<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kopuş | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kopus/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kopus</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Mar 2026 09:23:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>kopuş | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kopus</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KOSAM&#8217;dan Kritik Rapor: Tam Üyelik ve Kopuş İkileminden Çıkmanın Yolu: Rekaberlik Senaryosu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kosamdan-kritik-rapor-tam-uyelik-ve-kopus-ikileminden-cikmanin-yolu-rekaberlik-senaryosu-619213</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 09:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Gümrük Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[kopuş]]></category>
		<category><![CDATA[kosam]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[tam]]></category>
		<category><![CDATA[Taraflar]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[üyelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619213</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), küresel jeopolitik sarsıntıların ve bölgesel belirsizliklerin gölgesinde kalan Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerine dair kapsamlı ve gelecek vizyonu sunan bir rapor yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kosamdan-kritik-rapor-tam-uyelik-ve-kopus-ikileminden-cikmanin-yolu-rekaberlik-senaryosu-619213">KOSAM&#8217;dan Kritik Rapor: Tam Üyelik ve Kopuş İkileminden Çıkmanın Yolu: Rekaberlik Senaryosu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM)</span></span></b><span><span>, küresel jeopolitik sarsıntıların ve bölgesel belirsizliklerin gölgesinde kalan Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerine dair kapsamlı ve gelecek vizyonu sunan bir rapor yayımladı. <b>“Belirsizlik Çağında Türkiye–AB İlişkileri: Rekaberlik Senaryosu”</b> başlıklı çalışma, geleneksel “<b>tam üyelik</b>” veya “<b>kesin kopuş</b>” ikiliğine sıkışmış analizlerin ötesine geçerek, taraflar için sürdürülebilir ve gerçekçi bir etkileşim modeli öneriyor.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Raporu değerlendiren <b>KOSAM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Seçkinli</b>, Türkiye-AB ilişkilerinin artık doğrusal bir çizgide ilerlemediğini, aksine çok katmanlı ve değişken dinamikler üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Seçkinli, “İçinde bulunduğumuz belirsizlik çağı, sabit stratejiler yerine proaktif ve esnek modelleri zorunlu kılıyor. Raporumuzun odak noktası olan <b>‘Rekaberlik’ </b>(Coopetition), tarafların bir yandan stratejik çıkarları doğrultusunda rekabet ederken, diğer yandan kaçınılmaz karşılıklı bağımlılıklar nedeniyle iş birliğini derinleştirmesini ifade eden bir orta yoldur” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>“Geleneksel Modeller Tıkanmış Durumda”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Seçkinli, 2018 yılından bu yana müzakere sürecinin fiilen durma noktasına geldiğini hatırlatarak, mevcut tıkanıklığın sadece bir kriz değil, yapısal bir durum olduğunu belirtti. Seçkinli, “Avrupa Birliği’nin genişleme yorgunluğu ve Türkiye’nin çok yönlü dış politika arayışları, ilişkileri bir yol ayrımına getirdi. Ancak <b>ticaret, göç yönetimi, enerji </b>ve<b> güvenlik</b> alanındaki karşılıklı bağımlılık, tam anlamıyla bir kopuşu her iki taraf için de irrasyonel kılıyor. İşte bu noktada ‘<b>Rekaberlik’</b>, taraflar arasındaki kontrollü yakınlık ile çekinceli uzaklığın bir kombinasyonu olarak karşımıza çıkıyor” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dört Senaryo Arasında En Gerçekçi Seçenek: Rekaberlik</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>KOSAM raporu, Türkiye-AB etkileşiminin geleceğine dair <b>dört temel senaryo </b>(Yapısal Çatışma, Soğuk Barış, Stratejik Ortaklık ve Rekaberlik) üzerinde duruyor. Bu senaryolar arasında orta vadede sürdürülebilirliği en yüksek görülenin “Rekaberlik” olduğunu belirten Seçkinli, bu modelin avantajlarını şu sözlerle özetledi: “Rekaberlik senaryosu, tarafların bir alanda iş birliği yaparken başka bir alanda yapıcı bir rekabet sürdürebilmesine imkân tanıyor. Bu, Türkiye için hem reform sürecine ivme kazandırma hem de<b> küresel rekabet gücünü artırma fırsatı </b>demektir. AB açısından ise tam üyelikten bağımsız, teknik uyum üzerinden ilerleyen bir ilişki modeli, genişleme baskısının hafifletilmesine yardımcı olur”.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Gümrük Birliği 2.0: Dijital ve Yeşil Dönüşümle Modernizasyon</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Raporun ekonomi başlığında, 30 yıldır uygulanan <b>Gümrük Birliği’nin</b> artık <b>günümüz</b> <b>ticaret dinamiklerini karşılamadığı</b> tespiti yer alıyor. Seçkinli, Gümrük Birliği’nin sadece sanayi mallarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak, “Hizmetler, kamu alımları, tarım ve özellikle dijital ekonomi Gümrük Birliği’nin kapsamına dâhil edilmelidir. Türkiye’nin <b>Avrupa Yeşil Mutabakatı</b> ve <b>Dijital Pusula</b> stratejileriyle uyumu, sanayimizin rekabetçiliği için bir tercih değil, zorunluluktur. Bu ikiz dönüşüm, Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir dinamizm kazandıracak en önemli motor güçtür” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Enerji Arz Güvenliğinde Türkiye Kilit Rolde</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Enerji alanındaki stratejik iş birliğine dikkat çekilen rapora göre, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası değişen enerji haritasında <b>Türkiye’nin transit rolü </b>hayati bir önem kazandı. Seçkinli, “Ülkemizin stratejik konumu ve <b>lojistik koridorlar</b> üzerinde yer alması AB’nin enerji <b>arz güvenliği</b> için vazgeçilmezdir. Enerji alanındaki iş birliğimiz, jeopolitik gerilimlerin üzerine çıkarılarak teknik bir zeminde derinleştirilmelidir. <b>Yüksek Düzeyli Enerji Diyaloğu </b>mekanizmalarının yeniden canlandırılması, her iki tarafın da stratejik çıkarınadır” değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Güvenlik ve Savunmada NATO-AB Dengesi</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dış politika ve güvenlik başlığında Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük ordusuna ve yükselen bir savunma sanayisine sahip olduğunun altı çiziliyor. Rapor, Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisine entegrasyonunun sürdürülmesinin önemini vurguluyor. Seçkinli, “Türkiye’nin AB güvenlik girişimlerine teknik düzeyde katılımı, Avrupa’nın stratejik özgürlüğüne katkı sağlar. Rekaberlik yaklaşımı, Türkiye’nin hem NATO müttefikliği hem de çok yönlü dış politika stratejisi arasında dengeli bir konum almasını mümkün kılacaktır” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>KOSAM’ın Stratejik Yol Haritası: 5 Kritik Adım</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Rapor, Türkiye-AB ilişkilerinin rekaberlik temelinde yeniden yapılandırılması için somut politika önerileri sunuyor:</span></span></span></span></span></p>
<ol>
<li><span><span><span><span><b><span><span>Siyasallaşmanın Azaltılması:</span></span></b><span><span> Teknik kriterlerin siyasi veto araçlarından (özellikle Kıbrıs sorunu gibi) bağımsız şekilde işletilmesi.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><b><span><span>Diyalog Mekanizmalarının Canlandırılması:</span></span></b><span><span> Ekonomi, enerji, ulaşım ve göç alanındaki Yüksek Düzeyli Diyalog toplantılarının kesintisiz sürdürülmesi.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><b><span><span>Vize Serbestisi ve Gümrük Birliği:</span></span></b><span><span> Vize süreçlerinde iş insanları ve akademisyenler için kolaylık sağlanması ve Gümrük Birliği’nin yeşil dönüşümle güncellenmesi.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><b><span><span>Güvenlik ve Savunma Entegrasyonu:</span></span></b><span><span> Türkiye’nin AB savunma fonlarına ve projelerine gözlemci statüsünde katılımının sağlanması.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><b><span><span>İkiz Dönüşüm İş Birliği:</span></span></b><span><span> Yeşil Mutabakat ve Dijital Tek Pazar stratejileri doğrultusunda ortak bir “Yeşil ve Dijital Dönüşüm Diyalog Platformu” kurulması.</span></span></span></span></span></span></li>
</ol>
<p><span><span><span><b><span><span>“Gelecek, Karşılıklı Çıkar ve Saygı Temelinde İnşa Edilmeli”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Serkan Seçkinli, raporun temel mesajını şu sözlerle özetledi: “Türkiye-AB ilişkileri ne bir üyelik mucizesine ne de bir kopuş felaketine hapsedilmelidir. Türkiye, egemenlik haklarını ve milli menfaatlerini koruyarak, AB ile eşit ortaklık temelinde bir ilişki yürütme kapasitesine sahiptir. Rekaberlik, bu dengeyi kuracak en akılcı yoldur. Taraflar birbirlerini hasım değil, <b>yapıcı birer rakip</b> ve <b>stratejik birer ortak</b> olarak gördükleri sürece, bu belirsizlik çağından her iki taraf da güçlenerek çıkacaktır”.</span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kosamdan-kritik-rapor-tam-uyelik-ve-kopus-ikileminden-cikmanin-yolu-rekaberlik-senaryosu-619213">KOSAM&#8217;dan Kritik Rapor: Tam Üyelik ve Kopuş İkileminden Çıkmanın Yolu: Rekaberlik Senaryosu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fark edilmeyen bir iç kopuş: Sessiz çatlama!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fark-edilmeyen-bir-ic-kopus-sessiz-catlama-618428</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 12:08:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ardı]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[çatlama]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[edilmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[İç]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kopuş]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618428</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, işlevselliğin sürdürülebilmesine rağmen işe ve ortama duygusal olarak bağlanılamamasıyla ilerleyen ve fark edilmesi zor olan ‘sessiz çatlama’ süreci hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fark-edilmeyen-bir-ic-kopus-sessiz-catlama-618428">Fark edilmeyen bir iç kopuş: Sessiz çatlama!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, işlevselliğin sürdürülebilmesine rağmen işe ve ortama duygusal olarak bağlanılamamasıyla ilerleyen ve fark edilmesi zor olan ‘sessiz çatlama’ süreci hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Dışarıdan her şey normal görünse de, kişi işine duygusal olarak bağlanamaz! </strong></p>
<p>Günümüzde gittikçe yaygın kullanılmaya başlanan ‘sessiz çatlama’ teriminin, kişinin işlevselliğini sürdürmesine rağmen iş hayatında; anlam, aidiyet ve duygusal bağlarını yitirmesiyle gelişen bir süreç olduğunu ifade eden Klinik Psikolog İpek Erol, “Bu durum ani bir kırılma ya da açık bir tükenme haliyle değil, daha çok fark edilmeden ilerleyen bir iç kopuş şeklinde yaşanır.” dedi.</p>
<p>Kişinin işine devam ettiğini ve sorumluluklarını yerine getirdiğini aktaran Erol, “Hatta çoğu zaman dışarıdan bakıldığında herhangi bir sorun varmış gibi görünmez. Ancak iç dünyada, yapılan işle kurulan duygusal bağ zayıflamış, anlam duygusu aşınmış ve kişinin kendisini işe ait hissetme hali belirgin biçimde azalmıştır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kişi ne işi bırakmayı ne de açıkça geri çekilmeyi düşünür! </strong></p>
<p>Bu yönüyle sessiz çatlamanın, klasik tükenmişlikten ayrıldığına işaret eden Klinik Psikolog İpek Erol, şunları söyledi:</p>
<p>“Tükenmişlikte duygusal bitkinlik, enerji kaybı ve işlevsellikte gözle görülür bir düşüş daha erken dönemde ortaya çıkar. Sessiz istifada ise kişi bilinçli olarak geri çekilir ve minimum çabayla çalışmayı tercih eder. Sessiz çatlamada durum daha belirsizdir; kişi ne işi bırakmayı ne de açıkça geri çekilmeyi düşünür. Sorun davranıştan çok, kişinin yaptığı işle ve bulunduğu ortamla kurduğu içsel bağın giderek kopmasıdır.”</p>
<p><strong>Sessiz çatlamanın temelinde uzun süre göz ardı edilen psikolojik ihtiyaçlar var! </strong></p>
<p>Bu süreci yaşayan kişilerde sıklıkla tarif edilmesi zor bir huzursuzluk hali görüldüğünü dile getiren Klinik Psikolog İpek Erol, “İçsel boşluk, anlamsızlık hissi, duygusal donukluk ya da bastırılmış öfke eşlik edebilir.” dedi.</p>
<p>Zihinsel olarak sürekli ‘idare etme’ modunda olmak, otomatikleşmiş bir şekilde çalışmak ve yapılan işten eskisi kadar tatmin olmamak durumlarının yaygın olduğunu kaydeden Erol, “Kişi çoğu zaman neyin yanlış gittiğini tam olarak adlandıramaz; çünkü yaşanan durum tek bir olaydan değil, uzun süre göz ardı edilen psikolojik ihtiyaçlardan beslenir. Sessiz çatlamanın dışarıdan fark edilmesinin zor olmasının temel nedeni budur. Bu kişiler genellikle sorumluluklarını aksatmaz, şikâyet etmez ve beklentileri karşılamaya devam eder. Duygularını ifade etmekte zorlanan ya da yük olmamayı öğrenmiş bireylerde süreç daha da görünmez hâle gelir. Bu nedenle çevre tarafından ‘her şey yolunda’ algısı oluşurken, iç dünyada ciddi bir kopuş yaşanıyor olabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Önce içsel bağ zayıflar, ardından motivasyon ve performans düşer! </strong></p>
<p>Performans açısından bakıldığında, sessiz çatlamanın her zaman doğrudan bir düşüşle ilerlemediğine dikkat çeken Erol, “Çoğu zaman önce içsel bağ zayıflar, ardından motivasyon azalır ve ancak daha ileri aşamalarda performans etkilenmeye başlar.” dedi.</p>
<p>Bu süreçte asıl kaybın, kişinin işe kattığı duygusal yatırım, yaratıcılık ve aidiyet hissi olduğuna değinen Erol, “Bu kayıp sayısal verilerle ölçülmediği için uzun süre gözden kaçabilir. Sessiz çatlamayı tetikleyen etkenler hem bireysel hem de örgütsel düzeyde ele alınabilir. Bireysel düzeyde sınır koyamama, sürekli sorumluluk alma, onaylanma ihtiyacının yüksek olması ve duyguları bastırma eğilimi öne çıkar. Örgütsel düzeyde ise işverenler tarafından görülmeme hissi, takdir eksikliği, belirsiz beklentiler, psikolojik güvenliğin zayıf olması ve yapılan işin anlam boyutunun göz ardı edilmesi bu süreci besleyebilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Sessiz çatlamayı kişisel yetersizlik değil, bir uyarı sinyali olarak görmek gerekir! </strong></p>
<p>Sessiz çatlamayla başa çıkabilmek için önerilerde bulunan Klinik Psikolog İpek Erol, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“İlk adım, yaşanan durumu kişisel bir yetersizlik olarak değil, bir uyarı sinyali olarak ele almaktır. Bu noktada; kişi kendi duygusal durumunu fark etmeye ve adlandırmaya çalışmalı, yaptığı işle kendi değerleri arasındaki ilişkiyi yeniden değerlendirmeli, iş ve özel yaşam sınırlarını daha net hâle getirmeli, duygularını ifade edebileceği güvenli alanlar oluşturmalı ve gerekli durumlarda psikolojik destek almaktan kaçınmamalı. </p>
<p>Sessiz çatlama çoğu zaman yüksek sesle dile getirilmeyen, hatta kişinin kendisinin bile tam olarak fark edemediği bir süreçtir. Ancak görmezden gelindikçe derinleşir. Bu nedenle erken fark edilmesi, hem bireyin ruhsal sağlığı hem de uzun vadeli işlevselliği açısından belirleyici bir öneme sahiptir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fark-edilmeyen-bir-ic-kopus-sessiz-catlama-618428">Fark edilmeyen bir iç kopuş: Sessiz çatlama!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kopuş&#8221; Sanatseverlerle Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kopus-sanatseverlerle-bulustu-609316</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 12:49:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[kopuş]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatseverlerle]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609316</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi, modern çağın getirdiği yabancılaşmaya sanatla ayna tutan “Kopuş” isimli karma resim sergisine ev sahipliği yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kopus-sanatseverlerle-bulustu-609316">&#8220;Kopuş&#8221; Sanatseverlerle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi, modern çağın getirdiği yabancılaşmaya sanatla ayna tutan “Kopuş” isimli karma resim sergisine ev sahipliği yapıyor. 24 sanatçıya ait 47 eserin yer aldığı sergi, Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi Galeri Bedri Rahmi Sergi Salonu’nda 1 Mart tarihine kadar ziyarete açık olacak.<br />Beylikdüzü Belediyesi’nin ev sahipliğinde, küratörlüğünü İbrahim Halil Rençber’in üstlendiği “KOPUŞ” isimli karma resim sergisi, Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi sanatseverlerle buluştu. Resim, heykel ve enstalasyonda 47 eserin yer aldığı sergi, modern dünyada bireyin yalnızlığını ve toplumsal değerlerin değişimini konu alıyor. Sergi, insan ilişkilerinin görünmez sınırlarını ve teknolojinin birey üzerindeki etkilerini sorgulayan bir deneyim sunuyor. Farklı disiplinlerden 24 sanatçının “kopuş” kavramını kendi perspektifleriyle ele aldığı sergi, aynı zamanda sanatın birleştirici ve iyileştirici gücüne de vurgu yapıyor. Sergi, 1 Mart 2026 tarihine kadar Galeri Bedri Rahmi Sergi Salonu’nda ziyaret edilebilecek.<br />“Negatif çalışmalar üzerine yoğunlaşmıyorum”<br />Sergideki her bir eserin birbirinden güçlü olduğunu vurgulayan İbrahim Halil Rençber açılıştaki konuşmasında, “Kopuş adlı sergimizde aslında bazen hepimizin anlık olarak hissettiği duyguları anlatmak istedik. Birbirimize yakınız ama çok uzaktayız. Birbirimize yakınlaşmaya çalışıyoruz ama temas etmiyoruz. Empati duygumuzu kaybettik. Bu duyguları her sanatçımız kendi gözüyle hissettiği duygularla vermeye çalıştı. Aslında biz bu sergide kopuşun negatif bir tarafını vurgulamaya çalışmadık. Sanatçılarımız her şeyin düzelebileceğinin mümkün olduğunu göstermeye çalıştı. Bu çalışma sadece biraz durup bu kopuşun nedenini sorgulamak, fark etmek, duygularımızı hissetmeye çalışmak amaçlı yapıldı. Kendi sergilerimde özellikle şuna çok dikkat ediyorum. Negatif çalışmalar üzerine yoğunlaşmıyorum. Daha çok umut veren güzel duyguları uyandıran resimler üzerine yoğunlaşıyorum. Sanatçılarımızda bu yoğunlukta çalıştı. Sizlerin huzurunuzda tüm sanatçılarımıza, birbirinden değerli kıymetli hocalarıma çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kopus-sanatseverlerle-bulustu-609316">&#8220;Kopuş&#8221; Sanatseverlerle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
