<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>korunmalı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/korunmali/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/korunmali</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 21:10:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>korunmalı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/korunmali</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>El hijyeninde denge korunmalı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/el-hijyeninde-denge-korunmali-632804</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:10:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[el]]></category>
		<category><![CDATA[El Hijyeni]]></category>
		<category><![CDATA[El Yıkama]]></category>
		<category><![CDATA[eller]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hijyeninde]]></category>
		<category><![CDATA[korunmalı]]></category>
		<category><![CDATA[leyla]]></category>
		<category><![CDATA[mikro]]></category>
		<category><![CDATA[yıkama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632804</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü kapsamında el hijyeninin enfeksiyonları önlemedeki önemi ile yanlış teknik kullanımı ve aşırıya kaçmanın cilt sağlığına zararları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/el-hijyeninde-denge-korunmali-632804">El hijyeninde denge korunmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü kapsamında el hijyeninin enfeksiyonları önlemedeki önemi ile yanlış teknik kullanımı ve aşırıya kaçmanın cilt sağlığına zararları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Yetersiz hijyen, özellikle çocuklarda ölümlerin en önemli nedenlerinden biri! </strong></p>
<p>El hijyeninin kritik bir halk sağlığı konusu olduğunu aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Tüm dünyada, temiz olmayan su ve gıda kaynakları ile yetersiz hijyen şartları özellikle çocuklar arasındaki ölümlerin en önemli nedenlerinden biridir.” dedi.</p>
<p>Dr. Mamçu, grip, soğuk algınlığı, zatürre, ishal, Hepatit A gibi halk sağlığını tehdit eden birçok hastalığın doğru yıkanmayan eller aracılığı ile bulaştığı vurgusunu yaptı.</p>
<p><strong>El hijyeni, enfeksiyon zincirini kırmanın en ucuz ve en etkili yolu! </strong></p>
<p>Ellerimizin çevreyle temas eden en aktif organ olduğunu hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Patojenlerin (mikropların) vücuda giriş yolu olan ağız, burun ve gözlere taşınmasında ana köprü görevi görürler. El hijyeni, enfeksiyon zincirini kırmanın en ucuz ve en etkili yoludur.” dedi.</p>
<p>Gün içinde el yıkama sıklığı için ‘sağlıklı sınır’ın sayısal bir rakamdan ziyade ihtiyaca dayalı olduğunu kaydeden Dr. Mamçu, “Ancak ellerinizi görünür bir kirlenme, riskli temas veya tuvalet sonrası, yemek öncesi gibi durumlar olmadığı halde, sırf bir ritüel olarak saatte birçok kez yıkıyorsanız sınır aşılmış demektir.  Ciltteki doğal bariyer (yağ tabakası) yok olduğunda, cilt kurumaya ve gerilmeye başladığında fayda yerini zarara bırakır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ellerin aşırı yıkanması cildi bozarak enfeksiyon riskini artırabiliyor! </strong></p>
<p>Aşırı yıkama sonucu ciltte oluşan mikro çatlaklar ve egzamanın oldukça yaygın olduğunu ifade eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, şunları söyledi:</p>
<p>“Tahriş olmuş, bütünlüğü bozulmuş bir cilt, mikroplar için açık bir kapı haline gelir. Yani ellerinizi aşırı yıkayarak cildinizi bozarsanız, enfeksiyon riskini azaltmak yerine artırırsınız. Sağlam bir deri, mikroplara karşı en güçlü kalkandır. Çok sık el yıkama, kolonya kullanma davranışı bulaş riskini ortadan kaldırıp anlık rahatlama sağlasa bile bakıldığında 5 dakikada bir el hijyeni, temizlik hastalığını beraberinde getirebilir. El yıkama bizi hastalıklardan korur bu doğru ancak bu el yıkama rutininin çok üzerine çıkıp takıntılı bir hale dönüşmemeli.”</p>
<p><strong>Doğru zamanda, doğru teknikle… </strong></p>
<p>‘Yeterli el hijyeni’nin nasıl tanımlanması gerektiğine değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Doğru zamanda, doğru teknikle (en az 20 saniye, tüm yüzeyleri kapsayacak şekilde) ve cildi kurutmadan yapılan temizliktir. Sadece suyla değil, sabunla veya sabun yoksa alkol bazlı dezenfektanla yapılmalıdır.” dedi.</p>
<p>Dr. Mamçu, yemek hazırlamadan önce ve yedikten sonra, tuvalet kullanımı sonrası, hapşırma, öksürme veya burun silme sonrası, çöplere dokunduktan sonra, dışarıdan eve girince, hasta birine temas etmeden önce ve sonra el yıkamanın gerçekten zorunlu olduğuna işaret etti.</p>
<p><strong>Elleri 3-5 saniye suyun altına tutup çekmek, yıkamak sayılamaz! </strong></p>
<p>El hijyeni konusunda toplumda en sık yapılan yanlışlar hakkında da bilgi veren Dr. Dilek Leyla Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Elleri sadece 3-5 saniye suyun altına tutup çekmek, yıkamak sayılamaz. Islak eller mikropları kuru ellere göre çok daha kolay yayar. Ellerin iyice kurulanmaması büyük bir hatadır. Elleri dezenfekte etmek için çok sıcak su kullanmak mikropları öldürmez, sadece cildi tahriş eder.</p>
<p>El hijyeni konusunda toplumun bilmesi gereken en önemli 3 konu; her an değil, riskli temas sonrası el yıkanmalı, yıkama sonrası nemlendirici kullanarak cilt bütünlüğü (bariyeri) korunmalı, kısa süreli yıkamanın temizlik sağlamadığı unutulmamalı ve parmak araları ile tırnak dipleri ihmal edilmemeli.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/el-hijyeninde-denge-korunmali-632804">El hijyeninde denge korunmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akdeniz Foku ve Toy Korunmalı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akdeniz-foku-ve-toy-korunmali-431134</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 14:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[foku]]></category>
		<category><![CDATA[korunmalı]]></category>
		<category><![CDATA[toy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=431134</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan ve nesli tehlikede olan türlerin yer aldığı kırmızı liste güncellendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akdeniz-foku-ve-toy-korunmali-431134">Akdeniz Foku ve Toy Korunmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan ve nesli tehlikede olan türlerin yer aldığı kırmızı liste güncellendi. Yapılan çalışma sonucunda Türkiye&#8217; den iki önemli tür olan Akdeniz foku (Monachus monachus) ve toyun (Otis tarda) tehdit durumu değişti. Uzmanlar her iki tür için yapılan koruma çalışmalarının artırılması gerektiğini söylüyor.</p>
<p>Akdeniz Fokları 20. yüzyılın başlarına kadar geniş bir coğrafyada dağılım gösteriyordu. İnsan baskısı ve yaşam alanlarının yok olması nedeniyle yok olma eşiğine gelmişti. Yapılan koruma çalışmalarıyla günümüzde ergin sayıları 444-600 ve gençlerle birlikte toplam yaklaşık 900 bireye ulaştı. </p>
<p>Bir önceki dönemde Akdeniz fokları dünya çapında “Tehlike Altında (EN)” ve “Akdeniz’de Bölgesel Kritik Derecede Tehlike Altında (CR) kategorisinde yer alıyordu. Gerek doğu Atlantik gerekse doğu Akdeniz bölgesinde gerçekleştirilen koruma ve araştırma çalışmaları sonucunda Yunanistan ve Moritanya popülasyonlarda görülen gözle görülür büyümeler küresel nüfusa da yansıdı ve toplamda bir artış gösterdi. Haziran 2023 de yapılan son IUCN komite değerlendirmesi ile bu nadir memeli türünün kategorisi “Hassas (VU)” olarak güncellendi.</p>
<p>“Fokların yaşam alanları korunmalı”</p>
<p>Akdeniz foklarının tehlike kategorisinin değiştirilmesi hakkında açıklama yapan SAD-AFAG Kurucu Üyesi Cem Orkun Kıraç “Türkiye’de 20 yıl önce yaklaşık 100 tahmin edilen fok popülasyonu içinde bulunduğumuz yılda SAD-AFAG ve ODTÜ-DBE’nin ortak verileri ile yaklaşık 120 ergin bireye ulaştı. Türün dünya nüfusundaki iyileşmesi nedeniyle kırmızı liste kategorisi değişti. Ancak, Türkiye ve Madeira adasındaki (Portekiz) üreme popülasyonlarında durum farklı. Ne yazık ki popülasyon stabil ve ana tehditler devam ediyor. Türkiye&#8217;de fokların görülme sıklığı ve dolaşım alanı artmış gibi görünse de bu popülasyonun küresel ölçekteki artış eğilimi ve tehdit durumu Türkiye için geçerli değil. Bu nedenle, kategorideki bu güncelleme, bu nadir tür ve kıyısal yaşam alanlarının korunmasında Türkiye ve Madeira’nın çalışma ve çabalarını hiçbir zaman düşürmemesi gerektiğine işaret ediyor.”.</p>
<p>Türkiye’de sadece 600 toy kaldı.</p>
<p>Güncellemede değerlendirilen 500 kuş türü arasında bulunan ve sayıları düşüş eğilimi gösteren toyların ise kırmızı liste kategorisi “Hassas (VU)” kategorisinden “Tehlike Altında (EN)” kategorisine yükseltildi. Bir bozkır kuşu olan toyların nüfusu, yoğun endüstriyel tarım faaliyetleri, mera alanlarının yok edilmesi, avcılık ve yumurta toplayıcılığı gibi tehditler nedeniyle hızla azalıyor. Türkiye’de 600, dünyada ise 30.000 ergin bireyin kaldığı tahmin ediliyor.</p>
<p>Bu güncelleme üzerine Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Şafak Arslan; “Toy maruz kaldığı tehditlere karşı oldukça duyarlı. Bu nedenle IUCN son güncellemesinde türün tehdit kategorisini yükseltti. Yani toyların neslinin tükenme riski bir kategori daha artmış oldu. Artık daha fazla koruma çalışmasına ihtiyaç olduğu ortada. Türü tehdit eden tüm etkenler ortadan kaldırılmalı, toyu ve yaşam alanlarını koruyan faaliyetler acilen uygulanmalı. Türkiye genelindeki toy yaşam alanlarının büyük bölümünü biliyoruz. Bu alanlarda buğday, arpa, mercimek gibi susuz yetişen ürünler devlet tarafından teşvik edilmeli, nadasa bırakma yöntemi benimsenmeli. Hasat dönemleri toyların üreme dönemi dikkate alınarak yapılmalı. Aksi halde yavrular biçerdöverlerin arasında kalıyor. Üretim yapılan alanların aralarında bulunan mera alanları korunarak mozaik bir tarım modeli benimsenmeli ve uygulanmalı. Türe yönelik kaçak avcılık faaliyetleri ve yumurta toplayıcılığını engellemek için denetimler artmalı, yerelde farkındalık çalışmaları yaygınlaşmalı ” açıklamasında bulundu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akdeniz-foku-ve-toy-korunmali-431134">Akdeniz Foku ve Toy Korunmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
