<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kusur | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kusur/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kusur</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 21:16:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Kusur | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kusur</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-632960</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:16:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[karayolu]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[Kusur]]></category>
		<category><![CDATA[Meydana Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[Ölü Sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[oluştu]]></category>
		<category><![CDATA[statistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[sürücü]]></category>
		<category><![CDATA[taşıt]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[Yaralı Sayısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632960</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'de 288 bin 321 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası meydana geldi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-632960">Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de 288 bin 321 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası meydana geldi</strong><br /> </p>
<p>Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında toplam 1 milyon 549 bin 574 adet trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 1 milyon 261 bin 253 adedi sadece maddi hasarlı, 288 bin 321 adedi ise ölümlü yaralanmalı trafik kazasıdır. Yıl içerisinde meydana gelen ölümlü yaralanmalı trafik kazalarının %86,5&#8217;i yerleşim yeri içinde %13,5&#8217;i ise yerleşim yeri dışında gerçekleşti.</p>
<p><strong>Trafik kazalarında 2025 yılında 6 bin 35 kişi hayatını kaybederken 403 bin 937 kişi yaralandı</strong><br /> </p>
<p>Türkiye&#8217;de 2025 yılında meydana gelen 288 bin 321 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası sonucunda 2 bin 541 kişi kaza yerinde, 3 bin 494 kişi ise yaralanıp sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra kazanın sebep ve tesiriyle 30 gün içinde hayatını kaybetti. Karayolu trafik kazalarında 2025 yılında günde ortalama 789,9 ölümlü yaralanmalı kaza, 16,5 ölüm ve 1106,7 yaralanma meydana geldi.</p>
<p><strong>Karayolu trafik kaza istatistikleri, 2016-2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-0-riCplOm1.png"/></p>
<p><strong>Bir önceki yıla göre trafik kazalarındaki toplam ölü sayısı %5,0 azaldı, yaralı sayısı ise %4,9 arttı</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de 2025 yılında 2024 yılına göre trafikteki motorlu kara taşıtı sayısı %7,4, toplam kaza sayısı %7,3, ölümlü yaralanmalı kaza sayısı %8,0, maddi hasarlı kaza sayısı %7,1 ve yaralı sayısı %4,9 arttı. Toplam ölü sayısı ise %5,0 azaldı.</p>
<p><strong>Karayolu trafik kazalarında ölü ve yaralı sayısı, 2016-2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-1-rPvIFWav.png"/></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de 2025 yılında 100 bin taşıt başına 18,0 karayolu trafik kazası ölümü meydana geldi</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;deki toplam motorlu kara taşıtı sayısı 2024 yılında 31,3 milyon iken 2025 yılında 33,6 milyona yükseldi. Karayolu trafik kazalarında ölen kişi sayısı ise 2024 yılında 6 bin 351 iken 2025 yılında 6 bin 35 oldu. Böylece 100 bin motorlu kara taşıtı başına düşen trafik kazası ölü sayısı 2024 yılında 20,3 iken 2025 yılında 18,0&#8217;a geriledi. <br /> <br />Türkiye&#8217;de kayıtlı motorlu kara taşıtları tarafından kat edilen toplam kilometre, verinin mevcut olduğu en son yıl olan 2024 yılı için 382 milyar taşıt-kilometre olarak hesaplandı(1). Buna göre, 2024 yılında motorlu kara taşıtları tarafından katedilen bir milyar kilometre başına trafik kazalarında 15,7 ölüm ve 1055,2 yaralanma olduğu hesaplandı.  </p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de 100 bin motorlu kara taşıtı başına düşen trafik kazası ölü sayısı, 2016-2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-2-dnVbbbOp.png"/></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de 2025 yılında en fazla trafik kazası ölümü Ankara&#8217;da meydana geldi</strong></p>
<p>İl düzeyinde en fazla ölü sayısı 290 ölüm ile Ankara&#8217;da en fazla yaralı sayısı 47 bin 717 yaralı ile İstanbul&#8217;da görülürken;  en az ölü sayısı 5 ölü ile Ardahan&#8217;da en az yaralı sayısı ise 294 yaralı ile yine Ardahan&#8217;da gerçekleşti. </p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de karayolu trafik kazası ölü sayısında ilk 10 il, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-3-jcRBwfwh.png"/></p>
<p><strong>Ölümlerin %57,2&#8217;si yerleşim yeri içinde meydana gelen kazalar sonucunda oluştu</strong></p>
<p>Yerleşim yeri durumuna göre trafik kazaları incelendiğinde, toplam 288 bin 321 ölümlü yaralanmalı kazanın 249 bin 273&#8217;ü yerleşim yeri içinde 39 bin 48&#8217;i ise yerleşim yeri dışında meydana geldi. Trafik kazası ölümlerinin %57,2&#8217;si, yaralanmaların %82,0&#8217;ı yerleşim yeri içinde gerçekleşen kazalar sonucunda, ölümlerin %42,8&#8217;i yaralanmaların ise %18,0&#8217;ı yerleşim yeri dışında gerçekleşen kazalar sonucunda oluştu.  </p>
<p><strong>Trafik kazalarında ölenlerin %50,7&#8217;sini sürücüler oluşturdu</strong></p>
<p>Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında gerçekleşen trafik kazalarında ölen kişilerin %50,7&#8217;si sürücü, %29,3&#8217;ü yolcu, %20,0&#8217;ı ise yayadır. Yaralanan kişilerin ise %55,6&#8217;sı sürücü, %33,9&#8217;u yolcu, %10,5&#8217;i ise yayadır. Karayolu trafik kazalarında ölenler ve yaralananlar cinsiyetlerine göre incelendiğinde ise ölenlerin %77,8&#8217;inin erkek, %22,2&#8217;sinin kadın, yaralananların ise %70,0&#8217;ının erkek, %30,0&#8217;ının kadın olduğu görüldü.</p>
<p><strong>Trafik kazalarında bin 334 motosiklet sürücüsü öldü</strong></p>
<p>Taşıt cinslerine göre ölen sürücü ve yolcu sayılarına bakıldığında, 2025 yılında bin 334 motosiklet sürücüsü ve  191 motosiklet yolcusu öldü. Otomobillerde ise bin 2 otomobil sürücüsü ve bin 63 otomobil yolcusu öldü.</p>
<p><strong>Seçilmiş taşıt cinslerine göre trafik kazalarında ölen sürücü ve yolcu sayıları, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-4-yMwx2kOm.png"/></p>
<p><strong>İncinebilir yol kullanıcıları toplam ölümlerin %44,4&#8217;ünü oluşturdu</strong></p>
<p>İncinebilir yol kullanıcıları(2) olarak nitelendirilen yayalar, motosiklet, bisiklet ve elektrikli skuter (e-skuter) sürücüleri için 2025 yılındaki ölü sayısı 2 bin 680, yaralı sayısı ise 183 bin 840 olarak gerçekleşti. 2025 yılındaki trafik kazalarında gerçekleşen toplam ölümlerin %44,4&#8217;ü, toplam yaralananların ise %45,5&#8217;i incinebilir yol kullanıcılarından oluştu.</p>
<p>Yayalar bin 205 ölü sayısı ile incinebilir yol kullanıcıları arasındaki toplam 2 bin 680 ölümün %45,0&#8217;ını oluşturdu. Motosiklet sürücüleri bin 334 ölü sayısı ile kazalardaki toplam ölümlerin %22,1&#8217;ini, incinebilir yol kullanıcıları arasındaki ölü sayısının ise %49,8&#8217;ini oluşturdu.</p>
<p>Yayalar 42 bin 540 yaralı sayısı ile incinebilir yol kullanıcıları arasındaki toplam 183 bin 840 yaralının %23,1&#8217;ini oluşturdu. Motosiklet sürücüleri ise 130 bin 578 yaralı ile kazalardaki toplam yaralı sayısının %32,3&#8217;ünü, incinebilir yol kullanıcıları arasındaki yaralı sayısının ise %71,0&#8217;ını oluşturdu.</p>
<p><strong>65 yaş ve üzeri kişiler ölümlerin %21,8&#8217;ini yaralanmaların ise %8,2&#8217;sini oluşturdu</strong></p>
<p>Ölümler yaş gruplarına göre incelendiğinde, 0-17 yaş grubu toplam ölümlerin %9,9&#8217;unu, 18-24 yaş grubu %16,2&#8217;sini, 25-64 yaş grubu % 52,0&#8217;ını, 65 yaş ve üzeri kişiler ise %21,8&#8217;ini oluşturdu.</p>
<p>Yaralanmalar yaş gruplarına göre incelendiğinde, 0-17 yaş grubu toplam yaralı sayısının %18,8&#8217;ini, 18-24 yaş grubu %17,5&#8217;ini,ni,  25-64 yaş grubu %55,5&#8217;ini, 65 yaş ve üzeri kişiler ise %8,2&#8217;sini oluşturdu.</p>
<p><strong>Ölümlü yaralanmalı trafik kazasına 484 bin 683 taşıt karıştı   <br />                                               </strong><br />Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında ölümlü yaralanmalı trafik kazasına karışan toplam 484 bin 683 taşıtın %45,2&#8217;si otomobil, %31,3&#8217;ü motosiklet, %12,5&#8217;i kamyonet, %1,9&#8217;u minibüs, %1,9&#8217;u bisiklet, %1,8&#8217;i çekici, %1,5&#8217;i otobüs, %1,5&#8217;i kamyon, %0,6&#8217;sı elektrikli skuter, %0,6&#8217;sı traktör ve %0,4&#8217;ü ise özel amaçlı, iş makinesi, ambulans, tramvay, tren, at arabası taşıtlarından oluştu. Taşıt türü bilinmeyenlerin oranı ise %0,9&#8217;dur.</p>
<p><strong>Ölümlerin %50,1&#8217;i tek araçlı kazalarda oluştu</strong></p>
<p>Kazaya karışan taşıt sayısına göre kazaların sonuçları değerlendirildiğinde, ölümlerin %50,1&#8217;i tek araçlı, %43,0&#8217;ı iki araçlı ve %6,9&#8217;u çok araçlı kazalarda gerçekleşti. Yaralanmaların ise %55,0&#8217;ı iki araçlı, %37,4&#8217;ü tek araçlı ve %7,6&#8217;sı çok araçlı kazalarda gerçekleşti. Ölümlü yaralanmalı kazaların %54,3&#8217;ü iki araçlı, %39,6&#8217;sı tek araçlı ve %6,1&#8217;i çok araçlı kazalardan oluştu.</p>
<p><strong>Kazaya neden olan kusurlar içinde sürücü kusurları %90,6 ile ilk sırada yer aldı</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de 2025 yılında ölümlü yaralanmalı trafik kazasına neden olan toplam 345 bin 489 kusura bakıldığında kusurların %90,6&#8217;sının sürücü, %7,7&#8217;sinin yaya, %0,8&#8217;inin taşıt, %0,6&#8217;sının yolcu ve %0,3&#8217;ünün yol kaynaklı olduğu görüldü.</p>
<p>Kusurlar alt başlıklara göre incelendiğinde &#8220;Araç hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmamak&#8221; kusuru toplam 345 bin 489 kusurun 114 bin 636 adedini oluşturdu ve en sık görülen kusur oldu. &#8220;Kavşak, geçit ve kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymamak&#8221; 52 bin 974 kusur ile 2025 yılında en sık görülen ikinci kusur olurken, &#8220;Arkadan çarpmak&#8221; 29 bin 735 kusur ile 2025 yılında en sık görülen üçüncü kusur oldu.</p>
<p><strong>Ölümlü yaralanmalı kazaların %65,0&#8217;ı gündüz meydana geldi</strong></p>
<p>Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında meydana gelen 288 bin 321 ölümlü yaralanmalı kazanın %65,0&#8217;ı gündüz, %33,1&#8217;i gece ve %1,9&#8217;u alacakaranlıkta oldu.</p>
<p><strong>Ölümlü yaralanmalı kazalar en fazla Ağustos ayında ve Cuma günleri oldu</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de 2025 yılında Ağustos ayı %10,4 pay ile en fazla ölümlü yaralanmalı kazanın meydana geldiği ay olurken, Şubat ayı %5,7 pay ile en az kazanın meydana geldiği ay oldu. Haftanın günlerine göre bakıldığında ise ölümlü yaralanmalı kazalar %15,1 pay ile en fazla Cuma günleri ve %13,6 pay ile en az Pazar günleri gerçekleşti.  </p>
<p><strong>Ölümler en fazla yayaya çarpma şeklinde oluşan kazalar sonucunda meydana geldi</strong></p>
<p>Ölümler kazanın oluş şekline göre incelendiğinde, en fazla ölümün birinci sırada bin 190 ölüm ile yayaya çarpma, bin 171 ölüm ile yoldan çıkma, bin 124 ölüm ile yandan çarpma şeklindeki kazalar sonucunda meydana geldiği görüldü.</p>
<p><strong>Kazanın oluş şekline göre trafik kazasında ölenlerin dağılımı, 2025</strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-5-U2ZOqqLi.png"/></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-632960">Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tasavvufta hoşgörü tahammül değil, edeptir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tasavvufta-hosgoru-tahammul-degil-edeptir-597115</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Dec 2025 08:21:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[edeptir]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgörü]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[insanları]]></category>
		<category><![CDATA[Kusur]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[sabır]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[tahammül]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvufta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597115</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı ve Tasavvuf Kültürü ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emine Yeniterzi, 7-17 Aralık Mevlana haftası kapsamında, tasavvuf geleneğinde hoşgörü kavramını günümüz dünyasıyla karşılaştırarak kapsamlı bir değerlendirme yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tasavvufta-hosgoru-tahammul-degil-edeptir-597115">Tasavvufta hoşgörü tahammül değil, edeptir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı ve Tasavvuf Kültürü ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emine Yeniterzi, 7-17 Aralık Mevlana haftası kapsamında, tasavvuf geleneğinde hoşgörü kavramını günümüz dünyasıyla karşılaştırarak kapsamlı bir değerlendirme yaptı.</p>
<p><strong>‘Her şeyi anlayışla karşılama’ durumu tahammül değil, bir edeptir!</strong></p>
<p>Prof. Dr. Yeniterzi, hoşgörü kavramına işaret ederek, “Hoşgörü kavramı günümüzde; ‘Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans’ şeklinde ‘tahammül’ odaklı açıklansa da tasavvuf geleneğinde bu tanımdaki ‘her şeyi anlayışla karşılama’ durumu tahammül değil, bir edeptir; Allah’ın rahmet sıfatının ve Halim isminin kulda tecelli etmesine yönelik bir eylemdir. Bu yüzden sufiler Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak için her canlıya merhamet, her kusura af penceresinden bakarlar.” dedi.</p>
<p><strong>Türk-İslâm kültürü insanları hoşgörülü olmaya teşvik ediyor</strong></p>
<p>Türk-İslâm kültüründe; “Yaratılanı hoş gör Yaratan’dan ötürü” söyleminin insanları hoşgörülü olmaya teşvik ettiğini kaydeden Prof. Dr. Emine Yeniterzi, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu hoşgörü alanları çeşitlidir. Öncelikle farklılıklara hoşgörü göstermek esastır. Zira İslâm dini din, ırk, renk, dil, mevki gibi farklara yer vermeden insanlar arasında kardeşlik, eşitlik, adalet ve barışı yaymayı teşvik eder. Kur’an-ı Kerim’de bütün insanların tek bir kaynaktan yaratıldığı (Nisâ 4/1) ve Allah nezdinde en değerli olmanın yalnızca Allah’a karşı gelmekten en çok sakınmakla olduğu (Hucurât 49/13) bildirilir. ‘İnsanların tamamı Allah’ın aile fertleri gibidir’ hadis-i şerifi de insanlar arasında ayrım yapılmaması ve yetmiş iki millete birlik gözüyle bakılmasını tavsiye eder; herkesin sevgi ve saygıya layık olduğunu bildirir. Nitekim her şeyi Hak’tan bilen bu anlayış farklılıklara takılmayı ve “öteki” düşüncesini reddeder. Bu yüzden farklılıklara saygı duymak hoşgörünün ilk adımıdır.”</p>
<p><strong>Kötülüğü affetmenin sabırlı ve hoşgörülü olmanın mükâfatı var</strong></p>
<p>Doğrudan bizi<strong> </strong>hedef alan, bize zarar veren hatalı davranışlar karşısında hoşgörülü olmanın olgun ve güçlü insanın tavrı olduğunu da dile getiren Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “Kur’an-ı Kerim’de böyle hâller için; ‘Eğer ceza vermek isterseniz, size yapılanın aynıyla mukabele edin. Fakat sabrederseniz, and olsun ki bu sabredenler için daha iyidir’ (Nahl 16/126) ayeti ile hakkımızı aramamız konusunda izin verilmiştir. Ancak ayetin ikinci kısmında hatayı, kötülüğü affetmenin sabırlı ve hoşgörülü olmanın mükâfatı bildirilir. Zira ‘kudreti olduğu hâlde kötülüğü cezalandırmayan, yumuşaklıkla davranan’ anlamındaki Halim isminin sahibi olan Cenab-ı Hak, bu güzel ismini kendinde tecelli ettirenleri, öfkesini yenen, sabreden ve yumuşaklıkla hoşgörüyle davrananları sever.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Her insanda hata veya kusur olabilir</strong></p>
<p>Mükemmelliğin Allah’a mahsus olduğunu söyleyen Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “Her insanda hata veya kusur olabilir. Bu durumda kişisel kusurlara takılmadan insanların olumlu özelliklerine odaklanmak ve hataları yüze vurmamak öğütlenir. Tasavvuf edebinde kimsenin kusurunu araştırmamak ve Cenab-ı Hakk’ın Settar ismine uyarak kusurları örtmek gerekir. Nitekim geçmişte dervişlerin giydikleri geniş hırka, dervişin gözüyle gördüğünü eteğiyle örtmesini sembolize ederdi.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Öfkelenince akıl baştan gidiyor…</strong></p>
<p>Hoşgörülü olmanın kolay olmadığını, öncelikle kibre kapılmamak, öfkeyi yenmek ve önyargıdan sakınmak gerektiğini anlatan Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “Kibir ve öfke nefisten, önyargı ise acele ve bilgisizlikten kaynaklanır. İnsanların hoşgörüden en uzak hali kızgınlığa esir oldukları zamandır. Öfkelenince akıl baştan gider. Hoşgörü ise duyguları ve mantığı dizginlemekle mümkündür. ‘Öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını affederler’ (Âli İmran 3/134) ayeti öfkeyi kontrol etmeyi tavsiye eder. ‘Gerçek yiğit güreşte rakibini yenen değil, öfkelendiği zaman nefsine hâkim olandır’ hadisi de öfkeye hakim olmanın faziletini anlatır. Önyargı da insanlarla iletişimde yeterli bilgi sahibi olmadan varılan peşin hükümlerle insanı yanılgıya düşürür, hoşgörülü davranmaya mani olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kendimize nasıl davranılmasını istiyorsak, başkalarına da öyle davranmamız şarttır</strong></p>
<p>Empatinin (duygudaşlık), kısaca kendimizi karşımızdakinin yerine koymak olduğunu ifade eden Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “(Sizden biriniz kendisi için istediğini Müslüman kardeşi için de istemedikçe kâmil manada iman etmiş olmaz) hadis-i şerifi İslâm dinindeki empati düşüncesinin temelini oluşturur. Yunus Emre’nin; Sen sana ne sanırsan ayruğa da onu san / Dört kitâbın mânâsı budur eğer var ise mısralarında empatinin anlamı ve iman açısından önemi veciz bir dille ifade edilir. Empati kuramayan insanın hoşgörülü olması mümkün değildir. Herkes birbirinden farklı olabilir, herkes hata yapabilir. Ancak kendimize nasıl davranılmasını istiyorsak, başkalarına da öyle davranmamız şarttır. İnsanlara sevgiyle yaklaşmanın, hoşgörüyle davranmanın en temel gereği bu eşitlik ve birlik şuurunu kazanmakla gerçekleşir.” dedi.</p>
<p><strong>Hoşgörünün bir ayağı da sabır!</strong></p>
<p>Hoşgörünün bir ayağının da sabır olduğunu dile getiren Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “Sabırlı olmak zordur, Allah’ın bir adı da Sabûr’dur ama Esmâ-i Hüsnâ’nın doksan dokuzuncu yani sonuncu ismidir. Hz. Peygamber’e ‘En üstün amel nedir’ diye sorulmuş, cevabı; ‘Semahat (hoşgörü, müsamaha) ve sabırdır’ olmuştur. Sabır, dünyevî ve uhrevî her başarının, mutluluğun temeli olduğu gibi imanın, ahlâkın, ilmin, salih amellerin; kısaca iyi ve güzel bütün işlerin başıdır. Hoşgörülü olmak da sabırla gerçekleşir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Tasavvufun özü sevgi…</strong></p>
<p>Hoşgörünün temelindeki en önemli unsurun sevgi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Emine Yeniterzi, şöyle devam etti:</p>
<p>“Tasavvufun özü olan sevgi, insanın yaratılışını temizleyen, kötü huylarını iyileştiren bir şifadır. Şu hikaye konuyu özetler: Bir adam âşık olur. Sevgisinin şiddetinden yerinde duramaz, sokaklarda koşturur. Çocuklar adamı deli zannederek taşlamaya başlarlar. Bir dostu onun hâline üzülür. ‘Seni incitmelerine kıyamıyorum. Eline bir taş alsan da o çocuklara atsan, seni bir daha incitmezler’ der. Âşık çok çarpıcı bir cevap verir: ‘Gönlümü sevgilinin aşkı öylesine kaplamış ki oraya kötülük, kin, nefret giremiyor!’ Nitekim olumlu bakış açısı, bizi olumlu düşünmeye; olumsuz bakış da olumsuz düşünmeye sevk eder. Bu yüzden tenkit değil takdir, ret yerine de kabul gözüyle bakmak hoşgörülü olmamızı kolaylaştırır. ‘Dost ol da dost gör’ diyen Hz. Mevlânâ bize bu bakış açısını öğütler: İyilik aradı mı, insanda kötü şey kalmaz ki.”</p>
<p><strong>Ruhsal dinginliğin yerini sürekli gerginliğin alması insanları hoşgörüden uzaklaştırıyor</strong></p>
<p>Hız ve hazzın esiri olan günümüz dünyasında insanların sürekli bir bilgi bombardımanı ve performans baskısına maruz kalmasının; dikkat dağınıklığı, empati yorgunluğu, bireysel gerginlik ve sürekli tetikte olma hallerine yol açtığını belirten Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “Bunun sonucunda bir tür yorgun ruhlar çağını yaşayan insanların birbirini anlama, dinleme ve sabretme dolayısıyla da hoşgörülü olma kapasiteleri zayıflatmaktadır. Aynı zamanda dijital çağda düşünmek yerini anlık tepkilere bırakmış ve sosyal medya beğenilme ve haklı olma isteğini beslemektedir. Bunun sonucunda hız, sabrı ve anlam derinliğini; öfke de anlayışı gölgeliyor. Farklı düşünceler tehdit gibi algılanıyor. Ruhsal dinginliğin yerini sürekli gerginliğin alması insanları hoşgörüden uzaklaştırıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Tasavvuf, yorgun ruhlar için bir şifa kaynağı</strong></p>
<p>Günümüzdeki hoşgörüsüzlüğün; nefretin değil hem “ben merkezli” kültürün hem de sürekli zamanın hızına ayak uydurma çabasıyla ortaya çıkan yorgunluğun ürünü gibi göründüğünü ifade eden Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “İnsanın iç dünyasını zenginleştiren, derinleştiren, ruhlara şifasıyla dinginlik veren tasavvuf öğretileri ise kendisiyle, toplumla ve Rabbiyle barışık, huzurlu insan reçetesini sunan, insanın iç dengesini onaran manevi bir kaynak oluyor. Günümüz dünyasında hoşgörüyü yeniden hatırlamak hem bireysel huzurun hem de toplumsal barışın anahtarı olabilir. Bunun için tasavvuf âlemini asırlardır şifalandıran Mevlânâ ve Yunus Emre gibi gönül sultanlarını daha yakından tanımaya, okumaya ihtiyacımız var.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tasavvufta-hosgoru-tahammul-degil-edeptir-597115">Tasavvufta hoşgörü tahammül değil, edeptir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
