<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>koruyarak | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/koruyarak/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/koruyarak</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 08:08:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>koruyarak | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/koruyarak</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İzmir&#8217;in kırsalı doğayı, gıdayı ve gençleri koruyarak kalkınacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirin-kirsali-dogayi-gidayi-ve-gencleri-koruyarak-kalkinacak-635070</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 08:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi]]></category>
		<category><![CDATA[dirençli]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[gençleri]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[gıdayı]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[kırsal]]></category>
		<category><![CDATA[Kırsal Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[kırsalı]]></category>
		<category><![CDATA[kooperatif]]></category>
		<category><![CDATA[kooperatifler]]></category>
		<category><![CDATA[koruyarak]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635070</guid>

					<description><![CDATA[<p>14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin emeği ve kırsal kalkınmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsalda topyekûn kalkınmayı hedefleyen Tarım Master Planı çalışmalarında sona yaklaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-kirsali-dogayi-gidayi-ve-gencleri-koruyarak-kalkinacak-635070">İzmir&#8217;in kırsalı doğayı, gıdayı ve gençleri koruyarak kalkınacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin emeği ve kırsal kalkınmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsalda topyekûn kalkınmayı hedefleyen Tarım Master Planı çalışmalarında sona yaklaştı. Kooperatifleri merkeze alan plan; toprağı ve suyu koruyan üretim modeli, gıda güvenliği, dirençli kırsal ekonomi ve genç nüfusun göçünü önleyecek politikalarla İzmir tarımına yeni bir yol çiziyor.</p>
<p>14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, üretimi sürdüren çiftçinin emeğini, gıda güvenliğindeki kritik rolünü ve kırsal kalkınmanın önemini hatırlatırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi de tarımın geleceğine yön veren adımlarıyla öne çıkıyor. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay öncülüğünde hazırlanan Tarım Master Planı, İzmir’in kırsal kalkınma rotasını belirledi. Sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve krizlere karşı dirençli bir kent hedefiyle oluşturulan yol haritasında kooperatifler merkezde yer aldı. Kırsal Çalışma Grubu Tarım Gıda Komisyonu tarafından yürütülen çalışmanın detaylarını Prof. Dr. Yusuf Kurucu paylaştı. İzmirli çiftçileri kooperatif çatısı altında güçlendirmeyi amaçlayan plan kapsamında, ziraat odalarıyla birlikte kent genelindeki 163 kırsal kalkınma kooperatifi, 81 sulama kooperatifi ve 45 su ürünleri kooperatifiyle kapsamlı görüşmeler yapıldı. Planın ilk aşamasında kooperatif temsilcileri Başkan Tugay ile bir araya gelirken, ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın uzman ekipleri sahaya çıkarak tüm kooperatifleri yerinde ziyaret etti. Yapılan görüşmeler sonucunda üreticilerin talepleri önceliklendirilerek uygulama süreci başlatıldı.</p>
<p><strong>“Büyükşehir’in kırsal kalkınma politikalarının merkezinde kooperatifler var”</strong></p>
<p>Başkan Dr. Cemil Tugay ile tarımda, kırsal kalkınmada bütüncül olarak bir yol haritası belirlendiğini söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bu yol haritası üzerinde yapılacak işlerin pek çoğu, kooperatiflerle kesişiyor. Yani İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin kırsal hizmetler, tarım politikaları konusunda kooperatifler merkezde oldu. Yapacağımız her çalışmayı mümkünse kooperatifler aracılığıyla yapmak istiyoruz. Eğer kırsal kalkınmayı geliştirmek istiyorsak, biz yine kooperatifler aracılığıyla bunu yapacağız. Bizlerle sadece onların yanına gittiğimiz zaman değil, her zaman iletişime geçebilirler. Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın kapıları açık. Sadece 2026&#8217;da değil, bütçeyi artırarak ilerleyen yıllarda da kırsal kalkınma yolunda yine kooperatiflerle iş birliği yapmaya devam edeceğiz. Onlar bizlere taleplerini ilettiği sürece biz de mevzuat ve ekonomik koşullar elverdiği sürece bunları gerçekleştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Kooperatiflerin ortak endişesi susuzluk</strong></p>
<p>Kooperatiflerle yapılan görüşmelerin ışığında Tarım Master Planı’nın ana hedeflerini aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Üç yıl üst üste kuraklık yaşadık. Bu sene biraz yağmur yağdı ama iklim bilimcilere göre gelecek yıllarda maalesef bu böyle devam etmeyecek; iklim bilimciler kuraklık riskinin devam edeceğini söylüyor. Kısa sürede aldığımız ve sellere neden olan yağışlar da iklim değişikliğinin bir sonucudur. Kooperatifler bize geldiğinde tamamı, yani üç grup kooperatif de iklim değişikliğinin etkisinden bahsettiler. Kırsal kalkınma ve sulama kooperatiflerinin hepsi 2025 yılı ve öncesinde yaşanan susuzluktan, kuraklıktan bahsettiler. Dolayısıyla biz de önlemlerimizi değişen iklim koşullarıyla uyumlu olarak alıyoruz” dedi.  Kurucu, iklim değişikliğine uyum konusunda kooperatiflerle iş birliği yaptıklarını belirterek “Salma sulamayı damlamaya geçirmek, damlamayı toprak altı damlamaya geçirmek, aşırı gübrelemeden kaçınmak, daha az gübre vermek, bilinçli hayvancılık yapmak, toprağın organik maddesini artırmak gibi çalışma hedeflerimiz var” diye konuştu.</p>
<p><strong>Gençlerin olması şart</strong></p>
<p>İkinci ana konunun, genç nüfusun kırsaldan kente göçü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda genç nüfus neredeyse kalmadı. Çok büyük kayıp var. Bu çok önemli ve duvara çarpacağımızın bir resmidir. Kırsalda genç nüfusu tutabilmek için, onların sosyal refahını sağlayabilmemiz gerekiyor. Dolayısıyla kooperatiflerde de gençlerin olmasını istiyoruz. Yani yapılacak işin, bir yıllık iki yıllık değil, sürdürülebilir olması gerekiyor. Bunun için de gençlerin olması şart. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın tutumu kırsaldaki gelişmişliği dengelemek, kırsaldaki istihdamı yerinde tutmak üzerine. Özellikle bunu sağlayabilirsek, kırsaldan göçü engellemiş olacağız.  Tamamıyla durdurmamız mümkün değil ama yüzde 10, yüzde 15 oranında göçü azaltma çabasında başarılı olabilirsek, bilin ki kırsaldaki üretim gelecek için umut verir hale gelecek” dedi. </p>
<p>Tarımda teknolojiyi önerdiklerini vurgulayan Kurucu, “Tarımsal teknolojinin gelişmesi lazım ancak 65-75 yaş aralığındaki çiftçilere yeni tarımsal teknolojiyi öğretmek çok zor. Onlardan, bundan sonra 10 yıl daha bir tarımsal üretimin içerisinde kalmalarını beklemek de çok zor. Bu nedenle gençlere çok önem veriyoruz. İstediğimiz, genç nüfusun yerinde kalması. Burada başlattığımız ‘Toprağın Genç Aklı’ projesi, sevindirici bir şekilde karşılık buldu ve çok umut vericiydi. Arkadaşlarımız çalışmalarına devam edecekler” diye konuştu.</p>
<p><strong>“İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor”</strong></p>
<p>Pandemi, susuzluk ve gıda krizi gibi konulara dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Başka krizler gelebilir. Bu gibi durumlarda İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor. Mutlaka kendi gıdasını ulaşılabilir ve güvenli bir şekilde İzmirliye ulaştırması lazım. Kooperatifçilik; gıda üretimi ve gıda güvenliği, gıdaya ulaşabilmek için temel bir direnç sağlayan yapıdır. Bu yapıyı kaybetmemek lazım.  Başkanımız Dr. Cemil Tugay, tarıma ve gıda sağlığına özellikle önem veriyor. Bireysel olarak üreticileri denetlemek mümkün değil. Ama kooperatifler, kendi ortaklarının ürettiği ister sebze meyve olsun, ister süt ve süt ürünleri olsun tüm üretimleri denetleyebilirler. O yüzden gıda sağlığı temel hedefine ulaşmak için de bizim kooperatiflerle iş birliği yapmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Amacımız çok kooperatif değil, ortağı çok, dirençli kooperatif”</strong></p>
<p>Mevcut kooperatiflerin yapılarının güçlendirilmesi için eğitimlerin başlatıldığını ifade eden Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda gittiğinizde kooperatiflere karşı bir güven kaybı var. Bu güven kaybının temel nedeni yönetimsel sorunlar olabiliyor. Hatalar yapıyorlar; hatalar yapınca bu kez karşılığı bir ceza, borç gibi bir şeyler gelebiliyor ve güven kaybı oluyor; kooperatif tasfiyeye gidiyor, iflasa gidiyor. Bunları engellemek için de önce kendi birimimize kooperatifle ilgili mevzuat eğitimi verdik. Kooperatifler bizden eğitim talep etti, onları da planlıyoruz. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla da kooperatifçilik eğitimini biz yerinde onlara vereceğiz. Amacımız çok sayıda kooperatif olsun diye değil, ortağı çok olan kooperatifler olsun. Kazansınlar ve bu kazançlarını eşit dağıtabilsinler, dirençli olsunlar” dedi.</p>
<p><strong>“Doğayı kirletmeden, yerinde üretim”</strong></p>
<p>2025 Dünya Kooperatifçilik Yılı’nın &#8220;Kooperatifler daha iyi bir dünya kurar&#8221; mottosunu hatırlatan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bugün Fransa&#8217;da, Almanya&#8217;da, Danimarka’da tarım ne kadar güçlü ve dirençli. Bu direnci, kooperatifler ve onun üst çatı kooperatifleriyle, yani devasa kooperatifleşmeyle sağlamışlar. Gıda fiyatı çok oynamaz, çiftçinin geliri regüle edilmiştir, iniş çıkışlar yaşanmaz. Çiftçi kırsalda kalmaktan memnundur. Bizim de bunu sağlamamız gerekiyor. Bu nedenle kooperatifler bizim temel kalkınma stratejilerimizin merkezinde oturuyor. Sürdürülebilir tarımsal üretim bizim temel hedeflerimizin içerisinde.  Bunların kurumsal olarak yapılmaya devam edilmesi gerekiyor. Önemli dediğim şey de gıda ve su. Özellikle suyu da kirletmeden, toprağı da kirletmeden, üreticiyi de yerinde tutarak üretim yapmak” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-kirsali-dogayi-gidayi-ve-gencleri-koruyarak-kalkinacak-635070">İzmir&#8217;in kırsalı doğayı, gıdayı ve gençleri koruyarak kalkınacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nejdet Bozkurt, &#8220;Proje ile endemik Likya salebini koruyarak, neslinin devam etmesini sağlayacağız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nejdet-bozkurt-proje-ile-endemik-likya-salebini-koruyarak-neslinin-devam-etmesini-saglayacagiz-549731</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 08:19:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bozkurt]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[endemik]]></category>
		<category><![CDATA[etmesini]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[koruyarak]]></category>
		<category><![CDATA[likya]]></category>
		<category><![CDATA[nejdet]]></category>
		<category><![CDATA[neslinin]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sağlayacağız]]></category>
		<category><![CDATA[salebini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549731</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü doktora öğrencisi Nejdet Bozkurt, 20 yıldır Türkiye orkideleri üzerine araştırma yürütüyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nejdet-bozkurt-proje-ile-endemik-likya-salebini-koruyarak-neslinin-devam-etmesini-saglayacagiz-549731">Nejdet Bozkurt, &#8220;Proje ile endemik Likya salebini koruyarak, neslinin devam etmesini sağlayacağız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü doktora öğrencisi Nejdet Bozkurt, 20 yıldır Türkiye orkideleri üzerine araştırma yürütüyor. Aynı zamanda Ege Üniversitesi ve Akdeniz Koruma Derneği işbirliği ile gerçekleştirilen “Endemik orkide türlerimizden Ophrys lycia’nın in-vitro koşullarda çoğaltılması ve korunması” projesinin de yürütücülüğünü üstleniyor. Proje ile Likya salebinin (Ophrys Lycia) orta vadede canlı olarak doğal koşullarda korunması uzun vadede ise polen ve tohum örnekleri ile Ulusal Gen Bankası’nda saklanması hedefleniyor. </p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Nejdet Bozkurt “Likya salebi türünün koruma yaklaşımı, kontrollü çapraz tozlaşma ile tohum elde edilmesi, tohumların kültüre alınıp çoğaltılması, çoğaltılan bireylerin doğaya adaptasyonu gibi aşamaları içeriyor. Proje, elde edilen tohum ve polenlerin Ulusal Gen Bankası’nda muhafazası gibi yeni ve çok yönlü bir yaklaşım getiriyor. Üç yıl boyunca doğal yaşam ortamında bulunan bitkiler kayıt altına alınarak, aralarından seçili bitkiler yapay olarak tozlaştırılıp tohum elde edildi. Böylece, türe ait en önemli genetik kaynaklardan biri Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi ve Herbaryum Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde oluşturulan mini tohum bankasında koruma altına alındı. Proje tamamlandığında bu tohumlar Ulusal Gen Bankası’na aktarılacak ve gelecekteki bilimsel çalışmalarda ve elde edilen tohumların bir kısmı da Likya salebinin yeniden üretimi için kullanılacak” dedi.</p>
<p><b>Türün korunması için proje geliştirildi</b></p>
<p>Botanik bahçesinde laboratuvar koşullarında yürütülen çalışmalarda orkidelerin geleceği için heyecan verici sonuçların olduğunu söyleyen Nejdet Bozkurt, “Özel olarak hazırlanmış besiyerlere ekilen orkide tohumları çimlenmeye başladı. Tohumların 0,1-0,2 mm boyutlarda başlayan yolculuğu 5-6 santimetreye ulaşan bitkiciklere dönüştü. Laboratuvar ortamında üretilen bireyler yavaş yavaş yumru oluşturmaya başladı. Sıradaki adım yumru oluşturan bireylerin önce sera ortamında gelişmesi ve ardından da doğal yaşam ortamlarına adaptasyonu olacak. Proje bütün yönleriyle başarıya ulaşırsa Likya salebinin korunması en üst düzeyde garanti altına alınmış olacak” diye konuştu</p>
<p>      <b>“Dünyada sadece Kaş ilçemizde yayılış gösteriyor”</b></p>
<p>Likya salebi hakkında bilgi veren Nejdet Bozkurt “Adını Işık ülkesi Likya’dan alan Likya salebinin endemik bir orkide türümüzdür. Ophrys lycia 1980 yılında İsviçreli botanikçi Jany Renz tarafından bir köy mezarlığında keşfedilmiştir. Dünyada sadece Antalya’nın Kaş ilçesinde yayılış gösterir. Likya salebi 40-50 santimetreye kadar boylanabilen çok yıllık bir orkide türüdür. Toprak altında iki yumurtamsı yumrusu bulunur. Büyük ve gösterişli çiçeklere sahiptir. Çanak ve taç yapraklar pembesi, menekşemsi; dudak kısmı kahverengi, kırmızımsıdır. Daha çok badem teraslarında, taşlık ve çalılık arazilerde yayılış gösterir. Çiçeklenme dönemi Mart sonu ve Nisan ayıdır” dedi.</p>
<p><b>“Likya salebinin yayılış alanları bir bir yok oluyor”</b></p>
<p>Nejdet Bozkurt, “Doğayla iç içe olan lahit mezarları ve antik tiyatroları ile ünlü  ‘Likya Salebi’nin yaşadığı cennet köşesi maalesef turizmin getirdiği yapılaşmaya yenik düştü. Likya salebinin yayılış alanları bir bir yok oluyor, doğadaki birey sayısı artık yüzlerle ifade ediliyor. Yumruları için doğadan toplanması, önemli yaşam alanlarından olan mezarlıklarda ot ilacı kullanımı türün geleceğini tehdit ediyor. Doğadaki sayısı yüzlerle ifade edilen Likya salebinin IUCN koruma kategorisi Kritik / Critically endangered (CR) olarak gösteriliyor. Türkiye’de yaklaşık 200 orkide türü bulunuyor ve bunların büyük bir kısmı yumrulu türler. Yumrulu orkidelere halk arasında salep deniyor. Renkleri, biçimleri ya da yetiştikleri bölgelere göre; arı salebi, dağ salebi, çayır salebi gibi adlarla anılıyorlar” diye konuştu</p>
<p><b>“Sıcak içecek ve dondurma yapımında kullanılıyor”</b></p>
<p>İlkçağlardan bu yana orkide yumruları toz haline getirilerek “salep” elde edildiğini vurgulayan Nejdet Bozkurt, “Salep, sıcak içecek ve dondurma yapımında kıvam artırıcı olarak tüketiliyor. Salep ve dondurma yapımında kullanılan etken madde bir polisakkarit olan ‘glucomannan’. Her yıl milyonlarca kök orkide yumrusu bu etken madde için doğadan kaçak olarak sökülüyor. Oysa piyasada uzun yıllardır salep yerine kıvam artırıcı olarak kullanılan başka maddeler var. Salep için orkide yumrularına ihtiyaç yok. Her yıl milyonlarca kök orkidenin doğada yok olmasına neden olan kaçak sökümlerin önü alınamazsa yumrulu orkidelerimizin nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya” dedi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nejdet-bozkurt-proje-ile-endemik-likya-salebini-koruyarak-neslinin-devam-etmesini-saglayacagiz-549731">Nejdet Bozkurt, &#8220;Proje ile endemik Likya salebini koruyarak, neslinin devam etmesini sağlayacağız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hatay&#8217;da MasterBrace Karbon Lifli Polimer ile güçlendirilen bina depremlere karşı bütünlüğünü koruyarak hayat kurtardı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hatayda-masterbrace-karbon-lifli-polimer-ile-guclendirilen-bina-depremlere-karsi-butunlugunu-koruyarak-hayat-kurtardi-355516</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 09:45:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[bütünlüğünü]]></category>
		<category><![CDATA[depremlere]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirilen]]></category>
		<category><![CDATA[hatayda]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[karbon]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[koruyarak]]></category>
		<category><![CDATA[kurtardı]]></category>
		<category><![CDATA[lifli]]></category>
		<category><![CDATA[masterbrace]]></category>
		<category><![CDATA[polimer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355516</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nato ve Tübitak tarafından desteklenen, karbon lifli polimer ile bina güçlendirme projesi 2008 yılında Hatay’da örnek bir araştırma projesi olarak başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hatayda-masterbrace-karbon-lifli-polimer-ile-guclendirilen-bina-depremlere-karsi-butunlugunu-koruyarak-hayat-kurtardi-355516">Hatay&#8217;da MasterBrace Karbon Lifli Polimer ile güçlendirilen bina depremlere karşı bütünlüğünü koruyarak hayat kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li><strong>Yapıların Depreme Karşı Güçlendirilmesi</strong></li>
<li><strong>Karbon Lifli Polimer ile Evden Taşınmadan Yapıların Güçlendirilmesi Mümkün</strong></li>
<li><strong>Projeye Uygun Doğru Güçlendirme Yöntemi ile Zayıf Yapıları Depreme Dayanıklı Hale Getirebiliriz.</strong></li>
</ul>
<p>Nato ve Tübitak tarafından desteklenen, karbon lifli polimer ile bina güçlendirme projesi 2008 yılında Hatay’da örnek bir araştırma projesi olarak başladı. Dünyanın herhangi bir yerinde çok katlı eski bir binanın rehabilite edilmesi için ilk kez bu teknik kullanıldı. O dönem ODTÜ’de görev yapan Prof. Dr. Güney Özcebe ve Prof. Dr. Barış Binici önderliğinde yürütülen güçlendirme projesinde MasterBrace markalı karbon lifli polimer sistemi de kullanıldı. 9 katlı binada 5 ay gibi kısa bir sürede uygulamalar yapılarak proje 2009’da tamamlandı.</p>
<p>6 Şubat 2023 tarihinde Pazarcık ve Elbistan merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler 11 ilde büyük yıkıma yol açarken binlerce vatandaşımız hayatını kaybetti. Eski yapı stokunun yoğun olduğu Hatay’da en çok etkilenen illerden biri oldu. 2008 yılında Antakya’da bir sitede karbon lifli polimer kullanılarak güçlendirme yapılan bina ayakta kalırken aynı mimari yapıya sahip olan güçlendirilmemiş diğer blok tamamen yıkılmıştır.</p>
<p>Depremler sonrası güçlendirme projesini yürüten Prof. Dr. Güney Özcebe, ayakta kalan bina ile ilgili şu ifadeleri kullandı: <em>“Temel amacımız insanları evlerinden çıkarmadan, mümkün olduğu kadar onları yerlerinde tutarak binalarını can güvenliklerini sağlayabilecek bir performans düzeyine çekmekti. Bu çok önemli bir amaçtı. Antakya’da normal şartlarda göçme arifesine gelmiş bir binayı içindeki sakinlerini çıkarmadan hatta onlarla vakit geçirerek onardık. Depremde binanın içindeki bütün insanlar kurtuldu. Binadaki her bir kişinin bugün sağlıklı olarak hayata tutunması bir akademisyenin alabileceği en büyük ödüldür.“</em></p>
<p>Son depremlerde görülmektedir ki, ülkemizde yeni yapıların depreme dayanıklı tasarlanması ve üretilmesinin yanında, öncelikli giderilmesi gereken sorun, mevcut riskli yapı stokunda deprem güvenliğinin sağlanmasıdır. İstanbul&#8217;da riskli binaların yıkılarak yeniden yapılması, zaman, adet, etkilediği nüfus, ekonomik ölçek ve fiziki imkanlar dikkate alındığında pek olası değildir. Bina güçlendirme uygulamalarında yüksek teknolojiye duyulan gereksinim bir kez daha karşımıza çıkmaktadır. İnsanların evlerini boşaltmalarına gerek kalmadan güvenli, kolay ve hızlı güçlendirme uygulamalarının gerçekleştirilmesi için yeni teknolojilerden yararlanmak kaçınılmazdır.</p>
<p>Kompozit malzeme teknolojilerinde son yıllarda yaşanan gelişmeler bu malzemelerin yapı sektöründe de kullanılmalarına olanak vermiştir. Lifli Polimer (FRP) olarak isimlendirilen bu malzemeler Master Builders Solutions tarafından MasterBrace® markası altında 25 yılı aşkın süredir yapı sektöründe kullanılmaktadır. MasterBrace® sistemleri karbon, cam ve aramid lifli kumaş, ön- üretimli plaka ve çubuklardan oluşan lifli polimer (FRP) malzemelerini ve bu malzemeleri yapı elemanları ile birlikte kompozit yapı kazanmalarını sağlayan özel kimyasal yapıştırıcıları içermektedir. MasterBrace® FRP sistemleri uzman uygulayıcıları tarafından son derece profesyonel şekilde kolay uygulanabilen, proje izin verdiği sürece uygulama sırasında yapının boşaltılmasını gerektirmeyen, kısmi sınırlamalarla uygulanarak yaşam konforunu etkilemeyen yüksek teknolojili ürünlerden oluşur.</p>
<p>Lifli Polimer (FRP) sistemleri ile yapılacak güçlendirmelerin ilgili yönetmeliklere uygun olarak projelendirilmesi çok önemlidir. Herhangi bir yönetmeliğe dayanmadan tamamen sezgisel/kontrolsüz olarak hazırlanan uygulama projeleri fayda yerine zarar verebilir.   Ülkemizde 2018 yılında güncellenen Deprem Yönetmeliğinde yer alan &#8220;Mevcut Binaların Değerlendirilmesi ve Güçlendirilmesi&#8221; konulu bölüm <strong>Lifli Polimer (FRP) sistemler </strong>ile güçlendirme esaslarını da içermektedir. Güçlendirme projelerinin ve uygulamalarının, konusunda uzman mühendisler tarafından yapılması binanın deprem hareketi altında öngörülen davranışı göstermesi açısından son derece önemlidir.</p>
<p>Mevcut binaların deprem güvenliklerinin sağlanmasının yanında depremleri hafif ve orta hasarla atlatmış yapıların da onarılıp güçlendirilmesi yoluyla tekrar kullanıma kazandırılması ülke ekonomisi için vazgeçilemez bir gerçekliktir. Hasarlı binaların onarımı ve güçlendirilmesi de son derece ciddi, profesyonellik isteyen bir süreçtir. Yanlış yapılan güçlendirme projesi ve uygulaması depremi hasarlı bir şekilde atlatabilecek bir binanın yıkılmasına bile sebep olabilir. Uzman mühendisler tarafından projelendirilmiş ve uzman ekipler tarafından, belgeli olan ürünlerin kullanıldığı uygulamalar doğru güçlendirmeyi sağlayabilir.</p>
<p>Onarım ve güçlendirme sürecinde kullanılacak malzemelerin de üstün özelliklere sahip olmaları gerekmektedir. Hasarlı beton onarımında kullanılacak tamir harçları mevcut betonla eşdeğer veya üstün mekanik özelliklere (basınç dayanımı, eğilme dayanımı, elastisite modülü vs.) sahip olmalıdır. Bunun yanı sıra mevcut betona göre durabilitesinin çok daha yüksek olması gerekmektedir. Bu ana prensiplerden yola çıkılarak Master Builders Solutions Ar-Ge merkezlerinde 50 yıla yakın bir süredir <strong>MasterEmaco® </strong>tamir harçları geliştirilmektedir. Emaco® serisi hemen hemen her türlü betonun onarımını gerçekleştirecek ve o betonlara uyum sağlayacak çok farklı tiplerde tamir harçları içermektedir.</p>
<p>Deprem birlikte yaşamak zorunda olduğumuz bir gerçek olsa da sahip olduğumuz bilgi birikimi, tecrübe ve teknoloji çaresiz kalmamamızı, bilimsel çözümler üretmemizi sağlamaktadır. Master Builders Solutions Yapı Kimyasalları olarak ülkemize ve insanlara karşı duyduğumuz sorumluluk ile sürekli çalışarak yaşam kalitemizi yükseltecek uluslararası standartlarda teknolojik ürün ve hizmet sunuyoruz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hatayda-masterbrace-karbon-lifli-polimer-ile-guclendirilen-bina-depremlere-karsi-butunlugunu-koruyarak-hayat-kurtardi-355516">Hatay&#8217;da MasterBrace Karbon Lifli Polimer ile güçlendirilen bina depremlere karşı bütünlüğünü koruyarak hayat kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
