<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>krizini | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/krizini/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/krizini</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 30 Nov 2025 16:38:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>krizini | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/krizini</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gençler iklim krizini doğada ele aldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gencler-iklim-krizini-dogada-ele-aldi-595607</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Nov 2025 16:38:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[doğada]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[krizi]]></category>
		<category><![CDATA[krizini]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Belediye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595607</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “İklim Krizi ve Doğa Etkinliği”, gençleri doğayla buluştururken, atölye çalışmaları ile farkındalıklarına da katkı sağladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gencler-iklim-krizini-dogada-ele-aldi-595607">Gençler iklim krizini doğada ele aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “İklim Krizi ve Doğa Etkinliği”, gençleri doğayla buluştururken, atölye çalışmaları ile farkındalıklarına da katkı sağladı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen söyleşide de Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş, çevre ve iklim konusundaki çalışmalarını aktardı.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği iş birliğinde Nilüfer Belediyesi Fadıllı Havacılık ve Doğa Sporları Merkezi’nde düzenlenen “İklim Krizi ve Doğa Etkinliği”, gençlerin çevre bilincini artırmayı hedefledi. Etkinlikte doğada keyifli vakit geçiren, takım oyunları oynayan ve geri dönüştürülebilir malzemelerden kukla yapan gençler, sonrasında Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş ile gençlik ve iklim odağında kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi.</p>
<p><strong>ATIK YÖNETİMİNDE ÖNCÜ ADIMLAR</strong></p>
<p>Söyleşide, gençlerin en çok merak ettiği konulardan biri olan atık yönetimi hakkında bilgiler veren Güleş, Nilüfer Belediyesi’nin bu konuda öncü olduğunu ve henüz mevzuat çıkmadan ambalaj atıklarını çöpten ayrı topladığını vurguladı. Geri dönüştürülebilir atıkların toplanma sürecine değinen Güleş, atıkların karışık olarak toplanmasına rağmen daha sonra Toplama Ayırma Tesisi’ne gönderildiğini belirtti. Güleş, bu tesiste cam, kağıt, plastik ve metallerin kategorilerine göre ayrıldığını, her malzemenin farklı alıcısı ve dönüştürücüsü olduğunu ifade etti.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi Atık Getirme Merkezi’nin, 2020 yılından bu yana Alaaddinbey Ek Hizmet Binası kampüsünde faaliyet gösterdiğini söyleyen Güleş, “Bu merkezde, tekstil atıkları, elektronik atıklar, pil ve akümülatörler, tıbbi atıklar, atık motor yağları ve atık bitkisel yağlar dahil 14 ayrı türde atık ayrı toplanarak, lisanslı firmalar aracılığıyla kontrollü bir şekilde bertaraf ediliyor” dedi.</p>
<p><strong>BİTKİSEL ATIK YAĞLARA DİKKAT ÇEKTİ</strong></p>
<p>Özellikle bitkisel atık yağların çevreye verdiği zararlara dikkat çeken Güleş, kullanılmış bitkisel yağların lavaboya dökülmesinin, kanalizasyon sistemlerini tıkayarak büyük maliyetlere yol açtığını kaydetti. Toprağa karışmasının ise yeraltı sularını kirlettiğini ve yangınlara sebep olduğunu anlatan Güleş, su ortamına dökülen yağların, suyun üzerini kaplayarak oksijen transferini engellediğini ve su altındaki canlı yaşamını bitirdiğini ifade etti. Güleş, lisanslı firmalar tarafından toplanan atık yağların daha çevreci bir yakıt olan biyodizele dönüştürüldüğünü de sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>İKLİM KRİZİ VE ULUSLARARASI HEDEFLER</strong></p>
<p>Artık kullanılan kavramın “iklim değişikliği” değil, sonuçları itibarıyla günlük yaşamı doğrudan etkileyen bir “iklim krizi” olduğunu vurgulayan Güleş, krizin su yoksunluğu, yangınlar, sel ve fırtına gibi aşırı hava olayları olarak kendini gösterdiğini anlattı. Uluslararası hedefin, küresel sıcaklık artışının sanayi devrimi öncesine göre 1,5 derece ile sınırlanması olduğunu hatırlatarak, bunun için fosil yakıtlardan çıkılması, ulaşım metotlarının gözden geçirilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p><strong>GERİ DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI</strong></p>
<p>Nilüfer Belediyesi’nin geri dönüşüm konusundaki çalışmalarından da bahseden Güleş, belediyenin pazarlardan toplanan sebze, meyve atıkları ile hizmet binalarından çıkan çay ve kahve posalarını kullanarak kompost tesisi işlettiğini kaydetti. Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün budama atıklarından da kompost üretildiğini belirten Güleş, bu kompostun toprak kalitesini iyileştirip su tutma kapasitesini artırdığına dikkat çekti ve isteyen vatandaşlara ücretsiz olarak sunulduğunu ekledi.</p>
<p><strong>SORUNLARI İLETİN</strong></p>
<p>Konuşmasında gençlere önemli bir çağrı da yapan Güleş, sosyal medya ve dijital kanalları kullanarak, belediyeleri çalıştırmalarını söyledi. Çevrelerinde gözlemledikleri sorunları ilgili kurumlara iletmelerini tavsiye eden Güleş, yerel yöneticilerin bu taleplere büyük önem verdiğini de sözlerine ekledi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gencler-iklim-krizini-dogada-ele-aldi-595607">Gençler iklim krizini doğada ele aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tatlı Krizini Yenmenin 8 Püf Noktası!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tatli-krizini-yenmenin-8-puf-noktasi-460937</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 May 2024 09:54:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[krizini]]></category>
		<category><![CDATA[noktası]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[yenmenin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=460937</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bazen yemek sonrası bazen de durduk yerde canınız ille de tatlı mı çekiyor? Üstelik son zamanlarda bu bir alışkanlık haline mi dönüştü?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tatli-krizini-yenmenin-8-puf-noktasi-460937">Tatlı Krizini Yenmenin 8 Püf Noktası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tam da yaz aylarında ince ve fit olmak isterken, önce masumane başlayıp zamanla tehdide dönüşen tatlı yeme isteğine nasıl karşı koyacağınızı bilemiyor musunuz? Umutsuzluğa kapılmayın! </p>
<p><strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Nur Erdoğan</strong> “Tatlı isteği bazen henüz tanı almadığımız diyabet hastalığının ilk belirtilerinden de olabilir. Bu nedenle düzenli kan testi yaptırmak; vücudumuzdaki hastalıkları öğrenmek ya da eksikliğini yaşadığımız vitamin ve mineral eksikliklerini saptamak açısından çok kıymetlidir.</p>
<p>Eğer tatlı isteğinin altında ciddi bir sağlık sorunu yatmıyorsa günlük yaşam alışkanlıklarınızda bazı basit ama etkili değişiklikler yaparak tatlı krizini önleyebilirsiniz” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan, tatlı krizini yenmenin 8 püf noktasını sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Meyve ile tatlandıracağınız yoğurt/süt tüketin</strong></li>
</ul>
<p>Canınız tatlı çektiğinde mevsim meyvesi ile tatlandıracağınız bir kase yoğurt tercih edin. Bu karışım hem tatlı isteğinizi giderecek hem de kan şekerinizin aniden yükselmesini ve sindirim sürelerini uzatarak daha hızlı acıkmanızı önleyecektir. </p>
<ul>
<li><strong>Mutlaka ara öğün yapın</strong></li>
</ul>
<p>Uzun süreli açlıklarda kan şekeri düşer ve bu vücutta tatlı isteği şeklinde algılanabilir. Bu nedenle beslenmenize ara öğün ekleyerek kan şekeri dengesini sağlayabilir ve canınızın tatlı çekmesini engelleyebilirsiniz. </p>
<ul>
<li><strong>Yeterince su içmeyi ihmal etmeyin</strong></li>
</ul>
<p>Beyinde susama ve acıkma aynı yerden kontrol edilir. Bu nedenle bazen susuzluk hissi, açlık veya tatlı isteğiyle karıştırılabilir. Su tüketimini yeterli miktarda yapmak gereksiz kalori alımının da önüne geçmek için en sağlıklı yöntemdir. </p>
<ul>
<li><strong>Basit karbonhidrattan uzaklaşın</strong></li>
</ul>
<p>Beslenmenizde glisemik indeksleri düşük olan beyaz un ve şeker gibi basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratlara yer vererek kan şekerinizin daha yavaş yükselmesini destekleyebilirsiniz. Tam buğday, sebze, kurubaklagiller gibi kompleks karbonhidratlar kan şekerinizin daha yavaş yükselmesine yardımcı olurken tatlı isteklerini de engeller.</p>
<p><strong> </strong></p>
<ul>
<li><strong>Yeterli ve kaliteli uyuyun</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan “Yapılan çalışmalar 5 saat ve daha az uyumayı şekerli içecek tüketimiyle ilişkili buluyor. Çünkü uykusuz kalınca günlük enerjimiz düşüyor ve onu toplamak için sürekli atıştırmalık tüketiyoruz. Tatlı isteği ya da atıştırma yanılgısına düşmemek için uykunuzu aldığınıza, yeterli ve kaliteli uyuduğunuza emin olun” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Posalı besinler tüketin</strong></li>
</ul>
<p>Besinlerde yer alan posa (lif) midenin boşalmasını geciktirerek daha uzun süre tok kalmayı sağlar. Kan şekerinin ani yükselmelerini de engelleyerek hep aynı seviyelerde olmasını ve tatlı isteğini engellemeye yardımcı olur.</p>
<ul>
<li><strong>Çay ve kahve yerine bitki çayını tercih edin</strong></li>
</ul>
<p>Çay ve kahve gibi alışkanlıklar tatlı atıştırmalıkları hatırlatır. Herhangi bir mide, bağırsak, böbrek veya tansiyon hastalığınız yoksa çay ve kahve yerine günde bir fincan kadar bitki çayı (içine tarçın kabuğu, karanfil katarak) tüketerek tatlı isteğini bastırabiliriz. </p>
<ul>
<li><strong>Düzenli sağlık kontrolünüzü yaptırın</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan “Tatlı isteği bazen henüz tanı almadığımız diyabet hastalığının ilk belirtilerinden de olabilir. Bu nedenle düzenli kan testi yaptırmak; vücudumuzdaki hastalıkları öğrenmek ya da eksikliğini yaşadığımız vitamin ve mineral eksikliklerini saptamak açısından çok kıymetlidir” diyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tatli-krizini-yenmenin-8-puf-noktasi-460937">Tatlı Krizini Yenmenin 8 Püf Noktası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim krizini durdurma ve hafifletme mümkün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iklim-krizini-durdurma-ve-hafifletme-mumkun-422279</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Nov 2023 09:54:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[durdurma]]></category>
		<category><![CDATA[hafifletme]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[krizini]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=422279</guid>

					<description><![CDATA[<p>İklim yıkımının, dünya çapında artan sıcaklık, doğal felaketlerin artışı ve ekosistemlerin bozulması gibi faktörlerle karakterize edilen bir çevresel kriz olduğunu dile getiren uzmanlar, ekosistemlerin bozulması olduğunu da söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-krizini-durdurma-ve-hafifletme-mumkun-422279">İklim krizini durdurma ve hafifletme mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İklim krizini durdurma ve hafifletme mümkün!</strong></p>
<p><strong>İklim yıkımının, dünya çapında artan sıcaklık, doğal felaketlerin artışı ve ekosistemlerin bozulması gibi faktörlerle karakterize edilen bir çevresel kriz olduğunu dile getiren uzmanlar, ekosistemlerin bozulması olduğunu da söylüyor. İklim yıkımının sosyal ve ekonomik sorunlara da yol açtığını ifade eden Çevre Etiği Forumu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özdemir, “Dünyada artan mülteci sayısına bir de bu açıdan bakılmalı. Temel ihtiyaçlarını karşılayamayan insanlar doğal olarak daha iyi bir yaşam için ülkelerini terk ediyor.”</strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. İbrahim Özdemir: “Hep birlikte çalışarak, gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir gezegen bırakabiliriz.”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Çevre Etiği Forumu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özdemir, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ‘iklim yıkımı başladı’ sözüne atıfta bulunarak, iklim krizine dair değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Guterres’in ifade ettiği gibi tüm dünyanın sıcak bir yaz geçirdiğini, tahminlerin üzerinde gerçekleşen sıcaklıkların bir yandan büyük yangınlara, diğer yandan da kuraklıklara sebep olduğunu hatırlatan Prof. Dr. İbrahim Özdemir, iklim değişikliğinin sonucu olarak bu yıl büyük sel felaketlerine tanık olunduğunu, sadece Libya’da yaşanan sel felaketinin maddi-manevi kayıplara neden olduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>İklim yıkımı bir çevresel kriz</strong></p>
<p>Prof. Dr. Özdemir, şunları kaydetti:</p>
<p>“Öncelikle iklim yıkımı, dünya çapında artan sıcaklık, doğal felaketlerin artışı ve ekosistemlerin bozulması gibi faktörlerle karakterize edilen bir çevresel krizdir. Bu fenomen, insan etkisinin büyük bir parçasıdır ve atmosferdeki sera gazlarının artması, fosil yakıtların aşırı kullanımı, ormansızlaşma ve endüstriyel faaliyetler gibi insan faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır.</p>
<p>İklim yıkımının temel nedenlerinden biri, sera gazlarının atmosferde birikmesi ve gezegenimizin ısınmasına yol açmasıdır. Fosil yakıtların yanması, endüstriyel tesislerin sera gazları salınımı ve ormanların kesilmesi bu gazların artmasına katkı sağlamaktadır. Bu, sera etkisinin güçlenmesine neden olur ve sonucunda deniz seviyelerinin yükselmesi, sıcaklık artışı, aşırı hava olayları ve kuraklık gibi iklim değişiklikleri meydana gelir.”</p>
<p><strong>Tüm güzelliklerin kaynağı olan ekosistemlerin bozulması da bir iklim yıkımı </strong></p>
<p>İklim yıkımının bir diğer yönünün de dünyadaki tüm güzelliklerin kaynağı olan ekosistemlerin bozulması olduğunu kaydeden Prof. Dr. Özdemir, artan sıcaklıkların doğal yaşam alanlarını yok ettiğini ve birçok türün soyunun tükenmesine yol açtığını da söyledi.</p>
<p>Denizlerdeki asitlenmenin, mercan resiflerinin zarar görmesine ve deniz canlılarının yaşamını zorlaştırmasına neden olduğunu, ormanların yok olmasının, karbon emme kapasitesini azalttığını ve bunun da sera gazlarının daha hızlı birikmesine yol açtığını anlatan Prof. Dr. Özdemir, şunları dile getirdi:</p>
<p><strong>Temel ihtiyaçlarını karşılayamayan insanlar ülkelerini terk ediyor</strong></p>
<p>“İklim yıkımı, aynı zamanda sosyal ve ekonomik sorunlara da yol açar. Kuraklık, tarım alanlarını etkiler ve gıda üretimini azaltır, bu da gıda fiyatlarının yükselmesine ve açlığın artmasına neden olur. Aşırı hava olayları, milyonlarca insanın evini kaybetmesine ve ekonomik zarara yol açar. Deniz seviyelerinin yükselmesi, kıyı bölgelerini tehdit eder ve milyonlarca insanı yerinden edebilir. Dünyada artan mülteci sayısına bir de bu açıdan bakılmalı. Temel ihtiyaçlarını karşılayamayan insanlar doğal olarak daha iyi bir yaşam için ülkelerini terk ediyor.”</p>
<p><strong>İklim yıkımının sonuçları neler? </strong></p>
<p>Prof. Dr. Özdemir, iklim yıkımı devam ettiği takdirde, gezegenimizin geleceğinin ciddi tehlikede olacağını belirterek, “Geleceğimiz derken, çocuklarımızın ve torunlarımızın içinde yaşayacağı bir zamandan bahsediyoruz. Deniz seviyelerinin yükselmesi, kıyı bölgelerini sular altında bırakabilir ve büyük şehirlerin sular altında kalmasına neden olabilir. Aşırı sıcaklık, tarım alanlarını verimsiz hale getirebilir ve gıda krizlerine yol açabilir. Ekosistemlerin bozulması, biyoçeşitliliği azaltır ve türlerin soyunun tükenmesine neden olur. Sosyal çatışmaların artması, göç dalgalarını tetikleyebilir ve milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Umutsuzluk yerine eyleme geçilmeli…</strong></p>
<p>Umutsuzluğa kapılmak yerine, iklim yıkımını önlemek ve hafifletmek için eyleme geçmenin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Özdemir, ilk adımın, sera gazı emisyonlarını azaltmak ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçiş yapmak olduğunu, ardından fosil yakıtların yerine yenilenebilir enerji kaynakları kullanmanın sera gazlarının salınımını azaltabileceğini, ayrıca enerji verimliliğini artırmanın ve sürdürülebilir ulaşım sistemlerini teşvik etmenin de önemli olduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>Bu krizi durdurma ve hafifletme şansımız var</strong></p>
<p>İklim değişikliği ile mücadelede uluslararası iş birliğinin hayati önem taşıdığının altını çizen Prof. Dr. Özdemir, “Sonuç olarak, iklim yıkımı gezegenimizin karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden biridir. Ancak bu krizi durdurma ve hafifletme şansımız vardır. Sera gazı emisyonlarını azaltmak, sürdürülebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmak, ormanları korumak, sürdürülebilir tarım uygulamalarını teşvik etmek ve uluslararası iş birliği sağlamak, iklim değişikliği ile mücadelede önemli adımlardır. Hep birlikte çalışarak, gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir gezegen bırakabiliriz.” dedi</p>
<p>Sınırlı bir dünyada sınırsız büyümenin mümkün olmadığını dile getiren Prof. Dr. Özdemir, bilimin, dünyadaki her şeyin bir sınır ve miktarı olduğunu söylediğini, dünyadaki tatlı suların, deniz ve okyanuslardaki suların miktarının bilindiğini, sınırsız kalkınma modelleri ile çevre sorunlarının çözülemeyeceğini vurguladı.</p>
<p><strong>İklim değişikliğinin doğal afetlere etkisi</strong></p>
<p>İklim değişikliğinin doğal afetlere etkisini, sıcaklık artışı ve aşırı sıcak hava dalgaları, artan deniz seviyeleri ve seller, kuraklık, aşırı hava olayları ve orman yangınları olarak sıralayan Prof. Dr. Özdemir, bu nedenle, iklim değişikliği ile mücadele ve çevresel sürdürülebilirlik çabalarının çok önemli olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>İklim değişiminin doğal afetlere etkisinin, bu afetlerin daha sık ve şiddetli olmasına yol açarak toplumları, ekosistemleri ve ekonomileri daha fazla tehdit eder hale getirdiğini de anlatan Prof. Dr. Özdemir, iklim değişikliğinin, insan sağlığı üzerinde çeşitli etkileri olan karmaşık bir sorun olduğunu da söyledi.</p>
<p>Aşırı sıcaklıklar ve sebep olduğu hastalıklar, hava kirliliği, su ikmalinde değişiklikler gibi konulara da işaret eden Prof. Dr. Özdemir, iklim değişikliğinin kuraklık ve içme suyu kaynaklarının azalmasına yol açabildiğini, temiz suya erişimin zorlaşmasının, su kaynaklı hastalıkların riskini de artırabileceğini ayrıca sıcaklık artışının, gıda üretimini olumsuz etkileyebileceğini, bunun da gıda fiyatlarının yükselmesine ve gıda güvencesi sorunlarına yol açabileceğini kaydetti.</p>
<p>Prof. Dr. Özdemir, “Günümüzün gelişmiş ülkeleri bu konularda ciddi tedbirler almakta ve iklim değişikliğinin yıkıcı sonuçlarının etkisini azaltmaya çalışmaktadır. Doğal felaketlerin kalkınmış ülkeler ile az kalkınmış ülkelerde sebep olduğu maddi-manevi kayıplara bakıldığında bu fark daha iyi görülebilir. İklim yıkımın en büyük kurbanları çocuklarımız ve torunlarımız olacak. Onların bizleri hayırla mı, yoksa lanetle mi anacakları bugün yapacaklarımıza bağlı görünüyor. İklim yıkımını önlemek için harekete geçmeliyiz. Karar verme merciinde olanlarla olumlu bir iletişime geçip demokratik haklarımızı ve gücümüzü kullanmalıyız.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-krizini-durdurma-ve-hafifletme-mumkun-422279">İklim krizini durdurma ve hafifletme mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gazeteci Cem Seymen, &#8220;İklim Krizi&#8221;ni anlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gazeteci-cem-seymen-iklim-krizini-anlatti-374214</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 May 2023 14:30:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlattı]]></category>
		<category><![CDATA[cem]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[krizini]]></category>
		<category><![CDATA[seymen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374214</guid>

					<description><![CDATA[<p>Wenergy – Temiz Enerji Teknolojileri Fuarı ve Kongresi’nde “İklim Krizi” başlıklı oturumda konuşan Haber Spikeri, TV Program Yapımcı ve Sunucusu Cem Seymen, iklim krizi ile kuraklığın en çok etkilediği ülkelerden birinin Türkiye oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gazeteci-cem-seymen-iklim-krizini-anlatti-374214">Gazeteci Cem Seymen, &#8220;İklim Krizi&#8221;ni anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Wenergy – Temiz Enerji Teknolojileri Fuarı ve Kongresi’nde “İklim Krizi” başlıklı oturumda konuşan Haber Spikeri, TV Program Yapımcı ve Sunucusu Cem Seymen, iklim krizi ile kuraklığın en çok etkilediği ülkelerden birinin Türkiye olduğunu ve gıda üretiminin tehlikeye gireceğini belirterek, alınması gereken önlemleri anlattı. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ, BİFAŞ ve EFOR Fuarcılık iş birliği, Siemens ana sponsorluğunda düzenlenen Wenergy – Temiz Enerji Teknolojileri Fuarı ve Kongresi, 9-11 Mayıs 2023 tarihleri arasında fuarizmir’de gerçekleştiriliyor. Kongrede, “İklim Krizi” başlıklı oturumda konuşan Cem Seymen, küresel iklim krizinin çok ama çok büyük bir tehlike olduğunu vurguladı. Seymen, “Küresel iklim felaketinin en büyük nedeni petrol ve tarım. Baktığımızda, tarımda, şirketler üretiyor, çünkü küçük aile işletmeleri üretmiyor. 20 yılda, 21 bin 626 köy okulu kapandı. Köyler boşaldı, okulların kapanması insanların orada yaşamaması, köyün terkedilmesi, tohum belleğinin silinmesi demek. Kışın eğer domates yiyorsak hata yapıyoruz. Şirketlerin ürettiği gıda ürünlerini alarak hata yapıyoruz. Biz sebep olduk. Bütün bu iklim krizinin sebebi insandır. Hatalı üretim ve hatalı tüketim. Tüketim ekonomisi, hem petrolü hem doğalgazı kullanan, daha fazla üretimi için de vahşi şekilde, önlenemez şekilde kullanan şirketleri destekliyoruz.  Her yerde tüketim var, vah vah, tüh tüh diyoruz, ancak öncelikle kendimize bakmamız lazım” dedi.</p>
<p>Türkiye’de tüm destek ve teşviklerin inşaat sektörü ve ithal edip ihracat yapanlara yönelik olduğunu belirten Seymen, Türkiye’nin baştan bir tarım politikasına ihtiyacının olduğunu, yerli tohum satışını yasaklayan yasanının tamamen değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Cem Seymen, “Tarım Türkiye’nin inşaat, tekstil ve sanayiden daha önemli, en önemli gelir kaynağı olabilir. Muazzam bir iklime sahibiz. Türkiye, dört mevsimin de yaşandığı toprakları bereketli, muazzam bir tarım ülkesi.  Ata tohumlarımız var, dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan hazineye sahibiz. 13 bin yıldır buğday, Anadolu’da üretiliyor. Küresel şirketler bu tohumları unutturmak istiyor. Türkiye’de tohum aldığımız şirketler yabancı ortaklı şirketler 893 şirketin yalnızca yüzde 3’ü tam yerli” diye konuştu. </p>
<p>Türkiye kadar küresel iklim krizinden etkilenecek ülke sayısının çok az olduğunu belirten Cem Seymen, “Pandemi yaşadık. Rusya dünyanın en büyük buğday üreticisi ve hemen ilk hafta buğday ihracatını yasakladı. Pandemi bize açlıkla sınanacağımız konusunda dehşet senaryosunu ortaya koydu. İklim krizi ve kuraklığın en çok etkilediği ülkelerden biri Türkiye. Kuraklığı şiddetli biçimde yaşıyoruz. Gıda üretimi tehlikeye girecek. Avrupa’nın toplamının 5 katı Kuraklık etkileri var. Göç meselesine bakınca, iklim göçleri çok önemli. İklim göçü demek daha fazla su ve gıda paylaşımı demek, çiftçinin daha fazla ilaç atması demek, ilaçların yeraltı sularına karışması demek. Tüm bunlara bakınca yerli üreticiyi desteklemek, atalık tohumlarımıza sahip çıkmak, yeni tarım politikaları geliştirmek, küresel iklim krizine karşı yapılacak en önemli şeyler. Tüm bu atılacak adımlar ve önlemlerle sera gazı salınımını azaltabiliriz, kendi ülkemizin geleceği ve kendi insanımız için” dedi. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çevre, tarım, temiz enerji ve geri dönüşüm noktalarında örnek olacak çalışmalara imza attığını belirten Seymen, “Böyle fuarlar ve kongreler, belediyelerin bu işleri üstlenmesi, temiz enerji ve temiz tarımın yeni teknolojiler ve geri dönüşümün bu kadar büyük bir konseptte sahiplenilmesi çok çok kritik. İzmir aynı zamanda bir tarım kenti, kırsalla kenti birleştiriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, her şeyden önce temiz gıdayı, gıdanın üretme biçimlerini, nasıl tüketim yapmamız gerektiğini planlayan bir İzmir vizyonu ortaya çıkardı, bu çok önemli bir şey.  İzmir bir vizyon ve misyon kenti. İzmir deyince elbette tarih, doğal güzellikler hepsi geliyor akla. İzmir’in, temiz enerjinin ve geri dönüşümün Türkiye’deki temsilcisi olacağım ve dünyaya böyle çıkacağım demesi gerekiyor. İzmir deyince herkesin aklına gelecek vizyon ve kafalara sokmak isteyeceği en güzel ifade biçimi ve kimliği temiz enerji kenti olması” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gazeteci-cem-seymen-iklim-krizini-anlatti-374214">Gazeteci Cem Seymen, &#8220;İklim Krizi&#8221;ni anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
