<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kontrolü | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kontrolu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kontrolu</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Mar 2026 07:23:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>kontrolü | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kontrolu</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den &#8220;bayramda porsiyon kontrolü&#8221; uyarısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-bayramda-porsiyon-kontrolu-uyarisi-621895</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Mar 2026 07:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayramda]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[erdem]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[porsiyon]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621895</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Anne Şehir Merkezi Diyetisyeni Nefise Erdem, Ramazan Bayramı öncesinde sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda önemli tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-bayramda-porsiyon-kontrolu-uyarisi-621895">Büyükşehir&#8217;den &#8220;bayramda porsiyon kontrolü&#8221; uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Anne Şehir Merkezi Diyetisyeni Nefise Erdem, Ramazan Bayramı öncesinde sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda önemli tavsiyelerde bulundu. Erdem, “Ramazan Bayramı’nda artan tatlı ve hamur işi tüketimine dikkat etmeliyiz. İkram porsiyonlarını mümkün olduğunca küçük tutmalıyız” dedi.</p>
<p><b>“BESLENME DÜZENİNDE ANİ DEĞİŞİKLİĞE DİKKAT”</b></p>
<p>Ramazan Bayramı’nda beslenme düzeninde ani değişikliklerin sindirim sistemini zorlayabileceğine dikkat çeken Büyükşehir Belediyesi Diyetisyeni Nefise Erdem, Ramazan boyunca azalan öğün sayısını bir anda artırmamak gerektiğini belirtti. Erdem, “Güne hafif ve dengeli bir kahvaltıyla başlamanın sindirim sistemine yardımcı olacaktır. Uzun süreli açlık sonrası metabolizmayı yormamamız gerekiyor. Öğünlerimizde ise kızartmalar yerine haşlama ve fırın yemeklerini tercih etmeliyiz. Öğünlerimizde ayrıca dengeli ve yeterli olacak şekilde taze sebze, meyve, sağlıklı yağlara, kaliteli proteinlere yer vermeliyiz” dedi.</p>
<p><b>“İKRAM PORSİYONLARINI KÜÇÜK TUTMALIYIZ”</b></p>
<p>Sahur alışkanlığının gece yeme alışkanlığına dönüşmemesi gerektiğini belirten Erdem, “Vücudumuz sahurdan dolayı bir alışkanlık kazanabilir. Bu alışkanlığımız gece yeme alışkanlığına dönüşmemeli. Uyumadan en az 3-4 saat önce besin alımını sınırlandırmalıyız. Bayramda ayrıca artan tatlı ve hamur işi tüketimine dikkat etmeliyiz. İkram porsiyonlarını mümkün olduğunca küçük tutmalıyız” açıklamasında bulundu.</p>
<p><b>“GÜNDE 2-3 LİTRE SU TÜKETİLMELİ”</b></p>
<p>Ramazan boyunca değişen öğün saatlerinin bayramla birlikte normale dönmesi gerektiğini belirten Erdem, “Kahvaltı atlanmamalı, gün içinde 3 ana öğün ve ara öğünler tercih edilmelidir. Ramazan sonrası vücudun yeniden su dengesini sağlaması için günlük en az 2- 3 litre su içilmesi gerekiyor. Bunun yanında bayram ziyaretleri sırasında kısa yürüyüşler yapmak, sindirimi destekler ve kilo kontrolüne yardımcı olur. Kan şekerimizi hızlı yükselten gazlı içeceklerden uzak durmalıyız” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-bayramda-porsiyon-kontrolu-uyarisi-621895">Büyükşehir&#8217;den &#8220;bayramda porsiyon kontrolü&#8221; uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayramı keyifli geçirmek için beslenmeye dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayrami-keyifli-gecirmek-icin-beslenmeye-dikkat-621387</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 09:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeye]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[geçirmek]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hülya]]></category>
		<category><![CDATA[keyifli]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621387</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, Ramazan sonrası bayram döneminde beslenme ve öğün düzeninin değişmesi ile porsiyon kontrolü ve tatlı tüketimi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrami-keyifli-gecirmek-icin-beslenmeye-dikkat-621387">Bayramı keyifli geçirmek için beslenmeye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, Ramazan sonrası bayram döneminde beslenme ve öğün düzeninin değişmesi ile porsiyon kontrolü ve tatlı tüketimi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Bayramda eski yeme düzenine geçiş bilinçli olmalı!</strong></p>
<p>Ramazan ayı boyunca değişen öğün saatleri ve azalan gündüz beslenmesiyle birlikte vücudun farklı bir ritme adapte olduğunu aktaran Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bayramla birlikte eski düzene dönerken ani ve kontrolsüz bir geçiş yapmak yerine, süreci bilinçli yönetmek sindirim sistemi, kilo kontrolü ve genel iyilik hali açısından önemlidir.” dedi.</p>
<p>Bayramda yeni düzene alışmak için önerilerde bulunan Hülya Yiğit İspiroğlu, “İlk olarak güne dengeli bir kahvaltıyla başlayın. Uzun açlık döneminin ardından bayram sabahına şerbetli tatlılar ve hamur işleriyle başlamak kan şekeri dalgalanmalarına neden olabilir. Yumurta, az tuzlu peynir, zeytin, bol yeşillik, söğüş sebzeler ve tam tahıllı ekmek içeren bir kahvaltı daha dengeli bir başlangıç sağlar. Reçel ve bal gibi basit şeker kaynaklarını küçük porsiyonlarla sınırlandırmak faydalıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Vücudu bir anda sık ve ağır öğünlere zorlamak sindirim sorunlarına yol açabilir! </strong></p>
<p>Tatlının yasaklanmaması ancak porsiyon yönetimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bayramda şerbetli ve hamur işi tatlıların aşırı tüketimi; kan şekeri dengesizliği, mide-bağırsak sorunları ve kilo artışı riskini artırabilir. Özellikle karın çevresi yağlanması kalp-damar hastalıkları açısından risk faktörüdür. Tatlı tüketilecekse ana öğün sonrasında ve tadım porsiyonunda tercih edilmeli; mümkünse sütlü veya meyve bazlı seçenekler seçilmelidir.” dedi.</p>
<p>Öğün düzeninin adım adım artırılması ve su tüketiminin ihmal edilmemesi konularına değinen<strong> </strong>Hülya Yiğit İspiroğlu, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ramazan boyunca iki öğüne alışan vücudu bir anda sık ve ağır öğünlere zorlamak sindirim şikâyetlerine yol açabilir. Bayramla birlikte ara öğünleri yoğurt, taze meyve veya çiğ kuruyemiş gibi dengeli seçeneklerle eklemek; gece oluşan şeker isteğini azaltmaya yardımcı olur.</p>
<p>Bayramda artan şeker tüketimi iştah kontrolünü zorlaştırabilir. Günlük sıvı ihtiyacını (yaklaşık kilo başına 30–35 ml) karşılamak hem ödem kontrolüne hem de tokluk hissine katkı sağlar. Ana öğünleri yatmadan en az 4–5 saat önce tamamlamak da sindirim açısından önemlidir.”</p>
<p><strong>Amaç mükemmel olmak değil, dengeyi kaybetmeden keyifli ve sağlıklı bir geçiş süreci yaşamak! </strong></p>
<p>Günlerin uzaması ve gün ışığının artmasının, sirkadiyen ritmin yeniden düzenlenmesi için önemli bir fırsat olduğunun da altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sabah saatlerinde yapılacak hafif tempolu yürüyüşler hem sindirimi destekler hem de metabolik dengeyi güçlendirir.” dedi.</p>
<p>Ramazan boyunca azalan gündüz hareketliliğini artırmanın, kilo kontrolü açısından destekleyici olduğunu yineleyen Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bayram birkaç gün sürer; ancak beslenme alışkanlıkları uzun vadeli sonuçlar doğurur. Amaç mükemmel olmak değil, dengeyi kaybetmeden keyifli ve sağlıklı bir geçiş süreci yaşamaktır.” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrami-keyifli-gecirmek-icin-beslenmeye-dikkat-621387">Bayramı keyifli geçirmek için beslenmeye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Böbrek Sağlığını Korumak İçin 8 Altın Kural</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bobrek-sagligini-korumak-icin-8-altin-kural-619753</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 11:02:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[korumak]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619753</guid>

					<description><![CDATA[<p>Böbrekler, vücudumuzun hayati filtre sistemidir. Günde yaklaşık 180 litre kanı süzerek zararlı atıkları idrar yoluyla uzaklaştırır, sıvı dengesini düzenler, tansiyon kontrolüne katkı sağlar ve kemik sağlığı için gerekli hormonları üretir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bobrek-sagligini-korumak-icin-8-altin-kural-619753">Böbrek Sağlığını Korumak İçin 8 Altın Kural</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Böbrekler, vücudumuzun hayati filtre sistemidir. Günde yaklaşık 180 litre kanı süzerek zararlı atıkları idrar yoluyla uzaklaştırır, sıvı dengesini düzenler, tansiyon kontrolüne katkı sağlar ve kemik sağlığı için gerekli hormonları üretir. Buna rağmen böbrek hastalıkları dünyada giderek artan bir halk sağlığı sorunudur. Kronik böbrek hastalığı, dünya nüfusunun yaklaşık %10’unu etkileyen yaygın bir hastalık olup, çoğu zaman erken dönemde belirti vermez. Diyabet ve hipertansiyon ise son dönem böbrek yetmezliğinin en sık nedenleri arasında yer almaktadır.  Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘’12 Mart Dünya Böbrek Günü’’ nedeniyle böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu. </p>
<p>Böbrek sağlığının korunması için günlük yaşamda bazı önlemler alınmalıdır. Bunlar şöyle özetlenebilir:</p>
<ol>
<li><strong>Yeterli Su Tüketimi:</strong> Böbrekler, vücuttaki atık maddeleri, idrar yoluyla uzaklaştırmak için suya ihtiyaç duyar. Günde ortalama 2-3 litre su içmek, toksinlerin atılmasını hızlandırır ve böbrek taşı oluşumunu mekanik olarak engeller.</li>
<li> <strong>Böbrek Hastalığı Belirtilerini Bilmek:</strong> İdrarda gözle görülür kanama, şiddetli ve kıvrandırıcı yan ağrısı veya sık tekrarlayan idrar yolu iltihapları varsa acilen bir üroloji bölümüne başvurulmalıdır.</li>
<li><strong>Düzenli Taramalar:</strong> Özellikle 50 yaş üstü erkekler, idrar yapma zorluğu hissetmeseler bile böbrek ve prostat sağlığının kontrolü için yılda bir kez üroloji muayenesi ve ultrasonografi yaptırmalıdır.</li>
<li><strong>Kan Şekeri Kontrolü:</strong> Diyabet (şeker hastalığı), dünyada son dönem böbrek yetmezliğinin bir numaralı nedenidir. Kanda sürekli yüksek seyreden şeker, böbreğin süzgeç görevi gören ince damar yumaklarına zarar verir. Şeker hastaları kan şekerini katı şekilde kontrol altında tutmalıdır.</li>
<li><strong>Tansiyon Kontrolü ve Tuz Kısıtlaması:</strong> Yüksek tansiyon (hipertansiyon), böbrek yetmezliğinin ikinci en sık nedenidir. Basıncı artmış kan akımı böbrek damarlarını yırtar ve daraltır.  Günlük tuz tüketimi 5 gramın (1 çay kaşığı) altında tutulmalıdır.</li>
<li><strong>Bilinçsiz İlaç Kullanımından Kaçınmak:</strong> Reçetesiz satılan ve toplumda sık kullanılan ağrı kesiciler (romatizma ilaçları, NSAİİ grubu), uzun süreli veya yüksek dozda kullanıldığında doğrudan böbrek hücrelerini öldüren zehirli etki gösterir. İlaçlar hekim onayı olmadan kullanılmamalıdır.</li>
<li><strong>Sigara ve Tütün Ürünlerinden Uzak Durmak:</strong> Sigara, böbreklere giden kan damarlarını daraltarak böbreğin oksijensiz kalmasına neden olur. Aynı zamanda böbrek hücrelerinin DNA yapısını bozarak böbrek kanserine doğrudan zemin hazırlar.</li>
<li><strong>Düzenli Egzersiz ve Kilo Kontrolü:</strong> Obezite, böbreklerin vücudu temizleyebilmek için normalden fazla çalışmasına neden olur. Bu aşırı çalışma hali zamanla böbreği yorar ve tüketir. Düzenli fiziksel aktivite hem kilo kontrolü sağlar hem de tansiyon ve diyabet riskini düşürür.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bobrek-sagligini-korumak-icin-8-altin-kural-619753">Böbrek Sağlığını Korumak İçin 8 Altın Kural</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış mevsiminde iştah kontrolü sağlanabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-mevsiminde-istah-kontrolu-saglanabilir-608870</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:08:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alımı]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[iştah]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[mevsiminde]]></category>
		<category><![CDATA[sağlanabilir]]></category>
		<category><![CDATA[sağlanmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Tarzı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608870</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarının sağlıklı alışkanlıklar kazanmak için bir engel değil; doğru planlama ile bir fırsata dönüştürülebileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Ayşenur Çalık, dengeli beslenme, düzenli hareket ve bilinçli tercihlerle kilo kontrolünün sağlanabileceğini ve bağışıklık sisteminin desteklenebileceğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-mevsiminde-istah-kontrolu-saglanabilir-608870">Kış mevsiminde iştah kontrolü sağlanabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarının sağlıklı alışkanlıklar kazanmak için bir engel değil; doğru planlama ile bir fırsata dönüştürülebileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Ayşenur Çalık, dengeli beslenme, düzenli hareket ve bilinçli tercihlerle kilo kontrolünün sağlanabileceğini ve bağışıklık sisteminin desteklenebileceğini söyledi. Hekim veya diyetisyen önerisi olmadan besin takviyesi kullanımından kaçınılması gerektiğini vurgulayan Ayşenur Çalık, “Takviyeler yerine beslenme düzeni sağlanmalı ve yaşam tarzı değişikliklerine gidilmelidir. Bu kapsamda yeterli protein ve lif alımı sağlanmalı, düzenli ana ve ara öğünler yapılmalı, kan şekerini dengeleyen besin seçimleri yapılmalıdır. Yeterli uyku ve stres yönetiminin de iştah kontrolünde çok daha etkili ve güvenli yöntemler olduğu unutulmamalıdır” tavsiyesinde bulundu.</p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Ayşenur Çalık, kış mevsiminde sağlıklı, doğru ve dengeli beslenmeye ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Sağlıklı beslenme alışkanlıkları sürdürülmeli</p>
<p>Kış mevsiminde kilo artışı olabildiğini belirten Ayşenur Çalık, “Kış aylarında hava sıcaklıklarının düşmesi, gün ışığından daha az faydalanılması ve fiziksel aktivitenin azalması; iştah artışı ve buna bağlı kilo alımı riskini beraberinde getirmektedir. Bu dönemde sağlıklı beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi hem kilo kontrolü hem de bağışıklık sisteminin korunması açısından büyük önem taşımaktadır” dedi.</p>
<p>Kışın iştahımız neden artıyor?</p>
<p>Kış mevsiminde iştah artışı ile beraber kilo alımının da kolaylaştığını ifade eden Ayşenur Çalık, “Soğuk havalarda vücut, ısıyı korumak için daha fazla enerji ihtiyacı hissedebilir. Buna ek olarak günlerin kısalmasıyla serotonin düzeylerinde azalma görülebilir ve bu durum karbonhidrat ağırlıklı besinlere yönelimi artırabilir. Fiziksel aktivitenin azalması ve evde geçirilen sürenin artması da kilo alımını kolaylaştıran faktörler arasındadır” dedi.</p>
<p>İştah kontrolü yaşam tarzı ile sağlanmalı</p>
<p>İştah kontrolü sağladığı iddia edilen gıda takviyeleri yerine yaşam tarzı değişikliğini öneren Ayşenur Çalık, “Kış aylarında iştah kontrolü mümkündür; ancak bunun temel yolu beslenme düzeninin ve yaşam tarzının düzenlenmesidir. Zaman zaman iştah kontrolü amacıyla krom pikolinat gibi gıda takviyeleri önerilebilmektedir. Krom, karbonhidrat metabolizmasında rol oynayan bir mineraldir; ancak iştah azaltma veya kilo kaybı üzerindeki etkilerine dair bilimsel kanıtlar sınırlıdır. Bu nedenle, hekim veya diyetisyen önerisi olmadan besin takviyesi kullanımından kaçınılmalıdır. Takviyeler yerine beslenme düzeni sağlanmalı ve yaşam tarzı değişikliklerine gidilmelidir. Bu kapsamda yeterli protein ve lif alımı sağlanmalı, düzenli ana ve ara öğünler yapılmalı, kan şekerini dengeleyen besin seçimleri yapılmalıdır. Bu tavsiyelerin yanı sıra yeterli uyku ve stres yönetiminin de iştah kontrolünde çok daha etkili ve güvenli yöntemler olduğu unutulmamalıdır” diye konuştu.</p>
<p>Enerji dengesinin korunmasına dikkat edilmeli</p>
<p>Kış mevsiminde hem ağırlık artışını önlemek hem de bağışıklığı güçlendirmek için beslenme düzeninde yapılması gerekenlere değinen Ayşenur Çalık, “Kış aylarında beslenme planı hem enerji dengesini koruyacak hem de bağışıklık sistemini destekleyecek şekilde oluşturulmalıdır. Bu dönemde sağlıklı beslenme uygulanmalıdır. Sağlıklı beslenme için de her gün besin gruplarındaki besinlerden her birey için gerekli olan miktarlarda tüketilmelidir. Örneğin süt, yoğurt grubu (en az 2 porsiyon/gün), et, balık, kurubaklagil grubu (1-2 porsiyon/gün), sebze meyve grubu (5-10 poorsiyon/gün) ve tahıl grubundan (4-11 porsiyon/gün) tüketilerek çeşitli beslenme sağlanmalıdır” diye konuştu.</p>
<p>Sebze ve meyve tüketimi artırılmalı</p>
<p>Bu dönemde sebze ve meyve tüketiminin artırılması ve özellikle mevsim sebzelerinin tercih edilmesi gerektiğini kaydeden Ayşenur Çalık, “Özellikle antioksidan ve fitokimyasallar yönünden zengin çeşitli renklerdeki sebze ve meyvelerin tüketilmesi bağışıklık sisteminin güçlenmesinde destek olacaktır. Yeterli protein alımına özen gösterilmeli. Yumurta, balık, yoğurt, kuru baklagiller düzenli olarak önerilen miktarlarda tüketilmelidir. Tam tahıllı ürünler tercih edilerek lif alımı artırılmalıdır. Bağışıklık sistemi için D vitamini, C vitamini, çinko ve antioksidanlardan zengin besinler diyetin bir parçası olmalıdır. Su tüketimi soğuk havalarda azalabildiği için sıvı alımı bilinçli olarak takip edilmelidir” tavsiyesinde bulundu.</p>
<p>Hızlı kilo vermek isteyenler dikkat!</p>
<p>Kış aylarında bahara hazırlık amacıyla uygulanan şok diyetlerin, kısa sürede kilo kaybı sağlasa da sağlık açısından riskli olduğunu vurgulayan Ayşenur Çalık, “Halk arasında şok diyetler olarak bilinen tek tipli diyetler pek çok sağlık sorununa yol açabilmektedir. Hızlı ağırlık kaybı; kas kaybı, metabolizma hızının düşmesi, vitamin-mineral yetersizlikleri ve kilo geri kazanımı (yo-yo etkisi) gibi olumsuz sonuçlara yol açabilir. Sağlıklı ağırlık kaybı; haftada ortalama 0,5–1 kg olacak şekilde, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme planı ile mümkündür” diye konuştu.</p>
<p>Kış mevsiminde kilo kontrolü için bu tavsiyelere kulak verilmeli</p>
<p>Araştırma Görevlisi Ayşenur Çalık, kış mevsiminde kilosunu korumak ve sağlıklı kilo vermek isteyenlere şu tavsiyelerde bulundu:</p>
<p>• Moda diyetler (şok diyetler, aralıklı açlık gibi) yerine sağlıklı beslenme uygulanmalı.</p>
<p>• Öğün atlanmamalı, düzenli beslenme alışkanlığı kazanılmalıdır.</p>
<p>• Porsiyon kontrolü sağlanmalı, özellikle yüksek kalorili şerbetli tatlılar tüketilmemeli ya da mümkün olduğu kadar seyrek ve miktar yönünden az tüketilmeli, sütlü tatlılar tüketilmelidir.</p>
<p>• Fiziksel aktivite kış aylarında da sürdürülmeli; ev içi egzersizler veya yürüyüşler tercih edilebilir.</p>
<p>• Uyku düzeni korunmalı, stres yönetimine önem verilmelidir.</p>
<p>• Gerçekçi hedefler belirlenmeli ve hızlı çözümler yerine kalıcı yaşam tarzı değişiklikleri benimsenmelidir.</p>
<p>Kış ayları doğru planlama ile fırsata dönüştürülebilir</p>
<p>Araştırma Görevlisi Ayşenur Çalık, sözlerini şöyle tamamladı: “Kış ayları, sağlıklı alışkanlıklar kazanmak için bir engel değil; doğru planlama ile bir fırsata dönüştürülebilir. Dengeli beslenme, düzenli hareket ve bilinçli tercihlerle hem kilo kontrolü sağlanabilir hem de bağışıklık sistemi desteklenebilir.”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-mevsiminde-istah-kontrolu-saglanabilir-608870">Kış mevsiminde iştah kontrolü sağlanabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış aylarında kilo almak kolaylaşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kilo-almak-kolaylasiyor-606025</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 09:05:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kaşığı]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[oldukça]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yeterli]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606025</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kış aylarında kilo kontrolü ve bağışıklığı korumak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kilo-almak-kolaylasiyor-606025">Kış aylarında kilo almak kolaylaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kış aylarında kilo kontrolü ve bağışıklığı korumak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Soğuk mevsimde vücut fizyolojik olarak yağ depolamaya daha müsait! </strong></p>
<p>Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte vücudun ısı dengesini sağlamak için daha fazla enerji alma eğiliminde olduğunu dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Soğuk mevsimde vücut fizyolojik olarak yağ depolamaya daha müsait hale gelebiliyor.” dedi.</p>
<p>Vücudun ısısını koruyabilmek için enerjiyi en kolay şekilde elde etmek istediğini aktaran Yiğit, “Karbonhidratlı, yağlı besinlere yönelim ve iştah artışının nedeni bu durumla bağlantılı. Bu yönelimler sonucunda eğer yeterli kontrol sağlanmazsa istenmeyen kilo artışları görülebilir. Vücut yağ oranının erkeklerde yüzde 25’ten kadınlarda yüzde 30’dan fazla olması vücut işlevleri açısından olumsuz kabul edilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İlk adım yeterli su tüketimi! </strong></p>
<p>Kış aylarında vücut ısısını dengelemek, yağ oranını dengede tutmak ve sağlıklı kalmak için neler yapılabileceğine değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, ilk adımın yeterli su tüketimi olduğunu vurguladı ve şöyle devam etti:</p>
<p>“Vücut ısısını sağlamak için en temel yaşamsal ögemiz olan suyun yeterli miktarda tüketilmesi önemli. Suyu sadece çay, kahve gibi sıcak içeceklerden almak vücut için yeterli değil. Günlük mutlaka 1,5-2 litre su, sade olarak tercih edilmeli. Su içmenin iştah kontrolünü sağlamak için de oldukça önemli fizyolojik etkisi olduğu unutulmamalı. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan bireyler kış aylarında fiziksel olarak daha da kısıtlı olur. Günlük en az 30 dk hafif tempolu bir yürüyüş özellikle kış aylarında sizi hastalıklardan koruyacak ve daha az gün ışığı görmeye bağlı olarak ortaya çıkan depresyona meyilli ruh halinize iyi gelecektir. Eğer yürüyüş yapmak için uygun bir alanınız yok ise, evde adım hareketleri tercih edilebilir.”</p>
<p><strong>Kış aylarında kilo kontrolü ve sağlık için yeterli ve dengeli beslenme kuralları geçerli! </strong></p>
<p>Yeterli vitamin ve mineral almak için günlük en az 3 porsiyon meyve tüketilmesi ve tuzsuz çiğ kuruyemişlere beslenmede yer verilmesi gerektiğine dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit “Ancak bu besinleri akşam yemeği sonrası değil, gün içinde tercih etmek oldukça önemli. Yoğurt, kefir, tarhana, şalgam suyu tüketerek bağırsak sağlığınızı destekleyebilirsiniz.” dedi.</p>
<p>Kilo kontrolü ve bağışıklık için iyi çalışan bir sindirim sisteminin önemine işaret eden Yiğit, “Ayrıca fındık, ceviz badem gibi kuruyemişler, patlamış mısırlar, tuzlu bisküviler gibi yiyecekler tüketilirken kendimizi sınırlamak oldukça zorlaşır. Bu nedenle özellikle bu yiyecekler tüketilecekse, mutlaka küçük tabaklara konulmalıdır ki ne kadar yediğiniz fark edilsin, porsiyon kontrolü sağlansın. Görüldüğü üzere kış aylarında kilo kontrolü ve sağlık için de yeterli ve dengeli beslenme kuralları geçerli. İçeriği net olarak bilinmeyen yağ yakıcı olarak adlandırılan çaylara, kahvelere ihtiyaç yok.” önerisinde bulundu.</p>
<p><strong>Soğuk havalarda bağışıklığı güçlü tutmak daha da önemli! </strong></p>
<p>Hava sıcaklıklarının düşmesinin ayrıca bakteri ve virüs kaynaklı hava yolu ile bulaşan gribal enfeksiyonlara, hastalıklara yakalanma sıklığını artırdığını da hatırlatan Yiğit, bu nedenle bağışıklık sistemini güçlü tutmanın daha da önem kazandığını vurguladı.</p>
<p>Yeterli beslenmenin, beslenirken dengeli olmanın, güçlü bir bağışıklık sistemi için oldukça önemli olduğunun altını çizen Yiğit, şunları söyledi:</p>
<p>“C ve E vitaminleri, çinko, demir bağışıklığı en çok destekleyen vitamin ve mineraller arasındadır. Günlük beslenmenizde işlenmemiş kırmızı et, hindi eti, balık, yeterli sebze ve meyve tüketerek bu besin ögelerini vücudunuza almış olursunuz. Kefir, ev yoğurdu, tarhana, şalgam suyu, boza gibi probiyotik besinler de güçlü bir bağışıklık için elzemdir.”</p>
<p><strong>Vitaminler besinlerden alındığında daha yüksek biyoyararlanım sağlıyor! </strong></p>
<p>Son yıllarda kış aylarında multivitaminlere yönelimin oldukça yüksek düzeyde olduğunu kaydeden Yiğit, “Vitaminler doğal olarak besinlerden alındığında, birbirleriyle olan sinerjik etkileri nedeniyle biyoyararlanımları daha yüksek olur.” dedi.</p>
<p>Eğer düzenli beslenilemiyor; günlük 2-3 porsiyon meyve, en az 2 porsiyon sebze yemeği/yeşillik yenilemiyorsa, bu noktada multivitamin desteklerinin  tercih edilebileceğini aktaran Yiğit, “Ancak bu destekleri alırken bakanlık onayına mutlaka bakılmalı ve içerikleri incelenmeli. Öte yandan şekerli-tuzlu beslenme alışkanlığınız ve hareketsiz bir yaşantınız var ise, sadece multivitamin kullanarak bağışıklığınızı güçlendirmek oldukça zordur. Çünkü düzenli olarak vücuda alınan, şeker/hazır işlenmiş gıdalar vücutta hücresel stresi arttırarak bağışıklığın zayıflamasına sebep olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Şeker ihtiyacını azaltırken bağışıklığınızı destekleyebilirsiniz! </strong></p>
<p>Bağışıklığın güçlendirilmesi için antioksidan zengini bitkisel ürünlere de beslenmede yer açılması gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kış aylarında hem şeker ihtiyacını azaltacak, hem de bağışıklığı güçlendirecek ‘Altın Süt’ tarifini paylaşarak sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Altın süt için malzemelerimiz şöyle; 1 su bardağı yarım yağlı süt, 1 tatlı kaşığı toz zerdeçal, 1 tatlı kaşığı zencefil, yarım çay kaşığı karabiber, 1 çay kaşığı tarçın, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı veya Hindistan cevizi yağı ve isteğe göre karanfil ve bal da kullanabilirsiniz.</p>
<p>1 bardak sütü ısıtmak için cezveye koyun. Ilıklaşmaya başladıktan sonra 1 çay kaşığı toz zerdeçal, kaynadıktan sonra karabiber ve tarçını ilave edin. En son 1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı veya Hindistan cevizi yağı ilave edip, karıştırarak tüketebilirsiniz.</p>
<p>Eğer düzenli olarak kullandığınız bir ilaç varsa, tüketmeden önce doktorunuza ve diyetisyeninize danışmanızda fayda var.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kilo-almak-kolaylasiyor-606025">Kış aylarında kilo almak kolaylaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyabetlilerin en önemli görevi, diyabet kontrolü…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyabetlilerin-en-onemli-gorevi-diyabet-kontrolu-591565</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 12:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Alphan]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetlilerin]]></category>
		<category><![CDATA[görevi]]></category>
		<category><![CDATA[karbonhidrat]]></category>
		<category><![CDATA[Ketojenik Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[Miktar]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[yağlar]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591565</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabetin ömür boyu süren kronik bir hastalık olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, diyabet tedavisinde amacın kan şekeri düzeylerini kontrol altına almak, diyabetle ilgili belirtileri ortadan kaldırmak veya hafifletmek, diyabete bağlı oluşabilecek hastalıkları/komplikasyonları önlemek veya geciktirmek olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabetlilerin-en-onemli-gorevi-diyabet-kontrolu-591565">Diyabetlilerin en önemli görevi, diyabet kontrolü…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyabetin ömür boyu süren kronik bir hastalık olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, diyabet tedavisinde amacın kan şekeri düzeylerini kontrol altına almak, diyabetle ilgili belirtileri ortadan kaldırmak veya hafifletmek, diyabete bağlı oluşabilecek hastalıkları/komplikasyonları önlemek veya geciktirmek olduğunu söyledi. Diyabetin kontrol altında tutulmasında en önemli görevin diyabetlilere ait olduğunu belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Çünkü diyabet, hayat boyu diyabetlilerle birlikte olacak bir arkadaş gibidir. Diyabetlilerin arkadaşları olan bu hastalık ile iyi geçinebilmeleri için yanlış olan beslenme alışkanlıklarını değiştirip, yerine, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını benimsemeleri, günlük öğün planını, yiyeceklerin içerdiği besin öğeleri ile besinlerin porsiyon ölçülerini öğrenmeleri ve diyabetle ilgili belirtilere uygun acil önlemler almaları gereklidir” dedi.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada diyabetlilerin beslenmesinde dikkat etmeleri gerekenlere ilişkin tavsiyelerde bulundu.<br />Diyabetin iyi yönetilmesi çok önemli… <br />Diyabetin ömür boyu süren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Diyabetin tedavisinde amacımız kan şekeri düzeylerini kontrol altına almak, diyabetle ilgili belirtileri ortadan kaldırmak veya hafifletmek, diyabete bağlı oluşabilecek hastalıkları/komplikasyonları önlemek veya geciktirmektir. Burada en önemli görev diyabetlilere aittir. Çünkü diyabet, hayat boyu diyabetlilerle birlikte olacak bir arkadaş gibidir. Diyabetlilerin arkadaşları olan bu hastalık ile iyi geçinebilmeleri için yanlış olan beslenme alışkanlıklarını değiştirip, yerine, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını benimsemeleri, günlük öğün planını, yiyeceklerin içerdiği besin öğeleri ile besinlerin porsiyon ölçülerini öğrenmeleri ve diyabetle ilgili belirtilere uygun acil önlemler almaları gereklidir” uyarısında bulundu<br />Beslenme, diyabet tedavisinin temelini oluşturuyor<br />Beslenme, kan şekeri seviyelerinin düzenlenmesinde en önemli faktör olduğu için beslenmenin diyabetin tedavisinin temelini oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. M. Emel Alphan, ayrıca beslenmenin diyabetle ilgili komplikasyon riskini azaltmaya ve diyabetlilerin genel olarak sağlıklı olmalarına yardımcı olduğunu söyledi. Prof. Dr. M. Emel Alphan, doğru ve dengeli beslenmenin önemli olduğu üç noktayı şöyle açıkladı:<br />Kan şekeri kontrolü: Besinlerdeki karbonhidratlar, kan şekeri seviyelerini doğrudan etkilediği için diyabetliler, öğünlerde karbonhidrat sayımı yaparak ve glisemik indeksi düşük besinleri tercih ederek kan şekeri seviyelerini daha iyi kontrol edebilirler.<br />Komplikasyon riskinin azaltılması: Sağlıklı beslenme, diyabete bağlı oluşabilecek kalp-damar hastalığı, böbrek hastalığı (nefropati), görme bozukluğu (retinopati) ve sinir hasarı (nöropati)  gibi komplikasyonların riskini azaltmaya yardımcı olur.<br />Ağırlık yönetimi: Diyabetlilerin çoğu tanı konulduğu zaman şişmandırlar. Diyabetlilerin tanı konulduktan sonra ağırlıklarının yüzde 10’unu kaybetmeleri bile kan şekerlerinin, kan basıncının, kan yağlarının (toplam kolesterol, trigliserid, LDL-K), 3 aylık kan şekeri ortalamalarının (HbA1c), kullanılan ilaç (ağızdan alınan ilaçlar veya insülin vb.) dozlarının azalmasına neden olur. O yüzden diyabetliler için sağlıklı ağırlık yönetimi çok önemlidir. Kişiye özel beslenme planı, kilo verme veya kilo koruma hedeflerine ulaşmada yardımcı olabilir.<br />Özel bir beslenme planı oluşturulmalı<br />Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme, diyabetlilerin enerji seviyelerini iyileştirmeye ve yorgunluklarını azaltmaya da yardımcı olabilir. Her bireyin beslenme ihtiyacı farklı olduğu için, diyabetlilerin bir diyetisyen ile ya da diyabet alanında uzman bir diyetisyen ile çalışarak kişiye özel bir beslenme planı oluşturmaları önemlidir.<br />Diyabetli bireylerin beslenmesinde bu noktalara dikkat!<br />Diyabetlilerin beslenmelerinde dikkat etmeleri gereken bazı önemli noktalara da değinen Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Bunlar genel önerilerdir. Her diyabetlinin, diyabet diyetisyeni ile birlikte oluşturdukları kendilerine özel bir beslenme planı olmalıdır” diyerek önerilerini şöyle sıraladı: <br />Karbonhidrat sayımı: Kan şekerini etkileyen en önemli faktör karbonhidrattır. Diyabetlilerin karbonhidrat alımlarını takip etmeleri, kan şekeri seviyelerini kontrol altında tutmaları için önemlidir. Diyabetlilerin karbonhidrat kaynağı besinleri ve karbohidrat içeriklerini bilmeleri ve önerilen karbonhidratları öğünlerine dengeli olarak dağıtmaları çok önemlidir.  Tam tahıllar (tam buğday ekmeği, çavdarlı ekmek ile bulgur vb. posalı tahıllar), sebzeler, meyveler ve kurubaklagiller gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Ayrıca süt, yoğurt, kefir vb. besinlerde de karbonhidrat bulunur.<br />Glisemik indeks: Glisemik indeksi ve glisemik yükü düşük besinler seçilmelidir. Glisemik indeks, 50 gram karbonhidrat içeren besinlerin kan şekerine olan etkisini gösterirken, glisemik yük; besinlerin yenilen miktarının kan şekerine olan etkisini gösterir. Bu besinler kan şekerini daha yavaş yükseltir. Bu besinlere örnek olarak tam buğday ekmeği, yulaf, baklagiller, sebzeleri verebiliriz. Ama miktar çok önemlidir. Örneğin 4-5 yemek kaşığı tüketilen mercimeğin glisemik indeksi ve glisemik yükü düşüktür. Fakat bu miktarın üzerine çıkıldığında glisemik yük arttığı için kan şekeri seviyeleri yükselebilir. Düşük glisemik indeksli meyveler seçilmelidir.<br />Posalı besinler: Posa, kan şekeri seviyelerini kontrol etmeye yardımcı olur.   Sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve baklagiller posa açısından zengindir. Özellikle çözünebilir posadan zengin olan sebzeler, meyveler ve baklagiller kan şekerini ve kan yağlarını düşürmede etkilidir.<br />Proteinli besinler: Sağlıklı beslenmede önemli bir yeri olan proteinli besinlerin yağsız olanları tercih edilmelidir (yağsız et, tavuk, balık, yumurta, baklagiller ile az yağlı süt, yoğurt, peynir vb.)<br />Yağlar: Doymuş yağlardan ve trans yağlardan kaçınmak gerekir.  Yemeklerde tereyağı, iç yağı, kuyruk yağı gibi doymuş yağlar yerine zeytinyağı ve fındık yağı ile ayçiçek yağı, soya yağı gibi bitkisel sıvı yağların az miktarda kullanılmasına özen gösterilmelidir. Ayrıca trans yağların en önemli kaynağı olan paketli besinler (bisküvi, kraker, kurabiye vb.), fast food restoranlarda defalarca yanmış yağda kızartılan patatesler, cipsler ve hidrojene edilmiş yağlardan uzak durulmalıdır.<br />Porsiyon kontrolü: Porsiyon boyutlarına dikkat edilmelidir. Aşırı miktarlarda yenilen her yemek kan şekeri seviyelerini olumsuz etkileyebilir.<br />Sıvı tüketimi: Diyabetlilerin su içmeleri çok önemlidir. Şekerli meşrubatlardan ve içeceklerden kaçınılmalı, çay, kahve şekersiz içilmelidir, gerektiğinde belirli miktarlarda yapay tatlandırıcı kullanılabilir.<br />Ara öğünler: Meyveler, sebzeler ve belirli ölçüde kuruyemişler ara öğünlerde tercih edilebilir. Elma, armut, şeftali, portakal ve çilek gibi düşük glisemik indeksli meyveler ara öğünler için uygundur.<br />Alkol ve şekerli besinler: Alkol tüketilmemeli ya da çok az alınmalı. Şekerli besinler ve içecekler tüketilmemelidir.<br />Minimum insülin dozu ile maksimum yarar sağlanmalıdır<br />Diyabetli bireylerin şeker, çikolata ve tatlı tüketmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Diyabetlilere eskiden şeker, şekerli içecekler, çikolata ve tatlılar belli ölçülerde karbonhidratlı besinlerin yerine sayılarak veriliyordu. Fakat Amerikan Diyabet Derneği, son rehberinde bu tür besinlerin ve içeceklerin kesinlikle yenilmemesi ve içilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Bunun nedeni; bu olayın diyabetliler tarafından abartılması, özellikle tip 1 diyabetlilerin karbonhidrat miktarlarını gözetmeden tatlı vb. besin ve içecekleri tüketerek uyguladıkları insülin dozlarını çok fazla arttırmalarıdır. İnsülin tedavisinde olan tip 1 ve tip 2 diyabetlilerin insülin dozlarının çok yüksek olması istenmez. Minimum insülin dozu ile maksimum yarar sağlanmalıdır. O yüzden diyabetlilerin içecek olarak sadece su tüketmeleri tavsiye edilmektedir. Unutulmaması gereken en önemli konu; diyabetlilerin tedavilerinde ilaç/insülin olsa bile sağlıklı beslenme ile birlikte bu ilaçların etkinliğinin artacağını bilmeleridir” diye konuştu.<br />Ketojenik diyetler diyabetliler için uygun mu?<br />Karbonhidratın yer almadığı ketojenik diyetlere de değinen Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Son yıllarda ketojenik diyetler popüler diyetler arasında yerini aldı. Aslında ketojenik diyetlerin tedavi edici özelliği sadece epileptik çocuklarda kanıtlandı ve epilepsi tedavisinde kullanılmaktadır. Ketojenik diyet ve obezite ile ilgili araştırmalar, 1960&#8217;lı yıllarda başladı ve ilk sonuçlar net değildi, zayıflamada başarılı olduğunu iddia eden çalışmalar var. Ketojenik diyetlerin kan yağları üzerine etkili olduğu yönünde yapılan çalışmaların sonuçları da karışıktır. Yapılan çalışmaların ya vaka sunumu ya da küçük gruplarda yapılan çalışmalar olduğu ve bu çalışmaların uzun süreli olmadığı ve büyük popülasyonlarda yapılmadığı bilinmektedir. Ketojenik diyetler, kilo vermeye yardımcı olsa da vücuttan su kaybına (dehidratasyon), hipotansiyona (tansiyon düşüklüğü), baş dönmesine, yorgunluğa, besin öğesi eksikliklerine, posa eksikliği nedeniyle kabızlığa ve böbrek taşlarının oluşumuna neden olabilir. Başlangıçta kan lipidlerini düzelttiği iddia edilse de uzun dönemde kan yağlarının yükselmesine neden olduğu için kalp-damar hastalıkları ve hipertansiyon riskini arttırabilir” uyarısında bulundu.<br />Diyabetlilerin 130 gramın altında karbonhidrat tüketmemeleri gerekiyor<br />Ketojenik diyetlerinin karbonhidrat miktarının çok az olduğu (enerjinin yüzde 5’i), yağ ve proteinlerin fazla miktarlarda verildiği diyetler olduğunu ifade eden Prof. Dr. M. Emel Alphan, şunları söyledi: <br />“Beslenme rehberleri, obez ve diyabetliler için ketojenik diyetlerin kullanımını desteklemiyorlar. Rehberlere göre diyabetlilerin 130 gramın altında karbonhidrat tüketmemeleri gerekiyor. Bu da enerjinin yüzde 40’ının karbonhidrattan gelmesi demektir. Ketojenik diyetlerin kısa vadede genel olarak güvenli olduğu bulunmuş olsa da uzun süreli uygulanamazlar. Uzun süreli, kesintisiz ketojenik diyetlerin güvenliği üzerine herhangi bir çalışma yapılmamıştır.  Meyve, baklagiller ve yüksek posalı tam tahılları yememek, birçok faydalı besin öğesinin vücuda alınmaması demektir ve bu besin öğeleri takviyelerle yerine konulmazsa yan etkilerin görülme olasılığı daha da artar. Bu bahsettiğimiz besinler yukarıda da anlatıldığı gibi diyabetlilerin mutlaka alması gereken besinlerdir.  Özellikle tip 1 diyabetlilerde ketojenik diyetler, ketoasidoz komasını tetikleyebilir, hipoglisemi (şeker düşüklüğü) riskini arttırabilir. Ayrıca, alınan yüksek miktarlardaki yağ ve protein nedeniyle kalp-damar hastalığı riski artabilir, nefropati oluşumuna zemin hazırlayabilir. Ayrıca alınan aşırı protein kemiklerden kalsiyumun çekilerek idrarla atılmasına ve osteoporoz (kemik erimesi) riskinin artmasına neden olur.”<br />Diyabet yönetiminde yaşam tarzı değişikliği yapılmalı<br />Prof. Dr. M. Emel Alphan, sözlerini şöyle tamamladı: “Diyabet yaşam boyu süren bir hastalık olduğu için sağlıklı beslenmeyi uygulayarak yaşam tarzı değişikliği yapmak (sağlıklı beslenmek, fiziksek olarak aktif olmak, sigara/alkol kullanmamak, kaliteli ve düzenli uyku ve güneşten yeterince yararlanarak D vitamini almak) diyabetlilerin sağlıklı olarak uzun yaşamalarına neden olduğu bir gerçektir.”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabetlilerin-en-onemli-gorevi-diyabet-kontrolu-591565">Diyabetlilerin en önemli görevi, diyabet kontrolü…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kantin ve kırtasiyecilerde hem hijyen hem de etiket kontrolü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kantin-ve-kirtasiyecilerde-hem-hijyen-hem-de-etiket-kontrolu-589320</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 09:42:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[etiket]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen]]></category>
		<category><![CDATA[kantin]]></category>
		<category><![CDATA[kırtasiyecilerde]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589320</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı, öğrencilerin sağlıklı, güvenli ve hijyenik koşullarda alışveriş yapabilmelerini sağlamak amacıyla, okul kantinleri ile kırtasiye dükkanlarını denetledi. Denetimlerde ürünlerin fiyat etiketlerinin yanı sıra hijyen koşullarına da bakıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kantin-ve-kirtasiyecilerde-hem-hijyen-hem-de-etiket-kontrolu-589320">Kantin ve kırtasiyecilerde hem hijyen hem de etiket kontrolü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı, öğrencilerin sağlıklı, güvenli ve hijyenik koşullarda alışveriş yapabilmelerini sağlamak amacıyla, okul kantinleri ile kırtasiye dükkanlarını denetledi. Denetimlerde ürünlerin fiyat etiketlerinin yanı sıra hijyen koşullarına da bakıldı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı, öğrencilerin sağlığı ve güvenliği için okul kantinleri ile kırtasiyecilere yönelik titiz bir çalışma yaptı.  Denetimlerde çocukların doğrudan temas ettiği ürünlerin mevzuata uygunluğunun yanı sıra tüketici güvenliği açısından risk oluşturan faktörler incelendi.</p>
<p><strong>Öğrencilerin sağlığı için kritik denetim</strong></p>
<p>Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından gerçekleştirilen denetimlerde ürünlerin son kullanma tarihleri, fiyat etiketi bulunup bulunmadığı, etiket ile kasa fiyatı arasındaki uyum, gıda üretim, muhafaza ve servis alanlarının hijyen koşullarına bakıldı. Yine kantin işletmelerinin ruhsat ve yasal belgelerinin kontrolü yapıldı. Kantin işletmecileri öğrencilerin sağlığını korumaya yönelik dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgilendirildi. Eksiklik tespit edilen yerlerde ise gerekli uyarılarda bulunuldu. Mevzuata aykırı durumlara rastlanan işletmelere yönelik de tutanak tutuldu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kantin-ve-kirtasiyecilerde-hem-hijyen-hem-de-etiket-kontrolu-589320">Kantin ve kırtasiyecilerde hem hijyen hem de etiket kontrolü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğal yöntemlerle kilo kontrolü nasıl sağlanır?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogal-yontemlerle-kilo-kontrolu-nasil-saglanir-558331</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 12:58:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[sağlanır]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemlerle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558331</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, zayıflama amacıyla kullanılan diyabet iğnelerinin etkileri ve riskleri hakkında bilgi vererek, doğal yollarla kilo kontrolü sağlamanın püf noktalarından bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogal-yontemlerle-kilo-kontrolu-nasil-saglanir-558331">Doğal yöntemlerle kilo kontrolü nasıl sağlanır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, zayıflama amacıyla kullanılan diyabet iğnelerinin etkileri ve riskleri hakkında bilgi vererek, doğal yollarla kilo kontrolü sağlamanın püf noktalarından bahsetti.</p>
<p><strong>Diyabet için geliştirilen iğnelerin, zayıflama amacıyla rastgele kullanılması doğru değil! </strong></p>
<p>Kilo verme yöntemleri arasında son dönemde sıkça gündeme gelen ‘zayıflama iğneleri’nin, hem kilo kontrolü sağlamak isteyenlerin hem de dış görünümüne dikkat eden bireylerin ilgisini çektiğini dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Aslında diyabet tedavisi amacıyla geliştirilen bu iğneler, iştahı azaltmaları ve uzun süre tokluk hissi sağlamaları sayesinde zayıflama sürecinde de kullanılmaya başlandı.” dedi.</p>
<p>Bu iğnelerin, vücutta doğal olarak bulunan ve tokluk hormonu olarak bilinen GLP-1 adlı maddenin etkisini taklit ettiklerini aktaran Yiğit, “Normalde yemek yedikten sonra salgılanan bu hormon, beynimize ‘artık doyduk’ sinyali gönderir, mide boşalmasını yavaşlatır ve pankreastan insülin salgılanmasını artırarak kan şekerini dengede tutar. Yani hem iştahı azaltır hem de uzun süre tok kalmayı sağlar. Bu mekanizmalar sayesinde kilo kaybına destek olabilir. Ancak bu iğnelerin herkes tarafından rastgele kullanılması doğru değil.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kilo verdirici iğneler, bilinçsizce değil; doktor takibiyle ve kişiye özel planla kullanılmalı!</strong></p>
<p>Herhangi bir ilaç kullanımından etkili ve güvenli bir sonuç almak için mutlaka doktor gözetiminde başlanması ve tedavi sürecinin düzenli olarak izlenmesi gerektiğine vurgu yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Zira mide bulantısı, hazımsızlık gibi sindirim sistemi şikâyetlerinin yanı sıra pankreas ve karaciğer fonksiyonlarını etkileyebilecek olası riskler de mevcut.” dedi.</p>
<p>Organların sağlığını korumak adına gerekli laboratuvar kontrollerinin hangi sıklıkla yaptırılması gerektiğinin hekim tarafından belirlenmesi gerektiğini de kaydeden Yiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Kısacası ‘hızlı kilo verdiriyor’ diyerek bu enjeksiyonlara bilinçsizce yönelmek yerine, kişiye özel bir planlama ve tıbbi takip şarttır. Bu süreçte unutulmaması gereken bir diğer önemli konu ise hızlı kilo kaybının sadece yağ değil, kas kaybına da yol açabileceğidir. Kas kaybı sadece güçsüzlük değil, aynı zamanda elmacık kemikleri, yanaklar ve göz altı gibi bölgelerde hacim azalmasına da neden olabilir. Halk arasında ‘sönük yüz’ olarak bilinen bu durum, özellikle hızlı kilo veren kişilerde daha sık görülür. Bu nedenle bu tedaviler uygulanırken mutlaka bir diyetisyen eşliğinde ilerlenmeli, yeterli protein, enerji ve kas koruyucu beslenme planı kişiye özel olarak hazırlanmalı. Beslenmenin doğru şekilde desteklenmediği hiçbir süreç sağlıklı ya da sürdürülebilir olmaz.”</p>
<p><strong>Bazı besinler, GLP-1 hormonunu artırarak kilo kontrolüne destek olabilir!</strong></p>
<p>İştahı kontrol altına almak ve zayıflamak için sadece iğne tedavilerine mecbur olunmadığını ifade eden<strong> </strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Son yıllarda yapılan  araştırmalar bazı besinlerin ve doğal bileşenlerin, vücutta GLP-1 hormonunun salınımını artırarak kilo kontrolüne destek olabileceğini bildirmektedir. Bu sayede hem kan şekeri kontrolü sağlanabiliyor hem de iştah yönetimi konusunda doğal, sürdürülebilir ve güvenli bir destek sunulabiliyor.” dedi.</p>
<p>Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, bazı koyu renkli orman meyvelerinin vücutta GLP-1 hormonunun doğal salınımını destekleyebileceğini gösterdiğini aktaran Yiğit, “Özellikle yaban mersini, böğürtlen, ahududu, kızılcık (cranberry) ve frambuaz gibi ‘berry’ türü meyveler, içeriklerindeki yüksek antosiyanin sayesinde dikkat çekiyor. Bu güçlü antioksidanlar yalnızca hücreleri oksidatif hasardan korumakla kalmaz; aynı zamanda iştahı ve kan şekerini düzenleyen biyolojik süreçleri de destekleyebilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Doğal olan her şey zararsız değil; etkili olan her şey de herkes için uygun değil!</strong></p>
<p>Bazı araştırmaların, bu meyvelerin düzenli tüketimiyle GLP-1 hormon salınımının artabileceğini ve bunun da hem tokluk hissini uzatmaya hem de kan şekeri dengesini korumaya yardımcı olabileceğini bildirdiğini dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Renkleriyle cezbeden bu meyveler, dengeli bir beslenme planı içinde zayıflama sürecine doğal ve lezzetli bir katkı sunabilir. Benzer şekilde, zerdeçalın içeriğindeki kurkumin bileşiği de GLP-1 salınımı üzerinde olumlu etki gösterebilir. Ancak bu etkiyi gösterebilmesi için zerdeçalın yağ veya karabiberle birlikte tüketilmesi önerilir; çünkü kurkuminin emilimi tek başına oldukça düşüktür.</p>
<p>Zayıflama iğneleri ya da doğal alternatifler&#8230; Her iki yaklaşımın da bilimsel karşılıkları ve sınırları var. Önemli olan, hangi yöntemin sizin için en uygun olduğunu belirlerken bilimsel veriye ve uzman görüşüne kulak vermek. Doğal olan her şey zararsız değildir; etkili olan her şey de herkes için uygun değildir. Bu dengeyi sağlamak, ancak bilinçli bir planlama ile mümkündür.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogal-yontemlerle-kilo-kontrolu-nasil-saglanir-558331">Doğal yöntemlerle kilo kontrolü nasıl sağlanır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rus ordusu hızla ilerlemeye devam ediyor: Donbass’ta bir yerleşimin kontrolü daha ele geçirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rus-ordusu-hizla-ilerlemeye-devam-ediyor-donbassta-bir-yerlesimin-kontrolu-daha-ele-gecirildi-549196</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Jun 2025 17:28:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[donbassta]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[geçirildi]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[ilerlemeye]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[rus]]></category>
		<category><![CDATA[yerleşimin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549196</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rusya Savunma Bakanlığı, Rus askerlerin Donetsk Halk Cumhuriyeti’nde (DHC) Novoukrainka yerleşiminin kontrolünü ele geçirdiklerini bildirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rus-ordusu-hizla-ilerlemeye-devam-ediyor-donbassta-bir-yerlesimin-kontrolu-daha-ele-gecirildi-549196">Rus ordusu hızla ilerlemeye devam ediyor: Donbass’ta bir yerleşimin kontrolü daha ele geçirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Bakanlığın açıklamasına göre, Merkez Askeri Grubu’na bağlı birlikler kararlı eylemler sonucunda DHC’de Novoukrainka yerleşiminin kontrolünü ele geçirdi.</p>
</div>
<div>
<p>Bakanlık ayrıca Rus Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin dün gece Kinjal aeroballistik hipersonik füze sistemi de dahil olmak üzere yüksek hassasiyetli uzun menzilli hava, deniz ve kara tabanlı silahlar ile İHA&#8217;lar kullanarak Ukrayna&#8217;daki askeri sanayi tesislerine ve petrol rafinerilerine yönelik büyük bir saldırı gerçekleştirdiği bilgisini verdi:</p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<p>Saldırı hedefine ulaştı, belirlenen tüm hedefler vuruldu.</p>
</div>
</div>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rus-ordusu-hizla-ilerlemeye-devam-ediyor-donbassta-bir-yerlesimin-kontrolu-daha-ele-gecirildi-549196">Rus ordusu hızla ilerlemeye devam ediyor: Donbass’ta bir yerleşimin kontrolü daha ele geçirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Yerlikaya’dan Hız Kontrolü Farkındalığı: Hayatı Tercih Edelim</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakan-yerlikayadan-hiz-kontrolu-farkindaligi-hayati-tercih-edelim-546511</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2025 11:01:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[edelim]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[yerlikayadan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546511</guid>

					<description><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 2025 yılında aşırı hız kaynaklı meydana gelen ölümlü trafik kazasına dikkati çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-yerlikayadan-hiz-kontrolu-farkindaligi-hayati-tercih-edelim-546511">Bakan Yerlikaya’dan Hız Kontrolü Farkındalığı: Hayatı Tercih Edelim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı farkındalık paylaşımlarını sürdürüyor.</p>
<p>Trafik güvenliğine yönelik farkındalığı artırmayı ve hız ihlallerinin yol açtığı trajedilere dikkat çeken Bakan Yerlikaya, son farkındalığı Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 2025 yılında aşırı hız sonucu meydana gelen trafik kazasının görüntüleri ile paylaşarak yaptı. Bir vatandaşın hayatını kaybettiği, bir vatandaşında yaralandığı kazayla ilgili sürücülere uyarıda bulunan Bakan Yerlikaya, &ldquo;Aşırı hız yapmasaydı bir canımızı daha yitirmeyecektik&rdquo; diyerek üzüntüsünü dile getirdi.</p>
</p>
<blockquote class="twitter-tweet">
<p>AŞIRI HIZ YAPMASAYDI &#10071;&#65039;</p>
<p>2025 yılında Kahramanmaraş&#8217;ın Onikişubat ilçesinde sürücünün &#8220;Aşırı Hız&#8221; yapması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu ölümlü bir trafik kazası meydana geldi.</p>
<p>Kazada 1 vatandaşımız yaralandı, maalesef 1 vatandaşımızı ise kaybettik. Aşırı&hellip; pic.twitter.com/W5EMwvTVLk</p>
<p>&mdash; Ali Yerlikaya (@AliYerlikaya) June 19, 2025</p></blockquote>
<p><strong>2024’TE HIZ İHLALİ: GÜNDE 10 CAN KAYBI</strong></p>
<p>Bakan Yerlikaya, 2024 yılında 266 bin 854 ölümlü-yaralanmalı kazanın 107 bin 198’inin hız kurallarına uymamaktan kaynaklandığını belirtti.</p>
<p>Hız ihlali dolayısıyla 3 bin 657 kişi hayatını kaybederken, bu rakamın her gün ortalama 10 can kaybına denk geldiğini vurguladı.</p>
<p><strong>&ldquo;GÜVENLİ YOLLAR, HUZURLU YOLCULUKLAR&rdquo;</strong></p>
<p>Trafik kazalarında can kayıplarını önlemenin tek amaçları olduğunu ifade eden Bakan Yerlikaya, &ldquo;Hızdan değil, hayattan yana olalım. Güvenli yollar, huzurlu yolculuklar,&rdquo; çağrısında bulundu. Bakan, sürücüleri trafik kurallarına uymaya ve aşırı hızdan kaçınmaya davet etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-yerlikayadan-hiz-kontrolu-farkindaligi-hayati-tercih-edelim-546511">Bakan Yerlikaya’dan Hız Kontrolü Farkındalığı: Hayatı Tercih Edelim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung Galaxy&#8217;nin Güvenlik ve Gizlilik Panosu sayesinde kişisel verilerin kontrolü tamamen kullanıcının elinde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-galaxynin-guvenlik-ve-gizlilik-panosu-sayesinde-kisisel-verilerin-kontrolu-tamamen-kullanicinin-elinde-461712</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2024 08:38:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[elinde]]></category>
		<category><![CDATA[galaxynin]]></category>
		<category><![CDATA[gizlilik]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcının]]></category>
		<category><![CDATA[panosu]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<category><![CDATA[tamamen]]></category>
		<category><![CDATA[verilerin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461712</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung Electronics, Samsung Knox’un Güvenlik ve Gizlilik Panosu, Samsung Find ve Advanced Intelligence gibi güvenlik ve gizlilik ayarlarıyla ilgili bir yazı yayınladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-galaxynin-guvenlik-ve-gizlilik-panosu-sayesinde-kisisel-verilerin-kontrolu-tamamen-kullanicinin-elinde-461712">Samsung Galaxy&#8217;nin Güvenlik ve Gizlilik Panosu sayesinde kişisel verilerin kontrolü tamamen kullanıcının elinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Samsung Knox Günlükleri yazı dizisinin ikincisi, Samsung Galaxy’nin kişisel verilerin korunması konusunda kullanıcıya kapsamlı söz hakkı veren gelişmiş güvenlik çözümlerini konu alıyor. Galaxy kullanıcıları, hangi kişisel verilerin hangi uygulamalar tarafından hangi biçimlerde ve ne ölçüde kullanılabileceğine tamamen kendileri karar veriyor. </em></p>
<p>“Knox Günlükleri: Güvenliğinizin denetimi sizde kalsın, verileriniz tam olarak sizin uygun gördüğünüz şekilde kullanılsın” başlığıyla yayınlanan içeriğin tamamı aşağıdaki gibi:</p>
<p>“Mobil cihazlarımızı her gün yüzlerce defa elimize alıyoruz. Hatta artık mobil cihazlarımıza o kadar güveniyoruz ki, onlar olmadan evden dışarıya adımımızı atmıyoruz. Mobil cihazlar artık bizim birer uzantımız haline geldi. Yapay zeka ve üretken yapay zeka gibi çığır açan yeni teknolojiler ise cihazlarımızla yapabildiklerimiz ya da diğer bir ifadeyle cihazınızın sizin yapabilmenizi sağlayabileceği şeyler konusunda son derece heyecan verici olanaklar sunuyor. </p>
<p>Ancak teknoloji değişse de sizin gizlilik hakkınız aynı kalıyor. Yeni gelişmeler verilerin işlenmesinin yeni yollarının ortaya çıkması anlamına da geliyor. Samsung olarak kişisel bilgileriniz konusunda büyük resmi görebilmeniz gerektiği görüşündeyiz. Mobil deneyimin merkezinde şeffaflığın, seçme özgürlüğünün ve denetimin yer alması gerektiğini düşünüyoruz. </p>
<p>Yüksek oranda dijitalleşmiş dünyamızda, güvenliğiniz ve gizliliğiniz hiç olmadığı kadar önemli. Tam da bu nedenle kullanıcıların kendi cihazları üzerinde eksiksiz denetime sahip olması gerekiyor. Bu bağlamda biz de verilerinizin nasıl kullanıldığı üzerinde tam denetime ve desteğe sahip olmanızı sağlayacak çözümler sunmaya odaklanıyoruz. </p>
<p><strong>Güvenlik ve Gizlilik Panosu:</strong></p>
<p>Geliştirdiğimiz Güvenlik ve Gizlilik Panosu’nun yapı taşı da bu fikre dayanıyor. Bu pano, verilerinizi kimin göreceği ve nasıl kullanılacağı gibi konular dahil verileriniz üzerinde tam denetime sahip olmanızı sağlıyor. Basit ve kullanımı kolay arayüzü sayesinde; uygulama izinlerinizi görüntüleyebilir, izin oluşturabilir ve var olan izinleri güncelleyebilirsiniz. Bu sayede verileriniz üzerinde etkin bir biçimde söz sahibi olmanızı ve deneyiminizi tamamen kendi istediğiniz şekilde kişiselleştirebilmenizi sağlıyor. </p>
<p>Güvenlik ve Gizlilik Panosu ayrıca herhangi bir verinizin risk altında olup olmadığını görüntüleyebilmenizi sağlarken, güvenlik altındaki unsurların güvenlik durumunu sezgisel bir biçimde gösteriyor. </p>
<p>Ayarlar> Güvenlik ve Gizlilik<em> </em></p>
<p>Buradan, tek bir tıkla olası tehlikeleri yönetmek için ayarlarınızı hızlı ve kolay bir şekilde değiştirebilirsiniz. Öğeler, çevrimiçi güvenliğiniz üzerinde en önemli etkiye sahip olabilecek kilit ekranı, hesap güvenliği, Mobil Cihazımı Bul aracılığıyla kayıp cihaz koruması, uygulama güvenliği ve güncellemeler gibi işlevlerin önceliğine göre sıralanıyor. Bunlara en üst bölümde anında erişmek mümkün ve sezgisel kırmızı, sarı veya yeşil uyarılar sorunları bir bakışta göstererek herhangi bir güvenlik sorunu olup olmadığına dair net göstergeler sağlıyor.</p>
<p>Elbette bu aşamada da işinizi kolaylaştırıyoruz. Uygulamalar, kullanılmasalar da verileri aylarca izlemeye devam edebiliyor. Ancak Galaxy cihazları, bir süredir kullanılmayan uygulamaların izinlerini proaktif olarak kaldırıyor. Bunları daha sonra dilediğiniz bir zaman Panodan yeniden etkinleştirebilmeniz mümkün oluyor.</p>
<p>Bunu da İzin Yöneticisi ve İzin Kullanımı üzerinden gerçekleştirebilirsiniz. İzin Yöneticisi, hangi uygulamaların verilerinize erişebildiğini kolaylıkla görüntülemenizi sağlıyor. Bu erişimler, konum bilgileriniz, kameranız, mikrofonunuz için açık olabiliyor ve İzin Yöneticisi de örneğin “yalnızca uygulamayı kullanırken erişim” gibi verilerinizin hangi senaryo dahilinde kullanıldığını da gösterebiliyor. <strong>İzin Kullanımı </strong>ise en son kullanılan izinleri, yani son 24 saatte ya da son 7 günde hangi uygulamaların belirlenmiş bir izni kullandığını görüntülemenin kolay bir yolunu sunuyor. İşinizi daha da kolaylaştırmak için de veri izinlerinin daha sezgisel ve şeffaf hale getirilmesini sağlamak üzere Pano üzerinden anlık aksiyon yönlendirmeleri sunuyoruz. </p>
<p>Güvenlik ve Gizlilik Panonuza ulaşmaksa çok basit. Ayarlara girerek oradan Güvenlik ve Gizlilik’e erişebilir, buradan izinlerinizi dilediğiniz şekilde görüntüleyebilir ve değiştirebilirsiniz. </p>
<p>Ayrıca cihazınızın gizliliğini daha fazla artırmak için farklı özellikler üzerinde oynama da yapabilirsiniz. Bunlardan biri de <strong>Pano Erişimi</strong> ayarı. Bu ayarı açık hale getirerek (Ayarlar > Gizlilik > panoya erişildiğinde uyarı ver seçeneği), bir uygulamanın sizin panonuzdan bir veriyi alıp yapıştırdığı zamanlarda telefonunuza bir bildirim gönderilmesini sağlayabilirsiniz. Bu sayede kimse sizden gizli bir şey yapamaz. </p>
<p>Galaxy cihazlarında veri gizliliğinizi görebilmek ve anlayabilmek artık hiç olmadığı kadar kolay. Kontrolü tamamen sizin ellerinize veriyoruz. </p>
<p><strong>Mobil Cihazımı Bul / Samsung Find:</strong></p>
<p>Hayatta kaçınılmaz bir biçimde mutlaka bir noktada başımıza gelen şeylerden biri de telefon kaybetmek oluyor. Ancak Mobil Cihazımı Bul ve Samsung Find sayesinde cihazınızda bulunan kişisel bilgilerin yanlış kişilerin eline geçmesi konusunda endişe etmenize gerek kalmıyor. </p>
<p>Mobil Cihazımı Bul özelliği etkinleştirildiğinde Samsung Find, erişimi engellemek amacıyla cihazınızın yerini belirlemenize, kilitlemenize ve hatta verilerini silmenize olanak tanıyor. Cihazınızı, açık olduğu sürece bir mobil ağa bağlı olmasa dahi bulabiliyorsunuz. Samsung Find ile sadece Galaxy telefonunuzu değil, Galaxy Buds, tablet, saat ve diğer cihazlarınızı da bulabilirsiniz.</p>
<p>Mevcut ek seçenekler cihazlarınızı bulmayı her zamankinden daha kolay hale getiriyor. Kullanıcılar, Samsung Find uygulamasında aile üyelerini konumu görüntülemeye davet edebilir veya paylaşılan cihazların bulunması için uyarı seslerini etkinleştirebilir. Samsung Find ile kayıp cihazların daha etkin bir biçimde bulunmasını sağlamak için güç tasarrufu modunu uzaktan açarak pil ömrünü uzatabilirsiniz.</p>
<p>Ayarlar> Güvenlik ve gizlilik> Kayıp cihaz koruması</p>
<p>Galaxy ile, fiziksel olarak yanınızda olmasa bile cihazınızın kontrolünü tamamen elinizde bulundurabileceksiniz.<strong> </strong></p>
<p><strong>Advanced Intelligence Ayarları:</strong></p>
<p>Sektör lideri global bir üretici olarak Samsung, yapay zeka çağında gizliliğe öncelik verirken özel yapay zeka özellikleri aracılığıyla cihaz deneyimini iyileştirmeye odaklanıyor. Galaxy AI özelliklerimizin çoğu cihaz üzerinde veri işlemeyi kullanıyor. Bu da hassas bilgilerin yalnızca sizde kalacağı anlamına geliyor. Bulutta veya harici sunucularda işlem gerektiren özellikler için, verilerinizin katı kurallar çerçevesinde korunmasını sağlıyoruz. </p>
<p>Yapay zeka ile daha da gelişen deneyimlerin dünyasında, herkesin bulut tabanlı yapay zekayı kullanma konusunda istekli olmadığının farkındayız. Bazı kullanıcılar için verileri cihazda tutmak daha öncelikli olabiliyor. Bu nedenle, inovasyon bizim için her ne kadar önemli olsa da kullanıcılarımıza kendi deneyimleri üzerinde seçim yapma yetkisi sunmanın aynı ölçüde, hatta daha da önemli olduğuna inanıyoruz.</p>
<p>Advanced Intelligence ayarlarıyla bu tercihi de tamamen size bırakıyoruz. Galaxy AI destekli cihazlarda bulunan bu özellikler, verilerinizin yapay zeka deneyimlerini geliştirmesine hangi ölçüde izin vereceğinize ve yapay zekanın işlevselliğine kavuşması için çevrimiçi işlemeye izin verme konusunda kararı size bırakıyor.</p>
<p>Bu özelliğin ayarlarına erişmek için Ayarlar&#8217;ı açın ve Gelişmiş Özellikler&#8217;i, ardından Advanced Intelligence ayarını seçin. Burada, &#8220;Verileri yalnızca cihazda işle&#8221; seçeneğini göreceksiniz.</p>
<p>Ayarlar> Gelişmiş Özellikler> Yapay Zeka</p>
<p>Efsanevi deneyimlerin yeni dünyasında kullanıcılarımıza şeffaflık, tercih edebilme ve cihazları üzerinde denetim sağlama konusundaki kararlılığımız sürüyor. Her şey tamamen size bağlı. Ayrıca verilerinizin nasıl işlendiğini her zaman görerek anlayabilmek de artık hiç olmadığı kadar kolay.</p>
<p>Gizliliğiniz, Galaxy ile emin ellerde.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-galaxynin-guvenlik-ve-gizlilik-panosu-sayesinde-kisisel-verilerin-kontrolu-tamamen-kullanicinin-elinde-461712">Samsung Galaxy&#8217;nin Güvenlik ve Gizlilik Panosu sayesinde kişisel verilerin kontrolü tamamen kullanıcının elinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlk diş kontrolü 1 yaşında başlamalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ilk-dis-kontrolu-1-yasinda-baslamali-453645</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Apr 2024 11:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başlamalı]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[yaşında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453645</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında çocuk diş hekimliği olarak bilinen ‘pedodonti’, 0-13 yaş grubu çocuklara özel diş hekimliği anlamına geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilk-dis-kontrolu-1-yasinda-baslamali-453645">İlk diş kontrolü 1 yaşında başlamalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Halk arasında çocuk diş hekimliği olarak bilinen ‘pedodonti’, 0-13 yaş grubu çocuklara özel diş hekimliği anlamına geliyor. </strong></p>
<p><strong>Yetişkinlerden farklı olarak çocukların daha özel ilgi beklediklerini ve hastalıkların kendilerine uzun uzun anlatılması gerektiğini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü Klinik Koordinatörü Dt. Arzu Tekkeli, “Çocukların süt dişleri 4-6 ay arası çıkmaya başlar. </strong></p>
<p><strong>Çocukların ilk diş kontrollerinin ise 1 yaş itibariyle yapılması gerekir. Hiçbir işleme gerek olmasa bile; çocuğun diş hekimiyle tanışması ve oyuncaklarla dolu, süslü, eğlenceli çocuk diş hekiminin odasını görmesi büyük fayda sağlar. Çocuğun ağzında bir çürük ya da bir ağrı oluşmadan yani hiçbir sağlık sorunu yokken diş hekimiyle tanışıp ağız içi muayenesi olması, diş hekimi korkusunun gelişmemesi açısından da çok önemli. Diş hekimiyle ilk tanışma ağlayarak sonuçlanırsa diş hekimi fobisi de başlamış oluyor” dedi.</strong></p>
<p>Diş sağlığının korunmasının çok önemli olduğunu ve bu noktada anne-babalara önemli görevler düştüğünü vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü Klinik Koordinatörü Dt. Arzu Tekkeli, “Süt dişleri çıkmaya başladığı andan itibaren bakım yapılmalı. Bebekken çocuklar fırçayı eline alıp kendi diş temizliğini yapamaz. Burada anne-babalar özel tülbent ya da gazlı bezle yeni çıkan dişlerin bakımını yapmalılar. Bu konuda hekimlerine danışmalarında yarar var. Ayrıca diş sağlığı için çocuğun beslenme takibinin de yapılması gerekiyor” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Düzenli kontroller dişin düzgün sıralanması için gerekli</strong></p>
<p>Koruyucu diş hekimliği kapsamında, sürmüş olan dişlere yönelik sadece çürük tedavisi değil fissür örtücü ve flor uygulamaları gibi çürük önleyici tedavilerin de olduğunu belirten Dt. Arzu Tekkeli, “Bu tedavilerin, çocuğun çene yapısı uygunsa ve yeterli ölçüde gelişmişse uygulanmasının doğru olacağını hatırlatmakta fayda var. Rutin kontrollerde velinin fark etmediği minik çürükler veya diş gelişiminde çeşitli bozukluklar ortaya çıkabilir. Mesela yer darlığı, dişlerin çarpık olması veya yamuk çıkması gibi problemlere karşı erkenden önlem alınabilirse ileriki dönemlerde dişlerin daha düzgün sıralanmasını sağlayacak uygulamalar var. Ortodontik tedaviler hakkında velilerin pedodontistler tarafından bilgilendirilmesi çok önemli” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çocuk diş hekimliği ağırlıklı olarak koruyucu uygulamaları içeriyor</strong></p>
<p>Yetişkin diş hekimliğinde uygulanan dolgu, kanal tedavisi, bazı ilaçlara ve tüketilen yiyeceklere bağlı olarak dişlerin üzerinde oluşan lekelerin temizlenmesi gibi uygulamaların çocuk diş hekimliğinde de yapıldığını söyleyen Dt. Arzu Tekkeli, “Çocuk diş hekimliğinde yetişkinlere oranla daha fazla koruyucu uygulama bulunuyor. Bu koruyucu uygulamalar hakkında velinin bilgilendirilmesi için çocukların mutlaka düzenli diş hekimi kontrollerinin yapılması gerekiyor. Ayrıca diş ve damak yapısının sağlıklı gelişmesi için parmak emme ve uzun süre emzik kullanma gibi alışkanlıklardan da vazgeçmek lazım. Emzik kullanımı ya da parmak emmeye bağlı olarak dişlerde, hatta çene yapısında bile değişiklikler ve bozulmalar meydana gelebiliyor. Bunlara yönelik de tedaviler yapılıyor” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Nasıl olsa süt dişi deyip dişi çekmek doğru değil</strong></p>
<p>Süt dişlerin zamanında düşmeyebildiğini paylaşan Dt. Arzu Tekkeli, “Böyle bir durumda süt dişin altındaki kalıcı diş artık belli bir noktaya kadar gelmiş, hatta görünür haldeyse o süt dişini çekmek gerekir ki yeni gelen kalıcı diş daha düzgün yerleşsin. Bazen veliler dişte çürük varsa, “Nasıl olsa süt dişi” diyerek özellikle çekilmesini istiyor, oysa bu doğru değil. Süt dişi erken çekildiği zaman alttaki kalıcı diş, kılavuzunu kaybettiği için doğru yerden çıkamayıp farklı yerlerden çıkabiliyor. Süt dişini çok erken kaybettiğimizde yandaki dişler de boşluğa doğru yatabiliyor ve bu sebeple alttaki diş yine doğru yerden çıkamayıp farklı yerlerden çıkabiliyor. O yüzden çocuk diş hekimliği belli kuralları olan ve düzenli kontrollerin çok önemli olduğu bir diş hekimliği dalı” dedi.</p>
<p><strong>Yılda bir düzenli kontrol gerekli</strong></p>
<p>Çocukların 6 ayda bir kontrole gitmelerinin önemli olduğunu dile getiren Tekkeli, “Ancak çocuğun hiçbir problemi yoksa, her şey yolunda gidiyorsa ve tüm ağız bakımları düzenli olarak yapılıyorsa senede bir diş kontrolüne gitmesi yeterli. Bu sıklığa çocuk diş hekimi karar vermeli” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Dijital anestezi ile çocuk ağrıyı hissetmiyor</strong></p>
<p>Bazen çocukların dişlerine genel anestezi altında müdahale etmek gerektiğini hatırlatan Dt. Arzu Tekkeli, “Burada endişe edecek bir durum yok. Çocuğun ağzında yaygın çürükler varsa, korku düzeyi yüksekse ve yaşı küçükse tedavinin anestezi altında gerçekleştirilmesi daha uygun oluyor. Burada çocukta herhangi bir travma oluşturmadan tek seferde ağzındaki tüm çürüklerin temizlenmesi çok daha iyi bir seçenek” hatırlatmasında bulundu. </p>
<p>Yeni nesil bir anestezi uygulaması olan dijital anestezinin pedodonti pratiğinde kullanılan önemli bir teknik olduğunun altını çizen Dt. Arzu Tekkeli, “Geleneksel anesteziden en önemli farkı doku basıncına göre ayarlanabilmesi ve bu sayede de çocuğun hiç ağrı hissetmemesi, işlem yapıldığını bile anlamaması. Dijital anestezi, geleneksel iğne tabanlı anestezi tekniklerinin yerine uygulanabilir ya da tamamlayıcı olarak da tercih edilebilir. Çocuklar genel olarak iğneden ve dolayısıyla da diş hekiminden korktuğu için bu iğnesiz enjektör çocuklara daha rahat uygulama yapmamıza fırsat sunuyor. Bunun yanı sıra özel jeller ile uygulama öncesinde iğnenin neden olduğu acıyı azaltabiliyor, anestezi sırasında kullanılan titreşimli veya işitsel cihazlar çocuğun dikkatini dağıtarak çocukların ağrıyı daha az hissetmelerini sağlıyor” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilk-dis-kontrolu-1-yasinda-baslamali-453645">İlk diş kontrolü 1 yaşında başlamalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Herkese 6 ayda bir rutin diş kontrolü önerisi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/herkese-6-ayda-bir-rutin-dis-kontrolu-onerisi-435121</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 15:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayda]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[herkese]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[rutin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435121</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diş hekimliğinde ağız içi muayene ile sağlık sorunlarının erken teşhisi ve doğru tedavi planlaması sağlanıyor. Ağız ve diş ile ilgili problemlerin her zaman belirti vermeyebildiğini dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Baki Meşe, “Bu nedenle 6 aylık periyotlarla rutin diş hekimi kontrolleri ve muayeneleri herkese önerilmektedir.” dedi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/herkese-6-ayda-bir-rutin-dis-kontrolu-onerisi-435121">Herkese 6 ayda bir rutin diş kontrolü önerisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diş hekimliğinde ilk muayene, tanı ve tedavi planlamasının önemi…</strong></p>
<p><strong>Diş hekimliğinde ağız içi muayene ile sağlık sorunlarının erken teşhisi ve doğru tedavi planlaması sağlanıyor. Ağız ve diş ile ilgili problemlerin her zaman belirti vermeyebildiğini dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Baki Meşe, “Bu nedenle 6 aylık periyotlarla rutin diş hekimi kontrolleri ve muayeneleri herkese önerilmektedir.” dedi. </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisinden Dr. Öğretim Üyesi Baki Meşe, ağız, diş ve çene radyolojisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Hastanın iyi bir sağlık hizmeti alması</strong></p>
<p>Ağız, diş ve çene radyolojisinin hastaların ilk başvuruları sonrası gerekli radyolojik ve laboratuvar tetkikleriyle beraber tanı, teşhis ve tedavi planlamalarının yapıldığı ve ilgili bölümlere yönlendirildiği bir diş hekimliği dalı olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Baki Meşe, “Bu bölüm hastaların ilk muayenelerinin yapıldığı yerdir. Ağız içi muayene bulguları, ciddi hastalıkların belirtisi olabiliyor. Baş boyun bölgesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, doğru tedavi yönteminin planlamasının yapılması, hastanın iyi bir sağlık hizmeti alması açısından önemli bir adım.” dedi.</p>
<p><strong>Tıbbi öykünün detaylı öğrenilmesi</strong></p>
<p>Burada muayene sırasında hastanın mevcut hastalıkları ve geçmiş hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve tıbbi öyküsünün detaylı bir şekilde öğrenildiğini ve diş hekimliği açısından risk oluşturabilecek sağlık problemleri sorgulandığını da anlatan Dr. Öğretim Üyesi Baki Meşe, “Eğer herhangi bir sağlık problemi varsa hasta, ilgili tıbbi birime yönlendirilip doktoru ile konsültasyon yapılır.” dedi.</p>
<p><strong>Hastayı radyasyondan koruma</strong></p>
<p>Radyolojik tetkikler öncesi hastayı radyasyondan korumak adına gerekli tedbirlerin alındığını da dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Baki Meşe, “Kurşun önlük ve tiroit koruyucu yakalık gibi tedbirlerle hastalar radyasyondan en iyi şekilde korunur. Radyolojik tetkiklerle beraber implant planlamaları, çürüklerin tespiti, periodontal hastalıklara bağlı kemik kayıplarının tespiti, ortodontik tedavi öncesi çene içlerinin belirlenmesi, bir ağrıya neden olan lezyonun hangi dişten kaynaklandığı gibi birçok alanda hastaya özel tanı konulması yapılır.” dedi.</p>
<p><strong>Ağız ve diş ile ilgili problemler her zaman belirti vermeyebiliyor</strong></p>
<p>Dr. Öğretim Üyesi Baki Meşe, ağız ve diş ile ilgili problemlerin her zaman belirti vermeyebildiğini de dile getirerek, “Bu nedenle 6 aylık periyotlarla rutin diş hekimi kontrolleri ve muayeneleri herkese önerilmektedir.” sözlerine ekledi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/herkese-6-ayda-bir-rutin-dis-kontrolu-onerisi-435121">Herkese 6 ayda bir rutin diş kontrolü önerisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hekim kontrolü olmadan ilaç kullanmak sağlığı tehlikeye atabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hekim-kontrolu-olmadan-ilac-kullanmak-sagligi-tehlikeye-atabilir-430519</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Dec 2023 08:08:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[atabilir]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[kullanmak]]></category>
		<category><![CDATA[olmadan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430519</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doktor kontrolü olmadan kullanılan ilaçların vücutta zarar oluşturabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Faruk Kutlutürk, “Hekim önerisi olmadan ilaç veya destek ürünlerinin kullanımı, gereksiz zaman ve maddi kayıplara neden olmaktadır. Ruhsatsız ilaçlar ve doktora danışılmadan gelişigüzel alınan bitkisel ürünler sağlığı tehlikeye atabilir” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hekim-kontrolu-olmadan-ilac-kullanmak-sagligi-tehlikeye-atabilir-430519">Hekim kontrolü olmadan ilaç kullanmak sağlığı tehlikeye atabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doktor kontrolü olmadan kullanılan ilaçların vücutta zarar oluşturabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Faruk Kutlutürk, “Hekim önerisi olmadan ilaç veya destek ürünlerinin kullanımı, gereksiz zaman ve maddi kayıplara neden olmaktadır. Ruhsatsız ilaçlar ve doktora danışılmadan gelişigüzel alınan bitkisel ürünler sağlığı tehlikeye atabilir” dedi.</strong></p>
<p>Medical Park Tokat Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Faruk Kutlutürk, bilinçsiz ilaç kullanımları hakkında bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p>Hekim önerisi olmadan kullanılan bilinçsiz ilaç kullanımına dikkat çeken Prof. Dr. Kutlutürk, “Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlık; sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam iyilik hali olarak tanımlanmaktadır. Hastalıkların tedavi edilmesi sağlık hizmetleri için temel hedef olsa da koruyucu sağlık hizmetleri giderek daha önem kazanmaktadır. Bu konuda modern tıp hizmetlerini sunan sağlık kurumları gerekli çalışmaları yaparken, maalesef çok sayıda kişi hekim önerisi olmadan çevresinden, sosyal medyadan veya diğer kaynaklardan ulaştıkları bilgilerle bitkisel ürünleri, takviye besinleri veya ilaçları kontrolsüz olarak kullanmaktadır” diye konuştu.</p>
<p><strong>HEKİM KONTROLÜNDE İLAÇLAR TERCİH EDİLMELİ</strong></p>
<p>Doktor kontrolü sonrası ilaç kullanımının önemine değinen Prof. Dr. Kutlutürk, “Gerek koruyucu sağlık hizmeti gerekse hastalık halinde tedavinin yönetimi günümüzde kanıta dayalı tıp verileri ile yapılmalıdır. Bireysel olarak yapılması gerekenlerin başında dengeli beslenme, daha fazla hareket ve egzersizin olduğu yaşam tarzı değişiklikleri olmalı, sonrasında hekim kontrolünde gerektiğinde ilaçlar veya destekleyici ürünlerin kullanılması düşünülmelidir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>BESLENME TARZINA DİKKAT EDİLMELİ</strong></p>
<p>Geçmişten günümüze kadar yaşam tarzının değiştiğini dile getiren Prof. Dr. Kutlutürk, “Daha az hareket etmeyi sağlayan gelişmiş ulaşım araçları, masa başında geçirilen zamanın fazlalığı, besine ulaşmada kolaylık ve besinlerin içeriklerindeki değişiklikler hayatımızı bir taraftan kolaylaştırırken diğer taraftan hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Bu değişimlere olumlu yönde adapte olanlar daha sağlıklı ve uzun bir yaşam sürebilmektedir” dedi.</p>
<p><strong>AMAÇ KRONİK HASTALIKLARDAN KORUNMAK</strong></p>
<p>Bugünkü arayışın obezite, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar gibi toplumun çoğunu olumsuz etkileyen kronik hastalıklardan korunmak olduğunu belirten Prof. Dr. Kutlutürk, “Modern tıptaki gelişmelerle birlikte, gıda, pazarlama ve reklam sektöründeki gelişmeler, bireyleri daha fazla gıda tüketmeye yönlendirmektedir. Yemek sonrası hiç aklınızda yokken izlediğiniz bir televizyon programı, sinema, dizi veya reklam içine gizlenmiş mesajlarla beyninize gıda tüketmesi konusunda uyarı gönderebilmektedir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>İLAÇ ENDÜSTRİSİNİN GELİŞİMİ YAŞAM SÜRESİNİ UZATTI</strong></p>
<p>Yaşam süresinin uzadığını söyleyen Prof. Dr. Kutlutürk, şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>“Nüfusun hızla artması sanayileşme, şehir hayatına geçilmesi bazı sorunları beraberinde getirmiş olsa da aslında her şeyin kötüye gittiğini söylenemez. Cumhuriyetimiz 100 yıl önce kurulduğunda insanların ortalama yaşam süresi 42 yıldı. Son yüzyıldaki gelişmeler ortalama yaşam beklentisini 80 yaşına kadar iyileştirmiştir. Beklenen ortalama ömürdeki bu artışta en önemli etkenlerden biri ilaç endüstrisindeki gelişmeler olup salgın hastalıkların önlenmesi, enfeksiyonların, diyabet, kalp hastalığı, kanser gibi hastalıkların etkili tedavi edilebilmesidir.</p>
<p><strong>KONTROL DIŞI İLAÇ KULLANMAK ZARARLI </strong></p>
<p>Doktor kontrolü olmadan kullanılan ilaçların sağlığa zarar verebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Kutlutürk, “Modern tıp alanındaki gelişmeleri takip etmek hekimlerin, diyetisyenlerin, spor fizyologlarının yaşama tarzıyla ilgili önerilerine uymak, sağlıklı beslenme ve egzersiz alışkanlıkları kazanmak sağlık için çoğunlukla yeterli olmaktadır. Hekim önerisi olmadan ilaç veya destek ürünlerinin kullanımı ise, çoğu zaman gereksiz zaman ve maddi kayıplara neden olmaktadır. Kontrol dışı ilaç kullanmak, faydasından çok zarar verebilmektedir. Nitekim bir maddenin ilaç olarak kullanılabilmesi için 10 yıl boyunca laboratuvar ortamlarında ve canlılar üzerinde çalışılması gerektiği bilinmektedir. Bir ilacın olumlu etkilerinden daha önemlisi, olumsuz etkilerinin de olmamasıdır. Ruhsatsız ilaçlar veya doktor tavsiyesi olmadan gelişigüzel alınan bitkisel ürünlerin faydasından çok zararı vardır.  Bazı diyabet ve obezite ilaçları çok etkili olmalarına rağmen 10 bin hastadan birinde görülen yan etkileri nedeniyle kullanımdan kaldırılmıştır” şeklinde konuştu. </p>
<p>Sonuç olarak sağlıklı bir yaşam için ilaçları hekim kontrolünde kullanmanın ve yaşam tarzında olumlu düzenlemeler yapmanın önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Kutlutürk, kanıta dayalı olmayan, hekim önerisi dışında ilaç kullanılmamasına da özen gösterilmesi gerektiğini ifade ederek açıklamalarını sonlandırdı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hekim-kontrolu-olmadan-ilac-kullanmak-sagligi-tehlikeye-atabilir-430519">Hekim kontrolü olmadan ilaç kullanmak sağlığı tehlikeye atabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vesvese Ne Zaman Hastalığa Döner? Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Vesvese Herkeste Var, Mesele Kontrolü Kaybetmemek&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vesvese-ne-zaman-hastaliga-doner-prof-dr-nevzat-tarhan-vesvese-herkeste-var-mesele-kontrolu-kaybetmemek-413760</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Oct 2023 13:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[döner]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığa]]></category>
		<category><![CDATA[herkeste]]></category>
		<category><![CDATA[kaybetmemek]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[mesele]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[vesvese]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413760</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vesveseyi, Obsesif Kompulsif Bozukluğun içinde bir kavram olarak değerlendiren Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, vesvesenin herkeste olabileceğini söyledi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vesvese-ne-zaman-hastaliga-doner-prof-dr-nevzat-tarhan-vesvese-herkeste-var-mesele-kontrolu-kaybetmemek-413760">Vesvese Ne Zaman Hastalığa Döner? Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Vesvese Herkeste Var, Mesele Kontrolü Kaybetmemek&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vesveseyi, Obsesif Kompulsif Bozukluğun içinde bir kavram olarak değerlendiren Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, vesvesenin herkeste olabileceğini söyledi. Önemli olanının onu yönetmek olduğunu vurgulayan Tarhan, vesvesinin hastalığa dönüşmemesi için önemli uyarılarda bulundu.  </strong></p>
<p>Daha çok dini terminolojide kullanılan vesvese konusuna dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) vesveseyi içine alır. Dini olarak vesvese ama onun dışında evham, kuruntu, takıntı… Bizde daha çok takıntı kelimesi yerleşti.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan,<strong> </strong>vesvesenin<strong> </strong>kötücül bir duygu olarak tanımlandığını dile getirerek, şöyle devam etti:</p>
<p>“Takıntıda kişinin aklına bir şey takılıyor, atamıyor. Bir dakika düşüneceğine 10 dakika düşünüyor, 15 dakika düşünüyor. Bir şiddetinde üzüleceği şeye 10 şiddetinde üzülüyor. Vesvese olarak denilen bu şey, klinik bir durumdur. Ama dini literatürde vesvese olarak geçen durum, daha çok şeytanın fısıldamasıdır.”</p>
<p><strong>İnsan ilişkilerinde sınır ihlali yapmamak </strong></p>
<p>Gerçek olanı olmayanla karıştırmaya vesvese dendiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, şunları ifade etti:</p>
<p>“Beynimizin çalışma mekanizmasında obsesyon nerede oluyor? Yanlış bir düşünce geldiği zaman aklımıza; saçma, yapmamamız gereken, temel kişiliğimize, değerlerimize uymayan bir düşünce geldiği zaman, böyle durumlarda içimizdeki o kötücül duygulara hayır demek bir beceridir. Kendimize, davranışlarımıza sınır koymak, başkalarına zarar vermemek beceridir. Öğrenilmesi gerekiyor. Çocuklar bunu bilemiyor. </p>
<p>Nasıl bir apartmanda oturuyorsunuz, komşularla sınırlar varsa, insan ilişkilerinde de sınırlar var. Sınır ihlali yapmamak gerekiyor insan ilişkilerinde. Evine girmek gibi, onun gıybetini yapmak, yalan söylemek veya ona kötülük yapmak gibi. İnsan, içine kötücül duyguların gelmesinden sorumlu değildir ama bununla ilgili bir eyleme geçmesinden sorumlu oluyor.”</p>
<p><strong>İçimizden geçen iyicil ve kötücül duygulara karar verip ondan sonra eyleme geçiyoruz</strong></p>
<p>Duyguların regüle edilmesinin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, şunları ifade etti:</p>
<p>“Obsesyon buradaki zihinsel dengeyi bozuyor. Bazılarının tiki vardır. Konuşmaları tutuktur. Kekemelik vardır. Ne zaman omuzlarını hareket ettirir, pat diye konuşur. Omuzunu kaldırma ne yapıyor? Beyindeki devreye bir dürtü sokuyor o devreyi tamamlıyor. Düşüncelerde bile insan öğrendiği düşünceleri yaparken, onu bozan bir şey olduğu zaman, hemen akıl araya girecek, yapma diyecek. Analiz yapacak analiz sonucunda harekete karar verecek. </p>
<p>Yani aslında içimizden iyicil ve kötücül duygular geçiyor, düşünceler ve duygular birleşiyor. Ön beyine komut veriyor. Ön beyine yap – yapma, uygun – uygun değil, geçerli – geçerli değil, gerçek – gerçek değil, güvenli – güvenli değil diye… Karar verip ondan sonra eyleme geçiyoruz. Bu mekanizmaya bozulunca, beyinde obsesyon diyoruz.”</p>
<p><strong>Vesveseyi yönetebilmek neden önemli?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, vesvesenin herkeste var olduğuna işaret ederek, “Maneviyatı en yüksek dediğimiz kişilerde, evliya, aziz dediğimiz kimselerde bile vesvese vardır. Ama o, vesveseyi yönetmeyi artık yapabiliyordur, kontrolü kaybetmiyordur.” dedi.</p>
<p>İnsanların negatif duyguların etkisine girip vesvesenin etkisinde kalabileceğini de kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Aslında hayat bir okuldur. Bu okulda iyi şeylerle de karşılaşacağız, kötü şeylerle de karşılayacağız. Ama asıl amacımızı unutmayacağız. Dünyaya geldiğimizde bir okula gelmişiz gibi olacağız ve hayat bittiği zaman da bu okuldan mezun olup daha iyi bir hayata geçiş yapacağımızı düşünerek hareket edeceğiz. Böyle bir amacı olan bir kimseye o vesvese geldiği zaman bu hastalık olan vesveselere dönüşmüyor.” diye devam etti.</p>
<p><strong>Karar verme mekanizmasındaki yollar otoban gibi</strong></p>
<p>Vesveseli ve obsesif kişilerin beynine bakıldığında karar mekanizmalarında sinyal akışının bozulduğunun görüldüğünü kaydeden Tarhan, “Normalde bir insanın beynindeki yollar böyle patika gibiyse bu kişilerin tam karar verme mekanizmasındaki yollar otoban gibi oluyor. O kadar geliştiriyor ki… Mutluluk molekülleri, karar verme, serotonin, dopamin gibi, enerji gibi, düşünce yönetimiyle ilgili moleküller az kalıyor, beynin ürettiği yetmiyor.” dedi.</p>
<p><strong>Dikkat odağını değiştirince kişi bir müddet sonra sağlıklı düşünmeye başlıyor</strong></p>
<p>Gerekli olmayan konularda beynin o bölgedeki yolları genişlettiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, şöyle dedi:</p>
<p>“Aynı şey bağımlılıkta da oluyor. Madde kullananlarda da beyinde ödül ceza sisteminde aynı böyle genişlemeler oluyor. Bu durumda artık telkin fayda etmiyor. Bu durumda psikiyatrik tedavi gerekiyor. Belli ki biyolojik bozulmayı tedavi etmek gerekiyor. </p>
<p>Özellikle son 15-20 sene içerisinde nörobilimin katkıları arttı. İnsan beyninin çalışmasıyla ilgili neden sonuç ilişkisi var. Kişi artık terapi alamıyor. Bu kişi yapamıyor ki. Beyni otomatik üretiyor. Çocuğunu kucağına alıyor, pencerenin kenarına gidiyor ‘Ya atarsam’ diyor.</p>
<p>Beynimizde de bir bilgi trafiği var. Kimyasal sinyal akışı şeklinde oluyor. Bu kişiler beyinlerindeki bilgi trafiğiyle bloke ediyorlar bir bölgeyi. Orası bloke oluyor. Eğer dikkat odağını değiştirirsek, bir müddet sonra orası kendiliğinden yavaş yavaş dağılıyor. Yani böyle durumlarda kişi bir müddet sonra sağlıklı düşünmeye başlıyor.”</p>
<p><strong>Sorumluluk duygusu yüksek kişiler OKB’ye yatkın</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bazı obsesyonların fayda da sağlayabildiğini dile getirerek, mükemmeliyetçi kişilerin amacına uygun hareket ederse büyük başarılar elde edebildiğini kaydetti.</p>
<p>Sorumluluk duygusu yüksek kişilerin OKB’ye yatkın olduklarını da belirten Prof. Dr. Tarhan, “El yıkama takıntısı gibi gündelik obsesyonlar eğer başlangıç durumundaysa çözümü çok kolay. Kendi kendine halledebilir.” diye konuştu.</p>
<p>Temizlik takıntısı gibi durumları artık nasihat düzelmeyeceğini, medikal tedavi gerektiğini ifade eden Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yani saatlerce, 8 saat tuvalette oturuyor. Bir buçuk gün banyoda eli havada duruyor, gidiyor yıkıyor bir daha. Elinin üstü yara oluyor hatta evde banyodan çıkıp elinin üzerine çorap geçirip kapıları açıyor.</p>
<p>Klinik vaka… Bunlar bile düzeliyor. Genellikle bu kişilere optimum tedavi yapılıyor. Evden çıkamayan, her tarafı çamaşır suyuyla yıkayan, çocukları eve geldiği zaman komple banyo yaptıran kişilerin düzeldiğini çok gördüm.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vesvese-ne-zaman-hastaliga-doner-prof-dr-nevzat-tarhan-vesvese-herkeste-var-mesele-kontrolu-kaybetmemek-413760">Vesvese Ne Zaman Hastalığa Döner? Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Vesvese Herkeste Var, Mesele Kontrolü Kaybetmemek&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ürün Güvenlik Kontrolü, Safety Seal Uygulamasıyla Akıllı Telefonlar Üzerinden Yapılabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/urun-guvenlik-kontrolu-safety-seal-uygulamasiyla-akilli-telefonlar-uzerinden-yapilabiliyor-367163</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2023 09:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[safety]]></category>
		<category><![CDATA[seal]]></category>
		<category><![CDATA[telefonlar]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamasıyla]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinden]]></category>
		<category><![CDATA[yapılabiliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367163</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayer, sürdürülebilir üretim için teknolojik çözümler sunmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/urun-guvenlik-kontrolu-safety-seal-uygulamasiyla-akilli-telefonlar-uzerinden-yapilabiliyor-367163">Ürün Güvenlik Kontrolü, Safety Seal Uygulamasıyla Akıllı Telefonlar Üzerinden Yapılabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayer, sürdürülebilir üretim için teknolojik çözümler sunmaya devam ediyor.</p>
<p>Bayer, üreticiler ve tarım profesyonellerine özel geliştirdiği Safety Seal uygulaması ile kendi ürün gamında yer alan bitki koruma ürünlerinin orijinal olup olmadığının kontrol edilmesini sağlıyor.</p>
<p>Safety Seal uygulaması, Google Play ve App Store üzerinden ücretsiz olarak cep telefonlarına indirilebiliyor.</p>
<p>Bayer, zirai ilaç bayilerden satın alınan Bayer bitki koruma ürünlerinin orijinal olup olmadığının anlaşılmasına olanak sağlayan Safety Seal uygulamasını Türkiye’deki üreticilerin ve tarım profesyonellerinin kullanımına sundu. App Store ve Google Play üzerinden ücretsiz bir şekilde indirilebilen Safety Seal uygulaması ile üreticiler, satın aldıkları bitki koruma ürünlerinin orijinalliğini teyit etme fırsatı yakalıyor. </p>
<p>Safety Seal, son yıllarda üreticiler ile zirai ilaç bayilerinin yasa dışı ve sahte bitki koruma ürünlerinin kullanılmasına ve bu ürünlerin üretime ciddi zarar vermesine yönelik şikayetleri göz önünde bulundurularak geliştirildi. Orijinal ürünlerin kullanılmasının bitki sağlığının yanı sıra insan ve çevre sağlığı açısından da son derece önemli olduğunun farkındalığıyla hareket eden Bayer, Safety Seal uygulaması ile sürdürülebilir tarımsal üretime ve çevreye destek olmaya devam ediyor. </p>
<p><strong>Orijinallik kontrolü artık telefondan yapılabiliyor</strong></p>
<p>Üreticiler ve tarım profesyonelleri, Safety Seal uygulamasını akıllı telefonlarına indirerek, satın aldıkları Bayer bitki koruma ürününün kapağında bulunan QR kodunu uygulamaya taratarak orijinallik kontrolü yapabiliyor. Söz konusu ürün orijinal ise ekranda “güvenli” sayfası beliriyor ve üreticiler geçerli karekoda sahip ürünü güvenle kullanmaya başlayabiliyor. Ürünün sahte olma riski bulunuyorsa uyarı bildirimi alan üreticilerin Bayer bölge satış temsilcisiyle iletişime geçmesi gerekiyor. </p>
<p><strong>Yetkili bayilerden alışveriş yapılmalı</strong></p>
<p>Bayer, yasa dışı ve sahte bitki koruma ürünlerinin önüne geçilebilmesi için üreticilerin yetkili bayilerden alışveriş yapmasının önemine dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra ürünün üzerinde bulunan hologramlı etiketin yırtık olmadığına da dikkat edilmesi gerekiyor. Kontrol işlemini hızlı bir şekilde, teknolojiyi kullanarak yapmayı tercih edenler ise ürünleri ücretsiz Safety Seal uygulamasıyla taratarak, “güvenli” bildirimi veren ürünleri tarlalarında güvenle kullanabiliyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/urun-guvenlik-kontrolu-safety-seal-uygulamasiyla-akilli-telefonlar-uzerinden-yapilabiliyor-367163">Ürün Güvenlik Kontrolü, Safety Seal Uygulamasıyla Akıllı Telefonlar Üzerinden Yapılabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sahibinden İlanlara Web Tapu Kontrolü Gelmeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sahibinden-ilanlara-web-tapu-kontrolu-gelmeli-353347</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Mar 2023 12:42:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[gelmeli]]></category>
		<category><![CDATA[ilanlara]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[sahibinden]]></category>
		<category><![CDATA[tapu]]></category>
		<category><![CDATA[web]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=353347</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜGEM Başkanı fahiş fiyat artışlarının önüne geçilebilmesi için mal sahibi yada müteahhit olarak ilan verenlerin de incelenmesi gerektiği vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahibinden-ilanlara-web-tapu-kontrolu-gelmeli-353347">Sahibinden İlanlara Web Tapu Kontrolü Gelmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TÜGEM Başkanı fahiş fiyat artışlarının önüne geçilebilmesi için mal sahibi yada müteahhit olarak ilan verenlerin de incelenmesi gerektiği vurguladı.</p>
<p>Konuya ilişkin açıklamalarda bulunana Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Hakan Akdoğan “Deprem sonrası fahiş fiyat artışı yapanlara yönelik olarak, birçok Cumhuriyet başsavcılığının, vatandaşların şikayetlerisonrasında soruşturma başlattığını biliyor. </p>
<p>Lakin sektörde en önemli problem, sahibinden olarak ilan verenlerin hiçbir kontrol ve denetiminin olmaması. </p>
<p>Hatta kendilerine ait olmayan taşınmazları kendilerininmiş gibi gösterip sahte ilanvererek kaparo dolandırıcılığı yapanlar, kiraladıkları daireleri mal sahibi onayı olmadan başkalarına daha yüksek fiyattan kiralayanlar, takma isimler ile ilan verip haksız fiyat artışı yapanlar, komisyon talep edenler, evini gezdirirken ücret isteyenler, olmayan ilanlar girerek piyasayı manipüle edenler sonuç olarak bu mal sahipleri için de etkili denetim sağlanmalı. Sahibinden ilanlar için web tapu entegrasyonu zorunluluğu acil olarak getirilmeli.</p>
<p>İlanı veren gerçekten taşınmazın maliki midir bu kontrol ancak web tapu portal entegrasyonu ile sağlanabilir” dedi. </p>
<p><strong>Müteahhit Başlığındaki İlanlarda İncelenmeli</strong></p>
<p>Akdoğan “Günümüzde müteahhit gibi sınıflarda üyelikler açılarak, 2. Elde gayrimenkul kiralama ve satış ilanları girildiğini görüyoruz. Halbuki, bu kategoride ilan verenlerinsadece 1. El veya kendilerine ait taşınmazların ilanlarını verebilmesi mümkün.</p>
<p>Bu statüde verilen ilanlar ile haksız rekabet ve kayıt dışı bir çalışma oluşturulduğu ortada. Hatta ilan portallarına eskiden üye olup yetki belgesi olmayan işletmelerin bile ilanları yayınlanmaya devam ediyor. Bunu Ticaret Bakanlığımıza da birçok kez ilettik lakin çözüm sağlayamıyoruz. </p>
<p>Bir de sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden taşınmaz ticaretine yönelik verilen yetki belgesiz ilan ve reklamların da engellenmesine yönelik olarak mevzuat çalışmalarının yapılması gerekiyor” dedi. </p>
<p><strong>Yetki Belgeli Emlak İşletmeleri Her Yönden Denetleniyor</strong></p>
<p>Yetki belgeli emlak işletmelerinin her türlü inceleme ve denetime tabi tutulduğunu ifade eden TÜGEM Başkanı “Tüketiciler şikayetlerini 175 Tüketici Danışma Hattı ve E-Devlet üzerinden “Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Artışı Şikayet Bildirimi” menüleri üzerinden yapabiliyorlar. Ayrıca Taşınmaz Ticareti Bilgi Sistemi (TTBS) üzerinden de şikâyetimkanı var. Belediyeler ise İş Yeri Açma ve Çalışma koşulları çerçevesinde emlak işletmelerini sürekli denetliyorlar. Ayrıca her ay verilen ilanlar BTRANS üzerinden Gelir İdaresi Başkanlığı ile paylaşılıyor.</p>
<p>Ticaret İl Müdürlükleri tarafından da sürekli sektörümüzü denetliyorlar. Birçok sorumluluğumuz olmasına rağmen web tapu entegrasyonuna sahip değiliz. Belediyelerden bilgi ve belge erişimi sağlayamıyoruz. Fahiş fiyat artışının nedeni emlak işletmeleri olarak görülmemeli”dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahibinden-ilanlara-web-tapu-kontrolu-gelmeli-353347">Sahibinden İlanlara Web Tapu Kontrolü Gelmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
