<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>korku | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/korku/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/korku</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Mar 2026 18:18:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>korku | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/korku</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Epilepside rutinin bozulduğu durumlar nöbetleri tetikleyebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/epilepside-rutinin-bozuldugu-durumlar-nobetleri-tetikleyebiliyor-622905</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 18:18:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bozulduğu]]></category>
		<category><![CDATA[durumlar]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[epilepside]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[nöbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[rutinin]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyebiliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622905</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde epilepsinin doğru tedavi ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu belirten Atlas Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Seda Bostan, epilepside ilaçların düzenli kullanılmasının ve doktor kontrollerinin aksatılmamasının önemli olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepside-rutinin-bozuldugu-durumlar-nobetleri-tetikleyebiliyor-622905">Epilepside rutinin bozulduğu durumlar nöbetleri tetikleyebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Günümüzde epilepsinin doğru tedavi ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu belirten Atlas Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Seda Bostan, epilepside ilaçların düzenli kullanılmasının ve doktor kontrollerinin aksatılmamasının önemli olduğunu söyledi. Nöbeti tetikleyebilecek durumların mümkün olduğunca azaltılması gerektiğini kaydeden Dr. Seda Bostan, uyku düzeni değişikliği, açlık-susuzluk, yoğun stres gibi rutinin bozulduğu durumlar ile yüksek ses ve yanıp sönen parlak ışıklar gibi yoğun uyaranların nöbetleri tetikleyebileceğini ve bunlardan kaçınılması gerektiği uyarısında bulundu.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Seda Bostan, 26 Mart Epilepsi Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada epilepsi farkındalığının önemine işaret ederek epilepsi hastalarının dikkat etmesi gerekenlere ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Korku ve yaftalama hastaneye başvuruları geciktiriyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Epilepsi hastalığında etiketlemenin hastalığın özellikle teşhisi geciktirebildiğini belirten Dr. Seda Bostan, “Epilepsi, oldukça sık görülen bir hastalık olmasına rağmen, bu hastalıkla ilgili gereksiz korku ve yaftalama hastaneye başvuruları geciktirmektedir. Ayrıca toplumda epilepsinin çoğunlukla sadece ‘jeneralize tonik klonik nöbet’ olarak adlandırdığımız yani tüm vücudun kasıldığı ‘sara nöbeti’ olarak bilinmesi, farklı tipte nöbetleri olan hastaların tanı ve tedavisinde gecikmelere yol açmaktadır. Bu nedenle epilepsinin korkulacak bir durum değil, tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu bilmek ve epilepsi hastalarına yönelik önyargıları azaltmak açısından epilepsi farkındalığı oldukça önemlidir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Etiketlenme ile mücadele için doğru bilgi paylaşımı önemli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Geçmişte epilepsi nöbetlerinden korkulduğunu ve bu nedenle hastaların etiketlendiğini kaydeden Dr. Seda Bostan, “Ancak günümüzde epilepsi, doğru tedavi ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır; korkulacak ya da utanılacak bir durum değildir. Etiketlenme ile mücadele için hasta ve hasta yakınları, doğru bilgiyi yakın çevreleriyle paylaşarak bu konudaki yanlış inanışları azaltabilir. Okulda, işte, aile içinde, sosyal çevrelerinde nöbet sırasında ne yapılacağını anlatmaları da nöbet anında yaşanacak korkuyu azaltacaktır. Hasta açısından ise gerekli olduğunda destek grupları ve psikolojik destek almak bu açıdan faydalı olacaktır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Düzenli ilaç kullanımı ve hekim takibine dikkat</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Epilepsi hastalarının en çok dikkat etmesi gereken noktalara değinen Dr. Seda Bostan, “Epilepsi hastalarının en çok dikkat etmesi gereken konu; ilaçlarını düzenli kullanmak, takiplerini aksatmamak ve nöbeti tetikleyebilecek durumları mümkün olduğunca azaltmaktır. Rutin düzenin bozulduğu durumların (uyku düzeni değişikliği, açlık-susuzluk, yoğun stres); yoğun uyaranların olduğu durumların (yüksek ses, yanıp sönen parlak ışıklar gibi) veya enfeksiyon, ameliyat gibi durumların nöbetleri tetikleyebileceği bilinmeli ve bunlardan kaçınılmalıdır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İlaç dozlarının ayarlanması gerekebilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Epilepsi hastaları için belirli aralıklarla kontrolün önemini vurgulayan Dr. Seda Bostan, “Epilepsi hastalarının tedavi altında nöbetsiz olsalar bile belirli aralıklarla kontrole gitmeleri gerekir. Çünkü fark edilmeden farklı tipte ya da ‘küçük’ nöbetler olabilir, ilaç dozlarının ayarlanması gerekebilir ve tedavi sürecinde ilaç düzeyi ile böbrek ve karaciğer fonksiyonlarının takibi gerekli olabilir. Ayrıca yüzme, araç kullanma ve yüksekte çalışma gibi durumlarda mutlaka doktor önerilerine uyulmalıdır. Bu kararların sağlıklı verilebilmesi için düzenli takipler büyük önem taşır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepside-rutinin-bozuldugu-durumlar-nobetleri-tetikleyebiliyor-622905">Epilepside rutinin bozulduğu durumlar nöbetleri tetikleyebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölümün Sesi Sinemalarda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/olumun-sesi-sinemalarda-612132</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 11:43:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[ölümün]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[sesi]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalarda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Korku sinemasına mitolojik bir damar açan Ölümün Sesi, Wild Atlantic Pictures ve No Trace Camping ortak yapımcılığında hayata geçirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olumun-sesi-sinemalarda-612132">Ölümün Sesi Sinemalarda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Korku sinemasına mitolojik bir damar açan Ölümün Sesi, Wild Atlantic Pictures ve No Trace Camping ortak yapımcılığında hayata geçirildi. Yönetmen koltuğunda <em>Dehşetin Yüzü</em> filminin yönetmeni Corin Hardy’nin oturduğu film, karanlık atmosferiyle korku sinemasını yeniden şekillendiriyor. Binlerce yıllık bir efsaneyi modern bir lise kabusuna dönüştüren film, kadim bir laneti günümüz gençliğiyle buluşturuyor.</p>
<p>Başrolde yer alan Dafne Keen, babasının ölümüyle sarsılmış, yas ve suçluluk duygusuyla mücadele eden Chrys karakteriyle hikâyenin duygusal merkezini oluşturuyor. Chrys ve arkadaşları, Aztek kökenli olduğu ortaya çıkan gizemli bir “Ölüm Düdüğü”nü çaldıklarında, geri dönüşü olmayan bir laneti de serbest bırakıyorlar.</p>
<p><strong>BİNLERCE YILLIK BİR NESNE, MODERN BİR KABUS</strong></p>
<p>Aztek medeniyetine dayanan ve savaş alanlarında psikolojik korku yaratmak için kullanıldığı düşünülen ölüm düdükleri, tarih boyunca sesin bir silah olarak kullanılabileceğini gösteren çarpıcı örneklerden biri.</p>
<p>Film, bu kadim nesneyi bir Amerikan lisesinin ortasına yerleştirerek kültürel ve zamansal bir çarpışma yaratıyor.</p>
<p><strong>TARİH BOYUNCA SESİN GÜCÜ</strong></p>
<p>Azteklerin Ölüm Düdüğü varsa, Anadolu&#8217;nun da ruhları çağıran davulları, savaş başlatan boruları vardı. Orta Asya’dan Osmanlı’ya uzanan tarihsel çizgide ses; yalnızca müzik değil, bir çağrı, bir uyarı, bir güç sembolüydü. Şaman davulları ritüellerde ruhlarla iletişim kurarken, savaş boruları ordulara hücum emri verirdi.</p>
<p>Ölümün Sesi, tam da bu tarihsel bağlamı hatırlatıyor: Ses, bazen bir inançtır, bazen bir korku, bazen de kaderi başlatan ilk nefes. Film, kadim kültürlerdeki “sesin kudreti” temasını modern korku anlatısıyla birleştirerek evrensel bir ürperti yaratıyor.</p>
<p><strong>EKSİ 15 DERECEDE ÇEKİLEN KABUS</strong></p>
<p>Filmdeki havuz sahnesi ve açık hava sekansları, Kanada&#8217;nın Toronto kentinde, eksi 15 derecede çekildi. Kasım ayında gerçekleştirilen çekimlerde ekip ve oyuncular fiziksel olarak zorlayıcı koşullarla mücadele etti. Yönetmen Hardy, sahnelerin doğal görünmesi için gerçek atmosferden ödün vermemeyi tercih etti. Bu karar, filme hem görsel gerçekçilik hem de karakterlerin savunmasızlığını artıran bir etki kattı.</p>
<p><strong>KORKU, MİTOLOJİ VE GENÇLİĞİN ÇARPIŞMASI</strong></p>
<p>Ölümün Sesi, bir lise korku filmi gibi başlayıp mitolojik bir kabusa dönüşen yapısıyla hem nostaljik hem çağdaş bir deneyim sunuyor. Kadim bir sesin yankısı, modern gençliğin korkularıyla birleştiğinde ortaya çıkan şey yalnızca bir korku filmi değil; kültürlerarası bir ürperti hikâyesi.</p>
<p><strong>Gerçek Korku, Gerçek Efekt</strong></p>
<p>Filmde korku atmosferini güçlendirmek adına yoğun biçimde plastik makyaj ve pratik özel efekt teknikleri kullanıldı. Ölüm sahnelerinde dijital müdahalenin ötesine geçilerek protez uygulamalar, animatronikler ve el yapımı efektler tercih edildi. Amaç; seyirciye bilgisayar üretimi bir görüntü değil, fiziksel ve hissedilebilir bir dehşet deneyimi sunmak.</p>
<p><strong>Hikayenin merkezinde ‘Umut’ var</strong></p>
<p>Dehşetin Yüzü ile korku sinemasında derin bir iz bırakan Corin Hardy verdiği röportajda, ölüm temasıyla örülü bu korku filmini yönetmeyi kabul etmesindeki en önemli etkenlerden birinin, hikâyenin merkezinde yer alan umut duygusu olduğunu vurguladı</p>
<p><strong>Künye</strong></p>
<p>Yapım Yılı: 2026</p>
<p>Yapımcı: Wild Atlantic Pictures, No Trace Camping</p>
<p>Yönetmen: Corin Hardy</p>
<p>Senaryo: Owen Egerton</p>
<p>Dağıtım: CJ ENM Türkiye</p>
<p>Türkiye İthalatçısı: FilmMedya</p>
<p>Tür: Korku</p>
<p>Süre: 97 dakika</p>
<p>Oyuncular: Dafne Keen, Sophie Nélisse, Sky Yang, Percy Hynes White, Nick Frost, Ali Skovbye, Michelle Fairley</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olumun-sesi-sinemalarda-612132">Ölümün Sesi Sinemalarda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Whistle – Ölümün Sesi&#8217; tüm dünya ile aynı anda Türkiye&#8217;de!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/whistle-olumun-sesi-tum-dunya-ile-ayni-anda-turkiyede-608385</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 10:59:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[anda]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[ölümün]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[sesi]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[whistle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608385</guid>

					<description><![CDATA[<p>Korku ve gerilim sinemasının merakla beklenen yapımlarından “Whistle – Ölümün Sesi”, 6 Şubat 2026’da dünya ile aynı anda Türkiye’de sinemaseverlerle buluşuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/whistle-olumun-sesi-tum-dunya-ile-ayni-anda-turkiyede-608385">&#8216;Whistle – Ölümün Sesi&#8217; tüm dünya ile aynı anda Türkiye&#8217;de!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Korku ve gerilim sinemasının merakla beklenen yapımlarından “Whistle – Ölümün Sesi”, <b>6 Şubat 2026’da</b> dünya ile aynı anda Türkiye’de sinemaseverlerle buluşuyor.</p>
<p>Film, CJ ENM Türkiye dağıtımı ve FilmMedya ithalatıyla ülkemizde vizyona girecek. Karanlık atmosferi ve sürükleyici hikâyesiyle korku türü hayranlarına unutulmaz bir deneyim vadediyor.</p>
<p>Yapımcılığını The Pope’s Exorcist ve Evil Dead Rise gibi ses getiren filmlerin arkasındaki Wild Atlantic Pictures ile No Trace Camping’in üstlendiği filmin yönetmen koltuğunda, The Nun ile korku sinemasına damga vuran Corin Hardy oturuyor. Senaryosu ise Owen Egerton imzası taşıyor.</p>
<p><b>Game of Thrones ve Marvel evreni korkuda birleşti</b></p>
<p>“Whistle – Ölümün Sesi”, yıldızlarla dolu oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. Filmin başrolünde, Logan filmindeki X-23 performansıyla dünya çapında tanınan ve son olarak Deadpool &#038; Wolverine ile Marvel evrenine geri dönen Dafne Keen yer alıyor. Keen’e, The Book Thief ve Yellowjackets ile tanınan Sophie Nélisse eşlik ediyor.</p>
<p>Kadrodaki diğer isimler arasında Netflix’in fenomen dizisi Wednesday ile geniş bir hayran kitlesine ulaşan Percy Hynes White, Game of Thrones’ta Catelyn Stark karakteriyle hafızalara kazınan Michelle Fairley ve Shaun of the Dead ile Hot Fuzz gibi yapımlarla bilinen İngiliz sinemasının deneyimli oyuncusu Nick Frost bulunuyor.</p>
<p><b>Lanetli Bir Ses, Kaçınılmaz Bir Son</b></p>
<p>Film, bir grup lise öğrencisinin tesadüfen bulduğu eski bir Aztek Ölüm Düdüğü ile başlıyor. Düdüğün çıkardığı korkunç sesin, onları gelecekteki ölümleriyle yüz yüze getirdiğini fark eden gençler, art arda gelen kayıplar sonrası bu lanetli nesnenin kökenini araştırmaya başlıyor. Ancak başlattıkları olaylar zinciri, sandıklarından çok daha karanlık bir gerçeği ortaya çıkarıyor.</p>
<p><b>“Whistle – Ölümün Sesi” 6 Şubat&#8217;ta sinemalarda!</b></p>
<p> </p>
<p><b>Künye</b></p>
<p>Yapım Yılı: 2026</p>
<p>Yapımcı: Wild Atlantic Pictures, No Trace Camping</p>
<p>Yönetmen: Corin Hardy</p>
<p>Senaryo: Owen Egerton</p>
<p>Dağıtım: CJ ENM Türkiye</p>
<p>Türkiye İthalatçısı: FilmMedya</p>
<p>Tür: Korku</p>
<p>Süre: 97 dakika</p>
<p><b>Oyuncular:</b> Dafne Keen, Sophie Nélisse, Sky Yang, Percy Hynes White, Nick Frost, Ali Skovbye, Michelle Fairley</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/whistle-olumun-sesi-tum-dunya-ile-ayni-anda-turkiyede-608385">&#8216;Whistle – Ölümün Sesi&#8217; tüm dünya ile aynı anda Türkiye&#8217;de!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VR terapiyle korkular aşılabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vr-terapiyle-korkular-asilabiliyor-603430</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 09:37:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[aşılabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[Danışanın]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[Dişçi]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[korkular]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[terapiyle]]></category>
		<category><![CDATA[vr]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603430</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Can Karpat, VR terapinin psikoterapide kaygı ve fobilerle baş etmede geleneksel yaklaşımları nasıl güçlendirdiği, güvenli ve kontrollü bir araç olarak nasıl kullanıldığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vr-terapiyle-korkular-asilabiliyor-603430">VR terapiyle korkular aşılabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Can Karpat, VR terapinin psikoterapide kaygı ve fobilerle baş etmede geleneksel yaklaşımları nasıl güçlendirdiği, güvenli ve kontrollü bir araç olarak nasıl kullanıldığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>VR terapisi, bir terapi ekolü değil; kanıta dayalı yaklaşımları güçlendiren bir araç!</strong></p>
<p>Psikoterapinin, her zaman danışanın iç dünyasına açılan bir kapı olduğunu aktaran Klinik Psikolog Can Karpat, “Ancak bazı kapılar vardır ki, sadece konuşarak aralanmaz.” dedi.</p>
<p>Sanal gerçeklik (VR) terapisinin tam da bu noktada, modern psikoterapinin dikkat çeken araçlarından biri olarak karşımıza çıktığını vurgulayan Karpat, “VR terapisi, bir terapi ekolü değil; mevcut, kanıta dayalı yaklaşımların etkisini artıran bir araçtır. Özellikle kaygı bozuklukları ve fobilerde, danışanın gerçek hayatta kaçındığı durumlarla güvenli bir ortamda yüzleşmesini sağlar. Seans odasında yaratılması mümkün olmayan deneyimler, VR sayesinde kontrollü ve yapılandırılmış bir şekilde terapötik sürece dâhil edilir. Böylece VR, danışanı gerçek yaşama hazırlayan güçlü bir köprü işlevi görür.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>VR terapide korku anlatılmaz, yaşanır! </strong></p>
<p>VR terapiyi geleneksel terapilerden ayıran temel özelliklere değinen Klinik Psikolog Can Karpat, “Geleneksel terapilerde danışan, korktuğu durumları ya anlatır ya da hayal eder. VR terapide ise bu durum ‘yaşanır’. Sanal gerçeklik, danışanın görsel ve işitsel olarak deneyimin içine girmesini sağlar. Terapist, ortamın yoğunluğunu, süresini ve içeriğini anlık olarak kontrol edebilir. Bu da terapötik süreci daha ölçülebilir, tekrarlanabilir ve güvenli hâle getirir. En önemli farklardan biri de kaçınma davranışının azalmasıdır; çünkü danışan, gerçek hayatta yüzleşmeye hazır olmadığı durumları önce sanal ortamda deneyimler. Bu, terapi sürecini hem hızlandırır hem de derinleştirir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>VR terapi, korkuyla baş etme deneyimini adım adım kazandırıyor! </strong></p>
<p>Dişçi korkusu gibi spesifik fobilerde de VR terapisi uygulandığını ifade eden Klinik Psikolog Can Karpat, “Dişçi korkusu, çoğu zaman sadece ağrı korkusundan ibaret değildir. Kontrol kaybı, çaresizlik, geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler bu korkunun temelini oluşturur.” dedi.</p>
<p>VR terapide, bu korkunun aşamalı olarak ele alındığını kaydeden Karpat, şunları söyledi:</p>
<p>“Danışan önce bir bekleme salonunda bulunur, sonra dişçi koltuğuna oturur, alet seslerini duyar ve en son müdahaleye yaklaşır. Senaryolar, danışanın korku düzeyine ve geçmiş deneyimlerine göre özel olarak hazırlanır. Amaç, danışanı bir anda korkunun içine atmak değil; korkuyla baş edebileceğini adım adım deneyimlemesini sağlamaktır. </p>
<p>VR terapinin en dikkat çekici yönlerinden biri, etkisinin görece kısa sürede gözlemlenebilmesidir. Hafif ve orta düzey dişçi fobilerinde birkaç seans içinde kaygı düzeyinde belirgin bir düşüş görülür. Daha derin, travmatik geçmişi olan vakalarda ise süreç biraz daha uzayabilir. Ancak çoğu danışan, VR terapi sonrasında ilk kez gerçek bir dişçi randevusuna gitmeyi mümkün görmeye başlar. Bu, terapi açısından son derece kritik bir eşiktir.”</p>
<p><strong>VR terapi, doğru yapılandırıldığında kişinin kendine olan güvenini dönüştürür!</strong></p>
<p>Her güçlü araç gibi VR terapinin de dikkatli kullanılması gerektiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Can Karpat, “En büyük risklerden biri, danışanın henüz hazır olmadığı bir düzeyde maruz bırakılmasıdır. Ayrıca bazı danışanlar VR’ı bir oyun gibi algılayabilir ya da teknolojiye karşı direnç gösterebilir.” dedi.</p>
<p>Zaman zaman baş dönmesi veya mide bulantısı gibi fiziksel yan etkiler görülebildiğini de ifade eden Karpat, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu nedenle VR terapisi, klinik deneyim ve etik duyarlılık gerektirir; tek başına bir çözüm olarak sunulmamalıdır.</p>
<p>VR terapinin en değerli kazanımı, danışanın ‘başa çıkabilirim’ duygusunu içselleştirmesidir. Seanslar sonrasında kaçınma davranışları azalır, bedensel kaygı tepkileri hafifler. Uzun vadede ise bu kazanımlar yalnızca dişçi korkusuyla sınırlı kalmaz. Danışan, diğer tıbbi işlemler ve stresli durumlar karşısında da daha dayanıklı hâle gelir. VR terapi, doğru yapılandırıldığında, sadece bir korkuyu değil; kişinin kendine olan güvenini de dönüştürür.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vr-terapiyle-korkular-asilabiliyor-603430">VR terapiyle korkular aşılabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Telefondan uzak kalma korkusu psikolojiyi bozuyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/telefondan-uzak-kalma-korkusu-psikolojiyi-bozuyor-597431</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 13:05:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[bozuyor]]></category>
		<category><![CDATA[kalma]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[Nomofobi]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojiyi]]></category>
		<category><![CDATA[şarj]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<category><![CDATA[telefondan]]></category>
		<category><![CDATA[telefonun]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597431</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, nomofobi olarak bilinen telefonundan ayrı kalma veya şarjının bitmesi korkusunun psikolojik, fiziksel ve sosyal etkileri ile bu kaygıyla başa çıkma yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/telefondan-uzak-kalma-korkusu-psikolojiyi-bozuyor-597431">Telefondan uzak kalma korkusu psikolojiyi bozuyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, nomofobi olarak bilinen telefonundan ayrı kalma veya şarjının bitmesi korkusunun psikolojik, fiziksel ve sosyal etkileri ile bu kaygıyla başa çıkma yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Nomofobi, dış dünyayla bağın kopacağı hissini içeren derin bir korku!</strong></p>
<p>Nomofobinin, ‘no mobile phone phobia’ teriminin kısaltması olduğunu ve akıllı telefonundan ayrı kalma veya telefonun şarjının bitmesi korkusunu ifade eden yaygın bir kaygı türünü tanımlamak için kullanıldığını aktaran Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu durum, sadece basit bir endişeden ziyade, kişinin dış dünyayla olan bağlantısının tamamen kesileceği hissini içeren derin bir korku olarak tanımlanır.” dedi.</p>
<p>Özellikle dijital dünyanın merkezinde olan genç nesillerin, sosyal etkileşimlerinin çoğunu telefon üzerinden yürüttükleri için bu durumu daha yoğun yaşadıklarına dikkat çeken Aydın, “Benzer şekilde, bağımlılık eğilimi olan bireyler ve genel anksiyete düzeyi yüksek kişiler de kontrolü kaybetme korkusu nedeniyle şarj kaygısına daha yatkın olabilirler. Sosyal medya kullanımının yoğun olduğu kişilerde de önemli gelişmeleri veya etkileşimleri kaçırma korkusu, nomofobiyi tetikleyebilir. Bu, telefonun sadece bir iletişim aracı olmaktan çıkıp, kimlik ve sosyal statü algısının bir parçası haline geldiğinin bir göstergesidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Telefonun şarjı azaldığında beyin bunu tehdit sayarak ‘savaş ya da kaç’ tepkisini başlatıyor!</strong></p>
<p>Telefonun şarjı azaldığında vücudun verdiği tepkilerin, beynin bir tehdit algılamasıyla yakından ilişkili olduğunu aktaran Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bilimsel olarak, bu durum, beynin stresle başa çıkma hormonu olan kortizol salgılamasına neden olur. Telefonun şarjı kritik seviyelere indiğinde, bilinçdışı bir tehlike sinyali alır ve ‘savaş ya da kaç’ mekanizması devreye girer. Bu durum, kalp çarpıntısı, hızlanmış nabız, ellerde ve avuç içlerinde terleme ve hatta titreme gibi fiziksel belirtilerle kendini gösterir. Bu semptomlar, vücudun potansiyel bir tehlikeye karşı hazırlık yapmasının doğal bir sonucudur. Bazı araştırmalar, nomofobinin yarattığı stresin, kişinin aslında var olmayan bir telefon titreşimini veya sesini duyması gibi ‘sanal kalp atışı’ fenomenine yol açabileceğini de göstermektedir. Bu da beynin yarattığı kaygıya ne kadar derin tepkiler verdiğinin bir kanıtıdır.”</p>
<p><strong>Uzun vadede ruh sağlığı üzerinde yıkıcı etkilere yol açabilir!</strong></p>
<p>Nomofobinin, kısa süreli bir endişeden çok daha fazlası olduğuna vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Uzun vadede ruh sağlığı üzerinde yıkıcı etkilere yol açabilir.” dedi.</p>
<p>Sürekli olarak telefon şarjını kontrol etme ve pil ömrüyle ilgili endişe duyma döngüsünün, bireyde kronik stres ve anksiyete seviyesini yükselteceğini dile getiren Aydın, “Bu durum, zamanla panik bozukluğu veya genel anksiyete bozukluğu gibi daha ciddi psikolojik sorunlara evrilebilir. Ayrıca, telefonla olan bu yoğun bağ, gerçek dünyadaki yüz yüze etkileşimlerin azalmasına neden olarak sosyal izolasyonu ve ilişkilerde bozulmayı beraberinde getirir. Geceleri bile telefonun şarjının bitmesinden korkma, uyku düzenini bozarak uykusuzluğa yol açabilir. Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, kişinin yaşam kalitesi, iş veya okul performansı ve genel mutluluk seviyesi olumsuz yönde etkilenebilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Nomofobiyi yenmek için bilinçli teknoloji kullanımı şart… </strong></p>
<p>Bu kaygıyı azaltmak için bireylerin hangi alışkanlıkları değiştirmeleri gerektiğine değinen Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu değişikliklerin başında bilinçli teknoloji kullanımı yer alır. Bireyler, yemek yerken veya arkadaşlarıyla vakit geçirirken telefonu bir kenara bırakarak dijital detoks yapmayı deneyebilir.” dedi.</p>
<p>Bir diğer etkili yöntemin ise, gereksiz bildirimleri kapatmak olduğunu söyleyen Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Sürekli gelen bildirimler, telefonun çekiciliğini artırarak ondan uzak durmayı zorlaştırır. Ayrıca, evde veya işte telefonun kullanılmaması gereken ‘sınırlı bölgeler’ belirlenmesi öneriliyor; örneğin yatak odasına telefon sokmamak gibi. Bu tür pratikler, kişinin telefondan bağımsız var olabileceğini ve şarjının bitmesinin bir felaket olmadığını fark etmesine yardımcı olur. Eğer bu alışkanlıklar yeterli olmazsa, bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi yöntemlerle bir uzmandan destek almak, nomofobinin altında yatan düşünce kalıplarını değiştirmede oldukça faydalı olabilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/telefondan-uzak-kalma-korkusu-psikolojiyi-bozuyor-597431">Telefondan uzak kalma korkusu psikolojiyi bozuyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korku Sinemasında Yeni Bir Soluk: &#8220;CEVŞEN&#8221; 10 Ekim&#8217;de Sinemalarda!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/korku-sinemasinda-yeni-bir-soluk-cevsen-10-ekimde-sinemalarda-581754</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Oct 2025 21:57:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[cevşen]]></category>
		<category><![CDATA[ekim]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[sinemasında]]></category>
		<category><![CDATA[soluk]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581754</guid>

					<description><![CDATA[<p>Korku türünde iddialı yapımlarıyla tanınan yönetmen Anastasiia Düz, yeni filmi “Cevşen” ile izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Yapımcılığını Mert Ozan Düz’ün üstlendiği film, güçlü kadrosu ve uluslararası prodüksiyon desteğiyle şimdiden dikkatleri üzerine çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korku-sinemasinda-yeni-bir-soluk-cevsen-10-ekimde-sinemalarda-581754">Korku Sinemasında Yeni Bir Soluk: &#8220;CEVŞEN&#8221; 10 Ekim&#8217;de Sinemalarda!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Korku türünde iddialı yapımlarıyla tanınan yönetmen Anastasiia Düz, yeni filmi “Cevşen” ile izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Yapımcılığını Mert Ozan Düz’ün üstlendiği film, güçlü kadrosu ve uluslararası prodüksiyon desteğiyle şimdiden dikkatleri üzerine çekti.</p>
<p>Filmin kurgusunda ise korku sineması denince akla gelen önemli yapımlarda imzası bulunan Mustafa Öztaş (Siccin, Üç Harfliler serisi) yer alıyor. Müzikleri Berlin’de, efektleri ise Toronto’da hazırlanan “Cevşen”, teknik açıdan da uluslararası standartlarda güçlü bir sinema deneyimi sunuyor.</p>
<p>Başrollerde; Özgür Balakar, Nur Erkoç, Emre Atılgan, Dora Yılmaz, Murat Tatlı ve Ayşe Kaya gibi başarılı oyuncular yer alıyor. Genç bir kadının geçmişiyle yüzleşmesini konu alan film, doğaüstü varlıklarla iç içe geçen karanlık hikâyesiyle izleyiciyi derin bir korku yolculuğuna çıkaracak.</p>
<p>Türkiye ve Azerbaycan’da aynı anda vizyona girecek olan “Cevşen”, yalnızca bir korku filmi değil; kültürel kodlarımızdan beslenen, uluslararası bir sinema tecrübesi vadediyor.</p>
<p>Karanlığa cesaretle bakmaya hazır olun… “Cevşen” 10 Ekim’de sinemalarda!</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korku-sinemasinda-yeni-bir-soluk-cevsen-10-ekimde-sinemalarda-581754">Korku Sinemasında Yeni Bir Soluk: &#8220;CEVŞEN&#8221; 10 Ekim&#8217;de Sinemalarda!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş hekimi korkusunu terapi ve VR gözlük ile çözmek mümkün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-hekimi-korkusunu-terapi-ve-vr-gozluk-ile-cozmek-mumkun-574980</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 17:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çözmek]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[gözlük]]></category>
		<category><![CDATA[hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[korkusunu]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[vr]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574980</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Can Karpat, diş hekimi korkusu (dentofobi) ve bu korkunun psikolojik temelleri, nedenleri, önleme yöntemleri ile çocuk ve yetişkinlerde uygulanabilecek terapi ve destek teknikleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-hekimi-korkusunu-terapi-ve-vr-gozluk-ile-cozmek-mumkun-574980">Diş hekimi korkusunu terapi ve VR gözlük ile çözmek mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Can Karpat, diş hekimi korkusu (dentofobi) ve bu korkunun psikolojik temelleri, nedenleri, önleme yöntemleri ile çocuk ve yetişkinlerde uygulanabilecek terapi ve destek teknikleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Diş hekimi korkusunun temeli travmatik deneyimler ve çocukluk dönemindeki ağrılı tedaviler! </strong></p>
<p>Dentofobinin diş hekimine ve tedaviye gitmeye karşı yoğun ve anlamsız korkulara verilen isim olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Can Karpat, “Mantık dışı korkular olarak değerlendirilir. Travmatik deneyimler ve çocukluk dönemindeki ağrılı tedavilerden sonra gelişen problemler dentofobinin kaynağını oluşturur.” dedi.</p>
<p>Çocukluk döneminde yaşanan olumsuz anıların yetişkinlikte ‘korku’ olarak ön plana çıktığını aktaran Karpat, “Diş hekimi fobisi yaşayanlarda kaygı bozukluğu, panik atak görülme sıklığı oldukça fazladır. Uzun vadede tedavi ertelendiği için ağızda birtakım estetik problemler, sağlık sorunları, enfeksiyonlar gibi ciddi riskler görülme eğilimi içerisinde olabilirler.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Sanal gerçeklik terapisi, diş hekimi korkusunu aşmayı sağlıyor!</strong></p>
<p>Temel psikolojik nedenlere değinen Uzman Klinik Psikolog Can Karpat, “Utanma, kontrol kaybı, ağrı duyacağına dair yoğun korkular psikolojik temelleri oluşturur.” dedi.</p>
<p>Hastanın güvenliğini arttırmanın, süreci anlamasını sağlamanın ve hastayla birlikte süreci yönetmenin önemli değerler olduğuna işaret eden Karpat, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Dentofobide kullanılan psikolojik yöntemler içerisinde bilişsel davranış teknikleri, maruz bırakma, sanal gerçeklik uygulamaları gibi teknolojiden de faydalanılan terapi yöntemleri ön plana çıkıyor. Sanal gerçeklik uygulamalarıyla hastanın bir diş kliniğine geldiği ilk dakikadan itibaren tüm serüveni canlandırılıyor. Hasta terapi ortamında kendini diş kliniğinde buluyor ve korkusunun üzerine gitmesine ortam sağlanmaya çalışılıyor.” </p>
<p><strong>Olumlu imgeleme, nefes ve gevşeme egzersizleri kişiye yardımcı olabilir!  </strong></p>
<p>Bireylerin diş tedavisine gelmeden önce kendilerine uygulayabilecekleri yöntemler olduğundan bahseden Uzman Klinik Psikolog Can Karpat, “Bu yöntemler arasında olumlu imgeleme, meditasyon, nefes egzersizleri ve gevşeme egzersizleri bulunuyor.” dedi.</p>
<p>Psikoterapi seansları içerisinde aynı tekniklerin uygulandığını aktaran Karpat, “Uygulanan destek yöntemleri içerisinde danışanları algılayabilme, onların problemlerini görebilme, birlikte bu süreçte adım adım ilerleme ve onları sakinleştirme üzerine kurulu bir planlama bulunur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Korku nedeniyle diş hekiminden uzun süre kaçınılıyorsa profesyonel destek gerekebilir!</strong></p>
<p>Profesyonel bir desteğe ihtiyaç duyulup duyulmadığının genellikle kişinin kaçınma davranışı üzerinden değerlendirildiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Can Karpat, “Eğer kişi korkularına bağlı olarak doktora gitmekten uzun vadede kaçınıyorsa ve diş problemlerinde ciddi ilerleme görülüyorsa o zaman profesyonel desteğe ihtiyacı olabilir.” dedi.</p>
<p>Çocuklarda gelişen dentofobide ebeveynlerin tutumlarının genellikle açıklayıcı korku dilinden uzak ve kapsayıcı şekilde olması gerektiğine dikkat çeken Karpat, “Çocuk danışanlarla eğlenceli ve oyun barındıran ortamlar, açıklayıcı süreçler ve küçük ödüllerle bağ kurarak tedavi süreçleri daha kolay hale getirilebilir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-hekimi-korkusunu-terapi-ve-vr-gozluk-ile-cozmek-mumkun-574980">Diş hekimi korkusunu terapi ve VR gözlük ile çözmek mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korku odaklı eğitim bu çağda suçu artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/korku-odakli-egitim-bu-cagda-sucu-artiriyor-574112</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 09:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[çağda]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[Suça]]></category>
		<category><![CDATA[suçu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zayıf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574112</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zayıf aile bağları ve dijitalleşmenin çocukları suça ittiğini belirten Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Suça sürüklenen çocukların analizlerine baktığımız zaman en çok öne çıkan iki sebep var.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korku-odakli-egitim-bu-cagda-sucu-artiriyor-574112">Korku odaklı eğitim bu çağda suçu artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zayıf aile bağları ve dijitalleşmenin çocukları suça ittiğini belirten Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Suça sürüklenen çocukların analizlerine baktığımız zaman en çok öne çıkan iki sebep var. Birincisi zayıf aile bağları ikincisi ise dijitalleşme. Bu iki etken çocuğun erken yaşta gelişen ruhuna paralel olmayan bilgileri erken yaşta edinmesine yol açıyor. Çocuk bu bilgilerle karşılaştığında doğru kararlar veremiyor. Rehberlik edecek anne ve babasının yetersiz kalması, aile bağlarının zayıf olması çocuğun erken yaşta suç davranışına yönelmesine sebep oluyor. Suça aday hale geliyor ve suç etkileyecek unsurlar ortaya çıktığında çok rahatlıkla suça karışabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>“Bu dönemde kendi kimliğini arayıp bulma dönemine girerler”</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde çocukların kimlik karmaşası yaşadığını belirten Prof. Dr. Tarhan; “Çocuğun erken ergenlik dönemi genellikle 12 yaş civarında başlıyor. Bazı çocuklar ise 10-12 yaş arasında ergenliğe girebiliyor. Çocuk ergenliğe girdiğinde ‘Ben kimim? Nereye yönelmeliyim? Niçin?’ gibi sorular sorar. Bu dönemde kendi kimliğini arayıp bulma dönemine girerler. Bu süreçte bir kimlik karmaşası bir kimlik kaosu yaşar. Bu kimlik kaosu içerisinde hatalar yapar, düşer kalkar ve zamanla kendi kimliğini oluşturur. Toplumdan, ailesinden, sosyal etkileşimlerden etkilenir ve kendi kimliğini bulur. Bu çocuklar sadece bizim çocuklarımız değil yaşadığımız toplumun çocukları haline geliyorlar.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Günümüz gençleri eski kuşaklara göre daha kırılgan”</strong></p>
<p>Çocuklarda hesap verme duygusunun gelişmiş olması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan; “Sosyoekonomik ortam elbette bir tür suça itici ortam oluşturuyor. Beklenti düzeyinin yüksek olması, aile bağlarının zayıflaması ve bu gibi durumlar çocuklardaki sorumluluk duygusunu zayıflatıyor. Yani çocuklarda hesap verme duygusu çok önemli. Küçük yaşta anneye, topluma ve aileye karşı bir hesap verme duygusu gelişmesi gerekiyor. Bu duygu çocukta zayıfladığında ise çocuk suça aday ve kırılgan bir hale geliyor. Günümüz gençleri eski kuşaklara göre daha kırılgan.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Birlikte zaman geçiren ailelerde suç ve şiddet olayları azalıyor”</strong></p>
<p>Ailelerin çocuklarıyla daha çok zaman geçirmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan; şöyle devam etti:</p>
<p> “Birlikte zaman geçiren ailelerde suç ve şiddet olayları azalıyor. Ancak çocuklar artık nitelikli beraberlik istiyor sadece aynı odada oturmak yetmiyor. Herkesin elinde cep telefonu var. Bu nedenle ailelerin dijital detoks yapması gerekiyor. Haftada belli saatlerde belli günlerde çocukları dijital ortamdan mahrum bırakıp yüz yüze temas sağlamak önemli.</p>
<p>Yüz yüze sohbet ve paylaşım gerekiyor. Birlikte yanlışı ve doğruyu konuşmak, deneyimleri paylaşmak şart. Nitelikli beraberlik olan ailelerde, çocuk suça veya uyuşturucu bağımlılığı gibi olumsuz etkilere maruz kalsa bile hatasını fark edip geri dönebiliyor. Evin güvenli bir alan olması çok önemli. Çocuğun evi sevmesi gerekiyor. Eğer çocuk evini seviyorsa ve ev güvenli bir alansa, dışarıda suça yönelik bir durum olduğunda anne ve babasıyla konuşabiliyor. Çocuk bir iki deneme yapabilir ama dışarıdaki ilişkilerin sahte olduğunu fark ederek gerçek güveni ailede buluyor ve aileye dönüyor. Buradaki sihirli kavram, evin güvenli alan olması. Anne baba olarak artık eski çocuk eğitim yöntemlerini, kendi çağımızdaki çocuklara uygulayamayız. Günümüzün çocukları, farklı bir dönemde yaşıyor. Hatta Hazreti Ali’nin bir sözü var ‘Çocukları yaşadığı çağa göre değil, onların yaşayacağı çağa göre yetiştirin.’ Biz, ‘Ben annemden babamdan böyle gördüm.’ diye çocuklarımızı eğitirsek onları kaybedebiliriz. Bu nedenle çocukları 10-20 yıl sonra karşılaşacakları gerçekliğe göre yetiştirmeliyiz.”</p>
<p><strong>Çocukları korkutarak değil utanma ve merhametli olma duygularını güçlendirerek eğitelim!  </strong></p>
<p>Dışarıda mutluluğu arayan çocukların suça sürüklendiğini belirten Prof. Dr. Tarhan; “Suça ve şiddete yönelen ailelere baktığımızda aile bağlarının zayıf olduğunu görüyoruz. Ya parçalanmış aileler söz konusu ya da evde sürekli bir gerilim var. Çocuk evden korku ile geliyor. Korku odaklı eğitimin bu çağda suçu artırıyor, çocuğu aileden uzaklaştırıyor. Burada çocuğumuzu şımartmak da doğru değil. Çocukları korkutarak değil utanma ve merhametli olma duygularını güçlendirerek eğitelim. Çocuğumuzla laubali bir ilişki kurmak da uygun değil. Burada önemli olan çocuğumuzla hayat yolunda yol arkadaşı olabilmek. Ona büyük insan gibi davranacağız ama büyük insan davranışı beklemeyeceğiz. Çocuğunu dinleyebilen anne babalar, çocukla problemleri çok daha kolay çözebiliyor. Ancak günümüzde anne babalar sürekli zaman baskısı hissediyor ve çocuklarına çoğu zaman emirler ve buyruklarla yaklaşıyor. Bu durumda çocuk mutluluğu dışarıda arıyor. Dışarıda mutluluğu arayan çocuklar da kolaylıkla suça yöneliyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Devletin mevcut politikalarını değiştirmesi gerekiyor”</strong></p>
<p>Aile politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan; “Devletin mevcut politikalarını değiştirmesi gerekiyor. Aile politikalarının birliğinin ve bütünlüğünün yeniden gözden geçirilmesi şart. Zaten doğurganlık hızımız Avrupa’da dibe doğru düştü ve Türkiye’nin nüfusu ciddi şekilde azalma trendine girdi. Bu nedenle 2025 Aile Yılı ilan edildi. Yani bugüne kadar uygulanan aile politikaları masaya yatırılmalı ve yeniden çözümlenmeli. Ailenin güçlendirilmesi gerekiyor. En önemlisi kısa, orta ve uzun vadeli çalışmalar yapılmalı. Kısa vadeli çalışmalar şu anda suça karışan ya da suça sürüklenen çocuklarla ilgili rehabilitasyon ve sosyal çalışmaları kapsamalı. Bu konuya ciddi şekilde projelerle destek sağlanmalı. Nasihatlerle ya da halkla ilişkiler çalışmalarıyla bu sorun çözülemez. Projelerle, planlı ve somut adımlarla yaklaşmak gerekiyor. Çocukların kendini kanıtlama ihtiyacı ve ergenlikte sosyal medyanın etkisine açık hale gelme durumu, olumlu alternatifler üretilerek yönetilmeli. Ancak bunun için ciddi kaynak ayrılması şart. Mevcut kaynaklar yeterli değil. Bu alana ayrılacak kaynak, Milli Savunmaya ayrılan kaynaktan daha önemsiz değildir.” diyerek sözlerini sonlandırdı. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korku-odakli-egitim-bu-cagda-sucu-artiriyor-574112">Korku odaklı eğitim bu çağda suçu artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Tekinsav Sütcü, &#8221; Korku Avcısı, bireysel olarak uygulanan yapılandırılmış bir terapi programıdır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-tekinsav-sutcu-korku-avcisi-bireysel-olarak-uygulanan-yapilandirilmis-bir-terapi-programidir-444928</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Feb 2024 21:01:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[avcısı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bireysel]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[programıdır]]></category>
		<category><![CDATA[sütcü]]></category>
		<category><![CDATA[tekinsav]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[uygulanan]]></category>
		<category><![CDATA[yapılandırılmış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444928</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü öğrencilerinin öncülüğünde Psikoloji Bölümü öğretim üyelerinin katılımıyla  “Bilimsel Araştırma ve Uygulama Paylaşım Günleri” sempozyumu düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-tekinsav-sutcu-korku-avcisi-bireysel-olarak-uygulanan-yapilandirilmis-bir-terapi-programidir-444928">Prof. Dr. Tekinsav Sütcü, &#8221; Korku Avcısı, bireysel olarak uygulanan yapılandırılmış bir terapi programıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü öğrencilerinin öncülüğünde Psikoloji Bölümü öğretim üyelerinin katılımıyla  “Bilimsel Araştırma ve Uygulama Paylaşım Günleri” sempozyumu düzenlendi.</p>
<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Nuri Bilgin Konferans Salonunda yapılan sempozyum iki oturum halinde gerçekleştirildi. Sempozyumda sırasıyla “Çocuklar ve Ergenler İçin Önleyici Müdahale Programları”, “Dikkati Bölmek Belleği Zayıflatır mı Yoksa Güçlendirir mi?”, “Korku Avcısı: Anksiyete Bozukluğu Olan Çocuklar İçin Yapılandırılmış Bir Bilişsel Davranışçı Terapi Programı”, “Mika ile Kendimi Korumayı Öğreniyorum: Cinsel İstismarı Önleme Programı Etkinliği” başlıklı konuşmalar yapıldı.</p>
<p>         Sempozyumda EÜ Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Klinik Psikoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Günay Serap Tekinsav Sütcü, EÜ Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Klinik Psikoloji Anabilim Dalı Araş. Gör. Gizem Gedik ve Aslıhan Tuncel “Korku Avcısı: Anksiyete Bozukluğu Olan Çocuklar için Yapılandırılmış Bir Bilişsel Davranışçı Terapi Programı”  başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.</p>
<p>         Prof. Dr. Tekinsav Sütcü, çocuklara ve yetişkinlere sunulan terapilerin farklarını aktararak, “Çocuk ve ergenlere uygulanan terapiyle yetişkinlere uygulanan terapiyi ayırt eden en önemli unsurlardan biri çocukların terapi motivasyonlarının düşük olmasıyla ilgilidir.  Biliyoruz ki pek çok çocuk kendiliğinden terapiste gitme talebinde bulunmaz. Pek çoğu kendi sorununun farkında bile değildir. Sorunu çoğu zaman ebeveynleri fark eder. Arkadaş ortamında sorun yaşıyorsa belki arkadaş ortamından geri bildirimler gelir. Okul ortamında bir problem yaşanıyorsa, öğretmenlerden ya da yönetimden geri bildirim gelir. Dolayısıyla terapiye gitme talebi çoğunlukla çocuğa ait değildir. Çocukların değişim motivasyonları düşük olduğu için terapide motivasyonu artıracak ve terapiyi ilgi çekici ve eğlenceli kılacak etkinliklere yer vermek gerekir” diye konuştu.</p>
<p><b>Türkiye’de İlk Çalışma: Korku Avcısı Programı</b></p>
<p>Prof. Dr. Tekinsav Sütcü, “2008-2009 yıllarında ekibimizle birlikte dünyada örnekleri bulunan ama Türkiye’de bulunmayan ‘Çocuklar için Yapılandırılmış Bir Terapi Programı’ geliştirmeye karar verdik. Korku Avcısı Terapi Programı yaygın anksiyete, ayrılma anksiyetesi, sosyal anksiyete ve basit fobi belirtileri gösteren ya da tanısı alan çocuklara uygulanan bir program. 8-14 yaş aralığındaki çocuklara hitap ediyor ama asıl hedef kitlesi ilkokul çağındaki çocuklardır. Elbette ki çocukların tanısal özellikleri, gelişim, yaş özellikleri, motivasyon düzeylerinin düşüklüğü gibi özellikleri dikkate alarak programı yapılandırdık. Bireysel olarak uygulanan yapılandırılmış bir terapi programıdır” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tekinsav Sütcü “Bu programı ilk kez 2009 yılında iki kitap olarak yayınladık.  Bunlar ‘Korku Avcısı Terapist Rehberi’ ve ‘Korku Avcısı Çalışma Kitabı’dır. Korku Avcısı Terapist Rehberi; terapinin yapısı, terapide nelere dikkat edilmesi gerektiği, hangi oturumda hangi tekniklerin hangi biçimde çocuğa sunulacağı, olası sorunlarla karşılaşıldığı zaman ne yapılabileceği gibi konularda terapistlere rehberlik ediyor. Korku Avcısı Çalışma Kitabı ise içerisinde terapi sırasında çocukla birlikte okunup yapılacak eğlenceli örneklerin, etkinliklerin olduğu bir kitaptır” dedi.</p>
<p>Program içerisinde kullanılan tekniklere de değinen Prof. Dr. Tekinsav Sütcü, “Yetişkinlerde de kullanılan kendini izleme, psiko-eğitim, gevşeme eğitimi, bilişsel yeniden yapılandırma, yüzleştirme gibi teknikleri kullanıyoruz. Fakat Korku Avcısını bu tekniklerin kullanıldığı başka terapilerden ayıran esas yardımcı tekniklerimiz mevcuttur. Bunlardan bir tanesi programda model olacak bir kahramanın olmasıdır. Terapide bazı kavram ve teknikler çizgi karakter olan bu kahramanın ağzından anlatılmaktadır” dedi.</p>
<p>Araş. Gör. Aslıhan Tuncel, ebeveyn oturumlarına değinerek “Korku Avcısı programı kapsamında ebeveynle 3 oturumda çalışılmaktadır. Bunlardan ilkini çocukla seanslara başlamadan hemen önce gerçekleştiriyoruz. İkincisini çocukla iki seansı tamamladıktan sonra, son ebeveyn oturumunu da aslında yüzleştirme alıştırmalarına geçmeden hemen önce yedinci oturum arifesinde gerçekleştiriyoruz” dedi.</p>
<p>Araş. Gör. Gizem Gedik ise, konuşmasında Korku Avcısı Programının etkililik çalışmalarından bahsetti. Araş. Gör. Gedik, “Korku Avcısı tedavi programının etkililiğinin incelendiği iki çalışmada da, Korku Avcısı programının çocuklarda kaygı bozukluğu semptomlarını azaltmada anlamlı düzeyde etkili olduğu gözlemlenmiştir” dedi</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-tekinsav-sutcu-korku-avcisi-bireysel-olarak-uygulanan-yapilandirilmis-bir-terapi-programidir-444928">Prof. Dr. Tekinsav Sütcü, &#8221; Korku Avcısı, bireysel olarak uygulanan yapılandırılmış bir terapi programıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Korku ve sefalet&#8221; oyunu tiyatroseverlerle buluşacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/korku-ve-sefalet-oyunu-tiyatroseverlerle-bulusacak-423589</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 12:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[buluşacak]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[sefalet]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroseverlerle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423589</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milas Belediyesi ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin katkılarıyla sahne alacak olan ‘Korku ve Sefalet’ adlı oyun 25 Kasım Cumartesi günü Belediye Toplantı ve Düğün Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korku-ve-sefalet-oyunu-tiyatroseverlerle-bulusacak-423589">&#8220;Korku ve sefalet&#8221; oyunu tiyatroseverlerle buluşacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“KORKU VE SEFALET” OYUNU TİYATROSEVERLERLE BULUŞACAK</p>
<p>Milas Belediyesi ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği&#8217;nin katkılarıyla sahne alacak olan</p>
<p>‘Korku ve Sefalet’ adlı oyun 25 Kasım Cumartesi günü Belediye Toplantı ve Düğün Salonu’nda</p>
<p>sanatseverlerle buluşacak.</p>
<p>Milas Belediyesi, kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında Nazi dönemi zulmünü anlatan ‘Korku</p>
<p>ve Sefalet’ adlı oyunu sanatseverlerle buluşturacak. Alman yazar Bertolt Brecht&#8217;in yazdığı III.</p>
<p>Reich&#8217;in Korku ve Sefaleti isimli oyun, 25 Kasım Cumartesi günü saat 20.00’de Belediye Toplantı</p>
<p>ve Düğün Salonu’nda sahnelenecek. Farklı toplumsal sınıflardan insanların, en çok korku ve</p>
<p>sefalet üreten bir yönetim altındaki tipik davranışlarının anlatıldığı oyunu sanatseverler ücretsiz</p>
<p>olarak izleyebilecek.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korku-ve-sefalet-oyunu-tiyatroseverlerle-bulusacak-423589">&#8220;Korku ve sefalet&#8221; oyunu tiyatroseverlerle buluşacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korku Seansı evreninin en büyük kötülüğü geri dönüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/korku-seansi-evreninin-en-buyuk-kotulugu-geri-donuyor-402398</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 06:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[dönüyor]]></category>
		<category><![CDATA[evreninin]]></category>
		<category><![CDATA[geri]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[kötülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[seansı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402398</guid>

					<description><![CDATA[<p>2 milyar dolarlık dev Korku Seansı evreninin en yüksek hasılat yapan filmi Dehşetin Yüzü devam filmiyle beyazperdede seyirci ile buluşmaya hazırlanıyor. Korku sineması hayranlarının heyecanla beklediği The Nun 2 &#124; Dehşetin Yüzü 2,  8 Eylül’de sinemalarda!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korku-seansi-evreninin-en-buyuk-kotulugu-geri-donuyor-402398">Korku Seansı evreninin en büyük kötülüğü geri dönüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2 milyar dolarlık dev Korku Seansı evreninin en yüksek hasılat yapan filmi Dehşetin Yüzü devam filmiyle beyazperdede seyirci ile buluşmaya hazırlanıyor. Korku sineması hayranlarının heyecanla beklediği <em>The Nun 2 | Dehşetin Yüzü 2</em>,  8 Eylül’de sinemalarda!</strong></p>
<p>Korku Seansı evreninin 366 milyon dolardan fazla hasılatla en çok kazanan filmi <em><strong>Dehşetin Yüzü</strong></em> devam filmi seyirciyle buluşuyor. Dünya çapında hit olan filmin devamı “<em><strong>Dehşetin Yüzü 2”</strong></em>, Rahibe Irene&#8217;in şeytan rahibe Valak ile bir kez daha yüz yüze gelmesini konu alıyor.  1956 yılının Fransa’sında geçen hikâyede bir rahibin öldürülmesinin ardından kötülük yayılıyor…</p>
<p>Rahibe Irene rolüne geri dönen Taissa Farmiga’ya, Jonas Bloquet, Storm Reid, Anna Popplewell ve Dehşetin Yüzü’ndeki rolünü yeniden üstlenen Bonnie Aarons eşlik ediyor.  Kadrosunda birbirinden yetenekli uluslararası oyuncu kadrosu bulunan filmin yönetmen koltuğunda The Conjuring: The Devil Made Me Do It filminin de yönetmenliğini yapan Michael Chaves oturuyor. Senaryosunu Ian Goldberg, Richard Naing ve Akela Cooper’un birlikte kaleme aldığı filmin hikayesi Cooper’a, içinde yer alan karakterler ise James Wan ve Gary Dauberman’a ait.</p>
<p>Daha önceki tüm “Korku Seansı” filmlerinde olduğu gibi filmin yapımcılığını Peter Safran ve James Wan ortaklaşa üstleniyor. Dehşetin Yüzü 2’nin uygulayıcı yapımcılığını ise Richard Brener, Dave Neustadter, Victoria Palmeri, Gary Dauberman, Michael Clear, Judson Scott ve Michael Polaire birlikte gerçekleştiriyor.</p>
<p>Chaves’e kamera arkasında eşlik eden isimler şöyle: Görüntü yönetiminde Tristan Nyby, yapım tasarımında Stéphane Cressend, kurguda Gregory Plotkin, görsel efektler yapımında Sophie A. Leclerc ve kostüm tasarımında Agnès Béziers. Filmin müziği besteci Marco Beltrami’nin imzasını taşıyor.</p>
<p>Ülkemizdeki dağıtımını TME Films’in üstlendiği “<em><strong>Dehşetin Yüzü 2”</strong></em><strong>,</strong> <strong>8 Eylül’de </strong>sinemalarda olacak.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korku-seansi-evreninin-en-buyuk-kotulugu-geri-donuyor-402398">Korku Seansı evreninin en büyük kötülüğü geri dönüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korku hayatınızı yönetmesin, siz korkuyu yönetin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/korku-hayatinizi-yonetmesin-siz-korkuyu-yonetin-391750</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Jul 2023 07:40:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hayatınızı]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[korkuyu]]></category>
		<category><![CDATA[siz]]></category>
		<category><![CDATA[yönetin]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmesin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=391750</guid>

					<description><![CDATA[<p>Korkunun, hayatta kalmada önemli bir etkiye sahip olduğunu belirten uzmanlar, korku duygusunun tehdit olarak algılanan durumlar karşısında ortaya çıktığını ve kaç tepkisine yol açtığını söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korku-hayatinizi-yonetmesin-siz-korkuyu-yonetin-391750">Korku hayatınızı yönetmesin, siz korkuyu yönetin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Korkunun, hayatta kalmada önemli bir etkiye sahip olduğunu belirten uzmanlar, korku duygusunun tehdit olarak algılanan durumlar karşısında ortaya çıktığını ve kaç tepkisine yol açtığını söylüyor. Korku anında kan basıncı artışı, kalp atışı ve solunum hızlanması, ağız kuruluğu gibi belirtilerin görüldüğünü ifade eden Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, korkunun birçok duygu durum bozukluğuyla da ilişkili olduğuna dikkat çekiyor. ‘Korkudan korkmak’ olarak tanımlanan panik bozukla sıkça karşılaşıldığını vurgulayan Yağız, korkuları yönetebilmek için mutlaka uzman desteği alınmasını öneriyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, korku duygusu hakkında açıklamalarda bulundu ve korku duygusu ile ilişkili diğer duygudurum bozukluklarına değindi.</p>
<p><strong>Hayatta kalmak için korku duygusu önemli</strong></p>
<p>Korkunun, hayatta kalmada önemli bir etkiye sahip olan oldukça güçlü bir duygu olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Psikolog Paul Ekman, evrensel olarak insanlığın tüm kültürlerinde deneyimlenen 6 temel duygu olduğunu belirtiyor. Bu duyguları; mutluluk, üzüntü, iğrenme, şaşkınlık, öfke ve korku duyguları olarak sınıflandırıyor. İlerleyen dönemlerde ise bu sınıflandırmaya heyecan, mahcubiyet, utanç ve gurur gibi duyguları da ekliyor. W.G. Parrot ise sosyal psikoloji bağlamında duyguları incelediği kitabında birincil duygu olarak deneyimlenen korkuya gerginlik ve dehşet gibi ikincil duyguların da eşlik ettiğini belirtiyor.” dedi.</p>
<p><strong>Korku, tehdit olarak algılanan durumlar karşısında ortaya çıkar</strong></p>
<p>Korkunun, bir tehlike veya tehdit algısı karşısında ortaya çıktığını ifade eden Yağız, “Karşıdan karşıya geçerken size hızla yaklaşan bir araba varsa, burada hissedilen korku işlevseldir ve hayatta kalmada önemli bir etkiye sahiptir. Bir diğer deyişle korku, fonksiyonel olarak tehlike karşısında insanı harekete geçiren bir alarm sistemi işlevini görür. Sempatik sistem devreye girer. İçsel ya da dışsal uyaran amigdala tarafından tehlikeli olarak algılanır ve bu tehlike mesajı hipotalamusa, hipofiz bezine, adrenalin ve diğer iç salgı bezlerine ulaşır. Kan basıncı artar, kalp atışı ve solunum hızlanır. Ağız kuruluğu artar, göz bebekleri genişler. Bilişsel olarak algılanan tehdide bağlı olarak kişinin fizyolojisinde; kaslarda gerginlik veya karın ağrısı gibi somatik (bedensel) birtakım değişimler olur. Davranışsal açıdan bakıldığında korku duygusu kaç tepkisine yol açar. Vücudumuzdaki kan, kol ve bacaklarımızdaki büyük kas gruplarına hücum ederek bedenimizi davranışsal bir tepki olan kaçma davranışını gerçekleştirmeye hazırlar. Yani korku, kişinin tehdit olarak algıladığı bir durum karşısında ortaya çıkan bir duygudur ve birtakım kaçınma davranışlarına sebep olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kaygı, çözümlenmemiş korkudur</strong></p>
<p>Korku ve kaygı arasındaki ayrıma değinen Yağız, “Korku duygusunun daha çok şu an ile ilgili olduğunu, kaygının ise gelecekte tehdit oluşturabilecek bir duruma karşı oluştuğunu söyleyebiliriz. Bir başka kaynağa göre ise kaygı, çözümlenmemiş korku olarak ele alınır. Kişi geçmiş deneyiminde algıladığı tehdit ile birlikte yaşadığı korku sonucunda gelecekte de benzer durumlar ile karşılaşma ihtimaline karşı kaygı duyabilir. Korku, genellikle gerçeklik ile bağlantılı yaşamsal bir tehlike ile ilişkilidir. Kaygı ise somut bir tehlike olmamasına karşın kişinin yaşadığı huzursuzluk ve tedirginlik ile karakterizedir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Korku duygusunun gelişimi üç ana olguya bağlı</strong></p>
<p>Psikodinamik açıdan korku duygusunu değerlendiren Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Freud özellikle çocukluk çağı üzerinde durmuş ve üç olguyu vurgulamıştır. İlki, bebeklik döneminde bakım veren nesnenin yani önemli kişinin yokluğu ve bu kişinin ihtiyaçları karşılama temelinde eksikliğinin yol açtığı korku yönündedir. Diğer olgu, çocuğun onaylanmaması ya da sevginin kaybı sonucunda karşılaştığı korku yönündedir. Son olgu ise, çocuğun yaşadığı kastrasyon anksiyetesi, yoğun utanç, suçluluk ve mutsuzluğun korkuya yol açtığı yönündedir.” dedi.</p>
<p>İleri dönem psikodinamik teorilerin ise özellikle erken dönem ilişkiler sonucu oluşan benlik kavramına odaklandığını sözlerine ekleyen Yağız, “Yeterince iyi, sıcak ve ilgili bakım vermenin aksine, katı ve eleştirel bakım verene sahip çocukların kırılgan bir benlik geliştirdiği ifade edilir. Yetişkinlik döneminde ise kırılgan benliğini adeta saklamaya çalışan kişilerde stres karşısında öfke gibi duygular meydana gelebilir. Bu noktada stres ile başa çıkma stratejileri gelişmeyen kişilerin yetersiz hissettiği ve dolayısıyla kaygı yaşadığı söylenebilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Korku bilinçli, kaygı bilinçdışı savunmayı harekete geçiriyor</strong></p>
<p>İnsanın en temel ihtiyaçlarından birinin güvenlik duygusu olduğunun altını çizen Yağız, “Bu nedenle insan bilinmeyenden, belirsizlikten veya kendisine yabancı gelenden korkar. Kişi korku karşısında bilinçli olarak savunma maksadıyla bazı önlemler alırken, kaygı duygusunda bilinçdışı savunma düzenekleri devreye girer.” dedi.</p>
<p>Yağız, korkunun ne zaman bir rahatsızlık olarak görülmeye başlanacağı ile ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “Eğer artan korku ve kaygı duygusu günlük yaşamın işlevselliğini bozuyorsa ve baş etmede güçlükler yaşanıyorsa mutlaka bir uzman tarafından destek alınmalı.”</p>
<p><strong>Korkudan korkmak yaygın görülüyor</strong></p>
<p>Klinikte en sık karşılaşılan kaygı bozukluklarına bakıldığında panik bozukluğun öne çıktığını vurgulayan Yağız, “Panik bozukluğun semptomlarına baktığımızda ise herhangi bir uyaran olmaksızın aniden ortaya çıktığını görüyoruz. Tehdit algısının oluşumuna sebep olabilecek durumlar dahi tehdit olarak algılanır ve dolayısıyla panik yaşanır. Kişide aşırı korku uyanır. Bir diğer deyişle panik bozukluk, ‘korkudan korkmak’ olarak tanımlanabilir. Bedensel duyumlara yönelik aşırı duyarlılık ve bu duyumları felaketleştirerek yorumlama ile karakterizedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Korku hayatınızı yönetmesin, siz korkuyu yönetin</strong></p>
<p>Travma sonrası stres bozukluğunun da korku duygusu ile ilişkili olduğuna değinen Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Geçmişte deneyimlenmiş travmatik olaya bağlı yaşanılan korku ve kaygı duygusu travmatik stres bozukluğuna sebep olabilir. Fobiler ise fobinin nesnesi hakkında edinilmiş bilgiler ve davranışsal açıdan çeşitli öğrenmeler aracılığıyla oluşur ve yine korku duygusu ile ilişkilidir.” dedi.</p>
<p>Tüm bunlara ek olarak agorafobi, sosyal anksiyete, ayrılık anksiyetesi gibi durumların da korku ve kaygı duygusu ile ilişkili olduğunu belirten Yağız, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Kişiye özel tedavi yöntemleri ile kaygı bozukluğu tedavisi terapi sürecinde ele alınabilir. Korkunun hayatınızı yönetmesine değil korkuyu yönetmeye kararlıysanız, kişiye özel tedavi anlayışı ile yürütülen terapi süreçlerinden faydalanabilir ve işlevsel başa çıkma kaynaklarınızı keşfedip öğrenebilirsiniz.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korku-hayatinizi-yonetmesin-siz-korkuyu-yonetin-391750">Korku hayatınızı yönetmesin, siz korkuyu yönetin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ari Aster imzalı cesur bir korku komedi: &#8220;Korkuyorum&#8221; 9 Haziran&#8217;da sinemalarda!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ari-aster-imzali-cesur-bir-korku-komedi-korkuyorum-9-haziranda-sinemalarda-380747</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jun 2023 12:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[arı]]></category>
		<category><![CDATA[aster]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[cesur]]></category>
		<category><![CDATA[haziranda]]></category>
		<category><![CDATA[imzalı]]></category>
		<category><![CDATA[komedi]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[korkuyorum]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalarda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380747</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hereditary ve Midsommar gibi filmlere imza atan yönetmen Ari Aster, başrolünde Joaquin Phoenix'in yer aldığı korku komedi filmi Beau Is Afraid (Korkuyorum) ile sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ari-aster-imzali-cesur-bir-korku-komedi-korkuyorum-9-haziranda-sinemalarda-380747">Ari Aster imzalı cesur bir korku komedi: &#8220;Korkuyorum&#8221; 9 Haziran&#8217;da sinemalarda!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hereditary ve Midsommar gibi filmlere imza atan yönetmen Ari Aster, başrolünde Joaquin Phoenix&#8217;in yer aldığı korku komedi filmi Beau Is Afraid (Korkuyorum) ile sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Ülkemizde 9 Haziran’da vizyonda olacak Korkuyorum, paranoyak bir adamın, annesine, evine dönmek için çıktığı destansı yolculuğu konu alıyor. </strong></p>
<p>&#8220;Hereditary&#8221; ve &#8220;Midsommar” filmlerinin başarılı yönetmeni Ari Aster, bu kez korku komedi tarzı bir film ile hayranları ile buluşuyor. <strong>Korkuyorum </strong>filminde hem yönetmen hem de senarist olarak karşımıza çıkan Aster, cesur bir işe imza atıyor.</p>
<p>Paranoyak bir adamın, annesine, evine dönmek için çıktığı destansı yolculuğu konu alan Korkuyorum’un başrolünde başarılı oyuncu Joaquin Phoenix yer alıyor. Joker’de canlandırdığı Arthur Fleck karakteriyle en iyi erkek oyuncu Oscar&#8217;ını alan Phoenix&#8217;e, Nathan Lane, Amy Ryan, Stephen Mckinley Henderson, Hayler Squires, Denis Ménochet, Kylie Rogers, Armen Nahapetian, Parker Posey ve Pattie Lupone gibi isimler eşlik ediyor.</p>
<p>Ülkemizdeki dağıtımını TME Films’in üstlendiği <strong>Korkuyorum</strong>, <strong>9 Haziran’da</strong> sinemalarda olacak.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ari-aster-imzali-cesur-bir-korku-komedi-korkuyorum-9-haziranda-sinemalarda-380747">Ari Aster imzalı cesur bir korku komedi: &#8220;Korkuyorum&#8221; 9 Haziran&#8217;da sinemalarda!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kartepe&#8217;de Afet Sonrası Korku ve Travmayla Başa Çıkma Semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kartepede-afet-sonrasi-korku-ve-travmayla-basa-cikma-semineri-360746</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 17:05:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[başa]]></category>
		<category><![CDATA[çıkma]]></category>
		<category><![CDATA[kartepede]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[travmayla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360746</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kartepe Belediyesi Kahramanmaraş merkezli 11 ilimizde etkili olan deprem sonrasında ortaya çıkan “Afet Sonrası Korku ve Travmayla Başa Çıkma” konusunda seminer düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepede-afet-sonrasi-korku-ve-travmayla-basa-cikma-semineri-360746">Kartepe&#8217;de Afet Sonrası Korku ve Travmayla Başa Çıkma Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kartepe Belediyesi Kahramanmaraş merkezli 11 ilimizde etkili olan deprem sonrasında ortaya çıkan “Afet Sonrası Korku ve Travmayla Başa Çıkma” konusunda seminer düzenlendi.</b></p>
<p>Asrın felaketinde Kahramanmaraş Merkezli 11 ilimizde etkili olan deprem sonrasında insanların yaşadıkları afet/deprem korkusuyla ilgili olarak Kartepe Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü tarafından belediye salonunda seminer verildi.</p>
<p><b>“YAŞANANLARIN AĞIRLIĞINI HİSSETMEK NORMAL”</b></p>
<p>Medar Hastanesi işbirliği ile gerçekleşen seminerde Klinik Psikolog Nida Koyun, “Travmatik bir olaydan sonra, beynin bu durumla baş edebilme çabalarının bir sonucu olarak bazı psikolojik tepkiler yaşanmaktadır. Depremin ardından görülen psikolojik tepkiler, aşırı korku, çaresizlik, şok, duygularınızı hissedememe, tepkisizlik ve ağlayamama, üzüntü, isteksizlik, gerginlik, huzursuzluk, çabuk öfkelenme, konsantre olamama, deprem anını tekrar tekrar yaşıyor olma, geleceğe dönük olumsuz düşünceler, suçlu hissetme, uyku ve iştah sorunları, insanlarla konuşmaktan kaçınma, sürekli sosyal medyadan haberleri takip etme isteği ortaya çıkmaktadır” dedi.</p>
<p><b>ANLATMAKTAN KAÇINMAYIN</b></p>
<p>Koyun “Deprem sonrasında hızlı nefes almak, kalbin düzensiz çarpması, nefes alıp vermede güçlük, el-bacak titremesi, mide bulantısı, baş dönmesi gibi olumsuz durumlar ortaya çıkabilir. Bu durumlar normaldir. Durumu yatıştırmaya çalışmak için sakinleştirici nesnelere başvurmak doğru değildir. Böyle bir durumda sizi dinleyecek, anlayacak, destekleyecek yakınlarınıza anlatmaktan kaçmayın” ifadelerini kullandı.<br />Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepede-afet-sonrasi-korku-ve-travmayla-basa-cikma-semineri-360746">Kartepe&#8217;de Afet Sonrası Korku ve Travmayla Başa Çıkma Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk korku ve kaygılarıyla baş edebilmek için soru sorabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuk-korku-ve-kaygilariyla-bas-edebilmek-icin-soru-sorabilir-357772</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Mar 2023 10:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[edebilmek]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kaygılarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[sorabilir]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=357772</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuğun depremle ilgili soruları yaşına uygun şekilde cevaplanmalı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuk-korku-ve-kaygilariyla-bas-edebilmek-icin-soru-sorabilir-357772">Çocuk korku ve kaygılarıyla baş edebilmek için soru sorabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocuğun depremle ilgili soruları yaşına uygun şekilde cevaplanmalı</strong></p>
<p><strong>Çocukların özellikle depremle ilgili korku ve kaygılarıyla baş etmek için bu konudaki sorularını sık sık sorduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, bu soruların çocuğun yaşına uygun şekilde cevaplanması gerektiğine dikkat çekti. Ergür, çocukların ebeveynlerini ve büyüklerini gözlemleyerek kaygılarıyla baş etmeye çalıştığının da altını çizdi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, deprem felaketinin ardından çocukların deprem gibi afetlerle ilgili sorularının doğru şekilde yanıtlanmasına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Kahramanmaraş depremleri, sonrasında yaşanan travmalardan çocukların da büyük ölçüde etkilendiğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Hepimiz bu süreçte çok zor şeyler yaşıyoruz. Çok büyük bir felaket atlattık ve çok derin bir acıyla karşı karşıyayız.” dedi.</p>
<p><strong>Yaşlarına uygun şekilde bilgi paylaşılmalıdır</strong></p>
<p>Bu süreçte çocuklara doğru yaklaşımın çok önemli olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Çocuklarımız için dikkatli davranmak durumundayız. Çocuklarımızın bu dönemde kaygıları ve soruları olabilir. Bu sebeple çocuklarımızı etkilemeyecek düzeyde basite indirgeyerek onlarla yaşlarına uygun şekilde bilgi paylaşmak çok önemli.” dedi.</p>
<p><strong>Çocuklar ebeveynlerini gözlemleyerek baş etmeye çalışırlar</strong></p>
<p>Çocukların olağanüstü durumlarda ebeveynlerini ve büyüklerini gözlemlediğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Çocuklar içerisinde bulunulan durumun ne olduğunu bilebilirler çünkü çocuklar her zaman ve her olayda olduğu gibi felaketler karşısında da ebeveynlerini ve büyüklerini gözlemleyerek, onların kendileri ile paylaştığı bilgileri anlamlandırarak baş edebilirler. Bu yüzden bu süreçte çocukların sorularını mümkün olduğunca basite indirgeyerek cevap vermek çok önemli.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Aynı soruyu defalarca sormasının bir nedeni var</strong></p>
<p>Çocukların aynı soruyu sürekli sormasının da o korkuyla baş etmeye çalışmasının bir işareti olabileceğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Çocuk aynı soruyu tekrar tekrar soruyorsa ve aynı oyunu tekrar tekrar oynuyorsa bu durumla baş etmeye çalışıyor demektir. O yüzden buna engel olmak yerine izin verelim, duygusunu yaşasın ve üstesinden gelsin. Çünkü bu süreci o dönemde anlamlandırırsa ileride travmaların önüne geçmiş olabiliriz.” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuk-korku-ve-kaygilariyla-bas-edebilmek-icin-soru-sorabilir-357772">Çocuk korku ve kaygılarıyla baş edebilmek için soru sorabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem anında en çok panik ve korku zarar veriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-aninda-en-cok-panik-ve-korku-zarar-veriyor-349146</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2023 10:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anında]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[panik]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=349146</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.4 büyüklüğündeki deprem, büyük yıkıma yol açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-aninda-en-cok-panik-ve-korku-zarar-veriyor-349146">Deprem anında en çok panik ve korku zarar veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.4 büyüklüğündeki deprem, büyük yıkıma yol açtı. Sabaha karşı 04.17’de Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya, Adana, Osmaniye, Hatay ve Mersin başta olmak üzere çok geniş bir bölgede hissedilen deprem can kayıplarına neden oldu. </strong></p>
<p><strong>Deprem anında soğukkanlı olunmasının önemini vurgulayan uzmanlar, camdan veya balkondan atlamak yerine deprem anında güvenli ve büyük bir eşyanın yanında ‘çök, kapan, tutun’ davranışını yapmak gerektiğini belirtiyor. İSG Uzmanı Dr. Nuri Bingöl, büyük eşyaların sabitlenmesini, delici ve kesici aletlerin kapalı yerlerde tutulması gerektiğini vurguladı.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı İSG uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, deprem sırasında yapılması gerekenler ve alınması gereken önlemlere ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Eşyalar sabitlenmeli!</strong></p>
<p>Deprem öncesi hazırlığın önemini vurgulayan Dr. Nuri Bingöl, deprem anında sarsıntıdan devrilebilecek büyük eşyaların duvara sabitlenmesi gerektiğini söyledi. Çerçeve ve raf gibi düştüğünde zarar verebilecek eşyaların mümkünse bulundurulmaması gerektiğini belirten Dr. Nuri Bingöl, bu mümkün değilse bu eşyaların iyice sabitlendiğinden emin olunması gerektiğini hatırlattı.</p>
<p><strong>Merdiven ve asansörlere yönelmek tehlikeli!</strong></p>
<p>Deprem anında panik yapılmaması gerektiğini kaydeden Dr. Nuri Bingöl, özellikle bulunulan yerden kaçmaya çalışmanın çok tehlikeli olduğunu vurguladı. </p>
<p>Panik duygusunun, insanların yapmaması gereken davranışlarda bulunmasına yol açacağını ifade eden Dr. Nuri Bingöl, “Camdan veya balkondan atlamak, deprem anında evde kalarak güvenli bir büyük eşyanın yanında ‘<strong>çök kapan tutun</strong>’ davranışından çok çok daha fazla tehlikelidir. Yapılmaması gereken davranışların başında camlardan veya balkonlardan atlamak bulunmaktadır.</p>
<p>Aynı şekilde binaların depreme en dayanıksız olan yerleri genelde merdivenlerdir, çökme riskinin en çok olduğu yerler buralardır. Dolayısıyla merdivenlere yönelmek, bir an önce dışarıya çıkma isteği, hatta asansörleri kullanmaya yeltenmek de çok yanlış davranışların başında gelmektedir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Depreme hazırlık, hayatta kalma şansını artırıyor </strong></p>
<p>Depremde soğukkanlı olmanın bir kez daha altını çizen İSG uzmanı Dr. Nuri Bingöl, “Daha önce yapmış olduğumuz tatbikatlarda elde ettiğimiz bilgilerle ve depremlere hazırlıklı olmak ile hayatta kalma şansımız arttırırız.” dedi.</p>
<p>Depremin bir panik anı olduğu ve deprem öncesinde tatbikatların önemli olduğunu belirten İSG uzmanı Dr. Nuri Bingöl, “Deprem anını panik yapmadan atlatmak ya da daha az paniğe kapılmak için deprem tatbikatları çok önemlidir.</p>
<p>Geçtiğimiz yıl Türkiye çapında yapılan tatbikat gibi, daha birçok denemenin gerek ülke bazında gerek kurum bazında gerekse de aile içinde yapılması deprem anındaki soğukkanlı davranışları sağlayacak ve yapmamız gereken hareketleri otomatik hale getirerek depremden en için önemli bir etken oluşturacaktır.” dedi.</p>
<p><strong>Dayanıklı eşyalar yanında “Çök-Kapan-Tutun” hareketi yapılmalı </strong></p>
<p>Tatbikatlarda yapılan “çök &#8211; kapan &#8211; tutun” hareketlerinin de önemini bir kez daha vurgulayan Dr. Nuri Bingöl, “Daha önemlisi ise nerede çöküp kapanarak tutunacağımızdır. Bunun için de hayat üçgeni dediğimiz boşlukların oluşabileceği dayanıklı büyük eşyaların yanını tercih etmek gerekmektedir. Çamaşır veya bulaşık makinaları bunun için uygun dayanıklı eşya olabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Hayat üçgeni oluşturacak eşyalar önemli!</strong></p>
<p>Çocukların uyuduğu odalarda alınması gereken önlemlere de değinen İSG uzmanı Dr. Nuri Bingöl, “Bu önlemlerin tamamı çocukların bulunduğu odalarda daha hassas şekilde uygulanmalıdır. Mümkün olduğunca bu odalarda hayat üçgeni oluşturabilecek sağlam büyük eşyaların da duvara sabitlenerek bulundurulmasına özen gösterilmelidir.</p>
<p>Çocuklarımıza da sürekli eğitimler ve denemelerle deprem anında ne yapmaları gerektiği konusunda davranış değişikliği ve bilinç oluşturulmalıdır.” tavsiyesinde bulundu.</p>
<p><strong>Delici, kesici aletler kapalı yerlerde olmalı</strong></p>
<p>İSG uzmanı Dr. Nuri Bingöl, kesici ve delici aletleri de sadece deprem anındaki zararı önlemek için değil genel kapsamda yaralanmaların önüne geçebilmek için kapalı çekmecelerde tutmanın yine deprem anında da güvenli davranış olarak ortaya çıktığını söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-aninda-en-cok-panik-ve-korku-zarar-veriyor-349146">Deprem anında en çok panik ve korku zarar veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Efsanevi korku serisi, &#8220;Kötü Ruh: Uyanış&#8221; ile geri dönüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/efsanevi-korku-serisi-kotu-ruh-uyanis-ile-geri-donuyor-347103</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2023 18:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[dönüyor]]></category>
		<category><![CDATA[efsanevi]]></category>
		<category><![CDATA[geri]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[kötü]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[serisi]]></category>
		<category><![CDATA[uyanış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=347103</guid>

					<description><![CDATA[<p>Efsanevi korku serisi, yeni filmi Evil Dead Rise (Kötü Ruh: Uyanış) ile sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/efsanevi-korku-serisi-kotu-ruh-uyanis-ile-geri-donuyor-347103">Efsanevi korku serisi, &#8220;Kötü Ruh: Uyanış&#8221; ile geri dönüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Efsanevi korku serisi, yeni filmi Evil Dead Rise (Kötü Ruh: Uyanış) ile sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Kötü Ruh serisinin yaratıcılarından yönetmen Sam Raimi’nin yönetici yapımcı olarak karşımıza çıktığı filmin yönetmen koltuğunda Lee Cronin oturuyor. 1980&#8217;lerin başından günümüze kadar izleyiciyi yarattığı doğa üstü evrenle korkutmayı başaran Evil Dead serisinde bu kez aksiyon ormandan şehre taşınıyor! </strong></p>
<p><strong>Ülkemizdeki dağıtımını TME Films’in üstlendiği ve korku sineması tutkunları tarafından merakla beklenen Kötü Ruh: Uyanış, 21 Nisan’da sinemalarda!</strong></p>
<p>Korku sinemasının klasikleri arasında yer alan ünlü Kötü Ruh filmi, serinin beşinci filmi Kötü Ruh Uyanış ile geri dönüyor. Ormanda bir kulübede geçen serinin diğer filmlerinin aksine şehirde geçecek olan hikâye, Sutherland ve Sullivan’ın canlandırdığı, birbirine yabancılaşmış iki kız kardeşin karmaşık hikâyesini konu alıyor.</p>
<p><strong>Kâbus gibi bir hayatta kalma mücadelesi</strong></p>
<p>Korku filmi tutkunları tarafından heyecanla beklenen Kötü Ruh Uyanış, izleyiciyi kâbus gibi bir hayatta kalma mücadelesine ortak ediyor. Zamanla birbirlerinden uzaklaşmış iki kardeşin bir araya gelişinin, et yiyen kötü ruhların canlanmasıyla sekteye uğradığı hikâyede, iki kardeş bir ailenin karşı karşıya gelebileceği en kâbus dolu anları yaşıyor ve vahşi bir hayatta kalma savaşının ortasında kalıyor.</p>
<p>A New Line Cinema / Renaissance Pictures’ın sunduğu, Pacific Renaissance ve Wild Atlantic Pictures yapımı “Kötü Ruh Uyanış”ın yönetmenliğini ve senaristliğini Lee Cronin yapıyor. Filmin başrollerini Sullivan (“I Met a Girl,” “Barkskins”), Alyssa Sutherland (“The Mist,” “Vikings”), Morgan Davies (“Storm Boy,” “The End”), Gabrielle Echols (“Reminiscence”) paylaşıyor.  &#8220;Kötü Ruh Uyanış&#8221; Nell Fisher’ın (“Northspur”) rol aldığı ilk film olarak tarihe geçiyor.</p>
<p>“Kötü Ruh Uyanış”ın yapımcısı Rob Tapert (“Ash vs Evil Dead,” “Don’t Breathe”), yönetici yapımcısı ise film serisinin aynı zamanda yaratıcısı ve korku filmleri ikonu Sam Raimi. Korku filmleri efsanesi “Ash” Bruce Campbell, John Keville, Macdara Kelleher, Richard Brener, Dave Neustadter, Romel Adam ve Victoria Palmieri de filmin diğer yapımcıları arasında yer alıyor.</p>
<p>Cronin’e kamera arkasında görüntü yönetmeni Dave Garbett (“Z for Zachariah,” “Underworld: Rise of the Lycans”) eşlik ederken, yapım tasarımcılığını Nick Bassett, (“Guns Akimbo,” “Sweet Tooth”), kurguyu Bryan Shaw, (“Ash vs Evil Dead,” “Spartacus”) kostüm tasarımını Sarah Voon, (“Chasing Great,” “Inside”), müzikleri ise Stephen McKeon (“The Hole in the Ground,” “Primeval”) üstleniyor.</p>
<p>Dağıtımını Warner Bros. Pictures’ın yaptığı filmin ülkemizdeki dağıtımını TME Films üsteniyor. </p>
<p><strong>Kötü Ruh: Uyanış</strong>, <strong>21 Nisan</strong>’da sinemalarda olacak.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/efsanevi-korku-serisi-kotu-ruh-uyanis-ile-geri-donuyor-347103">Efsanevi korku serisi, &#8220;Kötü Ruh: Uyanış&#8221; ile geri dönüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
