<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kural | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kural/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kural</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Mar 2026 11:02:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>kural | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kural</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Böbrek Sağlığını Korumak İçin 8 Altın Kural</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bobrek-sagligini-korumak-icin-8-altin-kural-619753</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 11:02:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[korumak]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619753</guid>

					<description><![CDATA[<p>Böbrekler, vücudumuzun hayati filtre sistemidir. Günde yaklaşık 180 litre kanı süzerek zararlı atıkları idrar yoluyla uzaklaştırır, sıvı dengesini düzenler, tansiyon kontrolüne katkı sağlar ve kemik sağlığı için gerekli hormonları üretir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bobrek-sagligini-korumak-icin-8-altin-kural-619753">Böbrek Sağlığını Korumak İçin 8 Altın Kural</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Böbrekler, vücudumuzun hayati filtre sistemidir. Günde yaklaşık 180 litre kanı süzerek zararlı atıkları idrar yoluyla uzaklaştırır, sıvı dengesini düzenler, tansiyon kontrolüne katkı sağlar ve kemik sağlığı için gerekli hormonları üretir. Buna rağmen böbrek hastalıkları dünyada giderek artan bir halk sağlığı sorunudur. Kronik böbrek hastalığı, dünya nüfusunun yaklaşık %10’unu etkileyen yaygın bir hastalık olup, çoğu zaman erken dönemde belirti vermez. Diyabet ve hipertansiyon ise son dönem böbrek yetmezliğinin en sık nedenleri arasında yer almaktadır.  Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘’12 Mart Dünya Böbrek Günü’’ nedeniyle böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu. </p>
<p>Böbrek sağlığının korunması için günlük yaşamda bazı önlemler alınmalıdır. Bunlar şöyle özetlenebilir:</p>
<ol>
<li><strong>Yeterli Su Tüketimi:</strong> Böbrekler, vücuttaki atık maddeleri, idrar yoluyla uzaklaştırmak için suya ihtiyaç duyar. Günde ortalama 2-3 litre su içmek, toksinlerin atılmasını hızlandırır ve böbrek taşı oluşumunu mekanik olarak engeller.</li>
<li> <strong>Böbrek Hastalığı Belirtilerini Bilmek:</strong> İdrarda gözle görülür kanama, şiddetli ve kıvrandırıcı yan ağrısı veya sık tekrarlayan idrar yolu iltihapları varsa acilen bir üroloji bölümüne başvurulmalıdır.</li>
<li><strong>Düzenli Taramalar:</strong> Özellikle 50 yaş üstü erkekler, idrar yapma zorluğu hissetmeseler bile böbrek ve prostat sağlığının kontrolü için yılda bir kez üroloji muayenesi ve ultrasonografi yaptırmalıdır.</li>
<li><strong>Kan Şekeri Kontrolü:</strong> Diyabet (şeker hastalığı), dünyada son dönem böbrek yetmezliğinin bir numaralı nedenidir. Kanda sürekli yüksek seyreden şeker, böbreğin süzgeç görevi gören ince damar yumaklarına zarar verir. Şeker hastaları kan şekerini katı şekilde kontrol altında tutmalıdır.</li>
<li><strong>Tansiyon Kontrolü ve Tuz Kısıtlaması:</strong> Yüksek tansiyon (hipertansiyon), böbrek yetmezliğinin ikinci en sık nedenidir. Basıncı artmış kan akımı böbrek damarlarını yırtar ve daraltır.  Günlük tuz tüketimi 5 gramın (1 çay kaşığı) altında tutulmalıdır.</li>
<li><strong>Bilinçsiz İlaç Kullanımından Kaçınmak:</strong> Reçetesiz satılan ve toplumda sık kullanılan ağrı kesiciler (romatizma ilaçları, NSAİİ grubu), uzun süreli veya yüksek dozda kullanıldığında doğrudan böbrek hücrelerini öldüren zehirli etki gösterir. İlaçlar hekim onayı olmadan kullanılmamalıdır.</li>
<li><strong>Sigara ve Tütün Ürünlerinden Uzak Durmak:</strong> Sigara, böbreklere giden kan damarlarını daraltarak böbreğin oksijensiz kalmasına neden olur. Aynı zamanda böbrek hücrelerinin DNA yapısını bozarak böbrek kanserine doğrudan zemin hazırlar.</li>
<li><strong>Düzenli Egzersiz ve Kilo Kontrolü:</strong> Obezite, böbreklerin vücudu temizleyebilmek için normalden fazla çalışmasına neden olur. Bu aşırı çalışma hali zamanla böbreği yorar ve tüketir. Düzenli fiziksel aktivite hem kilo kontrolü sağlar hem de tansiyon ve diyabet riskini düşürür.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bobrek-sagligini-korumak-icin-8-altin-kural-619753">Böbrek Sağlığını Korumak İçin 8 Altın Kural</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menisküs yırtıklarını önlemek için 7 kritik kural!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meniskus-yirtiklarini-onlemek-icin-7-kritik-kural-616036</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 07:13:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[diz]]></category>
		<category><![CDATA[hareketle]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[menisküs]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[önlemek]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Yırtık]]></category>
		<category><![CDATA[yırtıklarını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616036</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda sıkça karşılaşılan diz ağrılarının en yaygın nedenlerinden birini menisküs yırtıkları oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meniskus-yirtiklarini-onlemek-icin-7-kritik-kural-616036">Menisküs yırtıklarını önlemek için 7 kritik kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda sıkça karşılaşılan diz ağrılarının en yaygın nedenlerinden birini menisküs yırtıkları oluşturuyor. Gençlerde genellikle spor aktiviteleri sırasında meydana gelen bu durum, ileri yaşlarda dizdeki yıpranmaya bağlı olarak basit bir hareketle bile oluşabiliyor. Toplumdaki yaygın inanışın aksine, menisküs yırtığı sadece “profesyonel sporcu hastalığı” değil. Haftada bir halı saha maçı yapan veya hafta sonları doğa yürüyüşüne çıkan ofis çalışanlarında ya da fitness salonuna giden herhangi bir bireyde de sıkça görülüyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatolojij Uzmanı Doç. Dr.  Burak Özturan,</strong>  menisküs yırtığının tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebildiğini belirterek, “Menisküs yırtığı; sürekli veya hareketle tetiklenen diz ağrısına, dizin bir pozisyonda takılı kalmasına, çömelme, merdiven inip çıkma ve spor yapma gibi basit günlük aktivitelerde bile güçlük yaşanmasına neden olabilir. Uzun dönemde ise dizde kıkırdak aşınmasına ve buna bağlı olarak kireçlenme (osteoartrit) gibi ciddi tablolara yol açabilir. Bu nedenle, erken teşhis için özellikle spor yapan kişiler diz ağrılarını  asla ihmal etmemelidir” diyor.  </p>
<p><strong>Bu sorunlardan biri bile varsa, dikkat!</strong></p>
<p>Menisküs yırtığının genellikle en sık görülen belirtileri; ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı oluyor.  Bazı hastalar yaralanma anında dizin içinden &#8220;çıt&#8221; sesi geldiğini veya kopma hissi yaşadıklarını belirtirken, ardından özellikle ilk gün  belirginleşen dizde ağrı ve şişlikten yakınıyorlar. Bazen de bu belirtiler hiç olmadan; dizde başlayan ağrıyla birlikte dizi tam olarak bükmede veya düzleştirmede zorluk, merdiven inip çıkarken veya çömelirken ağrının artması gibi sorunlar yaşadıklarını ifade ediyorlar.  Doç. Dr. Burak Özturan,<strong> </strong>erken tanı için dizinizde aşağıda yer alan sorunlardan biri bile varsa, zaman kaybetmeden hekime başvurmanız gerektiği uyarısında bulunuyor. </p>
<ul>
<li>Ani bir hareket sonrası ağrı ve şişlik oluştuysa</li>
<li>Dizinizde takılma, kilitlenme gibi mekanik belirtiler varsa</li>
<li>Bir haftadan uzun süren ve dinlenmeyle geçmeyen diz ağrınız varsa</li>
<li>Merdiven inip çıkarken batma oluyorsa </li>
</ul>
<p><strong> Erkeklerde yaklaşık 3 kat daha fazla görülüyor! </strong></p>
<p>Her iki dizimizde, uyluk ve kaval kemikleri arasında &#8220;C&#8221; şeklinde yer alan iki adet kıkırdak yapı “menisküs” olarak adlandırılıyor. Menisküs; vücut ağırlığını dengeli bir  şekilde dağıtarak, ekleme binen baskıyı azaltıyor ve eklem stabilitesini artırarak ani hareketlerde dizin korunmasına yardımcı oluyor. Ancak çeşitli etkenler, bu önemli yapının yırtılmasına neden olabiliyor. Doç. Dr. Burak Özturan,<strong> </strong>menisküsün erkeklerde kadınlara göre yaklaşık 3 kat daha fazla görüldüğünü vurgulayarak, “Bunun temel nedeni, erkeklerin ani dönme ve zıplama hareketleri içeren futbol ve basketbol gibi yüksek riskli sporları kadınlara oranla daha yoğun bir şekilde yapma eğiliminde olmalarıdır” diyor. </p>
<p><strong>En önemli nedeni bilinçsizce yapılan spor! </strong></p>
<p>Doç. Dr. Burak Özturan, menisküs yırtığının son yıllarda daha fazla görüldüğünü ifade ederek, bu artışın en önemli nedenini şöyle anlatıyor: “İnsanlar artık daha aktif bir yaşam sürüyor, düzenli spor yapıyorlar. Bu durum genel sağlık için oldukça önemlidir.  Ancak, bilinçsizce ya da hazırlıksız yapılan sporlar diz yaralanması riskini artırır. Bunun dışında, halı saha maçları, kayak ile basketbol gibi ani yön değiştirme ve dönme hareketleri içeren sporların popülerliği, özellikle gençlerde travmatik menisküs yırtıklarının daha sık görülmesine sebep olmaktadır.” </p>
<p><strong>Yırtığın büyüklüğü, yeri ve tipi çok önemli!</strong></p>
<p>Menisküsün kan damarlarından zengin olan dış (periferik) kısmındaki küçük yırtıklar, özellikle genç hastalarda dinlenme ve destekleyici tedavilerle kendiliğinden iyileşebiliyor. Ancak, menisküsün kanlanması zayıf olan iç kısımlarındaki yırtıkların veya büyük ve karmaşık yırtıkların kendi kendine iyileşme olasılığı çok düşük oluyor. Doç. Dr. Burak Özturan, bu nedenle tedavi planlanırken yırtığın büyüklüğünün, yerinin ve tipinin dikkate alındığını  ifade ederek, “Bununla birlikte, hastanın yaşı ve aktivite seviyesi de dikkate alınır.   Tedavide en önemli hedefimiz ise ağrıyı gidererek hayat kalitesini arttırmak ve beraberinde oluşabilecek kıkırdak yaralanmalarının önüne geçmektir” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>İlk tercih ameliyat dışı tedaviler</strong></p>
<p>Her menisküs yırtığı ameliyat gerektirmiyor. Doç. Dr. Burak Özturan, kanlanması iyi olan bölgedeki küçük yırtıklarda ve stabil yırtıklarda ilk tercihin ameliyat dışı tedaviler olduğunu söyleyerek,  “Ödemi ve ağrıyı dindirmek için dinlenme, buz tedavisi ve ağrı kesici ilaçlar kullanılır. Sonrasında, diz çevresindeki kasları güçlendirerek ekleme binen yükü azaltmak ve hareket açıklığını geri kazanmak için fizik tedavi uygulanır” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Cerrahide artroskopik yöntem tercih ediliyor</strong></p>
<p>Konservatif tedavinin yetersiz kaldığı, dizde kilitlenme gibi mekanik belirtilerin olduğu veya büyük yırtıkların görüldüğü durumlarda ise ameliyat kararı alınıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Burak Özturan, günümüzde artroskopik olarak kapalı yöntemle bu ameliyatların rahatlıkla yapılabildiğini belirterek, “Bu yöntem, dizin önünden açılan yaklaşık 0.5 cm&#8217;lik birkaç küçük delikten iletilen bir kamera ve özel cerrahi aletlerle gerçekleştirilir. Ekrana yansıyan görüntü eşliğinde ya yırtık kısım özel dikişlerle tamir edilir  ya da tamiri mümkün değilse sadece yırtık olan küçük parça temizlenerek vücuttan çıkarılır” diyor. Yırtık parçanın temizlendiği ameliyatlarda hastaların 1-2 hafta içinde günlük yaşamlarına dönebildiğini ifade eden Doç. Dr. Burak Özturan, “Ancak, menisküs onarımının yapıldığı, yani cerrahi dikiş gerçekleştirilen hastalarda ise yırtığın tipine göre özel önlemler ve rehabilitasyon süreçleri gerekir” diyor. </p>
<p><strong>Menisküs yırtıklarını önlemek için 7 önemli kural!</strong></p>
<p>Doç. Dr. Burak Özturan,<strong> </strong>menisküs yırtıklarını önlemek için dikkat etmeniz gereken 7 kuralı şöyle sıralıyor: </p>
<ul>
<li>Spor sırasında ısınma ve soğuma egzersizlerini yapmayı ihmal etmeyin. </li>
<li>Diz çevresindeki kaslarınızı (özellikle kuadriseps ve hamstring) güçlendirerek dizlere binen yükleri azaltın. </li>
<li>Zeminin yaptığınız spora uygun olmasına dikkat edin.</li>
<li>Yaptığınız spora uygun ayakkabı kullanın.</li>
<li>Dize ekstra yük oluşturacağı için fazla kilolarınızdan kurtulun.</li>
<li>Ağır yük kaldırırken veya ani hareketler yaparken dikkatli olun.</li>
<li>Ağrıya neden olan hareketlerden kaçının. </li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meniskus-yirtiklarini-onlemek-icin-7-kritik-kural-616036">Menisküs yırtıklarını önlemek için 7 kritik kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kışın kalbi korumak için 7 altın kural</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kisin-kalbi-korumak-icin-7-altin-kural-605660</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 10:51:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kalbi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kışın]]></category>
		<category><![CDATA[korumak]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Hava]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605660</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp krizi genellikle sıcak havalarla ilişkilendirilse de gerçek tehlike soğuk günlerde daha belirgin hale geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kisin-kalbi-korumak-icin-7-altin-kural-605660">Kışın kalbi korumak için 7 altın kural</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kalp krizi genellikle sıcak havalarla ilişkilendirilse de gerçek tehlike soğuk günlerde daha belirgin hale geliyor. Kış aylarında kar temizlerken ya da günlük işler sırasında kalbin beklenmedik biçimde zorlandığı sıkça görülür. Bu nedenle soğuk hava ile kalp krizi arasındaki ilişiklinin özellikle de kalp hastaları tarafından bilinmesi gerektiğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Kış mevsimi her ne kadar keyifli anlar sunsa da kalp ve damar sistemi için sessiz bir risk oluşturur. Hava sıcaklığı düştükçe kalp krizi vakaları daha sık karşımıza çıkar” dedi.</strong></p>
<p>Soğuk havalarda vücut, iç ısısını koruyabilmek için cilde yakın damarları daraltır. Bu durum hayati organları sıcak tutmaya yardımcı olsa da kanın dolaşımını zorlaştırır. Bu şartlarda kalbin kanı pompalayabilmek için daha fazla efor harcadığını açıklayan Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Damarların büzüşmesi tansiyonun yükselmesine yol açarken, kalbin daha hızlı ve güçlü çalışması kalp kasının oksijen ihtiyacını artırır. Soğuk havayla birlikte kanın akışkanlığının azalması da pıhtılaşma riskini yükseltir. Bu olasılıklar herkesi ilgilendirse de özellikle kalp hastaları, yaşlılar ve sigara kullanan kişilerde tehlike daha belirgin hale gelir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ani ve ağır kış aktiviteleri kalbi daha fazla zorlar</strong></p>
<p>Kış aylarında acil servislere başvuruların artmasının nedenlerinden birinin de vücudun alışık olmadığı ani ve yoğun fiziksel eforlar olduğunu vurgulayan Koylan, “Özellikle kar küreme gibi aktiviteler, soğuk havanın etkisiyle kalp üzerinde ciddi bir yük oluşturabilir. Soğuk havayı solurken damarlar daralır, ağır yük kaldırma sırasında kalp daha hızlı ve güçlü çalışmak zorunda kalır bu da kalp atış hızının ve tansiyonun kısa sürede tehlikeli seviyelere çıkmasına yol açabilir. Kondisyonu düşük olanlar veya kalp hastalığı bulunan kişiler için bu tür eforlarda risk daha da artar. Ayrıca soğuğa uzun süre maruz kalmak hipotermiye neden olabilir; vücut ısısının düşmesi kalp ritmini bozarak hayati tehlike yaratabilecek sorunlara yol açabilir” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Nevrez Koylan, kış aylarında kalbi korumaya yardımcı olacak 7 önemli maddeyi paylaştı:</p>
<p><strong>Sabah saatlerinde daha temkinli olun</strong></p>
<p>Soğuk kış sabahlarında ani hareketlerden kaçınılmalı, vücudun yavaşça ısınmasına ve güne hazırlanmasına zaman tanınmalı.</p>
<p><strong>Beslenme düzenine özen gösterin</strong></p>
<p>Soğuk havalarda ağır ve yağlı besinlere yönelmek kalp sağlığını olumsuz etkileyebilir. Sebze, meyve ve sağlıklı yağların ağırlıkta olduğu beslenme tarzı korunmalı.</p>
<p><strong>Alkol tüketimini sınırlandırın</strong></p>
<p>Alkol geçici bir sıcaklık hissi verse de vücudun daha hızlı ısı kaybetmesine neden olur. Soğuk havalarda alkol tüketimi sınırlandırılmalı.</p>
<p><strong>Kat kat giyinin</strong></p>
<p>Tek bir kalın kıyafet yerine birden fazla kat kullanılmalı. İç katmanda teri emen kumaşlar, dış katmanda rüzgârı kesen giysiler seçilmeli, bere ve atkıyla ısı kaybı azaltılmalı.</p>
<p><strong>Soğuk havada egzersizi kontrollü yapın</strong></p>
<p>Açık havada yapılan aktiviteler çok soğuk günlerde kalbi zorlayabilir. Bu dönemlerde kapalı alan egzersizleri tercih edilmeli, dışarı çıkıldığında ağız ve burun atkıyla korunmalı.</p>
<p><strong>Aşılarınızı zamanında yaptırın</strong></p>
<p>Grip ve zatürre gibi enfeksiyonlar kalbin iş yükünü artırır. Kış öncesinde aşılar ihmal edilmemeli.</p>
<p><strong>İlaç kullanımını düzenli sürdürün</strong></p>
<p>Kış aylarında değişen yaşam alışkanlıkları tansiyon ve kolesterol değerlerini etkileyebilir. Bu nedenle tedaviler aksatılmadan devam ettirilmeli.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kisin-kalbi-korumak-icin-7-altin-kural-605660">Kışın kalbi korumak için 7 altın kural</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplu taşımada kural ihlaline geçit yok</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toplu-tasimada-kural-ihlaline-gecit-yok-605397</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 12:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[durağı]]></category>
		<category><![CDATA[geçit]]></category>
		<category><![CDATA[İhlal]]></category>
		<category><![CDATA[ihlaline]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[taksi]]></category>
		<category><![CDATA[taşımada]]></category>
		<category><![CDATA[toplu]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605397</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Encümen toplantısında, trafik kurallarını ihlal eden toplu taşıma ve taksi şoförlerine uygulanan idari para cezaları onaylandı. Denetimlerde 172 ihlal tespit edildi, toplam ceza tutarı 507 bin 916 TL oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplu-tasimada-kural-ihlaline-gecit-yok-605397">Toplu taşımada kural ihlaline geçit yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Encümen toplantısında, trafik kurallarını ihlal eden toplu taşıma ve taksi şoförlerine uygulanan idari para cezaları onaylandı. Denetimlerde 172 ihlal tespit edildi, toplam ceza tutarı 507 bin 916 TL oldu.</p>
<p><b>GENEL SEKRETER BARAÇLI BAŞKANLIK YAPTI</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin haftalık encümen toplantısı Genel Sekreter Dr. Hayri Baraçlı başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda iki taksi durağı için kiralama ihalesi yapılırken, Ulaşım Dairesi Başkanlığı Toplu Taşıma Şube Müdürlüğü’nce gerçekleştirilen denetimlerde trafik kurallarını ihlal eden şoförlere kesilen idari para cezaları karara bağlandı.</p>
<p><b>İKİ TAKSİ DURAĞI İHALEYE ÇIKARILDI</b><br />Kartepe Ataşehir Mahallesi İzmit Caddesi Tezcan Sokak’ta, semt pazarı alanında yer alan Ataşehir Kent Taksi Durağındaki 8 araçlık durak yeri 10 yıllığına kiralama ihalesine çıkarıldı. İhaleye katılan tek istekli 2 milyon 8 bin 150 TL teklif sundu. Başiskele Fatih Mahallesi Cumhuriyet Caddesi Mykon Sitesi No:174 adresinde bulunan Yuvacık Taksi Durağındaki 2 araçlık durak yeri de 10 yıllığına ihaleye çıkarıldı. Bu durak için ihaleye katılan tek istekli 503 bin TL teklif verdi.</p>
<p><b>KURALLARI İHLAL EDENLERE PARA CEZASI</b><br />Ulaşım Dairesi Başkanlığı Toplu Taşıma Şube Müdürlüğü tarafından rutin olarak gerçekleştirilen denetimlerde; durakta bekleyen yolcuyu almama, tehlikeli araç kullanma, kazalı araçla çalışmaya devam etme, bağlı olduğu durağın kurallarına uymama, kendi durağına uğramama, personel dışı taşımacılık yapma ve yetkisi dışında çalışma gibi ihlaller tespit edildi. Bu kapsamda toplam 172 şoföre 507 bin 916 TL tutarında idari para cezası uygulanması Encümen tarafından onaylandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplu-tasimada-kural-ihlaline-gecit-yok-605397">Toplu taşımada kural ihlaline geçit yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ameliyat öncesinde ihmale gelmez 7 önemli kural!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ameliyat-oncesinde-ihmale-gelmez-7-onemli-kural-599767</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 11:42:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[dik]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[gelmez]]></category>
		<category><![CDATA[ihmale]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[öncesinde]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599767</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme estetiği dünyada ve Türkiye’de  en sık yapılan estetik ameliyatların başında geliyor. Uluslararası Estetik Plastik Cerrahi Derneği (ISAPS) verilerine göre; özellikle meme büyütme ve dikleştirme ameliyatlarına olan ilgi son yıllarda belirgin şekilde artmış durumda.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ameliyat-oncesinde-ihmale-gelmez-7-onemli-kural-599767">Ameliyat öncesinde ihmale gelmez 7 önemli kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme estetiği dünyada ve Türkiye’de  en sık yapılan estetik ameliyatların başında geliyor. Uluslararası Estetik Plastik Cerrahi Derneği (ISAPS) verilerine göre; özellikle meme büyütme ve dikleştirme ameliyatlarına olan ilgi son yıllarda belirgin şekilde artmış durumda. Bunun nedeni ise  öncelikle kadınların bedenleriyle ilgili beklenti ve ihtiyaçlarını daha rahat dile getirmeleri, estetik ameliyatlarını sadece görünüm değişikliği değil, kendini iyi hissetmenin de bir yolu olarak görmeleri.  <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Münür Selçuk Kendir, </strong>meme estetiğine olan<strong> </strong>talebin artmasındaki<strong>  </strong>ikinci önemli etkenin ise cerrahi tekniklerdeki gelişmeler olduğuna dikkat çekerek, “Günümüzde kullanılan yeni nesil silikon implantlar, minimal iz bırakma teknikleri ve hızlı iyileşme protokolleri ameliyatı  hem daha güvenli hem de konforlu hale getirdi. Modern tekniklerin getirdikleri güven hissi doğal olarak kadınların daha kolay karar vermelerini sağlamaktadır. Ayrıca, sosyal medya ve dijital platformlar da kadınların bu konuda daha fazla bilgi edinmelerine destek olmaktadır” diyor.</p>
<p><strong>Son derece doğal ve vücutla uyumlu sonuçlar alınıyor!</strong></p>
<p>Günümüzde,  cerrahideki teknik gelişmeler ve kadına özel planlama sayesinde  meme estetiği ameliyatında son derece doğal ve  vücutla uyumlu sonuçlar elde edilebiliyor.  <strong>Dr. Münür Selçuk Kendir,</strong> özellikle kullanılan yeni nesil protezlerin doku, şekil ve kalite olarak doğal meme dokusuna çok yakın özellikler taşıdıklarını belirterek, “Ayrıca, her kadında meme yapısı, göğüs kafesi genişliği ve cilt elastikiyeti analiz edilmekte ve bu sayede vücuda en uygun hacim ile ameliyat tekniği belirlenmektedir. Amacımız, ‘yapılmış’ bir görünüm değil; aksine, kadının kendi vücut oranlarına yakışan, doğal ve estetik bir form elde etmektir. <strong> </strong>Ameliyatın en önemli kazanımı ise fiziksel görünümün yanı sıra özgüveni ve yaşam enerjisini de olumlu yönde etkilemesidir” diye konuşuyor. <strong>Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Münür Selçuk Kendir, </strong>meme estetiği ameliyatları ile ilgili en çok merak edilen 7  soruyu yanıtladı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! <strong> </strong></p>
<p><strong>Meme estetiği ameliyatında yaş sınırı var mıdır?</strong></p>
<p>Meme estetiği ameliyatları için belirli bir “üst yaş sınırı” yoktur; önemli olan kadının genel sağlık durumu ve vücut gelişimini tamamlamış olmasıdır. Meme estetiği ameliyatının genellikle 17 &#8211; 18 yaşından itibaren, yani meme dokusunun gelişimini tamamladıktan sonra  yapılabildiğini anlatan Dr. Münür Selçuk Kendir,   sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak, bazı istisnalar olabilir; örneğin doğuştan belirgin asimetri, tek taraflı gelişim bozukluğu veya aşırı büyük olması nedeniyle oluşan fiziksel rahatsızlıklar gibi durumlarda, psikolojik ve fiziksel sağlığı korumak adına, daha erken yaşlarda cerrahi müdahale gerekebilmektedir. Ameliyat kararı, vücut gelişimi kadar kadının psikolojik olarak hazır oluşu da göz önünde bulundurularak verilmektedir.” </p>
<p><strong>Bu fotoğraftaki gibi yaptırabilir miyim? </strong></p>
<p>Meme estetiği yaptırmak isteyen kadınlar hekimlerine bir fotoğraf gösterip, “Bu şekilde istiyorum” diyebiliyorlar. Ancak, beğenilen görünüm her vücut yapısında aynı sonucu vermeyebiliyor. Meme estetiğinin kesinlikle “tek kalıp” bir operasyon olmadığını vurgulayan Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Münür Selçuk Kendir, şu değerlendirmede bulunuyor: “Her kadının göğüs kafesi genişliği, cilt kalınlığı, meme dokusu miktarı ve vücut oranları birbirinden farklıdır. Bizim yaklaşımımız, hastalarımızın isteklerini dikkatle dinleyip, bu istekleri vücudun ölçülerine, doku özelliklerine ve doğal dengesine uygun bir biçimde planlamaktır. Amaç, fotoğraftaki görüntüyü birebir kopyalamak değil, vücutta en güzel ve en doğal duracak formu oluşturmaktır.” </p>
<p><strong>Dikleştirme ameliyatı sonrasında göğüslerim yeniden sarkar mı? </strong></p>
<p>Meme dikleştirme ameliyatında amaç sarkmış dokuyu toparlayıp meme başını yeniden ideal konuma taşımak ve memeye daha diri, dik ve estetik bir form kazandırmak. İhtiyaç halinde fazla deri çıkarılabiliyor veya meme aynı anda küçük bir silikon protezle desteklenerek hacim dengesi sağlanabiliyor. Dr. Münür Selçuk Kendir, meme dokusunun yerçekimi, kilo alıp vermeler veya yeni bir emzirme dönemi gibi etkenlerle hafifçe değişebildiğine, ancak tekrar aynı derecede sarkmanın genelde görülmediğine değinerek, “Sarkmayı önlemek için ideal kiloda kalmak, düzenli sütyen kullanımı ve cilt elastikiyetini koruyan yaşam alışkanlıkları çok önem taşımaktadır” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>Slikon protezler emzirmemi veya kanserin erken tanısını önler mi? </strong></p>
<p>Dr. Münür Selçuk Kendir,<strong> </strong> meme dokusu korunarak yapılan meme büyütme ameliyatlarının emzirme fonksiyonunu genellikle etkilemediğini söylüyor. Ayrıca, meme dokusunun arkasına yerleştirildikleri için silikon protezlerin mamografi ve ultrason taramalarında kanserin  erken tanısını önlemediğine de vurgu yapıyor. </p>
<p><strong>Slikon protezlerin bir süre sonra değiştirilmeleri gerekir mi? </strong></p>
<p>Meme büyütme ameliyatında; meme dokusunun veya kasın altına yerleştirilen silikon protezlerle meme hacmi artırılıyor. Seçilen teknik ise kadının cilt dokusunun yapısına ve beklentisine göre belirleniyor. Dr. Münür Selçuk Kendir, günümüzde kullanılan yeni nesil silikon protezlerin son derece güvenli olduklarını ve genellikle ömür boyu dayandıklarını belirterek,   “Slikonların rutin olarak  belirli bir sürede değiştirilmeleri gerekmez. Ancak, çok nadir durumlarda, implantın formu veya çevre dokularla ilişkisi değişirse, ihtiyaç halinde değişim önerilmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Meme küçültme ameliyatı sonrasında omuz ve sırt ağrılarım geçer mi? </strong></p>
<p>Meme küçültme ameliyatına hem estetik görünümü düzeltmek hem de büyüklüğü dolayısıyla oluşan boyun, sırt ve omuz ağrısı gibi fiziksel şikâyetleri gidermek amacıyla başvuruluyor. Meme küçültme ameliyatında fazla olan meme dokusu ve deri çıkarılarak meme yeniden şekillendiriliyor ve meme başı ideal konuma taşınıyor. Meme küçültmenin sadece estetik değil, yaşam kalitesini artıran bir ameliyat olduğunu ifade eden Dr. Münür Selçuk Kendir,<strong> </strong>“Ameliyat sonrasında boyun, sırt ve omuz ağrısı ile sürekli terleme nedeniyle oluşan cilt problemleri de ortadan kalkmaktadır” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Ameliyat öncesinde hangi hazırlıkları yapmalıyım?  <br /> <br /> </strong>Ameliyat öncesinde doğru planlama, dikkatli hazırlık ve bilinçli davranış; hem daha kısa iyileşme süresi hem de daha doğal ve kalıcı sonuçlar anlamına geliyor.<strong> </strong>Dr. Münür Selçuk Kendir, ameliyat öncesinde yapılması gereken hazırlıkları şöyle anlatıyor:</p>
<ul>
<li>Dokuları olumsuz etkileyerek yara iyileşmesini geciktirebilen sigarayı ameliyattan en az 2–3 hafta önce mutlaka bırakmalısınız. </li>
<li>Kan sulandırıcı ilaçlar, E vitamini, yeşil çay veya balık yağı gibi ürünler kanamayı artırabiliyor. Bu tür ilaçlar ve takviyeler kullanıyorsanız, geçici bir süreliğine bırakmanız gerektiği için hekiminizi bilgilendirmeniz çok önemli. </li>
<li>Vücudun iyileşme kapasitesini güçlendirdikleri için sağlıklı beslenmeye, bol su içmeye ve yeterince dinlenmeye özen gösterin. </li>
<li>Kronik hastalık nedeniyle kullandığınız ilaçlar varsa, özel doz ayarlamaları yapılacağı için hekiminizi mutlaka bilgilendirin. </li>
<li>Kanamayı artırabildiği ve anestezi sürecini olumsuz etkileyebildiği için alkol kullanımından kaçının. </li>
<li>Aşırı egzersiz veya ağır fiziksel aktiviteleri bırakın, çünkü yorgun kaslar ameliyat sonrasında toparlanmayı zorlaştırabiliyor. </li>
<li>Fazla kafein tüketimi ödem riskini artırabiliyor; bu nedenle kahve ve enerji içeceklerini sınırlandırın.  </li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ameliyat-oncesinde-ihmale-gelmez-7-onemli-kural-599767">Ameliyat öncesinde ihmale gelmez 7 önemli kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zabıta, kural tanımayan sürücüleri havadan tespit ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zabita-kural-tanimayan-suruculeri-havadan-tespit-ediyor-598747</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Dec 2025 10:51:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[Denetim]]></category>
		<category><![CDATA[Dron]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[havadan]]></category>
		<category><![CDATA[ihlali]]></category>
		<category><![CDATA[ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[sürücüler]]></category>
		<category><![CDATA[sürücüleri]]></category>
		<category><![CDATA[tanımayan]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[zabıta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598747</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri, yurttaşların can ve mal güvenliğini korumak için ticari araçlara yönelik denetimlerini dron destekli teknoloji ile güçlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zabita-kural-tanimayan-suruculeri-havadan-tespit-ediyor-598747">Zabıta, kural tanımayan sürücüleri havadan tespit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri, yurttaşların can ve mal güvenliğini korumak için ticari araçlara yönelik denetimlerini dron destekli teknoloji ile güçlendirdi. Trafiğin en yoğun olduğu saatlerde yapılan uygulamalarda, ters yöne giren, kapısı açık şekilde yolcu taşıyan ve kırmızı ışık ihlali yapan sürücüler havadan görüntülenerek belgeleniyor.  </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri, saha çalışmalarını günün teknolojileri ile destekledi. Etkili ve hızlı sonuç almak için bazı bölgelerde dronla denetim yapılmaya başlandı. Böylelikle ihlallerin anında görüntülenmesi sağlanıyor, sahadaki ekipler sürücüleri durdurarak ihlali kendilerine gösteriyor. Böylece uygulamalar hem şeffaf hem de tartışmasız şekilde yürütülüyor. </p>
<p><strong>Caydırıcılık artıyor</strong></p>
<p>Zabıta Trafik Şube Müdürlüğü’nde Zabıta Amiri olarak görev yapan Ali Ertürk, yurttaşların ve yolcuların can güvenliğini korumak adına görev yaptıklarını belirtti. Ertürk, “Denetimlerimizi teknolojiden faydalanarak dronla yapmaya başladık. Özellikle trafiğin yoğun olduğu akşam saatlerinde şehrin farklı noktalarında trafik ihlallerini tespit etmek amacıyla dron kullanıyoruz. Sivil ekiplerimiz dron başındaki operatör ile yapılan ihlalleri delillendiriyor. Telsiz aracılığı ile sahadaki memurlarımıza bu ihlalleri ileterek, gerekli cezai uygulamaları yapıyoruz. Sürücüleri durdurduğumuz zaman dron ile denetim yaptığımızı ve ihlalleri belgelendirdiğimizi anlatıyoruz. Bu hem caydırıcılığı artırıyor hem de trafik güvenliği açısından ciddi bir iyileşme sağlıyor” dedi. </p>
<p><strong>“Amacımız ceza yazmak değil, can güvenliğini korumak”</strong></p>
<p>Ertürk, özellikle akşam saatlerinde trafiğin yoğun olduğu bölgelerde kırmızı ışık ihlali ve ters yöne girme gibi tehlikeli davranışların arttığını vurgulayarak, “Sürücülerin beklememek için kırmızı ışıkta geçtiğini, şerit ihlali ve güzergah dışı hareket ettiğini görüyoruz. Bu durum hem yolcular hem de diğer sürücüler için büyük risk oluşturuyor. Temel hedefimiz cezai işlem uygulamak değil, sürücüleri kurallara uymaya teşvik ederek İzmir trafiğinde güvenliği artırmak. Sürücülere çağrımız, kendi güvenliklerini ve taşıdıkları yolcuların can güvenliğini riske atmadan trafik kurallarına uymaları” diye konuştu. </p>
<p><strong>Son bir yılda 6 bin 200 cezai işlem uygulandı</strong></p>
<p>Zabıta Trafik Şube Müdürlüğü, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile Belediye Emir ve Yasakları Yönetmeliği kapsamında yaptığı denetimler neticesinde, 2025 yılı içinde ticari araçlara (taksi, minibüs ve servis)  yönelik olarak yapılan denetimlerde toplam 6 bin 200 cezai işlem uyguladı. Yapılan denetimlerde toplu taşıma aracında sigara içme, güzergah ihlali, trafik işaret ve levha ihlali ile araçta aranan diğer şartlar dikkate alındı. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zabita-kural-tanimayan-suruculeri-havadan-tespit-ediyor-598747">Zabıta, kural tanımayan sürücüleri havadan tespit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kural tanımayan şoförlere 404 bin TL ceza</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kural-tanimayan-soforlere-404-bin-tl-ceza-596478</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2025 08:51:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[404]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[şoförlere]]></category>
		<category><![CDATA[tanımayan]]></category>
		<category><![CDATA[tl]]></category>
		<category><![CDATA[yolcu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596478</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Encümeni’nde yolcuyla tartışan ve trafik güvenliğini sağlayan kuralları ihlal eden şoförler cezadan kurtulamadı. Bu kapsamda özel halk otobüslerinde çalışan 137 şoföre 404 bin 561 TL para cezası kesildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kural-tanimayan-soforlere-404-bin-tl-ceza-596478">Kural tanımayan şoförlere 404 bin TL ceza</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Encümeni’nde yolcuyla tartışan ve trafik güvenliğini sağlayan kuralları ihlal eden şoförler cezadan kurtulamadı. Bu kapsamda özel halk otobüslerinde çalışan 137 şoföre 404 bin 561 TL para cezası kesildi.</p>
<p><b>144 MADDE KARARA BAĞLANDI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Encümen üyeleri, Aralık ayının ilk haftalık toplantısını gerçekleştirdi. Yapılan encümen toplantısında 144 madde görüşülüp karara bağlandı. Buna göre Ulaşım Dairesi Başkanlığınca yapılan denetimlerde daha önce yolcuyla münakaşa eden ve yolcuya fiziki müdahalede bulunan bir şoförün aracının bağlama kararı 15 gün daha uzatıldı. Öte yandan yolcularla tartışıp huzuru kaçıran dört şoförün aracı da 3&#8217;er gün süreyle bağlandı.</p>
<p><b>137 ŞOFÖRE KURAL İHLALİ CEZASI</b></p>
<p>Ulaşım Dairesi Başkanlığınca vatandaşların huzuru ve güvenliği için yapılan denetimlerde şoförlere araçlarının eksiklikleri ve hatalı davranışlarından dolayı idari para cezası kesildi. Duraktaki yolcuyu almama, fazla yolcu taşıma, araç kaportasını boyasız çalıştırma, çalışma ruhsatı olmama, kılık kıyafet yönetmeliğine uymama, araç üzerinde durak yazısının yazmaması ve bağlı olduğu durağın kurallarına uymama gibi sebeplerle 137 şoföre verilen 404 bin 561 TL idari para cezası onaylandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kural-tanimayan-soforlere-404-bin-tl-ceza-596478">Kural tanımayan şoförlere 404 bin TL ceza</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyi yaş almak için altın kural temiz beslen, aktif yaşa ve stresi yönet!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iyi-yas-almak-icin-altin-kural-temiz-beslen-aktif-yasa-ve-stresi-yonet-593050</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 08:57:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer Riski]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[beslen]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Sultan Tarlacı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593050</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, sağlıklı ve fit bir yaşlanma süreci ile Alzheimer’dan korunmanın yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-yas-almak-icin-altin-kural-temiz-beslen-aktif-yasa-ve-stresi-yonet-593050">İyi yaş almak için altın kural temiz beslen, aktif yaşa ve stresi yönet!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, sağlıklı ve fit bir yaşlanma süreci ile Alzheimer’dan korunmanın yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı ve fit bir yaşlanmayı destekliyor!</strong></p>
<p>Güzel, sağlıklı, fit ve dinç bir yaşlanma sürecini teşvik etmek için yaşam tarzı değişiklikleri yapılabileceğini dile getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Dengeli ve besleyici bir diyet, yaşlanma sürecini olumlu yönde etkileyebilir.” dedi.</p>
<p>Bol miktarda meyve, sebze, tam tahıl ürünleri, sağlıklı yağlar ve yeterli protein içeren bir diyet tercih edilmesi gerektiğini aktaran Prof. Dr. Tarlacı, “Antioksidanlar ve omega-3 yağ asitleri gibi besin maddeleri de yaşlanma karşıtı etkilere sahiptir. Fiziksel aktivite, kas kitlesini koruma, esnekliği artırma, enerji seviyelerini yükseltme ve genel sağlığı iyileştirme açısından önemlidir. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik egzersiz yapmayı hedeflemek ve güçlendirme egzersizleri eklemek önerilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Stres yönetimi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları yaşlanmayı yavaşlatıyor! </strong></p>
<p>Kronik stresin, yaşlanma sürecini hızlandırabileceğine vurgu yapan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Düzenli meditasyon, yoga veya derin nefes alma gibi stres azaltma teknikleri, stresin olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı olabilir.” dedi.</p>
<p>Kaliteli uykunun, hücresel yenilenme için önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarlacı, şöyle devam etti:</p>
<p>“7-9 saat uyku almaya çalışın ve uyku düzeninizi koruyun. Sigara içmek ve aşırı alkol tüketmek yaşlanma sürecini hızlandırabilir. Bu alışkanlıklardan kaçının veya sınırlayın. Sosyal ilişkiler ve entelektüel uyarım, zihinsel ve duygusal sağlığınızı korumaya yardımcı olabilir. Arkadaşlarınızla ve ailenizle bağlantı kurun, yeni ilgi alanlarına yönelin. Sağlık kontrolünden geçmek ve sağlık sorunlarını erken teşhis etmek, tedavi edilmesini kolaylaştırabilir ve yaşlanma sürecini daha iyi yönetmenize yardımcı olabilir. Olumlu bir zihinsel tutum ve zihinsel egzersizler, bilişsel fonksiyonları korumak için önemlidir. Düşünce gücünüzü ve zihinsel esnekliğinizi sürdürmek için yeni şeyler öğrenmeye ve zihinsel meydan okumalara katılmaya çalışın. Güneşe maruz kalma, cilt yaşlanması ve cilt kanseri riskini artırabilir. Güneş koruyucu kullanımı ve uygun giyimle cildinizi koruyun. Yeterli su içmek, cildin nemli kalmasına ve genel sağlığı desteklemeye yardımcı olabilir.”</p>
<p><strong>Teknoloji, yaşlı bireylerin sağlıklı, aktif ve sosyal bir yaşam sürmelerine destek olabiliyor!</strong></p>
<p>Günümüzde yaşlanma sürecinin, teknolojik gelişmelerle önemli ölçüde değiştiğini kaydeden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Sağlık hizmetlerine daha iyi erişim, daha etkili teşhis ve tedavi yöntemleri yaşlıların yaşam kalitesini artırdı.” dedi.</p>
<p>Bilinçli yaşlanmanın, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz gibi yaşam tarzı faktörlerine odaklandığına değinen Prof. Dr. Tarlacı, “Teknoloji bu alanda da destek sunuyor. İnternet ve sosyal medya ise yaşlı bireylerin sosyal bağlantılarını sürdürmelerine yardımcı olabiliyor. Bu nedenle yaşlanmanın şekli ve süreci, teknolojik ilerlemelerle daha sağlıklı, aktif ve sosyal bir yaşamı teşvik edebiliyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Yaş, genetik faktörler, kronik hastalıklar ve sağlıksız yaşam Alzheimer riskini artırıyor!</strong></p>
<p>Alzheimer riskini arttıran bir çok neden olduğuna işaret eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Yaş ilerledikçe Alzheimer riski artar. Aile geçmişi de Alzheimer riskini etkileyebilir. Yüksek tansiyon, obezite ve diyabet gibi kardiyovasküler sorunlar Alzheimer riskini ve şiddetini belli oranlarda artırabilir. Düzensiz egzersiz yapmak ve zihinsel olarak aktif olmamak, sigara içmek ve aşırı alkol tüketimi Alzheimer riskini yükseltebilir. Yine kronik inflamasyon, barsak veya diş eti iltihapları Alzheimer riskini artırabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Erken teşhis, Alzheimer’ın ilerlemesini yavaşlatarak yaşam kalitesini artırabilir!</strong></p>
<p>Erken teşhisin, Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatma veya semptomların yönetimine yardımcı olma potansiyeline sahip tedavi seçeneklerine erken erişim sağladığına vurgu yapan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Alzheimer hastalığı erken teşhis edildiğinde, doktorlar daha iyi tedavi seçenekleri sunabilirler. İlaçlar ve diğer tedavi yöntemleri, semptomların ilerlemesini yavaşlatabilir ve yaşam kalitesini artırabilir. Ayrıca, bilişsel ve duygusal işlevleri destekleyici terapiler de uygulanabilir.” dedi.</p>
<p>Erken teşhisin, bireylerin Alzheimer risk faktörlerini daha yakından izlemelerine yardımcı olabileceğini de aktaran Prof. Dr. Tarlacı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Erken teşhis, risk faktörlerinin yönetilmesini ve olası komplikasyonların önlenmesini sağlayabilir. Alzheimer hastalığı genetik yatkınlıkla ilişkilendirilmiştir. Aile geçmişi bu hastalığa karşı riski artırabilir. Bu nedenle, aile geçmişinizde Alzheimer hastalığı olan bir kişi varsa, düzenli olarak bilişsel testler ve doktor muayeneleri yaptırarak erken teşhis için daha fazla bilgi edinebilirsiniz.</p>
<p>Genetik yatkınlığı olan bireyler, düzenli doktor muayeneleri ve bilişsel testler yaptırmalıdır. Bu, herhangi bir erken belirtiyi veya değişikliği yakından izlemek için önemlidir. Genetik yatkınlığı olan kişiler, doktorları ile Alzheimer hastalığına karşı koruyucu tedavileri tartışmalıdır. Bu, genetik riski azaltmaya veya hastalığın ilerlemesini geciktirmeye yardımcı olabilir. Bu nedenle, bu konuda bilinçli olmak ve sağlık uzmanları ile işbirliği yapmak önemlidir.”</p>
<p><strong>Sağlıklı yaşlanma ve Alzheimer’dan korunmada en etkili yol, doğru yaşam tarzına odaklanmak!</strong></p>
<p>Antioksidanlar, vitaminler ve besin takviyelerinin sağlıklı yaşlanma ve Alzheimer&#8217;dan korunma açısından bazı faydalar sağlayabileceğine değinen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Antioksidanlar, vücutta serbest radikallerin neden olduğu oksidatif stresi azaltarak hücresel hasarı önleyebilirler. Bu, yaşlanma sürecini yavaşlatabilir ve bazı sağlık sorunlarını önleyebilir.” dedi.</p>
<p>Ancak, antioksidan takviyelerinin bilimsel olarak kesin ve etkili bir şekilde yaşlanma veya Alzheimer hastalığına karşı koruyucu olduğunun kanıtlanmadığının altını çizen Prof. Dr. Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Ayrıca, bazı durumlarda yüksek dozda antioksidan takviyelerinin zararlı olabileceği de gösterilmiştir. Bu nedenle, antioksidanları doğal gıdalardan almak en iyisi olabilir. Özellikle B12 vitamini, D vitamini ve omega-3 yağ asitleri gibi besin maddeleri sağlıklı yaşlanma ve beyin sağlığı için önemlidir. Ancak, bu vitaminlerin takviyeleri sadece eksiklik durumlarında veya doktor tavsiyesiyle kullanılmalıdır. Aşırı vitamin alımı zararlı olabilir ve bazı çalışmalar, vitamin takviyelerinin Alzheimer riskini azaltmada etkisiz olduğunu göstermektedir. Genel olarak, sağlıklı yaşlanma ve Alzheimer&#8217;dan korunma için en iyi strateji, dengeli bir beslenme planı, düzenli egzersiz, zihinsel ve sosyal aktivitelerin sürdürülmesi ve stresten kaçınılması gibi yaşam tarzı faktörlerine odaklanmaktır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-yas-almak-icin-altin-kural-temiz-beslen-aktif-yasa-ve-stresi-yonet-593050">İyi yaş almak için altın kural temiz beslen, aktif yaşa ve stresi yönet!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnegöl&#8217;de Kural Belli: Kirleten Temizler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inegolde-kural-belli-kirleten-temizler-592177</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 08:39:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belli]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[kirleten]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[negöl]]></category>
		<category><![CDATA[temizler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592177</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi’nin daha önce defalarca gündeme getirdiği çevre kirliliği uyarılarına kulak asmayan gençler, yine temizlik yapmak zorunda kaldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegolde-kural-belli-kirleten-temizler-592177">İnegöl&#8217;de Kural Belli: Kirleten Temizler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi’nin daha önce defalarca gündeme getirdiği çevre kirliliği uyarılarına kulak asmayan gençler, yine temizlik yapmak zorunda kaldı. Yedikleri çekirdeklerin ve içeceklerin çöplerini temizleyen gençlere kabahatler kanunu kapsamında cezai işlem de uygulandı.</p>
<p>İnegöl Belediyesi’nin en hassas olduğu konuların başında gelen çevre kirliliği konusunda yapılan tüm uyarılar, farkındalık çalışmaları ve uygulanan cezalara rağmen istenmeyen görüntüler yaşanmaya devam ediyor. Çareyi katı kuralları uygulamaya sokmakta bulan İnegöl Belediyesi, çevre kirliliğine sebebiyet veren gençlere yine kirlettikleri alanı temizletti. Gençlerin cezası bununla da sınırlı kalmadı, kabahatler kanunu üzerinden de cezai işlem uygulandı.</p>
<p>AYNI MANZARA, AYNI SONUÇ<br />İnegöl Belediyesi’nin Akıllı Şehircilik uygulamaları kapsamında hayata geçirdiği İzleme ve Değerlendirme Merkezinden yapılan anlık denetimlerle şehrin dört bir yanı 7/24 takip edilirken, bu sayede yaşanan olumsuzluklara da anında müdahale edilebiliyor. Özellikle çevre kirliliği ile mücadelede önemli rol üstlenen merkez ile kural ihlali yapanlara adeta göz açtırılmıyor. Bu kapsamda geçtiğimiz hafta yaşanan olayın bir benzeri yine kayıtlara geçti.  Yapılan tüm uyarılara rağmen ders almayan gençler, kamusal alanda çekirdek yiyip çöplerini yere atıp çevre kirliliğine sebebiyet verdi.</p>
<p>HEM TEMİZLEDİLER HEM CEZA YEDİLER<br />İzleme ve Değerlendirme Merkezindeki ekipler tarafından merkez park heykel önünde bir grup gencin çekirdek ve yanında farklı yiyecekler yedikleri, çekirdek kabuklarını yere atıp, diğer yiyeceklerin çöplerini de ortada bıraktıkları tespit edildi. Alanda oluşan ciddi seviyedeki kirliliğe zabıta ekipleri anında müdahale etti. Zabıta personeli çevre kirliliğine sebebiyet veren gençleri tespit etti. Oluşan çevre kirliliğini gidermek için gençlere süpürge ve kürek verilerek kirlettikleri yer temizletildi. Yere atılan çöpler toplatıldı. Ardından çevre kirliliğine sebebiyet veren kişilere kabahatler kanunu kapsamında idari para cezası da uygulandı. Ayrıca yapılan davranışın doğru olmadığı hatırlatılarak, çevre temizliği konusunda daha hassas olmaları uyarısı yapıldı.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegolde-kural-belli-kirleten-temizler-592177">İnegöl&#8217;de Kural Belli: Kirleten Temizler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prostat kanserinden korunmak için!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prostat-kanserinden-korunmak-icin-575160</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 09:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinden]]></category>
		<category><![CDATA[korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[robotik]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575160</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde her 8 erkekten 1’inin yaşamı boyunca karşılaşabileceği prostat kanseri, günümüzde erken tanı yöntemleri ve yenilikçi tedaviler sayesinde tamamen iyileşme sağlanabilen bir hastalık haline geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prostat-kanserinden-korunmak-icin-575160">Prostat kanserinden korunmak için!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde her 8 erkekten 1’inin yaşamı boyunca karşılaşabileceği prostat kanseri, günümüzde erken tanı yöntemleri ve yenilikçi tedaviler sayesinde tamamen iyileşme sağlanabilen bir hastalık haline geliyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Minimal İnvaziv ve Robotik Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Kural</strong><strong>, </strong>“Prostat kanserinin tedavisinde özellikle robotik cerrahi ve yeni nesil ilaçlarla birlikte hastaların yaşam kalitesi korunurken sağkalım süreleri de uzuyor. Ancak tedavinin başarısında erken tanı kritik önem taşıyor” diyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Kural, <strong>1-30 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Ayı ve 15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü </strong>kapsamında yaptığı açıklamada, prostat kanserinden korunmanın yollarını ve en güncel tedavi yöntemlerini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Sinsice gelişerek erken dönemde herhangi bir belirti vermeyen, ileri evrede ise idrar yapmada güçlük, sık idrara gitme, kemik ağrıları ve kilo kaybı gibi şikayetlere yol açan prostat kanseri son yıllarda giderek yaygınlaşıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Minimal İnvaziv ve Robotik Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Kural, </strong>dünya genelinde erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türü olan prostat kanserinin, ölüm nedenleri arasında beşinci sırada yer aldığını belirterek “Prostat kanserinde erken tanı kritik önem taşımaktadır. Özellikle ailesinde baba veya kardeşinde prostat kanseri olanların ve meme kanseri öyküsü bulunanların genetik riskten dolayı 40 yaşından itibaren, aile öyküsü olmayanların 50 yaşından itibaren her yıl düzenli olarak PSA (prostat spesifik antijen) testi ve mutlaka parmakla muayene yaptırması gerekir. Çünkü her PSA yüksekliği kanser varlığı anlamına gelmediği gibi, az sayıda da olsa PSA’ı çok üretmeyen saldırgan kanserler de vardır. Bu nedenle parmakla prostat muayenesi çok önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Prostat kanserinden korunmak için!</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ali Rıza Kural prostat kanserinden korunmak için basit ama etkili önlemler alınabileceğini belirterek, bunların başında yağdan fakir beslenme, düzenli sebze ve meyve tüketme, süt ve süt ürünlerini aşırı tüketmeme, bol sıvı alma ve egzersiz yapmanın geldiğini söylüyor. Prostat kanserinden korunmada herhangi bir vitamin veya ilacın faydası olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Kural, özellikle son yıllarda vitaminlerin sıkça gündeme geldiğini, buna karşın yapılan çalışmaların prostat kanserinde vitamin kullanımının herhangi bir faydasının olmadığının kanıtlandığını belirtiyor. </p>
<p><strong>Prostat kanseri tedavisinde en güncel yöntemler</strong></p>
<p> Prof. Dr. Ali Rıza Kural, prostat kanseri tedavisinde en güncel yöntemleri şöyle anlatıyor; </p>
<ul>
<li><strong>Robotik cerrahi</strong></li>
</ul>
<p>Prostat kanseri tedavisinde altın standart haline gelen robotik cerrahi, hem tümörün çıkarılmasında hem de idrar tutma ve cinsel fonksiyonların korunmasında açık cerrahiye oranla daha yüksek oranda başarı sağlıyor. </p>
<ul>
<li><strong>Fokal Tedaviler</strong></li>
</ul>
<p>Tümörün bulunduğu bölgeyi hedef alan fokal tedavi yöntemleri, kriterlere uygun hastalarda son yıllarda daha sık kullanılıyor. HIFU (yüksek yoğunluklu odaklanmış ultrasonla uygulanan tedavi), Kriyoterapi (tümörlü bölgenin dondurulması) ve Nano-knife (elektrik darbeleriyle kanserli tümörleri yok eden teknik) öne çıkıyor. </p>
<ul>
<li><strong>Işın tedavisi (Modern radyoterapi) </strong></li>
</ul>
<p>Günümüzde prostatın odaklandığı ve çevre dokuların korunduğu radyoterapi teknikleri kullanılıyor. MR Linac ve SBRT sayesinde radyasyon, prostat bölgesine daha güvenli şekilde yönlendiriliyor. </p>
<ul>
<li><strong>İleri evre tedaviler</strong></li>
</ul>
<p>Metastatik prostat kanserinde yeni nesil ilaçlar yaşam süresini uzatıyor. Hormon tedavileri, hedefe yönelik ilaçlar, radyoaktif tedaviler ve immünoterapiler prostat kanserinde sağkalım süresini uzatıyor ve hastaların yaşam kalitesini artırıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prostat-kanserinden-korunmak-icin-575160">Prostat kanserinden korunmak için!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diz sağlığınızı korumak için 6 kritik kural!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diz-sagliginizi-korumak-icin-6-kritik-kural-559072</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jul 2025 11:11:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diz]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[korumak]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığınızı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559072</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarında fiziksel aktivitelerimiz yoğunlaşıyor  ve açık havada daha fazla zaman geçiriyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diz-sagliginizi-korumak-icin-6-kritik-kural-559072">Diz sağlığınızı korumak için 6 kritik kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında fiziksel aktivitelerimiz yoğunlaşıyor  ve açık havada daha fazla zaman geçiriyoruz. Ancak, bu artan hareketlilik, özellikle diz eklemini etkileyen bazı ciddi yaralanmalara davetiye çıkarabiliyor. Isınmadan yapılan sportif faaliyetler, dengesiz ya da sert zeminlerde koşmak ve ani yön değiştirmeler, özellikle menisküs yırtıkları, ön çapraz bağ kopmaları ile diz kapağı çıkıkları gibi ciddi sorunlara neden olabiliyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, </strong>bu tür yaralanmaların sadece profesyonel sporcularda değil, sporla hobi düzeyinde ilgilenen ve tatil sırasında aktif hareket eden bireylerde de yaygın olarak görüldüğüne dikkat çekiyor. <strong>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu,</strong> dizlerde oluşan yaralanmalarda erken tanı ve tedavinin bireylerin hem yaşam kalitelerinin hem de aktivite düzeylerinin korunmasında son derece önemli bir rol oynadığını belirterek, “Dizlerdeki yaralanmaların ortak noktası, geç tanı konulması halinde kronikleşmeye meyilli olmalarıdır. Tedavi edilmeyen diz yaralanmaları; ağrı, hareket kısıtlılığı, güvensizlik hissi ve uzun vadede eklem dejenerasyonuna, yani kireçlenmeye yol açabilmektedir. Bu nedenle dizde ani gelişen ağrı, şişlik, takılma veya boşalma hissi gibi belirtiler ciddiye alınmalı ve gecikmeden ortopedi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir” diyor. Tedavinin kişinin yaşı, aktivite düzeyi ve yaralanmanın şiddetine göre planlandığını anlatan <strong>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu,</strong> “Cerrahi girişim gerektiren durumlar günümüzde artroskopik, yani kapalı yöntemlerle başarıyla yapılabilmektedir” bilgisini veriyor. </p>
<p><b>MENİSKÜS YIRTIĞI</b></p>
<p>Dizin iç yapısında yer alan ve yük taşıyan darbe emici kıkırdaksı yapılar menisküs olarak tanımlanıyor. Menisküsler genellikle ani dönme hareketleri, çömelme sırasında zorlanma veya dengesiz düşmelerle yırtılıyor. Yırtık menisküs; dizde takılma, kilitlenme, ağrı ve ödemle kendini gösterebiliyor. Zamanla eklem kıkırdağında bozulmalara ve dizin mekanik işlevinde azalmaya neden olabiliyor. Yaz aylarında hazırlıksız başlanan sporlar, ısınmadan yapılan egzersizler, plajda çıplak ayakla voleybol oynarken ani sıçrama ve yön değişikliği içeren hareketler yapılması, menisküs yırtığını tetikleyebiliyor.  Dizde ani ve lokalize ağrı, bükülürken takılma hissi, yürüyüş sırasında güvensizlik, bazen de şişlik gelişebiliyor. Bu bulgular birkaç gün içinde geçmiyorsa, ortopedi değerlendirmesi gerekiyor. </p>
<p><strong>Nasıl tedavi ediliyor?</strong></p>
<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu,<strong> </strong>menisküs yırtıklarında erken tanı ve tedavinin dokunun korunması açısından kritik bir öneme sahip olduğuna işaret ederek, “Hafif yırtıklarda fizik tedavi ve istirahat yeterli olurken, ciddi yırtıklarda artroskopik cerrahi tercih edilir” bilgisini veriyor.  </p>
<p><b>ÖN ÇAPRAZ BAĞ KOPMASI</b></p>
<p>Dizin stabilitesini sağlayan temel yapılardan biri olan ön çapraz bağ ani duruşlar, yön değişimleri veya travmalar sonucu kopabiliyor. Kopma sonrasında dizde boşalma hissi, güven kaybı ve tekrarlayan burkulmalar yaşanıyor. Yaz aylarında; basketbol, futbol, plaj sporları ve doğa yürüyüşü sırasında yapılan ani hareketler, kontrolsüz zıplama ve inişler, ön çapraz bağ yaralanmalarına neden olabiliyor.  Dönme hareketi sonrasında “pat” sesi eşliğinde şiddetli ağrı, hızla gelişen ödem ve güvensizlik hissi, en tipik bulgularını oluşturuyor. Bu belirtiler varsa, mutlaka bir ortopedi uzmanına başvurmak gerekiyor. </p>
<p><strong>Nasıl tedavi ediliyor?</strong></p>
<p>Erken müdahaleyle, oluşabilecek menisküs ve kıkırdak hasarlarının önüne geçilebiliyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, “Aktif bireylerde genellikle artroskopik yöntemle bağ rekonstrüksiyonu uygulanır” diyor. </p>
<p><b>DİZ KAPAĞI ÇIKIĞI</b></p>
<p>Tıbbi dilde patella olarak adlandırılan diz kapağının yuvasından kayarak dışa doğru çıkması, diz kapağı yani patella çıkığı olarak ifade ediliyor. Genellikle travma sonrasında veya eklem yapısına ve kas zayıflığına bağlı oluşuyor. Şiddetli ağrı, hareket kısıtlılığı ve dizin görünümünde bozulmayla kendini gösteriyor. Yaz aylarında; yüksekten atlama, dengesiz zeminlerde yapılan hareketler, düşmeler ve kas yetersizlikleri, patella çıkığını tetikleyebiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu,<strong> </strong> “Diz kapağı dışa doğru kaymışsa veya kayıp yerine gelse bile hareket sırasında ağrı ile güvensizlik hissi varsa, zaman kaybedilmeden ortopedi değerlendirmesi gerekir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Nasıl tedavi ediliyor?</strong></p>
<p>İlk çıkıklarda dizlik, istirahat ve fizik tedavi uygulanabiliyor. Ancak tekrarlayan çıkıklarda izole veya kemik prosedürleriyle kombine edilmiş cerrahi stabilizasyon olan MPFL (Medial Patellofemoral Ligament) rekonstrüksiyonu, bir başka deyişle diz kapağını uyluk kemiğine bağlayan bağın onarımı gündeme geliyor.</p>
<p><strong>Diz yaralanmalarını önlemek için 6 önemli kural!</strong></p>
<ul>
<li>Spor öncesinde, kaslarınızı ısıtacak şekilde esneme ve ısınma egzersizleri yapın.</li>
<li>Düzenli egzersiz yaparak kas gücünüzü artırın.</li>
<li>Aşırı kilonuz varsa diz ekleminizi korumak adına kilo kontrolü sağlayın.</li>
<li>Düzgün tabanlı ve yapacağınız sporun türüne uygun ayakkabılar tercih edin.</li>
<li>Zeminin özelliklerine göre hareket edin; kaygan ve eğimli alanlarda ani manevralardan kaçının.</li>
<li>Herhangi bir ağrı, takılma, boşalma hissi veya şişlik oluşmuşsa spora ara verip, ortopedi uzmanına başvurun.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diz-sagliginizi-korumak-icin-6-kritik-kural-559072">Diz sağlığınızı korumak için 6 kritik kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin Sağlığı İçin 3 Altın Kural: Olumlu Düşün, Sağlıklı Beslen, Korun!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beyin-sagligi-icin-3-altin-kural-olumlu-dusun-saglikli-beslen-korun-556407</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2025 12:14:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[beslen]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[düşün]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[korun]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556407</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Dünya Beyin Sağlığı Günü kapsamında beyin sağlığının önemine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beyin-sagligi-icin-3-altin-kural-olumlu-dusun-saglikli-beslen-korun-556407">Beyin Sağlığı İçin 3 Altın Kural: Olumlu Düşün, Sağlıklı Beslen, Korun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Dünya Beyin Sağlığı Günü kapsamında beyin sağlığının önemine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Beyin sağlığı, ruhsal, bedensel ve sosyal iyilik halinin bütünüdür…</strong></p>
<p>Bütün bedenimizin tıbbi sağlığının önemli olduğunu, fakat yönetici merkezimiz olan beyin sağlığının bunların ötesine geçtiğini belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, cildimize nasıl iyi bakıyorsak, içimizdeki beynimizin de sağlığına iyi bakmamız gerektiğini söyledi.</p>
<p>Öncelikle sağlığın ne olduğundan bahsetmek gerektiğini dile getiren Tarlacı, “Sağlıklı olmak, bir insanın ruhsal bedensel ve sosyal olarak iyilik hali demek. Bu yönüyle bakıldığı zaman aslında iyi bir beyin sağlığı demek, ruhsal, bedensel ve sosyal olarak iyi olmak demek. Bu üçü bir araya geldiği zaman bir insanın sağlıklı olduğundan bahsedebiliyoruz. Beyin için de bunlar geçerli.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Beslenmek demek beyni beslemek demek!</strong></p>
<p>Bedensel olarak beynimize nasıl iyi bakacağımızı açıklayan Tarlacı, “Öncelikle beslenirken sadece bedenimizi beslediğimizi düşünmememiz gerekiyor. Beslenmek demek beyni beslemek demektir. Çünkü aldığımızın neredeyse 5’te 1’ini beynimiz kullanıyor. Beslenme konusunda özellikle Ege, Akdeniz diyeti beyin ve kalp damar sağlığı açısından da en ideal beslenme şekli. Ağırlıklı olarak yeşil sebzeler, otlar, meyveler ve deniz ürünlerinden oluşuyor. Beyin sağlığı açısından yapılması gereken en önemli şeylerden bir tanesi sağlıklı beslenmek. Sağlıklı beslenirken de bedene zarar vermemek, alkol ve benzeri bağımlılık yapan maddeleri olabildiğince azaltmak, kısmak ya da kesmek bu işin diğer tarafını oluşturuyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Hayata pozitif ve şükrederek bakmak gerekir!</strong></p>
<p>Beyin sağlığının önemli bir diğer parçasının ruhsal iyilik hali olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Ruhsal iyilik halini sağlayan pek çok parametre var. Aile ilişkileri, toplumun ekonomik durumu, iyi uyku düzeni gibi birçok faktörün etkisi bulunuyor. Ancak olabildiği kadar hayata daha pozitif, daha mutlu, daha şükrederek bakmak ve olumlu kısımları görmek lazım. Elbette ki negatif olumsuz şeyler daha büyük etkiler oluşturuyor ama farkındalığımızı arttırmalıyız. Yaşamdaki bütün sıkıntıların bir şekilde geçeceğini ve geçmek zorunda olduğunu, bunun için sabredilmesi gerektiğini bilmeliyiz. Nefes almak, yürümek, bağımsız hareket etmek, havayı koklamak, görmek gibi dış dünyanın bizi beslediği konulara şükrederek farkındalık oluşturmamız gerekiyor.” dedi.</p>
<p>Böyle düşünüldüğü zaman hayatın derin sıkıntıları karşısında daha dirençli hale gelebileceğimizi belirten Tarlacı, bardağın boş tarafını değil, dibinde bir damla su varsa dolu tarafını da görebilmeye bir şekilde kendimizi alıştırmamız gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>Sosyal etkileşimleri güçlü ve canlı tutmak gerekir!</strong></p>
<p>İnsanın tek başına var olabilen bir canlı olmadığına değinen Tarlacı, “Çocuklukta konuşmayı öğrenirken bile başkasının varlığına, konuşmasına ihtiyaç duyarız. Doğuştan dil yeteneğimiz olsa da başkası hayatımızda yoksa konuşmayı asla öğrenemiyoruz ve konuşamıyoruz. Bize öteki gerekiyor. Öteki bazen hayatta sıkıntı yaratabiliyor. Diğer insanların varlıkları bizi sinir edebiliyor ama insan sosyal bir canlı ve diğerlerinin varlığıyla anlam kazanıyor. Diğerlerinin gözünde kendimizi görerek anlamımızı çıkartıyoruz ya da kim olduğumuzu anlıyoruz. Beyin sağlığı açısından özellikle sosyal ilişkileri arttırmak insanlara zaman ayırmak gerekiyor. Aile ve akrabalar sonra arkadaşlar şeklinde bu zincir genişletilebilir. Buradaki önemli nokta şu yalnızlık insana iyi gelmez, beyne hiç iyi gelmez. Beynin çabuk yaşlanmasına, büzüşmesine, pörsümesine neden olur. Dolayısıyla sosyal etkileşimlerimizi olabildiğince güçlü, canlı tutmak ve hayatın bütün renklerini görebilmek gerekiyor. ” dedi.</p>
<p><strong>Beyin sağlığı için farkındalık oluşturulmalı!</strong></p>
<p>Sadece beyin sağlığı gününde değil 365 gün beynimizi dikkate almamız gerektiğine dikkat çeken Tarlacı, “Beyin sağlığınız için farkındalık oluşturmanız gerekiyor. Yaşam boyu sizi yöneten, kararlarınızı vermeyi sağlayan, duygularınızı değerlendiren, problem çözmenizi sağlayan, yaşamdaki sorunlarla başa çıkmanızı duygusal, düşünsel ve davranışsal olarak sağlayan beyin, yönetici ve en değerli organımız. Dolayısıyla sadece bir gün değil tüm yıl hatta yaşamınız boyunca beyninizi dinleyin, ona dikkatinizi verin ve beyin sağlığınıza dikkat edin.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sağlıklı ve dengeli beslenmek beyin sağlığını da koruyor!</strong></p>
<p>Beyin sağlığını korumaya yardımcı öneriler de paylaşan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen gösterin. Omega-3 yağ asitleri, B vitamini ve antioksidan içeren besinler tercih edin. Meyve, sebze, tam tahıllar, yağsız proteinler ve sağlıklı yağlarla zenginleştirilmiş bir diyet benimseyin. Trans yağ ve doymuş yağ tüketimini sıfırlayın, fast food ve işlenmiş gıdalardan uzak durun. Düzenli olarak egzersiz yapın. Yürüyüş, yüzme, dans, bisiklete binme gibi beyin sağlığını destekleyen egzersizleri tercih edin. Bulmaca çözme, kitap okuma, müzik dinleme, yeni şeyler öğrenme gibi zihinsel aktiviteleri de unutmayın. Stresten uzak durmaya özen gösterin. Yeni hobiler edinmek, sosyal etkinliklere katılmak, doğayla zaman geçirmek, meditasyon, yoga ve nefes egzersizleri stresinizi yönetmede yardımcı olabilir. Uyku düzeninize dikkat edin ve kaliteli uyumanızı sağlayacak önlemler alın. Sağlık kontrollerinizi düzenli yaptırın. Kullandığınız ilaçlar varsa reçetenize ve doktorunuzun önerilerine sadık kalın. Beyin yaralanmalarına karşı güvenlik önlemleri almayı ihmal etmeyin.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beyin-sagligi-icin-3-altin-kural-olumlu-dusun-saglikli-beslen-korun-556407">Beyin Sağlığı İçin 3 Altın Kural: Olumlu Düşün, Sağlıklı Beslen, Korun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mersin’de “Bir Kural, Bir Ömür” Temalı Trafik Güvenliği Tatbikatı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mersinde-bir-kural-bir-omur-temali-trafik-guvenligi-tatbikati-552901</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2025 10:27:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[mersinde]]></category>
		<category><![CDATA[ömür]]></category>
		<category><![CDATA[tatbikatı]]></category>
		<category><![CDATA[temalı]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=552901</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi, trafik güvenliği farkındalığını yükseltmek için ISO 39001 standartlarına uygun geniş çaplı bir tatbikat gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mersinde-bir-kural-bir-omur-temali-trafik-guvenligi-tatbikati-552901">Mersin’de “Bir Kural, Bir Ömür” Temalı Trafik Güvenliği Tatbikatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&ldquo;Bir Kural, Bir Ömür&rdquo; sloganıyla düzenlenen tatbikatta, iki aracın çarpışması ve bir yayaya çarpılması senaryosu gerçeğe yakın bir biçimde canlandırıldı. 112 Acil ekipleri ile Mersin Büyükşehir Belediyesi Ulaşım ve Trafik ekipleri olay yerine hızla intikal ederek profesyonel müdahalede bulundu.</p>
<p>Trafik güvenliği bilincini artırma kapsamında önemli bir adım olan tatbikat, trafik kurallarına uymamanın doğurabileceği sonuçlara dikkat çekmek ve kaza anında kurumlar arası koordinasyonun önemini vurgulamak amacıyla planlandı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen tatbikatta; İtfaiye, Zabıta, Sağlık, Makine İkmal ve diğer birimler tam uyum içinde çalışarak, gerçeğe yakın bir müdahale süreci sergiledi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/mersinde-bir-kural-bir-omur-temali-trafik-guvenligi-tatbikati-0-byTx2q9j.jpeg"></p>
<p><strong>TOPÇUO&#286;LU: &ldquo;TRAFİKTE HER KURAL BİR CAN KURTARIR&rdquo;</strong></p>
<p>Ulaşım Dairesi Başkanı Ersan Topçuoğlu tatbikat sonunda yaptığı açıklamada, &ldquo;Bugün burada, ISO 39001 Yol Trafik Güvenliği Yönetim Sistemi standartları doğrultusunda düzenlediğimiz, &lsquo;Bir Kural, Bir Ömür’ tatbikatını başarıyla gerçekleştirdik. Bu tatbikat; Mersin’de trafik güvenliğini artırmak, kazaların önlenmesine yönelik farkındalığı yükseltmek ve ilgili kurumlarımız arasındaki koordinasyonu güçlendirmek amacıyla gerçekleştirildi&rdquo; dedi.</p>
<p>Tatbikatın senaryosu hakkında bilgi veren Topçuoğlu, &ldquo;Tatbikatta, Ulaşım Dairesi Başkanlığımız öncülüğünde; İtfaiye, Zabıta, Sağlık, Makine İkmal ve diğer ilgili birimlerimiz tam bir uyum ve koordinasyon içinde görev aldı&rdquo; ifadelerini kullandı. Trafik kurallarına uymanın sadece bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Topçuoğlu, &ldquo;Trafikte her kural bir can kurtarır. Hız limitlerine uymak, yayalara öncelik vermek ve dikkatli sürüş de çok önemli&rdquo; diye konuştu. Bilinçli sürücülerin güvenli yollar oluşturacağına da vurgu yapan Topçuoğlu, &ldquo;Mersin olarak hep birlikte trafik kurallarına riayet ederek, daha güvenli yollar oluşturabiliriz&rdquo; dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/mersinde-bir-kural-bir-omur-temali-trafik-guvenligi-tatbikati-1-HSaxiPrz.jpeg"></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mersinde-bir-kural-bir-omur-temali-trafik-guvenligi-tatbikati-552901">Mersin’de “Bir Kural, Bir Ömür” Temalı Trafik Güvenliği Tatbikatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurban Bayramı&#8217;nda &#8220;altın kural&#8221; eti dinlendirmek!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kurban-bayraminda-altin-kural-eti-dinlendirmek-542759</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 12:58:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[bayramında]]></category>
		<category><![CDATA[dinlendirmek]]></category>
		<category><![CDATA[eti]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542759</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Kübra Şahin, Kurban Bayramı'nda sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurban-bayraminda-altin-kural-eti-dinlendirmek-542759">Kurban Bayramı&#8217;nda &#8220;altın kural&#8221; eti dinlendirmek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Kübra Şahin, Kurban Bayramı&#8217;nda sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>Yetişkin bir birey için günlük et tüketimi 100-150 gram olmalı</strong></p>
<p>Kurban Bayramı’nda et tüketiminin genellikle normalden fazla olabildiğini kaydeden Öğr. Gör. Kübra Şahin, “Ancak sağlıklı kalmak ve sindirim sorunları yaşamamak için günlük et tüketim miktarına dikkat etmek önemlidir. Yetişkin bir birey için günlük et tüketimi 100-150 gram (pişmiş ağırlık) civarında olmalıdır. Kalp-damar sağlığı ve böbrek fonksiyonları dikkate alındığında et tüketimi daha sınırlı miktarda (örneğin 70-100 gram) olmalıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Bayramda kavurma ve kızartmadan kaçının! </strong></p>
<p>Etin pişirilme yönteminin hem besin değerini hem de sağlık üzerindeki etkilerini doğrudan etkilediğini anlatan Şahin, şöyle devam etti:</p>
<p>“Kurban Bayramı gibi etin yoğun tüketildiği dönemlerde bu farklar daha da önem kazanır. Haşlama, önerilen sağlıklı bir pişirme yöntemidir. Düşük kalorili bir yöntem ve sindirim kolaydır. Yağ oranı azalır çünkü yağın bir kısmı suya geçer. Fırında pişirme de önerilen sağlıklı bir pişirme yöntemidir. Besin değerini büyük ölçüde korur. Doymuş yağ eklenmeden pişirme imkânı sağlar. Aşırı yüksek sıcaklıkta pişirme varsa besin kaybı ve zararlı bileşik oluşumu olabilir. Kavurma ise kaçınılması gereken bir pişirme yöntemidir. Sindirimi zor olabilir. Yüksek doymuş yağ ve kolesterol içerdiği için kalp-damar hastalıkları riski artabilir. Kızartma da kaçınılması gereken bir pişirme yöntemidir. Yağ emilimi yüksektir, bu da kaloriyi ve doymuş yağ miktarını artırır. Sindirim sistemi zorlanabilir.”</p>
<p><strong>Buzdolabında 12-24 saat dinlendirilen eti pişirin</strong></p>
<p>Yeni kesilmiş etin hemen tüketilmesinin hem sindirim sorunlarına yol açabildiğini hem de et kalitesi açısından uygun olmadığını ifade eden Kübra Şahin, “Hayvan kesildikten sonra et kasılır ve sertleşir. Hemen tüketilen et serttir ve çiğnenmesi, sindirimi zordur. Şişkinlik, mide ağrısı, hazımsızlık, reflü ve gastrit şikayetleri artar. Buzdolabında 12-24 saat dinlendirilen etin kas lifleri gevşer, daha yumuşak ve lezzetli hale gelir, sindirimi kolaylaşır. Ayrıca mikrobiyolojik açıdan daha güvenli olur. Uygun hijyen sağlanmazsa, taze ve ısısı düşmemiş et bakteri üremesi için uygun ortam olabilir. Özellikle saklama koşulları uygun değilse, ishal, mide bulantısı gibi gıda zehirlenmeleri oluşabilir.” diye konuştu.  </p>
<p><strong>Kırmızı et protein ve yağ açısından zengin ama…</strong></p>
<p>Kırmızı etin protein ve yağ açısından zengin, fakat lif, vitamin C ve karbonhidrat açısından fakir bir besin olduğunu dile getiren Şahin, “Sebzeler, lif kaynağıdır. Sindirim sistemini destekler, bağırsak hareketlerini düzenler, antioksidan, vitamin ve mineral kaynağıdır. Tam tahıllar (tam buğday ekmeği, bulgur pilavı), karbonhidrat kaynağıdır ve enerji sağlayıp kan şekerini dengede tutar. Lif içerikleri sayesinde etle birlikte daha uzun süre tok tutar. Yoğurt-ayran-kefir gibi fermente süt ürünleri probiyotik içerikleriyle sindirimi destekler. C vitamini içeren besinler (limonlu salata, domates, yeşil biber, maydanoz, portakal, nar vb.) demir emilimini artırır.” şeklinde anlattı.</p>
<p><strong>Çocuklar eti sebze ile tüketmeli</strong></p>
<p>Çocukların, yaşlarına ve gelişim durumlarına göre daha az miktarda (yaklaşık 50-100 gram) et tüketmesi gerektiğine dikkat çeken Öğr. Gör. Kübra Şahin, “Haşlama, fırında veya buharda pişirme tercih edilmeli. Kızartmalardan ve çok yağlı kavurmalardan kaçınılmalıdır. Bağışıklık sistemleri tam gelişmediğinden, etin iyi pişmiş olması çok önemlidir. Eti küçük parçalara ayırarak ve yanında sebze, yoğurt, tam tahıl ile tüketmeleri gereklidir.” dedi.</p>
<p><strong>Yaşlılara et kolay çiğnenebilir hazırlanmalı</strong></p>
<p>Yaşlıların da kalp-damar sağlığı ve böbrek fonksiyonları dikkate alınarak daha sınırlı miktarda (örneğin 70-100 gram) tüketmesi gerektiğine işaret eden Şahin, “Yumuşak ve kolay çiğnenebilir şekilde hazırlanmalı. Kavurma ve kızartma gibi ağır yöntemlerden kaçınılmalı ve tansiyon problemleri nedeniyle aşırı tuz kullanılmamalıdır. Yaşlılarda mide asidi azalır, bu nedenle sert ve yağlı et ile baharat sindirim sorununa yol açabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yemek sonrası hafif yürüyüşler yapmak sindirim için gerekli</strong></p>
<p>Bayramda aşırı et tüketiminin sindirim sistemi üzerindeki olumsuz etkilerine de dikkat çeken Şahin, şunları söyledi:</p>
<p>“Kabızlık, hazımsızlık ve şişkinlik, mide ağrısı ve kramp, bağırsak hareketlerinde yavaşlama olabilir. Bu olumsuz etkileri azaltmak için lifli besinlerin tüketimini arttırmak, yeterli su tüketmek, yağlı, kızartışmış yiyeceklerden uzak durmak, porsiyon kontrolü yapmak, yemek sonrası hafif yürüyüşler yapmak ve probiyotik tüketmek gerekiyor.”</p>
<p><strong>Fiziksel aktivite şişkinliği azaltıyor</strong></p>
<p>Et tüketimi sonrası fiziksel aktivite ve su tüketimine ilişkin de bilgi veren Öğr. Gör. Kübra Şahin, “Fiziksel aktivite ile sindirim sistemini hızlandırarak mide ve bağırsakların daha iyi çalışmasını sağlar ve kabızlık riskini azaltır. Ayrıca metabolizmayı destekler, kan dolaşımını arttırır, krampları ve şişkinliği azaltır. Su tüketimi ise mide ve bağırsaklarda besinlerin çözülmesine ve emilmesine yardımcı olur. Lifli besinlerin bağırsakta hareketini kolaylaştırır. Ayrıca kabızlığı önler, vücudu detoksifiye eder ve mideyi rahatlatır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurban-bayraminda-altin-kural-eti-dinlendirmek-542759">Kurban Bayramı&#8217;nda &#8220;altın kural&#8221; eti dinlendirmek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Güçlü Bir Bağışıklık Sistemi İçin 8 Önemli Kural!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-guclu-bir-bagisiklik-sistemi-icin-8-onemli-kural-442221</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2024 21:02:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442221</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış mevsiminde havaların soğuk olması ve kapalı ortamlarda uzun süre kalınması nedeniyle çocuklar soğuk algınlığı ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına daha kolay yakalanabiliyorlar. Mikroplardan korunmaları veya hastalığı kolay atlatabilmeleri için çocukların bu dönemde güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmaları ayrı bir öneme sahip.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-guclu-bir-bagisiklik-sistemi-icin-8-onemli-kural-442221">Çocuklarda Güçlü Bir Bağışıklık Sistemi İçin 8 Önemli Kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış mevsiminde havaların soğuk olması ve kapalı ortamlarda uzun süre kalınması nedeniyle çocuklar soğuk algınlığı ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına daha kolay yakalanabiliyorlar. Mikroplardan korunmaları veya hastalığı kolay atlatabilmeleri için  çocukların bu dönemde güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmaları ayrı bir öneme sahip. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman</strong>, sağlıklı beslenmenin çocukların bağışıklık sistemini güçlü tutan en önemli etkenlerden biri olduğuna dikkat çekerek, “Güçlü bir bağışıklık sistemi için dengeli, yeterli ve çeşitli vitamin ile minerallerden oluşan bir menü planı oluşturmak gerekir. Karbonhidrat  ve protein kaynaklarının yanı sıra sağlıklı yağ kaynaklarına da yer vermek çocuğun hem bağışıklığının korunmasında hem de hastalıklarla baş edebilmesinde kilit rol oynar.  Besin değeri oldukça düşük olan paketli ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak, bunların yerine besin değeri yüksek yoğurt, kefir, ceviz, fındık, badem gibi ürünlere yer vermek önem taşır. Yine ana ve ara öğünlerde mevsime uygun taze sebze ve meyveleri bulundurmak da güçlü bir bağışıklık sistemine önemli katkı sağlar” diyor. <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, </strong>çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken beslenme kurallarını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Her öğün taze sebze ve meyve şart! </strong></p>
<p>Mevsimine uygun taze meyve ve sebzeler, içerdikleri C vitamini ile A vitamini gibi bağışıklığı güçlendiren vitamin içerikleri nedeniyle çocukların her öğününde bulunmaları gerekiyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, “Öğünlerde mevsime uygun sebzelerden salata ve ara öğünlerde meyve tüketmelerini sağlamak, çocukların günlük vitamin ihtiyaçlarını karşılamalarına katkı sağlar. Meyvelerin iyi yıkanmış olmaları ve taze tüketilmeleri ise enfeksiyonlardan korunmanın yanı sıra besin içeriğini korumak için de önemlidir” diyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>C vitamini içeren meyve çok önemli</strong></p>
<p>Yeteri kadar C vitamini almak güçlü bir bağışıklık sistemi sağlayabilmede önemli bir rol üstleniyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, kış mevsiminde özellikle kivi, portakal ve mandalina gibi C vitamininden zengin meyveleri çocukların beslenme listesine mutlaka eklemek gerektiğine işaret ederek, “Bir yumruk kadar meyve bir porsiyon olarak baz alınmalı. Çocukların günlük beslenmelerine 1-2 porsiyon meyve, öğünlerine 5-6 yemek kaşığı sebze yemeği veya bir büyük kase salata ekleyerek, günlük C vitamini ve diğer vitamin ile mineral gereksinimlerini sağlamak mümkün” bilgisini veriyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Demir eksikliğine karşı koruyun</strong></p>
<p>Dünyada en sık görülen mikro besin öğesi eksikliği, genellikle yetersiz beslenmeden kaynaklanan demir eksikliği oluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, bağışıklık sisteminin korunmasında demirin önemli bir rol oynadığını belirterek, “Demir eksikliği anemisi mental ve fiziksel gelişimi etkiler. Demir,   bağışıklık hücrelerinin çoğalmasında rol alır ve<strong> </strong>eksikliğinde<strong> </strong>yeterli<strong> </strong>bir bağışıklık cevabı oluşturulamaz. Bu nedenle demir eksikliği oluşmaması için kırmızı et, yumurta ve hindi eti gibi besin kaynaklarının çocukların öğünlerinde mutlaka yer alması gerekir” diye konuşuyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Sağlıklı yağları ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Sağlıklı yağlar, hem çocukların sağlıklı bir gelişim sürmeleri hem de bağışıklık sistemlerinin korunması için yeterli ve dengeli olarak alınması gereken bir besin grubu. Kızartma ya da hazır gıdalardan gelen  kontrolsüz yağlar yerine zeytinyağı, tahin, ceviz ve badem gibi sağlıklı yağ kaynaklarını çocukların günlük beslenmelerine eklemek gerekiyor. Çocukların her gün 2 adet ceviz veya 8-10 adet çiğ fındık, badem gibi kuru yemişler tüketmeleri, yemeklerinde zeytinyağı kullanılması, günlük sağlıklı yağ alımlarına katkı sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Öğün atlamalarını engelleyin</strong></p>
<p>Çocukların günlük besin öğesi ve enerji alımlarını dengeli bir şekilde sağlayabilmeleri için öğün düzeni oluşturulması şart. Zira kahvaltı ya da herhangi bir öğünü atlamaları yetersiz beslenmeye neden olmasının yanı sıra paketli veya sağlıksız olarak adlandırabileceğimiz besinlere yönelimlerini arttırabiliyor. Bu nedenle evde veya okulda besin alımlarını takip ederek her öğünde yeterli beslendiklerinden emin olmak gerekiyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Çinko eksikliğine dikkat! </strong></p>
<p>Çinko bağışıklık sisteminin devamlılığı için gerekli bir mineral. Eksikliğinde büyüme geriliği ve bağışıklık sisteminde bozulmalar görülebiliyor. Bu nedenle çocukların öğünlerine bu besinleri eklemek önem taşıyor. Kırmızı et, kuru baklagiller, balık ve tam tahıllar çinko bakımından zengin besinler arasında yer alıyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Hazır gıdalar değil ‘ev yapımı’ yemekler</strong></p>
<p>Çocuklar lezzetiyle ön plana çıkan fast food tipi hazır yemekleri çoğunlukla ev yemeklerine tercih ediyorlar. “Ancak ne yazık ki bu ürünler çoğunlukla besin değeri düşük, işlenmiş ürünlerden oluşurlar ve çocukların büyümelerine ya da bağışıklık   sistemlerinin gelişmesine katkı sağlamazlar” uyarısında bulunan Nur Ecem Baydı Ozman, sözlerine şöyle devam ediyor: “Çocuklar besin değeri olmayan bu ürünleri tükettiklerinde besin değeri yüksek sebze, meyve ile balık gibi ürünlerden mahrum kalırlar. Dolayısıyla çocukların mümkün olduğunca evde hazırlanmış besin değeri yüksek olan besinleri tüketmeleri çok önemlidir” </p>
<p> </p>
<p><strong>Kefiri ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Sağlıklı bir bağışıklık için sağlıklı bir bağırsak olması şart! Kefir içeriğindeki yararlı bakteriler sayesinde bağırsak sağlığını desteklerken içeriğindeki protein ve kalsiyum gibi besin ögeleriyle aynı zaman da büyümeyi de destekliyor. Çocuklara haftada 3-4 gün süt, yoğurt ve ayran yerine bir su bardağı kefir içirmek bağışıklığı güçlendirebiliyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-guclu-bir-bagisiklik-sistemi-icin-8-onemli-kural-442221">Çocuklarda Güçlü Bir Bağışıklık Sistemi İçin 8 Önemli Kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahmet Kural ikiz oynadı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ahmet-kural-ikiz-oynadi-425174</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Nov 2023 21:19:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[ikiz]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[oynadı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425174</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapımını Aytaç Medya'nın yapımcılığını Aytaç Ağdağ'ın üstlendiği senarist ve yönetmen Selçuk Aydemir imzalı "Efsane" filmin başrol oyuncularından Ahmet Kural iki karaktere birden hayat veriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ahmet-kural-ikiz-oynadi-425174">Ahmet Kural ikiz oynadı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yapımını Aytaç Medya&#8217;nın yapımcılığını Aytaç Ağdağ&#8217;ın üstlendiği senarist ve yönetmen Selçuk Aydemir imzalı &#8220;Efsane&#8221; filmin başrol oyuncularından Ahmet Kural iki karaktere birden hayat veriyor.</p>
<p>Ahmet Kural (Sadık – Özgür), Cengiz Bozkurt (Fırtına Faruk), Serdar Gökhan (Dede), Şinasi Yurtsever (Kasap Şevket), Ayhan Taş (Tamirci), Sadi Celil Cengiz (Hamamcı), Elif Ongan (Öznur), Cemile Canyurt (Aynur), Rojhat Özsoy (Umut), Tuana Tezsay (Sevim), Devrim Saltoğlu, Ferhan Vural, Burcu Gönder gibi başarılı oyuncuların yer aldığı Efsane filminin Çorum&#8217;daki seti bitti. 2 Şubat 2024&#8217;te vizyona girecek olan Efsane filminde Ahmet Kural, zıt ikiz kardeş olan Sadık ve Özgür karakterlerine hayat verecek.</p>
<p>Sadık ve Özgür karakteriyle filme renk katan izleyen herkesi güldürmek için kolları sıvayan Ahmet Kural&#8217;a eşlik eden birbirinden başarılı oyuncular ise filmi efsane haline getirir. Her biri birbirinden komik, birbirinden eğlenceli karakterlerin bir araya gelmesi ve Selçuk Aydemir imzasıyla Efsane filmi 2 Şubat&#8217;ta sinema severlerin karşısına çıkacak.</p>
<p><b>Ahmet Kural (Sadık – Özgür):</b></p>
<p><b>Sadık:</b> Özgür&#8217;ün ikiz kardeşi ve dürüst bir emekçidir. Namı diğer Paçalı Sadık. Alın teriyle kazanır, halinden memnundur ve paylaşmayı sever. Bu sebeple çok dostu vardır ama hayvan dostları dahil birçoğu onu sömürür. Hinliğe aklı basar ama eli gitmez. Alemdarlık yarışında, istemese de iyilerin &#8220;zoraki kahramanı&#8221; oluverir. Ne seçime hile karıştırabilir ne de boş vaatlerde bulunabilir ama sevdiklerinin geleceği için bu seçimi kazanıp alemdar olması şarttır. &#8220;Kuşlar filleri yenebilir&#8221; inancı ve ailesinin desteği ile seçimin tek umut ışığı olur.</p>
<p><b>Özgür:</b> Sadık&#8217;ın ikiz kardeşi ve her yönüyle zıttıdır. Namı diğer Yıldırım Özgür. Ayrımcılığa maruz kaldığını düşünüp erken yaşta evden kaçmış ve zengin olup yirmi yıl sonra seçimleri kazanmak için geri dönmüştür. Kapitalizme çelme taktığını gören kasaba halkını rahatça büyüler. Para dağıtmak için bir sebep de aramaz direkt zarfla verir. Kendine yapılan iyiliği bile satın alır. Malını ve kurnazlığını göstererek ekonomik kalkınma vaadiyle dar gelirlinin aklını çelip, oy ister. &#8220;Sizlerden biriyim&#8221; demez, &#8220;Ben sizler gibi değilim&#8221; vurgusuyla öne çıkar, &#8220;Erkeğin takısı kol saati ve kibirdir&#8221; söylemiyle, seçimin en kuvvetli adayı olur.</p>
<p><b>Cengiz Bozkurt (Faruk):</b> Ailenin reisi. Namı diğer Fırtına Faruk. Yıllarca esip gürlemiş, üç kere Müge Anlı&#8217;ya çıkmaktan kıl payı kurtulduktan sonra her şeye tövbe edip, yeni alemdar olabilmek için kolları sıvamıştır. Sırrın yeni sahibi olunca gençliğindeki itibarı ve saygınlığı tekrar kazanacağını düşünür, bu uğurda evlatlarıyla bile yarışa girmekten çekinmez. Yaş sınırına takılıp aday olamadığını öğrenince, sözünü en çok dinleyecek olan oğlu Sadık&#8217;ın seçim kampanyasını üstlenip diğer evladına cephe alır. Yenilgiyi doğuştan hazmedemeyen Faruk, kazanmak için kendini bozmaktan çekinmez. &#8220;O kadar kusur, kadı kızında da olur&#8221; boşvermişliği ile Sadık&#8217;ın kurtarıcı meleği olur.</p>
<p><b>Serdar Gökhan (Dede):</b> İkizlerin dedesi ve Fırtına Faruk&#8217;un babasıdır. Şifası ve lezzetiyle bilinen binlerce yıllık yoğurdun sırrına sahip dünyadaki tek insandır ve 63 yıldır Alemdarlık koltuğundadır. 103 yaşında olmasına rağmen yeni adaylarda liderlik vasfı görmediği için bir türlü el vermez. Efsanedeki kehanetlerin ilki gerçekleşip yaz günü damlarına kar yağınca, helak olmamak için el vermeyi kabul eder ve aileyi toplar. Kuralları iletir, şartları söyler ve endişeli bekleyişe koyulur.</p>
<p><b>Cemile Canyurt (Aynur):</b> Ailenin mağdur prensesi, namı diğer Yangın Aynur. Dört elementle doğru ilişkiyi kuramayınca iki kere köyü yakıp, unvanını sert yoldan hak etmiştir. Yıllarca abiliğini esirgeyen Özgür&#8217;e olan kırgınlığı Aynur&#8217;u kazanılması zor bir seçmen yapar. İlk turda oyunu Sadık&#8217;a veren Aynur, ikinci turda işler sertleşince &#8220;bari rahat edelim&#8221; diyerek git geller yaşar. Aynur&#8217;un kararı, Alemdarlık yarışında kazananı belirleyecektir.</p>
<p><b>Şinasi Yurtsever (Kasap Şevket):</b> Kasap Şevk-Et, yazgısında köylük yerden çıkıp ulusal bir kasap markası olmak olduğuna inanır. İmkânların elverdiği ölçüde Çorum&#8217;un Hacı Hamza Köyünde Nusret gibi kasap zincirlerinin ilkini açar ve tabi ki çok ilerleyemez. İlki ile kalır, bu onu hayata küstürür, neşesini kaybeden kart horoz başkalarının da neşesini kaçırmaya ant içer. Çıkarcıdır haliyle bu yarışta Özgür&#8217;ü kucağında taşıyacaktır.</p>
<p><b>Ayhan Taş (Tamirci):</b> Namı diğer Kunduz. Çorum&#8217;un en zengin ailesinin proje çocuğudur, okul hayatı boyunca parmakla gösterilip sürekli sınıf başkanı seçilince beklentiyi çok yükseltmiş, hayallerimdeki mesleği yapıcam diyerek tamirci dükkânı açınca babasına iki stent taktırmıştır. Her şeyi tamir edebilir, soyut düşünme yetisi olmadığı için mecaz, ima ve laf sokmaları anlayamaz. Haliyle kasabanın en mutlusu, gülen yüzü bir türlü solmayanıdır.</p>
<p><b>Elif Ongan Tekçe (Öznur):</b> Ailenin annesi, Namı diğer Çıkrıkçı Öznur. Aynı evde birbirinden cins dört insanın barış içinde yaşamasının mimarı, kimsenin kıyamadığı ve günün sonunda üzmek istemediği biriciğidir. Bu yüzden alemdarlık yarışında aile birbirine girince, en çok o hırpalanır. Seçim hırsı ailenin erkeklerinin gözlerini karartınca iş başa düşer, barış elçisi rolünün hakkını vermek için kolları sıvar. Canı pahasına adalet için mücadele eder ve günün sonunda canını zor kurtarır ama başarır&#8230;</p>
<p><b>Sadi Celil Cengiz (Hamamcı):</b> Özgür&#8217;ün çocukluk arkadaşı ve kasabadaki hamamın işletmecisidir. Aynı sıralarda okurken kafasına vurup, itip kaktığı Özgür&#8217;ün yıllar sonra hepsine fark atarak köye dönüşünden etkilenir. Esnafın ekonomik durumu ortadadır ve gururun zamanı değildir, edepli biçimde paranın kölesi olmakta bir sorun görmez.</p>
<p><b>Rojhat Özsoy (Umut):</b> Özgür&#8217;ün oğlu. Babasının etkisinde kalmasına rağmen kimi zaman kurnazlığıyla onu bile şaşırtır. Sayesinde Z kuşağının rahatlığı ve netliği seçimlere yön verecektir, istekleri karşılandığı taktirde babasının bile gözyaşına bakmayacağı anlaşılınca tüm adayların dikkatini çeker. İhtiyaçları hep göz ardı edilmiş, fikirleri hiç sorulmamış genç Umut artık sahnededir ve herkes ağzının içine bakıyordur.</p>
<p><b>Tuana Tezsay (Sevim):</b> Kasabanın kuaförü olan Sevim; yardımsever, neşeli ve anlayışlıdır. Hayatla inatlaşmaz, parayı öncelemez. Sadık&#8217;tan hoşlanır ve adım atmasını bekler. Sadık helakla yüz yüze gelince, o korkuyla öyle büyük bir adım atar ki Sevim&#8217;i bile şaşırtır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ahmet-kural-ikiz-oynadi-425174">Ahmet Kural ikiz oynadı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahmet Kural ve Selçuk Aydemir soruyor: &#8216;Çorum mu Bodrum mu&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ahmet-kural-ve-selcuk-aydemir-soruyor-corum-mu-bodrum-mu-423292</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 01:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[aydemir]]></category>
		<category><![CDATA[bodrum]]></category>
		<category><![CDATA[çorum]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[soruyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423292</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aytaç Medya'nın yapımcılığını üstlendiği, senaryo ve yönetmen koltuğunda Selçuk Aydemir'in oturduğu Efsane filmi, dünyanın merkezi Çorum'da Çorumlularla röportajı yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ahmet-kural-ve-selcuk-aydemir-soruyor-corum-mu-bodrum-mu-423292">Ahmet Kural ve Selçuk Aydemir soruyor: &#8216;Çorum mu Bodrum mu&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aytaç Medya&#8217;nın yapımcılığını üstlendiği, senaryo ve yönetmen koltuğunda Selçuk Aydemir&#8217;in oturduğu Efsane filmi, dünyanın merkezi Çorum&#8217;da Çorumlularla röportajı yaptı.</p>
<p>Ahmet Kural, Cengiz Bozkurt, Serdar Gökhan, Şinasi Yurtsever, Ayhan Taş, Sadi Celil Cengiz, Elif Ongan, Cemile Canyurt, Rojhat Özsoy, Tuana Tezsay, Devrim Saltoğlu, Ferhan Vural, Burcu Gönder gibi başarılı oyuncuların yer aldığı Efsane film ekibi Çorum&#8217;da sokağa çıktı. Çekimler süresince sık sık Çorumlularla bir araya gelerek vakit geçiren Ahmet Kural ve Selçuk Aydemir, &#8220;Çorum mu Bodrum mu?&#8221; sorusunu yöneltmesi eğlenceli görüntüleri ortaya çıkarttı. İkilinin ezici şekilde aldıkları yanıt ise &#8216;Çorum&#8217; oldu.</p>
<p>Yılın en iddialı komedi filmi olarak sinemaseverleri güldürmeye hazırlanan Efsane filmi, Selçuk Aydemir imzası ve güçlü oyuncu kadrosu farkıyla 7 bin yıllık yoğurdun sırrını eğlenceli bir dille anlatacak.</p>
<p> </p>
<p><b>Filmin Konusu</b></p>
<p>Çorum&#8217;da yaşayan Sadık ve ailesi binlerce yıllık aile geleneği olarak yoğurtçuluk yapmakta, yoğurtlarının lezzeti ve şifasıyla bilinmektedirler. Bu efsane yoğurdun sırrı ise ailenin en büyüğü olan Dede tarafından saklanmakta ve yoğurtları o yapmaktadır. Ancak bir yaz günü dedenin evinin çatısına kar yağması her şeyi değiştirecektir&#8230; Efsaneye göre sırra sahip olanın çatısına yaz günü kar yağarsa o sır başkasına aktarılmalı, aileden başka birine el verilmelidir. Eğer verilmezse, ailenin başına büyük felaketler gelecek ve helak olacaklardır. Bir an önce el verilmesi için Yoğurtçuoğlu ailesinin tüm fertleri bir araya gelmelidir. Buna Sadık&#8217;ın İstanbul&#8217;da yaşayan ve ailesiyle görüşmeyen ikiz kardeşi Özgür&#8217;de dahildir. İkiz kardeşler Sadık ve Özgür binlerce yıldır nesilden nesile aktarılan efsane yoğurdun sırrını Dede&#8217;lerinden alabilmek için amansız bir mücadeleye girişeceklerdir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ahmet-kural-ve-selcuk-aydemir-soruyor-corum-mu-bodrum-mu-423292">Ahmet Kural ve Selçuk Aydemir soruyor: &#8216;Çorum mu Bodrum mu&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prematüre bebek bakımında 5 kritik kural !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/premature-bebek-bakiminda-5-kritik-kural-421806</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Nov 2023 07:38:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakımında]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=421806</guid>

					<description><![CDATA[<p>Enfeksiyonlardan kronik hastalıklara, aşırı stresten alkol ve sigaraya… Ülkemizde her yıl 150 bini aşkın bebek çeşitli nedenlerle hatta bazen hiç nedensiz yere vaktinden çok önce dünyaya geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/premature-bebek-bakiminda-5-kritik-kural-421806">Prematüre bebek bakımında 5 kritik kural !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>(17 KASIM DÜNYA PREMATÜRE GÜNÜ)</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Prematüre bebeğiniz varsa bu önerilere dikkat!</strong></p>
<p><strong>Enfeksiyon riskleri çok yüksek!</strong></p>
<p><strong>PREMATÜRE BEBEK BAKIMINDA 5 KRİTİK KURAL!</strong></p>
<p> </p>
<p>  Enfeksiyonlardan kronik hastalıklara, aşırı stresten alkol ve sigaraya… Ülkemizde her yıl 150 bini aşkın bebek çeşitli nedenlerle hatta bazen hiç nedensiz yere vaktinden çok önce dünyaya geliyor. Hal böyle olunca neredeyse bir avuç içi kadarlık vücutlarıyla tutunmaya çalışıyorlar hayata. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Mehmet Malçok</strong>, 37 haftadan önce doğan ve ‘prematüre bebek’ olarak tanımlanan bu bebeklerin; anne karnında gelişimlerini tamamlamamış olup, doğduktan sonra tamamlamaya çalıştıklarından dolayı ciddi risk altında olduklarını belirterek “Bu nedenle karşılarına çıkabilecek zorlu sağlık sorunlarına karşı mücadele edebilmek için diğer yenidoğanlara göre çok daha ciddi bakım tedbirleri gerekmektedir” diyor. Peki prematüre bebeği hayati risk faktörlerinden korumak için anne babalar ne yapmalı? <strong>Dr. Mehmet Malçok, 17 Kasım Dünya Prematüre Günü</strong> kapsamında yaptığı açıklamada; prematüre bebek bakımında dikkat edilmesi gereken 5 kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<p> </p>
<p><strong>Bol bol emzirin veya anne sütü verin</strong></p>
<p> </p>
<p>Erken doğmuş bebekler için anne sütünün; enfeksiyonlardan korunmadan ağızdan beslenmeye, hastanede kalış süresini kısaltmaktan fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişiminin iyileşmesine dek çok önemli faydaları vardır. Prematüre bebek sahibi annelerin sütü, yavrusunun ihtiyacını karşılayacak tüm unsurları barındırmaktadır. Bu nedenle annenin sütünün yeterince gelmesi için aşırı stres ve yorgunluktan uzak durması, bu konuda çevresindekilerin de anneye azami destek vermesi gerekir. </p>
<p> </p>
<p><strong>Ev ziyaretlerinden kaçının</strong></p>
<p> </p>
<p>Sonbahar ve kış aylarında sık rastlanılan enfeksiyonlar, rinovirüs, nezle, grip ve koronavirüs prematüre bebekler için ciddi ağır tablolar oluşturabiliyor. Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en önemli yolu bebeği hasta kişilerden uzak tutmak olduğu için ev ziyaretlerine gitmemek, ziyaretçi kabul etmekten kaçınmak ve hatta öpmek ve sevmek için bebeğe tedbirsizce yaklaşan kişileri uyarmaktan çekinmemek gerekiyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Odalarını havalandırın</strong></p>
<p> </p>
<p>Akciğer gelişimini henüz tamamlamayan prematüre bebekler için temiz hava oldukça önemli. Temiz hava hem enfeksiyonun azalmasını hem de bebeklerin daha rahat uyumalarını sağladığı için bebeklerin kaldığı odaların gün içerisinde en az 2 kez havalandırılması gerekir. Toplumda bebek için ‘sıcak hava iyidir’ bakış açısı hakim olsa da oda ısısı çok soğuk veya çok sıcak olmayacak şekilde ayarlanmalı, mümkünse 24-25 dereceye sabitlenmelidir. Ayrıca bebeklerin ısı dengesini korumak için çok kalın giydirmekten kaçınmak pamuklu kıyafetleri tercih etmek önemlidir.  </p>
<p> </p>
<p><strong>Hijyen kurallarına dikkat edin</strong></p>
<p> </p>
<p>Bağışıklık sistemi henüz güçlenmemiş olan prematüre bebeklerin sağlığı için el hijyenine dikkat edilmesi gerekir. Ellerimizde çok sayıda bulunan bakteriler bebekler için hem yoğun bakım yatışları sırasında hem de taburculuk sonrası dönem için risk oluşturur. Bebeği emzirmeden ve altını değiştirmeden önce mutlaka ellerin yıkanması, el dezenfektanı kullanımı ve hatta maske kullanımı da prematüre bebeklerin kış hastalıklarından korunmasında büyük önem taşır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Bebeklerinizin takiplerini aksatmayın</strong></p>
<p> </p>
<p>Bebeğinizin sağlıklı bir şekilde büyümesi ve gelişmesi için takiplerini aksatmayın. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Mehmet Malçok, “Prematüre bebekler için yenidoğan uzmanı ve gelişimsel pediatri uzmanı ile birlikte ekip izlemi gerekir. Bu bebeklerimiz en az 3 yıl boyunca pediatrik nöroloji, genetik, pediatrik konuşma terapisti, pediatrik endokrinoloji, çocuk cerrahı, beyin cerrahı, ortopedist, pediatrik kardiyoloji; fizyoterapi, yüksek riskli bebeklerde deneyimli beslenme uzmanı ve özel eğitim branş uzmanlarınca periyodik olarak takip edilmelidir” diyor.   </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/premature-bebek-bakiminda-5-kritik-kural-421806">Prematüre bebek bakımında 5 kritik kural !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kemik kaybını önlemek için 8 etkili kural !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kemik-kaybini-onlemek-icin-8-etkili-kural-419090</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Nov 2023 07:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kaybını]]></category>
		<category><![CDATA[kemik]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[önlemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419090</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında ‘kemik erimesi’ olarak bilinen osteoporoz, kemik mineral yoğunluğunda azalmaya ve kırık riskinde artışa sebep olan önemli bir hastalık.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemik-kaybini-onlemek-icin-8-etkili-kural-419090">Kemik kaybını önlemek için 8 etkili kural !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>                   Günde 3 fincandan fazla kahve içmeyin! </strong></p>
<p><strong>                                Her gün 15 dakika güneşe çıkmak şart, çünkü…</strong></p>
<p><strong>                  KEMİK KAYBINI ÖNLEMEK İÇİN 8 ETKİLİ KURAL!</strong></p>
<p> </p>
<p>Halk arasında ‘kemik erimesi’ olarak bilinen osteoporoz, kemik mineral yoğunluğunda azalmaya ve kırık riskinde artışa sebep olan önemli bir hastalık. Kemiklerin yeterince mineral depolayamaması veya kemik yıkımının kemik oluşumundan daha hızlı gelişmesi sonucu genellikle bel, kalça ve el bileğinde kırıklara sebep oluyor. Üstelik hastalık sinsi gelişiyor ve çoğunlukla kemikler kırılıncaya dek hissedilmiyor. Sağlığı, hatta hayatı tehdit eden osteoporoz aslında beslenme ve yaşam alışkanlıklarında yapılan düzenlemelerle önlenebiliyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz,</strong> osteoporoz riskini azaltmak için sağlıklı beslenmeye yaşamın her döneminde özen göstermek gerektiğini belirterek, “Yeterli kalsiyum, D vitamini ve protein alımının sağlanması, düzenli egzersiz yapılması ve sigara ile alkol gibi zararlı alışkanlıklardan vazgeçilmesi kemik kalitesinin korunmasına yardımcı oluyor” diyor. <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz,</strong> güçlü kemikler için dikkat edilmesi gereken kuralları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Kalsiyumdan zengin besinler tüketin</strong></p>
<p> ‘Sağlıklı kemikler’ denildiğinde akla gelen ilk şey, kalsiyum  oluyor. Zira kemiklerin sağlıklı kalmalarında kalsiyum büyük önem taşıyor. Bu nedenle süt, yoğurt, peynir ve badem sütü gibi kalsiyum açısından zengin gıdaları sofranızda mutlaka bulundurun. Erkeklerin yetişkinlik döneminde günde 1000 mg, kadınların da menopoz öncesi dönemde 1000 mg kalsiyum almaları öneriliyor. Her iki cinsiyette de yaşlılık döneminde günde 1200-1500 mg kalsiyum alınması yararlı oluyor. 1 su bardağı sütün içinde yaklaşık 300 mg, 1 dilim kaşar peynirinde 210 mg ve 1 porsiyon somon balığında yaklaşık 200 mg kalsiyum bulunuyor. </p>
<p><strong>Proteinli besinler tüketmeniz şart</strong></p>
<p>Kemiğin önemli bir kısmını proteinler oluşturuyor. Dolayısıyla kemik sağlığının korunmasında yeterli miktarda protein alınması gerekiyor. Sağlıklı bireyler için kilo başına bir gram protein alımı öneriliyor. Bu da normal kilodaki (65-75 kilo arası) bir kişinin günlük 65 &#8211; 75 gram protein almasının kemik sağlığı için yeterli olduğunu gösteriyor. 1 adet orta boy bir yumurtada 6 gram, 100 gram tavukta 20 gram ve 100 gram somon balığında 19 gram protein bulunuyor. </p>
<p><strong>Potasyum ve sodyum alımını dengede tutun</strong></p>
<p>Fazla sodyum alımının neden olduğu kalsiyumun idrarla vücuttan atılması, diyetle potasyum alımı artırıldığında azalıyor. Dolayısıyla potasyum osteoporozun önlenmesine katkıda bulunuyor. Bu nedenle osteoporoz riskini azaltmak için sodyum ve potasyum dengesine de önem vermeniz gerekiyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, “Günümüzde sodyum alımı potasyumdan çok daha yüksektir, bu durumun getireceği sağlık problemlerini önlemek için; koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, bulgur ve patates gibi potasyum içeriği yüksek besinler tüketilmelidir” diyor. </p>
<p><strong>Kahveyi 3 fincanla sınırlayın  </strong></p>
<p>Kafeinin fazla tüketimi, idrarla birlikte atılan kalsiyum miktarını arttırıyor. Potansiyel olarak zararlı etkilerinin çoğu, süt ve diğer sağlıklı içeceklerin yerine kafeinli içeceklerin kullanılmasından kaynaklanıyor. Diyetiniz yeterli miktarda kalsiyum içerdiği sürece orta derecede kafein tüketimi (günde yaklaşık iki &#8211; üç fincan kahve ) zararlı olmayacaktır. Ancak kemiklerinizin güçlü kalması için kafeinde bu miktarı aşmamanız çok önemli.  </p>
<p><strong>Sigara ve alkolü bırakın</strong></p>
<p>Sigara içerdiği zararlı maddeler nedeniyle vücutta kadmiyum, kurşun ve diğer toksik bileşiklerden oluşan zehirlerin açığa çıkmasına yol açıyor. Bu durum kemiklerin kullandıkları kalsiyum miktarının azalmasına sebep oluyor. Kalsiyum miktarının azalması da kemiklerin zayıflamasıyla sonuçlanıyor. Ayrıca kemiklerin kalsiyumu kullanmasına yardım eden D vitaminin etkisi de sigara nedeniyle azalıyor. Sigaranın yanı sıra günde bir veya ikiden fazla alkollü içecek tüketmek kemik kaybını hızlandırıyor ve vücudumuzun kalsiyumu emme yeteneğini zorlaştırıyor.  </p>
<p><strong>Bir çay kaşığı tuzu aşmayın</strong></p>
<p>Besinlerle alınan tuz oranının yüksek olması kalsiyumun emilimini azaltıp vücuttan atılmasını arttırarak kalsiyum metabolizmasını bozuyor. Her 2 bin 290 mg sodyumla yaklaşık 40 mg kalsiyum kaybı gerçekleşiyor. Günde 40 mg kalsiyum kaybı da 10 yılın sonunda  kemiklerde yüzde 10’luk kayıpla sonuçlanıyor. Günlük 2 bin 300 miligram (1 çay kaşığı) tuz tüketmeniz yeterli gelecektir. Bu miktar da gün içinde hazırlanan yemeklerle zaten karşılanıyor. Dolayısıyla yemeklere tuz serpmeyin, işlenmiş gıdalardan da kaçının.  </p>
<p><strong>Günde 15 dakika güneş ışığı çok önemli</strong></p>
<p>D vitamini kalsiyum ve fosforun bağırsaklardan emilimini sağlayıp kemiklerin güçlenmesinde önemli katkıda bulunuyor. Kemik kitlesinin korunması için günde 400-800 IU D vitamini almamız gerekiyor. Günde ortalama 15 dakika güneş ışığına maruz kaldığımızda günlük D vitamini ihtiyacımız cildimiz tarafından sentezleniyor. Eğer güneşe maruziyetiniz sınırlıysa D vitamini takviyeleri kullanmayı ihmal etmeyin. </p>
<p><strong> Düzenli egzersiz yapın</strong></p>
<p>Fiziksel aktivite ve egzersizler, kemik yoğunluğunun artırılmasında ve korunmasında önemli bir role sahip. Düzenli yapılan egzersiz; kasları güçlendiriyor, destek doku elastikiyetini sağlıyor, denge ile koordinasyonu geliştiriyor ve duruşun korunmasına yardımcı oluyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemik-kaybini-onlemek-icin-8-etkili-kural-419090">Kemik kaybını önlemek için 8 etkili kural !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp Hastalıklarından Korunmak İçin 7 Altın Kural!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalp-hastaliklarindan-korunmak-icin-7-altin-kural-409683</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Sep 2023 12:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarından]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409683</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp ve damar hastalıkları günümüzde dünya çapında halen birinci ölüm nedenlerinden biri olmaktadır. Bu bağlamda bazı risk faktörlerini değiştirmek maalesef mümkün değildir. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Süha Çetin, kalp sağlığı hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-hastaliklarindan-korunmak-icin-7-altin-kural-409683">Kalp Hastalıklarından Korunmak İçin 7 Altın Kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp ve damar hastalıkları günümüzde dünya çapında halen birinci ölüm nedenlerinden biri olmaktadır. Bu bağlamda bazı risk faktörlerini değiştirmek maalesef mümkün değildir. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Süha Çetin, kalp sağlığı hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p>Ailede kalp ve damar hastalığının olması, erkek cinsiyeti ve ileri yaş olarak söylenebilir. Fakat değiştirilmesi mümkün ve kolay olan çok önemli risk faktörleri de bulunmaktadır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sigarayı bırakmak.</strong></p>
<p>Atabileceğimiz en anlamlı adımlardan biri sigarayı bırakmak olsa gerek. Sigara kalp ve atar damarlara ciddi derecede hasar verir. Ayrıca tütün kullanmak kandaki oksijen seviyesini düşürür ve böylece tansiyon ve nabız yükselmesine neden olur, kalbimizi yoran iki faktör. Sigara içmek genç yaşta ölümcül kalp krizlerine neden olur. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Fiziksel aktiviteyi arttırmak.</strong></p>
<p>Fiziksel aktivite artık günümüzde kaçınılmaz bir rol oynamaktadır: Haftada 150 dakika ılımlı aerobik egzersiz, bu tempolu bir yürüyüş olabilir, önerilmekte. Veya haftada 75 dakika kuvvetli aerobik egzersiz, koşu tarzı gibi, sağlık açısından önem taşır. Ayrıyeten haftada 2 veya 3 defa ılımlı ağırlık egzersizleri yapılmalı. Bahçe işleri yapmak, ev işlerini halletmek, asansör yerine merdivenleri kullanmak veya köpeğimizi dışarda gezdirmekte önemli fiziksel aktiviteler içerisindedir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sağlıklı beslenmek.</strong></p>
<p>Sağlıklı beslenme birçok açıdan kalp ve damar hastalıklarından korur. Beslenmemize dikkat ederek tansiyon ve kolesterol değerlerini düşürüp, diyabet hastası olma riskini azaltabiliriz. Peki, sağlıklı beslenme özellikle ne tür gıdalar içerir? Sebze ve meyve, baklagiller, az yağlı et ve balık, tuzsuz ve kavrulmamış fındık, badem ve ceviz, zeytinyağı ve avokado yağı, süt, yoğurt, yumurta sıklıkla tüketilmesi gereken gıdalar arasındadır. Tüketilmemesi veya çok aza indirgenmesi gereken besinler tuz ve tuzlu mamuller, şeker ve şekerli içecekler, yüksek karbonhidratlı gıdalar (hamur işi), alkol, işlenmiş gıdalar, trans yağlardır. </p>
<p> </p>
<p><strong>Fazla kilolardan kurtulmak.</strong></p>
<p>Fazla kilonun olması (özellikle bel çevresinde) kalp damar hastalığı riskini artırır. Haricen yüksek tansiyona ve kolesterole ve diyabet hastalığına neden olur. Vücut kitle indeksi bir kişinin obez olup olmadığını gösterir. Eğer vücut kitle indeksi 25 ve üzerinde ise, kişi fazla kilolu olarak nitelendirilir. Bu manada bel çevresi genişliği de ölçülebilir. Eğer erkeklerde bel çevresi 101.6 cm ve kadınlarda 88.9 cm üzerinde ise, kişi kalp damar hastalıkları açısından riskli olarak değerlendirilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Düzenli uyku uyumak.</strong></p>
<p>Yetersiz uyku yüksek kiloya, yüksek tansiyona, kalp krizi, diyabet ve depresyona neden olabilir. Erişkinlerde günde en az 7 saat uykuya ihtiyaç vardır. Yeteri kadar uyku almamanın nedenlerinden biride uykuda solunumun kısa süreli olarak sıklıkla durmasıdır (obstrüktif uyku apnesi). Bu durum özellikle horlaması olan kişilerde sıklıkla görülür. Obstrüktif uyku apnesi kalp damar hastalıklarına ve ritim bozukluklarına neden olabilir. Kilo vermek ve aynı zamanda solunum yollarını açık tutan (cPAP) bir cihaz kullanmak uyku apnesi olan kişilerde faydalı olabilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Stresten uzak durmak.</strong></p>
<p>Sürekli stres yüksek tansiyona ve dolayısı ile kalp ve damar hastalıklarına neden olabilir. Stres yönetiminin yanlış olması, örneğin daha fazla yiyerek veya alkol tüketerek veya sigara içerek, kalp ve damar hastalığı riskini daha da artırır. İzlenmesi gereken yol doğru bir stres yönetimidir: iş organizasyonunun doğru yapılması, oluşabilecek komplikasyonların ön görülüp tedbir alınması, kişisel olarak fiziksel aktivitenin düzenli olarak ön plana çıkarılması, yoga veya meditasyonun yapılması yüksek önem taşımaktadır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sağlık kontrollerini ihmal etmemek.</strong></p>
<p>Son olarak özellikle 40 yaşından itibaren düzenli sağlık kontrolleri gerekmektedir. Her yıl bir tansiyon holter bağlatarak yüksek tansiyon riskinin kontrolü gereklidir. Düzenli (6 ayda bir) yapılan kan tahlillerinde kolesterol ve açlık kan şekeri seviyelerine bakılması elzemdir.</p>
<p>Doçent Doktor Süha Çetin, önerilerine şu şekilde devam etti; ‘’Unutmayalım ki kalp ve damar hastalıklarını bu bahsedilen önlemler ile yüksek bir oranda azaltmış oluruz. Kalp ve damar hastalıklarının dünya çapında birinci ölüm nedeni olma sebebi bu anlatılan hususların göz ardı edilmesinden kaynaklanmaktadır.’’</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-hastaliklarindan-korunmak-icin-7-altin-kural-409683">Kalp Hastalıklarından Korunmak İçin 7 Altın Kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahmet Kural şemsiyeyle uçtu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ahmet-kural-semsiyeyle-uctu-407360</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Sep 2023 07:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[şemsiyeyle]]></category>
		<category><![CDATA[uçtu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=407360</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapımını Aytaç Medya'nın, yapımcılığını Aytaç Ağdağ'ın üstlendiği senarist ve yönetmen Selçuk Aydemir imzalı "Efsane" filminden efsane viral videoya gönderme geldi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ahmet-kural-semsiyeyle-uctu-407360">Ahmet Kural şemsiyeyle uçtu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yapımını Aytaç Medya&#8217;nın, yapımcılığını Aytaç Ağdağ&#8217;ın üstlendiği senarist ve yönetmen Selçuk Aydemir imzalı &#8220;Efsane&#8221; filminden efsane viral videoya gönderme geldi. </p>
<p>Ahmet Kural, Cengiz Bozkurt, Serdar Gökhan, Şinasi Yurtsever, Ayhan Taş, Sadi Celil Cengiz, Elif Ongan, Cemile Canyurt, Rojhat Özsoy, Tuana Tezsay, Devrim Saltoğlu, Ferhan Vural, Burcu Gönder gibi başarılı oyuncuların yer aldığı Efsane filminin Çorum&#8217;daki setinde eğlenceli anlar yaşandı.</p>
<p>7 bin yıllık yoğurdun sırrını ortaya çıkarmak için medeniyetler şehri Çorum&#8217;da sete çıkan ekip akıllardan çıkmayan bir dönem viral olan şemsiye ile uçan adam videosuna gönderme yaptı. Osmaniye Kadirli ilçesinde sebze halinde çıkan fırtınada havalanan şemsiyeyi tutmak için üzerine çıkan 3 esnafın viral olan videosunu senaryoya entegre eden Selçuk Aydemir, Ahmet Kural&#8217;ı uçurdu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sahne için vinç kullandı</strong></p>
<p>Efsane filmindeki çıkan fırtına sonucunda uçan şemsiye sahnesinin çekimlerinde titiz bir çalışma yapıldı. Sahneye vinç getirilerek şemsiyeye mekanizma kuldu. Dublör kullanmayan Ahmet Kural için güvenlik önlemleri alınırken fırtına etkisini vermek için sahneye dev fanlar kuruldu. Çekimler sırasında tüm ekip gülme krizine girdi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ahmet-kural-semsiyeyle-uctu-407360">Ahmet Kural şemsiyeyle uçtu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Spor Yaparken Kalbinizi Yormamak İçin 8 Önemli Kural!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/spor-yaparken-kalbinizi-yormamak-icin-8-onemli-kural-369521</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Apr 2023 09:40:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinizi]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yaparken]]></category>
		<category><![CDATA[yormamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369521</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıklı beslenmenin yanı sıra spor yapmak kalp damar hastalıklardan korunmanın en temel adımını oluşturuyor. Sporun kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini anlamlı derecede azalttığı ve sağ kalımı arttırdığı birçok uzun dönem çalışmayla kanıtlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/spor-yaparken-kalbinizi-yormamak-icin-8-onemli-kural-369521">Spor Yaparken Kalbinizi Yormamak İçin 8 Önemli Kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı beslenmenin yanı sıra spor yapmak kalp damar hastalıklardan korunmanın en temel adımını oluşturuyor. Sporun kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini anlamlı derecede azalttığı ve sağ kalımı arttırdığı birçok uzun dönem çalışmayla kanıtlandı. Bu nedenle uzmanlar her fırsatta sporun önemine dikkat çekiyorlar! Dolayısıyla kalp sağlığını korumak isteyen kişilerin yanı sıra mevcut bir kalp hastalığı olan kişilerin de egzersiz planı oluşturmaları ve bunu bir yaşam tarzı haline getirmeleri yaşamsal öneme sahip oluyor. Çok sayıda kas gruplarını eşzamanlı çalıştıran; tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklete binme, hafif tempolu koşma gibi izotonik ve oksijen tüketilerek yapılan aerobik egzersizler, kalp kası ve damarlarına olumlu etki sağlayan spor türlerini oluşturuyor. </p>
<p><strong>Acıbadem International Hastanesi</strong> <strong>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Umut Karabulut</strong>,<strong> </strong>ancak başta kalp sağlığı olmak üzere vücudumuzun tüm organlarını etkileyen sporun bilinçsizce yapıldığı takdirde yarar yerine zarar verebildiğine dikkat çekerek, “Ağırlık kaldırma, vücuda yük bindirme amaçlı yapılan şınav, halter ve barfiks gibi egzersizler ile kasların gerginleştirilmesini içeren izometrik egzersizler kalp sağlığını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Benzer şekilde rekabet sporları olan futbol, basketbol ve tenis gibi sporlar da uzun süreli ve yüksek yoğunlukta yapıldığında riskli olabiliyor. Zira sportif faaliyetler sırasında artan adrenalin düzeyi; ritim düzensizliği, kan basıncı ve nabızda aşırı artma gibi sorunlara yol açabiliyor. Bu tablolara bağlı olarak, ani kalp sorunları, hatta ölümler gelişebiliyor. Bu nedenle hareketsiz yaşantısı olup spora yeni başlamak isteyen veya rekabet sporlarına katılmak isteyen kişilerin mutlaka kardiyak değerlendirmeden geçmeleri gerekiyor” diyor. <strong>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Umut Karabulut</strong>,<strong> </strong>spor yaparken kalbinizi yormamak için dikkat etmemiz gereken kuralları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Spor yaparken mutlaka su için </strong></p>
<p>Spor yaparken kaybedilen su ve mineral, tansiyonda ani düşmeye ve bunun sonucunda bayılmaya yol açabiliyor. Bu nedenle egzersiz arasında veya sonrasında yeterince su, ihtiyaç halinde mineraller içeren içecekleri mutlaka tüketin. </p>
<p><strong>Her gün 10 bin adım önemli</strong></p>
<p>Yapılan çalışmalara göre; günlük düzenli olarak atılan 10 bin adım kalp sağlığı için çok önemli. Öyle ki 10 bin adımlık tempolu yürüyüş kan damarının sertleşmesini önleyebiliyor, kan damar basıncını ve kolesterol seviyesini düşürebiliyor. Çalışmalar, yürüyüşün bu önemli etkileri sayesinde kalp krizi riskini yüzde 20 oranında azalttığını ortaya koyuyor. Ancak etkili olabilmesi için yürüyüşü her gün düzenli, en azından günaşırı yapmaya özen gösterin. Günde 4-5 km, yani 10 bin adımlık mesafe ortalama 45-50 dakika sürüyor. </p>
<p><strong>Nabzınızı kontrol edin</strong></p>
<p>Spor yaparken nabzın kontrol altında olması da önem taşıyor. Zira nabız hedeflenen hızın üzerine çıkarsa baş dönmesi, denge bozukluğu ile bayılma gibi sorunlar gelişebiliyor. Kalp hızınız: 220’den yaşınızı çıkardığınızda kalan sayının yüzde 50 &#8211; 70’i arasında olmalı.</p>
<p><strong>Bu şikayetlerde spora devam etmeyin </strong></p>
<p>Spor yaparken vücudunuzu dinlemeyi asla ihmal etmeyin. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Umut Karabulut, “Eğer spor sırasında göğüste sıkıntı, normalin dışında nefes darlığı, çarpıntı veya baş dönmesi gibi şikâyetler gelişirse, egzersizlere asla devam etmeyin. Özellikle göğüs ağrısı kalp krizinin en önemli belirtisi olduğu için zaman kaybetmeden hekime başvurmanız yaşamsal öneme sahip olabiliyor” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Sabahın erken saatleri sakıncalı</strong></p>
<p>Sabahları erken uyanıyorsanız, ilk üç saat içerisinde spor yapmaktan kaçının. Bu saatlerde adrenalin hormonunun en yüksek seviyede olması damarlarda kasılmaya yol açıyor, bunun sonucunda kan basıncı yükseliyor ve kalp ritmi hızlanıyor. Bunların yanı sıra sabah erken saatlerde, vücudumuzdaki fibrinolitik sistem olarak adlandırılan ve pıhtıyı parçalayan sistem en düşük seviyede olduğu için damarlarda pıhtı oluşma riski yükseliyor. Tüm bunlar nedeniyle sabahları erken saatlerde yapılan spor kalp krizi riskini tetikleyebiliyor.  </p>
<p><strong>Yemekten kısa süre sonra başlamayın</strong></p>
<p>Spora yemekten kısa süre sonra başlanması kan dolaşımını bozarak göğüs ağrısını, çok daha önemlisi kalp krizini tetikleyebiliyor. Bu nedenle kalp hastasıysanız sporunuzu yemekten 2-3 saat sonra yapmaya özen gösterin. </p>
<p><strong>Soğuk – sıcak suda duş almayın</strong></p>
<p>Spordan sonra dikkat etmeniz gereken kurallardan biri de, aşırı sıcak ya da soğuk duştan veya saunalardan kaçınmak olmalı. Zira sıcak ve soğuk su damarlarda kasılmaya neden olarak kalp krizini tetikleyebiliyor. Spor sonrasında ılık suyla yapacağınız duş, kaslarınızın rahatlamasına katkı sağlayacaktır. </p>
<p><strong>Aşırı sıcak ve soğuk havalarda spor yapmayın</strong></p>
<p>Sıcak havalarda, özellikle aşırı efor sarf edilen spor türlerinde, aşırı terlemeye bağlı olarak damarlardaki kan miktarı azalabiliyor, bunun sonucunda kan basıncı düşebiliyor. Spor soğuk havalarda da yine kan basıncını bozarak göğüs ağrısı veya kalp krizini tetikleyebiliyor. Dolayısıyla aşırı sıcak veya soğuk havalarda spor yapmayın ya da kapalı mekanları tercih edin. </p>
<p><strong>&#8212;&#8212;Kutu bilgisi&#8212;</strong></p>
<p><strong>Spor nasıl etki gösteriyor?</strong></p>
<p>Spor sırasında kan dolaşımı arttığında, buna bağlı olarak koroner damarların dolaşımı ve kalp kasının kasılma ile gevşeme düzeni de artıyor. Kalp daha az çalışarak daha fazla fonksiyon görmeye adapte olmaya başlıyor. Bu nedenle sporcuların kalp hızları daha yavaş oluyor. Metabolik olarak ise kan basıncı kontrollü bir şekilde azalıyor, yüksek enerji yakılması nedeniyle insülin direnci ile kan şekeri düzeyi azalıyor. Bunların yanı sıra kötü kolesterol seviyesi azalırken iyi kolesterol seviyesi ise artıyor. Uzun dönemde kilo ideal seviyelere yaklaşıyor. Tüm bu olumlu etkiler sonucunda ateroskleroz denilen damar içi plak oluşumu önleniyor. Bu sayede kalp krizi, inme ve bacak damar tıkanıklığı gibi hastalıkların oluşma riski azalıyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/spor-yaparken-kalbinizi-yormamak-icin-8-onemli-kural-369521">Spor Yaparken Kalbinizi Yormamak İçin 8 Önemli Kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun Ateşi Varsa Dikkat Etmeniz Gereken 6 Kural</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuzun-atesi-varsa-dikkat-etmeniz-gereken-6-kural-344822</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2023 09:36:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ateşi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuzun]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344822</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarında bulaşıcı hastalıkların da görülme oranı artıyor. Covid-19 pandemisi nedeniyle de aileler çocukların ateşinin çıkması durumunda normalden daha fazla paniğe kapılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuzun-atesi-varsa-dikkat-etmeniz-gereken-6-kural-344822">Çocuğunuzun Ateşi Varsa Dikkat Etmeniz Gereken 6 Kural</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarında bulaşıcı hastalıkların da görülme oranı artıyor. Covid-19 pandemisi nedeniyle de aileler çocukların ateşinin çıkması durumunda normalden daha fazla paniğe kapılıyor. Bebeklerde 38 dereceyi geçen ve 48 saatten uzun süren ateş yükselmesinin ciddiye alınması gerekiyor. Öncelikle ateş ölçümünün doğru şekilde yapılması öneriliyor ve endişe ile yanlış uygulamalardan kaçınılarak ateşin nasıl düşürülebileceğinin bilinmesi önem taşıyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Mümine Türksoylu, çocuklarda yüksek ateş durumunda doğru müdahale için önemli önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Ateşi nasıl ölçtüğünüze dikkat edin</strong></p>
<p>Çocuklarda normal vücut ısısının 36.5-37 derece olması gerekir ve bu değerin üzerindeki durumlar “ateş” olarak adlandırılır. Koltuk altından ölçümlerde 37.5 derecenin, makattan yapılan ölçümlerde 38 derecenin, kulaktan yapılan ölçümlerde ise 37.8 derecenin üzerinde bir ateş var ise; bebeğin ateşinin yükseldiği söylenebilir. Bebeğin vücut ısısı; ortama, kıyafete göre ya da sabah ve akşam saatlerine göre değişiklik gösterebilmektedir. Özellikle saat 17.00-18.00 arasında vücudun ısısının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla; her ısı değişikliği bir hastalığa işaret etmiyor olabilir. </p>
<p><strong>48 saatten uzun süren ateşe dikkat!</strong></p>
<p>Bebeklerde 1,5-2 yaşına kadar devam eden aşı döneminde yüksek ateş bir yan etki şeklinde görülebilir. Aşı sonrası görülen ateş normaldir; ancak çok yüksek olmaması gereken bu ateş 38 dereceyi geçip, 48 saatten uzun sürer ise vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir. Öte yandan boğaz, kulak, sinüzit, akciğer enfeksiyonu gibi durumlar veya diş çıkarma dönemleri ateşe neden olabilirken; romatizmal hastalıklar, hematolojik ve onkolojik rahatsızlıklar da yüksek ateş sebebi olabilir.</p>
<p><strong>İlk 3 ay çok önemli!</strong></p>
<p>Özellikle bebeğin doğumundan sonraki ilk 3 ay boyunca ateşin yükseldiği fark edilince, bu dönemde bağışıklık sistemi de tam olarak gelişmediği için, bebek hemen doktora götürülmelidir. 3 ayı geçen bebeklerde, eğer ateş 24 saat sonrasında devam ediyorsa, bir doktorun muayenesi şarttır. Ateş yüksekliğine, kusma, bulantı, ishal gibi bulgular da eşlik ediyorsa durumun ciddiyeti algılanmalıdır. </p>
<p><strong>Ateşli nöbet geçiren çocuklarda bunlara dikkat edilmeli</strong></p>
<ol>
<li>Çocuklar ateşlendiğinde düzenli ateşleri ölçülmeli, gerekli görülürse ateş düşürücü ilaç verip, üzerindeki kıyafetler inceltilmelidir.</li>
<li>Ateş düşürücü ilacın etkisi 1 saatten önce başlamaz ve tam etkisi ise 3-4 saatin sonunda ortaya çıkar. Bu yüzden panik yapılmamalıdır.</li>
<li>Ateş düşürücü verdikten sonra eğer ateş 38.5-39 civarına ulaşıyorsa, ılık suyla vücuduna kompres yapmak ateşin düşmesine yardımcı olur. </li>
<li>Ateşi yüksek olan çocuğun su kaybının fazla olacağı, iştahının azalacağı akılda tutularak bol sıvı verilmeye çalışılmalı, yemek konusunda ısrarcı olunmamalıdır.</li>
<li>Çocuk eğer ateşli havale nöbeti geçiriyorsa 3 &#8211; 4 dakika içinde sona erecektir.</li>
<li>Nöbet daha uzun sürüyorsa 112 aranıp yardım istenmelidir. </li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuzun-atesi-varsa-dikkat-etmeniz-gereken-6-kural-344822">Çocuğunuzun Ateşi Varsa Dikkat Etmeniz Gereken 6 Kural</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
