<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>korumanın | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/korumanin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/korumanin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 Nov 2025 08:39:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>korumanın | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/korumanin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Rotavirüsten korumanın 5 temel kuralı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rotavirusten-korumanin-5-temel-kurali-595160</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 08:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[gerekir]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[korumanın]]></category>
		<category><![CDATA[kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Rotavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[rotavirüsten]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595160</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonbahar ve kış mevsiminde havaların soğuması ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması enfeksiyonların hızla ve kolaylıkla yaygınlaşmasına neden oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rotavirusten-korumanin-5-temel-kurali-595160">Rotavirüsten korumanın 5 temel kuralı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sonbahar ve kış mevsiminde havaların soğuması ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması enfeksiyonların hızla ve kolaylıkla yaygınlaşmasına neden oluyor. Dünya genelinde özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda yaygın görülen rotavirüs de o enfeksiyonlar arasında ilk sıralarda yer alıyor. <strong>Altunizade Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ekin Pasinlioğlu</strong> özellikle Aralık-Ocak aylarında yoğunlaşan rotavirüsün, her yıl 25 milyon çocuğu etkilediğini,  215 binden fazla çocuğun da hayatını kaybetmesine neden olduğunu belirterek, bu nedenle önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Rotavirüsün kuluçka süresinin yaklaşık iki-dört gün olduğunu, sonrasında ateş ve kusma, ardından günde 10’a kadar çıkabilen ishal, karın ağrısı ve halsizlik gibi şikayetlere yol açtığını  belirten Dr. Pasinlioğlu “Genel olarak her çocuk 5 yaşına gelene kadar en az bir kez rotavirüs enfeksiyonu geçirir. Rotavirüse karşı özel bir antiviral ilaç yoktur. Tedavinin temel amacı, kaybedilen sıvıyı yerine koymaktır. Aileler doktora başvurmak yerine ‘geçer diye beklemek’ ya da gelişigüzel antibiyotik ve ishal kesici ilaç kullanmak gibi hatalara çok sık düşüyorlar. Oysa zaman kaybetmeden mutlaka doktora başvurmak gerekir” diyor.</p>
<p>Dr. Ekin Pasinlioğlu çocukları rotavirüsten korumamada ihmale gelmez 5 önemli kuralı ve en sık yapılan hataları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Aşısını zamanında yaptırın</strong></p>
<p>Rotavirüsten korunmanın en güçlü ve etkili yolunun rotavirüs aşısı olduğunu belirten Dr. Pasinlioğlu şöyle konuşuyor: “Rotavirüse karşı ağızdan uygulanan iki tip aşı vardır. Her ikisi de canlı aşıdır ve etkinlik açısından birbirlerine üstünlükleri yoktur. Aşıya altıncı haftadan itibaren başlanabilir. İlk dozun 14 hafta 6 günden önce yapılması gerekir. Son doz bebek 8 ayı doldurmadan tamamlanmalıdır. Hangi aşıyla başlandıysa o aşı serisine aynı marka ile devam edilmelidir. İlk dozun marka bilgisi bilinmiyorsa 3 dozluk şema uygulanır. Rotavirüs aşısı devlet takviminde bulunmasa da, hekim önerisiyle yapılan aşılama, çocukların hastalığı daha hafif geçirmesine ve ağır sıvı kaybı riskinin azalmasına yardımcı olur.”</p>
<p><strong>El hijyenine dikkat edin</strong></p>
<p>Rotavirüs kirli su ve gıdalar, dışkı ile temas etmiş eller, yüzeyler, oyuncaklar ve kişiden kişiye temas yoluyla çok kolay bulaşır. Özellikle tuvaletin ardından, bez değiştirdikten sonra ve dışarıdan eve gelince mutlaka sabunla en az 20 saniye el yıkamak gerekir. Bez değiştirirken eldiven kullanılması faydalıdır. Kreş gibi kalabalık ortamlarda hijyene dikkat edilmesi ve yüzeylerin iyi temizlenmesi bulaş riskini azaltmada önemlidir. Unutmayın, küçük çocukların ellerini temiz tutmak büyüklerin elindedir!</p>
<p><strong>Oyuncakları ve ortak yüzeyleri sık sık temizleyin</strong></p>
<p>Rotavirüs yüzeylerde saatlerce, hatta bazen günlerce canlı kalabilir. Bebekler oyuncakları ağızlarına götürebildiği için özellikle oyuncakların, mama sandalyesinin tepsisinin, kapı kollarının ve ortak dokunulan yerlerin düzenli olarak temizlenmesi çok önemlidir. </p>
<p><strong>Yiyecek ve içme suyunda hijyene dikkat edin</strong></p>
<p>Biberonlar, emzikler ve mama hazırlanan kaplar hijyen açısından büyük önem taşır. Hazırlanan mamalarla temiz su kullanılması, biberonların düzenli sterilize edilmesi ve yiyeceklerin hijyenik koşullarda yıkanıp saklanması enfeksiyon riskini azaltır. Dışarıda ise çocuğun sadece kendi bardağının kullanılmasına özen gösterilmelidir.</p>
<p><strong>Hasta kişilerle teması sınırlayın</strong></p>
<p>Rotavirüs özellikle çocuklar arasında çok kolay ve çok hızlı bulaşıp yayılabilen bir enfeksiyondur. Çevrede ishal veya kusma şikayeti olan kişiler varsa temasın mümkün olduğunca azaltılması gerekir.</p>
<p><strong>xxxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Dikkat! Bu hatalara çok sık düşülüyor!</strong></p>
<p>Rotavirüse karşı özel bir antiviral ilaç olmadığını, tedavide en kritik noktanın, sıvı kaybını   zamanında yerine koymak olduğunu belirten Dr. Pasinlioğlu şöyle konuşuyor: “Öncelikle bu bir virüs olduğu için antibiyotik etkisizdir, yalnızca uzun hastane yatışlarında ikincil enfeksiyonu önlemek amacıyla kullanılabilir. O nedenle ebeveynler gelişigüzel antibiyotik başlamamalıdır. Kusma ilaçları sadece hastane koşullarında ve doktor gözetiminde kullanılmalıdır. İshal kesiciler bağırsak hareketlerini yavaşlatarak durumu kötüleştirebileceği için kaçınılmalıdır. Ateş, kusma, ishal ve karın ağrısı gibi şikayetler başladığında en kısa sürede doktora başvurulması gerekir ancak ne yazık ki en sık karşılaştığımız problem, ailelerin hastaneye geç başvuru yapması, öncesinde ise bu tür fayda yerine aslında daha zarar veren uygulamalara yönelmeleri oluyor.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rotavirusten-korumanin-5-temel-kurali-595160">Rotavirüsten korumanın 5 temel kuralı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Masa başı çalışırken boyun ve omurga sağlığını korumanın yolları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/masa-basi-calisirken-boyun-ve-omurga-sagligini-korumanin-yollari-417979</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 09:38:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başı]]></category>
		<category><![CDATA[boyun]]></category>
		<category><![CDATA[çalışırken]]></category>
		<category><![CDATA[korumanın]]></category>
		<category><![CDATA[masa]]></category>
		<category><![CDATA[omurga]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417979</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yakın geçmişte atlattığımız pandemi dönemiyle birlikte giderek yaygınlaşan; tamamen uzaktan veya hibrit adı verilen çalışma modellerinin pek çok iş yeri için kalıcı hale gelmesi, çalışanlara sağladığı kolaylıkların yanında bazı tehlikeleri de beraberinde getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/masa-basi-calisirken-boyun-ve-omurga-sagligini-korumanin-yollari-417979">Masa başı çalışırken boyun ve omurga sağlığını korumanın yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Masa başı çalışırken boyun ve omurga sağlığını korumanın yolları</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Yakın geçmişte atlattığımız pandemi dönemiyle birlikte giderek yaygınlaşan; tamamen uzaktan veya hibrit adı verilen çalışma modellerinin pek çok iş yeri için kalıcı hale gelmesi, çalışanlara sağladığı kolaylıkların yanında bazı tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Masa başı ve evden çalışmanın sebep olabileceği psikolojik zorlukların yanı sıra fiziksel problemlere de dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı, Kayropraktist Prof. Dr. Semih Akı, “Boyun ve omurga sağlığı açısından bilgisayar ekranının üst kenarı, göz hizasında ya da biraz altında olacak şekilde düzenlenmeli ve telefon kafa ve boyun arasına sıkıştırılmamalı, kulaklık kullanılmalı” tavsiyesinde bulundu.</strong></p>
<p>Masa başında ya da evde çalışırken düzenli olarak çeşitli egzersizler yapılmasının bel, boyun ve omurga sağlığı için çok önemli olduğuna değinen Anadolu Sağlık Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı, Kayropraktist Prof. Dr. Semih Akı, “Olabildiğince hareket edilmeli. Düzenli fiziksel aktivite yapan bireylerin tekrar eden boyun ağrısı geliştirme olasılığı daha azdır” dedi. Evde de tıpkı iş yerinde olduğu gibi bir çalışma alanının oluşturulmasının boyun sağlığı açısından çok önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Semih Akı, evden çalışanların kendi boyun ve omurga sağlıklarını koruyabilmeleri için 7 önemli madde paylaştı.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Masa başı çalışırken boyun ve omurga ağrılarını önlemenin 7 yolu</strong></p>
<p>Masa başı çalışanlar sık sık gerinmeli ve masa başında basit egzersizler yapmalı. Omuzlar yukarı doğru, kulak hizasına kadar yükseltildikten sonra düşürülebildiği kadar düşürülerek 5 kez tekrar edilmeli. Ayrıca kürek kemikleri birleştirilerek beş saniye beklendikten sonra gevşeme egzersizi yapılmalı. Yan boyun kaslarını esnetmek için oturur pozisyonda sol elle koltuğun oturağına tutunarak gövde ve boyun zıt tarafa doğru eğilmeli ve bu hareket sağ elle diğer yöne doğru olacak şekilde tekrar edilmeli.</p>
<p>Çalışma masası ve koltuğu, bilgisayar ekranının üst kısmı göz hizasına gelecek şekilde ayarlanmalı. Masa her koşulda sandalyenin aşağısında kalıyorsa bilgisayarın altına destek konularak göz hizasına getirilmeli.</p>
<p> </p>
<p>Olabildiğince hareket edilmeli özellikle de bilinçli boyun ve omurga egzersizleri yapılmalı. Düzenli fiziksel aktivite içinde olan bireylerin tekrar eden boyun ağrıları yaşama olasılığı daha düşüktür.</p>
<p> </p>
<p>Uzun görüşmeler yapılması gerektiğinde telefon, kafa ve omuz arasında sıkıştırılmamalı. Telefonda çok konuşuluyorsa ses düzeyi çok yüksek olmamasına dikkat edilerek kulaklık kullanılmalı.</p>
<p> </p>
<p>Dişleri sıkmamaya gayret edilmeli. Diş sıkmak boyun kaslarını gerebilir dolayısıyla çeşitli ağrılara yol açabilir.</p>
<p> </p>
<p>Zihinsel stres oranı düşürülmeli. Boyun bölgesindeki gerilmeler kas zorlanmalarına neden olabilir. Fiziksel sağlığa önem verildiği kadar psikolojik sağlığa da önem verilmeli.</p>
<p> </p>
<p>Yüzüstü yatılmamalı ve boyun kısmının doğal kıvrımını destekleyecek bir yastık seçilmeli. Yüzüstü yatmak boyun bölgesine fazladan yük bindirir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/masa-basi-calisirken-boyun-ve-omurga-sagligini-korumanin-yollari-417979">Masa başı çalışırken boyun ve omurga sağlığını korumanın yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hormonal Dengenizi Korumanın Önemi Nedir?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hormonal-dengenizi-korumanin-onemi-nedir-415508</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Oct 2023 12:08:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dengenizi]]></category>
		<category><![CDATA[hormonal]]></category>
		<category><![CDATA[korumanın]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415508</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hormonlarımız, vücudumuzun yaşamsal fonksiyonları üzerinde önemli bir role sahip. Hormon dengesinin korunması da bu yönde önem arz ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hormonal-dengenizi-korumanin-onemi-nedir-415508">Hormonal Dengenizi Korumanın Önemi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hormonlarımız, vücudumuzun yaşamsal fonksiyonları üzerinde önemli bir role sahip. Hormon dengesinin korunması da bu yönde önem arz ediyor. Homon dengemizi korumak neden önemli? Hormon dengemizi nasıl koruyabiliriz? İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Ferit Sarı, konu hakkında merak edilenlere yanıtlar veriyor.</p>
<p>Hormonal dengenin korunması, vücudumuzun sağlıklı işleyişi için hayati bir öneme sahiptir. Hormonlar, metabolizma, üreme, enerji düzenlemesi, ruh hali ve birçok diğer biyolojik sürecin kontrol edilmesine yardımcı olurlar. Bu nedenle hormonal dengenin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, genel sağlığımızı etkileyen bir faktördür. Bunları korumanın önemi ve bunu nasıl yapabileceğimizi inceleyelim.</p>
<p>Doğal Yaşlanmanın Etkilerini Azaltma</p>
<p>Doğal yaşlanmanın etkilerini azaltmak, hormonal dengenin korunması açısından önemli bir hedefi temsil eder. Yaşlanma süreci ile birlikte vücutta hormon seviyeleri değişir ve bu değişiklikler bir dizi olumsuz etkiyi tetikleyebilir. Özellikle kadınlar için menopoz dönemi, hormonal dalgalanmaların en belirgin olduğu zamanlardan biridir. Hormonal denge sağlanmadığında, cilt yaşlanması, kemik yoğunluğunun kaybı, kas kitlesinin azalması gibi yaşlanma belirtileri daha belirgin hale gelebilir. Ancak hormonal dengenin doğru bir şekilde yönetilmesi, bu etkileri hafifletebilir. Örneğin, hormon replasman terapisi menopozdaki kadınlarda yaşlanma belirtilerini azaltabilir. Ayrıca sağlıklı yaşam tarzı seçimleri ve düzenli egzersiz, hormonal dengeyi destekleyerek yaşlanma sürecini daha sağlıklı ve rahat bir şekilde geçirmenize yardımcı olabilir. Bu nedenle hormonal dengeyi koruyarak doğal yaşlanmanın etkilerini azaltmak, uzun vadeli sağlık ve yaşam kalitesi açısından önemlidir.</p>
<p>Metabolizmayı Dengeleme</p>
<p>Metabolizma, vücudun enerji üretimini ve kullanımını düzenleyen karmaşık bir süreçtir. Hormonlar, metabolizmanın anahtar oyuncularıdır. Örneğin, tiroid hormonları, metabolizmayı hızlandırarak vücutta enerji üretimini artırır. İnsülin ise kan şekerini düzenler ve enerjinin hücrelere taşınmasına yardımcı olur. Hormonal dengesizlikler metabolizmayı olumsuz etkileyebilir. Özellikle insülin direnci, kilo alımına ve tip 2 diyabet riskine yol açabilir. Ayrıca kortizol adı verilen stres hormonu, yağ depolamayı artırabilir ve kas kaybına neden olabilir. Bu nedenle hormonal denge, kilo kontrolünü sağlamak ve metabolizmayı optimize etmek için hayati önem taşır. Sağlıklı bir yaşam tarzı, düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve stresten kaçınma, metabolizmanın dengesini korumak için etkili yollar arasındadır. Bu önlemler, kilo kontrolünü kolaylaştırabilir, enerji seviyelerini artırabilir ve genel sağlığı iyileştirebilir.</p>
<p>Ruhsal ve Duygusal İyi Olma</p>
<p>Ruhsal ve duygusal iyi olma, hormonal dengeyle derin bir ilişkiye sahiptir. Hormonlar, serotonin ve melatonin gibi duygusal denge ve uyku düzenlemesini etkileyen kimyasal sinyalleri kontrol eder. Özellikle serotonin, mutluluk ve rahatlama hislerini artıran bir hormondur. Hormonal dengesizlikler bu kimyasal sinyallerin düzenlenmesini bozabilir ve sonuç olarak depresyon, anksiyete ve diğer duygusal sorunlar ortaya çıkabilir. Aynı zamanda, uyku hormonu olan melatonin de hormonal dengeye bağlıdır. Melatonin eksikliği uyku sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle hormonal dengeyi korumak, ruh halinizi ve duygusal iyi olmanızı desteklemek için kritik bir faktördür. Sağlıklı yaşam tarzı seçimleri, stresten kaçınma, düzenli egzersiz ve dengeli beslenme, hormonal dengeyi destekleyerek ruhsal ve duygusal iyi olmanıza katkıda bulunabilir. Bu şekilde, yaşam kalitenizi artırabilir ve duygusal sorunları önleyebilirsiniz.</p>
<p>Üreme Sağlığı ve Fertiliteyi Destekleme</p>
<p>Üreme sağlığı ve fertiliteyi desteklemek, hormonal dengenin en önemli yönlerinden biridir. Özellikle kadınlar için, hormonal denge üreme sistemi üzerinde doğrudan etkilidir. Adet döngüsünün düzenli olması, hamilelik şansını artırır. Ayrıca hormonal dengenin korunması, polikistik over sendromu gibi üreme sorunlarını önlemeye yardımcı olabilir. Hamilelik sürecinde ise hormonal dengenin sağlanması, fetüsün sağlıklı bir şekilde gelişmesine katkıda bulunur. Aynı zamanda, hormonal dengeyi desteklemek, erkeklerde sperm kalitesini artırabilir ve fertiliteyi artırabilir. Hormonal dengesizlikler, üreme sorunlarına neden olabileceği için, üreme çağındaki bireyler için hormonal dengeye özellikle dikkat etmek önemlidir. Bu, sağlıklı bir aile planlaması ve üreme sağlığı için kritik bir faktördür. Bu nedenle hormonal dengenin korunması, üreme sağlığını ve fertiliteyi desteklemek için önemlidir.</p>
<p>Enerji Seviyelerini Yükseltme</p>
<p>Enerji seviyelerini yükseltmek, hormonal dengeyi korumanın önemli bir yönüdür. Hormonlar, enerji üretiminde ve yönetiminde kritik bir rol oynarlar. Özellikle kortizol, stresle başa çıkma hormonu olarak bilinir ve enerji seviyelerini etkiler. Kronik stres, kortizol seviyelerini artırabilir ve bu da enerji düşüşüne yol açabilir. Ayrıca tiroid hormonları da metabolizmayı düzenler ve enerji üretimini etkiler. Hormonal dengeyi sağlayarak, kortizol seviyelerini kontrol altında tutabilir ve enerji seviyelerini artırabilirsiniz. Düzenli egzersiz, hormonları dengelemenin yanı sıra enerji seviyelerini artırmada da yardımcı olabilir. Ayrıca iyi bir uyku düzeni, hormonal dengenin korunmasına katkıda bulunur ve gün içinde daha fazla enerji sağlar. Bu nedenle enerji seviyelerini yükseltmek için hormonal dengeyi göz önünde bulundurmak önemlidir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hormonal-dengenizi-korumanin-onemi-nedir-415508">Hormonal Dengenizi Korumanın Önemi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göz sağlığımızı korumanın 10 yolu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/goz-sagligimizi-korumanin-10-yolu-413169</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 08:24:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[korumanın]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığımızı]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413169</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çoğumuzun alışkanlığı hastalık kendini göstermeye başladığında doktora gitmek olsa da bu en sık yaptığımız hataların başında gelen kötü bir özelliğimiz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goz-sagligimizi-korumanin-10-yolu-413169">Göz sağlığımızı korumanın 10 yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çoğumuzun alışkanlığı hastalık kendini göstermeye başladığında doktora gitmek olsa da bu en sık yaptığımız hataların başında gelen kötü bir özelliğimiz. Son derece önemli organlarımızın başında gelen gözlerimiz ayrı bir özen istiyor. Bu bağlamda da gözümüzde herhangi bir sorun hissetmesek bile her yıl bir kere göz muayenesi yaptırmalıyız. Çünkü sinsi seyreden bir göz hastalığı başlamış fakat henüz kendisini hissettirmemiş olabilir.</strong> <strong>Göz sağlığımızı korumanın 10 önemli yolunu Liv Hospital Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İhsan Yılmaz anlattı.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>1- Sigara içmeyin</strong><br />Sigara kullanımı göz hastalıklarının daha sık görülmesine sebep olur. Buna ilave olarak bazı göz hastalıkları daha şiddetli seyreder. Uyguladığımız tedavilerin başarı şansı azalır ve hastalık sık tekrarlar hale gelebilir.</p>
<p><strong>2- Sağlıklı beslenin</strong><br />Günümüz şartlarında sağlıklı beslenmek zorlaştı. Sağlıklı gıdaya erişim artık daha zor. Bununla birlikte sağlıklı beslenmeye ayıracak zamanı bulmak yoğun iş temposunda daha zor hale gelmiş durumda. Sağlıksız beslenmeye hareketsizlik, stres gibi faktörler de eklenince Şeker hastalığı (Diyabet) ve Hipertansiyon hastalığı adeta bir salgın hastalık gibi çok sık görülmeye başlandı. Bu iki hastalık maalesef gözün en dışındaki göz kapaklarından, gözün en arkasındaki retina tabakasına kadar tüm göz yapılarını olumsuz olarak etkilemektedir.</p>
<p><strong>3- Her yıl düzenli göz muayenesi yaptırın</strong><br />Gözümüzde herhangi bir sorun hissetmesek bile her yıl bir kere göz muayenesi yaptırmalıyız. Sinsi seyreden bir göz hastalığı başlamış fakat henüz kendisini hissettirmemiş olabilir. Rutin yaptırılan yıllık muayeneler hastalıkları başlangıç safhalarında yakalamamızı sağlar ve bize erken tedavi şansı verir. Böylece hastalık ilerleyip göze henüz zarar vermeden tedavi edilebilir.</p>
<p><strong>4- Egzersiz yapın</strong><br />Yapılan çalışmalar düzenli yapılan egzersizlerin göz sağlığını önemli oranda olumlu etkilediğini göstermiştir. Düzenli egzersiz yapmanın göz içi basıncını düşürdüğü, göz kanlanmasını olumlu yönde etkilediği gösterilmiştir.</p>
<p><strong>5- Ekran kullanım süresini azaltın</strong><br />Günümüzde hem iş ortamında hem de sosyal yaşamda çok fazla ekrana maruz kalıyoruz. Cep telefonu ve akıllı tabletlerin yaygın kullanımı, iş yerlerinde bilgisayar ekranlarına uzun süre maruz kalmak, evde büyük ekranlı televizyonları uzun süreli kullanmak göz sağlığını olumsuz etkilemektedir. Göz kuruluğu, göz yorgunluğu, göz-baş-boyun ağrıları, gözde kızarıklık-hassasiyet, hatta uyku problemlerine sebep olabilmektedir. Çözüm olarak bazı özel gözlükler ve medikal tedaviler uygulanabilmektedir.</p>
<p><strong>6- Güneşten gözlerinizi koruyun</strong><br />Güneşin sayısız faydasının yanında fazla güneşe maruz kalma sonucu gözler zarar görebilmektedir. Kornea dediğimiz gözün saydam tabakasında yanıklar oluşabilir. Göz zarı (konjonktiva) etkilenebilir. Kuru göz şiddetlenebilir. Gözün sinir tabakası (retina) etkilenebilir. Doğru güneş gözlüğü ve şapka kullanımı özellikle yaz aylarında çok önemlidir.</p>
<p><strong>7- Göz doktoruna görünmeden, rastgele göz damlası kullanmayın</strong><br />Herhangi bir göz sorunu yaşadığımız zaman göz doktoruna muayene olmadan, çevremizden duyduğumuz ya da daha önce kullandığımız bir göz damlasını rastgele kullanmak gözümüze ciddi zarar verebilir.</p>
<p><strong>8- Kuru göze dikkat edin</strong><br />Sağlıklı bir göz için, net bir görüş, yeterli miktarda ve kalitede bir gözyaşı gerekmektedir. Gözyaşı tabakası gözün en dış kısmını kaplar ve net görüş sağlar. Ekran kullanımıyla ilgili tedbirlere uyarak, yeteri kadar A vitamini içerikli beslenerek, güneş gözlüğü kullanarak kuru gözden bir miktar korunmak mümkün. Kuru göz geliştiğinde ise damla, pomat, punktum tıkaçları, bazı özel cihazlar ile göze masaj veya lazer uygulamaları tedavide sık kullandığımız seçeneklerden bir kaçı olarak sayılabilir.</p>
<p><strong>9-Reçete edilen gözlükleri kullanın</strong><br />Özellikle astigmat gibi görmeyi ciddi oranda etkileyen göz numaralarının varlığında mutlaka doktor tarafından verilen gözlükler kullanılmalıdır. Aksi halde göz, göz çevresi ve hatta baş-boyun ağrıları gelişebilir. Migren atakları sıklaşabilir. Doktorun önerdiği gözlüğü, önerilen durumlarda kullanmak büyük önem arz eder.</p>
<p><strong>10-Kontakt lens kullanımında kurallara uyun</strong><br />Kontakt lens kullanımında temizlik kurallarına uyulması, kontakt lenslerin ömrü bittiğinde mutlaka yenisiyle değiştirilmesi ve düzenli göz muayenelerine gelinmesi önemlidir. Havuz, deniz, duş gibi su ile temas olacak durumlarda kesinlikle kontakt lens kullanılmaz. Kontakt lens ile uyumak yasaktır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goz-sagligimizi-korumanin-10-yolu-413169">Göz sağlığımızı korumanın 10 yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya Hesaplarını Korumanın 6 Yolu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sosyal-medya-hesaplarini-korumanin-6-yolu-412842</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Oct 2023 11:54:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[hesaplarını]]></category>
		<category><![CDATA[korumanın]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412842</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijitalleşmenin giderek yayıldığı ve herkesin birbiriyle kolayca bağlantı kurabildiği sosyal medya ortamında, kullanıcılar dijital varlıklarını yansıtan güçlü çevrimiçi hesaplar oluşturmaya odaklanıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-medya-hesaplarini-korumanin-6-yolu-412842">Sosyal Medya Hesaplarını Korumanın 6 Yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dijitalleşmenin giderek yayıldığı ve herkesin birbiriyle kolayca bağlantı kurabildiği sosyal medya ortamında, kullanıcılar dijital varlıklarını yansıtan güçlü çevrimiçi hesaplar oluşturmaya odaklanıyor. Türkiye’de internet kullanımına yönelik yapılan bir araştırma, nüfusun %83’ünün internet kullanıcısı olduğunu, %73’ünün ise sosyal medya platformlarını aktif bir şekilde kullandığını gösteriyor.</strong> <strong>Aktif bir sosyal medya hesabına sahip dijital yaşam, heyecan verici deneyimler sunsa da elde edilen veriler, 62,5 milyon sosyal medya kullanıcısının mevcut risklerle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Kullanıcıların</strong><strong> sosyal medyadaki birçok tehlikeden habersiz olarak güvenlik ve gizliliklerine zarar verecek hatalar yaptığını belirten Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, sosyal medya kullanıcılarının dijital kimliklerini korumasının 6 yolunu paylaşıyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Dijitalleşmenin yayılmasıyla birlikte artan sosyal medya kullanımı, günümüzün önemli iletişim araçlarından biri haline geldi. Bu platformlar, kullanıcıların dijital kimlik oluşturmalarına ve sosyal iletişimlerini sürdürmelerine imkan sağlarken, bazı tehditleri de beraberinde getiriyor.</p>
<p>Türkiye’de internet kullanımına yönelik yapılan bir araştırma, nüfusun %83’ünün internet kullanıcısı olduğunu, %73’ünün ise sosyal medya platformlarını aktif bir şekilde kullandığını gösteriyor. Yine aynı araştırmadan elde edilen sonuçlara göre 14 ila 64 yaş arası internet kullanıcıları günde ortalama 7 saat 24 dakika internette vakit geçiriyor. Dünya genelinde ise bu durum ortalama 6 saat 37 dakika olarak kaydediliyor. Sonuçlar, Türkiye’de sosyal medya kullanımının dünyaya kıyasla ne kadar yaygın olduğunu ortaya koyuyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>62,5 Milyon Sosyal Medya Kullanıcısı Tehdit Altında</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Dijital ortamın barındırdığı tehditler hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan ya da kendilerine fazla güvenen sosyal medya kullanıcıları kimlik hırsızlıkları, taklitçilik ve gizlilik sorunlarıyla karşılaşabiliyor. Sayısı 62,5 milyonu bulan sosyal medya kullanıcısının dijital ortamda birçok tehlikeye maruz kaldığını söyleyen Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu,<strong> “</strong>Sosyal medya, ilişkilerinizi veya kariyerinizi çevrimiçi ortamda geliştirmek için uygun ortamı sağlasa da gizlilik sorunları, siber saldırılar ve zorbalıklara karşı kullanıcıları hedef haline getirebiliyor. Bu nedenle mevcut risklerin bilinciyle hareket etmek, sizi ve sevdiklerinizi dijital ortamın tehlikelerine karşı koruyor.” açıklamasında bulunarak, sosyal medya kullanıcılarının dijital kimliklerini korumasının 6 yolunu paylaşıyor.</p>
<p> </p>
<p><em><strong>1. Mümkün olduğunca çevrimiçi geçirdiğiniz zamanı sınırlayın. </strong></em>Dijital dünyada çok fazla zaman geçirilmesi bilgisayar korsanlığına, sosyal mühendislik saldırılarına, tacize veya itibarı tehlikeye atan konuşmalara maruz kalmaya davetiye çıkarıyor. Türkiye’deki internet kullanımının sıklığı ele alındığında sosyal medya kullanımının azaltılması, kullanıcıları olası tehditlerden uzak tutuyor.</p>
<p> </p>
<p><em><strong>2. Kişisel bilgilerinizi paylaşmaktan kaçının. </strong></em>Çevrimiçi alışveriş, internet bankacılığı veya belirli hizmetlere kayıt yapılmadığı sürece, kişisel bilgiler paylaşılmamalı ve herkese açık hale getirilmemeli. E-posta adresi, telefon numarası, ev adresi ve diğer tanımlanabilir kişisel bilgilerin paylaşılması, kullanıcıları siber saldırganların hedefi haline getiriyor.</p>
<p> </p>
<p><em><strong>3. Çevrimiçi hesaplarınızı güçlü parolalar ile koruyun. </strong></em>Hesapların büyük ve küçük harfler içeren, en az 8 karakterden oluşan güçlü parolalar ile korunması, siber tehditlere karşı caydırıcı bir önlem oluşturuyor. Hesapların sık sık gözden geçirilerek, en son gizlilik ayarlarının ve özelliklerin güncel tutulması önem taşıyor. Aynı zamanda hesap girişlerinde 2FA ve MFA çözümlerinin kullanılması, parolaların açığa çıkma ihtimaline karşı ek güvenlik katmanı sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p><em><strong>4. Gardınızı asla düşürmeyin. </strong></em>Sosyal medya veya diğer platformlar aracılığıyla yayılan dolandırıcılıklara ve diğer sosyal mühendislik planlarına karşı dikkatli olunmalı. Rahatsız eden konuşmalar detaylı bir şekilde incelenerek, şüpheli gönderilen bağlantılara tıklanmaması ve para vadeden kişilerle iletişime geçilmemesi önem taşıyor.</p>
<p> </p>
<p><em><strong>5. Paylaşım yaparken risk almayın. </strong></em>Kişiyi ve aile üyelerini savunmasız bırakabilecek, konum veya seyahat planları gibi video ve fotoğrafların paylaşılması, siber suçlulara davetiye çıkarıyor. Saldırganlar bu sayede itibarı zedeleyebilecek ve dijital veya fiziksel dünyada çeşitli zararlara maruz bırakabilecek hassas bilgileri kişiye karşı kullanabiliyor. Hesaplarınızın gizlilik ayarlarını kontrol ederek her şeyi herkesle paylaşmayın.</p>
<p> </p>
<p><em><strong>6. Temel görgü kurallarını kullanın ve sorumlu bir kullanıcı olun. </strong></em>Günlük hayatta uygulanan tüm iletişim kurallarının, çevrimiçi dünyada da geçerli olduğunun unutulmaması gerekiyor. Spam yapılmaması, sahte haber veya hassas medya içeriklerinin paylaşılmaması ve başkalarını rahatsız edebilecek davranışlardan kaçınılması ideal bir internet ortamının oluşmasında önemli etkenler arasına giriyor.</p>
<p> </p>
<p><strong><u>Laykon Bilişim Hakkında</u></strong><u>:</u></p>
<p>Laykon Bilişim Teknolojileri, bilişim güvenliği alanındaki profesyonel ürün ve çözümleri ile çözüm ortaklarına satış ve destek veren bir teknoloji şirketidir. Yenilikçi teknolojinin, tüm sektörlerdeki hizmet sağlayıcılara, telekomünikasyon şirketlerine ve BT tedarikçilerine dağıtımını yapan Laykon Bilişim Teknolojileri, bayi kanalının teknolojiyi benimseme sürecini hızlandırmaktadır. 2016&#8217;da 500 milyon kullanıcıyı koruyan Bitdefender’in Türkiye distribütörü olarak hizmet vermeye başlayan Laykon Bilişim Teknolojileri, 2018 yılında lider güvenlik duvarı sağlayıcısı WatchGuard, 2019 yılında felaket kurtarma ve iş sürekliliği alanında faaliyet gösteren Narbulut yedekleme çözümleri ve 2020 yılında veri sızıntısı önleme çözümü CoSoSys DLP ürünlerinin distribütörlüğünü üstlenmiştir. Bilişim sektöründe uzun yıllardır müşteri sadakati ve bayi kanalı yapılanması çalışmalarında bulunmuş uzman kadrosu ile siber güvenlik, iş sürekliliği ve bulut çözümleri alanında kullanıcılarına yeni teknolojiler götürmeye devam eden Laykon Bilişim Teknolojileri, ihtiyaç duyulan hizmetleri, gelişmekte olan teknoloji çözümleri pazarının gerektirdiği çeviklik ve esneklikle sunma konusunda uzmanlaşmıştır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-medya-hesaplarini-korumanin-6-yolu-412842">Sosyal Medya Hesaplarını Korumanın 6 Yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz tatilinde çocukları hastalıklardan korumanın yolları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-tatilinde-cocuklari-hastaliklardan-korumanin-yollari-384699</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jun 2023 11:42:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklardan]]></category>
		<category><![CDATA[korumanın]]></category>
		<category><![CDATA[tatilinde]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384699</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz mevsiminde çocuklar yetişkinlere göre daha fazla hastalanabiliyor ve tehlikelerle karşı karşıya kalabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-tatilinde-cocuklari-hastaliklardan-korumanin-yollari-384699">Yaz tatilinde çocukları hastalıklardan korumanın yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaz mevsiminde çocuklar yetişkinlere göre daha fazla hastalanabiliyor ve tehlikelerle karşı karşıya kalabiliyor. Ebeveynlerin, uzun bir yolculuğa çıkmadan önce çocuklarını doktor kontrolüne götürmeleri gerektiğini hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ela Tahmaz Gündoğdu, “Yolculuğa çıkmadan mutlaka yanınıza ateş ölçer, burun tıkanıklığı için serum fizyolojik damla, parasetamol içeren ilaç, antiseptik kremler, alerji giderici ilaçlar, yanık merhemi, böcek ve sinek ısırığı için kullanılabilecek jel, yara bandı, havuzda veya denizde çocuğun kullanması için can yeleği, güneş sütü, şapka ve plaj terlikleri yanınızda bulundurun” dedi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Çocukları yaz mevsimindeki tehlikelerden ve hastalıklardan korumanın çok önemli olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ela Tahmaz Gündoğdu, “Trafik kazalarından korunmak için bebek ve çocuklar arabanın arka tarafında kendi oto koltuklarında seyahat etmeli. Bir yaşından küçük çocuklar da araba ile uzun süreli seyahate çıkabilir ancak iki saat arayla emzirilmesi önemli. Bebek uzun süre aynı pozisyonda durduğu için rahatlaması amacıyla mola verilip, arabadan çıkarılması ve pozisyonunun değiştirilmesi gerekiyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sıvı alımı ihmal edilmemeli</strong></p>
<p>Arabada ve uçakta bulunan klimaların etkilerine karşı, çocuklarda sıvı alımına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ela Tahmaz Gündoğdu, “Çocuklar için sıcak iklim veya tatil beldelerine gidildiğinde, ilk günlerde aşırı egzersiz yapmalarına izin verilmemeli. Bu şekilde çocukların sıcaklığa ve iklim şartlarına alışmaları sağlanabilir. Uzun süreli aktivitelerden önce sıvı alımının iyi olmasına dikkat edilmeli. Aktivite sırasında da 30-40 kilo civarındaki çocuklarda 20 dakikada 150-200 cc, 50-60 kilo da ise bunun iki katı soğuk su veya sıvı alımı olmalı. Çocuğunuz susamış hissetmese bile bu miktarı içmesin sağlanmalı” açıklamasında bulundu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kulak problemi olan çocuklar için seyahate çıkmadan önce doktor görüşü alınmalı</strong></p>
<p>Kulak problemleri olan çocuklar için uçak yolculuğuna çıkmadan önce mutlaka doktor görüşü alınması gerektiğinin altını çizen Dr. Ela Tahmaz Gündoğdu, “Uçak yolculuklarında iniş ve kalkışlarda yaşanabilecek basınç değişikliği kulakta rahatsızlık hissine neden olabilir. Bu nedenle bebekler için emzirme, biberon veya emzik verilmesi önerilirken, büyük çocuklar ise sakız çiğneyebilir” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Güneş koruyucu kremler önemli</strong></p>
<p>Çocukların açık renkte, pamuklu, ince ve tek kat giyecekler giymelerine dikkat edilmesine ve terden ıslanmış kıyafetlerin kuru olanlarla değiştirilmesine özen gösterilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Ela Tahmaz Gündoğdu, “6 aylıktan küçük bebekleri doğrudan güneş ışığından koruyun, yüz ve eller gibi açıkta kalan bölgelere az miktarda güneş koruyucu krem sürülmeli. 7 yaş ve üzeri çocukların ise mümkün olduğu kadar gölgede kalmalarını ve güneşin en yoğun olduğu 10:00-16:00 saatlerinde güneşe direkt maruz kalmamalarını sağlayın. Koruma faktörü en az 30 olan güneş koruyucuyu yeterli miktarda kullanın ve 2 saatte bir yenileyin” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Çocuklar deniz ve havuz içerisinde dikkatle takip edilmeli</strong></p>
<p>Çocukların dize kadar gelen suda yalnız bırakılmaması, özellikle bebeklerin su içindeyken sadece bir karış su seviyesinde bile boğulabileceğinin altını çizen Dr. Ela Tahmaz Gündoğdu, “Çocuğunuzun her zaman elle uzanabileceğiniz kadar mesafede bulunmasına dikkat edin. Bahçenizde havuz varsa etrafını çocuğun boyundan uzun parmaklıkla çevirin. Havuzun yanında bir telefon ve kurtarma ekipmanı bulundurun. Su yatağı gibi şişme havuz oyuncaklarından sakının” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-tatilinde-cocuklari-hastaliklardan-korumanin-yollari-384699">Yaz tatilinde çocukları hastalıklardan korumanın yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TikTok&#8217;ta gizliliği korumanın beş yolu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tiktokta-gizliligi-korumanin-bes-yolu-362279</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 07:42:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[beş]]></category>
		<category><![CDATA[gizliliği]]></category>
		<category><![CDATA[korumanın]]></category>
		<category><![CDATA[tiktokta]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362279</guid>

					<description><![CDATA[<p>TikTok ve diğer sosyal medya devlerinin kullanıcılarla ilgili topladığı kişisel bilgilerin büyüklüğü dikkat çekici boyutlara ulaştı. TikTok, 2022 yılında ABD ve tüm ülkelerde en çok indirilen kısa video uygulaması oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiktokta-gizliligi-korumanin-bes-yolu-362279">TikTok&#8217;ta gizliliği korumanın beş yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TikTok ve diğer sosyal medya devlerinin kullanıcılarla ilgili topladığı kişisel bilgilerin büyüklüğü dikkat çekici boyutlara ulaştı. TikTok, 2022 yılında ABD ve tüm ülkelerde en çok indirilen kısa video uygulaması oldu. Toplanan kullanıcı verisinin çokluğu ve bu bilgilerin Çin hükumetiyle paylaşılma iddiaları, çocuklar ve onların mental sağlığına vereceği zararlar, kişisel verilerin sızdırılması gibi birçok gizlilik ve siber güvenlik sorunuyla ilgili tartışmalar başladı.  </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Hindistan, 2020 yılında uygulamayı ülke çapında yasakladı. Birçok ülke TikTok’un resmi cihazlarda kullanımını yasaklarken ABD bir adım daha ilerleyerek uygulamayı tamamen yasaklamayı düşünüyor. Tartışmalar ve elde edilen kanıtların odağını, son günlerde Avustralyalı bir siber güvenlik şirketi olan Internet 2.0’daki araştırmacıların bulguları oluşturuyor. Şirketin Temmuz 2022 tarihli raporuna göre TikTok, kapsamlı cihaz izinleri istiyor ve çalışması için gerekenden çok daha fazla veri topluyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>TikTok kullanırken gizliliğinizi nasıl koruyabilirsiniz? </strong></p>
<p>ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban uygulamayı kullanmaktan tamamen vazgeçmeden bilgilerinizin gizliliğinin en azından bir kısmını  nasıl koruyabileceğiniz ile ilgili olarak  şu  bilgileri paylaştı. </p>
<p> </p>
<p>1. Mümkün olan en az veriyle TikTok’taki içeriklere erişim sağlamak istiyorsanız, bir web tarayıcısında resmi TikTok web sitesini kullanın. TikTok’un tarayıcı çerezlerini ve diğer kullanıcılar yoluyla bazı bilgileri toplamaya devam edebileceğini unutmayın. </p>
<p>2. Tiktok’ta hesap açmadan video göndermek, yorum eklemek veya herhangi bir videoyu beğenmek mümkün değil. Aktif bir hesap sahibi olmak istiyorsanız, ayarlardan bazı verilerin paylaşımını kısıtlayın.  </p>
<p>3. TikTok gizlilik politikasında izniniz olmadan verilerinizi üçüncü taraf uygulamalardan toplayabileceğini açıkça belirtiyor. TikTok’a ilk kez kayıt yaparken başka bir sosyal ağ platformuyla ilişkili bir hesap yerine, başka hiçbir yerde kullanmadığınız bir telefon veya e-posta adresi verebilirsiniz. </p>
<p>4. Daha fazla koruma için TikTok’un telefonda kayıtlı kişileri veya Facebook arkadaşlarını senkronize etmesine izin vermeyin ve reklam kişiselleştirmesini sınırlandırın.  </p>
<p>5.Proxy hizmetleri ve konumunuzu gizlemek için bir VPN ile birlikte IP adresinizi maskeleyebilirsiniz.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiktokta-gizliligi-korumanin-bes-yolu-362279">TikTok&#8217;ta gizliliği korumanın beş yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğru konut sigortası ile evinizi korumanın püf noktaları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogru-konut-sigortasi-ile-evinizi-korumanin-puf-noktalari-360368</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 09:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[evinizi]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[konut]]></category>
		<category><![CDATA[korumanın]]></category>
		<category><![CDATA[noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[sigortası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360368</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de yaşanan deprem felaketinin etkileri sürerken DASK ve konut sigortalarına dair soru işaretleri de çoğaldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogru-konut-sigortasi-ile-evinizi-korumanin-puf-noktalari-360368">Doğru konut sigortası ile evinizi korumanın püf noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de yaşanan deprem felaketinin etkileri sürerken DASK ve konut sigortalarına dair soru işaretleri de çoğaldı. DASK ve konut sigortaları, afet sonucu meydana gelebilecek maddi zararlara karşı alınacak başlıca tedbirler arasında yer alıyor. DASK ve konut sigortası yaptırmanın önemine dikkat çeken Sigortam.net, evini güvenceye almak isteyenlerin kendilerine uygun poliçeyi seçebilmeleri için dikkat etmeleri gereken püf noktaları bir araya getirdi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Türkiye’nin ilk ve lider dijital sigorta platformu Sigortam.net, toplumda sigorta bilincini artırma, karmaşık sigorta ürünlerini daha anlaşılır ve erişilebilir kılma hedefiyle özellikle afet durumlarına karşı sahip olunması gereken sigorta ürünlerine dikkat çekiyor. </p>
<p>Tüm Türkiye’yi sarsan deprem felaketiyle birlikte gündeme gelen konulardan biri de sigortalılık oranları oldu. Araştırmalar, zorunlu olmasına karşın DASK penetrasyonunun çok düşük olduğuna işaret ediyor. Buna göre Türkiye genelindeki 20 milyon 32 bin konutun sadece %55,4’ünde Zorunlu Deprem Sigortası bulunuyor. Konut sigortasında ise oranlar çok daha gerilerde. Oysa afet durumlarında hem evin değerini daha yüksek oranda karşılayan hem de ev içerisindeki eşyaları güvenceye alan tam bir maddi koruma için konut sigortası sahibi olmak önem taşıyor. </p>
<p><strong>Sigortam.net CEO’su Bora Uludüz</strong>, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Deprem felaketinin acısını hepimiz çok derinden yaşadık ve yaşamaya da devam ediyoruz. Bir yandan bu depremin yaralarını sarmaya çalışırken diğer yandan da gelecekte yaşanabilecek olası felaketlere karşı önlem almayı unutmamak gerekiyor. Dünya Bankası depremin doğrudan fiziki zararının 34,2 milyar dolar olacağı öngörüsünde bulunuyor. Yapılan hesaplamalar ise depremde zarar gören konutlar için toplam DASK teminatının 25 milyar lira olduğunu gösteriyor ”dedi.</p>
<p><strong>Sigortalılık oranının artması, afetlerin milli ekonomi üzerindeki etkisinin yurtdışı ile paylaşılmasını sağlıyor </strong></p>
<p>Uludüz, “Sigorta güvencesi sağlamanın en önemli yanı, risklerin gerçekleşmesi durumunda, maddi yükün reasürans yoluyla yurtdışıyla paylaşılmasını sağlamak. Düşük sigorta oranları nedeniyle yaşanan afetlerin tüm maddi zararını milli ekonomimiz aracılığıyla karşılamak zorunda kalıyoruz. Bireysel düzeyde ise DASK ile sınırlı bir güvence elde ederken, konut sigortası ile daha kapsamlı, yaşadığımız maddi kaybı gerçek anlamda karşılamaya daha yakın bir güvence elde edebiliyoruz. Bu yüzden Sigortam.net olarak hem müşterilerimizde hem de genel olarak toplumda sigortalılık bilincinin yerleşmesine büyük önem veriyoruz” şeklinde sözlerine devam etti.</p>
<p><strong>DASK sadece binayı, konut sigortası ise hem evi hem de eşyaları korur</strong></p>
<p>DASK’ın yalnızca deprem ve deprem sonucu meydana gelen sel, yangın gibi doğal afetler sebebiyle binada oluşan maddi hasarlara karşı güvence sağladığının, diğer yandan konut sigortasının hem ev hem de içerisinde yer alan tüm eşyaları kapsayan çok daha geniş boyutlu bir güvence imkânı sunduğunun altını çizen Uludüz, “DASK, belirli bir miktara kadar güvence sağlıyor, evin gerçek değerini güvence altına almak için ise konut sigortası sahibi olmak gerekiyor. Yani aslında konut sigortası ile metrekare başına belirlenen DASK teminatından çok daha yüksek teminatlara konut sigortası sayesinde ulaşmak mümkün olabiliyor. Konut fiyatıyla karşılaştırıldığında oldukça uygun olan konut sigortası poliçeleri, günlük hayatta yaşanabilecek hırsızlık, elektrik ve su tesisatı kaynaklı sorunlar gibi olumsuzlukları da kapsıyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>DASK poliçesi güncel olmalı, kiracılar mutlaka konut sigortası yaptırmalı</strong></p>
<p>“Zorunlu sigorta ürünü olan DASK’ın her sene yenilenmesi gerektiği unutulmamalı. Ev sahibi olan herkesin DASK poliçesinin güncelliğinden emin olması ve yenileme zamanı geldiyse yenileme yapmayı atlamamaları gerekiyor. Şu anda DASK yenilenme oranlarına baktığımızda ne yazık ki %30 seviyelerinde olduğunu görüyoruz. DASK poliçelerinin güncelliği satın alınan aracı kurumdan veya e-devlet üzerinden rahatlıkla kontrol edilebiliyor. Ayrıca yaşanılan evde, ev sahibi tarafından yaptırılması zorunlu olan DASK’ın mevcut olup olmadığının kiracılar tarafından da kontrol edilmesi büyük önem taşıyor.” diyerek DASK’ın güncelliğine de vurgu yapan Uludüz, “Sigorta yaptırılacak konutta kiracı ya da ev sahibi olmak, teminatların kapsamı açısından önemli bir unsur. Ev sahipleri için bina ve eşya teminatını bir arada almak gerekirken, kiracıların da eşyalarını güvenceye almak için ayrıca poliçe oluşturması gerekiyor. Bu nedenle kendi eşyalarını koruma altına almak isteyen kiracıların konut sigortası yaptırması önem teşkil ediyor” diyerek sözlerini sonlandırdı.</p>
<p> </p>
<p><strong>DASK’ın içeriği standart, ancak konut sigortasının kapsamı iyi incelenmeli</strong></p>
<p>Konut sigortalarında farklı şirketler farklı kapsamlarda seçenekler sunabiliyor. İhtiyaca uygun güvenceyi sağlamak için poliçe satın alırken şu hususlara dikkat etmek gerekiyor:</p>
<ul>
<li>Herhangi bir hasar ya da kayıp durumunda, kaybın karşılanmasını garanti altına almak için metrekare birim fiyatlarındaki güncel değerlemeleri takip etmeye önem vermek gerekiyor. </li>
<li>Ev sahipleri DASK ve konut sigortası yaptırdıklarında, belli limitlerde olmak şartı ile kira gelir vergisi indirimi hakkından yararlanabiliyor. </li>
<li>Konut sigortası, poliçenin oluşturulduğu tarihten sonra meydana gelecek hasarları karşılıyor. </li>
<li>Konut sigortası, poliçe kapsamına giren evdeki bazı teknolojik cihazlar için de güvence sağlayabiliyor. Ancak bu teminatların oluşturulmasında cihaz yaşına da dikkat etmek gerekiyor. </li>
<li>Afet durumlarında eşyaya gelen hasar, manevi tazminat, kira kaybı, taşınma yardımı gibi ödemeler sigorta şirketlerine göre değişmekle birlikte konut sigortası kapsamında yer alıyor.</li>
<li>Konut sigortası poliçe fiyatları, binanın bulunduğu bölgeye ve ile göre değişkenlik gösterebiliyor.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogru-konut-sigortasi-ile-evinizi-korumanin-puf-noktalari-360368">Doğru konut sigortası ile evinizi korumanın püf noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
