<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>krizler | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/krizler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/krizler</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 May 2026 08:13:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>krizler | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/krizler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/jeopolitik-krizler-dolandiricilarin-istahini-kabartiyor-636052</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 08:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bunlar]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcılar]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcıların]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[iştahını]]></category>
		<category><![CDATA[jeopolitik]]></category>
		<category><![CDATA[kabartıyor]]></category>
		<category><![CDATA[krizler]]></category>
		<category><![CDATA[mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636052</guid>

					<description><![CDATA[<p>Jeopolitik gerginlik ve çatışmalar, çevrimiçi dolandırıcılar için potansiyel fırsatlar doğuruyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jeopolitik-krizler-dolandiricilarin-istahini-kabartiyor-636052">Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Jeopolitik gerginlik ve çatışmalar, çevrimiçi dolandırıcılar için potansiyel fırsatlar doğuruyor. Dolandırıcılar, bu olayların potansiyel kurbanların dikkatini çekmek için harika bir yol olduğunu biliyor; onların korku ve sempati duygularını eşit ölçüde istismar ediyor. Ukrayna ya da İran olsun, jeopolitik kargaşanın hâkim olduğu arka plan, dolandırıcıların hedeflerine ulaşmak için uydurdukları hikâyelere ağırlık katıyor.</strong>  <strong>Siber güvenlik şirketi ESET bu dönemde dolandırıcıların hangi yöntemleri kullandığını ön plana çıkararak değerlendirmelerde bulundu. İnternet kullanıcılarının zarar görmemesi için önerilerini paylaştı.</strong></p>
<p>Dolandırıcılar hangi taktikleri seçerlerse seçsinler, nihai hedef genellikle aynıdır: Kimlik bilgilerinizi veya kişisel ve finansal verilerinizi ele geçirmek. Ya da sizi doğrudan kandırarak var olmayan kuruluşlara ödeme yapmanızı sağlamak. Bunlar yeni teknikler değil denenmiş ve test edilmiş tekniklerdir. e-posta, kısa mesaj, sosyal medya veya telefon görüşmesi yoluyla gelebilirler. Farklı olan şey, zamanlamaya ve maksimum etkiye göre özel olarak tasarlanmış tuzaktır.</p>
<p><strong>Dolandırıcılar hangi  dolandırıcılık yöntemlerini kullanıyorlar? </strong></p>
<p><strong>Sahte ücretler </strong>Bir banka veya güvenilir bir şirketten, hesabınızda &#8220;İran veya Ukrayna&#8221; ile ilgili var olmayan ücretler olduğunu bildiren bir arama veya SMS alırsınız. FTC&#8217;ye göre, daha sonra sizi banka hesap bilgilerinizi vermeye ikna eden bir devlet memuruna bağlanabilirsiniz.</p>
<p><strong>Sahte hayır kurumları </strong>Jeopolitik kargaşa genellikle insanlara kötü hissettirir ve bu da insanların duygularını harekete geçirir. Meşru yardım kuruluşları, çatışmanın ortasında kalan masum vatandaşları desteklemek için bağış toplayabilir. Dolandırıcılar bunu bilir ve bağış toplamak için kendi sahte hayır kurumlarını kurar veya meşru kurumların kimliğine bürünür. Taleplerine ağırlık kazandırmak için profesyonel görünümlü web sitelerine sahip olabilirler. Ancak şüphesiz ki bu dolandırıcılıklara kanarsanız sonunda onlara paranızı, kart bilgilerinizi veya her ikisini birden vermiş olursunuz. </p>
<p><strong>Seyahat dolandırıcılığı </strong>Askeri çatışmalar genellikle ani uçuş iptallerine, sınır kontrollerine ve seyahatle ilgili diğer aksaklıklara neden olabilir. Dolandırıcılar, havayolu şirketleri ve devlet kurumlarının kimliğine bürünerek bundan yararlanabilir. Vize işlemlerini kolaylaştırma veya rezerve edilen uçuş ve konaklama için geri ödeme teklifinde bulunabilirler. Ancak tek amaçları kişisel ve finansal bilgilerinizi ele geçirmektir.</p>
<p><strong>Yatırım dolandırıcılığı </strong>FBI’a göre, geçen yıl yatırım dolandırıcılığı diğer tüm siber suç türlerinden daha fazla para topladı: 8,6 milyar doların üzerinde. Nitekim dolandırıcılar, bu alanda amaçlarına ulaşmak için jeopolitik durumdan yararlanabilirler; örneğin enflasyona veya piyasadaki istikrarsızlığa karşı bir koruma olarak garantili getiri sunduklarını iddia ederek.</p>
<p><strong>Sansasyonel (sahte) haberler </strong>Siyasi ve sosyal karışıklıklar genellikle tıklanmaya değer çok sayıda içerik üretir. Sorun, bunların bir kısmının tamamen sahte olmasıdır. Dolandırıcılar, sansasyonel &#8220;sızdırılmış videolar&#8221; ve &#8220;son dakika haberleri&#8221;ni kullanarak sizi kötü amaçlı bağlantılara tıklamaya yönlendirir. Bunun en olası sonucu, telefonunuza veya bilgisayarınıza bir bilgi hırsızı bulaşmasıdır. Bu tür kötü amaçlı yazılımlar, parolaları toplamak, tuş vuruşlarını kaydetmek ve hatta oturum çerezlerini çalarak hesaplarınızdaki çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) atlatmak için tasarlanmıştır.</p>
<p><strong>Ön ödeme dolandırıcılığı </strong>Bu, belki de en eski dolandırıcılık yöntemlerinden biridir. Hiç tanışmadığınız birinden aniden bir mesaj alırsınız. Bu kişi, bir tür idari masraf için önceden küçük bir ücret öderseniz servetinden pay alabileceğinize dair fantastik bir hikâye anlatır. Bu şablon, halihazırda Orta Doğu&#8217;daki mevcut çatışma için yeniden kullanılıyor.</p>
<p><strong>Bu tür dolandırıcılık yöntemlerini nasıl tespit edebilirsiniz?</strong></p>
<p>Üretken yapay zekâ araçları sayesinde, dolandırıcıların amaçlarına ulaşmak için son derece ikna edici yazılı içerikler, videolar ve web siteleri oluşturması hiç olmadığı kadar kolay hâle geldi. Ancak sizi güvende tutacak bazı belirgin işaretler vardır. Şunlara dikkat edin:</p>
<ul>
<li>Gerçek olamayacak kadar iyi olan büyük meblağlı para teklifleri,</li>
<li>E-posta, SMS, mesajlaşma uygulaması, telefon görüşmesi veya sosyal medya yoluyla istenmeyen iletişim,</li>
<li>Kişisel ve finansal bilgi talepleri,</li>
<li>Acil durum yaratarak veya duygusal yönünüze hitap ederek sizi dolandırıcının lehine bir karar vermeye zorlama girişimleri.</li>
</ul>
<p><strong>Çatışmaya dayalı dolandırıcılıklara yanıt verme</strong></p>
<p>Bir şeyin tam olarak doğru görünmediğini veya kulağa doğru gelmediğini gösteren uyarı işaretlerini fark etmek daha kolay olacaktır. İyi bir kural, istenmeyen mesajlardaki bağlantılara asla tıklamamak veya ekleri açmamaktır; bunlar ikna edici ve güvenilir bir kaynaktan gönderilmiş gibi görünse bile. Mesajın gerçek olup olmadığını gerçekten öğrenmek istiyorsanız gönderenle bağımsız olarak kontrol edin; yani doğrudan yanıt vermeyin veya mesajdaki iletişim bilgilerini kullanmayın. Ya da haberle ilgiliyse doğrudan tercih ettiğiniz haber kaynağına gidin. Sosyal medya hesaplarına, özellikle havayolları ve benzeri kuruluşların müşteri hizmetleri hesapları gibi görünenlere karşı dikkatli olun. Bunları kurmak sandığınızdan daha kolaydır ve platform sağlayıcıları bunları kaldırma konusunda her zaman bir adım geride kalır. Hassas bilgileri asla telefonla paylaşmamalısınız.</p>
<p>Bilmediğiniz, daha önce duymadığınız sivil toplum örgütlerine karşı dikkatli  olun. Dolandırıcıların bu teknikleri kullanmasının nedeni, bunların işe yaramasıdır. Bunlar, iyi niyetimizi bize karşı kullanmak üzere tasarlanmıştır. Ek bir savunma katmanı olarak, tüm bilgisayarlarınızın ve cihazlarınızın, güvenilir bir tedarikçiden temin ettiğiniz kimlik avı önleme özellikleri de dâhil olmak üzere kötü amaçlı yazılımdan koruma yazılımlarıyla korunduğundan emin olun. Bu, dolandırıcılık vakalarının çoğunu filtrelemeye yardımcı olacaktır. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jeopolitik-krizler-dolandiricilarin-istahini-kabartiyor-636052">Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Çoklu Krizler Çağında Yeni Dünya Düzeni ve Riskler&#8221; panelinde yeni dönem dinamikleri tartışıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/coklu-krizler-caginda-yeni-dunya-duzeni-ve-riskler-panelinde-yeni-donem-dinamikleri-tartisildi-627206</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:38:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çağında]]></category>
		<category><![CDATA[çoklu]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[krizler]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[riskler]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627206</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Ekonomi Zirvesi 2026 kapsamında Zurich Sigorta Grubu Türkiye’nin katkısıyla düzenlenen “Çoklu Krizler Çağında Küresel Düzen ve Riskler” başlıklı panelde; küresel ölçekte eş zamanlı yaşanan ekonomik, jeopolitik ve toplumsal kırılmaların dünya düzenine etkileri kapsamlı biçimde değerlendirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/coklu-krizler-caginda-yeni-dunya-duzeni-ve-riskler-panelinde-yeni-donem-dinamikleri-tartisildi-627206">&#8220;Çoklu Krizler Çağında Yeni Dünya Düzeni ve Riskler&#8221; panelinde yeni dönem dinamikleri tartışıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Ekonomi Zirvesi 2026 kapsamında Zurich Sigorta Grubu Türkiye’nin katkısıyla düzenlenen “Çoklu Krizler Çağında Küresel Düzen ve Riskler” başlıklı panelde; küresel ölçekte eş zamanlı yaşanan ekonomik, jeopolitik ve toplumsal kırılmaların dünya düzenine etkileri kapsamlı biçimde değerlendirildi. Panelde, değişen güç dengeleri, artan belirsizlik ortamı ve Türkiye’nin bu yeni denklemdeki stratejik konumu çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Moderatörlüğünü Ahu Tanrıkulu’nun üstlendiği panelde; Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, Özyeğin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Evren Balta ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız konuşmacı olarak yer aldı. </p>
<p>Küresel Riskler Raporu’nun dünyanın artık istisnai değil kalıcı bir belirsizlik dönemine girdiğini net biçimde ortaya koyduğunu ifade eden <strong>Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, </strong>“Küresel Riskler Raporu, dünya genelinde 11 binden fazla iş insanı, akademisyen, kanaat önderi ve politikacı ile gerçekleştirildi. Bu denli geniş bir ekosistemden ortaya çıkan bu rapor, hepimiz için ciddi bir referans kaynağı olarak riskleri mercek altına alıyor. Raporda yer alan ilk 5 risk; ekonomik karışıklık, silahlı çatışmalar, olağanüstü hava olayları, toplumsal kutuplaşma, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon. Önümüzdeki iki yıl için beklenen riskler de jeoekonomik karışıklık ve silahlı çatışmaların öne çıkması. Bu risklerin gerçekleştiğini görüyoruz. Araştırmaya katılan karar alıcıların yüzde 90’ının kötümser, yüzde 50’sinin ise felaket senaryosu beklemesi, tarihimizdeki en yüksek karamsarlık seviyesine işaret ediyor. </p>
<p>Küresel ölçekte yaşanan çoklu krizler, dünya düzeninin köklü bir dönüşümden geçtiğini gösteriyor. Bu yeni dönemde kurumlar için asıl fark yaratan, belirsizliği doğru okuyabilmek ve değişen risk ortamına karşı proaktif ve entegre bir yaklaşım geliştirebilmektir. Jeopolitik, ekonomik ve teknolojik gelişmeleri birlikte okuyabilen, dayanıklılığı merkeze alan bütüncül stratejiler geliştirmek kritik önem taşıyor. Bu ortamda Türkiye’ye bakacak olursak, ülkemizin 900 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmi bulunuyor ve Türkiye dünya ekonomik sistemine entegre bir yapıda. Türkiye olarak çok olumlu bir yoldayız. Doğru ekonomik ve politik hamlelerle yükselişimize devam edeceğiz” dedi.</p>
<p>Panelde, küresel sistemde artan kırılganlıkların ekonomik etkilerin ötesinde politik, sosyolojik ve psikolojik sonuçlar da doğurduğu ifade edildi. Özellikle son dönemde tırmanan jeopolitik gerilimlerin bölgesel sınırları aşarak küresel riskleri derinleştirdiği belirtilirken, bu risklerin ekonomi üzerindeki belirleyici etkisinin giderek arttığına işaret edildi. Bu çerçevede, iş dünyasının daha dirençli, esnek ve öngörü odaklı stratejiler geliştirmesi gerektiğinin altı çizildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/coklu-krizler-caginda-yeni-dunya-duzeni-ve-riskler-panelinde-yeni-donem-dinamikleri-tartisildi-627206">&#8220;Çoklu Krizler Çağında Yeni Dünya Düzeni ve Riskler&#8221; panelinde yeni dönem dinamikleri tartışıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurumların kaderini krizler değil, kriz yönetimi değiştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kurumlarin-kaderini-krizler-degil-kriz-yonetimi-degistiriyor-364821</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 11:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[değiştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[kaderini]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[krizler]]></category>
		<category><![CDATA[kurumların]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364821</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurumların kaderini değiştirenin krizin kendisi değil, kriz yönetimi süreci olduğunu belirten uzmanlar, öngörülebilir kriz sebeplerini saptayan bir kurumun proaktif kriz yönetimi anlayışını benimseyerek olası krizleri engelleyebildiğini ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurumlarin-kaderini-krizler-degil-kriz-yonetimi-degistiriyor-364821">Kurumların kaderini krizler değil, kriz yönetimi değiştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kurumların kaderini değiştirenin krizin kendisi değil, kriz yönetimi süreci olduğunu belirten uzmanlar, öngörülebilir kriz sebeplerini saptayan bir kurumun proaktif kriz yönetimi anlayışını benimseyerek olası krizleri engelleyebildiğini ifade ediyor. Kriz anlarında doğru bilginin aktarılması ve şeffaflığın dikkate alınmasının da büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Pınar Aslan, strateji belirlemenin kriz yönetimini kolaylaştırdığına ve bu süreçte en önemli paydaşın kurum çalışanları olduğuna dikkat çekiyor.</strong></p>
<p> </p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Pınar Aslan, kurumlarda kriz durumlarını değerlendirdi ve kriz süreçlerinin nasıl yönetilmesi gerektiği ile ilgili tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><strong>Proaktif yönetimle krizler önlenebiliyor</strong></p>
<p>Krizlerin olağanüstü durumlar olarak değerlendirildiğini ve kurumların normal işleyişinin aksamasına neden olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Pınar Aslan, “Kriz sebepleri öngörülebilir ve öngörülemez olarak ikiye ayrılıyor. Öngörülebilir kriz sebeplerini saptayan bir kurum, proaktif kriz yönetimi anlayışını benimseyerek bu olası krizleri engelleyebilir. Öte yandan, her kurumun öngörülemez krizler yaşama ihtimali de vardır ve özellikle günümüz iletişim teknolojilerinin getirdiği hız, krizlerin patlama ve yayılma hızını artırdığı için her kurumun bu tür krizler yaşayabileceğini söylemek mümkün.” dedi.</p>
<p><strong>Kriz anlarında şeffaflık ilkesi dikkate alınmalı</strong></p>
<p>Kriz durumunda yapılması gerekenler listesinin ilk sırasında şeffaflığın yer alması gerektiğini belirten Doç. Dr. Pınar Aslan, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Kriz anları doğrunun daha da önem kazandığı zamanlardır. Özellikle de günümüz iletişim ortamları göz önünde bulundurulduğunda dezenformasyon ve bilgi boşluğu gibi riskli ortamlardan kaçınmak isteyen bir kurumun kendine yapabileceği en büyük iyiliğin krizin varlığını kabul etmesi ve ne olursa olsun doğruyu söylemekten vazgeçmemesi olduğu anlaşılacaktır. İtibar yönetimi çerçevesinde düşünüldüğünde de kriz anlarında doğruyu söylemeyi seçerek itibara da olumlu katkı yapıldığı, bu sayede en azından minimum hasarla krizden çıkmanın mümkün olduğu unutulmamalı. Kriz anlarında doğru bilginin aktarılması ve şeffaflık sürecinde süreklilik ilkesinin dikkate alınması da büyük önem taşıyor. Hedef kitlenin açıklama ve bilgi akışı beklentisi boşa çıkarılmamalı, ‘En doğru bilgiyi en hızlı şekilde bizden alabilirsiniz’ mesajına ters düşecek davranışlardan kaçınılmalı. Bu sayede hedef kitle, alternatif bir bilgi kaynağı arayışına girme ihtiyacı duymayacaktır.”</p>
<p><strong>Strateji belirlemeden kriz yönetimini başlatmak hata! </strong></p>
<p>Kriz durumunda izlenmesi gereken adımların sırasıyla strateji belirlenmesi, hızlı aksiyon alınması, ön araştırma yapılması, iç iletişim sürecine öncelik verilmesi ve hedef kitlenin bilgilendirilmesi şeklinde olması gerektiğine değinen Doç. Dr. Pınar Aslan, “Strateji belirlemeden kriz yönetimi sürecini başlatmak sık yapılan bir hatadır. Birçok kurum, kriz anında hazırlıksız yakalanmanın verdiği endişeyle düşünmeden harekete geçiyor ve bu da krizin daha da büyümesine neden oluyor. Strateji belirlemek krizi yönetmeyi kolaylaştırıyor. Kriz anında ne olduğunu anlamaya, doğru bilgiye ulaşmaya çalışan kurumun samimiyetle ‘Biz de ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz ve araştırıyoruz’ temalı bir mesaj vermesi bile yeterli olacaktır. Bunun yanında hızla eyleme geçilmesi önemlidir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Krizin varlığını kabul etmemek önemli bir hata</strong></p>
<p>Kurumların yaptığı bir diğer hatanın da krizin varlığını kabul etmemek ve eyleme geçme konusunda geç davranmak olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Pınar Aslan, “Bu nedenle krizin varlığını kabul eden bir kurumun belirlediği strateji çerçevesinde hızla eyleme geçmesi, krizin gidişatını değiştirecek bir durumdur. Bu süreçte araştırma yapmak ve duruma dair bilgi sahibi olmak büyük önem taşıyor. Hiçbir araştırma yapmadan, hedef kitlenin ne düşündüğünü bilmeden bir sonraki adımı tayin etmek riskleri de beraberinde getiriyor. Günümüz teknolojilerinin özellikle hedef kitlenin krizi nasıl karşıladığını ölçümleme konusunda büyük bir fırsat sunduğunu söylemek mümkün. Bu nedenle hedef kitle ve medyanın ilk tepkisini araştırıp eyleme geçmek, krize dair yapılacak açıklamanın içeriğinin nasıl olması gerektiğini gösterir yöndedir.” dedi.</p>
<p><strong>Kriz anlarının en önemli paydaşı çalışanlar!</strong></p>
<p>Kriz anlarında dikkat edilmesi gereken en önemli paydaşın kurum çalışanları olduğunun altını çizen Doç. Dr. Pınar Aslan, “Kriz anları iç iletişimin stratejik bir önem kazandığı zamanlardır. Çalışanların herkesten önce bilgilendirilmesi krizin kontrol altına alınabilmesini kolaylaştıracaktır. Günümüzde yaşanan krizleri düşündüğümüzde özellikle de sosyal medyaya sızan videolarda çalışanların olası payının unutulmaması gerekiyor. Doğru bilgilendirilmiş, çalıştığı kuruma güvenen bir çalışan kurumun elçisi olarak önemli bir temsiliyet sağlar ve kriz yönetimi sürecine artı değer katar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kriz yönetimi kurumların kaderini değiştiriyor</strong></p>
<p>Doç. Dr. Pınar Aslan, kriz durumunda bir diğer önemli aşamanın hedef kitlenin bilgilendirilmesi olduğunu söyledi ve sözlerini şöyle tamamladı: </p>
<p>“Şeffaflık, süreklilik ve samimiyet hedef kitlenin bilgilendirilmesi sürecinde asla unutulmaması gereken konulardır. Krizler her kurumun karşılaşabileceği olağanüstü durumlardır ve kurumların kaderini değiştiren krizin kendisi değil kriz yönetimi sürecidir. Özellikle hedef kitlenin erişim sağladığı tüm kanallardan bilgilendirilmesi büyük önem taşıyor. İç ve dış hedef kitlesiyle güvene dayalı ve şeffaf bir ilişki kurmayı başarmış bir kurum kriz anlarından minimum hasarla çıkabilecekken itibar yönetimini de başarıyla devam ettirme fırsatı yakalayacaktır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurumlarin-kaderini-krizler-degil-kriz-yonetimi-degistiriyor-364821">Kurumların kaderini krizler değil, kriz yönetimi değiştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
