<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>korunma | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/korunma/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/korunma</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Apr 2026 12:18:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>korunma | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/korunma</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DEÜ Bilim Kafe Sohbetleri&#8217;nin 6&#8217;ncı Buluşmasında &#8220;Bilimin Işığında Güneşten Nasıl Korunmalıyız?&#8221; Konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deu-bilim-kafe-sohbetlerinin-6nci-bulusmasinda-bilimin-isiginda-gunesten-nasil-korunmaliyiz-konusuldu-626038</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:18:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmasında]]></category>
		<category><![CDATA[Çalıkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kafe]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[ncı]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626038</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi projesi kapsamında Dokuz Eylül Üniversitesinde düzenlenen Bilim Kafe Sohbetlerinin 6’ncı buluşması, Rektörlük Yerleşkesi Eylül Bilim Kafede gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-bilim-kafe-sohbetlerinin-6nci-bulusmasinda-bilimin-isiginda-gunesten-nasil-korunmaliyiz-konusuldu-626038">DEÜ Bilim Kafe Sohbetleri&#8217;nin 6&#8217;ncı Buluşmasında &#8220;Bilimin Işığında Güneşten Nasıl Korunmalıyız?&#8221; Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi projesi kapsamında Dokuz Eylül Üniversitesinde düzenlenen Bilim Kafe Sohbetlerinin 6’ncı buluşması, Rektörlük Yerleşkesi Eylül Bilim Kafede gerçekleştirildi. Etkinlikte, DEÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Emel Çalıkoğlu, güneş ışınlarının cilt sağlığı üzerindeki etkileri, doğru korunma yöntemleri ve sağlıklı sınırlar üzerine değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Programa; DEÜ Genel Sekreter V. Prof. Dr. Dündar Yener ile akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p><b>“BİLİM TOPLUMLA BULUŞMALI”</b></p>
<p>Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren DEÜ Genel Sekreter Vekili Prof. Dr. Dündar Yener, bilimsel bilginin toplumla buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, “Dokuz Eylül Üniversitesi ailesi olarak bizler, bilginin yalnızca üretilmesini değil, toplumla buluşturulmasını da temel bir sorumluluk olarak görmekteyiz. Bu anlayışla hayata geçirilen Bilim Kafe Sohbetleri, bilimi gündelik hayatla buluşturan, erişilebilir ve anlaşılır kılan kıymetli bir zemini ifade etmektedir. Bu değerli projenin hepimiz için yol gösterici olacağına inanıyorum. Bu nitelikli buluşmanın hayata geçirilmesinde başta Yükseköğretim Kurulu Bilim İletişimi Ofisi olmak üzere katkı sunan tüm birimlere teşekkür ediyorum,” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“BİLİM; DOĞRUYU GÖSTEREN, YANLIŞI AYIKLAYAN EN ÖNEMLİ REHBERDİR”</b></p>
<p>Konuşmasında güneşten korunmanın önemine de değinen Yener, “Bugün ele aldığımız ‘Bilimin Işığında Güneşten Nasıl Korunmalıyız?’ konusu, günlük yaşamda çoğu zaman farkında olmadan maruz kaldığımız ancak doğrudan sağlığımızı etkileyen önemli bir meseleyi gündeme taşımaktadır. Güneş, yaşamın temel kaynağıdır; ancak bilinçsiz ve ölçüsüz maruziyet, bu kaynağı bir risk unsuruna dönüştürebilmektedir. Bu noktada bilim; doğruyu gösteren, yanlışı ayıklayan ve bireyin yaşam kalitesini artıran en önemli rehberdir,” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“GÜNEŞ, FAYDA VE RİSKİ BİRLİKTE BARINDIRIYOR”</b></p>
<p>Sunumuna “Güneşten korunma hakkında bilim ne diyor?” sorusuyla başlayan Prof. Dr. Emel Çalıkoğlu, güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Güneşin yaşam kalitesini artırdığını, psikoloji üzerinde olumlu etkiler sağladığını ve D vitamini sentezi açısından önemli olduğunu belirten Çalıkoğlu, aşırı maruziyetin ise ciddi riskler barındırdığını vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Emel Çalıkoğlu yaptığı sunumda, “Güneş ışınlarına aşırı maruz kalmak, deride lekelenme ve erken yaşlanmaya neden olabilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, ultraviyole A (UVA) ve ultraviyole B (UVB) ışınlarını kanserojen olarak sınıflandırmaktadır,” dedi.</p>
<p>Güneş koruyucu ürün seçimine ilişkin de bilgi veren Çalıkoğlu, günümüzde kullanılan ürünlerin hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma sağlaması gerektiğini belirterek, “Ürün tercih ederken geniş spektrumlu koruma sağlayıp sağlamadığına dikkat edilmelidir. Dünya Sağlık Örgütü, en az 30 faktörlü koruyucu ürünlerin kullanılmasını önermektedir,” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Oksibenzon içeren kimyasal ürünler ile sprey formdaki güneş koruyucuların kullanımından kaçınılması gerektiğini vurgulayan Çalıkoğlu, özellikle çocuklar ve bebekler için bu tür ürünlerin uygun olmadığını vurguladı.</p>
<p><b>“RİSK GRUPLARI DAHA DİKKATLİ OLMALI”</b></p>
<p>Gebeler, çocuklar ve yaşlı bireylerin güneşten korunma konusunda daha hassas davranması gerektiğini ifade eden Çalıkoğlu, “Altı aydan küçük bebeklerde güneş koruyucu ürün kullanımı önerilmemektedir. Bunun yerine, uzun kollu kıyafetler tercih edilmeli ve fiziksel koruma yöntemleri uygulanmalıdır. Ayrıca, sprey formdaki ürünler çocuklar ve bebekler için kesinlikle önerilmemektedir,” dedi.</p>
<p>Bilim Kafe Sohbetleri, katılımcıların sorularının yanıtlandığı interaktif bölümün ardından sona erdi. Programın sonunda, DEÜ Genel Sekreter Vekili Prof. Dr. Dündar Yener tarafından Prof. Dr. Emel Çalıkoğlu’na teşekkür belgesi takdim edildi.</p>
<p>Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-bilim-kafe-sohbetlerinin-6nci-bulusmasinda-bilimin-isiginda-gunesten-nasil-korunmaliyiz-konusuldu-626038">DEÜ Bilim Kafe Sohbetleri&#8217;nin 6&#8217;ncı Buluşmasında &#8220;Bilimin Işığında Güneşten Nasıl Korunmalıyız?&#8221; Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maltepeli kadınlara dijital riskler ve korunma yolları anlatıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maltepeli-kadinlara-dijital-riskler-ve-korunma-yollari-anlatildi-618979</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 15:13:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[anlatıldı]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlara]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[maltepeli]]></category>
		<category><![CDATA[riskler]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618979</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi Cevizli Kadın Danışma ve Sosyal Yaşam Merkezi’nde hizmet alan kadınlara yönelik  “Teknoloji Çağında Kadınlar: Dijital Riskler ve Korunma Yolları” konulu seminer düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepeli-kadinlara-dijital-riskler-ve-korunma-yollari-anlatildi-618979">Maltepeli kadınlara dijital riskler ve korunma yolları anlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi Cevizli Kadın Danışma ve Sosyal Yaşam Merkezi’nde hizmet alan kadınlara yönelik  “Teknoloji Çağında Kadınlar: Dijital Riskler ve Korunma Yolları” konulu seminer düzenlendi. Maltepe Belediyesi ve Yeditepe Üniversitesi iş birliğiyle organize edilen seminerde dijital şiddet türleri, güvenli internet kullanımı, dijital şiddete maruz kalınması halinde neler yapılabileceği konu başlıkları ele alındı. Seminere konuşmacı olarak katılan Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Işıl Işık, teknolojinin gelişmesiyle birlikte kadınlara yönelik şiddetin dijital alanda da büyüdüğüne dikkat çekerek, Birleşmiş Milletler raporlarına göre her iki kadından birinin yaşamı boyunca en az bir tür dijital şiddete maruz kaldığını kaydetti.</p>
<p><b>KADINLAR, DİJİTAL ŞİDDETİN HEDEFİNDE</b></p>
<p>Işık, kadınların yapay zekâyla ve veri ihlalleriyle dijital şiddetin hedefinde olduğuna dikkat çekerek, siber zorbalığın, kişisel bilgilerin ifşasının, nefret ve cinsiyetçi nefret söyleminin, rızaya dayanmayan samimi görüntülerin paylaşımının, siber ve kimlik hırsızlığının dijital şiddet türleri arasında bulunduğunu ifade etti. Katılımcıları sosyal medya ve telefon güvenliği, dijital sınır koyma ve korunma yolları, destek ve başvuru mekanizmalarıyla ilgili bilgilendiren Işık daha sonra katılımcıların sorularını yanıtladı. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepeli-kadinlara-dijital-riskler-ve-korunma-yollari-anlatildi-618979">Maltepeli kadınlara dijital riskler ve korunma yolları anlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bornova&#8217;da çocukları şiddete karşı koruma seferberliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bornovada-cocuklari-siddete-karsi-koruma-seferberligi-616051</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 07:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki]]></category>
		<category><![CDATA[istismar]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[korunmasında]]></category>
		<category><![CDATA[seferberliği]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616051</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuğa yönelik şiddet Bornova Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen panelde masaya yatırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovada-cocuklari-siddete-karsi-koruma-seferberligi-616051">Bornova&#8217;da çocukları şiddete karşı koruma seferberliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğa yönelik şiddet Bornova Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen panelde masaya yatırıldı. Uzmanlar, çocukların korunmasında hem psikososyal hem de hukuki boyutun birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, çocukların korunmasının yalnızca hukuki değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu söyledi.</p>
<p><b>Çocukların korunmasında psikososyal destek süreci</b></p>
<p>Uğur Mumcu Kültür Merkezi Çok Amaçlı Salon’da “Çocuk Koruma ve Çocuğa Yönelik Şiddet Alanında Türkiye’deki Yasal Çerçeve ve Başvuru Mekanizmaları” başlığıyla düzenlenen panelin ilk oturumunda konuşan Psikolog Merve Aydoğanlar, çocuk kavramını hem gelişimsel hem de hukuki açıdan ele alarak, “Çocuk yalnızca yaşa göre değil, gelişimsel ihtiyaçları ve korunma gereksinimi üzerinden değerlendirilmelidir” vurgusunu yaptı</p>
<p>Aydoğanlar sunumunda; Çocukların temel ihtiyaçlarını, çocuk ihmali ve istismarı kavramlarını, ihmal ve istismar türlerini, ilk başvuru mekanizmalarını, çocuk koruma sisteminde psikososyal destek sürecini,</p>
<p>risk tespiti ile koruyucu-önleyici yaklaşımları ayrıntılı biçimde anlattı. Özellikle erken risk tespiti ve doğru başvuru mekanizmalarının işletilmesinin, çocuğun örselenmeden korunmasında hayati rol oynadığını belirtti.</p>
<p><b>Çocukların korunmasındaki hukuki çerçeve</b></p>
<p>Panelin ikinci oturumunda ise Avukat Bahar Doğan, çocukların korunmasına ilişkin yasal düzenlemeleri kapsamlı biçimde değerlendirdi.</p>
<p>Doğan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında çocukların korunmasını, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nu, bildirim yükümlülüğü ve sorumlulukları, ceza yargılamasında soruşturma ve kovuşturma süreçlerini, çocukların cezai sorumluluklarını, çocuğun cinsel istismarı kavramını, cinsel istismar vakalarında başvuru ve bildirim yollarını, cinsel suçlarda çocuğun örselenmemesine yönelik uygulamaları ele aldı.</p>
<p>Bahar Doğan, özellikle bildirim yükümlülüğünün yalnızca kurumlara değil, suçu öğrenen herkese ait bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek, cinsel istismar vakalarında hızlı ve doğru başvurunun çocuğun korunmasında belirleyici olduğunu ifade etti.</p>
<p><b> Soru-cevap bölümü</b></p>
<p><b> </b>Zaman yönetimine bağlı olarak gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde katılımcıların soruları alındı, uzmanlar sahadaki uygulamalara dair görüşlerini paylaştı.</p>
<p><b> Başkan Eşki: “Çocukların güvenliği ortak sorumluluğumuz”</b></p>
<p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, çocukların korunmasının yalnızca hukuki değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Çocuklarımızın güvenli, sağlıklı ve şiddetten uzak bir ortamda büyümesi için hem bilinçlenmeye hem de güçlü bir kurumsal iş birliğine ihtiyacımız var. Yerel yönetim olarak bu alandaki farkındalık çalışmalarını artırmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovada-cocuklari-siddete-karsi-koruma-seferberligi-616051">Bornova&#8217;da çocukları şiddete karşı koruma seferberliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>En etkili korunma yöntemi sigaradan uzak durmak!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/en-etkili-korunma-yontemi-sigaradan-uzak-durmak-588618</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 10:38:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[durmak]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Evre]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigaradan]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada her yıl 2 milyondan fazla ülkemizde de yaklaşık 41 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konuluyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-etkili-korunma-yontemi-sigaradan-uzak-durmak-588618">En etkili korunma yöntemi sigaradan uzak durmak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada her yıl 2 milyondan fazla ülkemizde de yaklaşık 41 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konuluyor. Erkeklerde en sık görülen kanser türü olan akciğer kanseri kadınlarda da meme ve kolorektal kanserlerinden sonra 3. sıklıkta görülüyor. Kansere bağlı ölümlerde ilk sırada yer alan akciğer kanserinin en önemli nedeni olarak sigara gösteriliyor. Öyle ki akciğer kanserinin yüzde 85&#8217;inin sigara kullanımı nedeniyle geliştiği belirtiliyor. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane,</strong> akciğer kanserinden korunmanın veya riski azaltmanın en etkili yolunun  sigara ile tütün ürünlerinin bırakılması ve mümkün olduğunca pasif içicilikten kaçınılması olduğuna dikkat çekerek, “Sigara ve tütün ürünlerinin bırakılmasıyla akciğer kanseri önlenebilmektedir. Ayrıca çevresel risk faktörlerini kontrol etmek ve sağlıklı bir yaşam sürdürmek riskin azaltılmasında büyük bir önem taşımaktadır” diyor. Akciğer kanserinin genellikle erken dönemlerinde belirti vermemesi ve en tipik sinyali olan öksürüğün sigara kullanımına bağlanması nedeniyle sıklıkla ileri evrede teşhis edildiğine vurgu yapan <strong>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane,</strong> “Tanının gecikmesi de tedaviden etkin sonuç alınamamasına ve bunun sonucunda hastanın yaşamını yitirmesine neden olabilmektedir. Her kanserde olduğu gibi akciğer kanseri de ne kadar erken teşhis edilirse tam şifa şansı o kadar yükselmektedir. Bazen tarama yöntemleriyle tespit edilen çok erken evre akciğer kanserinde hastalarda sadece ameliyat ile şifa sağlanabilmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Risk grubundaki 50 yaş ve üzeri kişilere tarama önerisi</strong></p>
<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane, akciğer kanserine aslında tarama yöntemleriyle erken dönemde tanı konulabildiğini belirterek, “Erken evrede teşhis edilebilmesi için yüksek riskli olarak belirlenmiş; yoğun sigara içen veya geçmişte içmiş olan 50 yaş ve üzeri kişilere her yıl düşük radyasyon dozlu bilgisayarlı akciğer tomografi çekimi yapılması önerilmektedir. Bu sayede henüz belirti vermemiş erken evre akciğer kanserinin yakalanması mümkün olabilmektedir” bilgisini veriyor.  </p>
<p><strong>Kadınlarda akciğer kanseri artıyor, çünkü… </strong></p>
<p>Akciğer kanseri, akciğer dokusundaki hücrelerin genetik olarak bazı değişimlere uğradıktan  sonra kontrolsüz çoğalması sonucunda oluşan bir kanser türü. Genel olarak erkeklerde kadınlara oranla yaklaşık 3 ila 3,5 kat daha sık görülüyor. Erkeklerin sigara ve tütün kullanımının kadınlardan çok daha yaygın olmasının bunun başlıca nedeni olduğu düşünülüyor. Ancak, günümüzde kadınlarda sigara kullanımının artmasıyla birlikte akciğer kanseri oranları kadınlarda da yükseliyor ve iki cinsiyet arasındaki fark giderek azalıyor.</p>
<p><strong>Bu kanserin yüzde 85’inden sigara sorumlu!</strong></p>
<p>Akciğer kanserinin en önemli nedeni olarak sigara kullanımı gösteriliyor. Öyle ki akciğer kanserinin yaklaşık yüzde 85&#8217;inin sigarayla ilişkili olduğu belirtiliyor. Sigara dumanında bulunan çok sayıda kimyasal maddenin bir kısmı kanserojen özellik taşıyor. Bu kanserojen maddeler akciğer dokusunda hücrelerin genetik yapısını bozarak akciğer kanserine yol açabiliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane,<strong> </strong>sigaranın bırakılması sonrasında akciğer kanseri riskinin azalması için üzerinden uzun bir süre geçmesi gerektiğini anlatarak, “Ayrıca, uzun dönem yoğun sigara içen kişilerde sigaranın bırakılması riski azaltsa da bu risk hiçbir zaman içmeyenler seviyesine düşmez; çünkü akciğerlerde bir miktar hasar mutlaka oluşmuştur. Bu nedenle, sigaraya hiç başlamamak en doğrusudur” diyor.  Prof. Dr. Faysal Dane, sigaranın yanı sıra hava kirliliği, radon gazı veya asbest maruziyeti, genetik faktörler, pasif içicilik ve ev içi duman maruziyetinin de risk faktörleri arasında yer aldığını söylüyor. </p>
<p><strong>Genellikle tesadüfen teşhis ediliyor</strong></p>
<p>Akciğer kanseri şikayete yol açtığında sıklıkla ileri evrede oluyor. Geç teşhis edilmesinin nedeni ise kanserin çoğunlukla uzun süre belirti vermemesi veya öksürük gibi yakınmaların sigaraya bağlanarak önemsenmemesi. Ayrıca yoğun sigara kullanan hastalarda tarama yöntemlerinin olmaması da geç teşhisin bir diğer sebebini oluşturuyor. Erken evrede çoğunlukla belirti vermemesi nedeniyle bu dönemde ancak rastlantısal çekilen bir görüntüleme yöntemi sonrasında fark ediliyor. İleri evrelerde ise uzun süreli öksürük, kan tükürme, nefes darlığı, boyunda şişme, göğüs bölgesinde ağrı, hırıltı veya ses kısıklığı gibi belirtilerle kendini belli ediyor.  Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane, bu tür belirtilerin mutlaka akciğer kanseri yönünden tetkik edilmesi gerektiğine işaret ederek, “Akciğer grafisi bazı büyük kitleleri veya sıvı toplanmasını gösterebilmektedir. Şüphe olan hastalarda düşük doz bigisayarlı tomografi çekilmesi en uygun olan yöntemdir. Asıl teşhis ise görülen kitleden biyopsi yapılarak alınan numunenin mikroskop altında incelenmesiyle konulmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Tedavide çığır açan gelişmeler yaşanıyor! </strong></p>
<p>Akciğer kanserinin tedavisinde; ameliyat, radyoterapi, kemoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapi yöntemlerine başvuruluyor.  Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane, kanser tedavisinde çığır açan immünoterapi ve hedefe yönelik ilaçların son yıllarda akciğer kanserinde de uygun hastalarda hem erken evrede hem de ileri evrelerde  kullanılmaya başlandığını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Eskiden immünoterapi tedavisi bu hastalıkta daha ileri evrede fayda sağlarken, son birkaç yıldır erken evrede de temel oyunculardan biri haline gelmiştir. Aynı şekilde, eğer hastanın tümörü hedefe yönelik ilaçlar için uygunsa,  bu ilaçlara artık hem erken evre hem de ileri evre hastalıkta başvurabilmektedir. Bunların yanı sıra günümüzde hastanın tümöründen alınan bir parçadan kapsamlı gen analizi yapılarak hangi ilacın bu hastanın kanserinde etkili olduğunu tespit etmek mümkün olmaktadır. Tüm bu gelişmeler sayesinde  son yıllarda akciğer kanserinde hastaların yaşam sürelerinde ciddi artışlar kaydedilmiştir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-etkili-korunma-yontemi-sigaradan-uzak-durmak-588618">En etkili korunma yöntemi sigaradan uzak durmak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar: Belirtiler, Riskler ve Korunma Yolları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cinsel-yolla-bulasan-enfeksiyonlar-belirtiler-riskler-ve-korunma-yollari-555847</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jul 2025 14:31:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşan]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[riskler]]></category>
		<category><![CDATA[yolla]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555847</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cinsel yolla bulaşan hastalıklar...Sessiz salgın: 1 günde 1 milyondan fazla cinsel yolla bulaşan enfeksiyon!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cinsel-yolla-bulasan-enfeksiyonlar-belirtiler-riskler-ve-korunma-yollari-555847">Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar: Belirtiler, Riskler ve Korunma Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsel yolla bulaşan hastalıklar…Sessiz salgın: 1 günde 1 milyondan fazla cinsel yolla bulaşan enfeksiyon!</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, cinsel yolla bulaşan hastalıklar dünya genelinde ve Türkiye’de alarm verici boyutlara ulaştı. Uzmanlar, özellikle hiçbir belirti göstermeden ilerleyen hastalıkların partnerlerde kısırlıktan kansere kadar ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguluyor. Sağlıklı, keyifli, özgür ve eşitlikçi cinselliği savunan ve bu vizyonla 95 yıldır cinsel sağlık kategorisine dünya çapında liderlik eden Durex’in Global Cinsellik Araştırması; toplumda prezervatifin sadece gebelikten korunma aracı olarak görülmesinin, cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılımını artırdığını  gösteriyor.</p>
<p>Tüm dünyada 15-49 yaş aralığındaki bireyler arasında her gün 1 milyondan fazla tedavi edilebilir cinsel yolla bulaşan enfeksiyon yayılıyor ve üstelik bunların çoğu herhangi bir belirti vermiyor. Uzmanlar, çoğu kişinin taşıdığının farkında olmadan partnerine cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon bulaştırabileceğini hatırlatıyor ve tarama yaptırmadan ilişkiye başlamamanın önemini vurguluyor. Şüphe, düzenli kontrol, doğru önlemler almak ve en önemlisi cinselliği konuşmanın önemini vurgulayan Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Saadettin Eskiçorapçı, cinsel yolla bulaşan hastalıkların gölgesinde büyüyen bu sessiz salgına #SıcağıSıcağına dikkat çekiyor.</p>
<p><b><strong>Kimsenin Konuşmadığı Tehlike: Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar </strong></b></p>
<p>Büyüdüğümüz coğrafyada, erkekliğin gücünü cinsellikten aldığının ve bu nedenle ülkemizde cinselliğin konuşulmamasının bir tabu olarak görüldüğünün altını çizen, Eskiçorapçı, cinsel enfeksiyonlara dair yaşanan sessiz salgının coğrafyanın ötesine geçtiğini ve tüm dünyayı etkisi altına aldığını söylüyor: “Coğrafya kader mi, evet. Cinsellik ve cinsiyet meselelerinde coğrafya biraz kader. Ama konu daha ciddi boyutlarda. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her gün cinsel olarak aktif olan  (15-49 yaş aralığı) bireyler, 1 milyondan fazla cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyona yakalanıyor. Bu yılda yaklaşık 400 milyon bulaş demek! Bu hastalıkların bel soğukluğu, klamidya gibi bir kısmı tamamen tedavi edilebilirken, HIV yani AIDS gibi bazıları hala tamamen tedavi edilemiyor; sadece kontrol altında tutulabiliyor” diyor.</p>
<p><b><strong>Yıllar Sonra Yeniden Frengi</strong></b></p>
<p>28 yıllık bir üroloji hekimi olarak son yıllara kadar frengi vakasına pek rastlamadığını belirten Prof. Dr. Saadettin Eskiçorapçı, “Son yıllarda frengi konusunda hayret verici bir yükseliş söz konusu. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada son 10 yılda 7-8 kat artış var. Frengi, sinsice iç organlara doğru ilerleyerek hiçbir semptom yaratmadan aylar hatta yıllar sonra onarılması güç hasarlar bırakıyor. Çok daha ciddi sonuçlara yol açabilen HPV, HIV ve Hepatit gibi virüslerin yayılımı da oldukça yüksek. Bu hastalıklardan Hepatit ve HPV için aşı mevcutken, HIV yani AIDS için halen koruyucu bir aşı bulunmuyor. Türkiye’de AIDS vakaları artış gösterirken, dünya genelinde ise yıllık vaka sayısı 200 milyonun üzerinde seyrediyor” şeklinde ifade ediyor. Türkiye’de en sık karşılaşılan cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında, bel soğukluğunun farklı türleri yer aldığını belirten Eskiçorapçı, “Klamidya ve Mikoplazma gibi yeni versiyonlarının yanı sıra, klasik Gonore bel soğukluğu da halen yaygınlığını sürdürüyor. Bunların dışında, HSV olarak bilinen genital uçuk da oldukça sık görülüyor. HSV, Amerika’da ve Türkiye’de en sık rastlanan ikinci cinsel yolla bulaşan enfeksiyon konumunda”.</p>
<p><b><strong>Korunmada En Etkili Yöntemlerden Biri: Prezervatif</strong></b></p>
<p>Prof. Dr. Eskiçorapçı, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmanın en temel ve etkili yönteminin prezervatif olduğunu vurguluyor: “Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) sayfasına girip bakarsanız, tüm uzmanların da önerdiği gibi cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korunmada en önemli yöntem prezervatif. Çok basit ve etkili bir yöntem olarak, enfeksiyonların yaklaşık %90’ının bulaşmasını engelliyor. Bu nedenle cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma yöntemi olarak ilk sırada geliyor.”</p>
<p><b><strong>Türkiye’de sadece 10 kişiden 2’si prezervatifi enfeksiyonlardan korunmak için kullanıyor</strong></b></p>
<p>Cinsel sağlık alanında 95 yıldır sağlıklı, keyifli, özgür ve eşitlikçi bir cinsellik vizyonuyla dünya çapında liderlik eden prezervatif markası Durex’in Global Cinsellik Araştırması ise, hem Türkiye’de hem dünya genelinde cinsellikle ilgili sunduğu çarpıcı verilerle prezervatif kullanımına ilişkin tabloyu gözler önüne seriyor. Araştırmaya katılanların %46’sı güvenilir bir partnerle prezervatif kullanımının gereksiz olduğunu düşünürken, bu oran globalde sadece %21. Öte yandan prezervatif kullananların %58’i gebelikten korunmak için, %11’i ise cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak amacıyla bu yöntemi tercih ediyor.</p>
<p><b><strong>“Sevgi, Önce Korumaktan Geçer”</strong></b></p>
<p>Eskiçorapçı, toplumda prezervatifin hala sadece doğum kontrol yöntemi olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğuna dikkat çekerek şöyle devam ediyor: “Maalesef insanların büyük kısmı, neredeyse %50’den fazlası prezervatifin cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan koruduğunun farkında bile değil. Sanki sadece istenmeyen gebelikleri önlemek için kullanılan bir korunma yöntemiymiş gibi algılanıyor. Bu çok yanlış. Asıl önemli nokta; sizin farkında olmadan taşıyıcı olabileceğiniz hastalıkları partnerinize bulaştırmanızı önlemesi. Hatta çocuk sahibi olmayı planladığınızda bile bu çok kritik. Çünkü fark etmeden partnerinize bulaştırdığınız bir hastalık doğrudan çocuğunuza da geçebilir. Bu da konjenital anomaliler, düşükler, erken doğumlar ve hatta bazı göz hastalıkları gibi çok ciddi sorunlara yol açabilir. Yani aslında sadece partnerinizi değil, doğacak çocuğunuzu da korumuş olursunuz. Benim prezervatif kullanımı konusunda yaklaşımım yani korunmaya bakış açım daha çok sevgi odaklı. ”</p>
<p><b><strong>İnovasyonlarla Prezervatifler Artık Daha Konforlu</strong></b></p>
<p>Dünya genelinde yeni inovasyonlarla prezervatiflerin daha da konforlu hale geldiğini belirten Prof. Dr. Eskiçorapçı, “Evet, başka korunma yöntemleri de var; fakat hem gebelikten korunmada hem de cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlenmesinde en etkili ve aktif yöntem hala prezervatif. Üstelik artık kişiye özel durumlardan kaynaklanan uyum sorunlarını azaltacak, partnerlerin ilişkideki konforunu artıracak yeni ürünler de geliştiriliyor. Bu alandaki gelişmeleri yakından takip etmek lazım; ben de bu konuda umut verici yenilikler görüyorum” diye ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cinsel-yolla-bulasan-enfeksiyonlar-belirtiler-riskler-ve-korunma-yollari-555847">Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar: Belirtiler, Riskler ve Korunma Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kur Riski Yönetiminde Stratejik Derinlik: Gedik Yatırım&#8217;dan Kurumsal Firmalara Profesyonel Riskten Korunma (Hedging) Çözümleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kur-riski-yonetiminde-stratejik-derinlik-gedik-yatirimdan-kurumsal-firmalara-profesyonel-riskten-korunma-hedging-cozumleri-550512</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 08:35:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çözümleri]]></category>
		<category><![CDATA[derinlik]]></category>
		<category><![CDATA[firmalara]]></category>
		<category><![CDATA[gedik]]></category>
		<category><![CDATA[hedging]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[kur]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal]]></category>
		<category><![CDATA[profesyonel]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[riskten]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımdan]]></category>
		<category><![CDATA[yönetiminde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550512</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel para politikalarındaki belirsizlik, bölgesel jeopolitik riskler ve iç piyasadaki dalgalanmalar, döviz kurlarında oynaklığı artırırken; kurumsal firmalar için finansal risk yönetimi her zamankinden daha kritik bir hale geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kur-riski-yonetiminde-stratejik-derinlik-gedik-yatirimdan-kurumsal-firmalara-profesyonel-riskten-korunma-hedging-cozumleri-550512">Kur Riski Yönetiminde Stratejik Derinlik: Gedik Yatırım&#8217;dan Kurumsal Firmalara Profesyonel Riskten Korunma (Hedging) Çözümleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel para politikalarındaki belirsizlik, bölgesel jeopolitik riskler ve iç piyasadaki dalgalanmalar, döviz kurlarında oynaklığı artırırken; kurumsal firmalar için finansal risk yönetimi her zamankinden daha kritik bir hale geliyor. Türkiye sermaye piyasalarının önde gelen yatırım kuruluşlarından biri olan Gedik Yatırım, bu belirsizlik ortamında firmalara özel, dinamik ve entegre riskten korunma (hedging) çözümleri sunarak, işletmelerin bilanço dayanıklılığını artırmayı hedefliyor.</p>
<p>Kur riski yalnızca kâr marjlarını değil, aynı zamanda sermaye yapısını ve yatırım kararlarını da doğrudan etkiliyor. Bu bağlamda, riskin stratejik olarak yapılandırılması gereken bir süreç olduğuna inanan Gedik Yatırım, Kurumsal Hazine Hizmetleri kapsamında döviz riskini yönetecek çok katmanlı araçlar sunuyor.</p>
<p>Gedik Yatırım’ın sunduğu çözümler arasında ilk sırada, firmaların gelecekteki döviz pozisyonlarını bugünden sabitleyerek kur oynaklığına karşı önlem almalarını sağlayan Vadeli Döviz Alım-Satım İşlemleri yer alıyor. Bu klasik ancak etkili yöntem, özellikle ithalat ve ihracat odaklı firmalar için kur belirsizliğini ortadan kaldırarak planlamayı kolaylaştırıyor.</p>
<p>Daha esnek bir yapı sunan Opsiyon Sözleşmeleri, firmaların döviz piyasasındaki olası hareketlere karşı kontrolü ellerinde tutmalarına olanak tanıyor. Opsiyonlarla işletmeler, olumsuz senaryolarda korunma sağlarken, olumlu piyasa koşullarından da faydalanabiliyor.</p>
<p>Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (VİOP) İşlemleri ise, dövize dayalı kontratlar aracılığıyla profesyonel düzeyde bir risk yönetimi imkânı sunuyor. VİOP’ta gerçekleştirilen pozisyon alımları, kaldıraç etkisiyle özellikle aktif risk yöneticileri tarafından tercih ediliyor.</p>
<p>Kur riskine karşı etkin bir koruma sağlarken ek maliyet yaratmayan Sıfır Maliyetli Riskten Korunma Stratejileri de Gedik Yatırım’ın sunduğu önemli çözümler arasında. Bu stratejiler, opsiyonların esnekliğinden yararlanma imkanı verirken müşteriler açısından maliyet yaratmadığından, özellikle fiyat hassasiyeti yüksek firmalar için stratejik bir risk yönetimi seçeneği haline geliyor.</p>
<p><strong>Finansal Mühendislik Yaklaşımıyla Geliştirilmiş Stratejiler</strong></p>
<p>Gedik Yatırım Hazineden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Coşan Yeğenoğlu, kur riskinin tek boyutlu bir problem olmadığını vurgulayarak şunları belirtiyor:</p>
<p><em>“Kur dalgalanmalarının etkisi sadece kısa vadeli kârlılıkla sınırlı değil; yatırım kararları, teminat yapısı, borç çevirme kabiliyeti gibi birçok finansal parametre bu dalgalanmalardan etkilenebiliyor. Biz, müşterilerimizin ihtiyacına göre özel olarak tasarladığımız hedging stratejileri ile bu süreci yönetilebilir hale getiriyor, onları daha sağlam bilanço yapılarıyla geleceğe hazırlıyoruz.”</em></p>
<p><b>Bilgi ile Güçlenen Kurumsal Yapılar</b></p>
<p>Gedik Yatırım, sunduğu ürünlerin yanı sıra düzenli olarak gerçekleştirdiği eğitim programları ve seminerlerle, kurumsal yatırımcıların ve finans profesyonellerinin risk yönetimi konusundaki bilgi seviyesini artırmayı da misyonunun bir parçası olarak görüyor. Bu vizyon, yalnızca hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda finansal okuryazarlığın gelişimine katkı sunan bir rehber konumunu da beraberinde getiriyor.</p>
<p>Sonuç olarak dalgalı piyasa koşullarında istikrarın, tesadüflere bırakılamayacak kadar stratejik bir konu olduğuna inanan Gedik Yatırım, kurumsal firmaların döviz bazlı risklerini yalnızca azaltmakla kalmayıp; bu riskleri stratejik bir avantaja dönüştürebilecek uzmanlık ve araçlarla donatılmış bir çözüm ortağı olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Daha fazla bilgiye www.gedik.com adresinden ulaşabilir, Gedik Yatırım’ın deneyimli uzman kadrosuyla doğrudan iletişime geçerek size özel çözümler hakkında danışmanlık alabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kur-riski-yonetiminde-stratejik-derinlik-gedik-yatirimdan-kurumsal-firmalara-profesyonel-riskten-korunma-hedging-cozumleri-550512">Kur Riski Yönetiminde Stratejik Derinlik: Gedik Yatırım&#8217;dan Kurumsal Firmalara Profesyonel Riskten Korunma (Hedging) Çözümleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TİKAV, &#8216;ÖNLEM AL, GÜVENDE KAL&#8217; PROJESİ İLE 2025 YILI BOYUNCA 28 LOKASYONDA YAŞAYAN KADINLARA ULAŞMAYI HEDEFLİYOR TİKAV, &#8220;Önlem Al, Güvende Kal&#8221; Projesi ile Kırsal Bölgelerde Yaşayan Kadınlara Afetlerden Korunma Eğitimi Veriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tikav-onlem-al-guvende-kal-projesi-ile-2025-yili-boyunca-28-lokasyonda-yasayan-kadinlara-ulasmayi-hedefliyor-tikav-onlem-al-guvende-kal-projesi-ile-kirsal-bolgelerde-yasayan-kadinlara-afetlerden-korun-550078</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2025 07:49:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[afetlerden]]></category>
		<category><![CDATA[bölgelerde]]></category>
		<category><![CDATA[boyunca]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[güvende]]></category>
		<category><![CDATA[hedefliyor]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlara]]></category>
		<category><![CDATA[kal]]></category>
		<category><![CDATA[kırsal]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[lokasyonda]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[tikav]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşmayi]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayan]]></category>
		<category><![CDATA[yılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550078</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akfen Holding’in kurucusu olduğu ve sosyal sorumluluk projeleriyle toplumun farklı kesimlerine destek olmayı amaçlayan Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), ‘Önlem Al, Güvende Kal’ projesi kapsamında kırsal bölgelerde yaşayan kadınlara yönelik afet farkındalığı eğitimlerine hız kesmeden devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tikav-onlem-al-guvende-kal-projesi-ile-2025-yili-boyunca-28-lokasyonda-yasayan-kadinlara-ulasmayi-hedefliyor-tikav-onlem-al-guvende-kal-projesi-ile-kirsal-bolgelerde-yasayan-kadinlara-afetlerden-korun-550078">TİKAV, &#8216;ÖNLEM AL, GÜVENDE KAL&#8217; PROJESİ İLE 2025 YILI BOYUNCA 28 LOKASYONDA YAŞAYAN KADINLARA ULAŞMAYI HEDEFLİYOR TİKAV, &#8220;Önlem Al, Güvende Kal&#8221; Projesi ile Kırsal Bölgelerde Yaşayan Kadınlara Afetlerden Korunma Eğitimi Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akfen Holding’in kurucusu olduğu ve sosyal sorumluluk projeleriyle toplumun farklı kesimlerine destek olmayı amaçlayan <strong>Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), ‘Önlem Al, Güvende Kal’</strong> projesi kapsamında kırsal bölgelerde yaşayan kadınlara yönelik afet farkındalığı eğitimlerine hız kesmeden devam ediyor. TİKAV, hayatın her alanında farkındalık yaratmayı sürdürürken Akfen Yenilenebilir Enerji A.Ş.’nin finansörlüğü ile <strong>RES, GES VE HES</strong> projelerinin olduğu kırsal yerlerde ikamet eden kadınları ve onların ailelerini desteklemeyi önceliklendiriyor.</p>
<p>Akfen Yenilenebilir Enerji’nin hidroelektrik (HES), güneş (GES) ve rüzgâr (RES) santrallerinin bulunduğu bölgelerde yürütülen ‘Önlem Al, Güvende Kal’ projesi ile bugüne <strong>kadar Trabzon, Giresun, Malatya, Elazığ, Erzurum, Muğla, Denizli ve Aydın</strong> illerinde eğitimler başarıyla gerçekleştirildi. Bu eğitimlerde kadınlara; afet öncesinde alınabilecek önlemler, afet anında doğru hareket tarzları ve afet sonrasında dayanışma temelli iyileşme süreçleri hakkında bilgi verildi. Katılımcılara ayrıca afetlerin kadınlar üzerindeki sosyal, ekonomik ve psikolojik etkileri de aktarıldı.</p>
<p>TİKAV, <strong>“Önlem Al, Güvende Kal”</strong> projesi kapsamında 2025 yılı sonuna kadar Türkiye genelinde toplam 28 farklı kırsal lokasyonda 25 eğitim düzenlemeyi hedefliyor. Proje, afet risklerinin yüksek olduğu bölgelerde yaşayan kadınları bilinçlendirerek, bireysel ve toplumsal dayanıklılığı artırmayı amaçlıyor.</p>
<p><strong>TİKAV BUGÜNE KADAR 5 FARKLI ULUSAL</strong></p>
<p><strong>PROJEDE 9 BİN 300 KADINA ULAŞTI</strong></p>
<p>TİKAV ile Akfen Yenilenebilir Enerji birlikteliğinde 2017 yılında <strong>“Evde Okullu Olduk”</strong> projesiyle 0-6 yaş grubu çocukların gelişimi konusunda <strong>15 bölgede</strong> <strong>800 kadına</strong> ulaşıldı. Sağlık olarak belirlenen 2018 yılının temasında <strong>“Önce Sağlık”</strong> projesiyle <strong>17 bölgede</strong> <strong>1500 kadına sağlık eğitimi </strong>verildi. 2019 yılıyla birlikte başlayan <strong>“Hijyen Sağlıktır”</strong> projesinde de <strong>26 farklı noktada 2 bin kadın</strong>a ulaşıldı.</p>
<p>Pandeminin ardından hayata geçirilen <strong>“Tasarruf Evimizde, Gelecek Elimizde”</strong> projesi ile çevresel ve ekonomik sorunlarının etki boyutunun arttığı günümüzde aile içerisinde tasarruf yöntemlerinin benimsenmesi ve doğa ile uyumlu bir yaşam tarzının sağlanması konusunda Akfen Yenilenebilir Enerji’ye ait enerji santralleri bölgelerinde yaşayan <strong>2500 kadına</strong> eğitim verildi. <strong>‘Dijitaldeki Ayak İzimiz’</strong> projenin de uygulanması ile birlikte 5 farklı sosyal sorumluluk projesinde yaklaşık <strong>9 bin 300 kadına </strong>çeşitli konularda yüz yüze eğitim verilmiş oldu. Projelerle dolaylı olarak ulaşılan kişi sayısı ise 20 bini aştı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tikav-onlem-al-guvende-kal-projesi-ile-2025-yili-boyunca-28-lokasyonda-yasayan-kadinlara-ulasmayi-hedefliyor-tikav-onlem-al-guvende-kal-projesi-ile-kirsal-bolgelerde-yasayan-kadinlara-afetlerden-korun-550078">TİKAV, &#8216;ÖNLEM AL, GÜVENDE KAL&#8217; PROJESİ İLE 2025 YILI BOYUNCA 28 LOKASYONDA YAŞAYAN KADINLARA ULAŞMAYI HEDEFLİYOR TİKAV, &#8220;Önlem Al, Güvende Kal&#8221; Projesi ile Kırsal Bölgelerde Yaşayan Kadınlara Afetlerden Korunma Eğitimi Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depremden korunma ve güvenli yaşam eğitimleri, çocuklara can simidi oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/depremden-korunma-ve-guvenli-yasam-egitimleri-cocuklara-can-simidi-oluyor-525271</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 May 2025 21:37:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[can]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[depremden]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimleri]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[simidi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=525271</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB, olası deprem gerçeğini unutmadan çalışmalarını, eğitimlerini sürdürmeye devam ediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depremden-korunma-ve-guvenli-yasam-egitimleri-cocuklara-can-simidi-oluyor-525271">Depremden korunma ve güvenli yaşam eğitimleri, çocuklara can simidi oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB, olası deprem gerçeğini unutmadan çalışmalarını, eğitimlerini sürdürmeye devam ediyor. 23 Nisan 2025 tarihinde, Silivri açıklarında meydana gelen depremler sonrası ilgili tüm birimleriyle birlikte teyakkuza geçen ve ilk andan itibaren tüm İstanbulluların yanında olan İBB, afet öncesi hazırlıklar çerçevesinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında İstanbul’un çocuklarına her yıl eğitim öğretim döneminde olduğu gibi Depremden Korunma ve Güvenli Yaşam Eğitimleri veriyor</strong>. <strong>Olay, acil durum, tehlike, risk, afet gibi kavramların tanımıyla gerçekleştirilen eğitimler İBB AKOM’un eğitim uzmanları tarafından veriliyor.</strong></p>
<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB),</strong> her yıl <strong>eğitim öğretim dönemi boyunca</strong> gerçekleştirdiği Depremden Korunma ve Güvenli Yaşam Eğitimleri’ne devam ediyor. 23 Nisan’da Marmara Denizi’nde meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından bir kez daha önem kazanan eğitimler çocukların afetler konusunda bilgili, bilinçli ve farkındalığı yüksek bireyler olmasına katkı sağlıyor. Eğitimlerin sonunda gerçekleştirilen sanal gerçeklik deneyimi ise deprem anında nelerin yaşandığını ve o anlarda nasıl hareket edilmesi gerektiğini çocuklara yakından gösteriyor.</p>
<p>İBB, 2019 yılından bu yana 300 okuldan yaklaşık 16 bin öğrencinin katıldığı eğitimlere, İstanbul’daki tüm ilkokul ve ortaokul öğrencilerini dahil etmeyi hedefliyor.</p>
<p><strong>ÖNCESİNDE, SIRASINDA VE SONRASINDA YAPILMASI GEREKENLER ANLATILIYOR</strong></p>
<p><strong>İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Hizmetleri Şube Müdürlüğü ve Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Zarar Azaltma Şube Müdürlüğü ortaklığında İBB Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM)</strong> bünyesinde her eğitim öğretim yılı boyunca gerçekleştirilen eğitimler çocukların afetler konusunda bilinçli, bilgili ve farkındalığı yüksek bireyler olmaları amacıyla düzenleniyor. Olay, acil durum, tehlike, risk, afet gibi kavramların tanımıyla başlayan eğitimler İBB AKOM’un eğitim uzmanlarınca veriliyor. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunun vurgulandığı eğitim sırasında çocuklara deprem öncesinde, sırasında ve sonrasında olmak üzere neler yapılması gerektiği anlatılıyor. Ortaokul öğrencilerine yönelik olan eğitimlerin içerikleri her yaş grubunun pedagojik özellikleri dikkate alınarak her gruba uygun yöntemlerle aktarılıyor.</p>
<p><strong>SÖZLÜ VE GÖRSEL AKTARIM İLE AKILDA KALIYOR</strong></p>
<p>Ülkemizde depremi hayatın bir parçası olarak görmeleri gerektiğine dikkat çekilen eğitim boyunca öğrencilere afet öncesi alınması gereken tedbirler ve afet sonrası yapılması gerekenler sözlü olarak anlatılırken deprem, sel, heyelan gibi afetlerle ilgili görseller aracılığı ile konuyu pekiştirmeleri sağlanıyor. </p>
<p><strong>EĞİTİM OTOBÜSÜNDE SANAL DEPREM DENEYİMİ</strong></p>
<p>Eğitimlerin ardından öğrenciler, sanal gerçeklik teknolojisiyle donatılmış özel eğitim otobüsüne alınıyor. Bu otobüste, çocukların ilgisini çekecek pedagojik açıdan uygun çizgi film karakterlerinin yer aldığı Hareketli Eğitici VR Sinema, VR Deprem Deneyim Simülatörü ve Yangın Söndürme Simülatörü gibi araçlar yer alıyor. Bu simülatörler sayesinde öğrenciler, afet anlarında nasıl hareket etmeleri gerektiğini uygulamalı olarak deneyimleyebiliyor, böylece teorik bilgilerini pratikle pekiştirme fırsatı buluyor.</p>
<p>Deprem konulu VR sinema içeriği, 3D animasyon formatında ve gerçek zamanlı senkronizasyonla sunuluyor. Bu yöntem çocuklara depremi yüksek gerçeklik hissiyatıyla yaşatıyor ve depremin oluşumunu, etkilerini ve doğru davranış biçimlerini öğrenmelerini sağlıyor. Otobüsteki yangın simülatörü ise, yangın güvenliği ve doğru müdahale yöntemleri konusunda öğrencileri bilinçlendirmeyi hedefliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depremden-korunma-ve-guvenli-yasam-egitimleri-cocuklara-can-simidi-oluyor-525271">Depremden korunma ve güvenli yaşam eğitimleri, çocuklara can simidi oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sms dolandırılıcıklarına karşı 4 korunma yöntemi !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sms-dolandiriliciklarina-karsi-4-korunma-yontemi-436410</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 09:08:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırılıcıklarına]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[sms]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436410</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde sayısı bir hayli artan kısa mesaj (SMS) dolandırıcılıkları, vatandaşları mağdur etmeye devam ediyor. Gönderdikleri sahte SMS’ler ile devlet kurumlarını ve popüler e-ticaret sitelerini taklit eden siber suçlular vatandaşların kişisel bilgilerini ele geçiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sms-dolandiriliciklarina-karsi-4-korunma-yontemi-436410">Sms dolandırılıcıklarına karşı 4 korunma yöntemi !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son günlerde sayısı bir hayli artan kısa mesaj (SMS) dolandırıcılıkları, vatandaşları mağdur etmeye devam ediyor. Gönderdikleri sahte SMS’ler ile devlet kurumlarını ve popüler e-ticaret sitelerini taklit eden siber suçlular vatandaşların kişisel bilgilerini ele geçiriyor. Bir kurum adı altında ya da bilinmeyen numaralardan gelen SMS’lere, vatandaşların her zaman şüpheci yaklaşması gerektiğini vurgulayan Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim&#8217;in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, SMS dolandırıcılıklarına karşı alınması gereken 4 önlemi sıralıyor.</strong></p>
<p>Kötü amaçlı siber saldırganlar, vatandaşların kişisel verilerini ele geçirmek için çeşitli yöntemler geliştirmeye devam ediyor. Kimlik avı saldırılarının bir türü olan SMS dolandırıcılığı, geçtiğimiz günlerde siber suçluların İBB MEZDA IBS adı altında yüzlerce vatandaşa SMS göndermesiyle tekrar gündeme geldi. Bu SMS dolandırıcılığında olduğu gibi vatandaşlara korku yaratan ya da ödül/çekiliş hakkı kazandığını belirten mesajlar gönderen saldırganlar, kişileri içerikte bulunan zararlı linklere tıklamaya teşvik ediyor. Bir anlık zafiyet göstererek linke tıklayan kişiler, e-devlet şifrelerini, kişisel bilgilerini veya banka hesaplarını saldırganlara altın tepside sunuyor. Vatandaşların bu tür saldırı yöntemlerine karşı farkındalık kazanması gerektiğini ifade eden <strong>Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim&#8217;in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, </strong>SMS dolandırıcılıklarına karşı alınması gereken 4 önlemi sıralıyor.</p>
<p><strong>“Hiçbir Resmi Kurum SMS ile Bilgi Talep Etmez”</strong></p>
<p>Kötü amaçlı aktörlerin inandırıcılıkları artırmak için devlet kurumlarının, kargo şirketlerinin veya popüler e-ticaret sitelerinin adlarını taklit ettiğini belirten <strong>Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim&#8217;in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu</strong>, “SMS dolandırıcılığı, etki gücü ve inandırıcılığı nedeniyle günümüzde en yaygın saldırı yöntemlerinden biri haline geldi. Rastgele olarak gönderilen bu mesajlar, kişide endişe ya da ödül kazanma hissi yaratarak birçok kişiye ulaşıyor. Ancak hiçbir resmi kurum SMS yoluyla sizlerden kişisel bilgilerinizi talep etmez.” uyarısında bulunarak SMS dolandırıcılıklarına karşı alınması gereken 4 önlemi sıralıyor.</p>
<p><strong>1. <em>Her zaman şüphe ile yaklaşın. </em></strong>Kötü niyetli kişilerin göndereceği SMS’lere tıklandığı anda, tüm kişisel bilgileriniz dolandırıcıların eline kolayca geçebilir. Bu nedenle mesaj kutunuza gelen bir SMS, resmi bir kurum adıyla ya da tanıdığınız birinden gelse dahi her zaman şüphe ile yaklaşılmalı. Bu nedenle mesaj içerisinde yer alan bağlantı linkine kesinlikle tıklanmamalı ve gönderici kısmında yer alan kişi veya kuruluşla iletişime geçilerek yer alan bilgilerin doğruluğu teyit edilmeli.</p>
<p><strong>2. </strong><em><strong>Kişisel bilgilerinizi paylaşmayın. </strong></em>Kişisel veya<strong> </strong>finansal bilgilerinizi SMS üzerinden paylaşmayın. Bankanız, hizmet sağlayıcınız veya başka herhangi bir gerçek şirket, hiçbir zaman kısa mesaj yoluyla hassas bilgiler talep etmeyecektir.</p>
<p><strong>3. </strong><em><strong>Sıkı parola gereksinimleri ve çok faktörlü kimlik doğrulama uygulayın.</strong></em><strong> </strong>Sıkı parola gereklilikleri uygulanarak, uygulamalara ait bilgilerin ele geçirilme olasılığı azaltılabiliyor. Çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA), güvenli hesap oturum açma prosedürüne dair hayati önlemler uygulayarak, parola açığa çıksa dahi hesabın ele geçirilmesine engel oluyor.</p>
<p><strong>4. <em>Bilinen, ödüllü ve kapsamlı bir güvenlik çözümü kullanın.</em> </strong>Tek seferde Windows, Mac OS ve Android cihazlarınızı korumak istiyorsanız, Bitdefender Total Security, sizin için mükemmel seçimdir. Bitdefender Total Security ürünü, en gelişmiş zararlı yazılımlara karşı bile zırhlı koruma sağlar ve birden fazla platformda bulunan cihazlarınızdaki kişisel verilerinizi sistem performansını düşürmeden korumak için tasarlanmış özelliklere sahiptir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sms-dolandiriliciklarina-karsi-4-korunma-yontemi-436410">Sms dolandırılıcıklarına karşı 4 korunma yöntemi !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Timus Siber Güvenlik&#8217;ten Siber Saldırılara Karşı Korunma İpuçları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/timus-siber-guvenlikten-siber-saldirilara-karsi-korunma-ipuclari-415223</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Oct 2023 16:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlikten]]></category>
		<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[saldırılara]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[timus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415223</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde belirgin bir biçimde artış göstererek tehdit potansiyelini artıran siber saldırılar, her ölçekten işletmeyi koruyacak güvenli ağ mimarilerine olan ihtiyacı bir kez daha ortaya koyuyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/timus-siber-guvenlikten-siber-saldirilara-karsi-korunma-ipuclari-415223">Timus Siber Güvenlik&#8217;ten Siber Saldırılara Karşı Korunma İpuçları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son dönemde belirgin bir biçimde artış göstererek tehdit potansiyelini artıran siber saldırılar, her ölçekten işletmeyi koruyacak güvenli ağ mimarilerine olan ihtiyacı bir kez daha ortaya koyuyor. Siber güvenlik zafiyetlerinin yüzde 90 oranında insan kaynaklı olduğuna dikkat çeken Timus Siber Güvenlik Ülke Müdürü Artuğ Tikiç: “Siber tehditlere karşı etkin koruma sağlamak düşünüldüğü kadar zor değil. Gerekli bilişim teknolojileri yatırımları yapıldıktan sonra çalışanların eğitilmesi, kişisel düzeyde güçlü parola ve iki faktörlü doğrulama gibi temel önlemlerle saldırılar büyük oranda azaltılabilir” diyor. </strong></p>
<p>Uzaktan çalışma düzeninin yaygınlaşması ve dijital platformların daha fazla kullanılmasıyla birlikte siber saldırıların sayısında belirgin bir artış yaşandı. Hem şirketleri hem de bireyleri hedef alan bu saldırıların amaçları arasında hassas verilerin çalınması, fidye saldırıları ve bilgi sızıntıları yer alıyor. KOBİ ölçeğinde işletmelerin siber güvenlik ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiren <strong>Timus Siber Güvenlik</strong>,<em> Siber Güvenlik Farkındalık Ayında</em>, söz konusu saldırılardan korunmanın yollarına ışık tutuyor. Türkiye’de siber güvenlik konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan Timus, aynı zamanda 2 yıl önce hayata geçirdiği herkes için siber güvenlik sosyal sorumluluk projesiyle, şu ana kadar 10.000&#8217;in üzerinde kişiyi eğitimleriyle buluşturdu. </p>
<p><strong>“</strong><em><strong>KOBİ’lerin çoğu, dijital sistemlerinin güvenliğini sağlayacak işgücüne ve teknolojiye sahip değil</strong></em><strong>”</strong></p>
<p>Siber güvenlik önlemlerinin günümüzde iş sürekliliğinin ve başarının anahtarına dönüştüğünü söyleyen <strong>Timus Türkiye Ülke Müdürü Artuğ Tikiç</strong>, <em>“Özellikle son dönemde ortaya çıkan uzaktan çalışma modeliyle birlikte; fidye yazılımları, kötü amaçlı yazılımlar, tedarik zinciri ve kurumsal e-postalara yönelik saldırılar önemli ölçüde artış gösterdi. Bunun yanında finans ve ödeme gibi kritik iş süreçlerinde dijital platformların kullanımı, her ölçekten işletmeyi kötü niyetli kişilerin hedefi haline getiriyor. Özellikle KOBİ’lerin çoğunluğu, dijital sistemlerinin uçtan uca güvenliğini sağlayacak işgücüne ve teknolojiye ne yazık ki hâlâ sahip değil. Bunu bilen kötü niyetli kişiler, asla bir siber saldırının hedefi olmayacağını düşünen ve 10’dan az çalışanı olan işletmelere odaklanıyor. Büyük şirketler olası bir veri ihlalinin olumsuz etkilerini daha kolay bertaraf edebilirken, küçük işletmeler hem itibarları hem de işlerinden olmalarına sebep olabilecek ağır sonuçlara katlanmak durumunda kalabiliyor</em>” dedi. </p>
<p><em><strong>“Güvenliğimizi sağlamak için her zaman teknolojiye ayak uydurmalıyız”</strong></em></p>
<p>Siber tehditlere karşı etkin koruma sağlamanın düşünüldüğü kadar zor olmadığına vurgu yapan <strong>Artuğ Tikiç</strong>, “<em>Siber güvenlik zafiyetlerinin yüzde 90’ı insan kaynaklı. Bu nedenle şirketlerde tüm çalışanların siber güvenlik konusunda bilinçlendirilmesi ve periyodik olarak eğitimlerin düzenlenmesi gerekiyor. Bu sayede potansiyel tehditler kolaylıkla tanınabilir ve gerekli önlemler alınabilir. Bu kapsamda, güçlü parolaların kullanılması ve iki faktörlü kimlik doğrulamanın etkin bir şekilde uygulanması, hesaplara yetkisiz erişimi önlemede etkili bir yöntem olacaktır. Tüm yazılımların ve sistemlerin güncel olması da güvenlik açıklarının kapatılmasında önemli bir rol oynuyor. Öte yandan, şirketlerde güvenlik duvarları ve anti-malware yazılımları kullanarak kötü niyetli yazılımların engellenmesi ve tespit edilmesi sağlanabilir. Diğer taraftan önemli verilerin düzenli olarak yedeklenmesi ve bu yedeklerin güvenli bir şekilde saklanması, fidye saldırılarına karşı güçlü bir savunma mekanizması olabilir. Sonuç olarak güvenliğimizi sağlamak için her zaman güncel bilgilere ve teknolojiye ayak uydurmalıyız”</em> ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>&#8216;</strong><em><strong>Herkes için siber güvenlik’ projesiyle hedef 2 yılda 100 bin kişiye ulaşmak </strong></em></p>
<p>Siber güvenlik ihtiyaçlarının en kritik başlıklarından biri olan güvenlik duvarı çözümleriyle işletmelerin yanında olduklarına da dikkat çeken <strong>Artuğ Tikiç</strong> şunları söyledi: <em>“Kurumsal varlıkları hem dış hem de iç tehditlerden etkili ve verimli bir şekilde korumak için tüm bilgi sistemlerinde koordineli çalışmak gerekir. Bunlara uygulama güvenliği, kimlik yönetimi, veri güvenliği, ağ güvenliği, mobil güvenlik </em>ve<em> bulut güvenliği gibi pek çok alt kategori dahildir. Biz de Timus olarak, güvenlik duvarı çözümlerimiz ile KOBİ’ler başta olmak üzere tüm ölçekteki kurumlara bütüncül bir siber güvenlik denetimi sağlamak adına ürün portföyümüzü geliştirmeye devam ediyoruz.”</em></p>
<p><em>Siber saldırganların sadece kurumları değil, siber güvenlik tedbirlerini almayan herkesi ağına düşürdüğünü ve büyük zararlara yol açtığını belirten <strong>Tikiç,</strong> “Kişilerin konuyla ilgili farkındalığını artırmak amacıyla <strong>“Herkes için siber güvenlik” </strong>sosyal sorumluluk projemizi hayata geçirdik. Çok geniş bir kapsamda uygulamaya aldığımız bu projemiz özelinde 15 farklı video içeriği, 1 saatlik video içerik ve sertifika sınavıyla Türkiye’de siber güvenlik farkındalığını artırmak için önemli yatırımlar yaptık. Uzman bir ekibimiz tarafından sosyal sorumluluk misyonuyla hayata geçirdiğimiz projemizin içeriği özenle oluşturuldu. Bu kapsamda <strong>herkesicinsiberguvenlik.net</strong> web sitemiz üzerinden iş kolu fark etmeksizin tüm çalışanlar, yöneticiler, işletme sahipleri, öğrenciler ve hayatında internet bulunan herkese ücretsiz eğitim desteği veriyoruz. Eğitimi tamamlayanlara da sürecin sonunda bilgilerini tescilledikleri sertifikalarını gönderiyoruz. Önümüzdeki 2 yıl içerisinde 40 bin kişinin farkındalığını artırmayı hedeflediğimiz projemize şu ana kadar 8 bin 950 kişi katılım sağlarken, bunların 7 bin 181’i sertifika almaya hak kazandı. Ayrıca bu yıl projemiz kapsamında ekim ayı içerisinde eğitim alan ve sertifikasını sosyal ağlarında paylaşan kişilere diledikleri kitabı alabilecekleri kitap çeki hediye edeceğiz” dedi.</em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/timus-siber-guvenlikten-siber-saldirilara-karsi-korunma-ipuclari-415223">Timus Siber Güvenlik&#8217;ten Siber Saldırılara Karşı Korunma İpuçları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dermatoloji ve Güneşten Korunma: Cilt Kanseri Riskini Azaltmanın Yolları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dermatoloji-ve-gunesten-korunma-cilt-kanseri-riskini-azaltmanin-yollari-414348</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Oct 2023 13:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltmanın]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[dermatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[güneşten]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414348</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanserin her türünden korunmak, hastalıkla mücadele etmek kadar önemlidir. Kanser nedeni olduğunu bildiğimiz güneşin zararlı ışınları da bunlar arasında yer alıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dermatoloji-ve-gunesten-korunma-cilt-kanseri-riskini-azaltmanin-yollari-414348">Dermatoloji ve Güneşten Korunma: Cilt Kanseri Riskini Azaltmanın Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanserin her türünden korunmak, hastalıkla mücadele etmek kadar önemlidir. Kanser nedeni olduğunu bildiğimiz güneşin zararlı ışınları da bunlar arasında yer alıyor. Cilt kanseri nedenlerinden birisi olarak gösterilen ultraviyole ışınlarından korunma yöntemlerini, Dermatoloji uzmanı Uzm. Dr. Sevda Orhon açıklıyor.</p>
<p>Güneşin zararlı etkileri konusunda bilinçlenmek ve cilt kanserine karşı korunmak için alınabilecek önlemler hakkında bilgi sahibi olmak son derece önemlidir. Bu sayede bireysel tedbirlerinizi alabilir ve daha korunaklı hale gelebilirsiniz. Bu kapsamda başlıca uymanız gereken kuralları, aşağıdaki gibi listeleyebiliriz.</p>
<p>UV Işınlarından Kaçının</p>
<p>Güneşin zararlı etkilerinden korunmanın temel yolu, UV ışınlarından kaçınmaktır. UV ışınları, cilt kanseri riskini artıran en büyük faktörlerden biridir. Güneşe çıkarken, özellikle 11:00-16:00 saatleri arasındaki yoğun güneş ışınlarından kaçınmak önemlidir. Bu saatlerde güneşin zararlı etkileri daha yüksektir. Eğer güneşe çıkmak zorundaysanız, cildinizi koruyan giysiler giymek, geniş kenarlı bir şapka takmak ve UV filtreli güneş gözlüğü kullanmak cilt kanseri riskini azaltmada yardımcı olabilir. Ayrıca yüksek koruma faktörlü güneş kremleri kullanarak açıkta kalan cilt bölgelerini korumak da önemlidir. Ancak sadece güneş kremi kullanarak güvende olamazsınız, diğer koruyucu önlemleri de uygulamak gereklidir. UV ışınlarından korunmak, cilt kanseri riskini önemli ölçüde azaltır ve cildin sağlığını uzun vadede korur.</p>
<p>Çocukları Güneşten Koruyun</p>
<p>Çocukları güneşten korumak, cilt kanseri riskini azaltmada kritik bir rol oynar. Çocukların ciltleri yetişkinlere göre daha hassastır ve güneş ışınlarına karşı daha savunmasızdır. Bu nedenle çocukları güneşten korumak için özel önlemler almak önemlidir. Öncelikle, çocukları 11:00-16:00 saatleri arasındaki yoğun güneş ışınlarından mümkün olduğunca uzak tutmalısınız. Güneşe çıkılması gerektiğinde, geniş kenarlı bir şapka takmak ve gözleri güneş gözlüğü ile korumak önemlidir. Ayrıca çocuklara ciltlerini koruyan giysiler giydirmek gereklidir. Giysilerin kolları ve bacakları örtmesine dikkat edin. Güneş koruyucu krem kullanımı da çocukları güneş yanıklarına karşı korumanın bir yolu olabilir, ancak bu tek başına yeterli değildir. En önemlisi, çocukları gölgede oynamaya teşvik etmek ve güneşin zararlı etkileri hakkında onları bilgilendirmektir.</p>
<p>Kalıtımsal Riskleri Değerlendirin</p>
<p>Kalıtımsal riskler, melanom gelişme riskini etkileyen önemli bir faktördür. Ailenizde melanom öyküsü veya çok sayıda atipik beniniz varsa, bu genetik faktörler cilt kanseri riskinizi artırabilir. Bu nedenle kalıtımsal riskleri değerlendirmek ve anlamak önemlidir. Aile geçmişinizi ve kişisel risk faktörlerinizi göz önünde bulundurarak bir genetik danışman ile görüşmek, potansiyel riskinizi belirlemenize yardımcı olabilir. Genetik testler, melanom riskinizi daha iyi anlamanıza ve gerekli önlemleri almanıza yardımcı olabilir. Ayrıca bu bilgiler, aile üyelerinizi de potansiyel riskler hakkında bilgilendirmenize ve koruyucu önlemler almanıza olanak sağlar. </p>
<p>Benlerinizi İzleyin</p>
<p>Benlerinizi izlemek, cilt kanseri riskinizi azaltmanın önemli bir adımıdır. Benler, melanosit adı verilen pigment üreten hücrelerin biriktiği deri lezyonlarıdır. Cilt kanseri genellikle benlerden kaynaklanır ve bu nedenle benlerinizi düzenli olarak kontrol etmek, potansiyel sorunları erken teşhis etmek için kritik bir öneme sahiptir. Benlerinizi izlerken dikkat etmeniz gereken birkaç önemli faktör vardır. İlk olarak, benlerin asimetrisini gözlemlemelisiniz. Bir benin bir yarısı diğer yarısına benzerse, bu olumlu bir işarettir. Sınırı incelemek de önemlidir; düzensiz, girintili çıkıntılı veya belirsiz sınırlara sahip benlere dikkat etmelisiniz. Renk değişiklikleri, özellikle birden fazla renk içeren benler, endişe kaynağı olabilir. Benlerin çapı 6 mm&#8217;den büyükse veya zaman içinde büyüyorsa, bir doktora başvurmanız gerekebilir. Ayrıca benlerin üzerinde herhangi bir değişiklik veya belirtiler, kaşıntı, hassasiyet veya ağrı gibi, cilt kanseri riski açısından dikkate alınmalıdır.</p>
<p>Dermatolojik Muayeneler</p>
<p>Dermatolojik muayeneler, cilt kanseri riskini yönetmek ve erken teşhis etmek için kritik bir rol oynar. Bir dermatologla düzenli olarak görüşmek, ciltteki potansiyel anormallikleri ve kanser belirtilerini erken aşamada yakalamanızı sağlar. Bu muayeneler sırasında uzman, cildinizdeki benleri ve lezyonları inceleyerek herhangi bir anormalliği tespit edebilir. Ayrıca geçmiş cilt kanseri öyküsü veya diğer risk faktörlerine sahipseniz, dermatolog, kişiselleştirilmiş bir izleme planı geliştirebilir. Erken teşhis, cilt kanseri tedavisinin etkinliğini artırır ve komplikasyonları önler. Bu nedenle düzenli dermatolojik muayeneler, cilt sağlığınızı koruma açısından son derece önemlidir ve cilt kanseri riskinizi yönetmek için önemli bir adımdır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dermatoloji-ve-gunesten-korunma-cilt-kanseri-riskini-azaltmanin-yollari-414348">Dermatoloji ve Güneşten Korunma: Cilt Kanseri Riskini Azaltmanın Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
