<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>leke | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/leke/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/leke</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Dec 2025 08:39:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>leke | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/leke</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mevsim Geçişlerinde Cilt Bariyeri Alarm Veriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mevsim-gecislerinde-cilt-bariyeri-alarm-veriyor-599659</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 08:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bariyeri]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[değişimler]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[geçişlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[leke]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[Nem]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599659</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soğuk ve rüzgârlı havaların etkisine girdiğimiz bu günlerde cildimiz için yeni bir dönem başlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mevsim-gecislerinde-cilt-bariyeri-alarm-veriyor-599659">Mevsim Geçişlerinde Cilt Bariyeri Alarm Veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Soğuk ve rüzgârlı havaların etkisine girdiğimiz bu günlerde cildimiz için yeni bir dönem başlıyor. Mevsim geçişleri dönemlerinde yaşanan ani değişimler cilt üzerinde yıpratıcı etkiler gösterebiliyor. Peki, bu hızlı ve keskin hava değişimleri karşısında cildinizi nasıl koruyacağınızı ve mevsim geçişlerinin getirdiği kuruluk, hassasiyet ile cilt problemlerine karşı nasıl önlem alacağınızı merak ediyor musunuz? Memorial Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Aslı Tatlıparmak, bu dönemde özellikle cilt bariyerinin zayıfladığına; güneş ışınları, rüzgâr, nem farklılıkları ve sıcaklık değişimlerinin ciltte kuruluk, hassasiyet, kaşıntı, pullanma ve lekelenme gibi sorunlara yol açabildiğine dikkat çekerek mevsim geçişlerinde cilt sağlığının korunması için önemli açıklamalarda bulundu.<br /><strong>Soğuk havalar cildinizde kuruluğa neden olabilir <br /> </strong>Sonbahar ve yaz aylarında uzun süreli UV ışığına maruz kalmak, sıcaklık değişimleri, rüzgâr ve nem farklılıkları cildimizde sandığımızdan çok daha fazla zarara yol açabilmektedir. Bu hava değişikliklerinin neden olduğu cilt kuruluğu, oldukça sık rastlanan bir deri problemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı şekilde kışa geçerken yaşanan nem kaybı, cildin mat ve cansız görünmesine de neden olmaktadır.<br /><strong>Kronik cilt hastaları daha fazla etkileniyor<br /> </strong>Özellikle rozasea ve egzama (atopik dermatit) gibi kronik deri problemleri olan kişiler, güneş ışığı, rüzgâr ve sıcaklık değişimlerinden çok daha fazla etkilenmektedir. Rozasea hastalarında kızarıklık ve damar belirginliği bu dönemlerde artarken, egzama hastalarında da yazın klimalı ortamların etkisiyle sıcak-soğuk geçişleri cilt bariyerini daha da bozarak kaşıntı, kuruluk ve lezyonlarda artışa neden olabilmektedir.<br /><strong>Güneş lekesine yalnızca estetik bir sorun olarak bakmayın<br /> </strong>Sonbahar ve kış aylarına girilen geçiş döneminde güneş ışığına (UV) bağlı ciltte güneş lekeleri kendini göstermeye başlamaktadır. Güneş ışınları melanin üretimini artırarak zamanla “güneş lekesi” olarak bilinen hiperpigmentasyon sorunlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu lekeler özellikle elmacık kemikleri, alın ve burun çevresinde belirgin hale gelirken, cilt tonunun düzensizleşmesine ve daha yaşlı bir görünüm oluşmasına yol açabilmektedir. Güneş lekeleri yalnızca estetik bir sorun değil; aynı zamanda cildin UV hasarına karşı verdiği biyolojik bir tepkidir. Bu nedenle hem önleyici koruma hem de tedavi protokolü büyük önem taşımaktadır.</p>
<p>Leke tedavisinin ilk basamağını öncelikle melanin üretimini baskılayan, cilt tonunu dengeleyen ve hücre yenilenmesini destekleyen özel formülasyonlara sahip kremler oluşturmaktadır. Retinoik asit, C vitamini, niasinamid veya azelaik asit gibi içerikler ciltteki pigmentasyonu düzenlemeye yardımcı olurken; aynı zamanda güneş koruyucu içeren nemlendirici ürünlerle cilt bariyerinin onarımını desteklemektedir. Bu aşamada düzenli kullanım ve sabır, tedavinin başarısı açısından son derece kritik bir öneme sahiptir. </p>
<p><strong>Cilt tedavilerinde de teknolojiden yararlanmak mümkün</strong><br /> Özellikle son yıllarda gelişmiş lazer sistemi teknolojisi, leke tedavisinde büyük bir ilerleme ve kolaylık sağlamaktadır. Oldukça kısa süreli seanslar ile gerçekleştirilen bu uygulamalar, minimal düzeyde ısı enerjisiyle çalıştığı için acısız ve hastanın işlem sonrası günlük yaşamına hemen dönebildiği konforlu bir süreç sunmaktadır.  Seans sonrası deride yalnızca hafif bir kızarıklık görülebilmekte, ancak bu durum da genellikle birkaç saat içinde kaybolmaktadır. Ciltte soyulma ya da kabuklanmaya yol açmadığından işlem sonrası aynı gün sosyal yaşamına rahatlıkla dönülebilmektedir.</p>
<p>Leke tedavisinde oldukça konforlu ve etkili bir lazer uygulaması olan ve işlem esnasında özellikle cilt altındaki melanin yoğunluğunu hedef alan Q-Switch ve Fraksiyonel lazer sistemleri lekeleri güvenli şekilde açarken, aynı zamanda cilt yenilenmesini desteklemektedir. Böylece leke görünümünde iyileşme sağlarken aynı zamanda daha sağlıklı bir cilt için çalışmaktadır. Yenilikçi ve profesyonel lazer uygulamalarının doktor kontrolünde ve klinik ortamda uygulanması son derece önemlidir. Bu işlemler yalnızca Dermatoloji uzmanı tarafından uygulanmalıdır. Cilt yapısı, şikayet, lekenin derinliği gibi değişkenlere bağlı olarak hangi lazer uygulaması ile tedavinin yapılacağı ve ne kadar süre devam edeceğine de uzman hekimin karar verebileceği unutulmamalıdır.</p>
<p><strong>Gerekli önlemleri aldığınızdan emin olun!</strong></p>
<p>Mevsim geçişlerinde yaşanan cilt lekesi ve kuruluk problemlerine karşı önlem almak son derece önemlidir. İlk ve en önemli adım, güneş kremi kullanımını ihmal etmemektir. Bu yalnızca güneşin yoğun olduğu günlerde değil, yıl boyu uygulanması gereken etkili bir koruma yöntemidir. Böylece UV ışınlarına bağlı cilt problemlerini minimuma indirebilirsiniz. Bir diğer önemli adım ise cildin nem dengesini korumaktır. Özellikle havaların soğuduğu bu günlerde tüm cilt tipleri daha fazla neme ihtiyaç duymaktadır. Cilt yapınıza uygun bir nemlendirici kullanarak cildinizin nemini koruduğunuzdan emin olmalısınız. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mevsim-gecislerinde-cilt-bariyeri-alarm-veriyor-599659">Mevsim Geçişlerinde Cilt Bariyeri Alarm Veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ev tipi karışımlar diş minesini aşındırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ev-tipi-karisimlar-dis-minesini-asindiriyor-597962</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 10:22:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşındırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[beyazlatma]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[florür]]></category>
		<category><![CDATA[hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[Karbonat]]></category>
		<category><![CDATA[karışımlar]]></category>
		<category><![CDATA[leke]]></category>
		<category><![CDATA[minesini]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tipi]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[yüzey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597962</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, karbonatın diş temizliği ve beyazlatmadaki etkileri, sınırlılıkları ve yanlış kullanımlarının oluşturduğu riskleri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ev-tipi-karisimlar-dis-minesini-asindiriyor-597962">Ev tipi karışımlar diş minesini aşındırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, karbonatın diş temizliği ve beyazlatmadaki etkileri, sınırlılıkları ve yanlış kullanımlarının oluşturduğu riskleri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Karbonatın beyazlatma etkisi, dış yüzey lekelerinin sürtünmeyle uzaklaştırılmasına dayanıyor! </strong></p>
<p>Karbonatın diş beyazlatmada nasıl etki ettiği hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Karbonatın beyazlatma etkisinin büyük kısmı, diş yüzeyindeki dış lekelerin fiziksel olarak sürtünme ile uzaklaştırılmasına dayanır.” dedi.</p>
<p>Bazı çalışmalara göre karbonat içeren diş macunlarının, lekeleri ve plak birikimini azaltmada etkili bulunduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Mimir, “Sodyum bikarbonatın pH yükseltici etkisi, ağız ortamında asidik atakları nötralize ederek kısa süreli olarak mineral dengenin korunmasına yardımcı olabilir. Ayrıca bakteriyel atıkları etkileyerek plak oluşumunu azaltmaya katkıda bulunabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Karbonat tek başına florür içermemesi nedeniyle çürük koruması sağlamıyor!</strong></p>
<p>Karbonatın, diğer sert aşındırıcı maddelere kıyasla göreceli olarak düşük aşındırıcı bir profile sahip olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Doğru formülasyonda ve uygun kullanımda minede belirgin aşınma yaratmayabilir.” dedi.</p>
<p>Ancak partikül büyüklüğü, uygulama yöntemi, kullanılan konsantrasyon ve sıklığın aşındırma riskini artırabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Mimir, şöyle devam etti:</p>
<p>“Uzun süre ve kötü uygulama ile minede aşınma, parlaklığın azalması ve hassasiyet gözlenebilir. Bu sebeple mutlaka hekimin reçete etmesi ve kontrolü altında kullanılması uygundur. Karbonatın kısa süreli uygulamaları genellikle sistemik olarak zararsızdır. Bazı bireylerde aşırı ovalama veya mekanik travma sonucu gingival irritasyon, çekilme veya hassasiyet ortaya çıkabilir. Ayrıca karbonatın tek başına florür içermemesi nedeniyle çürük koruması sağlamadığı unutulmamalı. Yani karbonat kullanımına eşlik eden florürlü diş macunu, düzenli profesyonel bakım gibi temel koruyucu önlemler önemlidir.”</p>
<p><strong>Bazı renk değişiklikleri karbonat ile düzelmez!</strong></p>
<p>Karbonatın, çay, çikolata, nikotin gibi dış yüzey lekelerinin giderilmesinde etkili olabileceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Klinik çalışmalarda karbonat içeren dental ürünlerin leke gideriminde bazı standart dental ürünlere göre üstün olduğu raporlanmıştır.” dedi.</p>
<p>Etkisinin olmadığı veya sınırlı olduğu alanların varlığından da bahseden Dr. Öğr. Üyesi Mimir, “Tetracycline kaynaklı, travma sonrası dentin değişiklikleri, restoratif malzeme kaynaklı renk değişiklikleri gibi intrinsik lekeler karbonat ile düzelmez. Bu tip renk bozuklukları genellikle profesyonel ağartma veya restoratif çözümler gerektirir. Yaşlanma ve dentin sararmasında karbonat sınırlı düzeyde etki gösterir, daha derin renk değişiklikleri için profesyonel yöntemler düşünülmelidir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Diş eti sağlığı stabilize edilmeden kozmetik uygulamalara başvurulmamalı!</strong></p>
<p>Kompozit, porselen, amalgam gibi restoratif materyallerin yüzey özelliklerinin farklı olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Bazı restoratif yüzeylerde karbonat uygulanması yüzey parlaklığını değiştirebilir veya kompozitlerin yüzey pürüzlülüğünü artırarak leke tutulumunu kolaylaştırabilir.” dedi.</p>
<p>Büyük restorasyonlar veya estetik önemi olan restorasyonların varlığı durumunda temizleme gerekiyorsa hekimin bunu daha güvenli ve etkili şekilde yapacağına vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Mimir şunları söyledi:</p>
<p>“Aktif bir diş eti hastalığı varken sert mekanik uygulamalar diş etini tahriş edebilir ve durumun kötüleşmesine yol açabilir. Periodontal problemi olan kişilerin önce diş hekimi/periodontolog tarafından değerlendirilmesi gerekir. Diş eti sağlığı stabilize edilmeden kozmetik uygulamalara başvurulmaması önerilir.”</p>
<p><strong>Asidik ajanlar dental erozyon açısından iyi belgelenmiş bir risk faktörü! </strong></p>
<p>Sosyal medya platformlarında sıkça paylaşılan ‘karbonat + limon (ve benzeri)’ yöntemlerin riskli olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Limon suyu yüksek asidite içerir ve ‘limon + karbonat’ veya ‘sirke + karbonat’ gibi asit ile abrasiv kombinasyonu diş yüzeyinde hem kimyasal olarak çözündürme hem mekanik aşındırma riski oluşturur. Bu tür karışımlar mine kaybını hızlandırır, uzun vadede hassasiyet ve renk değişikliklerine yol açar. Bazı olgu raporlarında sirke ve karbonat karışımı kullanımının diş aşınmasına yol açtığı bildirilmiştir. Limon, sirke, soda gibi asidik ajanlar dental erozyon açısından iyi belgelenmiş bir risk faktörüdür. Bu sebeple diş temizliği için diş hekimi kontrolünde profesyonel işlemler tercih edilmeli. Diş beyazlatma için ise diş hekimi muayenehanesinde doz ayarı yapılmış ajanlar ile beyazlatma uygulaması yapılmalı.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Florür, remineralizasyon ve çürük korunması için kritik! </strong></p>
<p>Diş temizliği ve beyazlatma için ticari, test edilmiş ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Karbonat içeren hazır dental ürünler genellikle klinik olarak test edilmiş formülasyonlara sahiptir. Bunlar kontrollü aşındırma ve ilave yararlar sunar.” dedi. </p>
<p>Karbonat kullanılması durumda günlük florür uygulamasının ihmal edilmemesi gerektiği önerisinde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Mimir, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Florür, remineralizasyon ve çürük korunması için kritiktir. Eğer karbonat içeren macun florür içermiyorsa, en azından florür kullanımını başka şekilde sağlayın. Sert fırçalama ve aşındırıcı sürtünmeden kaçının. Yumuşak kıllı fırça ve nazik teknik kullanın. Haftada birkaç kez yoğun karışım uygulamaları yerine günlük, nazik ve kontrollü uygulama güvenlidir. Limon, sirke ve asidik bileşenler içeren ‘kendin yap’ karışımlardan kaçının. Restorasyon ve periodontal durumunuz varsa hekiminize danışın. Özellikle karbonat veya başka aşındırıcı uygulamalar yapıyorsanız yıllık veya altı aylık diş hekimi kontrolleri ile mine durumunu, hassasiyeti ve restorasyonların yüzey bütünlüğünü takip ettirin.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ev-tipi-karisimlar-dis-minesini-asindiriyor-597962">Ev tipi karışımlar diş minesini aşındırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş rengi sağlık hakkında ipuçları veriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-rengi-saglik-hakkinda-ipuclari-veriyor-576456</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 14:52:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[kahverengi]]></category>
		<category><![CDATA[leke]]></category>
		<category><![CDATA[rengi]]></category>
		<category><![CDATA[renk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576456</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, diş rengindeki değişimlerin nedenleri ve bu değişimlerin hem estetik hem de sağlık açısından önemli ipuçları taşıdığını anlatıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-rengi-saglik-hakkinda-ipuclari-veriyor-576456">Diş rengi sağlık hakkında ipuçları veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, diş rengindeki değişimlerin nedenleri ve bu değişimlerin hem estetik hem de sağlık açısından önemli ipuçları taşıdığını anlatıyor.</p>
<p><strong>Diş renginin tamamen beyaz olmaması normal bir durum…</strong></p>
<p>Gülüşün sadece estetik değil, aynı zamanda sağlık hakkında da ipuçları verdiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Diş rengindeki değişimler genetikten beslenmeye, yaşam alışkanlıklarından sistemik hastalıklara kadar pek çok nedenin göstergesi olabilir.” dedi.</p>
<p>Hollywood gülüşü gibi bembeyaz dişlerin, çoğu zaman profesyonel beyazlatma veya porsalen/kompozit laminalar gibi yapay uygulamaların sonucunda oluştuğunu aktaran Mimir, “Doğal dişler aslında hafif sarımtırak renklidir. Çünkü dişin alt tabakasındaki dentin sarıya çalan bir ton taşır. Dolayısıyla bembeyaz dişler tek başına ‘sağlıklıyım’ anlamına gelmez.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Dişlerde görülen renk değişiklikleri pek çok nedenden kaynaklanabilir!</strong></p>
<p>Genetik olarak dişin en dış katmanını oluşturan mine tabakasının ince olduğu bireylerde sarı tonun daha belirgin olabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Kahve, çay, kırmızı şarap, tütün gibi dış etkenler de dişleri zamanla sarartır. Yaş ilerledikçe dentin koyulaştığı için dişler doğal olarak sararabilir.” dedi.</p>
<p>Dişlerde görülebilecek diğer renklenmelere de değinen Mimir, şunları söyledi:</p>
<p>“Sigara ve tütün ürünleri en sık kahverengi leke sebebidir. Ayrıca yeterli fırçalanmayan dişlerde plak ve diş taşı birikimi de kahverengi görüntüye yol açar. Bazı ağız gargaraları (klorheksidin gibi) uzun süre kullanıldığında da kahverengi lekelenme yapabilir. Tek bir dişin gri veya siyahlaşması, genellikle o dişin sinirinin yani canlı dokusunun öldüğüne işaret eder. Çürükler de siyaha yakın renklenmeler yapabilir. Amalgam dolgular da dişe gri-siyah yansıma verebilir. Çocuklukta fazla flor alımı sonucu minede beyaz-kireç görünümlü lekeler oluşabilir (fluorozis). Yetersiz fırçalama sonucu başlayan çürüğün ilk belirtisi de beyaz mat lekeler olabilir. Nadir de olsa bazı metabolik hastalıklar dişlere farklı renkler verebilir. Safra pigmentleri yeşilimsi renk; porfirin bozuklukları kırmızı-kahverengi ton ve bazı antibiyotikler (tetrasiklin) sarı-yeşil ya da kahverengi renklenmelere neden olabilir.” </p>
<p><strong>Ani renk değişikliği görülürse hemen diş hekimine başvurulmalı!</strong></p>
<p>Düzenli fırçalama, diş ipi ve profesyonel temizliğin diş lekeleri önlemenin en etkili yolu olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Çoğunlukla bu lekelenmeler profesyonel temizliğin ardından giderilir.” dedi.</p>
<p>Ani renk değişikliklerinde, tek bir dişte koyulaşma veya alışılmadık renklerin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden diş hekimine başvurmak gerektiğinin altını çizen Mimir, “Bu dişlerdeki canlı dokuların ölmesi anlamına geliyor olabilir. Kanal tedavisi ya da çürük oluşumu dolayısıyla dolgu uygulamaları yapılması gerekebilir. Beyazlatma işlemleri yalnızca diş hekiminin kontrolünde yapılmalı. Aksi durumlarda dişlerde hassasiyet ve daha fazla lekelenme oluşumuna sebep olabilecek zararlara sebep olunabilir.” diyerek sözlerini tamamladı</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-rengi-saglik-hakkinda-ipuclari-veriyor-576456">Diş rengi sağlık hakkında ipuçları veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli akademisyenler güneşte görülen leke verilerini, veri madenciliği yöntemi ile inceleyecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-guneste-gorulen-leke-verilerini-veri-madenciligi-yontemi-ile-inceleyecek-443873</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2024 21:00:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[görülen]]></category>
		<category><![CDATA[güneşte]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[inceleyecek]]></category>
		<category><![CDATA[leke]]></category>
		<category><![CDATA[madenciliği]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[verilerini]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=443873</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi akademisyenlerinin geliştirdikleri projeler ulusal ve uluslararası kurumlardan destek almaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-guneste-gorulen-leke-verilerini-veri-madenciligi-yontemi-ile-inceleyecek-443873">Egeli akademisyenler güneşte görülen leke verilerini, veri madenciliği yöntemi ile inceleyecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesi akademisyenlerinin geliştirdikleri projeler ulusal ve uluslararası kurumlardan destek almaya devam ediyor. Bu kapsamda yürütücülüğünü Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Esin Sipahi Kılıç’ın üstlendiği “25. Güneş Leke Çevriminin ARIMA İstatistiksel Yöntemi ve Veri Madenciliği Yöntemleri ile Tahmini” başlıklı proje TÜBİTAK 1002-A kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Bu proje çalışması ile mevcut güneş leke verileri üzerine “ARIMA ve Veri Madenciliği” algoritma yöntemleri uygulanarak 25. Güneş çevrimine ilişkin maksimum zamanı, leke sayısı parametreleri için istatistiksel değerlendirmeler yapılacak.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>         Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak,  Prof. Dr. Esin Sipahi Kılıç ve proje ekibini makamında ağırlayarak çalışmalarından dolayı tebrik etti.  </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Esin Sipahi Kılıç, “Güneş çevrimi, Yer üzerindeki etkisi nedeniyle yüzyıllardır üzerinde çalışılan bir olgudur. 1750’li yıllardan beri, Güneş üzerindeki lekeler gözlemlenir, leke sayıları kaydedilir ve bu sayıların değişimi üzerine çalışılır. Her bir çevrim öncesinde, bilim insanları leke sayılarını farklı yöntemler kullanarak tahmin etmeye çalışmaktadır. Çünkü,  bu leke sayıları yani Güneş etkinliği yalnızca Güneş’in çalışılması için değil, yer üzerindeki elektrik, uydu, iletişim ve hatta insan sağlığını etkilediği için de özellikle incelenmektedir ve bu sektörlerde yapılan uygulamalarda Güneş etkinliğinin önceden tahmin edilmesi çok önemlidir” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span>“Güneş rüzgârının etkisi tehlikeli olabilir”</span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Güneş çevrimlerindeki leke sayıları hakkında bilgi <span>veren Prof. Dr</span>. Sipahi Kılıç, “Günümüze kadar birçok yöntemle Güneş çevrimlerindeki leke sayıları tahmin edilmeye çalışılmış; maksimum leke sayısının olduğu tarihler belirlenmek istenmiştir. İçinde bulunduğumuz zamanda Güneş’in 25. çevriminin maksimum yapacağı zamana yaklaşmaktayız. Dolayısıyla, farklı yöntemlerle elde edilen ve tutarlı sonuçlar veren yöntemleri kullanmak bu konuda önem arz etmektedir. Proje kapsamında kullanacağımız istatistiksel yöntemler, farklı disiplinlerdeki çalışmalarda da en çok tercih edilen yöntemlerdir. Bu çalışmanın sonuçları ile getirilebilecek farklı bir bakış açısı ve yorum 25. çevrimin maksimum yapacağı tarihin daha büyük hassasiyetle belirlenmesini sağlayabilir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Güneş rüzgârının etkisinden de bahseden Prof. Dr. Sipahi Kılıç, “Güneş aktivitesi günümüzde yer yüzeyinde çok etkili olmaktadır. Hem hava durumunun beklenmedik değişimi hem de Güneş’in flare aktivitesinden kaynaklı kütle atımı ile yere doğru savrulan Güneş rüzgârının etkisini tüm insanlık görmektedir. Bu durum her ne kadar görsel olarak şölen gibi olsa da birçok alanda tehlike arz etmektedir. Dolayısıyla yapacağımız çalışmanın bulguları literatürde önemli bir yer teşkil edecektir. Günümüzde uzay meteorolojisi olarak da geçen uzay hava olayları, uzay ortamındaki zamana bağlı değişimlerin yer tabanlı teknolojik sistemlere ve insan yaşamına olan etkilerini inceler. Uzay meteorolojisinde en önemli etkiyi oluşturabilecek kaynak Güneş’tir ve Güneş aktivitesinin durumu, uzay çalışmalarını da olumsuz yönde etkilemektedir. Güneş sürekli olarak iyonlardan oluşan parçacıkları güneş rüzgârı olarak uzaya saçmaktadır. Yüklü parçacıkların uzay araçlarının yüzeyinde oluşturduğu yüklenmeler ve daha yüksek enerjili parçacıkların araç içerisine kadar ulaşması çalışmaları olumsuz yönde etkiler. Bu sebeple Güneş leke çevriminin etkisinin önceden tahmin edilmesi önemlidir. Ayrıca Güneş leke çevrimi, sadece uzay havasını etkilemekle kalmaz; Yer üzerindeki birçok alanı etkileyebildiği gibi özelikle de insan yaşamı üzerinde de etkisi büyüktür. Bu durum, bu alanın daha fazla araştırılmasının önemini vurgulamaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yürütücülüğünü Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Esin Sipahi Kılıç’ın üstlendiği. projede; Fen Fakültesi İstatistik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hayal Boyacıoğlu ve Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Doktora Öğrencisi Nurhan Özlem Kaya araştırmacı olarak yer alıyor</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-guneste-gorulen-leke-verilerini-veri-madenciligi-yontemi-ile-inceleyecek-443873">Egeli akademisyenler güneşte görülen leke verilerini, veri madenciliği yöntemi ile inceleyecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
