<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kornea | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kornea/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kornea</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 21:37:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Kornea | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kornea</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gözlerinizi sık ovuşturuyorsanız dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gozlerinizi-sik-ovusturuyorsaniz-dikkat-633537</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:37:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[gözlerinizi]]></category>
		<category><![CDATA[Keratokonus]]></category>
		<category><![CDATA[Kornea]]></category>
		<category><![CDATA[ovuşturuyorsanız]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633537</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pek çoğumuzun adını bile duymadığı, geçmişte ‘nadir hastalık’ olarak kabul edilen Keratokonus, günümüzde gelişen teknoloji sayesinde çok sık tanı konulan ilerleyici bir göz hastalığı olarak öne çıkıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gozlerinizi-sik-ovusturuyorsaniz-dikkat-633537">Gözlerinizi sık ovuşturuyorsanız dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pek çoğumuzun adını bile duymadığı, geçmişte ‘nadir hastalık’ olarak kabul edilen Keratokonus, günümüzde gelişen teknoloji sayesinde çok sık tanı konulan ilerleyici bir göz hastalığı olarak öne çıkıyor. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Semra Akkaya Turhan</strong>, korneanın incelerek öne doğru sivri (konik) bir şekil almasına yol açan Kerakotonusa yönelik hastaların şikayetlerini şu sözlerle ifade ediyor: “Gözlük numaram çok sık değişiyor”, “Tek gözümle baktığımda harflerin gölgesi var, çift görüyorum”, “Geceleri farların etrafında haleler ve parıltılar oluşuyor, araba kullanmakta zorlanıyorum”, “Parlak ışıkta gözlerim kamaşıyor, sisli görüyorum”, “Astigmatım her kontrolde artıyor, gözlük işe yaramıyor.” </p>
<p>Son yıllarda ekran kullanımının artması, alerjik göz hastalıklarının yaygınlaşması ve kornea topografisiyle erken tanı konulabilmesi dolayısıyla keratokonus hastalarının sayısının ciddi ölçüde arttığını belirten Prof. Dr. Turhan, keratokonusa zemin hazırlayan 6 hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Gözleri sık ve sert ovuşturmak</strong></li>
</ul>
<p>Gözleri kaşımak ya da bastırarak ovuşturmak, gözün önündeki saydam tabakayı (kornea) zamanla inceltir ve zayıflatır. Araştırmalar; gözleri ovuşturmanın sağlıklı kişilerde bile hastalığın gelişmesini kolaylaştırdığını göstermektedir. Kaşıntı hissinde gözü ovuşturmak yerine soğuk kompres yapılmalı ve hekime başvurulmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Göz alerjisini ve atopik hastalıkları tedavisiz bırakmak</strong></li>
</ul>
<p>Polen alerjisi, atopik dermatit, egzama, astım ve kronik alerjik konjonktivit, gözde kaşıntıya neden olur ve bu da kişiyi sürekli gözünü ovuşturmaya iter. Bu kısır döngü korneaya zarar verir.  Keratokonus hastalarının önemli bir bölümünde atopi öyküsü mevcuttur. Alerjinin doğru ilaç ve çevresel önlemlerle kontrol altına alınması ovuşturma isteğini keser ve ilerlemeyi yavaşlatır.</p>
<ul>
<li><strong>Yüzüstü veya göze baskı yaparak uyumak</strong></li>
</ul>
<p>Yüzüstü uyumak ya da uyurken eli göze bastırmak, korneaya sürekli baskı uygulanmasına neden olur. Bu durum zamanla göz yapısını zayıflatabilir ve hastalığın ilerlemesine yol açar. </p>
<ul>
<li><strong>Gözleri güneşten korumamak</strong></li>
</ul>
<p>Güneşin zararlı<strong> </strong>UV ışınları, gözün ön tabakasına (kornea) zarar verebilir ve yapısını zayıflatabilir. Genetik yatkınlığı olanlarda ise kornea biyomekaniğini hızla zayıflatabilir. Bu nedenle sadece yazın değil, yıl boyunca UV400 ve CE sertifikalı kaliteli bir güneş gözlüğü kullanmak önemlidir. Çocuklara da küçük yaştan itibaren bu alışkanlık kazandırılmalıdır. </p>
<ul>
<li><strong>Göz numarasındaki değişiklikleri önemsememek</strong></li>
</ul>
<p>Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Semra Akkaya Turhan “10–25 yaş aralığında her kontrolde artan miyopi-astigmat, düzensiz astigmat ya da gözlüklü görme keskinliğinin düşmesi keratokonusun en erken işaretidirGözlük numaraları sık değişen ve astigmatizma artışı olan ergen ve genç erişkinlerde yılda bir kornea topografisi içeren tam muayene şarttır; erken tanı sayesinde hastalığın ilerlemesi durdurulabilir” diyor.  </p>
<ul>
<li><strong>Aile öyküsünü göz ardı etmek</strong></li>
</ul>
<p>Birinci derece akrabalarında keratokonus olanlarda risk kat kat artar. Bu nedenle ailede böyle bir durum varsa, gözle ilgili herhangi bir şikayet olmasa bile düzenli göz kontrolleri yaptırmak çok önemlidir. Bu sayede erken tanı mümkün olur ve tedavi edilebilir. </p>
<p><strong>xxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Keratokonus’un tanı ve tedavisinde heyecan verici gelişmeler!</strong></p>
<p>Günümüzde teknoloji ve tıp alanında ilerlemeler sayesinde keratokonus artık belirtiler ortaya çıkmadan, çok erken dönemde tespit edilebiliyor.  Prof. Dr. Turhan, tedavideki yenilikleri şöyle özetliyor: “Tedavide kornea çapraz bağlama (CXL) ilerlemeyi durdurmada altın standart haline geldi. Bu yöntemin daha hızlı ve farklı tekniklerle uygulanan çeşitleri sayesinde çocuklarda da güvenle uygulanabilir. Ayrıca kornea içine yerleştirilen halkalar, özel lazer tedavileri, göz içine yerleştirilen lensler ve gelişmiş kontakt lensler sayesinde hastaların büyük çoğunluğu kornea nakline ihtiyaç duymadan iyi bir görme seviyesine ulaşabiliyor. Gerekli durumlarda yapılan yarım kat kornea nakli yöntemi ise klasik nakillere göre daha güvenli ve daha uzun ömürlü sonuçlar sunuyor.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gozlerinizi-sik-ovusturuyorsaniz-dikkat-633537">Gözlerinizi sık ovuşturuyorsanız dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gözlerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanmayı hafife almayın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gozlerde-kasinti-kizariklik-ve-sulanmayi-hafife-almayin-627161</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 08:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[gözlerde]]></category>
		<category><![CDATA[hafife]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[kaşıntı]]></category>
		<category><![CDATA[kızarıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Konjonktivit]]></category>
		<category><![CDATA[Kornea]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[sulanmayı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627161</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğa canlanırken, havadaki polen miktarının artması ve değişken hava koşulları göz sağlığını tehdit eden pek çok sorunu da beraberinde getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gozlerde-kasinti-kizariklik-ve-sulanmayi-hafife-almayin-627161">Gözlerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanmayı hafife almayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğa canlanırken, havadaki polen miktarının artması ve değişken hava koşulları göz sağlığını tehdit eden pek çok sorunu da beraberinde getiriyor. Alerjik reaksiyonlardan enfeksiyonlara, kuru göz şikayetlerinden kornea yüzeyindeki çiziklere kadar uzanan bu tablo özellikle hassas bünyelerde yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebiliyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özgül Altıntaş</strong>, “Gözlerde basit gibi görünen kaşıntı ve kızarıklıklar ihmal edilmemelidir. Erken önlem almak hem şikayetleri azaltmada hem de gözlerde hasar oluşumu ve enfeksiyon gibi olası komplikasyonları önlemede kritik rol oynamaktadır” diyor.  <strong>Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özgül Altıntaş,</strong> bahar aylarında en sık görülen 5 göz şikayetini anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>Baharda göz şikayetlerini hafife almayın! </strong></p>
<p>Bahar aylarıyla birlikte atmosferdeki polen yükünün artması, sıcaklık ve nem dengesindeki değişimler ile rüzgârın taşıdığı partiküllerin göz yüzeyini doğrudan etkileyen çevresel faktörleri belirgin şekilde artırdığını belirten Prof. Dr. Özgül Altıntaş, “Oküler yüzey; konjonktiva, kornea ve gözyaşı filmiyle birlikte bu dış etkenlere sürekli maruz kalan dinamik bir yapıdır. Alerjen temasının artması, gözyaşı film tabakasının bozulması ve çevresel irritanların yoğunlaşmaları; gözde inflamasyon, kuruluk ve enfeksiyon gelişimini kolaylaştırır. Bu nedenle bahar aylarında ortaya çıkan göz sorunları hafife alınmamalı, erken dönemde doğru yaklaşımla değerlendirilmelidir” diyor. </p>
<p><strong>BAHARDA ARTAN 5 ÖNEMLİ GÖZ SORUNU!</strong></p>
<p><strong> Alerjik konjonktivit (Göz alerjisi)</strong></p>
<p>“Bahar aylarında en sık karşılaştığımız göz hastalıklarının başında alerjik konjonktivit gelir” diyen Prof. Dr. Özgül Altıntaş, gözün en dış tabakası olan konjonktivanın ağaç, çiçek ve çimen polenlerinin havada yoğunlaşmalarına karşı reaksiyon geliştirdiğini belirtiyor. Bu durum şiddetli kaşıntı, kızarıklık, sulanma, yanma ve göz kapaklarında hafif şişlik gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Tedavinin temelini alerjiye neden olan etkenle teması mümkün olduğunca azaltmak oluşturuyor. Polen yoğunluğunun yüksek olduğu saatlerde dış ortamdan kaçınmak, pencereleri kapalı tutmak ve dışarı çıkarken güneş gözlüğü kullanmak koruyucu önlemler arasında yer alıyor. Şikayetlerin arttığı dönemlerde soğuk kompres uygulamasının da faydalı olabildiğini vurgulayan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özgül Altıntaş, “Ancak yakınmalar devam ediyorsa hastaların hekime başvurmaları son derece önemlidir. Tedavide uygun antialerjik göz damlalarıyla şikayetlerin azaltılması hedeflenmektedir” bilgisini veriyor. Prof. Dr. Özgül Altıntaş, eğer her yıl bahar aylarında şiddetli göz alerjisi yaşıyorsanız, şikayetler başlamadan yaklaşık iki hafta önce göz hekiminize başvurmanın son derece önemli olduğunu belirterek, “Koruyucu alerji damlalarıyla bahar aylarını çok daha rahat geçirmek mümkündür” diyor.</p>
<p><strong>Bahar nezlesi (Vernal keratokonjonktivit)</strong></p>
<p>Vernal keratokonjonktivit halk arasında bahar nezlesi olarak biliniyor. Özellikle çocukluk ve genç erişkinlik döneminde görülen bahar nezlesi ilkbahar ve yaz aylarında alevlenebiliyor. Gözlerde yoğun kaşıntı, ışığa karşı hassasiyet, gözde yabancı cisim hissinin yanı sıra göz çevresinde beyaz renkli, yapışkan bir akıntı gelişiyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özgül Altıntaş, “Vernal konjonktivitte tedavi süreci daha uzun ve kontrollü ilerler. Şikayetlerin kontrol altına alınabilmesi ve kornea tutulumu gibi komplikasyonların önlenebilmesi için hastaların düzenli olarak göz hekimi takibinde olmaları ve planlanan tedaviye uyum göstermeleri büyük önem taşır” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Kuru göz sendromu</strong></p>
<p>Bahar aylarında artan rüzgâr, değişken hava koşulları ve havadaki alerjen yükü, gözyaşı film tabakasının daha hızlı buharlaşmasına ve kalitesinin bozulmasına neden olabiliyor. Bu durum göz yüzeyinde yeterli nemliliğin sağlanamamasına yol açarak; batma, yanma, kum kaçmış hissi ve zaman zaman bulanık görme gibi şikayetlerle kendini belli ediyor. Kuru göz sendromunun tedavisinde temel hedefin gözyaşı dengesini yeniden sağlamak olduğunu anlatan Prof. Dr. Özgül Altıntaş, “Bu amaçla uygun suni gözyaşı preparatları kullanıyoruz.  Ayrıca rüzgârlı ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılmasını, kapalı alanlarda nem dengesinin sağlanmasını ve özellikle dijital ekran kullanımı sırasında bilinçli olarak göz kırpma sıklığının artırılmasını istiyoruz” diyor.</p>
<p><strong>Enfeksiyöz konjonktivit (Viral veya bakteriyel)</strong></p>
<p>Havaların ısınmasıyla birlikte dış ortamda ve kalabalık alanlarda geçirilen sürenin artması nedeniyle bulaşıcı göz enfeksiyonlarının daha sık görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Özgül Altıntaş, şu bilgileri paylaşıyor: “Enfeksiyöz konjonktivit; gözde belirgin kızarıklık, sulanma ve rahatsızlık hissiyle ortaya çıkar. Sarı-yeşil renkte yoğun çapaklanma ve özellikle sabahları göz kapaklarının birbirine yapışması bakteriyel enfeksiyonları düşündürürken; daha sulu akıntı ve kızarıklık viral etkenlerde daha ön plandadır. Bakteriyel konjonktivit tedavisinde, antibiyotikli damla veya merhemlerin uygun süre ve dozda kullanılması önemlidir. Viral konjonktivitlerde ise hastalık çoğunlukla kendi kendini sınırlar; tedavi semptomları hafifletmeye yöneliktir ve soğuk kompres ile suni gözyaşı uygulamaları rahatlama sağlar. Her iki durumda da bulaşma riskinin yüksek olması nedeniyle el hijyenine dikkat edilmesi, havlu ve yastık kılıfı gibi kişisel eşyaların paylaşılmaması enfeksiyonun yayılımını önlemede kritik rol oynar.”</p>
<p><strong>Kornea yüzeyinde çizikler </strong></p>
<p>Rüzgârla birlikte havada taşınan toz, toprak ve çeşitli partiküllerin göze temas etme riski belirgin şekilde artıyor. Bu yabancı cisimler kornea yüzeyinde çiziklere neden olarak batma, sulanma, kızarıklık ve rahatsızlık hissi oluşturabiliyor. Gözdeki yabancı cisim görünür durumdaysa koruyucu içermeyen suni gözyaşı damlaları ile gözden uzaklaştırılabilse de şikayetler devam ederse mutlaka bir göz hekimine danışılması gerekiyor. Aksi halde gözde enfeksiyon gelişebiliyor, kornea yüzeyinde hasar derinleşebiliyor, hatta korneada kalıcı leke oluşabiliyor. </p>
<p><strong>BAHAR AYLARINDA GÖZ SAĞLIĞINIZI 4 ADIMDA KORUYUN!</strong></p>
<p><strong>Alerjen temasını azaltın</strong></p>
<p>Polen yoğunluğunun yüksek olduğu saatlerde dışarıda bulunmaktan kaçının, dış ortamda koruyucu güneş gözlüğü kullanın ve kapalı alanlarda filtreli havalandırma sistemlerini tercih edin.</p>
<p><strong>Göz ve el hijyenine dikkat edin</strong></p>
<p>Gözlerinizi ovuşturmayın, ellerinizi sık sık yıkayın ve havlu, yastık kılıfı gibi kişisel eşyaları ortak kullanmayın. Kontakt lens kullanıyorsunuz hijyen kurallarına ekstra özen gösterin.</p>
<p><strong>Çevresel koşulları düzenleyin</strong></p>
<p>Bulunduğunuz ortamın nem dengesini koruyun ve dijital ekran kullanımında düzenli aralar vererek göz kırpma refleksinizi destekleyin.</p>
<p><strong>Yüzünüzü bol suyla yıkayın, akşamları duş alın</strong></p>
<p>Dışarıdan eve gelindiğinde özellikle yüzün bol suyla yıkanmasını öneren Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özgül Altıntaş, “Polenler saçlara ve kirpiklere çok kolay tutundukları için akşamları da duş almak, alerjenlerin yatağa taşınmasını önler” diyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gozlerde-kasinti-kizariklik-ve-sulanmayi-hafife-almayin-627161">Gözlerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanmayı hafife almayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Göz Ovalama Masum Olmayabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-goz-ovalama-masum-olmayabilir-2-606600</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 08:39:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[Keratokonus]]></category>
		<category><![CDATA[Kornea]]></category>
		<category><![CDATA[masum]]></category>
		<category><![CDATA[olmayabilir]]></category>
		<category><![CDATA[ovalama]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606600</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda 7 yaşından itibaren başlayabilmesine rağmen çoğu zaman 20’li yaşlara kadar fark edilmeyen ve 40’lı yaşlara kadar ilerlemeye devam edebilen keratokonusun belirtilerine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Osman Bulut Ocak, şunları söyledi: “Gözlerde sürekli alerji ya da kaşıntı olması, ilerleyici miyopi veya astigmatizma, gözlüğe rağmen net görememe, ışığa hassasiyet ve göz kamaşmaları keratokonusun en belirgin belirtileridir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-goz-ovalama-masum-olmayabilir-2-606600">Çocuklarda Göz Ovalama Masum Olmayabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda 7 yaşından itibaren başlayabilmesine rağmen çoğu zaman 20’li yaşlara kadar fark edilmeyen ve 40’lı yaşlara kadar ilerlemeye devam edebilen keratokonusun belirtilerine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Osman Bulut Ocak, şunları söyledi: “Gözlerde sürekli alerji ya da kaşıntı olması, ilerleyici miyopi veya astigmatizma, gözlüğe rağmen net görememe, ışığa hassasiyet ve göz kamaşmaları keratokonusun en belirgin belirtileridir. Bu şikâyetlerin görülmesi hâlinde vakit kaybetmeden uzman bir göz hekimine başvurulmalıdır. Çünkü keratokonus, erken teşhis ve tedavi edilmediği takdirde ilerleyen dönemlerde ciddi görme sorunlarına yol açabilir.”</p>
<p><strong>Ebeveynlerde Varsa Çocukta da Risk Artıyor</strong></p>
<p>Keratokonusun, gözün saydam tabakası olan korneanın incelmesi ve sivrileşmesi sonucu görme kaybı ile karakterize bir hastalık olduğunu ifade eden Doç. Dr. Osman Bulut Ocak, “Genetik yatkınlık hastalığın gelişiminde önemli rol oynar. Ebeveynlerinde keratokonus bulunan çocuklarda, yaklaşık %7 oranında aynı hastalığa yakalanma riski vardır. Keratokonusta kornea yapısı bozulup düzensiz bir yüzey hâline geldiği için çocuklar çoğu zaman gözlükle dahi net göremediklerinden şikâyet ederler. Tanıda keratometrik ölçümlerde artış, kornea kalınlığında azalma ve düzensiz astigmatizma gibi bulgular saptanır. Kesin tanı ise kornea topografisi ile konur. Topografi sayesinde hastalığın evresi belirlenir ve buna uygun tedavi planı oluşturulur” dedi.</p>
<p><strong>Akademik Başarının Anahtarı: Sağlıklı Gözler</strong></p>
<p>Eğitim hayatında ilerledikçe kitaplarda yazıların küçülmesi ve okuma yoğunluğunun artmasının gözler üzerindeki yükü her geçen yıl artırdığını belirten Doç. Dr. Ocak, “Öğrenmenin yaklaşık %80’i görsel yollarla gerçekleşir. Bu nedenle özellikle gözlük kullanan çocuklarda numara değişimlerinin düzenli olarak takip edilmesi son derece önemlidir. Yanlış ya da yetersiz gözlük numarası, göz yorgunluğunu artırarak dikkat dağınıklığına yol açabilir” dedi.</p>
<p>Okul çağında en sık karşılaşılan görme problemlerini ise şöyle sıraladı:</p>
<ul>
<li><strong>Keratokonus:</strong> Çocukluk çağında erişkinlere kıyasla daha hızlı ilerleyebilir. Erken teşhis edilmezse ciddi görme kaybına neden olabilir.</li>
<li><strong>Göz Tembelliği (Ambliyopi):</strong> Erken yaşta tespit edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilir.</li>
<li><strong>Kırma Kusurları: </strong>Miyopi, hipermetropi ve astigmatizma akademik başarıyı olumsuz etkileyebilir.</li>
<li><strong>Gizli Şaşılık:</strong> Odaklanma güçlüğü ve baş ağrısına neden olarak çocuğun okuma isteğini azaltabilir.</li>
</ul>
<p><strong>Ebeveynler Bu Belirtilere Dikkat!</strong></p>
<p>Çocukların hal ve hareketlerini izleyerek gözünde bir sorun olup olmadığının anlaşılabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Ocak’a göre aşağıdaki belirtiler görüldüğünde uzman doktora başvurması gerekiyor;</p>
<ul>
<li>Televizyonu yakından izlemek veya kitap okurken çok yaklaştırmak</li>
<li>Tahtadaki yazıları görebilmek için gözlerini kısmak</li>
<li>Okuma yaparken satır atlamak veya okuduğunu anlamada güçlük çekmek </li>
<li>Sık sık gözlerini ovuşturmak, alerji, kaşıntı, sulanma veya kızarıklık</li>
<li>Işığa karşı aşırı hassasiyet ve odaklanma anında baş ağrısı şikayeti</li>
<li>Devamlı ilerleyen miyopi ve astigmat</li>
<li>Gözlüklerinizden bir türlü memnun olamama</li>
<li>Gözlüğe rağmen net görüş elde edememe</li>
</ul>
<p><strong>CCL Tedavisi ile Keratokonusu Durdurmak Mümkün</strong></p>
<p>Keratokonus tedavisinde çapraz bağlantı yöntemi olan CCL (Corneal Cross Linking) tedavisinin kullanıldığını belirten Doç. Dr. Osman Bulut Ocak, “Hastalara CCL uygulanabilmesi için, kornea kalınlığının en az 400 mikron olması gerekli. Hastanın tedaviye uygunluğunu, tedavi öncesinde yapılan kornea kalınlığı ve topografi ölçümleri sayesinde belirleyebiliyoruz. Tedavinin başarısında kritik nokta, hastalığın erken teşhis edilerek hastanın hızlıca tedaviye yönlendirilmesidir. Kornea nakline kadar varacak ciddi sonuçlar doğurabilen bu rahatsızlığın erken teşhisi, hastalığın kontrol altına alınabilmesi açısından büyük önem taşıyor” diyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-goz-ovalama-masum-olmayabilir-2-606600">Çocuklarda Göz Ovalama Masum Olmayabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Göz Ovalama Masum Olmayabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-goz-ovalama-masum-olmayabilir-606516</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 15:18:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[Keratokonus]]></category>
		<category><![CDATA[Kornea]]></category>
		<category><![CDATA[masum]]></category>
		<category><![CDATA[olmayabilir]]></category>
		<category><![CDATA[ovalama]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606516</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda 7 yaşından itibaren başlayabilmesine rağmen çoğu zaman 20’li yaşlara kadar fark edilmeyen ve 40’lı yaşlara kadar ilerlemeye devam edebilen keratokonusun belirtilerine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Osman Bulut Ocak, şunları söyledi: “Gözlerde sürekli alerji ya da kaşıntı olması, ilerleyici miyopi veya astigmatizma, gözlüğe rağmen net görememe, ışığa hassasiyet ve göz kamaşmaları keratokonusun en belirgin belirtileridir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-goz-ovalama-masum-olmayabilir-606516">Çocuklarda Göz Ovalama Masum Olmayabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda 7 yaşından itibaren başlayabilmesine rağmen çoğu zaman 20’li yaşlara kadar fark edilmeyen ve 40’lı yaşlara kadar ilerlemeye devam edebilen keratokonusun belirtilerine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Osman Bulut Ocak, şunları söyledi: “Gözlerde sürekli alerji ya da kaşıntı olması, ilerleyici miyopi veya astigmatizma, gözlüğe rağmen net görememe, ışığa hassasiyet ve göz kamaşmaları keratokonusun en belirgin belirtileridir. Bu şikâyetlerin görülmesi hâlinde vakit kaybetmeden uzman bir göz hekimine başvurulmalıdır. Çünkü keratokonus, erken teşhis ve tedavi edilmediği takdirde ilerleyen dönemlerde ciddi görme sorunlarına yol açabilir.”</p>
<p><strong>Ebeveynlerde Varsa Çocukta da Risk Artıyor</strong></p>
<p>Keratokonusun, gözün saydam tabakası olan korneanın incelmesi ve sivrileşmesi sonucu görme kaybı ile karakterize bir hastalık olduğunu ifade eden Doç. Dr. Osman Bulut Ocak, “Genetik yatkınlık hastalığın gelişiminde önemli rol oynar. Ebeveynlerinde keratokonus bulunan çocuklarda, yaklaşık %7 oranında aynı hastalığa yakalanma riski vardır. Keratokonusta kornea yapısı bozulup düzensiz bir yüzey hâline geldiği için çocuklar çoğu zaman gözlükle dahi net göremediklerinden şikâyet ederler. Tanıda keratometrik ölçümlerde artış, kornea kalınlığında azalma ve düzensiz astigmatizma gibi bulgular saptanır. Kesin tanı ise kornea topografisi ile konur. Topografi sayesinde hastalığın evresi belirlenir ve buna uygun tedavi planı oluşturulur” dedi.</p>
<p><strong>Akademik Başarının Anahtarı: Sağlıklı Gözler</strong></p>
<p>Eğitim hayatında ilerledikçe kitaplarda yazıların küçülmesi ve okuma yoğunluğunun artmasının gözler üzerindeki yükü her geçen yıl artırdığını belirten Doç. Dr. Ocak, “Öğrenmenin yaklaşık %80’i görsel yollarla gerçekleşir. Bu nedenle özellikle gözlük kullanan çocuklarda numara değişimlerinin düzenli olarak takip edilmesi son derece önemlidir. Yanlış ya da yetersiz gözlük numarası, göz yorgunluğunu artırarak dikkat dağınıklığına yol açabilir” dedi.</p>
<p>Okul çağında en sık karşılaşılan görme problemlerini ise şöyle sıraladı:</p>
<ul>
<li><strong>Keratokonus:</strong> Çocukluk çağında erişkinlere kıyasla daha hızlı ilerleyebilir. Erken teşhis edilmezse ciddi görme kaybına neden olabilir.</li>
<li><strong>Göz Tembelliği (Ambliyopi):</strong> Erken yaşta tespit edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilir.</li>
<li><strong>Kırma Kusurları: </strong>Miyopi, hipermetropi ve astigmatizma akademik başarıyı olumsuz etkileyebilir.</li>
<li><strong>Gizli Şaşılık:</strong> Odaklanma güçlüğü ve baş ağrısına neden olarak çocuğun okuma isteğini azaltabilir.</li>
</ul>
<p><strong>Ebeveynler Bu Belirtilere Dikkat!</strong></p>
<p>Çocukların hal ve hareketlerini izleyerek gözünde bir sorun olup olmadığının anlaşılabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Ocak’a göre aşağıdaki belirtiler görüldüğünde uzman doktora başvurması gerekiyor;</p>
<ul>
<li>Televizyonu yakından izlemek veya kitap okurken çok yaklaştırmak</li>
<li>Tahtadaki yazıları görebilmek için gözlerini kısmak</li>
<li>Okuma yaparken satır atlamak veya okuduğunu anlamada güçlük çekmek </li>
<li>Sık sık gözlerini ovuşturmak, alerji, kaşıntı, sulanma veya kızarıklık</li>
<li>Işığa karşı aşırı hassasiyet ve odaklanma anında baş ağrısı şikayeti</li>
<li>Devamlı ilerleyen miyopi ve astigmat</li>
<li>Gözlüklerinizden bir türlü memnun olamama</li>
<li>Gözlüğe rağmen net görüş elde edememe</li>
</ul>
<p><strong>CCL Tedavisi ile Keratokonusu Durdurmak Mümkün</strong></p>
<p>Keratokonus tedavisinde çapraz bağlantı yöntemi olan CCL (Corneal Cross Linking) tedavisinin kullanıldığını belirten Doç. Dr. Osman Bulut Ocak, “Hastalara CCL uygulanabilmesi için, kornea kalınlığının en az 400 mikron olması gerekli. Hastanın tedaviye uygunluğunu, tedavi öncesinde yapılan kornea kalınlığı ve topografi ölçümleri sayesinde belirleyebiliyoruz. Tedavinin başarısında kritik nokta, hastalığın erken teşhis edilerek hastanın hızlıca tedaviye yönlendirilmesidir. Kornea nakline kadar varacak ciddi sonuçlar doğurabilen bu rahatsızlığın erken teşhisi, hastalığın kontrol altına alınabilmesi açısından büyük önem taşıyor” diyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-goz-ovalama-masum-olmayabilir-606516">Çocuklarda Göz Ovalama Masum Olmayabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gözü ovuşturmak görme kaybına yol açabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gozu-ovusturmak-gorme-kaybina-yol-acabilir-578056</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Sep 2025 10:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[gözü]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığın]]></category>
		<category><![CDATA[kaybına]]></category>
		<category><![CDATA[Kornea]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ovuşturmak]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[uslu]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578056</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göz sağlığı, yaşam kalitesini belirleyen en önemli unsurlarından biri. Ancak günlük yaşamda gözleri sık sık ovuşturmak gibi farkında olmadan yaptığımız bazı alışkanlıklar, kalıcı görme kayıplarına yol açabilen ciddi hastalıklara dönüşebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gozu-ovusturmak-gorme-kaybina-yol-acabilir-578056">Gözü ovuşturmak görme kaybına yol açabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Göz sağlığı, yaşam kalitesini belirleyen en önemli unsurlarından biri. Ancak günlük yaşamda gözleri sık sık ovuşturmak gibi farkında olmadan yaptığımız bazı alışkanlıklar, kalıcı görme kayıplarına yol açabilen ciddi hastalıklara dönüşebiliyor. Gözlerini sıklıkla ve şiddetli bir şekilde ovuşturan kişilerde keratokonus hastalığının oluşabileceğini açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu,</strong> “<strong>Bu rahatsızlık, korneanın şekil bozukluğu ve incelmesi ile seyreden, ilerlediğinde görmeyi hatta gözün bütünlüğünü tehdit edebilen önemli bir sağlık sorunu” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Keratokonus, gözün en dış tabakası olan korneanın incelip sivrileşerek, doğal yuvarlak şeklini kaybetmesiyle ortaya çıkıyor. Düzgün sferik yapısını kaybeden korneanın görme kalitesini düşürebileceğinden bahseden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, “Keratokonus, görme gücünü olumsuz etkiler ve bu durum ilerleyen aşamalarda görme kaybına kadar gidebilir. Hastalığın kesin nedeni bilinmese de gözü yoğun şekilde kaşımak gibi korneaya zarar veren küçük travmalar ve genetik yatkınlık önemli risk faktörleri arasında” dedi.</p>
<p><strong>Gözlük numarasının hızla değişmesi önemli bir sinyal</strong></p>
<p>Gözlük numarasının sıklıkla değişmesinin keratokonusun önemli bir belirtisi olduğunu belirten Uslu, “Bunun yanı sıra gözlükle tam netlik sağlanamaması ve kimi zaman bu şikâyetlerin uzun süre devam etmesi diğer önemli semptomlar. Uzun vadede ise hastalığın seyri ve şiddetine bağlı olarak farklı göz semptomları görülebilir. Korneadaki incelme ve dikleşme hızlı olduğunda görme kalitesinde belirgin azalma, ileri görme kaybı ve hatta korneanın delinmesine kadar gidebilecek ciddi sorunlar ortaya çıkabilir” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Çocuklar ve hamileler risk grubunda</strong></p>
<p>Alerjik konjonktiviti olan ve sık sık gözlerini kaşıyan kişilerde bu hastalığın görülme olasılığının arttığına değinen Uslu, “Ancak kadınlar ve erkekler arasında görülme sıklığı açısından istatistiksel bir fark yok. Hastalık her yaşta teşhis edilebilse de çocukluk ve erken gençlik döneminde daha hızlı ve agresif ilerleme gösteriyor. Benzer şekilde, gebelik süreci de hastalığın daha hızlı ilerleyebildiği dönemlerden biri. Yaş ilerledikçe hastalığın hızı yavaşlayabilir ancak bu durumun her hasta için geçerli olmadığı bilinmeli. Buradaki önemli nokta düzenli doktor takibini ihmal etmemek, gözü şiddetli kaşımamak ve göz yüzeyini her türlü travmadan korumak” dedi.</p>
<p><strong>Düzenli kontrol ve gözlük kullanımı en temel tedavi</strong></p>
<p>Hastalığın tanısının, göz doktorunun muayene sırasında şüphelenerek istediği kornea topografisi ile kesinleştiğini ifade eden Uslu, “Tedavi yöntemleri ise hastalığın ilerleme hızına ve şiddetine, kornea topografisindeki bulgulara  göre farklılık gösteriyor. Bu tedaviler arasında; düzenli doktor kontrolü ve gözlük kullanımı, özel tasarlanmış kontakt lensler (hibrid ve skleral lensler),  korneanın güçlenmesini sağlayan crosslinking yöntemi, korneaya halka yerleştirilmesi ve son aşamada kornea nakli yer alıyor” dedi. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gozu-ovusturmak-gorme-kaybina-yol-acabilir-578056">Gözü ovuşturmak görme kaybına yol açabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
