<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kuraklık | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kuraklik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kuraklik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 06 Jan 2026 08:21:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>Kuraklık | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kuraklik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kuraklık, toprak ve üretim masada</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuraklik-toprak-ve-uretim-masada-603352</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 08:21:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[kooperatif]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[masada]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sulama]]></category>
		<category><![CDATA[tarımsal]]></category>
		<category><![CDATA[toprak]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603352</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de giderek derinleşen kuraklık, azalan su kaynakları ve tarımsal üretimin geleceği, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Sulama Kooperatifleri Toplantısı’nda ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuraklik-toprak-ve-uretim-masada-603352">Kuraklık, toprak ve üretim masada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de giderek derinleşen kuraklık, azalan su kaynakları ve tarımsal üretimin geleceği, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Sulama Kooperatifleri Toplantısı’nda ele alındı. Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kuraklıkla mücadelenin ancak yerel yönetimler, kooperatifler ve üreticiler arasında kurulacak güçlü bir iş birliğiyle mümkün olabileceğini vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sorunlardan kaçan değil, çözüm odaklı bir anlayışla hareket ettiğini belirten Başkan Tugay, “Biz hiçbir soruna sırtımızı dönmüyoruz. Bu mesele ne bir kurumun ne de tek bir kesimin meselesidir; hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.</p>
<p>İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen yıl daha sert hissedildiği bir dönemde, İzmir’in su, tarım ve üretim geleceği, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Sulama Kooperatifleri Toplantısı’nda kapsamlı biçimde değerlendirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra İzmir Bölgesi Sulama Kooperatifleri Birliği Başkanı Hüseyin İlhan Yavuz, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, meclis üyeleri, tarım komisyonu temsilcileri, ilçe belediyelerinin temsilcileri, muhtarlar, sulama kooperatiflerinin başkan ve yöneticileri, üreticiler ile ziraat odalarının temsilcileri katıldı. İki saati aşkın süren ve yaklaşık 100 üreticinin yer aldığı toplantıda; su yönetimi, tarımsal sulama, yer altı su kaynaklarının durumu, toprak sağlığı ve kalkınma arasındaki ilişki bütüncül bir yaklaşımla ele alındı.</p>
<p><strong>Cemil Tugay: Tüketimin yüzde 70’i tarımsal sulamadan kaynaklanıyor</strong></p>
<p>Toplantıda su krizinin yalnızca teknik bir başlık değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik bir mesele olduğuna dikkat çeken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 2025 yılının beklenenden çok daha kurak geçtiğini vurguladı. Tugay, “2025 yılı hiçbirimizin öngöremediği kadar kurak bir yıl oldu. En kurak yıllardan birini yaşadık. Biz hiçbir soruna sırtımızı dönmüyoruz. Konu Devlet Su İşleri’nin sorumluluk alanında olsa da ‘bu başkasının sorunu’ demiyoruz. İzmir’in bugün bir numaralı sorunu sudur” dedi. Yer altı sularının kontrolsüz kullanımının ciddi riskler taşıdığına işaret eden Tugay, kaçak ve ruhsatsız kuyuların her geçen gün arttığını belirtti. Su tüketimindeki dağılıma da değinen Tugay, “Toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 10’u kentlerde içme ve kullanma suyu, yüzde 20’si sanayi, yüzde 70’i ise tarımsal sulama amacıyla kullanılıyor. Bu nedenle yalnızca bireysel tasarruf çağrılarıyla bu sorunu çözemeyiz. Tarımsal sulamada verimliliği artıracak ortak adımlara ve sizlerin desteğine ihtiyacımız var” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Kayıp-kaçak oranını düşürmek için yoğun çalışıyoruz”</strong></p>
<p>Kayıp-kaçak konusundaki yanlış algılara da değinen Başkan Tugay, şebeke sistemlerinde belirli oranda kaybın kaçınılmaz olduğunu belirterek, İzmir’de yüzde 24,8 seviyesinde olan kayıp-kaçak oranını daha da düşürmek için sahada yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Yanlış sulama yöntemleri, bilinçsiz gübreleme ve hatalı ilaçlama nedeniyle toprakların organik yapısının zayıfladığını ifade eden Tugay, tuzlanma ve asitlenme sorunlarının giderek arttığına dikkat çekti.</p>
<p><strong>“Kalkınma olmadan ne okul kalır ne hastane”</strong></p>
<p>Su ve tarım meselesinin aynı zamanda bir kalkınma meselesi olduğunun altını çizen Başkan Tugay, üretimin sürekliliğinin toplumsal yaşamın tüm alanları için hayati önemde olduğunu vurguladı. Tugay, “Sanayi, tarım ve hayvancılık için söylüyorum; üretmeye devam etmek zorundayız. Çocuklarımızın eğitim alabilmesi, insanların sağlık hizmetlerine erişebilmesi, altyapının ayakta kalması ancak kalkınmış bir ülkenin sağlayabileceği imkânlarla mümkündür. Aksi halde ne okul kalır ne hastane, ne de bu kenti ayakta tutacak başka bir yapı” dedi. Meseleye parçalı değil bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini belirten Tugay, tarım ve hayvancılığın İzmir için vazgeçilmez olduğunu ifade ederek, “Çiftçimiz, hayvancılıkla uğraşan üreticimiz göz bebeğimizdir. Emeklerinin karşılığını almaları gerekir. Ancak bunu yaparken suyu ve toprağı da korumak zorundayız” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Bu süreci birlikte yöneteceğiz”</strong></p>
<p>Başkan Dr. Cemil Tugay, su krizine kalıcı çözümün ancak ortak akıl ve bilimsel yaklaşımla mümkün olabileceğini vurgulayarak, üniversitelerden akademisyenlerin de yer aldığı bilimsel bir Su Kurulu oluşturduklarını açıkladı. Tugay, arıtılmış suların yeniden kullanımı, modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması, sanayide su verimliliğinin artırılması ve yeni su kaynaklarının oluşturulmasına yönelik seçeneklerin birlikte değerlendirileceğini ifade etti. Sürecin çok paydaşlı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Tugay, “Bu işi ne belediye tek başına yapabilir ne de devlet. Bu süreç, kentte yaşayan herkesin; üreticinin, sanayicinin ve kooperatiflerin birlikte yöneteceği bir süreçtir” dedi.</p>
<p><strong>“Yalnız değilsiniz”</strong></p>
<p>Sulama kooperatifleri ile tarımsal kalkınma kooperatiflerinin sürecin en önemli paydaşları olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, yanlış yönetim anlayışlarının yarattığı sorunlara işaret etti. Tugay, “Kötü yönetimlerden, yanlış işlerden yorulduk. Bir kardeşiniz, bir evladınız olarak ricamdır: Bu ülkeye artık kimse kıymasın. Herkes elindekinin kıymetini bilsin. Bu zor değil” dedi. Görevini layıkıyla yerine getirmek için çalıştığını vurgulayan Tugay, sürecin birlikte yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Bundan sonra birlikte yol yürüyelim. Suyun mutlaka verimli kullanılması için akıllı sayaçlar gibi uygulamalardan yararlanalım. Hobi bahçelerinin daha sık denetlenmesi gerekiyor. Bu buluşma ortak bir çalışma zemini olarak devam etmeli. Ulaşabildiğimiz herkese doğru sulama tekniklerini anlatalım” diye konuştu. Su krizinin geçici bir sorun olmadığına da dikkat çeken Başkan Tugay, “Bu yıl su krizi var; önümüzdeki yıl da, sonraki yıllarda da olacak. Kimse mağdur olmamalı. Hepimiz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz. Eksikler, yanlışlar olabilir ama doğruyu birlikte bulacağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sizi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Bu para belediyenin değil, İzmirlinin parası”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, toplantıda belediye kaynaklarının kullanımına ilişkin net ve açık mesajlar verdi. Kaynakların kişisel değil, tamamen halka ait olduğunu vurgulayan Tugay, desteklerin de bu anlayış doğrultusunda planlandığını ifade etti. Tugay, “Bu para benim cebimden çıkmıyor, bir başkasının cebinden de çıkmıyor. Bu para belediyenin parası ama aslında İzmirlinin, halkın parasıdır. Bizim görevimiz de bu kaynağı doğru, adil ve verimli biçimde kullanmaktır” dedi. Desteklerin rastgele değil, sürdürülebilir üretimi esas alan bir yaklaşımla planlandığını belirten Başkan Tugay, samimiyet ve devamlılık vurgusu yaparak üreticilere şu çağrıda bulundu:</p>
<p>“Gerçekten üretim yapmak isteyen, bahçesine sahip çıkan, hayvancılığı ciddiyetle yürüten üreticinin yanında oluruz. Ancak verdiğimiz desteğin karşılığını görmek isteriz. Bugün başlayıp yarın bırakılan işler değil, örnek olacak, sürdürülebilir çalışmalar istiyoruz. Kimin neye ihtiyacı varsa gelsin söylesin. Kendini sıkıntıda hisseden, derdi olan herkes bize ulaşsın. Biz bunun için buradayız ve bunu yapmayı gerçekten istiyoruz. İzmir’in en büyük kurumudur, en büyük gücüdür. Mali yapısı her geçen gün daha sağlam bir noktaya geliyor. Kaynaklarımız var. Önemli olan bu kaynakların heba edilmemesi ve doğru işler için kullanılmasıdır. Belediye sizin, kurum sizin; bu kurumun parası sizin. Gelin, ‘Bu işi samimi biçimde yapacağım’ deyin. Ne gücümüz varsa sizindir. Fidanıyla, desteğiyle, imkânıyla yanınızda oluruz.”</p>
<p><strong>Erdoğan: </strong>Saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave suyu sisteme kazandırdık</p>
<p>Kent merkezinde günlük içme suyu tüketiminin yaklaşık 648 bin metreküp olduğunu belirten İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, bunun saniyede ortalama 7 bin 500 litre suya karşılık geldiğini söyledi. Erdoğan, bugün bu ihtiyacı karşılayan yüzeysel su kaynaklarının büyük bölümünün ya tamamen tükendiğini ya da kritik seviyelere gerilediğini vurguladı. Barajlardan gelen su miktarının tarihsel olarak en düşük seviyelere indiğine dikkat çeken Erdoğan, “Tahtalı ve Gördes barajlarında ortaya çıkan tablo yalnızca İzmir için değil, ülkemizin birçok büyük kenti için ciddi bir uyarıdır. Bu nedenle suyu artık yalnızca mevcut kaynaklar üzerinden değil, çok yönlü ve bütüncül bir kriz yönetimi anlayışıyla ele almak zorundayız” dedi. İzmir’in içme suyunun yaklaşık yüzde 74’ünün yer altı suyu kaynaklarından karşılandığını ifade eden Erdoğan, bu oranın olağanüstü dönemler için geçici bir çözüm olduğunu belirterek, “Yer altı sularının korunması ve sürdürülebilirliği bizim için hayati önemdedir” diye konuştu. Bu kapsamda Göksu, Sarıkız, Menemen ve Halkapınar başta olmak üzere birçok bölgede kuyu yenileme ve yeni kuyu devreye alma çalışmalarını hızlandırdıklarını aktaran Erdoğan, “Yalnızca bu çalışmalar sayesinde saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave suyu sisteme kazandırmış durumdayız” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Orta ve uzun vadede alternatif kaynakları konuşmak zorundayız”</strong></p>
<p>Suyu artırmanın, yeni kaynak bulmak kadar önemli olduğuna dikkat çeken İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, tasarrufun en önemli ayaklarından birinin kayıp-kaçakla mücadele olduğunu vurguladı. Erdoğan, “Kent merkezinde kayıp-kaçak oranını yüzde 24,8 seviyesine düşürdük. Bu sayede yaklaşık 5,6 milyon metreküp suyu sistemde tutmayı başardık. Bizim için kayıp-kaçakta sağlanan her yüzde 1’lik düşüş, yeni bir baraj kadar değerlidir” dedi. Kısa vadede su arzını artırmaya yönelik bir diğer başlığın Tahtalı Barajı’nın ölü hacminde bulunan suyun değerlendirilmesi olduğunu belirten Erdoğan, bu konuda teknik hazırlıkların sürdüğünü ifade etti. Erdoğan, “Temmuz 2026’da bu suyun sisteme kazandırılmasına yönelik ihale sürecini başlatmayı planlıyoruz. Bu adım, İzmir’in su güvenliği açısından kritik önemdedir” diye konuştu. Orta ve uzun vadede ise alternatif kaynakların mutlaka gündeme alınması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, deniz suyu arıtma tesislerinin yüksek enerji maliyetlerine rağmen iklim değişikliği gerçeği karşısında kaçınılmaz seçenekler arasında yer aldığını söyledi. Erdoğan, “Bu yatırımları bilimsel veriler ışığında, çevresel etkileri gözeterek ve doğru finansman modelleriyle değerlendirmek zorundayız” dedi. Bulut tohumlama uygulamalarına da değinen Erdoğan, bu konuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile iletişime geçtiklerini belirterek, “Bu yöntem tek başına bir çözüm değildir; ancak uygun koşullarda destekleyici bir araç olabilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Erdoğan dayanışmanın önemine dikkat çekti</strong></p>
<p>İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, su krizinin yönetiminde dayanışmanın hayati önemde olduğunu vurguladı. Devlet Su İşleri (DSİ) ile yürütülen baraj ve altyapı yatırımlarının hızlandırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, özellikle Başlamış ve Düvertepe barajları başta olmak üzere İzmir’in uzun vadeli su güvenliği için gerekli yatırımların ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu sürecin yalnızca İZSU’nun ya da yerel yönetimlerin tek başına yürütebileceği bir süreç olmadığını dile getiren Erdoğan, “Su krizini yönetmek için tüm kurum ve kuruluşların ortak hareket etmesi gerekiyor. Vatandaşlarımızın su tasarrufu konusundaki duyarlılığının artarak devam etmesi de elimizi güçlendiriyor. Tasarruf, bilinçli kullanım ve dayanışma, bugün İzmir’in su geleceği için en güçlü araçlarımızdır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Büyükşehir&#8217;in destekleri</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İzmir genelindeki kooperatif yapısı ve belediyenin yürüttüğü desteklere ilişkin ayrıntılı bilgiler paylaştı. Üngür, İzmir’de 81 sulama kooperatifi, 45 su ürünleri kooperatifi ve 163 tarımsal kalkınma kooperatifi olmak üzere toplam 289 kooperatifin faaliyet gösterdiğini belirtti. Sulama kooperatiflerine bağlı 13 bin 500 ortağın bulunduğunu ifade eden Üngür, kooperatiflerin özellikle Kemalpaşa, Ödemiş, Menderes, Bergama ve Tire ilçelerinde yoğunlaştığını aktardı. Belediyenin yetki ve sorumluluğunda 18 sulama göleti bulunduğunu kaydeden Üngür, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak sulama tesisleri, hayvan içme suyu göletleri, sondaj kuyuları, yeni gölet yapımı, bakım-onarım çalışmaları ve eğitim desteklerinin aralıksız sürdürüldüğünü söyledi. Üngür, 2024–2025 döneminde çok sayıda yeni tesisin hayata geçirildiğini, mevcut tesislerde bakım-onarım çalışmalarının yapıldığını, kuyu yapımı ve ekipman desteklerinin üreticilerle buluşturulduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Bilimsel veriler paylaşıldı</strong></p>
<p>Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, iklim değişikliğinin Ege Bölgesi ve İzmir havzaları üzerindeki etkilerine ilişkin güncel bilimsel verileri paylaştı. Kurucu, yağış miktarı ve sürekliliğinde yaşanan azalmanın geçici bir durum olmadığını, yapısal bir değişime işaret ettiğini vurguladı. Sıcaklık artışlarının İzmir ve çevresinde daha şiddetli biçimde hissedildiğine dikkat çeken Kurucu, önümüzdeki 15–20 yıllık süreçte su kaynakları üzerindeki baskının daha da artacağını ifade etti. Bu nedenle havza bazlı planlama, bilimsel izleme ve uzun vadeli su yönetimi politikalarının artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini söyledi.</p>
<p>İki saati aşkın süren toplantı, kooperatif temsilcilerinin görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuraklik-toprak-ve-uretim-masada-603352">Kuraklık, toprak ve üretim masada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurak Bölgeler İçin İklim Krizine Karşı Yol Haritası Hazır: Kuraklık Ustaları Projesi Tamamlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kurak-bolgeler-icin-iklim-krizine-karsi-yol-haritasi-hazir-kuraklik-ustalari-projesi-tamamlandi-599154</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 08:35:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[bölgeler]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçiler]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[krizine]]></category>
		<category><![CDATA[kurak]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[Tema Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599154</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı’nın, kuraklığa karşı dayanıklı tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla yürüttüğü Kuraklık Ustaları Projesi, Konya ve Ankara’da düzenlenen kapanış toplantılarıyla tamamlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurak-bolgeler-icin-iklim-krizine-karsi-yol-haritasi-hazir-kuraklik-ustalari-projesi-tamamlandi-599154">Kurak Bölgeler İçin İklim Krizine Karşı Yol Haritası Hazır: Kuraklık Ustaları Projesi Tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TEMA Vakfı’nın, kuraklığa karşı dayanıklı tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla yürüttüğü Kuraklık Ustaları Projesi, Konya ve Ankara’da düzenlenen kapanış toplantılarıyla tamamlandı. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortaklaşa finanse edilen proje kapsamında, yerelde kuşaktan kuşağa aktarılan kadim tarım bilgileri kayıt altına alınarak genç çiftçilere aktarıldı; kuraklığa ve iklim değişikliğine uyum için yol gösterici rehberler hazırlandı.</strong></p>
<p>Konya’da gerçekleştirilen kapanış toplantısında TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Eylem Tuncaelli ile TEMA Vakfı Konya İl Temsilcisi Mehmet Emin Yıldırım’ın açış konuşmalarının ardından, tarımın iklim değişikliği ve kuraklıkla ilişkisi ele alındı. Projede danışman olarak görev alan Prof. Dr. Erhan Akça, saha çalışmalarında öğrenilen kadim bilgileri ve bu bilgilerin günümüz teknolojileriyle nasıl uygulanabileceğine dair örnekleri paylaştı.</p>
<p>Ankara’daki kapanış toplantısında ise Eylem Tuncaelli’nin yanı sıra Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, TEMA Vakfı Danışmanı Dr. Hikmet Öztürk ve TEMA Vakfı Ankara İl Temsilcisi Nevzat Özer açış konuşmalarını gerçekleştirdi. Tüzün, konuşmasında kuraklık ve iklim değişikliğiyle mücadelede, yerel bilgiye ve geleneksel yöntemlere dayanan çözümlerin önemine dikkat çekti.</p>
<p>TEMA Vakfı Danışmanı Dr. Hikmet Öztürk ise proje kapsamında deneyimli çiftçilerle gerçekleştirilen saha görüşmelerinden edinilen bilgilerin, kuraklık ve iklim değişikliği karşısında hangi üretim uygulamalarının neden işe yaradığını anlamak açısından önemli bir rehber oluşturduğunu vurguladı. Öztürk, geçmişte kuraklıkla baş etmek için geliştirilen bu uygulamaların, bugünün bilimsel bilgisiyle birlikte ele alındığında çiftçiler için somut ve uygulanabilir çözümler ürettiğini ifade etti.</p>
<p>Toplantılarda, iki yıl süren saha çalışmalarından elde edilen bulgular, geliştirilen eğitim modülleri ve yerel deneyime dayanan, kuraklığa uyum için yol gösterici nitelikteki proje çıktıları katılımcılarla paylaşıldı.</p>
<p><strong>&#8220;Yerel bilgi, iklim krizine karşı en güçlü dayanaklardan biri&#8221;</strong></p>
<p>Toplantılarda konuşan TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Eylem Tuncaelli, iklim krizinin tarımı doğrudan etkilediğini vurgulayarak yerelde deneyime dayanan bilginin bu süreçte taşıdığı kritik öneme dikkat çekti. Tuncaelli, Kuraklık Ustaları Projesi ile yalnızca geçmişten gelen bilgilerin kayıt altına alınmadığını; aynı zamanda bu bilginin genç çiftçiler için uygulanabilir, güncel ve yol gösterici bir kaynağa dönüştürüldüğünü söyledi.</p>
<p><strong>Topraktan öğrenilen bilgi, geleceğin tarımına rehber oldu</strong></p>
<p>Proje süresince Konya’nın Karapınar, Ereğli ve Beyşehir ilçelerinde genç çiftçilere yönelik eğitimler düzenlendi; 70 yaş üzeri deneyimli çiftçilerle yapılan görüşmelerle kuraklığa dirençli geleneksel üretim pratikleri kayıt altına alındı. Bu bilgiler, agroekolojik yaklaşımlarla birleştirilerek kapsamlı bir eğitim modülü haline getirildi. Proje kapsamında ayrıca <em><strong>Yerel Arazi Kullanımı Uygulamaları El Kitabı, Genç Çiftçilerin Kuraklık ve İklime Uyum Algısı Raporu </strong>ve<strong> Kurak Bölgeler İçin Dayanıklı Tarım Kılavuzu </strong></em>olmak<strong> </strong>üzere üç önemli rapor hazırlandı ve kamuoyuyla paylaşıldı.</p>
<p>Hazırlanan bu yayınlar, kurak bölgelerde tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini desteklemeyi, çiftçilerin iklim değişikliğine uyum kapasitesini güçlendirmeyi ve karar vericiler için yol gösterici bir çerçeve sunmayı amaçlıyor.</p>
<p><strong>Kadim bilgi, TEMA Akademi ile yaygınlaştırılacak</strong></p>
<p>TEMA Vakfı, proje kapsamında üretilen çıktıların önümüzdeki dönemde de doğa dostu tarım uygulamalarına yol gösterici nitelikte olduğunu vurguladı. Kapanış toplantılarında, proje süresince geliştirilen eğitim içeriklerinin Vakfın eğitim platformu TEMA Akademi aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırılacağı da paylaşıldı. Böylece Kuraklık Ustaları Projesi kapsamında üretilen bilgi ve deneyimin, yalnızca proje sahasıyla sınırlı kalmayarak Türkiye genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p>
<p>Vakıf, Kuraklık Ustaları Projesi ile yerel bilgiye dayalı üretim pratiklerinin güçlendirilmesine, kuraklığa dirençli tarım yöntemlerinin yaygınlaştırılmasına ve iklim krizine karşı daha dayanıklı bir tarım sistemi oluşturulmasına katkı sunmayı amaçlıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurak-bolgeler-icin-iklim-krizine-karsi-yol-haritasi-hazir-kuraklik-ustalari-projesi-tamamlandi-599154">Kurak Bölgeler İçin İklim Krizine Karşı Yol Haritası Hazır: Kuraklık Ustaları Projesi Tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tugay: Kentlerimizin geleceğini yeni sistemleri yerel düzeyde uygulama yeteneği belirleyecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tugay-kentlerimizin-gelecegini-yeni-sistemleri-yerel-duzeyde-uygulama-yetenegi-belirleyecek-583335</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Oct 2025 10:33:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[düzeyde]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğini]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kentler]]></category>
		<category><![CDATA[kentlerimizin]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[sulama]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583335</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın başkanı olduğu Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği'nin 44. Olağan Meclis Toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-kentlerimizin-gelecegini-yeni-sistemleri-yerel-duzeyde-uygulama-yetenegi-belirleyecek-583335">Tugay: Kentlerimizin geleceğini yeni sistemleri yerel düzeyde uygulama yeteneği belirleyecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay&#8217;ın başkanı olduğu Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği&#8217;nin 44. Olağan Meclis Toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin ev sahipliğinde başladı. “Su Yönetimi ve Kuraklıkla Mücadele Stratejileri” başlıklı bir panelin de düzenlendiği toplantının açılışında konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, su krizi ve kuraklığa değinerek, “Su krizi ile mücadelede geri kazanıma, toplama-tutma sistemlerine ve adil paylaşıma dayalı bir yeni düzeni yerel yönetimlerin merkezine yerleştirmeliyiz. Kentlerimizin geleceğini yeni sistemleri yerel düzeyde uygulama yeteneği belirleyecek ” şeklinde konuştu. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin 44. Olağan Meclis Toplantısı, Swiss Otel İzmir&#8217;de birliğe üye kentlerin başkan ve temsilcilerinin katılımı ile başladı. “Su Yönetimi ve Kuraklıkla Mücadele Stratejileri” başlıklı panelin de düzenlendiği toplantının açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, su krizi ve kuraklığa değinerek dünyada varlık ve bolluk çağının artık geride kaldığını, bunu herkesin mutlaka hatırlaması gerektiğini söyledi. Yeni kavramlarla düşünme zamanının geldiğine dikkat çeken Başkan Tugay, “Suyu, toprağı, enerjiyi, gıdayı hiçbir zaman bitmeyecek varlıklar olarak kabul ettik. Oysa bugün geldiğimiz nokta çok net. Su artık bir varlık değil, kaybolmuş bir sistemin içinde geri kazanılması gereken bir değerdir. Türkiye’nin pek çok havzasında; Gediz’den Büyük Menderes’e, Orta Anadolu’dan Güneydoğu’ya su artık planların temel girdisi olmaktan çıkıyor” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>“Barajlarımız dolmuyor, yeraltı sularımız çekiliyor”</strong><br />Kentlerin büyük çoğunluğunun altyapı yenilemelerine yetişemediğini söyleyen Tugay, “Yağmur suları şehirlerden hızla uzaklaştırılıyor, gri suyun geri kazanımı ihmal ediliyor, tahsis planları kâğıt üzerinde kalıyor. Barajlarımız dolmuyor, yeraltı sularımız çekiliyor, tarımsal ve kentsel kullanım çatışıyor. Neredeyse tüm su ve kanalizasyon idareleri yoğun çalışmalarına rağmen altyapı, kapasite artırımları, kayıp-kaçak mücadeleleri gibi temel konularda dahi işin yükü altında eziliyorlar. Gerçeklerle yüzleşmemiz gerekiyor. Geri kazanıma, toplama-tutma sistemlerine ve adil paylaşıma dayalı bir yeni düzeni yerel yönetimlerin merkezine yerleştirmeliyiz” dedi. </p>
<p><strong>“Su politikaları yalnızca boru döşemek ya da baraj yapmak değil”</strong><br />Suyun 21. yüzyılın en stratejik kaynağı olduğunu belirten Başkan Tugay, küresel ısınmaya dair bilgiler paylaştı. Sıcaklıklarla birlikte kuraklık riskinin de artacağını kaydeden Tugay, “Bizler için, kentleri sağlıklı yönetmek, kentlerin geleceğini dirençli hale getirmek de gün geçtikçe zorlu fakat zorunlu bir mesele haline geldi. Nüfusu 1 milyondan büyük 600’e yakın kentin yüzde 35’inden fazlası, 30 megakentin 9’u su kıtlığı çeken bölgelerde yer almaktadır. Büyükşehirlerin sürdürülebilir bir biçimde yönetilebilmesi için su, enerji, gıda gibi kaynaklarını bir varlık olarak görerek plan yapma alışkanlıklarını değiştirmeleri gerektiğini gösteriyor. Çünkü su artık planlamanın değişkeni değil, eksilen bir değer, bu gerçeği kabullenmeliyiz. Var olan kaynak üzerine plan kurma dönemi bitti. Artık kentlerimizin geleceğini &#8216;yeni sistemleri yerel düzeyde uygulama&#8217; yeteneği belirleyecek. Su politikaları yalnızca boru döşemek ya da baraj yapmak değildir. Bu, kentlerin dayanıklılığını yeniden tasarlama meselesidir” dedi.</p>
<p><strong>“Türkiye yarı kurak bir ülke”</strong><br />Türkiye&#8217;nin yarı kurak bir ülke olduğunu kaydeden Tugay, “Türkiye topraklarının yüzde 88&#8217;i, ciddi bir çölleşme riski altında. Türkiye’de yağışların 21. yüzyılın sonuna kadar en az yüzde 30 azalması bekleniyor. Türkiye’de dahil olmak üzere Güneydoğu Avrupa’nın büyük bir kısmı farklı şiddet seviyelerinde kuraklık koşullarıyla karşı karşıya durumda” şeklinde konuştu. <br />Su yönetimi ve kuraklıkla mücadele konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde yürütülen projeler ve politikalara değinen Başkan Tugay Su Kanunu ile ilgili çalışmalara başlandığına, olumlu gelişmeler olmasına rağmen bu çalışmaların bugün hala yeraltı ve yerüstü sularımızı korumaya yetmediğini söyledi. </p>
<p><strong>Su yönetimi ve kuraklıkla mücadele konuşuldu</strong><br />Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Danışma Kurulu Üyesi, Şehir Plancısı Doç.Dr. Semahat Özdemir moderatörlüğünde yapılan panelde; Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Doç. Dr. Ufuk Özkan, Basınçlı  Sulama Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri Nuri Göktepe konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü yapan Doç. Dr. Semahat Özdemir, “Artık eylem yapma zamanı. Her bir kamu yönetimi, insanlık ve doğa adına eylemlerini planlamalı, stratejiler geliştirmeli, aktör belirlemeli, bütçelerini belirlemeli” dedi.</p>
<p><strong>Kurucu: Damlama sulamayı teşvik etmek zorundayız</strong><br />Tarımsal kuraklık konusunda bir sunum yapan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, vahşi sulamanın zararlarına değinerek, “Sulamayı öğretmemiz lazım. Eğer suyu homojen şekilde araziye yayabiliyorsak sulama olmuştur. Bir taraf göllendirme diğer taraf kuru kaldıysa bu şekilde olmaz. Damlama sulamayı teşvik etmek zorundayız. Bunu öğretmek zorundayız” şeklinde konuştu. Kurucu, ayrıca tarım ve hayvancılıkta kullanılan su oranlarını anlattı, kalan suyun da kirletilmeden kullanılması gerektiğine vurgu yaptı.</p>
<p>Özkan: Radikal kararlar vermeliyiz<br />İklim değişikliği, kentler ve su hakkında bir sunum yapan  İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Mühendisliği Bölümü&#8217;nden Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Özkan, İzmir özelinde de değerlendirmelerde bulundu. Özkan, “Bu sorunla başa çıkmak, mücadele etmek için politika üreticilerinin bizleri burada dinliyor olması gerçekten sevindirici. Sahip olduğumuz tüm durumlara üreteceğimiz çözüm önerileri olmalı, radikal kararlar vermeliyiz. Çünkü artık alıştığımız bir dünya düzeninde değiliz” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Göktepe: İsrafı azaltmamız lazım</strong><br />Su israfına değinen ve yapılan yanlışları anlatan Basınçlı Sulama Sanayicileri Derneği (BASUSAD) Genel Sekreteri Nuri Göktepe ise, “Ülkemizde yıllık 57 milyar metreküp su kullanılıyor. Ülkemizde kullandığımız suyun yaklaşık yarısı yeraltı suyundan. Yeraltı suyu, stratejik kaynak olması gerekirken vahşice sömürüyoruz. Birçok uzamana göre yılda 25 milyar metreküp suyu israf ediyoruz. Atatürk Barajı&#8217;nın yıllık akıttığı su miktarı 26 milyar metreküp. Bu kadar suyu israf ediyoruz ve her yıl tekrarlıyoruz. Biz hep havuza giren suyu artırmaya çalışıyoruz. İsrafı ve kaçağı azaltmamız lazım” dedi.</p>
<p><strong>Sağlıklı şehirler ödüllendirilecek</strong><br />Sağlıklı Kentler Birliği buluşması bugün (11 Ekim Cumartesi) 10.30’da birliğin 44. Olağan Meclis toplantısı ile başlayacak. Toplantının ardından Eskişehir Teknik Üniversitesi Ekoloji ABD Başkanı, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Cengiz Türe “Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı”, SKB Akademi Eğitim Koordinatörü Gökçe Ayman ise “Yerel Yönetimler İçin Kapasite Geliştirme Programları” başlıklı birer sunum yapacak. Program 15. Sağlıklı Şehirler En İyi Uygulama Yarışması Ödül Töreni ile son bulacak.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-kentlerimizin-gelecegini-yeni-sistemleri-yerel-duzeyde-uygulama-yetenegi-belirleyecek-583335">Tugay: Kentlerimizin geleceğini yeni sistemleri yerel düzeyde uygulama yeteneği belirleyecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Bankası’ndan 600 Milyon Dolar Destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunya-bankasindan-600-milyon-dolar-destek-580003</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Sep 2025 15:07:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[bankası]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[ndan]]></category>
		<category><![CDATA[taşkın]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<category><![CDATA[yumaklı]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580003</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen “Türkiye Taşkın ve Kuraklık Yönetimi Projesi” tanıtım toplantısında, Dünya Bankası’ndan 600 milyon dolarlık kaynak sağlandığını açıkladı. Bakan Yumaklı, “Bu kaynakla ülkemizin dört bir yanında taşkın kontrol tesisleri inşa edeceğiz” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-bankasindan-600-milyon-dolar-destek-580003">Dünya Bankası’ndan 600 Milyon Dolar Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin yaşamı tehdit ettiğini vurgulayan Bakan Yumaklı, son yıllarda yağış rejimlerinin değiştiğini, bir-iki ayda yağması gereken yağmurun kısa sürede sellerle sonuçlandığını belirtti.</p>
<p>Doğu Karadeniz’de 4 ilde yaşanan sel ve taşkın felaketlerinden etkilenenlere geçmiş olsun dileklerini ileten Bakan Yumaklı, bu olayların iklim değişikliğinin bir yansıması olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>YAĞIŞ VE YANGIN RİSKİ ARTIYOR</strong></p>
<p>2025 yılında yağışların mevsim normallerinin yüzde 26, geçen yılın yüzde 28 altında olduğunu, son 5 yılda 4 kez ortalamanın altında kaldığına dikkati çeken Bakan Yumaklı, sıcak hava, düşük nem ve şiddetli rüzgârların orman yangınlarını artırdığını kaydetti. Yumaklı, Ege ve Akdeniz’in yanı sıra Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Bartın, Zonguldak, Kastamonu, Düzce, Bolu, Bilecik, Sakarya ve Bursa’nın da yangın riski taşıdığını, taşkın riskinin ise yüzde 20’nin üzerinde arttığını aktardı.</p>
<p><strong>SU POLİTİKALARINDA DİRENÇLİ TÜRKİYE HEDEFİ</strong></p>
<p>Tarım ve Orman Bakanlığı&#8217;nın resmi internet sitesinde yer alan habere göre su stresi yaşayan bir ülke olarak su politikalarının önemine dikkat çeken Bakan İbrahim Yumaklı, son 23 yılda su ve sulama projelerine 3,4 trilyon TL kaynak aktarıldığını, 11 bin eserin hizmete alındığını belirtti. Sulanan arazi miktarı yüzde 50, su depolama hacmi yüzde 38, içme suyu miktarı ise 2,7 kat arttığına vurgu yapan Bakan Yumaklı, &#8220;Bu yıl 321 tesis daha hizmete alınacak. Kapalı sulama şebekesinin yüzde 6’dan yüzde 38’e yükseldi. Enerji ihtiyacı yerli ve temiz kaynaklarla karşılandı. Taşkın Erken Uyarı Sistemi’nin 533 noktada devrede. Bu sistem vatandaşları taşkın ve sellere karşı zamanında uyardı. Su alanında dirençli bir Türkiye oluşturmalıyız&#8221; diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-bankasindan-600-milyon-dolar-destek-580003">Dünya Bankası’ndan 600 Milyon Dolar Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konya Havzası&#8217;nı Mavi Tüneller Kurtaramaz!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konya-havzasini-mavi-tuneller-kurtaramaz-565124</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2025 17:47:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Çölleşme]]></category>
		<category><![CDATA[havzasını]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[kurtaramaz]]></category>
		<category><![CDATA[mavi]]></category>
		<category><![CDATA[tüneller]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565124</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Havzası, Türkiye'nin en az yağış alan havzası olmasına rağmen en fazla su tüketilen bölgelerinden biri.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-havzasini-mavi-tuneller-kurtaramaz-565124">Konya Havzası&#8217;nı Mavi Tüneller Kurtaramaz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konya Havzası, Türkiye&#8217;nin en az yağış alan havzası olmasına rağmen en fazla su tüketilen bölgelerinden biri. Havzadaki tarım alanlarının %80’inde sulu tarım yapılırken, yalnızca %20’sinde kuru tarım yapılıyor. Bu durum, yeraltı sularına olan bağımlılığı artırıyor. Yer altı suyu rezervleri, yoğun yeraltı pompalamaları ve vahşi sulama yöntemleri nedeniyle hızla tükeniyor. Bu durum, obruk oluşumlarını artırıyor, birçok sulak alan ve gölü kurutuyor.</p>
<p>Havzada su tüketimini kontrol altına almak ve mali değeri yüksek kuru tarım ürünlerini desteklemek yerine, havzaya dışarıdan su taşınmasını sağlayan ve kamuoyunda “Mavi Tünel” olarak bilinen ikinci iletim hattı yapılıyor. Yapılan tüneller uzun vadede bir çözüm oluşturmuyor.</p>
<p>Kaybolan sadece verimli tarım toprakları değil biyoçeşitlilik</p>
<p>Konya Kapalı Havzası içerisinde yirmi beş adet Önemli Doğa Alanı bulunduruyor. Bunlardan biri olan Tuz Gölü ise flamingoların İç Anadolu’da ürediği son göl. Ancak iklim değişikliğinin yanı sıra kaçak su kuyuları ve tarımsal sulamada kullanılan su miktarının artması gibi sorunlardan kaynaklı olarak her yıl değişen oranlarda flamingo yavru ölümleri yaşanıyor. Gölün çevresindeki Tersakan, Kulu gibi sığ göller de yılın neredeyse tamamında kuraklık yaşıyor.</p>
<p>Bu ekosistemlerin hakkı olan su öncelikle tarımsal alanlarda kullanılıyor. Kontrol altına alınamayan su tüketimi, sulak alanların kurumasına ve biyoçeşitlilik kaybına neden oluyor.</p>
<p>Konya Kapalı Havzası’nın doğal dengesini korumak ve gelecekte daha büyük krizlerin önüne geçmek adına acil adımlar atılması gerekiyor. Doğa Derneği, havzada kurak iklime ve çölleşmeye uygun tarım tekniklerinin ve yerel bilgi sistemlerinin desteklenmesi gerektiğini savunuyor.</p>
<p><b>Kuraklık ve Çölleşme Geliyor.</b></p>
<p><b>Birleşmiş Milletler’in Temmuz 2025 raporuna göre, Türkiye&#8217;nin %88&#8217;i çölleşme riski taşıyor ve 2030 itibarıyla “su fakiri” ülke kategorisine girme tehlikesi bulunuyor. Raporda 21. Yüzyılın sonuna dek Türkiye&#8217;de yağışların %30 azalması ve sıcaklıkların 4 ila 5 derece artması bekleniyor.</b></p>
<p><b>Buna karşın Devlet Su İşleri verilerine göre 2022 yılı için sektörel su kullanımları sulamada 44 milyar m3 (77%) içme, kullanma ve sanayide 13 milyar m3 (23%), toplam su kullanımları 57 milyar m3.</b></p>
<p>‘Suyun sonsuz bir kaynak olarak değerlendirilmesi düşüncesinden bir an önce vazgeçmek gerekiyor.’Konya Havzası, Mavi Tünel, Kuraklık, Çölleşme, Doğa DerneğiKonya Havzası, Mavi</p>
<p>Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç konu hakkında yaptığıKonya Havzası açıklamada;Konya Havzası, Mavi Tünel, Kuraklık, Çölleşme, Doğa Derneği ‘’Türkiye, gelecek yıllarda yaşayacağı kuraklık, çölleşme ve su stresine hala hazır değil. İklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamak için atacağımız ilk adım biyolojik çeşitlilik ve sulak alan kaybını durdurmak olmalı. Suyun sonsuz bir kaynak olarak değerlendirilmesi düşüncesinden bir an önce vazgeçmek ve suyun döngüsünü yeniden tahsis edecek bir anlayış inşa etmek gerekiyor. Kuraklık ve çölleşmeyle uyumlu politikalar geliştirmenin ilk adımı tarımdan geçiyor. Su yönetiminde doğa temelli çözümler, kurak tarım uygulamaları ve sürdürülebilir su politikaları teşvik edilerek hem ekolojik hem de ekonomik bütünlük sağlanabilir. Bunun için de karar vericilerin sivil toplum ve üniversitelerle işbirliği yapması gerekiyor. ’’ dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-havzasini-mavi-tuneller-kurtaramaz-565124">Konya Havzası&#8217;nı Mavi Tüneller Kurtaramaz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel İklim Değişikliği ve Kuraklık Nedeniyle Yeraltı Suları Tehlikede!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuresel-iklim-degisikligi-ve-kuraklik-nedeniyle-yeralti-sulari-tehlikede-559952</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 14:28:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[nedeniyle]]></category>
		<category><![CDATA[suları]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikede]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559952</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlimizde son yıllarda iklim değişikliğinin etkileri neticesinde kuraklık birçok bölgede yaşamı tehdit etmekte ve yeraltı sularında ciddi bir azalmaya sebep olmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-iklim-degisikligi-ve-kuraklik-nedeniyle-yeralti-sulari-tehlikede-559952">Küresel İklim Değişikliği ve Kuraklık Nedeniyle Yeraltı Suları Tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlimizde son yıllarda iklim değişikliğinin etkileri neticesinde kuraklık birçok bölgede yaşamı tehdit etmekte ve yeraltı sularında ciddi bir azalmaya sebep olmaktadır. Özellikle yağışların azalması, sıcaklıkların artması ve suyun bilinçsiz kullanımı yeraltı su kaynaklarımızın tükenmesine sebep olmaktadır.</p>
<p>İçme suyu açısından hayati önem sahip olan yeraltı suları bilinçli kullanılmadığı için pek çok bölgede kuyu sularının seviyeleri düşmekte, bazı kuyuların ise tamamen kurumasına sebep olmaktadır. Vatandaşlarımızın bu konuda göstereceği duyarlılık, yaşanabilecek su krizlerinin önüne geçilmesinde hayati rol oynayacaktır.</p>
<p> Su sadece bugünümüzün değil, yarınlarımızın da garantisidir. Vatandaşlarımızın su kullanımı konusunda daha dikkatli ve bilinçli davranması hayati önem taşımaktadır. Küçük gibi görünen bireysel önlemler, toplu olarak büyük bir fark yaratabilir.</p>
<p>Aydın Büyükşehir Belediyesi olarak, vatandaşlarımızın bu konuda daha duyarlı davranmalarını önemle rica ediyoruz. Su kaynaklarımızı korumak hepimizin ortak görevidir.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki her damla su bir yaşamdır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-iklim-degisikligi-ve-kuraklik-nedeniyle-yeralti-sulari-tehlikede-559952">Küresel İklim Değişikliği ve Kuraklık Nedeniyle Yeraltı Suları Tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kuraklık Ustaları&#8221; projesi genç çiftçilerle buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuraklik-ustalari-projesi-genc-ciftcilerle-bulustu-527991</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 May 2025 08:09:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçilerle]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[ustaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=527991</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı’nın kuraklığa karşı dayanıklı tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirdiği "Kuraklık Ustaları" projesi kapsamında geliştirilen eğitim içerikleri, Konya’da genç çiftçilerle buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuraklik-ustalari-projesi-genc-ciftcilerle-bulustu-527991">&#8220;Kuraklık Ustaları&#8221; projesi genç çiftçilerle buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TEMA Vakfı’nın kuraklığa karşı dayanıklı tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirdiği &#8220;Kuraklık Ustaları&#8221; projesi kapsamında geliştirilen eğitim içerikleri, Konya’da genç çiftçilerle buluştu. Kadim bilgilerin günümüz tarım yaklaşımlarıyla buluştuğu eğitimler ile çiftçilerin iklim değişikliğine uyum sağlaması; tarımda iklim dayanıklılığının ve üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor.</strong></p>
<p>Ereğli, Beyşehir ve Karapınar ilçelerinde düzenlenen oturumlarla üç gün süren eğitimlerde yaklaşık 80 çiftçiye ulaşıldı. Eğitimlere kadın çiftçilerin de katılımı, kırsalda iklim direncine katkı sunan kadın emeğini görünür kıldı.</p>
<p>Programın açış konuşmasını yapan TEMA Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hikmet Öztürk, iklim krizinin proje bölgesinde kuraklıkların sıklığını ve şiddetini artıracağına dikkat çekti. Tarımsal üretimi tehdit eden en büyük risklerden birinin kuraklık olduğunu belirten Dr. Öztürk, bölge halkının geçmişte yaşadığı kuraklık dönemlerinden önemli deneyimler kazandığını; bu süreçlerde edinilen bilgi ve üretim pratiklerinin, bugünün bilimiyle birleştiğinde kuraklıkla mücadelede yol gösterici olacağını ifade etti.</p>
<p>Eğitimler kapsamında Ege Üniversitesi Tarım Ekonomisi Bölümü’nden Dr. Fatih Özden, günümüz endüstriyel tarım sisteminde karşılaşılan ekolojik, ekonomik ve toplumsal sorunlara değinerek; agroekolojinin bu sorunlara nasıl bir çözüm yaklaşımı sunduğunu anlattı. Adıyaman Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erhan Akça ise kurak koşullarda tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için uygulanabilecek yöntemleri çiftçilerle paylaştı.</p>
<p><strong>Kuraklığa dayanıklı tarımsal üretim yöntemleri çevrim içi eğitimlerle yaygınlaştırılacak</strong></p>
<p>Proje kapsamında bugüne kadar 70 yaş üzeri deneyimli çiftçilerle yapılan görüşmelerle kuraklığa dirençli geleneksel yöntemler ve önemli bilgiler kayıt altına alındı. Bu bilgiler, 20-40 yaş aralığındaki genç çiftçilere yüz yüze eğitimlerle aktarılıyor. İlerleyen aşamalarda ise bu eğitimlerin çevrim içi platform aracılığıyla daha geniş bir kitleye ulaştırılması hedefleniyor. Ayrıca çiftçilerin farklı ürünlerin yetiştiriciliğine dair uzun yıllara dayanan deneyimleri, belgeseller aracılığıyla kayıt altına alınarak yaygınlaştırılacak.</p>
<p>Bu doğrultuda hazırlanan eğitim içeriğinde ise agroekolojinin önemi, geçmişten gelen su tutma yöntemleri, kuraklığa dayanıklı tohumlar, toprak organik maddesinin artırılması gibi başlıklar yer alıyor. Ayrıca dünyadaki benzer iklim koşullarına sahip bölgelerden iyi uygulama örnekleri de eğitim içeriğinde bulunuyor.</p>
<p><strong>Proje, AB ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından destekleniyor</strong></p>
<p>Kuraklık Ustaları Projesi, Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortaklaşa finanse edilen İklim Değişikliğine Uyum Hibe Programı (CCGAP) kapsamında yürütülüyor. Konya ilinin Karapınar, Ereğli ve Beyşehir ilçelerini kapsayan proje, yüzlerce yıldır var olan geleneksel tarım bilgisini genç çiftçilere aktararak iklim değişikliğine karşı dirençli üretim modelleri geliştirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Projenin tanıtımı, geçtiğimiz yıl Konya’da düzenlenen bir basın toplantısıyla yapılmıştı. Toplantıya TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Önceki AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut ve bölgedeki deneyimli çiftçiler katılmıştı. Toplantıda konuşan Ataç, Anadolu’nun kuraklıkla mücadelesinde projenin önemli bir rol oynayacağını vurgularken; Meyer-Landrut ise tarımın hem iklim değişikliğinden en çok etkilenen hem de değişime katkı sunabilecek alanlardan biri olduğunu ve projenin sürdürülebilirlik açısından kritik bir öneme sahip olduğunu ifade etmişti.</p>
<p>TEMA Vakfı, Kuraklık Ustaları projesiyle hem doğa dostu tarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı hem de iklim krizine karşı daha dirençli kırsal üretimi desteklemeyi amaçlıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuraklik-ustalari-projesi-genc-ciftcilerle-bulustu-527991">&#8220;Kuraklık Ustaları&#8221; projesi genç çiftçilerle buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuraklık hem ceviz üreticileri hem de tarım sektörü için en büyük tehdit</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuraklik-hem-ceviz-ureticileri-hem-de-tarim-sektoru-icin-en-buyuk-tehdit-364716</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 10:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[ceviz]]></category>
		<category><![CDATA[hem]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[üreticileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364716</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel ölçekte en büyük sorunların başında gelen kuraklık, bugün gelinen nokta itibariyle hayatın her aşamasını etkiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuraklik-hem-ceviz-ureticileri-hem-de-tarim-sektoru-icin-en-buyuk-tehdit-364716">Kuraklık hem ceviz üreticileri hem de tarım sektörü için en büyük tehdit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Küresel ölçekte en büyük sorunların başında gelen kuraklık, bugün gelinen nokta itibariyle hayatın her aşamasını etkiliyor. </strong></p>
<p><strong>Etki derecesi, süresi ve zamanının tahmin edilmesi son derece zor olan kuraklık, cevizin suya çok ihtiyaç duyan bir meyve olması nedeniyle üreticileri de oldukça zora sokuyor. Sadece ceviz değil tarım sektörü için de en büyük tehdidin kuraklık olduğunun altını çizen Ceviz Üreticileri Derneği (CÜD) Eş Başkanı Ömer Ergüder, “Kuraklığın etkilerini özellikle son yıllarda ciddi bir şekilde hissediyoruz. Üyelerimizin bahçelerinin bulunduğu bölgeler kuraklıktan fazlasıyla etkilendi. Bu durum, üyelerimizi de çok etkiledi. Kendimizce önlemler almamıza rağmen gidişat endişe verici” dedi.</strong></p>
<p>Kuraklık her sektörü olumsuz olarak etkilemesine rağmen tarım sektörüne olan etkileri çok daha fazla. Bitkilerin ve meyvelerin büyümesinin yanında kökleri için de oldukça önemli olan su hem verim hem de kaliteli ürün oluşumunu etkileyen son derece kritik bir faktör. Ceviz Üreticileri Derneği (CÜD) Eş Başkanı Ömer Ergüder, kuraklığın etkilerini son yıllarda ciddi bir şekilde hissettiklerinin altını çizdi. Cevizin önemli miktarda su ihtiyacı olduğunu ve su kullanımının özellikle yaz aylarında kritik önem taşıdığını ifade eden Ergüder, “Kış ve ilkbahar yağmurları, bahçelerimiz ve topraklarımız için son derece önemli. Kuraklığa karşı alabileceğimiz önlemler arasında yaz aylarında bilinçli sulama yöntemleri kullanmak geliyor” diye konuştu.</p>
<p>Ergüder, “Kuraklık ve iklim değişikliği sadece ceviz yetiştiriciliği için değil tüm tarım sektörü için en büyük tehdit. Bunun etkilerini de son 1-2 yıldır çok ciddi bir şekilde hissediyoruz. Havza bazlı su potansiyeli belirlenerek buna uygun bitki ve meyvelerin tarımımın yapılmasının teşvik edilmesinde fayda var. Uygun olmayan bölgelerde yetiştirilen yanlış ürün, su tüketimini de artıracağından kuraklıkla mücadelemizde tehdit oluşturabilir. Özellikle ceviz fazlasıyla su ihtiyacı olan bir ürün olmasından dolayı yağışın az olduğu yaz aylarında su kullanımı kritik önem taşıyor. Bilhassa kış mevsimlerinde ve ilkbahar aylarındaki yağmurlar hem bahçelerimiz hem de topraklarımız için yüksek değer taşıyor. Ne yazık ki bizler de kuraklıktan nasibimizi almış durumdayız. Derneğimizin üyeleri bahçelerinde yıllardır damlama sulama sistemleri kullanıyor. Ayrıca birçok üyemiz gölete sahip ve bahçelerinin ihtiyacı olan su için bu alanlardan faydalanıyorlar. Dernek olarak birçok önlem aldık ancak bireysel olarak aldığımız tüm tedbirlere ve çabalarımıza rağmen gidişat biraz endişe verici” dedi.</p>
<p><strong>YENİ CEVİZ BAHÇESİ YATIRIMLARI OLUMSUZ ETKİLENEBİLİR</strong></p>
<p>Damlama sulama, gölet ve bunlara ek olarak yaz aylarında bilinçli su tüketilmesinin çok önemli olduğunun altını çizen Ergüder, “Susuzluğun ve de kuraklığın artması, özellikle yeni ceviz bahçesi kurmak isteyen yatırımcılar açısından olumsuz bir etki yaratacaktır. Yeni yatırım yapmak isteyenlerin bölge seçimlerine dikkat etmelerini, kuraklık tehdidini göz önüne almalarını ve yapacakları yatırımları iyi değerlendirmelerini öneririm. Hali hazırda kurulmuş bahçe sahiplerinin de tüm bu kritik noktaları göz ardı etmeden adım atmaları gerekiyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“AĞAÇLARIMIZIN SU İHTİYACINI ÖLÇÜMLÜYORUZ”</strong></p>
<p>Ceviz Üreticileri Derneği üyelerinden olan May Ceviz’in sahibi Yusuf Yormazoğlu, bahçelerinin Bursa’nın Yenişehir ovasında bulunduğunu söyledi. Bahçelerinde kapalı sulama sistemlerinin mevcut olduğunu belirten Yormazoğlu, şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Kapalı sulama sistemlerimizde, Uludağ’dan gelen akarsuların bir kısmını biriktiren Boğazköy’deki baraj gölünden faydalanıyoruz. Bursa ve Yenişehir ovasında ciddi bir kuraklık yaşanıyor. Uludağ’a şubat ve mart ayları başında kar yağdı ve barajın doluluk oranı şu anda yüzde 70 seviyesinde. Biz ağaçlarımızın yetiştirme süreci boyunca düzenli olarak su ihtiyacını ölçümlüyoruz. Türkiye 2022 sonbaharından itibaren ciddi bir kurak dönem yaşıyor. Geçen altı aylık dönemde, ülkemizin önemli bir kısmı olağanüstü bir kuraklığa maruz kaldı. Ayrıca, bu dönemde yeterince kar yağmaması ve alçak bölgelere yeterli miktarda yağmur yağışı olmaması, yaz mevsiminde suyumuzun yetersiz olacağı anlamına da geliyor. Maalesef bu tarihten sonra yağacak yağmurların açığı telafi etmesi de pek mümkün değil. 2023’ün, yetersiz suya bağlı olarak, tarımsal açıdan verimlerin düştüğü ve buna bağlı olarak da maliyetlerin arttığı, birçok üründe ise tedarik miktarında düşüşlerin yaşanacağı bir yıl olacağını tahmin ediyorum.”</p>
<p><strong>“ALDIĞIMIZ TÜM ÖNLEMLERE RAĞMEN KUYULARIMIZDA YETERLİ SU BULUNMUYOR”</strong></p>
<p>Uzunköprü’de bulunan Avrupa Tarım Operasyon Yöneticisi Haşimcan Yazıcıoğlu ise 2023 yılı öncesinde de dönemsel kuraklıklar yaşamalarına rağmen ilk kez bu kadar kurak bir kış geçirdikleri bilgisini vererek Yazıcıoğlu, şunları anlattı:</p>
<p>“Kış sezonunun sonuna gelmemize rağmen, sulama göletlerimizde maalesef yeterli suyumuz bulunmuyor. Ağaçların yıllık su ihtiyaçlarının yüzde 80’ini karşılayacak sulama göletleri kurarak kuraklığa karşı önlemimizi aldık. İki adet lisanslı derin kuyumuz da bulunuyor. Tüm bunlara rağmen göletlerimizde ve kuyularımızda yeterli su bulunmuyor. Bölgenin en büyük nehri Meriç’ten beslenen barajın hızlıca doldurularak, yine ivedilikle tarım alanlarının kullanıma sunulmasını bekliyoruz. Kuraklığın şiddetine bağlı olarak farklı durumlarla karşı karşıya kalabiliriz. Kısa süreli kuraklıklar, daha çok kuraklığın yaşandığı yıla ait mahsulün kalitesinde ciddi bozulmalara yol açabilir. Daha uzun süren kuraklıklar ise ağaçların stres faktörü sebebiyle hastalık ve zararlı maddelere karşı daha dayanıksız hale gelmesine neden olabilir. Bu da gelecek yıllardaki gelişimi ve üretim rekoltesini negatif yönde etkileyebilir. Böylece en çok ceviz tüketen ülkelerden biri olan Türkiye’nin kendi kendine yetememesiyle birlikte ithalatın önünü açılabilir ve tüketiciyle çok daha yüksek fiyatlarla buluşabilir.”</p>
<p><strong>“SULAMA TAKVİYESİ YAPARAK SU AZLIĞINI TOLERE ETMEYE ÇALIŞIYORUZ”</strong></p>
<p>Bahçeleri Konya ilinde yer alan Mesut Mutlu da, “Bölgemiz coğrafya olarak uzun bir süredir kuraklık riski altında. 20-30 yıl önce 15-50 metreden çıkan sondaj suları, günümüzde neredeyse 150-250 metrelere kadar indi. Yüzey sularının bitmesi ya da çok azalması iklim kriziyle birlikte ceviz üretimine olumsuz olarak yansıyacaktır. Bahçelerimizin bulunduğu bölgede su sıkıntısı maalesef acı bir gerçek. Yağmur ve kar sularının dönemsel olarak faydası olsa da yıl bazında çok yetersiz. Bu nedenle derin kuyu sondajlarımızdan sulama takviyesi yaparak su azlığını tolere etmeye çalışıyoruz. Kuraklıkla başa çıkabilmek için bahçemizin değişik bölgelerinde derin kuyu sondajı yaptırdık. Modern teknik tarım yöntemlerini kullanarak bitkilerimizin optimum düzeyde sulanması için gerekli altyapı yatırımlarımızı yaptık. Susuzluğun artması ülke çapında üretimin azalmasına, kalitenin düşmesine ürünün piyasa değerinin altında kalmasına neden olacaktır. Enflasyona bağlı olarak girdi maliyetlerinin oluşturduğu zorluklar da kar edemeyen çiftçilerimizin birer birer yatırımlarından kopmalarına sebep olabilir” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuraklik-hem-ceviz-ureticileri-hem-de-tarim-sektoru-icin-en-buyuk-tehdit-364716">Kuraklık hem ceviz üreticileri hem de tarım sektörü için en büyük tehdit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı İ. Kaan Sidar: &#8221;Kuraklık En Önemli Gündemimiz ve Bir Süre Daha Gündemden Düşmeyecek&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tugis-yonetim-kurulu-baskani-i-kaan-sidar-kuraklik-en-onemli-gundemimiz-ve-bir-sure-daha-gundemden-dusmeyecek-359735</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 15:42:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[düşmeyecek]]></category>
		<category><![CDATA[gündemden]]></category>
		<category><![CDATA[gündemimiz]]></category>
		<category><![CDATA[kaan]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sidar]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tügis]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359735</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS), “22 Mart Dünya Su Günü” dolayısıyla tüm dünyanın en önemli gündemlerinden biri olan kuraklığın tarım üretimine ve gıda sanayiine olan etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugis-yonetim-kurulu-baskani-i-kaan-sidar-kuraklik-en-onemli-gundemimiz-ve-bir-sure-daha-gundemden-dusmeyecek-359735">TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı İ. Kaan Sidar: &#8221;Kuraklık En Önemli Gündemimiz ve Bir Süre Daha Gündemden Düşmeyecek&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS), “22 Mart Dünya Su Günü” dolayısıyla tüm dünyanın en önemli gündemlerinden biri olan kuraklığın tarım üretimine ve gıda sanayiine olan etkileri hakkında açıklamalarda bulundu. “Kuraklık en önemli gündem maddelerimizden biri ve bir süre daha gündemimizden düşmeyecek” diyen TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı İ. Kaan Sidar, Su Hayattır diyerek suyun ve tarımsal üretimin doğrudan gıda üretimini etkilediğini de hatırlattı. Sidar; kısıtlı su kaynaklarının israfına yol açan geleneksel ve verimsiz sulama yöntemleri başta olmak üzere, tarımsal üretimde birçok sürdürülebilir değişikliğe gidilmesi gerektiğini vurguladı. </strong></p>
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı güncel kuraklık haritasında “olağanüstü kuraklık” görülen bölgeler dikkat çekiyor. Haritada, tarımsal üretim faaliyetlerinin olduğu bölgelerde de kuraklığın tehlike sınırına geldiği görülüyor. Dünya genelinde  küresel ısınma nedeniyle buzulların erimesi,  kar yağışı başta olmak üzere yağış ve rüzgar düzenlerinin değişmesi, buharlaşmanın artması gibi iklim değişikliği kaynaklı sorunlar, kuraklık ya da ani sel baskınlarına neden oluyor. Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası da (TÜGİS), “22 Mart Dünya Su Günü” dolayısıyla tüm dünyanın en önemli gündemlerinden biri olan kuraklığın tarım üretimine ve gıda sanayiine olan etkilerine dikkat çekti.<strong> </strong></p>
<p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan <strong>Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar,</strong> kuraklığın içilebilir su kaynakları üzerindeki kaçınılmaz etkisinin yanı sıra, tarımda ve hayvancılıkta üretimden toprağın bozulmasına, tarımsal zararlıların yayılım alanları ve türlerindeki artışlara kadar birçok olumsuz etkisi olabileceğini kaydetti. Sidar, “Türkiye ve dünya gündemindeki birçok olay, hammadde üretimi ve tedariki başta olmak üzere gıda endüstrisini etkileyen sonuçlara sebep oldu. Küresel anlamda ortak bir gündem olan kuraklık ise önlem alınması gereken konuların başında geliyor” dedi.</p>
<p><strong>Su döngüsünde düzen değişiyor</strong></p>
<p>Başkan Sidar açıklamalarında dünyanın su kaynakları ile ilgili yapılan öngörülerde, küresel ısınmanın neden olduğu sıcaklık artışlarıyla birlikte kış aylarında yağışların daha çok yağmur şeklinde düşmesi, kar örtüsünün ise daha hızlı eriyerek yüzeysel akışa katılması nedeniyle yağışlardan yeterince faydalanılamadığını vurguladı. Bu durumun ise özellikle yüksek rakımlardaki kar yağışı döngüsüyle kentsel-tarımsal su ihtiyacını karşılayan bölgelerde, suya en çok ihtiyaç duyulan zamanlarda su sıkıntısı probleminin oluşabileceğinin altını çizdi. Sidar, “Su döngüsünün düzeninin değişmesi, başta su kaynaklarının kalitesini ve su teminini önemli ölçüde değiştirecek. Bu etkiler de suyun hayati öneme sahip olduğu tarım üretimi ve hayvancılık başta olmak üzere, iklimin doğrudan etkisinin görüldüğü gıda sektörü dahil birçok sektörü etkileyecek” açıklamalarında bulundu.</p>
<p><strong>2023 yılında tarımsal üretimde kuraklığın etkileri görülecek</strong></p>
<p>Sürdürülebilir su tüketimine de dikkat çeken Sidar, “İklim değişikliği, çölleşme ve erozyonla mücadele edebilmek için toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini sağlamak gerekiyor. Bunun için de tarımsal alanlardaki sulama faaliyetleri öncelikli olmak üzere, verimli su kaynağı kullanımı oldukça önemli. Bu konuda tarımsal üreticilerimizden başlayarak kamu ve özel sektör kuruluşlarına da rol düşüyor”  dedi.  Sidar, kuraklığın 2023 yılında tarımsal üretimdeki etkilerini değerlendirerek “Bu sene kuraklığın ülkemizdeki etkisi daha da fazla görülecek. Kış yağışları yeterli oranlarda gerçekleşmedi. Ayrıca ülkemizin 11 ilini etkileyen depremler ve akabinde yaşanan seller, bu yılın başından itibaren bölgedeki tarımsal üretimi, ürünlerin kalitesini ve ürünlerin gıda sanayinde kullanılmak üzere tedarikini etkiledi. Yaşanan felaket, insanların temel ihtiyacı olan gıda üretimini de olumsuz etkileyerek o bölge özelinde kuraklıkla birlikte ikinci darbeyi de vurmuş oldu” açıklamalarını yaptı. </p>
<p><strong>Kuraklık tarımsal üreticinin üretim tercihlerini de etkiliyor</strong></p>
<p>Gıda sektöründe en önemli faktörün hammadde ve hammaddenin kalitesi olduğunu vurgulayan   TUGİS Yönetim Kurulu Başkanı İ. Kaan Sidar, kuraklığın tarımsal üreticinin o sene ekeceği ürün tercihinde de etkili olduğunu ekledi.  Bir kişinin bir günlük gıda ihtiyacının karşılanabilmesi için 4.000 litre suya ihtiyaç duyulduğunu belirten Sidar,  “Yetişmesi sırasında aşırı miktarda suya ihtiyaç duyan ürünlerin üretiminde, kuraklığa bağlı olarak yıllar içinde düşüş olacaktır. Bunun önüne geçilmesi için kuraklıkla mücadele adımlarının kararlı bir şekilde atılması ve istikrarlı gıda arzının sağlanması kritik önem taşıyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugis-yonetim-kurulu-baskani-i-kaan-sidar-kuraklik-en-onemli-gundemimiz-ve-bir-sure-daha-gundemden-dusmeyecek-359735">TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı İ. Kaan Sidar: &#8221;Kuraklık En Önemli Gündemimiz ve Bir Süre Daha Gündemden Düşmeyecek&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Kuraklık Sorunu Sürdürülebilir Tarım Politikalarıyla Çözülebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-kuraklik-sorunu-surdurulebilir-tarim-politikalariyla-cozulebilir-359048</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 09:28:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çözülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[politikalarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359048</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son 25 yılın en kurak kışını geçiren Türkiye’deki yağış azlığı, baraj ve göletlerdeki etkisini gözler önüne serdi. Türkiye’de sofralara en doğal ve sağlıklı ürünleri kazandıran Duru Gıda, 22 Mart Dünya Su Günü özelinde artan su krizi ve tarımda yaşanacak kuraklığın etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-kuraklik-sorunu-surdurulebilir-tarim-politikalariyla-cozulebilir-359048">Türkiye&#8217;de Kuraklık Sorunu Sürdürülebilir Tarım Politikalarıyla Çözülebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son 25 yılın en kurak kışını geçiren Türkiye’deki yağış azlığı, baraj ve göletlerdeki etkisini gözler önüne serdi. Türkiye’de sofralara en doğal ve sağlıklı ürünleri kazandıran Duru Gıda, 22 Mart Dünya Su Günü özelinde artan su krizi ve tarımda yaşanacak kuraklığın etkileri hakkında açıklamalarda bulundu. <br /><strong>Kuraklık Riskinin Çözümü Sürdürülebilir Tarım</strong></p>
<p>Pandemi, savaş, kuraklık, doğal afetler gibi ülkemizi ve bakliyat sektörünü doğrudan etkileyen dönemlerden geçtiğimizi belirten Duru Bulgur Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru, gelişmiş ülkelerin temel tarım ürünlerinde daha korumacı politikalar uygulamaya başladığını söyledi.  Duru, “İhracat yasakları ve kuraklık dolayısıyla yurtiçinde de rekolte kaybı yaşandı” dedi. Kuraklığın ülkemizdeki yansımalarına bakıldığında temel sorunlardan birinin yanlış tarım uygulamaları olduğuna işaret eden Duru, “İlkbahar mevsiminde beklenen yağışın olmaması durumunda ülkemizi bekleyen kuraklık etkilerinin her geçen gün artacağı öngörülüyor. Tehlikenin boyutunu ve uzun vadede hayatımıza olan etkilerini iyi değerlendirip buna yönelik çalışmalar yapmalı ve tedbirler almalıyız. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Şubat ayı yağış raporuna göre Türkiye geneli Şubat ayı yağışları, normalinin ve geçen yıl Şubat ayı yağışlarının altında gerçekleştiği belirtiliyor. Türkiye’nin “tahıl ambarı” olarak adlandırılan İç Anadolu bölgesinde bakıldığında ise 2022 yılı Şubat ayı yağışlarına göre %43 azalma gerçekleşti. Yanlış ürün ekimleri, aşırı sulama, anız yakma gibi yanlış tarım uygulamaları toprağın yapısal ve fiziki kimyasal özelliklerine zarar verdiğinden kuraklık kaçınılmaz olarak karşımıza çıkıyor” dedi.</p>
<p><strong>Obruk Sayısı Hızla Artıyor</strong></p>
<p>İç Anadolu Bölgesi’nin kurak arazi yapısına bakıldığında, ekim yapılacak ürünün doğru tespit edilmesinin tarımın sürdürülebilirliği adına son derece önemli olduğunu söyleyen Duru “Mısır, pancar gibi fazla su ihtiyacı olan ve bu bölgeye uygun olmayan ürünlerin ekilme ısrarı kurak bölgelerdeki kuyuların su miktarının tükenmesine neden oluyor. Bu bölgede Havza bazlı tarım politikasının somut olarak uygulanması stratejik öneme sahip ürünlerin verimliliğini artırmak, üretimini ve dışa bağımlılığını azaltmak adına etkili olacaktır” dedi. Hububat üretiminin en önemli merkezlerinden Konya Ovası’ndaki obruk oluşumunun yer altı sularının tarım üretiminde bilinçsiz olarak kullanımı nedeniyle artmaya devam ettiğini söyleyen Duru, “Uzmanların açıklamalarına göre Konya&#8217;da artık her yıl 20-30 arası obruk oluştuğunun gözlemlendiği bildirildi. Yanlış tarım uygulamaları konusunda uzun yıllardır toplum genelinde farkındalık sağlamaya çalışıyoruz.  Bütün bu nedenler göz önünde bulundurulduğunda kurak arazi yapısına, kıraç arazilere uygun ürünler yetiştirilmesinin zorunlu hale geldiğini söyleyebiliriz. Sürdürülebilir bir tarım hedefliyorsak tarım yapılan arazilerde telafi edilemez değişiklikleri önlemeliyiz. Sürdürülebilir tarımı destekleyerek, ekilebilir alanlarımızı daha iyi değerlendirmek ve besin değeri yüksek daha fazla ürün elde etmek zorundayız” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-kuraklik-sorunu-surdurulebilir-tarim-politikalariyla-cozulebilir-359048">Türkiye&#8217;de Kuraklık Sorunu Sürdürülebilir Tarım Politikalarıyla Çözülebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
