrasında kendimiz için, ailemiz için, evimiz için doğru önlemleri alarak üzerimizdeki bu riski bertaraf edeceğiz. Sigorta sektörü bunun için var’’</em> diye konuştu.</p>
<p><strong>Gülen: </strong><em><strong>“Bilinçlenerek kendimizi koruma altına alırken, bu acıyı yaşamış 13,5 milyon kişinin ihtiyaçlarını görmezden gelmemeliyiz’’</strong></em></p>
<p>Aksigorta olarak hayata geçirdikleri ‘Hayata Devam Türkiye’ projesi kapsamında 6 Şubat depreminden etkilenen 11 il için de bir yardım fonu mekanizması kurduklarını dile getiren <strong>Gülen</strong>, sözlerini şöyle sürdürdü: “<em>Bu proje kapsamında Aksigorta’dan satın alınacak her bir konut sigortasının geliri, 6 Şubat depreminden etkilenen 11 şehrimize aktarılacak. Deprem bölgelerine bir yardım fonu oluşturmuş olacağız. İhtiyaç Haritası STK’sı ile bir iş birliği gerçekleştirdik. Hayata Devam Türkiye projesi ile, satın alınan her yeni konut ürünü için deprem bölgesine yardım fonu oluşturuyoruz. İhtiyaç haritası desteği ile 20 Konteyner Ev ile oluşturduğumuz yardım fonumuz, oluşturulan her yeni konut poliçesinden 80 TL katkı ile depremzedelere düzenli yardım olarak devam edecek. İlk adımda gerek kamu gerekse özel sektör deprem bölgesine yardımlarını gerçekleştirdi. Bu yardımlar, bölgede farklılaşan ihtiyaçlara yönelik olarak yapılmaya da devam ediyor. Bizim, birbirimize ihtiyacımız var. Deprem bölgesinin tek seferlik değil, düzenli yardıma ihtiyacı var, o bölgeyi unutmamalıyız. Bilinçlenerek kendimizi koruma altına alırken, bu acıyı yaşamış 13,5 milyon kişinin ihtiyaçlarını görmezden gelmemeliyiz. Deprem öldürmez; bilinçli olmamak, önlem almamak öldürür. Yaşayabileceğimiz riskin büyüklüğünün farkında olalım, önlemimizi bugünden alalım.’’</em></p>
<p><strong>Afetlere hazırlık sigortalı evden başlar</strong></p>
<p>Afetlere hazırlığın sadece hayatta kalmakla ilgili değil, aynı zamanda maddi ve manevi kayıpların minimize edilmesiyle ilgili olduğunu hatırlatan <strong>İT</strong><strong>Ü Meteoroloji ve Afet Yönetimi Profesörü Mikdat Kadıoğlu</strong> ise yaptığı konuşmada bireylerin, ailelerin, evlerin ve iş yerlerinin afetlere hazırlık açısından almaları gereken önlemleri aktardı. Daha önce yaşanan Kocaeli depreminin maliyeti ve sonuçları üzerinde duran Kadıoğlu, 6 Şubat depremlerinin maliyetinin bunun altı katı olduğunu ifade etti. Kadıoğlu olası İstanbul depreminin beklenen sonuçları üzerinde de durdu. </p>
<p><strong>Profesör Mikdat Kadıoğlu</strong> daha sonra şunları söyledi: “<em>Afetlere hazırlık sadece hayatta kalmakla ilgili değil, aynı zamanda maddi ve manevi kayıpların minimize edilmesiyle ilgilidir. Afetlere hazırlıklı olmak için öncelikle bilgi edinmek gerek. Afet türleri ve acil durum planları hakkında araştırmalar yapın, buna göre kişisel planlamanızı hazırlayın ve afet durumunda planınıza uygun olarak hareket edin. Bireysel planlamanızın yanı sıra, evlerinizin ve iş yerlerinizin güvenlik düzeyinin yeterli olduğundan emin olun. Örneğin, evinizi düzenli olarak bakımdan geçirin. Yangın alarmı, karbon monoksit dedektörü ve su sızıntısı dedektörü gibi önemli cihazların çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Evde acil durum malzemeleri bulundurun. Bu malzemeler arasında acil durum çantası, sigorta poliçeleri, battaniye, su, yiyecek ve ilaçlar yer alabilir. İş yerinde acil durum planının hazır olması ve tüm çalışanların plandan haberdar olması da önemli. Bu planla, afet durumunda ne yapılacağını ve kimin sorumlu olduğunu belirlenmeli. Bu örneklerdeki gibi afet hazırlıkları konusunda önem alınırsa bireylerin, evlerin, ailelerin ve iş yerlerinin maddi ve manevi kayıpların önüne geçilmesi mümkün. </em></p>
<p><em>Birçok insan, afetlere hazırlanırken sigortayı unutuyor veya yeterince önemsemiyor. Ancak sigorta, evinizi bir emniyet kemeri gibi korur ve beklenmedik olayların maddi zararlarını azaltır. Bu nedenle, afetlere hazırlık planınızın bir parçası olarak sigorta poliçesi yaptırmak önemlidir. Sigortanız yoksa, afetler sizi uzun süre yuvasız bırakabilir. Afetler, insanları fiziksel olarak etkilemenin yanı sıra maddi kayıplara da neden olabilir. Sigortasız kalanlar, beklenmedik bir afet durumunda büyük finansal zorluklarla karşılaşabilirler. Bu nedenle, sigorta poliçesi yaptırarak afetlerin etkilerini azaltabilirsiniz. Sigorta poliçesi yaptırmak, afetlere hazırlık planınızın bir parçası olarak hazırlıklı olmanızı sağlar. Bu sayede, afetlerin etkileri karşısında daha dirençli olabilirsiniz. Afet sırasında finansal kayıpların telafisi için sigorta poliçesi yaptırmak, afetlere hazırlığınızı tamamlamanın önemli bir adımıdır.”</em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aksigorta-depremin-maddi-riskini-hayata-devam-turkiye-ile-azaltacak-372060">Aksigorta, Depremin Maddi Riskini &#8216;Hayata Devam Türkiye&#8217; ile Azaltacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
