<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>koşullar | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kosullar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kosullar</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Mar 2026 13:00:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>koşullar | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kosullar</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Küresel çatışmalar bayram ritüellerini dönüştürüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuresel-catismalar-bayram-rituellerini-donusturuyor-621846</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 13:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayramlar]]></category>
		<category><![CDATA[belirsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[çatışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[dönüştürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[içinde]]></category>
		<category><![CDATA[koşullar]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[ritüellerini]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621846</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, savaşların gölgesinde yaşanan bayramları değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-catismalar-bayram-rituellerini-donusturuyor-621846">Küresel çatışmalar bayram ritüellerini dönüştürüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, savaşların gölgesinde yaşanan bayramları değerlendirdi.</p>
<p><strong>Savaşlar ve çatışma ortamı bayramları dönüştürüyor</strong></p>
<p>Bayramların, toplumsal hayatın en güçlü sembolik alanlarından biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, “Bayramlar kolektif hafızanın yeniden üretildiği, toplumsal dayanışmanın pekiştirildiği ve ortak değerlerin görünür hale geldiği zaman dilimlerini ifade ediyor. Ancak günümüz uluslararası sisteminde artan savaşlar ve süreklilik kazanan çatışma ortamı, bu sembolik alanın anlamını ve işlevini doğrudan dönüştürüyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Bayramlar artık daha katmanlı bir deneyim</strong></p>
<p>Küresel ölçekte eş zamanlı yaşanan çatışmaların yalnızca siyasi dengeleri değil, gündelik yaşam pratiklerini de etkilediğini belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Bayramlar klasik anlamda bir birleşme ve yakınlaşma zemini olma özelliğini tamamen kaybetmiş değil. Ancak içinde bulunulan koşulların izlerini taşıyan daha katmanlı bir deneyime dönüşmüş durumda.” dedi.</p>
<p><strong>Toplumsal duygu rejimi değişiyor</strong></p>
<p>Savaş ve belirsizlik ortamlarının bireylerin duygusal dünyasını etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, “Savaş ve çatışma ortamlarının en belirgin etkilerinden biri, toplumsal duygu rejimlerinde meydana gelen değişimdir. Güvensizlik, belirsizlik ve tehdit algısının arttığı dönemlerde bireylerin kolektif ritüellere yüklediği anlam da farklılaşır. Bayramlar hâlâ kutlanmakta; ritüeller sürdürülmekte, ancak bu ritüellerin arka planındaki duygusal yoğunluk ve toplumsal karşılığı önemli ölçüde dönüşmektedir. Coşku yerini daha temkinli ve yer yer buruk bir sevinç haline bırakırken, toplumsal birliktelikler daha sınırlı ve kontrollü bir çerçevede gerçekleşmektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Bayram, çatışma bölgelerinde bir ‘dayanma pratiğine’ dönüşüyor</strong></p>
<p>Çatışma bölgelerinde bayramların çok daha farklı yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu dönüşümün en çarpıcı boyutu doğrudan çatışma bölgelerinde yaşayan insanların deneyimlerinde görülür. Günlük hayatın sürekli tehdit altında olduğu, siren seslerinin ve patlamaların sıradanlaştığı ortamlarda bayram, alışıldık anlamından uzaklaşır. İnsanlar bir yandan hayatta kalma refleksiyle hareket ederken, diğer yandan bayramın ritüellerini sürdürebilmek için çaba gösterir. Bu durum, korku ile umut, kayıp ile tutunma arzusu arasında gidip gelen yoğun bir psikolojik gerilim üretir. Bayram, bu koşullarda neşeden çok bir dayanma ve devam edebilme pratiğine dönüşür.”</p>
<p><strong>Savaşın etkisi sınırları aşıyor</strong></p>
<p>Savaşların yalnızca çatışma bölgelerini etkilemediğini ifade eden Prof. Dr. Süleymanlı, “Savaşların etkisi yalnızca çatışma bölgeleriyle sınırlı değildir. Sıcak savaşın doğrudan yaşanmadığı toplumlarda da bu süreçlerin çok katmanlı etkileri hissedilmektedir. Ekonomik dalgalanmalar, artan hayat pahalılığı ve temel ihtiyaçlardaki belirsizlikler gündelik yaşamı zorlaştırırken; insanlar bir yandan başka coğrafyalardaki acılara empatiyle yaklaşmakta, diğer yandan bu çatışmaların kendilerine de sıçrayabileceği endişesini taşımaktadır. Bu durum, bayramların hem maddi hem de duygusal boyutunu derinden etkileyerek, onları daha temkinli ve karmaşık bir duygu deneyimine dönüştürmektedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Genelleşmiş tehdit algısı bayramın ruhunu değiştiriyor</strong></p>
<p>Sürekli savaş haberlerine maruz kalmanın bireylerin ruh halini etkilediğini belirten Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Sürekli olarak savaş haberlerine maruz kalmak, küresel belirsizlik hissi ve geleceğe dair artan kaygı, bireylerin ruh halini derinden etkilemektedir. Güvende olunan bir coğrafyada yaşansa bile, genelleşmiş tehdit algısı bireylerin zihninde yer etmekte ve bu durum bayramların duygusal tonunu değiştirmektedir. İnsanlar bayramı yaşarken bir yandan da dünyanın farklı yerlerinde yaşanan acıların farkındalığını taşımakta; bu da sevinç ile hüzün arasında ikili bir duygu durumu yaratmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Bayramlar küresel etkilerden bağımsız değil</strong></p>
<p>Bu süreci sosyolojik açıdan “dolaylı etkilenme” olarak tanımlayan Prof. Dr. Süleymanlı, “Bireyler doğrudan çatışmanın içinde olmasalar bile, küresel sistemin parçası olmaları nedeniyle bu süreçlerin ekonomik, psikolojik ve kültürel sonuçlarını deneyimler. Bu da bayramların yalnızca yerel değil, aynı zamanda küresel gelişmelerden etkilenen bir toplumsal pratik olduğunu ortaya koymaktadır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kamusal dilde barış vurgusu geri planda kalabiliyor</strong></p>
<p>Bayram dönemlerindeki söylemlere de dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, “Kamusal söylem de bu dönüşümün önemli bir parçasıdır. Bayram dönemlerinde yapılan açıklamalar, siyasal aktörlerin dili ve medya çerçeveleri incelendiğinde, barış ve merhamet vurgusunun yer yer geri planda kaldığı; buna karşılık güvenlik, mücadele ve güç söylemlerinin daha görünür hale geldiği dikkat çekmektedir. Bu durum, bayramların sembolik anlamının siyasal bağlam içinde yeniden şekillendiğini göstermektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Bayramların iki katmanlı yapısı var</strong></p>
<p>Bayramların hem bireysel hem de toplumsal boyutuna işaret eden Prof. Dr. Süleymanlı, şunları söyledi:</p>
<p>“Bayramların iki katmanlı bir yapıya sahip olduğu görülmektedir; bireyin iç dünyasında oluşan anlam ve içinde bulunduğu dışsal koşullar. Savaş ve çatışma ortamı bu iki katman arasındaki ilişkiyi yeniden düzenler. Dış koşullar bayramın nasıl yaşanacağını sınırlandırırken, içsel değerler bu sınırlar içinde bayramın anlamını belirler. Bayramlar bu nedenle yalnızca kültürel bir süreklilik unsuru değil, aynı zamanda toplumsal yapının, değerler sisteminin ve kolektif bilinç durumunun analiz edilebildiği önemli bir sosyolojik gösterge işlevi görmektedir. Toplumların içinde bulunduğu ruh hali, dayanışma kapasitesi ve değerler sistemi, bayramların yaşanma biçiminde somutlaşır. Çatışma ortamlarının yoğunlaştığı dönemlerde bayramların daha sessiz, daha temkinli ve daha içe dönük bir karakter kazanması, bu dönüşümün en görünür işaretlerinden biridir.”</p>
<p><strong>Tüm zorluklara rağmen bayramlar varlığını sürdürüyor</strong></p>
<p>Tüm bu değişimlere rağmen bayramların ortadan kalkmadığını belirten Prof. Dr. Süleymanlı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tüm bu dönüşüme rağmen bayramlar tamamen ortadan kalkmaz; aksine yeni koşullara uyum sağlayarak varlığını sürdürür. Bu süreçte bayramlar, bireylerin anlam arayışına cevap veren, toplumsal bağları asgari düzeyde de olsa koruyan ve insanın ‘insan kalma’ çabasını destekleyen bir işlev üstlenir. Bu işlev, özellikle belirsizlik ve kaygının yoğunlaştığı dönemlerde daha da görünür hale gelmektedir. Bayramların bugünkü durumu, yalnızca kültürel bir değişimi değil, aynı zamanda içinde yaşadığımız çağın ruhunu yansıtan önemli bir göstergedir. Bu çerçevede bayramlar, yalnızca geleneksel bir pratik değil, aynı zamanda mevcut toplumsal koşullardan etkilenen dinamik bir sosyolojik alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum, bayramların taşıdığı anlamın korunmasının artık yalnızca kültürel bir mesele değil, aynı zamanda etik ve insani bir sorumluluk haline geldiğini göstermektedir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-catismalar-bayram-rituellerini-donusturuyor-621846">Küresel çatışmalar bayram ritüellerini dönüştürüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soyer: &#8220;Zor koşullar engel değil, olsa olsa cesaretimizin kaynağıdır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/soyer-zor-kosullar-engel-degil-olsa-olsa-cesaretimizin-kaynagidir-403546</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Sep 2023 12:10:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[cesaretimizin]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[kaynağıdır]]></category>
		<category><![CDATA[koşullar]]></category>
		<category><![CDATA[olsa]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=403546</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir'in kurtuluşunun 101. yıldönümü kutlamaları Cumhuriyet Meydanı’ndaki törenle devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soyer-zor-kosullar-engel-degil-olsa-olsa-cesaretimizin-kaynagidir-403546">Soyer: &#8220;Zor koşullar engel değil, olsa olsa cesaretimizin kaynağıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir&#8217;in kurtuluşunun 101. yıldönümü kutlamaları Cumhuriyet Meydanı’ndaki törenle devam ediyor. Dans gösterileriyle görsel şölene dönüşen törende konuşan Başkan Tunç Soyer, “Bu toprakları karanlığa hapsetmek isteyenlere karşı bir kez daha irademizi ortaya koyacağız. Çünkü biz kurtuluşun ve kuruluşun şehri İzmir’iz. İçinden geçtiğimiz zor koşullar bizim için bir engel değil, olsa olsa cesaretimizin kaynağıdır” diye konuştu.</p>
<p>Sabah Zafer Yürüyüşü ile başlayan İzmir&#8217;in kurtuluşunun 101. yıldönümü kutlamaları büyük coşkuyla devam etti. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törene katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Bundan 101 yıl önce atalarımız Büyük Taarruzla taçlanan bağımsızlık yürüyüşünü, 9 Eylül 1922’de İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşuyla tamamladı. Bu mücadele aynı zamanda dünyada ezilen ve sömürülen milletlere bir umut oldu. Azim ve kararlılıkla vatanını savunan, birlik içinde bir milletin bağımsızlık tutkusu önünde hiçbir gücün duramayacağını, atalarımız tüm dünyaya gösterdi” dedi. </p>
<p> </p>
<p><strong>“9 Eylül barışın ilk günü olarak tarihe geçti”</strong></p>
<p>9 Eylül’ün İzmir ve ülkemiz için sadece bir tarih değil, aynı zamanda bir hürriyet ve bağımsızlık öyküsünün sembolü olduğunu ifade eden Başkan Tunç Soyer, “Atalarımızın özgürlük aşkı ve inancı, bize Cumhuriyetimizin kapısını araladı. İşte bu yüzden İzmir, kurtuluşun ve kuruluşun şehridir. Atalarımız canlarını vererek, kanlarını akıtarak bu toprakları bize miras bıraktı.  Ve bu büyük zaferin meyvesi barış oldu. 9 Eylül savaşın son, barışın ise ilk günü olarak tarihe geçti. Atatürk iradesini daima dünya halkları arasındaki barışı büyütmekten yana kullandı. Savaştan henüz çıkmış bir devletin politikasını ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ olarak tarif etti. Bu nedenle Mustafa Kemal Atatürk, savaşların olduğu kadar barışların da kahramanıdır. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal’in ‘barışın tatlı güneşi’ olarak andığı Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken yine bir araya geleceğiz. Ve bu toprakları karanlığa hapsetmek isteyenlere karşı bir kez daha irademizi ortaya koyacağız.  Çünkü biz Atatürk&#8217;ün bağımsızlığı, Cumhuriyet’i emanet ettiği gençliğiz! Çünkü biz kurtuluşun ve kuruluşun şehri İzmir’iz. İçinden geçtiğimiz zor koşullar bizim için bir engel değil, olsa olsa cesaretimizin kaynağıdır” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!”</strong><br />Cumhuriyet vurgusu yapan Başkan Soyer, “9 Eylül’den aldığımız güç ve ilhamla, asırlık Cumhuriyet çınarının gövdesine daha büyük bir azimle sarılacağız. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını demokrasiyle ve barışla taçlandıracağız. Tüm bunlara duyduğum sonsuz inançla, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm yol arkadaşlarını derin bir saygı ve rahmetle anıyorum. Atalarımızın canları pahasına kazandığı şanlı zaferin ve kurtuluşumuzun simgesi olan 9 Eylül’ün 101. yılı kutlu olsun. Yaşasın bağımsızlığımız. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!” dedi.</p>
<p>Kutlamalar halk dansları ekiplerinin zeybek, çeşitli dans gösterileri ve etkinliklerle devam etti. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soyer-zor-kosullar-engel-degil-olsa-olsa-cesaretimizin-kaynagidir-403546">Soyer: &#8220;Zor koşullar engel değil, olsa olsa cesaretimizin kaynağıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Depremzede Hemşireler 8 Mart’ta Çok Zor Koşullar Altında !”</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/depremzede-hemsireler-8-martta-cok-zor-kosullar-altinda-354994</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 15:27:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altında]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[depremzede]]></category>
		<category><![CDATA[hemşireler]]></category>
		<category><![CDATA[koşullar]]></category>
		<category><![CDATA[martta]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354994</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim Sağlık Haber Ajansı’nın ulaştığı THD Başkanı Özbaş, Adıyaman Eğitim Araştırma Hastanesi'nde 8 Mart Kadınlar Günü’nün depremzede hemşireler açısından</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depremzede-hemsireler-8-martta-cok-zor-kosullar-altinda-354994">“Depremzede Hemşireler 8 Mart’ta Çok Zor Koşullar Altında !”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Türk Hemşireler Derneği (THD) Genel Başkanı Aziza Atlı Özbaş, Kahramanmaraş merkezli depremlerin etkili olduğu Adıyaman’dan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mesajı verdi. </span></p>
<p><span>Bilim Sağlık Haber Ajansı’nın ulaştığı THD Başkanı Özbaş, Adıyaman Eğitim Araştırma Hastanesi’nde 8 Mart Kadınlar Günü’nün depremzede hemşireler açısından genel olarak tüm kadın sağlık çalışanlarının çok zor koşullarda görevlerinin başında olduklarını söyledi. </span><span>Özbaş, “Biz şu anda deprem bölgesinde Adıyaman’da sağlık çalışanlarımızın yanındayız. Özellikle üniversite hastanelerinde YÖK’e bağlı hastanelerde, meslektaşlarımızın işe dönmeleri ile ilgili yoğun baskı var ve pek çoğu depremlerde kayıp yaşamış sağlık çalışanlarıdır. Adıyaman’da kalınacak bir tane ev yok çadırlarda kalıyorlar, çocukları var. Çocuklarıyla göreve gidenler var. Çocuklarını okula gönderemiyorlar. Şehir dışındakiler dönüp gelseler burada kalacakları uygun koşullar yok. Çocuklarını hastaneye getirip yıkayan sağlık çalışanı kadınlarımız var. 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nde deprem bölgelerinde bulunan emekçi sağlık çalışanı kadınlarımıza kendilerini değerli hissettirmek, seslerini duyurmak gerekiyor. 2023 yılı 8 Mart’ında ne yazık ki kadınlarımızın ve sağlık çalışanı kadınlarımızın yaşam şartları kötü durumda, iyileştirilmesini talep ediyor, bu zor günlerde yanlarında olmak için çaba sarf ediyoruz” dedi. </span></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depremzede-hemsireler-8-martta-cok-zor-kosullar-altinda-354994">“Depremzede Hemşireler 8 Mart’ta Çok Zor Koşullar Altında !”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
