<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>konuşmak | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/konusmak/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/konusmak</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Apr 2026 07:39:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>konuşmak | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/konusmak</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;İlişkileri konuşmak kolay değil ama başka yolu da yok&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iliskileri-konusmak-kolay-degil-ama-baska-yolu-da-yok-626834</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 07:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başka]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[konuşmak]]></category>
		<category><![CDATA[lişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[özer]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626834</guid>

					<description><![CDATA[<p>ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Karadeniz’in moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide, ilişkilerde iletişimin önemine değinen Gülcan Özer, ilişki konuşmalarının çoğu zaman zorlayıcı olduğunu ancak sağlıklı bir bağ kurmanın başka bir yolu bulunmadığını belirtti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iliskileri-konusmak-kolay-degil-ama-baska-yolu-da-yok-626834">&#8220;İlişkileri konuşmak kolay değil ama başka yolu da yok&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Karadeniz’in moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide, ilişkilerde iletişimin önemine değinen Gülcan Özer, ilişki konuşmalarının çoğu zaman zorlayıcı olduğunu ancak sağlıklı bir bağ kurmanın başka bir yolu bulunmadığını belirtti. İnsanların birbirini doğru anlamasının, yanlış anlamaktan daha zor olduğuna dikkat çeken Özer, her bireyin kendine özgü bir iç dünyaya sahip olduğunu ifade etti.</p>
<p>Romantik ilişkilerin diğer ilişkilere kıyasla daha kırılgan bir yapıya sahip olduğunu dile getiren Özer, bu nedenle bu alanlarda daha özenli ve bilinçli bir iletişim kurulması gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong>Olumsuzluklar neden daha güçlü?</strong></p>
<p>Söyleşide dikkat çeken başlıklardan biri de ilişkilerde olumsuz deneyimlerin etkisiydi. Özer, bir olumsuz deneyimin etkisini dengelemek için beş olumlu deneyime ihtiyaç duyulduğunu belirterek, insan doğasının negatif olana daha duyarlı olduğuna işaret etti.</p>
<p>İyi anların ve olumlu paylaşımların ifade edilmesinin çoğu zaman ihmal edildiğini vurgulayan Özer, ilişkilerde sadece sorunların değil, iyi anların da konuşulmasının önemine dikkat çekti.</p>
<p><strong>“İlişkiler bir süreçtir ve dönüşüm kaçınılmazdır”</strong></p>
<p>Bireylerin zaman içinde değiştiğini ve bunun sağlıklı bir gelişim göstergesi olduğunu belirten Özer, kişisel dönüşüm ile ilişki dinamiklerinin her zaman paralel ilerlemediğini ifade etti.</p>
<p>İlişkilerde tarafların farklı hızlarda değişebileceğini ve bunun zaman zaman uyumsuzluklara yol açabileceğini belirten Özer, esnemeyen yapıların kırılgan hale geldiğini söyledi.</p>
<p><strong>“Her ilişkinin bir ömrü olabilir”</strong></p>
<p>Toplumda ilişkilerin “ömür boyu sürmesi” üzerinden değerlendirildiğini ancak bunun her zaman gerçekçi olmadığını ifade eden Özer, ilişkilerin de bir yaşam döngüsü olabileceğini dile getirdi.</p>
<p>İlişkilerin sağlıklı bir şekilde sonlandırılmasının da en az sürdürülmesi kadar önemli olduğunu belirten Özer, ayrılık süreçlerinde nezaket ve “helalleşme” kültürünün önemine dikkat çekti.</p>
<p><strong>Evlilik bir “müessese” ve dönüşüyor</strong></p>
<p>Evliliği toplumsal bir kurum olarak tanımlayan Özer, değişen sosyolojik dinamiklerle birlikte evlilik yapısının da dönüşüm geçirdiğini ifade etti. Özellikle kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha aktif rol almasının, ilişkilerin yapısını ve sürdürülebilirliğini doğrudan etkilediğini vurguladı.</p>
<p><strong>“Hayatın anlamı kişiseldir ve değişir”</strong></p>
<p>Söyleşinin son bölümünde yaşam amacı kavramına değinen Özer, varoluşçu yaklaşım çerçevesinde hayatın anlamının bireysel ve değişken olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>İnsanların yaşamları boyunca farklı dönemlerde farklı anlamlar bulabileceğini belirten Özer, “hayatın anlamı” kavramının tek ve sabit bir hedef yerine, kişisel deneyimlerle şekillenen dinamik bir süreç olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Koçluk dünyası için ilham verici bir buluşma</strong></p>
<p>Koçluk metodolojisiyle güçlü paralellikler taşıyan söyleşi, katılımcılara hem profesyonel hem de kişisel gelişim açısından önemli kazanımlar sundu. İlişki sistemlerine dair derinlikli bakış açısı, koçların danışanlarıyla kurdukları bağlara da yeni bir perspektif kazandırdı.</p>
<p>Etkinlik sonunda katılımcılar, Gülcan Özer’in kitaplarını imzalatma fırsatı da buldu.</p>
<p>ICF Türkiye, farklı disiplinlerden uzmanları koçluk dünyasıyla buluşturmaya devam ederek, mesleki gelişimi destekleyen etkinliklerine önümüzdeki dönemde de devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iliskileri-konusmak-kolay-degil-ama-baska-yolu-da-yok-626834">&#8220;İlişkileri konuşmak kolay değil ama başka yolu da yok&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarla Kayıp ve Yas Hakkında Konuşmak Doğru Mudur?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarla-kayip-ve-yas-hakkinda-konusmak-dogru-mudur-356152</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Mar 2023 06:30:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarla]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp]]></category>
		<category><![CDATA[konuşmak]]></category>
		<category><![CDATA[müdür]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=356152</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ölüm, konuşulması en zor kavramlardan biridir ancak bir diğer yandan yaşamın kaçınılmaz bir parçasıdır. Dolayısıyla, bu kavram ile sıklıkla yüzleşmek ve onun hakkında konuşmak zorunda kalırız. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Psk. Tuğçe Dabağer Dilek çocuklarla kayıp ve yas hakkında konuşma ile ilgili açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarla-kayip-ve-yas-hakkinda-konusmak-dogru-mudur-356152">Çocuklarla Kayıp ve Yas Hakkında Konuşmak Doğru Mudur?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ölüm, konuşulması en zor kavramlardan biridir ancak bir diğer yandan yaşamın kaçınılmaz bir parçasıdır. Dolayısıyla, bu kavram ile sıklıkla yüzleşmek ve onun hakkında konuşmak zorunda kalırız. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Psk. Tuğçe Dabağer Dilek çocuklarla kayıp ve yas hakkında konuşma ile ilgili açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>“Çocukların ölüm kavramını sorgulaması normaldir”</strong></p>
<p>Uzm. Psk. Tuğçe Dabağer Dilek, “Zaman zaman çocuklarla bu kavram nasıl paylaşılmalı konusunda tereddütler duyabiliriz, bazı çocuklar bu konu hakkında meraklı sorular sorarken bazıları hiç konuşmak istemeyebilir. Ebeveynler bazı zamanlarda farkında olmasalar da çocuklar yavaş yavaş ölümü tanımaya ve bu konu hakkında zihinlerinde sorular biriktirmeye başlarlar. Bu sorgulamanın arkasında sokakta gördükleri ölmüş bir hayvan, televizyonda duydukları bir ölüm haberi olabilir. Ölüm hakkında konuşmalarına aracı olmak, bu konu ile ilgili belirsizliklerini azaltıp olası kriz durumlarına hazırlama ve kaygılarını azaltma noktasında faydalı olacaktır” dedi. </p>
<p> </p>
<p><strong>“Her yaşın farklı bir yas süreci vardır”</strong></p>
<p>Çocukların, ölüme karşı verdikleri tepkiler, yaşlarına, deneyimlerine göre değişim gösterdiğini belirten Uzm. Psk. Dabağer, her yaşın farklı bir yas tutma ve ölümü anlamlandırma süreci olduğunu dile getirdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>0-2 Yaş </strong></p>
<p>Sevdikleri birinden her türlü uzun ayrılık bu yaştaki çocuklar için acı vericidir ve ağlamaları, içlerine kapanmaları ve kızmaları muhtemeldir. Ölümün kesin olduğunu anlayamazlar ve ayrılıklar uzadıkça, üzüntüleri daha büyük olacaktır. </p>
<p> </p>
<p><strong>3-5 yaş </strong></p>
<p>Küçük çocuklar hala ölümün sonsuz olduğunu anlamazlar ve sevdikleri kişinin geri dönüp dönmeyeceğini tekrar tekrar sorabilirler. Annen artık nefes alamaz, konuşamaz veya hareket edemez, gibi basit açıklamaları anlamaya başlarlar.  Bu süreçte, kendi yaptıkları bir şeyin ölüme sebep olduğunu düşünebilirler, örneğin ben yaramazlık yaptığım için annem artık geri gelmeyecek gibi bir düşünce kalıbına sahip olabilirler. </p>
<p> </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>6-11 yaş </strong></p>
<p>Bu yaşta çocuklar ölümün sonsuz olduğunu, sevdikleri kişinin geri dönemeyeceğini, ayrıca ölümün herkesin başına gelebileceğini anlamaya başlarlar, bu nedenle diğer sevdikleri aile üyelerinin veya arkadaşlarının öleceklerine dair endişelenmeye başlayabilirler. Bu yaş aralığında, fiziksel ağrı belirtileri ve öfke çok yaygındır. Bu öfke, ölen sevdikleri kişiye ve/veya kendilerine yönelik olabilir. </p>
<p> </p>
<p><strong>12 yaş-Ergenlik </strong></p>
<p>Ergenler ölümün geri döndürülemez olduğunu ve kendileri dahil herkesin başına gelebileceğini anlarlar. Olayların neden olduğunu anlamakla ilgilenirler. Tepkileri, “umursamaz görünmekten” öfkeye veya aşırı üzüntüye, zayıf konsantrasyona ve günlük aktivitelere olan ilginin kaybına kadar değişiklik gösterebilir. </p>
<p> </p>
<p><b>“Çocuklarla ölümü konuşurken dikkat etmemiz gereken bazı unsurlar var”</b></p>
<p><em>Ebeveynlerin çocuklarla ölüm konusunu konuşmaktan zaman zaman kaçındıklarını söyleyen Dabağer, “Bu durum, çocuğun daha fazla kaygılanmasına yol açmaktadır çünkü b</em>ilinmeyenin korkusu çocuklar için her zaman gerçekle karşılaşmaktan daha zor bir durumdur. Çocuk bu noktada, eğer bu konu ile ilgili konuşulmuyorsa o zaman bu kötü bir durumdur ben de konuşmayayım diye düşünebilir ve bu durum daha fazla kaygılanmasına ve hislerini ifade etmesine engel olabilir. <em>Bir diğeri ise çocuklarla ölüm hakkında konuşulurken çok fazla detayın verilmesi, çocukların anlamayacağı dilden konuşulmasıdır. Bu noktada dengeyi kurabilmek oldukça önem taşımaktadır. Bu noktada, aşağıdaki maddelere dikkat ederek bir konuşma hazırlayabilirsiniz” diyerek, aşağıda dikkatli olunması gereken konuları belirtti:</em></p>
<p> </p>
<ul>
<li>Çocukların konuşmaya istekli ve hazır olmasına dikkat edilmelidir.</li>
<li>Konuşma sırasında hissettikleri duyguları (öfke, korku, üzüntü vb.) anlamaya çalışın ve kabul edin.</li>
<li>Kendi zihninizde sorabilecekleri sorulara yönelik basit ve yaşlarına uygun bir cevap hazırlayın.</li>
<li>Her çocuğun duygularını ifade edişi ve duyguları ile nasıl başa çıktığı farklıdır, dolayısıyla ona ihtiyacı olan zamanı verin ve saygı duyun.</li>
<li>Bazen çocukların sordukları sorudan bizlerde etkilenebilir ve cevap vermekte zorlanabiliriz. Böyle bir durum karşısında sorusuna soruyla cevap vermeyi tercih edin. Örneğin ‘biz artık mutlu olamayacak mıyız?’ sorusuna ‘sence mutlu olacak mıyız?’ diye sorarak onu daha fazla konuşturarak, duygusunu anlamaya çalışın.</li>
<li>Ölüm kelimesini kullanmaktan çekinmeyin ve ölüm kelimesi yerine başka kelimeler kullanmayın. (örn. gitti, uyudu vb.) .</li>
<li>Ölen bir kişinin nereye gittiğini sorarsa “ölen kişileri bir daha göremiyoruz ama onlara olan sevgimizi hep hissederiz, istersen birlikte resimlerine bakabiliriz’’ diyebilirsiniz.</li>
<li>Çocuklar yakını öldüğünde suçluluk ve öfke hissedebilirler. Bu noktada, sizler de ebeveyn olarak gereken sevgiyi ve ilgiyi vereceğinize dair güvence verin. </li>
<li>Uzman desteği almayı unutmayın.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarla-kayip-ve-yas-hakkinda-konusmak-dogru-mudur-356152">Çocuklarla Kayıp ve Yas Hakkında Konuşmak Doğru Mudur?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
